K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(39/102)
- GÖZLEMLEMEK ile TARAMAK
( TO OBSERVE vs. TO SCAN )
- GÖZLEMLEMEK ile/ve/||/<> "TARTMAK"
- GÖZLEMLEMEK ile/ve/||/<> YAKALAMAK
- KENDİLİK:
GÖZLEYEN ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEN
- GÖZLÜ ile GÖZLÜK ile GÖZLÜKLÜ/LÜK ile GÖZLÜKÇÜ/LÜK ile GÖZLÜKSÜZ/LÜK ile GÖZLÜKLÜ YILAN
- GÖZLÜK ...:
GİYMEK değil TAKMAK
- GÖZLÜK ile/ve/değil EŞİK
- GÖZLÜK ve/||/<> GAZEL
( Körler çarşısında satma! VE/||/<> Sağırlar çarşısında satma! )
- GÖZLÜK ile/||/<> KELEBEK GÖZLÜK
( ... İLE/||/<> Burundan tutturularak kullanılan sapsız gözlük, kıskaç gözlük. )
- GÖZLÜK ile KORUYUCU GÖZ ile GÖZLÜKLÜ ile GÖZLÜK
( GOGGLE vs. GOGGLE EYE vs. GOGGLED vs. GOGGLES )
( چپ نگاه کردن ile نوعي ماهي ile عينکي ile عينک ile عينک ايمني )
( CHAP NEGAH KARDAN ile NOY MAHY ile عينکي ile EYNAK ile EYNAK AYMANY )
- GÖZLÜK ile/ve/<> MONOKL[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Kaş kemerinin altına sıkıştırılarak kullanılan gözlük camı. )
- GÖZLÜK ve/||/<>/>/< SÖZLÜK
- GÖZÜ KARA/LIK ile/değil/yerine CESÂRET
- GÖZÜ PEK ile CESURCA ile CESARET
( BOLD vs. BOLDLY vs. BOLDNESS )
( متهورانه ile جسارت آميز ile گستاخ ile جسور ile جسارتا ile جسورانه ile تجري ile جرات ile جسارت )
( MOTEHORANEH ile JASART AMYZ ile GOSTAKH ile JASOR ile JASARTA ile JASORANEH ile تجري ile JARAT ile JASART )
- GÖZÜKMEK ile GÖZÜKEBİLMEK
- GÖZÜKMEK/GÖRÜKMEK değil GÖRÜNMEK
- GÖZÜN GÖRMEYİP GÖNLÜN KATLANMASI
ile/ve/||/<>
GÖZDEN UZAK/IRAK, GÖNÜLDEN UZAK/IRAK
- [ne yazık ki]
"GÖZÜNDE BÜYÜTMEK" ve/||/<>/> GERÇEKLEŞME OLASILIĞINI DÜŞÜRMEK
- GÖZÜPEK = DARING[İng.] = AUDACIEUX[Fr.] = KÜHN[Alm.] = AUDAX[Lat.]
- GÖZÜPEKLİK = DARING, AUDACITY[İng.] = AUDACE[Fr.] = KÜHNHEIT, TOLLKÜHNHEIT[Alm.] = AUDACIA[Lat.]
- GÖZÜTOK/LUK ile GÖZÜKARA/LIK
- GÖZÜTOK/LUK ile TUZUKURU/LUK
- GPU/GRAPHICS PROCESSING UNİT GRAFİK[İng.] değil/yerine/= (ÇİZGE) İŞLEME BİRİMİ
- GRAB :/yerine KAPMAK
- GRADUATE :/yerine MEZUN OLMAK
- GRADYAN/GRADIENT[İng.] değil/yerine/= FARK
- GRAFİK değil/yerine/= ÇİZGE
- GRAFİK ile GRAFİK KAĞIDI ile GRAFİK
( GRAPH vs. GRAPH PAPER vs. GRAPHIC )
( گراف ile نمودار ile کاغذ ميليمتري ile گرافيک )
( گراف ile NEMODAR ile KAGHZ MYLEYMOTERY ile GERAFYK )
- GRAFİK ile GRAFİKÇİ/LİK ile GRAFİK SANATLARI ile GRAFİK TASARIMCISI ile GRAFİK TASARIMCILIĞI
- GRAMER ile GRAMERCİ/LİK
- GRAMOFONLARDA:
BORULU ile SALON ile ÇANTA ile ÇOCUK ile UFAK
- GRANDİYÖZİTE/GRANDIOSITY[İng.] değil/yerine/= BÜYÜKLENMECİLİK
- GRANİT ile GRANİTİK
( GRANITE vs. GRANITIC )
( خارا ile گرانيت ile خاره ile خارايي )
( KHARA ile GERANYT ile خاره ile KHARAYY )
- GRANT :/yerine BURS, BAĞIŞ, VERMEK
- GRANÜL/GRANULE[İng.] değil/yerine/= TANECİK
- GRAVİTASYONEL MERCEKLEME ile/||/<> OPTİK MERCEK
( Gravitasyonel mercekleme kütle ışığı büker İLE optik mercek cam ışığı kırar. Gravitasyonel mercekleme Einstein genel göreliliği İLE karanlık madde dağılımını gösterir. İki mercek ışık yolunu değiştirir İLE farklı mekanizmalar kullanır. )
( Albert Einstein tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )
- GRAVÜR ile GRAVÜRCÜ/LÜK
- GREAT :/yerine HARİKA, BÜYÜK
- GREATEST :/yerine EN BÜYÜK
- GREENHOUSE İLE ALBEDO İLE FEEDBACK ile/||/<> İKLİM MEKANİZMALARI
( Küresel ısınma ve iklim dinamikleri. )
( Formül: ΔT = λ × RF )
- GREK ile GREKÇE
- GREV ile GREVCİ/LİK ile GREV KIRICI ile GREV GÖZCÜSÜ ile GREV SÖZCÜSÜ ile GREV GÖZCÜLÜĞÜ ile GREV SÖZCÜLÜĞÜ ile GREV KIRICILIĞI
- GREYDER ile GREYDERCİ/LİK
- GRİP ile ETKİLEMEK ile ETKİLİ ile ETKİLİ
