Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(71/102)


- ÖTEKİLEŞMEK ile ÖTEKİ ile ÖTEKİ DÜNYA ile ÖTEKİ BERİKİ


- ÖTEKİLEŞMİŞ/LİK ile/değil ÖTEKİLEŞTİRİLMİŞ/LİK


- ÖTEKİLEŞTİRME ile/ve/değil/||/<> KORUYUCULUK/MUHAFAZAKÂRLIK


- [ne yazık ki]
ÖTEKİLEŞTİRMEDE:
AYRIMCILIK ile/ve/<> NEFRET (SÖYLEMLERİ/TUTUMLARI)


- UYANIKLIK:
"ÖTEKİNİN AÇIĞINI GÖRMEK/ARAMAK" değil/yerine/>< KENDİNİ DENETİMDE TUTMAK


- OTEL ile OTELCİ/LİK ile OTEL FARESİ


- ÖTELEMEK ile ÖTELENMEK ile ÖTELETMEK ile ÖTELEYEBİLMEK


- OTİSTİK/AUTISTIC[İng.] değil/yerine/= DIŞA KAPANIK


- OTİSTİK değil OTİZMLİ


- OTİZM ile/ve/<> BENCİLLİK ile/ve/<> TEKBENCİLİK


- OTİZM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İÇEYÖNELİKLİK


- OTLAMAK ile OTLANMAK ile OTLATMAK ile OTLATILMAK ile OTLATABİLMEK ile OTLAK ile OTLAKÇI/LIK


- OTLATMAK ile OTLAYAN KİMSE ile OTLATMA

( GRAZE vs. GRAZER vs. GRAZING )

( علف خوردن ile گله چراندن ile تعليف کردن ile چرا کردن ile چريدن ile علف چر ile چرنده ile تعليف )

( ALAF KHORDAN ile GOLEH CHARANDAN ile TAELYFE KARDAN ile CHARA KARDAN ile CHARYDAN ile ALAF CHAR ile CHARANDEH ile تعليف )


- OTLU ile OTLUK ile OTLU BAĞA


- ÖTMEK ile VICIRDAMAK

( ... İLE Serçe vb. küçük kuşların ötüşü. )


- ÖTMƏK[Azr.] = GEÇMEK, GEÇİP GİTMEK, GELİP GEÇMEK[Tr.]


- OTOBİYOGRAFİ ile/ve APOJELİK


- OTOBİYOGRAFİK HAFIZA/AUTOBIOGRAPHICAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMÖYKÜSEL BELLEK


- OTOBİYOGRAFİSİNİ YAZAN KİMSE ile OTOBİYOGRAFİK ile OTOBİYOGRAFİ

( AUTOBIOGRAPHER vs. AUTOBIOGRAPHICAL vs. AUTOBIOGRAPHY )

( خودزيستنامه نگار ile خودزيستنامهي ile خودزيستنامه )

( KHODZYSETNAMEH NEGAR ile KHODZYSETNAMEHY ile KHODZYSETNAMEH )


- OTOBUR/LUK ile OTOBURLAR


- OTOBÜS ile OTOBÜSÇÜ/LÜK


- OTOBÜSLERDE:
SESSİZE ALMAK değil KAPATMAK/TAMAMEN KAPALI TUTMAK

( ON BUSES: [not] TO KEEP SOUND OFF - TO KEEP SHUT TOTALLY )


- OTOBÜSTE:
İLERLEMEK ile YANAŞMAK


- OTOKRASİ / OTOKRAT (OTOKRATİK) değil/yerine/= SALTIKERKİ / SALTIKERKÇİ (SALTIKERKİL)


- OTOKRASİ ile OTOKRAT ile OTOKRATİK ile OTOKRATİK OLARAK

( AUTOCRACY vs. AUTOCRAT vs. AUTOCRATIC vs. AUTOCRATICALLY )

( استبداد ile سلطان مطلق ile سلطان مستبد ile استبدادي ile مستبدانه )

( ESTABDAD ile SALTAN MOTALGH ile SALTAN MOSTABAD ile ESTABDADY ile MOSTABDANEH )


- OTOKRİTİK[İng. < AUTOCRITIC] değil/yerine/= ÖZELEŞTİRİ


- OTOMAN[Fr.] değil/yerine/= KOLTUK

( Sedir biçiminde koltuk. )


- OTOMAT ile OTOMATA TEORİSİ ile OTOMATİKLEŞTİRMEK ile OTOMATİK ile OTOMATİK ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK BİLGİSAYAR ile OTOMATİK KONTROL ile OTOMATİK EKİPMAN ile OTOMATİK TEST ile OTOMATİK SİLAH ile OTOMATİK OLARAK ile OTOMATİKLİK ile OTOMASYON ile OTOMATİZM ile OTOMAT

( AUTOMATA vs. AUTOMATA THEORY vs. AUTOMATE vs. AUTOMATED vs. AUTOMATIC vs. AUTOMATIC CHECK vs. AUTOMATIC COMPUTER vs. AUTOMATIC CONTROL vs. AUTOMATIC EQUIPMENT vs. AUTOMATIC TESTING vs. AUTOMATIC WEAPON vs. AUTOMATICALLY vs. AUTOMATICITY vs. AUTOMATION vs. AUTOMATISM vs. AUTOMATON )

( ماشينهي خودکار ile نظريه ماشينها ile خود کار کردن ile خودکار شده ile خودکار ile مقابله خودکار ile کامپيوتر خودکار ile کنترل خودکار ile سامانه خودکار ile آزميش خودکار ile اسلحه خودکار ile خودبخود ile بصورت خودکار ile بخودي خود ile خودبخودي ile اتوماسيون ile بطور خودکار ile ماشين خودکار )

( MASHYNAHY KHODKAR ile NAZARYYEH MASHYNEYA ile KHOD KAR KARDAN ile KHODKAR SHODEH ile KHODKAR ile MOGHABLEH KHODKAR ile KAMPYVOTER KHODKAR ile KONTERL KHODKAR ile SAMANEH KHODKAR ile AZMYSH KHODKAR ile ESLEHEH KHODKAR ile KHODBAKHOD ile BASORT KHODKAR ile BAKHODY KHOD ile KHODBAKHODY ile OTOMASYVAN ile BETOR KHODKAR ile MASHYNE KHODKAR )


- OTOMATİK ile/değil KENDİLİĞİNDEN


- OTOMATİK ile OTOEROTİZM ile OTOLİZ ile OTOZOMAL ile KENDİ KENDİNE TELKİN

( AUTO vs. AUTOEROTISM vs. AUTOLYSIS vs. AUTOSOMAL vs. AUTOSUGGESTION )

