K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.496 başlık/FaRk ile birlikte,
25.496 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(46/103)
- İLK KAZIK
- İLK KEZ MİLLÎ OLMAK" değil MİLLÎ OLMAK
- İLK KÜSKÜNLÜK
- İLK NEDEN ile/ve NEDENSELLİK
- İLK OLARAK ile İLK ile BAŞLANGIÇ KOŞULU ile BAŞ HARFLER ile BAŞLATMAK ile BAŞLATMA ile GİRİŞİM ile BAŞLATICI
( INITIALLY vs. INITIAL vs. INITIAL CONDITION vs. INITIALS vs. INITIATE vs. INITIATION vs. INITIATIVE vs. INITIATORY )
( پاراف کردن ile ابتدايي ile بدبدوي ile آغازي ile وضعيت آغازي ile ابتدا ile پاراف ile بنياد نهادن ile ابتکار کردن ile ابتکار داشتن ile راهاندازي ile ابتکار ile پيشقدمي ile قوه ابتکار ile ابداع ile دخولي )
( PARAF KARDAN ile EBTEDAYY ile بدبدوي ile AGHAZY ile VAZEYT AGHAZY ile EBTEDA ile PARAF ile BANYAD NEHADAN ile EBTEKAR KARDAN ile EBTEKAR DASHTAN ile RANPANANDAZY ile EBTEKAR ile پيشقدمي ile GHOOH EBTEKAR ile EBDA ile دخولي )
- İLK ÖPÜCÜK
- İLK PARASIZLIK
- İLK PİŞMANLIK
- İLK SARHOŞLUK
- İLK UÇAK
- İLK YARDIMDA [SIRASIYLA]:
HASTAYI HAREKET ETTİRMEMEK
ve/||/<>/>
YİYECEK-İÇECEK VERMEMEK
ve/||/<>/>
ÜSTÜNÜ ÖRTMEK
ve/||/<>/>
TIBBÎ YARDIM ÇAĞIRMA[112]
ve/||/<>/>
2-3 DAKİKADA BİR SOLUNUMU KONTROL ETMEK
- İLK YEMEK
- İLK YOLCULUK
- İLK ile/ve/değil BİLİNEN/BİLİNEBİLEN İLK
- İLK ile EN ESKİ/YAŞLI
( THE FIRST vs. THE OLDEST )
- İLK ile/ve/değil EŞİK
- İLK ile/değil İLKSEL
- İLK ile/ve/||/<> KÖK
( FIRST/INITIAL vs./and/||/<> ROOT )
- İLK ile ÖN
( THE FIRST vs. FRONT )
- İLK ile ÖNCELİKLİ
( FIRST vs. PRIMARY )
- İLK ile/ve/değil/||/<>/> ÖNCÜ
- İLK ile/ve TEK
( FIRST vs./and UNIQUE )
- İLK ile (ve) TEK
( FIRST vs./(and) UNIQUE )
- İLKE ile/ve/<> BÜTÜNSELLİK/BÜTÜNLÜK
( PRINCIPLE vs./and/<> INTEGRITY )
- İLKE ile/ve/||/<> DAYANAK
- İLKECE BİLİNÇLİ:
GERÇEK ile/ve/||/<> OLANAKLI
( )
- İLKELER ile/ve/değil İÇERİK
( [not] PRINCIPLES vs./and/but CONTENT )
- İLKELER ile/ve/değil/||/<> İLKESELLİK
( Değişebilir/değiştirilebilir, geliştirilebilir, yok edilebilir. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşılamaz, geçilemez, ertelenemez, göz ardı edilemez, askıya alınamaz, kenara konulamaz. )
- İLKELERİM ile/değil/yerine İLKELER (VE İLKESELLİK)
- İLKE/Lİ/LİK ile/ve/<> İŞLEV/SEL/LİK
- İLKELLEŞMEK ile İLKELLEŞTİRMEK ile İLKEL/LİK ile İLKELCE ile İLKELCİ/LİK ile İLKEL TOPLUM ile İLKEL MEMELİLER
- İLKEL/LİK değil/yerine/>< İLKELİ/LİK
( Kişiyi ayakta tutan, iskelet ve kas sistemi değil ilkeliliğidir. )
(
)
( İlkel olmak istemiyorsak ilkeli olmak durumundayız. )
- İLKEL/LİK ile/ve/||/<> OLANAKSIZ/LIK
- İLKELLİK ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/></> UYGARLIK
- İLKESEL/İLKEYİ DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve İLKEYLE DÜŞÜNMEK/KONUŞMAK
( Anlayışı konuşmak, aklı anlamak. İLE/VE Şeyi, olayı anlamak. )
( Varlıksal. İLE/VE Varoluşsal. )
- İLKE/SEL/LİK ile/ve/<> US/SAL/LIK
- İLKESELLİK ve/||/<>/< ZORUNLULUK
- İLKESİZLİK ile/ve/= DÜŞÜNCESİZLİK
( LACK OF PRINCIPLE vs./and/= THOUGHTLESSNESS )
- İLKÖRNEK = ENMUZEC-İ EVVEL = ARCHETYP[İng.] = ARCHÉTYPE[Fr.] = ARCHETYP[Alm.] = ARKHÉTYPOS[Yun.]
