Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(30/62)


- İYON ile/||/<> ATOM

( İyon yüklü İLE atom nötr parçacıktır )

( Formül: Na⁺ İLE Na )


- ION[İng.] / ION[Fr.] / ION[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON


- İYON ile/||/<> RADİKAL

( Elektron kazanmış ya da kaybetmiş atom ya da molekül. İLE/||/<> Eşlenmemiş tek bir elektrona sahip dengeli ve sürekli olmayan atom ya da moleküller. )


- İYON[İng. < Yun.] değil/yerine/= YÜKÜN

( Bir ya da daha çok elektron kazanmış ya da yitirmiş bir atom ya da atom grubundan oluşmuş, elektrik yüklü parçacık. )


- İYON değil/yerine/= YÜKÜN


- IONIC CONDUCTION[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK İLETİM


- IONIC POLYMERIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= İYONİK POLİMERLEŞME


- IONIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR IONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONİK YARIİLETKEN


- İYONİZAL ile/>< İYONİZAL OLMAYAN


- İYONİZASYON/IONIZATION[İng.] değil/yerine/= YÜKÜNLEŞME


- INTERIONIC ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION ENTRE LESIONS[Fr.] ile/değil/yerine/= İYONLAR ARASI ÇEKİM


- IONIZATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE D'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSENERGIE, IONISIERUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ENERJİSİ


- HEAT OF IONIZATION[İng.] / CHALEUR DE L'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSWÄRME, IONISIERUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ISISI


- IONIZATION CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE L'IONISATION[Fr.] / IONISATIONSKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ODASI


- IONIZATION GAUGE[İng.] / JAUGE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA ÖLÇEĞİ/ÖLÇERİ


- IONIZATION POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA POTANSİYELİ


- IONIZATION CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE D'IONISATION[Fr.] / IONISIERUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA TESİR KESİTİ


- IONIZATION[İng.] / IONISATION[Fr.] / IONISATION, IONSENSPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA


- IONIZING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT IONISANT[Fr.] / IONISIERENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞTIRICI IŞINIM


- İYONLAŞTIRMAK ile İYON ile İYONLANMA ile İYONLAŞMA ile İYON YUVARI


- IONOMER RESIN[İng.] / IONOMERES HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONOMER REÇİNE


- IONONE[İng.] / IONONE[Fr.] / JONON[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONON


- İZ BIRAKAN FİLMLER:
SİNAN CANAN ve/||/<> MUSTAFA CAN

( )


- İZ-İZ'AN


- İZÂFE/TEN[Ar.] ile İZÂFÎ[Ar.]

( Bir şeye ilişik/ait olarak. İLE Görelilikle/izâfetle ilgili. | Bağlı bulunduğu şey ile değişen. )


- İZAHI OLMAYAN > MİZAH

( Açıklaması[izâhı] olmayan durumların, mizahı olur. )


- İZ'ÂN değil/yerine/= ANLAYIŞ, KAVRAYIŞ, AKIL | SÖZ DİNLEME | TERBİYE, EDEP


- İZÂN ve/<> FERÂSET


- İZ'ÂN[Ar.] ile ÎZÂN[Ar.]

( Anlayış, kavrayış, akıl. | Söz dinleme, boyun eğme, itâat. | Terbiye, edep. İLE Bildirme/bildirilme. | Ezan okuma. )


- İZAN ile İZANLI ile İZANSIZ/LIK ile İZANSIZCA


- ISENTROPISCHE EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İZENTROPİK GENLEŞME


- ISENTROPISCHE KOMPRESSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İZENTROPİK SIKIŞTIRMA


- İZİN VERİR MİSİN?" ile/değil/yerine/||/<>/< İZNİNLE


- İZİN ile/ve BİLGİ


- İZİN ile/ve/||/<>/> DESTEK


- İZİN ile/ve İCÂZE


- İZİN ile İZİNLİ/LİK ile İZİNSİZ/LİK


- İZİN ile OLASILIK

( PERMISSION/MAY vs. PROBABILITY/MIGHT
MAY vs. MIGHT )


- İZİN ile/ve/değil/yerine OLUR VERMEK


- İZİN ile/ve/değil/yerine ONAY

( [not] PERMISSION vs./and/but TO APPROVE
TO APPROVE instead of PERMISSION )


- İZİN ile/ve/değil/yerine/< RIZÂ


- İZİN ile/ve/<>/< SALÂHİYET


- ALLOWED TRANSITION[İng.] / TRANSITION PERMISE[Fr.] / ERLAUBTER ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZİNLİ GEÇİŞ


- İZLENİM = İNTİBA = IMPRESSION[İng., Fr.] = EINDRUCK[Alm.] = IMPRESSIO[Lat.] = IMPRESIÓN[İsp.]


- İZN[Ar.] ile İBÂHA[Ar.]


- İZOIMMÜNİZASYON/ISOIMMUNIZATION[İng.] değil/yerine/= EŞ BAĞIŞIKLAMA


- İZOKLİNAL ile İZOKLİN

( ISOCLINAL vs. ISOCLINE )

( هم خواب ile همشيب )

( NPAM KHAB ile CPEHMASHYBE )


- İZOLASYON/ISOLATION[İng./Fr.]/TECRİT[Ar.] değil/yerine/= YALITIM | AYIRMA | YALNIZLAŞTIRMA

( Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için, iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma. )


- İZOLE ETMEK ile İZOLE EDİLMİŞ ile İZOLASYON ile TECRİTÇİLİK ile İZOLASYONİST

( ISOLATE vs. ISOLATED vs. ISOLATION vs. ISOLATIONISM vs. ISOLATIONIST )

( منفرد کردن ile منزوي کردن ile متروک ile کناره جوي ile جدايي ile انزوا ile انزواگرائي ile کناره جو )

( MONFARD KARDAN ile MANZOY KARDAN ile METROK ile KONAREH JOY ile JEDAYY ile ENZVA ile انزواگرائي ile KONAREH JO )


- İZOLE ile İZOLASYON ile İZOLE BANT


- İZOLEZON ile UYUM/ADAPTASYON

( Bir türün, coğrafi ya da ekolojik olarak ayrılması. İLE Bir canlının, çevresine uyum sağlama yeteneği. )


- ISOMERIZATION/ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE, ISOMÉRISATION[Fr.] / ISOMERIE, ISOMERISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMERİ, İZOMERLEŞME


- ISOMERIC TRANSITION[İng.] / TRANSITION ISOMÉRIQUE[Fr.] / ISOMERER ÜBERGANG, ISOMERIE-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMERİK GEÇİŞ


- ISOMERIZATION[İng.] / ISOMÉRISATION[Fr.] / ISOMERISATION, ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOMERLEŞME


- ISOPRENE[İng.] / ISOPRÈNE[Fr.] / ISOPRENE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOPREN


- EXPANSION ISOTHERME[Fr.] / ISOTHERME AUSDEHNUNG, ISOTHERME EXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL GENLEŞME


- ISOTHERME SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTERMAL KATMAN


- ISOTONE[İng.] / ISOTONE[Fr.] / ISOTONE[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTON


- ISOTOPE EXCHANGE REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= İZOTOP DEĞİŞİM REAKSİYONU


- ISOTOPIC SPIN[İng.] / ISOTOPENSPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP DÖNÜSÜ/SPİN


- ISOTOPIC IRRADIATION[İng.] / ISOTOPENBESTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP IŞINLAMASI


- ISOTOPE DILUTION[İng.] / DILUTION ISOTOPIQUE[Fr.] / ISOTOPENVERDÜNNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTOP SEYRELTMESİ


- İZOTOP ile/ve/||/<> İYON

( Aynı ögenin farklı nötron sayısına sahip atomları. İLE/VE/||/<> Elektron kaybetmiş ya da kazanmış atom ya da molekül. )


- İZOTOP ile/||/<> İZOTON

( İzotop aynı proton farklı nötron, izoton aynı nötron farklı protondur )

( Formül: ¹²C İLE ¹³C İLE ¹⁴C İLE ¹⁵N )


- ISOTRON[İng.] / ISOTRON[Fr.] / ISOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTRON


- ISOTROPE FLÜSSIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOTROPİK AKIŞKAN


- ISOVALENT HYPERCONJUGATION[İng.] ile/değil/yerine/= İZOVALENT HİPERKONJUGASYON


- ISOVALENT CONJUGATION[İng.] ile/değil/yerine/= İZOVALENT KONJUGASYON


- JABORADINE[İng.] / JABORADIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORADİN


- JABORANDI OIL[İng.] / EXTRAPOLIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORANDİ YAĞI


- JABORINE[İng.] / JABORINE[Fr.] / JABORINE[Alm.] ile/değil/yerine/= JABORİN


- JACK NOCHOLSON ile JACK STRAW ile JACKSON ile KRİKO ile KUTUDAKİ JACK ile HER İŞİN USTASI ile ÇAKAL ile JACKSTAY

( JACK NOCHOLSON vs. JACK STRAW vs. JACKSON vs. JACK vs. JACK IN THE BOX vs. JACK OF ALL TRADES vs. JACKAL vs. JACKSTAY )

( جک زدن ile جک ile علي ورجه ile جک نيکولسن ile هر کاره ile جک استراو ile شغال ile جکسون ile بند تير )

( JAK ZADAN ile JAK ile ALY VARJEH ile جک نيکولسن ile NPAR KAREH ile JAK ESTERAV ile SHGHAL ile JAKSON ile BAND TYR )


- JACOBİAN ile/||/<> HESSİAN

( Jacobian J birinci türev matrisi İLE Hessian H ikinci türev. )

( Formül: First derivative matrix İLE second )


- JACOBSON ORGANI[İng. JACOBSON ORGAN] ile/||/<> FEROMON[İng. PHEROMONE]

( Bazı omurgalılarda damaga bağlı olarak gelişen koku organıdır. Feromonların algılanmasında rolü olduğu düşünülmektedir. İnsanda körelmiş bir yapı olarak bulunmaktadır. @@ Aynı türün bireyleri arasında haberleşmeyi ve tür içi bireylerin birbirlerini tanımalarını sağlayan kimyasal madde.İnsanda, eşey organlarından salınan feromonlar, eşey organlarının kendine has kokularını kazandırırlar. Bu koku, modern toplumda itici bir unsur olarak görülse de, esasında cinsel dürtüleri arttırıcı niteliktedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- JADEİT ile/||/<> SERPANTİN

( Genellikle daha parlak ve serttir. İLE/||/<> Yeşil tonlarında ve genellikle benekli bir mineral. )


- JAEGER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JAEGER[Fr.] / JAEGERSCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAEGER YÖNTEMİ


- JAGUAR[Amerika Yerlilerinin dilinden] ile LEOPAR

( İri benekli. İLE Benekli. )

( Orta ve Güney Amerika'da yaşar. İLE ... )

( Çok seyrek rastlanan beyaz panterler, albino leopar ya da jaguarlardır. )

( Amerika'nın, en büyük etçilidir. İLE ... )

( Çenesi, en güçlü etçildir. İLE ... )

( Jaguar ile Leopar arasındaki FaRkLaR...

- Gövde büyüklüğü ve ağırlığı
Daha ağır ve daha kaslıdır. Yetişkin erkekler, 80 - 120 kg. ağırlığındadır. Bazıları 150 kg.'ı aşmaktadır. İLE Daha hafiftir. Genellikle 30 - 70 kg. ağırlığındadır, nadiren 90 kg.'a ulaşır.

- Yapı
Güç için tasarlanmış, kompakt, kalın bir gövdeye ve geniş bir göğse sahiptir. İLE Daha uzun, daha ince ve hız ve tırmanmak üzere gelişmiştir.

- Isırma gücü
Büyük kediler arasında gövde büyüklüğüne göre en güçlü ısırığa sahiptir ve kafatasını ve kaplumbağa kabuklarını ezebilir. İLE Boğazdan boğmaya güvenir.

- Kafatası ve çeneler
Kafatası kısa ve geniştir ve devasa çene kaslarına sahiptir. İLE Kafatası daha dar ve daha hafiftir.

- Benek deseni
Benekleri daha büyüktür ve genellikle ortasında siyah bir nokta bulunur. İLE Benekleri daha küçük ve içi boştur.

- Avlanma Tarzı
Genellikle doğrudan kafatası ısırığıyla öldürür. İLE Pusu kurar, boğar ve avını ağaçlara sürükler.

- Yüzme Yeteneği
Mükemmel bir yüzücüdür ve suda avlanır. İLE Yüzebilir ancak genellikle sudan kaçınır.

- Coğrafi Dağılım
Yalnızca Amerika kıtasında yaşar. İLE Afrika ve Asya'nın bazı bölgelerinde bulunur.

------------

JAGUAR vs. LEOPARD

- Body size and weight
Jaguar is heavier and more muscular. Adult males weigh 80–120 kg, with some exceeding 150 kg. Leopards are lighter, usually 30–70 kg, rarely reaching 90 kg.

- Build
Jaguar has a compact, thick body and broad chest built for power. Leopard is longer, leaner, and optimized for speed and climbing.

- Bite force
Jaguar has the strongest bite relative to body size among big cats, capable of crushing skulls and turtle shells. Leopard relies on throat suffocation.

