Bugün[07 Temmuz 2026]
itibarı ile 10.171 başlık/FaRk ile birlikte,
10.171 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(5/42)


- AYRINTI | DETAY[Fr. < DÉTAIL] ile/||/<> ...

( DÉTAIL )


- AYRINTI/DETAY[Fr. < DÉTAIL] ile/||/<> AYRINTI/TEFERRUAT[Ar. < TEFERRUʿĀT]


- AYRINTI ile/ve ÖZEL

( DETAIL vs./and SPECIAL )


- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ


- EMSÂL-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION COEFFICIENT, DISSOCIATION CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DE DISSOCIATION, COEFFICIENT DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA KATSAYISI


- SÂBİT-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE LA DISSOCIATION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA SABİTİ


- TAHALLUL[Osm.] / DISSOCIATION, DECOMPOSITION[İng.] / DISSOCIATION, DÉCOMPOSITION[Fr.] / DISSOZIATION, DEKOMPOSITION, [Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA


- AYYUK/AYYUK[Ar. < ʿAYYŪḲ] ile/||/<> NOVA/NOVA[Lat. < ] ile/||/<> SÜHEYL/SUHEYL[Ar. < SUHEYL]

( Göğün en yüksek yeri Göğün kuzey yarım küresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı )


- AZÂZİL ile MİKAİL

( Baş melek. İLE Baş melek. )

( Ahâdiyet'te. İLE Ulûhiyet'te. )


- AZELLEŞMEK ile AZEL


- AZİL[Ar. < AZL] ile/değil/yerine/= YETKİKES


- MEBDE-İ SEMT[Osm.] / AZIMUTH ANGLE[İng.] / AZIMUTWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AZİMUT AÇISI


- AZL[Ar. < ʿAZL] ile/değil/yerine/=/||/<> AZİL

( azledilmek azletmek azlolunmak Görevden alma )


- AZOLE[Fr. < AZOLE] ile/değil/yerine/=/||/<> AZOL

( Heterosiklik birleşiklerin önemli bir sınıfı )


- AZONAL[İng. < AZONAL] ile/değil/yerine/=/||/<> AZONAL

( Yeryüzünün herhangi bir noktasında enleme bağlı olmaksızın meydana gelen olay )


- AZONAL/AZONAL[İng. < AZONAL] >< ZONAL/ZONAL[İng. < ZONAL]

( Yeryüzünün herhangi bir noktasında enleme bağlı olmaksızın meydana gelen olay )


- AZRAİL[Ar. < ʿAZRĀʾĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> AZRAİL

( Allah tarafından insanların canını almakla görevlendirilen melek alıcı can alıcı )


- AZURİT ile/||/<> KRİZOBERİL

( Mavi renkte bakır karbonat minerali. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve sert bir mineral. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 3.5-4 İLE/||/<> 8.5
Işık Kırma İndisi: 1.73-1.84 İLE/||/<> 1.74-1.75
Rengi: Mavi İLE/||/<> Sarı-yeşil
Molekül yapısı: Cu³(CO³)²(OH)² İLE/||/<> BeAl²O4 )


- BABA ve/||/<> OĞUL ve/||/<> KUTSAL RUH

( Yasama. VE/||/<> Yürütme. VE/||/<> Yargı. )


- BÂBİL -ile

( Bağdat'ın aşağı tarafında bulunan~büyücülüğünden dolayı, eski edebiyatımızda "çeh-i Bâbil" olarak yer alan ve birçok dilin meydana gelmesi bakımından da masalda adı geçen "Bâbil Kulesi"nin bulunduğu, ilk çağdan kalma şehir. )


- BABİL ile BABİL

( BABYLON vs. BABYLONIAN )

( بابل ile بابلي )

( BABEL ile BABELY )


- BÂC-I AĞNAM ile/ve/<> BÂC-I TAMGA ile/ve/<> BÂC-I BÜZÜRK ile/ve/<> BÂC-I KIRTIL ile/ve/<> BÂC-I NİYÂBET

( BÂC[Fars.]: Vergi/harç. | Gümrük vergisi. )


- BACİLL- ile/||/<> BACTER-

( Çomak. İLE/||/<> Çomak, çomak biçiminde. )


- BACİLLE[Fr. < BACILLE] ile/değil/yerine/=/||/<> BASİL

( Koch basili Bakterilerin çomak biçiminde ince uzun olan türü )


- BACKHEEL[İng.] ile/||/<> FERSENSTOSS[Alm.] ile/||/<> TOPUK VURUŞU

( Ayağın toparlakça olan alt bölümü ile yapılan vuruş )

( BACKHEEL )

( FERSENSTOSS )


- BACTERİEL[Fr. < BACTÉRIEL] ile/değil/yerine/=/||/<> BAKTERİYEL

( Bakterilerle ilgili )


- ALMOND OIL[İng.] / HUILE D'AMANDE[Fr.] / MANDELÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= BADEM YAĞI


- BADİ | SONSAL ile/||/<> SONSAL

( Deneye baş vurularak elde edilen dış dünyadaki yaşantılardan kazanılan bilgi Deneyden çıkan ve deneye bağlı olan bilgi sonsal )

( A POSTERIORI )

( A POSTERIORI )


- BADİYE[Ar. < BĀDİYE] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖL


- BAEP/BRAINSTEM AUDİTORY EVOKED POTENTIAL ile/değil/yerine/= BEYİN SAPI İŞİTSEL UYARILMIŞ/EVOK GİZİL GÜÇ/POTANSİYEL


- BONDING ORBITAL[İng.] / ORBITE ÉLECTRONIQUE COMMUNE[Fr.] / GEMEINSAME ELEKTRONENBAHN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ ORBİTALİ


- BAĞ ve/||/<>/> BAL


- BAĞA ile ZEBL

( Kaplumbağa kabuğu. İLE Deniz kaplumbağasının kabuğu. )


- BAĞFİİL ile/değil/yerine/= ULAÇ


- BAĞ-FİİL ile/||/<> ULAÇ

( Ulaç )


- İZÂFÎ EMSÂL, NİSBÎ EMSÂL[Osm.] / RELATIVE INDEX[İng.] / INDICE RELATIF[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞIL İNDİS


- BAĞIL ile/ve/||/<> BAĞILLIK/İZÂFİYET/RÖLATİVİTE

( Görece. | Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir nesneye uyarak sürüklenen nesnenin görünürdeki kımıldanışının niteliği. İLE/VE/||/<> Görece olma durumu. )


- BAĞIMSIZLAŞMA ile/ve/||/<> WILLIAM/WILHELM TELL


- BAĞIŞIK/LIK ile BAĞIŞIK SERUM ile BAĞIŞIKLIK BİLİMİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMCİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMSEL


- BAGL[çoğ. BİGAL] ile/ve BAGLE

( Eril katır. İLE/VE Dişil katır. )


- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA


- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL

( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )

( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )

( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )


- TERMINAL[İng.] / TERMINAL[Fr.] / ENDPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI UCU, TERMİNAL


- BOUND LEVEL[İng.] / NIVEAU LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DÜZEY


- GEBUNDENE ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI HÂL


- BOUND PARTICLE[İng.] / PARTICULE LIÉE[Fr.] / GEBUNDEN-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI PARÇACIK/TANECİK


- BAHÂ[Ar.] ile CEMÂL[Ar.]


- BAHÎL[Ar. < BUHL çoğ. BUHALÂ] ile BÂHİL[Ar.]

( Cimri, hasîs, tamahkâr. İLE Serseri, başıboş. | Eli değneksiz çoban. | Yularsız deve. )


- BAHRİ ile/değil/yerine/= DENİZCİL


- BAKAM/BAKKAM[Ar. < BAḲḲAM] ile/||/<> BREZİL/BRESİL[Fr. < BRÊSIL]

( Baklagillerden odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç Haematoxylon campechianum )


- BAKI ile/değil/yerine/=/||/<> DENETLEME | FAL

( Bir dağın yamaçlarının güneş ışınlarına karşı konumu denetleme fal )


- BAKIG/BAQIG ile BAKIŞ/BAQIŞ ile BAQINGIL/BAKINGIL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bakma, bakış. İLE Bakış. İLE Bak! )

( İŞ KEDİNGE BAKINGIL/İŞ KEDİNGE BAQINGIL: Eyleminin sonucuna bak ve bunu düşün! )


- COPPER NUMBER[İng.] / COEFFICIENT DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR SAYISI


- MÜTENAZİR[Osm.] / SYMMETRIC, SYMMETRICAL[İng.] / SYMÉTRIQUE[Fr.] / SYMPTOMATISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIŞIK, SİMETRİK


- BAKIŞIK = SYMMETRICAL[İng.] = SYMÉTRFIQUE[Fr.] = EBENMÄßIG, SPIEGELGLEICH[Alm.] = SIM(M)ETRICO[İt., İsp.] = ÆQUALIS ET CONGRUENS, CONVENIENTER COMPOSITUS[Lat.] = SÜMMETROS, EMMETROS, EURÜTHMOS[Yun.] = MAVÂZİ, MUTEVÂZİ[Ar.] = MUTEKÂRON[Fars.] = SYMMETRISCH[Felm.]


