Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(38/102)


- GİYSİ ile YAPIK

( ... İLE Belleme. | Yeniçeriler'in giydikleri üstlük. )


- GİYSİ/LİK ile GİYSİLİ ile GİYSİSİZ/LİK ile GİYSİ DOLABI


- GİZEM ile/değil BELİRSİZLİK


- GİZEM ile GİZEMCİ/LİK ile GİZEMLİ/LİK ile GİZEMSEL/LİK ile GİZEMSİZ/LİK


- GİZEMCİLİK = TASAVVUF = MYSTICISM[İng.] = MYSTICISME[Fr.] = MYSTIZISMUS[Alm.]


- GİZLEMEK ile/ve/değil (AÇMAYA/PAYLAŞMAYA) GEREK GÖRMEMEK

( [not] TO HIDE vs./and/but NOT TO SEE NECESSITY (TO OPEN/SHARE) )


- GİZLEMEK ile BİR HATAYI GİZLEMEK ile GİZLİ ile GİZLEME ile HAMİLE KALMAK

( CONCEAL vs. CONCEAL A FAULT vs. CONCEALED vs. CONCEALMENT vs. CONCEIVE )

( پنهان کردن ile نهان داشتن ile پوشيدن ile مستتر کردن ile نهان کردن ile عيب پوشي کردن ile مکتوم ile نهفته ile نهان ile پوشيده ile پنهان ile خفا ile خفيه ile نهفتگي ile اختفاء ile پوشيدگي ile مستوري ile اختفا ile آبستن شدن )

( PANEYAN KARDAN ile NEYAN DASHTAN ile PUSHYDAN ile MOSTETR KARDAN ile NEYAN KARDAN ile EYBE PUSHY KARDAN ile MOKTOM ile NAOFTEH ile NEYAN ile PUSHYDAH ile PANEYAN ile KHAFA ile خفيه ile NAOFTAGY ile اختفاء ile پوشيدگي ile مستوري ile AKHTEFA ile ABSTAN SHODAN )


- GİZLEMEK ile/ve/||/<> CAŞIRMAY


- GİZLEMEK ile GİZLENMEK ile GİZLETMEK ile GİZLENİLMEK ile GİZLENEBİLMEK ile GİZLEYEBİLMEK


- GİZLEMEK ile/ve/değil GÖRÜNMEZ KILMAK/SIRLAMAK


- GİZLEMEK ile GÖSTERMEMEK

( Üç şey gizlenemez; duman, aşk, parasızlık. )

( TO HIDE vs. NOT TO SHOW
There are three things which are not possible to hide: Smoke, love, lack of money. )


- GİZLEMEK ile/ve/değil PAYLAŞMAMAK

( [not] TO HIDE vs./and/but NOT TO SHARE )


- GİZLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> TERSİYLE GÖSTERMEK


- GİZLEMEK ile YAYMA

( DISSEMBLE vs. DISSEMINATION )

( واچيدن ile پاشيدگي )

( واچيدن ile PASHYDEGY )


- GİZLEYEREK AÇMAK ile/ve AÇARAK GİZLEMEK


- GİZLİ-KAPAKLI (İŞLER ÇEVİRMEK)


- GİZLİ-SAKLI (İŞLER ÇEVİRMEK)


- GİZLİ ile GİZLİLİK

( COVERT vs. COVERTNESS )

( پوشپر ile نهفتگي )

( پوشپر ile NAOFTAGY )


- GİZLİ ile/ve/değil ÖRTÜK

( SIR: Kuşatmanın, betimlemenin dışında olan. )

( SIR: Çömleğin, dışına çekilen son kat toprakla tekrar fırına verilerek pişirilmesi. [İçindeki sıvıyı sızdırmamayı sağlar fakat albenisi/parlaklığı artar. Dolayısıyla "Bu sırdır! ona göre!" denilerek anlatılanlar, anlatılan kişi tarafından da başka bir kişiye aynı biçimde "sırdır!" diyerek anlatılır.] )

( İki kişinin bildiği, (artık) sır değildir. )

( [not] SECRET/HIDDEN vs./and/but COVERED )


- GİZLİLİK ve GEREKLİLİK


- GİZLİ/LİK ile GİZLİCE ile GİZLİ OY ile GİZLİ DİL ile GİZLİ DİN ile GİZLİ YAMA ile GİZLİCİLİK ile GİZLİ CELSE ile GİZLİ SITMA ile GİZLİ ŞEKER ile GİZLİ DERNEK ile GİZLİ OTURUM ile GİZLİ REKLAM ile GİZLİ SERVİS ile GİZLİ CEMİYET ile GİZLİ DURUŞMA ile GİZLİ KAPAKLI


- GİZLİ/LİK ile/ve/değil/<> GÖRÜLMESİ/DUYULMASI/BİLİNMESİ İSTENİLMEYEN


- GİZLİLİK ile/ve PİŞMANLIK


- GLADYATÖR ile MEMNUN ile MEMNUN EL ile SEVİNDİRMEK ile MEMNUNİYETLE ile SEVİNÇ

( GLADIOUS vs. GLAD vs. GLAD HAND vs. GLADDEN vs. GLADLY vs. GLADNESS )

( شادمان ile شاد ile خشنود ile درود گرم ile خوشحال کردن ile شاد شدن ile سيف الغراب ile بخشنودي ile خشنودي )

( SHADMAN ile SHAD ile KHSHNOD ile DORUD GARAM ile KHOSHHAL KARDAN ile SHAD SHODAN ile سيف الغراب ile BAKHSHNODY ile KHSHNODY )


- GLANCE :/yerine GÖZ ATMAK


- GLANDULA[İng.] değil/yerine/= BEZCİK


- GLASS :/yerine CAM, BARDAK


- GLOBALLEŞMEK ile GLOBALLEŞTİRMEK ile GLOBAL/LİK


- GLOBAL/LEŞ(TİR)MEK değil/yerine/= KÜRESEL/LEŞ(TİR)MEK


- GLOMERÜL/GLOMERULUS[İng.] değil/yerine/= YUMAKÇIK


- GNOSTİK ile KADÎM


- GO :/yerine GİTMEK


- GÖBEK ile GEBELİK/BEBEK

( İRTİKÂZ[Ar.]: Gebelikte çocuğun karında hareket etmesi. )

