Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 15.203 başlık/FaRk ile birlikte,
15.203 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(12/62)


- ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON


- ÇİÇEKLENME = TEZEHHÜR = FLORAISON


- CİDÂL[Ar.] ile CİDÂR[Ar. çoğ. CÜDÜR/CÜDRÂN]

( Karşılıklı kavga, savaş. | Zorlu, hararetli konuşma. İLE Duvar. | Zar. )


- CİDDİYET ile/ve DİSİPLİN

( Kişinin ciddiyeti, disiplinidir. )

( SERIOUSNESS vs./and DISCIPLINE )


- CİDDİYET ve/> GÜVEN ve/> YAKINLIK


- EVEN-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU PAIR-PAIR[Fr.] / GERADE-GERADE-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT-ÇİFT ÇEKİRDEK


- REPRECIPITATION, DOUBLE PRECIPITATION[İng.] / DOUBLE PRÉCIPITATION[Fr.] / DOPPELT NIEDERSCHLAG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT ÇÖKTÜRME, YENİDEN ÇÖKTÜRME


- ANTENNE DOUBLET DOUBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DUBLET ANTEN


- DOUBLE DOUBLET ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİFT İKİLİ ANTEN


- DOUBLE LAYER[İng.] / DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KATMAN


- BIREFRINGENCE, DOUBLE REFRACTION[İng.] / BIRÉFRINGENCE, RÉFRACTION DOUBLE[Fr.] / DOPPELBRECHUNG, DOPPELREFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA


- DIPOLE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DIPOLE[Fr.] / DIPOLANTENNE, DOPPELDOUBLETANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KUTUPLU ANTEN


- ÇİFT ​​NAMLULU ile KRUVAZE ile ÇİFT ​​KASALI ile İKİLİ SATICI ile İKİ YÜZLÜLÜK ile İKİ UCU KESKİN ile ÇİFT ​​BAŞLI ile ÇİFT ​​GENİŞLİK

( DOUBLE-BARRELLED vs. DOUBLE-BREASTED vs. DOUBLE-CASED vs. DOUBLE-DEALER vs. DOUBLE-DEALING vs. DOUBLE-EDGED vs. DOUBLE-HEADED vs. DOUBLE-WIDTH )

( دولول ile چهار دکمهاي ile دوقاب ile ناروزن ile دورنگي ile دودم ile دوسر ile دولاپهنا )

( DOLOL ile CHEHAR DOKMEHYAY ile DOGHAB ile NARUZAN ile دورنگي ile DODAM ile DOSAR ile دولاپهنا )


- PAIR PRODUCTION[İng.] / PRODUCTION DE PAIRES[Fr.] / PAARBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT OLUŞUMU


- ÇİFT ile BİRLEŞTİRİLMİŞ ile BAĞLAYICI ile ÇİFTLER ile BEYİT ile BEYİT ŞİİRLER ile BEYİT ile KAPLİN

( COUPLE vs. COUPLED vs. COUPLER vs. COUPLES vs. COUPLET vs. COUPLET POEMS vs. COUPLETS vs. COUPLING )

( جفت شدن ile مزدوج ile بهم چسباننده ile زوجات ile دوبيتي ile مثنوي ile ابيات ile ابي ile جفت ساز ile جفت سازي ile جفت شدگي )

( JOFT SHODAN ile MOZDOJ ile BACPAM CHASBANANDEH ile ZOJAT ile دوبيتي ile MASNOY ile ABYAT ile ABY ile JOFT SAZ ile JOFT SAZY ile JOFT SHODEGY )


- ÇİFTE STANDART değil/yerine/= İKİLİ ÖLÇÜN


- AVALANCHE NOISE[İng.] / BRUIT DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-RAUSCHEN, LAWINENRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ


- AVALANCHE BREAKDOWN[İng.] / INTERRUPTION DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-BRECHEN, LAWINENDURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ KESİLMESİ/KIRILMASI


- ÇİGAN ile ÇİGAN MÜZİĞİ


- ÇİĞDE/HÜNNAP ile ÇILAN

( Ayrı çanakyapraklı, ikiçeneklilerden bir ağaç. | Bu ağacın, kırmızı kabuklu, sert çekirdekli, iri zeytin biçiminde ve büyüklüğünde, güzün olgunlaşan meyvesi. İLE İri bir çeşit çiğde. )

( ZIZYPHUS SATIVA cum ... )


- ÇİGİN ile ÇİGİN ile ÇİGİN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Üzüm bağlarında biten başaklı bir ot. İLE İpek. İLE Altın işlemeli, süslü bir kumaşı dikme biçimi. )


- CİHAN ile CİHANŞAH ile CİHANŞİR

( JAHAN vs. JAHANSHAH vs. JAHANSHIR )

( جهان ile جهانشاه ile جهانشير )

( JACPEHAN ile JACPEHANESHAH ile جهانشير )


- CİHANGÎRLER:
CENGİZ HAN ve (BÜYÜK) İSKENDER ve YAVUZ SULTAN SELİM ve NAPOLYON


- ÇIKAR ile/değil/yerine/>< VİCDAN

( Çıkar konuşunca, vicdan susar fakat sus(turul)mamalıdır! )