- Skull and jaws
Jaguar’s skull is short and wide with massive jaw muscles. Leopard’s skull is narrower and lighter.

- Rosette pattern
Jaguar rosettes are larger and often have a central black dot. Leopard rosettes are smaller and hollow.

- Hunting style
Jaguar often kills with a direct skull bite. Leopard ambushes, suffocates, and drags prey into trees.

- Swimming ability
Jaguar is an excellent swimmer and hunts in water. Leopard can swim but usually avoids it.

- Geographic range
Jaguar lives only in the Americas. Leopard ranges across Africa and parts of Asia.

)

( )

( JAGUAR vs. LEOPARD )

( FELIS/PANTHERA ONCA cum PANTHERA PARDUS )


- JAHN-TELLER ile/||/<> KRİSTAL ALAN

( Jahn-Teller dejenerasyon distorsiyonu İLE kristal alan normal yarılma. )

( Formül: eg dejenere )


- JAİNİST(/CAYN) ile ADEMÎ


- JAKOBEN ile JAKOBENİZM


- JACOBINE[İng.] / JACOBIN[Fr.] ile/değil/yerine/= JAKOBİN


- JALAPIN[İng.] / SCAMMONIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JALAPİN


- JAMBON ile JAMBON YUMRUKLU ile JAMBON TESLİM EDİLDİ ile ÇEKİÇ ile ÇEKİÇ SAPI

( HAM vs. HAM FISTED vs. HAM HANDED vs. HAMMER vs. HAMMER HANDLE )

( ران خوک ile ژامبون ile گوشت ران ile سنگين دست ile ضربت زدن ile چکش زدن ile سخت کوشيدن ile چکش ile پتک ile پتک زدن ile با چکش زدن ile دسته چکش )

( RAN KHOK ile ZHAMBON ile GUSHT RAN ile SANGYNE DAST ile ZARBAT ZADAN ile CHKESH ZADAN ile SOKHT KOOSHYDAN ile CHKESH ile PETAK ile PETAK ZADAN ile BA CHKESH ZADAN ile DASTEH CHKESH )


- JAMBOSINE[İng.] / JAMBOSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAMBOSİN


- JAMIN REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE JAMIN[Fr.] / JAMIN-REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= JAMİN KIRILMAÖLÇERİ


- JANJAN ile JANJANLI


- JANSKY NOISE[İng.] / BRUIT DE JANSKY[Fr.] / JANSKY-RAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= JANSKY GÜRÜLTÜSÜ


- JAPANICINE[İng.] ile/değil/yerine/= JAPAKONİN


- JAPANONITE[İng.] / JAPANOKINITIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPAKONİTİN


- JAPANESE :/yerine JAPON


- CIRE DU JAPON[Fr.] / JAPANWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPON BALMUMU


- JAPANLAC[İng.] / VERNIS DU JAPAN[Fr.] / JAPONLACK[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPON VERNİĞİ


- JAPON ile JAPONE ile JAPONCA ile JAPON BEZİ ile JAPON GÜLÜ ile JAPON ERİĞİ ile JAPON ARMUDU ile JAPON BALIĞI ile JAPON ELMASI ile JAPON HURMASI ile JAPON KAKTÜSÜ ile JAPON SARMAŞIĞI


- JARGON ile ARGO


- JARGON, JARGONON[İng.] / JARGON[Fr.] / JARGON[Alm.] ile/değil/yerine/= JARGON


- JASMIN[Fr.] ile/değil/yerine/= JASMİN


- JATROPHINE[İng.] ile/değil/yerine/= JATROPHİN


- JAVANCIN[İng.] ile/değil/yerine/= JAVANSİN


- JEAN-BAPTISTE LAMARCK ve/||/<>/> CHARLES DARWIN

( 01 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829 ve/||/<>/> 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 )


- JEAN-BAPTISTE LAMARCK ile/ve/||/<>/> CHARLES DARWIN ile/ve/||/<>/> THOMAS HENRY HUXLEY

( 01 Ağustos 1744 - 18 Aralık 1829 İLE/VE/||/<>/> 12 Şubat 1809 - 19 Nisan 1882 İLE/VE/||/<>/> 04 Mayıs 1825 - 29 Haziran 1895 )


- JECCOLEIN[İng.] ile/değil/yerine/= JEKOLİN


- GELATION[İng.] ile/değil/yerine/= JEL OLUŞUMU


- GELATIN DYNAMITE, NITROGELATIN[İng.] ile/değil/yerine/= JELATİN DİNAMİTİ, NİTROJELATİN


- JELATİN ile JELATİNİMSİ ile JELLEŞME

( GELATIN vs. GELATINOUS vs. GELATION )

( ژلاتين ile سريشم ile ژلاتيني ile سفت شدگي )

( ZHELATYNE ile سريشم ile ZHELATYNEY ile SOFT SHODEGY )


- JELATİN[Fr.] ile JELOZ[Fr.]/AGARAGAR[Malaya dilinden]

( Daha çok hekimlikte kullanılan, bitkisel yosunlardan elde edilmek üzere sınırlanması gereken, saydam, renksiz, kokusuz bir madde. İLE Deniz yosunlarından çıkarılan, beslenme endüstrisinde, hekimlikte ve bakteriyolojide kullanılan, bir tür jelatin. )


- JELATİNLEMEK ile JELATİN ile JELATİNLİ ile JELATİNSİZ


- -GEN[İng.] ile/değil/yerine/= -JEN


- JENERALİZE/GENERALIZED[İng.] değil/yerine/= YAYGIN


- JENERASYON[Fr. < GÉNÉRATION] değil/yerine/= KUŞAK


- JENERASYON/GENERATION[İng.]/NESİL[Ar.] değil/yerine/= KUŞAK


- JENGELE[Fars.] ile ÇATAL TIRNAKLI HAYVAN

( Çatal tırnaklı hayvan. )


- JENNER STAIN[İng.] / JENNER FARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= JENNER RENKLENDİRİCİSİ


- JEREMY D. SAFRAN


- JERVINE[İng.] / JERVIN[Alm.] ile/değil/yerine/= JERVİN


- JESACONITINE[İng.] ile/değil/yerine/= JESAKONİTİN


- JETON ile JETONCU/LUK


- JETSPUN[İng.] ile/değil/yerine/= JETSPUN


- GYROMAGNETIC RATIO[İng.] / GYROMAGNETISCHER QUOTIENT, GYROMAGNETISCHES VERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK ORAN


- JİVA, JİVATMAN -ile

( Kişisel özvarlık. Bireysel ruh. Vedanta'ya göre jiva, atman'ın gövde, duyular ve zihinle özdeşleşme yanılgısı sonucu olarak varlık kazanır. Atmanyapan kimse olma, jiva'dır. )