( ماشين سواري ile احتلام ile خودکافت ile غير جنسي ile القاء بنفس ile تلقين بخود )

( MASHYNE SAVARY ile EHTELAM ile KHODKAFT ile غير جنسي ile القاء بنفس ile TALGHYNE BAKHOD )


- OTOMATİK değil/yerine/= ÖZDEVİNGEN


- OTOMATİKLEŞMEK ile OTOMATİKLEŞTİRMEK ile OTOMATİK/LİK ile OTOMATİK SİGORTA


- OTOMATİKMAN/OTOMATİK OLARAK ile/ve DOĞRUDAN/DOĞAL OLARAK


- OTOMATİZM/AUTOMATISM[İng.] değil/yerine/= ÖZİŞLERLİK


- OTOMOBİL ile OTOMOBİLCİ/LİK


- OTONOM/LUK ile OTONOMİ


- OTOPARK ile OTOPARKÇI/LIK


- OTORİTE ile OTORİTER ile OTORİTELİ ile OTORİTESİZ/LİK


- OTOSTOP ile OTOSTOPÇU/LUK


- OTRAN ile GİYECEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Don. Giysi. İLE ... )


- OTSU ile OTSUL ile OTSUZ ile OTSU TOPLULUK


- ÖTÜCÜ/LÜK ile ÖTÜCÜ KUŞLAR


- ÖTÜMLÜLEŞMEK ile ÖTÜMSÜZLEŞMEK ile ÖTÜMLÜ/LÜK ile ÖTÜMSÜZ/LÜK ile ÖTÜMLÜ ÜNSÜZ ile ÖTÜMSÜZ ÜNSÜZ


- OTURAK ile OTURAKLI/LIK ile OTURAK ALEMİ ile OTURAK KÜNDESİ


- OTURAK/LÂZIMLIK/HAVRUZ ile SİBEK

( Çocukların boşaltımlarını sağlamak üzere kullanılan nesne. İLE Küçük çocukların yataklarını kirletmemeleri için beşiğe takılarak sidiği oturağa götüren tahta boru, kamış. | El değirmenlerinde alt taşın ortasına çakılan, üst taşın dönmesini sağlayan küçük kazık ya da sivri demir. | Ağaçların toprağa dikine uzayan kökü, dik kök, kazık kök. | Sibek uçlu şapka. )


- OTURMA ODASINDA ile UYGUNSUZLUK ile DEĞİŞMEZ

( INCOMMODE vs. INCOMMODITY vs. INCOMMUTABLE )

( ناراحت گذاردن ile خسران ile سبک نشدني )

( NARAHAT GOZARDAN ile KHOSRAN ile SABAK NESHODANY )


- OTURMAK ile/ve/değil AYAKTA DURAMAMAK


- OTURMAK ile ÇÖMELMEK

( ... ile IHMA )


- OTURMAK ile DIŞKILADIKTAN/SIÇTIKTAN SONRA OTURMAK


- OTURMAK ile KÖSKELMEK

( ... İLE Bir yere yaslanarak oturmak. )


- OTURMAK ile/ve/||/<>/> "OSURMAK"


- OTURMAK ile OTURTMAK ile OTURULMAK ile OTURTULMAK ile OTURABİLMEK ile OTURUVERMEK ile OTURTABİLMEK


- OTURMAK ile/ve SAYGI DUYARAK VE GÖSTEREREK [TAZÎM] İLE OTURMAK


- OTURMA/LIK ile OTURMA İZNİ ile OTURMA GREVİ ile OTURMA GRUBU ile OTURMA ODASI ile OTURMA DUVARI ile OTURMA BELGESİ ile OTURMA MOBİLYASI


- ÖTÜRMEK ile ÖTÜRÜ


- OTUR(T)MAK ile ÖRTÜŞ(TÜR)MEK

( TO FIT WELL vs. HARMONIZE )


- ÖTÜRÜK ile ÖTÜRÜKLÜ


- OTURUŞMAK ile OTURUŞ


- ÖTÜŞMEK ile ÖTÜŞ


- OTUZ/LUK ile OTUZ KERE


- OVA ile OVAL/LİK


- OVALAMAK ile OVALANMAK ile OVALATMAK


- OVALI ile OVALIK


- OVAT YAPRAK, YUMURTANIN BOYUNA KESİTİ BİÇİMİNDE OLAN YAPRAK = VARAK-I BEYZÎ = FEUILLE OVALE


- OVDURMAK ile OVDURTMAK


- OVERCOME :/yerine ÜSTESİNDEN GELMEK


- OVERLOK ile OVERLOKÇU/LUK


- OVERLOOK :/yerine GÖZ ARDI ETMEK


- ÖVGÜ ile ÖVGÜCÜ/LÜK


- OVMAK ile OVMAÇ


- ÖVMEK ile/ve BOŞBOĞAZ/LIK

( ... ile/ve AHTAL )


- ÖVMEK ile/ve BOŞBOĞAZLIK


- ÖVMEK ile/ve/||/<>/>< GÖMMEK


- ÖVMEK ile ÖVGÜYE DEĞER

( LAUD vs. LAUDABLE )

( تمجيد کردن ile قابل ستايش ile محمود ile مرضيه )

( TAMAJYD KARDAN ile GHABEL SETAYSH ile MAHMUD ile MARZYYEH )


- ÖVMEK ile/değil/yerine TAKDİR


- ÖVMEK ile TAKDİR ETMEK

( Birini, gıyabında övmek, fitneye neden olur/olabilir. )

( MEDÂR-I İFTİHÂR: Övünme nedeni/vesilesi. )


- ÖVMEK ile/ve/değil/yerine TESBİH ETMEK


- ÖVMEK ile/ve/=/> YERMEK

( SENÂ', MEDH ile ... )


- ÖVMEK ile YÜCELTMEK


- OVÜL, TOHUM TASLAĞI, YUMURTACIK = MÜVEYZENE = OVULE


- ÖVÜLMEK ile ÖVÜLEBİLMEK


- ÖVÜNMEK/"HAVA BASMAK" ile/değil MUTLULUĞUN DIŞAVURUMU

( [not] TO BOAST vs./but EXPRESSION OF HAPPINESS )


- ÖVÜNMEK ile/ve AVUNMAK


- ÖVÜNMEK ile BÖBÜRLENMEK


- ÖVÜNMEK ile BÖBÜRLENMEK


- ÖVÜNMEK ile ÖVÜNEBİLMEK ile ÖVÜNEDURMAK ile ÖVÜNÇ ile ÖVÜNCE ile ÖVÜNÇ ÇİZELGESİ


- ÖVÜNMEK ile ÖVÜNEN ile PALAVRA

( BRAG vs. BRAGGER vs. BRAGGING )

( لاف ile باليدن ile فخر کردن ile لاف زدن ile باتکبر هرف زدن ile لافزن ile لافزني ile شاه اندازي ile رجز خواني )

( LAF ile باليدن ile FAKHAR KARDAN ile LAF ZADAN ile BATAKBAR NPARF ZADAN ile لافزن ile لافزني ile SHAH ANDAZY ile RAJZ KHANY )


- OWE :/yerine BORÇLU OLMAK


- OXŞAMAQ[Azr.] = BENZEMEK[Tr.]


