Bugün[16 Nisan 2026]
itibarı ile 26.682 başlık/FaRk ile birlikte,
26.682 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(93/108)


- TAŞRA ile TAŞRALI/LIK ile TAŞRA AĞZI


- TASTE :/yerine TAT, TATMAK


- TASTİK değil TASDİK


- TASVİR ile TASVİRİ ile TASVİRCİ/LİK ile TASVİRİ FİİL ile TASVİRİ DİL BİLGİSİ


- TATAR YAKUP SOKAK :

( Merkez Sarıyer'de Koru bölgesindeki en uzun sokaktır. 93 Harbi (Osmanlı Rus Harbi) nedeni ile Kırımdan göç edenlerin iskân edildiği bir sokaktır. Buraya iskân edilenlerin en önemli ismi Tatar Yakup Ağa olması nedeni ile sokağa "Tatar Yakup Sokak" ismi verilmiştir. Bu sokak sakinlerinden Samim Nebioğlu Dz. Astsubaydı. Dumlupınar denizaltısında görevliydi. Tatbikat dönüşü Çaanakkale/Nara burnu önlerinde 04.04.1953 günü gecesi İsveç bandıralı bir gemi ile çarpıştı ve denizaltı battı. 86 denizciden beşi kurtuldu, 81 denizci ise şehit oldu. Şehit olan astsubaylardan biri olan Samim Nebioğlu su sokak sakini ve Tatar Yakup Ağa'nın yakınlarından biriydi. )


- TATARCIK ile TATARCIK

( Türlü hastalıkları taşıyan, insanda, asalak olarak yaşayan böcek. İLE Şiddetli karın ağrısı. )

( PHLEBOTOMUS cum ... )


- TATARCIK ile TATARCIK HUMMASI


- TATARLAŞMAK ile TATAR ile TATARI ile TATARCA ile TATAR AĞASI ile TATAR BÖREĞİ ile TATAR ARABASI ile TATAR ÇORBASI


- TATAVA ile TATAVACI/LIK


- TATBİK ile TATBİKİ ile TATBİK MÜHRÜ ile TATBİK İMZASI


- TATİL ile TATİLCİ/LİK ile TATİL KÖYÜ


- TATİLDE [SADECE] YATMAK değil/yerine 1-2 UĞRAŞ/ODAK SAHİBİ OLMAK

( Tatil sadece [ya da tamamen] yatma dönemi değildir. Günlük yaşamdaki onlarca uğraş içinde, yeteri kadar rahat zaman ayıramadığımız için yapamadıklarımızı gerçekleştirmek üzere değerlendirmemiz gereken bir süreç/dönemdir! )


- TATLANDIRABİLMEK ile TATLANDIRICI ile TATLANDIRICILI


- TATLANMAK ile TATLANDIRMAK


- TATLI/RAFİNE(BEYAZ) ŞEKER/FRUKTOZ(MEYVE ŞEKERİ) => ŞİŞMANLIK ile/ve/<> SÜREĞEN YORGUNLUK

( ["Gerekli"/gereksiz] Tüm [olağan/yoğun/fazla] şekerli ürünler, [tatlılar ve hatta çoğu şekerli meyve], insülin direnç eşiğinin yükselmesine ve hızlı iniş çıkışlar nedeniyle [daha fazla/hızlı yeme isteği, yorgunluk ve dinlenme gereksinimi] kısır döngüsüne sokan bir süreci tetiklemektedir. Dolayısıyla, doğada pek yeri ve yararı olmayan tatlıya (ve "tutkusu"na), ihtiyârımızla[Hayır! diyebilme bilgi ve becerimizle] karşı/uzak durmamızı sağlamak ve sürdürmek durumundayızdır!

Her zaman için anımsanmalı ki...
Yediğimizden "kâr", yemediğimizden yarar elde ederiz! )


- TATLILAŞMAK ile TATLILAŞTIRMAK ile TATLI/LIK ile TATLICA ile TATLICI/LIK ile TATLILI ile TATLI SU ile TATLI DİL ile TATLI SÖZ ile TATLI BELA ile TATLI SERT ile TATLI BADEM ile TATLI DİLLİ/LİK ile TATLI KAÇIK ile TATLI LİMON ile TATLI SÖZLÜ/LÜK ile TATLI TATLI ile TATLI KAŞIĞI ile TATLI SÜLÜMEN


- TAT/LI/LIK ve/<>/>< ZAHMET


- TATLIYI:
YEMEKTEN ÖNCE YEMEK ile/ve/||/<> YEMEKTEN SONRA YEMEK


- TATMİN[Ar.] (ETMEK) ile DİNDİRMEK/DOYUMLATMAK

( TO SATISFY vs. TO QUENCH )


- TATMİN OLMAK değil/yerine/= DOYUMLANMAK


- TATMİN[Ar.] ile DOYUM/DOYGUNLUK


- TATMİN ile/ve/> DURMASINI BİLMEK

( Sükûn bulmak, sakinleşmek, itminana kavuşmak. İLE/VE/> ... )