- ÇIKARILABİLİR ile İHRAÇ ile KARARNAMENİN ÇIKARILMASI ile SORUN ile İHRAÇÇI ile SORUNLAR

( ISSUABLE vs. ISSUANCE vs. ISSUANCE OF DECREE vs. ISSUE vs. ISSUER vs. ISSUES )

( قابل صدور ile صادر کردني ile انتشار دادني ile صدور ile ابلاق حکم ile شماره ile نتيجه بحث ile موضوع ile صادر کننده ile مطالب )

( GHABEL SADVAR ile SADAR KARDANY ile ENTESHAR DADANY ile SADVAR ile ABLAGH HOKAM ile SHMAREH ile نتيجه بحث ile MOZO ile SADAR KONANDEH ile MOTALEB )


- ÇIKARIM = İSTİDLÅL = INFERENCE, ILLATION[İng.] = INFÉRENCE[Fr.] = SCHLUSS[Alm.] = ILLATION, CONCLUSIO[Lat.]


- ÇIKARMAK ile EKSTRAKT YAĞI ile HARAÇ ÇIKARMAK ile ÇIKARILABİLİR ile ÇIKARILAN ile EKSTRAKSİYON

( EXTRACT vs. EXTRACT OIL vs. EXTRACT TRIBUTE vs. EXTRACTABLE vs. EXTRACTED vs. EXTRACTION )

( عصاره ile بازوربيرون کشيدن ile ملخص ile روغن گرفتن ile خراج گرفتن ile استخراج شدني ile مستخرج ile به دست آمده ile عصارهگيري ile استخراج )

( ASAREH ile BAZORBYRON KESHYDAN ile ملخص ile ROGHEN GARAFTAN ile KHARAJ GARAFTAN ile ESTEKHARAJ SHODANY ile مستخرج ile BAH DAST AMODEH ile ASAREAGYRY ile ESTEKHARAJ )


- ÇIK/ÇIQ ile ÇIK/ÇIQ ile ÇIKAN/ÇIQAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yansıma bir sözcük. İLE Selenini çıkarmak. İLE Teyze oğlu. )


- ÇIKIN ile/ve/<> BOHÇA

( Bir beze sarılarak düğünmlenmiş, küçük bohça. İLE/VE/<> İçine, çamaşır, elbise gibi şeyler koyup sarmaya yarayan, dört köşe kumaş. | İplik ya da kumaşın ticari birimine verilen ad. )

( BUNDLE )


- ÇIKIŞ ile HEYECAN ile ÇIKIYOR

( EXIT vs. EXITEMENT vs. EXITING )

( خروج ile مخرج ile دررو ile راه خروجي ile خروجي ile انگيزش ile افروختگي ile معجب )

( KHROJ ile MOKHARJ ile DARRO ile RAH KHROJY ile KHROJY ile ENGYZESH ile AFROKHTGY ile معجب )


- ÇIKKINLAŞMAK ile ÇIKKIN


- ÇIKRA ile/ve GEVEN/KEVEN

( Sık çalı. İLE/VE Baklagillerden, dikenli bir çalı. [Bazı çeşitlerinden, "kitre" denilen yapıştırıcı/zamk çıkarılır.] )

( ... cum/et ASTRAGALUS )


- ÇİL ÇİL (ALTIN)


- CİLBAN ile ÇALI FASULYESİ ile MÂŞ FASULYESİ[Fars., Sans.] ile MEKSİKA FASULYESİ ile SIRIK FASULYESİ ile SOYA[Mançuca] FASULYESİ

( Küçük taneli fasulye. İLE ... İLE Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE ... İLE ... )

( ... cum ... cum PHASEOLUS OUREUS cum ... cum SOLA HISPIDA )


- ÇİLECİLİK = ZÜHDİYE = ASCETISM[İng.] = ASCÉTISME[Fr.] = ASKESE, ASKETIK[Alm.] = ASKEIN[Yun.]


- ÇİLEDEN ÇIKARMAK ile ÇILDIRTAN

( INFURIATE vs. INFURIATING )

( بسيار خشمگين کردن ile بخشم آورنده )

( BESYAR KHSHMGYNE KARDAN ile BAKHSHAM AVARANDEH )


- ÇİLEYİ (SEÇMEYİN!) ile/ve/değil/||/<>/< ÇİLEĞİ (SEÇMEYİN!)


- ÇILGIN ile ÇILGINCA

( FRANTIC vs. FRANTICALLY )

( ديوانه وار )

( DYVANEH VAR )


- ÇILGIN ile ÇILGINLIK

( FRENZIED vs. FRENZY )

( شوريده ile شوريده حال ile شوريده کردن ile شوريدگي )

( SHORYDAH ile SHORYDAH HAL ile SHORYDAH KARDAN ile شوريدگي )


- ÇILGIN ile SAYIKLAMA ile DELİRYUM TİTREMELERİ

( DELIRIOUS vs. DELIRIUM vs. DELIRIUM TREMENS )

( سرسامي ile هذياني ile پرتگويي ile داء الخمر ile جنون خمري ile سرسام ile هذيان ile هذيان خمري )

( SARSAMY ile هذياني ile PORTEGOYY ile داء الخمر ile JENON KHMARY ile SARSAM ile NPAZYAN ile هذيان خمري )


- ÇILGINA DÖNMÜŞ ile ÇILGINA DÖNEN

( BERSERK vs. BERSERKER )

( ازجا دررفته ile ازجادررفته )

( AZJA DARRAFTEH ile AZJADARRAFTEH )


