N ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 20.975 başlık/FaRk ile birlikte,
20.975 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(16/85)
- CİDDİYET ile/ve DİSİPLİN
( Kişinin ciddiyeti, disiplinidir. )
( SERIOUSNESS vs./and DISCIPLINE )
- CİDDİYET ve/> GÜVEN ve/> YAKINLIK
- EVEN-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU PAIR-PAIR[Fr.] / GERADE-GERADE-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT-ÇİFT ÇEKİRDEK
- REPRECIPITATION, DOUBLE PRECIPITATION[İng.] / DOUBLE PRÉCIPITATION[Fr.] / DOPPELT NIEDERSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÇÖKTÜRME, YENİDEN ÇÖKTÜRME
- ANTENNE DOUBLET DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DUBLET ANTEN
- DOUBLE DOUBLET ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT İKİLİ ANTEN
- DOUBLE LAYER[İng.] / DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KATMAN
- BIREFRINGENCE, DOUBLE REFRACTION[İng.] / BIRÉFRINGENCE, RÉFRACTION DOUBLE[Fr.] / DOPPELBRECHUNG, DOPPELREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA
- DIPOLE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DIPOLE[Fr.] / DIPOLANTENNE, DOPPELDOUBLETANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUPLU ANTEN
- ÇİFT NAMLULU ile KRUVAZE ile ÇİFT KASALI ile İKİLİ SATICI ile İKİ YÜZLÜLÜK ile İKİ UCU KESKİN ile ÇİFT BAŞLI ile ÇİFT GENİŞLİK
( DOUBLE-BARRELLED vs. DOUBLE-BREASTED vs. DOUBLE-CASED vs. DOUBLE-DEALER vs. DOUBLE-DEALING vs. DOUBLE-EDGED vs. DOUBLE-HEADED vs. DOUBLE-WIDTH )
( دولول ile چهار دکمهاي ile دوقاب ile ناروزن ile دورنگي ile دودم ile دوسر ile دولاپهنا )
( DOLOL ile CHEHAR DOKMEHYAY ile DOGHAB ile NARUZAN ile دورنگي ile DODAM ile DOSAR ile دولاپهنا )
- PAIR PRODUCTION[İng.] / PRODUCTION DE PAIRES[Fr.] / PAARBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT OLUŞUMU
- ÇİFT ile BİRLEŞTİRİLMİŞ ile BAĞLAYICI ile ÇİFTLER ile BEYİT ile BEYİT ŞİİRLER ile BEYİT ile KAPLİN
( COUPLE vs. COUPLED vs. COUPLER vs. COUPLES vs. COUPLET vs. COUPLET POEMS vs. COUPLETS vs. COUPLING )
( جفت شدن ile مزدوج ile بهم چسباننده ile زوجات ile دوبيتي ile مثنوي ile ابيات ile ابي ile جفت ساز ile جفت سازي ile جفت شدگي )
( JOFT SHODAN ile MOZDOJ ile BACPAM CHASBANANDEH ile ZOJAT ile دوبيتي ile MASNOY ile ABYAT ile ABY ile JOFT SAZ ile JOFT SAZY ile JOFT SHODEGY )
- ÇİFTE STANDART ile/değil/yerine/= İKİLİ ÖLÇÜN
- AVALANCHE NOISE[İng.] / BRUIT DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-RAUSCHEN, LAWINENRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ
- AVALANCHE BREAKDOWN[İng.] / INTERRUPTION DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-BRECHEN, LAWINENDURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ KESİLMESİ/KIRILMASI
- ÇİGAN ile ÇİGAN MÜZİĞİ
- ÇİĞDE/HÜNNAP ile ÇILAN
( Ayrı çanakyapraklı, ikiçeneklilerden bir ağaç. | Bu ağacın, kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde, güzün olgunlaşan meyvesi. İLE İri bir çeşit çiğde. )
( ZIZYPHUS SATIVA cum ... )
- CİĞERDELDİ ile/||/<> AĞAÇDELEN ile/||/<> GÖKDELEN ile/||/<> KARDELEN ile/||/<> KARGADELEN ile/||/<> ZİNDANDELEN
( Delik açmak delik duruma getirmek İncinmesine kırılmasına sebep olmak Nüfuz etmek içini ya da ardını görebilmek )
- ÇİGİN ile ÇİGİN ile ÇİGİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üzüm bağlarında biten başaklı bir ot. İLE İpek. İLE Altın işlemeli, süslü bir kumaşı dikme biçimi. )
- ÇIĞIRTKAN ile/||/<> ÇAĞIRTKAN
- CİHAN ile CİHANŞAH ile CİHANŞİR
( JAHAN vs. JAHANSHAH vs. JAHANSHIR )
( جهان ile جهانشاه ile جهانشير )
( JACPEHAN ile JACPEHANESHAH ile جهانشير )
- CİHAN[Fars. < CİHĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> EVREN | DÜNYA
( allameicihan iki cihan evren dünya )
- CİHANGÎRLER:
CENGİZ HAN ve (BÜYÜK) İSKENDER ve YAVUZ SULTAN SELİM ve NAPOLYON
- CİHAZ-İ ÂHİZ, AHİZE, RESEPTÖR, | RADYO AHİZESİ, RADYO ALICISI | ALICI, TELEVİZYON ALICISI, SET, TELEVİZYON SETİ, TELEVİZYON CİHAZI, ALICI CİHAZI, SİNESKOP | ALMAÇ ile/||/<> TELEVİZYON
( Sinema/TV. 1. Bir kaynaktan gelen elektromıknatıs dalgaları ses ya da resme çeviren aygıtların genel adı. TV. 2. Bir vericiden gelen elektromıknatıs dalgaları sese çeviren aygıt. 3. Televizyon alıcısının aktardığı resim ile sesin, elektromıknatıs dalgalara dönüştürülüp yayınlanmasından sonra, bunları dalgalık yardımıyla toplayarak resim ve sese çevirebilen aygıt. @@ (I) 1. fizik: Telefonun söyleneni dinlemeye yarayan bölümü, kulaklığı. 2 -elektrik: bk. alıcı I. @@ (II) televizyon: Vericiden yayınlanan elektromiknatıs dalgalarını anten yardımıyla toplayarak resim ve sese çevirebilen aygıt. @@ 1. Hücrelerde, belirli bir büyük molekülün özel bir kısmını oluşturan, etkin endojen madde ve onlara yapıca benzerliği olan ilaç moleküllerini seçici bir biçimde yüksek çekicilik göstererek bağlayan ve etkinin başlamasına aracılık eden birim, reseptör. 2. Virüsün ligant yapılarıyla ilişkiye geçen hücre zarı üzerindeki yapılar. 3. Alan, kabul eden. )
( 1. RECEIVER, 2. RADIO RECEIVER, RADIO, RECEIVER, WIRELESS SET, 3. RECEIVER, TELEVISION (RECEIVER), (ABD) TELEVISION SET, SET | ACCEPTOR, RECEPTOR | RECEIVER, TELEVISION, TELEVISION SET, SET | RECEPTOR | TELEVISION~TELEVISION )
( 1. RÉCEPTEUR, 2. POSTE DE RADIO, POSTE RÉCEPTEUR, RÉCEPTEUR RADIO (DE RADIODIFFUSION), RÉCEPTEUR, 3. RÉCEPTEUR (DE TÉLÉVISION), TÉLÉVISEUR | ACCEPTEUR, RÉCEPTEUR | RÉCEPTEUR, TELÉVISEUR | TÉLÉVISION~TÉLÉVISION )
( 1. EMPFÄNGER, EMPFANGSGERÄT, 2. RADIOEMPFÄNGER, RADIOAPPARAT, RCDIOGE« RÄT, 2. RADIOEMPFÄNGER, RADIOAPPARAT, RADIOGERÄT, EMPFÄNGER, EMPFANGSGERÄT, RUNO-FUNKEMPFÄNGER, 3. FERNSEHEMPFÄNGER, FERNSEHGERÄT~FERNSEHEN )
( RICEVITORE~TELEVISIONE )
( ΔΈΚΤΗΣ / δέκτης~ΤΗΛΕΌΡΑΣΗ / τηλεόραση )
- CİHET | YÖN ile/||/<> YÖN
( fizik matematik Dansçının gövdesinin yönü )
( DIRECTION OF THE DANCER'S BODY | DIRECTION )
( SENS | DIRECTION )
( RICHTUNG )
- CİHET[Ar. < CİHET] ile/değil/yerine/=/||/<> YÖN
- ÇIKAK ile/||/<> ÇIKIT ile/||/<> ÇIKIN ile/||/<> ÇIKI
( kirli çıkı )
- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< VİCDAN
( Çıkar konuşunca, vicdan susar fakat sus(turul)mamalıdır! )
- ÇIKARILABİLİR ile İHRAÇ ile KARARNAMENİN ÇIKARILMASI ile SORUN ile İHRAÇÇI ile SORUNLAR
( ISSUABLE vs. ISSUANCE vs. ISSUANCE OF DECREE vs. ISSUE vs. ISSUER vs. ISSUES )
( قابل صدور ile صادر کردني ile انتشار دادني ile صدور ile ابلاق حکم ile شماره ile نتيجه بحث ile موضوع ile صادر کننده ile مطالب )
( GHABEL SADVAR ile SADAR KARDANY ile ENTESHAR DADANY ile SADVAR ile ABLAGH HOKAM ile SHMAREH ile نتيجه بحث ile MOZO ile SADAR KONANDEH ile MOTALEB )
- ÇIKARIM = İSTİDLÅL = INFERENCE, ILLATION[İng.] = INFÉRENCE[Fr.] = SCHLUSS[Alm.] = ILLATION, CONCLUSIO[Lat.]