- ILL vs. SICK
- İLLE ile İLLET ile İLLETLİ/LİK ile İLLE VELAKİN
- İLLET-İ CELÎ ile/ve/||/<> İLLET-İ HAFÎ ile/ve/||/<> MÜNÂSEBET ile/ve/||/<> REY-İ HÜZZAK
( Zahir ve açık bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Gizli bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Mantıkî bir ilişkiye dayanan yol. İLE/VE/||/<> Bu alanda uğraşan âlimlerin oylarına dayanan yol. )
- ILLNESS :/yerine HASTALIK
- ILLUSTRATE :/yerine ÖRNEKLEMEK
- 'ILM[Ar.] ile İDRÂK[Ar.]
- İLMEK ile İLMEKLEMEK
- İLM-İ CEFR(/CİFR) ile İLM-İ REML ile İLM-İ VEFK
- İLM-İ HEY'E(T) ile/= İLM-İ FELEK ile/= İLM-İ NÜCÛM/İLM el-NÜCÛM ile/= İLM-İ AHKÂM ile/= İLM-İ el-MİKAT
( ... İLE/= İLM-İ MİKAT'ta: Şemsedin Halili VE Muhammed Konevi. )
- İLM-İ MUTLAK ve/= TASAVVUR-U MUTLAK
- İLM-İ TEDBİR-İ MÜLK ile/ve/||/<> İLM-İ TEDBİR-İ MENZİL
- İLMİKLEMEK ile İLMİKLENMEK ile İLMİ/LİK ile İLMİK ile İLMİKLİ ile İLMİKSİZ
- İLRÜK[Uç]/İLDRÜK ile SEDEFOTU
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sedefotugillerden bir bitki. İLE ... )
- İLTİFAT DEĞİL!:
[ya] KİNÂYE ile/değil/ya da GERÇEK
- İLTİFAT ETMEK değil/yerine/= İLGİKAYRI GÖSTERMEK
- İLTİFAT ve/+/||/<>/> CESÂRET VERMEK
- İLTİHAPLANMAK ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI ile İLTİHAPSIZ
- İLTİMAS ile İLTİMASLI ile İLTİMASÇI/LIK
- İLTİSÂK[Ar. < LÜSÛK] ile İRTİBÂT[Ar. < RABT]
( BİTİŞME, KAVUŞMA, YAPIŞMA, BİRLEŞME | İKİ ORGANIN BİRBİRİNE YAPIŞMASI )
- İLTİSAK ile İLTİSAKİ ile İLTİSAKİ DİL
- İLTİZAM ile İLTİZAMİ ile İLTİZAMCI/LIK
- İMA EDİLEN ile İMA ETMEK ile İMA ETMEK
( IMPLIED vs. IMPLY vs. IMPLYING )
( ضمني ile مضمر ile مقدر ile ضمنا فهماندن ile تلويحا گفتن ile معني بخشيدن ile معني دادن ile تلويح )
( ZAMANY ile مضمر ile MOGHODAR ile ZAMNA FANPAMANDAN ile TELOYHA GOFTAN ile MANY BAKHSHYDAN ile MANY DADAN ile تلويح )
- İMA ile İMAJ ile İMAL ile İMAM/LIK ile İMAN ile İMAR ile İMANLI/LIK ile İMARCI/LIK ile İMANSIZ/LIK ile İMANLICA ile İMANSIZCA ile İMAM NİKAHI ile İMAN SAHİBİ ile İMAM NİKAHLI ile İMAN TAHTASI
- IMAGINE :/yerine HAYAL ETMEK
- İMALAT ile İMALATÇI/LIK
- İMÂLL ETMEK değil/yerine/= İŞLEYİMLEMEK
- İMAM ile/ve SAĞLIK
( Sağlık olmazsa saadet olamaz. )
- İMAN ETMEK ile/ve TÂBİ OLMAK
( İnsan her şeye iman ederse, hiç canı sıkılmaz. )
- İMAN ile "MANYAKLIK"
- İMAN ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜK
( Etkileşim durumunda olduğumuz ne varsa/oluyorsa, onlardan emin olduğumuz/olabildiğimiz oranda özgürüzdür/özgürleşiriz.[İman, dinsel ya da dinin sınırları/tekeli altında bir kavram değil emin olmaktır.] )
- İMANDA EKSİKLİK ile İNTİKAL VE İRFANDA EKSİKLİK
( İddiamız yok, eksiğimiz çok! )
- İMANI FİKRETMEK ile/ve İMANINI FİKRETMEK
- İMÂR değil/yerine/= BAYINDIRLIK
- İMBİK değil/yerine/= DAMITICI
- İMECE ve/||/<> KUBAŞMAK
( Kırsal topluluklarda köyün zorunlu ve isteğe bağlı işlerinin köylülerce eşit şartlarda emek birliğiyle gerçekleştirilmesi. | Çok sayıda kişinin toplanıp el birliğiyle birinin ya da bir topluluğun işini görmesi ve böylece işlerin sıra ile bitirilmesi. VE/||/<> İmece ile iş yapmak, yardımlaşmak. )
