K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 34.573 başlık/FaRk ile birlikte,
34.573 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(28/140)
- ÇİMEN ile BEZELYE ile ÇİMEN DUL ile ÇİMEN DUL ile OTLAK
( GRASS vs. GRASS PEA vs. GRASS WIDOW vs. GRASS WIDOWER vs. GRASSLAND )
( ماري جوانا ile سبزه ile چمن ile علف ile ماش ile زن خراب ile مرد بيوه ile سبزه زار ile علفزار )
( ماري جوانا ile SABZEH ile CHAMAN ile ALAF ile MASH ile ZAN KHARAB ile MARD BEYVAH ile SABZEH ZAR ile ALAFZAR )
- ÇİMEN ile ÇİMENLİK
( GRASS vs. LAWN )
- ÇİMEN/LİK ile ÇİMENLİ ile ÇİMENSİZ
- ÇİMENLİK ile/||/<> ÇİMENLİK
- ÇİMENTOLAMAK ile ÇİMENTOLANMAK ile ÇİMENTOLATMAK ile ÇİMENTOLAYABİLMEK ile ÇİMENTO ile ÇİMENTOCU/LUK ile ÇİMENTOLU ile ÇİMENTOSUZ ile ÇİMENTO BOYA
- ÇIMKIRIK/SANK -ile
( Kuş pisliği. )
- ÇİMLEMEK ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENDİRMEK ile ÇİMLENİVERMEK ile ÇİMLENDİRİLMEK
- ÇİMLENDİRME ile/||/<> ÇİMLENMEK
( @@ Tane yemlerin toprak yerine esansiyel mineral tuzları içeren sulu bir ortamda yetiştirilmesi. )
( SPROUTED GRAIN GERMINATION~TO GERMINATE )
( GERMINATION~GERMINATION | GERMER )
( GERMINATIO~... )
( KEIMUNG~KEIMEN )
( GERMINAZIONE~GERMOGLIARE )
( ΒΛΆΣΤΗΣΗ / βλάστηση~ΒΛΑΣΤΆΝΩ / βλαστάνω )
- ÇİMMEK ile/değil/yerine/=/||/<> YIKANMAK | YÜZMEK
( Suya dalıp çıkmak yıkanmak yüzmek I )
- CİMNASTİK/JİMLASTİK değil JİMNASTİK[Fr.] değil ESNETİM
- CİMRİ ile/||/<> ELİ SIKI ile/||/<> MIHSIÇTI ile/||/<> KISMIK ile/||/<> PİNTİ ile/||/<> VARYEMEZ
- CİMRİLEŞMEK ile CİMRİLEŞEBİLMEK ile CİMRİ/LİK ile CİMRİCE
- CİMRİLEŞMEK ile/||/<> PİNTİLEŞMEK
- CİMRİ/LİK, HASİS/LİK, PİNTİ/LİK ile/değil/yerine TUTUMLU/LUK
( BUHL/BUHÛL, HİSSET ile/değil/yerine ... )
( STINGI/NESS, PARSIMONIOUS vs./and THRIFTY/NESS
THRIFTY/NESS instead of STINGI/NESS, PARSIMONIOUS )
- CİMRİLİK ile/ve/değil PARA HARCAYAMAMAK
( Bazı kişiler cimri değildir fakat para da harcayamaz. )
- CİN FİKİRLİLİK ile/||/<> SABİT FİKİRLİLİK ile/||/<> SİVRİ FİKİRLİLİK
( Fikirli olma durumu )
- ÇİN KALAN TEOREMİ ile/||/<> MODÜLER ARİTMETİK
( Çin Kalan Teoremi eşzamanlı kongrüansları çözer İLE modüler aritmetik kalanlı işlemleri kullanır. )
( Sun Zi tarafından 400 yılında keşfedildi/formüle edildi. (400-460) (Ülke: Çin) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Çin Kalan Teoremi) )
- CİN ile CİNS/LİK ile CİNS CİNS ile CİNS İSİM ile CİN DAMARI ile CİN DARISI ile CİN MISIRI ile CİN ÇALIĞI ile CİNSLİKSİZ ile CİN FİKİRLİ/LİK ile CİNSLİK BİLİMİ ile CİNS CİBİLLİYET
- ÇINAR/LIK ile ÇINARLI
- CİNÂS-I TAMM ile/ve CİNÂS-I NÂKIS ile/ve CİNÂS-I MÜREKKEB ile/ve CİNÂS-I MEFRÛK ile/ve CİNÂS-I DARBÎ
( Söyleniş ve yazılışı aynı [eksik ya da fazlalık bulunmayan], anlamı ayrı iki sözcüğün birlikte kullanılışı. İLE/VE Cinaslı sözcüklerin birinde, bir ya da birkaç harfin fazla olması biçiminde yapılan cinas. [dem > âdem gibi] Cinaslı sözlerden biri, iki ayrı sözcük olan cinas türü. İLE/VE Cinaslı sözcüklerden biri, bağımsız iki sözcükten oluşan cinas türü. İLE/VE Pekiştirme sıfatıyla yapılan cinas türü. )
- CİNASLI KAFİYE ile/||/<> CİNASLI MÂNİ ile/||/<> CİNASLI UYAK
( Cinası olan cinas sanatı bulunan ündeşli )
- CİNASLI KAFİYE ile/||/<> CİNASLI UYAK ile/||/<> ÜNDEŞLİ UYAK
- CİNÂS/TECNİS ile/ve KALB ile/ve İŞTİKAK[< ŞAKK] ile/ve AKİS ile/ve İADE ile/ve TARSÎ'/TERSÎ'
( Söylenişleri ve yazılışları aynı, anlamları farklı iki sözcüğü birarada kullanmaya bağlı bir sanat. İLE/VE Bir sözcükte harflerin yerleri değiştirilerek yapılan cinas. [anlamlı olma koşuluyla] İLE/VE Aynı kökten türemiş sözcükleri aynı mısra ya da beyitin içinde kullanma sanatı. [teslîm, selâmet, selâm] İLE/VE Bir mısranın söz sırasını anlamlı bir biçimde değiştirerek yineleme sanatı. İLE/VE Bir şiirde her beyitin son sözcüğünü (ya da sözcük öbeğini), ondan sonraki beyitin ilk sözcüğü olarak kullanmak. [her beyitin ilk sözcüğü aynı beyitin son sözcüğü olarak yinelenirse ve şiirin uyağını oluşturursa mukaddem ü muahhar[< te'hîr] adını alır.] İLE/VE Bir şiirin mısralarındaki sözcükleri sayı, uyak ve ölçü bakımından birbirine denkleştirme sanatı. [bu sanatın kullanıldığı şiirlere murassa' denilir] )
- CINCHONA, QUININ BARK[İng.] ile/||/<> QUINQUINA[Fr.] ile/||/<> CHONDRILLA JUNCEA[Lat.] ile/||/<> CHINABAUM, FIEBERRINDENBAUM[Alm.] ile/||/<> ÇENGEL SAKIZI
( Papatyagiller Compositae familyasından 100 cmye kadar boylanabilen iki ya da çok yıllık sütlü sarı çiçekli köklerinden sakız elde edilen bir bitki Garagavuk garagavlık sakızlık çenkel sakızı )
( CINCHONA, QUININ BARK )
( QUINQUINA )
( CHINABAUM, FIEBERRINDENBAUM )
( CHONDRILLA JUNCEA )
- CİNCİK ile/||/<> ...
( sırçadan ya da yalancı taşlardan yapılmış süs eşyası Anadoluda cıncık çocuk oyuncağı ve bilye olarak da geçer Ağızlarda cinci bilye biçimi de kullanılır Türkçede yaygın olarak kullanılan inci boncuk adına dayandığı anlaşılıyor Ağızlarda inci boncuk değersiz süs eşyası olarak kullanıldığı gibi çocuk oyuncağı ve bilye anlamlarına da gelir Sık sık kullanılan inci boncuk adı içinde inci bölümünün başına bir c sesi getirilmiştir inci boncuk cinci boncuk Bunun gibi bu adın içinde inci bölümü boncukun sonundaki k sesini de almıştır inci boncuk cinci boncuk cincik boncuk cıncık boncuk cıncık Buna göre cıncık adının elliptique bir biçim olduğu açıktır Türkçe cıngıl inci boncuk gümüş ya da altından yapılmış süs eşyası sözü cıncık ile birleştirilemez cıngıl )
- CINCIK ile/||/<> ...
