K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(65/102)
- MODEL ile ÖRNEK
( MODEL vs./and SAMPLE )
- MODEL/LİK ile MODELCİ/LİK ile MODELİST ile MODEL SALONU
- MODERN GELENEK ile/ve KLASİK GELENEK
( Hareket esastır. İLE/VE Sükûn esastır. )
- MODERN (OLMAK) değil/yerine UYGAR OLMAK
- MODERNİZE ETMEK değil/yerine/= ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK
- MODERNLEŞMEK ile MODERNLEŞTİRMEK ile MODERNLEŞEBİLMEK ile MODERN/LİK ile MODERNİST ile MODERNİZM ile MODERN MANTIK ile MODERN MOBİLYA
- MODERNLİK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ÇARPIK KENTLEŞME
- MODERNLİK ile/ve/< MODERNLEŞME
- MODİFİKASYON[Fr.]/MODIFICATION[İng.] değil/yerine/= DEĞİŞKE | DEĞİŞTİRME | DEĞİŞİKLİK
- MODÜLER ARİTMETİK ile/||/<> NORMAL ARİTMETİK
( Modüler kalanla, normal tam değerle çalışır )
( Formül: mod n İLE ℝ )
- MODÜLER SİSTEM değil/yerine/= PARÇALI DÜZEN/EK
- MOLEKÜL ile/ve/||/<>/< ELEKTRON ile/ve/||/<>/< ATOM ile/ve/||/<>/< ÇEKİRDEK ile/ve/||/<>/< PROTON - NÖTRON ile/ve/||/<>/< QUARK ile/ve/||/<>/< PLANCK ile/ve/||/<>/< [HIGGS BOZONU?]
( 10üzeri-9 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-18 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-10 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 / 10üzeri-14 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-15 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-19 m. İLE/VE/||/<>/< 10üzeri-43 m. İLE/VE/||/<>/< ??? )
- MOLEKÜLER DİNAMİK ile/||/<> STATİK KİMYA
( Moleküllerin hareketlerini ve dinamik davranışlarını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Moleküllerin statik yapısını ve özelliklerini inceleyen bilim dalı. )
- MOLOZ/LUK ile MOLOZ TAŞ ile MOLOZ DUVAR
- MOMENT:
"AN/KIPI/UĞRAK" ile/değil/yerine AŞAMA
- MONADELF, TEK DEMET HALİNDE BİRLEŞİK = VÂHİDÜ'L-AH = MONADELPHE
- MONARŞİ ile/değil/yerine/||/> BAŞKANLIK ile/değil/yerine/||/> PARLAMENTARİZM
( MONARCHY vs./but/||/> PRESIDENCY vs./but/||/> PARLIAMENTARISM )
- MONARŞİ[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= TEKERKLİK
( Siyasal yetkenin, genellikle miras yolu ile bir kişinin üzerinde toplandığı devlet yönetimi. )
- MONAT ile MONATÇI/LIK ile MONADİST ile MONADİZM
- MONITOR :/yerine MONİTÖR, İZLEMEK
- MONOFİLETİK ile/||/<> PARAFİLETİK
( Monofiletik tek ata tüm türev İLE parafiletik bazı hariç. )
( Formül: Complete İLE incomplete )
- MONOGAM/İ değil/yerine/= TEKEŞLİ/LİK
- MONOKLİN İLE TRİKLİNİK İLE ORTOROMBİK ile/||/<> KRİSTAL SİSTEMLERİ
( 7 kristal sistemi. )
( Formül: P İLE I İLE F İLE C merkezleme )
- MONOKROMATİK IŞIK ile/||/<> POLİKROMATİK IŞIK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Monokromatik tek renk, polikromatik çok renklidir )
( Formül: Tek λ İLE çoklu λ )
- MONOTONLAŞMAK ile MONOTONLAŞTIRMAK ile MONOTON/LUK
- MONTAJLAMAK ile MONTAJ ile MONTAJCI/LIK
- MONTE CARLO ile/||/<> MOLEKÜLER DİNAMİK
( MC rastgele örnekleme istatistik, MD deterministik Newton. )
( Formül: Metropolis İLE Verlet )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- MONTE ETMEK değil/yerine/= YERLEŞTİRMEK
- MORARMAK ile/ve/||/<> CIBARMAK
( ... İLE/VE/||/<> Vurma nedeniyle/sonucunda morarma. )
- MORARMAK ile MORARTMAK ile MORARTABİLMEK
- MORBİDİTE/MORBİDITY[İng.] değil/yerine/= HASTA OLMA ORANI | HASTALIK | BOZUKLUK
- MOREOVER :/yerine ÜSTELİK
- MORFİNLENMEK ile MORFİN
- MORİTANYA'DA/TROBRİAND ADALARI'NDA:
ATAERKİLLİK ile/ve/değil/<> ANAERKİLLİK
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Moriler, anaerkil bir topluluktur.[Ancak kadın isterse boşanma gerçekleşir.] )
- MORS ABECESİ ile/ve/<> PIRILDAK
( ... İLE/VE/<> Işık açıp kapayarak işaretler vermeyi ve anlaşmayı sağlayan aygıt. )
- MORS "(OLMAK/ETMEK)" ile/değil/||/<> MARS (OLMAK/ETMEK)
- MORTGAGE :/yerine İPOTEK
- MORTLAMAK ile MOR ile MORG ile MORS ile MORS ALFABESİ
- MORUKLAMAK ile MORUKLAŞMAK ile MORUK
- MOSKOF/LUK ile MOSKOF CAMI ile MOSKOF GAVURU ile MOSKOF TOPRAĞI
- MOST :/yerine EN ÇOK
- MOTEL ile MOTELCİ/LİK
- MOTILITE/MOTILITY[İng.] değil/yerine/= ÖZDEVİNIMLİLİK
- MOTOKROS ile MOTOKROSÇU/LUK
- MOTOR ile MAKİNE DAİRESİ ile MAKİNE DAİRESİ ile MÜHENDİS ile MÜHENDİSLİK ile MAKİNİST
( ENGINE vs. ENGINE HOUSE vs. ENGINE ROOM vs. ENGINEER vs. ENGINEERING vs. ENGINEMAN )
( موتور ile ماشين خانه ile موتورخانه ile مهندس ile مهندسي ile ماشين چي ile ماشين کار )
( MOTOR ile MASHYNE KHANEH ile MOTORKHANEH ile MANPANDES ile MANPANDESY ile ماشين چي ile MASHYNE KAR )
- MOTOR ile MOTORCU/LUK ile MOTORLU ile MOTORSUZ ile MOTOR YAĞI ile MOTORLU TREN ile MOTORLU TAŞIT ile MOTOR YENİLEME
- MOVE :/yerine HAREKET ETMEK
- MOZAİK ile/ve/değil/yerine/||/<> AŞURE
- MOZAİK ile/ve/değil/||/<>/> EBRU
- MOZAİK[Fr. < MOSAIQUE] ile FRESK [İt. < Lat.]
( Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş ya da pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılan resim ve bezeme işi. İLE Yaş duvar sıvası üzerine, kireç suyunda eritilmiş madensel boyalarla resim yapma yöntemi. | Bu yöntemle yapılmış duvar resmi. )
- MOZAİK ile MOZAİKÇİ/LİK ile MOZAİK PLAKA ile MOZAİK DÖŞEME
- MR[İng.] değil/yerine/= MAGNETIC RESONANCE | MIXREALITY[İng.] değil/yerine/= MANYETİK REZONANS | KARMA GERÇEKLİK
- MUALLA ile MUALLAK
- MUALLÂK ile/ve "ASILI TUTMAK"
- MUALLAK ile MUAMMA
- MUALLİM/LİK ile MUALLİME
- MUAMELE ETMEK/– MUAMELESİ ETMEK değil/yerine/= DAVRANMAK/–GİBİ DAVRANMAK
- MUAMMA[Ar.] değil/yerine/= BELİRSİZ/LİK
( Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler. )
- MUAMMA/LIK ile MUAMMALI
- MUAMMERİYET[Ar.] değil/yerine/= CANLILIK
- MUAREFE[Ar.] değil/yerine/= TANIŞMA, TANIŞIKLIK
- MUASIRLAŞMAK ile MUASIRLAŞTIRMAK ile MUASIR/LIK
- MUAYENE ile İNCELEMEK ile DENETÇİ
( EXAMINATION vs. EXAMINE vs. EXAMINER )
( آزمايش ile آزمون ile محک ile معاينه ile آزمايه ile تجزيه ile امتحان ile بررسي کردن ile آزمون کردن ile تجزيه کردن ile مورد بررسي قرار دادن ile ممتحن ile امتحان کننده ile آزمونگر )
( AZMAYSH ile AZMON ile MOHAK ile معاينه ile AZMAYYEH ile TAJZYYEH ile EMTAHAN ile BARRESY KARDAN ile AZMON KARDAN ile TAJZYYEH KARDAN ile MOORD BARRESY GHARAR DADAN ile MOMTAHN ile EMTAHAN KONANDEH ile AZMONGAR )
- MÜBÂDELE[Ar. < BEDEL | çoğ. MÜBÂDELÂT]/TAKAS/TRAMPA[İt.]/TROK[Fr.] değil/yerine/= DEĞİŞ/DEĞİŞMECE/DEĞİŞ-TOKUŞ
- MÜBÂGAME değil/yerine/= TATLI DİLLİLİK
- MÜBALAĞA ile MÜBALAĞACI/LIK ile MÜBALAĞALI ile MÜBALAĞASIZ
- MÜBAREK değil/yerine/= KUTLU
- MÜBAREK/LİK ile MÜBAREK AY ile MÜBAREK GÜN ile MÜBAREK OTU
- MÜBAYAA ile MÜBAYAACI/LIK
- MÜBAYACI SOKAK :
( Rumelihisarı Mahallesi sokaklarından biridir. Sokakta mübaya işlerine bakan bir görevlinin olması nedeni ile sokağa "Mübayacı Sokak" ismi verilmiştir. )
- MÜBÂYÂ-I EŞYÂ ile NEFY-İ MÜLK ile HİBE
- MÜBAYENET[Ar.] değil/yerine/= UYUŞMAZLIK
- MÜCADELE ile MÜCADELECİ/LİK
- MÜCELLA[Ar.] değil/yerine/= PARLATILMIŞ/PARLAK
- MÜCELLİT ile CİLTÇİLİK
( BOOKBINDER vs. BOOKBINDING )
( صحاف ile کتاب سازي ile صحافي )
( SAHAF ile KETAB SAZY ile صحافي )
- MÜCEVHER ile MÜCEVHERCİ/LİK ile MÜCEVHERLİ ile MÜCEVHER TARİH ile MÜCEVHER KUTUSU ile MÜCEVHER MAHFAZASI
- MÜCEVHERLERLE SÜSLEMEK ile MÜCEVHERLERLE SÜSLENMİŞ
( BEJEWEL vs. BEJEWELLED )
( مرصع کردن ile مرصع )
( MORSA KARDAN ile MORSA )
- MUCH :/yerine ÇOK
- MÛCİBUN Bİ'Z-ZÂT ile/ve FAİL-İ MUHTAR, KÂDİR-İ MUTLAK
( Filozoflar[Hukema] için. İLE Kelâmcılar[Mütekellimin] için. )
( Mutasavvıf için: Zâhirde Fail-i Muhtar, Kâdir-i Mutlak; Bâtında Mûcibin bi'z-Zât. )
- MUCİZE[Ar. < ACZ] ile TANSI, TANSUK
( ACİZ BIRAKAN, TANSI, TANSUK, ALLAH'IN EMRİYLE PEYGAMBERLER TARAFINDAN YAPILAN VE HALKI HAYRETTE BIRAKAN HÂRİKULÂDE İŞLER, HAREKETLER, HALLER )
- MUCİZE[Ar.] değil/yerine/= TANSIK
- MUCİZEVÎ ile/değil MİSTİK
- MÜDÂFAA ETMEK değil/yerine/= SAVUNMAK
- MÜDAHALE EDEMEMEK ile/değil TAHAMMÜL EDEMEMEK