( INFLUENZA vs. INFLUENCE vs. INFLUENT vs. INFLUENTIAL )
( تاثير کردن ile اثر گذاشتن ile تاثير ile تحت تاثير قراردادن ile اعمال نفوذ کردن ile نفوذ ile درون ريز ile نافذ ile سرجنبان ile آمتنفذ ile بانفوز ile متنفذ ile با نفوذ ile آنفلوآنزا ile آنفلوانزا )
( TASYR KARDAN ile ASAR GOZASHTAN ile TASYR ile TAHAT TASYR GHARARDADAN ile EMAL NOFUZ KARDAN ile NOFUZ ile DRON RYZ ile NAFEZ ile سرجنبان ile آمتنفذ ile بانفوز ile MOTANFEZ ile BA NOFUZ ile ANFELOANZA ile ANFELVANZA )
- GRÖNLAND ile YEŞİL ile YEŞİL KIZILAĞAÇ ile BEZELYE ile YEŞİL ENGEREK ile YEŞİLLİK ile SERA ile YEŞİLLİK
( GREENLAND vs. GREEN vs. GREEN ALDER vs. GREEN PEA vs. GREEN VIPER vs. GREENERY vs. GREENHOUSE vs. GREENNESS )
( سبز شدن ile سبز کردن ile سبز ile خضرا ile سرسبز ile خرم ile راز دار ile خلر ile مار جعفري ile گياهان سبز ile سبزه ile گلخانه ile گرم خانه ile گرونلند ile سبزي ile سرسبزي )
( SABZ SHODAN ile SABZ KARDAN ile SABZ ile KHOZRA ile SARSABZ ile KHRAM ile RAZ DAR ile خلر ile MAR JAFARY ile GYANPANAN SABZ ile SABZEH ile GOLKHANEH ile GARAM KHANEH ile GERONLAND ile SABZY ile SARSABZY )
- GROTESK[Fr.] -ile
( Eskiçağ Roma yapılarında bulunan, tuhaf, gülünç figürlerden oluşmuş süsleme biçemi. | Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, karşıt görüntüleri, bağdaşmaz durumları şaşırtıcı biçimde birleştiren güldürü biçimi. )
- GROUND :/yerine ZEMİN, TOPRAK
- GROW :/yerine BÜYÜMEK, YETİŞMEK
- GRUP/GROUP[İng.] değil/yerine/= KÜME, ÖBEK
- GRUP OLMAK ile GRUP YAPMAK
- GRUPLANMAK ile GRUPLAŞMAK ile GRUPLANDIRMAK ile GRUPLAŞTIRMAK ile GRUP ile GRUP MOBİLYA
- GÜBRELEMEK ile GÜBRELENMEK ile GÜBRELETMEK ile GÜBRE/LİK ile GÜBRELİ ile GÜBRESİZ ile GÜBRE GAZI ile GÜBRE BÖCEĞİ
- GÜBÜR/LÜK ile GÜBÜRCÜ/LÜK
- GÜÇ BELÂ (HALLETMEK, ÇARE BULMAK)
- GÜÇ-KUVVET (BULMAK)
- GÜÇ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ACIMASIZ/LIK
- GÜÇ ile DAYANAK
( POWER vs. SUPPORT/BASE )
- GÜÇ ile GÜLMEYE ZORLAMAK ile ZORLAMAK ile ZORAKİ ile ZORLA ÇALIŞTIRMA ile GÜÇLÜ ile KUVVETLER ile ZORLA
( FORCE vs. FORCE A LAUGH vs. FORCE OUT vs. FORCED vs. FORCED LABOR vs. FORCEFUL vs. FORCES vs. FORCIBLE )
( بزور وادار کردن ile مجبور کردن ile زور ile اعمال زور کردن ile ناگزير کردن ile نيرو ile وادار کردن ile اجبار ile جبر ile قوه ile بزور خنديدن ile بزور خارج کردن ile تحميلي ile ناگزير ile زورکي ile وادار ile اعمال شاقه ile اجبارا ile قوا ile عدواني ile موثر )
( BOZOOR VADAR KARDAN ile MAJBOR KARDAN ile ZUR ile EMAL ZUR KARDAN ile NAGZYR KARDAN ile NEYRO ile VADAR KARDAN ile EJBAR ile JABAR ile GHOOH ile BOZOOR KHANDYDAN ile BOZOOR KHARJ KARDAN ile TAHAMYLEY ile NAGZYR ile زورکي ile VADAR ile EMAL SHAGHEH ile EJBARA ile GHAVA ile ADAVANY ile MOSAR )
- GÜÇ ile/ve GÜZELLİK
( Kendinden. İLE/VE/||/<>/> Yansıma. )
( POWER vs./and BEAUTY )
- GÜÇ GÜZELLİK
- GÜÇ ile/ve/değil/yerine OLANAK
( [not] POWER vs./and/but POSSIBILITY
POSSIBILITY instead of POWER )
- GÜÇ ile/ve/||/<> SORUMLULUK
- GÜÇ ile/ve SÜREKLİLİK
( Tek başına güç, kurar fakat sürdüremez. )
( POWER vs./and CONTINUITY )
- GÜÇ ile/ve/değil/<> SÜREKLİLİK
( Taşı delen, suyun gücü değil damlalarının sürekliliğidir. )
- GÜÇ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> VİCDANSIZ/LIK
- GÜÇ ile/ve/<> YÜK
- GÜÇ ile/ve YÜK
( Güce dayanıklılık gösterebilmek. İLE/VE Yükü taşıyabilmek. )
- GÜÇ ile/ve/||/<>/>< "ZAYIFLIK"
( Güçlü ağaç, meyve vermede acele etmez. )
( Zayıflık, güçlü özelliklerin "fazla kullanılmasıdır". )
- GÜCENMEK ile GÜCENİLMEK ile GÜCENDİRMEK ile GÜCE
- GÜCƏNMƏK[Azr.] = IKINMAK[Tr.]