- OY ŞEKİLLERİ'NDE:
İŞARİ ile AÇIK ile KAPALI/GİZLİ

( El kaldırarak ya da ayağa kalkarak. İLE Adının yazılı olduğu kağıtla. İLE Adsız ve işaretsiz kağıtla. )


- OYABİLMEK ile OYA ile OYA AĞACI ile OYA ÇİÇEĞİ


- OYALAMAK/DİNZİRMEK ile/ve/<> AVUTMAK


- OYALAMAK ile OYALANMAK ile OYALANDIRMAK ile OYALANABİLMEK ile OYALAYABİLMEK


- OYALAMAK ile TASARIMLI NAKIŞ YAPMAK ile NAKIŞÇI ile NAKIŞ ile NAKIŞ ile KARMAKARIŞIK ETMEK

( EMBROIDER vs. EMBROIDER WITH DESIGN vs. EMBROIDERER vs. EMBROIDERY vs. EMBROIDING vs. EMBROIL )

( گلدوزي کردن ile نقش انداختن ile گلدوز ile برودري ile گلدوزي ile برودرهدوزي ile دچار کردن )

( GOLDOZY KARDAN ile NAQSH ANDAKHTAN ile GOLDOZ ile برودري ile GOLDOZY ile برودرهدوزي ile DOCHAR KARDAN )


- [ne yazık ki]
OYALAMAK ile/ve/||/<> "UYUTMAK"


- OYALANMAK ile DÜŞKÜ/HOBİ

( TO DAWDLE vs. HOBBY )


- OYALANMAK ile/ve/değil/yerine YOĞUNLAŞMAK


- OYDAŞMAK ile OYDAŞ/LIK


- ÖYKÜNME ile ÖYKÜNMECİ/LİK


- ÖYKÜNME ile YAPMACIK

( TETABBU' ile TEKELLÜF )

( TO IMITATE vs. TO PRETEND )


- ÖYKÜNMEK ile EMÜLATÖR

( EMULATE vs. EMULATOR )

( هم چشمي کردن ile هم چشم )

( NPAM CHESHAMY KARDAN ile NPAM CHESHAM )


- ÖYKÜNMEK ile ÖYKÜLEMEK ile ÖYKÜLEŞTİRMEK ile ÖYKÜ ile ÖYKÜCÜ/LÜK ile ÖYKÜNCE


- OYLAMAK ile OYLANMAK ile OYLATMAK ile OYLAŞMAK ile OYLAYABİLMEK


- ÖYLE DEMEK ile ÖYLE BİLMEK


- ÖYLE DEMEK ile ÖYLE BİLMEK


- ÖYLE GÖRMEK ile ÖYLE GÖRMEMEK


- ÖYLE OLDUĞU ANLAMINA GELMEK ile ÖYLE OLDUĞU ANLAMINA GELMEMEK


- ÖYLE YARATILMIŞLIK ile/değil HAK ETMİŞLİK


- OYLUMLAMAK ile OYLUM ile OYLUMLU ile OYLUMSUZ/LUK ile OYLUMLUCA ile OYLUM OYLUM


- OYMAK ile/ve OYALAMAK


- OYMAK ile OYMACI/LIK ile OYMALI ile OYMA AKIL ile OYMA BASKI ile OYMALI YAPRAK


- OYMAK ile OYMAK ile OYMAK

( Keskin, sivri uclu bir nesneyle bir şeyi yontarak, kazıyarak ya da delerek çukur oluşturmak. | Kumaş gibi bir şeyi, girintili bir biçimde kesmek. İLE Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında, toplum, ekonomi, din, kan ya da evlilik bağları bulunan, göçebe ya da yerleşik nitelikteki topluluk, aşiret. | İzcilikte, küçük birlik. İLE Hemen hemen aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. )


- OYMAK ile TAŞ OYMAK ile OYMACI

( CARVE vs. CARVE STONE vs. CARVER )

( حجاري کردن ile تراش دادن ile کندهکاري کردن ile برجسته کردن ile کنده کاري کردن ile منقوش کردن ile تراشه کردن ile سنگتراشي کردن ile سنگ تراش )

( HOJARY KARDAN ile TARASH DADAN ile KANDEHKARY KARDAN ile BARJASTEH KARDAN ile KANDEH KARY KARDAN ile MONAGHOSH KARDAN ile TARASHEH KARDAN ile SANGTARASHY KARDAN ile SANG TARASH )


- OYMAK ile/ve/<>/değil/yerine YONTMAK


- OYNAMAK ile/ve/değil/||/<>/< KURCALAMAK


- OYNAMAK ile OYNANMAK ile OYNATMAK ile OYNAŞMAK ile OYNATILMAK ile OYNATTIRMAK ile OYNANABİLMEK ile OYNATABİLMEK ile OYNATIVERMEK ile OYNAYABİLMEK ile OYNAYIVERMEK ile OYNAK/LIK ile OYNAŞ/LIK ile OYNAKÇA ile OYNAK KEMİĞİ


- OYNAMAK ile OYUN OYNAMAK


- OYNATIM ile OYNATIMCI/LIK


- OYUK ile BOŞLUK ile KÂSE

( HOLLOW vs. HOLLOWNESS vs. HOLLOWWARE )

( جوف ile پوک کردن ile ميالن تهي ile گودافتاده ile اجوف ile غير صميمي ile توگود ile گودشده ile تهي ile تو خالي ile بي حقيقت ile پوچ ile پوک ile مجوف ile پوکي ile ادوات فلزي )