( sırçadan ya da yalancı taşlardan yapılmış süs eşyası Anadoluda cıncık çocuk oyuncağı ve bilye olarak da geçer Ağızlarda cinci bilye biçimi de kullanılır Türkçede yaygın olarak kullanılan inci boncuk adına dayandığı anlaşılıyor Ağızlarda inci boncuk değersiz süs eşyası olarak kullanıldığı gibi çocuk oyuncağı ve bilye anlamlarına da gelir Sık sık kullanılan inci boncuk adı içinde inci bölümünün başına bir c sesi getirilmiştir inci boncuk cinci boncuk Bunun gibi bu adın içinde inci bölümü boncukun sonundaki k sesini de almıştır inci boncuk cinci boncuk cincik boncuk cıncık boncuk cıncık Buna göre cıncık adının elliptique bir biçim olduğu açıktır Türkçe cıngıl inci boncuk gümüş ya da altından yapılmış süs eşyası sözü cıncık ile birleştirilemez cıngıl )
- CİNCİK ile/||/<> CINCIK
( 'sırçadan ya da yalancı taşlardan yapılmış süs eşyası' @@ Anadolu'da cıncık 'çocuk oyuncağı' ve 'bilye' olarak da geçer. Ağızlarda cinci 'bilye' biçimi de kullanılır. Türkçede yaygın olarak kullanılan inci boncuk adına dayandığı anlaşılıyor: Ağızlarda inci boncuk 'değersiz süs eşyası' olarak kullanıldığı gibi 'çocuk oyuncağı' ve 'bilye' anlamlarına da gelir. Sık sık kullanılan inci boncuk adı içinde inci bölümünün başına bir c sesi getirilmiştir: inci boncuk > cinci boncuk. Bunun gibi bu adın içinde inci bölümü boncuk'un sonundaki -k sesini de almıştır: inci boncuk > cinci boncuk > cincik boncuk (> cıncık boncuk) > cıncık. Buna göre cıncık adının elliptique bir biçim olduğu açıktır. Türkçe cıngıl 'inci, boncuk, gümüş ya da altından yapılmış süs eşyası' sözü cıncık ile birleştirilemez. bk. cıngıl. )
- CINCIK ile CINCIK BONCUK
- CINCIK ile/değil/yerine/=/||/<> ZÜCCACİYE | BİLYE
( cıncık boncuk züccaciye bilye )
- CİNÇÜ[OĞUZ VE KIFÇÂK/KIPÇÂK/QIFÇÂQ] = YİNÇÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İnci. )
- ÇİNE ile ÇİNİ ile ÇİNİCİ/LİK ile ÇİNİLİ ile ÇİNİSİZ ile ÇİN GÜLÜ ile ÇİN ÇAMI ile ÇİN ANASONU ile ÇİN LEYLAĞI ile ÇİN LAHANASI ile ÇİNİ MÜREKKEBİ
- CİNEMATHEQUE[Fr. < CINÉMATHÈQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNEMATEK
( Sinema filmlerinin sanat eğitim ve genellikle kültür amaçları göz önünde tutularak toplandığı korunduğu yer ya da kurum )
- CİNEMATİQUE[Fr. < CINÉMATIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KİNEMATİK
( Cisimlerin hareketlerini yörünge hız ve ivme vb konular bakımından inceleyen mekanik kolu sinematik )
- CİNEMATOGRAPHİQUE[Fr. < CINÉMATOGRAPHIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNEMATOGRAFİK
( Sinemaya ilişkin sinemayla ilgili )
- CINEMATOGRAPHY), KINEMATOGRAPH(Y), FILM-MAKING, (ABD) MOTION PICTURES[İng.] ile/||/<> CINÉMATOGRAPHE), CINÉMATOGRAPHIE[Fr.] ile/||/<> KINEMATOGRAFIE, FILMGEWERBE[Alm.] ile/||/<> SİNEMACILIK
( sinemacılık Sinema 1 Sinema filmlerinin gerçekleştirilmesi için gerekli araç ve gereçleri yapmak film çevirmek bunların sürümünü sağlamak için yapılan çalışmaların tümü 2 Bu çalışmaları yapanların işi uğraşı 3 Sinema çalışmaları uygulayımı işleyimi sanatıyla ilgili konular )
- CİNETİQUE[Fr. < CINÉTIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KİNETİK
( kinetik enerji Hareketle ilgili hareket sebebiyle oluşan Kimyasal tepkimelerin hızlarını inceleyen bilim dalı Hareket olaylarını inceleyen bilim dalı )
- ÇİNGENELEŞMEK ile ÇİNGEN ile ÇİNGENE/LİK ile ÇİNGENECE ile ÇİNGENE PEMBESİ ile ÇİNGENE AHTAPOTU ile ÇİNGENE PALAMUDU ile ÇİNGENE PAVURYASI
- ÇINGIRAK ile/||/<> ...
( Kuyudan kolaylıkla su çekmeği sağlayan ağaç düzen seren Yenikent Aksaray Niğde )
- ÇINGIRAK ile ÇINGIRAKLI ile ÇINGIRAKÇI/LIK ile ÇINGIRAKLI YILAN ile ÇINGIRAKLI YILANGİLLER
- ÇINGIRDAMAK ile ÇINGIRDATMAK ile ÇINGIRDAK
- ÇİNİLEK -ile
( Akustiği bozuk yer. )
- ZINC BROMIDE[İng.] / BROMURE DE ZINC[Fr.] / BROMZINK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO BROMÜR
- ZINC CARBONATE[İng.] / CARBONATE DE ZINC[Fr.] / ZINKSPAT, KOHLENSÄURES ZINK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO KARBONAT
- SPELTER, ZINC[İng./Fr.] / ZINK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİNKO, SPELTER
- ÇINLAMAK ile ÇINLATMAK ile ÇINLATABİLMEK ile ÇINLAYABİLMEK ile ÇINLAK
- CİNLENMEK ile CİNLENDİRMEK
- CİN/LİK ile HİN/LİK
- CİNNET:
"GETİRMEK" değil GEÇİRMEK
- CİNNET[Ar.] ile/değil/yerine/= DELİLİK
- CİNNET[Ar. < CİNNET] ile/değil/yerine/=/||/<> DELİLİK
- CİNNET ile/||/<> INSANITY[İng.] ile/||/<> DELİLİK
( Kişinin anlıksal dengesinin sürekli bakım altında tutulmayı gerektirecek biçimde bozulması durumu )
( INSANITY )
- CİNSEL BUNALIM ile/||/<> CİNSEL ÇEKİCİLİK ile/||/<> CİNSEL GÜÇ ile/||/<> CİNSEL İÇGÜDÜ ile/||/<> CİNSEL İLİŞKİ ile/||/<> CİNSEL İSTİSMAR ile/||/<> CİNSEL MÜNASEBET ile/||/<> CİNSEL ORGAN ile/||/<> CİNSEL SALDIRI ile/||/<> CİNSEL SAPIK ile/||/<> CİNSEL TACİZ ile/||/<> EŞ CİNSEL
( Cinsiyetle ilgili cinsî eşeysel tensel seksüel )
- CİNSEL ÇEKİCİLİK ile/||/<> İLGİ ÇEKİCİLİK
( Çekici olma durumu alım albeni alımlılık caziplik cazibe cazibelilik cazibedarlık hava gelgel Çekme gücü )
- CİNSEL SAPIK ile/||/<> TELEFON SAPIĞI
( Tavır ve davranışları normal olmayan ya da geleneklerden törelerden ayrılan anormal kimse Genel olana alışılmışa ve kurala aykırı olan normal olmayan )
- CİNSEL/LİK yerine EŞEYSEL/LİK
- CİNSELLİK BİLİMCİ ile/||/<> CİNSELLİK BİLİMİ ile/||/<> ÇİFT CİNSELLİK ile/||/<> EŞ CİNSELLİK
( Cinsel özelliklerin bütünü eşeysellik Sevişme duygusu seksüellik )
- CİNSELLİK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZÜŞMEK
- CİNSEL/LİK ile CİNSEL SAPIK/LIK ile CİNSEL TACİZ ile CİNSELLİK BİLİMİ ile CİNSELLİK BİLİMCİ ile CİNSELLİK BİLİMSEL
- CİNSELLİK ile/||/<> EŞEYSELLİK ile/||/<> SEKSÜELLİK
- CİNSİYET | CİNSİYYET, KEYFİYYET | MÜENNES | MÜZEKKERLİK, MÜZEKKERİYET | CİNSİYET ile/||/<> CİNSİYET ile/||/<> EŞEYLİLİK ile/||/<> DİŞİLİK ile/||/<> ERKEKLİK
