L ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 10.499 başlık/FaRk ile birlikte,
10.499 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(30/43)
- NAZAR[Ar.] ile TE'EMMÜL[Ar.]
- NAZARÎ ile/değil/yerine/= KURAMSAL
( TEORİK )
- NAZARİ[Ar. < NAẒARĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> KURAMSAL
- NAZİL[Ar. < NĀZİL] ile/değil/yerine/=/||/<> NAZİL
( İnen inmiş Konaklayan )
- NAZİL ile NAZİLLİ
- NÂZİL[Ar. < NÜZÛL] ile NAZÎR[Ar.] ile NAZÎR[Ar. < NAZAR]
( Yukarıdan aşağı inen/inici. | Bir yere konan, bir yerde konaklayan. | [müzikte] İnici, tizden pese doğru giden dizi. İLE Taze. | Altın. İLE Benzer, eş. )
- NAZIM BİÇİMLERİNDE:
TERKİB-İ BENT ile/<> TERCİ-İ BENT ile/<> TERBİ ile/<> TAHMİS ile/<> TAŞTIR ile/<> TESDİS ile/<> MUHAMMES ile/<> TARDİYE ile/<> MÜSEDDES ile/<> NAZİRE ile/<> TEHZİL
( 7-10 beyit. İLE 7-10 beyit. İLE Gazel + 2 beyit. | Dördün. | Dörtleme. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 3 beyit. İLE Gazel + 4 beyit. İLE 5 dizelik. İLE 5 dizelik.[Muhammes'in, özel bir biçimi.] İLE 6 dizelik.İLE Beğendiğine benzer. İLE Alay etmek üzere yazılan nazire. )
( )
- NÂZIM | NORMAL[Fr. < NORMAL] ile/||/<> NORMAL ile/||/<> NORMAL[Fr. < NORMAL]
( matematik 1 Dik 2 Bir doğru ya da düzleme dik olan bir doğru ya da düzlem 3 Düzlemsel bir eğrinin bir P noktasından geçen eğrinin P noktasındaki teğetine dik olan doğru Üç boyutlu eğriler için asli normal bmormal 4 Bir yüzeyin bir P noktasından geçen yüzeyin P noktasındaki teğet düzlemine dik olan doğru f x y z c şeklindeki bir yüzey için normalin yönü fnin gradientidir 5 Bir normalya paralel olan vektör )
( NORMAL )
( NORMALE | NORMAL )
( NORMAL )
- NAZİRE ile TEHZİL
( Karşılık olarak, benzetilerek yapılan davranış, söz. | Başka bir manzume örnek alınarak aynı ölçü ve aynı uyakla yazılan şiir. İLE Alaya alma. | Ciddi bir yapıtı alay tarzında nazire yazma, şakalı bir anlatıma çevirme. )
- [ne yazık ki]
GÂSİB ile/ve/||/<>/> KATİL
( Zorla alan, gasbeden, gasp edici. İLE/VE/||/<>/> İnsan öldüren kişi. | Öldürücü, ölüme neden olan. )
- [ne yazık ki]
YANLIŞA/SUÇA:
TEŞEBBÜS ile/ve/||/<>/< TENEZZÜL
- NE? ve/||/<>/>/< NASIL? ve/||/<>/>/< NEDEN? ve/||/<>/>/< NİÇİN?
( Hangi şey? VE/||/<>/>/< Ne asıl? VE/||/<>/>/< Ne'den? VE/||/<>/>/< Ne için? )
( Evren/doğa/nesne/insan. VE/||/<>/>/< Bilim. VE/||/<>/>/< Felsefe/Sanat. VE/||/<>/>/< Sanat/Felsefe. )
( Nedir sorusu, metafizik bir sorudur. )
( "What is?" question is metaphysical question. )
( Cosmos/nature/matter/human. VS./AND/||/<>/>/< Science. VS./AND/||/<>/>/< Philosophy/Art. VS./AND/||/<>/>/< Art/Philosophy. )
( WHAT? vs./||/<>/>/< HOW? vs./||/<>/>/< WHY? vs./||/<>/>/< WHAT FOR? )
- NEASL[Tr. < NE + Ar. AṢL] ile/değil/yerine/=/||/<> NASIL
( Bir işin ne biçimde hangi yolla olduğunu belirtmek için kullanılan bir söz ne II nice nite Bir hareketin yapılış biçimine duyulan şaşkınlığı belirten bir söz İşin zorunlu olduğunu belirten bir söz Ne kadar çok Elbette kesinlikle Ben sana dememiş miydim gördün mü anlamlarında kullanılan bir söz Ne dediniz ya da iyi mi beğendiniz mi anlamlarında kullanılan bir söz Ne gibi ne türlü )
- NEBÎL[Ar.] ile NEBÎR[Ar.]
( Yüksek yetenek ve onur sahibi. | Akıllı, anlayışlı. | Bilgili ve erdemli. İLE Torun. )
- NEBL[Ar.] ile NEBR[Ar.]
( Ok. | Ok yapma. İLE Yükseğe çıkarma, kaldırma, yükseltme, sesi yükselme. | Korkup çığlık atma, haykırma. )
- NECÎB ve/> HALÎL
( ... İLE Samimi arkadaş. )
- NECROPOLE[Fr. < NÉCROPOLE] ile/değil/yerine/=/||/<> NEKROPOL
( Antik bir şehrin dışında yer alan mezarlık alanı )
- NEDEN BİLİMİ | SEBEP BİLİMİ ile/||/<> NEDEN BİLİMSEL | SEBEP BİLİMSEL
- NEDEN?(NE'DEN?) ile NASIL?(NE ASIL?)["NASI" değil!]
( Bilimin sorularıdır. )
( Önemli[öncelikli] olan, neyi yaşadığınız değil nasıl yaşadığınızdır. )
( WHY? vs. HOW?
Questions of the science.
It's not the issue what you live, it is how you live. )
- NEDEN? ile/ve/<> NASIL?
