R ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 9.745 başlık/FaRk ile birlikte,
9.745 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(2/40)
- AÇAN ile AÇAR ile AÇKI ile AÇACAK
( Açma işini yapan. | Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı. [>< BÜKEN] İLE Anahtar. | İştah açmak üzere, yemekten önce içilen içecek. İLE Bir cismin, yüzeyi üzerine, sert bir madde ya da bir araç sürterek, onu düzleştirip parlatma. [PERDAH] | [demircilikte] Delik büyültmekte kullanılan araç. | Anahtar ve her türlü açma aracı. İLE Açmaya yarayan araç. | Açma işleminin yapılacak olmasını, birinin, gelecek zaman kipinde gerçekleştireceğini belirten söz. )
- ACCIDENT vs. DISASTER
- ACEB[Ar.] ile İMR[Ar.]
- ACELE İŞLER değil/yerine/= İVEDİ İŞLER
- ACEM AŞÎRÂN ile/||/<> ACEM-KÜRDÎ ile/||/<> ARAZBÂR ile/||/<> AŞÎRÂN ile/||/<> BESTENİGÂR ile/||/<> BEYÂTÎ ile/||/<> BÜZÜRG ile/||/<> FERAHNÂK ile/||/<> HİCAZKÂR ile/||/<> HÜSEYNÎ ile/||/<> HÜSEYNÎ-AŞÎRÂN ile/||/<> HÜZZÂM ile/||/<> ISFAHÂN ile/||/<> MÂHÛR ile/||/<> MUHAYYER-KÜRDÎ ile/||/<> NİHÂVEND ile/||/<> RAST ile/||/<> SABÂ ile/||/<> SEMÂÎ ile/||/<> SÛZNÂK ile/||/<> ŞEHNÂZ ile/||/<> USÛL-HAFİF ile/||/<> YEGÂH
( ACEM AŞÎRÂN
Türk musikisinde kullanılan şed makamlarından biridir. Bu makam çârgâh makamının acem-aşîrân perdesi üzerine kalbolmuş biçimidir. Dominantı çârgâh, tonikası Acem-aşîrân perdeleridir.
İLE/||/<>
ACEMKÜRDÎ
Türk musikisinde kullanılan mürekkep bir makamdır. Acem makamını biçimlendiren acem-aşîrân ve uşşak makamları dizilerinin pest tarafına bir kürdî dörtlüsünün eklenmesiyle tertip edilmiştir. Makamın melodik seyrinde önce acem makamının, sonra da kürdî dörtlüsüyle kürdî makamının özelliklerini gösterir.
İLE/||/<>
ARAZBÂR
Türk müziğinin kadim mürekkep makamlarındandır. Nevâ"da beyâtî ile rast beşlisinin çârgâh"daki şeddi ve uşak dörtlüsünün birleşmesinden oluşmuştur. Donanımına mi için bir koma bemolü, konulur; bu arıza, makamı vücuda getiren ilk iki dizide mevcuttur ve uşşak dörtlüsünde de bu ses yoktur. Nota içinde nevâ"da beyâtî için si küçük mücenneb bemolü, diger iki dizi için de si koma bemolü konulur. Makam, uşşak dörtlüsünü inici bir biçimde icra ile la-dügâh perdesinde kalır. Güçlü birinci derecede nevâ"da beyâtî"nin ve çârgâh"da rast beşlisinin durağı olan do-çârgâh perdeleridir.
İLE/||/<>
AŞÎRÂN
Hüseynî-aşîrân perdesinin ve makamının adının muhtasar biçimidir.
İLE/||/<>
BESTENİGÂR
Oldukça eski mürekkep Türk makamlarındandır. Hususi ve orijinal bir kıymet taşıyan bu makam rağbetle kullanılmıştır ve halen de kullanılmaktadır. Bilhassa kuvvetli hüzün, ıstırap ve dindarlık mevzularında kullanılabilir. Sabâ makamına Irak makamının pest dörtlüsünün (yani Irak perdesindeki segâh dörtlüsünün) ilavesinden meydana gelmiştir. Bu dörtlü ile Irak perdesinde durur. Güçlü, birinci derecede kuvvetli olarak kullanılan çargâh do perdesidir ki, sabânın güçlüsüdür. Donanımına sabâ gibi si için koma ve re için bakıyye bemölü konulur. Lâhin içinde icabeden yerlere sabânın tiz sekizlisi için lâ bakıyye bemolü ve Irak"ın pest dörtlüsü için de fâ bakıyye diyezi ilâve olunur.
İLE/||/<>
BEYÂTÎ
Günümüzde de kullanılan bu makam, Türk müziğinin en eski makamlarından bir tanesidir. Uşşak dörtlüsüne pûselik beşlisi ilâvesinden mürekkep ve Türk müziğinin 5 numaralı basit makamı olan uşşak"ın inici biçimidir. Uşşak gibi dügâh {lâ perdesinde durur ve güçlüsü nevâ} re"dir. Bu güçlü perdesinin uşşaktan daha önemli olarak kullanılması ve ekseriyâ bu perdeden başlayarak bestekârların bir hicâz geçkisi yapmış olmaları, makamın yapısıyla alâkalı değildir. Uşşak"dan farkı, tiz perdelerden başlaması, bu perdelerde gezinerek ikinci bir biçimde karar etmesidir. Donanımına uşşak gibi si için bir koma bemolü konulur. Niseb-i şerîfesi 8"dir. Orta sekizlideki sesleri şöyledir (pesten tîze doğru) : dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, hüseynî, acem, gardâniye, muhayyer. Beyâtî, uşşak kadar rûha huzur verici değildir. Uşşak"ın tasavvufî ve felsefî karakterine mukabil beyâtî"nin biraz hüzne kaçan bir karakteri vardır.
İLE/||/<>
BÜZÜRG
Türk mûsıkisinin çok az kullanılmış en eski mürekkep makamlarındandır. Hüseynî beşlisinin hüseynî perdesindeki şeddi, pûselik beşlisi ve çargâh beşlisinin rast perdesindeki şeddinden (yani mâhur makamının pest beşlisinden) meydana gelmiştir. Ekseriya bu beşlilerde karışık bir süratte seyredildikten sonra, rasttaki çargâh beşlisi ile inici bir biçimde rast perdesinde durulur. Güçlü birinci derecede makamın terkibindeki ilk iki beşlinin ilkinin durağı ve ikincisinin tiz durağı olan nevâ, üçüncü derecede pûselik beşlisinin durağı olan dügâh"dır. Bilhassa seyirde çargâh beşlisine ehemmiyet verilerek ve onun dahilinde gezinilerek yürünür, donanım boştur. Lâhin içinde hüseynî beşlisinin hüseynî perdesindeki şeddi için fâ bakıyye diyezi konulur, başkaca bir ârızası yoktur.
İLE/||/<>
FERAHNÂK
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahminen 1820 senelerinde Şâkir Ağa tarafından tertib edilmiştir; biraz eviç makamına benzerse de ifade itibariyle dahi ondan farklıdır. Şen ve hafif mevzular, bahar tasvirleri gibi parçalarda kullanılabilir. Bu makam, nevâ"da rast beşlisi, segâh"da ferah-nâk beşlisi, dügâh"da rast beşlisi, Ferah-nâk beşlisi ve nîm hicazda, hicaz dörtlüsünden mürekkeptir. Bu diziler ekseriya, karışık bir surette kullanılır. Makam ferah-nâk beşlisi ile karar eder. Durak ırak ve güçlü birinci derecede dügâh perdeleridir. Makam umumiyetle inicidir. Donanıma fa ve do için birer bakıyye diyezi konur. Zikredilen beş dizenin son ikisinde her iki arıza, ilkinde yalnız birinci arıza ve üçüncüsünde yalnız ikinci arıza mevcuttur. Bu diziler kullanılırken, bu noktalar göz önünde tutularak bekar konulur. Segâh"daki ferah-nâk beşlisinin si koma bemolü ve hicaz içerisinde geçen yerlere konur. Bununla beraber hicaz dörtlüsünün kullanılmadığı ferah-nâk eserler de vardır.
İLE/||/<>
HİCAZKÂR
Türk müziğinin şed makamlarındandır. Tahminen 170 sene önce tertib edilmiştir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır. Çok özel bir edâ taşıyan bir diziye sahiptir. Zirgüle basîtesinin rast (sol) perdesindeki şeddidir. (Evcârâ"nın bir yarım ses tizinde kalan biçimi olur). Güçlüsü –beşinci derecesi olan- nevâ"dır. Dizisi inicidir, nispet-i şerîfe sayısı, zirgülede olduğu gibi 7 dir. Donanımına si koma mi ve lâ bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Şu hale göre orta sekizlideki sesleri şöyledir. (tizden peste doğru): gerdâniye, eviç, hisâr, nevâ, çârgâh, segâh, zirgüle ve rast. Ancak bestekârların hicazkâr eserlerde sıkça ve karışık olarak nihâvend ve yegâhda hicaz ile rastda hicaz (donanımı si ve mi koma ve la bakıyye bemolleridir) geçkileri yapmış olduklarını ilave etmek gerekir.
İLE/||/<>
HÜSEYNÎ
Türk müziğinin altı numaralı basit makamıdır; en eski makamlardandır. Hüseynî beşlisi ile uşşak dörtlüsünden müteşekkildir. Durak dügâh ve güçlü –beşinci derece olan- hüseynî perdeleridir. Niseb-i şerîfe sayısı 8 dir. Dizisi çıkıcıdır. İkinci biçimi muhayyer olur. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlideki sesleri şöyledir. (pestden dize doğru): dügâh, segâh, çargâh, nevâ, hüseynî, eviç, gerdaniye ve muhayyer. Hüseynî, klasik bestekârlar tarafından da en çok kullanılan bir kaça makamdan biri olmakla beraber, bilhassa Türk halk müziğinde en çok kullanılmış olan makamdır.
İLE/||/<>
HÜSEYNÎ-AŞÎRÂN
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Hüseynî makamının pest tarafına, Hüseynî-aşîran perdesine nakledilmiş bir uşşak dörtlüsü ilavesinden mürekkep olup, bu dörtlü ile aşiran perdesinde kalır. Güçlü birinci derecede hüseynînin durağı olan dügâh"tır. Donanımına Hüseynî gibi si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Eskiden vech-i hüseynî de denilen bu makam, esasen hüseynînin pest tarafına tâbi olarak bir dörtlü katılmak suretiyle yapılmıştır ki aşiran perdesinde kalan hüseynîden başka bir şey değildir.
İLE/||/<>
HÜZZÂM
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. En eski mürekkeplerden biri olmakla beraber, bilhassa yaklaşık iki asırdır pek çok rağbet görmüştür. Türk müziğinin koyu hüzün arzeden makamlarından biri olan bu makam, dizisi bir sekizli içinde ifade edilebilen mürekkep makamlardandır. Hüzzam beşlisi ile segâh dörtlüsünden mürekkeptir. Durak segâh ve güçlü –üçüncü derece olan- nevâdır. Dizisi inici çıkıcı olup niseb-i şerîfe sayısı 6"dır. Donanımına si koma, mi bakıyye bemolleri ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tize doğru şöyledir; segâh, çârgâh, nevâ, hisâr, eviç, gerdâniye, muhayyer ve tiz segâh.