( HABL-İ SÜRREVÎ: Ana rahmindeki bebeği meşîme denilen sona bağlayan ip, göbek bağı. )

( ... ile ÂBİSTENÎ )

( NAVEL vs. PREGNANCY/GESTATION/BABY )


- GÖBEK ile/ve/||/<> GÖBEK DELİĞİ

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- GÖBEK ile MERKEZ

( Ulvî ve süflî (aydınlık ve karanlık) bölgelerin birleştiği nokta. İLE ... )


- GÖBEKLENMEK ile GÖBEK ile GÖBEKLİ/LİK ile GÖBEKSİZ ile GÖBEK ADI ile GÖBEK OTU ile GÖBEKLİCE ile GÖBEK BAĞI ile GÖBEK TAŞI ile GÖBEK DANSI ile GÖBEK ODUNU ile GÖBEK HAVASI


- GÖBEKLİTEPE ile/||/<> ÇATALHÖYÜK

( Göbeklitepe MÖ 9600 tapınak yapısı İLE Çatalhöyük MÖ 7500 yerleşim merkezidir. Göbeklitepe avcı-toplayıcı toplum İLE Çatalhöyük tarımsal toplum ürünüdür. Göbeklitepe din-tapınak önce İLE Çatalhöyük yerleşim sonra geldi hipotezini destekler. Klaus Schmidt Göbeklitepe'de 20 yıl kazı yaptı. )

( Klaus Schmidt tarafından 1995 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1953-2014) (Ülke: Almanya) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Göbeklitepe'yi keşfetti ve kazılarını yönetti (1995-2014), Neolitik Devrim teorilerini değiştirdi, tapınak-yerleşim önceliği hipotezi) )


- GÖBEKLİTEPE ile/ve EŞİK


- GÖÇEBİLMEK ile GÖÇEBELEŞMEK ile GÖÇEBE/LİK


- GÖÇERMEK ile GÖÇERTMEK ile GÖÇER/LİK ile GÖÇERİ


- GÖÇMEK ile GÖÇMENLEŞMEK ile GÖÇMENLEŞTİRMEK ile GÖÇMEN/LİK


- GÖÇMEK(RIHLET)(BURADAN SIRLANMAK)


- GÖÇMEN ile GÖÇ ETMEK ile GÖÇ

( IMMIGRANT vs. IMMIGRATE vs. IMMIGRATION )

( کوچ نشين ile ميهن گزيدن ile توطن اختيار کردن ile جلاي وطن کردن ile مهاجرت کردن ile مهاجرت ile جلاي وطن )

( KUCH NESHYNE ile MYNPAN GOZYDAN ile TOTAN AKHTYAR KARDAN ile JALAY VATAN KARDAN ile MACPEHEJRAT KARDAN ile MACPEHEJRAT ile JALAY VATAN )


- GÖÇMEN ile GÖÇ ETMEK ile GÖÇ ile GÖÇMEN

( EMIGRANT vs. EMIGRATE vs. EMIGRATION vs. EMIGRATORY )

( مهاجر ile کوچ کننده ile جلاء ile هجرت کردن ile هجرت ile مهاجرتي )

( MACPEHEJR ile KUCH KONANDEH ile جلاء ile NPAJRAT KARDAN ile NPAJRAT ile MACPEHEJRATY )


- GÖÇMENLİKTE:
[TÜRKİYE]
GÖÇ ALAN/VARIŞ ile/ve/||/<> GÖÇ VEREN/KAYNAK ile/ve/||/<> GEÇİŞ/TRANSİT


- GÖÇÜ ile GÖÇÜK

( Toprak kayması, kayşa. İLE Çökmüş, göçmüş yer, çöküntü. )


- GÖÇÜK ile DİŞ ile DİŞ KORONA ile DİŞ CERRAHI ile DİŞ AMELİYATI ile EZİK ile DİŞLİ ile DİŞLİ ile DİŞÇİ ile DİŞ HEKİMLİĞİ

( DENT vs. DENTAL vs. DENTAL CORONA vs. DENTAL SURGEON vs. DENTAL SURGERY vs. DENTED vs. DENTICULATE vs. DENTICULATED vs. DENTIST vs. DENTISTRY )

( تو رفتن ile جاي ضربت ile دندانه کردن ile فرورفتگي ile تو رفتگي ile دنداني ile تاج دندان ile جراح دندان ile جراحي دندان ile لب پريده ile گنکره دار ile دندانپزشک ile دندانساز ile دندان ساز ile دندانپزشکي ile دندانسازي ile دندان سازي )

( TO RAFTAN ile JAY ZARBAT ile DANDANEH KARDAN ile FARVARAFTAGY ile TO RAFTAGY ile DANDANY ile TAJ DANDAN ile JARAH DANDAN ile JARAHY DANDAN ile LAB PARYDAH ile GONKEREH DAR ile DANDANPEZESHK ile DANDANSAZ ile DANDAN SAZ ile DANDANPEZESHKY ile DANDANSAZY ile DANDAN SAZY )


- GOCUK ile GOCUKLU ile GOCUKSUZ


- GOCUNMAK ile GOCUNDURMAK


- GÖÇÜRMEK ile GÖÇÜRTMEK ile GÖÇÜRÜLMEK ile GÖÇÜRÜCÜ


- GÖĞÜS KASI "GELİŞTİRMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZ KASI GELİŞTİRMEK


- GÖĞÜSLEMEK ile GÖĞÜSLENMEK ile GÖĞÜSLEŞMEK ile GÖĞÜSLEYEBİLMEK ile GÖĞÜS/LÜK ile GÖĞÜSLÜ ile GÖĞÜS ETİ ile GÖĞÜSLÜCE ile GÖĞÜS SESİ ile GÖĞÜS GÖĞÜSE ile GÖĞÜS İNGİNİ ile GÖĞÜS KAFESİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ile GÖĞÜS KOVUĞU ile GÖĞÜS ÇUKURU ile GÖĞÜS BOŞLUĞU ile GÖĞÜS DARLIĞI ile GÖĞÜS TAHTASI ile GÖĞÜS ÇAPRAZI ile GÖĞÜS CERRAHİSİ ile GÖĞÜS HASTALIĞI


- GOING TO READ vs. GOING TO TALK


- GÖK DALIŞINDA:
UÇMAK ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞMEK (YATAY DÜŞÜŞ)


- GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile/değil HAVAİ FİŞEK

( Yağmurun izlediği gök gürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )


- GÖK/UZAY ile/ve/<> AYYUK[Ar.]