- BAKKAL[Ar. < BAKKÂL] ile/||/<> ...

( yiyecek içecek vb maddeleri perakende olarak satan kimse bu maddelerin satıldığı dükkân Az baggal bakgāl bakalşı bakalçı bakkål YUyg bakkalçi baqqāl sebze satıcısı baql sebze Arapça géminationun Türkçede olduğu gibi kaldığı göze çarpıyor Buna karşılık Türkçede kasap saraç gibi örneklerde gémination ss rrler s ve rye çevrilmiştir Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir bakalin Srp bàkal )

( BAQQĀL )

( BAGGAL[Az.]~BAKGĀL[Tkm.]~BAKALŞI[Kzk.]~BAKALÇI[Krg.]~BAKKÅL[Özb.] )


- BAKKAL-ÇAKKAL


- BAKKAL ile BAKKAL

( GROCER vs. GROCERY )

( خواربار فروش ile عطار ile بقال ile خواربار فروشي ile عطاري ile خوار بار فروشي ile بقالي )

( KHARBAR FOROSH ile ATAR ile BAGHAL ile KHARBAR FOROSHY ile ATARY ile KHAR BAR FOROSHY ile بقالي )


- BAKKAL[Ar. < BAḲḲĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> BAKKAL

( bakkal çakkal bakkal defteri bakkal kâğıdı bozbakkal Yiyecek içecek vb maddeleri perakende olarak satan kimse Bu maddelerin satıldığı dükkân )


- BAKKAL/LIK ile BAKKAL KAĞIDI ile BAKKAL ÇAKKAL ile BAKKAL DEFTERİ


- BAKLA[Ar.] ile FUL[Ar.]

( ... İLE Taşkırangillerden, çokça türü bulunan bir ağaççık ve bunun hoş kokulu, beyaz çiçeği. | Küçük taneli bir bakla türü. )

( ... cum CASMIN SAMBAC | ... )


- BAKTERİ[İng. BACTERIUM] ile/||/<> ANTİBAKTERİYEL[İng. ANTIBACTERIAL] ile/||/<> ANTİBİYOGRAM[İng. ANTIBIOGRAM] ile/||/<> ANTİBİYOTİK[İng. ANTIBIOTICS] ile/||/<> ARKEA[İng. ARCHAEA] ile/||/<> BUBONİK VEBA[İng. BUBONIC PLAGUE] ile/||/<> MİKOPLAZMA[İng. MYCOPLASMA] ile/||/<> PNÖMONİ[İng. PNEUMONIA]

( Toprakta, suda, canlılarda bulunan, mayalanmaya, çürümeye ya da hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi ya da kıvrık biçimde olan, çok basit yapılı, bölünme yoluyla çoğalan, prokaryotik (tekgözeli) canlılardır. @@ Bakterilerin üremesini durduran ya da onları öldüren kimyasal maddeler. @@ Bir bakterinin duyarlı olduğu antibiyotiği belirlemek için yapılan test. @@ Mikrobik canlıların üremesini durduran ya da onları öldüren kimyasal maddeler. Bakteri, mantar gibi organizmalar tarafından ya da kimyasal yolla sentezlenirler. Virüsleri öldürmek için kullanılamazlar. @@ Prokaryot grubunun atalarından fazla ayrılmamış bir alemi. Diğer tüm prokaryotlar Öbakteriya'da gruplandırılır. Günümüzdeki Arkebakteri türleri ekstrem koşullarda yaşarlar. Üç ana grubu: halobakteri, sülfobakteri ve metanojenlerdir. @@ Veba, kemirgenleri, diğer bazı hayvanları ve insanları etkileyen bulaşıcı bir hastalıktır. Yersinia pestis adlı bakteriden kaynaklanır. Bubonik (hıyarcıklı) vebada, ani ateş, baş ağrısı, titreme, halsizlik, bir ya da daha fazla şişmiş, hassas ve ağrılı lenf düğümü (bubo adı verilir) gelişir. Bu form genellikle enfekte bir pire ısırığının sonucudur. Bakteriler, bakterilerin insan vücuduna girdiği yere en yakın olan lenf düğümünde çoğalır. Hasta uygun antibiyotiklerle tedavi edilmezse, bakteriler vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. @@ Mikoplazma; göze duvarı barındırmayan, göze duvarının olmamasından ötürü penisilin benzeri yaygın antibiyotiklerden etkilenmeyen, oksijensiz ortamlarda yaşayabilen, ortalama 0,1 mikrometre çapında, parazitik ya da saprotrofik bir bakteri cinsidir. Örneğin; M. pneumoniae türü pnömoniye ya da diğer solunum yolu hastalıklarına, M. genitalium kadın üreme sistemini etkileyen pelvik inflamatuar hastalıklara sebep olabilmektedir. @@ Pnömoni terimi, alvoelleri sıvı ve kan gözeleriyle dolduran iltihabi koşulları tanımlar. Pnömoninin en yaygın olan şekli, çoğunlukla pnömokokların neden olduğu bakteriyel pnömonidir.Guyton/Textbook Of Medical Physiology-7. Edition

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BAKTERİ ile BAKTERİYEL

( Tek gözeli mikroorganizma. İLE Bakterilerle ilgili. )


- BAKTERİ ile BAKTERİYEL ile BAKTERİSİT ile BAKTERİYOLOJİ ile BAKTERİLEŞTİRME

( BACTERIA vs. BACTERIAL vs. BACTERICIDAL vs. BACTERIOLOGY vs. BACTERIZATION )

( ترکيزه ile ميکروب ile باکتري ile باکتريائي ile ضد باکتري ile باکتري شناسي ile آلودگي بميکرب )

( TARKYZAH ile MYKOROB ile BAKTERY ile BAKTERYEY ile ZED BAKTERY ile BAKTERY SHENASY ile ALODEGY BAMYKARB )


- BAKTERİ ile BASİL

( ... İLE Bakterilerin, çomak biçiminde, ince ve uzun olan türü. )


- BAKTERİ/YAL ile VİRÜS/VİRAL

( Virüsten farklı, yaklaşık 0,4-1,5 μm boyutunda, sert bir hücre duvarı ile hücre zarı ve sitoplazmaya sahip, çekirdek zarları olmadığından dolayı, DNA ve RNA'ları sitoplazma içinde bulunan, Enterobacteria sınıfından bir mikroorganizma. İLE Bakteri öldürücü madde. İLE Canlı hücrelerde yaşayan, metabolizmaları bulunmayan, oksijen kullanılmayan, makromoleküller oluşturmayan, büyümeyen ya da ölmeyen fakat sadece canlı hücrelerde üreyen, biçimleri bakterilerininkilere benzeyen, çoğu hastalığa yol açan, ancak elektron mikroskobunda belirlenebilecek kadar küçük olan, protein ve nükleik asitlerden oluşan, enfeksiyon yapan nesne. )

( Bazı FaRkLaR'ını daha okumak için burayı tıklayınız... )

( Canlıdır. İLE Canlı değildir[ölü de değildir].["Uygun koşullarda canlanabilen" bir varolandır.]

Bakteri, "fare" ise. İLE Virüs, "yumurta" gibidir.

Fare canlıdır. Yumurta canlı değildir. Ama döllenmişse, uygun sıcaklıkta, uygun sürede bekletilirse civcive dönüşür, yani bir canlı olur.

Yine fareye, yani bakteriye dönelim:
Fare, fare zehri ile öldürülebilir. İşte bu "antibiyotik"tir.

Fareye, fare zehiri verirsek ölür. Ama yumurtanın üstüne istediğimiz kadar fare zehiri dökelim, yumurtaya hiçbir şey olmaz; sadece çevreye zehir saçmış oluruz. Yani antibiyotikler, virüslere etki etmez; sadece bize yardım eden, bağışıklık sistemimizi güçlendiren yararlı bakterilerimizi öldürmüş oluruz.

Fareyi bir kutuya kapatıp aç-susuz bırakırsak ölür. İLE Yumurtayı bir kutuya kapatsak haftalarca bozulmadan durabilir.

Yani eğer bağışıklık sistemimiz güçlüyse belirli bir süre sonra bakteriler kendiliğinden ölecektir. Ama virüsler, her şeyin içinde ya da üzerinde, çok uzun süre bozulmadan yumurta gibi bekleyebilir ve gövdemize girdiği andan itibaren 4-14 gün içinde canlanır.