- MÜDAHALE ETMEK değil/yerine/= ELATMAK/KARIŞMAK
- MÜDAVİ ile MÜDAVİM/LİK
- MÜDÂVİM ile FANATİK
- MÜDEBBİR ile/ve MÜDRİK
- MÜDEVVER[Ar.] değil/yerine/= YUVARLAK
- MÜDRİK/LİK ile MÜDRİKE
- MÜDÜR/İYET değil/yerine/= YÖNETÇİ/LİK
- MÜDÜR/LÜK ile MÜDÜR MUAVİNİ ile MÜDÜR YARDIMCISI ile MÜDÜR YARDIMCILIĞI
- MÜESSESELEŞMEK ile MÜESSESELEŞTİRMEK ile MÜESSES ile MÜESSESE
- MÜFÂREZE[Ar.] ile MÜFÂRIK[Ar. < FARK] ile MÜFERRAK[Ar. < FARK]
( Bir şeyden kesilip ayrılma. İLE Ayrılan, ayrılmış, müfârakat eden. İLE Ayrılmış, tefrîk edilmiş. )
- MÜFERRİG[Ar.] ile MÜFERRİK[Ar. < FARK]
( Dolu kabı boşaltan. | Yemeği kurtaran. İLE Kısaltan, taksîr eden. )
- MÜFÎK[Ar. < İFÂKAT] ile MÜFRİG[Ar. < FİRÂG]
( İyileşen hasta, ifâkat bulan. İLE Döken, dökücü, ifrâğ eden. )
- MÜFLİS ile/değil/yerine/>< MÜFLİK
( İflâs eden. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Birinci sınıf şiir yazan şair. )
- MÜFREZE[Ar. < FERZ] ile MÜFRİZ[Ar.] ile MÜFTERİK[Ar. < FARK]
( Bir askerî birlikten ayrılan kol. İLE Ayıran, ifrâz eden. | Virgül. İLE Ayrılan, iftirâk eden. | Dağılan, perişan olan. )
- MÜFT ile MÜFTÜ/LÜK
- MUGALATA ile MUGALATACI/LIK
- MUĞLA ile MUĞLAK/LIK ile MUĞLALI/LIK
- MUĞLAK ile/||/<> MÜPHEM ile/||/<> MECHUL ile/||/<> MUAMMA ile/||/<> MUÂLLAK ile/||/<> MUHAL
( Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık. İLE/||/<> Belirsiz. | Açık ve seçik olmadan. İLE/||/<> Bilinmeyen. İLE/||/<> Şiir sanatında harflerle yapılan bilmece/ler. İLE/||/<> Asılmış, asılı, ta'lîk edilmiş. | Bir yere dayanmadan, havada, boşta duran. | Sürüncemede kalmış iş. | Bağlı. | Kesin olmayan. | Açık hece.[bâ] | Bir yazı biçimi. İLE/||/<> Olanaksız, olmaz, olmayacak. )
- MUĞLAK[Ar.] ile/değil/yerine/>< MUTLAK[Ar.]
( Anlaşılmaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Salt, saltık, kesinlikle. )
- MUGUZGAK/MUGUZGAQ[Argu] ile SİNEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Balarısına benzeyen bir sinek. İLE ... )
- MUHABBET SOKAK değil İNCİLİ ÇAVUŞ SOKAĞI
- MUHABBET VE SAYGILI OLMAMAK/HÜRMETSİZLİK ile/yerine MUHABBET VE SAYGI/HÜRMET
( Önceki halden daha kötü duruma getirir. İLE/YERİNE Muhabbetsiz saygı bir yere ulaştırmaz fakat kişiyi bozmaz. )
- MUHABBET ve FEDÂKÂRLIK
- MUHABBETİN/AŞKIN DERECELERİ'NDE:
MEYL ile/||/<>/> ARZU ile/||/<>/> SAHÂBET ile/||/<>/> GARÂM ile/||/<>/> VEDÂD ile/||/<>/> ŞEGAF ile/||/<>/> TEFÎN ile/||/<>/> TEABBÜD ile/||/<>/> HULLET ile/||/<>/> IŞK
( Öteki dillerde bizim "muhabbet" gibi çok anlamlı bir sözcük var mıdır bilmem. Ama şu kadarını söyleyeyim... Bizi bilmek demek, biraz da bu sözcüğü tüm anlamlarıyla bilmek demek...
Muhabbeti; sevgi, aşk, sevdâ, dostluk, bağlılık, sohbet, yârenlik etmek anlamlarında kullanıyoruz. Birini sevdiğimizde ona muhabbet besleriz. Sevdiğimizle oturup konuştuğumuzda muhabbet etmiş oluruz. Bir erkek ile bir kadının birbirini tanımasına ve sevmesine vesile olanlara "muhabbet tellâlı" deriz. Ama konu tasavvuf olunca sözcük farklı anlamlar kazanmaya başlar.