İLE/||/<>
ISFAHÂN
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Pûselik beşlisi, dügâh perdesine nakledilmiş bir rast dörtlüsü ve beyatî makamından meydana gelmiştir. Beyatî"nin durağı ve güçlüsü olan dügâh ve nevâ perdeleri, Isfahân"ın da durak ve güçlüsüdür. (Pûselik beşlisi ile dügâh"taki rast dörtlüsünün de esasen durak perdeleri dügâhtır.) Isfahân"ın dizisi inici-çıkıcıdır. Donanımına beyâtî gibi si koma bemolü konulur, pûselik beşlisi için si bekar ve rast dörtlüsü için si bekar sol bakıyye diyezi kullanılır. Eskiden beyâtî makamına Isfahân denilirken Isfahânek makamının terkibini müteakip birkaç asırdan beri Isfahânek yerine ısfahân denilmeye başlanmış, beyatî yeni bir bünyeye girmiş, Isfahânek de Isfahân"ın küçük bir fark gösteren biçimine kalbolmuştur.
İLE/||/<>
MÂHÛR
Türk müziğinin en eski makamlarındandır. Neşeli, şuh, ferah verici bir makamdır. Asırlardan beri rağbet ile kullanılmıştır. Mâhur, çârgâh makamının rast (sol) perdesindeki şeddidir; yani basit bir şed makamıdır. (Acem- aşîran gibi ki bu da mahurun bir perde pestinde kalan bir çârgâh şeddidir.) Güçlüsü – beşinci derece olan- nevâ (re)"dir. Dizinin umumi seyri inicidir. Donanımına fa için bir küçük münecceb diyezi alır. (Yani batı müziğindeki sol majör"ün aynıdır.) Orta sekizlisindeki sesleri tizden peste doğru olmak üzere şöyledir. Gerdâniye, mâhur, hüseynî, nevâ, çârgâh, pûselik, dügâh ve rast.
İLE/||/<>
MUHAYYER-KÜRDÎ
Türk müziğinin mürekkep makamlarındandır. Tahminen iki asır evvel tertibedilmiştir. Muhayyer makamına bir kürdî dörtlüsü ilavesinden ibarettir. Durak ve güçlü aynen muhayyerde olduğu üzere dügâh ve hüseynî perdeleridir. Donanımına muhayyerin si koma bemolü ve fa bakıyye diyezi arızaları konulur. Kürdî dörtlüsü için si bekar ve si küçük münecceb bemolü değişikliği yapılır.
İLE/||/<>
NİHÂVEND
Türk müziğinde bir makamdır. En eski makamlardan olup, eskiden nihâvend-i kebîrden ayırmak için nihâvend-i rûmî diye de adlandırılmıştır. Fakat son bir asırdan beri pek büyük bir rağbetle kullanılmıştır. Nihâvend batı müziğindeki sol minördür. Yani pûselik makamının bir perde peste göçürülmüş şeddidir. Rast perdesinde durur. Güçlüsü beşinci derece olan nevâ"dır. Donanımına si ve mi için iki küçük mücenneb bemolü konulur, yedenin fa bakıyye diyezi, nota içinde ilave edilir. Çıkıcı-inici bir seyri vardır. Orta sekizlideki sesleri pestden tize doğru olmak üzere şöyledir: rast, dügâh, kürdî, çârgâh, nevâ, nim-hisar, evic, gerdâniye. Dizisinde nisbet-i şerîfeden 7 tane olmakla mülayim sayılır. Elimizde, makamlar arasında sayı itibariyle 7 olarak nihâvend"den eser bulunmaktadır.
İLE/||/<>
RAST
Türk müziğinin en eski makamlarındandır. 4 numaralı basit makam olan rast, rast beşlisi ile rast dörtlüsünden müteşekkildir. Durağı rast (sol) ve güçlüsü – beşli ile dörtlünün birleşmiş olduğu beşinci derece nevâ (re) dir. Makam çıkıcıdır. Mülayim olup dizisinde niseb-i şerîfeden 8 tane vardır. Donanımına si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Orta sekizlisindeki sesleri pestten tize doğru olmak üzere şöyledir: rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, hüseynî, evic ve gerdâniyye. Rast en çok kullanılmış makamlardandır; en eski devirlerden zamanımıza kadar bu önemini ve rağbetini korumuştur.
İLE/||/<>
SABÂ
Türk müziğinin en eski ve maruf makamlarındandır. Türk müziğinin en orijinal ve karakteristik makamlarından biri olan sabâ, yürekler parçalayıcı, gönüller yakıcı bir hüzün, elem, zühd ve pişmanlık duygusunu gayet net olarak bildirir. Rağbetle kullanılmış bir makamdır. Çârgâh"da zengûle (ki bu makam şevk-efzâ"nın terkîbinde de mevcuttur) ile sabâ dörtlüsünden mürekkeptir. Bu dörtlü ile dügâh (la) perdesinde kalır. Zengûle"nin durağı çârgâh perdesi, sabâ da çok mühim bir rolü olan güçlüdür. Çârgâh"da zengûle"nin güçlüsü olan rast (sol) perdesi gibi ikinci bir güçlünün, fazla kıymeti yoktur. Donanımına si koma bemolü ile re bakıyye bemolü konulur. Çârgâh"da zengûle"nin la bakıyye bemolü; nota içinde kullanılır.
İLE/||/<>
SEMÂÎ
Türk halk şiirinde bir "forme" un adıdır. Saz şairi tarafından bestelenir ve semâî adı altında okunur. Biçim itibarı ile aynen koşma gibidir, ondan farkı hecenin 4+4=8 vezni ile yazılmasındandır. Mevzuu itibarı ile de koşmadan farklıdır; semâîde âdeta bazı tekerlemeler vardır. Fakat bunlar oldukça anlam sunar, mânide olduğu gibi anlamsız değildir.
İLE/||/<>
SÛZNÂK
Türk müziğinin 13 numaralı sonuncu basit makamıdır. Basit makamlardan yegane yeni olanı olup, bütün diğerleri pek eskidir. Sûz-nâk tahminen 1780 senelerinde Abdülhalim Ağa, Ahmet Ağa, Mehmet Ağa"dan biri tarafından icat edilmiştir. O zamandan beri en çok rağbet edilen makamlardan biridir. Net olarak içli bir hüzün bir telkin eder. Sûz-nâk, rast beşlisi ile hicaz dörtlüsünden yapılmıştır. Rast beşlisi ile rast (sol) perdesinde durur. Güçlüsü beşli ile dörtlünün birleştiği beşinci derecede olan nevâ (re) dir. İnici-çıkıcı karışık bir biçimde seyreder. Donanımına si koma bemolü, mi bakıyye bemolü ve fa bakıyye diyezi konulur. (İlki rast beşlisi ve son ikisi de hicaz dörtlüsü için). Niseb-i şerîfeden dizisinde 7 tane bulunmakla "mülâyim" sayılır. Orta sekizlisindeki sesleri pestden tîze doğru şu biçimdedir: rast, dügâh, segâh, çârgâh, nevâ, evic ve gerdâniye. Bu asıl Sûz-nâk"tır. Bir de durak üstü olarak, dügah perdesi yerine zengûle kullanan Sûz-nâk vardır ki buna "zengûleli Sûz-nâk" derler ve zengûle makamının rast (sol) perdesindeki şeddi (hicazkâr) gibidir. Hicazkârdan farkı, daima değil, ancak karara doğru karakteristik olarak zengûle perdesini bir nevi üstyeden olmak üzere kullanmasıdır.
İLE/||/<>
ŞEHNÂZ
Türk müziğinin en eski mürekkep makamlarındandır. Çok güzel ve karakteristik bir makam olup, hicazkârın daha yumuşağı ve nazlısı, masal edasına çok müsait bir çeşididir. Eskiden daha çok kullanılan makam son yıllarda orta derecede kullanılmıştır. Şehnâz, uzzal veya hicaz veya hümâyun makamına, hüseynî aşîran (mi) perdesine göçürülmüş bir hümâyûn ilavesinden mürekkeptir. Uzzal veya hicaz veya hümâyun ile dügâh (la) perdesinde kalır (bu perde, hüseynî aşîran"da hümâyûn"un da güçlüsüdür). Güçlüler birinci derecede –hümâyûn ile hicâz"ın güçlüleri olan- nevâ (re), ikinci derecede de – uzzalın güçlüsü ve hüseynî aşîran"da hümayun durağı olan- hüseynî (mi) perdeleridir. Karışık ve daha çok inici bir seyri vardır (ve muhayyer perdesini sık kullanır). Donanımına si bakıyye bemolü, fa koma diyezi, do ve sol bakıyye diyezleri konulur. (İkinci ve dördüncü arızaları hüseynî aşîranda hümâyûn içindir; diğer ikisi de hümâyûnun arızalarıdır). Eğer uzzal veya hicaz kullanılmışsa fa bakıyye diyezi (fa bekardan sonra) ve sol bekar yapılır.
İLE/||/<>
USÛL-HAFİF
Türk müziğinin büyük usullerindendir. 32 zamanlı ve 26 darplıdır (yine 32 zamanlı olarak 14 darplı benefşân ve 22 darplı muhammesten daha az kullanılmıştır). 32/2"lik ağır hafif mertebesi de çok kullanılmıştır. 32/8"lik yürük hafif de görülmüştür. Usul isminden de anlaşılacağı üzere yürük eserlere yakışır, oynak ve hafiftir. Hafif ile kâr, beste, peşrev, tevşih ve ilâhiler ölçülmüştür. Bilhassa beste formu için pek çok kullanılmıştır. Usul üç farklı biçimde dizilmiş 8 adet sofyandan oluşur.