Bir diş macunu reklamını anımsayalım:
İki kap sirke içine iki yumurta koyuyorlardı, birini şu marka macunla fırçalıyorlardı, öteki yumurta eriyordu ama öteki macunla fırçalanan yumurta sağlamdı.

İşte o deneydeki sirke, yumurtanın kabuğundaki kalsiyumu çözündürüyordu. Elimizdeki virüsün kabuğunu çözündürebilen şey sirke değil "sabun"dur. Sabun, virüsün kabuğunu eritir. Kabuğu eriyen virüs, ölür. Sabunun, kabuğu eritebilmesi için en az bir dakika, kabukla temas etmesi gerekiyor. Süreyi anlamak için elimizi sabunlarken, iki kere "Dandini dandini dasdana" şarkısını söyleyelim. Süre bu kadar. Sıvı sabunlarda süre uzuyor. Daha iyisi, katı sabun.

Alkol de virüsün kabuğunu çözündürüyor ama sabundan farklı olarak; o boş kabuktan kurtulamıyoruz, elimize yapışık durumda kalır. Evet, artık zararsız ama yine de elimizde virüs kabuklarıyla dolaşmak istemeyiz. Örneğin, dışarıda alkolle elimizdeki virüsü öldürdük, ilk fırsatta yine sabunlamalıyız ki, su, kabukları da alıp götürsün. )

( )


- BACTÉRIEL[Fr.] ile/değil/yerine/= BAKTERİYAL


- BAKTERİYEL[Fr. < BACTÉRIEL] ile/değil/yerine/= BAKTERİLERLE İLGİLİ


- BAKTERİYEL/BACTERİEL[Fr. < BACTÉRIEL] ile/||/<> BAKTERİYOLOG/BACTERİOLOGUE[Fr. < BACTÉRIOLOGUE] ile/||/<> BAKTERİYOLOJİ/BACTERİOLOGİE[Fr. < BACTÉRIOLOGIE] ile/||/<> BAKTERİYOLOJİK/BACTERİOLOGİQUE[Fr. < BACTÉRIOLOGIQUE] ile/||/<> BAKTERİYOSKOPİ/BACTERİOSCOPİE[Fr. < BACTÉRIOSCOPIE] ile/||/<> BİYOELEKTRİK/BİOELECTRİQUE[Fr. < BIOÉLECTRIQUE] ile/||/<> BİYOELEKTRONİK/BİOELECTRONİQUE[Fr. < BIOÉLECTRONIQUE] ile/||/<> BİYOJEOGRAFİ/BİOGEOGRAPHİE[Fr. < BIOGÉOGRAPHIE] ile/||/<> BİYOLOG/BİOLOGUE[Fr. < BIOLOGUE] ile/||/<> BİYOLOJİ/BİOLOGİE[Fr. < BIOLOGIE] ile/||/<> BİYOLOJİK/BİOLOGİQUE[Fr. < BIOLOGIQUE] ile/||/<> BİYOMETEOROLOJİ/BİOMETEOROLOGİE[Fr. < BIOMÉTÉOROLOGIE] ile/||/<> FİZYOLOJİ/PHYSİOLOGİE[Fr. < PHYSIOLOGIE] ile/||/<> FİZYOLOJİK/PHYSİOLOGİQUE[Fr. < PHYSIOLOGIQUE] ile/||/<> FİZYOLOJİST/PHYSİOLOGİSTE[Fr. < PHYSIOLOGISTE] ile/||/<> ELEKTROBİYOLOJİ/ELECTROBİOLOGİE[Fr. < ÉLECTROBIOLOGIE] ile/||/<> EMBRİYOLOJİ/EMBRYOLOGİE[Fr. < EMBRYOLOGIE] ile/||/<> MİKROBİK/MİCROBİQUE[Fr. < MICROBIQUE] ile/||/<> MİKROBİYOLOG/MİCROBİOLOGUE[Fr. < MICROBIOLOGUE] ile/||/<> MİKROBİYOLOJİ/MİCROBİOLOGİE[Fr. < MICROBIOLOGIE] ile/||/<> MİKROORGANİZMA/MİCROORGANİSME[Fr. < MICROORGANISME] ile/||/<> MİKROP/MİCROBE[Fr. < MICROBE] ile/||/<> HİDROBİYOLOJİ/HYDROBİOLOGİE[Fr. < HYDROBIOLOGIE] ile/||/<> RADYOBİYOLOJİ/RADİOBİOLOGİE[Fr. < RADIOBIOLOGIE] ile/||/<> ETOLOJİ/ETHOLOGİE[Fr. < ÉTHOLOGIE] ile/||/<> ELEKTROBİYOLOJİK/ELECTROBİOLOGİQUE[Fr. < ÉLECTROBIOLOGIQUE] ile/||/<> EMBRİYOLOJİK/EMBRYOLOGİQUE[Fr. < EMBRYOLOGIQUE]

( Bakterilerle ilgili )


- BACTERIAL[İng.] / BACTERIELL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKTERİYEL


- BAKTERİYEL ile/||/<> BAKTERİYEL[Fr. < BACTÉRIEL]

( Bakterilerle ilgili bakterilere ait Bakteriye ait bakteriyle ilgili veya bakterinin neden olduğu )

( BACTERIAL )

( BACTÉRIEL )


- BAKTERİYEL ile/değil/yerine/= ÇÖPÜKSEL


- BAKTERİYOSTATİK ile BAKTERİSİDAL

( bakterilerin çoğalmasını durduran. İLE bakterileri öldüren. )


- BAL ile AĞAÇ BALI/KEDİ BALI

( Arıların, kendi beslenmeleri için [insan için değildir!] çiçeklerden topladığı ve peteklere doldurdukları sıvı. İLE Erik, kayısı vb. ağaçlardan sızan zamk. )


- BAL ile BAL ARISI ile BALLI ile HANIMELİ

( HONEY vs. HONEY BEE vs. HONEYED vs. HONEYSUCKLE )

( انگبين ile عسل ile شهد ile زنبورعسل ile شهددار ile گل پيچ امين الدوله )

( انگبين ile ASAL ile SHEHAD ile ZANBURASAL ile شهددار ile GOL PEYCH AMYNE ODDOLEH )


- BA'L[Ar.] ile BÂL[Ar.] ile BÂL[Ar.] ile BAL[Ar.]

( Karı-koca'dan her biri. | Güneş tanrısı. [İslâm öncesi] İLE Kanat. | Kol. | Boypos. | Üst, yukarı. İLE Kalp, yürek, gönül, hatır. | Kızıldeniz'in Habeş sahillerinde bulunduğu söylencesiyle gayet büyük ve pullu bir balık. İLE Arıların, beslenmek için [insan için değildir!] çiçeklerden topladığı ve peteklere doldurdukları sıvı. )


- BAL ile BALA/LIK ile BALE ile BALO ile BAL ÖZÜ/LÜK ile BAL MUMU ile BAL ÖZLÜ ile BAL ARISI ile BAL RENGİ ile BAL KABAĞI ile BAL PETEĞİ ile BAL KELEBEĞİ ile BAL ÖZÜ BEZİ ile BAL MUMU MACUNU


- BAL ile/ve/değil EĞİR

( ... İLE/VE/DEĞİL Arıların çıkardığı bir tür salgı. )


- BÂL[Ar.] ile HÂL[Ar.]


- HONEY[İng.] / HONIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAL


- BÂL[Ar.] ile KALB[Ar.]


- BÂL[Fars.] ile/değil/yerine/= KUŞ KANADI


- BA'L[Ar.] ile/ve/||/<> ZEVC[Ar.]