( JOOF ile PUK KARDAN ile MYELEN TAHY ile GODAFTADEH ile AJOF ile غير صميمي ile TOGOD ile GODSHODEH ile TAHY ile TO KHALY ile BEY HAGHYGHT ile POOCH ile PUK ile MOJOOF ile پوکي ile EDVAT FELZY )


- OYUK ile/ve/||/<> HÖYÜK

( HOLLOW vs./and/||/<> MOUND )


- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> KAKLIK/MAĞARA[Ar. < MAGARE]

( İçi boş ve çukur olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Taşın/dağın içindeki geniş oyuk. )


- OYUK ile OYUKLU


- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> YARIK


- OYULGAMAK ile OYULGANMAK ile OYULGALAMAK ile OYULGALANMAK ile OYULGA


- OYUMLAMAK ile OYUM


- OYUN VE OYUNCAKTA:
TAŞ ile/ve/||/<> TOPRAK ile/ve/||/<> TUĞLA


- OYUN VE OYUNCAKTA:
TON[RENK] ile/ve/||/<> TINI ile/ve/||/<> TANIŞ


- OYUNA GELMEK ile/ve/||/<> TAKLAYA GELMEK


- OYUNCAK BEBEK ile DOLAR

( DOLL vs. DOLLAR )

( عروسک ile دلاري ile دلار )

( AROOSK ile DELARY ile DELAR )


- OYUNCAK ile OYUNCAKLI ile OYUNCAKÇI/LIK


- OYUNCULUK ile DELİ GİBİ DAVRANMAK

( ACTING vs. ACTING CRAZY )

( يفي نميش ile بازيگري ile کفالت کننده ile خل بازي ile خل گري )

( يفي نميش ile BAZYGARY ile KAFALT KONANDEH ile KHAL BAZY ile KHAL GARY )


- OYUNLAŞTIRMAK ile OYUNLAŞTIRILMAK ile OYUN/LUK ile OYUNCU/LUK ile OYUN ALANI ile OYUN EBESİ ile OYUN HAVASI ile OYUN KAĞIDI ile OYUN KURUCU ile OYUN MASASI ile OYUN SAHASI ile OYUN SALONU ile OYUN YAZARI ile OYUN YAZARLIĞI ile OYUNCU KADROSU ile OYUN KURUCULUĞU


- OYUNUN KURALLARINI ÖĞRENMEK ve/||/<>/> OYNAMAK

( Önce. VE/||/<>/> Sonra. )


- ÖZ KİŞİLİK ile/ve HEDEF KİŞİLİK


- ÖZ ile/ve ÇEKİRDEK

( ESSENCE vs./and CORE )


- ÖZ ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK


- ÖZ ile/ve/<> NİTELİK

( ESSENCE vs./and/<> QUALITY )


- ÖZ ile/ve/değil SÜREKLİLİK


- OZALİT ile OZALİTÇİ/LİK


- OZANLAŞMAK ile OZAN/LIK ile OZANCA


- ÖZBEK ile ÖZBEKÇE ile ÖZBEK PİLAVI


- ÖZBİLİNÇ ile/ve/=/<> ÖZGÜRLÜK ile/ve/=/<> ÖZGÜNLÜK

( Özgürlük, özgünlüktür. )

( ESERLERDE: Kayıtsız, bireysel. İLE/VE/=/<> Öncekilere(kaynakçalara) bağlılık üzerine/üzerinden. )


- ÖZDEK = MADDE = MATTER[İng.] = MATIÈRE[Fr.] = MATERIE[Alm.] = MATERIA, MATERIES[Lat.] = HYLE[Yun.] = MATERIA[İsp.]


- ÖZDEK ile ÖZDEKÇİ/LİK ile ÖZDEKSEL


- ÖZDEŞ ile BİREBİR AYNI ile TANIMLANABİLİR ile TANIMLAMAK ile KİMLİK

( IDENTIC vs. IDENTICAL vs. IDENTIFIABLE vs. IDENTIFY vs. IDENTITY )

( منطبق با ile عيني ile عين ile قابل تشخيص ile تشخيص هويت دادن ile مربوط ساختن ile سناسائي کردن ile شناسايي کردن ile باز شناختن ile تشخيص دادن ile اصليت ile مشابهت ile عينيت ile هماني ile هويت )

( MANTABAGH BA ile EYNEY ile EYNE ile GHABEL TASHKHYSE ile TASHKHYSE TEOOYT DADAN ile MARBUT SAKHTAN ile SENASAYEY KARDAN ile SHENASAYY KARDAN ile BAZ SHENAKHTAN ile TASHKHYSE DADAN ile اصليت ile MOSHABEHT ile EYNEYT ile CPEHMANY ile TEOOYT )


- ÖZDEŞ ile/ve/<>/değil/yerine DENK


- ÖZDEŞLEMEK ile ÖZDEŞLEŞMEK ile ÖZDEŞTİRMEK ile ÖZDEŞLEŞTİRMEK ile ÖZDEŞLEŞEBİLMEK ile ÖZDEŞ/LİK


- ÖZDEŞLEŞMEK ile/ve "HEMHAL OLMAK"


- ÖZDEŞLEŞTİRME ile KENDİNDE BULMAK/GÖRMEK

( Ne olmadığımızı bilmek yeterlidir. Ne olduğumuzu bilmemiz gerekmez. Ne olduğumuzu bilmek için ne olmadığımızı bulmamız gerekir. Ne olduğumuzu tarif, tümüyle red dışında olanaklı değildir. )

( Ancak kendi farkındalığınız ve kendi çabanızla keşfettikleriniz sizin işinize her zaman yarayacak olanlardır. )

( Kendinize saygıyla ve sevgiyle yaklaşınız. )

( Kişi, kendinin ışığıdır. )

( Kendi hakkınızdaki yanlış düşünceleri terk edin. )

( Algılanabilir ya da akıl-alabilir bir şey olmadığınızı ve bilinç alanında beliren hiçbir şeyin öz varlığınız olamayacağını bir kez anladıktan sonra, daha derin bir kendini-biliş'e götürecek tek yol olan, herhangi bir şeyle özdeşleşme alışkanlığını kökünden kazıma işine girişeceksiniz. )

( Aranacak ve bulunacak hiçbir şey yoktur, çünkü kaybedilmiş bir şey yoktur. )

( Sakin kalın, sessiz kalın. O, ortaya çıkacaktır. Daha doğrusu, bizi içine alır. )

( Herşey ya kendinde ya da başkasındadır. )

