N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 11.702 başlık/FaRk ile birlikte,
11.702 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(37/48)
- REN ile/ve/||/<> MOSEL ile/ve/||/<> KOBLENZ(ALMANYA)
- RENKLEMEK ile RENKLENMEK ile RENKLENDİRMEK ile RENK ile RENKLİ/LİK ile RENKÇİ/LİK ile RENKSİZ/LİK ile RENK KÖRÜ ile REN GEYİĞİ ile RENK ÖLÇME ile RENK BİLİMİ ile RENK YUVARI ile RENKLİ FİLM ile RENK CÜMBÜŞÜ ile RENK KÖRLÜĞÜ ile RENKLİ BASIN ile RENKLİ DEVRİM ile RENKLİ İŞİTME ile RENKLİ TELEVİZYON
- REORGANİZASYON/REORGANIZATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN DÜZENLEME
- REPARASYON/REPARATION[İng.] değil/yerine/= ONARIM
- REPERFÜZYON/REPERFUSION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN KANLANMA
- REPETİTİF/REPETITIVE[İng.] değil/yerine/= YINELEYEN
- REPLANTASYO/N REPLANTATION[İng.] değil/yerine/= YERİNE TAKMA | YENİDEN EKİM
- REPLİCATION İLE TRANSCRİPTİON İLE TRANSLATION ile/||/<> SENTRAL DOGMA
( Genetik bilgi akışı. )
( Formül: DNA → RNA → Protein )
- REPLİKASYON İLE TRANSKRİPSİYON İLE TRANSLASYON İLE MODİFİKASYON ile/||/<> GEN İFADE BASAMAKLARI
( DNA dan işlevsel proteine kadar olan moleküler süreçler. )
( Formül: DNA → RNA → Protein → İşlev )
- REPLİKASYON/REPLICATION[İng.] değil/yerine/= EŞLENME
- REPLİKASYON ile/||/<> REKOMBİNASYON
( Replikasyon DNA kopyala İLE rekombinasyon karışım. )
( Formül: Aynı İLE karıştırma )
- REPLİKASYON ile TRANSLASYON
( DNA'nın, kendini kopyalaması süreci. İLE mRNA'nın, proteinlere çevrilmesi. )
- REPOLARİZASYON/REPOLARIZATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN KUTUPLANMA
- REPRESENTATION :/yerine TEMSİL
- REPRESENTING vs. EXPRESSION
- REPRESYON/REPRESSION[İng.] değil/yerine/= BASTIRMA
- REPRODÜKSİYON/REPRODUCTION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALMA, ÇOĞALTIM, ÜREME
- REPTASYON ile/||/<> ROUSE MODEL
( Reptasyon yılan hareketi dolaşık, Rouse serbest zincir. )
( Formül: Entangled İLE dilute )
- REPUBLICAN :/yerine CUMHURİYETÇİ
- REPÜLSİYON/REPULSION[İng.] değil/yerine/= İTME, | GERİ TEPME, | UZAKLAŞTIRMA
- REPUTATION :/yerine ÜN, İTİBAR
- RES/RETICULOENDOTHELIAL SYSTEM[İng.] değil/yerine/= RETİKÜLOENDOTELİYAL DÜZEN
- RE'SEN[Ar.] ile RESEN[Fars.]
[ikisi de "REYSEN" değil!]
( Kendi kendine, kendi başına, kimseye danışmadan. İLE İp, urgan, halat. )
- RESENKRONİZASYON/RESYNCHRONIZATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN EŞ ZAMANLAMA
- RESERVATION :/yerine REZERVASYON
- RESIDENT :/yerine SAKİN, OTURAN
- RESİMLEMEK ile RESİMLEŞMEK ile RESİMLENDİRMEK ile RESİM/LİK ile RESİMCİ/LİK ile RESİMLİ ile RESİM YAZI ile RESİMLİ ROMAN
- RESİPROKASYON/RECIPROCATION[İng.] değil/yerine/= KARŞILIKLI OLUŞMA
- RESMEN ile KESİN
- RESMEN ile/değil RE'SEN
( Devlet adına, devletçe, resmî olarak. | Yasaya, yönteme uygun olarak, yöntemince. | Kesinlikle, açıkça, kesin olarak. İLE/DEĞİL Kendi başına, kendiliğinden. | Bağımsız olarak, kimseye bağlı olmaksızın. )
- RESOLUTION :/yerine ÇÖZÜM, KARAR
- RESONANCE vs. VIBRATION
- RESPIRASYON/RESPIRATION[İng.] değil/yerine/= SOLUNUM
- RESPONDENT :/yerine CEVAPLAYAN
- RESPONSIBILITY vs. OBLIGATION
- RESPONSIBILITY vs./and DECISION
- REST :/yerine DİNLENMEK, GERİ KALAN
- RESTAURANT :/yerine RESTORAN
- RESTORASYON/RESTORATION[İng.] değil/yerine/= ONARIM
- RESTORASYON değil/yerine/= ÖZONARIM
- RESTORE ile RESTORASYON
- RESTRICTION :/yerine KISITLAMA
- RESTRİKSİYON/RESTRICTION[İng.] değil/yerine/= KISITLAMA
- RESÜSİTASYON/RESUSCITATION[İng.] değil/yerine/= YENİDEN CANLANDIRMA
- RETAIN :/yerine TUTMAK
- RETANSİYON/RETENTION[İng.] değil/yerine/= BİRİKİM | ALIKONULMA
- RETARDASYON/RETARDATION[İng.] değil/yerine/= GERİLİK, | GECİKME
- RETRAKSİYON/RETRACTION[İng.] değil/yerine/= ÇEKİLME
- RETRANSPLANTASYON/RETRANSPLANTATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN NAKİL
- RETROSYNTHESIS ile/||/<> SYNTHESIS PLANNING ile/||/<> REACTION PREDICTION ile/||/<> SENTEZ ALGORİTMALARI
( Bilgisayarlı sentez planlama. )
( Formül: Product → Precursors )
- RETROVERSİYON/RETROVERSION[İng.] değil/yerine/= GERİYE DÖNÜKLÜK
- RETURN :/yerine GERİ DÖNMEK
- REVÂKİYUN ile/ve/değil/yerine MEŞŞAİYUN[Ar.]/PERİPATETİZM[Fr. < Yun.]