- GÜÇLENMEK ile GÜÇLENDİRMEK ile GÜÇLENEBİLMEK ile GÜÇLENDİRİLMEK
- GÜÇLENMEK ile/ve/||/<>/> YÜKSELMEK
- GÜÇLEŞMEK ile GÜÇLEŞTİRMEK
- GÜÇLÜ OLMAK ve/||/<> AKILLI OLMAK ve/||/<> KENDİN OLMAK
( Yalnız başına kalabilecek kadar. VE/||/<> Birarada kalabilecek kadar. VE/||/<> Ayrı kalabilecek kadar. )
- GÜÇLÜ OLMAK ile/değil/yerine/< MUTLU OLMAK
( Mutlu etmez. İLE/DEĞİL/YERİNE/< Güçlü kılar. )
- GÜÇLÜ ile YERLEŞİK
( POWERFUL/STRONG vs. SETTLED/PERMANENT )
- GÜÇLÜ/LÜK ile GÜÇLÜK ile GÜÇLÜ KUVVETLİ
- GÜÇLÜ/LÜK ve/||/<>/> KIRILGAN/LIK
- [ne yazık ki]
GÜÇLÜNÜN "SAZINI ÇALMAK" ve/||/=/<> NAMUSSUZLUK
( Gerekçesi ne olursa olsun, güçsüze karşı güçlünün sazını çalmak, namussuz sayılmak için yeterlidir. )
( Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalı! )
- GÜÇSÜZ/LÜK ile GÜÇSÜZCE
- GÜÇSÜZ/LÜK ile/ve/||/<>/> İSTEKSİZ/LİK
- GÜÇSÜZLÜK ile/ve/<> OLANAKSIZLIK
- GÜÇSÜZLÜK/OLANAKSIZLIK ile/ve/> DAYANÇ/SABIR
( POWERLESSNESS/IMPOSSIBILITY vs./and/> PATIENCE )
- GÜCÜ ile GÜCÜK ile GÜCÜN ile GÜCÜK AY ile GÜCÜ GÜCÜNE ile GÜCÜ İPLİĞİ
- GÜCÜK ile GÜCÜK
( Kısa, bodur, gelişmemiş, güdük. | Kuyruksuz, kuyruğu kesik hayvan. İLE Ağaç direklerin hazırlanması sırasında artakalan kısa parça. )
- GÜDELEMEK ile GÜDEBİLMEK ile GÜDEK ile GÜDEKSİZ
- GÜDERİLEMEK ile GÜDERİ ile GÜDERİCİ/LİK
- GÜDMEK değil/yerine GÖZETMEK
( RÂİNE değil/yerine UNZURNA )
- GÜDÜ:
ZİHİNSEL ile/ve/||/<> FİZYOLOJİK ile/ve/||/<> TOPLUMSAL
- GÜDÜ/İTKİ = SAİK[Ar. < SEVK] = MOTIVE[İng.] = MOTIF[Fr.] = MOTIV[Alm.] = MOVERE[Lat.] = MOTIVO[İsp.]
- GÜDÜK ile KADÜK[Fr.]
( Eksik yanı olan, tamamlanmamış, kısa. | Kuyruğu kesik ya da kopmuş. | Yetersiz, sonuç vermemiş. İLE Değerini/önemini yitirmiş, geçerliliği kalmamış, eskimiş. )
- GÜDÜLENME ile/ve/||/<>/> ALIŞKANLIK
( Başlamak üzere. İLE/VE/||/<>/> İlerlemek üzere. )
- GÜDÜLENME ve/> VERİMLİLİK
( MOTIVATION and/> PRODUCTIVITY )
- GÜDÜLENMEDE:
ALGI ve/||/<>/> SEÇME ve/||/<>/> ÖZERKLİK ve/||/<>/> ÖZYETKİNLİK
- GÜDÜLENMEDE:
İLİŞKİLİLİK ve/||/<>/> GÜVEN ve/||/<>/> ŞEFKÂT ve/||/<>/> ÖZGÜNLÜK
- GÜDÜLENMEDE:
UYARILMA ve/||/<>/> MERAK ve/||/<>/> DENETİM ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA
- GÜDÜLENMEDE/HAREKETE GEÇMEDE:
[bazen/biraz] HEYECAN/COŞKU/ÜMİT ile/ve/bazen/biraz da/||/<> OLANAK
- GÜDÜLMEK ile GÜDÜLEMEK ile GÜDÜLENMEK ile GÜDÜMLEMEK ile GÜDÜKLEŞMEK ile GÜDÜ ile GÜDÜK/LÜK ile GÜDÜL ile GÜDÜM ile GÜDÜCÜ/LÜK ile GÜDÜMCÜ/LÜK ile GÜDÜMLÜ/LÜK ile GÜDÜMSÜZ/LÜK ile GÜDÜM BİLİMİ ile GÜDÜMLÜ SANAT
- GÜDÜMBİLİM/SİBERNETİK = CYBERNETICS[İng.] = CYBERNÉTIQUE[Fr.] = KYBERNETIK[Alm.] = KYBERNETIKE, KYBERNETES[Yun.]
- GUESS :/yerine TAHMİN ETMEK
- GÜFTE ile GÜFTECİ/LİK
- GUGUK ile GUGUKLU ile GUGUK KUŞU ile GUGU ÇİÇEĞİ ile GUGUK GUGUK ile GUGUKLU SAAT
- GÜL[Azr.] = ÇİÇEK[Tr.]