( Bilimin sorularıdır. )
( Nedeni olan, nasıla katlanır. )
- NEDEN ile NEDENLİ ile NEDENSEL/LİK ile NEDENSİZ/LİK ile NEDEN SONRA ile NEDEN BİLİMİ ile NEDEN BİLİMSEL ile NEDENLİ NEDENSİZ ile NEDENSELLİK İLKESİ
- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES
( CAUSAL vs. CAUSALITY vs. CAUSE vs. CAUSE A LOSS vs. CAUSE AND EFFECT vs. CAUSE ANNOYANCE vs. CAUSE DELAY vs. CAUSE DIFFICULTY vs. CAUSE DISCORD vs. CAUSE INCONVENIENCE vs. CAUSE OF ANNOYANCE vs. CAUSE OF INCONVENIENCE vs. CAUSE TO ASSOCIATE vs. CAUSE TO DANCE vs. CAUSE TO DECAY vs. CAUSE TO DISAPPEAR vs. CAUSE TO ESCAPE vs. CAUSE TO FLY vs. CAUSE TO GET PLAGUE vs. CAUSE TO MIGRATE vs. CAUSE TO PASS vs. CAUSE TO SHAKE vs. CAUSE TO STAND vs. CAUSE TO WEEP vs. CAUSE TROUBLE vs. CAUSER vs. CAUSES vs. CAUSES OF GLORY vs. CAUSING vs. CAUSING TROUBLE vs. CAUSING TROUBLES )
( سببي ile علتي ile سببيت ile عليت ile مورث ile موجد ile باعث شدن ile باعث گرديدن ile موجب شدن ile مسسب شدن ile باني شدن ile موجب ile نهضت ile به بار آوردن ile سبب ساز ile سبب ile مسبب ile سبب شدن ile سلسله جنبان ile باعث ile علت ile ضرر زدن ile علت و معلول ile کدورت ايجاد کردن ile وقفه ايجاد کردن ile باعث تاخير شدن ile پيسي بالا آوردن ile دوبهمزني کردن ile تفرقه انداختن ile مزاحمت دادن ile مزاحمت فراهم کردن ile مايهء کدورت ile اسباب ناراحتي ile محشور کردن ile محشور ساختن ile رقصاندن ile پوساندن ile ناپديد ساختن ile متواري کردن ile پراندن ile دچار طاعون کردن ile کوچانيدن ile عبور دادن ile مرتعش ساختن ile ايستاندن ile گرياندن ile سبب اختلاف شدن ile تفتين کردن ile مفسده برپا کردن ile مفسده برانگيختن ile آشوب بپا کردن ile دسته گل به آب دادن ile آشوب کردن ile ايجاد کننده ile عوامل ile علل ile مفاخر ile منتج ile تفتين ile پردردسر )
( SABEBY ile ALATY ile سببيت ile ALYT ile MOORS ile MOJED ile BAES SHODAN ile BAES GARDYDAN ile MOJEB SHODAN ile MOSASB SHODAN ile BANY SHODAN ile MOJEB ile NAHAZAT ile BAH BAR AVARDAN ile SABEB SAZ ile SABEB ile MASBEB ile SABEB SHODAN ile SALSALEH JONBAN ile BAES ile ALAT ile ZAR ZADAN ile ALAT VE MALOOL ile KODORT AYJAD KARDAN ile VAQFEH AYJAD KARDAN ile BAES TAKHYR SHODAN ile PEYSY BALA AVARDAN ile DOBEBMZANY KARDAN ile TAFARGHEH ANDAKHTAN ile MOZAHMAT DADAN ile MOZAHMAT FARANPAM KARDAN ile MAYCPEYE KODORT ile ASBAB NARAHATY ile MAHSHOR KARDAN ile MAHSHOR SAKHTAN ile رقصاندن ile POOSANDAN ile NAPADYD SAKHTAN ile MOTVARY KARDAN ile PARANDAN ile DOCHAR TAOON KARDAN ile کوچانيدن ile OBUR DADAN ile MORTEASH SAKHTAN ile AYSETANDAN ile GARYANDAN ile SABEB AKHTELAF SHODAN ile TAFTYNE KARDAN ile MOFSADEH BARPA KARDAN ile MOFSADEH BARANGYKHTAN ile ASHUB BEPA KARDAN ile DASTEH GOL BAH AB DADAN ile ASHUB KARDAN ile AYJAD KONANDEH ile AVAMEL ile ALAL ile MOFAKHAR ile MONTEJ ile تفتين ile PARDARDASAR )
- NEDEN-SONUÇ ile İLLET-MÂLÛL
- NÉEL TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE NÉEL[Fr.] ile/değil/yerine/= NÉEL SICAKLIĞI
- NEFEL[Ar.] ile NEFER[Ar.]
( Düşmandan alınan mal. | Ülül-emrin iznini almadan düşmana karşı çıkan, sayısı az bir topluluk. İLE Bir adam, tek kişi. | Rütbesi olmayan asker, er. | İnsan sayısı bildiren sözler için kullanılır. )
- NEFL[Ar.] ile NEFR[Ar.]
( Fazladan, vacib olmayan ibadet. İLE Ürküp kaçma. | İğrenme, tiksinme. )
- NEFS:
ÖLMEZ["ÖLDÜRÜLMELİ" değil] ancak TERBİYE (EDİLİR)
- NEFS ile/ve/değil/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK / CEHÂLET/CAHİL
- NEFSÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÖNTEMSEL
- NEGATION PARTICLE[İng.] ile/||/<> PARTİCULE DE NÉGATİON[Fr.] ile/||/<> VERNEINUNGSPARTIKEL[Alm.] ile/||/<> OLUMSUZLUK EDATI
( Ad cümlelerinin olumsuz çekimini sağlayan ya da cümlede art arda kullanılan iki ya da daha çok özneyi tümleci ve yüklemi aralarından bazılarına olumsuzluk kavramı vererek birbirine bağlayan kelime değil kelimesi Bu eve düşen şaşkınlar arasında kim duaya muhtaç kim irade aczi içinde değildi İtikat zayıflığı da yalnız Feridin değil dünyanın hali P Safa Matmazel Noraliyanın Koltuğu s 71 Hayatta uğradığımız bütün güçlükler az çok kafamıza gelen ilk fikirden bir türlü silkinip çıkamayışımız yüzünden değil midir A H Tanpınar Saatleri Ayarlama Enstitüsü s 350 vb )
( NEGATION PARTICLE )
( PARTICULE DE NÉGATION )
( VERNEINUNGSPARTIKEL )
- NEGATIVE NUMBER[İng.] ile/||/<> NOMBRE NÉGATIF[Fr.] ile/||/<> NEGATIVE ZAHL[Alm.] ile/||/<> EKSİ SAYI
( eksi sayı Sıfırdan küçük gerçek sayı )
- NEKL[Ar.] ile NEKR[Ar.]
( ... İLE Zeki, anlayışlı, akıllı. )
- NEKROFİL ile NEKROFİLİ
- NEM ile ÖL/HÖL
( ... İLE Toprağın nemi, yaşlık. )
- NEOLİBERAL[Fr. < NEOLIBÉRAL] ile/değil/yerine/=/||/<> NEOLİBERAL
( Bir yandan devletin piyasaya olan müdahalesini en az düzeye indirirken diğer yandan kuralsızlık teorisi ile özel sermayeye her türlü imkânın sağlanmasını hedefleyen sistem )
- NEONATAL[İng.] ile/değil/yerine/= YENİDOĞAN (İLİŞKİLİ)
- NERNST ZERO OF POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ZÉRO DE NERNST[Fr.] / NERNST-NULLPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST SIFIR POTANSİYELİ
- NERNST-THOMSON RULE[İng.] / NERNST-THOMSON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NERNST-THOMSON KURALI
- NEROL[İng.] ile/değil/yerine/= NEROL
- NEROLI OIL[İng.] ile/değil/yerine/= NEROLİ YAĞI
- NESC-İ TEMESSÜL ile/||/<> TISSU D'ASSIMILATION[Fr.] ile/||/<> ÖZÜMLEME DOKUSU
( botanik )
( TISSU D'ASSIMILATION )
- NESEB değil/yerine EDEB ve/||/<> MAL değil/yerine AMEL ve/||/<> CEMÎ-İ DÜNYA değil/yerine İLİM
( Edeb, yeğdir nesebden;
amel, yeğdir maldan;
ilim, yeğdir cemî'-i dünyadan. )
- NESİ ile NESİH ile NESİL ile NESİM ile NESİR ile NESİÇ
- NESİL[Ar.] ile/değil/yerine/= KUŞAK
- NESİL[Ar.]/BATIN/JENERASYON[İng./Fr. < GENERATION] ile/değil/yerine/= KUŞAK/GÖBEK
- NESL[Ar. < NESL] ile/değil/yerine/=/||/<> NESİL
( nesilden nesile aslı nesli kuşak Hayvanlarda döl )
- NESL[Ar. çoğ. ENSÂL] ile NESR[Ar. çoğ. ENSÜR, NÜSÛR, NİSÂR] ile NESR[Ar.] ile NEŞR[Ar.]