- ÇİM ile ÇİM ile ÇİMGEN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir şeyin çiğ ya da nemli olma durumunu pekiştirmek için kullanılan ilgeç. İLE Turba. Topraktan koparılmadan kuruyan ve yoğun, kömürleşmiş, sık köklü, yapısıyla ateş yakarken iyi bir tutuşturucu olan bitki örtüsü. İLE Otlak, turbalık. )


- ÇİM(EN) ile/ve AYRIKOTU

( GRASS vs./and QUACK GRASS )

( LOLIUM cum AGROPYRUM REPENS )


- ÇİMEN ile BEZELYE ile ÇİMEN DUL ile ÇİMEN DUL ile OTLAK

( GRASS vs. GRASS PEA vs. GRASS WIDOW vs. GRASS WIDOWER vs. GRASSLAND )

( ماري جوانا ile سبزه ile چمن ile علف ile ماش ile زن خراب ile مرد بيوه ile سبزه زار ile علفزار )

( ماري جوانا ile SABZEH ile CHAMAN ile ALAF ile MASH ile ZAN KHARAB ile MARD BEYVAH ile SABZEH ZAR ile ALAFZAR )


- ÇİMEN ile ÇİMENLİK

( GRASS vs. LAWN )


- ÇİMEN ile KARAÇAYIR

( Buğdaygillerden, çimen biçiminde ya da geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi. )

( ... cum LOLIUM )


- ÇİMLENME DEVRESİ = MEVSİM-İ İFRÂH = PÉRIODE DE GERMINATION


- ÇİMLENME, ŞEKİLLENME = İFRÂH = GERMINATION


- CIMON ve/||/<> PERO

( )

( Barok tarzının önde gelen adlarından Paul Rubens'in, 1635'te yaptığı bu tablo, Rusya'nın St. Petersburg kentinde bulunan Hermitage Müzesi'nde sergileniyor.

Elleri bağlanmış yaşlı adam Cimon, dönemin iktidarı tarafından itirafa zorlanmak için açlığa mahkum edilmiş. Yeni doğum yapan kızı Pero, büyük zorluklarla gardiyanlara rüşvet vererek babasını ziyaret eder ve kendi sütüyle babasını açlıktan ve ölümden korumak için emzirir.

Kızın yüzündeki kaygı, kapıya baktığı açıkça görülen duruşu, babasının omzunu şefkatle kavrayışı, güçlü duruşu ve cesareti yansıtmış. Babanın, kızının memesini emerken yüzünde oluşan o çaresizliğini, ellerini koyuş biçimi ve gövde dili ile kabullenişini harika yansıtmış ressam.

Nasıl bakarsak o'yuz, o kadarız.
Ne okursak o'yuz, o kadarız.
Ne anlarsak o'yuz, o kadarız.
Ne yersek o'yuz, o kadarız.
Bakış açımız, bizi anlatır; baktığımız şey değil.

Sanatın gücü, işte budur. )


- ÇİN -ile

( KURT [Siyenpice] )


- ÇIN ile ÇIN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Doğru söz. İLE Doğruluk, doğruculuk. İLE + Dil )


- ÇİN ile ÇİN ASTER

( CHINA vs. CHINA ASTER )

( ظروف چيني ile چين ile رعنا زيبا )

( ZAROF CHYNEY ile CHYNE ile RANA ZYBA )


- ÇIN ile ÇIN ÇIN


- ÇÎN[Fars.] ile -ÇÎN[Fars.] ile "CİN/N"[Ar.]

( Kıvrım, büklüm, çatıklık, buruşukluk. İLE "toplayan, derleyen" anlamlarıyla bileşik sözcükler oluşturur.[HÛŞE-ÇÎN: Başak toplayan.] İLE Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insan gibi yapma ve anlama yeteneğine sahip, ilâhî emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. | Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık." )


- CİN ile CİNS/LİK ile CİNS CİNS ile CİNS İSİM ile CİN DAMARI ile CİN DARISI ile CİN MISIRI ile CİN ÇALIĞI ile CİNSLİKSİZ ile CİN FİKİRLİ/LİK ile CİNSLİK BİLİMİ ile CİNS CİBİLLİYET


- ÇİN ve HİNT ve MEZOPOTAMYA ve MISIR


- CİN değil/= KÜÇÜK[MİKROP]


- ÇİNGENELEŞMEK ile ÇİNGEN ile ÇİNGENE/LİK ile ÇİNGENECE ile ÇİNGENE PEMBESİ ile ÇİNGENE AHTAPOTU ile ÇİNGENE PALAMUDU ile ÇİNGENE PAVURYASI


- ÇINGIRAK ile ÇINGIRAKLI ile ÇINGIRAKÇI/LIK ile ÇINGIRAKLI YILAN ile ÇINGIRAKLI YILANGİLLER


- ÇINGIRAKLI YILAN ile DOĞU ELMAS SIRTLI ÇINGIRAKLI YILAN ile BATI ELMAS SIRTLI ÇINGIRAKLI YILAN


- CİNS = CİNS[Fars., Ar.] = GENUS[İng., Lat.] = GENRE[Fr.] = GATTUNG[Alm.] = T0 GENOS[Yun.] = GENERE[İt.] = GENERO[İsp.] = SOORT[Fel.] = SLAGS[Dan.] = ROD[Rus.]