Eskiler, muhabbeti, şiddetine göre on dereceye ayırmış. Öncesi ilgi duymak, sonrası muhabbetin şiddetiyle yok olmak olan muhabbet olmaz ise yolculuk da olmaz. Sırayla açıklayalım...
1. MEYL: Sözlükte bir yöne doğru yönelmek, eğilmek, eğik duruma gelmek anlamı verilmiş. Biz ise birine ya da bir şeye yönelmek, sevgi, ilgi göstermek, istek ve arzu duymak anlamlarında kullanıyoruz. Tasavvufta yolun en başındakilere muhib deriz. Muhib, ilgi duyan kişidir. Yolun başı ise ilgi duymaktır. O yüzden;
Âşık oldur kim kılar cânın fedâ cânânına
Meyl-i cânân itmesin her kim ki kıymaz cânına
(Fuzûlî)
İlgi duymaya başladığımız anda yolculuğumuz başlar. Çünkü meyl ile başlayan yolculuğun sonu bu uğurda canını vermektir.
2. ARZU: Meyl, irâdeye yükselirse arzu adını alır. İrâdeye yükselmesi ise yâri istemek ile olur. Ama bunun da bir bedeli vardır.
Cân la’lin eyler arzû yâr içmek ister kanımı
Yârâb ne vâdîdir bu kim cân teşne cânân teşnedir
(Bâkî)
3. SAHÂBET: Benimseyip koruma, kayırma suretiyle sâhiplenme, sâhip çıkma anlamlarında kullandığımız sözcük, Arapça olmasına karşın anlamını Türkçe'de kazanmış. Kişinin arzu ettiği kişiye karşı, gönlünden bir akış, bir eğilim peyda olması sonucunda da korumaya, sahiplenmeye başlar.
4. GARÂM: Olağanüstü sevgi, şiddetli arzu ve iştiyâk, büyük aşk anlamına gelen garâm, sevginin gönle âdeta yapışmasıdır.
Cenap Şehabeddin;
Uyan ey bister-i sînemde yatan tıfl-ı garâm
derken âşık olmaya başladığını ya da âşık olmak arzusunu dile getiriyordu.
5. VEDÂD: Sevgi, dostluk, muhabbet anlamlarına gelen vedâd, muhabbetin saf ve katıksız durumu. Gönülden öteki eşya ve kişilere olan ilginin atılması durumu. Aynı sözcükten türeyen vedûd ise “Kullarını çok seven, onları lûtfa, ihsâna gark eden; sevilmeye lâyık ve müstahak yalnız kendi olan” anlamında Allah’ın adlarındandır.
6. ŞEGAF: Sevginin kalbi istilâ etmesi, aşırı sevgi, mecnûnca, çılgınca sevme. Kalp, sevilen şey dışındakilerden temizlenince bu sefer sevgi coşmaya başlar, kalbin tamamını fetheder, istilâ eder.
7. TEFÎN: Örümcek ağı demek olan tefîn, aşkın bir üst derecesi. Kalbin her yanını istilâ eden sevgi, kalpten taşmaya başlar. Kalpten taşmaya başlaması ise kontrolün aşk sahibinin elinden çıkıp aşkın eline geçmeye başlamasıdır. Öyle ki aşk, örümceğin ördüğü ağ gibi kişinin her tarafını kapsar, örer, onu âdeta sıkı sıkı bağlar.
8. TEABBÜD: Kul köle olmak, tapınmak anlamındaki teabbüd, kişinin artık aşkın elinde oyuncak olduğu haldir. Bu durumdaki âşığı, Hayretî şöyle anlatır:
Gam yeriz kan yutarız kûşe-i mihnette müdâm
Sanma biz kevser-i cennât-ı naîmin kuluyuz
9. HULLET: Gerçek dostluk anlamındaki hullet, sevgiliden başka kimsenin kalmadığı durumu açıklamak için kullanılır. Hullette iki özellik bulunur. Biri sadâkât yani doğruluk, öteki de samimiyet. Aşkın sondan bir önceki durumudur. Artık aşkın gerçek olduğundan, heves ya da yanılsama olmadığından emin olunmuştur.
10. IŞK: Muhabbetin en son hali ve en aşırı derecesidir. Halkanın tamamlandığı son zincir. Zât, sıfata meylettiğinde, kalpte ortaya çıkarak tüm damarlarda akıp tüm organlara yayılan aşırı muhabbet. Hallâc’ın her tarafı kesildiğinde, kanının yerlere Allah Allah diyerek akmasının nedeni de Züleyha’nın kanının Yusuf diye diye akmasının nedeni de budur. Işk öyle bir durumdur ki kişinin nazarında, sevdiğinden başka bir şey olmaz ve tüm ilgisini sevdiğine gösterir. Sadece gözleriyle ve gönlüyle değil baştan ayağa tüm âzâsıyla sevdiğini müşâhede eyler.
Tasavvuf, meyl ile başlayıp ışk ile biten bir yolculuktur. O yüzden,
Muhabbet bir kef-i Dâvud’dur pûlâdı mûm eyler
(Suzî-i Prizrenî)
ve
Muhabbet öyle bir sırdır ki bin setr et nihân olmaz
(Îzzet Molla)
Işk sahipleri nerede olursa olsun hemen bilinir.
Son sözü de Fuzûlî söylesin:
Aşk imiş her ne vâr âlemde
Muhabbetiniz daim, aşkınız bâkî ve dâim olsun.
İsmail Güleç (Prof.Dr.) | www.ismailgulec.net
)
( Aşk Merdiveni [Diotima]

6. Basamak: Aşkın kendine duyulan aşktır. Kişi, güzelliği kendi biçiminde görür ve aşkın güzelliğini olduğu gibi sever. Her özel ve güzel olan, bu biçimle bağlantısı nedeniyle güzeldir.
