Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 25.496 başlık/FaRk ile birlikte,
25.496 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(78/103)


- SAHNE ALMAK değil/yerine SAHNEYE ÇIKMAK


- SAHNE ÇALMAK ile/değil ÖNEMİNE BİNAEN


- SAHNE TOZU YUTMAK ile/ve/||/<> MÜREKKEP YALAMAK


- SAHNELEMEK ile SAHNELENMEK ile SAHNELETMEK ile SAHNELEYEBİLMEK ile SAHNE ile SAHNE DENGESİ ile SAHNE SANATLARI


- ŞAHREM ŞAHREM (AYRILMAK)

( Parçalanmış, yarılmış olarak. )


- ŞAHSEN[Ar.] değil/yerine/= KİŞİSEL OLARAK


- ŞAHSİLEŞTİRMEK ile ŞAHSİ-LEŞ-TİRMEK


- ŞAHSİYET ile ŞAHSİYETLİ/LİK ile ŞAHSİYETSİZ/LİK


- KENDİLİK:
SAHTE ile/değil/yerine/>< GERÇEK


- SAHTE KENDİLİK ile/ve/||/<> TAM NESNE-TAM KENDİLİK


- SAHTEKÂR ile DÜRÜST OLMAYAN BİR ŞEKİLDE ile SAHTEKÂRLIK ile ŞEREFSİZLİK ile ONURSUZ ile ONURSUZCA

( DISHONEST vs. DISHONESTLY vs. DISHONESTY vs. DISHONOR vs. DISHONORABLE vs. DISHONORABLY )

( متقلب ile کج معامله ile بدحساب ile تقلبآميز ile نادرست ile رند ile بي صداقت ile بي صراحت ile بدمعامله ile بي ذات ile فاقد امانت ile بي ديانت ile رندانه ile رندي ile عدم امانت ile رجز ile نادرستي ile ننگين کردن ile بي شرف ile بيشرفانه )

( MOTEGHALAB ile KAJ MOAMLEH ile بدحساب ile تقلبآميز ile NADREST ile RAND ile BEY SADEQT ile BEY SARAHAT ile بدمعامله ile BEY ZAT ile FAGHAD EMANT ile BEY DYENT ile RANDANEH ile رندي ile ADAM EMANT ile RAJZ ile NADRESTY ile NANGYNE KARDAN ile BEY SHARF ile بيشرفانه )


- SAHTEKÂRLIK ile HİLELİ ile HİLELİ

( FRAUDULENCE vs. FRAUDULENT vs. FRAUDULOUS )

( تقلب ile کلاه برداري ile گول زن ile کلاه بردار ile فريب آميز ile دغل ile تقلبآميز ile تقلبي )

( TAGHALAB ile KOLAH BARDARY ile GOL ZAN ile KOLAH BARDAR ile FARYBE AMYZ ile DAGHEL ile تقلبآميز ile TAGHALABY )


- SAHTELEMEK ile SAHTELETMEK ile SAHTE/LİK ile SAHTECİ/LİK


- SAHTE/LİK ile/değil/yerine/>< İÇTEN/LİK


- SAHTİYAN ile SAHTİYANCI/LIK


- SAHUR/LUK ile SAHUR YEMEĞİ


- ŞAİBE ile ŞAİBELİ ile ŞAİBESİZ/LİK


- SÂİK[Ar. < SÂKA] ile SÂİK[Ar. < SEVK]

( Ardçı.[askeriyede] İLE Götüren, sevk eden. | Süren/sürücü. | Güdü.[MOTIVATION(İng.), MOTIF(Fr.)] )


- SAİK ile SAİKA


- ŞAİR ile MÜFLİK

( ... İLE Birinci sınıf şair. )


- ŞAİRLEŞMEK ile ŞAİR/LİK ile ŞAİRE


- SÂK[Ar. çoğ. SİKAN, SÛK] ile SAK/SAKK[Ar. çoğ. SİKÂK, SUKÛK]

( Baldır, incik. | [botanikte] Sap. | [geom.] Kenar. İLE Şer'î mahkemeden verilen îlâm, berat, kadı hücceti ve bunun gibi yazılardaki tabirler, deyimler. | Vesîkalar. )


- SAK/SAC[İng.] değil/yerine/= KESE


- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK


- SAK ile SAK[Ar.]

( Uyanık, gözü açık. | Uykusu hafif. İLE Sap. )


- ŞAK ile ŞAKK[Ar.]

( Eni geniş bir şeyle vurulduğunda çıkan ses. İLE Yarma, yarılma. | Yarık, çatlak. )


- ŞAKA YAPMAK değil/yerine LÂTÎFE[Ar.]/ESPRİ[Fr., Lat.] YAPMAK

( Kişiye yönelik. DEĞİL/YERİNE Duruma, olguya, kavrama yönelik. )

( Aradaki ilişki ne kadar yakın olursa olsun, hangi şakanın kimi, ne kadar etkileyeceği, rahatsız edebileceği bilinmez! )

( Aşağılama. DEĞİL/YERİNE Yüceltme. )


- ŞAKA YAPMAK ile LAUBALİLİK


- SA'KA[Ar.] ile SÂKA/SAKKÂ[Ar. < SEVK | çoğ. SÂİK] ile SAKA[Ar.] ile ŞAKA[Ar.]