- ÇIKARMAK ile EKSTRAKT YAĞI ile HARAÇ ÇIKARMAK ile ÇIKARILABİLİR ile ÇIKARILAN ile EKSTRAKSİYON
( EXTRACT vs. EXTRACT OIL vs. EXTRACT TRIBUTE vs. EXTRACTABLE vs. EXTRACTED vs. EXTRACTION )
( عصاره ile بازوربيرون کشيدن ile ملخص ile روغن گرفتن ile خراج گرفتن ile استخراج شدني ile مستخرج ile به دست آمده ile عصارهگيري ile استخراج )
( ASAREH ile BAZORBYRON KESHYDAN ile ملخص ile ROGHEN GARAFTAN ile KHARAJ GARAFTAN ile ESTEKHARAJ SHODANY ile مستخرج ile BAH DAST AMODEH ile ASAREAGYRY ile ESTEKHARAJ )
- ÇIK/ÇIQ ile ÇIK/ÇIQ ile ÇIKAN/ÇIQAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yansıma bir sözcük. İLE Selenini çıkarmak. İLE Teyze oğlu. )
- ÇIKIN ile/||/<> BK. ÇIKI
( çıkı )
- ÇIKIN ile/ve/<> BOHÇA
( Bir beze sarılarak düğünmlenmiş, küçük bohça. İLE/VE/<> İçine, çamaşır, elbise gibi şeyler koyup sarmaya yarayan, dört köşe kumaş. | İplik ya da kumaşın ticari birimine verilen ad. )
( BUNDLE )
- ÇIKIŞ ile HEYECAN ile ÇIKIYOR
( EXIT vs. EXITEMENT vs. EXITING )
( خروج ile مخرج ile دررو ile راه خروجي ile خروجي ile انگيزش ile افروختگي ile معجب )
( KHROJ ile MOKHARJ ile DARRO ile RAH KHROJY ile KHROJY ile ENGYZESH ile AFROKHTGY ile معجب )
- ÇIKKINLAŞMAK ile ÇIKKIN
- ÇIKRA ile/ve GEVEN/KEVEN
( Sık çalı. İLE/VE Baklagillerden, dikenli bir çalı. [Bazı çeşitlerinden, "kitre" denilen yapıştırıcı/zamk çıkarılır.] )
( ... cum/et ASTRAGALUS )
- ÇİL ÇİL (ALTIN)
- CİLÂ TOPU ile/||/<> POLIERBALLEN[Alm.]
( Cilâ eriyiğini yüzeye sürmede kullanılan dışı dokuma bezden içi yıkanmış yün ya da pamuktan hazırlanan topaç )
( POLIERBALLEN )
- CİLÂLAMAK ile/||/<> POLIR[Fr.] ile/||/<> POLIEREN[Alm.]
( İspirtogomlak karışımı sıvı ile belli yöntemlerde çalışarak ağaç yüzünde parlak koruyucu katman oluşturmak )
( POLIR )
( POLIEREN )
- CİLASUN[MOĞOLCA] ile/değil/yerine/=/||/<> CİLASUN
( Yiğit kimse Eli çabuk becerikli kimse )
- CİLBAN ile/||/<> ...
- CILBAN ile/||/<> ...
- CİLBAN ile ÇALI FASULYESİ ile MÂŞ FASULYESİ[Fars., Sans.] ile MEKSİKA FASULYESİ ile SIRIK FASULYESİ ile SOYA[Mançuca] FASULYESİ
( Küçük taneli fasulye. İLE ... İLE Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE ... İLE ... )
( ... cum ... cum PHASEOLUS OUREUS cum ... cum SOLA HISPIDA )
- ÇİLECİLİK = ZÜHDİYE = ASCETISM[İng.] = ASCÉTISME[Fr.] = ASKESE, ASKETIK[Alm.] = ASKEIN[Yun.]
- ÇİLEDEN ÇIKARMAK ile ÇILDIRTAN
( INFURIATE vs. INFURIATING )
( بسيار خشمگين کردن ile بخشم آورنده )
( BESYAR KHSHMGYNE KARDAN ile BAKHSHAM AVARANDEH )
- ÇİLEYİ (SEÇMEYİN!) ile/ve/değil/||/<>/< ÇİLEĞİ (SEÇMEYİN!)
- ÇILGIN ile ÇILGINCA
( FRANTIC vs. FRANTICALLY )
( ديوانه وار )
( DYVANEH VAR )
- ÇILGIN ile ÇILGINLIK
( FRENZIED vs. FRENZY )
( شوريده ile شوريده حال ile شوريده کردن ile شوريدگي )
( SHORYDAH ile SHORYDAH HAL ile SHORYDAH KARDAN ile شوريدگي )
- ÇILGIN ile SAYIKLAMA ile DELİRYUM TİTREMELERİ
( DELIRIOUS vs. DELIRIUM vs. DELIRIUM TREMENS )
( سرسامي ile هذياني ile پرتگويي ile داء الخمر ile جنون خمري ile سرسام ile هذيان ile هذيان خمري )
( SARSAMY ile هذياني ile PORTEGOYY ile داء الخمر ile JENON KHMARY ile SARSAM ile NPAZYAN ile هذيان خمري )
- ÇILGINA DÖNMÜŞ ile ÇILGINA DÖNEN
( BERSERK vs. BERSERKER )
( ازجا دررفته ile ازجادررفته )
( AZJA DARRAFTEH ile AZJADARRAFTEH )
- ÇİM ile ÇİM ile ÇİMGEN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir şeyin çiğ ya da nemli olma durumunu pekiştirmek için kullanılan ilgeç. İLE Turba. Topraktan koparılmadan kuruyan ve yoğun, kömürleşmiş, sık köklü, yapısıyla ateş yakarken iyi bir tutuşturucu olan bitki örtüsü. İLE Otlak, turbalık. )
- ÇİMBALİ[İt. < CEMBALO] ile/değil/yerine/=/||/<> KLAVSEN
- ÇİM(EN) ile/ve AYRIKOTU
( GRASS vs./and QUACK GRASS )
( LOLIUM cum AGROPYRUM REPENS )
- ÇİMEN ile BEZELYE ile ÇİMEN DUL ile ÇİMEN DUL ile OTLAK
( GRASS vs. GRASS PEA vs. GRASS WIDOW vs. GRASS WIDOWER vs. GRASSLAND )
( ماري جوانا ile سبزه ile چمن ile علف ile ماش ile زن خراب ile مرد بيوه ile سبزه زار ile علفزار )
( ماري جوانا ile SABZEH ile CHAMAN ile ALAF ile MASH ile ZAN KHARAB ile MARD BEYVAH ile SABZEH ZAR ile ALAFZAR )
- ÇİMEN ile ÇİMENLİK
( GRASS vs. LAWN )
- ÇİMEN ile KARAÇAYIR
( Buğdaygillerden, çimen biçiminde ya da geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. )
( ... cum LOLIUM )
- CIMENTATION[İng.] ile/||/<> CIMENTATION[Fr.] ile/||/<> VERKITTUNG[Alm.] ile/||/<> ÇİMENTOLANMA
( Kayacın içine bağlayıcı bir maddenin çökeltilmesiyle bileşenlerin birbirine yapışması )
( CIMENTATION )
( CIMENTATION )
( VERKITTUNG )
- ÇİMLENME DEVRESİ = MEVSİM-İ İFRÂH = PÉRIODE DE GERMINATION
- ÇİMLENME, ŞEKİLLENME = İFRÂH = GERMINATION
- CIMON ve/||/<> PERO
(
)
( Barok tarzının önde gelen adlarından Paul Rubens'in,
1635'te yaptığı bu tablo, Rusya'nın St. Petersburg kentinde bulunan Hermitage Müzesi'nde sergileniyor.
Elleri bağlanmış yaşlı adam Cimon, dönemin iktidarı tarafından itirafa zorlanmak için açlığa mahkum edilmiş. Yeni doğum yapan kızı Pero, büyük zorluklarla gardiyanlara rüşvet vererek babasını ziyaret eder ve kendi sütüyle babasını açlıktan ve ölümden korumak için emzirir.
Kızın yüzündeki kaygı, kapıya baktığı açıkça görülen duruşu, babasının omzunu şefkatle kavrayışı, güçlü duruşu ve cesareti yansıtmış. Babanın, kızının memesini emerken yüzünde oluşan o çaresizliğini, ellerini koyuş biçimi ve gövde dili ile kabullenişini harika yansıtmış ressam.
Nasıl bakarsak o'yuz, o kadarız.
Ne okursak o'yuz, o kadarız.
Ne anlarsak o'yuz, o kadarız.
Ne yersek o'yuz, o kadarız.
Bakış açımız, bizi anlatır; baktığımız şey değil.
Sanatın gücü, işte budur. )
- ÇİN -ile
( KURT [Siyenpice] )
- ÇIN ile ÇIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Doğru söz. İLE Doğruluk, doğruculuk. İLE + Dil )
- ÇİN ile ÇİN ASTER
( CHINA vs. CHINA ASTER )
( ظروف چيني ile چين ile رعنا زيبا )
( ZAROF CHYNEY ile CHYNE ile RANA ZYBA )
- ÇIN ile ÇIN ÇIN
- CİN ile/||/<> CİN[Ar. < CİNN | İNG. < GİN | İNG. < JEAN]
( Kar Göze görünmediğine ya da arada sırada görünüp de elle tutulamayacağına inanılan hayali bir tip Bu tipe daha çok Cumhuriyet öncesi Karagöz oyunlarında raslanır Gölge oyununda doğadışı bir figür Orta Avrupa tiyatrosundaki Şeytanın özdeşi Göğsünde karnında kasıklarında ve dizkapaklarında canavar başları vardır Göze görünmediğine ya da istediği zaman göründüğüne inanılan düşsel bir figürdür )
( GIN | JEAN )
- ÇÎN[Fars.] ile -ÇÎN[Fars.] ile "CİN/N"[Ar.]