- GÜL ile GÜL SUYU ile GÜL YAĞI ile GÜL RENGİ ile GÜL YAĞCI/LIK ile GÜLE GÜLE ile GÜL BÖCEĞİ ile GÜL BÖREĞİ ile GÜL KURUSU ile GÜLE OYNAYA
- GÜLDESTE[Fars.]/ANTOLOJİ[Fr. < Yun. ANTHOS: Çiçek. | LEGEIN: Seçmek.] değil/yerine/= SEÇKİ
- GÜLDÜR GÜLDÜR (AKMAK)
- GÜLDÜRMEK ile GÜLDÜRTMEK ile GÜLDÜREBİLMEK ile GÜLDÜRÜ ile GÜLDÜRÜCÜ/LÜK ile GÜLDÜR GÜLDÜR
- BİR ŞEY/BİRİ:
GÜLDÜRMEYEN/GÜLDÜRMÜYORSA > GÜLÜP GEÇMEK
- GÜLE-OYNAYA (GİTMEK, KABUL ETMEK)
- GÜLER YÜZ ile GÜLER YÜZLÜ/LÜK
- GÜLER YÜZLÜ ile GÜLER YÜZLÜLÜK
( GENIAL vs. GENIALITY )
( خوش دهن ile خوش معاشرتي )
( KHOSH DAHAN ile KHOSH MOASHRATY )
- GÜLLABİ ile GÜLLABİCİ/LİK
- GÜLLENMEK ile GÜLLE ile GÜLLECİ ile GÜLLE ATMA
- GÜLLÜ ile GÜLLÜK ile GÜLLÜK GÜLİSTANLIK
- GÜLLÜK-GÜLİSTANLIK
- GÜLMEK / YAŞAM/AK / KONUK (OLMAK)/MİSAFİR/LİK:
"UMDUĞUMUZLA ile/ve/değil/yerine/>< BULDUĞUMUZLA
- GÜLMEK ile AYIPLAMA
- GÜLMEK ve/||/<>/> EĞLENMEK ve/||/<>/> GEZMEK ve/||/<>/> DÜŞÜNMEK ve/||/<>/> ÖNERMEK ve/||/<>/> ÖNEMSEMEK ve/||/<>/> SEVMEK
( 10 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 20 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 30 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 40 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 50 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 60 yaşındaymış gibi. VE/||/<>/> 70 yaşındaymış gibi. )
- GÜLMEK ile/ve/değil EŞİK
( Gülmek, devrimci bir eylemdir. )
- GÜLMEK :) ile/ve/||/<>/>/< GÖZLERİNİN İÇİNİN GÜLMESİ :)
- GÜLMEK ile GÜLMECE ile GÜLMECELİ
- GÜLMEK ile/ve/<> GÜLÜMSEMEK :)
( ... İLE/VE/<> En etkili/kolay/hızlı yapıt/eylem/ibâdet. )
( Sen gül ki, biz de gülelim! )
( Bir iyi hareket, bin iyi düşünceden
Bir gülüş de bin hareketten daha güçlüdür. )
( Gül ki, gül yüzünde güller açsın! )
( Gülmesini bilmeyen, dükkân açmasın! )
( Paranız yoksa, gülümsemeniz de mi yok? )
( Bir kişinin nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden akıl seviyesini anlarsın! )
( TEBEŞBÜŞ: Güleryüz gösterme. [küçükten büyüğe] )
( Gülün de, isterseniz beni paçamdan sürükleyin. )
( MÜBTESİM[< TEBESSÜM]: Gülümseyen, tebessüm eden. )
( Haydi! Bırak zihnindeki olumsuz kayıtları ve şu AN'a dön biraz! Ve bunu, sık sık tekralamaya çalışarak olan bitenlere, kişilere/çevrene/yaşama gülümse!... :) Sadece gülümse! :) (Herhangi bir nedeni/kaynağı olmaksızın, aklına geldikçe/getirerek gülümse!) :) Yaşam, vererek başlar ve sürdürülür. Verebilecek hiçbir şeyin olmasa/kalmasa bile, boşver sıkıntıları/saçmalıkları ve hiçbir zaman elinden alınamayacak olanı vererek, o, dünyanın en güzel manzarası olan gülümsemeni paylaşarak yaşa ve yaşat! Haydi! Tekrar tekrar gülümse!... :) )
( Seni güldürmeyen "şeye/duruma/soruna" gülüp geç. :) )
( Ne haliniz varsa gülün! )
( DIHK ile TEBESSÜM )
( LAUGHING vs. SMILING )
( HANDE )
- GÜLMEK ile GÜLÜNÇ ile GÜLÜYOR ile GÜLÜNÇ STOK ile ALAY KONUSU
( LAUGH vs. LAUGHABLE vs. LAUGHING vs. LAUGHING STOCK vs. LAUGHINGSTOCK )
( زير خنده زدن ile خنداندن ile خنده ile خنده کردن ile بخنده افتادن ile خنديدن ile ضحک ile خنده آور ile خنده دار ile خندهآور ile خندان ile الت مسخره ile آالت مسخره ile مايه خنده ile مضحکه ile مظحکه )
( ZYR KHANDEH ZADAN ile KHANDANDAN ile KHANDEH ile KHANDEH KARDAN ile BAKHANDEH AFTADAN ile KHANDYDAN ile ZEHAK ile KHANDEH AVAR ile KHANDEH DAR ile KHANDEHAVAR ile KHANDAN ile ELT MOSKHAREH ile AOT MOSKHAREH ile MAYYEH KHANDEH ile MOZHAKEH ile مظحکه )
- GÜLMEK ile/ve/değil/<> GÜLÜŞÜNE MEŞRÛ KAYNAK BULMAK/BULABİLMEK
( Umberto Eco'nun, Gülün Adı adlı kitabını okumanızı salık veririz. )
- GÜLMEK = SMILE/LAUGH[İng.] = RIRE[Fr.] = LACHEN[Alm.] = RIDERE[İt.] = REÍR[İsp.]