- ÇIPLAKLAŞMAK ile ÇIPLAKLAŞTIRMAK ile ÇIPLAK/LIK ile ÇIPLAK AT ile ÇIPLAK ALEV ile ÇIPLAK MAAŞ ile ÇIPLAK GÖZLE ile ÇIPLAK MADEN ile ÇIPLAK RESİM ile ÇIPLAK ÜCRET ile ÇIPLAK MÜLKİYET ile ÇIPLAKLAR KAMPI ile ÇIPLAK TOHUMLULAR


- ÇIRAKMA ile ÇIRAKMAN


- CİRÂN[Ar. < CÂR] ile CÎRÂN[Ar. < CERRE]

( Toprak testiler. İLE Komşular. | Müşteriler. | Etrafta/civarda olan yerler. )


- CİRCADİAN İLE ULTRADİAN İLE INFRADİAN ile/||/<> BİYOLOJİK RİTİMLER

( Zaman döngüleri. )

( Formül: τ ≈ 24h )


- CİRİT ile/ve KÖKFÖRÜ ile/ve ÇEVGAN


- ÇİRKİN ile/değil/yerine ELVERİŞSİZ


- ÇİRKİN ile/değil/yerine ŞEKLEN ÇİRKİN


- ÇİRKİN[Fars. KİRLİ] ile/ve/değil/yerine/<> YANLIŞ


- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL


- ÇIRPINAN ile ÇIRPINAN

( FLUTTERING vs. FLUTTERY )

( اهتزاز ile پرپرزني )

( HATEZAZ ile پرپرزني )


- CIS-TRANS ISOMÉRISATION[Fr.] / CIS-TRANS ISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CİS-/TRANS- İZOMERİSİ


- CIS-TRANS ISOMERISATION[İng.] ile/değil/yerine/= CİS-, TRANS İZOMERİZASYONU


- CIS-ACTING GENE[İng.] değil/yerine/= CİS-ETKİLİ GEN

( Aynı kromozom üzerinde başka bir gen ile etkileşime giren ya da bu gen ile birlikte çalışan gen.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇİSENTİ ile ÇİSKİN

( Toz gibi ince yağan yağmur. İLE Çiseleyen yağmur. | Çiseleyen yağmurdan hafifçe ıslanmış olan. )


- ÇİŞİ OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İŞİ OLAN


- CİSİM[Ar.] ile/||/<> BEDEN[Ar.]


- CİSİM değil/yerine/= EYİN


- CİSİM ile/ve/<>/< MEKÂN ile/ve/<>/< HEY'ET ile/ve/<>/< SÛRET-İ VEHMİYE(CİSM-İ MEVHUM) ile/ve/<>/< TEŞEKKÜL/TAHAYYÜL/TAŞAHHUS ile/ve/<>/< SÛRET-İ NEV'İYE(İSTİDAD/TAAYYÜN İSTİDADI) ile/ve/<>/< SÛRET-İ CİSMİYE ile/ve/<>/< UNSUR(TAHAYYÜL) ile/ve/<>/< HEYULA


- CİSİM ile/ve ZAMAN


- CİSİMDEN SOYUT OLAN ile MADDEDEN SOYUT OLAN


- CİSN[Ar.] ile DARB[Ar.]


- ÇİT ile ÇİTEN/ÇETEN

( ... İLE Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet ya da çit. )


- ÇİTEN -ile

( Kuzu ağılı. )


- CITIZEN :/yerine VATANDAŞ


- CIVA ve/<> İNSAN


- ÇİVİLEMEK ile ÇİVİLENMEK ile ÇİVİLETMEK ile ÇİVİTLEMEK ile ÇİVİTLENMEK ile ÇİVİLENEBİLMEK ile ÇİVİLEYEBİLMEK ile ÇİVİ ile ÇİVİT ile ÇİVİCİ/LİK ile ÇİVİLİ ile ÇİVİSİZ ile ÇİVİTLİ ile ÇİVİTSİZ ile ÇİVİT OTU ile ÇİVİ YAZISI ile ÇİVİT RENGİ ile ÇİVİT MAVİSİ ile ÇİVİSİZ KALKAN


- CIVILIAN :/yerine SİVİL


- ÇİYAN ile DEV ÇİYAN


- ÇİZGİLİ SIRTLAN(ANDIK) ile/ve KAHVERENGİ SIRTLAN ile/ve BENEKLİ SIRTLAN

( Çizgili ve kahverengi sırtlanlar yalnız dolaşır ve avlanır. İLE/VE Topluluk ve geniş bir aile olarak dolaşır ve avlanır. İLE/VE ... )

( Üçü de Afrika'da yaşar. [Anadolu'da soyu tükendiği düşünülen çizgili sırtlan, 25 Nisan 2020'de, Kahramanmaraş'ta da görüntülenmiştir.] )


- ÇİZGİNMEK ile ÇİZGİLEMEK ile ÇİZGİLENMEK ile ÇİZGİLEŞMEK ile ÇİZGİLEŞTİRMEK ile ÇİZGİ/LİK ile ÇİZGİLİ/LİK ile ÇİZGİ İM ile ÇİZGİSEL ile ÇİZGİSİZ ile ÇİZGİ FİLM ile ÇİZGİ RESİM ile ÇİZGİ ROMAN ile ÇİZGİ ÖLÇEK ile ÇİZGİ HAKEMİ