( Kıvrım, büklüm, çatıklık, buruşukluk. İLE "toplayan, derleyen" anlamlarıyla bileşik sözcükler oluşturur.[HÛŞE-ÇÎN: Başak toplayan.] İLE Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insan gibi yapma ve anlama yeteneğine sahip, ilâhî emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. | Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık." )
- CİN ile CİNS/LİK ile CİNS CİNS ile CİNS İSİM ile CİN DAMARI ile CİN DARISI ile CİN MISIRI ile CİN ÇALIĞI ile CİNSLİKSİZ ile CİN FİKİRLİ/LİK ile CİNSLİK BİLİMİ ile CİNS CİBİLLİYET
- ÇİN ve HİNT ve MEZOPOTAMYA ve MISIR
- CİN değil/= KÜÇÜK[MİKROP]
- ÇINEKOP[TR. < ÇENE + YUN.] ile/||/<> ...
( Lüferin orta boylu olanlarına verilen özel bir ad Rumcadan alındığı anlaşılıyor Rumca τσ ινοκόπος τσ ιενὲς Türkçe çene Kinn κόπτω schneiden )
- CİNEROMAN[Fr. < CINÉROMAN] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNEROMAN
( Sinema için kaleme alınan roman )
- ÇİNGENE ile/||/<> ROMAN
- ÇİNGENELEŞMEK ile ÇİNGEN ile ÇİNGENE/LİK ile ÇİNGENECE ile ÇİNGENE PEMBESİ ile ÇİNGENE AHTAPOTU ile ÇİNGENE PALAMUDU ile ÇİNGENE PAVURYASI
- ÇINGIRAK ile ÇINGIRAKLI ile ÇINGIRAKÇI/LIK ile ÇINGIRAKLI YILAN ile ÇINGIRAKLI YILANGİLLER
- ÇINGIRAKLI YILAN ile/||/<> ÇINGIRAKLI YILAN
( Crotalus horridus Pullusürüngenler Squamata takımının çıngıraklıyılangiller Crotalidae familyasından bir sürüngen türü Uzunluğu 1 52 m Sarımsıkahverengidir Çok zehirlidir Amerikada yaşar Pullu sürüngenler Squamata takımının çıngıraklı yılangiller Crotalidae familyasından 1 52 m kadar uzunlukta sarımsı kahverengi çok zehirli Amerikada yaşayan bir tür )
( TIMBER RATTLE SNAKE )
( CROTALE DES BOIS )
( KLAPPERSCHLANGE )
( CROTALUS HORRIDUS )
- ÇINGIRAKLI YILAN ile DOĞU ELMAS SIRTLI ÇINGIRAKLI YILAN ile BATI ELMAS SIRTLI ÇINGIRAKLI YILAN
- ÇİNİ ile/||/<> KAOLİN ile/||/<> MİNE ile/||/<> PORSELEN | MAJOLİKA
( (Süsleme) Bir tür beyaz topraktan yapılmış saydam olmayan boyalı, pişirilerek taşlaştırılmış toprak işi. a. bk. majolika, maviçini, çini toprağı. @@ Beş-altı bardaklık çaydanlık. (Nudra *Şarkikaraağaç -Isparta) @@ ~ Az çini. -Kzk şını. -Krg çını. -Tel çına 'çay fincanı'. < Far çīnī 'Chinese, porcelain' < Çīn 'Çin' + -ī nispet eki. )
( CROCKERY, EARTHENWARE | CAOLIN, KAOLINE | ENAMEL | CHINA~CAOLIN, KAOLINE~ENAMEL~CHINA | PORCELAIN )
( FAÏENCE | KAOLIN | ÉMAIL | PORCELLAINE~KAOLIN~ÉMAIL | ÉMAIL, ADAMANTINE~PORCELLAINE | PORCELAINE )
( SMALTUM~...~SMALTUM~... )
( STEINGUT | EMAIL | PORZELLAN~KAOLIN~EMAIL | SCHMELZ~PORZELLAN )
( MAIOLICA~CAOLINO~SMALTO~PORCELLANA )
( ΦΑΓΕΝΤΙΑΝΉ / φαγεντιανή~ΚΑΟΛΊΝΗΣ / καολίνης~ΣΜΆΛΤΟ / σμάλτο~ΠΟΡΣΕΛΆΝΗ / πορσελάνη )
( ÇINI[Az.]~ŞINI[Kzk.]~ÇINI[Krg.]~ÇINA[Tel.] )
( ÇĪNĪ )
- CİNN[Ar. < CİNN] ile/değil/yerine/=/||/<> CİN
( cin biber cin çalığı cin damarı cin fikirli cingöz cinsaçı cinyolu Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık Masallarda göze görünmeyen türlü biçimlere girebilen iyilik de kötülük de yapabilen yaratık ecinni Akıllı zeki uyanık kimse )
- CİNS = CİNS[Fars., Ar.] = GENUS[İng., Lat.] = GENRE[Fr.] = GATTUNG[Alm.] = T0 GENOS[Yun.] = GENERE[İt.] = GENERO[İsp.] = SOORT[Fel.] = SLAGS[Dan.] = ROD[Rus.]
- CİNSEL BUNALIM ile/||/<> CİNSEL ÇEKİCİLİK ile/||/<> CİNSEL GÜÇ ile/||/<> CİNSEL İÇGÜDÜ ile/||/<> CİNSEL İLİŞKİ ile/||/<> CİNSEL İSTİSMAR ile/||/<> CİNSEL MÜNASEBET ile/||/<> CİNSEL ORGAN ile/||/<> CİNSEL SALDIRI ile/||/<> CİNSEL SAPIK ile/||/<> CİNSEL TACİZ ile/||/<> EŞ CİNSEL
( Cinsiyetle ilgili cinsî eşeysel tensel seksüel )
- ÇİNTİYAN ile/||/<> ...
( içi astarlı kadın donu kadın şalvarı Anadolu ağızlarında çinti şinti olarak da kullanılır Littmanna göre Tschudi Arm 119 139 Arapça Mısır şintiyân kadın şalvarı Türkçeden alınmıştır Suriyede de kullanılır HalasiKun AO 5 90 Türkçeden Sırpçaya da čiftijáne čintijáne čivtijáne olarak geçmiştir Škaljić Turc 175 )
- CİP/CİP[İng. < < JEEP][MARKA ADI] ile/||/<> ELEKTROMOBİL/ELECTROMOBİLE[Fr. < ÉLECTROMOBILE] ile/||/<> OTOMOBİL/AUTOMOBİLE[Fr. < AUTOMOBILE] ile/||/<> STEYŞIN/STATİON[İng. < STATION] ile/||/<> TAKSİ/TAXİ[Fr. < TAXI] ile/||/<> LİMUZİN/LİMOUSİNE[Fr. < LIMOUSINE]
( Hem asfalt hem de arazide kullanılabilen yüksek genellikle dörtçeker özelliği olan motorlu binek aracı )
- ÇIPLAK ALEV ile/||/<> ÇIPLAK AT ile/||/<> ÇIPLAK GÖZLE ile/||/<> ÇIPLAK MAAŞ ile/||/<> ÇIPLAK MADEN ile/||/<> ÇIPLAK MODEL ile/||/<> ÇIPLAK MÜLKİYET ile/||/<> ÇIPLAK RESİM ile/||/<> ÇIPLAK TOHUMLULAR ile/||/<> ÇIPLAK ÜCRET ile/||/<> ÇIPLAKLAR KAMPI ile/||/<> BALDIRI ÇIPLAK
( Üstünde bulunması gereken giysi örtü vb bulunmayan ari üryan nü cıbıl cıbıldak cılcıbık şallak yalıncak Saçsız baş Üzerinde yaprak olmayan İçinde gerekli eşya bulunmayan Yoksul olan kimse Yalın süssüz olan daylak Soyunmuş durumda olan vücudun resmi nü Apaçık ortada olan )
- ÇIPLAKLAŞMAK ile ÇIPLAKLAŞTIRMAK ile ÇIPLAK/LIK ile ÇIPLAK AT ile ÇIPLAK ALEV ile ÇIPLAK MAAŞ ile ÇIPLAK GÖZLE ile ÇIPLAK MADEN ile ÇIPLAK RESİM ile ÇIPLAK ÜCRET ile ÇIPLAK MÜLKİYET ile ÇIPLAKLAR KAMPI ile ÇIPLAK TOHUMLULAR
- CIPOLIN[Fr.] ile/||/<> SİPOLİN[Fr. < CIPOLIN]
( jeoloji )
( CIPOLIN )
- CİPOLİN[Fr. < CIPOLIN] ile/değil/yerine/=/||/<> SİPOLİN
( Katmanlarında iç içe daireler bulunan billurlu bir kalker türü )
- ÇIRAKMA[Fars. < ÇERÂĠ + PÂ] ile/||/<> ÇIRAKMAN
( 'üzerine mum, kandil ya da lamba konulan tepsi' @@ < Far çirāġpā 'foot of a lamp; portable lamp; candle-stick' (çirāġ 'lamp', pā 'foot'). -Anadolu ağızlarında çırakpa biçimi de kullanılır. Türkçe çırakma biçiminin p > m değişmesi sonunda ortaya çıktığı açıktır: çırakpa >çırakma. Anadolu ağızlarında çırakmaya çıraklık adı da verilir. )
( CANDLESTICK~CANDELABRUM )
( CHANDELIER~CANDÉLABRE )
( ...~CANDELABRUM )
( LEUCHTER~KANDELABER )
( CANDELIERE~CANDELABRO )
( ΚΗΡΟΠΉΓΙΟ / κηροπήγιο~ΚΗΡΟΠΉΓΙΟ / κηροπήγιο )
( ÇIRĀĠPĀ )
- ÇIRAKMA ile ÇIRAKMAN
- ÇIRAKMAN[Fars. < (FAR. ÇERÂG + PÂ'DAN)] ile/||/<> ...