( Kuşak, nesil. İLE Akbaba. | Kartal. | Nûh kavminin putlarından biri. İLE Yayma, saçma. | Manzum olmayan söz. )
- NESNE ve/||/<>/> AD/KAVRAM ve/||/<>/> DÖNEM/KOŞUL ve/||/<>/> BAĞLAM/ANLAM/DEĞER
( ONTOLOJİ/K ve/||/<>/> EPİSTEMOLOJİ/K ve/||/<>/> KRONOLOJİ/K ve/||/<>/> AKSİYOLOJİ/K )
- NESNE ile/ve/> KÜL
( [katı nesnenin] Kullanım, süreç, çeşitlilik ve değerleri. İLE/VE/> Daha sonrası olmayan, sonrasında başka hiçbir biçime/noktaya evrilemez olan son nokta/eşik. )
- NESNEL = AFAKİ, ŞEY'Î = OBJECTIVE[İng.] = OBJECTIF[Fr.] = OBJEKTIV[Alm.]
- NESNEL ile/ve/||/<> TENSEL
- NESNELLEŞMEK ile NESNELLEŞTİRMEK ile NESNE ile NESNEL/LİK ile NESNELCİ/LİK ile NESNESEL ile NESNESİZ ile NESNE GRUBU ile NESNE ÖBEĞİ
- MATERIAL POINT[İng.] / POINT MATÉRIEL[Fr.] / MASSENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NESNESEL NOKTA
- NESRİTAİR, UKAP | KARTAL ile/||/<> KARTAL
( Bir takımyıldızın adı astronomi )
( AQUILA, AQL (AQUILAE), EAGLE )
( AIGLE )
( AADLER )
( AQUILA )
- NEŞTER[Fars.]/TECRİH[Ar.] BIÇAĞI/BİSTURİ[< Fr.]/SCALPEL[İng.] = BIÇAK
- NEŞVE ile/ve TEMÂYÜL
- NET ile SONSAL
( CLEAR vs. A POSTERIORI )
- NEUTRAL ile/||/<> NEARLY NEUTRAL ile/||/<> SELECTION
( Evrim kuramları. )
( Formül: Ne·s << 1 (neutral) )
- NEVAZİL[Ar. < NEVĀZİL] ile/değil/yerine/=/||/<> NEZLE
- NEVROTİK[Fr. < NÉVROTIQUE] ile/değil/yerine/= SİNİRSEL
- NEVROTİK[Fr. < NÉVROTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNİRSEL
- NEW YEAR[İng.] ile/||/<> NOUVEL AN[Fr.] ile/||/<> YENİ YIL
( Tecimde aralıktan sonra gelen ve bir ocaktan 31 aralığa kadar süregelen ödnem )
( NEW YEAR )
( NOUVEL AN )
- NEWTON'S FORMULA[İng.] / FORMULE DE NEWTON[Fr.] / NEWTON-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NEWTON FORMÜLÜ
- NEZÎL[Ar. < NÜZL] ile NEZÎR[Ar. < NEZR | çoğ. NÜZERÂ, NÜZÜR]
( Konuk, misafir. İLE Birini, doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. | Hz. Muhammed'in adlarından. )
- NEZLE/NEVAZİL[Ar. < NEVĀZİL] ile/||/<> NEZLE/ZÜKÂM[Ar. < ZUKĀM]
- NİCELEMEK ile NİCE/LİK ile NİCEL ile NİCE NİCE
- NİCELİK ile/<> NİCEL
- NİCELİKLİ ile NİCELİKSEL
- NİÇİN?"[< "NE İÇİN?"] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NASIL?[< "NE ASIL?"]
( ["Yanıtları" ...]
Çok/çeşitli.@@ Tek. )
( "Orantısız/sınırsız" olarak, kişinin kendi (kuruntuları) olarak. @@ Tartışmaya ve ayrışmaya fazla fırsat vermeden, herkes için ve geçerlilik olarak. )
- NİÇİN? ile/ve/değil/yerine/önce/||/<>/>/< NASIL?
( Ne için? İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Ne asıl? )
( Niçin'i olan, nasıl'a [biraz/bazen] "katlanabilir". )
( Sokrates öncesi > Sokrates > Platon > Aristoteles. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Aristoteles > Descartes > Newton > Kant > Hegel ve sonrası. )
- NİCKEL[Fr. < NICKEL] ile/değil/yerine/=/||/<> NİKEL
( nikel kaplama Atom numarası atom ağırlığı yoğunluğu olan gümüş parlaklığında demir sertliğinde kolay işlenebilen ve kolayca tel durumuna getirilebilen bir element simgesi Ni )
- PRISME DE NICOL[Fr.] / NIKOLSCHES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= NİCOL PRİZMASI
- NIELS HENRIK ABEL ve/||/<> EVARISTE GALOIS ve/||/<> ŞÂNİZÂDE ATÂULLAH EFENDİ
( 05 Ağustos 1802 - 06 Nisan 1829 VE/||/<> 25 Ekim 1811 - 31 Mayıs 1832 VE/||/<> 1771 - ? )
( GALOIS KURAMI: Gauss'un kullandığı bazı teknikleri genelleştirerek, derecesi dörtten büyük olan her polinom için çalışacak bir kök bulma yöntemi oluşturmanın neden olanaksız olduğunu açıklar. İçinde kökleri aradağımız sayı dizgeleri "nesneler" ile kökleri kendi arasında döndüren permütasyon "öbekleri" arasında daha önce gözlemlenmemiş ilişkiler bulur. Bu ilişkiler yumağına, bugün genel olarak verilen addır. )
- NİGÂL[Fars.] ile NİGÂR[Fars.] ile Nigâr[Fars.]
( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Resim. | Resim gibi güzel sevgili. | Resmedilmiş, resmi yapılmış. | Put. | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makam. İLE Ünlü hanım şairlerimizdendir. Aks-i sadâ, Efsûs, Nîran adlı kitapları vardır.[1856 - 1918] )
- NIGELLA, DOMASCUS FENNEL FLOWER[İng.] ile/||/<> FENOVIL[Fr.] ile/||/<> NIGELLA SATIVA[Lat.] ile/||/<> SCHWARZKÜMMEL[Alm.] ile/||/<> ÇÖREOTU
( Düğün çiçeğigiller Ranunculaceae familyasından 2040 cm kadar boyda çiçekleri açık mavi tohumları siyah renkli olan pasta çörek ve diğer yiyeceklerde lezzet ve koku verici olarak kullanılan tek yıllık otsu bitkiler )
( NIGELLA, DOMASCUS FENNEL FLOWER )
( FENOVIL )
( SCHWARZKÜMMEL )
( NIGELLA SATIVA )
( NIGELLA )
( ΜΕΛΆΝΘΙΟ / μελάνθιο )
- NİHÂÎ ile/değil/yerine/= SONSAL
- NICKEL-CADMIUM-BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= NİKEL-KADMİYUM PİL
- NICKEL[İng.] / NICKEL[Fr.] / NICKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NİKEL
- NİKEL ile/||/<> NİKEL[Fr. < NICKEL]
( kimya Gümüş renkli yenime dayanıklı paslanmaz çeliklerin ve ısıya dirençli çeliklerin en önemli alaşım elementlerinden biri A A 58 69 A S 28 ö A 8 90 E S 1452 C Hücre zarı ve ribonükleikasit üretimiyle kan oluşumunda görevli birçok enzim aktivatörünün yapısında bulunan eksikliğinde büyüme ve döl veriminde azalmalara yol açan iz element )
( NICKEL )
( NICKEL )
( NICKEL )
- NİKELLEMEK ile NİKEL ile NİKELLİ ile NİKELSİZ ile NİKEL KAPLAMA
- NÎL ile/||/<> INDIGO[Fr.] ile/||/<> ÇİVİT
( kimya Tel çibit toprak boya şivit aşı boyası OT çüwit çüvit boya Räsänen V 112b işaretiyle Uygurca yipin yipün biçimiyle karşılaştırmıştır Clauson ED 395a alıntı olduğu olasılığı üzerinde durmuş ancak kökeninin bilinmediğini dile getirmiştir Kazaklar toprak boyasına cosa adını verirler Bu adın Moğolcadan geldiği anlaşılıyor Räsänen V 128a Sırpçaya čìvit olarak geçmiştir Skok EtRj l 330 )
( INDIGO )
( ÇIBIT[Tel.]~ŞIVIT[Tuv.] )
- Nîl ile NÎL[Ar.]
( Mısır'da geçen, Akdeniz'e dökülen ünlü ırmak. İLE Çivit otu. )
- NİL ve/<> VICTORIA
( Dünyanın en uzun ırmağı.[6400 km.] VE/<> Dünyanın en büyük ikinci gölüdür.[Marmara Denizi'nden 5 kat daha büyüktür.] )
- NİMÂL[Ar. < NEML] ile NİMÂR[Ar. < NİMR]
( Karıncalar. İLE Kaplanlar. )
- NÎM-İ CEHL[Fars.] ile NÎM-İ CEHL[Fars.]
( Usûl. İLE Yarım bakış. )
- NİPEL[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI PARÇASI
( İki bağlantı parçasını, birbirine yakın olarak eklemekte kullanılan özel parça. )
- NİPPLE[Fr. < NIPPLE] ile/değil/yerine/=/||/<> NİPEL
( İki bağlantı parçasını birbirine yakın olarak eklemekte kullanılan özel parça )
- NIRVANOL[İng.] ile/değil/yerine/= NİRVANOL
- NİSÂL[Ar. < NASL] ile NİSÂR[Ar.] ile -NİSÂR[Ar.]
( Temrenler, ok, kargı gibi şeylerin uclarındaki sivri demirler. İLE Saçma, serpme. | Saçı, düğünde saçılan para. İLE "Saçan/saçıcı" anlamlarına sözcükleri sıfatlandırır.[PERTEV-NİSÂR: Işık saçan.] )
- NİŞASTA ile FEKÜL[Fr.]
( ... İLE Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta. )
- NİŞASTA ile PATATES NİŞASTASI/FEKÜL[Fr.]
( STARCH vs. POTATO STARCH )
- NISF-ÜL-LEYL ile/||/<> MIDNIGHT[İng.] ile/||/<> MINUIT[Fr.] ile/||/<> MITTERNACHT[Alm.] ile/||/<> GECE YARISI
( Güneşin alt öğlenden geçtiği an ya da Güneş batması ile doğması arasındaki zamanın ortası )
( MIDNIGHT )
( MINUIT )
( MITTERNACHT )
- NİSPİ ile NİSPİ TEMSİL ile NİSPİ ÇOĞUNLUK
- NISQ ile/||/<> FAULT-TOLERANT ile/||/<> ANALOG ile/||/<> DİGİTAL
( Bugünkü, orta ölçekli ve gürültülü, henüz hata düzeltmesi olmayan kuantum bilgisayarları anlatan evredir. @@ Hataların düzeltilip güvenilir, büyük hesapların yapılabildiği hedeflenen olgun evredir. @@ Bir kuantum sistemini, kapılara bölmeden, doğrudan başka bir kuantum sistemiyle taklit eden yaklaşımdır. @@ Hesabı ayrık kuantum kapılarıyla, adım adım yürüten yaklaşımdır. İlk ikisi olgunluk evreleri, son ikisi çalışma biçimleridir. )
- NİTELİKLİ ile NİTELİKSEL
- NITRYL[İng.] / NITRILE[Fr.] / NITRIL[Alm.] ile/değil/yerine/= NİTRİL
- NITROSOPHENYLDIMETHYLPYRAZOLE[İng.] ile/değil/yerine/= NİTROZOFENİLDİMETİL-PİRAZOL
- NİYET ile/ve AMEL
( Niyet, kalbin ubudiyeti. İLE Amel, azaların/uzuvların ubudiyeti. )
( Önce Niyet, sonra Amel. )
( Niyet hayır, akıbet hayır. )
( Niyet bâtın, amel zâhirdir. )
( Müminin niyeti amelinden üstündür. )
( NİYET: Âdet ile ibâdeti ayıran şey. )
- NİYET ve/||/<>/< MECÂL
- NİYET ile/ve/<> YÖNELİM/EĞİLİM/MEYL
- NİZAM[Ar. < NİẒĀM] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZEN | KURAL
( nizamname ayrık nizam bitişik nizam blok nizam yanaşık nizam kol nizamı düzen kural )
- NİZÂMÎ ile/değil/yerine/= DÜZENCİL/KURALCIL
- NODÜL ile KİST
( İçi dolu kitle. İLE İçi boş kitle. )
( ŞÂMİHA: Beyinde, kemikte ve gövdenin çeşitli yerlerinde doğal olarak görülen çıkıntılar. )
- NODUL[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> NODUL
( Hayvanın yürüyüşünü hızlandırmak için üvendirenin ya da kısa bir sopanın ucuna çakılmış sivri demir çivi )
- NODULLAMAK ile NODULLANMAK ile NODUL ile NODULLU
- NOEL[Fr.] ile/||/<> ...