( To know what you are, find what you are not!
Only what you discover through your own awareness, your own effort, will be of permanent use to you.
Approach your self vs. reverence and love.
Remove and abandon your wrong ideas about yourself.
Once you have understood that you are nothing perceivable or conceivable, that whatever appears in the field of consciousness cannot be your self, you will apply yourself to the eradication of all self-identification, as the only way that can take you to a deeper realisation of your self.
There is nothing to seek and find, for there is nothing lost.
Keep quiet, keep silent; it will emerge, or rather, it will take you in. )

( It is enough to know what we are not. We need not know what we are. To know what we are, we must find what we are not. What we are cannot be described, except as total negation. )

( IDENTIFICATION vs. TO FIND/SEE ON/IN SELF )


- ÖZDEŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> KÖRLÜK


- ÖZDEŞLEŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLEŞTİRMEK


- ÖZDEŞLEŞ(TİR)MEK ile İNDİRGEMEK


- ÖZDEŞLİK -(>) TEVHİD (<)- FARK


- ÖZDEŞLİK ile/ve/||/<> AYRIM


- ÖZDEŞLİK ile/ve AYRIŞ(TIR)MAK

( IDENTITY vs./and TO DECOMPOSE )


- ÖZDEŞLİK ile/ve BENZERLİK

( Birbirine benzeyen şeyler, birbirinin aynı değildir! )

( IDENTITY vs./and SIMILARITY/RESEMBLANCE )


- ÖZDEŞLİK ile/değil BİLEŞİM


- ÖZDEŞLİK ile/ve/||/<> BİREYSELLİK


- ÖZDEŞ/LİK ile/ve BİRİCİK/LİK

( IDENTITY vs./and UNIQUE )


- ÖZDEŞLİK ile/ve BİRLİK


- ÖZDEŞ/LİK ile/ve BÜTÜN/LÜK


- ÖZDEŞLİK ile ÇELİŞKİ

( IDENTITY vs. CONTRADICTION )


- ÖZDEŞLİK ile/ve ÇELİŞMEZLİK ile/ve 3. OLASILIĞIN/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI

( Bir şey, hem siyah, hem de siyah olmayan olamaz.
A=B ve A=B' ==> muhal[olması, gerçekleşmesi olanaksız]
İLE
Bir şey, ya siyahtır ya da siyah olmayandır.
A=B ya da A=B' ==> zorunlu )

( LAW OF IDENTITY vs./and LAW OF NONCONTRADICTION vs./and TERTIUM NONDATUR, EXCLUDED THIRD/MIDDLE )

( ... cum/et NONCONTRADICTIO cum/et PRINCIPIUM TERTII EXCLUSI/TERTIUM NONDATUR )


- ÖZDEŞLİK ile/||/<> DENKLEM

( Özdeşlik her zaman doğru İLE denklem belirli değerler içindir )

( Formül: (a+b)²=a²+2ab+b² İLE x+2=5 )


- ÖZDEŞLİK ile/ve EŞİTLİK


- ÖZDEŞLİK yerine FARKINDALIK

( Körlük. YERİNE ... )

( Balıklar derya içre, deryadan bihaber! )

( AWARENESS instead of IDENTITY )


- ÖZDEŞ/LİK ile FARKLI/LIK

( IDENTITY vs. DIFFERENCE )


- ÖZDEŞLİK ile/ve İÇ BÜTÜNLÜK

( IDENTITY vs./and INNER INTEGRITY )


- ÖZDEŞLİK ile/değil İÇİÇELİK


- ÖZDEŞ/LİK ile/ve TÜRDEŞ/LİK ile/ve SÜREKLİ/LİK ile/ve KURALLI/LIK

( IDENTITY vs./and HOMOGENEITY vs./and CONTINUITY vs./and REGULAR/NESS )


- ÖZDEŞLİK ile/ve ÜYELİK


- ÖZEK/MERKEZ[Ar.] ile/ve ODAK

( CENTER vs./and FOCAL POINT )


- ÖZEL EĞİTİM ile/ve/+/||/<>/>/< KENDİNİ GELİŞTİRMEK


- ÖZEL GÖRELİLİK İLE GENEL GÖRELİLİK ile/||/<> EİNSTEİN KURAMLERİ

( Einstein'ın iki devrim niteliğindeki kuramı. )

( Formül: ds² = c²dt² - dx² - dy² - dz² )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- ÖZEL GÖRELİLİK ile/||/<> GENEL GÖRELİLİK

( Özel sabit hızlı, genel ivmeli sistemleri inceler )

( Formül: E=mc² İLE Rμν=8πGTμν )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- ÖZEL ile/ve/değil/||/<>/< DUYARLI/LIK


- ÖZEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZNEL/LİK


- ÖZELEŞTİRİ ile/ve PİŞMANLIK

( SELF-CRITICISM vs./and REGRET )


- ÖZELLİK ile/ve AYIRICI ÖZELLİK

( FEATURE vs./and DISTINCTIVE FEATURE )

( ... ile/ve PRTHAKTVA )


- ÖZELLİK ile/ve AYRICALILIK

( PECULIARITY/SPECIALITY vs./and PRIVILEGENESS )


- ÖZELLİK ile/ve/değil DURUM


- ÖZELLİK ile GİZİL

( Gizil olan, düşünme yoluyla uygulayımsal/fiilî duruma gelir. )

( SPECIALITY vs. POTENTIAL
The potential becomes actual by thinking. )


- ÖZELLİK ile/ve GÜZELLİK

( SPECIALITY vs./and BEAUTY )


- ÖZELLİK ile NİTELİK

( vs./and/||/<> ATTRIBUTE )


- ÖZELLİK ile/ve/değil/||/<>/< OLANAK


- ÖZELLİK ile ÖZELİK

( Bir şeyin, benzerlerinden ya da başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik. İLE [felsefe] Herhangi bir durumu gösterebilme yeteneği. )


- ÖZELLİK ile ÖZSEL


- ÖZELLİK ile/ve/||/<> VURGU


- ÖZEN (GÖSTERMEK) ile/ve/<> ÖNEM (VERMEK)

( TO TAKE PAINS vs./and/<> TO ATTACH IMPORTANCE )


- ÖZEN ve/||/<>/>/< ŞİDDETSİZLİK


- ÖZEN ile/ve/||/<>/>/< TUTARLILIK


- ÖZENE-BEZENE (YAPMAK)