İLE/||/<>
YEGÂH
Türk müziğinin eski makamlarından bir tanesidir. Yegâhnevâ ile nevâ"da rast makamlarından tertip edilmiştir. İkinci dizi ile yegâh (re) perdesinde kalır ki, bu ses aynı zamanda makamın terkibindeki ilk dizinin de güçlüsüdür. Güçlüsü nevânın durağı olan dügâh (la) perdesidir. (Nevâ, perdesi tiz durağı olduğu için güçlü sayılamaz). Donanımına nevâ gibi si koma bemolü ile fa bakıyye diyezi konulur. Yegâh"da rast için ise si bekar ve do bakıyye diyezi nota içerisinde kullanılır. (Fa bakıyye diyezi bu dizide ortaktır). Genellikle inici olarak seyreder. )
- ACEMİ ile İŞGÜZAR
- ACEMLEŞMEK ile ACEMİLEŞMEK ile ACEMLEŞTİRMEK ile ACEMİLEŞEBİLMEK ile ACEM ile ACEMİ/LİK ile ACEMCE ile ACEMİCE ile ACEM İŞİ ile ACEMİ ER ile ACEM HALAYI ile ACEM KILICI ile ACEM LALESİ ile ACEM PİLAVI ile ACEMİ AĞASI ile ACEMİ OCAĞI ile ACEMİ OĞLANI ile ACEMİ ÇAYLAK ile ACEMİ BİRLİĞİ
- AÇI ile AÇILI ile AÇILAR
( ANGLE vs. ANGLED vs. ANGLES )
( گوشه ile کنج ile زاويه ile زاويهدار ile زويا )
( GUSHEH ile KONJ ile ZAVYYEH ile زاويهدار ile زويا )
- AÇI ile KENAR
- ACI ile/ve ZOR
- AÇIK KÜME İLE KAPALI KÜME İLE KOMPAKT KÜME İLE BAĞLANTILI KÜME ile/||/<> TOPOLOJİK ÖZELLİKLER
( Topolojik uzayların temel küme türleri ve özellikleridir. )
( Formül: X = A ∪ B İLE A ∩ B = ∅ ⇒ bağlantısız )
- AÇIK MEDRESE/LER ile/ve KAPALI MEDRESE/LER
- AÇIK TOHUMLULAR ile KAPALI TOHUMLULAR
( A.T.: SEDİR AĞACI(CEDAR TREE)(ELMALI-ANTALYA) ile/ve SERVİ AĞACI(CYPRESS TREE) ile/ve MEŞE AĞACI(OAK TREE) ile/ve ÇAM AĞACI(PINE TREE) )
( GYMNOSPERMS vs. ANGIO SPERMS
K.T.: HURMA(DATE TREE) ile/ve KARAAĞAÇ(ELM TREE) ile/ve İNCİR(FIG TREE) ile/ve FINDIK(HAZELNUT TREE) ile/ve ŞEFTALİ(PEACH TREE) ile/ve AYVA(QUINCE) )
- AÇIKLAMA ile AÇIKLAMALAR ile AÇIKLAYICI ile AÇIKLAYICI
( EXPLANATION vs. EXPLANATIONS vs. EXPLANATORY vs. EXPLANETORY )
( تفسير ile تبيان ile تبيين ile تاويل ile تشريح ile تعبير ile بيان ile شرح ile توضيح ile توجيه ile شروح ile تاويلي ile توضيحي ile روشنگر ile شرحي ile بياني ile بيانگر ile مبين )
( TAFSYR ile TABYAN ile TABYYNE ile TAVYLE ile TASHARYHE ile TABYR ile BEYAN ile SHARH ile TOZYHE ile TOJYYEH ile SHRUH ile تاويلي ile TOZYHEY ile ROSHANGAR ile SHARHY ile BEYANY ile BEYENGAR ile MOBYNE )
- AÇIKLAMA ile/ve/değil BETİMLEME/TASVİR[Ar.]
( [not] TO EXPLAIN vs./and/but TO DESCRIBE )
- AÇIKLAMA = İZÂH/AT, TAFSİLÂT, BEYÂN = EXPLANATION[İng.] = EXPLICATION[Fr.] = ERKLÄRUNG[Alm.] = SPIEGAZIONE[İt.] = EXPLICACIÓN[İsp.] = EXPLENATIO[Lat.] = HO EKS?G?SIS[Yun.] = İZÂH, BEYÂN[Ar.] = BEYÂNKÂRÎ(far.) = VERKLARING[Felm.]
- AÇILI IŞIKÖLÇER ile/ve/||/<> AÇILI IŞINIMÖLÇER
( Bir kaynağın, bir ışıklığın, bir ortamın ya da bir yüzeyin karakteristik ışıksal büyüklüğünün açısal dağılımını ölçmeye yarayan ışıkölçer. İLE/VE/||/<> Bir kaynağın, bir ışıklığın, bir ortamın ya da bir yüzeyin karakteristik ışınımsal büyüklüğünün açısal dağılımını ölçmeye yarayan ışınımölçer. )
- ACIYAN YER ile/ve/değil/||/<>/< ACIKAN YER
- ÂCİZ ile/ve/değil/||/<>/> MAĞDUR
- ÂCİZ ile NÂÇAR
- ACROSS vs. OVER
- ACTOR :/yerine AKTÖR
- ACUR/AJUR ile ACUR
( Antika, gözenek. İLE Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, açık yeşil renkte, irice bir tür hıyar. )
( ... cum CUCUMIS ANGURIA )
- ACZ ve/> AŞK ve/> ACZ [tekrar]
- ad lib.[Lat. < AD LIBITUM] değil/yerine/= İSTEĞİNİZE GÖRE, İSTEDİĞİNİZ KADAR
- AD ile/ve/||/<> TÖZ(CEVHER)
( ... ile/ve/||/<> TÖZ: Çadırın direği. | Adın, adlandırdığı. )
- ADA BALIĞI ile ALABALIK(TROUT) ile ATLANTİK KERTENKELE BALIĞI ile ATEŞ BALIĞI ile AY BALIĞI[Lat. MOLA MOLA] ile BENİ BALIĞI[Lat. CYPRINION MACROSTOMUS] ile ÇAÇA BALIĞI ile ÇUPRA BALIĞI ile DİL BALIĞI(SOLEFISH, [Lat. SOLEA VULGARIS]) ile DÜLGER BALIĞI[Lat. ZEUS FABER] ile FENERBALIĞI[LOPHIUS PISCATORIUS] ile FULYA BALIĞI[Lat. MYLIOBATIS AQUILA] ile GÜNBALIĞI[Lat. JULIS TURCICA] ile İSTAVRİT[Yun.][Lat. TRACHURUS TRACHURUS] ile KEDİ BALIĞI(CATFISH) ile KELER BALIĞI ile KILIÇ BALIĞI(CEMEL-İL-BAHR / CEMEL-ÜL-MÂ'[Ar.], SWORDFISH[İng.]) ile KIRLANGIÇ BALIĞI[Lat. TRIGLA HURUNDO] ile KIZILKANAT[Lat. SCARDINUS ERYHROPHTHALMUS] ile KÖPEK BALIĞI(SHARK) ile KUM BALIĞI[Lat. AMMODYTES] ile KUPES[Lat. BOOPS BOOPS] ile KÜÇÜK AĞIZLI LOTAK[Lat. CYPRINION KAIS] ile MERCAN BALIĞI ile OK BALIĞI ile ORKİNOS[Yun.]/TON[Lat. THUNNUS] ile ÖRDEK BALIĞI[Lat. LABRUS MIXTUS] ile PAPAZBALIĞI[Lat. CHROMIS CHROMIS] ile PEMBE, KURBAĞA AĞIZ BALIĞI ile RİNGA BALIĞI(HERRING)[Lat. CLUPEA HARENGUS] ile SANDIK BALIĞI[Lat. LACTOPHRYS TRIQUETER] ile TON BALIĞI(TUNAFISH) ile TARANGA ile TORPİLBALIĞI ile YILAN BALIĞI(İNKİLÎS[Ar.], EEL[İng.]) ile ACI BALIK ile BIYIKLI BALIK ile DİKENLİ BALIK[Lat. G. ACULEATUS] ile DUBAR[Lat. MUGIL CEPHALUS] ile ÜZGÜNBALIĞI[Lat. CALLIONYMUS LYRA]
( Dünyanın en büyük omurgasızı/yumuşakçası, mürekkep balığıdır. [Eril mürekkep balıklarının boyu 19 metreye kadar ulaşabilir.] )
( SAMEK )
- ADA ile ADALI ile ADALAR
( ISLAND vs. ISLANDER vs. ISLANDS )
( جزيره دار کردن ile جزيره ile آبخست ile جزيره نشين ile جزاير )
( JAZYRAH DAR KARDAN ile JAZYRAH ile ABKHAST ile JAZYRAH NESHYNE ile JAZAYR )
- ÂDÂK[Ar.] ile ADAKK[Ar.] ile ADAK/NEZİR[Ar.]
( Ada. İLE [Daha/en/çok] Dakik, ince. İLE Bir dileğin gerçekleşmesi için sahip olunandan vazgeçmek ve/ya da vazgeçilen şey. )
- ADALAR ile BAHARİYE ADALARI
( ... İLE Haliç'te, Eyüp - Sütlüce tarafında bulunan küçük adacıklar. )
- ADALAR ve/<> BİSİKLET
- ADALAR ve/> ÜSKÜDAR ve/> BEYOĞLU ve/> SURİÇİ
- ADÂLET [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ADÂLET ve/||/<>/> HUZUR
( Gücün, "haklı olduğu" yerde bekleme! VE/||/<>/> Güce tapan bireylerin olduğu yerde bekleme! )
- ADÂLET ile/ve/<> MEŞRÛ EŞİTSİZLİKLER
- ADÂLET ve/||/<>/< RIZÂ ve/||/<>/< BİLGİ/HABER
( Adâletin kaynağı da, hedefi de, durumdaki/olaydaki ilgili kişilerden birinin rızâsıdır. Adâlet, insanı ve rızâsını esas almaktır! [Tabii, rızâ da, en başta, (durumdan/olaydan/tespitten/(ön) "hüküm"den) haberdar olmakla/etmekle başlar.] )
( Bilgi/haber vermek, rızânın;
rızâ, adâletin;
adâlet de yaşamın temeli(nde)dir/merkezi(nde)dir. )
( Rızâ yazısı için burayı tıklayınız... )
(
| 
|
)
- ADÂLET ile/ve/değil/||/<>/< SINIRLAR
- ADÂLETSİZLİK DURUMLARINDA, "TARAFSIZ"(SESSİZ/ÂTIL) DURUYORSAK, KÖTÜLERİN/KÖTÜLÜĞÜN TARAFINI TUTMUŞUZDUR ile/ve/||/<> ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR
- ADALETSİZLİK ile ADALETSİZLİKLER
( INJUSTICE vs. INJUSTICES )
( بي عدالتي ile بي انصافي ile حيف ile بغي ile حق کشي ile مظالم )
( BEY ADOLTY ile BEY ENSAFY ile HEYFE ile بغي ile HAGH KESHY ile مظالم )
- ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BELİRLİ OLUR değil ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BİLE BELİRLİ OLUR
- ADANMIŞLAR ile KESİN İNANÇLILAR
- ADAPTASYON ile/||/<> ADAPTE ETMEK ile/||/<> ADAPTE OLMAK ile/||/<> ADAPTİF ile/||/<> ADAPTÖR ile/||/<> AKOMODASYON
( Uyum. İLE/||/<> Uyarlamak. İLE/||/<> Uyum sağlamak, alışmak. İLE/||/<> Uyumsal. İLE/||/<> Bağdaştırıcı, uyarlayıcı. İLE/||/<> Uyum, odak uyumu. )
- ADAPTASYON ile/||/<> ADAPTİF ile/||/<> ADAPTÖR
( Uyum | uyarlama. İLE/||/<> uyarlayıcı İLE/||/<> uyargaç )
- ADAPTÖR/ADAPTOR[İng./Fr. ADAPTEUR] değil/yerine UYARLAYICI/UYARLAÇ/UYARGAÇ
( Bir aracın çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. | Aracın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan araç, uyarlayıcı. )
- ADDÜKSİYON ile/||/<> ADDÜKTÖR ile/||/<> AFİNİTE ile/||/<> ASPİRASYON
( İçe çekim. İLE/||/<> İçe çeken, yaklaştırıcı. İLE/||/<> Çekim. İLE/||/<> Aygıtla emerek çekme. )
- ÂDER[Ar.] ile ÂDER[Ar.]