( eşeylilik eşeylilik Eşey Bazı dillerde kelimelerin gramer bakımından erkeklik dişilik ya da yansızlık özelliği taşıması Almanca der Tisch masa erkek kelime die Tasche çanta dişi kelime das Buch kitap da yansız kelime türündendir İslav dillerinden geçme ça çe eki de eklendiği kelimede dişilik gösteren bir ektir kral kraliçe Tanrı Tanrıça ilâhe gibi Dilimizde erkeklik dişilik ve yansızlık gösteren bir gramer kategorisi yoktur kâtip kâtibe muallim muallime müdür müdire gibi örnekler Arapçadan geçmedir Azerbaycan Türkçesi cins Türkmen Türkçesi cıns Gagauz Türkçesi cins Özbek Türkçesi cins Uygur Türkçesi B cinis D siyğa kategoriyisi Tatar Türkçesi rod cenes Başkurt Türkçesi rod cms rod Krç Malk rod Nogay Türkçesi tür rod Kazak Türkçesi jınıs rod Kırgız Türkçesi rod Alt rod Hakas Türkçesi rod Türkçesi rod Rusça rod Erkek ya da dişi olma durumu eşey Eşeysellik eşeyli olma hali eşeysel görev ve karakterlere sahip olma Eşeyli olma durumu eşey görev ve karakterlerine sahip olma Cinsiyet seks eşeylilik Cinsiyet kavramının söz konusu olduğu dillerde dişi cinsten sayılan kelimenin aldığı biçim Almanca die Blume çiçek die Strasse cadde die Frau kadın kâtib TT kâtip kâtibe kadın kâtip müdür TT müdür müdîre kadın müdür hâmil yüklü taşıyan hâmile gebe kadın şâim TT saim oruçlu saime oruçlu kadın la femme kadın la figure yüz çehre dver kapı kniga katip rána yara vb Terimin karşıtı erkeklik tir Türkçenin gramerinde cinsiyet kavramı yoktur cinsiyet Azerbaycan Türkçesi gadın cinsi Türkmen Türkçesi jenskiy rod Gagauz Türkçesi dişilik cinsi Özbek Türkçesi xótin cinsi muannas Uygur Türkçesi ayallar siyğisi Tatar Türkçesi jenskiy rod möännäs xatınqız cenese Başkurt Türkçesi jenskiy rod jenskiy rod tişilik cins Krç Malk jenskiy rod Nogay Türkçesi jenskiy rod Kazak Türkçesi jenskiy rod Kırgız Türkçesi jenskiy rod Alt jenskiy rod Hakas Türkçesi jenskiy rod Tuva Türkçesi jenskiy rod Türkçesi jenskiy rod Rusça jenskiy rod Gramer bakımından cinsiyet kavramının söz konusu olduğu dillerde kelimenin erkek cinsten sayılması durumu Bu durum birçok durumda gerçek cinsiyete dayanan bir ayırıma değil dildeki saymaca bir ayırıma dayanır Arapçada ism isim ad recül erkek beyt ev muallim öğretmen kamer ay kâtip kitap kelâm söz Almanca der Beutel torba der Bruder erkek kardeş der Fisch balık der kutup der Teufel şeytan le changeur sarraf le livre kitap dom ev noj bıçak gerb arma damga vb kelimelerin erkek cinsten sayılması gibi Karşıtı dişiliktir cinsiyet Azerbaycan Türkçesi kişi cinsi Türkmen Türkçesi erkeklik cınsı Gagauz Türkçesi erkeklik cinsi Özbek Türkçesi erkak cinsi Uygur Türkçesi ärlär siyğisi Tatar Türkçesi mujskoy rod ir cenese Başkurt Türkçesi mujskoy rod mujskoy rod erkeklik cms Krç Malk mujskoy rod Nogay Türkçesi erkek türî mujskoy rod Kazak Türkçesi mujskoy rod Kırgız Türkçesi mujskoy rod Alt mujskoy rod Hakas Türkçesi mujskoy rod Tuva Türkçesi mujskoy rod Türkçesi mujskoyrod Rusça mujskoy rod )
( SEXUALITY | GENDER | SEX )
( GENRE | SEXE )
( GENUS | GESCHLECHT )
( SEXUS )
( SESSO )
( ΦΎΛΟ / φύλο )
- CİNSİYET | EŞEY | SEKS ile/||/<> SEKS ile/||/<> EŞEYLİLİK
( eşeylilik Cinsiyet Eşeysellik eşeyli olma hali eşeysel görev ve karakterlere sahip olma Eşeyli olma durumu eşey görev ve karakterlerine sahip olma Cinsiyet seks eşeylilik )
( SEXE )
( SEXUS )
- CİNSİYYET, KEYFİYYET | MÜENNES | MÜZEKKERLİK, MÜZEKKERİYET | CİNSİYET ile/||/<> EŞEY | EŞEYLİLİK
( bk. eşeylilik @@ bk. eşeylilik @@ Eşey. @@ Bazı dillerde kelimelerin gramer bakımından 'erkeklik', 'dişilik' ya da 'yansızlık' özelliği taşıması. Almanca der Tisch 'masa' erkek kelime, die Tasche 'çanta' dişi kelime, das Buch 'kitap' da yansız kelime türündendir. İslav dillerinden geçme +ça/+çe eki de eklendiği kelimede dişilik gösteren bir ektir: kral/kraliçe, Tanrı/Tanrıça 'ilâhe' gibi. Dilimizde erkeklik, dişilik ve yansızlık gösteren bir gramer kategorisi yoktur; kâtip /kâtibe, muallim/muallime, müdür/müdire gibi örnekler Arapçadan geçmedir. @@ Azerbaycan Türkçesi: cins; Türkmen Türkçesi: cıns; Gagauz Türkçesi: cins; Özbek Türkçesi: cins; Uygur Türkçesi: (B.Uyg.)cinis ~ (D.Uyg.) siyğa kategoriyisi; Tatar Türkçesi: rod ~ cenes; Başkurt Türkçesi: rod; Kmk: cms~ rod; Krç.-Malk.: rod; Nogay Türkçesi: *tür ~ rod; Kazak Türkçesi: jınıs ~ rod; Kırgız Türkçesi: rod;Alt: rod; Hakas Türkçesi: rod; Şor Türkçesi: *rod; Rusça: rod @@ Erkek ya da dişi olma durumu, eşey.@@Eşeysellik, eşeyli olma hali; eşeysel görev ve karakterlere sahip olma. @@ Eşeyli olma durumu; eşey görev ve karakterlerine sahip olma. Cinsiyet, seks.@@bk. eşeylilik@@Cinsiyet kavramının söz konusu olduğu dillerde dişi cinsten sayılan kelimenin aldığı biçim: Almanca die Blume 'çiçek', die Strasse 'cadde', die Frau 'kadın'; Ar. kâtib, TT. kâtip/kâtibe 'kadın kâtip', Ar. müdür, TT. müdür/müdîre 'kadın müdür', hâmil 'yüklü, taşıyan' / hâmile 'gebe kadın', Ar. şâ-im, TT. saim 'oruçlu' / saime 'oruçlu kadın', Fr. la femme 'kadın', la figure 'yüz, çehre', Rus. dver 'kapı' kniga 'katip', rána 'yara' vb. Terimin karşıtı erkekliktir. Türkçenin gramerinde cinsiyet kavramı yoktur. bk. cinsiyet. @@ Azerbaycan Türkçesi: gadın cinsi; Türkmen Türkçesi: jenskiy rod; Gagauz Türkçesi: dişilik cinsi; Özbek Türkçesi: xótin cinsi ~ muannas; Uygur Türkçesi: ayallar siyğisi; Tatar Türkçesi: jenskiy rod ~ möännäs ~xatın-qız cenese; Başkurt Türkçesi: jenskiy rod; Kmk: jenskiy rod ~ tişilik cins; Krç.-Malk.: jenskiy rod; Nogay Türkçesi: jenskiy rod; Kazak Türkçesi: jenskiy rod; Kırgız Türkçesi: jenskiy rod;Alt:: jenskiy rod; Hakas Türkçesi: jenskiy rod; Tuva Türkçesi: jenskiy rod; Şor Türkçesi: jenskiy rod;Rusça: jenskiy rod@@Gramer bakımından cinsiyet kavramının söz konusu olduğu dillerde, kelimenin erkek cinsten sayılması durumu. Bu durum, birçok durumda, gerçek cinsiyete dayanan bir ayırıma değil, dildeki saymaca bir ayırıma dayanır: Arapçada ism 'isim, ad', recül 'erkek', beyt 'ev', muallim 'öğretmen', kamer 'ay', kâtip, kitap, kelâm 'söz'; Almanca der Beutel 'torba', der Bruder 'erkek kardeş', der Fisch 'balık', der Pol 'kutup', der Teufel 'şeytan'; Fr. le changeur 'sarraf', le livre 'kitap'; Rus. dom 'ev', noj 'bıçak', gerb 'arma, damga' vb. kelimelerin erkek cinsten sayılması gibi. Karşıtı dişiliktir. bk. cinsiyet. @@ Azerbaycan Türkçesi: kişi cinsi; Türkmen Türkçesi: erkeklik cınsı; Gagauz Türkçesi: erkeklik cinsi;Özbek Türkçesi: erkak cinsi; Uygur Türkçesi: ärlär siyğisi; Tatar Türkçesi: mujskoy rod ~ ir cenese; Başkurt Türkçesi: mujskoy rod; Kmk: mujskoy rod - erkeklik cms; Krç.-Malk.: mujskoy rod;Nogay Türkçesi: erkek türî ~ mujskoy rod; Kazak Türkçesi: mujskoy rod; Kırgız Türkçesi: mujskoy rod;Alt:: mujskoy rod; Hakas Türkçesi: mujskoy rod; Tuva Türkçesi: mujskoy rod; Şor Türkçesi: mujskoyrod; Rusça: mujskoy rod )
( SEXUALITY | GENDER | SEX~SEX | SEXUALITY )
( GENRE | SEXE~SEXE )
