Bugün[11 Temmuz 2026]
itibarı ile 10.503 başlık/FaRk ile birlikte,
10.503 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(17/43)


- HAL ile/ve/||/<>/> MELEKE

( Geçici. İLE/VE/||/<>/> Kalıcı. )


- HAL ile/ve/||/<> TAKAT


- HÂL ve/> TEMKİN ve/> SÜKÛN


- HALÂ | KOFUL ile/||/<> KOFUL

( karşılık vaküol Sitoplâzma içinde sıvı hava ya da kısmen sindirilmiş besin kapsayan boşlukların herbiri botanik vaküol Vakuol )

( VACUOLE | VAKUOL )

( VACUOLE )

( VACUOLEN )

( VACUUS )


- HALAL[Ar. < ḤALĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> HELAL

( helalühoş helalzade Dinin kurallarına aykırı olmayan dinî bakımdan yasaklanmamış olan haram karşıtı Kurallara geleneklere uygun Kurallara geleneklere uygun olarak Nikâhlı eş Bir durumun beğenildiğini göstermek için bravo aferin anlamında kullanılan bir söz )


- HALE, HALO ile/||/<> AĞIL

( Sinema TV 1 Duyarkatın üzerine gelen ışığın tabana çarpıp yansıyarak aynı duyarkatı ikinci kez etkilemesinden doğan ve görüntülerdeki çok ışıklı nesneleri çevreleyen ışıklı teker 2 Fosforlu özdeklerin bulunduğu bazı alıcı ışıtaçlarından dolayı televizyon görüntülerinde ortaya çıkan aynı durum Koyun ve keçilerin barındırıldığı dört tarafı ve üstü kapalı kapısı penceresi ve havalandırması bulunan geliştirilmiş yapılar hlk koyun pisliği koyun yatağı Az ağıl āğıl ağıl ağıl Koy Kaça Kzl āl Dorf Jurtengruppe Tara aul 1 Aul Jurten die an einer Stelle zusammenstehen 2 Dorf Çağdaş diyalektlerde ağıl yanında kullanılan ayıl ail biçimi Moğolcadan alınmıştır Ligeti ALH 19 132133 Tel ayıl Alt Tel ail 1 Jurte Filzzelt 2 Dorf Aul ayıl avul Eski çağlardan başlayarak kullanılır ağıl Orta Türkçede ağıl koyun yatağı olarak geçer Eski Kıpçakçada da ağıl biçimi kullanılır Kökünü bilmiyoruz Bilimsel yayınlarda Türkçe ağ kökünden geldiği sık sık dile getirilmiştir Moğolca ayil family household settlement group of tents biçimi Türkçeden kalma eski bir alıntıdır Türkçe ağıl biçimi Moğolcada ağıl ağil gibi ara duraklardan geçerek ayile çevrilmiştir Türkçe ağıl biçiminin Moğolca ayilden geldiği yolundaki görüş yanlıştır Macarca falu Vogulca pāwl Ostyakça pōgıl gibi biçimlerle birleştirilmesi tartışmaya açıktır Türkçeden belli başlı komşu dillere de geçmiştir )

( HALO, HALATION | SHEEP FOLD )

( HALO, HALATION )

( LICHTHOF )

( AĞIL[Az.]~ĀĞIL[Tkm.]~AĞIL[Özb.]~AIL[Alt.]~AIL[Tel.]~AIL[Krg.] )


- HALE/HALE[Ar. < HĀLE] ile/||/<> HİLAL/HİLAL[Ar. < HİLĀL] ile/||/<> KAMERÎ/KAMERİ[Ar. < ḲAMERĪ]

( Bazı yıldızların özellikle ayın çevresinde görülen geniş ve aydınlık teker ayla ayevi ağıl II Hristiyanlıkta aziz sayılanların resimlerinde başları çevresinde çizilen daire )


- HALEF ile/değil/yerine/= ARDIL


- HALEL[Ar. < ḪALEL] ile/değil/yerine/=/||/<> BOZUKLUK


- HALEL ile/değil/yerine/>< HELÂL


- HALHAL[Ar. < HALHÂL] ile/||/<> KADINLARIN AYAK BİLEKLERİNE TAKTIKLARI BİLEZİK

( kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik Ağızlarda helhel olarak da geçer Suriye ḫulḫâl ḫilḫâl anneau dargent que les femmes portent aux chevilles )

( ḪULḪÂL )


- HALHAL[Ar. < ḪALḪĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> HALHAL

( Kadınların ayak bileklerine taktıkları bilezik )


- HALİFE ile/ve KUL


- HALİL ve DUHÛL


- HALÎL[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HABİB[Ar.]

( Kendini sevdiren. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kendi sevilen. )


- HALÎL[Ar.] ile HALÎL[Ar. çoğ. AHİLLÂ, HULLÂN]

( Koca, zevç. İLE Samimi.[dost] | Hz. İbrahim. )


- HALİL ile HALİLULLAH ile HALİLZAD

( KHALIL vs. KHALILOLLAH vs. KHALILZAD )

( خليل ile خليلالله ile کهليل زاد )

( خليل ile خليلالله ile KONPALYLE ZAD )


- HALİL < TAHALLÜL


- HALK/HALK[Ar. < ḪALḲ] ile/||/<> MİLLET/MİLLET[Ar. < MİLLET] ile/||/<> MAŞER/MAŞER[Ar. < MAʿŞER] ile/||/<> MAŞERÎ/MAŞERİ[Ar. < MAʿŞERĪ] ile/||/<> KAVİM/KAVM[Ar. < ḲAVM] ile/||/<> KAVMİYET/KAVMİYYET[Ar. < ḲAVMİYYET] ile/||/<> SOSYAL/SOCİAL[Fr. < SOCIAL]

( halk adamı halk ağzı halk bilgisi halk bilimi halk dili halk edebiyatı halk ekmeği halkevi halk günü halk matinesi halk meydanı halk müziği halk odası halk okulu halk otobüsü halk oylaması halkoyu halk ozanı halk sağlığı halk şairi halk şiiri halk yardakçısı halka dönük ev halkı kapı halkı ocak halkı Latin halkları Aynı ülkede yaşayan aynı kültür özelliklerine sahip olan aynı uyruktaki insan topluluğu cumhur folk Aynı soydan gelen ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri ahali Bir ülkedeki yurttaşların bütünü kamu )


- HALL EFFECT MULTIPLIER[İng.] / MULTIPLICATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MULTIPLIKATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ ÇOĞALTICI


- MODULATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHER MODULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ KİPLEYİCİ


- HALL EFFECT ISOLATOR[İng.] / ISOLATEUR À EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKTTISCHE ISOLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİLİ YALITICI


- HALL EFFECT[İng.] / EFFET HALL[Fr.] / HALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ETKİSİ


- HALL VOLTAGE[İng.] / TENSION DE HALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HALL GERİLİMİ


- MOBILITÉ DE HALL[Fr.] / HALL-BEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL HAREKETLİLİĞİ


- HALL PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ HALL[Fr.] / HALLOYSIT[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL İŞLEMİ


- HALL GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE HALL[Fr.] / HALL-GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HALL ÜRETECİ


- HALL[Ar.] ile HALL[Ar.]