( Kasığı çıkık kişi. İLE Ateş. )
- ADHAR -ile
( Taşıma, destekleme, dayanak. )
- ADİ ile ADİL/LİK ile ADİ ADIM ile ADİ KESİR ile ADİ SUÇLU/LUK ile ADİ DEFTER ile ADİ PALANGA ile ADİ ISKARMOZ
- ADİPOSİR[Fr.] ile ADİPOZ[Fr.]
( Kadavraların çürümesi sırasında lipitlerin bozulması sonucu ortaya çıkan amonyaklı sabun. İLE Yağ dokusu. | Göze dokusunun aşırı yağ yüklenmesiyle belirgin sayrılıklı durum. )
- ADLANDIRMA = TESMİYE = ACTION DE NOMMER
- ADLAR ile EYLEMLER/FİİLLER ARASINDA BAĞINTI SAĞLAYAN HARFLER
( Cüveynî, bir ifâdenin lafzı ve anlamında yol açtığı değişikliğe göre dört kısma ayırmıştır: ( 1. Lafzı ve okunuşunu değiştirmeyip anlamı değiştiren harfler; 2. Lafzı ve okunuşu değiştirmeyip anlamı değiştiren harfler; 3. Hem lafzı hem de anlamı değiştiren harfler; 4. Ne lafzı ne de anlamı değiştiren harfler. )
- ADLER ile/ve/<> ADLER
( Friedrich İLE/VE/<> Alfred )
( Fizik'te. İLE/VE/<> Psikoloji'de. )
- ADMINISTRATOR :/yerine YÖNETİCİ
- ADOBE PHOTOSHOP ile/ve/<> ADOBE ILLUSTRATOR
( )
- ADRENAL ile/ve/||/<> ADRENAL BEZLER ile/ve/||/<> ADRENALİN/EPİNEFRİN ile/ve/||/<> ADRENOKORTİKOTROPİK HORMON[ACTH]
( Böbrek üstü bezi. İLE/VE/||/<> Böbreklerin üzerinde yer alan, üçgen biçimine benzer bir çift endokrin bezi. İLE/VE/||/<> Adrenal bezlerin ürettiği hormon. [Korku ve kaçış anlarında kana bol oranda karışır.] İLE/VE/||/<> Hipofiz bezinin ön lob tarafında üretilen polipeptit yapıda olan bir hormon.[Adrenal bezlerin dış bölgesinin etkinliğini düzenleyen bir polipeptit hormon.][Hipofiz tarafından salgılanması, hipotalamus tarafından atılan başka bir polipeptit olan, "kortikotropin salan hormon(CRH)" tarafından düzenlenir.] )
- ADRES ile ADRES SAYACI ile ADRES FORMATI ile KARŞILAMA ADRESİ ile ADRES KISMI ile ADRES KAYDI ile ADRES DEĞİŞKENİ ile ADRESLENEBİLİR ile MUHATAP ile HİTAP EDEN ile ADRESLEME
( ADDRESS vs. ADDRESS COUNTER vs. ADDRESS FORMAT vs. ADDRESS OF WELCOME vs. ADDRESS PART vs. ADDRESS REGISTER vs. ADDRESS VARIABLE vs. ADDRESSABLE vs. ADDRESSEE vs. ADDRESSER vs. ADDRESSING )
( مخاطب قرار دادن ile سرخط ile نشاني ile اسم و رسم ile مخاطب ساختن ile ورنامه ile آدرس ile نشاني دادن ile خطاب کردن ile نشاني شمار ile قالب نشاني ile خير مقدم ile جز نشاني ile ثبات نشاني ile متغير نشاني ile نشاني پذير ile مخاطب ile گيرنده نامه ile نشاني يابي ile نشاني دهي ile خطاب به )
( MOKHATAB GHARAR DADAN ile SARKHAT ile NESHANY ile ESM VE RASM ile MOKHATAB SAKHTAN ile ورنامه ile ADRES ile NESHANY DADAN ile KHATAB KARDAN ile NESHANY SHMAR ile GHALEB NESHANY ile خير مقدم ile JAZ NESHANY ile SOBAT NESHANY ile MOTEGHYR NESHANY ile NESHANY PAZYR ile MOKHATAB ile GYRANDEH NAMEH ile NESHANY YABY ile NESHANY DAHY ile KHATAB BAH )
- ADSIZ NARKOTİKLER değil ADSIZ NARKOTİK (ARKADAŞ BİRLİĞİ)
( Adsız Narkotik Arkadaşlık Birliği Tel.: 536. 341 01 89 )
- ADULER[Fr.] değil/yerine/= AYTAŞI
- ADVICE vs. ADVISE vs. OFFER vs. PROPOSE vs. RECOMMEND vs. SUGGEST
- ADVISER :/yerine DANIŞMAN
- AERO/AIR CHAMBER ile/||/<> AEROB ile/||/<> AEROBİK ile/||/<> AEROFİL ile/||/<> AEROSOL ile/||/<> AEROTERAPİ ile/||/<> AİR-BORN[E]
( Hava kutusu. İLE/||/<> Havacıl. İLE/||/<> Havacıl, oksijenli. İLE/||/<> Havacıl. İLE/||/<> Püskürtü, [havada] asıltı. İLE/||/<> Hava sağaltımı. İLE/||/<> Havayla bulaşan, havadan bulaşan. )
- AEROBİK BAKTERİLER ile/||/<> ANAEROBİK BAKTERİLER
( Oksijen gerektirir, oksijen var oluşunda yaşar. İLE Oksijensiz ortamda yaşar. [Bağırsak mikrobiyotasının çoğunluğu anaerobiktir. Oksijene maruz kalınca ölür]
Solunum ile enerji üretir. İLE Fermantasyon yapar.
Pasteur anaerobik bakterileri keşfetti. İLE Fermantasyon çalışmaları sırasında tanımladı. )
( Louis Pasteur tarafından 1861 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- AEROFİT[Fr.] değil/yerine/= TÜMÜYLE HAVADA YAŞAYAN BİTKİLER
- AEROGLİSÖR[Fr.] değil/yerine/= HAVA YASTIKLI KARA YA DA DENİZ TAŞITI
- AEROKLASÖR[Fr.] değil/yerine/= TOZ AYIRICI
- AEROSEL[Fr.] değil/yerine/= BOYUNDA GİZLİ UR
- AF ile/ve İSTİĞFAR
( Cezası saklı olarak, ceza almama. İLE/VE Tüm yanlış/ceza kayıtlarının silinmesi. )
- AFFAIR :/yerine İLİŞKİ
- AFFEDİLEBİLİR ile AFFEDİLDİ ile BAĞIŞLAYICI
( FORGIVABLE vs. FORGIVEN vs. FORGIVING )
( بخشش پذير ile پوزش پذير ile بخشيدني ile قابل عفو ile آمرزيده ile باگذشت ile خطابخش ile با گذشت ile بخشايشگر ile بخشنده ile غفار ile بخشاينده )
( BAKHSHESH PAZYR ile POZESH PAZYR ile BAKHSHYDANY ile GHABEL OFO ile AMARZYDAH ile BAGOZASHT ile خطابخش ile BA GOZASHT ile BAKHSHAYSHGAR ile BAKHSHANDEH ile GHAFAR ile BAKHSHAYNADEH )
- AFFEDİLEBİLİR ile AFFEDİLEBİLİRLİK ile MAZERET ile AFFEDERSİN ile MAZERET ile MAZERET SAHİBİ ile MAZERETLER
( EXCUSABLE vs. EXCUSABLENESS vs. EXCUSE vs. EXCUSE ME vs. EXCUSED vs. EXCUSER vs. EXCUSES )
( معاف شدني ile بخشيدني ile معذوريت ile معذرت خواستن ile بهانه ile دستاويز ile معذور داشتن ile مستمسک ile عذر ile معذرت ile بهآنه ile معذرت ميخواهم ile معذور ile عذر آورنده ile معاذير ile معذر )
( MOAF SHODANY ile BAKHSHYDANY ile معذوريت ile MAZARAT KHASTAN ile BACPEHANEH ile دستاويز ile MAZUR DASHTAN ile MOSTAMSK ile OZR ile MAZARAT ile بهآنه ile MAZARAT MYKHAHOM ile MAZUR ile OZR AVARANDEH ile معاذير ile معذر )
- AFGAN ile AFGAN ARAPLARI ile AFGANİSTAN ile AFGANLAR
( AFGHAN vs. AFGHAN ARABS vs. AFGHANISTAN vs. AFGHANS )
( افغان ile عربهي افغاني ile فغانستان ile افغانستان ile افاغنه )
( AFGHAN ile عربهي افغاني ile فغانستان ile AFGHANSTAN ile افاغنه )
- AFİN İLE METRİK İLE TOPOLOJİK ile/||/<> GEOMETRİK ÖZELLİKLER
( Dönüşümler altında korunan özellikler. )
( Formül: Topolojik ⊃ Afin ⊃ Metrik )
- AFORİZMALAR ile/ve/||/<> BAHANELER
- AFŞAR = AVŞAR
( Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. )
- AFTER :/yerine SONRA
- AFYONKARAHİSAR ile AFYONKARAHİSARLI/LIK
- AĞ ile AĞ KEPÇE ile AĞ KURDU ile AĞ TONOZ ile AĞ TORBA ile AĞ YATAK ile AĞ İPLİĞİ ile AĞ İĞNESİ ile AĞ KAYIĞI ile AĞ TABAKA ile AĞ KURŞUNU ile AĞ MANTARLAR
- AĞAÇ ile AKAR AMBER
( ... İLE Asya ve Amerika'da yetişen, odunu ceviz ağacınınkine benzeyen, güzel kokulu öz suyu olan büyük bir ağaç. )
( ... cum LIQUIDAMBAR OREINTALIS )
- AĞAÇ yerine ŞECER
- AĞAÇ ile ŞİMŞİR/ŞEMŞÎR[Fars.]
( En sert ağaç. )
( ... İLE Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen ya da bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık. | Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi. | Bu keresteden yapılan. )
- AGAIN :/yerine TEKRAR
- AGARAGAR[Yun.] değil/yerine/= YOSUNDAN ÇIKARILAN KOLLOİDAL NESNE, JELATİN.