- GÜLMEK :) ile YÜKSEK SELENLE/SADÂYLA GÜLME/KAHKAHA[Ar.] :D )))
( En az iki biraraya getirilemezin ya da çelişkilerin buluşması durumunda zihnin bu durumla başa çıkamaması ve/ya da ağlanamaması/ağlayarak çözümlenemeyeceği durumlarda yaşanan fizyolojik ve zihinsel davranış/tutum/dışavurum/paylaşım. İLE Çelişkilerin çok fazla etkili olması durumlarında. )
( LAUGHING vs. LAUGHING LOUDLY )
- GÜLMEZ HASAN SOKAK :
( Büyükdere Mahallesi sokaklarından biridir. Hasan Efendi'nin oturduğu bu sokak, bu şahsın hayat boyu gülmemiş olması, mutsuzluğu, ağlayıp sızlaması nedeni ile sokağa "Gülmez Hasan Sokak" ismi verilmiştir. )
- GÜLÜMSEMEK ile GÜLÜMSETMEK ile GÜLÜMSEYEBİLMEK ile GÜLÜMSEYİVERMEK ile GÜLÜMSER/LİK
- GÜLÜMSEMEYİ:
İKRAM/İNFÂK ETMEK ile/ve/||/<>/< ESİRGEMEMEK
- GÜLÜNÇ/KOMİK ile/ve/değil/||/<> GARİP
- GÜLÜNMEK ile GÜLÜNÇLEŞMEK ile GÜLÜNÇLEŞTİRMEK ile GÜLÜNÇ/LÜK ile GÜLÜNÇLÜ
- GÜLÜŞMEK ile GÜLÜŞÜLMEK ile GÜLÜŞ
- GÜLÜT ile GÜLÜTÇÜ/LÜK
- GÜM GÜM (VURMAK)
- GÜMBÜR GÜMBÜR (GELMEK | KOŞMAK)
( Daha çok, çocukların çıkardığı seslerde. )
- GÜMBÜRDEMEK ile GÜMBÜRDETMEK
- GÜME GİTMEK ile/ve/||/<> KİM VURDUYA GİTMEK
- GÜMLEMEK ile GÜMLETMEK
- GÜMRAHLAŞMAK ile GÜMRAH/LIK
- GÜMRÜKLEMEK ile GÜMRÜKLENMEK ile GÜMRÜKLENDİRMEK ile GÜMRÜK ile GÜMRÜKLÜ ile GÜMRÜKÇÜ/LÜK ile GÜMRÜKSÜZ ile GÜMRÜK KAPISI ile GÜMRÜK BİRLİĞİ ile GÜMRÜK KOLCUSU ile GÜMRÜK TARİFESİ ile GÜMRÜK KOLCULUĞU ile GÜMRÜKSÜZ MAĞAZA ile GÜMRÜK BEYANNAMESİ
- GÜMÜŞHANE ile GÜMÜŞHANELİ/LİK
- GÜMÜŞLEMEK ile GÜMÜŞLENMEK ile GÜMÜŞLETMEK ile GÜMÜŞ ile GÜMÜŞİ ile GÜMÜŞLÜ ile GÜMÜŞÇÜ/LÜK ile GÜMÜŞSÜZ ile GÜMÜŞ GOL ile GÜMÜŞ YIL ile GÜMÜŞ GRİSİ ile GÜMÜŞ RENGİ ile GÜMÜŞ VARAK ile GÜMÜŞ BALIĞI ile GÜMÜŞ KAPLAMA ile GÜMÜŞİ AKASYA ile GÜMÜŞ YAĞMURCUN ile GÜMÜŞ BALIĞIGİLLER
- GUNA ile NİTELİK
( Nitelik. )
- GÜNAH ile GİZLİ ŞİRK
- GÜNAH ile GÜNAHLI/LIK ile GÜNAHSIZ/LIK ile GÜNAHSIZCA ile GÜNAH KEÇİSİ
- GÜNAH ile/ve/değil TERSTEN İYİLİK
( MEKR-İ İLÂHİ )
- GÜNAHI İŞLEMEK ile GÜNAH SAVUNMAK
- GÜNCEK/ŞEMSİYE[Ar.] ile/ve YAĞMURLUK
( [kökeni/etimolojisi] [Ar.] ŞEMS: Güneş. > ŞEMSİYYE: Güneşlik, güneşle ilgili. İLE/VE ... )
- GÜNCELLEMEK ile GÜNCELLENMEK ile GÜNCELLETMEK ile GÜNCELLEŞMEK ile GÜNCELLEŞTİRMEK ile GÜNCELLEYEBİLMEK ile GÜNCE/LİK ile GÜNCEK ile GÜNCEL/LİK
- GÜNDELİK ile GELİŞİGÜZEL ile ZAYİAT
( CASUAL vs. CASUALLY vs. CASUALTY )
( غير مهم ile غير جدي ile تفريحاً ile تلفات )
( غير مهم ile غير جدي ile TAFARYHAN ile TALFAT )
- GÜNDE/LİK ile GÜNDEM ile GÜNDEŞ ile GÜNDELİKLİ ile GÜNDELİKÇİ/LİK ile GÜNDEM DIŞI ile GÜNDEN GÜNE
- GÜNDEN-GÜNE (İYİLEŞMEK/KÖTÜLEŞMEK)
- GÜNDÜZ/LÜK ile GÜNDÜZCÜ/LÜK ile GÜNDÜZLÜ ile GÜNDÜZ FENERİ ile GÜNDÜZ GÖZÜYLE ile GÜNDÜZ GÖSTERİMİ ile GÜNDÜZ YIRTICILARI
- GÜNEŞ/KARANLIK ile/ve/||/<>/< TAN/FECİR
( ... İLE/VE/||/<>/< Güneş doğmadan önceki alaca karanlık. )
- GÜNEŞ || YER/TOPRAK ve/<>
GÜNBERİ
( ... VE/<> Yer'in, Güneş'e en yakın bulunduğu nokta. )
( Yer, Aralık ayının 31'ine doğru, günberide bulunur. )
- GÜNEŞ ile/ve/<> ATEŞ ile/ve/<> OCAK
( Gökte. İLE/VE/<> Yerde. İLE/VE/<> Evde. )
- GÜNEŞ ve/||/<> BULGURCUK
( ... VE/||/<> Güneş yüzeyinde, uzak görülerle seçilebilen, küçük, dairesel görünüşlü parçacıklardan her biri. )
- GÜNEŞE:
ARKAMIZI DÖNMEK değil/yerine/>< YÜZÜMÜZÜ DÖNMEK
( Gölgeleri/sorunları, önümüzde gösterir ve ümit yitiricidir. DEĞİL/YERİNE/>< Gölgeleri/sorunları, ardımızda bırak(tır)ır. )
- GÜNEŞTE:
YANMAK ile/ve/değil/yerine KARARMAK
( 11:00 ile 16.00 arası güneş altında kalınmamalı! [yaz saati uygulamasına göre] )
- GÜNLEMEK ile GÜNLERCE ile GÜNLER GÜNÜ
- GÜNLÜ ile GÜNLÜK ile GÜNLÜKÇÜ/LÜK ile GÜNLÜK DİL ile GÜNLÜK AĞACI ile GÜNLÜK DEĞER ile GÜNLÜK DEFTER ile GÜNLÜK KONUŞMA ile GÜNLÜK GÜNEŞLİK
- GÜNLÜK "AHLÂK" ile/ve TASAVVUF AHLÂKI
( DAILY MORALS vs./and MORALS OF SUFISM )