- TATMİN ile TATMİNSİZ/LİK


- TATMİN ile/ve ZEVK

( SATISFACTION vs./and PLEASURE )


- TATSIZLAŞMAK ile TATSIZ/LIK ile TATSIZ TUZSUZ


- TATTIRMAK ile TATTIRABİLMEK


- TAV ile TAVA/LIK ile TAVA BÖREĞİ ile TAVA EKMEĞİ


- TAVADA:
KAVURMAK ile/değil ÇEVİRMEK


- TAV'AN VE KERHEN değil/yerine/= HEM İSTEYEREK, HEM DE İSTEMEYEREK


- TAVANIN SAPINI, OCAĞIN, ...:
DIŞINA DOĞRU değil YANLARA DOĞRU TUTMAK


- TAVERNA ile TAVERNACI/LIK


- TAVIR ALMAK ile/ve/<> HAKSIZLIK ETMEMEK/ETMEDEN!


- TÂVİZ VER(ME)MEK ile GERİ ADIM ATMA(MA)K


- TÂVİZ VERMEK/VERMEMEK ile/ve/||/<> KAPI ARALAMAK/ARALAMAMAK


- TAVİZ ile TAVİZCİ/LİK ile TAVİZSİZ


- TAVLAMAK ile KAFALAMAK


- TAVLAMAK ile TAVLANMAK ile TAVLANDIRMAK ile TAVLAYABİLMEK ile TAVLA ile TAVLACI/LIK


- TAVSAMAK ile TAVSATMAK


- TAVŞAN ile TAVŞAN BEYİNLİ ile TAVŞAN DUDAK

( HARE vs. HARE BRAINED vs. HARE LIP )

( خرگوش ile دراز گوش ile گوشت خرگوش ile سبک مغز ile لب خرگوشي )

( KHARGOSH ile DARAZ GUSH ile GUSHT KHARGOSH ile SABAK MOGHZ ile LAB KHARGOSHY )


- TAVŞAN/LIK ile TAVŞANCI/LIK ile TAVŞANLI ile TAVŞAN ETİ ile TAVŞAN DUDAK ile TAVŞAN UYKUSU ile TAVŞAN YÜREKLİ ile TAVŞAN ANAHTARI


- TAVSİYE EDİLEBİLİR ile ÖĞÜT VERMEK ile DANIŞMAN

( ADVISABLE vs. ADVISE vs. ADVISER )

( مصلحتآميز ile صواب ile مقتضي ile مصلحتي ile مصلحت آميز ile مقرون بصلاح ile قابل توصيه ile نصيحت کردن ile پند گفتن ile پند دادن ile توصيه کردن ile آگاه کردن ile تجويز ile اعلاميه ile اندرز دادن ile ناصح ile رهنمون )

( مصلحتآميز ile SAVAB ile MOGHTEZY ile MOSOLHATY ile MOSOLHAT AMYZ ile مقرون بصلاح ile GHABEL TOSYYEH ile NASYHAT KARDAN ile PAND GOFTAN ile PAND DADAN ile TOSYYEH KARDAN ile AGAH KARDAN ile TAJOYZ ile ELAMYYEH ile ANDARZ DADAN ile NASEH ile RAYANEMON )


- TAVSİYE ETMEK değil/yerine/= ÖNERMEK/SALIK VERMEK


- TAVSİYE ile/ve/||/<>/> TEŞVİK


- TAVUK ile AYAM CEMANİ

( ... İLE Endonezya tavuğu. Renginin tamamen siyah olması, en büyük özelliğidir. Sadece tüyleri değil eti ve kemiği de siyahtır. Yetişkinlerinin ağırlığı ortalama 2 kilo, horozları ise 2.5 - 3 kilo civarındadır. )


- TAVUK ile ÇAYIRTAVUĞU

( ... İLE Ormantavuğugillerden, sırtı beyaz çizgili, siyah ve esmer, karnı siyah bir kuş. )

( ... cum TYMPANUCHUS CUPIDO )


- TAVUK ile ÇAYLAK

( ... İLE Yırtıcılardan, uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlı hayvanları avlayan, tavuk büyüklüğünde bir kuş. )


- TAVUK ile DİLALTI

( Tavuklarda görülen bir sayrılık/hastalık. )


- TAVUK ile FUNDATAVUĞU

( ... İLE Avustralya'da yaşayan tavuksulardan bir kuş türü. )

( ... cum CATHETFURUS LATHAMI )


- TAVUK ile/ve/değil KAR TAVUĞU

( ... İLE/VE Kuzey Kutbu'nda yaşarlar. )


- TAVUK ile KARA, ORMAN TAVUĞU


- TAVUK ile KARATAVUK

( ... İLE Karatavukgillerden, tüyleri kara, meyve ve böceklerle beslenen ötücü kuş. )

( ... cum TURDUS MERULA )


- TAVUK ile/değil/yerine/>< KARTAL

( Kısmen ve kısa uçabilir fakat yükselemez. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< En yüksekte uçabildiği gibi alçaktan da uçabilir. )


- TAVUK ile LEGORN[İng.]