( Çözme, çözülme, karışık bir sorunun içinden çıkma, karar verip sonuca varma. | Eritme. | Çözümleme/tahlil/analiz. İLE Sirke. )


- HALL :/yerine SALON, KORİDOR


- HALLÂL[Ar.] ile HALLÂL[Ar.]

( Çözen, çâre bulan, halleden. İLE Sirke yapan kişi. )


- HALLE[Fr. < HALLE] ile/değil/yerine/=/||/<> HAL

( Sebze meyve bakliyat vb nin satıldığı yer )


- HALOJENLER ile AMETAL

( Flor, klor gibi ögeler. İLE Metal olmayan ögeler. )


- HAM ile HAM PETROL ile KABALIK

( CRUDE vs. CRUDE OIL vs. CRUDITY )

( خام ile نفت خام ile ناپختگي )

( KHAM ile NAFT KHAM ile NAPKHTGY )


- HAM ile HAMİ ile HAMT ile HAM BEZ ile HAM GAZ ile HAM HUM ile HAMİSİZ ile HAM PAYI ile HAM ERVAH/LIK ile HAM HAYAL ile HAM MADDE ile HAM BESİ SUYU


- HAMAİL[Ar. < ḤAMĀ´İL] ile/değil/yerine/=/||/<> HAMAYIL

( Omuzdan çapraz olarak bele inen bağ hamaylı muska )


- HAMAL[Ar. < ḤAMMÂL] ile/||/<> TAŞIYICI

( (Kar.) Tasvirleri taşıyanlara bu ad verilirdi. @@ bk. taşıyıcı @@ Tasvirleri ve donatımlıkları taşıyanlara verilen ad. )

( 1- CONVEYOR, 2- CARRIER~1- CONVEYOR, 2- CARRIER | CONVEYOR | PORTER | PORTEUR | 1. BEARER, UNDER, 2. CATCHER | CARRIER | TRANSPORTER, CARRIER )

( 1- CONVEYEUR, 2- PORTEUR~1- CONVEYEUR, 2- PORTEUR | CONVEYEUR, TRANSPORTEUR | PORTEUR | 1. PORTEUR )

( BAIULUS~... )

( TRANSPORTVORRICHTUNG~TRANSPORTVORRICHTUNG | TRÄGER | 1. TRÄGER, UNTERMANN, 2. FANGER )

( FACCHINO~TRASPORTATORE )

( ΑΧΘΟΦΌΡΟΣ / αχθοφόρος~ΜΕΤΑΦΟΡΈΑΣ / μεταφορέας )


- HAMAL ile/||/<> HAMAL[Ar. < HAMMÂL]

( Kar Tasvirleri taşıyanlara bu ad verilirdi taşıyıcı Tasvirleri ve donatımlıkları taşıyanlara verilen ad )

( 1- CONVEYOR, 2- CARRIER )

( 1- CONVEYEUR, 2- PORTEUR )

( TRANSPORTVORRICHTUNG )

( BAIULUS )

( FACCHINO )

( ΑΧΘΟΦΌΡΟΣ / αχθοφόρος )


- HAMAL ile/||/<> PORTER[İng.] ile/||/<> PORTEUR[Fr.] ile/||/<> YÜKÇÜ

( Başkalarına ilişkin yük ve nesneleri beden gücüyle taşıyan kişi )

( PORTER )

( PORTEUR )


- HAMAL[Ar.] ile/değil/yerine/= YÜKÇÜ


- HAMAL/LIK ile HAMAL CAMAL ile HAMAL SEMERİ ile HAMAL SIRIĞI


- HAMAYIL ile/||/<> HAMAYLI


- HAMAYLI/HAMAİL[Ar.] değil/yerine KUŞAK

( Omuzdan, çapraz olarak bele inen bağ. | Muska. )


- HAMEL[Ar. < ḤAMEL] ile/değil/yerine/=/||/<> KOÇ BURCU


- HAMÎL[Ar.] ile DAMÎN[Ar.]


- HAMİL[Ar. < ḤĀMİL] ile/değil/yerine/=/||/<> HAMİL

( hamilikart Elinde bulunduran üzerinde taşıyan destek )


- HAMİL ile HAMİLE/LİK


- HÂMİL[Ar.] ile/değil/yerine/= TAŞIYAN


- HAMİLE[Ar. çoğ. HAVÂMİL] ile HAMÎLE[Ar. çoğ. HAMÂİL]

( Gebe. İLE Kılıç bağı, kılıç kayışı. | Nusha, muska, tılsım. )


- HAMILTON ve/||/<>/> MAXWELL


- HAMMAL değil HAMAL


- HAMMAL[Ar. < ḤAMMĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> HAMAL

( hamalbaşı hamal camal hamal semeri hamal sırığı sırık hamalı Sırtında yük taşıyarak geçinen kimse sırtçı taşıyıcı yükçü )


- HAMSE/HAMSE[Ar. < ḪAMSE] ile/||/<> GAZEL/GAZEL[Ar. < ĠAZEL] ile/||/<> GAZELHAN/GAZELHVAN[Ar. < ĠAZEL + Fars. -ḪVĀN] ile/||/<> GAZELİYAT/GAZELİYYAT[Ar. < ĠAZELİYYĀT] ile/||/<> MESNEVİ/MESNEVİ[Ar. < MES̱NEVĪ] ile/||/<> MÜSEDDES/MUSEDDES[Ar. < MUSEDDES] ile/||/<> MÜSEMMEN/MUSEMMEN[Ar. < MUS̱EMMEN] ile/||/<> MÜSTEZAT/MUSTEZAD[Ar. < MUSTEZĀD] ile/||/<> TERCİİBENT/TERCİBEND[Ar. < TERCĪʿ + Fars. BEND] ile/||/<> TERKİBİBENT/TERKİBBEND[Ar. < TERKĪB + Fars. BEND] ile/||/<> TARDİYE/TARDİYYE[Ar. < ṬARDİYYE] ile/||/<> RONDEL/RONDEL[İng. < RONDEL]

( Divan edebiyatında beş mesnevinin bir araya gelmesinden oluşan eser )


- HAND :/yerine EL


- HANDBALL[İng. < HANDBALL] ile/değil/yerine/=/||/<> HENTBOL

( Yedişer kişilik iki takım arasında yalnızca elle oynanan topu karşı takımın kalesine atmaya dayanan oyun el topu )


- HANDBILL/CREDENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= PROSPECTUS[Fr.] ile/değil/yerine/= TANITMA

( Karşılaşmadan önce yumrukoyuncularının milliyetinin, köşesinin, ağırlık sınıfının adı ve soyadı ile tanıtılması. @@ Bir oyun, kitap vb. için yazılan, eleştirel nitelikler taşıyan kısa oylumlu yazı. @@ Bir araştırıcının bağlı olduğu kurumu ve araştırmanın amacını belirterek kendisini sunması, )


- HANDFUL :/yerine AVUÇ DOLUSU, AZ MİKTAR


- HANDİKAP"[İng. < HANDICAP] ile/değil/yerine/= ENGEL


- HÂNE ile/||/<> MENZİL ile/||/<> RAB ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> TARÎK-İ HÂS


- HANEKÎ SOMİT | DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> DAMAKSIL ile/||/<> DAMAKSILLAŞMA