- GÜNLÜK GÜNEŞLİK GÜLLÜK GÜLİSTANLIK
- GÜNLÜK KONUŞMALARIN SIRADANLIĞINDA/YALINLIĞIYLA:
AMAÇLI ile/ve/||/<> BİLEREK ile/ve/||/<> BİLMEDEN ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
( Reklam. İLE/VE/||/<> Evlilik. İLE/VE/||/<> Dostluk. İLE/VE/||/<> Sanat. )
( Kitlelere "oynanıyorsa". İLE/VE/||/<> Saygıyla bütünleşilecekse. İLE/VE/||/<> Sevgiyle yaklaşılıyorsa. İLE/VE/||/<> Susulabiliyorsa. )
( )
- GÜNLÜK TELGRAF ile GÜNLÜK ile GÜNLÜK YEMEK ile GÜNLÜK MESELELER ile GÜNLÜK ÖDEME ile YEVMİYE
( DAILY TELEGRAPH vs. DAILY vs. DAILY FOOD vs. DAILY MATTERS vs. DAILY PAY vs. DAILY WAGES )
( بطور يوميه ile روز بروز ile يوميه ile روزانه ile روز به روز ile روزمره ile هر روزه ile همه روزه ile رزق ile امور روزمره ile روز مزد ile روزمزد ile ديلي تلگراف ile مزد روزانه )
( BETOR YVAMYYEH ile RUZ BORUZ ile YVAMYYEH ile ROZANEH ile RUZ BAH RUZ ile RUZMAREH ile NPAR RUZEH ile CPEHMEH RUZEH ile REZQ ile AMOR RUZMAREH ile RUZ MOZD ile RUZAMZAD ile DYLEY TELGARAF ile MOZD ROZANEH )
- GÜNLÜK YAŞA(MAK) ile/değil/yerine GÜNÜ YAŞA(MAK)
( Vurdumduymazlık içinde, hesapsız, düzensiz, aykırı, asalak yaşam. İLE/DEĞİL/YERİNE Gün içinde yaşanan, olan-biten herşeyi, olumlu ya da olumsuz tam anlamıyla yaşamak. )
( Temel olan, günü tam bir uyum ve bütünlük içinde yaşamak. Günü Yaşa(Carpe Diem), günlük yaşamak değildir! )
( [not] LIVE IN DAILY vs./but LIVE THE DAY [CARPE DIEM]
LIVE THE DAY [CARPE DIEM] instead of LIVE IN DAILY )
- GÜNLÜK/GÜNCEL ... ile GÜNDELİK ...
- GÜNLÜK ile GÜNLÜK
( O günkü, o günle ilgili. | Üzerinden ... gün geçmiş ya da geçecek.[On günlük bebek.] | Her gün yapılan, her gün yayımlanan/çıkan. | Günü gününe tutulan anı yazısı ya da bu yazıları içine alan yapıt, günce, muhtıra. İLE Bir çeşit ağaç sakızı. )
- GÜNLÜK ile SÜT SIĞIRI ile SÜT FABRİKASI ile SÜT ÜRÜNLERİ ile SÜT TİCARETİ ile SÜTÇÜ
( DAIRY vs. DAIRY CATTLE vs. DAIRY FACTORY vs. DAIRY PRODUCTS vs. DAIRY TRADE vs. DAIRYMAN )
( لبنياتي ile شير بندي ile احشام لبنياتي ile کارخانه لبنيات ساز ile لبنيات ile ماست بندي ile شير فروش ile لبنيات فروش )
( LABANYATY ile SHYR BANDY ile AHESHAM LABANYATY ile KARKHANEH LABANYAT SAZ ile LABANYAT ile MAST BANDY ile SHYR FOROSH ile LABANYAT FOROSH )
- GÜNÜ GEÇİRMEK değil/yerine GÜNÜ YAŞAMAK
( Kişi, inandığı gibi yaşayamıyorsa, yaşadığı gibi inanmaya başlar. )
( [not] TO PASS THE DAY but LIVE THE DAY
LIVE THE DAY instead of TO PASS THE DAY )
- GÜNÜ GÜNÜNE (NOT ALMAK, ÇALIŞMAK)
- GÜNÜBİRLİK ... ile/değil GÜNLÜK ...
- GÜR ile ÇOK
- GÜR ile GÜRE ile GÜRZ ile GÜRECİLİK
- GURBET/LİK ile GURBETÇİ/LİK ile GURBET ELİ
- GÜRBÜZLEŞMEK ile GÜRBÜZ/LÜK
- GÜREŞ ile KARAKUCAK
( ... İLE Kökeni Orta Asya'ya uzanan, serbest stilde, yağ sürülmeden yapılan en eski, geleneksel Türk güreşi. )
- GÜREŞMEK ile GÜREŞİLMEK ile GÜREŞTİRMEK ile GÜREŞEBİLMEK ile GÜREŞTİRİLMEK ile GÜREŞ ile GÜREŞÇİ/LİK ile GÜREŞ MAYOSU ile GÜREŞ MİNDERİ ile GÜREŞÇİ KÖPRÜSÜ
- GURKLAMAK ile GURK
- GÜRLEMEK ile GÜRLETMEK ile GÜRLEŞMEK ile GÜRLEŞTİRMEK ile GÜRLEK
- GÜRÜL GÜRÜL (AKMAK)
- [ne yazık ki]
GÜRÜLTÜ ÇIKARMAK/KORNA ÇALMAK ile/değil/yerine/>< SUSMAK/SESSİZLİĞİ YEĞLEMEK
( [ne yazık ki] Bilgisizlik ne kadarsa o kadar çok ve yüksektir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilgelik ve zarâfet ne kadar derinse/yüksekse. )
- GÜRÜLTÜ-PATIRTI (ÇIKARMAK)
- GÜRÜLTÜ ile GÜRÜLTÜCÜ/LÜK ile GÜRÜLTÜLÜ ile GÜRÜLTÜSÜZ/LÜK ile GÜRÜLTÜSÜZCE ile GÜRÜLTÜ PATIRTI ile GÜRÜLTÜ KİRLİLİĞİ ile GÜRÜLTÜLÜ PATIRTILI ile GÜRÜLTÜSÜZ PATIRTISIZ
- GÜRÜLTÜSÜZLÜK ile/ve/||/<>/> SESSİZLİK/SAKİNLİK
( ŞÛR[Fars.]: Gürültü, şamata. )
( Gereksiz dış etmenlerin (sesin) bulunmamasıyla. İLE/VE/||/<>/> Kendiliğinden, doğal olarak. )
( SILENCE vs./and/||/<>/> QUITENESS )
- GURUR >< AŞK
- GURUR değil/yerine/>< MUTLULUK