( ... İLE Beyaz tüylü bir tavuk ırkı. )


- TAVUK ile SU TAVUĞU/KALİNİS

( ... İLE Su tavuğugillerden, gri, kızıl karışımı tonda, benekli ya da çizgili tüyleri olan bir kuş. )

( ... cum FULICA ATRA )


- TAVUK ile TAVUK ÇİFTLİĞİ ile TAVUK YETİŞTİRİCİLİĞİ ile TAVUK ETİ

( CHICKEN vs. CHICKEN FARM vs. CHICKEN FARMING vs. CHICKEN MEAT )

( مرغ ile جوجه ile مرغ داري ile مرغداري ile گوشت مرغ )

( MORGH ile JUJEH ile MORGH DARY ile MORGHDARY ile GUSHT MORGH )


- TAVUK ile TAVUKLU ile TAVUKÇU/LUK ile TAVUKLAR ile TAVUK ETİ ile TAVUK BİTİ ile TAVUK BALIĞI ile TAVUK SARMASI


- TAVZİF ETMEK değil/yerine/= GÖREVLENDİRMEK


- TAXMAQ[Azr.] = GEÇİRMEK[Tr.]


- TAY ile TAYA/LIK ile TAYF ile TAYT ile TAY TAY ile TAYF ÖLÇÜMÜ ile TAY TAY ARABASI


- SPECTRAL SENSITIVITY[İng.] / SENSIBILITÉ SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALE EMPFINDLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL DUYARLILIK


- SPEKTRAL YOĞUNLUK[Osm.] / SPECTRAL DENSITY[İng.] / DENSITÉ SPECTRALE[Fr.] / SPEKTRALE DICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= TAYFSAL YOĞUNLUK


- TAYLAMAK ile TAYLAK


- TAYYAR ile TAYYARE ile TAYYARECİ/LİK


- TAYYETMEK[Ar.< TAYY] değil/yerine/= ÇIKARMAK | ARADAN ÇIKARMAK, YOK ETMEK


- TAZAMMUN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= İÇERMEK | İÇLEM


- TAZARRU'[Ar. < ZURÛ] değil/yerine/= YALVARMAK

( Kendini alçaltarak yalvarma. İLE Yalvarma. )

( YALVAR: Para. [BÂKÎ'nin bir şiirindeki son beytinde geçen] )


- TAZE ile TAZE TEREYAĞI ile TAZE TARİHLER ile TAZE MEYVE VE SEBZELER ile TAZELİK

( FRESH vs. FRESH BUTTER vs. FRESH DATES vs. FRESH FRUITS AND VEGETABLES vs. FRESHNESS )

( شاداب ile با نشاط ile نورس ile زنده ile خام ile خنک ile خرم ile پرطراوت ile تازه ile تر و تازه ile باطراوت ile تازه کردن ile مسکه ile رطب ile تره بار ile طراوت ile تازگي ile خامي ile شادابي ile نوچگي )

( SHADAB ile BA NESHAT ile NORS ile ZANDEH ile KHAM ile KHANK ile KHRAM ile PORTARAVAT ile TAZEH ile TAR VE TAZEH ile BATERAVAT ile TAZEH KARDAN ile MOSKEH ile ROTB ile TAREH BAR ile TARAVAT ile TAZGY ile خامي ile SHADABY ile نوچگي )


- TAZELEMEK ile TAZELENMEK ile TAZELETMEK ile TAZELEŞMEK ile TAZELENDİRMEK ile TAZELEŞTİRMEK ile TAZELEYEBİLMEK ile TAZE/LİK ile TAZECE ile TAZE PARA ile TAZE SOĞAN ile TAZE FASULYE


- TAZILAŞMAK ile TAZI/LIK ile TAZICI


- TAZMİN ETMEK ile TAZMİNAT

( INDEMNIFY vs. INDEMNITY )

( غرامت دادن ile غرامت ile جبران زيان )

( GHARAMET DADAN ile GHARAMET ile JABRAN ZYAN )


- TAZYİK[Ar.] değil/yerine/= BASINÇ


- TAZYİK ile TAZYİKLİ ile TAZYİKSİZ ile TAZYİKLİ SU


- TAZZİK değil TAZYİK


- TEACH :/yerine ÖĞRETMEK


- TEATİ (ETMEK) değil/yerine/= GÖNDERİŞMEK


- TEBAA[Ar.] değil/yerine/= UYRUK


- TEBELLEŞ ile/ve/değil/||/<>/< MUSALLAT (OLMAK)


- TEBELLÜĞ[Ar.] değil/yerine/= BİLDİRİMİ ALMAK


- TEBER ile NACAK


- TEBERLER:
MÜTTEKÂ/NACAK ile NÎZE, HARBE ile BAYRAK/LİVÂ/SANCAK


- TEBERRÂ[< BERÂ] ile UZAKLAŞMA, UZAK DURMA, ÇEKİLME | SEVMEYİP YÜZ ÇEVİRME | KÖTÜ AHLÂK


- TEBERRÜKEN[Ar.] değil/yerine/= HEDİYE OLARAK


- CHALK[İng.] / CRAIE, BLANCHE DE CRAIE, VOIR CARBONATE DE CALCIUM[Fr.] / KREIDE, CALCIUMKARBONAT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEBEŞİR


- TEBEŞİRLEMEK ile TEBEŞİRLENMEK ile TEBEŞİR ile TEBEŞİRLİ ile TEBEŞİRSİZ ile TEBEŞİRLEŞME


- TEBHÂL/E[Ar.] | COLD SORE, HERPES[İng.] değil/yerine/= UÇUK


- TEBRİK ETMEK ile KUTLAMA AMAÇLI ile TEBRİK ETMEK ile TEBRİK ile TEBRİKLER

( CONGRADULATE vs. CONGRADULATORY vs. CONGRATULATE vs. CONGRATULATION vs. CONGRATULATIONS )

( تهنيت گفتن ile تهنيت آميز ile شادباش گفتن ile تبريک گفتن ile مبارک باد گفتن ile تبريک ile تهنيت ile مبارک باد ile مبارک باشد ile چشم ما روشن ile شادباش )

( TAHANYT GOFTAN ile TAHANYT AMYZ ile SHADBASH GOFTAN ile TABARYK GOFTAN ile MOBARK BAD GOFTAN ile TABARYK ile TAHANYT ile MOBARK BAD ile MOBARK BASHOD ile CHESHAM MA ROSHEN ile SHADBASH )


- TEBRİK ETMEK değil/yerine/= KUTLAMAK


- TEBRİK değil/yerine/= KUTLAMA


- TEBRİK ile TEBRİK KARTI ile TEBRİK MESAJI


- TEBRİK ile/ve/||/<>/> TEŞVİK


- TECAVÜZ ETMEK ile TECAVÜZ

( ENCROACH vs. ENCROACHMENT )

( دست درازي کردن ile دست اندازي ile حد شکني )

( DAST DARAZY KARDAN ile DAST ANDAZY ile HAD SHKANY )


- TECELLÎ ile/ve FÂŞ ETMEK


- TECELLİ ile/ve GÜZELLİK

( AHLÂK: Vahiy yoluyla gelen tecellî. )


- TECELLİ[Ar.] ile/ve/||/<> TAHAKKUK[Ar.]


- TECEMMU[Ar.] değil/yerine/= YIĞINAK


- TEÇHİZ ETMEK değil/yerine/= DONATMAK


- TECHNICAL :/yerine TEKNİK


- TECHNIQUE :/yerine TEKNİK


- TECİM/TİCARET:
KAZANMAK ya da GEREKSİNİMİNİ KARŞILAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KAZANDIRMAK ya da GEREKSİNİMİ KARŞILAMAK


- TECRÜBE ile TECRÜBELİ/LİK ile TECRÜBESİZ/LİK ile TECRÜBESİZCE


- TEDARİK ETMEK değil/yerine/= EDİNDİRMEK


- TEDARİK değil/yerine/= EDİNDİRİ


- TEDARİK ile/ve TEMİN


- TEDARİKLEMEK ile TEDARİK ile TEDARİKLİ ile TEDARİKÇİ/LİK ile TEDARİKSİZ/LİK


- TEDAVİ EDİLEMEZLİK ile TEDAVİ EDİLEMEZ

( INCURABILITY vs. INCURABLE )

( لاعلاجي ile بيدوا ile بهبودي ناپذير ile درمان ناپذير ile معاجه ناپذير ile علاج ناپذير ile بي درمان ile لاعلاج ile بي علاج ile درمانناپذير )

( LALAJY ile بيدوا ile BACPEHBUDY NAPAZYR ile DARMAN NAPAZYR ile MOAJEH NAPAZYR ile ALAJ NAPAZYR ile BEY DARMAN ile LALAJ ile بي علاج ile DARMANANAPAZYR )


- TEDAVİ/TREATMENT[İng.] ile SAĞALTIM/SAĞALTMAK ONULTUM/ONULTMAK


- TEDBİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< FİKİR (ETMEK)

( Sonuca yönelik düşünme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Sonuca yönelik olmayan düşünme. )

( Zât bakımından aynı, itibar bakımından ayrılardır. )

( Sona bakmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Yola bakmak. )

( [not] Thinking to [get/go] consequence. VS./AND/BUT/||/<>/>/< Any kind of thinking without consequence.
Any kind of thinking without consequence. INSTEAD OF Thinking to [get/go] consequence. )

( [not] PRECAUTION vs./and/but/||/<>/>/< TO THINK
TO THINK instead of PRECAUTION )


- TEDBİR ile GEREKLİLİK

( PRECAUTION vs. NECESSITY )


- TEDBİR ile TEDBİRLİ/LİK ile TEDBİRSİZ/LİK ile TEDBİRSİZCE


- TEDBİR ile YASAK

( PRECAUTION vs. PROHIBITION/FORBIDDEN )