5. Basamak: Genel olarak bilgiye duyulan aşktır.
4. Basamak: Yasalara ve kurumlara duyulan aşktır.
3. Basamak: Nefs sevgisidir. Bu, fiziksel özelliklerin bir kenara bırakıldığı, manevi ve ahlâkî güzelliğin sevgiyi tetiklediği aşamadır. Bu adımda, kişi, nitelikli zihinlere âşık olacaktır.
2. Basamak: Tüm güzel gövdelerin sevgisidir. Kişi, tüm gövdesindeki güzelliği görür ve farkları sevmeyi öğrenir.
1. Basamak: Tek bir gövdenin sevgisidir. Bu aşk, belirli bir gövdeye duyulur. Fiziksel özelliklere duyulan bir istektir. )
- MUHABERE ETMEK değil/yerine/= İLETİŞMEK/ÇAVLAŞMAK/BİLDİRİŞMEK
- MUHABERE ile MUHABERECİ/LİK ile MUHABERE MEMURU ile MUHABERE SINIFI
- MUHACİR/LİK ile MUHACİR ARABASI
- MUHAFAZA[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= KORUMAK/KORUYUP SAKLAMAK
- MUHAFAZAKÂR/LIK ile BAĞNAZ/LIK
( CONSERVATIVE/NESS vs. FANATIC/ISM )
- MUHAFAZAKÂRLIK ile/ve/||/<> TEPKİSELLİK
- MUHAFIZ/LIK ile MUHAFIZ ALAYI
- MUHAKKÂK ile/||/<> REYHANÎ
( Sülüse benzeyen ancak daha fazla yatık ve uzun çizgileri olan büyük boy yazı biçimi. İLE/||/<> Muhakkâk'ın küçüğü. )
- MUHAKKIK[< TAHKİK] ile MÜDEKKİK[< TEDKİK]
( Konuyu delilleriyle bilen, açıklayan. İLE Delillerine delil getiren. Kanıtın kanıtla ispatı. Kılı kırk yaran. )
( isbat el-mesele bi-el-delil İLE isbat el-delil bi-el-delil )
- MUHAKKIK[< TAHKİK] ile MÜTETEBBİ
( Konuyu delilleriyle bilen, açıklayan. İLE Bir konuyu dikkatle araştıran, irdeleyen, araştırıcı. )
- MUHÂL[Ar.] değil/yerine/= OLANAKSIZ, OLMAZ, OLMAYACAK
- MUHALEFET değil/yerine/= KARŞITÇILIK
- MUHALİF DİN ADAMLARI MECLİSİ ile BİR ARAYA GETİRMEK ile MONTAJCI ile TOPLANTI ile DERLEME DİLİ ile MONTAJ HATTI ile MONTAJ LİSTESİ ile MONTAJ PROGRAMI ile MECLİS ÜYESİ
( ASSEMBLY OF DEFIANT CLERICS vs. ASSEMBLE vs. ASSEMBLER vs. ASSEMBLY vs. ASSEMBLY LANGUAGE vs. ASSEMBLY LINE vs. ASSEMBLY LIST vs. ASSEMBLY PROGRAM vs. ASSEMBLYMAN )
( فراهم آمدن ile هم گذاردن ile سوار کردن ile همگذار ile سوار کننده ile شورا ile شوري ile معشر ile مجمع ile همگذاري ile زبان همگذاري ile خط توليد ile تيمار خط ile سياهه همگذاري ile مجمع روحانيون مبارز ile برنامه همگذاري ile عضو انجمن ile عضو مجلس )
( FARANPAM AMADAN ile NPAM GOZARDAN ile SAVAR KARDAN ile CPEHMGOZAR ile SAVAR KONANDEH ile SHORA ile SHORY ile معشر ile MAJMA ile CPEHMGOZARY ile ZABAN CPEHMGOZARY ile KHAT TOLYD ile TYMAR KHAT ile سياهه همگذاري ile MAJMA ROHANYVAN MOBARZ ile BARNAMEH CPEHMGOZARY ile OZV ENJAMAN ile OZV MOJALS )
- MUHALLEBİ ile MUHALLEBİCİ/LİK ile MUHALLEBİ ÇOCUĞU
- MUHAMMEDÎ'LİK:
MUSEVÎ'LİK ve İSEVÎ'LİK
( Dışta. VE İçte. )
- MUHAREBE ile MUHAREBECİ/LİK
- MUHARRER ile/||/<> TAHRÎR ile/||/<> TEVSÎK ile/||/<> MÜLÂHAZAT
( Yazılı. İLE/||/<> Yazma. İLE/||/<> Vesikalandırma, sağlamlaştırma, yazılı duruma getirme. İLE/||/<> Açıklamalar. )
- MUHARRİK[Ar. < HARÎK] ile MUHARRİK[Ar. < HARK] ile MUHARRİK[Ar. < HAREKET]
( Yakan, tahrîk eden. İLE Çok yakan. | Çok hareket eden. | Pek susatan. İLE Hareket ettiren, oynatan. | Kışkırtan, ayartan, dürten. | [fels.] Devitken. | [kimya] Karmaç. )
- MUHARRİK değil/yerine/= DEVİTKEN
- MUHARRİK ile/ve MÜTEHARRİK
( Hareket ettirici. İLE/VE Hareket eden. )
- MUHARRİK ile MÜTEHARRİK
- MUHASEBE ile MUHASEBECİ/LİK
- MUHASEBE/ACCOUNTING değil/yerine/= SAYMANLIK