( Belirli ve kapalı bir ortamda aktarımda/paylaşımda bulunanlar. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yürüyerek ve açık havada aktarımda/paylaşımda bulunanlar. )
( Platon ve Aristoteles uygulaması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sokrates uygulaması/tutumu. )
- REVALÜASYON değil/yerine/= DEĞER YÜKSELTİMİ
- REVÂN[Fars.] değil/yerine/= AKICI SÖZ
( Yürüyen, giden, akan, su gibi akıp giden [söz]. | Can, nefs-i nâtıka. | Hemen, derhal. )
- REVANLAŞMAK ile REVA ile REVAK ile REVAN ile REVAÇ
- REVASKÜLARİZASYON/REVASCULARIZATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN DAMARLANMA
- REVELATION değil/yerine/= GİZAÇILIM
- REVERBERASYON/REVERBERATION[İng.] değil/yerine/= YANKILANMA
- REVİZYON/REVISION[İng.] değil/yerine/= GÖZDEN GEÇİRME
- REVİZYON değil/yerine/= ONARIM
- REVİZYON ile REVİZYONCU/LUK ile REVİZYONİST ile REVİZYONİZM
- REVOLUTION :/yerine DEVRİM
- REVZEN ile PENCERE
( PENCERE )
- REYHAN[Ar.] ile/||/<> FESLEĞEN[Yun.]
( Ballıbabagillerden, yaprakları güzel kokulu bir süs bitkisi.[Nane ailesine aittir ve özellikle Akdeniz mutfağında sıkça kullanılır. Kendine özgü baharatlı ve kekiksi tadı vardır.] İLE/||/<> Akdeniz bölgesine özgüdür ve güçlü bir taze ve baharatlı kokusu vardır.[Fesleğen, doğu ve güney Anadolu'da çoğunlukla reyhan olarak bilinse/kullanılsa da fesleğenin irili ufaklı yaprak çeşitliliğiyle birlikte aynıdır.] )
( GÜZEL KOKU, RIZIK, RIZIK-I MÂNEVÎ | FESLEĞEN )
( ORIGANUM VULGARE vs./||/<> OCIMUM BASILICUM )
( ... ile İSPERHEM/İSPERGEM )
( ... ile DAYMURÂN )
- REYHAN ile MOR REYHAN
- REYHAN ile REYHANİ ile REYHANLI
- REZARVASYON değil REZERVASYON
- REZEKSİYON/RESECTION[İng.] değil/yerine/= KESİP ÇIKARMA
- REZERV ile REZERVASYON
- REZİDÜEL/RESIDUAL[İng.] değil/yerine/= ARTA KALAN
- REZOLÜSYON[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜLME | DÜZELME | ÇÖZÜNÜRLÜK
- REZORPSİYON/RESORPTION[İng.] değil/yerine/= GERİ EMILIM
- RFE/RECURSIVE FEATURE ELEMINATION[İng.] değil/yerine/= YINELEMELİ ÖZNİTELİK ELEME
- RFID/RADIOFREQUENCY IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= RADYO FREKANSLA TANIMLAMA
- RICH :/yerine ZENGİN
- RIDVÂN[Ar.] ile Rıdvân[Ar.]
( Hoşnutluk, râzı olma. İLE Cennetin kapıcısı olan büyük melek. )
- RİEMANN ZETA ile/||/<> DİRİCHLET L-FUNCTİON
( Zeta ζ(s) asal dağılım, L-function karakter genelleme. )
( Formül: Prime distribution İLE character extension )
- RİEMANN ile/||/<> LEBESGUE ile/||/<> STİELTJES ile/||/<> İNTEGRAL TÜRLERİ
( Farklı integral tanımları ve uygulamaları. )
( Formül: ∫f dg (Stieltjes) )
( Bernhard Riemann tarafından 1859 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1826-1866) (Ülke: Almanya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Riemann geometrisi, kompleks analiz) )
- RİGAUDON ile ...
( Bir tür dans. )
- RIGHT vs. GOOD vs. BEAUTIFUL vs. MERIT [IN RELIGION]
( Rational. vs. Ethic. vs. Aesthetics. vs. Religious. )
- RIH[Fars.] ile RIHDAN[Fars.]
( Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir tür kum. İLE Rıhın konulduğu kap. )
- RING-CLOSING METATHESIS ile/||/<> CYCLIZATION REACTION
( Ring-closing metathesis olefin metathesis yoluyla halka oluştururken İLE cyclization reaction farklı mekanizmalarla halka kapatır )
( Formül: Grubbs catalyst )
- RİSÂLE ile/ve/||/<> METİN
- RİSK ile/değil HEYECAN
( [not] RISK vs./but EXCITEMENT )
- RİTİM ENSTRÜMAN değil/yerine/= VURMALI ÇALGILAR
- RİTÜEL ile/ve/||/<> RUTİN
- RİYÂLE/RİYALA ile/ve/||/<>/> RİYALE-İ HÜMÂYUN
( Osmanlı bahriye teşkîlâtında, kaptan paşadan sonra gelen üç büyük amiral rütbesinden üçüncüsü. [öteki rütbeler: KAPUDÂNE ve PATRONA] | Bu rütbedeki amiralin kumanda ettiği gemi. İLE Riyâle yönetimindeki gemi. )
- RODIN ile GIACOMETTI
- ROL ALMAK/ALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖREV ALMAK/ALAN
- RÖLAKSASYON/RELAXATION[İng.] değil/yerine/= GEVŞEME
- ROMAN YAZIMI:
ÖVMEK İÇİN değil SORGULA(T)MAK İÇİN
- ROMAN ve/||/<> FELSEFE
- ROMANLAŞMAK ile ROMANLAŞTIRMAK ile ROMAN ile ROMANS ile ROMANCI/LIK ile ROMANİST ile ROMANTİZM
- ROMEN ile ROMEN DİLLERİ ile ROMEN RAKAMLARI
- RÖNTGENLEMEK ile RÖNTGEN ile RÖNTGENCİ/LİK
- RÖPRODÜKSİYON[Fr.] değil/yerine/= ÇOĞALTMA
( Aslını bozmadan yapılan taklit. | Bir sanat yapıtının kopyası ya da taklidi. )
- ROS İLE MİTOKONDRİ İLE ANTİOKSİDAN ile/||/<> OKSİDATİF STRES
( Serbest radikal hasarı ve yaşlanma. )
( Formül: O₂⁻ → H₂O₂ → H₂O )
- ROTASYON/ROTATION[İng.] değil/yerine/= DÖNME
- ROTASYON[Fr./İng. < ROTATION] değil/yerine/= DÖNGÜ/DÜZENLİ DEĞİŞİM
- ROTASYON ile SİRKÜLASYON
- ROUGHİNG İLE TURBO İLE CRYO İLE ION ile/||/<> VAKUM POMPALARI
( Vakum oluşturma teknolojileri. )
( Formül: P < 10^-3 mbar (HV) )
- ROUTINE :/yerine RUTİN
- RÜÇHAN ile RÜÇHAN HAKKI
- RUH:
"BİLİNEMEYEN" ile/ve/değil/||/<>/< GÖRÜNEMEYEN
- RUHBAN/RAHBAN ile/değil/yerine RUHANÎ
( Egemenlik için uğraşırlar. İLE/DEĞİL/YERİNE Hizmete yöneliklerdir. )
- RÜKN ile ...
( BİR ŞEYİN EN SAĞLAM TARAFI, TEMEL DİREĞİ | KOLON, DİREK | NÜFUZLU, ÖNEMLİ, KUVVETLİ KİŞİ | İSLÂM HUKUKUNDA SÖZLEŞMENİN KURULMUŞ SAYILMASI İÇİN BULUNMASI GEREKLİ ŞARTLAR )
- RÜKÜ ile RÜKÜN ile RÜKÜŞ/LÜK
- RÜKÛN[Ar. < REMS] ile RÜKN[Ar. çoğ. ERKÂN] ile RÜKÛNET[Ar.]
( Can ve gönülden eğilim/meyil. İLE Bir şeyin en sağlam tarafı, temel direği. | Kolon, direk. | Güçlü, nüfuzlu, önemli kişi. | İslâm tüzesinde/hukukunda sözleşmenin kurulmuş sayılması için bulunması gerekli şartlar. İLE Ağırbaşlılık, gururluluk. )
- RÜKÛN ile/ve/||/<> ŞART ile/ve/||/<> HÜKÜM ile/ve/||/<> SENET
( SUPPORT avec/et/||/<> CONDITION avec/et/||/<> CONSEQUENCE LEGALE avec/et/||/<> PREUVES A L'APPUI )
- RÜKÛN[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]
- RÜKÜŞ[Ar. < RUKŞE] ile ŞILLIK[Erm.] ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.]/KOKOT[Fr. < COCOTTE] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile KALTAK[Yun.] ile ÖKSE[Yun.] ile SÜRTÜK
( Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE İffetsiz, namussuz kadın. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. | Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın. | Hayat kadını, fahişe. )
- RULMAN[Fr.]
( Mekanik ve elektrikli düzeneklerde, kayma sürtünmesi yerine bir yuvarlanma sürtünmesini sağlayarak enerji kayıplarını azaltmak için yataklar ile muylular arasına yerleştirilen parça. )
- RUMINASYON/RUMINATION[İng.] değil/yerine/= GEVİŞ GETİRME | DÜŞÜNÜP DURMA
- RUN :/yerine KOŞMAK
- RÛŞEN[Fars.] ile ...
( Aydın, parlak. | Belirli, meydanda. )
- RUŞEYM/SÜVEYDÂ[Ar.]/ALBUMEN[Fr.] değil/yerine/= BESİÖRÜ/OĞULCUK
( Tohumun içindeki dölütü çevreleyen ve gelişinceye kadar beslenmesini sağlayan doku. )
- RUSSIAN :/yerine RUS
- RÜŞVET ile RÜŞVET ALAN ile RÜŞVET VERMEK ile RÜŞVET VEREN ile RÜŞVET VERMEK
( BRIBE vs. BRIBE TAKER vs. BRIBEE vs. BRIBER vs. BRIBING )
( رشوه دادن ile رشوه ile حق و حساب ile رشوه خوار ile مرتشي ile راشي )
( RASHOOH DADAN ile RASHOOH ile HAGH VE HASAB ile RASHOOH KHAR ile مرتشي ile راشي )
- RUTENYUM[Fr.][Ruthenia eyalet adından]
( Atom numarası 44, atom ağırlığı 101.7, yoğunluğu 12.3 olan, 2400 °C'de ergiyen, sert, kırılgan, havada kolayca oksitlenen bir öğe. [Simgesi: Ru.] )
- RUTİN[Fr./İng. < ROUTINE] değil/yerine/= SÜRENEK/SIRADAN/ALIŞILAGELMİŞ/ALIŞILAGELEN
- RÜYÂ ile KARABASAN
( DREAM vs. NIGHTMARE )
( HÂB ile KÂBÛS )
- RÜZGÂR ile FÖN
- YEL/RÜZGÂR ile TİPİ/BORA/BURAN
( ... İLE/VE Şiddetli kar yağışı, kar fırtınası. )
( WIND vs. BLIZZARD )
- SAATLER OLSUN değil SIHHATLER OLSUN
- ŞA'B[çoğ. ŞUÛB] ile ŞÂB/ŞÂBB[Ar. < ŞEBÂB | çoğ. ŞÜBBÂN] ile ŞÂB[Fars.]