( Koca. İLE/VE/||/<> Karı/kadın/eş. )


- BALABAN, CELAL :

( Zekeriyaköy'lüdür. 1952 - 1954 yılları arasında Zekeriyaköy muhtarı olarak görev yaptı. )


- BALAST/BALLAST[Fr. < BALLAST] ile/||/<> RAY/RAİL[Fr. < RAIL]

( balast direnç balast gemi balast yem Demir yollarında traverslerin altına şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları safra I )


- BALDIZ ile SİNGİL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Birinin karısının küçük kız kardeşi. İLE Erkeğin kız kardeşi. )


- COD LIVER OIL[İng.] / DORSCHLEBERTRAN[Alm.] ile/değil/yerine/= BALIK YAĞI


- BALIKÇIL ile BALABANKUŞU

( ... İLE Bataklıklarda yaşayan, balıkçıla benzer, ağır ve iri bir kuş. )

( ... cum BOTAURUS )


- BALIKÇIL ile BALIKÇILLAR


- BALIKÇIL ile GRİ BALIKÇIL


- BALIKÇIL ile KARA BALIKÇIL

( )

( ... İLE Afrika'da, Sahra Çölü'nün güneyinde yaşarlar. Boyu 42,5 - 66 cm. arasındadır. Ayakları ve bacakları sarıdır. )

( )

( ... cum EGRETTA ARDESIACA[< ARDEIDAE] )


- BALIKÇIL ile KIZILCA BALIKÇIL


- BALIKÇIL ile SIĞIR BALIKÇILI


- OBJEKTIVES FISCHAUGE[Alm.] ile/değil/yerine/= BALIKGÖZÜ NESNEL


- BALLISTIC PENDULUM[İng.] / PENDULE BALISTIQUE[Fr.] / BALLASTICHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK SARKAÇ


- BALL :/yerine TOP


- BALMER FORMULA[İng.] / FORMULE DE BALMER[Fr.] / BALMER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BALMER FORMÜLÜ


- BAMBU AĞACININ YETİŞTİRİLMESİNDE:
ALTI HAFTA ile/ve/değil/||/<>/< BEŞ YIL

( )


- BAMBU ile BAMBUL

( ... İLE Kurtçuk evresinde, ekinlerin kökünü, ergin evrede başakları kemiren, kahverengi, kınkanatlı böcek. )

( ... cum ANISOPLIA AUSTRIACA )


- BAMBU ile BAMBUL ile BAMBUL OTU


- BANAL[Fr. < BANAL] ile/değil/yerine/=/||/<> BANAL

( Herkesçe kullanılan anlaşılan sıradan )


- BANAL[Fr.] ile/||/<> BAYAĞI

( Anlam özelliği ve sanat değeri olmayan söz düşünce ve anlatış )

( VULGAR )

( BANAL )

( GEWÖHNLICH )

( VULGARIS )

( VOLGARE )

( ΧΥΔΑΊΟΣ / χυδαίος )


- BANAL[Fr.] değil/yerine SIRADAN

( Herkesin kullandığı/anladığı. | Bayağı, sıradan. İLE ... )


- BANDEROLE[Fr. < BANDEROLE] ile/değil/yerine/=/||/<> BANDROL

( televizyon bandrolü Yırtılınca koparılınca açıldıkları anlaşılsın diye veya süs olarak paketlere içi dolu şişelerin ağızlarına konulan şerit veya etiket denetim pulu Satılan ürünün denetimli olduğunu belirten devlet tarafından vergisinin alındığını gösteren satılan şeylerin üzerine yapıştırılan etiket denetim pulu Bayrak direğinin tepesine süs olarak konulan uzun kumaş şerit )


- BANDROL ile BANDROLLÜ ile BANDROLSÜZ


- ZONENMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT MODELİ


- BANT ile ŞERİT TESTERE ile BANDAJ ile BANDROL ile BANDROL

( BAND vs. BAND SAW vs. BANDAGE vs. BANDEROL vs. BANDEROLE )

( بند ile باند ile اره نواري ile تنزيب ile پانسمان ile رفاده ile باندبيچي ile جبيره ile نوار چسب ile باندرول )

( BAND ile BAND ile AREH NAVARY ile تنزيب ile PANSEMAN ile رفاده ile باندبيچي ile جبيره ile NAVAR CHASB ile باندرول )


- BARAJ ile BARAJ ATEŞİ ile BARAJ MESAFESİ ile BARAJLI SANTRAL


- BARBITONE[İng.] / BARBITOL[Fr.] / DIAPHYLLANOLYLHARNSTAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BARBİTON


- BARCAROLLE[Fr. < BARCAROLLE] ile/değil/yerine/=/||/<> BARKAROL

( Venedik gondolcularının söz ve müziği önceden yazılmadan içlerinden geldiği gibi söyledikleri şarkı Ritmi üç zamanlı müzik eseri )


- BARİL[Fr. < BARIL] ile/değil/yerine/=/||/<> VARİL

( Çoğunlukla sıvı maddeleri koymak için kullanılan metalden yapılmış silindir biçiminde üstü kapalı kap Bu kabın içine aldığı madde miktarı Petrol ölçü birimi l litre )


- BARİYER[< İng. BARRIER] ile/değil/yerine/= ÖNLEÇ/ENGEL


- BARİYER[Fr. < BARRIÉRE] ile/değil/yerine/= ENGEL


- BARİYER[Fr. < BARRIÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> ENGEL


- BARİYER[İng., Fr. < BARRIER] ile/değil/yerine/= ENGEL


- BARİYER ile/değil/yerine/= ENGEL


- BARKA[İt. < BARCA] ile/||/<> BÜYÜK SANDAL

( büyük sandal İtal barca bark boat lighter barge )

( BARCA )


- BARLOW FORMULA[İng.] / FORMULE DE BARLOW[Fr.] / BARLOW-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW FORMÜLÜ


- BARLOW'S RULE[İng.] / RÈGLE DE BARLOW[Fr.] / BARLOW-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BARLOW KURALI


- BAROMETRIC FORMULA[İng.] / FORMULE BAROMÉTRIQUE[Fr.] / BAROMETERSCHE FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAROMETRİK FORMÜL


- BARREL :/yerine VARİL


- BAŞ ARTİST, BAŞ AKTÖR, BAŞ AKTRİS, BİRİNCİ PLAN AKTÖR | BAŞOYUNCU ile/||/<> BAŞROL

( Sinema/TV. Bir filmde ya da televizyon oyununda baş rolü canlandıran oyuncu. @@ Bir oyundaki en önemli ve en ön plandaki oyun kişisi. )

( LEADING PLAYER (PERFORMER), TOP PLAYER, FEATURE PLAYER, LEADING MAN (LADY) | LEAD, LEADING PERFORMER | LEADING ROLE, LEADING PART, LEAD~LEADING ROLE (RÔLE), LEADING PART, LEAD | TITLE ROLE, TITLE PART, TITLE CHARACTER )

( ACTEUR (-TRICE) DE PREMIER PLAN, INTERPRÈTE PRINCIPAL | PREMIER RÔLE, VEDETTE | PREMIER RÔLE~PREMIER RÔLE | RÔLE-TITRE | RÔLE )

( HAUPTDARSTELLER (-IN) | HAUPTDARSTELLER | HAUPTROLLE~HAUPTROLLE | TITELROLLE )

( ATTORE PROTAGONISTA~RUOLO PRINCIPALE )

( ΠΡΩΤΑΓΩΝΙΣΤΉΣ / πρωταγωνιστής~ΠΡΩΤΑΓΩΝΙΣΤΙΚΌΣ ΡΌΛΟΣ / πρωταγωνιστικός ρόλος )


- BAŞ DİPLOMAT[Fr. < DIPLOMATE]/DUAYEN[Fr. < DOYEN] ile/değil/yerine/= AKSAKAL

( Kordiplomatikte başta gelen diplomat. )


- HAUPTQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞ KUANTUM SAYISI


- NOMBRE QUANTIQUE PRINCIPAL[Fr.] ile/değil/yerine/= BAŞ KUVANTUM SAYISI


- BAŞ MELEK ile/ve CEBRAİL

( ... İLE/VE Meleklerin birliği. )

( ... İLE/VE Cebrail, anlayış ve ilimdir. )


- BA'S[Ar.] ile İRSÂL[Ar.]


- BASAL[Fr. < BASAL] ile/değil/yerine/=/||/<> BAZAL

( Bazı çok olan tuz Bazın özelliklerini taşıyan madde )


- BASARİ, VİZÜEL | GÖRSEL ile/||/<> GÖRSEL

( Sinema TV 1 Görmeyle görme duyusuyla ilgili 2 Genellikle görüntüler ve gözle izlenebilen her şeyin taşıdığı özellik 3 Sinema ile televizyonda çok kez ses öğelerine karşılık görüntü öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır terim Görmeyle görme duygusuyle ilgili Göz yoluyla ya da görerek algılanan Görme işlemi ile ilgili fizik biyoloji )

( VISUAL | AURAL )

( VISUEL | AUDITIF )

( VISUELL | VISUELLES | AUDITIVE )

( VISUALIS )

( VISIVO )

( ΟΠΤΙΚΌΣ / οπτικός )


- BASARİ, VİZÜEL | GÖRSEL >< İŞİTSEL

( Sinema/TV. 1. Görmeyle, görme duyusuyla ilgili. 2. Genellikle görüntüler ve gözle izlenebilen her şeyin taşıdığı özellik. 3. Sinema ile televizyonda çok kez ses öğelerine karşılık görüntü öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır terim. @@ Görmeyle, görme duygusuyle ilgili. @@ Göz yoluyla ya da görerek algılanan. @@ Görme işlemi ile ilgili. @@ (fizik, biyoloji) @@ )