- TEDBİRLİ/LİK ile/ve/değil/||/<>/< KARAMSAR/LIK


- TEDBİRSİZLİK ile/ve/değil DALGI/GAFLET


- TEDBİRSİZLİK ile/ve/<> EYLEMSİZLİK

( İkisi de hüsrana götürür. )


- TEDBİRSİZLİK ile TEDBİRSİZ

( IMPRUDENCE vs. IMPRUDENT )

( بي تدبيري ile بي مبالاتي ile بي تدبير )

( BEY TADABYRY ile BEY MOBALATY ile BEY TADABYR )


- TEDHİŞ ile TEDHİŞLİ ile TEDHİŞÇİ/LİK ile TEDHİŞSİZ


- TEDİRGİNLEŞMEK ile TEDİRGİN/LİK


- TEDİRGİN/LİK ile/ve/<>/>/< GERGİN/LİK


- TEDİRGİNLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HEYECAN


- TEDİRGİNLİK ile/ve/||/<> HUZURSUZLUK


- TEDİRGİNLİK ile/ve/<> KORKU


- TEEDDÜB[Ar.] değil/yerine/= UTANMAK


- TEENNÎ[Ar. < ENÂET] değil/yerine/= YAVAŞ GİTME, YAVAŞ HAREKET ETME, YAVAŞLIK; GECİKME | İLERİYİ DÜŞÜNEREK ACELESİZ, DİKKATLİ DAVRANMAK


- TEF ile TEFE ile TEFECİ/LİK ile TEFELİ


- TEFE ile TEF'E KOYMAK

( Dokuma tezgâhında, tarağı tutan ağaç ya da metal parça. İLE Biri hakkında alaylı dedikodu yapmak. )


- TEFEKKÜR ETMEK değil/yerine/= DÜŞÜNÜMLEMEK


- TEFEKKÜR ile DALGIN ile ÇAĞDAŞLIK ile ÇAĞDAŞ ile MODERN ile KÜÇÜMSEME ile AŞAĞILIK ile AŞAĞILAYICI

( CONTEMPLATION vs. CONTEMPLATIVE vs. CONTEMPORANEITY vs. CONTEMPORANEOUS vs. CONTEMPORARY vs. CONTEMPT vs. CONTEMPTIBLE vs. CONTEMPTUOUS )

( غور ile تفکري ile معقول ile معاصر بودن ile همزماني ile هم عصر ile معاصر ile هم دوره ile همزمان ile استحقار ile خواري ile حقارت ile استهزاء آميز ile قابل تحقير )

( غور ile تفکري ile MAGHOL ile MOASER BODAN ile CPEHMAZMANY ile NPAM ASR ile MOASER ile NPAM DOREH ile CPEHMAZMAN ile ESTAHGHAR ile KHARY ile HAGHART ile ESTEHAZA AMYZ ile GHABEL TAHGHYR )


- TEFEVVUK[Ar.] değil/yerine/= ÜSTÜNLÜK, ÜSTÜN GELME


- TEFRÎK[Ar.] ile ŞA'B[Ar.]


- TEFRÎK[Ar.] ile TEFKÎK[Ar.]


- TEFRİK ile TEFRİKA ile TEFRİKA ROMAN


- TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> TEMYÎZ[< MEYZ]

( Ayırma, ayırd etme, seçme. İLE/VE/<> Ayırt etme. | Mahkemelerce verilen kararın, yasa ve yöntem yönünden incelenmesini sağlayan yasal yol. | Yargıtay. )


- TEFRİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TEVHÎD

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Tenzihte teşbihi, teşbihte tenzihi görmek. / Zahirde bâtını, bâtında zahirde görmek. )


- TEFRİKA değil/yerine/= İKİLİK


- TEFRİKA[Ar.] değil/yerine/= SÜRMECE | İKİLİK

( Gazete ya da dergilerde çıkan, birbirini tamamlayan yazılardan oluşan dizi. | Bu biçimde yayımlanan. | İkilik. )


- TEFRİT değil/yerine/= GERİDELİK/YETMEZLİK


- TEFSİR ETMEK/TABİR ETMEK değil/yerine/= YORUM/LAMAK


- TEFTÎK[Ar. < FETK] ile TEFTÎK[Ar. < FETK]

( Yarma, yarılma. İLE Ditmek, didilmek, tarayıp açmak.[yün, pamuk vb.] )


- TEHALÜK[Ar.] değil/yerine/= ÇOK İSTEME, CAN ATMA


- TEHDİT ile/değil "GÖZDAĞI VERMEK"


- TEHDİT ile/ve/||/<>/> TEDİRGİNLİK


- TEHDİT ile/ve/<> YASAK


- [ne yazık ki]
TEHDİT ETMEK ile/ve/değil/||/<>/< "ABA ALTINDAN SOPA GÖSTERMEK"