- AĞIR YUVAR ile DÜZLEM YUVAR ile HAVA YUVARI ile IŞIK YUVARI ile RENK YUVARI ile SU YUVARI ile TAŞ YUVARI ile YARI YUVAR ile YARIM YUVAR
- AĞIR ile AĞIR SİLAHLI ile AĞIR AYAK ile AĞIR MAKİNELİ TÜFEK ile AĞIRBAŞLI
( HEAVY vs. HEAVY ARMED vs. HEAVY FOOTED vs. HEAVY MACHINE GUN vs. HEAVYSET )
( سنگين ile گران ile بي مهارهت ile غليظ ile وزين ile ثقيل ile سنگين اسلحه ile پاسنگين ile مسلسل سنگين ile کلفت وکوتاه )
( SANGYNE ile GERAN ile BEY MEHAREAT ile GHELYZ ile VEZYNE ile ثقيل ile SANGYNE ESLEHEH ile PASANGYNE ile مسلسل سنگين ile KOLOFT VEKOTAH )
- AĞIR ile/ve/değil "BASKIN"
- AĞIR ile KIMKIM
( ... İLE Ağır ağır konuşan kişi. | Her işinde ağır davranan kişi. )
- AĞIR ile/ve MUTLAK AĞIR
( ... İLE/VE Toprak. )
( Toprak doğası gereği dingin olur. Doğal yerinden ayırılırsa tekrar aslî yerine döner. Bundan dolayı mutlak ağırdır. )
- AĞIR ile/ve/||/<> SAĞIR
( Baş. İLE/VE/||/<> Kulak. )
- AĞITLAR ile AĞIT
( ELEGIES vs. ELEGY )
( مراثي ile مريه ile مرثيه ile سوگ شعر )
( مراثي ile مريه ile MARSYYEH ile SOG SHER )
- AĞIZ ile/ve/||/<> ANÜS/MAKAT/DÜBÜR
- AĞIZ ile/ve/<> DUDAK/LAR
( [Divan şiirinde] YÂKUT, FİKR-İ DEHÂN ile/ve ... )
( NUN harfi ve NOKTA ile simgelenir. İLE/VE ... )
( Ağızda, 6 - 10 milyon bakteri bulunmaktadır. )
( HASREME: Üst dudağın, alt dudak üzerine taşması.
BUZRA: Üst dudağın ortasından dışarı doğru taşan et parçası. )
( BERFÛZ/BERFÛS: Ağzın dış kenarı, dudakların çevresi.
DEHÂN-I TENG: Küçük ağız.
NEMEK-DÂN[Fars.]: Sevgilinin dudağı. )
( FEM ile/ve ŞEFE/TEYN, BÂSİA[: Çok kırmızı dudak.] )
( DEHÂN/DEHEN, FEM ile/ve LEB, LA'L )
( MOUTH vs./and LIP/S )
- AĞLAR ile AĞLAR
( Ağlama'nın, 3. tekil kişi ve geniş zamanlı ifadesi. İLE Ağ nesnesinin çoğulu. )
- AGRANDİSMAN[Fr.] ile AGRANDİSÖR[Fr.]
( Resim ya da fotoğraf büyütme. İLE Resim ya da fotoğraf büyütücü araç. )
- AGREGA TANELER, ÇAKILLAR
- AĞRIYA DUYARLI OLMAYAN ÖRGENLER(ORGANLAR) ile AĞRIYA DUYARLI OLAN ÖRGENLER
( SEDATİF: Ağrı dindiren/kesen. )
( *Visseral ve parietal perikard; *Mide, bağırsak, kolon(gerilme, konjeksiyon hariç); *Akciğerler alveolleri; *Safra kanalları; *Karaciğer parankimi; *Dalak(Spleen); *Böbrek; *Beyin dokusu; *Damarlar İLE *Myokard; *Pankreas; *Duedenum; *Kas, tendon, periosteum; *Deri; *Arter. )
- AGROMETRE/AGGREGOMETER[İng.] değil/yerine/= YIĞIŞIMÖLÇER
- AGSM/ANTI-G STRAINING MANEUVER[İng.] değil/yerine/= YER ÇEKİMiNE KARŞI KOYMA MANEVRASI
- ÂGUL[gu uzun okunur][Fars.] ile ÂGÛR[Fars.]
( Göz ucuyla bakma. [hiddetlenerek] İLE Tuğla. | Kerpiç. | Kiremit. )
- AĞUSTOS BÖCEĞİ/ORAKBÖCEĞİ | ZÎZÜ[Ar.] | CICADA[İng.] | CICADIS/LANIUS[Lat.] ile/ve ATEŞBÖCEĞİ/YILDIZBÖCEĞİ/ZAMBULA[Lat. LAMPYRIS NOCTILUCA][1 cm.den daha küçüklerdir] ile/ve YERÂA[Ar. | çoğ. YERÂ'], KİRM-İ AHTER, KİRM-İ ŞEB-EFRÛZ, KİRM-İ ŞEB-TÂB, ÂTEŞÎZE[Fars.]) ile/ve BOK BÖCEĞİ(HUNFESÂ'[Ar. | çoğ. HANÂFİS], KÜSTEL[Fars.], GEOTRUPES STERCORARIUS[Lat.], SCARABE/KHEBER) ile/ve GELİN BÖCEĞİ ile/ve HANIM BÖCEĞİ ile/ve İPEK BÖCEĞİ[Ar. DÛD-İ HARÎR, DÛD-ÜL-KAZZ | Fars. DÎVE, KİRM-İ EBRİŞÎM/PÎLE | Lat. BOMBYX MORI] ile/ve KIZ BÖCEĞİ ile/ve UĞUR BÖCEĞİ/UÇUÇBÖCEĞİ/HANIMBÖCEĞİ[Lat. COCCINELLA SEPTEMPUNCTATA] ile/ve AĞILI BÖCEK ile/ve ÇALGICI BÖCEK ile/ve MAKASLI BÖCEK ile/ve MAYIS BÖCEĞİ(COCKCHAFER)[Lat. MELOLONTHA VULGARIS] ile/ve TAM GELİŞMEMİŞ BÖCEK(NYMPH) ile/ve UYUZBÖCEĞİ[Lat. SARCOPTES SCABIEI]
( Dünya üzerinde 5000'den fazla uğur böceği türü bulunmaktadır. )
- AGYÂR[Ar. < GAYR] değil/yerine/= YABANCILAR, BAŞKALAR
- AĞYÂR ile/ve/değil/yerine/>< YÂR
( Ne bilir? İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilir. )
- AĞZI BİR ile AĞZI PEK/LİK ile AĞZI PİS ile AĞZI AÇIK/LIK ile AĞZI KARA/LIK ile AĞZI SIKI/LIK ile AĞZI BOZUK/LUK ile AĞZI BÜYÜK/LÜK ile AĞZI GEVŞEK/LİK ile AĞZI HAVADA ile AĞZI KENETLİ/LİK ile AĞZI KİLİTLİ/LİK ile AĞZI KALABALIK/LIK ile AĞZI KULAKLARINDA
- Ağzından çıktıktan sonra ise sen o sözün/sözcüğün kölesisindir!
- AHALİ[Ar.] ile/||/<> MİLLET[Ar.]/ULUS/BUDUN
( Bir kent/semt/memlekette oturanların/yaşayanların tümü. | Bir yerde toplanan kalabalık. İLE Çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu. | Herkes, bir yerde bulunan kişilerin tümü. | Benzer özellikleri olan topluluk. )
- AHARLAMAK ile AHA ile AHAR ile AHARLI
- AHBAP/LIK ile AHBAPÇA ile AHBAP ÇAVUŞLAR ile AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ
- AHDER[Ar.] ile AHDER[Ar.]
( Şaşı. İLE Kardeş çocuğu, yeğen. )
- ÂHÎLİK ile/||/<> AHİLER ile/||/<> BÂCİYÂN-I RUM
( Ahilik, dayanışma teşkilatıdır. Aslen Horasan kökenli olup Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Anadolu'da yaşayan Türkmen halkın sanat, ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları hem ekonomik hem de ahlâkî yönden yetiştiren, çalışma yaşamını ve iyi bireylerin becerilerini esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir. Kendi kural ve kurulları vardır. Günümüzün esnaf odalarına benzer bir işlevi olan Ahilik, iyi ahlâkın, doğruluğun, kardeşliğin, yardımseverliğin kısacası tüm güzel becerilerin birleştiği bir sosyo-ekonomik düzendir. Ahi Evran Hazretlerine Ahi Baba da denir. Ahiler, 1290 yılında, Ankara'da kurulan bir Anadolu beyliğidir. 1354 yılında Osmanlı egemenliğine giren Ahiler, varlıklarını Osmanlı Devleti içerisinde sürdürmüşlerdir. Ahi Evran tarafından kurulmuştur. Ahiler, gerek Anadolu Selçuklularında gerekse Osmanlılarda önemli ekonomik etkinliklere sahipti. İLE/||/<> Anadolu Selçukluları Döneminde ortaya çıkan, esnaf örgütü. İLE/||/<> Anadolu Selçukluları Döneminde ortaya çıkan, esnaf örgütü. İLE/||/<> Anadolu kadınları birliği Ahilerin kadınlar kolu olarak yetim, kimsesiz genç kızları korumasına almış, onların eğitiminde, ev bark sahibi olmalarından, sorumlu olmuşlardır. Bunun dışında kimsesi kalmayan yaşlı kadınların bakımı, genç kızların evlendirilmesi gibi bazı toplumsal hizmetlerde bulunmuşlar, maddî sıkıntıda olanlara yardım etmişlerdir. Ahi zâviyesinde gelen konuklara yemek hazırlamada, savaş zamanlarında ordunun gereksinimi olan giysi ve savaş malzemelerinin bakımında ve onarımında yardımcı olmuşlardır. Anadolu kadınları örgütü, üyelerine şu telkinde bulunurdu. “İşine, aşına, eşine sahip ol!” Bu söz, Âhî kadın örgütünün ana ilkesi olmuştur. \"İşine sahip ol!\" yani bilge ve becerikli ol ki, evinin düzenini koruyabilesin. Tasarruf et, fazla savurgan olma ki, ocağın devamlı tütsün. Eşine sahip ol ki, evine bağlı kalsın. Anadolu kadınları sosyal yardımlar yanında ekonomiye önemli katlı sağlayan çeşitli el sanatlarında uğraşı vermişlerdir. Çadırcılık, keçecilik, halı, nakışçılık, örgücülük, kilim dokumacılık, oya dantelcilik ve kumaş üretiminde ve bunlardan giysi yapılmasında etkinlik göstermişlerdir. )
- ÂHİR[Ar.] ile ÂHAR[Ar.]
- ÂHİR[Ar.] ile BA'DE[Ar.]
- AHIRLAMAK ile AHIR ile AHIRLI
- AHİTLEŞMEK ile AHİ ile AHİR ile AHİT ile AHİZ ile AHİR VAKİT ile AHİR ZAMAN ile AHİR ÖMÜRDE
- AHKÂM-I/MEVDÂD-I MAHSUSA[Ar.] değil/yerine/= ÖZEL YARGILAR
- AHKÂM-I UMUMÎYE değil/yerine/= GENEL YARGILAR
- AHLÂK [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- AHLÂK ve/<> ÖTEKİ/LER
- AHLÂKÎ(DİANOETİK) ERDEM/LER ile/ve ENTELEKTÜEL ERDEM/LER
- AHLÂK/AHLÂKSIZLIK ile/değil/< ANATOMİ
( Eşeysel örgenlerin adlarında, "ahlâk" ya da "ahlâksızlık" aranamaz! Küfür olarak geçen sözcüklerin ve küfür edenlerin yersiz/kötü "kullanımındaki" yanlışlık, dilin ya da sözcüklerin hatası, yükü değildir! Kişilerin yanlışları da sadece o kişilerin, o ve ilgili yersiz/bağlamsız, yanlış/kötü davranış ve tutumlarıyla sınırlı tutulmak zorundadır.