( VISUAL | AURAL~AURAL | AUDITORY, AUDITIVE )

( VISUEL | AUDITIF~AUDITIF )

( VISUALIS~... )

( VISUELL | VISUELLES | AUDITIVE~AUDITIVE )

( VISIVO~UDITIVO )

( ΟΠΤΙΚΌΣ / οπτικός~ΑΚΟΥΣΤΙΚΌΣ / ακουστικός )


- BAŞARILI OLMAK İÇİN...:
YUMUŞAK ile/ve/||/<>/> MÂKUL ile/ve/||/<>/> DERİN ile/ve/||/<>/> ile/ve/||/<>/> YETERİNCE ile/ve/||/<>/> ŞIK ile/ve/||/<>/> KORKUSUZ ile/ve/||/<>/> SABIRLA ile/ve/||/<>/> FARKLI ile/ve/||/<>/> HOŞGÖRÜLÜ ile/ve/||/<>/> DÜRÜST ile/ve/||/<>/> DÜZENLİ ile/ve/||/<>/> AKILLI

( Konuş. İLE/VE/||/<>/> Ye. İLE/VE/||/<>/> Soluk al. İLE/VE/||/<>/> Uyu. İLE/VE/||/<>/> Giyin. İLE/VE/||/<>/> Hareket et. İLE/VE/||/<>/> Çalış. İLE/VE/||/<>/> Düşün. İLE/VE/||/<>/> Davran. İLE/VE/||/<>/> Kazan. İLE/VE/||/<>/> Biriktir. İLE/VE/||/<>/> Tüket. )


- BAŞBAKANLIK/BAŞVEKÂLET[Tr. < BAŞ + Ar. VEKĀLET] ile/||/<> BAŞBAKAN/BAŞVEKİL[Tr. < BAŞ + Ar. VEKĪL]


- BASCULE[Fr.] ile/||/<> BASKÜL[Fr. < BASCULE]

( fizik )

( BASCULE )


- BASCULE[Fr. < BASCULE] ile/değil/yerine/=/||/<> BASKÜL

( Ağırlıkları tartmaya yarayan alet kantar İki kolu sıra ile kalkıp inebilen ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç )


- BASEBALL[İng. < BASE-BALL] ile/değil/yerine/=/||/<> BEYZBOL

( beyzbol sopası Dokuzar kişilik iki takım arasında oynanan sahada savunma yapan takımdan bir oyuncusu atıcı olmak üzere dokuz oyuncunun hücum eden takımdan ise vurucu olmak üzere sadece bir oyuncunun bulunduğu vurucuların sopayla atıcıdan gelen topa vurarak sayı yapmasına dayalı bir tür oyun )


- BASEBALL :/yerine BEYZBOL


- BASE-BALL[İng.] ile/||/<> BEYZBOL[İng.]

( Dokuzar kişilik iki takım arasında bir top ve sopayla oynanan bir çeşit oyun Ali Osman Viki nin kapüşonunu başına takması için ona yardım etti kendisi de cebinden katlanmış bir beyzbol şapkası çıkartıp taktı Buket Uzuner Uzun Beyaz Bulut Gelibolu 298 )


- BASE[D] vs. FUNDAMENTAL


- BASIC :/yerine TEMEL


- BASİL ile/||/<> BASİL[Fr. < BACILLE]

( biyoloji botanik bakteri Çomak biçiminde ince uzun bakteri Gram pozitif büyük çomak biçiminde görülen mikroorganizmaların genel adı )

( BACILLUS )

( BACILLE )

( BACILLUS )


- BASİL ile/||/<> DİZANTERİ[İng. DYSENTERY]

( Çubuk biçiminde bakteri. @@ Bağırsak sisteminde ortaya çıkan bağırsak iltihabına verilen isim. Şiddetli ishal ile ilişkili bir enfeksiyondur. Shigella basili ya da bakteri enfeksiyonu, en yaygın nedenleridir. Bireyde hafif ya da şiddetli mide krampları ile mukus ya da kanla görülen şiddetli ishale yol açabilir. Dizanteri hastalarının sıvı kaybını önlemek için başta su olmak üzere bol miktarda sıvı tüketmeleri son derece önemlidir çünkü yeterli hidrasyon sağlanamazsa dizanteri birey için ölümcül sonuçlara yol açabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BASİLLER ile BASİLLER ile BASİL

( BACILLAR vs. BACILLARY vs. BACILLUS )

( ميله ميله ile باسيل )

( ميله ميله ile باسيل )


- TAZYİK ZÂVİYESİ[Osm.] / PRESSURE ANGLE[İng.] / ANGLE DE LA PRESSION[Fr.] / DRUCKWINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ AÇISI


- PRESSURE DROP[İng.] / DRUCKABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ DÜŞÜMÜ


- DRUCKHALTEVENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ TUTMA VANASI


- BASİT RAKKAS[Osm.] / SIMPLE PENDULUM[İng.] / PENDULE SIMPLE[Fr.] / EINFACHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT SARKAÇ


- BASİT ile/ve GENEL

( SIMPLE vs./and GENERAL )


- BASKET/BASKET[İng. < BASKET] ile/||/<> BASKETBOL/BASKETBALL[İng. < BASKETBALL] ile/||/<> BEYZBOL/BASEBALL[İng. < BASE-BALL] ile/||/<> FUTBOL/FOOTBALL[İng. < FOOTBALL] ile/||/<> HENTBOL/HANDBALL[İng. < HANDBALL] ile/||/<> KRİKET/CRİCKET[Fr. < CRICKET] ile/||/<> HOKEY/HOCKEY[İng. < HOCKEY] ile/||/<> POTA/POTEAU[Fr. < POTEAU] ile/||/<> VOLEYBOL/VOLLEYBALL[İng. < VOLLEY-BALL] ile/||/<> RAGBİ/RUGBY[İng. < RUGBY]

( Basketbolda kazanılan sayı basketbol )


- BASKETBALL :/yerine BASKETBOL


- BASKETBALL[İng. < BASKETBALL] ile/değil/yerine/=/||/<> BASKETBOL

( Beşer kişilik iki takım arasında topu metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun basket sepet topu )


- BASKETBOL ile BASKETBOLCU/LUK


- BASKETBOL ile/değil/yerine/= SEPETTOPU


- BASKETBOL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SİLEMBOL

( [not] BASKETBALL vs./and/but/||/<>/> SLAMBALL
SLAMBALL instead of BASKETBALL )


- BASKIN/DOMİNANT ALEL ile EDİLGEN/RESESİF ALEL

( Bir genin iki kopyasının da aynı olması durumunda ortaya çıkan özellik. İLE Bir genin iki kopyasından sadece birinin olması durumunda ortaya çıkan özellik. )


- INITIAL NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE INITIAL[Fr.] / ANFANGSNUKLEARSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ ÇEKİRDEK/NÜKLEER IŞINIMI/IŞINI


- BAŞLANGIÇ ÇİZGİSİ ile/||/<> TAKE-OFF LINE[İng.] ile/||/<> ABSPRUNGLINIE, LIGNE D'APPEL[Fr.] ile/||/<> ATLAMA ÇİZGİSİ

( Atlamalarda atletlerin daha ileriye basamayacaklarını belirten sıçrama tahtasının kum havuzu yönündeki kıyısı )

( TAKE-OFF LINE )

( ABSPRUNGLINIE, LIGNE D'APPEL )


- BAŞLANGIÇ ile ÖVGÜYE DEĞER ile ÖVGÜ ile ÖVEN ile KOMMENSAL ile ÖLÇÜLEBİLİRLİK ile YORUM ile YORUM KARTI ile YORUM ile YORUMCU

( COMMENCEMENT vs. COMMENDABLE vs. COMMENDATION vs. COMMENDATORY vs. COMMENSAL vs. COMMENSURABILITY vs. COMMENT vs. COMMENT CARD vs. COMMENTARY vs. COMMENTATOR )

( فتح ile قابل تعريف ile سفارش ile تقريظ ile تعريفي ile تقديري ile هم سفره ile هم مقياسي ile قابليت قياس ile هم اندازگي ile همپيمانگي ile گفتن ile نظر دادن ile آزادانه بيان کردن ile کارت توضيحي ile سفرنگ ile مفسر ile سفرنگ گر ile شارح )

( FATH ile GHABEL TARYFE ile SEFARSH ile تقريظ ile TARYFEY ile تقديري ile NPAM SAFAREH ile NPAM MOGHYASY ile GHABELYT GHYAS ile NPAM ANDAZGY ile NPAMPYMANGY ile GOFTAN ile NAZAR DADAN ile AZADANEH BEYAN KARDAN ile KART TOZYHEY ile SEFRANG ile MOFSAR ile SEFRANG GAR ile SHAREH )