- TEHİR ETMEK/TECİL ETMEK değil/yerine/= ERTELEMEK/SONRALAMAK


- TEHİR/TAVİK[Ar.] değil/yerine/= GECİKTİRME | ALIKOYMA


- TEHLİKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIK


- TEHLİKE ile TEHLİKELİ/LİK ile TEHLİKESİZ/LİK


- TEHLİKEDE OLAN ile TEHLİKEYE ATMAK ile TEHLİKEYE ATMAK

( ENDANGENRED vs. ENDANGER vs. ENDANGERING )

( در مخاطره ile بمخاطره انداختن ile مخاطره )

( DAR MOKHATEREH ile BAMKHATEREH ANDAKHTAN ile MOKHATEREH )


- TEHLİKEYE ATMAK ile TEHLİKE

( JEOPARDIZE vs. JEOPARDY )

( بمخاطره انداختن ile در خطر انداختن ile بخطر انداختن ile مخاطره ile گرفتاري حقوقي )

( BAMKHATEREH ANDAKHTAN ile DAR KHATAR ANDAKHTAN ile BAKHATAR ANDAKHTAN ile MOKHATEREH ile GARAFTARY HOQUQY )


- TEHLİKEYE ATMAK ile TEHLİKEYE ATILMIŞ

( JEOPERDIZE vs. JEOPERDIZED )

( در خطر انداختن ile بخطر انداختن ile در مخاطره )

( DAR KHATAR ANDAKHTAN ile BAKHATAR ANDAKHTAN ile DAR MOKHATEREH )


- TEK


- TEK BAŞINA YEMEK ile/yerine/değil BİRİ(LERİ)YLE (PAYLAŞARAK) YEMEK

( Her açıdan daha bereketlidir. )


- TEK BAŞINA YÜRÜMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KARANLIKTA YÜRÜMEK


- TEK BOYUTLULUK ile/değil/yerine/> DERİNLEŞME


- ODD-EVEN NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-PAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-ÇİFT ÇEKİRDEK


- TEK ÇOCUK ile KARDEŞİ OLAN

( 10 oturum/seans gerektirir. İLE 5 oturum/seans yeterlidir. )


- TEK ÇOCUK ile/<> SON ÇOCUK


- TEK ELİNİ KALDIRMAK ile İKİ ELİNİ BİRDEN KALDIRMAK

( "Durumu" kabul etmek. İLE "Durumu" kabul etmemek. )


- TEK İPLİK ile İKİ İPLİK ile ÜÇ İPLİK


- TEK KİŞİLİK YATAKTA:
TEK YATMAK ile/ve/yerine ÇİFT YATMAK


- TEK KULLANIMLIK ile TEK KULLANIMLIK ile İMHA ETMEK ile EĞİLİM ile TASARRUFLAR ile MÜLKSÜZLEŞTİRİLMİŞ ile MÜLKSÜZLEŞTİRME ile TASARRUF

( DISPOSABILITY vs. DISPOSABLE vs. DISPOSAL vs. DISPOSITION vs. DISPOSITIONS vs. DISPOSSESSED vs. DISPOSSESSION vs. DISPOSURE )

( مصرفي ile قابل عرضه ile درمعرض گذاري ile دراختيار ile طينت ile غلق ile طبع ile مشرب ile شيمه ile شيم ile محروم ile سلب مالکيت ile عرضه داشت )

( MASRAFY ile GHABEL ARZEH ile DARMARZ GOZARY ile DARAKHTYAR ile TYNAT ile غلق ile TAB ile MOSHARB ile شيمه ile SHYM ile MAHROM ile SALAB MALKYT ile ARZEH DASHT )


- MONOCHROMATIC LIGHT[İng.] / LUMIÈRE MONOCHROMATIQUE[Fr.] / MONOCHROMATISCHES LICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ IŞIK, MONOKROMATİK IŞIK


- MONOCHROMATIC[İng.] / MONOCHROMATIQUE[Fr.] / EINFARBIG, MONOCHROMATISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEK RENKLİ, MONOKROMATİK


- ODD-ODD NUCLEUS[İng.] / NOYAU IMPAIR-IMPAIR[Fr.] ile/değil/yerine/= TEK-TEK ÇEKİRDEK


- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK


- TEK TEK ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve İKİ ŞEYİ (NİSPETSİZ) BİLMEK ile/ve İKİ ŞEY ARASINDAKİ İLİŞKİYİ BİLMEK ile/ve "...DIR" TASDİĞİNİ BİLMEK


- TEK TEK ile/ve/<> AYRI AYRI ile/ve/<> YAVAŞ YAVAŞ ile/ve/<> GENİŞ GENİŞ


- TEK TIRNAK ( ' ) ile/<> ÇİFT TIRNAK ( " )

( Dakikanın simgesi. İLE/VE/<> Saniyenin simgesi. )

( Kesme simgesi. İLE/VE/<> Kişisel tanım simgesi. )


- TEK TIRNAK ( ' ) ile KESME ( ' )


- TEK TÜK


- TEK TÜK

( TIP vs. FLY )


- TEK TÜK (OLMAK, KAZANMAK, RASTGELMEK)


- TEK YANAK ile ÇİFT YANAK


- TEK ile/ve/değil <> BİRİCİK


- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK

( [not] UNIQUE vs./and/but KNOWN/MIGHT KNOWN UNIQUE )


- TEK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN TEK


- TEK ile/ve/değil/<> BİRİCİK


- TEK ile/ve/değil BU DA VAR!