( (Derleme., boğazlı, damak sessizi, damak fonemi, damaksı, damaksıl) Dil sırtı yardımı ile öndamakta ya da artdamakta meydana gelen ses: g (g ), k (k), ğ (ğ), h (h), n (n), y ünsüzleri gibi. @@ Dil sırtının tümseklenip ön ya da art damağa yaklaşması ya da dokunması ile çıkarılan ünsüz türleri: Kesmek, gezmek, ekmek, kalın, atkı, yoğurt, yiğit, bañka, yoñga kelimelerindeki k / k /, g / g, ğ ve ñ ünsüzleri gibi. Bunlardan k / g, dil sırtının ön tarafı ile ön damak arasında boğumlandıkları için ön damak ünsüzleri; k / g ünsüzlüre de dil sırtının arka tarafı ile art damak arasındaki bölgede soğumlandıkları için art damak ünsüzleri adlarını alırlar. ğ ve ñ ünsüzleri her iki türde de yer alır. Boğumlanma noktaları, hece kurdukları ünlülerin kalın ya da ince oluşu ile ayarlanır: eğer, ağar, zeñgin, yañgın gibi. @@ Azerbaycan Türkçesi: dilarxasi samit; Türkmen Türkçesi: boğaz çekimsizi ~ damakçekimsizi; Gagauz Türkçesi: damaklı konson; Özbek Türkçesi: til órqa undósi; Uygur Türkçesi: (B.Uyg.) tilkäyni üzük tavus ~ (D.Uyg.) til uçi käyni üzük tavuşi; Tatar Türkçesi: tel artı tartığı;Başkurt Türkçesi: aňqaw tartmqıhı; Kmk: til artı tutuğu; Krç.-Malk.: tilni art kesegi blaaytılgan kısık tawuş ~ tilni art keseği bla aytılgan tunakı tawuş; Nogay Türkçesi: taňlaytartıgı ~ tîl artı tartıgı; Kazak Türkçesi: til artı dawıssızı; Kırgız Türkçesi: tandayçıl ünsüz tıbış;Alt:: taňday tuyuk tabış; Hakas Türkçesi: tîl soondagı ün çoh tapsag; Tuva Türkçesi: tıl soonuňa'jık eves ünü; Şor Türkçesi: tildiň sooba aydılçatkan soglasnıy; Rusça: zadneyazıçnıysoglasnıy / zadnenyobnıy soglasnıy )

( GUTTURAL | PALATAL | PALATALISATION~PALATAL~PALATALISATION )

( CONSONNE GUTTURALE | PALATALE | PALATALISATION~PALATALE~PALATALISATION )

( GUTTURAL, KEHLKOPFLAUT | PALATALE, GAUMENLAUT | PALATALISIERUNG~PALATALE, GAUMENLAUT~PALATALISIERUNG )

( CONSONANTE PALATALE~PALATALE~PALATALIZZAZIONE )

( ΟΥΡΑΝΙΚΌ ΣΎΜΦΩΝΟ / ουρανικό σύμφωνο~ΥΠΕΡΩΙΚΌ / υπερωικό~ΟΥΡΑΝΙΚΟΠΟΊΗΣΗ / ουρανικοποίηση )


- HAPTİK/HAPTIC[İng.] ile/değil/yerine/= DOKUNSAL


- [ne yazık ki]
HARAM ile/ve/değil/yerine/>< HELÂL

( Helâl damlar, haram akar. )

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Dinin hükümleri bakımından kullanılabilen. | Haram olmayan. )


- HARARET | ISI ile/||/<> ISIL

( Bir dizge ile çevresi arasında iş yapmayla ilgisi olmayan ve moleküllerin düzensiz devinimleri sonucu oluşan, bir erke aktarımı türü. @@ 1. genel uygulayım: Bir ortam ya da özdek sıcaklığının artmasına yol açan erke. 2. fizik, kimya: a. Bir özdeği ısıldevingen bir durumdan daha yüksek sıcaklıktaki ısıldevingen duruma götürmek için verilmesi gereken erke. b. bk. sıcaklık. @@ 1. Canlı varlıkların vücudundaki sıcaklık derecesi, 2. Fiziksel bir olaya dayanarak belirli bir ölçü üzerine kurulmuş olan sıcaklık ve soğuklık derecesi. @@ Bir özdeği, ısıldevingen bir durudan dahayüksek sıcaklıktaki ısıldevingen duruya götürmek için verilmesi gereken erke niceliği. @@ Bir özdeğin öğecikleri ya da özdecikleri düzeyindeki öteleme, dönme ve titreşim devinimleri ile ilgili toplam erkesi. @@ (coğrafya, kimya, biyoloji) @@ Bir özdeğin, atomsal ya da molekülsel ötelenim, dönüm ve titreşimlerinin kinetik erke biçiminde yayılım, iletim ve ışınım yoluyla yayılan erkesi. @@ Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına ve bir iş yapmasına sebep olan fiziksel enerji. @@ )

( HEAT | TEMPERATURE | THERMAL, CALORIFIC~THERMAL, CALORIFIC | THERMAL, CALORIC | THERMAL )

( CHALEUR | CHALEUR, CHAUD | TEMPÉRATURE | CHALEUR, CALORIE | CHALEUR; CHAUD | THERMIQUE, CALORIQUE~THERMIQUE, CALORIQUE | THERMIQUE | CALORIFIQUE )

( CALOR~... )

( WÄRME | WÂRME | HITZE | THERMISCH~THERMISCH | THERMISCH, KALORISCH )

( CALORE~TERMICO )

( ΘΕΡΜΌΤΗΤΑ / θερμότητα~ΘΕΡΜΙΚΌΣ / θερμικός )


- HARDAL ile AKHARDAL

( Turpgillerden, deriyi yakıcı nitelikte olan ve tohumu, tıpta kullanılan, tadı acı bir bitki. | Bu tohumun toz durumuna getirilmiş ya da sirke ile karıştırarak yapılmış macunu. İLE Hekimlikte, iç sürdürücü olarak kullanılan hardal türlerinden biri. )

( BARASSICA ALBA cum SINAPIS ALBA )


- HARDAL[Ar. < ḪARDAL] ile/değil/yerine/=/||/<> HARDAL

( hardal gazı hardal rengi hardal yakısı akhardal siyah hardal yabani hardal sarımsak hardalı Turpgillerden Kuzey Afrika nın Avrupa nın ve Asya nın bazı bölgelerinde yetişen çiçekleri sarı renkte meyveleri kısa sivri dört köşeli siyah ya da koyu kahverengi renkli tohumları hekimlikte kullanılan bir yıllık bir bitki siyah hardal Brassica nigra Bu tohumun toz durumuna getirilmiş ya da sirke ile karıştırılarak yapılmış macunu )


- HARDAL[Ar.] ile HARDALA[Ar.]