( ... İLE/VE/<> Göğün en yüksek yeri. | Göğün kuzey yarımküresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı. )

( AYYUKA ÇIKMAK/ÇIKMASI: Sesin yükselmesi. | Bir "sözün"/dedikodunun çoğunluk tarafından duyulması/bilinmesi. )


- GÖK ile GÖK

( İlâhi. İLE Atmosfer. )

( ARUBA: Göğün yedinci katı. )

( ... ile ÂSÜMÂN/ÂSMÂN )


- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI


- GÖK ile/ve/değil/<> UZAY


- GÖK ve/<> YER ve/<> YERALTI

( [Ar..] SEMÂ ve/<> .... ve/<> ... )

( ÂSMÂN ve/<> .... ve/<> ... )


- GÖKÇE ile GÖKÇEK/LİK ile GÖKÇE YAZIN


- GÖKDELEN:
BÜYÜKLÜK değil KÜÇÜKLÜK


- GÖKTEKİ AY ile AY'I GÖSTEREN PARMAK


- GÖKTÜRK ile GÖKTÜRKÇE ile GÖKTÜRK HARFLERİ


- GÖL ile BATAKLIK/ÇÖKEK

( LAKE vs. BOG/MARSH/SWAMP/FEN )


- GOL ile GOLF ile GOLFÇÜ/LÜK ile GOL TOTO ile GOLF PANTOLON


- GOL ile GOLF ile GOLFÇÜ/LÜK ile GOL TOTO ile GOLF PANTOLON


- GÖLCÜK ile/= GÖLEK ile/= GÖLET

( Küçük göl. İLE Küçük, su birikintisi. İLE Gölek. | Suyu biriktirmek için önüne yapılan set. )


- GÖLGE ile EĞLEK

( ... İLE Öğle sıcağında, sürünün dinlendiği gölgelik. | Yolcuların, geceyi geçirdiği yer, han, konak. )


- GÖLGE ile/ve/||/<> İKİNCİL/LİK


- GÖLGELEMEK ile GÖLGELENMEK ile GÖLGELENDİRMEK ile GÖLGELEYEBİLMEK ile GÖLGE/LİK ile GÖLGELİ ile GÖLGESİZ/LİK ile GÖLGE OLAY ile GÖLGE OYUNU ile GÖLGE BALIĞI ile GÖLGE OLAYCI/LIK ile GÖLGELİ RESİM ile GÖLGE TİYATROSU ile GÖLGE BALIĞIGİLLER


- GÖLGELEMEK ile/ve/||/<> KAPATMAK


- GÖLGE/LİK ile/ve/değil/||/<>/< BİLGE/LİK


- GÖLLEMEK ile GÖLLENMEK ile GÖLLEŞMEK


- GOLLÜ ile GOLLÜK


- GÖLYAKA ile/ve/||/<> GÖLKONAK

( HOYRAN ile/ve/||/<> MUMA )


- GÖMLEK ile BLUZ

( CHEMISE[< KÂMİS(Ar.)] ile ... )

( [Divân şiirinde] Âşığın bağrındaki ve gövdesindeki yaralar ile kendi teni bir pîrâhen olarak düşünülür. Ayrıca sevgilinin pîrâheni aşık tarafından kıskanılır. Çünkü o, sevgiliyi sarıp kucaklamıştır. )

( PÎRÂHEN ile ... )


- GÖMLEK ile/ve/<> PLASTRON[Fr. < İt.]

( ... İLE/VE/<> Erkek giyiminde, gömleğin göğüs tarafının üzerine takılan parça. )


- GÖMLEK ile TESPİT(/DELİ) GÖMLEĞİ


- GÖMLEK/LİK ile GÖMLEKLİ ile GÖMLEKÇİ/LİK ile GÖMLEKSİZ ile GÖMLEKLİLER


- GÖMMEK ile GÖMME AYAK ile GÖMME BANYO ile GÖMME DOLAP ile GÖMME KİLİT ile GÖMME BALKON


- GÖMMEK değil/yerine/>< GÖRMEK


- GÖMÜLMEK ile GÖMÜLEMEK ile GÖMÜLEBİLMEK ile GÖMÜLÜVERMEK ile GÖMÜ ile GÖMÜK ile GÖMÜT/LÜK ile GÖMÜŞ ile GÖMÜCÜ/LÜK ile GÖMÜLÜ


- GÖMÜLMEK değil TOPRAĞA SIRLANMAK


- GÖMÜLMEK değil TOPRAĞA SIRLANMAK


- GÖMÜLÜ ile GÖĞSÜNÜ KABARTMAK

( EMBOWED vs. EMBOWER )

( کماني شکل ile درداربست جادادن )

( KAMANY SHEKL ile DARDARBAST JADADAN )


- GÖMÜLÜ ile/ve/||/<> ÖRTÜK


- GÖN ile GÖNÇ/LÜK


- GÖNDERMEK ile GÖNDERTMEK ile GÖNDERİLMEK ile GÖNDEREBİLMEK ile GÖNDERİVERMEK ile GÖNDER ile GÖNDERİ ile GÖNDERLİ ile GÖNDERİCİ


- GÖNDERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÖNLENDİRMEK


- GONDOL ile GONDOLCU/LUK


- GÖNELMEK -ile

( Yönelmek, yüzünü döndürmek. )


- GÖNENCE/KONFOR değil/yerine/>< EYTİŞİM/DİYALEKTİK


- GÖNENMEK ile GÖNENDİRMEK ile GÖNENDİRİLMEK ile GÖNEN ile GÖNENÇ ile GÖNENÇLİ/LİK