( Hristiyanların her yıl 25 Aralıkta Hz İsanın doğum gününü kutladıkları yortu Hepsinin camları Noel ağaçları gibi ışıltılı Adalet Ağaoğlu Dar Zamanlar3 Hayır 127 Rezzan a bir Noel hediyesi almak istedim Ahmet Hamdi Tanpınar Sahnenin Dışındakiler 257 Noel ağacı değil bu adi bir incir ağacı gelin artık yerinize Necip Fazıl Kısakürek Bir Adam Yaratmak 5 Yolladığınız Noel paketini ve mektuplarınızı aldık Buket Uzuner Uzun Beyaz Bulut Gelibolu 57 Noel ağaçlarını andıran kocaman yeşil şeyler Tomris Uyar Gündökümü 39 Bu zat bir sene evlendiğimiz sene daha doğrusu bize Noel için sürpriz yapmış pek güzel süslenmiş bir çam dalı getirmişti Selim İleri Hayal ve Istırap 225 Bu Noel akşamını unutmaya yüz tuttuğum bir ışık bolluğu içinde kutlarken ben nerdeydim Refik Halid Karay Bir İçim Su 30 )
- NOEL[Fr. < NOËL] ile/değil/yerine/=/||/<> NOEL
( Noel ağacı Noel Baba Noel gülü Hristiyanların her yıl Aralık ta Hz İsa nın doğum gününü kutladıkları yortu )
- NOEL ile NOEL BABA ile NOEL AĞACI
- NOKTA MUTASYON ile/||/<> INDEL
( Nokta tek baz değişim, indel ekleme/silme. )
( Formül: Substitution İLE insertion/deletion )
- POINT CONTACT[İng.] / CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASI
- POINT CONTACT DIODE[İng.] / DIODE À CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKTDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASLI DİYOT
- POINT CONTACT TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À CONTACT PONCTUEL[Fr.] / PUNKTKONTAKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= NOKTA TEMASLI TRANSİSTÖR
- NOKTA ve/||/<>/> DÜZLEM ve/||/<>/> ALAN ve/||/<>/> BİÇİM/ŞEKİL
- NOKTA-İ HARÎFÎ ile/||/<> POINT AUTOMNAL[Fr.] ile/||/<> GÜZ NOKTASI
( coğrafya )
( POINT AUTOMNAL )
- NOKTA-İ MADDÎ ile/||/<> POINT MATÉRIEL[Fr.] ile/||/<> MADDESEL
( fizik )
( POINT MATÉRIEL )
- NOKTA-İ REBİ ile/||/<> VERNAL POINT[İng.] ile/||/<> POINT VERNAL[Fr.] ile/||/<> FRÜHLINGSPUNK[Alm.] ile/||/<> İLKBAHAR NOKTASI
( Güneşin görünen yıllık deviminde gök eşleği ile tutulumun kesim noktalarından biri Güneş yaklaşık olarak 21 martta bu noktaya gelir )
( VERNAL POINT )
( POINT VERNAL )
( FRÜHLINGSPUNK )
- NOCTAL[İng.] ile/değil/yerine/= NOKTAL
- NOKTALAMAK ile NOKTALANMAK ile NOKTALANDIRMAK ile NOKTALAYABİLMEK ile NOKTA ile NOKTACI/LIK ile NOKTALI ile NOKTASIZ ile NOKTA ATIŞI ile NOKTA NOKTA ile NOKTA MEMURU ile NOKTA TURİZMİ ile NOKTALI DELİK ile NOKTALI VİRGÜL ile NOKTALAMA İŞARETİ
- NOKTALI DELİK ile/||/<> NOKTALI VİRGÜL
( Nokta konmuş olan üstünde noktalar olan )
- NOKTASAL ile/||/<> DÜZGÜN ile/||/<> L²
( İşlev dizilerinin farklı yakınsaklık modları. )
( Formül: ||fₙ - f||∞ → 0 )
- STIGMATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= NOKTASAL
- NOKTÜRNAL/NOCTURNAL[İng.] ile/değil/yerine/= GECEYE İLİŞKIN
- NOMİNAL[İng.] ile/değil/yerine/= ADSAL
- NOMİNAL ile NOMİNALİZM ile NOMİNAL DEĞER
- NOMINAL ile/değil NORMAL
- NOMİNAL[Fr. < NOMINAL] ile/değil/yerine/=/||/<> SAYMACA | YAZILI
( nominal değer saymaca yazılı )
- NÖRAL/NEURAL[İng.] ile/değil/yerine/= SİNİRSEL
- NORMAL/ABNORMAL[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN
( 70. Düzgün poligon, bütün kenarları ve bütün açıları eşit olan bir poligondur. Şekil: 39 Şekil; 40 Eşitkenar üçgen ve kare, düzgün poligonlardır. Düzgün poligonlar, düzgün olmıyan poligonlar gibi, kenarlarının sayısınca isim alırlar. Şekil:41 Şekil:42 )
- NORMAL DIŞI | ANORMAL ile/||/<> ANORMAL ile/||/<> ABNORMAL
( Abnormal 1 Bilinen olağan yapı davranış durum ya da kuralın dışında olma tabi olmayan normal olmayan normal dışı abnormal 2 Kusurlu teşekkül sakatlık )
( ABNORMAL )
( ANORMAL )
- NORMAL ile ALIŞILMIŞ
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( NORMAL vs. USUAL/ORDINARY )
- AMUD[Osm.] / NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= NORMAL
- NORMAL ile/||/<> COMPLETELY REGULAR
( Normal kapalı küme ayrık İLE completely regular Urysohn lemma. )
( Formül: Closed separation İLE function separation )
- NORMAL ile DOĞAL
( NORMAL vs. NATURAL )
- NORM/AL ile/değil/yerine/= DÜZGÜ/L
- NORMAL[İng.] ile/||/<> DÜZGÜLÜ
( Herhangi bir özellik ya da ölçü yönünden ilişkili olduğu yaş kümesinin orta dilimini oluşturan çoğunluğun arasında bulunan kişi )
( NORMAL )
- NORMAL :/yerine NORMAL
- NORMAL[Fr. < NORMAL] ile/değil/yerine/=/||/<> NORMAL
( normalaltı normal eğitim normal fiyat normalüstü Alışılmış olan olağan Aşırılığı eksikliği ve taşkınlığı olmama ortalama durum Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme )
- NORMAL ile/ve/değil OLAĞAN
( [not] NORMAL vs./and/but USUAL/POSSIBLE )
- NORMAL ile ORTALAMA
- NORMAL ile STANDART