- BAŞMAL[Tr. < BAŞ + Ar. MĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> SERMAYE


- BASOPHİLE[Fr. < BASOPHILE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAZOFİL

( Baz veya bazik alkali özelliği üstün olan bitki Baz veya bazik boyalara karşı eğilimi olan )


- BAŞROL ile/||/<> BAŞROL[TR. < BAŞ + FR. < RÔLE]

( Sinema TV Bir filmin televizyon oyununun baş kahramanlarıyla ilgili rol baş oyuncunun canlandırdığı rol Bir oyunun gelişmesinde asal katkısı olan rol )

( LEADING ROLE (RÔLE), LEADING PART, LEAD | TITLE ROLE, TITLE PART, TITLE CHARACTER )

( PREMIER RÔLE | RÔLE-TITRE | RÔLE )

( HAUPTROLLE | TITELROLLE )


- BAŞROLE[Tr. < BAŞ + Fr. RÔLE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞROL

( Tiyatro sinema veya televizyon dizisinde en önemli rol Bir işte önemli etkili olma durumu )


- BASTIK ile/||/<> PESTİL

( pestil Ağızlarda pastık olarak da geçer Dankoffa göre ALT 604 Ermeniceden alınmıştır pasteł fruit leather Ermenice pastełin Rumca pastilostan geldiği anlaşılıyor ALT 8 s 604 pestil Türkçeden Arapça Suriye Farsça ve Kürtçeye de geçmiştir HalasiKun AO 5 47 Doerfer TMEN 690 Halaçça bastuq Süβspeise biçimi düşündürücüdür Doerfer UAJb N F 1 126 )


- BÂSÛR[Ar. çoğ. BEVÂSÎR] ile/değil/yerine/= MAYASIL

( Kalınbağırsakta ve makadın etrafındaki siyah kan damarlarının şişmesinden ve bazen iltihaplanmasından dolayı, makadın içinde ve dışında oluşan memeler yüzünden makattan kan ya da irin gelmesi. )


- BAŞVEKİL[Tr. < BAŞ + Ar. VEKĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞBAKAN


- BATAKLIK ve/||/<> BATAKÇIL

( ... VE/||/<> Bataklıkları seven, bataklıklarda yaşayan bitki ya da hayvan. )


- BATARYA[Osm.] / BATTERY, CELL[İng.] / BATTERIE, PILE[Fr.] / BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BATARYA, PİL


- BATERİ[İng. < BATTERY] ile/değil/yerine/= PİL


- BATHYAL[İng.] ile/||/<> BATİYAL[Fr. < BATHYAL]

( 20004000 m arasındaki bir derinlikteki deniz zemininde yaşayan veya bu bölgeye ait olan )

( BATHYAL )

( BATHYAL )


- BATHYAL[Fr. < BATHYAL] ile/değil/yerine/=/||/<> BATYAL

( Okyanus veya denizin derinliği metre arasında olan kısımları batiyal )


- BATİL[Ar. < BĀṬİL] ile/değil/yerine/=/||/<> BATIL

( batıl inanç batıl itikat İnançlar bakımından gerçek olmayan Çürük temelsiz asılsız olan geçersiz )


- BÂTIL ile/ve/||/<>/>/< BOŞ


- BÂTIL ile HURÂFE/SANAKA

( Vak'a'ya mutabık olmayan/olmama. İLE ... )


- BATIL ile/||/<> NULL[Alm.] ile/||/<> HÜKÜMSÜZ

( NULL )


- BÂTIL ile/ve YANLIŞ


- BÂTIL ile ZULÜM

( Kendi dışında haklılık kabul etmeyen. İLE Sonuçları. )


- BATI/LI(coğrafya) = KEDİN, KURIYAKI = WEST/ERN[İng.] = OUEST, OCCIDENT/AL[Fr.] = DER WESTEN/WESTLICH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = OCCIDENS/OCCIDENTEM[Lat.] = HE DÜZIS/PROS HELION DÜZIN[Yun.] = el-ĞARB/ĞARBÎ[Ar.] = BÂKHTER/Î[Fars.] = HET WESTEN/WESTELIJK[Felm.]


- BATI/LI(uygarlık) = GARB/Î = OCCIDENT/AL[İng., Fr.] = DAS ABENDLAND/ABENDLÄNDISCH[Alm.] = OCCIDENTE/OCCIDENTAL(E)[İt., İsp.] = VESPER, OCCIDENS, TERRÆ OCCIDENTEM VERSUS SITÆ[Lat.] = HE PROS HELIOU DÜSMAS[Yun.] = el-MAĞRİB[Ar.] = GARBÎ[Fars.] = HET AVONDLAND/S[Felm.]


- BATİYAL[Fr. < BATHYAL] ile/değil/yerine/=/||/<> BATYAL


- BATKI, DÜŞ KIRIKLIĞI/HÜSRAN[Ar.] ile SUKÛT-U HAYAL


- BATTAL[Ar. < BAṬṬÂL] ile/||/<> ...

( 1 Araplarda gülmece yaratanlara verilen ad 2 Âşık anlamında kullanılır )


- BATTAL[Ar. < BAṬṬĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> BATTAL

( battal beden battal boy battal ebru En ve boyca alışılmış olandan büyük İşe yaramaz kullanılmaz )


- BATTERY :/yerine PİL


- BATTERY ile/||/<> SUPERCAPACİTOR ile/||/<> FUEL CELL ile/||/<> FLYWHEEL

( Enerjiyi kimyasal bağlarda depolayan aygıttır; yüksek enerji yoğunluğu verir ama yavaş dolar-boşalır ve çevrim ömrü sınırlıdır. @@ Enerjiyi yük ayrımında (elektrik alanında) depolar; çok hızlı dolar-boşalır ve uzun ömürlüdür ama enerji yoğunluğu düşüktür. @@ Yakıtı (hidrojen) oksijenle tepkimeye sokup sürekli elektrik üretir; deposu değil yakıtı bittiğinde durur, yeniden yakıt verilince sürer. @@ Enerjiyi dönen bir kütlenin kinetik enerjisi olarak depolar (½Iω²); çok hızlı güç verir ama sürtünmeyle zamanla boşalır. Dördü de enerji depolar, farkları depolama biçimi ile hız-yoğunluk dengesidir. )

( Formül: E = ½Iω² (flywheel) )


- BATYAL/BATHYAL[Fr. < BATHYAL] ile/||/<> ABİS/ABYSSE[Fr. < ABYSSE]

( Okyanus veya denizin derinliği metre arasında olan kısımları batiyal )


- BAULE[İt.] ile/||/<> BAVUL[İt.]

( Yolculukta içine eşya konulan büyük çanta Ben de zaten kaç gündür Yalovaya gideceğim diye Oktaya kitap bavulumu hazırlatıyordum diye iki kanadı kitap gibi açık duran bavulu gösterdi Ruşen Eşref Ünaydın Hatıralar IV 16 Benim elimde bavulum genç kızın elinde bir küçük çanta vardı Reşat Nuri Güntekin Damga 95 Bavul kapağı üstünde bir yatak çarşafı havlu ve küçük bir lavanta çiçeği vardı Ahmet Hamdi Tanpınar Sahnenin Dışındakiler 129 Bu koku kamaranın hemen her yanını kaplayan kötü cinsten irili ufaklı bavul ve çantaların fena tabaklanmış kokusuyla birleşerek havayı isim verilmez bir sinsi taaffünle ağırlaştırmıştı Yakup Kadri Karaosmanoğlu Bir Sürgün 18 Bazı arkadaşların bavullar içinde eşyaları geldi fakat bazılarının da henüz benimki gibi gelmedi Ziya Gökalp Ziya Gökalp ın Mektupları 17 Eve döndüğü zaman bir şey aramak için açtığı bavulunda tabancasını göremedi Necip Fazıl Kısakürek Aynadaki Yalan 32 Biri kocasının bavulunu biri de yağmurlu havada giydiği denizci muşambasını taşıyordu Halikarnas Balıkçısı Deniz Gurbetçileri 41 Kadın hastaneye giderken götürdükleri o kara bavulu içi burkularak ortaya çıkartmıştı Sevinç Çokum Gül Yüzlüm 17 Bavulunu karıştırarak rasgele bir kitap ve okumaya çalıştı Sabahattin Ali İçimizdeki Şeytan 29 Anlatıcının yatağını bavulunu didik didik aradılar Aziz Nesin Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz 28 Bir köşede üstü renkli teneke kaplı bir sandık bir eski bavul kapağını Ayaşlı nın kendi kösele parçalarıyla mıhladığı bir gaz sandığı Memduh Şevket Esendal Ayaşlı ile Kiracıları 28 Belinde bıçağı elinde tahta bavul Barba Nihat ın geleceği yöne doğru gülümsedi Tomris Uyar Ödeşmeler 26 Bir bavula koyar gibi bir sözcüğün içine iki anlamı birden koyma Ferit Edgü Tüm Ders Notları Deneme 24 Bavullarını valizlerini nereye kaldırdığını anımsamıyor bile Selim İleri Ölünceye Kadar Seninim 70 İzmir e gelmek üzere bavullarını iki defa bağlattı haberleri alınca iki defa da çözdürdü Yahya Kemal Eğil Dağlar 182 Açılmamış bavullarımla doğru Ada ya geleceğim Refik Halit Karay Kadınlar Tekkesi 212 Bavul sahibi durdu ve bir süre kararsız kaldı sonra uzattı parayı Oğuz Atay Korkuyu Beklerken 12 )