( Bayılma, baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. İLE Ardçılar, ordunun gerisinde bulunan askerler. | Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan. | Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kişi. İLE Kuş. )


- ŞAKA ile ŞAKALAŞMAK ile ŞAKALAR

( JOKE vs. JOKE AROUND vs. JOKES )

( هزل ile متلک ile فکاهي ile شوخي بي مزه ile بذله ile شوخي ile مزاح ile شوخي کردن ile مزه انداختن ile مزاح کردن ile جک ile مسخرگي کردن ile مسخره بازي درآوردن ile فکاهيات )

( CPEHZEL ile MOTELK ile فکاهي ile SHOOKHY BEY MAZEH ile BEZLEH ile SHOOKHY ile MOZAH ile SHOOKHY KARDAN ile MAZEH ANDAKHTAN ile MOZAH KARDAN ile JAK ile MOSKHARGY KARDAN ile MOSKHAREH BAZY DARAVARDAN ile فکاهيات )


- ŞAKACI ile ŞAKACI OLARAK

( JOCULAR vs. JOCULARLY )

( شوخي آميز ile هزلا )

( SHOOKHY AMYZ ile هزلا )


- ŞAKAİK değil/yerine/= GELİNCİK ÇİÇEĞİ

( GELİNCİK ÇİÇEĞİ )


- ŞAKAK ile DULUK

( Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan, çukurumsu bölge. İLE Yüz. | Şakak. | Yüzün, şakakla çene arasındaki yanı. )


- SAKALLANMAK ile SAKAL ile SAKALLI/LIK ile SAKALSIZ/LIK ile SAKAL FIRÇASI ile SAKALLI KARTAL


- SAKALLI HABEŞ/İPEK TAVUK ile SAKALSIZ HABEŞ/İPEK TAVUĞU

( image )


- SAKARLAŞMAK ile SAKAR/LIK ile SAKARCA ile SAKAR OTU ile SAKAR MEKE


- SAKARYA ile SAKARYALI/LIK


- SAKAT ile SAKATLIK

( INFIRM vs. INFIRMITY )

( عليل ile عليلي ile نا تواني )

( عليل ile عليلي ile NA TAVANY )


- SAKATAT ile SAKATATÇI/LIK


- SAKATLAMAK ile SAKATLANMAK ile SAKAT/LIK ile SAKATÇI


- SAKATLAMAK ile TOPALLIK

( LAME vs. LAMENESS )

( چلاق ile لنگ ile شل ile شلي ile لنگي )

( CHALAGH ile LANG ile SHEL ile SHELY ile لنگي )


- SAKATLANMAK[Ar.] değil/yerine/= ÇOLMAK


- ŞAKAYA/OLAYA GÜLMEK ile/yerine ESPRİYE/FIKRAYA GÜLMEK


- ŞAKAYIK ile AYIGÜLÜ

( Düğünçiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, güzel bir süs bitkisi. İLE İkiçenekliler sınıfının, dügünçiçeğigiller ailesinden, bir şakayık türü. )

( PAEONIA cum PECONIA COROLLINA )


- ŞAKAYIK ile GELİNCİK

( Çin ve Japonya kültüründe zenginliğin simgesi/göstergesidir. İLE ... )

( PAOENIA cum PAPAVER RHOEAS )


- ŞAKIMAK ile ŞAKALAŞMAK ile ŞAKALAŞABİLMEK ile ŞAK ile ŞAKA ile ŞAKİ/LİK ile ŞAKACI/LIK ile ŞAKALI ile ŞAKULİ ile ŞAK ŞAK ile ŞAKASIZ ile ŞAKA MAKA ile ŞAKA YOLLU


- ŞAKIMAK ile "ŞAKIMAK"

( Ötücü kuşlar ezgili ses çıkarmak, ötmek, şakramak, terennüm etmek. İLE Çok konuşmak, çenesi düşmek. | Şarkıları/şiirleri hoş söylemek ya da okumak. )


- SAKİN OLMAK ile/ve/<> (KENDİNE) HÂKİM OLMAK


- SAKİN OLMAK ile/ve/||/<> SESSİZ OLMAK ile/ve/||/<> KENDİN OLMAK

( Huzur arıyorsak. İLE/VE/||/<> Bilgelik arıyorsak. İLE/VE/||/<> Aşk arıyorsak. )


- SAKİN OLMAK ile ÜRPERTİCİ

( CHILL vs. CHILLING )

( سرد کردن ile مايه دلسردي ile خنک شدن ile چايمان ile سرماخيز )

( SARD KARDAN ile MAYYEH DELSARDY ile KHANK SHODAN ile چايمان ile سرماخيز )


- SAKINCA/BEYİS GÖR(ME)MEK ile/ve/||/<> İMTİNA ETME(ME)K


- SAKİNLEMEK ile SAKİNLEŞMEK ile SAKİNLEŞTİRMEK ile SAKİNLEŞEBİLMEK ile SAKİN/LİK ile SAKİNCE ile SAKİN SAKİN


- SAKİNLEŞMEK[Ar.] değil/yerine/= DİNGİNLEŞMEK/DURGUNLAŞMAK/DURULMAK/YATIŞMAK


- SAKİNLİK:
MANTIKSIZLIĞI ANLAMA ile/ve/||/<> FARKINDALIĞI ARTIRMAK


- SAKİN/LİK ile AĞIRBAŞLI/LIK

( ... ile REZÂNET )

( ... cum SOBRITEAS )


- SAKİN/LİK ile "AĞIR/LIK"

( Zihinsel. İLE Davranış ve tutumlarla. )

( Bilinçli/farkındalıklı iç devinimle. İLE Çevredekilerin bağdaştırdıkları/bekledikleri sıfatla. | [Mizactan dolayı da olabilir] )