( Cemaat, taife, kabile. | Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taşlar. | Bölünmüş, parçalanmış şey. | Kafatasındaki çatlaklık. İLE Genç, delikanlı; yiğit. İLE Şap. )
- SABAH değil/yerine/= ERTEN
- SABAH[Azr.] = YARIN[Tr.]
- SABAHLAMAK ile SABAHLATMAK ile SABAHLAYABİLMEK ile SABA ile SABAH/LIK ile SABAN ile SABAHÇI/LIK ile SABAH YELİ ile SABAH AKŞAM ile SABAH EZANI ile SABAH KEYFİ ile SABAH SABAH ile SABAH VAKTİ ile SABA RÜZGARI ile SABAH KOŞUSU ile SABAH NAMAZI ile SABAN BALIĞI ile SABAN DEMİRİ ile SABAN KEMİĞİ ile SABAN KULAĞI ile SABAHÇI KAHVESİ ile SABAH KAHVALTISI
- SABAN ile KARASABAN
( Demir uclu tarım aracı. İLE Toprağı sürmede kullanılan ilkel bir tarım aracı. )
- SABAN ile KOTAN
( ... İLE Büyük saban. )
- SABAN/PULLUK[Rusça PLOUG] ile SAPAN
( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. @@ ... )
( NEVCER ile ... )
( GIBÂZ ile ... )
( PLOUGH ile ... )
( ARATRUM ile ... )
( ARATRO con ... )
( AROTRON ile ... )
( PELEUGH ile ... )
- SÂBIKAN[Ar.] ile SÂBIKÎN[Ar. < SÂBIK]
( Daha önce, bundan önce. İLE Geçmişler, önce gelmiş olanlar. )
- SABIN değil SABUN
- SABIRLI KİŞİLER:
GEMİLERİ YAKAN ile/ve/değil/||/<>/> LİMANLARI YAKAN
- SABİT/CONSTANT değil/yerine/= DURGAN/DURAĞAN
- SABİT ile/ve DEĞİŞMEYEN
( FIXED vs./and INVARIABLE )
- ŞABLON ile/ve/||/<> HARİTA
- ŞABLON ile ŞABLONCU/LUK
- SABRI OLMAYAN ile/ve/değil/yerine/>/<>/>< RÂZI OLAN
( İntizar eden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>/<>/>< Zevk eden. )
- SABUN[Ar. < ŞÂBÛN] ile ARAP SABUNU
( Kirli ve yağlı şeyleri temizlemekte kullanılan, türlü yağlarla alkaliler birleştirilerek yapılan nesne. | Bu nesnenin kalıp durumunda olan biçimi. İLE Potasla yapılan, yumuşak, esmer bir sabun. )
- SABUN ile BUZ
( SOAP vs. ICE )
- SABUN ile/||/<> DETERJAN
( Sabun doğal yağlardan İLE deterjan sentetik )
( Formül: Yağ + Baz → Sabun İLE Petrol türevleri )
- SABUN ve KİL
- SABUN ile/ve/||/<> KÖPÜK
( ... İLE/VE/||/<> Sabun, deterjan vb.nin suda erimesinden oluşan beyaz kabarcık. | Çalkanan, kaynatılan, mayalanan, yukarıdan dökülen sıvıların üzerinde oluşan hava kabarcıkları yığını. | Yapay olarak elde edilen, yumuşak ve esnek dolgu gereci. | Gaz ve buharların sıvı katmanları ile kuşatılmasından oluşan yığın. | Hayvanların, bazı kez de kişilerin ağzında görülen salyamsı kabarcıklar. )
- SABUN ile/değil SABUNTAŞI
( ... İLE/DEĞİL Terzilerin, kumaşı işaretlemek için kullandıkları, yeşilimsi ya da beyaz renkli, sertliği 1° olan magnezyum silikat. )
- SABUN ile/ve ŞAMPUAN
( Sabun ile ilgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
(
)
( BERHÛH ile/ve ... )
( SOAP vs./and SHAMPOO )
- SAÇ-BAŞ (DARMADAĞIN)
- SAÇ ile AHCEN
( Kıvırcık saç. )
- SAÇ ile/<> LEPİSKA[Leipzig kentinin adından]
( ... İLE/<> Uzun, sarı ve yumuşak saç. )
- SAÇAK ile SAYVAN[Fars.]
( ... İLE Güneşten, yağmurdan korunmak için ya da süs olarak, bir şeyin üzerine çekilen, dam saçağı gibi düz ya da eğilimli örtü. | Evlere bitişik, önü açık, direkler üzerine oturtulmuş, üzeri örtülü yer. | Kulak kepçesi. )
- SACHER-MASOCH ile/ve/||/<>/> RICHARD FREIER von KRAFT-EBING ile/ve/||/<>/> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> JACQUES LACAN ile/ve/||/<>/> GILLES DELUZE
( [Mazoşizm Üzerine Kitaplar/ı...]