( SEXUS~SEXUS | SEXUS: EŞEY )
( GENUS | GESCHLECHT~GESCHLECHT )
( SESSO~SESSO )
( ΦΎΛΟ / φύλο~ΦΎΛΟ / φύλο )
- CİNS/LİK / KIL/LIK ile UYUZ/LUK
- CİNSLİK ile/değil/yerine/=/||/<> CİNSİYET | TUHAFLIK
( cinslik bilimi iki cinslikli cinsiyet tuhaflık )
- ÇIPALAMAK ile ÇIPA
- ÇİPEK ile ATMACA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Atmacaya benzeyen bir kuş. İLE ... )
- ÇİPİLLEŞMEK ile ÇİPİL
- ÇIPLAK ALEV ile/||/<> ÇIPLAK AT ile/||/<> ÇIPLAK GÖZLE ile/||/<> ÇIPLAK MAAŞ ile/||/<> ÇIPLAK MADEN ile/||/<> ÇIPLAK MODEL ile/||/<> ÇIPLAK MÜLKİYET ile/||/<> ÇIPLAK RESİM ile/||/<> ÇIPLAK TOHUMLULAR ile/||/<> ÇIPLAK ÜCRET ile/||/<> ÇIPLAKLAR KAMPI ile/||/<> BALDIRI ÇIPLAK
( Üstünde bulunması gereken giysi örtü vb bulunmayan ari üryan nü cıbıl cıbıldak cılcıbık şallak yalıncak Saçsız baş Üzerinde yaprak olmayan İçinde gerekli eşya bulunmayan Yoksul olan kimse Yalın süssüz olan daylak Soyunmuş durumda olan vücudun resmi nü Apaçık ortada olan )
- ÇIPLAK ile/değil BÜRÜNMÜŞ
- ÇIPLAK ile CASCAVLAK
( ... İLE [Baş için] Saçsız, tüysüz. | Çırılçıplak, örtüsüz. )
- ÇIPLAK ile/||/<> ÇIPLAK
( 1 Yeniçerilerde günlük hizmete başlamak üzere nöbetle soyunan erler 2 Tersanede kaptanpaşa hizmetinde baldırları kol ve omuzlan çıplak bir biçimde giyinmiş bir çift tabanca ve uzun bir bıçakla silahlanmış olan erlere verilen ad Küçük Hüseyin Paşa çıplakları Resim Çıplak vücut resmi Ağızlarda daha çok çılbak cılbak olarak geçer Eski kaynaklarda da çılbak biçimi kullanılır Dilimizde çırçıplak çırılçıplak gibi pekiştirmeler de yaygındır Yerel olarak cıvlak tüyleri dökülmüş soyulmuş anlamına gelir Cıscıvlak da tüyü dökülmüş çıplak olarak kullanılır Az çılpag çıplak Türkçe çılba soymak kökünden k ekiyle yapılmıştır çılba k eki Buna göre çıplak biçiminin göçüşme métathèse yoluyla ortaya çıktığı açıktır )
( NAKED, NAKED WALL )
( NU )
( NACKT, AKTSTUDIE )
- ÇIPLAK ile ÇIPLAK ELLE ile ÇIPLAK MAKİNE ile EYERSİZ ile YALINAYAK
( BARE vs. BARE HANDED vs. BARE MACHINE vs. BAREBACK vs. BAREFOOT )
( لخت شدن ile نمايان کردن ile پتي ile بي وسيله ile دست تنها ile ماشين لخت ile بي زين ile سواراسب برهنه ile پابرهنه )
( LAKHT SHODAN ile NAMAYAN KARDAN ile پتي ile BEY VESYLAH ile DAST TANEYA ile MASHYNE LAKHT ile بي زين ile SAVARASB BAREANEH ile PABREANEH )
- ÇIPLAK ile KEL
( URYÂN ile ... )
( BÜREHNE/BEREHNE ile ... )
( NAKED vs. BALD )
( NU avec CHAUVE )
( NACKT mit KAHL )
( DESNUDO con CALVO )
( NUDO con CALVO )
- ÇIPLAK ile/= ŞALLAK
( ... İLE/= Çıplak. | Giyimine, özen göstermeyen kişi. )
- ÇIPLAK ile/ve/değil/||/<>/< YABAN/Î
- ÇIPLAK ile/||/<> YALINCAK
- ÇIPLAKLAŞMAK ile ÇIPLAKLAŞTIRMAK ile ÇIPLAK/LIK ile ÇIPLAK AT ile ÇIPLAK ALEV ile ÇIPLAK MAAŞ ile ÇIPLAK GÖZLE ile ÇIPLAK MADEN ile ÇIPLAK RESİM ile ÇIPLAK ÜCRET ile ÇIPLAK MÜLKİYET ile ÇIPLAKLAR KAMPI ile ÇIPLAK TOHUMLULAR
- ÇIPLAKLIK ile/||/<> CIBILDAKLIK
- ÇIPLAK/LIK ile/ve/değil/||/<> GÜÇSÜZ/LÜK
- ÇIPLAK/LIK(") ile/ve/değil/||/<>/< (")ŞEFFAF/LIK(")
( BÜREHNEGÎ/BEREHNEGÎ ile/ve ... )
- ÇIPLAK/LIK ile/ve/değil/||/<>/> ZAMAN ÜSTÜ/LÜK
- CIR CIR (ÖTMEK)
- ÇIRAK[Fars. :Işık.] ve/<> ÇERAĞ[Fars.]
- ÇIRAK ile/||/<> ÇIRAK[Fars. < ÇERÂG]
( 1 Yağlı güreşte ve karakucakta güreşe yeni başlamış güreşçiye verilen ad 2 Usta bir güreşçinin yanında yetişen güreşçi Kar Karagöz ustasının yardımcısı Usta çırağa hangi oyunları oynatacağını söyler çırak da tasvir leri sırasıyla perde içindeki ipe dizer Çırak ustanın sanatını öğrenmeğe de dikkat eder Usta âşıkların yetiştirdiği çömez öğrenci Geleneğe göre ozan usta âşıklara hizmet ederek yetişirdi usta Resim Heykel Eskiden ressam ve heykelcilerin yanında çalışarak öğrenim yapanlara verilen ad 1 Yün döğmekte kullanılan sopa Yalvaç Isparta 2 Semer dikilirken kamış ve deriyi toplu tutmağa yarayan T harfini andıran sapı tahta ucu demir araç Işıklar Bornova İzmir Görevlendirildiği iş üzerinde bilgisi ve niteliği olmayan ve ustalarca uygulayıcı durumuna getirilebilmek amacıyla eğitilen çocuk ya da kişi Mesleğin gerektirdiği bilgi beceri ve alışkanlıkları iş süreci içerisinde öğrenmek üzere bir usta yanında çalışan işçi Gölge oyununda gerginin hazırlanmasını oynanacak oyunun tasvirlerini seçip sıraya koymak görevini yapan yardımcı kişi çirāġ a client dependant Rumcaya τσιράκι olarak geçmiştir Andriotis EL 382 )
( PAINTER'S PRENTICE | APPRENTICE )
( APPRENTI )
( MALERLEHRLING, LEHRLING )
( ÇIRĀĠ )
- ÇIRAK ile ÇIRAKLIK
( APPRENTICE vs. APPRENTICESHIP )
( شاگرد ile تلمذ ile استژ ile شاگردي )
( SHAGARD ile TALMAZ ile ESTEZH ile SHAGARDY )
- ÇIRAK/LIK ile ÇIRAĞ
- ÇIRÇIPLAK/ÇIRILÇIPLAK
- ÇIRÇIR | CIRCIR BÖCEĞİ | FERMUAR/CIRCIR ile/||/<> CIRCIR BÖCEĞİ | CIRTLAK/CIRLAK
( cırcır böceği cırcır delgi cırcır kolu çırçır I cırcır böceği fermuar )
- ÇIRÇIRLAMAK ile ÇIRÇIR
- ÇIRILÇIPLAKLIK ile/||/<> ÇIRÇIPLAKLIK
- CIRILMAK ile/değil/yerine/>< (AZ/KARARINDA/ORANTILI) YEMEK
( Çatlayıncaya kadar yemek. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Az, ölçülü ve sağlıklı yemeği yeğleyelim! )
- ÇİRİŞLEMEK ile ÇİRİŞLENMEK ile ÇİRİŞ ile ÇİRİŞLİ ile ÇİRİŞÇİ/LİK ile ÇİRİŞSİZ ile ÇİRİŞ OTU ile ÇİRİŞÇİ ÇANAĞI
- CİRİT ile CİRİTÇİ/LİK ile CİRİT UCU ile CİRİT ATMA ile CİRİT OYUNU
- ÇİRKEFLEŞMEK ile ÇİRKEFLEŞEBİLMEK ile ÇİRKEF/LİK ile ÇİRKEFLİ ile ÇİRKEFÇE
- ÇİRKİNLEŞMEK ile ÇİRKİNLEŞTİRMEK ile ÇİRKİNLEŞEBİLMEK ile ÇİRKİNLEŞTİRİLMEK ile ÇİRKİNLEŞTİRİLEBİLMEK ile ÇİRKİN/LİK ile ÇİRKİNCE
- ÇİRKİN/LİK ARAMAK/BULMAK ile/değil/yerine MAZERET ARAMAK/BULMAK
- ÇİRKİN/LİK ile/değil/yerine BAKIMSIZ/LIK
( "Çirkinlik"ten değil bakımsızlıktandır! )
- ÇİRKİN/LİK ile/ve/<> ÇİĞ/LİK
- ÇİRKİN/LİK ile/ve/değil/||/<> ÇİRKEF/LİK
- CIRLAK ile/değil/yerine/=/||/<> CIRCIR BÖCEĞİ | CIRTLAK
( cırlak cırlak cırcır böceği cırtlak )
- CIRLAK ile CIRLAYIK
( Cırcır böceği. İLE Örümcekgillerden, ormanlık, çalılık yerlerde yaşayan, hoş öten bir kuş. | Ağustos böceği. )
( GRYLLUS/GRILLUS DOMESTICUS/CAMPESTRIS cum LANIUS )
- CIRLAK ile CIRTLAK
( Hoşa gitmeyen, tiz ses. | Cırcır böceği. İLE Cırlak. | Olgunluktan, ezilebilecek duruma gelmiş meyve/sebze. )
- CIRLAMAK ile CIRLATMAK ile CIRLAK ile CIRLAK CIRLAK
- CIRMALAMAK değil TIRMALAMAK
- CIRNAKLAMAK ile CIRNAK
- ÇIRNIK[BULGARCA] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIRNIK
( Küçük boyda kayık Üç flok yelkeni bulunan iki yüz tona kadar olabilen tek ve yekpare direkli yelkenli )
- CIRNIK ile/||/<> ...