( Sakin bir yaşama biçimine sahip kişiler, sıkı ve alçakgönüllü çalışmalarını sürdürmeli. )

( ... ile BETAET )


- SAKİNLİK ile/ve DAYANÇ/SABIR

( Belirli bir bilgi ve bilinç/tutum gerektirir! )

( CALMNESS vs./and PATIENCE )


- SAKİN/LİK ile İÇİNE KAPANIK/LIK

( Bilinçle. İLE Olumsuz, zihinsel dalgalanmalarla. )


- SAKİN/LİK ile/değil KAYITSIZ/LIK

( Her sakin/lik görüntüsü sakinlik olmayabilir hatta kayıtsızlıktan/ilgisizlikten/içekapanıklıktan kaynaklanıyor olabilir! )


- SAKİN/LİK ile/ve/<> KETUM/LUK

( Etkili ve yaratıcı bir konumdaysa, kişi ketum olmalıdır. )


- SAKİNLİK ile SAKİN OL ile SAKİNLEŞTİ ile SAKİNLEŞTİRİCİ ile SAKİNCE ile SAKİNLİK

( CALM vs. CALM DOWN vs. CALMED vs. CALMING vs. CALMLY vs. CALMNESS )

( تسکين دادن ile آراميدن ile آرام ile آرام کردن ile بدون اضطراب ile آرامش دادن ile سکون ile فرو نشاندن ile ساکت کردن ile بي آشوب ile ملايم ile فرو نشستن ile آرام شدن ile آرام شده ile آرام کرده ile تسلي بخش ile آرامي بخش ile به آرامي ile متانت ile آرامي ile آرامش )

( TASKYNE DADAN ile آراميدن ile ARAM ile ARAM KARDAN ile BEDON EZTERAB ile ARAMESH DADAN ile SEKON ile FORO NESHANDAN ile SAKT KARDAN ile BEY ASHUB ile MOLAYM ile FORO NESHASTAN ile ARAM SHODAN ile ARAM SHODEH ile ARAM KARDEH ile TASLY BAKHSH ile ARAMY BAKHSH ile BAH ARAMY ile METANT ile ARAMY ile ARAMESH )


- SAKİNLİK ile/ve SAKİNLİK(YUMUŞAKBAŞLILIK)

( Yumuşaklık ve iyilik, kişiye anneannesinden mirastır. )

( QUIETNESS vs./and CALMNESS )


- SAKİN/LİK ile/ve/<> SESSİZ/LİK, SÜKÛNET

( CALM/NESS vs./and/<> QUIET/NESS )


- SAKİN/LİK ile SOĞUK/LUK

( Her sakin/lik görüntüsü sakinlik olmayabilir hatta anlamamasından/uzak kalmasından kaynaklanıyor olabilir! )


- SAKINMAK ile KAÇINMAK

( TO PROTECT vs. ABSTAIN, SHUN )


- SAKINMAK ile/ve/değil/yerine KORUMAK


- SAKINMAK ile SAKINILMAK ile SAKINDIRMAK ile SAKINABİLMEK ile SAKIN ile SAKINCA ile SAKINCALI/LIK ile SAKINCASIZ/LIK ile SAKINCALI PİYADE


- SAKİN/MUKİM/MÜTEMEKKİN[Ar.] değil/yerine/= OTURAN/OTURGAN/YERLEŞİK


- ŞAKIR ŞAKIR (AKMAK)


- SAKIRDAMAK ile ŞAKIRDAMAK

( Korkudan ya da soğuktan dolayı titremek. İLE "Şakır" diye ses çıkarmak. )


- ŞAKIRDAMAK ile ŞAKIRDATMAK


- ŞAKIRRÂK/ŞIKIRRÂK[Ar.] ile ŞAKRAK[Ar.]


- SAKIZ ile SAKIZ REÇİNESİ ile SAKIZ ATMAK ile SAKIZLI

( GUM vs. GUM RESIN vs. GUM UP vs. GUMMY )

( درخت صمغ ile قي چشم ile لثه دندان ile انگم ile چسب ile صمغ ile لثه ile صمغ رزيني ile صمغي شدن ile سقزدار ile سقزي ile صمغي )

( DARKHT SAMGH ile GHY CHESHAM ile LASEH DANDAN ile انگم ile CHASB ile SAMGH ile LASEH ile SAMGH REZYNEY ile SAMGHY SHODAN ile سقزدار ile سقزي ile صمغي )


- SAKIZLAŞMAK ile SAKIZLAŞTIRMAK ile SAKIZ ile SAKIZCI/LIK ile SAKIZLI ile SAKIZ AĞACI ile SAKIZ BADEMİ ile SAKIZ DİKENİ ile SAKIZ KABAĞI ile SAKIZ RAKISI ile SAKIZ BAKLASI ile SAKIZ TATLISI ile SAKIZ ENGİNARI ile SAKIZ LEBLEBİSİ


- ŞAKK[Ar.] ile FALK[Ar.]