1870'te. İLE/VE/||/<>/> 1886[Eşeyselliğin Psikopatolojisi] İLE/VE/||/<>/> 1905[Eşeysellik Kuramı Üzerine Üç Deneme], 1920[Haz İlkesinin Ötesinde], 1924[Mazoşizmin Ekonomik Sorunu] İLE/VE/||/<>/> 1957[konuşması], 1973[Aşk ve Şehvet Üzerine] İLE/VE/||/<>/> 1964[XI. Seminer] İLE/VE/||/<>/> 1967[Sacher-Masoch'un Sunumu] )
- SÂCİD[< SECDE]:
SECDE EDEN, ALNINI YERE KOYAN -<
- SAÇLARDA:
GÜR ile YOĞUN
- SAÇLARIN BEYAZLAMASI:
YASTAN ile/değil/yerine YAŞTAN
- SAÇLARIN BÜYÜME DÖNGÜSÜ AŞAMALARI:
ANAGEN ile/ve/<>/> CATAGEN ile/ve/<>/> TELOGEN
- SAÇMA-SALAK değil SAÇMA-SAPAN
- SAÇMA(SAPAN) ile KELALÂKA
- SAÇMAK ile SAÇMALAMAK ile SAÇMALAŞMAK ile SAÇMALAŞTIRMAK ile SAÇMALAYABİLMEK ile SAÇMACI/LIK ile SAÇMALIK ile SAÇMA SAPAN
- SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR:
BİÇİMSİZ ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK ile/ve/||/<> SALDIRI ile/ve/||/<> KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA ile/ve/||/<> TARTIŞMALI NEDEN ile/ve/||/<> İSTATİSTİKSEL HATA ile/ve/||/<> ŞAŞIRTMA ile/ve/||/<> YETKEYE BAŞVURMA ile/ve/||/<> DUYGULARA BAŞVURMA ile/ve/||/<> KIYASLAMA HATALARI ile/ve/||/<> SINIFLANDIRMA HATALARI
( BİÇİMSİZ SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR
( INFORMAL FALLACIES vs./and/||/<> FALLACIES )
BELİRSİZLİK SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: GÖNDERMELİ ile/ve/||/<> VURGULAMA ile/ve/||/<> ÇOK ANLAMLILIK
( FALLACY OF: EQUIVOCATION vs./and/||/<> ACCENT vs./and/||/<> AMPHIBOLY )
SALDIRI SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KARALAMA ile/ve/||/<> NİTELİKSEL ile/ve/||/<> "SEN / SEN DE ..." ile/ve/||/<> DOLDURUŞA GETİRME
( ARGUMENT AGAINST THE MAN vs./and/||/<> CIRCUMSTANTIAL AD HOMINEM vs./and/||/<> FALLACY OF "YOU / YOU ALSO" vs./and/||/<> POISONING THE WELL )
KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )
TARTIŞMALI NEDEN SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YANLIŞ NEDEN ile/ve/||/<> ÖNCESİNDE ile/ve/||/<> ORTAK ETKİ ile/ve/||/<> GÖZDEN KAÇIRILABİLİR NEDEN ile/ve/||/<> YANLIŞ YÖN ile/ve/||/<> KARMAŞIK NEDENLER
( FALLACY OF FALSE CAUSE vs./and/||/<> FALLACY OF "PREVIOUS THIS" vs./and/||/<> JOINT EFFECT vs./and/||/<> GENUINE BUT INSIGNIFICANT CAUSE vs./and/||/<> WRONG DIRECTION vs./and/||/<> COMPLEX CAUSE )
İSTATİSTİKSEL HATA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: YETERSİZ ÖRNEK ile/ve/||/<> TEMSİL ETMEYEN ÖRNEK ile/ve/||/<> YANLIŞ BENZETME ile/ve/||/<> YOK SAYMA ile/ve/||/<> SÜMEN ALTI ile/ve/||/<> KUMARBAZ
( FALLACY OF INSUFFICIENT SAMPLE vs./and/||/<> UNREPRESENTATIVE SAMPLE vs./and/||/<> FALSE ANALOGY vs./and/||/<> SLOTHFUL INDUCTION vs./and/||/<> FALLACY OF SLANTING vs./and/||/<> GAMBLER'S FALLACY )
ŞAŞIRTMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: DEVEDE KULAK ile/ve/||/<> YA SİYAH, YA BEYAZ ile/ve/||/<> KANITLAMA ZORUNLULUĞU ile/ve/||/<> FELÂKET ÇIĞIRTKANLIĞI ile/ve/||/<> İMÂLI SORU ile/ve/||/<> ÇOK SORULU ile/ve/||/<> SINIRLI SEÇENEK
( FALLACY OF THE BEARD vs./and/||/<> BLACK OR WHITE FALLACY vs./and/||/<> ARGUMENT FROM IGNORANCE vs./and/||/<> FALLACY OF SLIPPERY SLOPE vs./and/||/<> COMPLEX QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF MANY QUESTIONS vs./and/||/<> FALLACY OF LIMITED CHOICES )
YETKEYE BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: BİR BİLENE SORMA ile/ve/||/<> YETERSİZ KAYNAK ile/ve/||/<> İNANCA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ORTAK TUTUMA BAŞVURMA ile/ve/||/<> ÖBEK BASKISI ile/ve/||/<> YARARCI ile/ve/||/<> BEĞENDİRME ile/ve/||/<> DAYATMA ile/ve/||/<> İÇİNDEKİ DEĞİL DIŞINDAKİ(ZARF-MAZRUF) ile/ve/||/<> GENETİK
( ARGUMENT TO AUTHORITY vs./and/||/<> FALLACY OF UNQUALIFIED SOURCE vs./and/||/<> APPEAL TO BELIEF vs./and/||/<> APPEAL TO COMMON PRACTICE vs./and/||/<> BANDWAGON, PEER PRESSURE vs./and/||/<> PRAGMATIC FALLACY vs./and/||/<> APPEAL TO PERSONAL INTERESTS vs./and/||/<> FALLACY OF "IS" TO "OUGHT" vs./and/||/<> STYLE OVER SUBSTANCE vs./and/||/<> GENETIC FALLACY )