- GÖNLÜNCE ile GÖNLÜ BOL/LUK ile GÖNLÜ DAR/LIK ile GÖNLÜ TOK/LUK ile GÖNLÜ GANİ/LİK ile GÖNLÜ KARA/LIK ile GÖNLÜ YARALI/LIK ile GÖNLÜ ZENGİN/LİK


- GÖNÜL:
İNSAN-I KÂMİL ve/||/<>/> SIR-I HAKK


- GÖNÜL KOYMAK ile/değil/yerine/||/<>/< MESAFE KOYMAK


- GÖNÜL VERMEK ile/ve GÖNÜL KOYMAK


- GÖNÜL YAPMAK ve/||/<> RIZÂ DEVŞİRMEK


- [ne yazık ki]
"GÖNÜL KIRMAK/GÖNÜLDEN ÇIKMAK"
değil/yerine/><
"GÖNÜLE GİRMEK/GÖNÜL ALMAK"

( [ne yazık ki] Zihindeki (tek ya da çoğul) olumsuz ve ölümlü kayıtlarla. DEĞİL/YERİNE/>< Zihindeki (tek) olumlu ve ölümsüz kayıtla. )

( Kişi, "nasıl" ise gireceği/çıkacağı gönül de öyledir. )


- GÖNÜLLÜ/LÜK ile/ve/||/<> ADANMIŞ/LIK


- GÖNÜLLÜLÜK ile/ve/||/<> NEŞE


- GÖNÜLLÜLÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< SORUMLULUK ALMAK


- GÖNYELEMEK ile GÖNYE


- GÖRDÜĞÜNÜ "SEVMEK" ile/değil/yerine/>< SEVDİĞİNİ GÖRMEK


- GÖRDÜRMEK ile GÖRDÜRTMEK ile GÖRDÜREBİLMEK


- GÖREBİLMEK ile GÖREVLENMEK ile GÖREVLENDİRMEK ile GÖRE/LİK ile GÖREV ile GÖRECE/LİK ile GÖRECİ/LİK ile GÖRELİ/LİK ile GÖREVLİ/LİK ile GÖRECELİ/LİK ile GÖREVSEL ile GÖREVSİZ/LİK ile GÖREVCİLİK ile GÖRECECİLİK ile GÖREV ADAMI ile GÖREV ŞEHİDİ ile GÖREV KURBANI ile GÖREVSELCİLİK ile GÖREVSİZLİK KARARI ile GÖREVSEL DİL BİLİMİ


- GÖRECE/Lİ/LİK" ile/ve/değil GÖRELİ/LİK


- [ne yazık ki]
GÖRELİ YOKSULLUK ile/ve/||/<> MUTLAK YOKSULLUK ile/ve/||/<> İNSANİ YOKSULLUK


- GÖRELİ/LİK ile/>< AHLÂK


- GÖRELİLİK ile ÇOĞULCULUK


- GÖRELİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< GÖREVLİLİK


- GÖRELİLİK = İZAFİYET = RELATIVITY[İng.] = RELATIVITÉ[Fr.] = RELATIVITÄT[Alm.]


- GÖRELİ/LİK ile/ve/||/<> YARARCI/LIK


- GÖRELİLİK ile/ve YASALI GÖRELİLİK


- GÖR(E)MEMEK ile DİKKAT ETMEMEK/EDEMEMEK

( TO (CAN) NOT SEE vs. TO (CAN) NOT ATTEND )


- GÖRENEK ile GÖRENEKLİ ile GÖRENEKÇİ/LİK ile GÖRENEKSEL ile GÖRENEKSİZ/LİK


- GÖRENEK ile GÖRGÜ

( Bir şeyi, eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı. İLE Bit toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik kuralları, terbiye. | Bir kimsenin, karşılaştığı ve kişiliği üzerinde olumlu etki yapan deneysel bilgi, deneyim. | Görmüş olma durumu. )


- GÖREV ile/ve/||/<>/> HAK

( Modern öncesindeki öncelikler. İLE/VE/||/<>/> Modern dönemdeki öncelikler. )

( DUTY vs./and/||/<>/> RIGHT )


- GÖREV ile/ve/<>/değil SORUMLULUK

( [not] TASK vs./and/<>/but RESPONSIBILITY )


- GÖREV ile/ve/<> YETENEK

( TASK vs./and/<> TALENT )


- GÖREVİNİ YAPMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> GEREĞİNİ YAPMAK


- GÖRGÜ ile/ve/> UFUK

( Görgülü kuşlar, gördüğünü işler. )


- GÖRGÜLENMEK ile GÖRGÜ ile GÖRGÜL ile GÖRGÜCÜ/LÜK ile GÖRGÜLÜ ile GÖRGÜSÜZ/LÜK ile GÖRGÜLÜCE ile GÖRGÜSÜZCE ile GÖRGÜ TANIĞI ile GÖRGÜ FUKARASI ile GÖRGÜ KURALLARI


- GÖRGÜSÜZ/LÜK ile/değil/yerine BİLGİSİZ/LİK

( Bilgisizlik, görgüsüzlükten daha ağırdır ve görgüsüzlüğe yeğdir. )

( Görgü, sürekliliğin, kalıcılığa dönüşmesiyle gerçekleşir. )


- GÖRK ile GÖRKLÜ/LÜK


- GÖRKEM ile GÖRK

( Göz alıcı ve gösterişli olma durumu. İLE Güzellik, gösteriş. )


- GÖRKEM ile GÖRKEMLİ/LİK ile GÖRKEMSİZ/LİK


- GÖRKEME BAŞVURMAK değil/yerine/>< YALINLAŞMAK

( Zayıf "kişilikler"de. DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü kişiliklerde. )


- GÖRKLÜ = GÜZEL, MÜBÂREK


- GÖRMEDE:
HAREKET ve/||/<> BİÇİM ve/||/<> RENK


- GÖRMEK/BAKMAK KATILMAK


- GÖRMEK (BAKMAK) = REGARD[İng.] = CONSIDÉRER[Fr.] = BETRACHTEN[Alm.] = CONTEMPLOR[Lat.]