Üç yaşından itibaren öğrenilmiş, fark bile olmayan "farkların", gerçekte, doğada ve bütünlükte hiçbir biçimde herhangi ciddi bir fark oluşturmadığı, herkesin her "şey"i tam olarak bildiği, gördüğü ve yaşadığı bir durumun, deneyimin de doğal ve sınırlandırılmış, kapalı koşullarda, herhangi bir ayıbı yoktur[bulunamaz ve aranamaz]! Eşeysel örgen adlarının, tıpta, anatomi ya da fizyoloji bilgisi olarak, Latince ya da başka bir dilde kullanılması da bir şeyleri "çözmekte/aşmakta" yeterli değildir.
Doğru/uygun zaman, zemin ve koşulların, duyacaklarına râzı olan/olacak kişinin, muhabbetin ve hukukun bulunmadığı ilişki ve ortamlarda, dikkatsiz, özensiz bir biçimde tüketiliyor olmasıdır tüm sorun. Söylenilen sözcüklerin değil beklenilmeyen ve istenilmeyen koşullarda, bir dayatma olmasından dolayıdır kişilerin tüm haklı tepkisi. Kişilerin, hangi konu/alan olursa olsun, seslerini yükseltmelerindeki yanlış ya da sorun kadar, kullandıkları ve seçemedikleri sözcüklerin yanlışlığındandır rahatsız olunan. Sorun, esas ya da içerik sorunu değil, yöntem(usûl) sorunudur. Kalabalığın içinde, zaman, zemin ve koşulları, kişileri dikkate almama kabalığıdır.
"Cinsiyetçi küfür" diye bir "tanım/sözcük" de olmaz! Sorun, örgen adlarında ya da "kadın"lara saygısızlık olmasında değil cahil/yetersiz/özensiz/kaba kişilerin, sonuç odaklı ve düşünmeden, özenmeden, çevresine kayıtsız ve saygısızca davranmasından dolayıdır. Eğer eşeysellikteki son aşama, "kulağa üflemek" olsaydı, her ("olumlu/olumsuz") zaman ve zeminde, her durumda, ağzından düşürmediği "söz" ve kısaltma, "AMK" değil "Hay kulağına üfleyeyim!"[KULK] olurdu. Bu durumda, bu sorun, ne kulak kepçesinin ve/ya da deliğinin, ne de bu sözcüğün, "ayıbı", "ahlâklılığı ya da ahlâksızlığı" olurdu.
Buradaki "sorun" ya da yanılsama, kapalı, sınırlı ya da bazı/çoğu ayrıntının iki kişi arasında ya da sır olarak tutulması istenilen özelin, dışarıda ve genelleştiriliyor olmasından dolayıdır.
Tıpta ve tüzede[hukukta], "ayıp", "çirkinlik" vs. ol(a)madığı gibi, zihinde ve zihin dilinde de "ayıp", "pis", "kötü" diye bir sınır(landırma) ya da sonuç(landırma) yoktur. Zihinden, "olumlu/olumsuz", "iyi/kötü" her düşünce ve ayrıntı geçebilir fakat sorumlu olunan/olunması gereken, ağızdan çıkmayabilecek olan söz(cük)ler(imiz)dir. )
(
)
- AHLÂM[Ar. < HULM(< AKIL)] değil/yerine/= RÜYÂLAR, HULYÂLAR, UYKUDA GÖRÜLEN ŞEYLER | AÇIK SAÇIK RÜYÂLAR | DÜŞÜ AZMALAR
- [Yun.] AHTAPOT ile KALAMAR
( Omurgasızlarda en zeki olanlar. )
( Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı. | Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip. İLE Bir tür mürekkep balığı. )
( OCTOPUS cum LOLIGO VULGARIS )
- AHVÂL[< HÂL]:
OLUŞLAR, BULUNUŞLAR, HALLER, DURUMLAR -<
- AHVÂL değil/yerine/= DURUMLAR
- AHVÂL-İ ŞAHSİYE[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL DURUMLAR
- AHZÂR[Ar. < HAZER] ile AHZAR[Ar.]
( Endişeler, ihtiyatlar. İLE Yeşil. )
- AIR :/yerine HAVA
- AİT OLMAK ile AİT OLMAK ile AİT ile AİT ile EŞYALAR
( BELONG vs. BELONG TO vs. BELONGING vs. BELONGING TO vs. BELONGINGS )
( متعلق بودن ile تعلق داشتن ile اختصاص داشتن ile تعلق گرفتن ile تعلق ile متعلقات واموال ile متعلق ile متعلق به ile حشم ile ضياع ile متعلقات )
( MOTALGH BODAN ile TALGH DASHTAN ile AKHTESAS DASHTAN ile TALGH GARAFTAN ile TALGH ile MOTALGHAT VAMVAL ile MOTALGH ile MOTALGH BAH ile HASHAM ile ضياع ile MOTALGHAT )
- AITHER ile/ve HEMERA
( Esir, Esirli Işık. İLE/VE Gün, Gün Işığı. )
( Olympos'luların mekânı. İLE/VE ... )
- AJAN PROVOKATÖR değil/yerine/= KIŞKIRTICI ÇAŞIT
- AJAN ile ARACISIZ ile AJANLAR
( AGENT vs. AGENTLESS vs. AGENTS )
( فاعل ile عامل ile کار گذار ile پيشکار ile مامور ile نمينده ile سازه ile بي فاعل ile عمال ile عوامل )
( FAL ile AMEL ile KAR GOZAR ile PEYSHKAR ile MAMOR ile NAMYNADEH ile SAZEH ile BEY FAL ile AMAL ile AVAMEL )
- AJAN ile/||/<> MEDYA ile/||/<> MODERATÖR
- AJAN/LIK ile AJANS ile AJAN PROVOKATÖR
- AJİTE ile/||/<> AJİTATÖR
( Huzursuz. İLE/||/<> Huzur bozucu | Çalkalayıcı. )
- AJUR ile AJURLU
- AJUR[Fr.] değil/yerine/= GÖZENEKLİ MOTİF
- AK DEMİR = DÖVME DEMİR
- AK KEŞİŞ/LER ile/ve KARA KEŞİŞ/LER
( ... İLE/VE Benediktenler. )
- AK ile AK AĞA ile AK KAN ile AK PAK ile AK YEL ile AK YEM ile AK YAZI ile AK BENEK ile AK DEMİR ile AK GÖZLÜ ile AK MADDE ile AK SAÇLI/LIK ile AK YAZILI/LIK ile AK YILDIZ ile AK SAKALLI/LIK ile AK SÜLÜMEN ile AK KAN BEZİ YANGISI
- AKABİLMEK ile AKAÇLAMAK ile AKAÇLATMAK ile AKA ile AKAK ile AKAR ile AKAÇ ile AKARCA ile AKARLAR ile AKAR AMBER ile AKAN YILDIZ
- AKÂKİR -ile
( Eczacı/lık. | Bitki kökü. )
- AKÂR ile/||/<> AKÂRÂT ile/||/<> AKÂRÂT-I VAKFİYE/VAKFİYYE ile/||/<> BÂD-İ HEVÂ ile/||/<> MECCÂNEN
( Gayrimenkullerden kirâ yoluyla sağlanan gelir. İLE/||/<> Gelir sağlayan gayrimenkuller. İLE/||/<> Vakıf gayrimenkuller; evler, dükkânlar ile bunların getirdiği gelir. İLE/||/<> Kayıt dışı, önceden belirlenenin dışında gelen gelir. | Bedava, parasız. İLE/||/<> Ücretsiz, parasız, karşılıksız. )
- AKAR ve/||/<>/> BAKAR
( Su. VE/||/<>/> Deli. )
- AKARSU ile/ve/||/<> KOYAR
( ... İLE/VE/||/<> İki akarsuyun birleştiği yer. )
- AKATLAR ile/ve AKARETLER
- AKBABA ile KALİFORNİYA AKBABASI
(
)
( CONDOR vs. CALIFORNIA CONDOR )
( ... cum GYMNOGYPS CALIFORNIANUS )
- AKBABA ile KONDOR
( ... İLE Boyu 1 m. olan 12 kg.'luk dev akbaba.[Patagonya'da] )
- AKCİĞER
SİGARA:
(")İÇİLEN(") ile/değil/yerine/></< İÇİLMEYEN
(
)
- AKCİĞER ile AKCİĞER ZARI ile AKCİĞERLİLER ile AKCİĞER GÖBEĞİ ile AKCİĞER PETEĞİ ile AKCİĞER LOPÇUĞU ile AKCİĞER KESECİKLERİ
- AKCİĞER(ÖRGEN) ile/ve KARACİĞER
( ESNÂH-I RİEVİYE: Akciğer petekleri. )
( RİE ile/ve KEBED[çoğ. EKBÂD] )
( ŞÜS ile/ve ŞÜŞ )
( LUNGS vs./and LIVER )
- AKD-İ MEBHUSÜNANH/AKD-İ MEZBUR değil/yerine/= SÖZÜ EDİLEN ANTLAŞMA/SÖZÜ EDİLEN BAĞIT
- AKİFER[Fr.] değil/yerine/= POMPALI KUYULARI BESLEYECEK JEOLOJİK YAPI
- AKIL:
CEVHER ile İŞLETİM/İ
- AKIL İLE ...:
ŞİİR YAZILMAZ ve/fakat ŞİİRE DÜZEN VERİR
- AKIL:
ÖLÇÜLEBİLİR ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇEN/R