( Neden, çocuklar, kavga ettikten sonra hemen barışıp birlikte oynamaya devam ederler? Çünkü, onların mutluluğu, gururdan daha değerlidir. )
- GURURLANMAK ile GURURLANDIRMAK ile GURURLANABİLMEK ile GURU ile GURUP ile GURUR ile GURURLU/LUK ile GURURSUZ/LUK ile GURURLUCA ile GURUP RENGİ
- GURUR(LU OLMAK)/MAĞRUR ile/değil/yerine VAKUR (OLMAK)
- GURURUNU/N KIRMAK/KIRILMASI ile/ve/||/<>/> KÜÇÜK DÜŞ(ÜR/ÜL)MEK
- GÛŞ[Fars.] (ETMEK) ile/ve/||/<> KULAK | İŞİTMEK
( Kulak, gûş edecek. )
- GÜVEN KAYBETMEK yerine PARA KAYBETMEK/PARASIZ KALMAK
( TO LOSE MONEY instead of TO LOSE TRUST )
- GÜVEN ile APTALLIK
( TRUST vs. FOOLISHNESS )
- GÜVEN ve/||/<> DERİNLİK ve/||/<> SEVGİ
( Söz ile yapılan iyilik. VE/||/<> Düşünce ile yapılan iyilik. VE/||/<> Vererek yapılan iyilik. )
- GÜVEN ile/ve/<> İNANDIRICILIK
( TRUST vs./and/<> PLAUSIBILITY )
- GÜVEN ile/ve/||/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
- GÜVEN ile/>< ÜMİTSİZLİK
- GÜVENCE ile GARANTİ ETMEK ile EMİN ile KEFİL
( ASSURANCE vs. ASSURE vs. ASSURED vs. ASSURER )
( اطمينان ile پشتگرمي ile خاطرجمعي ile يقان ile پشت گرمي ile مطمئن کردن ile خاطرجمع کردن ile خاتر جمع کردن ile اطمينان دادن ile مطمئن ساختن ile بيمه شده ile اطمينان دهنده )
( ETMYNAN ile POSHTGARAMY ile KHATRAJMAY ile يقان ile POSHT GARAMY ile MOTMAEN KARDAN ile KHATRAJMA KARDAN ile KHATAR JAM KARDAN ile ETMYNAN DADAN ile MOTMAEN SAKHTAN ile BEYMAH SHODEH ile ETMYNAN DAHANDEH )
- [NE YAZIK Kİ]
GÜVENEMEMEK ile/ve/||/<>/> KESTİREMEMEK
- GÜVENİLİRLİK ile BAĞIMLILIKLAR
( DEPENDABILITY vs. DEPENDENCIES )
( توکل پذيري ile توابع )
( TOKL PAZYRY ile TAVABE )
- GÜVENİLİRLİK ile/ve/> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
( SİKA[< VÜSÛK]: Güven, emniyet. | Güvenilir/inanılır kişi. )
( RELIABILITY vs./and/> SUSTAINABILITY )
- GÜVENİRLİK değil GÜVENİLİRLİK
- GÜVENLİK ile/ve/||/<> DÜZEN
- GÜVENLİK ile/ve/||/<>/>/< GÜVEN
- GÜVEN/LİK ile/ve/||/<>/> GÜVENCE
( Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman. | Anlaşmazlık konusu olan şeyde, yargıcın kanılarını oluşturan şey, delil. | Sonurguya ulaşan bir uslamlamanın dayandığı gerçek, delil. )
- GÜVENLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< ÖZEL YAŞAMIN GİZLİLİĞİ
- GÜVENLİK ve/||/<> SIRADÜZEN/HİYERARŞİ
- GÜVENLİK ile/ve TEDBİR
( ASPHALEIA ile/ve ... )
( SECCURITY vs./and PRECAUTION )
- GÜVEN/MEK ile/ve/fakat/||/<>/> DOĞRULA/MAK
- GÜVENMEK ile/ve SAĞLAMLAŞTIRMAK
( TO TRUST vs./and TO CONSOLIDATE )
- GÜVENSİZ ile GÜVENSİZLİK
( INSECURE vs. INSECURITY )
( غيرمحفوظ ile بي اعتبار ile ناامن ile غير قطعي ile تزلزل )
( غيرمحفوظ ile BEY ETEBAR ile NAOMAN ile غير قطعي ile TEZELZEL )
- GÜVENSİZLİK ile/ve/değil BELİRSİZLİK
( [not] DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE vs./and/but INDEFINITENESS )
- [ne yazık ki]
GÜVENSİZLİK ile/ve/||/<> BENCİLLİK ile/ve/||/<> AHLÂK
( )
- GÜVENSİZLİK ile/ve/değil EMİNSİZLİK
( [not] DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE vs./and/but LACK OF SURE )
- GÜVERCİN/LİK ile GÜVERCİNLER
- GÜVEYİ/LİK ile GÜVEYİ YEMEĞİ
- GÜZEL AHLÂK ve/=/<> İLİM
- GÜZEL GÜZEL (ÇALIŞMAK, KONUŞMAK, OYUN OYNAMAK)
- GÜZEL İNSAN değil/yerine KİŞİDEKİ(/İNSANDAKİ) GÜZELLİK
- GÜZEL/LER ile/ve/||/<>/> GÜZELLİK
( Duyumsanan/görülen, görerek. İLE/VE/||/<>/> Düşünülen, düşünerek. )
- GÜZEL ÖRNEK ile/ve/değil/||/<>/< İYİ ÖRNEK
- GÜZELDE/GÜZELLİKTE ARANANLAR:
BAKIŞIM/LI(SİMETRİ/K) ve ORANTI/LI(EURYTMIE) ve UYUM/LU(HARMONİ/K)
( DÜZGÜN ve DÜZENLİ ve DİZGELİ ve AÇIK/LIK/PARLAK/LIK(CLARITAS/MUŞÂ'ŞÂA) )
- GÜZELİ SEVMEK ile/ve/değil/yerine/<> GÜZELLİĞİ SEVMEK
- GÜZELLEŞMEK ile GELİŞEN ile GELİŞEN İŞ ile GELİŞME DURUMU
( FLOURISH vs. FLOURISHING vs. FLOURISHING BUSINESS vs. FLOURISHING CONDITION )