- İMGELEMEK ile/ve DOĞALLIK
( IMAGINATION vs./and NATURALNESS )
- İMGELEMEK ile İMGELENMEK ile İMGE ile İMGECİ/LİK ile İMGELİ ile İMGESEL/LİK
- İMGESELLİK ve/||/<> DOĞRUDANLIK
- İMKÂN değil/yerine/= OLANAK
- İMKANSIZLAŞMAK ile İMKANSIZLAŞTIRMAK ile İMKAN ile İMKANSIZ/LIK ile İMKANSIZCA
- İMKANSIZLIK ile İMKANSIZ
( IMPOSSIBILITY vs. IMPOSSIBLE )
( عدم امکان ile کار نشدني ile ممتنع ile غيرممکن ile ناميسر ile غير ممکن ile اجراناپذير ile محال ile امکان ناپذير ile ناممکن ile نشدني )
( ADAM EMKAN ile KAR NESHODANY ile MOMTAN ile GHYRAMAMKON ile ناميسر ile GHYR MAMKON ile اجراناپذير ile MOHAL ile EMKAN NAPAZYR ile NAMAMKON ile NESHODANY )
- İMLÂK[Ar.] ile İMLÂK[Ar.]
( Mülk sahibi olma. İLE Çok fakir düşme, düşkünlük. )
- İMLEMEK ile İMLEK ile İMLEÇ
- IMMORAL/ITY[Fr./İng.] değil/yerine/= TÖRETANIMAZ/LIK
( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan. | Töre kurallarına aykırı olan. )
- IMMÜN/IMMUNE[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIK
- IMMÜNİTE/IMMUNITY[İng.] değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK
- İMPARATORİÇELİK değil/yerine/= İLHATUN/LUK
- İMPARATORLUK ile AMPİRİK ile AMPİRİK
( EMPIRE vs. EMPIRIC vs. EMPIRICAL )
( فرمانروايي ile امپراتوري ile غيرعلمي ile تجربي )
( FARMANARVAYY ile EMPERATORY ile غيرعلمي ile TAJROBY )
- İMPARATORLUK ile/değil BÜYÜK KRALLIK
- İMPARATORLUK ile EMPERYALİZM
- İMPARATORLUK değil/yerine/= İLHANLIK
- İMPARATOR/LUK ile İMPARATORİÇE/LİK ile İMPARATOR OTU
- İMPARATORLUK ile İMPARATORLUK İYİLİKLERİ ile EMPERYALİZM ile EMPERYALİST ile EMPERYALİST ile TEHLİKE ile BUYURGAN ile BUYURGAN BİR ŞEKİLDE
( IMPERIAL vs. IMPERIAL FAVORS vs. IMPERIALISM vs. IMPERIALIST vs. IMPERIALISTIC vs. IMPERIL vs. IMPERIOUS vs. IMPERIOUSLY )
( امپراتوري ile همايوني ile شاهنشاهي ile همايون ile سلطنتي ile مراحم ملوکانه ile امپرياليسم ile استعمار طلبي ile امپرياليست ile بهره جويانه ile استعمار گراي ile درخطر انداختن ile اماره ile آمرانه )
( EMPERATORY ile همايوني ile SHANESHAHY ile CPEHMAYVAN ile SALTANTY ile MARAHAM MOLOKANEH ile EMPERYALYSAM ile ESTEMAR TALABY ile EMPERYALYSET ile BACPAREH JOYANEH ile ESTEMAR GERAY ile DARKHATAR ANDAKHTAN ile EMAREH ile AMRANEH )
- İMPARATORLUK ile YENİ EMPERYALİZM
- İMPARİPİNNAT ile EŞİTSİZLİK
( IMPARIPINNATE vs. IMPARITY )
( تک شانه ile عدم تجانس )
( TAK SHANEH ile عدم تجانس )
- IMPLEMENT :/yerine UYGULAMAK
- IMPLY :/yerine İMA ETMEK
- IMPOSE :/yerine DAYATMAK
- IMPRESS :/yerine ETKİLEMEK
- IMPROVE :/yerine GELİŞTİRMEK
- İMPULS İLE MOMENTUM İLE AÇISAL MOMENTUM İLE TORK ile/||/<> HAREKET BÜYÜKLÜKLERİ
( Doğrusal ve dönel hareketin temel nicelikleri. )
( Formül: J = Δp İLE τ = dL/dt )
- İMRENMEK ile/ve/||/<>/> İÇ ÇEKMEK
- İMRENMEK ile İMRENİLMEK ile İMRENDİRMEK ile İMREN ile İMRENCE
- İMRENMEK ile/ve TELÂHHUZ[Ar.]