- BAULE[İt. < BAULE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAVUL

( bavul ticareti bavul turizmi İçine eşya konulan ve genellikle yolculukta kullanılan büyük çanta )


- BAVUL ile BAVULCU/LUK ile BAVULLU ile BAVULSUZ ile BAVUL TİCARETİ


- BAYİ/BAYİ[Ar. < BĀYİʿ] ile/||/<> BEZİRGÂN/BAZERGAN[Fars. < BĀZERGĀN] ile/||/<> KABZIMAL/KABZMAL[Ar. < ḲABŻ + MĀL] ile/||/<> DEALER/DEALER[İng. < DEALER] ile/||/<> DEALİNG/DEALİNG[İng. < DEALING]

( alt bayi ana bayi başbayi tali bayi tekel bayisi Herhangi bir ürünü ana firma adına satma yetkisi olan kimse dükkân veya kuruluş )


- BAYIN/YEPUN = KIZIL/QIZIL
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Koyu kırmızı. | Kırmızı dağ lalesinin renginde olan herhangi bir şey. )


- BAYRAM ile FESTİVAL

( FESTAL vs. FESTIVE )

( جشني ile بزمي )

( JASHENY ile بزمي )


- BAZ/BASE[Fr. < BASE] ile/||/<> BAZAL/BASAL[Fr. < BASAL] ile/||/<> BAZİK/BASİQUE[Fr. < BASIQUE]

( baz losyon baz morfin baz yük temel Bir asitle birleştiğinde bir tuz oluşturan madde )


- BAZA, KASA ile/||/<> SOCKEL[Alm.] ile/||/<> BAZA[İt. < BASE]

( Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak )

( SOCKEL )

( BASE )


- BAZAL ile BAZALT


- BAZAL/BASAL ile/değil/yerine/= TABAN | TEMEL | ALT


- BASALTE[İng.] / BASALTE[Fr.] / BASALT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZALT, BAZAL


- AYDAKİ KAYALAR:
BAZALT ile/ve/değil/||/<>/< ANORTOZİT

( Siyah, volkanik kayalardır. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< İlk oluşan, en yaşlı temel kayalar. )

( 2.5 - 3 milyar yıl önce. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< 4.5 milyar yıl önce. )

(

Özellikler BAZALT ANORTOZİT
Kimyasal Bileşim Fe, Ti, Mg, Si Ca, Si, Al
Renk Siyah Beyaz veya açık renkli
Köken Volkanik kayalar İlk oluşan, en yaşlı temel kayalar
Yaş 2.5 - 3 milyar yıl önce 4.5 milyar yıl önce
Yoğunluk Yüksek Düşük
Kristal Yapı İnce taneli Büyük kristalli
Oluşum Süreci Hızlı soğuma Yavaş soğuma
)

(

Properties BASALT ANORTHOSITE
Chemical Composition Fe, Ti, Mg, Si Ca, Si, Al
Color Black White or light-colored
Origin Volcanic rocks First formed, oldest primary rocks
Age 2.5 - 3 billion years ago 4.5 billion years ago
Density High Low
Crystal Structure Fine-grained Large-crystalline
Formation Process Rapid cooling Slow cooling
)


- BAZI "YEL"LERİN, ...:
KAVURMADIĞI GÜL ile/ve/||/<> SAVURMADIĞI KÜL
BIRAKMAMASI


- BASIC FLUX[İng.] / BASICHER SCHMELZMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAZİK ERİTİŞ NESNESİ


- BAZİLİKA ile/||/<> ŞAPEL ile/||/<> KATEDRAL

( Hristiyanlığa geçişte ve ilk Bizans devrinde ortaya çıkan bir kilise biçimi. Bu tip yapılar doğu-batı ekseninde oldukça çok sayıda yapılmış bir kilise gösterir. Doğu bölümünde yarım yuvarlak biçiminde uzanan dikdörtgen bir kilise planının önünde tören yapılan kısma benzeyen bir bölümü yer alır. Bazilikalarda orta nefi giriş mekânları bulunur. Narteks'in önünde ise atrium denilen bir avlu yer alır. İLE/||/<> Tek mekânlı küçük kilise. | Büyük bir kilise ya da katedralde bir kutsal kişiye adanmış dua mekânı. İLE/||/<> Piskoposluk kilisesi.[Genellikle boyut açısından normal kiliselerden daha büyüktür.] )


- BAZOFİL ile/||/<> BAZOFİL[Fr. < BASOPHILE]

( Basis baz Philein sevmek Baz seven bazik boyalara karşı bir çekimi olan basis baz philein sevmek Bazseven bazik boyalara karşı bir çekimi olan 1 Bazik boyalarla kolayca boyanan herhangi bir hücre 2 Sitoplazmasında bazik boya alan granüllere sahip lökosit cinsi 3 Hipofiz ön lobunda bulunan bir hücre cinsi 1 Çapları insanda 810 mikron hayvanlarda 1018 mikron arasında değişen bazik boyalarla mor renge boyanan granüllere sahip yüzeyinde IgE için özel almaçlar bulunan mast hücreleri gibi heparin histamin ve az miktarda bradikinin ve serotonin salan alerjik ve paraziter hastalıklarla uzun süren kronik yangılarda sayıları artan sayıca en az olan granüllü akyuvar tipi 2 Hipofiz bezinin ön lobunda bazı hormonların salındığı ve bazik boyalarla boyanan hücreler )

( BASOPHIL )

( BASOPHIL | BASOPHILE )

( BASOPHIL )


- BAZOFİL ile BAZOFİL ile BAZOFİLİK

( BASOPHIL vs. BASOPHILE vs. BASOPHILIC )

( ماده قليادوست ile بازدوست )

( MADEH GHALYADOST ile BAZDOST )


- BEAD vs. PEARL


- BEAUTIFUL :/yerine GÜZEL


- BEBEK/ÇOCUK GELİŞİMİNDE İLİŞKİLER:
İKİLİ ile/ve/||/<>/> ÜÇLÜ ile/ve/||/<>/> TOPLUMSAL


- BECQUEREL EFFECT[İng.] / EFFET BECQUEREL[Fr.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL ETKİSİ


- RAYONS DE BECQUEREL[Fr.] ile/değil/yerine/= BECQUEREL İSİMLERİ


- BECQUEREL[İng.] ile/değil/yerine/= BEKEREL

( Radyoaktivitenin birimlerinden birisi.[1] Herhangi bir radyoaktif maddenin bir saniyede gösterdiği bozunma sayısı olarak tanımlanır. Adını Fransız fizikçi Antoine Henri Becquerel'den alır. Curie birimi cinsinden 1 Bekerel, 2.7*10-11 Ci'ye eşittir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- BEDASL[Fars. < BED + Ar. AṢL] ile/değil/yerine/=/||/<> BEDASIL

( Soyu bozuk kimse )


- BEDAVA/BELEŞ[Ar. < BİLĀŞEYʾ] ile/||/<> BEDAVA/MECCANEN[Ar. < MECCĀNEN] ile/||/<> PARASIZ/MECCANİ[Ar. < MECCĀNĪ] ile/||/<> BEDAVA/BİLABEDEL[Ar. < BİLĀBEDEL] ile/||/<> PARASIZ/MÜFT[Fars. < MUFT]


- BEDDÂL[Ar.] ile/değil/yerine/= BAKKAL


- BEDEL ile BEDELCİ ile BEDELLİ ile BEDELSİZ/LİK ile BEDELLİ ASKERLİK ile BEDELSİZ İTHALAT


- BEDEL ile EDER(/FİYAT)