( Sofrada kullanılan. İLE Hardal tanesi. )


- HARDAL ile/||/<> SİYAH HARDAL


- HAREKÂT-İ HAVLİYE ile/||/<> MOUVEMENT PERISTALTIQUE[Fr.] ile/||/<> SIĞAMSAL

( biyoloji )

( MOUVEMENT PERISTALTIQUE )


- HAREKET:
GÖRELİ ile/ve/<> BAĞIL


- HAREKET:
SABİT HIZLA DÜZ ÇİZGİDE ile DAİRESEL


- HAREKET ile/ve FİİL


- HAREKET ile İNTİKAL

( MOVEMENT/MOTION vs. TRANSITION )


- HAREKET ile/ve/değil YER DEĞİŞTİRME(İNTİKAL)

( Basit düzeydeki zihinlerde, hareket, yer değiştirme olarak yorumlanır. )


- HAREKÎ | DEVİMSEL ile/||/<> DEVİMSEL

( Kas devimleri ya da bunları sağlayan güçlerle ilgili olan 1 Bir gücün etkisiyle hep devinim durumunda bulunan ve bulunduran bir değişmesi olan 2Devinimi yalnızca fizik yasalarına bağlı olmayan aynı zamanda etkin bir gücü bir ereği de içeren Devimle ilgili ya da devimden gelen anlamdaş seğirtimsel )

( MOTOR | KINETIC )

( CINÉTIQUE )

( DYNAMISCH | KINETISCH )


- HAREKİ[Ar. < ḤAREKĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> DEVİMSEL


- HARICEN/EXTERNAL[İng.] ile/değil/yerine/= DIŞTAN


- HARİCİ | DIŞSAL ile/||/<> DIŞSAL

( Bir dizgenin dışından gelen dışı ile ilgili Bir modelde önceden belirlenmiş veri olarak alınan herhangi bir etken )

( EXTERNAL | EXOGENOUS )

( EARÉRIEWR )

( AUSSENSEITIG, VON AUSSEN )


- HARÎFÎ ile/||/<> AUTOMNAL[Fr.] ile/||/<> GÜZLÜK

( astronomi )

( AUTOMNAL )


- HARİM[Ar.] değil/yerine KUTSAL

( Girilmesi, yabancıya yasak olan, kutsal tutulan, korunulan yer. )


- HARING CELL[İng.] ile/değil/yerine/= HARİNG PİLİ


- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI


- HARŞEF ile/||/<> PUL ile/||/<> PUL[Fars. < PŪL]

( Bir örtünün ilerleme sırasında kırılmasıyle temelindeki oluşukların örtüdeki daha genç katmanların üstüne gelmiş dilimleri Kayaçtan ayrılmış kabuksu ince parçalar 1 alt deri ya da üstderiden meydana gelmiş olan küçük yassı safihacıklar örnek Balık pulu 2 Kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olan ve dışa doğru büyümüş olan çıkıntılar örnek Sürüngen pulu Kadın başörtülerinin kenar kısımlarına süs olarak dikilen ufak yuvarlak parlak tenekecikler Uluğbey Senirkent Isparta Bozüyük Bilecik Seyitgazi Eskişehir Güllüce Gümüşhacıköy Amasya zooloji kabuk I Alt deri ya da üst deriden meydana gelmiş olan küçük yassı yapılar Örnek Ganoyit ktenoyit kozmoyit plâkoyit pul gibi balık pulları 2 Kemiksel ya da boynuzsal bir maddeden ya da kitinden yapılmış olup dışa doğru uzamış olan çıkıntılar Örnek Sürüngen pulu 3 Kelebeklerin kanatlarındaki desenleri meydana getiren renkli yapılar 4 Bitkilerde epidermisten oluşan yassı küçük yapılar Katı yapıdaki çözünük gazların yapıdan çıkması sonucu çeliğin yüzeyinde oluşan pul biçimli yüzey çıkıntısı Az pul 1 metal ya da kâğıt para 2 sermaye kapital servet 3 bazı balıkların üzerindeki boynuzsu levhacık pul küçük para Türkçede pul başlangıçta küçük para olarak kullanılmıştır Diğer anlamlar Türkçede gelişmiştir İtalyanca bollo posta pulu damga pulu adıyla birleştirilmesi yanlıştır Türk diyalektlerinde balık pulu olarak kastırık adı geçer Blt kastırık Şorca kastırık kozalak anlamını da kazanmıştır Para anlamındaki tenge diyalektlerde balık pulu olarak da kullanılır teŋŋe balık pulu teŋke )

( DISLODGED SLICES, FLACK, SCALES | SCALE | FLAKE )

( ÉCAILLES | ÉCAILLE | FLOCON )

( SCHUPPEN, VERSCHUPPUNGEN | SCHUPPEN | FLOCKE )

( PUL )

( PUL[Az.]~TEŊKE[Tatk.] )


- HARTMANN FORMULA[İng.] / FORMULE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN FORMÜLÜ


- HARTMANN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN SAYISI


- HASBİHÂL[Ar. < ḤASB + ḤĀL]["HASBİAL" değil!] ile/değil/yerine/=/||/<> SOHBET


- HASBÜN-ALLAH VE Nİ-MEL-VEKÎL -ile

( BİZE ALLAH YETER, O HER İŞİMİZİ GÜZEL YAPAR )


- HASEN[Ar.] ile 'ADL[Ar.]


- HASEN[Ar.] ile/değil/yerine/= GÜZEL


- HAŞIL -ile

( Dokumacılıkta kullanılan, unlu ya da çirişli sıvı. [ÇİRİŞ: Çirişotunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karıştırılarak tutkal gibi kullanılan, esmer, sarı bir toz.] )


- HASIL[Ar. < HÂṢİL] ile/||/<> ...

( yeni başak tutmaya başlamış yeşil ekin yeni başak tutmaya başlamış yeşil ekin Yerel ağızlarda daha çok başak tutmaya başlamış arpa olarak kullanılır qaṣīl noch in grünem Zustand gesch nittene Gerste Yerel ağızlarda daha çok başak tutmaya başlamış arpa olarak kullanılır qaṣīl noch in grünem Zustand gesch nittene Gerste )

( QAṢĪL )


- HAŞIL ile/||/<> ...

( 1 Bulgur pilavı Çağlayan Kars 2 Suda un kaynatılarak yapılan bulamaç Akseki Antalya Ağızlarda haşıl ve haşil buğday mısır ya da darı yarmasından yapılan bir yemek olarak da geçer xašil paste made by boiling water and flour into which yarn is dipped to stiffen it a dish coocked during festival of Saint Sargis made of poxind parched wheat flour vinegar and water Bläsing AL 142 FO 29 40 71 Dankoff ALT 229 yerel ağızlarda olgunlaşmamış kavun olarak kullanılan hışırı yanlışlıkla haşıl maddesinde saymıştır Dankoff ALT 269 hışırı hoşur hışır maddesinde de vermiştir Bläsingin belirttiği gibi haşlamak suda kaynatarak pişirmek fiilinin haşıldan gelip gelmediği araştırılmaya muhtaçtır Tietze 276 59 haşılı Arapça Suriye ḫaşīn bain de gomme ou damidon où lon beigne les fils de soie et de coton biçimiyle birleştirmiştir Ağızlarda haşıl ve haşil buğday mısır ya da darı yarmasından yapılan bir yemek olarak da geçer xašil paste made by boiling water and flour into which yarn is dipped to stiffen it a dish coocked during festival of Saint Sargis made of poxind parched wheat flour vinegar and water Bläsing AL 142 FO 29 40 71 Dankoff ALT 229 yerel ağızlarda olgunlaşmamış kavun olarak kullanılan hışırı yanlışlıkla haşıl maddesinde saymıştır Dankoff ALT 269 hışırı hoşur hışır maddesinde de vermiştir Bläsingin belirttiği gibi haşlamak suda kaynatarak pişirmek fiilinin haşıldan gelip gelmediği araştırılmaya muhtaçtır Tietze 276 59 haşılı Arapça Suriye ḫaşīn bain de gomme ou damidon où lon beigne les fils de soie et de coton biçimiyle birleştirmiştir )