- JOHIMBINE[İng.] ile/değil/yerine/= JOHİMBİN


- JOHN BOWLBY ile/ve/||/<>/> MARY AINSWORTH ile/ve/||/<>/> MARY MAIN

( 1907 - 1990 ile/ve/||/<>/> 1913 - 1999 ile/ve/||/<>/> 1943 - 2023 )


- JOHN LOCKE ile/ve/||/<>/> ALEXANDER VON HUMBOLDT ile/ve/||/<>/> MARTIN HEIDEGGER ile/ve/||/<>/> FERDINAND DE SAUSSURE ile/ve/||/<>/> LUDWIG WITTGENSTEIN ile/ve/||/<>/> JACQUES DERRIDA

( 29 Ağustos 1632 - 28 Ekim 1704 İLE/VE/||/<>/> 14 Eylül 1769 - 06 Mayıs 1859 İLE/VE/||/<>/> 26 Eylül 1889 - 26 Mayıs 1976 İLE/VE/||/<>/> 26 Kasım 1857 - 22 Şubat 1913 İLE/VE/||/<>/> 26 Nisan 1889 - 29 Nisan 1951 İLE/VE/||/<>/> 15 Temmuz 1930 - 09 Ekim 2004 )


- JOHN VON NEUMANN /

( 28 Aralık 1903 - 08 Şubat 1957 )


- JOHN ile JOHN ASHCROFT ile JOHN CRAY ile JOHN GLENN ile JOHN KERRY ile JOHN PAUL II

( JOHN vs. JOHN ASHCROFT vs. JOHN CRAY vs. JOHN GLENN vs. JOHN KERRY vs. JOHN PAUL II )

( يوحنا ile جان ile يحيي ile جان اشکرافت ile جان کري ile جان کلن ile ژان پل دوم )

( يوحنا ile JAN ile YHEYY ile JAN ESHEKRAFT ile JAN KARY ile JAN KALAN ile ZHAN PEL DOM )


- JOIN :/yerine KATILMAK


- JONATHAN ile JONATHAN PAPPA

( JONATHAN vs. JONATHAN PAPPA )

( جاناتان ile جاناتان پاپا )

( JANATAN ile JANATAN PAPA )


- JONES ile JONES SVENSON

( JONES vs. JONES SVENSON )

( جونز ile جنز سونسون )

( JOONZ ile جنز سونسون )


- JOSEPH JOHN THOMSON ile/ve/||/<>/> GEORGE PAGET THOMSON

( [Nobel Fizik Ödülü'nü ...]
Elektronların, parçacık olduğunu göstererek kazandı.[1906] İLE/VE/||/<>/> Elektronların, dalga biçiminde olduğunu göstererek kazandı.[1937] )

( 18 Aralık 1856 - 30 Ağustos 1940 İLE/VE/||/<>/> 03 Mayıs 1892 - 10 Eylül 1975 )

( Babası. İLE/VE/||/<> Oğlu. )

( )


- JOSEPHSON CURRENT[İng.] / COURANT DE JOSEPHSON[Fr.] / JOSEPHSON-STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= JOSEPHSON AKIMI


- JOSEPHSON JUNCTION[İng.] / JONCTION JOSEPHSON[Fr.] / JOSEPHSON-KONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOSEPHSON EKLEMİ


- JOSEPHSON EFFECT[İng.] / EFFET JOSEPHSON[Fr.] / JOSEPHSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOSEPHSON ETKİSİ


- JOSEPHSON JUNCTİON ile/||/<> TUNNEL JUNCTİON

( Josephson junction süperiletkenler arası Cooper çift tünellemesiyken İLE tunnel junction normal elektron tünellemesidir )

( Formül: AC Josephson effect )


- JOULE-KELVIN EFFECT[İng.] / EFFET JOULE KELVIN[Fr.] / JOULE KELVIN EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE KELVİN ETKİSİ


- JOULE-THOMSON EFFECT[İng.] / EFFET JOULE-THOMSON[Fr.] / JOULE-THOMSON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON ETKİSİ


- JOULE-THOMSON EXPANSION[İng.] / EXPANSION DE JOULE-THOMSON[Fr.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON GENLEŞMESİ


- JOULE-THOMSON COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE JOULE-THOMSON[Fr.] / JOULE-THOMSON-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON KATSAYISI


- JOULE-THOMSON VALVE[İng.] / VANNE DE JOULE-THOMSON[Fr.] / JOULE-THOMSON-VENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= JOULE-THOMSON VANASI


- JUGLONE[İng.] ile/değil/yerine/= JUGLON


- JUGLON[Alm.] ile/değil/yerine/= JUGLONE


- JUL[Fizik bilgini Joule'ün adından] ile/ve/<>/> KİLOJUL

( Bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda bir metre değiştiren iş birimi. [ 1J = .239 cal | 1cal = 4.184 ] İLE/VE/<>/> Bin jul değerinde iş birimi. )

( 1 JOULE = ENERJİ )

( JOUL: Nesnenin, yerkeçimi karşısındaki 1 m. aşağı inişiyle oluşan 1 derecelik enerji. )

( J sembolü ile gösterilen joule; Uluslararası Birim Sistemi'nde enerji, iş ya da ısı miktarından türetilmiş bir birimdir. Bir metre üzerinden, bir newton'luk kuvvet uygulanarak harcanan enerjiye ya da bir saniye içinde bir ohm'luk bir direnç üzerinden geçen bir amperlik elektrik akımına eşittir. )

( ENERJİNİN KORUNUMU - JOULE )

( 1 kilojoule [kJ] = 1000 joule [J]

1 kilowatt-hour [kW*h] = 3600000 joule [J]

1 watt-hour [W*h] = 3600 joule [J]

1 calorie (nutritional) = 4186.8 joule [J]

1 horsepower (metric) hour = 2647795.5 joule [J]

1 Btu (IT) [Btu (IT), Btu] = 1055.05585262 joule [J]

1 Btu (th) [Btu (th)] = 1054.3499999744 joule [J]

1 gigajoule [GJ] = 1000000000 joule [J]

1 megajoule [MJ] = 1000000 joule [J]

1 millijoule [mJ] = 0.001 joule [J]

1 microjoule [µJ] = 1.0E-6 joule [J]

1 nanojoule [nJ] = 1.0E-9 joule [J]

1 attojoule [aJ] = 1.0E-18 joule [J]

1 megaelectron-volt [MeV] = 1.6021766339999E-13 joule [J]

1 kiloelectron-volt [keV] = 1.6021766339999E-16 joule [J]

1 electron-volt [eV] = 1.6021766339999E-19 joule [J]