( üzerine mum kandil ya da lamba konulan tepsi çirāġpā foot of a lamp portable lamp candlestick çirāġ lamp pā foot Anadolu ağızlarında çırakpa biçimi de kullanılır Türkçe çırakma biçiminin p m değişmesi sonunda ortaya çıktığı açıktır çırakpa çırakma Anadolu ağızlarında çırakmaya çıraklık adı da verilir )
( ÇIRĀĠPĀ )
- ÇIRAKMAN[Fars. < [FAR. ÇERĀĠ + PĀ'DAN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIRAKMAN
( Üzerinde meşale yakılan kule ya da demir direk Balıkçıların balıkları kıyıya çekebilmek için geceleyin yaktıkları ateş meşale )
- CİRÂN[Ar. < CÂR] ile CÎRÂN[Ar. < CERRE]
( Toprak testiler. İLE Komşular. | Müşteriler. | Etrafta/civarda olan yerler. )
- CİRANTA[İt. < GIRANTA] ile/||/<> CİRO EDEN
( ciro eden )
( GIRANTA )
- CIRCADIAN ile/||/<> ULTRADIAN ile/||/<> INFRADIAN
( Zaman döngüleri. )
( Formül: τ ≈ 24h )
- CIRCUMCISION[İng.] ile/||/<> CIRCONCISION[Fr.] ile/||/<> BESCHNEIDUNG[Alm.] ile/||/<> SÜNNET[Ar. < SUNNET]
( Genellikle erkek çocuklara seyrek olarak da kızlara Doğu Afrika Arabistan vb uygulanan ve Arap İbrani halklarında Avustralyada Afrika ve Amerikanın birçok bölgelerinde erkek cinsel örgeninin ucundaki kabuğu kesme circumcicion ya da siyeğin alt tarafını yarma subincision işlemi )
( CIRCUMCISION )
( CIRCONCISION )
( BESCHNEIDUNG )
- CİRİT ile/ve KÖKFÖRÜ ile/ve ÇEVGAN
- ÇİRKİN[Fars. < ÇİRKĪN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇİRKİN
( Göze ya da kulağa hoş gelmeyen bet III bed güzel karşıtı Hoş olmayan yakışık almayan davranış ya da söz Karanlık dalavereli şüpheli olan )
- ÇİRKİN ile/değil/yerine ELVERİŞSİZ
- ÇİRKİN ile/değil/yerine ŞEKLEN ÇİRKİN
- ÇİRKİN[Fars. KİRLİ] ile/ve/değil/yerine/<> YANLIŞ
- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL
- ÇIRPINAN ile ÇIRPINAN
( FLUTTERING vs. FLUTTERY )
( اهتزاز ile پرپرزني )
( HATEZAZ ile پرپرزني )
- CIS-TRANS ISOMÉRISATION[Fr.] / CIS-TRANS ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CİS-/TRANS- İZOMERİSİ
- CIS-TRANS ISOMERISATION[İng.] ile/değil/yerine/= CİS-, TRANS İZOMERİZASYONU
- CIS-ACTING GENE[İng.] ile/değil/yerine/= CİS-ETKİLİ GEN
( Aynı kromozom üzerinde başka bir gen ile etkileşime giren ya da bu gen ile birlikte çalışan gen.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇİSENTİ ile/||/<> AHMAKISLATAN ile/||/<> ÇİSE
- ÇİSENTİ ile ÇİSKİN
( Toz gibi ince yağan yağmur. İLE Çiseleyen yağmur. | Çiseleyen yağmurdan hafifçe ıslanmış olan. )
- ÇİŞİ OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞİ OLAN
- CİSİM[Ar.] ile/||/<> BEDEN[Ar.]
- CİSİM ile/değil/yerine/= EYİN
- CİSİM ile/ve/<>/< MEKÂN ile/ve/<>/< HEY'ET ile/ve/<>/< SÛRET-İ VEHMİYE(CİSM-İ MEVHUM) ile/ve/<>/< TEŞEKKÜL/TAHAYYÜL/TAŞAHHUS ile/ve/<>/< SÛRET-İ NEV'İYE(İSTİDAD/TAAYYÜN İSTİDADI) ile/ve/<>/< SÛRET-İ CİSMİYE ile/ve/<>/< UNSUR(TAHAYYÜL) ile/ve/<>/< HEYULA
- CİSİM ile/ve ZAMAN
- CİSİMDEN SOYUT OLAN ile MADDEDEN SOYUT OLAN
- CİSMEN[Ar. < CİSMEN] ile/değil/yerine/=/||/<> CİSMEN
( Cisim olarak )
- CİSM-İ BİLLURÎ ile/||/<> CORPS CRISTALLIN[Fr.] ile/||/<> BİLLÛR CİSİM
( biyoloji )
( CORPS CRISTALLIN )
- CİSN[Ar.] ile DARB[Ar.]
- CISTUS, LADONUM RESIN[İng.] ile/||/<> CISTACEAE[Lat.] ile/||/<> LÂDENGİLLER
( Yaprakları basit karşılıklı ya da almaşlı dizilişli çiçekleri er dişi ışınsal simetrili çanak yaprakları 35 tane olup serbest taç yaprakları 5 nadiren 3 tane olan ovaryum üst durumlu lokulusit kapsül tip meyvesi olan ülkemizde doğal olarak 5 cins ve 28 türle temsil edilen bir ya da çok yıllık otsu ya da çalımsı bitkiler )
( CISTUS, LADONUM RESIN )
( CISTACEAE )
- ÇİT ile ÇİTEN/ÇETEN
( ... İLE Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet ya da çit. )
- ÇİTA[İng. < CHEETAH] ile/||/<> JAGUAR ile/||/<> KAPLAN ile/||/<> KEDİGİLLER ile/||/<> PUMA ile/||/<> VAŞAK
( (Acinonyx jubatus) Etçiller (Carnivora) takımının kedigiller (Felidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 125, kuyruğu 76 cm. Tüyleri kara beneklidir. Afrikada yaşar. @@ (zooloji) @@ Etçiller (Carnivora) takımının, kedigiller (Felidae) familyasından, 125-150 cm kadar uzunlukta, 80 cm kadar kuyrukları olan, eskiden Afrika, Türkiye ve Hindistan'da görülen, çok hızlı koşan, soyu tükenmekte olan bir tür. )
( CHEETAH | JAGUAR | TIGER | CATS | MOUNTAIN LION | EUROPEAN LYNX~JAGUAR~TIGER~CATS~MOUNTAIN LION~EUROPEAN LYNX )
( GUÉPARD | GUEPARD | JAGUAR | TIGRE | CHATS | PUMA | LYNX~JAGUAR~TIGRE~CHATS | FÉLIDÉS~PUMA~LYNX )
( ACINONYX JUBATUS | ACINONYX JUBATUS | FELIS ONCA | FELIS TIGRIS | FELIS | FELIS CONCOLOR | LYNX LYNX, FELIS LYNX~FELIS ONCA | FELIS ONCA, PANTHERA ONCA~FELIS TIGRIS | FELIS TIGRIS, PANTHERA TIGRIS~FELIS | FELIDAE | FELIDAE, FELIS: KEDI~FELIS CONCOLOR~LYNX LYNX, FELIS LYNX )
( JAGDLEOPARD | JAGUAR | KÖNIGSTIGER | KATZEN | PUMA | SUMPFLUCHS~JAGUAR~KÖNIGSTIGER~KATZEN~PUMA~SUMPFLUCHS )
( GHEPARDO~GIAGUARO~TIGRE~FELIDI~PUMA~LINCE )
( ΓΑΤΌΠΑΡΔΟΣ / γατόπαρδος~ΙΑΓΟΥΆΡΟΣ / ιαγουάρος~ΤΊΓΡΗ / τίγρη~ΑΙΛΟΥΡΟΕΙΔΉ / αιλουροειδή~ΠΟΎΜΑ / πούμα~ΛΎΓΚΑΣ / λύγκας )
- ÇİTEN -ile
( Kuzu ağılı. )
- ÇİTEN ile/||/<> ÇİTEN
( I 1 Buzağılara ayrılan ahır bölümü İlhan Ayaş Ankara 2 Oğlaklara ayrılan ağıl bölümü Adalıkuzu Güdül Ankara 3 Etrafı çalı ile çevrili davar yatağı Hacılar Güdül Ankara II 1 Fındık sürgünlerinden örülerek yapılma saman ve yaprak taşımada kullanılan sırt küfesi Fındıkoluk Bozüyük Bilecik Çaykara Trabzon 2 Fındık sürgünlerinin örülmesi yöntemiyle yapılan saman taşıma arabası Fındıkoluk Bozüyük Bilecik 3 İnce çıtalardan yapılmış çıkmasız pencere kafesi Tepecitköy Emet Tavşanlı Kütahya Anadolu ağızlarında kuzu ağılı anlamında da kullanılır Anadolunun birçok yerinde çeten biçimi de geçer Bunlardan başka çöten biçimi balık avlamak için kullanılan sepet olarak da ağızlarda yaşamaktadır çeten ince dallardan örülmüş büyük sepet şeten çit şėten çit çiten çit Alt Tel çėden çit śatan çit çit bağ bağçe gibi yerlerin çevresine ağaç dalı çalı gibi şeylerden engel e n Türkçe çiten adında kullanılan n eki Türk diyalektlerinde küçültme eki olarak sık sık geçer )
- CITIZEN :/yerine VATANDAŞ
- ÇİTLEMBİK ile/||/<> DARDAĞAN
( Kara ağaçgillerden düz kabuklu kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç çıtlık menengiç bıttım Celtis australis Bu ağacın mercimekten büyük yuvarlak buruk lezzette meyvesi @@ Palmiye cinsinden bir ağaç Celtis tournefortii Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde sert çekirdekli tatlı yemişi )
( CELTIS AUSTRALIS cum/||/<> CELTIS TOURNEFORTII cum/||/<> CELTIS CAUCASICA cum/||/<> CELTIS OCCIDENTALIS cum/||/<> CELTIS GLABRATA )
- ÇİTLEMBİK ile/||/<> DARDAĞAN ile/||/<> KAFKAS ÇİTLEMBİĞİ
( Kara ağaçgillerden düz kabuklu kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç çıtlık menengiç bıttım Celtis australis Bu ağacın mercimekten büyük yuvarlak buruk lezzette meyvesi )