- ŞAKK[Ar. çoğ. ŞÜKUK] ile ŞÂKK[Ar. < MEŞAKKAT]

( Yarma, yarılma, çatlama, yırtma, paralama, kırma. | Yarık, çatlak. İLE Eziyetli, zahmetli. )


- SAKLAMAK ile/değil AYIRMAK

( [not] TO HIDE vs./but TO SEPARATE )


- SAKLAMAK ile/ve/<> BARINDIRMAK


- SAKLAMAK ile KORUMAK

( TO HIDE vs. TO SAVE )


- SAKLAMAK ile ÖRTMEK


- SAKLAMAK ile/ve/değil PAYLAŞMAMAK

( [not] TO CONCEAL vs./and/but NOT TO SHARE )


- SAKLAMAK ile SAKLAN VE ARA ile TAMAMEN GİZLE ile SAKLANMAK

( HIDE vs. HIDE AND SEEK vs. HIDE COMPLETLY vs. HIDE OUT )

( از ديده ربودن ile نهان داشتن ile مخفي نگاه داشتن ile مخفي کردن ile مخفي شدن ile مستور کردن ile چرم ile پنهانشدن ile مستور داشتن ile مستور شدن ile نهفتن ile اخفاء کردن ile پنهان شدن ile نهان کردن ile پنهان کردن ile پناه دادن ile روي نشان ندادن ile بلانهپناه بردن ile پناه يافتن ile غايب موشک ile کاملا پنهان کردن ile مخفيگاه )

( AZ DYDAH RABUDAN ile NEYAN DASHTAN ile MOKHOFY NEGAH DASHTAN ile MOKHOFY KARDAN ile MOKHOFY SHODAN ile MOSTOR KARDAN ile CHARAM ile PANEYANESHODAN ile MOSTOR DASHTAN ile MOSTOR SHODAN ile NAOFTAN ile AKHAFA KARDAN ile PANEYAN SHODAN ile NEYAN KARDAN ile PANEYAN KARDAN ile PENAH DADAN ile ROY NESHAN NADADAN ile BELANEHAPENAH BARDAN ile PENAH YAFTAN ile GHAYBE MOOSHK ile KAMELA PANEYAN KARDAN ile MOKHOFYGAH )


- SAKLAMAK ile SAKLANMAK ile SAKLATMAK ile SAKLANILMAK ile SAKLANABİLMEK ile SAKLANIVERMEK ile SAKLAYABİLMEK


- ŞAKLAMAK ile ŞAKLATMAK


- SAKLAMAK ile/ve/||/<>/> SAYIKLAMAK

( Aşkı/nı. İLE/VE/||/<> Adı/nı. )


- SAKLAMA(MA)K ile/ve/<> ESİRGEME(ME)K


- SAKLANMAK ile/ve/değil/yerine GERİDE DURMAK


- SAKLANMAK ile SAKLANMA YERİ

( HIDING vs. HIDING PLACE )

( اختفاء ile پناه دادن به ile اختفا ile پنهان سازي ile پنهان کاري ile اخفاء ile مخفي گاه ile جاسازي )

( اختفاء ile PENAH DADAN BAH ile AKHTEFA ile PANEYAN SAZY ile PANEYAN KARY ile اخفاء ile MOKHOFY GAH ile JASAZY )


- SAKLI GİZLİ (İŞLER YAPMAK)


- SAKLI ile SAKLIK ile SAKLI YAZI


- SAKO[İt. < Yun.] değil/yerine/= ÜSTLÜK

( Paltoya benzer bir tür üstlük. )


- ŞAKRAK ile ŞAKRAK

( Şen, neşeli, yaşam dolu. İLE İspinozgillerden, başı siyah, boynu kırmızı, ötücü bir kuş. )

( ... cum PYRRHULA PYRRHULA )


- ŞAKRAMAK ile ŞAKRAK/LIK ile ŞAKRAK KUŞU


- SAKSAFON ile SAKSAFONCU/LUK


- ŞAKŞAK ile ŞAK ŞAK

( Çoğunlukla hokkabazların kullandıkları, hafifçe vurulduğunda hızla vurulmuş gibi "şak" diye ses çıkaran tahta maşa. İLE Eller birbirine vurulduğunda çıkan ses. )


- ŞAKŞAK ile ŞAKŞAKÇI/LIK


- [ne yazık ki]
ŞAKŞAKÇI/LIK ile/ve/||/<>/> YALAKA/LIK ile/ve/||/<>/> AYAKÇI/LIK


- SAKSI/LIK ile SAKSI TOPRAĞI


- SAKSIYI SÜSLEMEK değil/yerine ÇİÇEĞİ SULAMAK


- ŞAKULLEMEK ile ŞAKUL


- ŞAL ile ŞALE ile ŞALİ ile ŞALT ile ŞAL KUŞAK ile ŞAL ÖRNEĞİ ile ŞALT BİNASI


- SAL ile SALT ile SALI ile SALTÇI/LIK ile SALT NEM ile SAL YARIŞI ile SALT DEĞER ile SALT SIFIR ile SALT SICAKLIK ile SALT ÇOĞUNLUK


- SALAHİYET ile SALAHİYETLİ/LİK ile SALAHİYETSİZ/LİK


- SALAK ile APTALCA

( IDIOT vs. IDIOTIC )

( آدم احمق ile نخاله ile ابله ile سبک مغز ile ابلهانه )

( ADAM AHMAGH ile NAKHALEH ile ABLEH ile SABAK MOGHZ ile ABLEYANEH )


- SALAK ile/değil ASALAK

( "Asalak" sözcüğünün salak ile hiçbir ilişkisi yoktur. )


- SALAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SAF


- ŞALAK ile ŞALAKİ


- SALAKLAŞMAK ile SALAK/LIK ile SALAKÇA


- SALAK/LIK ile/ve/<>/değil ÇARESİZ/LİK


- SALAK/LIK ile/ve "ÖKÜZ/LÜK"