1 erg = 1.0E-7 joule [J]

1 gigawatt-hour [GW*h] = 3600000000000 joule [J]

1 megawatt-hour [MW*h] = 3600000000 joule [J]

1 kilowatt-second [kW*s] = 1000 joule [J]

1 watt-second [W*s] = 1 joule [J]

1 newton meter [N*m] = 1 joule [J]

1 horsepower hour [hp*h] = 2684519.5368856 joule [J]

1 kilocalorie (IT) [kcal (IT)] = 4186.8 joule [J]

1 kilocalorie (th) [kcal (th)] = 4184 joule [J]

1 calorie (IT) [cal (IT), cal] = 4.1868 joule [J]

1 calorie (th) [cal (th)] = 4.184 joule [J]

1 mega Btu (IT) [MBtu (IT)] = 1055055852.62 joule [J]

1 ton-hour (refrigeration) = 12660670.23144 joule [J]

1 fuel oil equivalent @kiloliter = 40197627984.822 joule [J]

1 fuel oil equivalent @barrel (US) = 6383087908.3509 joule [J]

1 gigaton [Gton] = 4.184E+18 joule [J]

1 megaton [Mton] = 4.184E+15 joule [J]

1 kiloton [kton] = 4184000000000 joule [J]

1 ton (explosives) = 4184000000 joule [J]

1 dyne centimeter [dyn*cm] = 1.0E-7 joule [J]

1 gram-force meter [gf*m] = 0.00980665 joule [J]

1 gram-force centimeter = 9.80665E-5 joule [J]

1 kilogram-force centimeter = 0.0980665 joule [J]

1 kilogram-force meter = 9.8066499997 joule [J]

1 kilopond meter [kp*m] = 9.8066499997 joule [J]

1 pound-force foot [lbf*ft] = 1.3558179483 joule [J]

1 pound-force inch [lbf*in] = 0.112984829 joule [J]

1 ounce-force inch [ozf*in] = 0.0070615518 joule [J]

1 foot-pound [ft*lbf] = 1.3558179483 joule [J]

1 inch-pound [in*lbf] = 0.112984829 joule [J]

1 inch-ounce [in*ozf] = 0.0070615518 joule [J]

1 poundal foot [pdl*ft] = 0.04214011 joule [J]

1 therm = 105505600 joule [J]

1 therm (EC) = 105505600 joule [J]

1 therm (US) = 105480400 joule [J]

1 Hartree energy = 4.3597482E-18 joule [J]

1 Rydberg constant = 2.1798741E-18 joule [J] )


- WACHOLDERBEEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JUNİPER MEYVESİ


- JÜPİTER'DE:
1 GÜN ve/||/<> 1 YIL

( 9 saat 50 dakika. VE/||/<> 4332 dünya günü. )


- RÈGLE DE JURIN[Fr.] / JURIN-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= JURİN KURALI


- JURO[Juro özel adından] -ile

( İkinci çağın triasla kretase arasında kalan dönemi. )


- K-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON K[Fr.] / K-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= K ELEKTRONU


- K LINE[İng.] / K LIGNE[Fr.] / K ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= K HATTI


- K RADIATION[İng.] / K RAYONNEMENT[Fr.] / K SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= K IŞIMASI


- K-MESON[İng.] / MÉSON K[Fr.] / K-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= K MEZONU


- KAABE KAVSEYN -ile

( İki yay, iki kaş arası. )


- KAAN, HAKAN :

( Refah partisinde siyaset yaptı. 1994/1999 döneminde Refah Partisi Listesinden seçime girdi ve Sarıyer Belediye Meclisine üye seçildi. )


- KABA ile/değil/yerine ENGİN


- KABA ile KABA BİR ŞEKİLDE ile KABALIK ile POLİTİK OLMAYAN

( IMPOLITE vs. IMPOLITELY vs. IMPOLITENESS vs. IMPOLITIC )

( بي تربيت ile پررو ile بي ادب ile غير متمدن ile بي ادبانه ile بي تربيتي ile اسائه ile بي ادبي ile پررويي ile مخالف مصلحت ile مخالف رويه صحيح )

( BEY TARBYT ile PORRO ile BEY ADAB ile GHYR MATMADAN ile BEY ADBANEH ile BEY TARBYTY ile ASAEH ile BEY ADABY ile پررويي ile MOKHALEF MOSOLHAT ile MOKHALEF ROYYEH SAHYHE )


- KABA/LIK ile/ve/değil/||/<> DOĞRUDAN SÖYLEMEK/SÖYLEYEN


- KABAN ile ÇİNKO İLE KAPLAMAK ile KAPLAMALI ile KAPLAMA

( COAT vs. COAT WITH ZINC vs. COATED vs. COATING )

( کت ile پوشش دار کردن ile روکش کردن ile روي اندود کردن ile روکشدار ile روکش ile کپسول )

( KAT ile PUSHESH DAR KARDAN ile ROKESH KARDAN ile ROY ANDUD KARDAN ile ROKESHODAR ile ROKESH ile KAPSOL )


- KABAN[Erm.] ile KABAN[Fr. < CABAN]

( Dik yokuş. | Tepe. İLE Çeşitli kumaşlardan yapılmış, kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi. )


- KABARCIK ile İSİLİK/ISIRGIN

( PUSTULE vs. PRICKLY HEAT )


- KABARCIK ile KÖPÜREN

( BUBBLE vs. BUBBLING )

( غلغل سدن ile حباب ile غلغل )

( غلغل سدن ile HEBAB ile غلغل )


- KABİN ile KABİNE ile KABİN AMİRİ


- KABIZLIK/İNKIBAZ/KONSTİPASYON ile/||/<> SÜRGÜN/DİYARE/İSHAL

( Bağırsak devimlerinin yavaşlaması ve kabızlık. İLE/||/<> Sık ve sulu dışkılama. )


- KABLO ile KABLOCU/LUK ile KABLOLU ile KABLOSUZ ile KABLO GEMİSİ ile KABLOLU YAYIN


- SHELL[İng.] / COQUILLE, CALCIN[Fr.] ile/değil/yerine/= KABUK


- KABUL:
EDERSEN ile "ETMEZSEN"

( Ahbab. İLE Garib. )


- KABUL ETMEK ile GÜZEL GÖRMEK(TAHSÎN[< HÜSN])

( TO ACCEPT vs. TO SEE NICE )


- KABUL ETMEK ile KABUL EDİLEBİLİR ile KABUL ile KABUL TESTİ ile KABUL EDEN ile KABUL ile KABUL EDİLDİ ile KABUL EDEN ile KABUL ETMEK ile AKSEPTÖR