( CELTIS AUSTRALIS cum/||/<> CELTIS TOURNEFORTII cum/||/<> CELTIS CAUCASICA cum/||/<> CELTIS OCCIDENTALIS cum/||/<> CELTIS GLABRATA )
- CIVA ve/<> İNSAN
- ÇİVİLEMEK ile ÇİVİLENMEK ile ÇİVİLETMEK ile ÇİVİTLEMEK ile ÇİVİTLENMEK ile ÇİVİLENEBİLMEK ile ÇİVİLEYEBİLMEK ile ÇİVİ ile ÇİVİT ile ÇİVİCİ/LİK ile ÇİVİLİ ile ÇİVİSİZ ile ÇİVİTLİ ile ÇİVİTSİZ ile ÇİVİT OTU ile ÇİVİ YAZISI ile ÇİVİT RENGİ ile ÇİVİT MAVİSİ ile ÇİVİSİZ KALKAN
- CIVILIAN :/yerine SİVİL
- ÇİYAN ile DEV ÇİYAN
- ÇİZGİ FİLM ile/||/<> ÇİZGİ HAKEMİ ile/||/<> ÇİZGİ İM ile/||/<> ÇİZGİ ÖLÇEK ile/||/<> ÇİZGİ RESİM ile/||/<> ÇİZGİ ROMAN ile/||/<> ANA ÇİZGİ ile/||/<> EĞİK ÇİZGİ ile/||/<> GOL ÇİZGİ TEKNOLOJİSİ ile/||/<> KIRIK ÇİZGİ ile/||/<> KIRMIZIÇİZGİ ile/||/<> KIRMIZI ÇİZGİ ile/||/<> KISA ÇİZGİ ile/||/<> UZUN ÇİZGİ ile/||/<> DIŞ ÇİZGİLER DURUMU ile/||/<> EV ÇİZGİLERİ ile/||/<> ATLAMA ÇİZGİSİ ile/||/<> AUT ÇİZGİSİ ile/||/<> BAŞLANGIÇ ÇİZGİSİ ile/||/<> BAŞUCU ÇİZGİSİ ile/||/<> BİTİŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> ÇIKIŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> DİP ÇİZGİSİ ile/||/<> DORUK ÇİZGİSİ ile/||/<> EK ÇİZGİSİ ile/||/<> GOL ÇİZGİSİ ile/||/<> İLAVE ÇİZGİSİ ile/||/<> KADER ÇİZGİSİ ile/||/<> KALE ÇİZGİSİ ile/||/<> KIYI ÇİZGİSİ ile/||/<> KONUŞMA ÇİZGİSİ ile/||/<> KORNER ÇİZGİSİ ile/||/<> KÖŞE ÇİZGİSİ ile/||/<> MAFYA ÇİZGİSİ ile/||/<> ÖLÇEK ÇİZGİSİ ile/||/<> ÖLÇÜ ÇİZGİSİ ile/||/<> SAHİL ÇİZGİSİ ile/||/<> SANTRA ÇİZGİSİ ile/||/<> SERBEST ATIŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> SU BÖLÜMÜ ÇİZGİSİ ile/||/<> TAÇ ÇİZGİSİ ile/||/<> TARİH DEĞİŞTİRME ÇİZGİSİ ile/||/<> UFUK ÇİZGİSİ ile/||/<> VARIŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> YAN ÇİZGİSİ
( Çizilerek ya da çeşitli yollarla oluşmuş iz cızık çizi çizik hat tahrir Yüz ve vücut hatlarının her biri Boya ya da altınla işlenen süsleme motiflerinin etrâfına sınırlarını belli edecek şekilde daha koyu bir renkte ince olarak çekilen çizgi tahrir Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim Belli başlı özellik Bir durumdan başka bir duruma atlanan geçilen yer sınır Herhangi bir konudaki görüş eksen )
- ÇİZGİNMEK ile ÇİZGİLEMEK ile ÇİZGİLENMEK ile ÇİZGİLEŞMEK ile ÇİZGİLEŞTİRMEK ile ÇİZGİ/LİK ile ÇİZGİLİ/LİK ile ÇİZGİ İM ile ÇİZGİSEL ile ÇİZGİSİZ ile ÇİZGİ FİLM ile ÇİZGİ RESİM ile ÇİZGİ ROMAN ile ÇİZGİ ÖLÇEK ile ÇİZGİ HAKEMİ
- YEŞİL ZEYTİN'DE:
ÇİZİK ile/yerine KIRIK/KIRMA(ÇEKİÇTE/ÇEKİŞTE)
- ÇİZİLMEK ile ÇİZİKTİRMEK ile ÇİZİLEBİLMEK ile ÇİZİLİVERMEK ile ÇİZİ ile ÇİZİK ile ÇİZİM ile ÇİZİŞ ile ÇİZİCİ/LİK ile ÇİZİLİ ile ÇİZİKLİ ile ÇİZİMCİ/LİK ile ÇİZİKSİZ ile ÇİZİN ÇİZİN
- ÇİZİNÇ = HARİTA[Ar.] = MAP[İng.] = PLAN[Fr.] = LANDKARTE[Alm.] = MAPPA[İt.] = MAPA[İsp.]
- CİZM[Ar.] ile CİZN[Ar.]
( Tayın, porsiyon. İLE Ağaç kütüğü. | Kök. )
- ÇİZME ile SOKMAN
( ... İLE Bir çeşit, uzun konçlu çizme. )
- CLAISEN FLASK[İng.] / CLAISEN BALLON[Fr.] / CLAISEN KOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN BALONU
- CLAISEN REACTION[İng.] / RÉACTION DE CLAISEN[Fr.] / CLAISEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN TEPKİMESİ
- CLAN[İng.] ile/||/<> CLAN[Fr.] ile/||/<> KLAN[Alm.] ile/||/<> KLAN[Fr. < CLAN]
( Ortak bir atadan geldiklerine inanan kendi aralarında evlenmeyen hem ana hem de baba çizgisine göre düzenlenmiş birbirleriyle akraba birden çok büyük ailenin bir araya gelmesi sonucu oluşan toplumsal birlik )
( CLAN )
( CLAN )
( KLAN )
- CLAPEYRON'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAPEYRON[Fr.] / CLAPEYRONISCHES THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAPEYRON KURAMI/TEOREMİ
- CLASSEMENT[Fr. < CLASSEMENT] ile/değil/yerine/=/||/<> KLASMAN
( bölümleme Belli bir sınıf küme )
- CLASSIC vs. MODERN
- CLASSIFICATION/PARTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= KLASSIFIKATION[Alm.] ile/değil/yerine/= BÖLÜM
( Sinema Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. @@ Çağkatman birimlerinden olan bir dizinin oluş süresi. @@ Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. @@ 1. Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. 2. Bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. @@ 1. Bir betikte, uygun görülen düzen gereğince, başlık ya da sayılarla birbirinden ayrılan parçaların her biri. 2. Tiyatro oyunlarında konunun ana parçalarından her biri, perde. @@ Gözlemlerin bölümlendirildiği öbeklerin her biri. @@ Bir çokluğun bir ötekine bölünmesiyle oluşan çokluk. @@ Çiftekercilerin özenci, kazanççı ve bağımsız olarak ayrıldıkları bölümler. @@ Yazmaların kendi içinde bölünebildiği büyük ayırımlardan her biri. @@ (karşılık: divizyo), (Lat. divisio) Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup filumların bir araya gelmesiyle meydana gelir. @@ (matematik) @@ 1. Bir kuruluşun çalışma dallarından birisi. 2. Kendisine ilişkin özellikleri kapsayan işleri yetenek ve yetkileri çevresi içinde düzenleyen ve yapan organ. 3. Genel kuruluşun belirli bir işiyle uğraşan kolu. @@ Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm. @@ Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. Divizyo. @@ Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında şubelerin bir araya gelmesinden oluşan grup, divizyo. @@ Bölme algoritmasındaki q sayısının adı. @@ @@ @@ @@ @@ bk. bölme@@bk. bölüm. )
- CLASSIFICATION vs. CLARIFICATION
- CLASSIFICATION[İng.] ile/||/<> KLASSIFIKATION[Alm.] ile/||/<> BÖLÜMLENDİRME
( Örneklem ya da evren öğelerinin nicel ya da nitel özelliklerine göre olabildiğince türdeş öbeklere dağıtılması )
( CLASSIFICATION )
( KLASSIFIKATION )
- CLAUSIUS-CLAPEYRON EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-CLAPEYRON[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-CLAPEYRON DENKLEMİ
- CLAUSIUS-CLAPEYRON'S EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-CLAPEYRON GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-CLAPEYRON EŞİTLİĞİ
- CLAUSIUS-MOSSOTTI EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-MOSSOTTI[Fr.] / CLAUSIUS-MOSSOTTISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ DENKLEMİ
- CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ-LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ
- CLAUSİUS-CLAPEYRON ile/||/<> ANTOİNE DENKLEMİ
( Bir faz geçişinde buhar basıncının sıcaklıkla nasıl değiştiğini, buharlaşma entalpisinden yola çıkarak veren kuramsal denklemdir. @@ Aynı bağımlılığı, üç deneysel katsayıyla çok daha doğru veren ampirik denklemdir. İlki kuramsal ve yaklaşık, ikincisi deneysel ve kesindir. )
( Formül: dP/dT = ΔH/TΔV )
( Benoît Clapeyron tarafından 1834 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- CLAUSİUS ile/||/<> KELVİN ile/||/<> PLANCK
( Termodinamiğin ikinci yasasının farklı ifadeleri. )
( Formül: ΔS_evren ≥ 0 )
( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )
- CLAVECİN[Fr. < CLAVECIN] ile/değil/yerine/=/||/<> KLAVSEN