DUYGULARA BAŞVURMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI: TEHDİT ile/ve/||/<> DUYGU ile/ve/||/<> ÖNYARGILI DİL ile/ve/||/<> MAZERET
( ARGUMENT FROM FORCE vs./and/||/<> ARGUMENT TO PITY vs./and/||/<> PREJUDICIAL LANGUAGE vs./and/||/<> FALLACY OF SPECIAL PLEADING )
SAÇMA(LIK)LAR/SAFSATALAR ile/ve/||/<> HATALAR
( FALLACIES vs./and/||/<> MISTAKES/WRONGS )
KIYASLAMA HATALARI: GENELLEŞTİRME ile/ve/||/<> ÖZELLEŞTİRME
( FALLACY OF CONVERSE ACCIDENT vs./and/||/<> FALLACY OF ACCIDENT )
SINIFLANDIRMA HATALARI: BÜTÜNLEME ile/ve/||/<> İNDİRGEME
( FALLACY OF COMPOSITION vs./and/||/<> FALLACY OF DIVISION ) )
- SAD :/yerine ÜZGÜN
- SADAKA ile İMARETHANE ile DÜŞKÜN
( ALMS vs. ALMSHOUSE vs. ALMSMAN )
( زکات ile بلا گردان ile ذکات ile گدا خانه ile صدقه خور ile صدقه دهنده )
( ZAKAT ile BELA GARDAN ile ZEKAT ile GODA KHANEH ile SADGHEH KHOR ile SADGHEH DAHANDEH )
- ŞÂDÂN ile SEVİNÇLİ, NEŞELİ, ZEVKLİ | ŞAD KİŞİLER
( SEVİNÇLİ, NEŞELİ, KEYİFLİ | ŞAD KİMSELER )
- SÂDE[Fars.]/SÂF[Ar.] değil/yerine/= ARI/YALIN
- SADECE ve/<> HER ZAMAN
( ONLY vs./<> ALWAYS/FOREVER )
- SÂDIK ile/ve HÂZIK ile/ve EMİN
- SAF OLMAYAN ile KİRLİLİK
( IMPURE vs. IMPURITY )
( ناپاک ile پلشت ile ژيژ ile غير خالس ile ناسره ile ناخالص ile ناصاف ile ناخالصي ile نجاست ile ناپاکي )
( NAPAK ile POLSHT ile ZHYZH ile غير خالس ile NASAREH ile NAKHALES ile NASAF ile NAKHALESY ile NAJAST ile ناپاکي )
- SAF ile/ve/değil/||/<> SAFA YATAN
- ŞAFAK[Ar. < ŞEFAK] değil/yerine/= TAN
( Güneş doğmadan az önce beliren aydınlık. )
- SAFDİL[Fars.] ile/= SAFDERUN[Fars.]
( Kolayca aldatılan. )
- SAFF[Ar.] ile GUFRÂN[Ar.]
- SAFİR ile/||/<> TURMALİN
( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- SAFİR ile/||/<> ZİRKON
( Korund mineralinin mavi renkli çeşidi. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )
- SÂFİYET (AHLÂKI) ile/ve/> İRFANİYET (AHLÂKI) ile/ve/> AŞK (AHLÂKI)
( Saflaşmadıkça, kapı/lar açılmaz. )
( MORALS OF PURITY vs./and MORALS OF WISDOM vs./and MORALS OF LOVE )
- SAFRA ile SAFRAN ile SAFRALI ile SAFRASIZ ile SAFRA SUYU ile SAFRA TANKI ile SAFRA KESESİ ile SAFRA YEŞİLİ
- SAFRAN[Ar. < ZAFERÂN] ile ASPUR[Ar. < USFUR]
( Süsengillerden, baharda çiçek açan, 20-30 santimetre boyunda, soğanlı bir kültür bitkisi. | Bu bitkinin tepeciklerinin kurutulmasıyla elde edilen, bazı yiyecek ve içeceklere tat, koku ve sarı renk vermekte kullanılan toz. İLE Yalancı safran. )
( CROCUS SATIVUS cum ... )
- SAFRAN/KÜRKÜM[dvnlgttrk] ile/ve HASPİR
- SAFRAN[Ar.] ile HİNTSAFRANI/ZERDEÇAL[Fars.]
( Süsengillerden, baharda ççek açan, küçük bir bitki. | Bu bitkinin tepeciklerinin kurutulmasıyla elde edilen, bazı yiyecek ve içeceklerde tat, koku ve sarı renk vermekte kullanılan toz. İLE Zencefilgillerden, köksaplarından safranı andıran, boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uclu, çiçekleri sarı renkte bir bitki. )
( CROCUS cum CARCUMA LONGA )
- SAFRAN ile YALANCISAFRAN
( ... İLE Bileşikgillerden, çiçekleri safrana benzeyen bir bitki. )
( ... ile ASPUR )
( ... cum CARTHAMUS TINCTORIUS )
- SAĞ/SOL BEYİN değil SAĞ/SOL YARIMKÜRE
- SAĞALTIM/TEDAVİ ile/||/<> REHABİLİTASYON
( Sayrılığın iyileştirilmesi için yapılan etkiler. İLE/||/<> Sayrının eski işlevselliğine kavuşması için yapılan destekleyici çalışmalar. )
- SAĞANAK ile/ve BORAN
( Birdenbire başlayan, genellikle kısa süren, şiddetli yağmur. İLE/VE Yel, şimşek ve gökgürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava. )
- SAĞILMAK ile SAĞIRLAŞMAK ile SAĞI ile SAĞIM/LIK ile SAĞIN ile SAĞIR/LIK ile SAĞIMLI ile SAĞIR KEF ile SAĞIR NUN ile SAĞIR KAPI ile SAĞIR RENK ile SAĞIR DUVAR ile SAĞIR YILAN ile SAĞIR DİLSİZ ile SAĞIR PUSULA ile SAĞIR PENCERE ile SAĞIM MAKİNESİ ile SAĞIN BİLİMLER ile SAĞIR MİKROFON
- SAĞIN = SAHİH = EXACT[İng., Fr.] = EXAKT[Alm.] = EXIGERE[Lat.] = EXACTO/TA[İsp.]