- MUHASEBE/Cİ, MUHASİP değil/yerine/= SAYMAN/LIK
- MUHAYYERBÛSELİK[Ar., Fars.] MUHAYYERKÜRDİ
( Türk müziğindeki makamlar. )
- MUHAYYERLİK değil/yerine/= SEÇİMLİK ÜLEV
- MÜHENDİS ŞEVKET SOKAK :
( Kireçburnu Mahallesi sokaklarından biridir. Mahallenin saygın insanlarından biri olan Mühendis Hüseyin Bey unutulmamış ve bu sokağa "Mühendis Hüseyin Sokak" adı verilmiştir. )
- MÜHENDİS/LİK ile/ve/<> MİMAR/LIK
( ... ile/ve/<> BENNÂ )
( ... ile/ve/<> DÜLGER )
( ENGINEER vs./and/<> ARCHITECT )
- MÜHENDİSLİK değil/yerine/= ÖLÇMENLİK
- MÜHİMSEME ile MÜHİMSEMEZLİK
- MUHİT/ETRAF değil/yerine/= ÇEVRE/ALANLIK
- MÜHLİK[Ar.] değil/yerine/= ÖLDÜRÜCÜ | TEHLİKELİ
- MÜHRELEMEK ile MÜHRE ile MÜHRELİ
- MUHTAÇ OLMAK/İHTİYAÇ DUYMAK değil/yerine/= GEREKSİNMEK/GEREKSİNME DUYMAK
- MUHTELİK[Ar.] ile MUHTELİK[Ar. < HALK]
( Tıraş eden. İLE Yalancı, uydurucu. )
- MUHTELİT[Ar.] değil/yerine/= KARMA / KARIŞIK
- MUHTEMEL/EN[Ar.] değil/yerine/= OLASICA/BİR OLASILIK
- MUHTERİ ile MUHTERİS/LİK ile MUHTERİZ
- MUHTEŞEM ve/> SAÇMALIK
( Mutheşemlikten, saçmalığa, sadece bir adım vardır.
[En'ler, uc'lar, tek'ler, peşinde koşulacak, hedef tutulacak noktalar değildir! Neyin müşterisi olup olmadığın ise en önemli eşiktir.] )
- MUHTIRA[Ar.]/MEMORANDUM[İng.] değil/yerine/= YÖNERGE/ANDAÇ/GÜNLÜK
( Herhangi bir şeyi anımsatma, uyarma amacıyla yazılan yazı. | Bir devletin, başka bir develete, siyasal sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı, diplomatik nota. | Andaç. | Günlük. )
- MÜHÜRLEMEK ile MÜHÜRLENMEK ile MÜHÜRLETMEK ile MÜHÜR ile MÜHÜRCÜ/LÜK ile MÜHÜRLÜ ile MÜHÜRSÜZ ile MÜHÜR MUMU ile MÜHÜR BEYTİ ile MÜHÜR GÖZLÜ ile MÜHÜR PENSİ
- MUHYİDDİN değil/yerine/= DİNİ İHYÂ ETMEK/CANLANDIRMAK
- MÜJDECİ ile EVANJELİK ile EVANJELİK ile MÜJDECİ
( EVANGEL vs. EVANGELIC vs. EVANGELICAL vs. EVANGELIST )
( مبشر ile مژده دهنده ile انجيلي )
( مبشر ile MOZHODEH DAHANDEH ile انجيلي )
- MÜJDELEMEK ile MÜJDELENMEK ile MÜJDE/LİK ile MÜJDECİ/LİK ile MÜJDELİ
- MÛK[Ar.] ile MÛK[Ar.]
( Göz pınarı. İLE Diken. )
- MUKÂBELE[Ar.] değil/yerine/= KARŞILIK
( Karşılık verme, karşılama, karşılık. | Karşılaştırma, karşılıklı yapılan okuma. | Karşı gelme, başkaldırma. | Camilerde Kur'an okunurken, hâfızların da karşılık olarak ezbere Kur'an okumaları. | Kur'an'ı, birinin okuması ve birinin/birilerinin dinlemesi. | Mevlevî ayinlerinde, tarikat mensuplarının, cezbe haliyle ayakta dönmesi. )
- MUKABELE ile MUKABELECİ/LİK ile MUKABELELİ ile MUKABELESİZ
- MUKABELEDE BULUNMAK ile/ve HİDÂYETE DAVET ETMEK
- MUKADDESAT ile MUKADDESATÇI/LIK
- MÜKAFATLANDIRMAK ile MÜKAFAT
- MUKATTAR[Ar. < KATR] değil/yerine/= DAMITILMIŞ/DAMITIK
( Damıtılmış, imbikten çekilmiş, taktîr edilmiş. )
- MUKAVEMET ile MUKAVEMETLİ ile MUKAVEMETÇİ/LİK ile MUKAVEMETSİZ/LİK ile MUKAVEMET KOŞUSU
- MUKAYESE ETMEK/KIYASLAMAK/KIYAS ETMEK değil/yerine/= DENK SAYMAK/BİR TUTMAK
- MUKAYYET(BİTİMLİ/KAYITLI/SINIRLI) VARLIK ile GAYRİ-MUKAYYET VARLIK
( LIMITED EXISTENCE vs. EXCEPTION OF LIMITED EXISTENCE )
- MUKAYYET(BİTİMLİ/KAYITLI/SINIRLI) VARLIK ile GAYRİ-MUKAYYET VARLIK
( Kaydı, kayıttan âzâde olanlar anlar. )
( LIMITED EXISTENCE vs. EXCEPTION OF LIMITED EXISTENCE )
- MUKAYYET ile MUTLAK
- MÜKELLEF ile/||/<> LÂYIK ile/||/<> EHİL
- MÜKEMMELİYET ile MÜKEMMELİYETÇİ/LİK ile MÜKEMMELİYET MERKEZİ