( Bilge bir kişi, günün havasına göre değil kendi standartlarına göre davranmalıdır. )
( NORMAL vs. STANDARD )
( ... ile GANG )
- NORMAL ile YAYGIN
( NORMAL vs. COMMON )
- NORMATİF ile/değil/yerine/= DÜZGÜSEL
( Bir kural değerini, gücünü taşıyan. )
- NORMATİF ile/değil/yerine/= DÜZGÜSEL
- NORMATİF[Fr. < NORMATIF] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZGÜSEL
- NÖROLOJİK[Fr. < NEUROLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNİR BİLİMSEL
- NÖROLOJİK ile/değil/yerine/= SİNİRSEL
- NÖRONAL/NEURONAL[İng.] ile/değil/yerine/= SİNİR GÖZESEL
- NEURONAL[İng.] ile/değil/yerine/= NÖRONAL
- NORTHWEST WIND[İng.] ile/||/<> KARA YEL
( Kuzeybatıdan esen rüzgâr )
( NORTHWEST WIND | SOUTHEAST WIND | SOUTH WIND )
( VENT DU NORD-OUEST )
( NORDWESTWIND )
( MAESTRALE )
( ΒΟΡΕΙΟΔΥΤΙΚΌΣ ΆΝΕΜΟΣ / βορειοδυτικός άνεμος )
- NOT :/yerine DEĞİL
- KÂTİB-İ ÂDİL/NOTER[Fr. < NOTAIRE] ile/ve/||/<> HAKEM
- NÖTR (ETKİSİZ) MUTASYON[İng. NEUTRAL MUTATION] ile/||/<> NÖTROFİL[İng. NEUTROPHIL]
( Meydana geldiği bireyin uyum başarısında hiçbir değişim yaratmayan mutasyondur. Mutasyonların %70-90 arası kısmını oluşturur. Birden fazla etkisiz mutasyon bir araya gelerek, nesiller içinde yavaş ve kademeli değişimler yaratabilir. @@ Vücudun bağışıklık tepkisinde önemli bir rol oynayan beyaz kan gözesi türü.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NEUTRALES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR MOLEKÜL
- MUTEDİL[Osm.] / NEUTRAL[İng.] / NEUTRE[İng./Fr.] ile/değil/yerine/= NÖTR, NÖTÜR
- NEUTRALES PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTR PARÇACIK
- NÖTRAL[Fr./İng.] ile YANSIZ
( NEUTRAL )
- NEUTRON NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NEUTRONS[Fr.] / NEUTRONENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NÖTRON SAYISI
- NOVEL :/yerine ROMAN, YENİ
- NOZOKOMİYAL/NOSOCOMIAL[İng.] ile/değil/yerine/= HASTANE KAYNAKLI
- BEC[Fr.] / DÜSE[Alm.] ile/değil/yerine/= NOZÜL
- NTSC ile PAL
- NUCLEAR POWER STATION[İng.] ile/||/<> CENTRALE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/||/<> KERNKRAFTWERK[Alm.] ile/||/<> NÜKLEER SANTRAL
( Isı ya da elektrik enerjisini bir ya da aynı alandaki birkaç nükleer reaktörle üreten santral )
( NUCLEAR POWER STATION )
( CENTRALE NUCLÉAIRE )
( KERNKRAFTWERK )
- NÜFUS ile NÜFUSLU ile NÜFUSÇU ile NÜFUS KAYDI ile NÜFUS BİLİMİ ile NÜFUS KAĞIDI ile NÜFUS KÜTÜĞÜ ile NÜFUS SAYIMI ile NÜFUS BİLİMCİ ile NÜFUS CÜZDANI ile NÜFUS BİLİMSEL ile NÜFUS KESAFETİ ile NÜFUS PATLAMASI ile NÜFUS TEZKERESİ ile NÜFUS YOĞUNLUĞU ile NÜFUS COĞRAFYASI ile NÜFUS PLANLAMASI
- NÜFÛZ ile/ve/||/<> DUHUL
- NÜHÛL[Ar. < NAHL] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Ar. < NAHR] ile NÜHÛR[Fars.]
( Arılar, bal arıları. | Çok zayıflı, arıklık, lâgarlık. İLE Kurbanlar. İLE Akarsular, çaylar, ırmaklar. İLE Göz. )
- NUJOL[İng.] ile/değil/yerine/= NUJOL
- NÜKLEER değil/yerine ÇEKİRDEKSEL
- NÜKLEER ile/||/<> ÇEKİRDEKSEL
- NÜKLEER ile NÜKLEER TIP ile NÜKLEER ATIK ile NÜKLEER SİLAH ile NÜKLEER ENERJİ/K ile NÜKLEER REAKTÖR ile NÜKLEER SANTRAL
- NÜKLEOL/NUCLEOL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKÇİK
- NÜKÛL[Ar. < NUKŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> VAZGEÇME
- NÜKUL ile/değil/yerine/= CAYIM
- NUMENAL FENOMENAL
- NÜMERİK, DİJİTAL | SAYISAL ile/||/<> SAYISAL
( Sayılarla gösterilen veri ya da fiziksel niceliklere değgin Sayılma niteliği olan sayıyla gösterilebilen )
( NUMERIC, NUMERICAL, DIGITAL | NUMERICAL | DIGITAL | NUMERIC )
( NUMÉRIQUE, NUMÉRAL | NUMÉRIQUE )
( ZAHLENMÄSSIG )
- NUMUNE/EMSAL ile/değil/yerine/= ÖRNEK
- NUSRAT["NUSRET" değil!] ve/||/<>/>/< ERTUĞRUL
( Çanakkale'deki mayın gemimizin adı. VE/||/<>/>/< Japonya'ya gidip de dönemeyen gemimizin adı. | Tayyareci İsmail Efendi'nin, Kahire'ye gitmek üzere havalanan fakat Kaz Dağı'na düşen uçağının, Çanakkale Zaferi sırasında onarılarak mayınların gözlenmesini sağlayan Yüzbaşı Cemal'in uçtuğu uçağa verilen ad. )
( ve/||/<>/>/< )
- NUSSELT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE NUSSELT[Fr.] / NUSSELT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= NUSSELT SAYISI
- NUTRACEUTICAL[İng.] ile/değil/yerine/= NUTRASÖTİK
( Gıda ya da gıdanın bir parçası olup hastalığın önlenmesi ve tedavisi de dahil olmak üzere bazı tıbbi yararlar sağlayan herhangi bir madde.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- NÜZL[Ar. çoğ. ENZÂL] ile NÜZÛL[Ar.]
( Konak yeri. | Misafir için hazırlanan yemek. İLE Aşağı inme. | Konağa inme, konaklama. | İnme, felç. )
- NÜZUL[Ar. < NUZŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> İNME
- NÜZÛL ile ...