- GÖRMEK/DUYMAK ile/ve BAKMAK/DİNLEMEK

( İşlevsel. İLE/VE Niyetle. )


- GÖRMEK ile/ve/||/<>/> BAKMAK

( İşlevsel/lik. İLE/VE/||/<>/> Niyetli, bilinçli, amaçlı. )

( GÖRMEK: Can kulağıyla dinlemek. )

( Görmek, dinlemek ile başlar. )

( image )

( İnsanın her bir gözü, doğrudan doğruya karşıya baktığı zaman, burundan dışarı doğru 95 derecelik bir görüş alanına sahiptir.

Ayrıca, gözlerimiz sayesinde burundan aşağıya doğru 75 derece, burna doğruysa 60 derecelik bir açıyı görebiliriz.

İki gözün görüş açısının, yani sol gözümüzün burna ve sağa doğru 60 derecelik görüş alanıyla, sağ gözümüzün burna ve sola doğru 60 derecelik görüş alanının çakıştığı bölge, kabaca 3 boyutlu görüş alanımızdır.

Bu 3 boyutlu görüş alanı, sadece 114 derecelik bir alanı kapsar. Bu iki alanın çakışması sayesinde derinlik algılanabilir. 114 derecenin geri kalan alanında teknik olarak 2 boyutlu görebiliriz ve derinlik algısı yok denecek kadar azdır.

İki göz hesaba katıldığında, insanın yatayda (göz ekseninde) 180 dereceden birazcık büyük bir görüş alanı vardır. Bunun üzerine göz hareketleri de görüş alanını değiştirir. Her bir gözümüz, yuvası içinde 90 dereceye yakın bir açıyla sola ya da sağa dönebilir. Bu sayede, kafamızı hareket ettirmeksizin, görüş alanımız göz ekseninde 270 dereceye kadar ulaşabilir. Kafamız da 100-130 dereceye kadar sağa ya da sola dönebilir. Bu sayede görüş alanımızı toplamda 340-350 dereceye kadar çıkarmamız mümkündür. Kafa ve boyun hareketine, göğüs ve bel dönüşü (rotasyonu) da eklenirse, bacakları hareket ettirmeksizin 360 dereceyi görmemiz olanaklıdır.

Her bir gözümüzde, dimdik ileri baktığımızda 12-15 derece dışa, 1.5 derece aşağıya denk gelecek biçimde optik sinirin retinayı yararak girdiği kör nokta bulunur. Bu kör nokta, görüş alanını gövde eksenimizde 7.5 derece, göz eksenimizde 5.5 derece kısıtlayan bir evrimsel kusurdur. )

( BASAR ile/ve/||/<>/> NAZAR )

( DÎDÂR: Görme, görüş gücü. İLE/VE/||/<>/> ... )

( TO SEE vs./and/||/<>/> TO LOOK )


- GÖRMEK ile/ve/||/<>/> BAKMAK ile/ve/||/<>/> İZLEMEK

( Denk gelerek, istemeden de görülmüş olabilir. İLE/VE/||/<>/> Dikkati yönelterek. İLE/VE/||/<>/> Bakışı kararlı bir biçimde sürdürerek. )

( BASAR ile/ve/||/<>/> NAZAR ile/ve/||/<>/> SEYİR/SEYR )

( TO SEE vs./and/||/<>/> TO LOOK vs./and/||/<>/> TO WATCH )


- GÖRMEK ile/ve/<> BİLMEK

( Görüyorum demek göz ile değil, Biliyorum demek dil ile değil! )

( Duyduğumu unuturum, gördüğümü anımsarım, okuduğumu anlarım. )

( TO SEE vs./and/<> TO KNOW )


- GÖRMEK ile/ve/değil EŞİK


- GÖRMEK ile/ve GÖRENİ GÖRMEK

( Gözümüzü iyi görmeye ve iyiyi görmeye alıştırmalıyız. )

( GÖRMEK: Nur'un Nur'a olan iştiyakı. )


- GÖRMEK ile GÖRMEZ/LİK ile GÖRMECE ile GÖRME AÇISI ile GÖRME GÖZESİ ile GÖRME ENGELLİ/LİK ile GÖRME HÜCRESİ


- GÖRMEK ile GÖRÜŞMEK


- GÖRMEK ile/ve/<> İLGİ

( Göz görmeyince, gönül katlanır. )

( Gözden ırak/uzak, gönülden ırak/uzak olur/kalır. )

( TO SEE vs./and/<> INTEREST )


- GÖRMEK ile/ve KABUL ETMEK

( "TO SEE" vs./and TO ACCEPT )


- GÖRMEK ve/||/<>/> ÖRMEK

( Kazâ. VE/||/<>/> Kader. )


- GÖRMEMEK ile GÖRÜNENİ GÖRENİ GÖRMEMEK

( Nakışa bak, nakkaşı anla! )


- GÖRMEMEK ile/ve/değil "KATLANMAK"


- GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve/<> KAÇMAK


- GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve/||/<> YOK SAYMAK


- GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK ile/ve YUTTURMAK


- GÖRMEZDEN GELMEK ile CEHALET ile CAHİL ile CAHİL İNSANLAR ile CAHİLCE ile CAHİLLER ile GÖRMEZDEN GELİNDİ

( IGNOR vs. IGNORANCE vs. IGNORANT vs. IGNORANT PEOPLE vs. IGNORANTLY vs. IGNORANTS vs. IGNORED )

( ناديده گرفتن ile ناداني ile ناشناسي ile جاهليت ile بيدانشي ile جهالت ile بي خبري ile جهل ile جاهل ile نادان ile جهول ile بيانش ile بيعلم ile بي معرفت ile لايعلم ile تيره دل ile بي مايه ile جهلا ile جاهلانه ile جهال ile ازقلم افتاده )

( NADYDAH GARAFTAN ile NADANY ile NASHENASY ile JAOLYT ile بيدانشي ile JACPEHELT ile BEY KHBARY ile JOHAL ile JAOL ile NADAN ile جهول ile BEYENSH ile بيعلم ile BEY MARAFT ile لايعلم ile TYRAH DEL ile BEY MAYYEH ile جهلا ile JAOLANEH ile جهال ile AZGHALAM AFTADEH )


- GÖRMEZLİKTEN GELMEK ile/değil GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK


- GÖRMÜŞ-GEÇİRMİŞ (OLMAK)

( BÂRÂN-DÎDE )


- GÖRMÜŞLÜK ile GÖRMÜŞ GEÇİRMİŞ/LİK ile GÖRMÜŞLÜK HİSSİ ile GÖRMÜŞLÜK DUYGUSU


- GÖRSEL/LİK ile DIŞSAL/LIK

( DIŞSALLIĞI İLE ALGINDA, İÇSELLİĞİ İLE AKLINDA )

( VISUAL/NESS vs. EXTERIOR/NESS )


- GÖRSEL/LİK ile GÖRSEL ETKİLEME ile GÖRSEL SANATLAR


- GÖRÜ ile/ve TANIKLIK


- GÖRÜLMEK ile GÖRÜNMEK ile GÖRÜŞMEK ile GÖRÜŞÜLMEK ile GÖRÜLEBİLMEK ile GÖRÜNEBİLMEK ile GÖRÜNÜVERMEK ile GÖRÜŞEBİLMEK ile GÖRÜ ile GÖRÜM/LÜK ile GÖRÜŞ ile GÖRÜCÜ/LÜK ile GÖRÜMCE/LİK ile GÖRÜŞLÜ/LÜK ile GÖRÜŞSÜZ/LÜK ile GÖRÜŞ AÇISI ile GÖRÜŞ SAHİBİ ile GÖRÜŞ BİRLİĞİ ile GÖRÜŞ AYRILIĞI


- GÖRÜLMEMİŞ HASTALIK ile/ve/<> GÖRÜLMÜŞ OLSA DA TEDAVİ EDİLEMEYEN HASTALIK


- GÖRÜNGÜ BİLİM/FENOMENOLOJİ ile YORUMBİLİM/HERMENEUTİK

( Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Metinlerin ve anlamların yorumlanması üzerine odaklanan felsefi yaklaşım. )


- GÖRÜNGÜ BİLİMİ/FENOMENOLOJİ ile VAROLUŞÇULUK

( Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Bireyin özgürlüğünü, sorumluluğunu ve varoluşsal anlamını vurgulayan felsefi yaklaşım. )


- GÖRÜNGÜ ile GÖRÜNGÜCÜ/LÜK ile GÖRÜNGÜ BİLİMİ ile GÖRÜNGÜ BİLİMSEL


- GÖRÜNME ile GÖRÜNMEZ/LİK ile GÖRÜNMEZ KAZA


- ... GÖRÜNMEK ile/ve OLMAK

( "TO APPEAR AS ..." vs./and TO BE )


- GÖRÜNMEZLİK ile GÖRÜNMEZ

( INVISIBILITY vs. INVISIBLE )

( ناپديدي ile غيرقابل مشاهده ile ناپيدا ile ناپديد ile غير مرئي ile غير محسوس ile غيبي ile غيرقابل تشخيص ile نا مرئي ile غيب ile نامرئي )

( NAPADYDY ile GHYRAGHABEL MOSHADEH ile ناپيدا ile NAPADYD ile غير مرئي ile غير محسوس ile GHYBEY ile GHYRAGHABEL TASHKHYSE ile نا مرئي ile GHYBE ile NAMRAYEY )


- GÖRÜNTÜ/FOTOĞRAF:
ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TASARLAMAK


- GÖRÜNTÜ ile/ve/değil EŞİK


- GÖRÜNTÜ ile/ve GÜZELLİK

( Rüya. İLE/VE Gerçek. )

( APPEARANCE vs./and BEAUTY )


- GÖRÜNTÜLEMEK ile GÖRÜNTÜLENMEK ile GÖRÜNTÜLETMEK ile GÖRÜNTÜLEYEBİLMEK ile GÖRÜNTÜ/LÜK ile GÖRÜNTÜLÜ ile GÖRÜNTÜSEL ile GÖRÜNTÜSÜZ


- GÖRÜNTÜSELLİK -ile

( ICONICITY )


- GÖRÜNÜRLÜK ile/ve/<> SAYDAMLIK


- GÖRÜNÜŞ ile/ve DUYARLILIK

( APPEARANCE vs./and SENSITIVITY )


- ÖZ ile/ve/||/<>/> GÖRÜNÜŞ ile/ve/||/<>/> EDİMSELLİK


- GÖRÜŞ ile/ve/||/<>/< GÖRMÜŞ/LÜK


- GÖRÜŞME ile GÖRÜŞMECİ/LİK


- GÖRÜŞTÜRMEK ile GÖRÜŞTÜRÜLMEK ile GÖRÜŞTÜREBİLMEK


- GÖSTERGE ile GÖSTERGE ile BELİRTMEK ile BELİRTİLEN ile GÖSTEREN ile GÖSTERGE ile GÖSTERGE NİTELİĞİNDE ile GÖSTERGE

( INDICAN vs. INDICANT vs. INDICATE vs. INDICATED vs. INDICATING vs. INDICATION vs. INDICATIVE vs. INDICATOR )

( ماده سازنده نيل ile نشان دهنده ile حکايت داشتن ile حاک بودن ile دلالت داشتن ile حاکي بودن ile مشار ile مشعر ile وجنه ile اشارت ile اشاره ile اشارهکننده ile اخباري ile حاکي ile دال بر ile مشعر بر ile شاخص ile دفتر نماينده ile فشار سنج ile انديکاتور ile اشاره نما )

( MADEH SAZANDEH NEYLE ile NESHAN DAHANDEH ile HOKAYT DASHTAN ile HAK BODAN ile DELALT DASHTAN ile HAKY BODAN ile MOSHAR ile MOSHER ile وجنه ile ESHART ile ESHAREH ile ESHARECKONANDEH ile AKHABARY ile HAKY ile DAL BAR ile MOSHER BAR ile SHAKHS ile DAFTAR NAMAYNADEH ile FESHAR SANJ ile ANDYKATOR ile ESHAREH NAMA )


- GÖSTERGEBİLİM = SEMIOTIC[İng.] = SÉMIOTIQUE, SÉMIOLOGIE[Fr.] = SEMIOTIK[Alm.] = SEMA, SEMEION[Yun.]