- YEŞİL ZEYTİN'DE:
ÇİZİK ile/yerine KIRIK/KIRMA(ÇEKİÇTE/ÇEKİŞTE)


- ÇİZİLMEK ile ÇİZİKTİRMEK ile ÇİZİLEBİLMEK ile ÇİZİLİVERMEK ile ÇİZİ ile ÇİZİK ile ÇİZİM ile ÇİZİŞ ile ÇİZİCİ/LİK ile ÇİZİLİ ile ÇİZİKLİ ile ÇİZİMCİ/LİK ile ÇİZİKSİZ ile ÇİZİN ÇİZİN


- ÇİZİNÇ = HARİTA[Ar.] = MAP[İng.] = PLAN[Fr.] = LANDKARTE[Alm.] = MAPPA[İt.] = MAPA[İsp.]


- CİZM[Ar.] ile CİZN[Ar.]

( Tayın, porsiyon. İLE Ağaç kütüğü. | Kök. )


- ÇİZME ile SOKMAN

( ... İLE Bir çeşit, uzun konçlu çizme. )


- CLAISEN FLASK[İng.] / CLAISEN BALLON[Fr.] / CLAISEN KOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN BALONU


- CLAISEN REACTION[İng.] / RÉACTION DE CLAISEN[Fr.] / CLAISEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN TEPKİMESİ


- CLAPEYRON'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE CLAPEYRON[Fr.] / CLAPEYRONISCHES THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAPEYRON KURAMI/TEOREMİ


- CLASSIC vs. MODERN


- CLASSIFICATION vs. CLARIFICATION


- CLAUSIUS-CLAPEYRON EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-CLAPEYRON[Fr.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-CLAPEYRON DENKLEMİ


- CLAUSIUS-CLAPEYRON'S EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-CLAPEYRON GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-CLAPEYRON EŞİTLİĞİ


- CLAUSIUS-MOSSOTTI EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CLAUSIUS-MOSSOTTI[Fr.] / CLAUSIUS-MOSSOTTISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ DENKLEMİ


- CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / CLAUSIUS-MOSSOTTI-LORENTZ-LORENZSCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAUSİUS-MOSSOTTİ-LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ


- CLAUSİUS-CLAPEYRON ile/||/<> ANTOİNE DENKLEMİ

( C-C faz dengesi kuramk, Antoine ampirik buhar basıncı. )

( Formül: dP/dT = ΔH/TΔV )

( Benoît Clapeyron tarafından 1834 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- CLEAN :/yerine TEMİZLEMEK, TEMİZ


- CLOSE :/yerine KAPATMAK, YAKIN


- CLOSELY :/yerine YAKINDAN


- CLOSER :/yerine DAHA YAKIN


- CLOTH vs. CURTAIN


- CLUSTER ALGEBRA ile/||/<> QUİVER REPRESENTATION

( Cluster algebra belirli exchange ilişkilerine sahip halka yapısıyken İLE quiver representation directed graph üzerinde temsil kuramıdir )

( Formül: Mutation process )


- COALITION :/yerine KOALİSYON


- ÇOBAN ile ÂBİL[Ar.]

( ... İLE Çayırda otlayarak suya gereksinimi olmayan hayvan. | Koyun, at ve deve gibi hayvanlara iyi bakan kişi. )


- ÇOBAN ile GAUCHO

( ... İLE Patangonya'da yaşayan koyun çobanları. )


- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN" değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!


- ÇOCUĞUMUZ, BÜYÜR VE GELİŞİRKEN:
"BEKLEDİĞİMİZ" ile/değil/yerine/>< GERÇEKTE OLAN

( )


- ÇOCUĞUMUZUN SEVGİSİ:
| HASTA OLAN ve KAYIP OLAN ve KÜÇÜK OLAN | ve/değil/||/<>/>/< HEPSİ

( | İyileşene kadar. VE/||/<> Dönene kadar. VE/||/<> Büyüyene kadar. | VE/DEĞİL/||/<>/< Ölene kadar. )


- ÇOCUĞU/NU:
ACINDIRIRSAN ile ACIKTIRIRSAN

( Arsız olur. İLE Hırsız olur. )


- ÇOCUK:
"BİZE AİT/BİZİM" değil BİZDEN


- ÇOCUK GELİŞİMİ KURAMLARINDA:
ABRAHAM MASLOW ve/||/<> ERIK ERIKSON ve/||/<> JEAN PIAGET ve/||/<> LAWRENCE KOHLBERG ve/||/<> JOHN BOWLBY

( Gereksinimler sıradüzenine işaret etmiştir. VE/||/<> Bireylerin, sorunlarını çözme olanaklarının bulunduğuna işaret etmiştir. Gelişimin, sekiz aşaması olduğunu öne sürmüştür. Benlik güçlerinin, gelişimsel sorunların başarılı biçimde çözülmesiyle kazanıldığına işaret etmiştir. VE/||/<> Bilişsel gelişimin aşamalarını ortaya koymuş ve çocukların, belirli gelişimsel aşamalara özgü, beceri ve davranışlarının olduğunu, kavramlarla açıklamıştır. VE/||/<> Piaget'in önerdiği, bilişsel gelişim kavramları ile ahlâkî kavramların kazanımı arasındaki ilişkiyi araştırmıştır. VE/||/<> Çocuğun, duygusal ve davranışsal gelişimi ile ilgisi olduğu düşünülen, anneye bağlanmaya vurgu yapmış ve bağlanma kuramını ortaya atmıştır. )