( ... İLE/VE İmrenerek ağzın sulanması. )
- İMSÂK[< MİSK] -ile
( BİR ŞEYDEN EL ÇEKME, PERHİZ | ORUCA BAŞLAMA ZAMANI | CİMRİLİK, PİNTİLİK | YALANCI SABAH )
- İMSAK ile İMSAK VAKTİ
- İMSAK ile İMSAK ile İMSAK
( Bir şeyden el çekerek, kendine hakim olma, perhiz. İLE Oruca başlama zamanı. İLE Cimrilik. )
- İMTİNÂ (ETMEK) ile/ve/||/<>/>/< İHTİYÂR (ETMEK)
- İMTİNA ETMEK değil/yerine/= KAÇINMAK/SAKINMAK/GERİ DURMAK
- İMTİYÂZ[Ar.] değil/yerine/= AYRICALIK | FARKLI OLMAK
- İMTİYAZ ile İMTİYAZLI/LIK ile İMTİYAZSIZ/LIK ile İMTİYAZLICA ile İMTİYAZSIZCA
- İMTİZAÇ ile İMTİZAÇLI ile İMTİZAÇSIZ/LIK
- İMZA ATMAK ADIN ÜSTÜNE ATMAK[altına değil!]
- İMZA KOYMAK değil İMZA ATMAK
- İMZALAMAK ile İMZALANMAK ile İMZALATMAK ile İMZALATABİLMEK ile İMZALAYABİLMEK ile İMZA ile İMZALI ile İMZASIZ/LIK ile İMZA GÜNÜ ile İMZA BEYTİ ile İMZA KAĞIDI ile İMZA SAHİBİ ile İMZA TÖRENİ ile İMZA SİRKÜLERİ ile İMZA ÇİZELGESİ
- İMZAYI:
"ADIN ALTINA ATMAK" ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNE ATMAK
- İNAK ile İNAKÇI/LIK ile İNAKSAL
- İNAK = NASS = DOGMA[İng., Alm.] = DOGME[Fr.] = DOGMA[Yun.]
- İN'ÂM[< Nİ'MET | çoğ. İN'ÂMÂT] ile NÎMET VERMEK, İYİLİK ETMEK
( NÎMET VERME, İYİLİK ETME )
- İNANÇ ile/ve/<>/değil AKLINA/ÇIKARLARINA UYGUNLUK
- İNANÇ ile/ve BELİRSİZLİK
( BELIEF vs./and INDEFINITENESS )
- İNANÇ ile/ve/<> İBÂDET ile/ve/<> AHLÂK
- İNANÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İNSANLIK
( Sadece kişiyi ilgilendiriyor. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Herkesi ilgilendiriyor. )
(
)
- İNANÇ ile/ve METAFİZİK
( FAITH/BELIEF vs./and METAPHYSICS )
- İNANÇ ile SADIK ile SADAKAT ile İNANÇSIZ ile SADAKATSİZLİK ile İNANÇLAR
( FAITH vs. FAITHFUL vs. FAITHFULNESS vs. FAITHLESS vs. FAITHLESSNESS vs. FAITHS )
( اعتقاد ile ايمان ile کيش ile مومن ile عقيده مند ile باوفا ile باصفت ile وفادار ile باايمان ile وفاداري ile وفا ile بي وفا ile بي اعتقاد ile بي ايمان ile بي ايماني ile شرايع )
( ETEGAD ile AYMAN ile KYSH ile MOMEN ile AGHYDAH MAND ile BAVAFA ile باصفت ile VAFADAR ile باايمان ile VAFADARY ile VAFA ile BEY VAFA ile BEY ETEGAD ile BEY AYMAN ile BEY AYMANY ile SHARAYE )
- İNANÇSIZLIK ile İNANMAMAK
( DISBELIEF vs. DISBELIEVE )
( ناباوري ile بي اعتقادي ile دروغ پنداشتن ile اعتقاد نکردن )
( NABAVARY ile BEY ETEGADY ile DROGH PANDASHTAN ile ETEGAD NAKARDAN )
- İNANÇ/SIZLIK ile/ve/||/<> KUŞKU/ŞÜPHE
( Ne çıplaklık, ne dağınık saçlar, ne pislik, ne günlerce oruç tutmak, ne yerde yatmak, ne de bağdaş kurarak saatlerce bir yerde oturmak, kuşku ve isteklerden arınmamış bir kişiyi kurtarmaz. )
( DISBELIEF vs. DOUBT/SUSPICION )
- İNANÇ"TA:
KATI "AKILCILIK" ile/||/<> "İMANCILIK" |
ile/değil/yerine/><
ELEŞTİRİCİ AKILCILIK
- İNANDIĞI NOKTAYA ÇEKMEK İÇİN SORMAK ile SADECE SORU OLARAK SORU SORMAK
( Saptırma/çarpıtma. İLE Gerçeğe/doğruya olan bağlılıkla. )
( Kötü niyetli ya da bilgisizce. İLE Doğruyu bulmaya yönelik. )
- İNANDIĞINI BİLMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİLDİĞİNE İNANMAK
- İNANDIRABİLMEK ile İNANDIRIVERMEK ile İNANDIRICI/LIK