- ÖZENSİZ/LİK ile/ve/<> HAZIRLIKSIZ/LIK


- ÖZENSİZLİK ile/ve/<> KANIKSAMA


- [ne yazık ki]
ÖZENSİZ/LİK ile/ve/||/<> SAYGISIZ/LIK


- ÖZENSİZ/LİK ile/ve/||/<>/> UMURSAMAZ/LIK ile/ve/||/<>/> SIRADAN/LIK ile/ve/||/<>/> BOŞVERMİŞ/LİK


- ÖZENTİ ile ÖZENTİCİ/LİK ile ÖZENTİLİ/LİK ile ÖZENTİSİZ/LİK


- ÖZERKLEŞMEK ile ÖZERKLEŞTİRMEK ile ÖZERK/LİK


- ÖZERKLİK:
BİREYSEL ve/||/<> BİLİSEL(ENFORMASYONEL)


- ÖZERKLİK YANLISI ile ÖZERK ile ÖZERK OLARAK ile ÖZERKLİK

( AUTONOMIST vs. AUTONOMOUS vs. AUTONOMOUSLY vs. AUTONOMY )

( طرفدار خودمختاري ile خود مختار ile خودگردان ile خودمختار ile بصورت خودگردان ile خودمختاري ile خودگراني ile خودبري )

( TARAFDAR KHODMAKHTARY ile KHOD MOKHTAR ile KHODGARDAN ile KHODMAKHTAR ile BASORT KHODGARDAN ile KHODMAKHTARY ile KHODGARANY ile KHODBARY )


- ÖZERK/LİK ve/<> BİLİNÇLİ/LİK


- ÖZERKLİK ve/||/=/<> GÖRELİ ÖZGÜRLÜK


- ÖZERKLİK = MUHTARİYET = AUTONOMY[İng.] = AUTONOMIE[Fr., Alm.] = AUTOS:KENDİ, NOMOS:YASA[Yun.] = AUTONOMÍA[İsp.]

( İçişlerinde özgür, dışişlerinde merkeze bağlı olma durumu. )


- ÖZET ile BAŞLIK

( SUMMARY vs. TITLE )


- ÖZET ile/ve ÖRNEK

( SUMMARY vs. EXAMPLE )


- ÖZET ile TELAFİ EDİLEBİLİR ile TELAFİ ETMEK ile TAZMİNAT ile DENGELEYİCİ ile TELAFİ EDİCİ

( COMPENDIOUS vs. COMPENSABLE vs. COMPENSATE vs. COMPENSATION vs. COMPENSATOR vs. COMPENSATORY )

( مختصر ومفيد ile قابل پاداش ile پاياپاي کردن ile جبران کردن ile خنثي کردن ile خنثي نمودن ile اجرت ile اجر ile تاوان ile جبران ile حقالزحمه ile غرامت ile اجر دهنده ile جبراني )

( مختصر ومفيد ile GHABEL PADASH ile PAYOPAY KARDAN ile JABRAN KARDAN ile KHONSY KARDAN ile KHONSY NEMUDAN ile EJRAT ile EJR ile TAVAN ile JABRAN ile HAGHALZAHMEH ile GHARAMET ile EJR DAHANDEH ile JABRANY )


- ÖZETLEMEK ile SİNDİRİLEBİLİR ile SİNDİRİM ile SİNDİRİM ile SİNDİRİM SİSTEMİ

( DIGEST vs. DIGESTIBLE vs. DIGESTION vs. DIGESTIVE vs. DIGESTIVE SYSTEM )

( هضم شدن ile هضم کردن ile گواريدن ile تحليل بردن ile تحليل رفتن ile تحليل کردن ile گوارا ile گوارش ile تحليل ile هضم ile هاظمه ile گوارشي ile گوارنده ile هاضمه ile هضمي ile جهاز هازمه )

( NPAZM SHODAN ile NPAZM KARDAN ile GOVARYDAN ile TAHLYLE BARDAN ile TAHLYLE RAFTAN ile TAHLYLE KARDAN ile GOVARA ile GOVARSH ile TAHLYLE ile NPAZM ile هاظمه ile GOVARSHY ile GOVARANDEH ile CPEHAZEMEH ile هضمي ile جهاز هازمه )


- ÖZETLEMEK ile/ve "TOPARLAMAK"


- ÖZGE ile ÖZGECİ/LİK


- ÖZGEÇMİŞ ile/ve/değil/+/||/<>/> ÖZGELECEK


- ÖZGÜLEMEK ile ÖZGÜLENMEK ile ÖZGÜNLEŞMEK ile ÖZGÜRLEŞMEK ile ÖZGÜNLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞEBİLMEK ile ÖZGÜ/LÜK ile ÖZGÜL/LÜK ile ÖZGÜN/LÜK ile ÖZGÜR/LÜK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK ile ÖZGÜRLÜKSÜZ ile ÖZGÜL AĞIRLIK ile ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ


- ÖZGÜLÜK = HASSA = PROPERTY, PROPRIETY, OWNERSHIP[İng.] = PROPRIÉTÉ[Fr.] = EIGENSCHAFT[Alm.] = PROPRIETAS[Lat.] = PROPIEDAD[İsp.]


- ÖZGÜLÜK ile ÖZGÜLLÜK

( Özgü olma durumu. İLE Özgül olma durumu. )


- ÖZGÜN ile/değil KAFASI KARIŞIK


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BEN/LİK


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/<> BENZERSİZ/LİK


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<> EŞSİZ/LİK


- ÖZGÜN/LÜK ile ÖZERK/LİK


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil ÖZGÜL/LÜK

( Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan. | Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. | Çeviri olmayan, asıl olan. İLE/VE/DEĞİL Bir türle ilgili, bir türe ait. )

( ÖZGÜL AĞIRLIK: Bir nesnenin, 1 cm³ oylumundaki parçasını ağırlığı. [Sadece suyun özgül ağırlığı, 1'dir.]

Özgül Ağırlık...

Özgül sözcüğü, Türkçede "kendine özgü", "özellikle o var olana ya da duruma ait" anlamında kullanılır. Fizikte ise bir niceliğin, belirli birim kütleye ya da oyluma düşen oranını tanımlar.

Özgül Ağırlık Tanımı

Özgül ağırlık, bir nesnenin birim oylumunun ağırlığıdır.

  • Tanım: 1 cm³ hacmindeki bir nesnenin ağırlığıdır.
  • Birim: g/cm³ ya da N/m³ [Newton m³]

SI birim düzeninde, "ağırlık" yerine "kütle" temel alınır. Bu yüzden, özgül ağırlık, çoğu zaman, yoğunlukla karıştırılır.

Su, Neden Referans Alınır?