- ÇOCU-KEN değil/< ÇOCUKKEN


- CODDINGTON LENS[İng.] / LENTILLE DE CODDINGTON[Fr.] / CODDINGTONSCHE LINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= CODDİNGTON MERCEĞİ


- TEKSİR EMSÂLI[Osm.] / MULTIPLICATION FACTOR[İng.] / FACTEUR DE MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATIONSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- TEKÂSÜR[Osm.] / MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION[Fr.] / MULTIPLIKATION, ZUNAHME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOĞALMA, KIRILMA


- ÇÖGEN ile DEĞNEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çevgen oyununda kullanılan değnek. İLE ... )


- COGNITION vs. RECOGNITION


- ÇOĞUNLUKLA ile/ve/değil/yerine BAZEN


- ÇOĞUNLUKLA ile HER ZAMAN

( MOSTLY vs. EVERY TIME )


- COHABİTATİON[Fr. < COHABITATION] değil/yerine/= BİRLİKTE YAŞAMA


- ÇOK BİLMEK/BİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
ÇOK BİLMEK/BİLEN / ÇOK BİLGİSİ OLMAK/OLAN

( Hiç yanıltmaz. [Her bilinen, her zaman, zemin ve koşul için "yeterince" hatta tamamen bilinir, emin olunan/olunur "kabul edilir."] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Çok yanıltır. [Veriyle/bilgiyle uğraşmak, varolanlar ve varolabileceklerin tüm (olası) çeşitlilikleriyle uğraşmak demek olduğundan dolayı her ilerleyişte, çok sayıda, yeni bilinmez(lik)ler/veriler açığa çıkar. Dolayısıyla da bilinemeyecek sayıda (sonsuzlukta), bilmenin/verinin ve yeninin sınırı olmadığı kadar yanılmanın da sınırı olmaz/yoktur. Bu durum ve süreçten dolayı da yeni olanların karşısında, yanılma da kaçınılmazdır. Tabii bu süreç/yol da bir o kadar tetikleyicidir. Bilme isteğinin pek sonu olmadığından ve olmayacağından dolayı da yanılmaktan da kurtulma olanağı yoktur. Süreç ve sonuç itibariyle de iyi bir durum ve süreçtir.] )


- MEHRPHOTONENABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTON SOĞURMA


- MULTIPHOTON IONIZATION[İng.] / IONISATION MULTIPHOTONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU İYONLAŞMA


- MULTIPHOTON ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇOK FOTONLU SOĞURMA


- ÇOK GİDERSEN/GİDEN ile/değil/yerine/||/>< AZ GİDERSEN/GİDEN

( Kürek yer/sin. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Börek yer/sin. )


- MULTIGROUP DIFFUSION[İng.] / DIFFUSION À PLUSIEURS GROUPES[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK GRUPLU DİFÜZYON


- POLIYSELISCHE VERBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HALKALI BİLEŞİKLER


- VERY FAST NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS TRÈS RAPIDES[Fr.] / SEHR SCHNELLE NEUTRONEN, ÜBERPROMPTE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK HIZLI NÖTRONLAR


- ÇOK İKEN ve/||/<> AZ İKEN

( Çok tüketme/yelim! VE/||/<> Çok çalış/alım! Dilenme/yelim! )


- ÇOK KONUŞAN ile/ve/||/<>/> BAĞIRARAK KONUŞAN ile/ve/||/<>/> BAĞIRARAK ÇOK KONUŞAN

( Dayanılmazlar. )


- POLYCRYSTALLINE[İng.] / POLYCRISTALLIN[Fr.] / POLYKRISTALLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK KRİSTALLİ


- MULTIPOLE TRANSITION[İng.] / TRANSITION MULTIPOLAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOK KUTUPLU GEÇİŞ


- ÇOK YEMEK/YİYEN değil/yerine/>< AZ YEMEK/YİYEN

( Hastalığın başıdır. DEĞİL/YERİNE/>< Tedavinin başıdır. )

( Az tad alır. DEĞİL/YERİNE/>< Çok tad alır. )


- TERESSÜP ETMEK[Osm.] / AUSFALLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELMEK, ÇÖKMEK


- ÇOKLU UYARIMLI FLORESAN ile/||/<> TEK UYARIMLI FLORESAN

( Çoklu uyarımlı floresan farklı dalga boylarında uyarılabilirken İLE tek uyarımlı floresan sadece bir dalga boyunda uyarılır )

( Formül: Multiple excitation )


- ÇOKTAN ile/ve/<> ZÂTEN


- PRECIPITATION TITRATION[İng.] / NIEDERSCHLAG TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRME TİTRASYONU


- ÇÖKÜNTÜ/DEPRESYON ile/ve/||/<> TÜKENMİŞLİK (BELİRGESİ)


- ÇÖKÜNTÜ/DEPRESYON ile BUNAMA/DEMANS


- COLLABORATION vs. COLLUSION


- COLLATERAL and LIEN and LIENS IN GOODS and ENFORCEMENT OF LIEN

( Maddî teminat. VE Rehin hakkı. VE Mallar üzerinde rehin, hapis hakkı. VE Haciz konulması. )