( XAŠIL )


- HASIL ile HÂSIL[Ar.] ile HAŞIL

( Yeni başak tutmaya başlamış ekin. İLE Olan, ortaya çıkan, görünen. İLE Dokumacılıkta kullanılan, unlu ya da çirişli sıvı. [ÇİRİŞ: Çirişotunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karıştırılarak tutkal gibi kullanılan, esmer, sarı bir toz.] )


- HASİL[Ar. < ḤĀṢİL] ile/değil/yerine/=/||/<> HASIL

( hasılıkelam Olan ortaya çıkan görünen )


- HASIL ile HASILA


- HAŞILLAMAK ile HAŞIL ile HAŞILLI ile HAŞILSIZ


- HASRET ile/ve HAYAL

( "Öldürür." İLE/VE "Diriltir." )


- HASSAS[Ar.]/SANTİMANTAL[Fr.] ile/değil/yerine/= DUYARLI


- HASTALIK KALINTISI | SEKEL ile/||/<> SEKEL[Fr. < SÉQUELLE]

( Bir hastalığın sonrasında ve ikincil olarak ortaya çıkan anormal durum )

( SEQUELA )

( SÉQUELLE )


- HASTALIK ile/ve/değil/yerine HAL


- HATA ile/ve/||/<>/> İHLÂL ile/ve/||/<>/> İKRAR


- HATA ile/ve/değil İHMAL

( [not] MISTAKE vs./and/but NEGLIGENCE )


- HATA ile/ve/değil/||/<>/> (YÜKSEK) BEDEL


- HATALARI/NI ...:
KABUL ET! ve/||/<>/> DERS AL! ve/||/<>/> TEKRARLAMA!


- HATIL/HATİL[Ar. < ḪAṬĪL] ile/||/<> ETRİYE/ETRİER[Fr. < ÉTRIER]

( Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap tuğla ya da beton bağlama ögesi )


- HATİL[Ar. < ḪAṬĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> HATIL

( Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap tuğla ya da beton bağlama ögesi )


- HATIL ile/||/<> HATIL[Ar. < HAṬİL]

( Mimarlık Duvar ağırlığını yatay olarak dağıtmak için duvar örgüsü içine yerleştirilen beton ağaç ya da tuğla kiriş 1 Ev yapımında çeşitli yerlere konan yontulmuş tahtalar Ağıl Eğridir Isparta Dutluca İnönü Eskişehir Akbaş Güdül Ankara Yenikent Aksaray Niğde Başkışla Karaman Konya 2 Hayvan yemliği Emirdağ Afyonkarahisar Gençali Senirkent Isparta 3 Üzüm ezilen ağaç tekne Küçükkabaca UluborIu Gençali Senirkent Isparta 4 Kümes hayvanları için kütükten yapılan su içme kabı Gedikli Şarkikaraağaç Isparta Yerel ağızlarda katıl yapılarda kullanılan dört köşe kiriş katil ise duvar içlerine konan ve pencere kapı yapımında kullanılan ağaç dilme olarak geçer ḫaṭīl Bulgarca xatl ve Sırpça hatula atula Türkçeden geçmiştir )

( ḪAṬĪL )

( PLANCHE ÉPAISSE )

( BOHLE, HOLZBALKEN IN EINER STEINWAND )


- HATILLAMAK ile HATIL


- HATT-I VÂSIL ile/||/<> MÉDIANE[Fr.] ile/||/<> KENARORTAY

( matematik )

( MÉDIANE )


- HATTRİ İSTİVA ÂLETİ ile/||/<> EQUATORIAL[Fr.] ile/||/<> EKVATORAL[Fr. < ÉQUATORIAL]

( astronomi coğrafya )

( EQUATORIAL | ÉQUATORIAL )


- HAVF[Ar.] ile HEVL[Ar.]


- HAVF[Ar.] ile VECEL[Ar.]


- HAVL = TÂKAT


- HAVLU PEŞTAMAL[Fars.]


- HAVUZ ile/ve SERSEBİL


- HAWKS[İng.] ile/||/<> RAPACES DIURNES[Fr.] ile/||/<> ACCIPITRES, ACCIPITER: ATMACA[Lat.] ile/||/<> STOSSVÖGEL[Alm.] ile/||/<> GÜNDÜZ YIRTICILARI

( Kuşlar Aves sınıfının kartallar Falconiformes takımından çengel gagalı sivri ve kıvrık tırnaklı bütün dünyaya yayılmış iyi uçan yırtıcı kuşları içine alan bir alt takım )

( HAWKS )

( RAPACES DIURNES )

( STOSSVÖGEL )

( ACCIPITRES, ACCIPITER: ATMACA )


- HAYAL ile/ve/değil/||/<>/< ARAYIŞ


- HAYAL ile/ve/||/<> BERZAH


- HAYÂL ile/değil/yerine/= DÜŞ(LEM)/SAYIK


- HAYAL ile GERÇEKLİK

( Kusursuzdur. İLE "Kusurludur." )

( "Paris". İLE Bitlis. )


- HAYAL[Ar. < ḪAYĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖRÜNTÜ | İMGE

( hayal âlemi hayal dünyası hayal gücü hayalhane hayal kırıklığı hayal meyal hayal oyunu ham hayal inkisarıhayal sukutuhayal Zihinde tasarlanan canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey imge hülya Belli belirsiz görülen şey gölge görüntü imge Aydınlatılan bir perde arkasında deri ya da kartondan yapılmış hareket edebilen resimler ve bunlarla oynatılan oyun )


- HAYAL ve "HESAP"


- HAYAL ve HEYECAN

( TO IMAGINE and EXCITEMENT )


- HAYAL ile/değil/yerine/= İMGE


- HAYAL ile/ve/değil/yerine/<> MÂNÂ


- HAYAL ile/ve/||/<>/> OLANAKLI ile/ve/||/<>/> GERÇEK

( Konuşuyorsak. İLE/VE/||/<>/> Öngörüyorsak. İLE/VE/||/<>/> Planlıyorsak. )


- HAYAL ile/ve/değil TAHMİN

( [not] TO IMAGINE vs./and/but ESTIMATE/CONJECTURE )


- HAYAL ile/ve/||/<> DÜŞÜLKÜ/ÜTOPYA


- HAYAL ile VEHİM


- HAYAL ile VEHİM/FACULTE ESTIMATIVE[Fr.]