( Klavyeli ve telli bir çalgı çembalo çimbali )
- CLEAN :/yerine TEMİZLEMEK, TEMİZ
- CLIMATE/ACCLIMATION[İng.] ile/değil/yerine/= CLIMAT[Fr.] ile/değil/yerine/= KLIMA[Alm.] ile/değil/yerine/= IKLIMLEME
( Sinema/TV. Sinema salonlarını, sinema ve televizyon ilişkilerini istenilen sıcaklıkta tutma, korunakların sıcaklığını düzenleme. @@ döşem: Yapıların sıcaklık, nem ve temizliğini sağlamaya, gerekli hava akımını gerçekleştirmeye ilişkin aygıtsal işlem. )
- CLOSE :/yerine KAPATMAK, YAKIN
- CLOSELY :/yerine YAKINDAN
- CLOSER :/yerine DAHA YAKIN
- CLOTH vs. CURTAIN
- CLOVERLEAF JUNCTION[İng.] ile/||/<> FEUİLLE DE TRÈFLE[Fr.] ile/||/<> KLEEBLATT[Alm.] ile/||/<> YONCA YAPRAĞI
( Bir yonca yaprağını andırır biçimde tasarlanmış alt ve üst geçitli kavşak )
( CLOVERLEAF JUNCTION )
( FEUILLE DE TRÈFLE )
( KLEEBLATT )
- CLUSTER ALGEBRA ile/||/<> QUİVER REPRESENTATION
( Cluster algebra belirli exchange ilişkilerine sahip halka yapısıyken İLE quiver representation directed graph üzerinde temsil kuramıdir )
( Formül: Mutation process )
- CNN ile/||/<> RNN ile/||/<> TRANSFORMER
( Farklı veri türleri için ağ yapıları. )
( Formül: Attention(Q ileK ileV) )
- COAGULATION[İng.] ile/||/<> COAGULATION[Fr.] ile/||/<> CUM,AGERE[Lat.] ile/||/<> GERINNUNG[Alm.] ile/||/<> PIHTILAŞMA
( karşılık koagulasyon cum birlikte agere sürmek Kimayasal yanıtımlar aracı ile sıvı halden pelte koyuluğuna ya da katı bir hale geçme kanın pıhtılaşması gibi )
( COAGULATION )
( COAGULATION )
( GERINNUNG )
( CUM,AGERE )
( COAGULAZIONE )
( ΠΉΞΗ / πήξη )
- COAGULATION[İng.] ile/||/<> PIHTILAŞTIRMA
( Genellikle bir pıhtılaştırma faaliyetini hızlandırıcı yardımıyla pelteleştirme işlemi )
( COAGULATION )
- COALITION :/yerine KOALİSYON
- COALİTİON[Fr. < COALITION] ile/değil/yerine/=/||/<> KOALİSYON
( koalisyon hükûmeti Çeşitli güçlerin bir araya gelmesiyle oluşturulan birlik ortak yönetim koalisyon hükûmeti )
- ÇOBAN YILDIZI/KERVANKIRAN[Fars. < KĀRBĀN + Tr. KIRAN] ile/||/<> ÇOBAN YILDIZI/VENÜS[Fr. < VÉNUS] ile/||/<> ÇOBAN YILDIZI/ZÜHRE[Ar. < ZUHRE]
- ÇOBAN ile ÂBİL[Ar.]
( ... İLE Çayırda otlayarak suya gereksinimi olmayan hayvan. | Koyun, at ve deve gibi hayvanlara iyi bakan kişi. )
- ÇOBAN ile GAUCHO
( ... İLE Patangonya'da yaşayan koyun çobanları. )
- ÇOBANALDATAN ile/||/<> ÇOBANALDATAN
( zooloji Çobanaldatanlar Caprimulgiformes takımının çobanaldatangiller Caprimulgidae familyasından 26 cm kadar uzunlukta Türkiyenin her yerinde yazın kuluçkaya yatan açık orman kenarlarında fundalıklarda seyrek ağaçlı açık arazilerde kurak ve kumlu bölgelerde yaşayan kanatları sivri ve kuyruğu uzun olan böceklerle beslenen ve avlarını uçarken yakalayan bir gece kuşu )
( NIGHT JAR )
( ENGOULEVENT COMMUN, TETTE-CHÉVRE, CAPRIMULGUS | ENGOULEVENT D'EUROPE )
( ZIEGENMELKER )
( CAPRIMULGUS EUROPAEUS )
- ÇOBANALDATAN ile/||/<> KEÇİSAĞAN
- COCAİNE[Fr. < COCAÏNE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOKAİN
( Koka yapraklarından çıkarılan ve bağımlılık yapan uyuşturucu bir madde )
- COCAÏNE[Fr. < COCAÏNE] ile/||/<> KOKAİN ile/||/<> KOKAİN[Fr. < COCAÏNE]
( kimya Erythroxylon coca bitkisinin yapraklarından çıkarılan norepinefrin serotonin ve dopamin gibi nörotransmitter maddelerin taşınmasını önleyerek sinirsel iletimi engelleyen bölgesel uyuşturucu olarak kullanılan uyarıcı olarak kullanıldığında bağımlılık yapan bir alkaloit Erythroxylon coca türü bitkinin yapraklarından elde edilen vücuda alınması durumunda adrenerjik sinir uçlarında bulunan ve noraadrenalinin geri alınmasından sorumlu amin pompasının etkinliğini engelleyerek sinaptik aralıkta noradrenalin birikimine bağlı olarak kendini daha iyi hissetme hâline yol açan ve temas haindeki duysal sinirlerin tümünü dönüşümlü bir şekilde felç ederek yerel anestezik etki gösteren alkaloit yapısında bir ilaç )
( COCAINE )
( COCAÏNE )
( KOKAIN )
- COCAİNOMANE[Fr. < COCAÏNOMANE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOKAİNMAN
( Kokain bağımlısı olan kimse )
- COCHİN[İng. < COCHIN] ile/değil/yerine/=/||/<> KOŞİN
( Ağır hareketsiz bol ve kabarık tüylü bir tavuk ırkı )
- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN" değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!
- ÇOCUĞUMUZ, BÜYÜR VE GELİŞİRKEN:
"BEKLEDİĞİMİZ" ile/değil/yerine/>< GERÇEKTE OLAN
(
)
- ÇOCUĞUMUZUN SEVGİSİ:
| HASTA OLAN ve KAYIP OLAN ve KÜÇÜK OLAN | ve/değil/||/<>/>/< HEPSİ
( | İyileşene kadar. VE/||/<> Dönene kadar. VE/||/<> Büyüyene kadar. | VE/DEĞİL/||/<>/< Ölene kadar. )
- ÇOCUĞU/NU:
ACINDIRIRSAN ile ACIKTIRIRSAN
( Arsız olur. İLE Hırsız olur. )
- ÇOCUK:
"BİZE AİT/BİZİM" değil BİZDEN
- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY
( Gereksinimler sıradüzenine işaret etmiştir. VE/||/<> Bireylerin, sorunlarını çözme olanaklarının bulunduğuna işaret etmiştir. Gelişimin, sekiz aşaması olduğunu öne sürmüştür. Benlik güçlerinin, gelişimsel sorunların başarılı biçimde çözülmesiyle kazanıldığına işaret etmiştir. VE/||/<> Bilişsel gelişimin aşamalarını ortaya koymuş ve çocukların, belirli gelişimsel aşamalara özgü, beceri ve davranışlarının olduğunu, kavramlarla açıklamıştır. VE/||/<> Piaget'in önerdiği, bilişsel gelişim kavramları ile ahlâkî kavramların kazanımı arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. VE/||/<> Çocuğun, duygusal ve davranışsal gelişimi ile ilgisi olduğu düşünülen, anneye bağlanmaya vurgu yapmış ve bağlanma kuramını ortaya atmıştır. )
- ÇOCUK":
KAN ile/ve/||/<>/> CAN ile/ve/||/<>/> MAL
( Karnında. @@ Yaşamında. @@ Öldükten sonra. )
- ÇOCU-KEN değil/< ÇOCUKKEN
- CODDINGTON LENS[İng.] / LENTILLE DE CODDINGTON[Fr.] / CODDINGTONSCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= CODDİNGTON MERCEĞİ
- CODEİNE[Fr. < CODÉINE] ile/değil/yerine/=/||/<> KODEİN
( Afyondan elde edilen öksürük ve ağrı kesmeye yarayan bir alkaloit )
- TEKSİR EMSÂLI[Osm.] / MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- ÇOĞALMA | ÇOĞALTIM | REPRODÜKSİYON ile/||/<> REPRODÜKSİYON ile/||/<> ÇOĞALMA
( çoğalma çoğalma Çoğalma 1 Çoğalma üreme neslin devamı için yeni canlı meydana getirme 2 Tekrar meydana gelme hayvan ve bitkilerin üremesi karşılık reprodüksiyon re tekrar producere meydana getirmek Bir tür ya da ırkın eşeyli ya da eşeysiz göze bölünmesi tomurcuklanma birleşme partenogenez yollarından biri ile üreyerek dölünü devam ettirmesi üreme Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma Üreme reprodüksiyon Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesiyle hücre ya da birey sayısındaki artış üreme reprodüksiyon Üreme )
( REPRODUCTION )
( REPRODUCTION )
- TEKÂSÜR[Osm.] / MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATION, ZUNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA, KIRILMA
- ÇOĞALMA ile/||/<> REPRODÜKSİYON ile/||/<> ÜREME