- ÇİROZLAŞMAK ile ÇİROZ/LUK
- ÇIRPINMAK ile/||/<> ÇARPINMAK
- ÇIRPINMAK ile ÇIRPIŞMAK ile ÇIRPIŞTIRMAK ile ÇIRPILABİLMEK ile ÇIRPINABİLMEK ile ÇIRPINIVERMEK ile ÇIRPIŞTIRILMAK ile ÇIRPI ile ÇIRPIŞ ile ÇIRPICI/LIK ile ÇIRPI İPİ
- ÇIRPMA ile ÇIRPMACI/LIK
- ÇIRPMAK ile ÇIRPILMAK ile ÇIRPTIRMAK ile ÇIRPABİLMEK ile ÇIRA/LIK ile ÇIRALI ile ÇIR ÇIR ile ÇIRASIZ
- ÇIRPMAK ile/ve/değil/||/<> SİLKELEMEK
- CİRQUE[Fr. < CIRQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SİRK
( Cambazların ve eğitilmiş hayvanların gösteri yaptıkları genellikle kapalı yer buz yalağı )
- CIRTLAMAK ile CIRT ile CIR CIR
- ÇİSEMEK ile ÇİSELEMEK ile ÇİS ile ÇİSE
- ÇİŞİK ile/||/<> TAVŞAN YAVRUSU
( tavşan yavrusu Kökünü bilmiyoruz Yerel ağızlarda tavşan yavrusuna göcen adı da verilmektedir göcen Bundan başka becel beleç becen adları da tavşan yavrusu olarak geçer )
- CİSİMLENMEK ile CİSİMLEŞMEK ile CİSİMLENDİRMEK ile CİSİMLEŞTİRMEK ile CİSİMLEŞEBİLMEK ile CİSİM
- CİSR-İ MUALLAK[Ar.] ile ASMA KÖPRÜ
( ASMA KÖPRÜ )
- ÇIT ÇIKARMAMAK ile/ve/||/<> GIKININ ÇIKMAMASI
- ÇIT ÇIT (ÇITLATMAK)
- ÇİT ile DEFETMEK ile ESKRİMCİ ile ÇİTLE ÇEVRİLEBİLİR ile ESKRİM
( FENCE vs. FENCE OFF vs. FENCER vs. FENCIBLE vs. FENCING )
( شمشير بازي کردن ile حصاردرست کردن ile پرچين ile شمشير بازي ile حفاظ ile حصار ile نرده ile نردهگذاري کردن ile محجر ile نرده کشيدن ile حصار دار کردن ile حصار کشيدن ile شمشير زن ile شمشيرباز ile قابل دفاع )
( SHMASHYR BAZY KARDAN ile HESARDAREST KARDAN ile PARCHYNE ile SHMASHYR BAZY ile HAFAZ ile HESAR ile NARDEH ile NARDEGGOZARY KARDAN ile محجر ile NARDEH KESHYDAN ile HESAR DAR KARDAN ile HESAR KESHYDAN ile SHMASHYR ZAN ile شمشيرباز ile GHABEL DAFA )
- ÇİTA[İng. < CHEETAH] ile/||/<> JAGUAR ile/||/<> KAPLAN ile/||/<> KEDİGİLLER ile/||/<> PUMA ile/||/<> VAŞAK
( (Acinonyx jubatus) Etçiller (Carnivora) takımının kedigiller (Felidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 125, kuyruğu 76 cm. Tüyleri kara beneklidir. Afrikada yaşar. @@ (zooloji) @@ Etçiller (Carnivora) takımının, kedigiller (Felidae) familyasından, 125-150 cm kadar uzunlukta, 80 cm kadar kuyrukları olan, eskiden Afrika, Türkiye ve Hindistan'da görülen, çok hızlı koşan, soyu tükenmekte olan bir tür. )
( CHEETAH | JAGUAR | TIGER | CATS | MOUNTAIN LION | EUROPEAN LYNX~JAGUAR~TIGER~CATS~MOUNTAIN LION~EUROPEAN LYNX )
( GUÉPARD | GUEPARD | JAGUAR | TIGRE | CHATS | PUMA | LYNX~JAGUAR~TIGRE~CHATS | FÉLIDÉS~PUMA~LYNX )
( ACINONYX JUBATUS | ACINONYX JUBATUS | FELIS ONCA | FELIS TIGRIS | FELIS | FELIS CONCOLOR | LYNX LYNX, FELIS LYNX~FELIS ONCA | FELIS ONCA, PANTHERA ONCA~FELIS TIGRIS | FELIS TIGRIS, PANTHERA TIGRIS~FELIS | FELIDAE | FELIDAE, FELIS: KEDI~FELIS CONCOLOR~LYNX LYNX, FELIS LYNX )
( JAGDLEOPARD | JAGUAR | KÖNIGSTIGER | KATZEN | PUMA | SUMPFLUCHS~JAGUAR~KÖNIGSTIGER~KATZEN~PUMA~SUMPFLUCHS )
( GHEPARDO~GIAGUARO~TIGRE~FELIDI~PUMA~LINCE )
( ΓΑΤΌΠΑΡΔΟΣ / γατόπαρδος~ΙΑΓΟΥΆΡΟΣ / ιαγουάρος~ΤΊΓΡΗ / τίγρη~ΑΙΛΟΥΡΟΕΙΔΉ / αιλουροειδή~ΠΟΎΜΑ / πούμα~ΛΎΓΚΑΣ / λύγκας )
- ÇITA" ile/değil/||/<> EŞİK
- ÇITA ile KÖPÜRTÜCÜ ile KÖPÜK ile KÖPÜK ÇANTA ile KÖPÜK
( LATH vs. LATHERER vs. LATHERN vs. LATHERN BAG vs. LATHERY )
( توفال ile توفال کوبي کردن ile توفال کوب ile چرمين ile خريطه ile کف آلود )
( TOFAL ile TOFAL KUBY KARDAN ile TOFAL KUB ile چرمين ile خريطه ile KOF ALUD )
- ÇITAK ile/||/<> BOZUK AĞIZLA KONUŞAN RUMELİ TÜRKÜ
( Bozuk ağızla konuşan Rumeli Türkü )
- ÇITALI UÇURTMA/BATPİREK ile/ve ŞEYTAN UÇURTMASI
- ÇITÇITLAMAK ile ÇITÇIT ile ÇITÇITÇI/LIK
- CITE :/yerine ALINTI YAPMAK
- ÇİTİLEMEK ile ÇİTİLENMEK ile ÇİT ile ÇİTA ile ÇİTİ ile ÇİTİLİ ile ÇİT SARMAŞIĞI ile ÇİT SARMAŞIĞIGİLLER
- ÇITIR ÇITIR (YEMEK)
- ÇITIRDAMAK ile ÇITIRDATMAK ile ÇITIRDATABİLMEK ile ÇITIRDAYABİLMEK
- ÇITLAMAK ile ÇITLATMAK ile ÇITLATILMAK ile ÇITLATABİLMEK ile ÇITLATIVERMEK ile ÇITLAYABİLMEK
- ÇİTLEMBİK
- ÇİTLEMBİK ile/||/<> ÇİTLEMBİK
( botanik Karaağaçgiller Ulmaceae familyasına ait bazı yörelerde meyveleri yenen yaprak döken Celtis cinsi ağaççıklara verilen genel ad Çıtlak çıtlık çitlembik Yerel ağızlarda menengiç melengiç merengiç adı da geçer çitlembik çitlemmik çitlemik çıtlamuk Türkçe çitlemek çıtlamak çatlamak kökünden geldiği anlaşılıyor Çitlembik biçiminin benzeşmezlik dissimilation sonunda oluştuğu açıktır Ağızlarda çitlembiğe verilen çıtlak çıtlak ağacı çıtlık çıtlık sakızı gibi adlar da çıtlamak fiilinin türevleridir Ağızlarda çitlek çekirdek olarak da kullanılır Räsänenin V 106a çert knipsen kökünden geldiği yolundaki açıklaması yanlıştır )
( HACKBERRY, NETTLE TREE )
( MICOCOULIER )
( ZÜRBELBAUM )
( CELTIS )
- ÇİTLEMBİK ile/değil ÇITLIK
- ÇİTLEMBİK ile/||/<> ÇITLIK ile/||/<> MENENGİÇ
- ÇİTLEMBİK ile/||/<> DARDAĞAN
( Kara ağaçgillerden düz kabuklu kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç çıtlık menengiç bıttım Celtis australis Bu ağacın mercimekten büyük yuvarlak buruk lezzette meyvesi @@ Palmiye cinsinden bir ağaç Celtis tournefortii Bu ağacın çitlembik büyüklüğünde sert çekirdekli tatlı yemişi )
( CELTIS AUSTRALIS cum/||/<> CELTIS TOURNEFORTII cum/||/<> CELTIS CAUCASICA cum/||/<> CELTIS OCCIDENTALIS cum/||/<> CELTIS GLABRATA )
- ÇİTLEMBİK ile/||/<> DARDAĞAN ile/||/<> KAFKAS ÇİTLEMBİĞİ
( Kara ağaçgillerden düz kabuklu kerestesi sert ve dayanıklı bir ağaç çıtlık menengiç bıttım Celtis australis Bu ağacın mercimekten büyük yuvarlak buruk lezzette meyvesi )
( CELTIS AUSTRALIS cum/||/<> CELTIS TOURNEFORTII cum/||/<> CELTIS CAUCASICA cum/||/<> CELTIS OCCIDENTALIS cum/||/<> CELTIS GLABRATA )
- CIVA ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI LAMBA ile/||/<> CIVA HAZNELİ KATOT ile/||/<> CIVA LAMBASI ile/||/<> CIVALI ALAŞIM ile/||/<> CIVALI ARK ile/||/<> CIVALI BAROMETRE ile/||/<> CIVALI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVA BUHARLI DOĞRULTUCU ile/||/<> CIVALI MANOMETRE ile/||/<> CIVALI PİL ile/||/<> CIVALI SICAKLIKÖLÇER ile/||/<> CIVALI TERMOMETRE
- CIVADRA[İt. < GIVADERA] ile/||/<> GEMİNİN BAŞ TARAFINDAN UZATILAN DİREK
( geminin baş tarafından uzatılan direk İtal civadera spritsail İspanyolca cebadera belli başlı Akdeniz dillerinde yaygın olarak geçer cevadeira civadière İtal civadera KAfrika sabadera Fas ṣabaḍẹ ṛa Cezayir sābādīra )
( CIVADIÈRE )
( GIVADERA | CIVADERA )
- CIVATALAMAK ile CIVATA ile CIVATALI
- CİVCİV/LİK ile CİVCİVLİ ile CİVCİV SARISI
- CİVELEK ile/||/<> ...