( ACCEPT vs. ACCEPTABLE vs. ACCEPTANCE vs. ACCEPTANCE TEST vs. ACCEPTANT vs. ACCEPTATION vs. ACCEPTED vs. ACCEPTER vs. ACCEPTING vs. ACCEPTOR )

( اجابت کردن ile موافقت شدن ile قبول کردن ile تقبل کردن ile حاضر شدن ile پذيرفتن ile قابل پذيرش ile پذيرفتني ile موجه ile بلامانع ile قبولي ile پذيرش ile قبول ile اجابت ile تقبل ile آزمون پذيرش ile قبول کننده ile معني مصطلح ile مقبول ile مستجاب ile پذيرفته ile پذيرا ile پذيرنده )

( EJABAT KARDAN ile MOVAFEGHT SHODAN ile GHABOL KARDAN ile TAGHABL KARDAN ile HAZAR SHODAN ile PAZYRAFTAN ile GHABEL PAZYRASH ile PAZYRAFTANY ile MOJEH ile BELAMANE ile GHABOLY ile PAZYRASH ile GHABOL ile EJABAT ile TAGHABL ile AZMON PAZYRASH ile GHABOL KONANDEH ile MANY MOSTALEH ile مقبول ile MOSTEJAB ile PAZYRAFTEH ile PAZYRA ile PAZYRANDEH )


- KABUL ile/ve/değil OYUN

( [not] ACCEPTANCE vs./and/but GAME )


- KABUL ve/< TAHSÎN

( ACCEPTANCE and/< TO SEE NICE )


- KABUL ve TAHSİN


- KABUL ile TAYİN


- KÂBUS[Ar.] değil/yerine/= KARADÜŞ/KARABASAN

( Sıkıntılı ve korkulu düş. | Birinin, içinde bulunduğu karmakarışık, sıkıntılı durum. | Acı, sıkıntı, korku veren olay. )


- KABZ ile/||/<> HABN ile/||/<> HAZF ile/||/<> TAY ile/||/<> KEŞF


- KABZ/KONSTİPASYON değil/yerine/= PEKLİK


- KAÇ YAŞINDASIN? yerine BÖYLE BİR SORU SORMA! (DAHA İYİ)

( Kişilerin yaşı, sorulmaması gereken sorulardan biridir.(Bay/Bayan farketmez). Kişi kendi paylaşmak istediğinde öğrenilecek bir konudur. Kişiler, sorulduğu için yanıtlamak zorunluluğunda bırakılmamalıdır. )


- LEAKAGE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE FUITE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAÇAK IŞINIM


- STRAY RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= KAÇAK IŞINLAR


- KAÇAK ile KAÇIK ile KAÇINTI ile KAÇKIN

( Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz ya da sıvı. | Gizlice kaçırılmış olan mal ya da nesne. | Bağlı bulunduğu yerden ya da yasadan kaçan, uzaklaşan. | Yasaca yapılması yasak olan ya da yapılması için gerekli izin alınmayan. | Yasaca belirtilmiş gerekli gümrük ve vergileri ödenmeden bir yere sokulan ya da bir yerden çıkarılan. | Yasalara, kurallara uymayarak, gizlice. İLE İlmeği kaçmış (çorap vb.). | Bir yana kaçmış, kaymış. | Bazı davranışları dengesiz olan, zıvanasız. | Çorabın ilmeği kaçmış yeri. İLE Erken doğan kuzu. | Sızıntı, kaçak. İLE Bir yerden ya da bir işten kaçmış kişi. | Toplumdan uzak duran, toplum içine çıkmak istemeyen kişi. )


- KAÇAK ile KAÇKIN


- KAÇAN SEÇİLİM ile/||/<> İYİ GEN

( Kaçan Fisher pozitif geribildirim, iyi gen kalite. )

( Formül: Arbitrary İLE quality )


- KAÇAN ile/değil/yerine/>< KAZANAN

( Kazanamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kaçmaz. )


- ZAMAN:
"KAÇIP GİDEN" ile/ve/||/<>/> "ALIP GÖTÜREN"


- KAÇIRMAK ile ADAM KAÇIRAN ile ADAM KAÇIRMA

( KIDNAP vs. KIDNAPPER vs. KIDNAPPING )

( آدم سرقت کردن ile آدم دزدي کردن ile ربودن ile دزدانسان ile بچه دزد ile آدم ربا ile آدم دزد ile آدمربايي )

( ADAM SARGHT KARDAN ile ADAM DOZDY KARDAN ile RABUDAN ile DOZDANSAN ile BECHEH DOZD ile ADAM RABA ile ADAM DOZD ile ADMARBAYY )


- KAÇIRMAK ile KAÇIRILDI ile KAÇIRAN

( ABDUCT vs. ABDUCTED vs. ABDUCTOR )

( آدمدزد ile آدمربا ile ربودن ile ربودهشده )

( ADMADZAD ile ADMARBA ile RABUDAN ile RABUDEHASHODEH )


- KAÇKIN ile/ve/||/<> UÇKUN


- KADAR değil/yerine/= ... DEK/... DEĞİN


- CADAVERINE[İng.] / CADAVÉRIN[Fr.] / K STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KADAVERİN


- KADAVRA DONÖR/CADAVERIC DONOR[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ GÖVDESİNİ BAĞIŞLAYAN


- KADEMELİ ile KADEMELİ ÇÜRÜME ile KADEMELİ KAYBOLMA ile GİTGİDE ile KADEMELİ OLMA ile MEZUN OLMAK ile MEZUN ile KADEMELİ VERGİ ile MEZUN

( GRADUAL vs. GRADUAL DECAY vs. GRADUAL DISAPPEARANCE vs. GRADUALLY vs. GRADUALNESS vs. GRADUATE vs. GRADUATED vs. GRADUATED TAX vs. GRADUS )

( تدريجي ile فسادتدريجي ile محوتدريجي ile کم کم ile درجه به درجه ile به تدريج ile جسته جسته ile اندک اندک ile بمرور ile بتدريج ile نرم نرمک ile متدرجا ile خردخرد ile تدريجاً ile رفته رفته ile تدريج ile فارغ التحصيل ile آموخته ile مدرج کردن ile درجهدار ile ماليات تصاعدي ile فرهنگ عروضي )

( TADARYJY ile فسادتدريجي ile محوتدريجي ile KAM KAM ile DARJEH BAH DARJEH ile BAH TADARYJ ile JASTEH JASTEH ile ANDAK ANDAK ile بمرور ile BATADARYJ ile NARAM NARMAK ile متدرجا ile KHARDOKHARD ile TADARYJAN ile RAFTEH RAFTEH ile TADARYJ ile FARGH ELTAHSYLE ile AMUKHTEH ile MADARJ KARDAN ile DARJEKHODAR ile ماليات تصاعدي ile FAREANG ARUZY )


- KADÎM BİLGELİK:
DOLAYLI değil DOĞRUDAN


- KADIN -ile

( PARTHENOS )


- KADIN/ERKEK GÖVDESİ/BEDENİ" değil/yerine/< DİŞİL/ERİL GÖVDE/BEDEN


- KADIN, ...:
..., SEVMEDİĞİ KİŞİYE[ERKEK/KADIN] ...
ile/><
..., SEVDİĞİ KİŞİ[ERKEK/KADIN] İÇİN ...