( AŞAĞI İNME )
( APAKSEPANA )
- NÜZÛL[Ar.] ile İNME
- NÜZUL ile NÜZULLÜ
- NÜZÛL ile/ve/<> URÛC
( Hazretler ile. İLE/VE/<> Melekler ile. )
( Fiziksel/dışsal. İLE/VE/<> İçsel. )
( Kabalaşmış. İLE/VE/<> İncelmiş/incelerek. )
( Anneyle. İLE/VE/<> Aşkla. )
( Tamamı: ULÛHİYET )
( LÂHUT > NÂSUT ile/ve/<> NÂSUT > LÂHUT )
( KAVS-I NÜZÛL ile/ve/<> KAVS-İ URÛC )
( APAKSEPANA ile/ve UTKSEPANA )
- O, BEN DEĞİLİM değil O, BEN DEĞİL
- O DELİK DEĞİL ile/değil O, DELİK DEĞİL
- O-EMRAM/OUTPATIENT ELECTRONIC MEDICAL RECORD ADOPTION MODEL[İng.] ile/değil/yerine/= AYAKTAN HASTA ELEKTRONİK TIBBİ KAYIT BENIMSEME MODELİ
- O-SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= O KABUĞU
- O KADAR DA UZUN BOYLU DEĞİL ile ATLA, DEVE DEĞİL YA
- OBJECTIVE :/yerine AMAÇ, NESNEL
- OBJEKTİF[Fr. < OBJECTIF] ile/değil/yerine/= NESNEL
- OBJEKTİF ile/değil/yerine/= NESNEL
- OCAK ile PARSEL[Fr. < PARCELL]
- OCCUPATION :/yerine MESLEK, İŞGAL
- ODAK ile TEMEL
( FOCAL POINT vs. BASE )
- FOCUSING COIL[İng.] / BOBINE SE FOCALISANTE[Fr.] / FOKUSSIERENDE SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKLAYICI BOBİN
- NÂMİHRAK[Osm.] / AFOCAL[İng.] / AFOCAL[Fr.] / OHNE FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ODAKSIZ
- ODDS :/yerine OLASILIK, İHTİMAL
- ÖDEVLENDİRMEK ile ÖDEV ile ÖDEVLİ ile ÖDEV BİLİMİ ile ÖDEV BİLİMSEL
- ÖDİPAL ile/ve/||/<>/< PRE-ÖDİPAL
( 3 - 5 yaş arasında. İLE/VE/||/<>/< 0 - 2 yaş arasında. )
- ÖDÜL ile ÖDÜLLER
( AWARD vs. AWARDS )
( اعطا کردن ile اعطاء کردن ile جيزه ile جويز )
( ETA KARDAN ile ETA KARDAN ile جيزه ile جويز )
- ÖDÜL ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN
- ÖDÜLLENDİRMEK ile ÖDÜL
- CHARCOAL[İng.] / CARBON DE BOIS, BRAISE[Fr.] / HOLZKOHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ODUN KÖMÜRÜ
- ODUNLAŞMAK ile ODUN/LUK ile ODUNCU/LUK ile ODUNLU ile ODUN ÖZÜ ile ODUN BİLİMİ ile ODUN KÖMÜRÜ ile ODUN SOBASI ile ODUN BİLİMSEL
- ODYOVİZÜEL[Fr. < AUDIO-VISUEL] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖRSEL-İŞİTSEL
- ODYOVİZÜEL ile/değil/yerine/= GÖRSELİŞİTSEL
- OFFICIAL LANGUAGE[İng.] ile/||/<> LANGUE OFFICIELLE[Fr.] ile/||/<> RESMÎ DİL
( Derleme devlet dili Bir ülkede kanunla kabul edilen dil Türkiyenin resmi dili Türkçedir )
( OFFICIAL LANGUAGE )
( LANGUE OFFICIELLE )
( OFFIZIELLE SPRACHE )
( LINGUA UFFICIALE )
( ΕΠΊΣΗΜΗ ΓΛΏΣΣΑ / επίσημη γλώσσα )
- OFFICIAL :/yerine RESMİ
- OFTALMOLOJİK[Fr. < OPHTALMOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖZ BİLİMSEL
- OFTALMOLOJİ/K ile/değil/yerine/= GÖZBİLİM/SEL
- ÖĞRENME'DE:
KLASİK ile/ve EDİMSEL ile/ve PEKİŞTİRME ile/ve BİLİŞSEL ile/ve BİLGİSAYAR YARDIMIYLA
- ÖĞRETİLEN DİL ile YAŞAYAN DİL
( Aralarında, -kimi zaman- birkaç on/yüz yıllık fark bulunabilir. )
- OĞUL -=
( Doğan demektir.
[ Önceleri erillikle sınırlı ya da "özdeş" değildi. ] )
- OĞUL BALI ile/||/<> OĞUL OĞUL ile/||/<> OĞUL OTU ile/||/<> OĞUL UŞAK ile/||/<> OĞUL OĞUL ile/||/<> SÜTOĞUL ile/||/<> ÜVEY OĞUL ile/||/<> ÂDEMOĞLU ile/||/<> AMCA OĞLU ile/||/<> ÇAPANOĞLU ile/||/<> DAYI OĞLU ile/||/<> ELOĞLU ile/||/<> ELİN OĞLU ile/||/<> EMMİ OĞLU ile/||/<> EŞEKOĞLUEŞEK ile/||/<> HALA OĞLU ile/||/<> HAYVANOĞLUHAYVAN ile/||/<> HERİFÇİOĞLU ile/||/<> HIYAROĞLUHIYAR ile/||/<> HİNOĞLU ile/||/<> İNSANOĞLU ile/||/<> İTOĞLUİT ile/||/<> KİŞİOĞLU ile/||/<> KÖPEKOĞLU ile/||/<> KÖPOĞLU ile/||/<> KÖROĞLU ile/||/<> KULOĞLU ile/||/<> ÖLMEZOĞLU ile/||/<> SULTANOĞLU ile/||/<> TEYZE OĞLU ile/||/<> UYAROĞLU ile/||/<> YOKOĞLUYOK
( Erkek evlat mahdum zade Bazı kelimelerin anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz Bir ana arıyla birlikte kovandan ayrılıp ikinci bir kovan kuran arı topluluğu Yaşlı kimselerin genç erkeklere söylediği bir seslenme sözü )
- OĞUL ile/||/<> OĞUL
( arıcılıkta tarım Az oğul oğul ul uvıl ul ul ūl ul ul uğil Kuğ Tub Koy Kaça ōl Alt Tel ūl uol ıvăl Eski çağlardan başlayarak geçer Orta Türkçede oğul olarak kullanılır Eski Kıpçakçada oğul yanında owal biçimi de göze çarpar Banga göre Túrán 1918 297 oğulun sonundaki l bir ektir Daha sonra Bang KOsm 2 3 66 oğulun o kökünden ğul ekiyle yapılmış bir türev olduğunu ortaya atmış ancak SPAW 1923 114 bu açıklamasını geri çekmiştir Bernştam JaM 9 95100 oğuz ve oğul biçimlerinin birleştirilebileceğini düşünmüş daha sonra bu görüşten vazgeçerek yeni bir açıklama getirmiştir Stroj 116 Ona göre oğul iki ögeden oluşmuş bir sözdür okkul ok boy kul köle kul Buna göre oğul boyun kölesi olarak soy ve oğul değerini kazanmıştır Bu türevde kk sesleri ğye çevrilmiştir Bu açıklamaya katılmayan Kononov Vladimirtsov Arm 175176 oğulun oğ ög ana ok oğ soy boy kökünden geldiğini kabul etmiş sonundaki ulu da küçültme eki olarak değerlendirmiştir siŋil kız kardeş Pokrovskaya İRLTJa 1517 Bernştam ve Kononovun açıklamalarını özetlemekle yetinmiştir Németh Melich Arm 296297 oğulun sonundaki lyi ek olarak değerlendirmiştir Sevortyan ise 1974 416 oγ ok doğurmak vücuda getirmek anlamındaki köke bağlamıştır )