- COLLECTION :/yerine KOLEKSİYON


- ÇOLPA/LIK ile ÇOLPAN


- ÇOLPAN değil ÇULPAN

( ... DEĞİL Venüs / Zühre / Çoban Yıldızı / Akşam Yıldızı / Ak Yıldız / Kervankıran / Kervan Yıldızı )


- COLUMN :/yerine SÜTUN


- COMBINATION :/yerine KOMBİNASYON


- COMBINATORIAL OPTIMIZATION ile/||/<> CONTINUOUS OPTIMIZATION

( Combinatorial optimization ayrık seçenekler arasında optimal seçim yaparken İLE continuous optimization sürekli değişkenli fonksiyon optimizasyonu yapar )

( Formül: Integer programming )


- COMMANDER :/yerine KOMUTAN


- COMMENT vs. EVALUATION


- COMMERCIAL LAW and/||/<> COMMERCIAL UNDERTAKINGS LAW and/||/<> COMMERCIAL TRANSACTIONS AND APPLICABLE RULES and/||/<> COMMERCIAL LITIGATITION and/||/<> COMMERCIAL/TRADE REGISTRY

( Ticaret hukuku. VE/||/<> Ticarî işletme hukuku. VE/||/<> Ticari işler ve tâbi oldukları kararlar. VE/||/<> Ticarî yargı. VE/||/<> Ticaret sicili. )


- COMMISSION :/yerine KOMİSYON


- [not] COMMITTEE vs./and COORDINATION

( COORDINATION instead of COMMITTEE )


- COMMON POINT vs. TO LIKEN


- COMMON :/yerine ORTAK, YAYGIN


- COMMUNICATION :/yerine İLETİŞİM


- COMPARISON :/yerine KARŞILAŞTIRMA


- COMPENSATION[İng.] değil/yerine/= KOMPANSASYON

( Organik bir kusurun aşırı gelişme ya da başka bir organın ya da aynı organın bozulmamış bölümlerinin işlevinin artırılması yoluyla düzeltilerek dengelenmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COMPETITION :/yerine YARIŞMA, REKABET


- COMPLAIN :/yerine ŞİKAYET ETMEK


- COMPLETELY :/yerine TAMAMEN


- COMPONENT :/yerine BİLEŞEN


- COMPOSITION :/yerine KOMPOZİSYON


- COMPREHENSION vs. CONTAIN


- COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WELLENL+A893NGE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON DALGA BOYU


- COMPTON ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON ELEKTRONU


- COMPTON-RÜCKSTOSSTEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇIILMA TANECİĞİ


- PARTICULE DE RECUL COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇILMA PARÇACIĞI


- COMPTON RECOIL[İng.] / RECUL COMPTON[Fr.] / COMPTON-RÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPMESİ


- COMPTON SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT COMPTON[Fr.] / COMPTON-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KAYMASI


- COMPTON EDGE[İng.] / BORD DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-KANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KENARI


- COMPTON RULE[İng.] / RÈGLE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KURALI


- COMPTON EFFECT[İng.] / EFFET COMPTON[Fr.] / COMPTON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON OLAYI


- COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON[Fr.] / COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SAÇILMASI


- COMPTON ABSORPTION[İng.] / COMPTON-ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SOĞURMASI


- COMPTON CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON TESİR KESİTİ


- COMPUTER-AIDED DRUG DESIGN ile/||/<> TRADITIONAL DRUG DISCOVERY

( Computer-aided drug design hesaplamalı yöntemlerle ilaç tasarlarken İLE traditional drug discovery deneme yanılma yöntemi kullanır )

( Formül: Molecular docking )


- CONCENTRATION :/yerine KONSANTRASYON


- CONCERN :/yerine ENDİŞE, İLGİLENDİRMEK


- CONCLUSION :/yerine SONUÇ


- CONDITION :/yerine DURUM, KOŞUL


- CONDITIONAL MUTATION[İng.] değil/yerine/= DURUMSAL MUTASYON

( Fenotipik ekspresyonu çevresel koşullarca belirlenen mutasyon.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CONDON-SHORTLEY-WIGNER PHASE CONVENTION[İng.] ile/değil/yerine/= CONDON-SHORTLEY-WİGNER EVRE UZLAŞIMI


- CONVENTION DE PHASE DE CONDON-SHORTLEY-WIGNER[Fr.] / CONDON-SHORTLEY-WIGNER-PHASENKONVENTION[Alm.] ile/değil/yerine/= CONDON-SHORTLEY-WİGNER FAZ KONVANSİYONU


- CONFIDENCE :/yerine GÜVEN


- CONFIDENT :/yerine KENDİNE GÜVENEN


- CONFUSION :/yerine KAFA KARIŞIKLIĞI


- CONNECTION vs. PROPORTION


- CONNECTION :/yerine BAĞLANTI


- CONNECTION vs./and RELATION


- CONSCIOUSNESS vs. INTUITION


- CONSERVATION ile/değil/yerine CONVERSATION

( Korumacılık. İLE/DEĞİL/YERİNE Konuşmak. )


- CONSIDERATION :/yerine DÜŞÜNCE, DEĞERLENDİRME


- CONSOLIDATION vs. INTEGRITY

( BÜTÜNLEŞME ile BÜTÜNLÜK )