- İNANDIRICI ile İNANMAK ile OLASILIĞA İNANMAK ile MÜMİN ile ESHRAGH'A İNANAN
( BELIEVABLE vs. BELIEVE vs. BELIEVE IN THE POSSIBILITY vs. BELIEVER vs. BELIEVER OF ESHRAGH )
( باور کردني ile قابل قبول ile باور کردن ile اعتقاد کردن ile گمان کردن ile ايمان داشتن ile اعتقاد داشتن ile عقيدهداشتن ile معتقد بودن ile اعتقادکردن ile بر اين باور بودن ile اعتقادداشتن ile ايمان آوردن ile گمان داشتن ile احتمال دادن ile باور کننده ile اهل ايمان ile مومن ile معتقد ile اشراقي )
( BAVAR KARDANY ile GHABEL GHABOL ile BAVAR KARDAN ile ETEGAD KARDAN ile GOMAN KARDAN ile AYMAN DASHTAN ile ETEGAD DASHTAN ile AGHYDEDDASHTAN ile MOTAGHAD BODAN ile ETEGADKARDAN ile BAR AYNE BAVAR BODAN ile ETEGADDASHTAN ile AYMAN AVARDAN ile GOMAN DASHTAN ile EHTAMAL DADAN ile BAVAR KONANDEH ile اهل ايمان ile MOMEN ile MOTAGHAD ile ESHARAGHY )
- İNANILMA ile İNANILMAZ/LIK
- İNANILMAZ ile DELİLİK
( INSANE vs. INSANITY )
( مجنون ile ديوانه ile بي مغز ile بي عقل ile رواني ile بي مغزي ile جنون ile ديوانگي ile بي عقلي )
( MAJNUN ile DYVANEH ile BEY MOGHZ ile BEY AGHAL ile RAVANY ile BEY MOGHZY ile JENON ile DYVANGY ile BEY AGHALY )
- İNANMA +/+/+ BİLME +/+/+ DÜŞÜNME +/+/+ GÜZELLİK
( Din. + Bilim. + Felsefe. + Estetik. )
- İNANMA ile İNANMAZLIK
- İNANMADAN AİT OLMAK" ile/değil AİT OLMADAN İNANMAK
( [not] "BELONG WITHOUT BELIEVE" vs./but BELIEVE WITHOUT BELONG )
- İNANMA(MA)K ve/<> SEVME(ME)K
( (NOT) TO BELIEVE and/<> (NOT) TO LOVE )
- İNANMAK ile/ve/değil/yerine AKLETMEK
( [not] TO BELIEVE vs./and/but TO REALIZE
TO REALIZE instead of TO BELIEVE )
- İNANMAK" ile/değil/yerine/>< ANLAMAK
( MEANING vs./and TO BELIEVE )
- İNANMAK ile/ve BEKLEYİŞ/BEKLENTİ
( TO BELIEVE vs./and EXPECTATION )
- İNANMAK ile/değil/yerine/>< BİLMEK
( [not] TO BELIEVE vs./but/>< TO KNOW
TO KNOW instead of TO BELIEVE )
- İNANMAK ile/ve/||/<> İKNA OLMAK
- İNANMAK ile İNANILMAK ile İNANDIRMAK ile İNANABİLMEK ile İNANIVERMEK ile İNANDIRILMAK ile İNAN ile İNANÇ ile İNANCA ile İNANCI/LIK ile İNANLI ile İNANSIZ/LIK ile İNANÇLI/LIK ile İNANÇSIZ/LIK ile İNANÇLICA ile İNANÇSIZCA
- İNANMAK ile/ve İNANMAK İSTEMEK
( TO BELIEVE vs./and WANT TO BELIEVE )
- İNANMAK ile/ve/değil/||/<>/< KABUL ETMEK
- İNANMAK ile/değil/yerine KABUL ETME(ME)K
- İNANMAK ile "KAPTIRMAK"
- İNANMAK ile/ve/değil KATILMAK
( [not] TO BELIEVE vs./and/but TO JOIN )
- İNANMAK ile/> KENDİNİ KAPTIRMAK
( TO BELIEVE vs./> TO GET CARRIED AWAY )
- İNANMAK ile KONDURMAK
( BELIEF vs. TO ATTRIBUTE TO )
- İNANMAK ile/ve KUŞKU/ŞÜPHE
( TO BELIEVE vs./and DOUBT/SUSPICION )
- İNANMAK ile/yerine TEMEL ALMAK
( TO BELIEVE vs. TO GET BASE
TO GET BASE instead of TO BELIEVE )
- İNANMAK ve/<> ÜMİT ETMEK
( TO BELIEVE and/<> TO HOPE )
- İNANMAK ile/ve/||/<> "YEMEK"/"YUTMAK"
- İNANMAKLA değil İNANARAK
- İNANMAMAK ile/ve/<> REDDETMEK
( NOT TO BELIEVE vs./ve/<> TO REJECT )
- İNANMIŞ/LIK ile/ve/değil İNANDIRILMIŞ/LIK
- İNAT ETMEK değil/yerine/= DİRETMEK
- İNAT ETMEK ile/ve/||/<> PES ETMEMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇMEMEK
- İNAT ETMEK ile/ve/yerine VAZGEÇMEMEK
- İNAT değil/yerine/>< İNCELİK
( İnat gördüğümüzde, ince/lâtif olalım.