( (karşılık: reprodüksiyon), (Lat. re = tekrar, Lat. producere = meydana getirmek) : Bir tür ya da ırkın eşeyli ya da eşeysiz göze bölünmesi, tomurcuklanma, birleşme, partenogenez yollarından biri ile üreyerek dölünü devam ettirmesi. bk üreme. @@ Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesi ile çoğalma. Üreme, reprodüksiyon. @@ Eşeyli ya da eşeysiz hücre bölünmesiyle hücre ya da birey sayısındaki artış, üreme, reprodüksiyon. @@ Üreme. )
( REPRODUCTION~REPRODUCTION~REPRODUCTION )
( REPRODUCTION~REPRODUCTION~REPRODUCTION | SEXUEL )
( RE,PRODUCERE | RE: TEKRAR; PRODUCERE: MEYDANA GETIRMEK~...~RE, PRODUCERE )
( FORTPFLANZUG | REPRODUKTION, FORTPFLANZUNG | FORTPFLANZUNG~REPRODUKTION~FORTPFLANZUNG )
( RIPRODUZIONE~RIPRODUZIONE~RIPRODUZIONE )
( ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉ / αναπαραγωγή~ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉ / αναπαραγωγή~ΑΝΑΠΑΡΑΓΩΓΉ / αναπαραγωγή )
- ÇOĞALTMA/REPRODÜKSİYON[Fr. < REPRODUCTION] ile/||/<> ÇOĞALMA/TEKESSÜR[Ar. < TEKES̱S̱UR] ile/||/<> ÇOĞALTMA/TEKSİR[Ar. < TEKS̱ĪR]
- ÇÖGEN ile DEĞNEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çevgen oyununda kullanılan değnek. İLE ... )
- COGNITION vs. RECOGNITION
- ÇOĞUNLUKLA ile/ve/değil/yerine BAZEN
- ÇOĞUNLUKLA ile HER ZAMAN
( MOSTLY vs. EVERY TIME )
- COHABİTATİON[Fr. < COHABITATION] ile/değil/yerine/= BİRLİKTE YAŞAMA
- COHABİTATİON[Fr. < COHABITATION] ile/değil/yerine/=/||/<> COHABİTATİON
( birlikte yaşama )
- COHESİON[Fr. < COHÉSION] ile/değil/yerine/=/||/<> KOHEZYON
( Moleküller arasındaki çekim kuvveti yakınlık derecesi )
- ÇOK ANLAMLI ile/||/<> ÇOK AYAKLILAR ile/||/<> ÇOK BAŞLI ile/||/<> ÇOKBİLMİŞ ile/||/<> ÇOK ÇOK ile/||/<> ÇOK DÜZLEMLİ ile/||/<> ÇOK EŞLİ ile/||/<> ÇOK FAZLI ile/||/<> ÇOK GEÇMEDEN ile/||/<> ÇOKGEN ile/||/<> ÇOK GİZLİ ile/||/<> ÇOK GÖZELİ ile/||/<> ÇOK HÜCRELİ ile/||/<> ÇOK KARILI ile/||/<> ÇOK KATLI ile/||/<> ÇOK KISA DALGA ile/||/<> ÇOK KOCALILIK ile/||/<> ÇOK MİLLETLİ ile/||/<> ÇOK ORTAKLI ile/||/<> ÇOK PARTİLİ ile/||/<> ÇOKSATAR ile/||/<> ÇOK SESLİ ile/||/<> ÇOK SÖZLÜ ile/||/<> ÇOK ŞİDDETLİ FIRTINA ile/||/<> ÇOK TANRICI ile/||/<> ÇOK TANRILI ile/||/<> ÇOK TARAFLI ile/||/<> ÇOK TERİMLİ ile/||/<> ÇOK ULUSLU ile/||/<> ÇOK YANLI ile/||/<> ÇOK YILLIK ile/||/<> ÇOK YÖNLÜ ile/||/<> ÇOK YÜKSEK GERİLİM ile/||/<> ÇOK YÜZLÜ ile/||/<> AZ ÇOK ile/||/<> BİRÇOK ile/||/<> PEK ÇOK ile/||/<> BİRÇOĞU
( Sayı nicelik değer güç derece vb bakımından büyük ve aşırı olan hayli az karşıtı Aşırı bir biçimde fena I )
- ÇOK BİLMEK/BİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ÇOK BİLMEK/BİLEN / ÇOK BİLGİSİ OLMAK/OLAN
( Hiç yanıltmaz. [Her bilinen, her zaman, zemin ve koşul için "yeterince" hatta tamamen bilinir, emin olunan/olunur "kabul edilir."] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Çok yanıltır. [Veriyle/bilgiyle uğraşmak, varolanlar ve varolabileceklerin tüm (olası) çeşitlilikleriyle uğraşmak demek olduğundan dolayı her ilerleyişte, çok sayıda, yeni bilinmez(lik)ler/veriler açığa çıkar. Dolayısıyla da bilinemeyecek sayıda (sonsuzlukta), bilmenin/verinin ve yeninin sınırı olmadığı kadar yanılmanın da sınırı olmaz/yoktur. Bu durum ve süreçten dolayı da yeni olanların karşısında, yanılma da kaçınılmazdır. Tabii bu süreç/yol da bir o kadar tetikleyicidir. Bilme isteğinin pek sonu olmadığından ve olmayacağından dolayı da yanılmaktan da kurtulma olanağı yoktur. Süreç ve sonuç itibariyle de iyi bir durum ve süreçtir.] )
- MEHRPHOTONENABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTON SOĞURMA
- MULTIPHOTON IONIZATION[İng.] / IONISATION MULTIPHOTONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU İYONLAŞMA
- MULTIPHOTON ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU SOĞURMA
- ÇOK GİDERSEN/GİDEN ile/değil/yerine/||/>< AZ GİDERSEN/GİDEN
( Kürek yer/sin. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Börek yer/sin. )
- MULTIGROUP DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU DİFÜZYON
- POLIYSELISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HALKALI BİLEŞİKLER
- VERY FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS TRÈS RAPIDES[Fr.] / SEHR SCHNELLE NEUTRONEN, ÜBERPROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HIZLI NÖTRONLAR
- ÇOK İKEN ve/||/<> AZ İKEN
( Çok tüketme/yelim! VE/||/<> Çok çalış/alım! Dilenme/yelim! )
- ÇOK KONUŞAN ile/ve/||/<>/> BAĞIRARAK KONUŞAN ile/ve/||/<>/> BAĞIRARAK ÇOK KONUŞAN
( Dayanılmazlar. )
- POLYCRYSTALLINE[İng.] / POLYCRISTALLIN[Fr.] / POLYKRISTALLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK KRİSTALLİ
- MULTIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION MULTIPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK KUTUPLU GEÇİŞ
- ÇOK TANRICI/PAGAN[İng. < PAGAN] ile/||/<> ÇOK TANRICILIK/PAGANİZM[Fr. < PAGANISME] ile/||/<> ÇOK TANRICI/PAYEN[Fr. < PAÏEN] ile/||/<> ÇOK TANRICI/POLİTEİST[Fr. < POLYTHÉISTE] ile/||/<> ÇOK TANRICILIK/POLİTEİZM[Fr. < POLYTHÉISME]
- ÇOK YEMEK/YİYEN değil/yerine/>< AZ YEMEK/YİYEN
( Hastalığın başıdır. DEĞİL/YERİNE/>< Tedavinin başıdır. )
( Az tad alır. DEĞİL/YERİNE/>< Çok tad alır. )
- ÇOK YÜKSEK TANSİYON, ÇOK YÜKSEK VOLTAJ ile/||/<> VERY HIGH TENSION (HIGH VOLTAGE)[İng.] ile/||/<> TRÈS HAUTE TENSION[Fr.] ile/||/<> SEHR HOHE SPANNUNG[Alm.] ile/||/<> ÇOK YÜKSEK GERİLİM
( TV Almaç ışıtaçlarının artıuçlarına uygulanan binlerce voltluk 15 00020 000 volt gerilim )
( VERY HIGH TENSION (HIGH VOLTAGE) )
( TRÈS HAUTE TENSION )
( SEHR HOHE SPANNUNG )
- TERESSÜP ETMEK[Osm.] / AUSFALLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELMEK, ÇÖKMEK
- COKING, CARBONISATION[İng.] ile/||/<> CARBONISATION[Fr.] ile/||/<> VERKOKUNG[Alm.] ile/||/<> KOKLAŞTIRMA
( Kömürü yüksek sıcaklıktaki havasız ortamda ısıtarak bozundurma ve içindeki uçucu özdekleri gaz olarak ayırma )
( COKING, CARBONISATION )
( CARBONISATION )
( VERKOKUNG )
- ÇÖKKÜNLÜK | ÇÖKME | DEPRESYON ile/||/<> DEPRESYON ile/||/<> ÇÖKÜNTÜ
( çöküntü Sensomotorik duyarlılığın azalmasının en hafif biçimi ruhsal ya da bedensel düşkünlük durumu genel davranışların hafif derecede azalması sensomotorik duyarlılığın azalması Uyaranlara karşı duyarlığın işe girişme gücünün kendine güvenin azalıp karamsarlığın güçlenmesi durumu İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu patlama )
( DEPRESSION | CRISIS )
( DÉPRESSION )
( DEPRESSION )
( DEPRESSIONE )
( ΎΦΕΣΗ / ύφεση )
- ÇÖKKÜNLÜK | ÇÖKME | DEPRESYON ile/||/<> KRİZ | ÇÖKÜNTÜ
( bk. çöküntü @@ Sensomotorik duyarlılığın azalmasının en hafif biçimi, ruhsal ya da bedensel düşkünlük durumu, genel davranışların hafif derecede azalması, sensomotorik duyarlılığın azalması. @@ @@ @@Uyaranlara karşı duyarlığın, işe girişme gücünün, kendine güvenin azalıp karamsarlığın güçlenmesi durumu. @@ İktisadi dalgalanmanın daralma aşamasında büyüme oranında meydana gelen sürekli ve alışılmamış düzeyde düşüşle birlikte yüksek işsizlik oranlarının yaşandığı iktisadi bunalım durumu. krş. patlama )