- SALAK/LIK ile/değil/yerine/>< SABIRLI/LIK


- SALAK/LIK ile/ve/değil/||/<> ŞAŞKIN/LIK


- SALAK/LIK ile/ve ZAVALLI/LIK

( Kısa sürelidir. İLE/VE Uzun sürelidir. )

( Sonuçtadır. İLE/VE Hem süreçte, hem de sonuçtadır. )

( Hepimiz arada bir salak durumuna düşebiliriz fakat salaklıklarımızda ısrarcı olmak zavallılığa düşürür. )


- SALAMURA/LIK ile SALAMURACI/LIK


- SALAT ile SALATA/LIK ile SALATALI ile SALATASIZ ile SALATALIK DOLMASI


- SALATALIK -=

( Salatanın parçası olan, salataya konulan. SALATA-LIK )


- SALATALIK ile/||/=/<> DİN KABAK

( ... İLE Kütahya'daki adı. )


- SALÇALAMAK ile SALÇALANMAK ile SALÇA/LIK ile SALÇALI ile SALÇALI MAKARNA


- SALDIRGANLAŞMAK ile SALDIRGAN/LIK


- SALDIRGANLIK ile AGRESİF ile SALDIRGAN

( AGGRESSION vs. AGGRESSIVE vs. AGGRESSOR )

( تجاوز ile دست درازي ile تعرض ile درازدستي ile دراز دستي ile دراز دست ile پرپشتکار ile تعرضي ile پرخاشگر ile پرتکاپو ile تجاوز کارانه ile تجاوزي ile درازدست ile متجاوز ile تجاوزکار ile مهاجم )

( TAJAVZ ile DAST DARAZY ile TARZ ile درازدستي ile DARAZ DASTY ile DARAZ DAST ile پرپشتکار ile تعرضي ile PORKHASHGAR ile PORTAKAPO ile TAJAVZ KARANEH ile تجاوزي ile DARAZDAST ile MOTEJAVZ ile TAJAVAZKAR ile MACPEHEJM )


- [ne yazık ki]
SALDIRGAN/LIK ile/ve "AZGIN/LIK"

( Psişik. İLE/VE Ahlâkî. )


- SALDIRGANLIK ile KAVGACI

( BELLIGERENCE vs. BELLIGERENT )

( کج خلقي ile متحارب )

( KAJ KHALGHY ile متحارب )


- SALDIRI ile/ve/değil/yerine/<> EYLEMSİZLİK/KAYITSIZLIK


- SALDIRI ile/değil/>< HAKKINI SAVUNMAK

( Etkin olmaya alışık olmayana, hakkını savunmak, "saldırı" gibi gelebilir. )


- SALDIRI ile/ve/değil/||/<>/< MEYDAN OKUMAK


- SALDIRMA ile SALDIRMAZLIK ile SALDIRMAZLIK PAKTI ile SALDIRMAZLIK ANTLAŞMASI


- SALDIRMAK ile SALDIRTMAK ile SALDIRABİLMEK ile SALDIRIVERMEK ile SALDIRTABİLMEK ile SALDIRI ile SALDIRICI/LIK ile SALDIRISIZ


- SALDIRMAK ile/değil/yerine/>< SARILMAK


- SALDIRMAK ile/ve/değil/yerine "SARMAK"


- SALDIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SATAŞMAK


- SALDIRMAK ile/ve/<>/> "SAYDIRMAK"


- SALDIRMAK ile/ve/değil YÜKLENMEK


- SALEP/LİK ile SALEPÇİ/LİK


- SALGILAMAK ile BOŞALTMAK

( SECRETION vs. EXCRETION )


- SALGILAMAK ile SALGILATMAK ile SALGINLAŞMAK ile SALGI ile SALGIN/LIK ile SALGILI ile SALGINCI/LIK


- SALGILAMAK ile/değil YAYMAK


- SÂLİK-MECZUB ile MECZUB-SÂLİK


- SÂLİK ile/ve BENDEGÂN


- SÂLİK ile MECZUB


- SÂLİK ile/ve/||/<>/> SÂDIK


- SÂLİK ile/ve/||/<>/> SAHİP


- SALİK ile/değil SAİK


- SÂLİK-İ MECZUB ile/||/<> MECZUB-U SÂLİK

( Allah'ın ahlâkıyla ahlâklanan kişi. İLE/||/<> Allah'ın, varoluşunu, aklını, "benliğini" hak makamına çektiği kişi. )


- SALIN/PHYSIOLOGICAL SALINE[İng.] değil/yerine/= SERUM FİZYOLOJİK


- SALINA SALINA (YÜRÜMEK)


- SALINCAK ile SALINCAKLI ile SALINCAKÇI ile SALINCAKSIZ


- SALINGAÇ ile/değil SALINCAK


- SALINMAK ile SALINABİLMEK


- SALİSE/LİK ile SALİSEN


- SALİSİLİK ile SALİSİLİK ASİT


- SALIVERMEK ile SALIVERİLMEK


- SALKIM SAÇAK

( Eskimiş eşyalarda. )


- SALKIM ile/ve ÇİTMİK

( ... İLE/VE Üzüm salkımının küçük dalı. | İki parmak ucu ile alınan miktar, çimdik. )


- SALKIMAK ile SALKIM ile SALKIMLI ile SALKIM KÜPE ile SALKIM TOPU ile SALKIM AĞACI ile SALKIM BAŞAK ile SALKIM SAÇAK ile SALKIM SÖĞÜT ile SALKIM SALKIM