[Keskin kılıç, yumuşak ipliği kesmez.] )
- [ne yazık ki]
İNAT ile/ve/||/<>/>< KAYITSIZLIK
- İNAT ile/ve ÜSTÜNE GİTMEK
- İNATÇILIK ile İNATÇI
( BALK vs. BALKER )
( امتناع ورزيدن ile زيرش زدن ile مايه لغزش ile طفرهرو ile زيرش زن )
( EMTENA VARZYDAN ile ZYRASH ZADAN ile MAYYEH LAGHZESH ile طفرهرو ile ZYRASH ZAN )
- İNATLAŞMAK ile İNAT/LIK ile İNATÇI/LIK ile İNATÇI KEÇİ
- İNBİK/İNBİR değil İMBİK
- İNCE BAĞIRSAK ile/ve 12 PARMAK BAĞIRSAĞI
( SMALL INTESTINE vs./and DUODENUM )
- İNCE BAĞIRSAK ile/ve/> KALIN BAĞIRSAK
( EM'Â-İ RAKÎKA ile/ve/> EM'Â-İ GALÎZA )
( MİÂ'[Ar.], RÛDE[Fars.]: Bağırsak. )
( EMA: Bağırsaklar. )
( MASARİKA[Yun.]: Bağırsakları tutan karın iç zarı, bağırsak askısı. )
( Bağırsağın her boğumunda bir hazım vardır. Gelen maddeden, her boğumda bir gıda alınır. )
( ANTENİT: İncebağırsak yangısı. )
( TEGALLÜF-İ EM'Â: Bağırsak dolanması. )
( SMALL INTESTINE (/BOWEL) vs./and/> LARGE INTESTINE (/BOWEL), COLON )
( JUJENUM cum/et/> INTESTINUM CRASSUM )
- İNCE BAĞIRSAK ve/||/<> ZONULİN BAĞLARI
- İNCE "ELEYİP" SIK DOKUMAK değil İNCE EĞİRİP SIK DOKUMAK
- İNCE KENARLI MERCEK ile/||/<> KALIN KENARLI MERCEK
( İnce kenarlı yakınsak (dışbükey), kalın kenarlı ıraksak (içbükey). )
( Formül: f > 0 İLE f < 0 )
- İNCEAĞRI ile İNCESAYRILIK
( Verem. İLE Akciğer veremi. )
- İNCEDEN İNCEYE (LAF SOKMAK, ARAŞTIRMAK)
- İNCELEMEK ile/ve/<> ARAŞTIRMAK
( Doğru biçimde anlamak için! )
( Araştırmamak, tutsaklığın başlıca nedenidir. )
( Araştırma yapmadıkça kurtuluş yoktur. )
( TETEBBUÂT: İncelemeler, araştırmalar, tetkikler. )
( PERKİZİSYON: Bir kişi ya da bir şey hakkında önceden, ayrıntısıyla araştırma. )
( To understand rightly! )
( TO INVESTIGATE vs./and/<> TO SEARCH
Non-investigation is the main cause of bondage.