( Doğruluk kuralına uygun olan. | Sözün, anlatılmak istenilene tam karşılık olması, tam uygun düşmesi niteliği. )
- SAGİTAL EKSEN/SAGITTAL AXIS[İng.] değil/yerine/= ÖN-ARKA EKSEN
- SAĞLAM ZİHİN ve/||/<>/>/< SAĞLAM GÖVDE
( Sağlam anlık[zihin], sağlam gövdede bulunur. VE/||/<>/>/< Sağlam gövde, sağlam anlıkta[zihinde] bulunur. )
- SÂHA[Ar.]/SEKTÖR[Fr.] ile BÖLÜM/KESİM/ALAN
( SECTOR vs. ZONE/AREA )
- SAHÂBE/ASHAB ile/ve/> TÂBİİN ile/ve/> TEBE-İ TÂBİÎN
( Hz. Muhammed'in döneminde yaşamış ve onu görmüş olanlar. İLE/VE/> Hz. Muhammed'i görmüş olanları görenler. İLE/VE/> Hz. Muhammed'i görmüş olanları görenleri görenler. )
- SAHÂBE ile SELEF-İ SÂLİHİN
- SAHAN ile ŞAHAN[< ŞAHİN]
( Tencere. İLE [Fars.] Şahlar, sultanlar/padişahlar. | Şahin. )
- SAHAN[Ar.] değil/yerine/= TENCERE
- SAHANLIK değil/yerine/= DÜZLÜK/DÜZALAN
- SAHİBİNDEN değil EMÂNETÇİSİNDEN
- ŞAHİD:
ÂYET ve HADİS ve İNSAN
- SAHİH (OLAN) ile/ve/||/<>/> SALİH (OLAN)
( Bilinmeli. @@ Uygulanmalı. )
- SAHİLEŞMEK ile SAHİLEŞTİRMEK ile SAH ile SAHA ile SAHİ ile SAHN ile SAHACA ile SAHİCİ/LİK ile SAHA AMİRİ ile SAHA AVANTAJI ile SAHA KOMİSERİ
- SAHÎN[Ar. < SUHÛNET] ile SAHÎN[Ar. < SİHAN]
( Sıcak, kızgın, ısınmış. İLE Kalın. | Sık. | Katı, pek. )
- ŞAHİN ile ARI ŞAHİNİ
( ... İLE Yerde, şahinden daha fazla zaman geçirir. )
( ... İLE Ormanlarda, özellikle ibreli ormanlarda yuva yaparlar. )
( ... vs. HONEY BUZZARD )
( ... cum PERNIS APIVORUS )
- ŞAHİN ile BAYAĞI ARI ŞAHİNİ
( ... cum PERNIS APIVORUS )
- ŞAHİN ile/değil BAYSUNGUR
( ... İLE/DEĞİL Şahin cinsinden, yırtıcı bir kuş. )
- ŞAHİN ile BEYAZ ŞAHİN
( ... İLE Tamamen beyaz değillerdir. [Sadece tüylerinin bir bölümü beyazdır.] )
- ŞAHİN ile BOZKIR ŞAHİNİ
- ŞAHİN ile GALAPAGOS ŞAHİNİ
- ŞAHİN ile KIZIL KUYRUKLU ŞAHİN
( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )
( ... cum BUTEO JAMAICENSIS )
- ŞAHİN ile KIZIL ŞAHİN
( ... İLE Şahinden biraz daha büyük, uzun kanatlı ve uzun kuyrukludur. )
( ... İLE Ovalar, bozkır, dağlar ve benzer açık arazilerde yaşarlar. )
( ... vs. LONG-LEGGED BUZZARD )
( ... cum BUTEO RUFINUS )
- ŞAHİN ile LAÇİN
( ... İLE Atmaca, doğan. | Çıkılması güç, kayalık yer. )
- SAHIN/SAHN[Ar.] değil/yerine/= NAMAZ KILMA YERİ
- ŞAHİN ile PAÇALI ŞAHİN
( ... İLE Sesi şahinde pes ve gürdür. )
( ... İLE Tundra, açık araziler, turbalıklar, kumullar ve bataklıklarda ürerler. )
( ... vs. ROUGH-LEGGED BUZZARD )
( ... cum BUTEO LAGUPUS )
- ŞAHİN ile ŞAHİN AVCISI
( FALCON vs. FALCONER )
( شاهين ile سوله ile بازبان ile بازدار )
( SHAHYNE ile SOLEH ile BAZBAN ile BAZDAR )
- ŞAHİN ile SEYYAR SATICILIK
( HAWK vs. HAWKING )
( بابازشکار کردن ile جار کشيدن ile جار ile دوره گردي کردن ile دورهگردي )
( BABAZESHKAR KARDAN ile JAR KESHYDAN ile جار ile DOREH GARDY KARDAN ile DOREHGARDY )
- ŞAHİNLEŞMEK ile ŞAHİN ile ŞAHİNCİ/LİK ile ŞAHİNLER ile ŞAHİN BAKIŞLI
- SAHİPLENME ile/ve/değil/||/<> KIŞKIRTMA/AJİTASYON
- ŞAHMERDAN ile ŞAHMERDANCI/LIK
- SAHN[Ar.] ile SAHN[Ar.] ile SAHN[Ar.]