- ŞALLAK ile ŞALLAK MALLAK


- SALLAMAK ile ATMAK


- SALLAMAK ile SALLANMAK ile SALLATMAK ile SALLANDIRMAK ile SALLANABİLMEK ile SALLAYABİLMEK ile SALLAYIVERMEK


- SALLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SARSMAK


- SALLA(N)MAK ile SİLKELE(N)MEK

( TO SWING vs. SHAKE OFF )


- SALLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YUVARLAMAK


- SALLANMAK ile SARSILMAK


- SALLANMAK ile YALPALA(N)MAK

( TO SWING vs. TO LURCH )


- SALLAPATİ (İŞ YAPMAK)

( Düşünmeden ve saygısızca davranan. | Düşüncesizce, saygısızca ve patavatsız bir biçimde. )


- SALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SAÇMAK


- SALMAK ile SALMALIK ile SALMA OMURGA ile SALMA TOMRUK


- SALMAK/SALAN ile/ve/||/<> SARMAK/SARAN


- SALON[Alm.] değil/yerine/= TÜNLÜK


- SALOZLAŞMAK ile SALOZ/LUK


- SALPA ile SALPAK


- SALT ile SALTIK

( Yalnız, tek, sırf. | İçinde yabancı bir öğe bulunmayan. | İçinde, kendine yabancı hiçbir şey karışmamış, arı. İLE Kendi başına var olan, hiçbir şeye bağlı olmayan, bağımsız, koşulsuz. | Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına, tam sayılan bir olgunun niteliği. )


- SALTANAT ile SALTANATLI ile SALTANATÇI/LIK ile SALTANATSIZ


- SALTANAT değil/yerine/= YETKELİK

( Osmanlı Saltanatı ya da Padişahlık, Osmanlı döneminde kullanılan yönetim biçimine verilen addır. Yönetim biçimi Osmanlı Hanedanı üyesi sultanın görünüşte mutlak egemen olmasına dayalıdır. Saltanat sözcüğü, gösteriş ve zenginlik anlamında da kullanılır. Saltanat'ın bazı dönemlerinde, sultanın yetkin olmamasından dolayı, Haseki Sultan'lar ya da Valide Sultan'lar [hatta Mihrimah Sultan örneğinde görüldüğü gibi, sultan kızı] devlet yönetimine katılmış, hatta zaman zaman devleti yönetmiştir. Bu dönem, "Kadınlar Saltanatı" olarak bilinir. Dönem, büyük ölçüde Osmanlı'nın duraklama dönemine denk gelir. Kanuni Sultan Süleyman'ın yaşlılık döneminde [1550 civarı] başlamış, 1656 yılında Köprülü Mehmet Paşa'nın sadrazam oluşuna kadar devam etmiştir. Saltanat, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 01 Kasım 1922'de kabul ettiği "Osmanlı'nın münkariz olduğuna dair" 308 numaralı kararname ile kaldırılmıştır. Kararname, ilga yargısını geriye yürüterek "İstanbul'daki biçimi hükümetin 1920'de[16 Mart 1336] tarihe intikal ettiğini" bildirmiştir. Saltanatın kaldırılmasıyla Türk Tarihi'nin en uzun ömürlü devleti Osmanlı Devleti'nin 623 yıllık süreci resmen sona ermiştir. )


- PARLAKLIK:
SALTIK/MUTLAK ile/ve/||/<> GÖRÜNÜR


- SALTIK = MUTLAK = ABSOLUTE[İng.] = ABSOLU[Fr.] = ABSOLUT[Alm.] = ABSOLUTUS[Lat.] = ABSOLUTO/TA[İsp.]


- SALTIK ile SABİTE


- SALTIK ile/ve YALITILMIŞ

( ABSOLUTE vs./and INSULATED )


- SALTIK/LIK ile/ve/||/<>/< ETKİLENMEYİŞ


- ŞALVAR[Fars. < ŞELVÂR] ile ALTINOLUK

( Genellikle ağı çok bol olan, bele bir uçkurla bağlanan, geniş bir pantolon türü. İLE İşlemeli kadın şalvarı. | Altın sırma ya da kılaptanla işlenmiş çizgili kumaş. | Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar. | Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. )


- SALYA-SÜMÜK (AĞLAMAK)


- SAMAN ALTINDAN SU YÜRÜTMEK ile/ve/||/<> KARDA YÜRÜYÜP İZİNİ GÖSTERMEMEK


- SAMAN ile ÇELMİK

( ... İLE Buğday ve başakla karışık, iri saman. )


- SAMAN ile KESMİK

( ... İLE Başakla karışık iri saman. | Taş gibi olmuş toprak parçası. )


- SAMAN ile SAMAN ÇATI KATI ile SAMAN YAPICI ile SAMANLIK ile SAMAN TOHUMU ile SAMAN TELİ

( HAY vs. HAY LOFT vs. HAY MAKER vs. HAY RACK vs. HAY SEED vs. HAY WIRE )

( يونجه ile علف خشک ile يونجه خشک ile انبار علوفه ile علف چين ile علف دروکن ile جاي يونجه ile علف دانه ile بلا استفاده )

( YVANJEH ile ALAF KHSHK ile YVANJEH KHSHK ile ANBAR ALOOFEH ile ALAF CHYNE ile ALAF DROKAN ile JAY YVANJEH ile ALAF DANEH ile BELA ESTEFADEH )