- AKIL [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- AKIL [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- AKIL ile/ve/<> BİLİNÇ(ŞUUR)
( Akıl, bilincin, birincil aracıdır. )
( Yıkılmaya uygun/lâyık bir "akla" sahip ol! )
- AKIL ile/ve DAYANÇ/SABIR
( REASON vs./and PATIENCE )
- AKIL ile/ve/||/<> FİKİR
( Varolanları[mevcudu] bilmek. İLE/VE/||/<> Varlığı[vucudu] bilmek. )
( REASON vs./and/||/<> IDEA )
- AKIL ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- AKIL ve/||/<> MERKEZ ve/||/<> GÜNEŞ ve/||/<> ATEŞ ve/||/<> PİRAMİT ve/||/<> TENNÛRE ve/||/<> TANDIR ve/||/<> RAHMAN/RAHİM
- AKIL ile/ve NAZAR
( el-NAZAR: Düşünmek aklın bilinmeyenden bilinmeyene doğru yaptığı harekettir. )
( LOCKE[YANSI/REFLEKSİYON] ile DESCARTES )
( Bkz. H. ZİYÂ ÜLKEN - İSLÂM DÜŞÜNCESİ - ÜLKEN YAY. )
- AKIL/KAVRAM ile/ve/||/<>/> TEFEKKÜR/TERTİB ile/ve/||/<>/> MÂRİFET ile/ve/||/<>/> İLİM
( İki şey/işaret/alâmet arasında bağlantı/ilişkilendirme/birleştirme. İLE/VE/||/<>/> Düşünceleri belirli bir düzen içinde sağlamak. | İşaretleri/alâmetleri düzenlemek. İLE/VE/||/<>/> Kavramlar arası ilişkiler ya da her iki kavram arasındaki ilişki. İLE/VE/||/<>/> Tümel çıkarım/yargı. )
- AKIL ile ZEKA ile ENTELEKTÜEL ile AYDINLAR ile İSTİHBARAT ile İSTİHBARAT BÜROSU ile ZEKA TESTİ ile ZEKİ ile ENTELİJANSİYA ile ANLAŞILIR
( INTELLECT vs. INTELLECTS vs. INTELLECTUAL vs. INTELLECTUALS vs. INTELLIGENCE vs. INTELLIGENCE BUREAU vs. INTELLIGENCE TEST vs. INTELLIGENT vs. INTELLIGENTSIA vs. INTELLIGIBLE )
( عقل ile قوه درک ile خرد ile الباب ile روشنفکر ile عقلي ile معنوي ile آدم باذوق ile عقلاني ile عقلايي ile روشن فکران ile درايت ile شعور ile اطلاعاتي ile هوشمندي ile ذکاء ile خوشفکري ile فراست ile آگاهي ile مشعر ile هشياري ile هوش ile اداره اطلاعاتي ile آزمايش هوش ile باشعور ile با هوش ile تيز هوش ile کاردان ile هوشمند ile باکله ile هشيار ile باهوش ile عاقل ile با عقل ile ذکي ile طبقه روشنفکر ile مفهوم ile قابل فهم )
( AGHAL ile GHOOH DARK ile KHARD ile الباب ile ROSHNAFKAR ile AGHALY ile MANOY ile ADAM BAZOGH ile AGHALANY ile AGHALAYY ile ROSHEN FEKRAN ile DARAYT ile SHOUR ile ETLAATY ile TEOOSHMANDY ile ZEKA ile KHOSHAFKARY ile FARAST ile AGAHY ile MOSHER ile NPASHYARY ile TEOOSH ile EDAREH ETLAATY ile AZMAYSH TEOOSH ile باشعور ile BA TEOOSH ile TYZ TEOOSH ile KARDAN ile TEOOSHMAND ile باکله ile NPASHYAR ile BAHOOSH ile AGHAL ile BA AGHAL ile ذکي ile TABAGHEH ROSHNAFKAR ile MAFAOOM ile GHABEL FANPAM )
- AKILLA DÜŞÜNÜLENLER:
DUYULUR OLANLAR ve/<> DUYULUR OLMAYANLAR
- AKILLARA SEZA ile AKILLARA ŞİFA ile AKILLARA ZARAR ile AKILLARA ZİYAN
- AKILLI ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILLI TEMBELLER ile/ve
AKILSIZ ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILSIZ TEMBELLER
( Ödüllendirilmeli! İLE Teşvik edilmeli! İLE Ceza verilmeli! İLE Kovmalı! )
( Takdir etmeli! İLE Dikkat etmeli! İLE İkaz etmeli! İLE Terk etmeli! )
( [+ +] ile [+ -] ile
[- +] ile [- -] )
- AKILLI ile AKILLI İNSANLAR ile AKILLICA ile ZEKA
( CLEVER vs. CLEVER PEOPLE vs. CLEVERLY vs. CLEVERNESS )
( شاطر ile زرنگ ile باهوش ile هشيار ile زبر و زرنگ ile هفت خط ile با استعداد ile ناقلا ile زبا ile زيرک ile مرد رند ile هژير ile ضرفا ile بزيرکي ile زيرکانه ile زرنگي ile حذاقت ile هشياري ile کياست )
( SHATER ile ZARANG ile BAHOOSH ile NPASHYAR ile ZABAR VE ZARANG ile NPAFT KHAT ile BA ESTEDAD ile NAGHALA ile ZABA ile زيرک ile MARD RAND ile هژير ile ضرفا ile بزيرکي ile زيرکانه ile ZARANGY ile حذاقت ile NPASHYARY ile KYEST )
- AKIM ile/ve/değil DAMAR
- AKIM ile/ve/<> REOSTA[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Elektrik akımının yeğinliğini azaltıp çoğaltmaya yarayan aygıt. )
- AKINTI ile/ve/<>/değil DALGA/RÜZGÂR
( Suyun/denizin içinde. İLE/VE/<>/DEĞİL Suyun/denizin üstünde. )
- AKIŞ ile AKICI ile ÇİÇEK ile ÇİÇEK BUKETİ ile ÇİÇEK BAHÇESİ ile ÇİÇEK TOPLAYICI ile ÇİÇEK ÇELENK ile ÇİÇEKLİK ile ÇİÇEKLİ ile ÇİÇEKLİ ile SAKSI ile ÇİÇEKLER ile AKAN
( FLOW vs. FLOWABLE vs. FLOWER vs. FLOWER BOUQUET vs. FLOWER GARDEN vs. FLOWER PICKER vs. FLOWER WREATH vs. FLOWER-BED vs. FLOWERFUL vs. FLOWERING vs. FLOWERPOT vs. FLOWERS vs. FLOWING )
( جريان داشتن ile جاري کردن ile تندروان شدن ile بده ile جاري شدن ile جريان يافتن ile جاري شونده ile درخت گل ile شکوفه دادن ile شکفتن ile گل ile گلکاري کردن ile گل کردن ile دسته گل ile گلستان ile گلشن ile گلچين ile تاج گل ile باغچه ile پر گل ile شکفتگي ile گلدار ile گلدان ile رياحين ile ساري ile روان ile سيال )
( JARYAN DASHTAN ile JARY KARDAN ile TANDARVAN SHODAN ile BADEH ile JARY SHODAN ile JARYAN YAFTAN ile JARY SHVANDEH ile DARKHT GOL ile SHKOFEH DADAN ile SHKAFTAN ile GOL ile GOLKARY KARDAN ile GOL KARDAN ile DASTEH GOL ile GOLESTAN ile GOLSHEN ile GOLCHYNE ile TAJ GOL ile BAGHCHEH ile پر گل ile SHKAFTAGY ile GOLDAR ile GOLDAN ile رياحين ile SARY ile RAVAN ile سيال )
- AKİTTE:
TASAVVUN SURETİYLE BEYİ ile/ve/||/<> TEVLİYET ile/ve/||/<> TERÂBUH ile/ve/||/<> TEHASSÜR ile/ve/||/<> ŞİRKET ile/ve/||/<> İKÂLE ile/ve/||/<> MÜBÂDELE ile/ve/||/<> SARF ile/ve/||/<> TEVEHHÜP ile/ve/||/<> SULH ile/ve/||/<> BORÇ ile/ve/||/<> TEATİ ile/ve/||/<> HIYAR ile/ve/||/<> SELEM ile/ve/||/<> MEŞRÛİYET KEYFİYETİ ile/ve/||/<> RIZÂ VE MUVAFAKAT >< FUZÛLÎ
- AKKARINCA ile AKKARINCALAR
- AKKUPPRESSÖR[Lat.] değil/yerine/= PARMAK MASAJI İLE SAĞALTIM
- AKLA GELENİ ÖLDÜR ve/<>/< O, ÇÖL DİYORSA ÇÖLDÜR
- AKLAMAK ile AKLANMAK ile AKLATMAK ile AKLAŞMAK ile AKLAŞTIRMAK ile AKLANABİLMEK ile AKLAYABİLMEK ile AKLAYIVERMEK ile AKLAN ile AKLA YAKIN/LIK ile AKLA ZARAR ile AKLA ZİYAN ile AKLA YATKIN/LIK
- AKLÎ İLİM/LER ile/ve/<> MUHABBET İLİMLERİ
( Dönüştürmez. İLE/VE/<> Dönüştürür. )
- AKLÎ İLİMLER ile/ve/<> NAKLÎ İLİMLER
( )
- AKLÎ KAİDELER ile/ve ŞER'İ KAİDELER
- AKLI ile AKLIK ile AKLINCA ile AKLI KIT/LIK ile AKLI SIRA ile AKLI YETİK ile AKLI KARALI ile AKLI BAŞINDA ile AKLI TAM AYAR
- AKLIMA GELMİYOR ile/ve/değil AKLIMA GETİREMİYORUM
- AKLIN İLKELERİ ve/+/<> 4.[DÖRDÜNCÜ] DURUM[: KESİNLİKLE (HİÇBİR BİÇİMDE/ZAMAN) BİLİNEMEZ/LİK/LER]
- AKMAK ile AKMAN ile AKMAZ ile AKMA HANÇER ile AKMA SINIRI
- AKOMPANYA[Fr.] ile AKOMPANYATÖR[Fr.]