( ... hiç acımaz. İLE/>< ... kendine hiç acımaz. )


- KADIN değil/yerine DİŞİ/L

( Erkek, dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,
Hakkın yarattığı her şey yerli yerinde.
Nazarımızda kadın, erkek farkı yok.
Noksanlıkla senin görüşlerinde. )


- KADIN ile/değil KADINLIK/KADINLAR

( MER'A ile/değil NİSÂ )


- KADIN ile KARI

( HÜRRE: Cariye(eme) ya da esir olmayan kadın. )


- KADIN ile/ve/||/<>/> MÜCEVHER ile/ve/||/<>/> ERKEK ile/ve/||/<>/> KADIN

( Birbirini tüketen döngü. )


- KADIN-IN ... ile KÂDI'NIN ...


- KADIN-IN KÂDI-NIN


- KÂDİR[Ar.] ile MÜTEMEKKİN[Ar.]


- KADIRGA ile/ve/<> KALYON

( Hem yelken, hem de kürekle yol alan, özellikle Akdeniz'de kullanılmış bir savaş gemisi. İLE/VE/<> Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü olan yelkenli gemi. )


- SUBCADMIUM NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS SOUS-CADMIUM[Fr.] / SUBKADMIUM-NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM ALTI NÖTRONLAR


- CHLORURE DE CADMIUM[Fr.] / KADAVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KLORÜR


- CADOXEN[İng.] ile/değil/yerine/= KADOKSEN


- KADRAN ile KADRANLI


- KADRAN değil/yerine/= ÖLÇEK


- ZIFFERBLATT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADRAN


- KADRAN[Fr. < CADRAN] ile/ve/||/<> KADRAJ[Fr. < CADRAGE]

( Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam ya da başka işaretler bulunan düzlem. | Ölçek. İLE/VE/||/<> Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )


- KAF/CUFF[İng.] değil/yerine/= SARGAN


- KAFADAN ile KAFADAN KONTAK/LIK ile KAFADAN BACAKLILAR ile KAFADAN GAYRİMÜSELLAH


- KAFASI KARIŞMAK ile KAFASI KARIŞMIŞ ile KAFA KARIŞTIRICI ile BİLİNÇ BULANIKLIĞI, KONFÜZYON

( CONFUSE vs. CONFUSED vs. CONFUSING vs. CONFUSION )

( نامنظم کردن ile درجواب عاجز کردن ile اشتباهي گرفتن ile گيج کردن ile مختل کردن ile باهم اشتباه کردن ile مغشوش کردن ile آسيمه کردن ile سردرگم ile خر تو خر ile حيران و سرگردان ile گيج ile متشنج ile مچل ile نابسامان ile بيکله ile مشتبه ile پراکنده حال ile مغشوش ile ملتبس ile تبلبل ile سرآسيمگي ile اختلال ile آشفته بودن ile شلوق پلوق ile گيجي ile هرج )

( NAMANZAM KARDAN ile DARJAVAB AJZ KARDAN ile ESHTABAHY GARAFTAN ile GYJ KARDAN ile MOKHTEL KARDAN ile BANPAM ESHTABAH KARDAN ile MOGHESHOSH KARDAN ile ASYMAH KARDAN ile SARDARGOM ile KHAR TO KHAR ile HEYRAN VE SARGARDAN ile GYJ ile MOTESHENJ ile مچل ile NABSAMAN ile BEYKALEH ile MOSHTABEH ile PARAKANDEH HAL ile MOGHESHOSH ile ملتبس ile تبلبل ile SARASYMAGY ile AKHTELAL ile ASHOFTEH BODAN ile شلوق پلوق ile GYJY ile NPARJ )


- KAFATASI/OMURGA YARALANMALARINDA:
SAÇLI DERİDE ile/ve/||/<> KAFATASI/BEYİN ile/ve/||/<> YÜZ ile/ve/||/<> OMURGA

( Saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve herhangi bir darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle kanamanın durdurulması gereklidir. İLE/VE/||/<> Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi, kemiğin kırılmasından daha önemlidir. Bu nedenle, beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir. İLE/VE/||/<> Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi biçimde etkilenebilir ve duyu organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda burun, çene kemiği kemiklerinde yaralanma görülebilir. İLE/VE/||/<> En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir ve çok ağrılıdır. Kazalarda en çok boyun etkilenir. )

( [Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenlerinde]
- Yüksek bir yerden düşmek.
- Baş ve gövde yaralanması.
- Otomobil ya da motosiklet kazaları.
- Spor ve iş kazaları.
- Yıkıntı altında kalmak. )

( [Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler]
- Bilinç düzeyinde değişmeler, bellek değişiklikleri ya da bellek kaybı.
- Başta, boyunda ve sırtta ağrı.
- Elde ve parmaklarda karıncalanma ya da duyu kaybı.
- Gövdenin herhangi bir yerinde, tam ya da kısmî hareket kaybı.
- Baş ya da bel kemiğinde biçim bozukluğu.
- Burun ve kulaktan, beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi.
- Baş, boyun ve sırtta dış kanama.
- Sarsıntı.
- Denge kaybı.
- Kulak ve göz çevresinde morluk. )

( [Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım]
- Bilinç kontrolü yapılır,yaşam bulguları değerlendirilir.
- Hemen tıbbî yardım istenir[112].
- Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır.
- Tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir.
- Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır.
- Sarsıntıya maruz kalmaması gerekir.
- Bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe bildirilmelidir.
- Asla yalnız bırakılmamalıdır. )


- KAFATASI = SCULL, CRANIUM[İng.] = LE CRÂNE[Fr.] = SCHÄDEL[Alm.] = TESCHIO[İt.] = CRANEO[İsp.] = CALVA[Lat.] = TO KRANION[Yun.] = CUMCUME(T)[Ar.] = KÂSEH-İ SER[Fars.] = SCHEDEL[Felm.]