- [ne yazık ki]
MÜKEMMELİYETÇİLİK" ile/ve/değil/||/<>/< ERTELEME "ALIŞKANLIĞI"
- MÜKEMMELİYETÇİ/LİK ile/ve/değil/<> GARANTİCİ/LİK
- MÜKEMMELLEŞMEK ile MÜKEMMELLEŞTİRMEK ile MÜKEMMELLEŞEBİLMEK ile MÜKEMMEL/LİK
- MÜKEMMEL/LİK >< KİŞİ/İNSAN
- MÜKEMMELLİK ile MÜKEMMEL
( EXELLENCE vs. EXELLENT )
( ممتازي ile عالي )
( MOMTAZY ile ALY )
- MÜKEMMEL/LİK ile/ve/değil/yerine NORMAL/LİK
- MÜKEMMEL/LİK ile/değil/yerine/||/<>/< SÜREKLİ/LİK / KESİNTİSİZ/LİK
- MÜKERRER ile/ve MÜMESSEK
- MÜKTESEP ile MÜKTESEP HAK
- MÜL ile MÜLK
- MÜLEVVES[< LEVS] değil/yerine/= KİRLİ, PİS | DÜZENSİZ, KARIŞIK
( TELVÎS EDİLMİŞ, KİRLİ, PİS | İNTİZAMSIZ, KARIŞIK )
- MÜLHAK değil/yerine/= KATMA
- MÜLHAK ile MÜLHAK BÜTÇE
- MÜLHAK değil/yerine/= SÜYAR
- MÜLK değil/yerine ACZ
( Mülk ile doyamazsın. DEĞİL/YERİNE Acz ile kendinde ve doyurucu olursun/kalırsın. )
- MÜLK ile DEVLET
- MÜLK ile/ve/||/<> MÜLÜK
- MÜLK değil/yerine ŞİRKET
- MÜLK[Ar.] değil/yerine/= YAPI | TAŞINMAZ
( Ev, dükkân, arazi, gibi taşınmaz mal. | Devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, ülke. | Vakıf olmayıp doğrudan doğruya birinin malı olan yer ya da yapı. )
- MÜLKİYE ile MÜLKİYET ile MÜLKİYELİ/LİK
- MÜLKİYET[Ar.] değil/yerine/= İYELİK
- MÜLTECİ[Ar.] değil/yerine/= SIĞINAN / SIĞINMACI / SIĞINIK
- MUM ile MUM AMPUL ile MUM AĞACI ile MUM DİREK ile MUM BOYASI ile MUM CİLASI ile MUM DURUŞU ile MUM ÇİÇEĞİ ile MUM PALMİYESİ
- MÜMELLEK[Ar. < MÜLK] ile MÜMELLİK[Ar. < MÜLK]
( Mülk olarak verilmiş, temlîk edilmiş. İLE Mülk olarak veren kişi, temlîk eden. )
- MÜMKÜN/LÜK ile MÜMKÜN MERTEBE
- MUMLA ARAMAK ile/ve SAMANLIKTA İĞNE ARAMAK
- MUMLAMAK ile MUMLANMAK ile MUMLAŞMAK
- MUMLU ile MUMLUK ile MUMLU KAĞIT
- MÜMTAZ ŞAHSİYET değil/yerine/= SEÇKİN KİŞİLİK
- MUMU/IŞIĞI) YAKMAK yerine (MUMU/IŞIĞI) UYANDIRMAK
- MUMYALAMAK ile MUMYALANMAK ile MUMYALATMAK ile MUMYA
- [ne yazık ki]
!MÜNÂFIK[< NİFÂK] ile/ve/<> !MÜFSİD[< FESAD]
( Ara bozan, bölücü, karıştırıcı. İLE/VE/<> Ara bozan, karıştırıcı, fesatçı. )
- MÜNÂFIK[< NİFÂK] ile/değil/yerine/>< MÜ'MİN[< EMN]
( İki yüzü olan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İki dünyası olan. )
( Günahı da, sevâbı da küçük görür. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Günahı, büyük görür. )
( Gideceği yeri beğenmeyen. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gideceği yere koşa koşa giden. )
- MÜNÂFIKLIK ile/ve FİSK-Ü FÜCÛR
- MÜNASEBET ile MÜNASEBETLİ ile MÜNASEBETSİZ/LİK ile MÜNASEBETSİZCE ile MÜNASEBETLİ MÜNASEBETSİZ
- MÜNASEBETSİZLİK değil/yerine/= DENSİZLİK
- MÜNGÜZGEK = NASIR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çalışma nedeniyle elde oluşan pürüzlü doku. )
- MÜNHATT ile MÜNHEDİM[< HEDM] ile METRÛK[< TERK]
( Alçak, çukur. İLE Yıkılan, yıkılmış. İLE Terk edilmiş, bırakılmış, kullanmaktan vazgeçilmiş. )
( Arazide. İLE Binalarda. İLE Binalarda. )
- MÜNKİR ile/ve/||/<>/> KÂFİR ile/ve/||/<>/> MÜNÂFIK ile/ve/||/<>/> MÜŞRİK
( Hakikati bilmediğinden, inkâr eden. İLE/VE/||/<>/> Hakikati bilen ve bilinmesin diye örten. İLE/VE/||/<>/> Hakikati bilen ve örterek gizleyen.[kendini müminlerden göstererek kafirliğini saklayan ve nifak sokan. İLE/VE/||/<>/> Allah'a ortak koşan. )
- MÜNZEVİ ile ÇİLECİLİK
( ASCETIC vs. ASCETICISM )