( Yeniçeri ocağına yeni girmiş ya da girmeye aday yakışıklı delikanlılardan seçilen ve aşçıbaşının yanında çalışan gençlere verilen ad )
- ÇİVİCİLİK ile/||/<> MIHÇILIK
- CIVIK (CIVIK) VICIK (VICIK)
( Hareket etmek. | Konuşmak. )
- CIVIK ile/= MIÇÇIK
- CIVILDAMAK ile CIVILDAŞMAK
- ÇİVİLEMEK ile ÇİVİLENMEK ile ÇİVİLETMEK ile ÇİVİTLEMEK ile ÇİVİTLENMEK ile ÇİVİLENEBİLMEK ile ÇİVİLEYEBİLMEK ile ÇİVİ ile ÇİVİT ile ÇİVİCİ/LİK ile ÇİVİLİ ile ÇİVİSİZ ile ÇİVİTLİ ile ÇİVİTSİZ ile ÇİVİT OTU ile ÇİVİ YAZISI ile ÇİVİT RENGİ ile ÇİVİT MAVİSİ ile ÇİVİSİZ KALKAN
- ÇİVİLEYEBİLMEK | MIHLAYABİLMEK ile/||/<> ÇİVİLEYİVERMEK | MIHLAYIVERMEK
- CIVIMAK ile CIVITMAK ile CIVITILMAK ile CIVIKLAŞMAK ile CIVITABİLMEK ile CIVITIVERMEK ile CIVIKLAŞTIRMAK ile CIVIKLAŞABİLMEK ile CIVIKLAŞTIRILMAK ile CIVIK/LIK ile CIVIKLI ile CIVIL CIVIL ile CIVIK MANTARLAR
- ÇIVMAK ile ÇIVLAMAK
( Atlamak, sıçramak, zıplamak. | Bir yere çarpıp yön değiştirmek, sekmek, çavmak, inhiraf etmek. İLE Fışkırarak akmak. )
- CIVRAK/CAVRAK ile/||/<> ÇEVİK[Fars. < ÇABUK]/TETİK/ATİK/KIRNAK
( Tez, çevik, kıvrak/divrek, acele eden. İLE/||/<> Kolaylık ve hızla davranan. )
- CİYAK CİYAK (BAĞIRMAK) -ile
- CIYAKLAMA | CIYAKLAMAK ile/||/<> CIYAKLATMAK | CİYAKLATMAK ile/||/<> CİYAKLAMA | CİYAKLAMAK
- CİYAKLAMAK ile CİYAKLATMAK ile CİYAK CİYAK
- CIYAKLAMAK ile CIYAKLATMAK ile CIYAK CIYAK
- ÇIYAN/LIK ile ÇIYAN GÖZLÜ
- CIYIRDAMAK ile CIYIRDATMAK
- ÇİZDİRMEK ile ÇİZDİRİLMEK ile ÇİZDİREBİLMEK
- ÇİZECEK ile/||/<> POINTE À TRACER[Fr.] ile/||/<> REISSAHLE[Alm.]
( Çember kesitli ucu sivri ve ağaç saplı el aracı Ağacı çizmeye yarar )
( POINTE À TRACER )
( REISSAHLE )
- ÇİZGİ FİLM ile/||/<> ÇİZGİ HAKEMİ ile/||/<> ÇİZGİ İM ile/||/<> ÇİZGİ ÖLÇEK ile/||/<> ÇİZGİ RESİM ile/||/<> ÇİZGİ ROMAN ile/||/<> ANA ÇİZGİ ile/||/<> EĞİK ÇİZGİ ile/||/<> GOL ÇİZGİ TEKNOLOJİSİ ile/||/<> KIRIK ÇİZGİ ile/||/<> KIRMIZIÇİZGİ ile/||/<> KIRMIZI ÇİZGİ ile/||/<> KISA ÇİZGİ ile/||/<> UZUN ÇİZGİ ile/||/<> DIŞ ÇİZGİLER DURUMU ile/||/<> EV ÇİZGİLERİ ile/||/<> ATLAMA ÇİZGİSİ ile/||/<> AUT ÇİZGİSİ ile/||/<> BAŞLANGIÇ ÇİZGİSİ ile/||/<> BAŞUCU ÇİZGİSİ ile/||/<> BİTİŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> ÇIKIŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> DİP ÇİZGİSİ ile/||/<> DORUK ÇİZGİSİ ile/||/<> EK ÇİZGİSİ ile/||/<> GOL ÇİZGİSİ ile/||/<> İLAVE ÇİZGİSİ ile/||/<> KADER ÇİZGİSİ ile/||/<> KALE ÇİZGİSİ ile/||/<> KIYI ÇİZGİSİ ile/||/<> KONUŞMA ÇİZGİSİ ile/||/<> KORNER ÇİZGİSİ ile/||/<> KÖŞE ÇİZGİSİ ile/||/<> MAFYA ÇİZGİSİ ile/||/<> ÖLÇEK ÇİZGİSİ ile/||/<> ÖLÇÜ ÇİZGİSİ ile/||/<> SAHİL ÇİZGİSİ ile/||/<> SANTRA ÇİZGİSİ ile/||/<> SERBEST ATIŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> SU BÖLÜMÜ ÇİZGİSİ ile/||/<> TAÇ ÇİZGİSİ ile/||/<> TARİH DEĞİŞTİRME ÇİZGİSİ ile/||/<> UFUK ÇİZGİSİ ile/||/<> VARIŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> YAN ÇİZGİSİ
( Çizilerek ya da çeşitli yollarla oluşmuş iz cızık çizi çizik hat tahrir Yüz ve vücut hatlarının her biri Boya ya da altınla işlenen süsleme motiflerinin etrâfına sınırlarını belli edecek şekilde daha koyu bir renkte ince olarak çekilen çizgi tahrir Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim Belli başlı özellik Bir durumdan başka bir duruma atlanan geçilen yer sınır Herhangi bir konudaki görüş eksen )
- ÇİZGİ ile/||/<> CIZIK
- ÇİZGİNMEK ile ÇİZGİLEMEK ile ÇİZGİLENMEK ile ÇİZGİLEŞMEK ile ÇİZGİLEŞTİRMEK ile ÇİZGİ/LİK ile ÇİZGİLİ/LİK ile ÇİZGİ İM ile ÇİZGİSEL ile ÇİZGİSİZ ile ÇİZGİ FİLM ile ÇİZGİ RESİM ile ÇİZGİ ROMAN ile ÇİZGİ ÖLÇEK ile ÇİZGİ HAKEMİ
- ÇİZİ ile/<> ÇİZİK
- CIZIK ile/||/<> CIZAK
( cızak )
- ÇİZİK ile/||/<> ÇİZİK
( Sinema Filmin yüzünde yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan çizintiden daha derin olan sıyrık Resim Çizgi yoluyla gösterme Haddeleme sırasında oluşan ve sivri uçların sürtmesiyle yüzeyde ince uzun izler biçiminde beliren kusur )
( SCRATCH, RAIN | LAYING OUT, OUTLINE | SCRATCH | BREAKING THE FILM), BREAKING (OF THE FILM | WEAR, FILM WEAR | 1. TEAR, FILM TEAR, 2. TEARING, PICTURE TEARING )
( RAYURE | TRACÉ | CASSURE, RUPTURE (DU FILM | USURE (DE FILM | 1. DÉCHIRURE, DÉCHIREMENT, 2. DÉCHIREMENT HORIZONTAL )
( SCHRAMME, BILDSCHRAMME,RAGNEN, KRATZER | RISS | SCHRAMME | BRECHUNG, RISS, FILMRISS | ABNUTZUNG | 1. RISS, FILMRISS, 2. ZERREISSEH (DES BILDES )
( GRAFFIO )
( ΓΡΑΤΖΟΥΝΙΆ / γρατζουνιά )
- ÇİZİK ile/||/<> KOPMA ile/||/<> YIPRANMA ile/||/<> YIRTILMA
( Sinema Filmin yüzünde, yabancı cisimlerden ya da filmin pürüzlü yerlere sürülmesinden oluşan, çizintiden daha derin olan sıyrık. @@ (Resim) Çizgi yoluyla gösterme. @@ Haddeleme sırasında oluşan ve sivri uçların sürtmesiyle, yüzeyde ince uzun izler biçiminde beliren kusur. )
( SCRATCH, RAIN | LAYING OUT, OUTLINE | SCRATCH | BREAKING THE FILM), BREAKING (OF THE FILM | WEAR, FILM WEAR | 1. TEAR, FILM TEAR, 2. TEARING, PICTURE TEARING~BREAKING THE FILM), BREAKING (OF THE FILM) | FISSION | RUPTURE~WEAR, FILM WEAR | DEPRECIATION | WEARING OUT~1. TEAR(ING), FILM TEAR(ING), 2. TEARING, PICTURE TEARING | TEARING )
( RAYURE | TRACÉ | CASSURE, RUPTURE (DU FILM | USURE (DE FILM | 1. DÉCHIRURE, DÉCHIREMENT, 2. DÉCHIREMENT HORIZONTAL~CASSURE (DU FILM), RUPTURE (DU FILM | FISSION | RUPTURE~USURE (DE FILM) | DÉPRECIATION~1. DÉCHIRURE (DE FILM), DÉCHIREMENT (DE FILM), 2. DÉCHIREMENT HORIZONTAL | DÉCHIREMENT )
( SCHRAMME, BILDSCHRAMME,RAGNEN, KRATZER | RISS | SCHRAMME | BRECHUNG, RISS, FILMRISS | ABNUTZUNG | 1. RISS, FILMRISS, 2. ZERREISSEH (DES BILDES~BRECHUNG, RISS, FILMRISS | SPALTUNG | BRUCH~ABNUTZUNG | ENTWERTUNG~1. RISS, FILMRISS, 2. ZERREISSEH (DES BILDES) | ZERREISSEN )
( GRAFFIO~ROTTURA~USURA~STRAPPO )
( ΓΡΑΤΖΟΥΝΙΆ / γρατζουνιά~ΘΡΑΎΣΗ / θραύση~ΦΘΟΡΆ / φθορά~ΣΧΊΣΙΜΟ / σχίσιμο )
- ÇİZİKTİREBİLMEK ile ÇİZİKTİRİVERMEK
- CIZIKTIRMAK ile CIZIK
- ÇİZİKTİRMEK ile/||/<> CIZIKTIRMAK ile/||/<> ÇIZIKTIRMAK
- ÇİZİKTİRMEK" değil ÇİZMEK
- CIZILDAMAK ile CIZILDATMAK
- ÇİZİLMEK ile ÇİZİKTİRMEK ile ÇİZİLEBİLMEK ile ÇİZİLİVERMEK ile ÇİZİ ile ÇİZİK ile ÇİZİM ile ÇİZİŞ ile ÇİZİCİ/LİK ile ÇİZİLİ ile ÇİZİKLİ ile ÇİZİMCİ/LİK ile ÇİZİKSİZ ile ÇİZİN ÇİZİN
- CIZIR CIZIR (PİŞMEK)
- CIZIRDAMAK ile CIZIRDATMAK
- CIZIRDATMAK | CIZILDATMAK ile/||/<> CIZILDAMAK | CIZILTI | CIZILTILI ile/||/<> CIZIRDAMAK | CIZIRTI | CIZIRTILI
- CIZLAMAK ile CIZLAM
- ÇİZMEK ile/||/<> ÇİZME
( Bir çizge ya da eğriyi çizme eylemi matematik koncu diz kapaklarına kadar çıkan bir çeşit ayakkabı )
( PLOT | DRAW )
( TRACER | TRACER, CONSTRUIRE )
( AUFTRAGEN )
- ÇİZMEK ile ÇİZMECİ/LİK ile ÇİZMELİ