- HAYALÎ yerine İMGESEL


- HAYALLEMEK ile HAYAL ile HAYALCİ/LİK ile HAYALLİ ile HAYALSİZ ile HAYAL GÜCÜ ile HAYAL MEYAL ile HAYAL OYUNU ile HAYAL KIRIKLIĞI


- HAYAT ile/ve/||/<>/>/< HAYAL

( İkisinin de son yazacı arasındaki ilişki olan TL [para]. )


- HAYATÎ[Ar.]/SURVIVAL[İng.]/VITAL[İng.] değil/yerine YAŞAMSAL


- HAYIR ile/ve DEĞİL ile/ve YOK ile/ve HİÇ

( Hiç, yoktan iyidir. )

( NO vs./and NOT vs./and NON-EXISTENT/ABSENT/THER IS/ARE NOT vs./and NOTHING )


- HAYSÜ:
TALİL ile TAKYİD ile ITLAK


- BONE BLACK[İng.] / NOIR D' OS, NOR ANIMAL[Fr.] / KNOCHENKOHLE, KNOCHENSCHWARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAYVAN KÖMÜRÜ


- HAYVAN(CANLI) = BEHAİM = ANIMAL[İng., Fr., İsp.] = TIER[Alm.] = ANIMALE[İt.]


- HAYVÂNÎ ile/||/<> ANIMAL[Fr.] ile/||/<> HAYVANSAL

( biyoloji )

( ANIMAL )


- HAYVANLAŞMAK ile HAYVANLAŞTIRMAK ile HAYVAN/LIK ile HAYVANİ ile HAYVANCA ile HAYVANSAL ile HAYVAN YEMİ ile HAYVANCILIK ile HAYVAN BİLİMİ ile HAYVAN KÖMÜRÜ ile HAYVAN BİLİMCİ ile HAYVAN BİLİMSEL


- HAYY b. YAKZAN(AYIK) = İNSAN - İBN TUFEYL


- HAYYÂL[Ar.] ile HAYYÂL[Ar. < HAYL]

( Hileci, dalavereci. İLE At yetiştiren, at terbiyecisi. )


- HAZİNE ile/||/<> BEYTÜL MAL ile/||/<> İRÂD-I CEDÎD ile/||/<> HAZİNEDAR

( Sarayın para ve değerli eşyasının korunduğu yer. Devlet malı. İLE/||/<> Devlet hazinesi. İLE/||/<> III. Selim'in Nizam-ı Cedîd Ordusu için oluşturduğu, bazı vergileri kapsayan hazine. İLE/||/<>Saray hazinesini yöneten memur. )


- HAZİNE ile/ve/<> SUAL

( Sandık. İLE/VE/<> Anahtar. )

( Dışarıda. İLE/VE/<> Sende. )


- HAZÛL[Ar.] ile HAZÛR[Ar. < HAZER]

( Kimsesiz, yardımsız kalarak herşeyden mahrum sürünme. İLE Çok çekingen/dikkatli. )


- HEAD-INSPECTOR[İng.] ile/||/<> INSPECTEUR GÉNÉRAL PRINCIPAL[Fr.] ile/||/<> BAŞDENETMEN

( Meslek alanındaki bilgisi görgüsü ve olgunluğu ile sivrilmiş üstün çaba ve başarısı görülmüş kıdemli M E B müfettişlerine verilen san )

( HEAD-INSPECTOR )

( INSPECTEUR GÉNÉRAL PRINCIPAL )


- HEAD-VAULT (FLYING DIVE ROLL)[İng.] ile/||/<> SAUT DE CARPE (SAUT PLONGÉ)[Fr.] ile/||/<> HECHTSPRUNG (HECHTROLLE)[Alm.] ile/||/<> KAPLAN ATLAMASI

( Çift ayakla sıçrayıp kazanılan uçma hızıyla araç ya da canlı engeller üzerinden aştıktan sonra karşıdaki yardımcının omuzlarına dayanıp hız keserek ayak üstü düşme )

( HEAD-VAULT (FLYING DIVE ROLL) )

( SAUT DE CARPE (SAUT PLONGÉ) )

( HECHTSPRUNG (HECHTROLLE) )


- HEALTHY vs. HEALTHFUL


- HECEZ ile/ve/||/<> REMEL ile/ve/||/<> RECEZ

( . _ _ _ ile/ve/||/<> _. _ _ ile/ve/||/<> _ _ . _ )

( ME-FA-İ-LÜN ile/ve/||/<> FA-İ-LA-TÜN ile/ve/||/<> MÜS-TEF-İ-LÜN )


- TARGET[İng.] / AUFTREFFPLATTE/ZIEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEDEF


- HEDVALL EFFECTS[İng.] / EFFETS HEDVALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDVALL ETKİLERİ


- HEEL :/yerine TOPUK


- HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX

( Kant'ın takipçisi ve geliştiricisi. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in öğrencisi ve Marx'ın öncüsü/hocası. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in takipçi ve geliştiricisi. Feuerbach'ın öğrencisi. )


- HEGEL ve HZ. MUHMAMMED

( Bireşimi(tevhidi), felsefede bulan, en yetkin filozof. VE Tevhidi bilen ve sunan peygamber. )


- HEGEL ile KEGEL


- HEGEL ile/ve/=/||/<>/< PLATON GİBİ DAVRANAN ARİSTOTELES


- HEXADÉCYL[Fr.] / HEXADECYL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSADESİL


- HEKTOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKTOL


- HEXADECYL, CETYL[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZADESİL, SETİL


- HELAL/HALAL[Ar. < ḤALĀL] ile/||/<> MÜBAH/MUBAH[Ar. < MUBĀḤ]

( helalühoş helalzade Dinin kurallarına aykırı olmayan dinî bakımdan yasaklanmamış olan haram karşıtı Kurallara geleneklere uygun Kurallara geleneklere uygun olarak Nikâhlı eş Bir durumun beğenildiğini göstermek için bravo aferin anlamında kullanılan bir söz )


- HELÂL ile CAİZ


- HELÂL ile/ve HELÂL


- HELÂL ile/ve/||/<> HİLÂL ile/ve/||/<> LÂLEH


- HELÂL[Ar.] ile MÜBÂH[Ar.]


- HELÂL ve/= RIZÂ


- HELÂL ile TAYYİP


- HELEZON, SPİRAL | HELEZONİ | HELEZONİ, SPİRAL, HELİSEL | BOBİN, SOLENOİT | HELEZONÎ | HELEZON | HELİS ile/||/<> HELİS ile/||/<> SARMAL

( sarmal E3 uzayında her noktasındaki teğeti sabit bir u birim vektörüyle sabit açı yapan eğri bak tersüstel sarmal hiperbolik sarmal Arşimet sarmalı Süsleme İyon düzenindeki sütun başlıklarının üst bölümünde yanlara doğru burgaç biçiminde bökülen kıvrım Sarılarak ya da çevrilerek devinen genel uygulayım Dolanarak oluşmuş dolamlı dolamsı çizgi biçim vb Yalıtılmış iletken teli yuvaksal bir yüzey üzerine bir ya da çok katlı sararak elde edilen uzun makara anlamdaş akım sarmalı biyoloji fizik biyoloji fizik Alfa sarmal )

( HELIX )

( HELICE | HÉLICE )

( SCHRAUBENLINIE )


- HELEZONİ[Ar. < ḤALEZŪNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> SARMAL


- HELİK ile HELİS ile HELİSEL


- HELİKS/HELIX[İng.] ile/değil/yerine/= SARMAL


- HELIOGRAPH/INSOLATION[İng.] ile/değil/yerine/= HÉLIOGRAPHE/INSOLATION/SOLEIL[Fr.] ile/değil/yerine/= HELIOGRAPH/SONNENEINSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GÜNEŞLIK