( زاهدانه ile زاهد ile مرتاض ile رياضت کش ile ناسک ile زاهدي )
( ZACPEHDANEH ile ZANPAND ile MORTAZ ile RYEZAT KESH ile ناسک ile ZANPANDY )
- MÜPHEMİYET[Ar.] değil/yerine/= BELİRSİZLİK
- MURABAHA ile MURABAHACI/LIK
- MURÂBATA[< RABT] ile BAĞLAMAK | DÜŞMANI, SALDIRACAĞI YERDE DURUP BEKLEME
( BAĞLAMAK | DÜŞMANI, SALDIRACAĞI YERDE DURUP BEKLEME )
- MURAHHAS/LIK ile MURAHHAS AZA ile MURAHHAS ÜYE
- MÜRAHİK[< RAHİK] ile MÜRAHİKA
( Oniki yaşına girmiş fakat bâliğ olmamış erkek çocuk. İLE Dokuz yaşına girmiş fakat baliğ olmamış kız çocuk. )
- MÜRAHİKA[< RAHİK] ile MÜŞTEHÂT[< ŞEHVET]
( Dokuz yaşına girmiş fakat ergen[baliğ] olmamış kız çocuk. İLE Evlenebilecek yaşa/duruma gelmiş kız. )
- MÜRÂÎ/LİK[< RİYÂ] değil/yerine/= İKİYÜZLÜ/LÜK
- MURDAR/LIK ile MURDARİLİK
- MURDER :/yerine CİNAYET, ÖLDÜRMEK
- MÜRDÜMÜK = AKBURÇAK
( Baklagillerden, yazın ekilen, otsu bölümü hayvan yemi olarak kullanılan, beyaz, açık mavi ya da mor çiçekleri olan bir yıllık otsu bitki. )
( LATHYRUS SATIVUS )
- MÜRECCEH[Ar.] değil/yerine/= YEĞ / YEĞREK
- MÜREKKEP "YALAMAK" ile "OKUMAK"
( Âharlanmış kağıt bezir işi mürekkebi emmediği için yanlış yazıldığında ıslatarak silmek mümkündür. Hattatlar ellerini tükürükleyerek ya da yalayarak yanlışlarını düzelttiklerinden "mürekkeb yalamak" deyimi ortaya çıkmıştır. )
- MÜREKKEPBALIĞI ve/||/<> GELİNCİK ve/||/<> SALYANGOZ
( Avlarını, hipnoz ederek de avlayabilirler. )
- MÜREKKEPLEMEK ile MÜREKKEPLENMEK ile MÜREKKEP ile MÜREKKEPLİ ile MÜREKKEPÇİ/LİK ile MÜREKKEPSİZ ile MÜREKKEP BALIĞI
- MÜRT ile MÜRTECİ/LİK
- MÜRÜVVET[< MER] değil/yerine/= KUTSEVİNÇ İNSÂNİYET, MERTLİK, YİĞİTLİK | CÖMERTLİK, İYİLİKSEVERLİK
- MÜRÜVVET ile MÜRÜVVETLİ ile MÜRÜVVETSİZ/LİK
- MÜŞ[Çigil] = ÇETÜK[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dişi kedi. )
- MÜŞABEHET[Ar.] değil/yerine/= BENZERLİK/BENZEŞLİK
- MÜSÂBIK[Ar. < SEBK] değil/yerine/= YARIŞMACI
- MUSADDAK değil/yerine/= ONAYLI/ONAMIŞ
- MÜSÂDERE (ETMEK) değil/yerine/= GÜCERLE ALIM/ALMAK
- MÜŞÂHEDE (ETMEK) değil/yerine/= GÖZLEM/LEMEK
- MÜSÂHİB ile/ve/değil/yerine REFÎK
- MUSALLAT (OLMAK) ile/değil/yerine MÜDAHİL (OLMAK)
- MÜSAMAHA ile MÜSAMAHALI ile MÜSAMAHASIZ/LIK ile MÜSAMAHASIZCA
- MUŞAMBALAŞMAK ile MUŞAMBA ile MUŞAMBALI ile MUŞAMBASIZ
- MÜSAVAT ile MÜSAVATÇI/LIK ile MÜSAVATSIZ/LIK
- MÜSÂVÎ[< SEVİYY] değil/yerine/= EŞİT | DENK
( EŞİT, BİRİNİN ÖTEKİNDEN FARKSIZ OLANI, AYNI HALDE VE DERECEDE BULUNAN )
- MÜŞERREF OLMAK değil/yerine/= YÜCEYLENMEK
- MÜŞFİK["MÜŞVİK" değil!] değil/yerine/= SEVECEN
- MUSIC :/yerine MÜZİK
- MUSİQİ[Azr.] = MÜZİK[Tr.]
- MUSKA ile MUSKACI/LIK ile MUSKA BÖREĞİ
- MÜŞKÜL[Ar.] değil/yerine/= GÜÇ, ZOR, ÇETİN | ENGEL, GÜÇLÜK/ZORLUK
- MÜŞKÜLLEŞMEK ile MÜŞKÜL/LÜK ile MÜŞKÜLE
- MUSLUK (OLMAK) değil/yerine SU (OLMAK)
- MUSLUK ile MUSLUKLU ile MUSLUKÇU/LUK ile MUSLUKSUZ
- MUSLUK değil/yerine/= SUVEREÇ
- MÜSLÜMANLAŞTIRMAK ile MÜSLÜMAN/LIK ile MÜSLÜMAN ADAM
- MUŞMULA ile BEŞBIYIK
( Gülgillerden, küçük bir ağaç. | Bu ağacın, olgunlaşıp çürüdükten sonra yenilebilen, yuvarlak, mayhoş, buruk ve beş çekirdekli meyvesi. İLE İri muşmula. )
- MÜSPET/LİK ile MÜSPET İLİMLER
- MÜŞRİK ile/değil/yerine TEVHÎD
( Huzur ve mutluluk bulamaz. İLE/DEĞİL/YERİNE Olgunlaşmadıkça erişilemez. )
(1996'dan beri)