- TEK ile/ve BÜTÜN


- TEK ile/ve ÇİFT

( DÜŞÜNCEDE: Yok edilebilir. İLE/VE Yok edilemez. )


- TEK ile/ve/||/<>/> ÇİFT ile/ve/||/<>/> BİR

( [DÜŞÜNCEDE:] Yok edilebilir. İLE/VE/||/<>/> Yok edilemez. İLE/VE/||/<>/> Var eder, bireştirir/tevhîd ettirir. )

( ODD vs./and/||/<>/> EVEN vs./and/||/<>/> UNIQUE )


- TEK ile/ve/<>/>< ÇOK

( Aşkın. İLE/VE/<>/>< [Doğaya] İçkin. )

( SINGLE/ODD vs./and/<>/>< MANY/MUCH )


- TEK ile/ve DİK


- TEK ile/ve/<>/değil İLK VE SON

( [not] UNIQUE vs./and/<>/but THE FIRST AND THE LAST )


- TEK ile/ve/değil İLK VE SON


- TEK ile/ve/değil SONSUZCA TEK


- TEK ile/ve/değil SONSUZCA TEK


- TEK ile TEK

( Eşi olmayan, biricik, yegâne. | Birbirini tamamlayan ya da aynı türden olan nesnelerden her biri. | Önüne getirildiği tümceye istek ve özlem kavramı katan. | Yalnızca. | İki ile tam sayı olarak bölünemeyen. İLE Hiç, hiçbir. )

( SINGLE/ODD vs. SINGLE/ODD )


- TEK ile TEKEL


- TEK ile/ve/değil/||/<>/< TEPEDE


- TEK = UNIQUE[İng., Fr.] = EINZIGARTIG[Alm.] = UNICO[İt.] = ÚNICO[İsp.]


- TEK ile/ve YALIN


- TEKABÜL ETMEK değil/yerine/= KARŞILIK GELMEK


- TEKAÜT/LÜK ile TEKAÜT MAAŞI ile TEKAÜT İKRAMİYESİ


- TEKBENCİLİK = ENEİYE = SOLIPSISM[İng.] = SOLIPSISME[Fr.] = SOLIPSISMUS[Alm.] = SOLUS:YALNIZ, TEK, IPSE:BEN[Lat.]


- TEKÇİLİK ile İKİCİLİK


- TEKÇİLİK ile İNDİRGEMECİLİK


- TEKÇİLİK = VAHDETİYE = MONISM[İng.] = MONISME[Fr.] = MONISMUS[Alm.] = MONOS[Yun.]


- TEKDÜZELEŞMEK ile TEKDÜZE/LİK


- TEKDÜZELİK ile KANIKSAMAK


- TEKDÜZELİ/LİK ile/değil KURALLI/LIK


- TEKE TEK (MÜCADELE ETMEK)


- TEKELLEŞMEK ile TEKELLEŞTİRMEK ile TEKEL ile TEKELCİ/LİK ile TEKEL BAYİSİ ile TEKEL MADDESİ ile TEKEL ÜRÜNLERİ ile TEKELCİ ANAMALCILIK


- TEKELLÜF[Ar.] değil/yerine/= YAPMACIK

( Zahmet veren bir iş görme, güçlüğe katlanma. | Bir işi gösterişli bir biçimde yapmaya çalışma, özenme. | Gösteriş. )


- TEKER ile/ve/||/<> TEKERLEK

( Tekerlek. | Tekerlek biçimde olan. | İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. | Bir gök nesnesinin daire biçiminde görünen yüzeyi. | Nesnenin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. İLE Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember. | Bu biçimde olan. )


- TEKERLEK

( WHEEL )


- TEKERLEK ile/ve/<> POYRA

( ... İLE/VE/<> Tekerleğin ortasında, parmakların sokulduğu, çevresi delikli ağırşak. )


- TEKERLEK ile TEKERLEKLİ ile TEKERLEKÇİ/LİK ile TEKERLEKSİZ ile TEKERLEK PABUCU ile TEKERLEKLİ KAYAK ile TEKERLEKLİ KOLTUK ile TEKERLEKLİ SANDALYE


- TEKERLEKLİ SANDALYEDE:
PERMOBİL ile/||/<>/> OTTOBOCK


- TEKERLEMEK ile TEKERLENMEK ile TEKER ile TEKERLİ ile TEKER TEKER ile TEKER TÜKER


- TEKERRÜR[Ar.] değil/yerine/= YİNELENİM/YİNELENMEK/TEKRARLANMAK


- TEKİL ile/değil BİRİCİK

( [not] SINGULAR vs./but UNIQUE )