( DEPRESSION | CRISIS~CRISIS )
( DÉPRESSION~CRISE )
( ...~CRISIS )
( DEPRESSION~KRISE )
( DEPRESSIONE~CRISI )
( ΎΦΕΣΗ / ύφεση~ΚΡΊΣΗ / κρίση )
- ÇOKLU UYARIMLI FLORESAN ile/||/<> TEK UYARIMLI FLORESAN
( Birden çok dalga boyunda uyarılabilen, böylece aynı örnekte çok sayıda hedefi ayrı ayrı izleyebilen floresan yöntemidir. @@ Tek bir dalga boyunda uyarılan, aynı anda tek bir hedefi izleyen yöntemdir. İlki çoklu, ikincisi tekli izleme yapar. )
( Formül: Multiple excitation )
- ÇÖKME | SEDİMANTASYON ile/||/<> SEDİMANTASYON[Fr. < SÉDIMENTATION]
( SÉDIMENTATION )
- ÇOKTAN ile/||/<> ÇOKTANDIR
- ÇOKTAN ile/ve/<> ZÂTEN
- PRECIPITATION TITRATION[İng.] / NIEDERSCHLAG TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRME TİTRASYONU
- ÇÖKÜNTÜ/DEPRESYON ile/ve/||/<> TÜKENMİŞLİK (BELİRGESİ)
- ÇÖKÜNTÜ/DEPRESYON ile BUNAMA/DEMANS
- ÇÖL/BEYABAN[Fars. < BEYĀBĀN] ile/||/<> ÇÖL/BADİYE[Ar. < BĀDİYE]
- ÇOLAK ile/||/<> ELİ VEYA KOLU SAKAT OLAN
( eli ya da kolu sakat olan Az çolag bir ayağı ya da bir kolu kısa ya da kırık olan çolak çolak şolak elsiz kolsuz çolak çulok topal çolak elsiz ayaksız çolak çolak elsiz ayaksız TatU çulåk çolak Tar çolak çălax Tatarcadan alınmıştır Poppe UJb 7 164 Orta Türkçede çoluq çolak olarak geçer Türkçe çol sakatlanmak kökünden geldiği açıktır Türkçe çol kökü yalnız Uygurcada saklanmıştır Kâşgarlı Mahmudun verdiği çolkuy türevi düşündürücüdür çolkuy elig eli çolak Clauson ED 420a Türkçe çolak ile Kazakça şoylaq topal şuynak aksak topal şunak kısa kulaklı kulaksız biçimleri arasında bir bağlantı kurulamaz Tacikçe çolåq Türkçeden geçmiştir Doerfer TLT 396 Ağızlarda çolak yanında kolak biçimi de kullanılır Bu biçimin koldan geldiği açıktır kol ak eki )
( ÇOLAG[Az.]~ÇOLAK[Tkm.]~ŞOLAK[Nog.]~ÇULOK[Özb.]~ÇOLAK[Krg.]~ÇĂLAX[Çuv.] )
- COLLABORATION vs. COLLUSION
- COLLAGENE[Fr. < COLLAGÉNE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLAJEN
( Hareket sisteminin yapı taşlarını özellikle kemik lif ve eklemleri oluşturan protein )
- COLLATERAL and LIEN and LIENS IN GOODS and ENFORCEMENT OF LIEN
( Maddî teminat. VE Rehin hakkı. VE Mallar üzerinde rehin, hapis hakkı. VE Haciz konulması. )
- COLLECTION :/yerine KOLEKSİYON
- COLLECTİON[Fr. < COLLECTION] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLEKSİYON
( Öğrenme yarar sağlama ya da zevk amacıyla bir araya getirilmiş ve özelliklerine göre sınıflara ayrılmış nesnelerin bütünü derlem Modaevlerinin giyimdeki yenilikleri tanıtmak için düzenlediği defilelerde gösterilen modellerin bütünü derme )
- COLOCYNTH, BITTER APPLE, BITTER GOURD[İng.] ile/||/<> COLOQUINTE, CHICOTIN[Fr.] ile/||/<> CITRULLUS COLOCYNTHIS[Lat.] ile/||/<> BITTERZITRULLE, BITTERAPFEL[Alm.] ile/||/<> ACI KARPUZ
( acı karpuz Kabakgiller Cucurbitaceae familyasından çok yıllık sürünücü sarı çiçekli otsu bir bitki Acı elma ebucehil karpuzu )
- COLOCYNTH, BITTER APPLE, BITTER GOURD[İng.] ile/||/<> COLOQUINTE, CHICOTIN[Fr.] ile/||/<> CITRULLUS COLOCYNTHIS[Lat.] ile/||/<> BITTERZITRULLE, BITTERAPFEL[Alm.] ile/||/<> ACI KARPUZ
( acı karpuz Kabakgiller Cucurbitaceae familyasından çok yıllık sürünücü sarı çiçekli otsu bir bitki Acı elma ebucehil karpuzu )
- COLON[Fr.] ile/||/<> BUMBAR[Fars. < MUBÂR]
( biyoloji zooloji Ağızlarda mumbar olarak kullanılır mubār a pudding sausage Farsçada mubā olarak da geçer Bulgarca bumbár ve Sırpça bùmbar biçimleri Türkçeden alınmıştır BER l 80 Škaljić Turc 154 Skok EtRj l 235236 )
( COLON )
( MUBĀR )
- COLON[Fr. < CÔLON] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLON
( Kalın bağırsağın gödenden önceki bölümü )
- COLONNE[Fr. < COLONNE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLON
( ana kolon hattı sütun Katlardaki döşemeleri birbirlerine bağlayan düşey boru )
- COLOPHANE[Fr. < COLOPHANE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLOFAN
( Hidratlı doğal kalsiyum sülfat )
- COLOUR (ABD: COLOR) TELEVISION[İng.] ile/||/<> TÉLÉVİSİON EN COULEUR[Fr.] ile/||/<> FARBFERNSEHEN[Alm.] ile/||/<> RENKLİ TELEVİZYON
( TV Doğadaki renkleri aktarabilen siyahbeyaz televizyon için yeterli olan parlaklık bilgisinin yanı sıra iki renk arasındaki değişikliği veren renklilik bilgisini de içeren televizyon Siyahbeyaz televizyon karşıtı )
( COLOUR (ABD: COLOR) TELEVISION )
( TÉLÉVISION EN COULEUR )
( FARBFERNSEHEN )
- COLOURATION[İng.] ile/||/<> COLORATION[Fr.] ile/||/<> FÄRBUNG[Alm.] ile/||/<> RENKLENME
( Metal yüzeylerin ısıl işlem ya da yüzey işlemi sonucu renk kazanması )
( COLOURATION )
( COLORATION )
( FÄRBUNG )
- ÇOLPA/LIK ile ÇOLPAN
- ÇOLPAN değil ÇULPAN
( ... DEĞİL Venüs / Zühre / Çoban Yıldızı / Akşam Yıldızı / Ak Yıldız / Kervankıran / Kervan Yıldızı )
- COLUMN :/yerine SÜTUN
- COMBİNAİSON[Fr. < COMBINAISON] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMBİNEZON
( Bir işi başarıya ulaştırmak için alınan önlemler bütünü Kadınların giydikleri kısa ve kolsuz iç çamaşırı )
- COMBINATION :/yerine KOMBİNASYON
- COMBINATORIAL OPTIMIZATION ile/||/<> CONTINUOUS OPTIMIZATION
( Combinatorial optimization ayrık seçenekler arasında optimal seçim yaparken İLE continuous optimization sürekli değişkenli fonksiyon optimizasyonu yapar )
( Formül: Integer programming )
- COMBİNE[Fr. < COMBINÉ'DEN] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMBİ
( Isıtmada kullanılan yakıtı düzenli ve ayarlı biçimde yakan araç )
- COMBİNE[İng. < COMBINE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMBİN
( Giyim dekorasyon vb alanlarda değişik parçaların uyumlu bir biçimde bir araya getirilmesiyle oluşturulan bütün )
- ÇÖMÇE GELİN ile/||/<> ÇÖMÇE GELİN
( T K O Anadoluda ilkel kukla oyununa verilen ad Anadoluda ilkel kukla oyununa verilen ad )
- COMEDİEN[Fr. < COMÉDIEN] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMEDYEN
( Güldürü oyuncusu komedyacı Sözleri davranışları yalan ve yapmacık olan kimse )
- COMIC BOOK[İng.] ile/||/<> ROMANPHOTOS, PHOTOROMAN, CINÉROMAN[Fr.] ile/||/<> FOTOROMAN[Alm.] ile/||/<> FOTOROMAN
( Sinema TV Fotoğraflar ve bunlara eşlik eden kısa konuşmalar açıklamalarla gerçekleştirilen roman çeşidi Fotoroman genellikle dergi ve gazete sayfalarında gerçekleştirilmiş bir film öyküsü görünüşündedir Zaten birçok fotoroman film fotoğrafından oluşturulmuştur Bununla birlikte özgün fotoromanlar da vardır Televizyondaki dizi filmler ya da televizyon oyunları için de aynı şey söylenebilir )
( COMIC BOOK )
( ROMANPHOTOS, PHOTOROMAN, CINÉROMAN )
( FOTOROMAN )
- COMIC STRIP, COMICS[İng.] ile/||/<> BANDE DESSINÉE[Fr.] ile/||/<> BILDGESCHICHTE, "COMIC-STRIP"[Alm.] ile/||/<> RESİMLİ ROMAN
( Sinema TV Fotoromanın elle yapılmış resimlerle gerçekleştirileni )
( COMIC STRIP, COMICS )
( BANDE DESSINÉE )
( BILDGESCHICHTE, "COMIC-STRIP" )
(1996'dan beri)