There can be no salvation, without investigation. )
- İNCELEMEK ile/ve/||/<>/>/< ARAŞTIRMAK ile/ve/||/<>/>/< SORGULAMAK
- İNCELEMEK ile DENETLEME ile MÜFETTİŞ
( INSPECT vs. INSPECTION vs. INSPECTOR )
( تحت بررسي قرار دادن ile وارسي کردن ile تفتيش کردن ile سرکشي کردن ile بازرسي کردن ile سر کشيدن ile بازبين کردن ile تفتيش ile کنترل ile وارسي ile بازرسي ile بررسي ile معاينه ile بازرس ile بازپرس ile بازبيني کننده ile مفتش )
( TAHAT BARRESY GHARAR DADAN ile VARSY KARDAN ile TAFTYSH KARDAN ile SARKESHY KARDAN ile BAZORSY KARDAN ile SAR KESHYDAN ile BAZABYNE KARDAN ile تفتيش ile KONTERL ile VARSY ile BAZORSY ile BARRESY ile معاينه ile BAZORS ile BAZPORS ile BAZABYNEY KONANDEH ile مفتش )
- İNCELEMEK ile DİSEKSİYON
( DISSECT vs. DISSECTION )
( تشريح کردن ile تشريح )
( TASHARYHE KARDAN ile TASHARYHE )
- İNCELEMEK ile İNCE ELEMEK
- İNCELEMEK ile/ve KURCALAMAK
( TO INVESTIGATE vs./and TO DELVE )
- İNCELEYİŞ ile İNCELEYİCİ/LİK
- İNCELİK ile/ve/||/<> DOĞRULUK ile/ve/||/<> GÜZELLİK
( Belde değil dilde. İLE/VE/||/<> Sözde değil özde. İLE/VE/||/<> Yüzde değil yürekte. )
- İNCELİK ve/||/<>/> İNCİNME
- İNCELİK ile NARİN ile NAZİKÇE
( DELICACY vs. DELICATE vs. DELICATELY )
( لطايف ile هوسانه ile ظريفي ile نازک بيني ile خوراک لذيذ ile نازک کاري ile ظريف ile نازک بين ile سيمتن ile لطيف ile ملوس ile باريک ile ظريفانه )
( لطايف ile هوسانه ile ZARYFEY ile NAZAK BEYNEY ile KHORAK LEZYZE ile NAZAK KARY ile ZARYFE ile NAZAK BEYNE ile سيمتن ile لطيف ile MOLOS ile BARYK ile ظريفانه )
- İNCE/LİK ile/ve/||/<> SEYREK/LİK
- İNCELİK/KALINLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARALIK
- İNCELMEK yerine SAĞLIK
- İNCELTMEK ile İNCELTEBİLMEK ile İNCELTİCİ
- İNCELTMEK ile/değil ÖZEMEK
( ... İLE/DEĞİL Pekmez gibi koyu şeyleri suyla inceltmek. )
- İNCELTMEK ile/değil SEYRELTMEK
- INCENTIVE :/yerine TEŞVİK
- İNCİK-BONCUK
- İNCİK CİNCİK
- INCIK-CINCIK CINCIK BONCUK
( CINCIK: Bardak, kadeh, tabak gibi sırçadan ya da porselenden yapılan şeyler, züccaciye. )
- İNCİNMEK ve/||/<>/> GELİŞMEK
- İNCİNMEK ile İNCİTMEK ile İNCİTİLMEK ile İNCİTEBİLMEK ile İNCİ ile İNCİK ile İNCİL ile İNCİR/LİK ile İNCİLİ ile İNCİ TAŞI ile İNCİR KUŞU ile İNCİ BALIĞI ile İNCİ ÇİÇEĞİ ile İNCİK BONCUK ile İNCİK KEMİĞİ ile İNCİK YAHNİSİ
- İNCİNMEMEK ve/||/<>/< AFFETMEK
- İNCİR ile BARDACIK
( ... İLE Bir tür yaş incir. )
( ... İLE Ege bölgesindeki adı. )
- İNCİTMEK/İNCİNMEK ile/ve ZEDELEMEK/ZEDELENMEK
( TO HURT/INJURE/STRAIN vs./and TO BRUISE )
- İNCİTMEMEK ile/ve/||/<>/> İNCİNMEMEK
( Dilin susturulmasıyla. İLE/VE/||/<>/> Zihin ve kalbin susmasıyla. )
- INCLUDE :/yerine DAHİL ETMEK
- INCORPORATE :/yerine BİRLEŞTİRMEK
- INCREASE :/yerine ARTIRMAK
- INCREASINGLY :/yerine GİDEREK
- INDAG ile/ve/||/<> ELEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Eleğin çerçevesi. İLE/VE/||/<> ... )
- INDEPENDENCE :/yerine BAĞIMSIZLIK
- INDICATE :/yerine BELİRTMEK
- İNDİRGEME ile/değil/yerine BİLME/BİLEREK
- İNDİRGEME ile/değil EŞİK
- İNDİRGEME ile/ve/||/<>/>/= HADDİNİ AŞMAK
- İNDİRGEME ile/ve YAPAY/KABA "BAĞLANTI/LANDIRMA"
- İNDİRGEMECİLİK >< ÇEŞİTLİLİK
- İNDİRGEMECİLİK ile/ve/||/<> GEREKİRCİLİK ile/ve/||/<> NESNELLİK
- İNDİRGEMEK ile/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK
- İNDİRGEMEK ile/ve AYIRMAK
( TO REDUCE vs./and TO SEPARATE )
- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> BAŞKALAŞTIRMAK
- İNDİRGEMEK" ile/değil/yerine/>< DAYANDIRMAK
- İNDİRGEMEK ile/ve/<> "DÜŞÜRMEK"
- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/ne yazık ki "DÜŞÜRMEK"
- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<> EN AZINDAN
- İNDİRGEMEK ile (İÇİNİ) BOŞALTMAK
- İNDİRGEMEK ile/ve/||/<>/> İDDİA ETMEK
- İNDİRGEMEK ile İNDİRGENMEK ile İNDİRGEYEBİLMEK ile İNDİRGEN/LİK
- İNDİRGEMEK ile/değil İNDİRMEK
( TENZİH ile/değil TENZİL )
- İNDİRGEMEK ile/ve/<>/> KALIPLAŞ(TIR)MAK
- İNDİRGEMEK ile KATMAK
- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> KISINGILAMAK/HAPSETMEK
- [ne yazık ki]
İNDİRGEMEK ile/ve/ya da/||/<>/>< REDDETMEK / YOK SAYMAK
( Üçünü de yapmadan düşünmek ve hareket etmek gerekmektedir. )
- İNDİRGEMEK ile/ve/değil/||/<>/< SOYUTLAMAK
- İNDİRGEMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YALINLAŞTIRMAK/YALINLIK
- İNDİRGENMİŞ RASYONEL/LİK ile/ve/değil/yerine RASYONEL/LİK
- İNDİRİM ile İNDİRİMLİ ile İNDİRİMSİZ/LİK ile İNDİRİM MERKEZİ ile İNDİRİMLİ SATIŞ ile İNDİRİM SAATLERİ
- İNDİRİM ile VAZGEÇİRMEK ile CESARETİ KIRILMIŞ ile SÖYLEM ile NEZAKETSİZLİK
( DISCOUNT vs. DISCOURAGE vs. DISCOURAGED vs. DISCOURSE vs. DISCOURTESY )
( تخفيف ile تنزيل ile تخفيف قيمت ile تنزيل کردن ile تخفيف دادن ile از رغبت انداختن ile دلسردسازي ile دلسردکردن ile نوميد کردن ile بي ذوق کردن ile روحيه را ضعيف کردن ile دلمرده کردن ile سست کردن ile توي ذوق زدن ile دلسرد کردن ile منصرف ile دلمرده ile دلسرد ile قدرت استقلال ile عدم نزاکت )
( TAKHOFYFE ile تنزيل ile TAKHOFYFE GHYMAT ile TANZYLE KARDAN ile TAKHOFYFE DADAN ile AZ RAGHBAT ANDAKHTAN ile DELSARDSAZY ile DELSARDKARDAN ile NOMYD KARDAN ile BEY ZOGH KARDAN ile RUHYYEH RA ZAEYFE KARDAN ile DELMARDEH KARDAN ile SOST KARDAN ile TOY ZOGH ZADAN ile DELSARD KARDAN ile MONASRAF ile DELMARDEH ile DELSARD ile GHODRAT ESTEGHALAL ile ADAM NEZAKT )
- İNDİRMEK ile İNDİRİLMEK ile İNDİREBİLMEK ile İNDİRİVERMEK ile İNDİ ile İNDİS
- İNDİRTMEK ile İNDİRTEBİLMEK
- İNDÜKLEMEK ile İNDÜKLEME AKIMI ile İNDÜKLEME MAKİNESİ
- İNEBİLMEK ile İNEBOLU
- İNEK ile AFRİKA İNEĞİ
- İNEK ile/ve AVGAN
( ... İLE/VE Gebe inek. )
- İNEK ile/ve/||/<>/< BOLLUK/BEREKET İNEĞİ/KAMADHENU[Hintçe]
( ... İLE/VE/||/<>/< "Tüm ineklerin annesi".[Dişil başlı, dişil memeli, kuş kanatlı ve tavus kuyruklu olarak betimlenir.][Bazen de gövdesinde çeşitli tanrıları barındıran beyan bir inek olarak betimlenir.][Tanrıça "Devi"dir. İstenilen her şeyi veren inektir.]["Rahim/uterus", bir inek başına benzetilir.] )
- İNEK ile MANDA/DOMBAY/SU SIĞIRI/CAMIZ/CAMIŞ/KÖMÜŞ[Fars. < GAVMİŞ]
( Genç inek: DÜVE ile Yavrusu: MALAK )
( Gebelik süreleri: 275 - 285 gündür. İLE 308 - 320 gündür. )
( [zool.] ... ile BUBALUS )
( BAKARA ile CÂMÛS )
( ... ile GÂMÛS )
( ... cum BUFFELUS )
- İNEK ile SİNEK
- İNEK ile/değil TAKİN/KEÇİ ANTİLOBU
( ... İLE/DEĞİL Başı keçiye, gövdesi ineğe benzeyen, 4500 metrenin üzerindeki yüksekliklerde, Himalayalar'da [Bhutan, Burma, Nepal ve Myanmar'da] yaşayabilen bir hayvandır.[25 Kasım 1985'te, Bhutan'ın ulusal hayvanı olarak kabul edilmiştir.] )
- İNEKLEMEK ile İNEK/LİK ile İNEKLİ ile İNEKÇİ/LİK ile İNEK YAĞI
- İNEKSİZ KALMAK ile/değil/yerine/>< İNEĞİ KAZANMAK
( Gelenekten kopmak, ilâhî feyzin kesilmesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Tanrılarla yeniden bağ kurmak. )
( "İnek, Ateş ve Kahraman" (İzzet Erş) kitabını da okumanızı salık veririz... )
(
)
- İNFAK değil/yerine/= GEÇİNDİRİ
- İNFÂK ile/ve/||/<> İBZÂL
( ... İLE/VE/||/<> Esirgemeden, bol bol verme, kullanma, yapma ya da söyleme. )
(1996'dan beri)