- GÖSTERİ ile GÖSTERİŞ (YAPMAK)


- GÖSTERİŞ YAPMAK ile GÖSTERİŞLİ

( FLAUNT vs. FLAUNTY )

( نازيدن ile جولان دادن ile پزده )

( نازيدن ile JOOLAN DADAN ile PAZDEH )


- GÖSTERİŞ ile GÖSTERİŞLİ/LİK ile GÖSTERİŞÇİ/LİK ile GÖSTERİŞSİZ/LİK ile GÖSTERİŞLİCE


- GÖSTERMEK ile GÖSTERTMEK ile GÖSTERİLMEK ile GÖSTEREBİLMEK ile GÖSTERİVERMEK ile GÖSTERİ ile GÖSTERİCİ/LİK ile GÖSTERİ ADAMI ile GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ


- GÖSTERMEK ile/ve KANITLAMAK

( TO SHOW vs./and TO PROVE )


- GÖSTERMEK ile ORTAYA KOYMAK

( TO SHOW vs. TO PUT FORWARD, TO EXPOSE )


- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖRTEREK GÖSTERMEK

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Sanat. )


- GÖSTERMEK ile RESİMLİ ile İLLÜSTRASYON ile AÇIKLAYICI ile İLLÜSTRATÖR

( ILLUSTRATE vs. ILLUSTRATED vs. ILLUSTRATION vs. ILLUSTRATIVE vs. ILLUSTRATOR )

( با تصوير نشان دادن ile بامثال روشنساختن ile مصور کردن ile مصور ile عکسا دار ile نمايش ile روشنگر ile توضيح دهنده ile ترسيمي )

( BA TASOOYR NESHAN DADAN ile BAMSAL ROSHENSAKHTAN ile MOSUR KARDAN ile MOSUR ile AKSA DAR ile NAMAYSH ile ROSHANGAR ile TOZYHE DAHANDEH ile ترسيمي )


- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine/<> SİMGELERLE/ÖYKÜLERLE/MASALLARLA ANLATMAK


- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine SUNMAK

( [not] TO SHOW vs./and/but TO PRESENT
TO PRESENT instead of TO SHOW )


- GÖSTERMEK ile/ve/||/<> TANITMAK


- GÖSTERMEK ile/ve/değil/yerine YAŞAMAK

( [not] TO SHOW vs./and/but TO LIVE/VALUE
TO LIVE/VALUE instead of TO SHOW )


- GÖSTERME/LİK ile GÖSTERMECİ/LİK ile GÖSTERME HAKKI ile GÖSTERME ZARFI ile GÖSTERME SIFATI ile GÖSTERME ZAMİRİ ile GÖSTERME PARMAĞI ile GÖSTERME HASTALIĞI


- GÖT-GÖBEK (SALMAK, BÜYÜTMEK)


- GOTİK ile GOTİK SANAT ile GOTİK HARFLER


- GOTİK ile/||/<> ULUSLARARASI GOTİK ile/||/<> STİL GALANTE

( Avrupa'da Ortaçağ mimarisine verilen ad. XII. yüzyılın ortasından Rönesans'a kadar süreci içeren Gotik, resim ve heykel de kapsayan geniş bir sanat akımıdır. Geç Gotik, Uluslararası Gotik (Bkz. "Bkz." ile geçen madde) altı bir dönemi niteler. İLE/||/<> XIV. yüzyıl sonunda ilk kez Fransız sarayında beliren bir sanat üslûbu. Bir üslûp olarak temelde Gotik'e bağlı olan bu anlayışta özellikle manzara ayrıntılarına, hayvanlara ve giysilere gerçekçi bir yaklaşım söz konusudur. Ama bu gerçekçilik, daha geç dönemin esinini doğadan alan ve Masaccio ile Donatello'nun yapıtlarında anlatımını bulan gerçekçi yaklaşımdan farklıdır. İLE/||/<> Zarif üslûp. Almanya'da XIV. yüzyıl sonu ile XV. yüzyıl başında egemen olmuş bir sanat anlayışı. Uluslararası Gotik'le sıkı sıkıya ilişkili olan bu anlayışta, figürler yumuşak, zarif ve incelikli bir biçimde betimlenir, sıcak renklerle boyanırdı. )


- GÖTÜ-BAŞI (AÇIKTA GEZMEK/AYRI OYNAMAK)


- GÖTÜ KALKMAK ile/ve/değil/yerine KANI BİTLENMEK


- GÖTÜN GÖTÜN (UZAKLAŞMAK/KAÇMAK)


- GÖTÜRMEK ile GÖTÜRTMEK ile GÖTÜRÜLMEK ile GÖTÜREBİLMEK ile GÖTÜRÜ ile GÖTÜRÜ İŞ ile GÖTÜRÜ TUR ile GÖTÜRÜ PAZARLIK


- GÖTÜRMEK ile YÜRÜTMEK


- GÖTÜRÜLMEK ile/ve/değil/yerine GİTMEK


- GÖVDE ve/||/<>/> ANLIK ve/||/<>/> BİR/LİK


- GÖVDE = BEDEN = BODY[İng.] = CORPS[Fr.] = DAS LEIB, DER KÖRPER[Alm.] = IL CORPO[İt.] = EL CUERPO[İsp.] = CORPUS[Lat.] = TO SOMA, HO KHROS[Yun.] = CİSM, CESED, CURM[Ar.] = BEDEN[Fars.] = HET LICHAAM[Felm.] = DEHA[Sansk.]