( Sıcaklık, hararet. İLE Avlu. | Evin ortasındaki açıklık. | Oyuk, boşluk, boş yer. | Orta, meydan, aralık; cami ve medreselerde toplanmaya yönelik üstü kubbeli, örtülü yer. | Büyük kâse. | Sahan. | Sahne. | Zil. | Kulağın dış boşluğu. İLE Kırma. )
- SAHNÂN/SAHANÂN/SUHNÂN[Ar.] ile SAHNÂN[Ar.]
( Sıcak gün. | Sıcak, kızgın. İLE Çifte zil. )
- SAHNE ÇALMAK ile/değil ÖNEMİNE BİNAEN
- SAHN-İ ÇEMEN ile SAHN-İ GÜLŞEN ile SAHN-İ LÂLE-ZÂR
( Bahçenin ortası. İLE Gül bahçesinin ortası. İLE Lâle bahçesinin ortası. )
- ŞAHNİŞİN ile ŞAHNİŞİNLİ
- SAHRUBAN ile ...
( KERVAN BAŞI )
- ŞAHSEN ile/ve/||/<> BİZZAT
- ŞAHSEN[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL OLARAK
- SAHTİYAN ile SAHTİYANCI/LIK
- SAİKA[Ar.] değil/yerine/= YILDIRIM | NEDEN
- ŞAİR[Ar.]/POET[İng.] değil/yerine/= OZAN
- ŞAİR ile/ve/||/<> DELİ ile/ve/||/<> MECNÛN
- ŞAİR[Ar.] değil/yerine/= OZAN
( Şiir söyleyen ya da yazan kişi. | Hayal gücü geniş olan, duyarlı, duygulu kişi. )
( )
- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK
- SAKALEYN ile YER VE GÖK MELEĞİ
( )
- SAKARİN ile SAKARİNLİ ile SAKARİNSİZ
- SAKARİN[Fr.] ile SAKAROZ[Fr. < Yun.]
( Genellikle şeker sayrılarının, şeker yerine kullandığı, madenkömürü katranından elde edilen, beyaz bir toz. İLE Şekerkamışı ya da şekerpancarından elde edilen bir tür şeker. [Simgesi: C12H22O11] )
- SAKIN!:
ADAMIN, YERE BAKANINDAN
ve/||/<>
SUYUN, YAVAŞ AKANINDAN
- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN
- SAKİN değil/yerine/= DİNGİN/DURGUN
- SAKİNLEMEK ile SAKİNLEŞMEK ile SAKİNLEŞTİRMEK ile SAKİNLEŞEBİLMEK ile SAKİN/LİK ile SAKİNCE ile SAKİN SAKİN
- SAKINMAK ile SAKINILMAK ile SAKINDIRMAK ile SAKINABİLMEK ile SAKIN ile SAKINCA ile SAKINCALI/LIK ile SAKINCASIZ/LIK ile SAKINCALI PİYADE
- SAKİN/MUKİM/MÜTEMEKKİN[Ar.] değil/yerine/= OTURAN/OTURGAN/YERLEŞİK
- SAKLA BENİ, VARKEN; BULUNAYIM SANA, YOKKEN ile/ve SAKLA SAMANI, GELİR ZAMANI
- SAKSAFON ile SAKSAFONCU/LUK
- SAKSAĞAN ile TAYVAN MAVİ SAKSAĞANI
(
)
- ŞAL ile LAHURİ[Ar. Batı Pakistan'da, Lahor kentinin adından]
( ... İLE Lahor'da yapılan, bir tür şal, Lahor şalı. )
- SALATA HAZIRLARKEN:
[önce] LİMON sonra ZEYTİNYAĞI
- SALDIRGANLIK ile AGRESİF ile SALDIRGAN
( AGGRESSION vs. AGGRESSIVE vs. AGGRESSOR )
( تجاوز ile دست درازي ile تعرض ile درازدستي ile دراز دستي ile دراز دست ile پرپشتکار ile تعرضي ile پرخاشگر ile پرتکاپو ile تجاوز کارانه ile تجاوزي ile درازدست ile متجاوز ile تجاوزکار ile مهاجم )
( TAJAVZ ile DAST DARAZY ile TARZ ile درازدستي ile DARAZ DASTY ile DARAZ DAST ile پرپشتکار ile تعرضي ile PORKHASHGAR ile PORTAKAPO ile TAJAVZ KARANEH ile تجاوزي ile DARAZDAST ile MOTEJAVZ ile TAJAVAZKAR ile MACPEHEJM )
- SALDIRI ile/değil SAPTAMA/TESPİT/BEYAN
( [not] ATTACK vs./but TO DETERMINE/ESTABLISHING/TO DECLARE )
- SALDIRILABİLİR ile SALDIRGAN
( ASSAILABLE vs. ASSAILANT )
( قابل حمله ile ضارب )
( GHABEL HAMLEH ile ZARB )
- SALGIN ile "... DALGA"
- SALGIN ile KOLERA[Fr. < CHOLERA]
( ... İLE Şiddetli ishal ve kusmalarla kendini gösteren, çok bulaşıcı, salgın ve öldürücü bir hastalık. )
- SÂLİK ile/ve BENDEGÂN
- SÂLİS ile/||/<> SÂLİSEN
( Üçüncü. İLE/||/<> Üçüncü olarak. )
(1996'dan beri)