- ÇİZMEK ile İÇERİ ÇEKMEK ile ÇİZGİ ÇEKMEK ile ÇİZGİLER ÇİZ ile DIŞARI ÇEKMEK ile HAZIRLAMAK ile ÇEKMECE ile ÇİZİM ile ÇİZGİ ÇİZME
( DRAW vs. DRAW IN vs. DRAW LINE vs. DRAW LINES vs. DRAW OUT vs. DRAW UP vs. DRAWER vs. DRAWING vs. DRAWING LINES )
( رسم کردن ile کشيدن ile نگاشتن ile کشاندن ile ترسيم نمودن ile قرعه کشيدن ile نقاشي کردن ile جلب کردن ile نقش کردن ile دم کشيدن ile قرعه کشي ile بداخل کشيدن ile خط کشيدن ile خط خط کردن ile خط کشي کردن ile استخراج کردن ile سيخ ايستادن ile نقشه کش ile زير شلواري ile برات کش ile نقشه کشي ile ترسيم ile خط کشي )
( RASM KARDAN ile KESHYDAN ile NEGASHTAN ile KESHANDAN ile TARSYM NEMUDAN ile GHARE KESHYDAN ile NAGHASHY KARDAN ile JALAB KARDAN ile NAQSH KARDAN ile DAM KESHYDAN ile GHARE KESHY ile BEDAKHAL KESHYDAN ile KHAT KESHYDAN ile KHAT KHAT KARDAN ile KHAT KESHY KARDAN ile ESTEKHARAJ KARDAN ile SYKH AYSETADAN ile NAQSHEH KESH ile ZYR SHALVARY ile BARAT KESH ile NAQSHEH KESHY ile TARSYM ile KHAT KESHY )
- ÇİZMEK ile KESMEK
- CİZVİT ile CİZVİTLİK
( JESUIT vs. JESUITRY )
( يسوعيون ile يسوعيت )
( يسوعيون ile يسوعيت )
- CLADISTICS[İng.] ile/değil/yerine/= KLADİSTİK
( Filogenetik türleşme olaylarının tarihsel sıralamasına göre yapılan bir sınıflandırma şemasıdır. Aynı zamanda torun türlerin atalarından edindikleri özellikleri (sinapomorfik özellikleri) göstermek için de kullanılır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CLAIM :/yerine İDDİA ETMEK
- CLAISEN FLASK[İng.] / CLAISEN BALLON[Fr.] / CLAISEN KOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= CLAİSEN BALONU
- CELL DE CLARK[Fr.] ile/değil/yerine/= CLARK GÖZESİ
- CLARK CELL[İng.] / CELLULE DE CLARK[Fr.] / CLARK-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= CLARK PİLİ
- CLASSIC :/yerine KLASİK
- CLASSİQUE[Fr. < CLASSIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KLASİK
( Üzerinden çok zaman geçtiği hâlde değerini yitirmeyen türünde örnek olarak görülen eser XVII yüzyıl Fransız dili sanatı ve yazarları ile ilgili olan Alışılmış Sanatta kuralcı kökleşik Eski Yunan Roma ve XVII yüzyıl Fransız sanatıyla ilgili sanatçı ya da eser Eski Yunan ve Roma çağı dili ve sanatı ile ilgili olan )
- CLAUSE[İng.] ile/||/<> CÜMLECİK
( Sıfır ya da daha fazla harfimsilerin sonlu bir tikel evetlemesi )
( CLAUSE )
- CLAUSİUS ile/||/<> KELVİN ile/||/<> PLANCK
( Termodinamiğin ikinci yasasının farklı ifadeleri. )
( Formül: ΔS_evren ≥ 0 )
( Max Planck tarafından 1900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1858-1947) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum teorisi, Planck sabiti) (Nobel: 1918) )
- CLAUSTROPHBİQUE[Fr. < CLAUSTROPHBIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KLOSTROFOBİK
( Kapalı yer korkusuna ait bu korkuyla ilgili )
- CLICK[İng.] ile/||/<> TIKLAMAK
( CLICK )
- CLİMATOLOGİQUE[Fr. < CLIMATOLOGIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KLİMATOLOJİK
( İklim bilimi ile ilgili )
- CLIMB :/yerine TIRMANMAK
- CLINIC :/yerine KLİNİK
- CLINICAL :/yerine KLİNİK
- CLİNİQUE[Fr. < CLINIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KLİNİK
( klinik araştırma klinik vaka Hastanın bakıldığı muayene edildiği yer seririyat Hekim olacak öğrencilerin hasta başında uygulamalı olarak ders gördükleri hasta koğuşu Vücut muayenesinde görülen hastalık belirtisi )
- CLOCK :/yerine SAAT
- CLOWNERY[İng.] ile/||/<> CLOWNERIE[Fr.] ile/||/<> CLOWNERIE[Alm.] ile/||/<> SOYTARILIK
( Söz davranış ve görünüş ile halkı güldürme eylemi )
( CLOWNERY )
( CLOWNERIE )
( CLOWNERIE )
- CNN/CONVOLUTIONAL NEURAL NETWORK ile/değil/yerine/= EVRİŞİMSEL SİNİR AĞI
- ÇOBAN/LIK ile ÇOBANLAR ile ÇOBANSIZ/LIK ile ÇOBANLAMA ile ÇOBAN BÖREĞİ ile ÇOBAN KEBABI ile ÇOBAN KÖPEĞİ ile ÇOBAN MERHEMİ ile ÇOBAN YILDIZI ile ÇOBAN SALATASI
- ÇOBANLIK ile/||/<> ÇOBANLIK
( Genellikle çiftçilikle birlikte yapılan hayvan beslemeye dayanan ve sınırlı bir toprak üzerinde göçü gerektiren ekonomi biçimi Koyunları kene ve dikenlerden arıtmak amacıyla kullanılan demir tarak Kemalpaşa İzmir )
( PASTORALISM )
( ÉLEVAGE )
( HIRTENTUM )
- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK
- ÇOCUĞA, PARMAĞINI TUTTURMAK ile/değil/yerine ÇOCUĞUN, ELİNDEN TUTMAK
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Güven, güç, ümit ve cesâret verir. Birlik ve bütünlük düşünce ve duygusu yaratır. )
- ÇOCUĞUN GEREKSİNİMLERİ/SORUNLARI İLE "İLGİLENMEK"/KENDİ YAPABİLECEKLERİNİ "GİDERMEK" ile/değil/ne yazık ki/> ÇOCUĞU KÖRELTMEK/KAYBETMEK
- ÇOCUK BAHÇESİ ile/||/<> ÇOCUK BAKICISI ile/||/<> ÇOCUK BAŞINA ile/||/<> ÇOCUK BEZİ ile/||/<> ÇOCUK BİLİMİ ile/||/<> ÇOCUK DİLİ ile/||/<> ÇOCUK DOKTORU ile/||/<> ÇOCUK EDEBİYATI ile/||/<> ÇOCUK FELCİ ile/||/<> ÇOCUK İŞİ ile/||/<> ÇOCUK LAFI ile/||/<> ÇOCUK MAHKEMESİ ile/||/<> ÇOCUK OYUNCAĞI ile/||/<> ÇOCUK OYUNU ile/||/<> ÇOCUK RUHLU ile/||/<> ÇOCUK YAZINI ile/||/<> ÇOCUK YUVASI ile/||/<> ÇOLUK ÇOCUK ile/||/<> DÜNKÜ ÇOCUK ile/||/<> GAYRİMEŞRU ÇOCUK ile/||/<> MAVİ ÇOCUK ile/||/<> PARMAK ÇOCUK ile/||/<> ÜVEY ÇOCUK ile/||/<> BAYRAM ÇOCUĞU ile/||/<> KÖPRÜALTI ÇOCUĞU ile/||/<> KUCAK ÇOCUĞU ile/||/<> MEKTEP ÇOCUĞU ile/||/<> MUHALLEBİ ÇOCUĞU ile/||/<> OKUL ÇOCUĞU ile/||/<> OROSPU ÇOCUĞU ile/||/<> SOKAK ÇOCUĞU ile/||/<> SÜNNET ÇOCUĞU ile/||/<> SÜT ÇOCUĞU ile/||/<> ZAMANE ÇOCUĞU ile/||/<> ÇİÇEK ÇOCUKLARI
( Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan ya da kız yavru bala uşak velet Soy bakımından oğul ya da kız yavru bala döl evlat zürriyet Genç erkek Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi Büyüklere yakışmayacak daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse )
- ÇOCUK BİLİMİ | TOPRAK BİLİMİ/PEDOLOJİ[Fr. < PÉDOLOGIE, PAIDOLOGIE] ile/||/<> ARAZİ | KARA | YÖRE | MEMLEKETLİ/TOPRAK ile/||/<> ÇOCUK BİLİMCİ | TOPRAK BİLİMCİ/PEDOLOG[Fr. < PÉDOLOGUE] ile/||/<> ÇOCUK BİLİMSEL | TOPRAK BİLİMSEL/PEDOLOJİK[Fr. < PÉDOLOGIQUE]
( çocuk bilimi toprak bilimi )
- ÇOCUK DOĞURMAK/DOYURMAK ile/ve/değil/||/<>/> YOĞURMAK
- ÇOCUK:
SUÇA SÜRÜKLENEN değil SUÇA SÜRÜKLENDİĞİ İDDİA EDİLEN
- ÇOCUK | TAYFA/UŞAK ile/||/<> DÖL | ÇOCUK/ZÜRRİYET[Ar. < ẔURRİYYET]
( uşakkapan uşak yatağı oğlan uşak oğul uşak çadıruşağı tavla uşağı yalı uşağı çocuk Herhangi bir bölgenin halkından olan erkek Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan erkek işçi hizmetkâr tayfa )
- ÇOCUK ile/||/<> AŞTAL/AFARA/KENCE/TEKNE KAZINTISI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE/||/<> Kişinin sonuncu [yaşlılık çağlarında doğan] çocuğu. )
- ÇOCUK ve/<> BİSİKLET
( İçindeki çocuğa sarıl! Sana, insanı ve bisikleti anlatır/yaşatır... )
- ÇOCUK = CHILD/KID[İng.] = ENFANT/GOSSE[Fr.] = KIND[Alm.] = BAMBINO[İt.] = NIÑO[İsp.]