- TEKİL ile/ve/||/<>/< KOPUK


- TEKİL/LİK ile/ve BÜTÜN/LÜK


- TEK/İL/LİK ile/ve/<> EŞSİZ/LİK


- TEKİL/LİK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜN/LÜK


- TEKİL/LİK ile TANIMSIZ/LIK

( SINGULAR )


- TEKİL/LİK ile TEKİLA ile TEKİLACI


- TEKİRDAĞ ile TEKİRDAĞLI/LIK


- TEKİRDAĞ'DA:
RODOSÇUK ile/ve BANADOS ile/ve İNECİK


- TEKLEMEK ile TEKLEŞMEK


- TEK/LER ile/ve/değil EŞİK


- TEKLİF ETMEK ile VEDA ETMEK

( BID vs. BID FAREWELL )

( مزايده ile توپ زدن ile قيمت خريد ile پيشنهاد مزايده ile توديع کردن ile وداع گفتن ile بدرود گفتن )

( MOZAYDAH ile TOP ZADAN ile GHYMAT KHARYD ile PEYSHNEHAD MOZAYDAH ile TOODYE KARDAN ile VADA GOFTAN ile BADROD GOFTAN )


- TEKLİFSİZ BİRLİKTELİK ile/ve NEDENSİZ BİRLİKTELİK


- TEK/LİK ile/ve/<> ÇOK/LUK

( İçte. İLE/VE/<> Dışta. )


- TEKLİK ile/ve/değil/yerine ÇOKLUKTAKİ BİRLİK


- TEKLİ/LİK ile TEKLİF ile TEKLİK ile TEKLİFLİ ile TEKLİFSİZ/LİK ile TEKLİFSİZCE ile TEKLİF TEKELLÜF ile TEKLİFSİZ KONUŞMA


- TEKME ATMAK ile VURUCU ile TEKME

( KICK vs. KICKER vs. KICKING )

( لگد ile باپازدن ile لگد زدن ile لگدزدن ile جفتک انداختن ile تيپا زدن ile لگدزن ile لگد انداز ile جفتک )

( LEGAD ile باپازدن ile LEGAD ZADAN ile LAGDOZDAN ile JOFTAK ANDAKHTAN ile TYPA ZADAN ile LEGADZAN ile LEGAD ANDAZ ile JOFTAK )


- TEKMELEMEK ile TEKMELENMEK ile TEKMELETMEK ile TEKME/LİK


- TEKMİLLEMEK ile TEKMİL ile TEKMİL HABERİ


- TEKNE ile TEKNECİ/LİK ile TEKNE KAZINTISI


- TEKNİK OLARAK ile/ve/<> SONUÇTA


- TEKNİK ile MEKANİK

( TECHNICAL | TECHNIQUE | TECHNICS vs. MECHANICAL )


- TEKNİK ile/ve/değil/<> TAKTİK


- TEKNİK ile TEKNİKÇİ/LİK ile TEKNİK ADAM ile TEKNİK LİSE ile TEKNİK OKUL ile TEKNİK EĞİTİM ile TEKNİK ÖĞRETİM ile TEKNİK DİREKTÖR ile TEKNİK ŞARTNAME ile TEKNİK ÜNİVERSİTE


- TEKNİK ile YÖNTEM

( TECHNIQUE vs. METHOD )


- TEKNOKRAT ile TEKNOKRATÇILIK


- TEKNOLOJİ ile/ve/<> BAĞIMLILIK


- TEKNOLOJİYİ TAKİP ETMEK ile/ve TEKNOLOJİYİ KULLANMAK

( İleriden. İLE/VE Geriden. )

( FOLLOW THE TECHNOLOGY vs./and TO USE THE TECHNOLOGY
Forward. WITH/AND Backward. )


- TEKRAR ETMEK ile/ve "ÜZERİNDEN GEÇMEK"


- TEKRAR GÖVDELENMEK ile YENİDEN DİRİL(T)MEK/CANLAN(DIR)MAK

( REINCARNATION vs. RESURRECTION )


- TEKRAR YİNELEMEK" değil YİNELEMEK


- TEKRAR ile/ve ÇOĞUNLUK

( REPETITION vs./and MAJORITY )


- TEKRAR ile/ve ÇOKLUK

( REPETITION vs./and ABUNDANCE )


- TEKRAR ile/ve FAZLA/LIK


- TEKRAR ile/ve/<> SÜREKLİLİK

( REPETITION vs./and/<> CONTINUITY )


- TEKRARLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< İRDELEMEK


- TEKRARLAMAK ile/ve/||/<> SAYIKLAMAK


- TEKRARLAMAK ile TEKRARLANMAK ile TEKRARLATMAK ile TEKRARLANABİLMEK ile TEKRARLATABİLMEK ile TEKRARLAYABİLMEK ile TEKRAR ile TEKRARLI ile TEKRARSIZ ile TEKRAR TEKRAR ile TEKRARLI BAĞLAÇ


- TEKRARLAYICI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine UYGULAYICI (OLMAK)


- TEKSİR ETMEK değil/yerine/= ÇOĞALTMAK