( Sinema/TV. Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım. @@ yapıcılık, otomobilcilik, fotoğrafçılık: Güneş ışınlarının etkisini önlemeye yarayan gereç. )


- HELIOGRAPH[İng.] ile/||/<> HÉLIOGRAPHE[Fr.] ile/||/<> HELIOGRAPH[Alm.] ile/||/<> GÜNEŞSEL

( Güneşe ilişkin güneşsel enlem güneşsel boylam gibi )

( HELIOGRAPH )

( HÉLIOGRAPHE )

( HELIOGRAPH )


- HELIX[İng.] ile/||/<> HELIX[Fr.] ile/||/<> HELIX[Alm.] ile/||/<> SARMAL

( 1 İnsan dış kulağının dış kıvrımı 2 DNA sarmalı Heliks 3 Bir tip ikincil protein yapısı )

( HELIX )

( HELIX )

( HELIX )


- HELL :/yerine CEHENNEM


- HELMERT'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMERT[Fr.] / HELMERT-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMERT FORMÜLÜ


- HELMHOLTZ-KETTELER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETTELER FORMÜLÜ


- HELPFUL :/yerine FAYDALI


- HEMAL KANAL[İng. HEMAL CANAL] ile/||/<> HEMATOFAGUS[İng. HEMATOPHAGOUS] ile/||/<> HEMATOJEN[İng. HAEMATOGENOUS] ile/||/<> HEMATOKROM[İng. HEMATOCHROME] ile/||/<> HEMATOKSİLİN[İng. HEMATOXYLIN] ile/||/<> HEMATOLOJİ[İng. HEMATOLOGY] ile/||/<> HEMATOPOİEZ[İng. HEMATOPOIESIS]

( Hemal yayların meydana getirdiği ve içinden kan damarları geçen kanal. @@ Kanla beslenen. @@ Kan ya da bileşenlerinin bir ya da daha fazlasının üretimiyle ilgili; kandan kaynaklanan. Kan yoluyla dağılan ya da dağıtılan; kan yoluyla bulaşan. @@ Bazı kırmızı alglerde bulunan karotenoit pigment. @@ Bakkam ağacı (Haematoxylin campechianum) gövdesinden elde edilen ve doku kesitlerinin boyanmasında yaygın bir biçimde kullanılan doğal bir boya. @@ Kan ve kan oluşumunu inceleyen bilim dalı. @@ Ana gözelerden kan gözelerinin oluşumu.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEM-DİL -ile

( DÜŞÜNCELERİ, YÜREKLERİ BİR OLAN, GÖNÜLDEŞ )


- HEME ile/||/<> CHLOROPHYLL ile/||/<> COBALAMIN ile/||/<> IRON-SULFUR

( Metal içeren biyomoleküller. )

( Formül: Fe²⁺ ⇌ Fe³⁺ )


- HEMHAL[Fars. < HEM + Ar. ḤĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> HEMHÂL

( Aynı durumda olan )


- HEMOFİL ile/||/<> HEMOFİL[Fr. < HÉMOPHILE]

( Kan içeren ortamda iyi üreyen mikroorganizmalar Kan içeren ortamda iyi üreyen mikroorganizmalar )

( HEMOPHIL )

( HÉMOPHILE )


- HEMOFİL ile HEMOFİLİ


- HEMOFOBİ[İng. HEMOPHOBIA] ile/||/<> HEMOSÖL[İng. HEMOCOEL] ile/||/<> HEMOSTAZ[İng. HEMOSTASIS]

( Kan korkusu olarak bilinen, Yunancada "kan" anlamına gelen αἷμα ("haima") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Eklem bacaklılarda gerçek sölomun yerine geçen ve içinde kanın dolaştığı geniş boşluk. @@ Kendi kendine olabilecek bir kanamayı önleyen ya da herhangi bir nedenle başlayan bir kanamayı durduran süreçlerin tümüdür. Damar bütünlüğünün bozulmasına bağlı olarak meydana gelen kanamanın durmasıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HEMOPHİLE[Fr. < HÉMOPHILE] ile/değil/yerine/=/||/<> HEMOFİL

( Kanaması dinmeyen hemofili hastalığına tutulan kimse )


- HENTBOL ile/||/<> EL TOPU


- HENTBOL ile HENTBOLCU/LUK


- HER BABAYİĞİDİN HARCI DEĞİL ile HER BABAYİĞİDİN KÂRI DEĞİL


- HERBAL[İng.] ile/değil/yerine/= OTSU BİTKİ


- HEREDİTER/HEREDITARY[İng.] ile/değil/yerine/= KALITIMSAL


- HERGELE[Fars. < HERGELE'DEN] ile/değil/yerine/=/||/<> HERAGİL

( Terbiyesiz görgüsüz kimseler )


- HERHÂL[Fars. < HER + Ar. HĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> HERHÂLDE


- HERHANGİ ile ARTIK DEĞİL

( ANY vs. ANY MORE )

( هر ile هريک ile هرگونه ile هيچ نوع ile هيچ ile ديگر )

( NPAR ile NPARYK ile NPARGONEH ile YEHYCH NO ile YEHYCH ile DYGAR )


- HERKES, "HER ŞEYİN FARKINDA"
ile/değil/||/<>/<
"HİÇKİMSE, HİÇBİR ŞEYİN FARKINDA DEĞİL" DEĞİL


- Herkesle herşeyi konuşma fakat her ayrıntıyı KONUŞ(ABİL)!!!


- HERKÜL[HERKÜL][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> HERKÜL

( Güçlü kuvvetli kimse )


- HERMANN-MAUGUIN-SYMBOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HERMANN-MAUGUİN SİMGESİ


- HERMİTİAN ile/||/<> UNİTER ile/||/<> NORMAL

( Karmaşık matrislerin özel sınıfları. )

( Formül: A† = (A*)^T )


- HERTZSPRUNG-RUSSELL DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE HERTZSPRUNG-RUSSELL[Fr.] / HERTZSPRUNG-RUSSELL-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= HERTZSPRUNG-RUSSELL ÇİZGESİ/DİYAGRAMI


- HERZEVEKİL[Fars. < HERZE + Ar. VEKĪL] ile/değil/yerine/=/||/<> HERZEVEKİL

( Kendisini ilgilendirmeyen işlere karışan kimse Saçma sapan gereksiz konuşan kimse )


- HESAPLAMALI ile BELİMSEL


- HETEROSEKSÜEL[Fr. < HÉTÉROSEXUEL] ile/değil/yerine/= ÖTEKİ EŞEYSELİ İSTEYEN


- HETEROSEXUEL[Fr. < HÉTÉROSEXUEL] ile/değil/yerine/=/||/<> HETEROSEKSÜEL

( Karşı cinsi arzulayan )


- HEVES ile/değil/yerine İDEAL

( Yetersiz zihinlerde. İLE/DEĞİL/YERİNE Yetkin zihinlerde. )


- HEY! KEL! ile/değil HEYKEL


- HEYECAN-I MURAKABE ile/||/<> EMOTIONAL CONTROL[İng.] ile/||/<> COŞKU DENETİMİ

( Kişinin açık coşkusal davranışını çevreye yöneltirken gösterdiği kendini tutma gücü )

( EMOTIONAL CONTROL )