( ESSAIM )
( OĞUL[Az.]~OĞUL[Tkm.]~UL[Nog.]~UVIL[Nog.]~UL[Bşk.]~UL[Tatk.]~ŪL[Krg.]~UL[Kzk.]~UL[Kklp.]~UĞIL[Özb.]~ŪL[Alt.]~ŪL[Tel.]~UOL[Yak.]~IVĂL[Çuv.] )
- OĞUL/OGUL[dvnlgttrk] ile/<> SÜTOĞUL
( ... İLE/<> Bir kadının, kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasının da evlat olarak benimsediği erkek çocuk. )
- OĞULLANMAK ile OĞUL/LUK ile OĞULLU ile OĞULSUZ ile OĞUL OTU ile OĞUL BALI ile OĞUL OĞUL ile OĞUL UŞAK
- MILL[İng.] / MOULIN, BROYEUR[Fr.] / MÜHLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖĞÜTME DEĞİRMENİ, ÖĞÜTMEK
- [ne yazık ki]
"OHAL" > BU HAL
- OHAL'DE, (")ÖNLEMLER("):
ANAYASAL ve YASAL ve/ne yazık ki YASADIŞI
- OIL[İng.] ile/||/<> HUILE[Fr.] ile/||/<> ÖL[Alm.] ile/||/<> SIVI YAĞ
( OIL )
( HUILE )
( ÖL )
- OIL :/yerine YAĞ, PETROL
- OJİV | ANTİKLİNAL ile/||/<> KEMER ile/||/<> KEMER[Fars. < KEMER]
( Katmanlı kayaçlarda katmanları tepeden ters yanlara yatımlı semer biçiminde kıvrım Mimarlık İki sütun ya da ayağı birbirine üstten yarım çember basık eğri yonca yaprağı gibi biçimlerde bağlayan ve üzerine gelen duvar ağırlıklarını iki yanındaki ayaklara bindiren karnı dar tonoz bağlantı a eşeksırtı kemer yüksek kemer körkemer ikiz kemer kemergözü Yığışımlı sıklık dağılımının verdiği ve kendine özgü bir biçimi olan çizge yığışımlı dağılım Bir kıvrımın kabarık tepe yeri tekne kıvrım I 1 Düzenli odun yığını Yakaköy Akdağ Gelendost Isparta 2 Ocağın üst tahtası Afşar Gelendost Isparta II Köprü gözlerinin kemer kısmı Azot Kütahya III Misina Seyitömer Kütahya Az kǝmǝr kemer kemer kamar the middle of anything the waist loins a girdle zone belt the middle of a mountain an arch cupola dome arched bridge Räsänenin Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır V 351a Arapçaya da geçmiştir Dozy Noms des vêtements 389 Az kǝmǝr kemer kemer kamar the middle of anything the waist loins a girdle zone belt the middle of a mountain an arch cupola dome arched bridge Räsänenin Rumcadan geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır V 351a Arapçaya da geçmiştir Dozy Noms des vêtements 389 )
( ANTICLINE | BOW | OGIVE )
( ANTICLINALE | ARC | ANTICLINAL )
( ANTIKLINAL | BOGEN | ANTIKLINALE )
( ARCUS )
( KAMAR )
( KƎMƎR[Az.]~KEMER[Tkm.]~KEMER[Krg.] )
- ABSORBANT DE OXYGÈNE[Fr.] / SAUERSTOFF ABSORPTIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= OKSİJEN TUTUCU
- OKTAHEDRAL ile/||/<> TETRAHEDRAL
( Oktahedral 6 ligand d²sp³ İLE tetrahedral 4 ligand sp³. )
( Formül: Oh İLE Td simetri )
- OKTAHEDRAL ile/||/<> TETRAHEDRAL ile/||/<> KARE DÜZLEM
( Kompleks bileşiklerin uzaysal düzenleri. )
( Formül: Δo > Δt (kristal alan) )
- OKUL ile/ve/||/<>/> AKIL
( Cehalet, bilince direniştir. )
- OKUL = BOŞ ZAMAN[Yun. < SCHOLé] = SCOL[eski İng.] = EDDUBA[Sümer]
( SCHOLA )
- OKUL[Yun. < SCHOLE] ile KONSERVATUVAR[Fr. < CONSERVATOIRE]
( ... İLE Müzik, tiyatro ve bale öğretiminin yapıldığı okul. )
- OKUL ile/ve TAPINAK
- OKUL ile/ve/||/<>/>< YAŞAM
( Önce ders verir, sonra dener, sınav yapar. İLE/VE/||/<>/>< Önce sınav yapar, sonra [dene(yimle)terek] ders aldırır. )
- OKULLAŞMAK ile OKULLULAŞMAK ile OKUL ile OKULLU/LUK ile OKUL KAÇAĞI ile OKUL ÇOCUĞU ile OKUL ÖNCESİ ile OKUL SONRASI ile OKULLAR ARASI ile OKUL KOOPERATİFİ
- OKUR-YAZAR OLMAYAN ile/değil CAHİL
- OL[Fr.] ile/değil/yerine/= OL
- OL ile OL ile OL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( O. İLE Şu. İLE Adlara ve eylemlere eklenen bir pekiştirme ilgeci. )
- -OL[İng.] / -ÖL, -OLE[Alm.] ile/değil/yerine/= -OL
- EXTRAORDINARY RAY[İng.] / AUSSERORDENTLICHER STRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI IŞIN
- FEVK-AL-MEMUL, FEVK-AL-MUTÂD, İSTİSNÂF[Osm.] / UNUSUAL[İng.] ile/değil/yerine/= OLAĞAN DIŞI
- OLAĞANÜSTÜ/LÜK ile OLAĞANÜSTÜ HAL
- OLASI DEĞİL yerine KOLAY DEĞİL
- OLASI OLANAK/MUHTEMEL MÜMKÜN ile/||/<> OLANAKLI OLASILIK/MÜMKÜN MUHTEMEL
- OLAYLAŞTIRMAK ile OLAY ile OLAYCI/LIK ile OLAYLI ile OLAYSIZ ile OLAYLAMA ile OLAY BİLİMİ ile OLAY BİLİMSEL
- ÖLÇÜ ile/ve DENETİM/KONTROL
( MODERATION vs./and CONTROL )
- ÖLÇÜNLÜ DİL ile/||/<> ...
( Bir dili toplum olarak konuşan ve yazanların hep birlikte uydukları belirli ölçü ve kurallara bağlı ortak dil Ölçünlü Türkçe genillikle İstanbul ağzına göre biçimlenmiş olan konuşma ve yazı dilidir Ağız özellikleri taşıyan konuşmalar ve yazılı metinler ölçünlü Türkçe nin dışında kalır Konya ağzı Kastamonu ağzı gibi )
- ÖLÇÜNLÜ DİL ile/||/<> STANDART DİL
- OLD vs. CLASSICAL
- ÖLDÜRME ile !KIYA/!CİNAYET[Ar.]
( )
- OLGUNLUĞUN EN ÖNEMLİ GÖSTERGELERİ:
DEDİKODUYA DAYANMA/TAHAMMÜL ve/<>
İFTİRAYA DAYANMA/TAHAMMÜL
( Dedikodu ve iftiraya karşılığın da üç aşaması vardır.
1- Dedikodu ve iftiraya susarak[sükûnetle] karşılık vermek.
2- Dedikodu ve iftiradan "memnun olmak".
3- Dedikodu ve iftiradan "memnun olup", "dedikoducu/iftiracı" için üzülmek. )
(1996'dan beri)