- GÖVDE = SÂK = TIGE


- ÖLMEK:
GÖVDEDE ile/ve/değil/yerine/<>/< KENDİNDE


- GÖVDELENMEK ile GÖVDE ile GÖVDELİ/LİK ile GÖVDESEL ile GÖVDESİZ/LİK ile GÖVDE GÖSTERİSİ


- GÖVDEMİZİ ...:
(YETERİNCE) KULLANMAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/=/||/<>/> KÖTÜYE KULLANMAK


- GÖVDE(N):
[ne] ATMAK ve [ne de] TAPMAK


- GÖVERMEK ile GÖVERİ


- GÖYNÜK ile GÖYÜK

( Yanık. | Güneşte yanmış. | İyice olmuş yemiş/meyve. | Acısı olan, elemli. İLE Yanık, yanmış. | Sayrılık ateşi, humma. )


- GÖYNÜMEK -ile

( İçin için yanmak. )


- GÖYNÜMEK ile GÖYNÜK


- GÖZ GÖZE (GELMEK)


- GÖZ:
GÜNEŞ ve/<> GÜZELLİK


- GÖZ İÇİNE DOĞRUDAN BAKMAK yerine İKİ KAŞIN ARASINA BAKMAK


- GÖZ KAMAŞTIRMAK ile GÖZLERİ KAMAŞMIŞ ile GÖZ KAMAŞTIRMASI

( DAZZLE vs. DAZZLED vs. DAZZLEMENT )

( خيره کردن ile مسحور کردن ile مسحور ile خيره ile خيرگي )

( KHYRAH KARDAN ile MASHUR KARDAN ile MASHUR ile KHYRAH ile خيرگي )


- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK

( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )

( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )


- GÖZ KIRPMAK/KIPMAK ile GÖZ KIRPIŞTIRMAK/KIPIŞTIRMAK

( TWINKLE )


- GÖZ KIRPMAK ile YANIP SÖNÜYOR

( BLINK vs. BLINKING )

( نگاه مختصر ile روشن و خاموش شدن ile سوسو زدن ile طرفه العين )

( NEGAH MOKHTASR ile ROSHEN VE KHAMUSH SHODAN ile SOSO ZADAN ile طرفه العين )


- GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK ile/ve/ya da ÇÖZMEK


- GÖZ ÖNÜNDE:
()TUTMAK() ile/ve/değil/<> ()BULUNDURMAK()


- GÖZ ÖNÜNE ALARAK/ALMAK değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK


- GÖZ ÖNÜNE ALARAK/ALMAK değil GÖZE ALARAK/ALMAK


- GÖZ ÖNÜNE ALMAK değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK


- GÖZ ÖNÜNE ALMAK değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK


- GÖZ ÖNÜNE ALMAK değil GÖZE ALMAK


- GÖZ VE KULAK ve EL VE AYAK


- GÖZ YUMMA ile BAĞIŞLAMAK

( CONDONATION vs. CONDONE )

( عفو تقصير ile غمض ile اغماض کردن ile غمض عين کردن )

( عفو تقصير ile غمض ile EGHMAZ KARDAN ile GHMAZ EYNE KARDAN )


- GÖZ YUMMA ile GÖZ YUMMAK

( CONNIVANCE vs. CONNIVE )

( اغماض ile اجازه ضمني ile غمض ile عيب پوشي کردن ile سر وسر داشتن )

( EGHMAZ ile EJAZEH ZAMANY ile غمض ile EYBE PUSHY KARDAN ile SAR VASAR DASHTAN )


- GÖZ ile/ve/değil EŞİK


- GÖZ ve/||/<>/> GÖNÜL[< GÖNENME/GÖNENÇ] ve/||/<>/> AYAK

( Gözden uzak(ırak) olan, gönülden/zihinden (de) uzak(ırak) olur. )

( Göz, dostu görendir. )

( DİLÂ: EY GÖNÜL )

( Göz, nereye bakar; gönül, oraya akar. VE/||/<>/> Gönül, nereye akar; ayak, oraya koşar. )

( EYE and/||/<>/> HEART and/||/<>/> FOOT )


- GÖZ ile/ve GÖZDEKİ ANLAM VE DERİNLİK


- GÖZ GÖZLÜK


- GÖZ ile/ve/||/<> KULAK

( Simgenin/ibretin müşterisi. İLE/VE/||/<> Sözün müşterisi. )

( Göz, dostu görendir. )

( %84 İLE/VE/||/<> %11 )

( [Renklerde dalgaboyu] 400 - 700 nm. İLE/VE/||/<> 20 - 20.000 Hz aralığı. )


- GÖZBEBEĞİ ve/||/<> SARIBENEK

( .. VE/||/<> Gözde, ağ tabakanın ortasında bulunan ve simgenin en net olarak oluştuğu, sarı renkli duygun nokta. )


- GÖZDEN ÇIKARMAK ile/değil/yerine GÖZDEN KAÇIRMAK


- GÖZDEN GEÇİRMEK ile/ve ELDEN GEÇİRMEK


- GÖZDEN GEÇİRMEK ile/ve/||/<> GÖZLEMLEMEK


- GÖZDEN GEÇİRMEK ile İRDELEMEK


- GÖZE ALMAK değil GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK


- GÖZENE ile GÖZENEK ile GÖZENEKLİ/LİK ile GÖZENEKSİZ/LİK


- GÖZERİMİ/UFUK ile/ve/değil EŞİK


- GÖZETİM:
DENETLEMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YAKINDAN TAKİP ETMEK


- GÖZETLEYİŞ ile GÖZETLEYİCİ/LİK


- GÖZETME ile GÖZETMEN/LİK


- GÖZETMEK ile GÖZETİLMEK ile GÖZETLEMEK ile GÖZETLENMEK ile GÖZETLETMEK ile GÖZETTİRMEK ile GÖZETEBİLMEK ile GÖZETLEYEBİLMEK ile GÖZETİCİ/LİK ile GÖZETLEME DELİĞİ


- GÖZETMEK ile GÖZETLEMEK


- GÖZLEME ile GÖZLEMECİ/LİK


- GÖZLEMEK ile GÖZETLEMEK/DİKİZLEMEK

( Araştırma, takip. İLE Habersiz, gizlice izleme. "Röntgencilik". )

( Olumlu, doğru. İLE Olumsuz, yanlış. )


- GÖZLEMEK ile/değil GÖZLEMLEMEK


- GÖZLEMEK ile GÖZLENMEK ile GÖZLETMEK ile GÖZLEMLEMEK ile GÖZLENEBİLMEK ile GÖZLEYEBİLMEK ile GÖZLEMLEYEBİLMEK ile GÖZLEM ile GÖZLEMCİ/LİK


- GÖZLEMLEMEK ile/ve/<> İNCELEMEK

( TO OBSERVE vs./and/<> RESEARCH )