- HEYETİ UMUMİYE | GENEL KURUL -ile/||/<>


- HEYETİ UMUMİYE ile/||/<> ASSEMBLÈE GÈNÈRALE[Fr.] ile/||/<> GENEL KURUL

( GENERAL ASSEMBLY )

( ASSEMBLÈE GÈNÈRALE )

( GENERALVERSAMMLUNG )

( ASSEMBLEA GENERALE )

( ΓΕΝΙΚΉ ΣΥΝΈΛΕΥΣΗ / γενική συνέλευση )


- HEYKEL[Ar.] ile/değil/yerine/= ANIT/YAPIT/YONTU

( STATUE vs. MONUMENT )


- HEYKEL[Ar. < HEYKEL] ile/değil/yerine/=/||/<> HEYKEL

( heykeltıraş Taş tunç bakır kil alçı vb maddelerden yontularak kalıba dökülerek ya da yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser yontu statü )


- HEYKEL ile KOLOSAL

( ... İLE Büyük boyutlu ve masif mimari ögeleri ve heykelleri niteler. )


- HEYKEL ile/ve/değil MOZOLE[Fr. < Yun.]


- HEYKEL ile PIETA

( ... İLE Kucağında, ölü İsa Mesih'i tutan Meryem Ana heykeli. )


- HEYKEL ile/ve TORS

( ... İLE/VE Gövde heykeli. )


- HEYKELLEŞTİRMEK ile HEYKEL ile HEYKELCİ/LİK ile HEYKELLİ ile HEYKELCİ KALEMİ


- HEYÛLA ve/<> SÛRET ve/<> ŞEKİL ve/<> NİTELİK


- HEZAR[Fars. < HEZĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> BÜLBÜL


- HEZEL[Ar. < HEZL] ile MİZÂH[Ar.]

( Çevresindekileri neşelendirmek amacıyla yazılan ya da söylenilen söz. | Bir şiiri ya da şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme. İLE Eğlendirme, güldürme ve birinin davranışına, incitmeden takılma amacını güden ince alay. | Gerçeğin güldürücü yanlarını ortaya koyan yazın türü. )


- HEZL[Ar. < HEZL] ile/değil/yerine/=/||/<> HEZEL

( Karşısındakini neşelendirmek amacıyla yazılan ya da söylenen söz Bir şiiri ya da şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme )


- HİÇ ÖNEMİ YOK ile/değil ÖNEMLİ DEĞİL


- HICÂ[Ar.] ile 'AKL[Ar.]


- HİCAL[Ar. < HACLE] ile HİCÂL[Ar. < HECL]

( Gelin odaları. İLE Çukurlar, uçurumlar. )


- HİÇÇİLİK = ADEMİYUM MEZHEBİ = NIHILISM[İng.] = NIHILISME[Fr.] = NIHILISMUS[Alm.] = NIHIL[Lat.]


- HİDİVAL ile HİDİV

( KHEDIVAL vs. KHEDIVE )

( خديوي ile خديو )

( خديوي ile خديو )


- HYDRATE[İng.] / HYDRATE, HYDRATÉ[Fr.] / HYDRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDRAT, SULU, HİDRALL


- HİDROELEKTRİK ile HİDROELEKTRİK SANTRAL


- HİDROFİL/HYDROPHIL[İng.] ile/değil/yerine/= SUCUL, SU GEÇİMLİ, SUÇEKEN


- HİDROFİL ile HİDROFİL

( Sucul. İLE Suböceği. )


- HİDROFİL ile HİDROFİLİK


- HİDROFİL ile/değil/yerine/= SU BÖCEĞİ


- HİDROFİL/HİDROFİLİK ile/değil/yerine/= SUCUL


- HİDROFİLİK[Fr. < HYDROPHILIC] ile/değil/yerine/=/||/<> SUCUL


- HİDROGRAFİ/K ile/değil/yerine/= SUBİLGİSİ/SUBİLGİSEL


- HİDROKARBON ile/||/<> ALKOHOL

( Sadece karbon ve hidrojen atomlarından oluşan bileşikler. İLE/||/<> Karbon, hidrojen ve oksijen atomları içeren bileşikler. )


- HİDROKSİL ile/||/<> HİDROKSİL[Fr. < HYDROXYLE]

( OH bir hidrojenle bir oksijen atomundan oluşan 1 değerlikli kök kimya )

( HYDROXYL | OXYDE )

( HYDROXYLE | OXYDE )

( HYDROXIL | OXYD )

( IDROSSILE )

( ΥΔΡΟΞΎΛΙΟ / υδροξύλιο )


- HİDROKSİL ile/ve/<> HİDROKSİT

( Bir madenle birleştiği zaman hidroksit yapan atom grubu. İLE/VE/<> Bir maden üzerine suyun etkisiyle, yani bir hidroksil grubu ile bir madenin kaynaşmasından oluşan bileşik. )


- HYDROXYL[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROKSİL


- HİDROLOJİ/K ile/değil/yerine/= SUBİLİM/SEL


- HİDROSEFAL ile HİDROSEFALİ


- HİDROSEL ile/ve/||/<> VARİKOSEL


- HİDROSKOP ile HİDROSOL

( HYDROSCOPE vs. HYDROSOL )

( آب بين ile هيدروسل )

( AB BEYNE ile YEHYDROSEL )


- HYDROSOL[İng.] / HYDROSOL[Fr.] / HYDROSOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROSOL


- HİDROTERAPİ ile HİDROTERMAL

( HYDROTHERAPY vs. HYDROTHERMAL )

( آب درماني ile گرمابي )

( AB DARMANY ile GARMABY )


- HİDROTERMAL[Fr. < HIDROTERMAL] ile/değil/yerine/=/||/<> HİDROTERMAL

( Şifalı sıcak su kaynağı )


- HİGH ENTROPY ile/||/<> QUASİCRYSTAL ile/||/<> AMORPHOUS

( Kristal olmayan yapılar. )

( Formül: ΔSmix > 1.5R )

( Formül: ΔSmix > 1.5R )


- HIGH SCHOOL[İng.] ile/||/<> LYCÉ[Fr.] ile/||/<> LİSE[Fr. < LYCÉE]

( Öğrencileri ortaokuldan sonra en az üç yıllık bir eğitimle yaşama ya da yüksek öğretime hazırlayan orta öğretim kurumu )

( HIGH SCHOOL )

( LYCÉ | LYCÉE )


- HIGHWAY :/yerine OTOYOL


- HİGROFİL[Fr. < HYGROPHILE] ile/değil/yerine/=/||/<> NEMCİL


- HİJYEN ile/ve/||/<> STERİL

( Sağlıklı, temiz. İLE/VE/||/<> Mikropsuz, fazlalıktan arın(dırıl)mış. )


- HİKMET ve/||/<> DENGE/İTİDAL


- HİLAF ile HİLAL ile HİLAT ile HİLALİ ile HİLAFSIZ ile HİLAFSIZCA


- HİLAL[Ar. < HİLĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> HİLAL

( Ayın ilk günlerinde aldığı yay biçimi ayça yeni ay Çocukların okuma öğrenmeye başladıklarında satır ve sözleri şaşırmamak için söz üzerinde gezdirdikleri ucu sivri uzunca bir gösterme aracı )