- ŞAMANDIRALAMAK ile ŞAMANDIRA


- ŞAMANLAR'IN SEVDİĞİ RENKLER:
AÇIK MAVİ ve SÜT MAVİSİ ve ALTIN SARISI ve FİLİZ YEŞİLİ ve LEYLAK


- SAMAN/LIK ile SAMANİ ile SAMANLI ile SAMAN ALEVİ ile SAMAN RENGİ ile SAMAN KAĞIDI ile SAMAN SARISI ile SAMAN NEZLESİ ile SAMANLI GÜBRE ile SAMANLI KERPİÇ


- ŞAMAN/LIK ile ŞAMANİ ile ŞAMANLI ile ŞAMANİST ile ŞAMANİZM


- SAMANLIK ile/ve/||/<>/> SEYRÂN

( İki kişi(/zihin/"gönül") [sevdâ] bir araya gelirse samanlık bile seyrân "olur[< olabilir]". )


- [ne yazık ki]
ŞAMAR OĞLANI (NA DÖN[DÜR/ÜL]MEK) ile/ve/||/<> GÜNAH KEÇİSİ (İLÂN ETMEK/EDİLMEK)


- ŞAMARLAMAK ile ŞAMAR


- ŞAMATA ile ŞAMATACI/LIK ile ŞAMATALI


- SAMBA ile SAMBACI/LIK


- ŞAMDAN/LIK ile ŞAMDANCI/LIK ile ŞAMDANLI ile ŞAMDANSIZ


- SAMİMİ ile ADAYLIK ile ADAY ile DÜRÜSTLÜK

( CANDID vs. CANDIDACY vs. CANDIDATE vs. CANDIDNESS )

( راست باز ile بي تزوير ile صاف ile صاف وساده ile نامزدي ile داوطلبي ile کانديد ile داوطلب ile داوخواه ile نامزد ile بي تزويري )

( RAST BAZ ile بي تزوير ile SAF ile SAF VASADEH ile NAMZADY ile DAVTALABY ile کانديد ile DAVTALAB ile داوخواه ile NAMZAD ile BEY TEZOYRY )


- SAMİMİLEŞMEK ile SAMİMİ/LİK


- SAMİMİYET ile AÇIKLIK ile SAYDAMLIK/ŞEFFAFLIK

( Açıklığı ve iyilikseverliği sayesinde hem çevresine, hem de sonuç olarak kendine yararlı olan biri simgelenir. )

( SINCERE | INTIMACY vs. OPENNESS vs. TRANSPARENCY )


- SAMİMİYET ve/||/<>/< ADANMIŞLIK


- SAMİMİYET ile/ve/<> DOĞALLIK


- SAMİMÎ(YET) değil/yerine/= İÇTEN/LİK


- SAMİMİYET ile SAMİMİYETSİZ/LİK


- SAMİMİYET >< YABANCILIK

( İki kişi, sadece samimi olduğunuda, artık birbirine yabancı değillerdir. )


- SAMİMİYET >< YALNIZLIK


- SAMİMİYETSİZLİK ile/ve/değil/||/<> MESAFELİLİK


- ŞAMPİYON ile ŞAMPİYONLUK ile ŞAMPİYON ile ŞAMPİYONLUK

( CHAMP vs. CHAMPERTY vs. CHAMPION vs. CHAMPIONSHIP )

( ميدان جنگ ile شرخري ile قهرمان ile پهلوان ile قهرماني ile مسابقه قهرماني )

( MYDAN JANG ile SHARKHARY ile GHEHARMAN ile PPELVAN ile GHEHARMANY ile MOSABAGHEH GHEHARMANY )


- ŞAMPİYON/LUK ile ŞAMPİYONA


- SAMPLE[İng.] değil/yerine/= ÖRNEK


- SAMPLE :/yerine ÖRNEK


- ŞAMPUANLAMAK ile ŞAMPUAN


- SAMSUN ile SAMSUNLU/LUK


- SAMUR ile SAMUR KÜRK ile SAMUR KAŞLI


- ŞAN ile ŞANO ile ŞANS ile ŞANSLI/LIK ile ŞANSSIZ/LIK ile ŞANS OYUNU


- SANA (DA) BİR ŞEY SÖYLENİLMİYOR değil/yerine NE SÖYLEYECEĞİNİ (İYİ) BİLMEK

( Ne söylediğini ve haddini iyi bilirsen beklemediğin tepkiler de almazsın. )


- SANA YAPILAN "KÖTÜLÜK" ile/değil/yerine/ne yazık ki/>< SENİN YAPTIĞIN KÖTÜLÜK/YANLIŞ/HATA

( Unut/abil! İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Unutma! )


- SANAT:
[hem] ARAÇ OLARAK ile/ve/hem de/||/<>/> AMAÇ OLARAK


- SANAT BİÇİMİNDE:
SİMGESEL ile/ve/||/<>/> KLASİK ile/ve/||/<>/> ROMANTİK


- SANAT:
DEHÂ ve/||/<> YARATICILIK


- SANAT DÖNEMLERİ/NDE:
SİMGESEL ile/ve/<>/> KLASİK ile/ve/<>/> ROMANTİK ile/ve/<>/> MODERN

( Mimarlık sanatı. İLE/VE/<>/> Heykel sanatı. İLE/VE/<>/> Resim, müzik ve şiir sanatı. İLE/VE/<>/> Sürekli değişim/dönüşüm. )

( ... =/> ETİK )

( Sümer, Mısır, Çin, Hint. İLE/VE/<>/> Eski Yunan. İLE/VE/<>/> Avrupa.[XIX. yüzyıl] İLE/VE/<>/> Çağımız. )