- BEDEL[Ar. < BEDEL] ile/değil/yerine/=/||/<> FİYAT | DENK

( rayiç bedel kira bedeli nefaset bedeli piyasa bedeli satış bedeli tayın bedeli fiyat Bir şeyin yerini tutabilen başka bir şey Başkasının adına ve onun parası ile hacca giden kimse denk Askerlik yapmamak veya yapılacak süreyi kısaltmak isteyenlerin devlete ödedikleri para Bir ücret karşılığında çalışan kimse Karşılık olarak )


- BEDEL ile KARŞILIK

( Olumsuz(lar)da. Ödenir. İLE Olumlu(lar)da. Sağlanır/Bulunur. )

( PRICE vs. EQUIVALENT )

( ... ile ALOFA )


- BEDEL ile/değil/yerine/= ÖDEŞ


- BEDEL ile ZEKÂT


- BEDEL-İ FERÂĞ ile/||/<> BEDEL-İ MİSL ile/||/<> BEDEL-İ MÜSEMMÂ ile/||/<> TAKDÎR-İ BEDEL ile/||/<> MUBÂDİL

( Mîrî arazi ve çifte kiralı [icareteynli] vakıf taşınmazlarının tasarruf haklarının devredilmesi karşılığı alınan para. İLE/||/<> Arazi hukukunda tasarruf hakkı karşılığı emsaline uygun ödenen para. İLE/||/<> Akitte tayin olunan bedel. İLE/||/<> Bir gayrimenkul malın emsaline göre bedelini takdir etme . İLE/||/<> Başkasının yerine getirilmiş, bir şeye bedel tutulmuş. )


- BEDELMİSİL ile/değil/yerine/= DENK ÖDEŞ


- BEDENÎ[Ar. < BEDENĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> BEDENSEL


- BEDENLER ile BEDENSİZ ile BEDENSEL ile BEDENSEL SİMETRİ

( BODIES vs. BODILESS vs. BODILY vs. BODILY SYMMETRY )

( اجسام ile بي جسم ile تني ile جسمي ile جسماً ile تناسب اندام )

( AJSAM ile BEY JASM ile TANY ile JASMY ile جسماً ile TANASB ANDAM )


- BEDENSEL ile KATLİAM

( CARNAL vs. CARNALITY )

( شهواني ile نفساني ile نفسانيت ile شهوانيت )

( SHEHAVANY ile NAFSANY ile NAFSANYT ile SHEHAVANYT )


- BEDR-İ BÜLEND ile BEDR-İ KÂMİL ile BEDR-İ MÜNÎR

( Ayın ondördü. İLE Ayın öndördüncü gecesi. İLE Parlak dolunay. )

( BEDR: Dolunay, ayın ondördüncü gecesi. )


- BEDR-İ KEMÂL[Ar.] ile BEDR-İ KÂMİL[Ar.]

( Bir yazı çeşidi/tarzı. İLE Ayın ondördüncü gecesi. )


- BEĞEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SARIL

( Facebook'ta. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< www.Good4Trust.org 'da. )


- BEHDEL = JİNEKOMASTİ

( Erilin memelerinin büyük olması. )


- BEHEMEHÂL[Fars. < BE+ HEME + Ar. ḤĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> KESİNLİKLE


- BE-HEME[Fars.]-HÂL[Ar.] ile/değil/yerine/= MUTLAKA, ELBETTE

( MUTLAKA, ELBETTE )


- BEHİYE[< BEHÂ]:
GÜZEL -<


- BEHL[Ar.] ile LA'N[Ar.]


- BEING EMBEDED vs. BEING TRUE/REAL


- BEK[İng. < BACK] ile/değil/yerine/=/||/<> SAVUNMA OYUNCUSU (SAĞ BEK, SOL BEK)


- BECQUEREL-STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL IŞINLARI


- BECQUEREL[İng.] / BECQUEREL[Fr.] / BECQUEREL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKEREL


- KIYMET-İ MEMUL[Osm.] / EXPECTED VALUE[İng.] / VALEUR D'ESPÉRANCE[Fr.] / ERWARTUNGSWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= BEKLENEN DEĞER


- BEKLENMEZLİK FİİLİ ile/||/<> KARMAŞIK FİİL

( Karmaşık fiil )


- BEKLENTİ ile/ve/<>/< EZBER / KALIP / KABUL


- BEKLENTİ ile/ve/yerine/değil HAYAL

( [not] EXPECTATION, ANTICIPATION vs./and/but DREAM
DREAM instead of EXPECTATION, ANTICIPATION )


- BEL ile/ve/<> BASEN ile/ve/<> KALÇA

( Göğüs ile karın arasında daralmış bölüm. İLE/VE/<> Omurganın, bel ile kalça arasındaki bölümü. İLE/VE/<> Bacakla böğür arasındaki, iki yana doğru çıkıntılı bölümü. )


- BEL[Ar.] ile BEL[Ar.]

( Belki. İLE Ökçe. )


- BEL[Fars. < BEL] ile/değil/yerine/=/||/<> BEL

( çatal bel Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan uzun saplı ayakla basılacak yeri tahta ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı dürü II )


- BEL ile BEL ile BEL ile BEL

( İm, işaret. İLE İnsan gövdesinde, göğüs ile karın arasında, daralmış bölüm. | Bu bölümün, sırtın altına denk gelen bölgesi. | Hayvanlarda, omuz başı ile sağrı arası. | Dağ sırtlarında, geçit veren çukur yer. | Atmık, meni. | Geminin orta bölümü. İLE Toprağı kazmaya ya da kirizma yapmaya yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek ya da çatal biçiminde bir tarım aracı. İLE Ses şiddetiyle ilgili birim.[< Graham Bell] | İletişim teknolojisinde iki farklı güç ya da şiddet değerini ya da bir gücün, bir referans güce oranını karşılaştırmak için kullanılan bir logaritmik birim. İki güç değeri P1 ve P2 ise aralarındaki fark, N = log10[p2 / p1] kadardır. Simgesi: B, b )


- BEL[İng.] / BEL[Fr.] / BEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BEL


- BEL[Azr.] = KÜREK[Tr.]


- BELÂBİL[Ar. < BELBÂL] ile BELÂBİL[Ar. < BÜLBÜL]

( Vesveseler, telâşlar, tasalar, kuruntular. İLE Bülbüller. )


- BELEMEK ile BEL ile BELA ile BELİ ile BELALI ile BEL BEL ile BELASIZ/LIK ile BEL BAĞI ile BEL AĞRISI ile BEL EVLADI ile BEL FITIĞI ile BEL KEMERİ ile BEL KEMİĞİ ile BELİ BÜKÜK/LÜK ile BEL KÜNDESİ


- BELGE ile BELGESEL ile DOKÜMANTASYON ile BELGELER

( DOCUMENT vs. DOCUMENTARY vs. DOCUMENTATION vs. DOCUMENTS )

( دستاويز ile سند ile ملاک عمل ile خط ile مدرک ile مستند ile اسنادي ile سندي ile مستندات ile مدارک ile سوابق ile اسناد )

( دستاويز ile SAND ile MOLAK AMEL ile KHAT ile MADRAK ile MOSTAND ile ESNADY ile SANDY ile MOSTANDAT ile MADARK ile SAVABAGH ile ESNAD )


- BELGELEMEK ile BELGELENMEK ile BELGELETMEK ile BELGEÇLEMEK ile BELGEÇLETMEK ile BELGELENDİRMEK ile BELGELENEBİLMEK ile BELGELEYEBİLMEK ile BELGE/LİK ile BELGEÇ ile BELGECİ/LİK ile BELGELİ ile BELGESEL ile BELGESİZ/LİK ile BELGELİKÇİ/LİK ile BELGESELCİ/LİK ile BELGESEL FİLM


- İŞÂRET[Osm.] / SIGNAL[İng.] / SIGNAL[Fr.] / SIGNAL[Alm.] ile/değil/yerine/= BELGİT, SİNYAL


- BELİRGİN ile AYRIM ile AYIRT EDİCİ ile FARKLILIK ile SEÇKİN ile SEÇKİN SEMBOL

( DISTINCT vs. DISTINCTION vs. DISTINCTIVE vs. DISTINCTNESS vs. DISTINGUISHED vs. DISTINGUISHED SYMBOL )

( شمرده ile متباين ile فرقان ile فرق ile تشخص ile تشخيص ile امتياز ile منش نما ile شمردگي ile متشخص ile شخيص ile مشخص ile برجسته ile متمايز ile نماد متمايز )

( SHMARDEH ile متباين ile FARGHAN ile FARGH ile TASHKHS ile TASHKHYSE ile EMTYAZ ile MONASH NAMA ile شمردگي ile MOTESHKHS ile شخيص ile MOSHKHS ile BARJASTEH ile MOTEMAYZ ile NAMAD MOTEMAYZ )


- BELİRLENİM ile/ve KABUL

( DETERMINATION vs./and TO ACCEPT )