( معمور ile آباد کردن ile شکوفايي ile رونق يافتن ile آباد شدن ile نشو و نما کردن ile برومند شدن ile آبادان ile آباد ile کسب با رونق ile آبادي )
( MAMOR ile ABAD KARDAN ile SHKOFAYY ile RONGH YAFTAN ile ABAD SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile BOROMAND SHODAN ile ABADAN ile ABAD ile KASB BA RONGH ile ABADY )
- GÜZELLEŞMEK ile GÜZELLEŞTİRMEK ile GÜZELLEŞEBİLMEK ile GÜZELLEŞTİRİLMEK ile GÜZEL/LİK ile GÜZELCE ile GÜZELLEME ile GÜZEL DUYU ile GÜZEL GÜZEL ile GÜZEL DUYUSAL ile GÜZEL SANATLAR ile GÜZEL DUYUCULUK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZEL YAZI SANATI ile GÜZELLİK ENSTİTÜSÜ ile GÜZELLİK KRALİÇESİ ile GÜZELLİK MALZEMESİ ile GÜZELLİK YARIŞMASI ile GÜZELLİK MÜSTAHZARLARI
- GÜZELLEŞTİRMEK ile GÖZ ALICI
( GLAMORIZE vs. GLAMOROUS )
( جادو کردن ile طلسم آميز ile مسحور کننده )
( JADO KARDAN ile TALSAM AMYZ ile MASHUR KONANDEH )
- DÜŞKÜNLÜK:
GÜZELLİĞE ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜSTLÜĞE
- GÜZELLİK UZMANI ile GÜZELLEŞTİRME ile GÜZELLEŞTİRİCİ ile GÜZEL ile GÜZELLEŞTİRMEK
( BEAUTICIAN vs. BEAUTIFICATION vs. BEAUTIFIER vs. BEAUTIFUL vs. BEAUTIFY )
( مشاطه ile زيباسازي ile زيبا سازي ile قشنگ کننده ile زيباکننده ile ماه پيکر ile صاحب جمال ile خوشرو ile وجيه ile خوشگل ile قشنگ ile پري پيکر ile زيبا ile پر جلوه ile ماهرو ile جميل ile ماهرخ ile پريرو ile زيبا کردن ile قشنگ کردن ile داراي ظاهرخوب کردن )
( مشاطه ile ZYBASAZY ile ZYBA SAZY ile GHSHANG KONANDEH ile ZYBAKONANDEH ile MAH PEYKAR ile SAHEB JOMAL ile KHOSHRO ile وجيه ile KHOSHGOL ile GHSHANG ile PARY PEYKAR ile ZYBA ile پر جلوه ile MANPARO ile جميل ile MANPARKH ile PARYRO ile ZYBA KARDAN ile GHSHANG KARDAN ile DARAY ZANPARKHOB KARDAN )
- GÜZELLİK YAPMAK ile KIYAK GEÇMEK
- GÜZEL/LİK ve AHLÂK
- GÜZELLİK ile/ve/hem de AKIL
( Güzellik ondur, dokuzu don-dur. )
( Güzele kırk günde doyulur, iyi huyluya kırk yılda doyulmaz. )
( Güzel bürünür, çirkin görünür. )
( vs./and/||/<> REASON/MIND )
- GÜZELLİK ve/=/< ARINMA
( BEAUTY and/=/< PURIFICATION )
- GÜZELLİK ile/ve/||/<>/>/< AŞK
( GÜZELLİK: Aşkın olmadığı yerde ne işim var?! VE AŞK: Güzelliğin olmadığı yerde ne işim var?! )
( ... İLE/VE/||/<>/>/< Güzelliğe duyulan özlem. )
( BEAUTY and/<> LOVE )
- GÜZEL/LİK ile BAKIMLI/LIK
( BEAUTINESS vs. WELL CARED )
- GÜZELLİK = BEAUTY[İng.] = BEAUTÉ[Fr.] = SCHÖNHEIT[Alm.] = PULCHRITUDO[Lat.]
- GÜZELLİK ile/ve BİLEŞİK
( vs./and/||/<>/and COMPOUND )
- GÜZELLİK ve/||/<> BİRİNİ SEVMEK
( Dünyayı kurtaracak. VE/||/<> ile başlayacak herşey. )
( )
- GÜZELLİK ile/ve/||/<> BÜTÜNSEL KAVRAYIŞ
- GÜZELLİK ile/ve/değil/yerine CÂZİBE
- GÜZELLİK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEŞİTLİLİK
- GÜZEL/LİK >< ÇİRKİN/LİK
( HÜSN >< KUBH )
- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< DÜRÜST/LÜK
- GÜZELLİK ile/ve/< DÜZEN
( GÜZELLİK: GERÇEĞE ÖZGÜ İNCELİĞİN PARLAKLIĞI [HAKİKATİN ŞÂŞA-İ LETÂFETİ - RECAİZÂDE EKREM BEY] )
( BEAUTY vs./and/< ORDER )
( YOUMEI ile/ve/< ... )
- GÜZEL/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZGÜN/LÜK
- GÜZELLİK ile/ve EDÂ
- GÜZELLİK ile/ve/<> EDEB
( Güzeli güzel yapan edeptir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir. )
( BEAUTY vs./and/<> ETHICS/MANNERS )
- GÜZELLİK ile/ve/<> EDEB
( BEAUTY vs./and/<> ETHICS/MANNERS )
- GÜZELLİK >< FAZLALIK
( Güzellik, fazlalıklardan arınmışlıktır. )
- GÜZELLİK ile GÜZELLİK SALONU ile GÜZELLİK NOKTASI
( BEAUTY vs. BEAUTY SALON vs. BEAUTY SPOT )
( وجاهت ile خوبي ile خوشگلي ile جمال ile زيبائي ile زنان زيبا ile نيکويي ile صباحت ile سالن زيبايي ile آرايشگاه ile خال )
( VOJANPAT ile KHOBY ile KHOSHGOLY ile JOMAL ile ZYBAYEY ile ZANAN ZYBA ile نيکويي ile صباحت ile SALEN ZYBAYY ile ARAYSHGAH ile KHAL )
- GÜZELLİK ile İÇTENLİK/CANA YAKINLIK
( İçtenlik vermez. İLE Güzellik verir. )
(1996'dan beri)