- SANAT YAPITI SUNMAK ile SANAT YAPITI "ÜRETMEK"

( Sanat yapıtı üretilebilir mi, üretilen midir? )


- SANAT:
GEÇMİŞİ GERİ ALMAK ile/ve/değil/||/<>/> GELECEĞİ ÖNGÖREBİLMEK


- SANAT:
İÇERİK ve/||/<> AMAÇ ve/||/<> ANLAM


- SANAT:
UYUM ve/||/<> ORGANİK ve/||/<> BİRLİK

( Sanat, uyumlu, organik birliğin yeniden ele geçirilmesinin aracıdır. )


- SANAT YAPITINDA:
DUYUSAL/LIK ve/||/<> TİNSEL/LİK

( Tinselleşir. VE/||/<> Duyusallaşır. )


- SANAT ve/||/<>/>/< BİREY OLMAK


- SANAT ile/ve/||/<> FARKLILIK


- SANAT ile SAYRILIK


- SANATÇI OLABİLMEK ya da HİÇBİR ŞEY OLMAK


- SANATÇI:
SAHTE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> GERÇEK

( Taklit eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Alır/"çalar". )


- SANATÇININ:
BAKTIĞINA BAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖRDÜĞÜNÜ GÖRMEK


- SANATIN KAVRANMASI değil SANATSAL DUYARLILIK


- SANATKAR/LIK ile SANATKARCA


- SANATLAŞMAK ile SANAT ile SANATLI ile SANATÇI/LIK ile SANATSAL/LIK ile SANATSIZ/LIK ile SANAT ERİ ile SANAT ADAMI ile SANAT ESERİ ile SANAT FİLMİ ile SANAT OKULU ile SANAT DÜNYASI ile SANAT DANIŞMANI ile SANAT ENSTİTÜSÜ ile SANAT DANIŞMANLIĞI


- SANATSAL ÜRÜN VERMEK ile/ve/değil/yerine/<> (KENDİNE VE TOPLUMA) SANATSAL DUYARLILIK KAZAN(DIR)MAK/KAZANDIRABİLMEK

( Sanat ürünü, sanatçısını yanında istemez. )


- SANATTA:
BİLİNÇSİZ SİMGESELLİK ile/ve/||/<>/> BİLİNÇLİ SİMGESELLİK


- SANATTA:
FARK ile/ve/değil/yerine/||/>/<>/>< BENZERLİK


- SANATTA KALMAK ile/değil/yerine SANATLA KALMAK


- SANATTA:
[ne] BENZEŞME ne de FARKLILIK


- SANAT/TA/Kİ:
SAÇMA ile/ve/||/<> SAÇMA/LIK


- SANAYİLEŞMEK ile SANAYİLEŞTİRMEK ile SANAYİLEŞEBİLMEK ile SANAYİ ile SANAYİCİ/LİK ile SANAYİ ODASI ile SANAYİ SİTESİ ile SANAYİ ÜLKESİ ile SANAYİ BÖLGESİ ile SANAYİ KURULUŞU ile SANAYİ YATIRIMI


- SANCAK ile/ve İSKELE[İt. < SCALA]

( Sağ taraf. İLE/VE Sol taraf. )

( STARBOARD vs./and PORT/PIER
Right side. WITH/AND Left side. )


- SANCAK ile SANCAK BAĞI ile SANCAK BEYİ ile SANCAK GEMİSİ ile SANCAK SAHİBİ ile SANCAK ALABANDA


- SANCIMAK ile SANCILANMAK ile SANCI ile SANCILI ile SANCISIZ ile SANCI OTU


- SANÇMAK ile SANADURMAK ile SAN ile SANA ile SANI ile SANSASYON


- SANDAL ile/ve DAK

( ... İLE/VE Ganj Nehri'nde kullanılan sandal. )


- SANDAL ile SANDALCI/LIK ile SANDAL AĞACI


- SANDALYE/LİK ile SANDALYECİ/LİK ile SANDALYELİ ile SANDALYESİZ ile SANDALYE KAVGASI


- ŞANDELLEMEK ile ŞANDEL


- SANDIĞA GÖMMEK ile/ve/||/<>/> SANDIĞA GÖMÜLMEK


- SANDIK ile KRATER

( CRATE vs. CRATER )

( درجعبه گذاردن ile صندوقه ile دهانه آتش فشان )

( DARJABEH GOZARDAN ile صندوقه ile DEHANEH ATASH FESHAN )


- SANDIK[Ar.] ile SANDUKA

( İçine türlü şeyler konulan, tahtadan, dört köşe, kapaklı ev eşyası. | Bir kurumda, para alınıp verilen yer. | Banka. | Yapılarda, kum, çakıl gibi şeyleri ölçmek için kullanılan, üstü ve altı açık, dört köşeli tahtadan ölçü. | Mahalle tulumbacılarının, omuzda taşıdıkları, sandık biçimi tulumba. İLE Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta ya da mermer sandık. )


- SANDIKLAMAK ile SANDIKLANMAK ile SANDIK ile SANDIKLI ile SANDIKÇI/LIK ile SANDIK EMİNİ ile SANDIK ODASI ile SANDIK SEPET ile SANDIK BALIĞI ile SANDIK EŞYASI ile SANDIK KURULU ile SANDIK LEKESİ ile SANDIK BAŞKANI ile SANDIK ÇEVRESİ ile SANDIK MÜŞAHİDİ ile SANDIK GÖZLEMCİSİ ile SANDIK BALIĞIGİLLER ile SANDIK GÖZLEMCİLİĞİ