- CAFFEINE[İng.] / CAFÉINE[Fr.] / KOFFEIN, COFFEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KAFEİN


- KAFEİN ile KAFEİNLİ ile KAFEİNSİZ


- KAFIRIN[İng.] ile/değil/yerine/= KAFİRİN


- KAFTAN ile/ve/değil/||/<> HİLAT

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sultanların, gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaştan yapılmış kaftan. )


- KAFTAN ile HİL'AT[çoğ. HİLA']


- KAFTAN ile KAFTANCI/LIK


- KÂĞIT PARA:
KÂĞITTAN değil PAMUKTAN

( 1950'den önce, kenevir ve ağaç kabuğu kullanılarak yapılırdı. )


- KÂĞIT ve/||/<>/> GAZETE ve/||/<>/> ROMAN

( [olmasaydı, ...] Kapitalizm olmazdı. VE/||/<>/> Ulus olmazdı. VE/||/<>/> Birey olmazdı. )

( "Kitap, Kütüphane, Yazı, Okuma Kültürü, Yayıncılık" Konulu Kitaplar )


- KAHİN ile AĞUSTOS

( AUGUR vs. AUGURAL )

( فال بين ile استخاره کردن ile استخاره )

( فال بين ile ESTEKHAREH KARDAN ile ESTEKHAREH )


- KÂHİN ile REMMAL

( ... İLE Çakıl taşları atarak geleceğe ait olaylardan bahseden. )


- KAHİN ile TANRISALLIK

( DIVINER vs. DIVINITY )

( غيبگو ile وحدانيت ile الوهيت ile خدايي ile کبريائي )

( GHYBEGO ile VAHDANYT ile ALVEHYT ile KHODAYY ile کبريائي )


- KAHRAMAN ile/ve/değil/||/<>/< BAŞ ROL


- KAHRAMAN ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK AYETİ ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK

( HERO vs. HEROIC vs. HEROIC VERSE vs. HEROICALLY vs. HEROISM )

( شير مرد ile قهرمان ile مردافکن ile حماسي ile پهلوانانه ile پهلواني ile قهرمان وار ile شعر رزمي ile گردي )

( SHYR MARD ile GHEHARMAN ile MARDAFKAN ile HAMASY ile PPELVANANEH ile PPELVANY ile GHEHARMAN VAR ile SHER RAZMY ile GARDY )


- KAHRAMAN >< KURBAN


- KAHRETSİN ile DAHA CESUR ile YAMAMAK

( DARN vs. DARNER vs. DARNING )

( رفو ile رفو کردن ile رفوگر ile رفوگري )

( REFO ile REFO KARDAN ile REFOGER ile REFOGERY )


- KAHVERENGİ PELİKAN ile/ve/||/<> PERU PELİKANLARI

( Ayrıntıları okumak için burayı tıklayınız... )


- KÂİN ile KÂHİN

( Bulunan, var olan. İLE Doğaüstü yollardan gizli, bilinmeyen şeyleri, geleceği bilme iddiasında bulunan kişi. | Yahudilerin din reisi. )


- KÂİN[Ar.] ile SÂBİT[Ar.]


- KAİNAT:
EVREN ile/ve/değil/<> YERYÜZÜ


- KÂİNAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= EVREN

( Ay altı [olan/lar(/kâin)]. İLE/VE/<> Ay üstü. )


- KAİNAT/KOZMOS değil/yerine/= EVREN


- KAIRINE[İng.] ile/değil/yerine/= KAİRİN


- KAIROLINE[İng.] ile/değil/yerine/= KAİROLİN


- KAİSER ile KAİSERİN

( KAISER vs. KAISERIN )

( کايزر ile زوجه قيصر )

( KAYZAR ile زوجه قيصر )


- KAISERLING SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= KAİSERLİNG ÇÖZELTİSİ


- KAKAVAN = KENDİNİ BEĞENMİŞ, SEVİMSİZ, DÜŞÜNCESİZ, BİLGİSİZ, BUDALA


- KAKMA ile İÇ KATMAN

( INLAY vs. INLAYER )

( گوهر نشان کردن ile خاتم کاري کردن ile خاتم کار )

( GOUSAR NESHAN KARDAN ile KHATAM KARY KARDAN ile KHATAM KAR )


- KAKOXENE[İng.] ile/değil/yerine/= KAKOKSEN


- KAKTÜS/ATLASÇİÇEĞİ ile/ve FESTAN

( ... İLE/VE Dikensiz kaktüs. )

( GÜLÂYÂN ile/ve ... )


- KALAN ile KALANLI BÖLME


- CALAVERITE[İng.] / CALAVÉRITE[Fr.] / CALAVERIT, TELLURGOLD[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAVERİT, TELLÜR ALTIN


- TIN[İng.] / ÉTAIN[Fr.] / ZINN[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAY


- İYİ DÜŞÜN!:
KALBİ ve/||/<>/>/< KAPIYI ve/||/<>/>/< SON SÖZÜNÜ

( Kırmak yerine. VE/||/<>/>/< Çarpmak yerine. VE/||/<>/>/< Söylemeden önce. )


- KALBİME BAKMIYORSUNUZ değil KALBİNE BAKIYORUZ DEYİP SENİ KANDIRANLARA BAKIYORSUN


- KALBİNDEN GEÇEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZİHNİNDEN GEÇEN


- KALÇIN[İt. < CALZINO] ile KAMARÇİN

( Üstüne başka bir şey giyilmek için abadan yapılan, çizme biçiminde ayak giyeceği. İLE Mestin üzerine giyilen plastik ayakkabı. )


- KALÇIN ile KALÇINCI


- KALDIRAÇ/MANİVELA[İt. < MANOVELLA] ile KALDIRAN ile KALDIRICI ile KALDIRIM ile KALDIRIŞ ile KALDIRMAK

( Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk. İLE Bazı organları yukarıya doğru hareket ettiren kas. İLE Kriko. İLE Yaya kaldırımı. | Yollarda taşlarla yapılan döşeme. İLE Kaldırma işi. İLE Bulunduğu yerden almak. | Yukarı doğru hareket ettirmek. | Yükseltmek. | Ürün toplamak, taşımak. | Çekmek, taşımak. | Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. | Hastayı hastaneye götürmek. | Tören yaparak ölüyü gömmek. | Toplamak. | Alıp başka yere götürmek. | Uyandırmak. | Piyasadan çekmek. | Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. | Kaçırmak. | İyi etmek, iyileştirmek. | Bir şeyden çokça satın almak. | Tayin etmek, atamak. | Yok etmek, ortadan silmek. | Uygun gelmek, yakışmak. | Çalmak, aşırmak. )


- KALE[Ar. < KAL'A]/KERMEN ile KALEBENT

( Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. | Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından öteki tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. | Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. | Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. | Denizli iline bağlı ilçelerden biri. | Malatya iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kale dışına çıkmamaya hüküm giyen suçlu. )


- KALE değil/yerine/= KORGAN