  • 1 atmosfer basınç [deniz seviyesi] ve 4°C'de, 1 cm³ suyun kütlesi yaklaşık 1 gramdır.
  • Bu nedenle, suyun yoğunluğu, bu sıcaklıkta, 1 g/cm³ olur.
  • Bu sıcaklık ve yoğunluk, özgül ağırlık ölçümleri için kaynak/dayanakça kabul edilir.

Su, sıcaklığa bağlı olarak yoğunluk değiştirir. Örneğin 20°C’de yoğunluğu, yaklaşık 0.998 g/cm³'tür.

Özgül Ağırlık ile Yoğunluk...

  • Yoğunluk (ρ): Kütle / Oylum (kg/m³)
  • Özgül Ağırlık: Ağırlık / Oylum (N/m³)

Öteki Nesnelerin Özgül Ağırlığı...

  1. Belirli bir oylumda nesne alınır.
  2. Tartılarak ağırlığı ölçülür.
  3. Ağırlık / oylum oranı hesaplanır.
  4. Su ile karşılaştırılarak göreli özgül ağırlık belirlenebilir.
Nesne Yaklaşık Özgül Ağırlık (g/cm³)
Su (4°C)1.00
Buz0.92
Alüminyum2.70
Demir7.87
Kurşun11.34
Cıva13.60
Altın19.30
Hava (20°C, deniz seviyesi)0.0012
)

( ... ile/ve/değil VİSEŞA )


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜR/LÜK

( Başkalarının özgünlüğünü kabul etmeyenin kendi de özgün ve özgür değildir, olamaz. )

( Özgürlük, özgün olmak içindir. )

( Amaç. İLE/VE/||/<>/< Araç. )

( Son. İLE/VE/||/<>/< Başlangıç. )

( ORIGINAL/AUTHENTIC vs./and/||/<>/< FREE/NESS )


- ÖZGÜNLÜK ile/ve/||/<> ÖZLÜLÜK

( [Yazında/Edebiyatta] Başka hiçbir yazarın üslûbuna benzemeyen, tamamen yeni bir tarzda kaleme alınmış olan yapıtlar. İLE/VE/||/<> Anlaşılması zor tamlamaların yerine kısa ve özlü sözlerin kullanılması.[Amaç, kolay okunan ve akılda kalan veciz şiirlerin yazılmasıdır.] )


- ÖZGÜN/LÜK ile/ve SANAT/SAL/LIK


- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK" ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK

( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )

( TO FREE IMAGINATION: [not] TO TEACH vs./but TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES
TO FREE IMAGINATION: TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES instead of TO TEACH )


- ÖZGÜRLEŞME (ITK)


- ÖZGÜRLEŞME:
"KAFESİN" İÇİNDEN ÇIKARAK değil "KAFESİ İÇİMİZDEN ÇIKARARAK


- ÖZGÜRLÜĞE ULAŞMAK/SAHİP ÇIKMAK değil ÖZGÜRLÜĞÜN ZORUNLULUĞU (VE DOLAYISIYLA SORUMLULUĞUNU ALMAK)

( [not] REACH/CLAIM TO THE FREEDOM but OBLIGATORY OF THE FREEDOM (AND CONSEQUENTLY TO GET RESPONSIBILITY OF THE FREEDOM )


- ÖZGÜRLÜK

( FREEDOM )


- ÖZGÜRLÜK:
BAĞIMSIZ OLMAK ile/ve/değil/< ÖZGÜRCE YARATABİLMEK

( Özgürlük bilinci, var oluşu ya da yaşamı duyumsama, özünü, hem özdek, hem de tin olarak algılamadır. )

( Özgürlüğün en yüksek tadı, onun tümüyle yitiminin sınırındadır. )


- ÖZGÜRLÜK:
"(HER) İSTEDİĞİNİ YAPMAK" değil İSTEMEDİĞİNİ YAPMAMAK

( Özgürlük, hiçbir zaman her istediğini yapmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )

( FREEDOM vs. DOING WHATEVER YOU WANT )


- ÖZGÜRLÜK ve EŞİTLİK ve KARDEŞLİK
ile/ve/değil/yerine/tersine/önce/||/<>/></<
KARDEŞLİK > EŞİTLİK > ÖZGÜRLÜK


- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/> AŞK (AHLÂKI) ve/||/<>/> BİLGELİK/İRFAN

( Külün, bir daha ateşte yanmadığı gibi, kişi de aşkta yok(fânî) olmuşsa, ne kendi aklına, ne de başkasının aklına aldanır. )

( HİLMİ ZİYA ÜLKEN'in, "AŞK AHLÂKI" adlı kitabını da okumanızı salık veririz. )

( )

( Üzerinde en çok (")düşündüğümüz, konuştuğumuz, beklediğimiz, aradığımız(") ve (")ağladıklarımız(")... )

( FREEDOM and/||/<>/> MORALS OF LOVE and/||/<>/> WISDOM )


- ÖZGÜRLÜK ile BAŞIBOŞLUK

( FREEDOM vs. STRAYNESS )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve BELİRLENİM

( Dış varlık yasası. İLE/VE Tin'in yasası. )

( FREEDOM vs./and DETERMINATION )


- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/< BİRİCİKLİK


- ÖZGÜRLÜK BÜTÜNSELLİK


- ÖZGÜRLÜK ile/ve CESÂRET

( FREEDOM vs./and COURAGE )


- ÖZGÜRLÜK ve/||/<>/= DÜŞÜNCEYİ DÜŞÜNEBİLME BİLGİSİ/OLANAĞI

( Sonsuz. VE/||/<>/= Tekil[ler üzerin(d)e.] )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/hem de/||/<>/< DÜZEN


- ÖZGÜRLÜK ve/||/<> EŞİTLİK ve/||/<> DAYANIŞMA/KARDEŞLİK

( Aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdir. Bunların, topluma yansıması, toplumda karşılık bulması, bir devrim niteliğinde olmakla birlikte, tarihî bir birikimi de gösterir. )

( LIBERTE et/||/<> EGALITE et/||/<> FRATERNITE )

( LIBERTY and/||/<> EQUALITY and/||/<> FRATERNITY/BROTHERHOOD )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/||/<>/> ESNEKLİK


- ÖZGÜRLÜK ve/<>/= ETKİNLİK

( FREEDOM and/<>/= ACTIVITY )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<>/< GÜVENLİK

( FREEDOM vs./and SECURITY )


- ÖZGÜR/LÜK ile/ve GÜZEL/LİK

( FREEDOM vs./and BEAUTY )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<>/< HAK

( Özgürlük, hak ile sınırlanır. | Hak ile sınırlanabilmek. İLE/VE/||/<>/< ... )

( Haklılığı/karşılığı olmayan tüm düşünce tutumları dışarıda bırakmak. İLE/VE/||/<>/< ... )

( Özgürlük, salt amaç olamaz. )

( FREEDOM vs./and RIGHT )


- ÖZGÜRLÜK = HÜRRİYET = LIBERTY, FREEDOM[İng.] = LIBERTÉ[Fr.] = FREITHEIT[Alm.] = LIBERTAS[Lat.] = LIBERTAD[İsp.]