( Eşlik etme. İLE Müzikte eşlikçi. )
- AKORTLAMAK ile AKORTLANMAK ile AKORTLATMAK ile AKORTSUZLAŞMAK ile AKORTSUZLAŞTIRMAK ile AKOR ile AKORT ile AKORTLU ile AKORTÇU/LUK ile AKORTSUZ/LUK
- AKR -ile
( 52 ar değerinde, eski bir Fransız/İngiliz yer ölçüsü.[Günümüzde, İngiltere'de, 1 akr = 4840 yarda kareye yani 40,47 ar'a, 4046,724 m²'ye eşittir.] )
- AKR[Fr.] değil/yerine/= EKİLİ TOPRAK YÜZEY ÖLÇÜSÜ BİRİMİ
- AKRABA/LIK ile AKRABA DİLLER
- AKREMAYER[Fr.] ile LOKOMOTİF[FR. < LOCOMOTIVE]
( Dağa tırmanmakta kullanılan, tekerlekleri dişli lokomotif. İLE Tren vagonlarını çeken, tekerlekli, buharlı, elektrikli, termik motorlu ya da sıkıştırılmış havalı makine. )
- AKREP ile AKREPLER
- AKROPATİ[Fr.] değil/yerine/= EL VE AYAK UCLARINDAKİ SAYRILIKLAR
- AKROTER[Fr.] değil/yerine/= TABAN | TRABZANDA AYAKLIK BİÇİMİNDE SAĞLAMLAŞTIRMA ÖĞESİ | TABANDAKİ ÇIKINTILI BEZEME [MİMARLIK]
- AKRU/AQRU ile AKUR/AQUR ile ARAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yavaşça. İLE Ahır. İLE Ahır. )
- AKŞAM İNGİR
- AKSELERASYON ile/||/<> AKSELERATÖR ile/||/<> AKSELERE
( İvmelenme. | Hızlanma. | Yeğinleşme. İLE/||/<> İvmelendirici. İLE/||/<> İvmeli. | Hızlanmış. | Yeğinleşmiş. )
- AKSELERASYON ile/||/<> AKSELERATÖR ile/||/<> AKSELERE ETMEK
( Hızlanma, ivme. İLE/||/<> Hızlandırıcı. İLE/||/<> Hızlandırmak. )
- AKSELERATÖR/ACCELERATOR[İng.] değil/yerine/= İVMELENDİRICİ
- AKSELEROMETRE[Fr.] değil/yerine/= İVMEÖLÇER
- AKSEPTANS ile/||/<> AKSEPTÖR ile/||/<> AKSESİBİLİTE
( Kabul belgesi. İLE/||/<> Alıcı, kabul eden. İLE/||/<> Ulaşabilirlik. )
- AKSEPTÖR/ACCEPTOR[İng.] değil/yerine/= ALICI
- AKSESUAR ile AKSESUARCI/LIK
- AKSESUAR/ACCESSOIRE[Fr.]/ACCESSORY[İng.] değil/yerine/= EK/DONATIMLIK/TAMAMLAYICI ÖĞE
- AKSİLLA ile/||/<> AKSİLLER
( Koltukaltı. İLE/||/<> Koltukaltı [ile ilgili]. )
- AKSİYON[Fr./İng. < ACTION] değil/yerine/= EYLEM | HİSSE SENEDİ
( Bir kuvvetin, nesnel bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. | İnsan etkinliğinin ya da iradesinin açığa çıkması. | Hareket, iş. | Sermayenin belirli bir bölümü. | Hisse senedi. [AKSİYONER: Hissedar.] | Bir oyuncunun, sahne üzerindeki hareketi. | Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. )
- AKSİYON ile ETKİ VE TEPKİ ile EYLEMLER
( ACTION vs. ACTION AND REACTION vs. ACTIONS )
( کنش ile عمل ile فعل ile عملکرد ile اقدام ile فعل و انفعال ile عمليات ile افعال )
( KONASH ile AMEL ile FEL ile AMOLKARD ile EGDAM ile FEL VE ENFAAL ile AMELYAT ile AFAAL )
- AKSON[Fr. AXONE < Yun.] ile/ve/||/<> DALLANTI/DENDRİT[Yun. < DENDRON: Ağaç.] ile/ve/||/<> SİNİR KAVŞAĞI/SİNAPS[İng. < SYNAPSE]
( Her bir sinir gözesinde 10.000'e kadar dendrit olabilir fakat sadece bir akson vardır. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Akson ve dendritler arasındaki sinirsel iletilerin gerçekleştiği yerler. )
( İnsan beyninde yaklaşık 5.000.000 km. akson, 1 katrilyon sinaps vardır. )
( Akson, küçük bir nöron hücresinden binlerce kat daha uzun olabilir. [Bazı kişilerde aksonların uzunluğu 1.5 metreyi bulabilmektedir.] [Zürafalarda bulunan en uzun akson 4.5 metre uzunluğundadır.] )
( Sinir gözelerinin uyarımını ileten plazma uzantısı. İLE/VE/||/<> Sinir gözesinin öteki sinir gözesinden alınan elektrokimyasal uyartının ve verinin gövdeye iletilmesini sağlayan, kısa, dal benzeri yapılar. İLE/VE/||/<> Sinir gözelerinin öteki sinir gözelerine, kas ya da salgı bezleri gibi sinir gözesi olmayan gözelere iletim olanağı tanıyan özelleşmiş bağlantı noktaları. İki sinir gözesi arasındaki iletişim bölgesi. )
- AKTAR[Ar. < ATTÂR] değil/yerine/= BAHARATÇI
( Baharat ya da güzel kokular satan kişi ya da dükkân. | İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt vb. satılan dükkân. )
- AKTIVATÖR/ACTIVATOR[İng.] değil/yerine/= ETKINLEŞTİRICİ
- AKTİVATÖR ile/||/<> REPRESSOR
( Aktivatör gen açar İLE repressor gen kapatır. )
( Formül: Gene on İLE gene off )
- AKTÖR/LER ile/ve/değil/yerine/<>/>< FAKTÖR/LER
( [değerlendirmede/yorumlamada/konuşmada] Kişi/ler. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>< Konu/kavram/olay/olgular. )
- AKTÜER[Fr.] değil/yerine/= AKTÜARYA[Fr.]
( Olasılık ve istatistik hesapları toplumsal öngörülere, parasal konulara ve sigorta işlerine uygulayan sigorta uzmanı. İLE/VE/||/<>/> Aktüerin işlevi. )
- AKUPUNKTUR YAPMAK ile AKUPUNKTUR
( ACUPUNCTUATE vs. ACUPUNCTURE )
( سوزن فروکردن ile طب سوزني ile سوزن درماني )
( SOZAN FOROKARDAN ile TAB SOZANY ile SOZAN DARMANY )
- AKUPUNKTUR ile AKUPUNKTURCU/LUK
- AKUPUNKTUR değil/yerine/= İĞNELİEM
- AKUPUNKTUR ile/||/<> MODERN AĞRI TEDAVİSİ
( Akupunktur enerji meridyenlerine iğne batırma İLE modern tedavi ilaç ve cerrahi kullanır. )
( Çin Hekimleri tarafından -100 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- AKUR -ile
( Yaralayan, ısıran, azgın, kuduz hayvan. )
- AKUŞÖR[Fr.] değil/yerine/= DOĞUM UZMANI, ERKEK EBE
- AKUSTİKÇİLER ile MATEMATİKÇİLER
( Gizi savunanlar. İLE Açıklığı savunanlar. )
- AKYUVAR/LÖKOSİT ile/ve/||/<> ALYUVAR/ERİTROSİT
( Kan, lenf vb. gövde sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak göze. Bağışıklık düzeninin bir parçası olan beyaz kan gözeleri. İLE/VE/||/<> Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük göze. Oksijen taşıyan kırmızı kan gözeleri. )
- ALABİLİR ile/ve/||/<> ALLAH BİLİR
- ALAÇIK:
ÇARDAK ile/ve/||/<> ÇADIR
( Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak; alaçık. | Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. İLE/VE/||/<> Keçeden yapılan çadır. )
- ALÂKADAR değil/yerine/= İLGİLİ/İLİŞKİN
- ALALEKSER değil/yerine/= ÇOĞUNLUKLA
- ALÂMET[Ar.] ile ESER[Ar.]
- ALAN ile ALANLAR
( AREA vs. AREAS )
( عرصه ile ناحيه ile بلد ile منطقه ile ساحت ile حوزه ile مساحت ile محوطه ile زمينه ile سطح ile مناطق ile نواحي )
( ARSEH ile NAHYYEH ile BOLD ile MANTEGHEH ile SAHAT ile HOZEH ile MOSAHAT ile MAHVATEH ile ZAMYNAH ile SATH ile MENATEGH ile NAVAHY )
- ALAN ile/ve/< ÂLEM ile/ve/< ŞUBE ile/ve/< SINIF ile/ve/< TAKIM ile/ve/< AİLE ile/ve/< CİNS ile/ve/< TÜR
( ZÜMRE[Ar.]: Alttakım. )
( LEOPAR: Eukarya alanının, Hayvan/Animalia âleminin, Chordata şubesinin, Memeli/Mammalia sınıfının, Etobur/Carnivora takımının, Felidae ailesinin, Panthera cinsinin, Panthera Pardus türündendir. )
( Taksonomi Nedir? Sınıflandırma Biliminin Temel Kuralları )
( DOMAIN vs./and/||/<>/< REGNUM vs./and/||/<>/< FILUM vs./and/||/<>/< CLASSIS vs./and/||/<>/< ORDO vs./and/||/<>/< FAMILIA vs./and/||/<>/< GENUS vs./and/||/<>/< SPECIES )
- ALÂNGIR ile/= GELENİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Küçük bir hayvan. )
- ALARM değil/yerine/= UYARI/AYTAR
- ALAVALTER[Fr.] değil/yerine/= BİR TÜR KRAVAT BAĞLAMA
- ALAYCI TUTUM/LAR yerine SAYGI GÖSTERMEK
- ALBASTER -ile
( [eskiden] Camlara renk vermek için ince kesit olarak kesilmiş renkli mineraller kullanılan yöntemin adı. )
- ALBATR[Yun.] değil/yerine/= KAYMAK AŞI VE SU MERMERİ
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZÛ [PAYLAŞILIR/PAYLAŞILABİLİR]
- ALÇI:
ADİ/STÜK ile ANHİDRİT ile DÖŞEME ile GÖZENEKLİ ile İNCE İNŞAAT ile KABA İNŞAAT ile KALIP ile KATKILI ile MERMER ile PARİS ile PİYASA ile SIVA ile ŞAPLI ile YÜKSEK DİRENÇLİ
( ANHİDRİT[Fr. < ANHYDRITE]: Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat. )
- ALÇI PENCERE/REVZEN[Fars.] ile KAFA PENCERESİ/REVZEN-İ MENKUŞ[Fars., Ar.]
( Camilerde, genellikle açıtların iç ve dış yüzlerine, birer revzen yerleştirilir. Bunlardan, nakışlı camlarla süslü olan içtekine, içlik; adi camlı olan dıştakine, dışlık adı verilir. İLE Nakışlı camlarla yapılmış alçı pencere, nakışlı revzen, vitray. )
- ALDAR ile ALDATIR
( Aldatır. )
- ALDATILABİLİR ile ALDATMAK ile ALDATICI ile ALDATICI
( DECEIVABLE vs. DECEIVE vs. DECEIVER vs. DECEIVING )
( فريب پذير ile گول زدن ile فريفتن ile مکر کردن ile نيرنگ زدن ile غافل کردن ile رنگ کردن ile گولزدن ile ريا کردن ile دغل کاري کردن ile تزوير کردن ile مغبون کردن ile تدليس کردن ile دغل بازي کردن ile مکر زدن ile تحميق کردن ile فريب دادن ile فريبده ile فريبکار ile غلط انداز ile غشاش ile سرتراشي )
( FARYBE PAZYR ile GOL ZADAN ile FARYFATAN ile MOKR KARDAN ile NEYRANG ZADAN ile GHAFEL KARDAN ile RANG KARDAN ile GOLZADAN ile RYA KARDAN ile DAGHEL KARY KARDAN ile TEZOYR KARDAN ile MOGHBOON KARDAN ile TADELYS KARDAN ile DAGHEL BAZY KARDAN ile MOKR ZADAN ile TAHAMYGH KARDAN ile FARYBE DADAN ile فريبده ile FARYBEKAR ile GHALT ANDAZ ile غشاش ile سرتراشي )
- ALEMDAR ile/||/<> BAYRAKTAR/SANCAKTAR
( Bayraktar. İLE/||/<> Yeniçerilerin bayrağını taşıyan subay.[Sonradan "Sancaktar" adı verildi] )
- ALENGİR ile ALENGİRLİ
- ALENÎ[Ar.] ile/ve/||/<> ÂŞİKÂR[Ar.]
( Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde olan/yapılan. İLE/VE/||/<> Açık, apaçık, belirli, ortada, meydanda. )
- ALENÎ[Ar.] ile ÂŞİKÂR[Ar.] ile ÂYÂN[Ar.] ile BÂRİZ[Ar.] ile BEDİHÎ[Ar.] ile DEFİSİTER ile MUBÎN ile MÜNHAL[Ar.] ile MÜSTEHCEN[Ar.] ile SARÎH[Ar.] ile ÜRYÂN[Ar.] ile VÂZIH[Ar.]
( Açık. )
- ALEV ALEV ile/ve/||/<> CAYIR CAYIR
- ALEYHTAR değil/yerine/= KARŞITÇI
( Bir işe, davranışa ya da düşünceye karşı çıkan, karşı olan. )
- HİDROKSİ ASİTLER:
ALFA(AHA) ile/ve/||/<> BETA(BHA)
- ALFRED PRUFROCK'UN AŞK TÜRKÜSÜ[T S ELIOT] ŞİİRİNİN ÇEVİRİSİNDE:
CAN YÜCEL ile SUPHİ AYTEMUR ile NURDAN SÜMER
- ALGEBRAİC NUMBER ile/||/<> TRANSCENDENTAL
( Algebraic polinom kökü, transcendental değil. )
( Formül: Polynomial root İLE not )
(1996'dan beri)