- ÇOCUK ile/ve/||/<>/> ÇIRAK
- ÇOCUK ile ÇOCUK İSTİSMARI ile ÇOCUKSUZ ile ÇOCUKSU ile ÇOCUKSU
( CHILD vs. CHILD ABUSE vs. CHILDLESS vs. CHILDLIKE vs. CHILDLY )
( ولد ile خرد سال ile فرزند ile طفل ile بچه ile کودک ile کودک آزاري ile بي اولاد ile بدون فرزند ile بي فرزند ile کودک مانند ile مثل بچه )
( ولد ile KHARD SAL ile FARZAND ile TAFEL ile BECHEH ile KOODAK ile KOODAK AZARY ile BEY OLAD ile BEDON FARZAND ile BEY FARZAND ile KOODAK MANAND ile MOSL BECHEH )
- ÇOCUK ile HIRSIZ
( İkisi için de, geldiğimiz son nokta[olanaklar/koşullar], onların başlangıç noktasıdır.[Dolayısıyla, ne çocuğun, ne de hırsızın "zekâ"sının ve/ya da "başarı"larının üzerinde fazla durulmaz/durulmamalıdır!] )
- ÇOCUK ve/<>/= İNSANLIK
- ÇOCUK ile KİŞİ
- ÇOCUK ile/ve SABÎ[Ar.]
( ... İLE/VE Henüz memeden kesilmemiş erkek çocuk. | Üç yaşını tamamlamayan erkek çocuk. )
( SABÎ-İ MUABBİR: Söyleyen ve söylediğini bilen çocuk. )
- ÇOCUK ile ŞAKA YAPMAK
( KID vs. KIDDING )
( بچه ile کوچولو ile چرم بزغاله ile بچه بازي )
( BECHEH ile KUCHOLO ile CHARAM BOZGHALEH ile BECHEH BAZY )
- ÇOCUK ile VAHŞİ ÇOCUK
( ... İLE Hindistan'da. )
- ÇOCUK ile/ve/||/<>/> YETİŞMİŞ/SERPİLMİŞ ÇOCUK/ÜFHÛD[Ar.]
- ÇOCUKÇA/LIK ile/değil/yerine ÇOCUKSU/LUK
( Belirli bir yaşa/"bilince" kadar ve kısmen kabul edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her yaşta kabul edilir, hoş ve uygundur. )
( Bilgisiz ve bilinçsizcedir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgecedir. )
( Hamakatle/ahmaklıkla. İLE/DEĞİL/YERİNE Neşeyle, sevinçle, coşkuyla. )
( İrâdeyle. İLE/DEĞİL/YERİNE İhtiyârla. )
- ÇOÇUK/ÇOÇUQ ile ÇOCUK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Domuz yavrusu. İLE İnsan yavrusunun bebeklikten gençliğe/ergenliğe kadarki dönemi. )
- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK
( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )
( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )
( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )
- ÇOCUKLARA, DAHA İYİ BİR DÜNYA BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜNYAYA, DAHA İYİ ÇOCUKLAR BIRAKMAK
- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK" ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK
- ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK
- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/yerine !KIÇLARINA VURMAK
- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/>< !KIÇLARINA VURMAK
( Yanlışı. >< Doğrusu. )
- ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ile/ve/||/<> RÜŞT VE KEMÂL
- ÇOCUK/LUK ile GENÇ/LİK
( ... ile CİVÂN/CEVÂN/CÜVÂN )
( CHILD vs. YOUTH/TEENAGE/ADOLESCENCE )
- ÇOCUK/LUK ile/> YETİŞKİN/LİK
( [Sorumluluğu] Dışarıda/başkalarında bekleyen/"gören". İLE/> Kendinde bulan/üstlenen. )
( Sorumsuzluk. İLE/> Sorumluluk. )
( Yabancılık. İLE/> Özdeşlik. )
( Oyunlarla aldatılır. İLE/> Yeminlerle aldatılır. )
( Hiçbir şeyde, "her şeyi bulur". İLE/> "Her şeyde", hiçbir şey bulamaz. )
- YAŞ:
ÇOCUKLUKTA/GENÇLİKTE ile/ve/||/<>/> YETİŞKİNLİKTE
( Girilen/gün alınan. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanılan/yaşanılan. )
- ÇOCUKSULAŞMAK ile ÇOCUKSU/LUK
- ÇOCUK/TA, "SAYGISIZ/LIK":
[ya] YILIŞIK/LIK ya da ŞIMARIK/LIK
( Aşırı baskıdan dolayı. YA DA Aşırı "sevgi"den dolayı. )
- CODOMINANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EŞ BASKINLIK
( Bir genin her iki alelinin de fenotipe etki ettiği durum. Bu durumda çekinik alel bulunmaz. Her iki alel de fenotipe etki eder. Örneğin insanlardaki MN kan öbeği eş baskındır. LMLM kan grubunda sahip bireyler sadece M molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine, LNLN kan grubuna sahip bireyler ise sadece N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. Fakat LMLN kan grubuna sahip bireyler hem M, hem de N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. "Kodominanslık" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇOĞALMAK ile/||/<> BEREKETLENMEK ile/||/<> FAZLALAŞMAK ile/||/<> ZİYADELEŞMEK
- ÇOĞALMAK ile ÇOĞALTMAK ile ÇOĞALTILMAK ile ÇOĞALABİLMEK ile ÇOĞALTTIRMAK ile ÇOĞALIVERMEK ile ÇOĞALTABİLMEK ile ÇOĞALTIVERMEK
- ÇOĞALTICI ile/||/<> ÇOĞALTICI TÜP / ELEKTRON ÇOĞALTICI TÜP / ÇOĞALTICI FOTOTÜP / ELEKTRON ÇOĞALTICI FOTOTÜP ile/||/<> ÇOĞALTKAN OLMAYAN ORTAM / ÇOĞALTKAN OLMAYAN REAKTÖR / REAKTİFLİK
( Gerilim aralığını artırmak için bir gerilimölçerle seri bağlı olarak kullanılan direnç. İLE/||/<> Fotokatodu ve çıkış elektrodu arasında giderek artan potansiyel farkları altında bir ya da daha fazla kademeli dinotları olan, fotokatottan gelen elektronların her dinotta yansıyarak ve her yansımada yayılan ikincil elektronların eklenmesiyle çoğalarak yükselmiş çıkış alınan bir fototüp. )
( AUGMENTER, iNCREASER VS. ELECTRON MULTiPLiER PHOTOTUBE )
( L'AUGMENTATEUR AVEC LE PHOTOTUBE DU MULTiPLiCATEUR D'éLECTRON )
( MULTiPLiKATOR MiT ELEKTRONENVERViELFACHLiSCHE PHOTORöHRE )
- ÇOĞALTILABİLMEK ile ÇOĞALTIM ile ÇOĞALTIŞ ile ÇOĞALTICI
- ÇOĞALTMAK ile/ve ARTIRMAK
( TO INCREASE vs./and SAVING/ECONOMIZING )
- ÇOĞALTMAK ile/||/<> ÇOĞULLAŞTIRMAK ile/||/<> FAZLALAŞTIRMAK ile/||/<> ZİYADELEŞTİRMEK ile/||/<> ÇOKLAŞTIRMAK
- ÇOĞAL(T)MAK ile/ve/||/<> YAYGINLAŞ(TIR)MAK
- ÇOĞALTMAK ile/ve/<>/> YAYMAK
- ÇÖGEN ile DEĞNEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çevgen oyununda kullanılan değnek. İLE ... )
- COGNAC[Fr. < COGNAC] ile/değil/yerine/=/||/<> KONYAK
( İspirto derecesi yüksek özel kokulu kiremit renginde bir içki türü kanyak )
(1996'dan beri)