- ÖZGÜRLÜK ile/ve İÇ ÖZGÜRLÜK

( Nedeni, kendinde olmak, kendi dışında olmamak. İLE/VE ... )

( Özgürlük, hiçbir karşılık beklemeksizin yapılan iş/hizmettir. )

( Özgürlük, üzüntüden kurtulmuşluk demektir. )

( Özgürlük, kendini sınırlayabilme gücüdür. )

( Özgürlük, zorunluluğun bilincidir. )

( Özgürlük, ancak ve sadece, tarih ve kültürde olanaklıdır. )

( Özgürlük isteği ve iradesi olmadıkça özgürlük kazanılamaz ve korunamaz da. )

( Özgürlük, bazı yöntemlerin ya da koşulların ustaca uygulanması ya da kullanılması sonucu kazanılmaz. O, nedensel sürecin ötesindedir. Onu hiçbir şey zorlayamaz ya da engelleyemez. )

( Eğer özgür olmak istiyorsanız, özgürlüğe en yakın olan adımı atmayı ihmal etmeyin. )

( Özgürlüğe ulaşmak için çaba göstermelisiniz. )

( Bir şey ile özdeşleşmemek, doğal ve kendiliğinden olursa, o, özgürleşmedir. )

( İhtiras, emel kişiseldir, özgürleşme ise kişisel olandan kurtuluştur. )

( Özgürleşme, keşfetme özgürlüğü demektir. )

( Özgürleşme, bir elde ediş, bir kazanma meselesi değil, bir cesâret meselesidir. )

( Özgürleşme, özgür olduğunuza inanma ve ona göre davranma cesâretidir. )

( Özgürleşme, doğal bir süreçtir ve sonuçta, kaçınılmazdır. Fakat onu şimdi'ye getirmek sizin gücünüz dahilindedir. )

( Özgürleşmede, emelin hem öznesi, hem nesnesi artık yoktur. )

( "Anlayış yoluyla özgürleşme", kadîm ve basit bir yoldur. )

( Özgürlük, terk edişten geçer. )

( Özgürleştirecek olan, açık ve berrak görüştür. )

( Birlik, özgürleştirir; özgürlük, birleştirir. )

( Sükûnet içinde ve bağımlılıklardan kurtulmuş olmak, her türlü kişisel çıkar endişelerinin, her türlü bencilce hesapların erişemeyeceği bir yerde durmak, özgürlüğe ulaşmanın kaçınılmaz şartıdır. )

( Bir kalemin minicik ucu nasıl sayısız resim çizebilirse, öylece, farkındalığın boyutsuz noktası da koskoca evrenin içeriğini çizer. Siz işte o noktayı bulun ve özgür olun. )

( Kişinin, canının istediğini yapma keyfiyeti, bağımlılıktır. Halbuki, kişinin yapması gerekeni, doğru olanı yapma olanağı, gerçek özgürlüktür. )

( Sizi hiçbir şey özgür kılamaz, çünkü siz özgürsünüz. )

( Fincanın içindeki boşluk özgürdür. O ancak fincana ilişkin olarak görüldüğünde, fincanın içinde sayılabilir. )

( Huzuru olan kişi özgür olur ve özgür olan kişi de başkalarını özgürlüğe ulaştırır. )

( Yağmurun izlediği gökgürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )

( Unutmak zorunda değiliz; arzu ve korku son bulunca, tutsaklık da biter. )

( Tutsaklığı yaratan, karakter ve mizaç dediğimiz, duygusal bağlılıklar, sempati ve antipatilerin oluşturduğu davranış kalıplarıdır. )

( Unity, liberates; freedom, unites. )

( Freedom is freedom from worry.
You must strive for liberation.
Freedom comes through renunciation.
Non-identification, when natural and spontaneous, is liberation.
If you desire to be free, neglect not the nearest step to freedom.
Ambition is personal, liberation is from the personal.
Liberation is not the result of some means skilfully applied, nor of circumstances. It is beyond the causal process. Nothing can compel it, nothing can prevent it.
In liberation both the subject and the object of ambition are no longer.
Liberation is not an acquisition but a matter of courage.
Liberation is to believe that you are free already and to act on it.
Liberation is a natural process and in the long run, inevitable. But it is within your power to bring it into the now.
The ancient and simple way of liberation through understanding.
It is clarity that is liberating.
As the tiny point of a pencil can draw innumerable pictures, so does the dimensionless point of awareness draw the contents of the vast universe.
To be quite detached, beyond the reach of all self-concern, all selfish consideration, is an inescapable condition of liberation.
Nothing can set you free, because you are free.
Freedom cannot be gained nor kept without will-to-freedom.
Freedom to do what one likes is really bondage, while being free to do what one must, what is right, is real freedom.
The space within the cup is free. It happens to be in the cup only when viewed in connection vs. the cup.
You need not forget; when desire and fear end, bondage also ends.
It is the emotional involvement, the pattern of likes and dislikes which we call character and temperament, that create the bondage. )

( image

ÖZGÜRLÜK[Sümerce] )

( FREEDOM vs./and INTERNAL FREEDOM )

( ZIYOU )


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK


- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/ancak KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK

( Dışarıdan sınırlanmak kölelik, içeriden sınırlanmak özgürlük, sınırlanmamak keyfîliktir, o da kendini kaybettirir. )

( FREEDOM vs./and/<> SELF REALISATION )


- ÖZGÜRLÜK ile/değil/ne yazık ki/>< KEYFÎLİK

( Sorumluluk alıyorsak. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Sorumluluk almıyorsak. )

( Hak ile sınırlanmış olanda. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Hak ile sınırlanmamış olanda. )

( [not] FREEDOM vs./but/unfortunately/>< DISCRETIONARINESS )


- ÖZGÜRLÜK ile KRİTERSİZLİK

( FREEDOM vs. DISCRETERIONESS )