- CONSTRUCTION :/yerine İNŞAAT


- CONSULTANT :/yerine DANIŞMAN


- CONSUMPTION :/yerine TÜKETİM


- CONTAIN :/yerine İÇERMEK


- CONTENT :/yerine İÇERİK, MEMNUN


- CONTENT vs./and ASSERTION


- CONTINUAL vs. REPEATITION


- CONTINUED :/yerine DEVAM EDEN


- CONTRIBUTION :/yerine KATKI


- CONTROL vs. INSPECTION


- CONTROL vs. SOVEREIGNTY/DOMINATION


- CONVENTION :/yerine TOPLANTI, GELENEK


- CONVERGENT EVOLUTION[İng.] değil/yerine/= YAKINSAK EVRİM

( Aralarında hiçbir doğrudan evrimsel bağ bulunmayan (ata-torun ilişkisi bulunmayan) canlıların, geçirdikleri evrim sonucu birbirlerine benzer özellikler kazanmalarıdır. Genellikle benzer çevrelerde, benzer koşullar altında yaşama sonucunda, Doğal Seçilim'in etkisiyle kazanılan özelliklerdir.Yunuslar, bir memeli olmalarına karşın, milyonlarca yıldır denizel ortamda yaşıyor olmalarından ötürü, balıklara benzer bir vücut yapısı evrimleştirmişlerdir. Balıklar ile denizel memelilerin vücut yapılarının birbirine benzemesi, yakınsak evrime bir örnektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- CONVERSATION :/yerine KONUŞMA


- CONVICTION :/yerine MAHKUMİYET, İNANÇ


- COOL :/yerine HAVALI, SERİN


- COOPER ÇİFTİ ile/||/<> EKSİTON

( Cooper iki elektron bağlı, eksiton elektron-boşluk çifti. )

( Formül: Süperiletkenlik İLE yarıiletken )


- COOPERATION :/yerine İŞBİRLİĞİ


- [not] COORDINATION vs. SYNCHRONIZATION


- [not] COPY vs. REPETITION


- COPYING vs. CREATION


- CORIOLIS ACCELERATION[İng.] / CORIOLISSCHE BESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS İVMESİ


- CORN :/yerine MISIR


- CORONA THEOREM ile/||/<> INTERPOLATION

( Corona yoğun range, interpolation değer yerleştirme. )

( Formül: Dense range İLE value placement )


- CORPORATION :/yerine ŞİRKET


- CORROSION[İng.] değil/yerine/= KOROZYON

( Korozyon, metallerin oksitlenerek aşınma durumuna verilen isimdir. Demirin paslanması korozyona örnektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇÖRTEN ile ÇÖRTÜ

( Dam çevresindeki yağmur sularını, oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarından dışarı doğru uzatılmış oluk. İLE Değirmende, buğday teknesi oluğu. )


- COSMOLOGY vs. TEOLOGY vs. HUMAN


- COST-EFFECTIVE değil/yerine/= MALİYET-ETKIN


- COŞUNTU/HEYECAN ve/||/<>/< OLASILIK/İHTİMAL


- COTTON-MOUTON EFFECT[İng.] / EFFET COTTON-MOUTON[Fr.] / COTTON-MOUTONSCHER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COTTON-MOUTON ETKİSİ


- COTTON-MOUTON CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE COTTON-MOUTON[Fr.] / COTTON-MOUTONSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COTTON-MOUTON SABİTİ


- COTTON :/yerine PAMUK


- COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAIN TELESCOPE[İng.] / TÉLESCOPE COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAIN[Fr.] / COUDÉ-NEWTON-CASEGRAINSCHES TELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ-NEWTON-CASSEGRAİN TELESKOBU


- COULOMB ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ANZIEHUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ÇEKİMİ


- COULOMB INTERACTION[İng.] / INTERACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ETKİLEŞMESİ


- COULOMB REPULSION[İng.] / RÉPULSION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ABSTOSSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB İTMESİ


- COULOMB FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-FRIKTION, COULOMB-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB SÜRTÜNMESİ


- COULOMB EXCITATION[İng.] / EXCITATION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ERREGUNG, COULOMB-ANREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB UYAR(IL)MASI


- COUNSELOR :/yerine DANIŞMAN


- COUNTERSTAIN[İng.] değil/yerine/= ZIT BOYA

( Bir kesitin farklı kısımlarına kontrast vermek için kullanılan bir boya.Hematoksilen boyası çekirdeği boyarken, eozin boyası sitoplazmayı boyar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COUSIN :/yerine KUZEN


- ÇÖZELTİ ile ÇÖZÜNEN

( Çözünme işlemi sonucu oluşan, homojen karışım. İLE Çözücü içinde, bileşimi bozulmadan, dağılmış ve genellikle çözeltide, miktarca az olan madde. Katı-sıvı homojen karışımlarında, katı, sürekli olarak çözünendir. [%80'lik şeker çözeltisinde; çözünen, şeker; çözücü, sudur.] )

( SOLUTION vs. SOLUTE )

( LÖSUNG mit GELÖSTE )


- MAHLÛL[Osm.] / SOLUTION[İng.] / SOLUTION[Fr.] / LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ


- ÇÖZELTİ ile/>< SÜSPANSİYON

( Homojen karışımlar. İLE/>< Heterojen karışımlar. )


- STANDARDIZATION OF A SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİNİN AYARLANMASI


- DISSOLVE[İng.] / LÖSEN:[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZME