Bugün[07 Temmuz 2026]
itibarı ile 32.612 başlık/FaRk ile birlikte,
32.612 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(27/132)


- ÇOCUK ile ÇOCUK İSTİSMARI ile ÇOCUKSUZ ile ÇOCUKSU ile ÇOCUKSU

( CHILD vs. CHILD ABUSE vs. CHILDLESS vs. CHILDLIKE vs. CHILDLY )

( ولد ile خرد سال ile فرزند ile طفل ile بچه ile کودک ile کودک آزاري ile بي اولاد ile بدون فرزند ile بي فرزند ile کودک مانند ile مثل بچه )

( ولد ile KHARD SAL ile FARZAND ile TAFEL ile BECHEH ile KOODAK ile KOODAK AZARY ile BEY OLAD ile BEDON FARZAND ile BEY FARZAND ile KOODAK MANAND ile MOSL BECHEH )


- ÇOCUK ile HIRSIZ

( İkisi için de, geldiğimiz son nokta[olanaklar/koşullar], onların başlangıç noktasıdır.[Dolayısıyla, ne çocuğun, ne de hırsızın "zekâ"sının ve/ya da "başarı"larının üzerinde fazla durulmaz/durulmamalıdır!] )


- ÇOCUK ve/<>/= İNSANLIK


- ÇOCUK ile KİŞİ


- ÇOCUK ile/ve SABÎ[Ar.]

( ... İLE/VE Henüz memeden kesilmemiş erkek çocuk. | Üç yaşını tamamlamayan erkek çocuk. )

( SABÎ-İ MUABBİR: Söyleyen ve söylediğini bilen çocuk. )


- ÇOCUK ile ŞAKA YAPMAK

( KID vs. KIDDING )

( بچه ile کوچولو ile چرم بزغاله ile بچه بازي )

( BECHEH ile KUCHOLO ile CHARAM BOZGHALEH ile BECHEH BAZY )


- ÇOCUK ile VAHŞİ ÇOCUK

( ... İLE Hindistan'da. )


- ÇOCUK ile/ve/||/<>/> YETİŞMİŞ/SERPİLMİŞ ÇOCUK/ÜFHÛD[Ar.]


- ÇOCUKÇA/LIK ile/değil/yerine ÇOCUKSU/LUK

( Belirli bir yaşa/"bilince" kadar ve kısmen kabul edilebilir. İLE/DEĞİL/YERİNE Her yaşta kabul edilir, hoş ve uygundur. )

( Bilgisiz ve bilinçsizcedir. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgecedir. )

( Hamakatle/ahmaklıkla. İLE/DEĞİL/YERİNE Neşeyle, sevinçle, coşkuyla. )

( İrâdeyle. İLE/DEĞİL/YERİNE İhtiyârla. )


- ÇOÇUK/ÇOÇUQ ile ÇOCUK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Domuz yavrusu. İLE İnsan yavrusunun bebeklikten gençliğe/ergenliğe kadarki dönemi. )


- ÇOCUKLARA ABUR CUBUR ALMAK/VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK yerine MEYVE VERMEK, GÖTÜRMEK, HEDİYE ETMEK

( Çikolata/gofret çeşitleri, özellikle çocuklar için olduğu gibi yetişkinler için de sağlığa zararlı ürünlerdir. Neredeyse hiç denilebilecek kadar az tüket(tir)menizi salık veririz. LÜTFEN! )

( Çocukları meyve ya da daha yararlı yiyecek ya da küçük/basit/ucuz hediye ve oyuncaklarla sevindirebiliriz. )

( Çocuklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmak, yapılmaması gerekenleri bugün yerine getirerek, sürekli doğru örnek olarak sağlanabilir. )


- ÇOCUKLARA, DAHA İYİ BİR DÜNYA BIRAKMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜNYAYA, DAHA İYİ ÇOCUKLAR BIRAKMAK


- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK" ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK


- ÇOCUKLARI TERBİYE ETMEK ile/ve/değil/yerine KENDİMİZİ TERBİYE ETMEK


- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/yerine !KIÇLARINA VURMAK


- ÇOCUKLARIN:
!YÜZÜNE TOKAT ATMAK değil/>< !KIÇLARINA VURMAK

( Yanlışı. >< Doğrusu. )


- ÇOCUKLUK VE GENÇLİK ile/ve/||/<> RÜŞT VE KEMÂL


- ÇOCUK/LUK ile GENÇ/LİK

( ... ile CİVÂN/CEVÂN/CÜVÂN )

( CHILD vs. YOUTH/TEENAGE/ADOLESCENCE )


- ÇOCUK/LUK ile/> YETİŞKİN/LİK

( [Sorumluluğu] Dışarıda/başkalarında bekleyen/"gören". İLE/> Kendinde bulan/üstlenen. )

( Sorumsuzluk. İLE/> Sorumluluk. )

( Yabancılık. İLE/> Özdeşlik. )

( Oyunlarla aldatılır. İLE/> Yeminlerle aldatılır. )

( Hiçbir şeyde, "her şeyi bulur". İLE/> "Her şeyde", hiçbir şey bulamaz. )


- YAŞ:
ÇOCUKLUKTA/GENÇLİKTE ile/ve/||/<>/> YETİŞKİNLİKTE

( Girilen/gün alınan. İLE/VE/||/<>/> Tamamlanılan/yaşanılan. )


- ÇOCUKSULAŞMAK ile ÇOCUKSU/LUK


- ÇOCUK/TA, "SAYGISIZ/LIK":
[ya] YILIŞIK/LIK ya da ŞIMARIK/LIK

( Aşırı baskıdan dolayı. YA DA Aşırı "sevgi"den dolayı. )


- CODOMINANCE[İng.] ile/değil/yerine/= EŞ BASKINLIK

( Bir genin her iki alelinin de fenotipe etki ettiği durum. Bu durumda çekinik alel bulunmaz. Her iki alel de fenotipe etki eder. Örneğin insanlardaki MN kan öbeği eş baskındır. LMLM kan grubunda sahip bireyler sadece M molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine, LNLN kan grubuna sahip bireyler ise sadece N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. Fakat LMLN kan grubuna sahip bireyler hem M, hem de N molekülünü taşıyan kırmızı kan gözelerine sahiptir. "Kodominanslık" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇOĞALMAK ile ÇOĞALTMAK ile ÇOĞALTILMAK ile ÇOĞALABİLMEK ile ÇOĞALTTIRMAK ile ÇOĞALIVERMEK ile ÇOĞALTABİLMEK ile ÇOĞALTIVERMEK


- ÇOĞALTICI ile/||/<> ÇOĞALTICI TÜP / ELEKTRON ÇOĞALTICI TÜP / ÇOĞALTICI FOTOTÜP / ELEKTRON ÇOĞALTICI FOTOTÜP ile/||/<> ÇOĞALTKAN OLMAYAN ORTAM / ÇOĞALTKAN OLMAYAN REAKTÖR / REAKTİFLİK

( Gerilim aralığını artırmak için bir gerilimölçerle seri bağlı olarak kullanılan direnç. İLE/||/<> Fotokatodu ve çıkış elektrodu arasında giderek artan potansiyel farkları altında bir ya da daha fazla kademeli dinotları olan, fotokatottan gelen elektronların her dinotta yansıyarak ve her yansımada yayılan ikincil elektronların eklenmesiyle çoğalarak yükselmiş çıkış alınan bir fototüp. )

( AUGMENTER, iNCREASER VS. ELECTRON MULTiPLiER PHOTOTUBE )

( L'AUGMENTATEUR AVEC LE PHOTOTUBE DU MULTiPLiCATEUR D'éLECTRON )

( MULTiPLiKATOR MiT ELEKTRONENVERViELFACHLiSCHE PHOTORöHRE )


- ÇOĞALTILABİLMEK ile ÇOĞALTIM ile ÇOĞALTIŞ ile ÇOĞALTICI


- ÇOĞALTMAK ile/ve ARTIRMAK

( TO INCREASE vs./and SAVING/ECONOMIZING )


- ÇOĞAL(T)MAK ile/ve/||/<> YAYGINLAŞ(TIR)MAK


- ÇOĞALTMAK ile/ve/<>/> YAYMAK


- ÇÖGEN ile DEĞNEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çevgen oyununda kullanılan değnek. İLE ... )


- COGNAC[Fr. < COGNAC] ile/değil/yerine/=/||/<> KONYAK

( İspirto derecesi yüksek özel kokulu kiremit renginde bir içki türü kanyak )


- COĞRAFYA ile COĞRAFYACI/LIK


- COĞRAFYACI ile COĞRAFİ ile COĞRAFİ OLARAK ile COĞRAFYA

( GEOGRAPHER vs. GEOGRAPHICAL vs. GEOGRAPHICALLY vs. GEOGRAPHY )

( جغرافي دان ile جغرافيايي ile تلگرافاً ile علم جغرافيا ile جغرافي )

( جغرافي دان ile JOGHARAFYAYY ile TELGARAFAN ile ALAM JOGHARAFYA ile جغرافي )


- ÇOĞU ŞEYİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK ile/değil/yerine BAZI ŞEYLERİ BİLMEMEK/BİLMİYOR OLMAK


- ÇOĞUL KİŞİLİK ile/ve/||/<> AYRIŞMA SORUNU


- ÇOĞULLAMAK ile ÇOĞULLAŞMAK ile ÇOĞULLAŞTIRMAK ile ÇOĞULLAŞTIRILMAK ile ÇOĞU ile ÇOĞUL/LUK ile ÇOĞUN/LUK ile ÇOĞULCU/LUK ile ÇOĞU KEZ ile ÇOĞUL EKİ ile ÇOĞUNLUK SİSTEMİ


- ÇOĞUL/LUK / ÇOK/LU ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK


- ÇOĞULLUK ile/ve/||/<> SOYUTLAMA


- ÇOĞUNLUĞUN:
İSTEDİĞİNİ İSTEMEMEK ile/ve/<> İSTEMEDİĞİNİ İSTEMEK


- ÇOĞUNLUK/AZINLIK değil/yerine HEP BİRLİKTE


- ÇOĞUNLUK" ile "AĞIRLIK"


- ÇOĞUNLUK ile BÜYÜK/GENİŞ ÇOĞUNLUK

( MAJORITY vs. WIDED MAJORITY )


- ÇOĞUNLUK ile ÇOĞUL

( MAJORITY vs. PLURAL )


- ÇOĞUNLUK ile ÇOĞULLUK

( MAJORITY vs. PLURALITY )


- ÇOĞUNLUK ile NİTELİKLİ ÇOĞUNLUK


- ÇOĞUNLUK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> SÜRÜ


- ÇOĞUNLUK ile/değil/yerine/<> YETERSAYI

( ... ile/değil/yerine/<> NİSAP )


- ÇOĞUNLUKÇULUK ile/değil/yerine ÇOĞULCULUK


- ÇOĞUNLUKLA ... ile DAHA ÇOK ...


- ÇÖĞÜR ile/||/<> ÇORDUK

( çorduk çōr kaval çoban düdüğü Alt çōkur die Rohrpfeife Tel çoğur çoğor şoğor Tel Kuğ Tub çōr Tel şōr şōr Ahlat ağacı ve dikenli ağaç olarak kullanılan çöğürden geldiği anlaşılıyor Radloffun verdiği Türkçe çonur رݘوڭو biçimi yanlıştır Räsänen de Radloffa uyarak çonur biçimini vermiştir )

( ÇŌR[Krg.]~ÇŌKUR[Alt.]~ÇOĞUR[Tel.]~ÇOĞOR[Tel.]~ŞOĞOR[Tel.]~ŞŌR[Tel.]~ŞŌR[Kumd.]~ŞŌR[Soy.] )


- ÇOĞURCUK ile/||/<> SIĞIRCIK (STURNUS VULGARİS)

( sığırcık Sturnus vulgaris Kökünü bilmiyoruz Türkçe sığırcık adıyla çoğurcuk arasındaki benzerlik ses ve anlam bakımlarından düşündürücüdür sığırcık )


- COHERENCE[İng.] ile/||/<> UYARLILIK

( Vargılarla öncüller arasındaki sıkı tutarlılık ya da kanı ve tutumlar arasındaki uyarlı birlik )

( COHERENCE )


- COHERENT IŞIK ile/||/<> INCOHERENT IŞIK

( Dalgaları arasında sabit bir faz ilişkisi bulunan ışıktır; girişim ve kırınım desenleri üretebilir, lazer bunun tipik kaynağıdır. @@ Dalgalarının fazları rastgele ve bağımsız olan ışıktır; ampul ve güneş ışığı böyledir, kararlı girişim deseni vermez. İkisi arasında kısmen uyumlu ışık yer alır. )

( Formül: Lazer ~ ampul )


- ÇOK ANLAMLI ile/||/<> POLYSEMANTIC, POLYSEMY[İng.] ile/||/<> POLYSEMIE[Fr.] ile/||/<> POLYSEMIE, VIELDEUTIGKEIT, MEHRDEUTIGKEIT[Alm.] ile/||/<> ÇOK ANLAMLILIK

( Bir kelimenin temel anlamı yanında temel anlamı ile ilgili yeni kavramları da karşılar durumda olması niteliği kol göz ağız soy vb kelimeler çok anlamlı kelimelerdir çok anlamlılık Azerbaycan Türkçesi çox mänalı Türkmen Türkçesi köp maanılı Gagauz Türkçesi çokmaanalı Özbek Türkçesi kop manoli polisemantik Uygur Türkçesi köp mänilik Tatar Türkçesi küp mägnäle Başkurt Türkçesi küp mägänäle köp manalı Krç Malk köp maganalı söz Nogay Türkçesi köp mänelî Kazak Türkçesi köp magınalık köp magınalı Kırgız Türkçesi köp maanilüü Alt köp uçurlu Hakas Türkçesi köp pîldîrîglîg Tuva Türkçesi höy utkalıg Türkçesi köpuňnamnıg Rusça mnogoznaçnıy polisemantiçıııy Bir kelimede temel anlamla bağlantılı birden çok anlamın bulunması bir kelimenin anlam gelişmesi yoluyla asıl anlamı ile olan ilişkisini kaybetmeden yeni anlamlar kazanması ET olurmak oturmak durmak ikamet etmek yurt tutmak tahta çıkmak ET kün güneş gündüz zaman birimi yiğit genç güçlü ve yürekli delikanlı medenî cesareti olan kimse D Aksan Anlam Bilimi 109112 ağız organ adı kapların ve içi boş şeylerin ağız kısmı bir suyun denize veya göle döküldüğü yer koy körfez liman gibi yerlerin açık yanı birkaç yolun birbirine karıştığı yer kavşak konuşmada bölgelere ve kesimlere göre değişen söyleyiş biçimi vb alay belirli sayıda birliklerden oluşan askerî topluluk herhangi bir tören veya gösteride yer alan kalabalık çok kalabalık gelin alayı bir alay insan ayak insan ve hayvan ayağı dayak destek köprü ayağı ırmağa kavuşan akarsu göl ayağı yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi basamak halk şiirinde kafiye baba çocuk sahibi erkek tarîkat pîri Bektaşi babası Silah kaçakçılığı vb kirli işlerde çete başı mec yaratıcı kurucu koruyucu kimse üzerine halat takılan demir veya beton dikme çatı merteği baş insan veya hayvan başı bir topluluğu yöneten kimse sınıf başı kolbaşı bir şeyin başlangıcı hafta başı aybaşı bir şeyin esası temeli Her işin başı sağlıktır bir şeyin uçlarından biri yolun iki başı tarlanın dört başı bir şeyin yakın çevresi havuz başı ocak başı vb yüz insan yüzü çehre cephe satıh yüzey keskin kenar bıçağın keskin yüzü vb binanın ön yüzü cephesi yastık kılıfı mec utanma cür et buraya gelmeye yüzü yok ne yüzle bunu isteyebiliyorsun vb )

( POLYSEMANTIC, POLYSEMY )

( POLYSEMIE )

( POLYSEMIE, MEHRDEUTIG )


- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve/değil ANLAM ÇOKLUĞU


- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve/değil ÇOKLU ANLAMLILIK


- ÇOK ANLAMLILIK ile/ve ORTAK ANLAMLILIK


- [ne yazık ki]
(ÇOK) BENCİL/LİK değil/yerine/>< (ÇOK) BİLGİ(Lİ/LİK)

( Ne kadar bilgi, o kadar az bencillik; ne kadar az bilgi, o kadar çok bencillik. )


- ÇOK BİLGİLİ OLMAK ile/ve/||/<>/> ÇOK GÜZELLİK VE ACI GÖRMEK/YAŞAMAK


- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMEK" ile/ve/||/<>/> ÇOK YANILMAK


- ÇOK BİLMİŞLİK ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA


- ÇOK ÇEŞİTLİ/FARKLI ŞEYLERİ BİLMEK ile/ve/<> BİLDİĞİ(N) KONUDA ÇOK ÇEŞİTLİ/DERİN ŞEYLERİ BİLMEK

( Okyanusun yüzeyini görüp de alttaki derinliği ve ucsuz bucaksızlığı tümüyle unutma! )

( TO KNOW VARIOUS/DIFFERENT THINGS vs./and/<> TO KNOW VARIOUS/DEEP THINGS ON YOUR KNOWLEDGE
It is like seeing the surface of the ocean and completely forgetting the immensity beneath! )


- COK COK (EMMEK)


- ÖPMEK:
COK COK ile/ve/||/<> ÇOK ÇOK


- MULTIVALENT[İng./Fr.] / MEHRWERTIG, VIELWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇOK DEĞERLİLİK


- ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK ile/ve/<>/değil/yerine İŞE YARAYACAK ÇOK (FAZLA) ŞEY BİLMEK


- ÇOK/GERÇEKTEN İSTEMEK ile/ve/<> TAM/DOĞRU İSTEMEK

( REQUEST SO MUCH vs./and/<> ENTIRE/RIGHT REQUEST )


- ÇOK İSTEMEK ile/yerine GERÇEKTEN İSTEMEK

( REQUEST SO MUCH vs. REALLY REQUEST/WANT
REALLY REQUEST/WANT instead of REQUEST SO MUCH )


- ÇOK KONUŞMAK ile/ve BOŞ KONUŞMAK) ile/ve/yerine ÇOK/BOŞ KONUŞMAMAK


- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK

( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )


- ÇOK KÜLTÜRCÜLÜK ile/değil/yerine ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK


- ÇOK SESLİLİK / İFADE HAKKI ile/değil DENSİZLİK

( "Sosyal medya"da. İLE/DEĞİL Günlük yaşamda. )

( Keyfiyette. İLE/DEĞİL Gerçeklikte. )

( "Kendi çıkarlarında." İLE/DEĞİL Ortak alanda, olanaklarda ve koşullarda. )


- ÇOK SEVMEK değil/yerine SEVMEK

( Neyi çok[gereğinden fazla] seversek, canımızdan olduran odur. )


- ÇOK SEVMEK ile/değil/yerine SEVMEK


- ÇOK ŞEY BİLMEK ile/ve/değil/yerine ÇOK ÖNEMLİ(ÖNCELİKLİ) ŞEYLERİ BİLMEK

( [not] TO KNOW MANY THINGS vs./and/but TO KNOW THE MOST IMPORTANTS
TO KNOW THE MOST IMPORTANTS instead of TO KNOW MANY THINGS )


- ÇOK ŞEYDEN HABERDAR OLMAK ile/ve/değil/yerine BİRBİRİMİZİ DİNLEMEK


- ÇOK ULUSLULUK ile/değil/yerine EVRENSELLİK

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Dil, hukuk ve kavramsallık. )


- ÇOK YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine İYİ/NİTELİKLİ YAŞAMAK

( Nicelikli. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nitelikli. )

( Yaşlanılan gün/saat/dakika/ÂN. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Yaşanılan gün/saat/dakika/ÂN. )


- ÇOK YEMEK ile/değil/yerine YEMEYİ SEVMEK

( [not] TO EAT MUCH vs. TO LOVE TO EAT
TO LOVE TO EAT instead of TO EAT MUCH )


- ÇOK YORULMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇABUK YORULMAK


- ÇOK "YUKARI" değil ÇOK YÜKSEK


- [ne yazık ki]
ÇOK ile/değil/>< AZ

( Sözcük. İLE/VE/DEĞİL/||/>< Anlam.
"Yargı". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Adâlet.
Geveze. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Konuşan.
Sevişen. İLE/VE/DEĞİL/||/>< Seven.
Yürüyen. İLE/VE/DEĞİL/||/>< İlerleyen. )

( "Yetmez." İLE/DEĞİL/>< Yeter. )


- ÇOK ile/||/<> BOL

( ... @@ VÜS'AT[: Genişlik, bolluk. | Para durumu. | Boş meydan, fırsat. | Genlik.] )

( BİSYÂR ile GÜMRÂH )

( A LOT vs. ABUNDANCE )


- ÇOK ile BOL BOL

( A LOT vs. ABUNDANTLY/AMBLY )


- ÇOK ile/ve/değil ÇOĞUL


- ÇOK ile DELİM

( ... İLE Çok, fazla, ziyade. )


- ÇOK ile FURYA[İt. < FURIA]

( ... İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )


- ÇOK değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR


- ÇOK" ile/ve/ne yazık ki/<>/> "HEP"

( Birden, "çok"; ikiden, "hep" çıkmaz/çıkarılmaz!["genellemeden, indirgemeden ve özdeşleştirmeden" || "köktenci, toptancı ve sonuç odaklı" olmadan düşünmeyi/konuşmayı yeğleyerek!] )


- ÇOK ile HIZLI

( A LOT vs. RAPID )


- ÇOK ile PEK


- ÇOK ile SIK SIK

( A LOT vs. OFTEN )


- ÇOK ile/ve/||/<>/> ŞOK


- ÇOK ... ile SON DERECE ...


- ÇOK ile SÜREKLİ

( A LOT vs. CONTINUAL )


- ÇOK ... yerine/değil YETER(Lİ)/KÂFİ DERECE(DE) ...


- ÇOK ile/>< YOK

( MANY/MUCH vs./>< ABSENT/NONE )


- [ne yazık ki]
"ÇOK BİLMİŞLİK" ile/ve/||/<> "GARANTİCİLİK"

( [ne yazık ki] Bir kişi, ne kadar bilmiyorsa, o kadar "bilir". İLE/VE/||/<> Ne kadar "korkuyor" ve "öfkeliyse", o kadar "garanticidir". )


- COKE[İng. < COKE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOK

( kok kömürü Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt kok kömürü )


- ÇÖKEK ile ÇÖKELGE

( Çukur yer. | Bataklık, sazlık. İLE Bataklık, su kenarı, balçık. )


- ÇÖKELEK ile ÇÖKELEKLİ


- TERESSÜP ETMEK[Osm.] / AUSFALLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELMEK, ÇÖKMEK


- ÇÖKELMEK ile ÇÖKELTMEK ile ÇÖKELTİLMEK ile ÇÖKELTEBİLMEK ile ÇÖKEL


- ÇÖKELTİLEBİLMEK ile ÇÖKELTİ


- ÇÖKELTME/K ile/değil ÇÖKERTME/K


- TERSİP ETMEK[Osm.] / FALIAJABORANDI[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖKELTMEK


- ÇÖKERMEK ile ÇÖKERTMEK ile ÇÖKERTİLMEK ile ÇÖKERTEBİLMEK ile ÇÖKERTİVERMEK


- ÇÖKERTİLEBİLMEK ile ÇÖKERTİ ile ÇÖKERTİ SEKİSİ


- ÇÖKERTME ile/||/<> ÇÖKERTMEK

( Karşısındakini zorlayarak dizi ve elleri üzerine düşürme Saban ökçesi Aşağıdinek Şarkikaraağaç Isparta )

( COLLAPSE )


- [ne yazık ki]
"ÇOK FAZLA BİLMEK" =/< YETERİNCE VE YETKİN BİLMEMEK


- ÇÖKKÜNLEŞMEK ile ÇÖKKÜN/LÜK


- ÇOKLU MANTIK ile/ve SAÇAKLI MANTIK


- ÇOKLU ile ÇOKLUK ile ÇOKLU ZEKA ile ÇOKLUK EKİ ile ÇOKLU ORTAM ile ÇOKLU GÖSTERİM


- ÇOKLUK ve ANLAYIŞ


- ÇOKLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEREKET


- ÇOKLUK ile/ve/<>/= BİRLİK


- ÇOKLUK ile BÜYÜKLÜK

( "Bağımsız" parçalara bölünür ve her bir parça "süreksiz"dir. İLE "Sınırsızca" parçalara bölünebilir ancak her bir parçası "sürekli"dir. )


- ÇOK/LUK ve/||/<>/> ÇÖP/LÜK


- ÇOK/LUK ile/ve/değil İKİ/LİK


- ÇOKLUK ile SÜREKLİLİK

( ABUNDANCE vs. CONTINUITY )


- ÇOK/LUK ile/ve/<>/değil/yerine YAYGIN/LIK


- ÇÖKME ile GÖÇME ile GÖÇÜK


- ÇÖKMEK | ÖLMEK/GÖÇMEK ile/||/<> ÖLDÜRMEK | VARDIRMAK/GÖTÜRMEK ile/||/<> DAYANMAK | ÖLMEK | BAŞVURMAK | SATILMAK | YAPMAK/GİTMEK ile/||/<> KURUMAK | ÖLMEK/KAKIRDAMAK

( kaçgöç kona göçe göçerkonar konargöçer Yerleşmek amacıyla mahalle köy şehir veya ülke değiştirmek Bazı hayvanlar iklime göre topluca yer değiştirmek çökmek ölmek )


- ÇÖKMEK ile/ve/değil ÇÖMELMEK


- ÇÖKMEK ile/ve/||/<> ÇÖREKLENMEK


- ÇÖKMEK ile/ve/değil/||/<>/< ÇULLANMAK


- ÇÖKMEK/ÇÖMELMEK ile APIŞMAK

( ... İLE Hayvanın yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermesi. | Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. | Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek. )


- ÇOKTANRICILIK = POLYTHEISM[İng.] = POLYTHÉISME[Fr.] = POLYTHEISMUS[Alm.]


- ÇÖKTÜRMEK ile ÇÖKTÜRTMEK ile ÇÖKTÜRÜLMEK


- TO PRECIPITATE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖKTÜRMEK


- ÇÖKÜK ile GÖÇÜK


- ÇÖKÜŞMEK ile ÇÖKÜŞ


- ÇÖKÜT ile ÇÖKÜTLÜK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kısa boylu kişi/nesne. İLE Boyca kısalık. )


- ÇOLAK ile/||/<> ELİ VEYA KOLU SAKAT OLAN

( eli veya kolu sakat olan Az çolag bir ayağı veya bir kolu kısa veya kırık olan çolak çolak şolak elsiz kolsuz çolak çulok topal çolak elsiz ayaksız çolak çolak elsiz ayaksız TatU çulåk çolak Tar çolak çălax Tatarcadan alınmıştır Poppe UJb 7 164 Orta Türkçede çoluq çolak olarak geçer Türkçe çol sakatlanmak kökünden geldiği açıktır Türkçe çol kökü yalnız Uygurcada saklanmıştır Kâşgarlı Mahmudun verdiği çolkuy türevi düşündürücüdür çolkuy elig eli çolak Clauson ED 420a Türkçe çolak ile Kazakça şoylaq topal şuynak aksak topal şunak kısa kulaklı kulaksız biçimleri arasında bir bağlantı kurulamaz Tacikçe çolåq Türkçeden geçmiştir Doerfer TLT 396 Ağızlarda çolak yanında kolak biçimi de kullanılır Bu biçimin koldan geldiği açıktır kol ak eki )

( ÇOLAG[Az.]~ÇOLAK[Tkm.]~ŞOLAK[Nog.]~ÇULOK[Özb.]~ÇOLAK[Krg.]~ÇĂLAX[Çuv.] )


- COLD :/yerine SOĞUK


- ÇÖLE ÇIKMAK, ...:
YALNIZ KALMAK ve/||/<>/> KENDİNLE KALMAK ve/||/<>/> YALNIZLIĞI AŞMAK


- COLİQUE[Fr. < COLIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOLİK

( Bağırsak böbrek gibi içi boş organlarda aralıklı duyulan güçlü sancı )


- COLLECT :/yerine TOPLAMAK


- ÇÖLLEŞMEK ile ÇÖLLEŞTİRMEK ile ÇÖLLEŞEBİLMEK ile ÇÖLLEŞTİRİLMEK


- COLOR :/yerine RENK


- ÇOLPA/LIK ile ÇOLPAN


- ÇOLUK ÇOCUK ile ÇOLUKLU ÇOCUKLU


- ÇÖLYAK ile/||/<> BUĞDAY ALERJİSİ

( Gluten tüketimi sonucu ince bağırsaklarda hasar ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Buğday proteinlerine karşı alerjik tepkime. )


- ÇÖLYAK ile/||/<> LAKTOZ İNTOLERANSI

( Gluten tüketimi sonucu ince bağırsakta hasar oluşması ile ilişkili bir bağışıklık sayrılığı. İLE/||/<> Laktozun içeren gıdaların sindirilememesi sonucu sindirim sorunları. )


- ÇÖLYAK ile/değil TROPİKAL SPRUE

( ... İLE/DEĞİL Bu hastalık, çölyak hastalığını taklit ederek bazen doktorları yanıltsa da tropik bölgelerde yaşayan ya da geziye çıkan kişilerin kaptığı bir bulaşımdan kaynaklanır. Belirtiler arasında, şiddetli ishal, kuvvet kaybı, ateş, gece körlüğü ve besin emilimi yetersizliği görülür. Hastalığa neden olan bakteri, kesin olarak bilinmemekle beraber antibiyotik ve vitaminlerle tedavi edilebilmektedir. İyi haber şu ki, dünya çapında artan hijyen ve sağlık koşulları ile antibiyotik sağlanabilirliği sayesinde, bu hastalık giderek azalmakta. )


- ÇOMAK ile/||/<> ...

( 1 Çoban sopası Ağıl Eğridir Isparta 2 Davul tokmağı Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta )


- ÇOMAK ile ÇOMAKLAMAK ile ÇOMAKLI ile ÇOMAKSIZ


- COMBINE :/yerine BİRLEŞTİRMEK


- COME :/yerine GELMEK


- ÇÖMELMEK ile ÇÖMELTMEK ile ÇÖMELTİLMEK ile ÇÖMELEBİLMEK ile ÇÖMELİVERMEK


- CÖMERT[Fars. < CEVÂN + MERD] ile/||/<> ELİ AÇIK

( eli açık Az comǝrd cōmārt yumart yomart jomart cōmart cōmard eli açık cuvānmard delikanlı )

( CŌ-MARD )

( COMƎRD[Az.]~CŌMĀRT[Tkm.]~YUMART[Tatk.]~YOMART[Bşk.]~JOMART[Kzk.]~CŌMART[Krg.] )


- CÖMERT | ONURLU/ALİCENAP[Ar. < ʿĀLĪ + CENĀB] ile/||/<> CÖMERTLİK | ONUR/ALİCENAPLIK

( cömert onurlu Onurlu şerefli bir biçimde )


- CÖMERT/BONKÖR/AHİ/SEMİH ile/değil/yerine/= ELİAÇIK/AKI/ELİBOL/GÖNLÜBOL/SELEK


- CÖMERTLEŞMEK ile CÖMERTLEŞEBİLMEK ile CÖMERT/LİK ile CÖMERTÇE


- CÖMERTLİK ile CÖMERTLİK ile CÖMERTÇE

( GENEROSITIES vs. GENEROSITY vs. GENEROUSLY )

( کرامات ile بخشيدگي ile بخشندگي ile فتوت ile لوطي گري ile گشاده دستي ile نظر بلندي ile مروت ile کرامت ile جود ile کرم ile مکرمت ile سخاوتمندي ile سخاوت ile بذل و بخشش ile سخا ile بي دريغ ile سخاوتمندانه )

( KARAMAT ile بخشيدگي ile BAKHSHANDEGY ile FETOT ile LOTY GARY ile GOSHADEH DASTY ile NAZAR BALANDY ile MOROT ile KARAMET ile JOUD ile KARAM ile MAKARMAT ile SOKHAVATMANDY ile SOKHAVAT ile BEZL VE BAKHSHESH ile SOKHA ile BEY DARYGH ile SOKHAVATMANDANEH )


- CÖMERTLİK ile İSRAF

( SAHÂ', SAHÂVET ile İSRÂF[< SEREF] )

( GENEROSITY vs. EXTRAVAGANCE )


- COMFORT :/yerine RAHATLIK


- COMIC BOOK[İng.] ile/||/<> ROMANPHOTOS, PHOTOROMAN, CINÉROMAN[Fr.] ile/||/<> FOTOROMAN[Alm.] ile/||/<> FOTOROMAN

( Sinema TV Fotoğraflar ve bunlara eşlik eden kısa konuşmalar açıklamalarla gerçekleştirilen roman çeşidi Fotoroman genellikle dergi ve gazete sayfalarında gerçekleştirilmiş bir film öyküsü görünüşündedir Zaten birçok fotoroman film fotoğrafından oluşturulmuştur Bununla birlikte özgün fotoromanlar da vardır Televizyondaki dizi filmler ya da televizyon oyunları için de aynı şey söylenebilir )

( COMIC BOOK )

( ROMANPHOTOS, PHOTOROMAN, CINÉROMAN )

( FOTOROMAN )


- COMİQUE[Fr. < COMIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMİK

( operakomik trajikomik Gülme duygusu uyandıran güldürücü gülünç Güldürü oyuncusu )


- ÇÖMLEK ile ÇÖMLEKÇİ/LİK ile ÇÖMLEK HAMURU ile ÇÖMLEK HESABI ile ÇÖMLEK KEBABI


- ÇÖMLEK ile/ve ÜZLÜK

( ... İLE/VE Topraktan, kulpsuz, küçük çömlek. )


- ÇÖMLEKÇİ SOKAK :

( Çayırbaşı Mahallesi sokaklarından biridir. Bu alanda çömlekçi atölyeleri bulunuyordu. Uzun yıllar faaliyete bulundular. Alan sokak haline dönüştürüldükten sonra sokağa "Çömlekçi Sokak" ismi verildi. )


- COMMENT vs. FEEDBACK


- COMMIT :/yerine İŞLEMEK, ADAMAK


- COMMITMENT :/yerine BAĞLILIK


- COMMUNICATE :/yerine İLETİŞİM KURMAK


- COMMUNICATION NETWORK[İng.] ile/||/<> İLETİŞİM AĞI

( COMMUNICATION NETWORK )


- COMPACT DISC (CD)[İng.] ile/||/<> YOĞUN DİSK

( YD )

( COMPACT DISC (CD) )


- COMPARE :/yerine KARŞILAŞTIRMAK


- COMPETE :/yerine REKABET ETMEK


- COMPLAIN :/yerine ŞİKAYET ETMEK


- COMPLANARITY[İng.] ile/||/<> COMPLANARITÉ[Fr.] ile/||/<> KOMPLANARITAT[Alm.] ile/||/<> DÜZLEMSELLİK

( Geometrik nesnelerin aynı düzlemde yer alması özelliği )

( COMPLANARITY )

( COMPLANARITÉ )

( KOMPLANARITAT )


- COMPLETE :/yerine TAMAMLAMAK


- COMPLEX :/yerine KARMAŞIK


- COMPLICATED :/yerine KARMAŞIK


- COMPOSE :/yerine OLUŞTURMAK, BESTELEMEK


- COMPUTER NETWORK[İng.] ile/||/<> RÉSEAU INFORMATIQUE[Fr.] ile/||/<> BİLİŞİM AĞI

( Birçok bilgisayar çevresinde yer alan donanım yazılım ve veri kaynaklarının bu bilgisayarlar arasında çok yönlü veri iletişim olanaklarının sağlanmasıyla her türlü olası bilgisayar kullanıcısının çok amaçlı hizmetine sunulduğu bir ağ Bilgisayar çevrimi deyimi de kullanılmaktadır )

( COMPUTER NETWORK )

( RÉSEAU INFORMATIQUE )


- CONCATENATE[İng.] ile/||/<> BİTİŞTİRMEK

( CONCATENATE )


- CONCENTRATE :/yerine ODAKLANMAK


- CONCERN :/yerine ENDİŞE, İLGİLENDİRMEK


- CONCLUDE :/yerine SONUÇLANDIRMAK


- CONCOMITANCE[İng.] ile/||/<> KONKOMITANZ[Alm.] ile/||/<> KOŞALIK

( İki değişken arasında zaman içinde ortaya çıkan aynı ya da ters yöndeki ilişki )

( CONCOMITANCE )

( KONKOMITANZ )


- CONCOURS HİPPİQUE[Fr. < CONCOURS HIPPIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KONKURHİPİK

( Erkek ve kadın binicilerin eşit koşullarda katıldıkları parkura değişik aralıklarla yerleştirilmiş engellerin belirli bir süre içerisinde ve kurallara uygun biçimde aşılmasına dayalı atlı binicilik sporunun bir dalı )


- CONFIRM :/yerine ONAYLAMAK


- CONFORMISM[İng.] ile/||/<> UYMACILIK

( Çevrenin egemen ve yaygın kanı ya da değerleriyle uzlaşma eğilimi )

( CONFORMISM )


- CONFRONT :/yerine YÜZLEŞMEK


- CONGESTION[İng.] ile/||/<> CONGESTIONNEMENT[Fr.] ile/||/<> WAHLBEZIRK[Alm.] ile/||/<> TIKANMA

( Genellikle dolaşımın yoğun olduğu yollardan söz edilirken kullanılmakla birlikte besleyemeyeceği ve kentsel işlevlerini gereği gibi yerine getiremeyeceği ölçüde büyümüş yüzölçümü işlevlerine dar gelmeye başlamış kentler için de kullanılan terim )

( CONGESTION )

( CONGESTIONNEMENT )

( WAHLBEZIRK )


- CONGESTION[İng.] ile/||/<> TIKANIKLIK

( CONGESTION )


- CONİQUE[Fr. < CONIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KONİK

( Koni biçiminde olan veya koni ile ilgili olan mahruti Tabanı daire biçiminde olan bir koninin bir düzlemle ara kesiti )


- CÖNK/CÖNK[MALEZYA DİLİNDEN] ile/||/<> BRİK/BRİCK[Fr. < BRICK] ile/||/<> KOTRA/COTRE[Fr. < COTRE] ile/||/<> ISKUNA/SCHOONER[İng. < SCHOONER]

( Büyük yelkenli gemi )


- CÖNK[MALEZYA DİLİNDEN] ile/değil/yerine/=/||/<> CÖNK

( Büyük yelkenli gemi )


- CÖNK ile/||/<> CÖNK[(MALEZYA DILINDEN)]

( Saz ozanlarının kendilerinin ya da başkalarının koşuklarını derledikleri uzunlamasına açılan deri kaplı defter Buna sığır dili ya da dana dili de denir Halk edebiyatı terimi İçinde birçok kimselerin eserleri bulunan ve uzunlamasına açılan ensiz uzun koşuk dergisi )


- CONNECT :/yerine BAĞLAMAK


- CONNECTİCUT ile BAĞLAMAK ile BİRBİRİNE BAĞLANMAK ile BAĞLI ile BAĞLANIYOR ile BİYEL ile BAĞLANTI ile BAĞLANTI KABLOSU ile BAĞLANTI TERMİNALİ ile BAĞLAYICI ile BAĞ DOKUSU ile BAĞLAYICI

( CONNECTICUT vs. CONNECT vs. CONNECT TOGETHER vs. CONNECTED vs. CONNECTING vs. CONNECTING ROD vs. CONNECTION vs. CONNECTION CABLE vs. CONNECTION TERMINAL vs. CONNECTIVE vs. CONNECTIVE TISSUE vs. CONNECTOR )

( بهم اتصال دادن ile بهم متصل کردن ile بهم رسيدن ile ربط دادن ile متصل کردن ile ارتباط دادن ile وصل کردن ile پيوستن ile مربوط کردن ile وابسته کردن ile مربوط ساختن ile اتصال دادن ile با هم متصل کردن ile وابسته ile ملتحم ile متصل ile پيوسته ile کانکتيکت ile عطف ile دسته پيستون ile شاتون ile بستگي ile پيوند ile وابستگي ile اتصال ile انتساب ile وصل ile مقارنت ile پيوستگي ile کابل اتصال ile پايانه اتصال ile آگيني ile اتصالي ile متصل کننده ile بافته آگيني ile رابط )

( BACPAM ETESAL DADAN ile BACPAM MOTASL KARDAN ile BACPAM RESYDAN ile RABT DADAN ile MOTASL KARDAN ile ERTABAT DADAN ile VASL KARDAN ile PEYVASTAN ile MARBUT KARDAN ile VABASTEH KARDAN ile MARBUT SAKHTAN ile ETESAL DADAN ile BA NPAM MOTASL KARDAN ile VABASTEH ile ملتحم ile MOTASL ile PEYVASTEH ile KANKETYKAT ile ATF ile DASTEH PEYSETON ile SHATON ile BASTGY ile PEYVAND ile VABASTGY ile ETESAL ile ENTSAB ile VASL ile مقارنت ile PEYVASTGY ile KABEL ETESAL ile PAYANEH ETESAL ile AGYNEY ile ETESALY ile MOTASL KONANDEH ile BAFTEH AGYNEY ile RABET )


- CONNECTION vs. TRICK


- CONSIDER vs. CONTEMPLATE vs. MEDITATE vs. PONDER vs. RUMINATE vs. THINK


- CONSIDER :/yerine DÜŞÜNMEK, DİKKATE ALMAK


- CONSIST :/yerine OLUŞMAK


- CONSORTIUM[İng.] ile/||/<> CONSORTIUM[Fr.] ile/||/<> CONSORTIUM: ARKADAŞLIK, EŞLIK[Lat.] ile/||/<> KONSORTIUM[Alm.] ile/||/<> KONSORSİYUM[Fr. < CONSORTIUM]

( Alglerle mantarların birlikte oluşturduğu likenlerde olduğu gibi iki türün de karşılıklı faydalandığı ortak yaşama şekli )

( CONSORTIUM )

( CONSORTIUM )

( KONSORTIUM )

( CONSORTIUM: ARKADAŞLIK, EŞLIK )


- CONSTANTLY :/yerine SÜREKLİ OLARAK


- CONSTIPATION, OBSTIPATION[İng.] ile/||/<> KABIZLIK

( Yiyecek olarak tüketilen sindirim içeriğinin sindirim kanalından geçiş süresinin uzaması dışkının sert kuru ve az miktarda oluşuyla belirgin rahatsızlık peklik konstipasyon oppilasyon proktostat )

( CONSTIPATION, OBSTIPATION )


- CONSTIPATION[İng.] ile/||/<> PEKLİK

( Kabızlık )

( CONSTIPATION )


- CONSTITUTE :/yerine OLUŞTURMAK


- CONSTRUCT :/yerine İNŞA ETMEK


- CONSTRUCTIVISME[Fr.] ile/||/<> KONSTRUKTIVISMUS[Alm.] ile/||/<> KURMACILIK | GEOMETRİCİLİK

( Resim Heykel Resim ve heykelde yapıtı geometri öğeleri ile kurmayı temel alan anlayış geometricilik soyut geometricilik )

( CONSTRUCTIVISME )

( KONSTRUKTIVISMUS )


- CONSUME :/yerine TÜKETMEK


- CONTACT[İng.] ile/||/<> BAĞLANTI KURMAK

( CONTACT )


- CONTACT[Fr. < CONTACT] ile/değil/yerine/=/||/<> KONTAK

( kontak anahtarı kontak lens kafadan kontak kafası kontak Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması Motorlu araçları çalıştırmaya yarayan düzenek bağlantı Ruh sağlığı yerinde olmayan dengesiz olan )


- CONTAIN :/yerine İÇERMEK


- CONTALAMAK ile CONTA


- CONTINUE :/yerine DEVAM ETMEK


- CONTRACTED[İng.] ile/||/<> BÜZÜK

( Büzülmüş olan )

( CONTRACTED )


- CONTRAPOSITIVE[İng.] ile/||/<> DEVRİK

( )

( CONTRAPOSITIVE )


- CONTRAST :/yerine ZITLIK, KARŞILAŞTIRMAK


- CONTREPLAQUE[Fr. < CONTRE-PLAQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KONTRPLAK

( Genellikle mobilya işlerinde kullanılan en az üç kaplamanın üst üste tutkallanmasından oluşan ince esnek tahta kontra )


- CONTRIBUTE :/yerine KATKIDA BULUNMAK


- CONTROL :/yerine KONTROL ETMEK


- CONTUSION[İng.] ile/||/<> EZİK

( Küt darbelerle oluşan deri bütünlüğünün bozulmadığı ancak deri altı damarlarında yırtılma ve kanamayla belirgin mavimsi mor renkte yaralanma kontüzyon )

( CONTUSION )


- CONVENTION :/yerine TOPLANTI, GELENEK


- CONVERSE[İng.] ile/||/<> CONVERSE[Fr.] ile/||/<> CONVERSARI[Lat.] ile/||/<> IMPLIKATIONSKONVERSE[Alm.] ile/||/<> ÇEVRİK

( Bir önermede sonuç ile varsayımın yer değiştirmesiyle elde edilen önerme )

( CONVERSE )

( CONVERSE )

( IMPLIKATIONSKONVERSE )

( CONVERSARI )


- CONVERT :/yerine DÖNÜŞTÜRMEK


- CONVEXITY[İng.] ile/||/<> CONVEXITÉ[Fr.] ile/||/<> CONVEXITAS[Lat.] ile/||/<> KONVEXITÄT, WÖLBUNG[Alm.] ile/||/<> DIŞBÜKEYLİK

( Dışbükey olma durumu )

( CONVEXITY )

( CONVEXITÉ )

( KONVEXITÄT, WÖLBUNG )

( CONVEXITAS )


- CONVINCE :/yerine İKNA ETMEK


- COOK :/yerine AŞÇI, PİŞİRMEK


- COOK vs. COOKER


- ÇÖP ile ÇÖP ile ÇÖP ile ÇÖPİK/ŞÖPİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Herhangi bir şeyin dibindeki çökelti. | Değersiz kişi. İLE Tutmaç parçası. İLE Herhangi bir şeyin tortusu ya da sıkıldıktan sonra geriye kalan bölümü. İLE Meyve yendikten sonra geriye kalan ve atılan bölüm. )


- [ne yazık ki]
!ÇÖP ATMAK =/||/<> !"ÇÖP BIRAKMAK"


- COPE :/yerine BAŞA ÇIKMAK


- COPLAMAK ile COPLANMAK ile COPLATMAK


- ÇÖPLENMEK ile ÇÖPLENEBİLMEK


- ÇÖPLÜ ile ÇÖPLÜK ile ÇÖPLÜKÇÜ/LÜK ile ÇÖPLÜK HOROZU


- ÇÖP/LÜK ile/değil MİDE!

( Mide çöplük değildir! "Atılmasın/günah" diye (gereksiz/fazladan) yemek de mideyi çöplük durumuna düşürür. Yiyecekler atılması gerekiyorsa atılmalıdır/atılabilmelidir. )


- ÇOPRA[Yun.] ile/||/<> SIK ÇALILIK VEYA SAZLIK

( sık çalılık veya sazlık Kökenini bilmiyoruz Kayalıklarda yaşayan iri bıyıklı bir tatlı su balığına çopra balığı adı verilir Çopra balığının kılçıklı bir balık olduğu anlaşılıyor O bakımdan çopra balık kılçığı olarak da kullanılır Tatlı sularda yaşayan sazan da kılçıklı bir balıktır sazan Kiliz balığı da sazana benzer bir balık türüdür Bu balığın da sazlık kamışlık sularda yaşadığını biliyoruz kiliz )


- ÇOPURİNA ile/||/<> İZMARİTE BENZER BİR BALIK

( izmarite benzer bir balık Kökenini bilmiyoruz Yalnız Anadolu alanında geçtiğini görüyoruz Türkçede kullanılan deniz balıklarının adları çokluk Rumcadan alınmıştır Georgacas FT çopurinadan söz etmemiştir Ancak bu adın da Rumcadan alınan çipura gibi Rumcadan geldiği anlaşılıyor )


- ÇOPURLAŞMAK ile ÇOPURLAŞTIRMAK ile ÇOPUR/LUK


- COPY :/yerine KOPYA, KOPYALAMAK


- ÇORAK ile KISIRLIK

( BARREN vs. BARRENNESS )

( عقيم ile مقطع النسل ile لم يزرع ile نامزروع ile نازا ile عقيمي )

( AGHYM ile مقطع النسل ile لم يزرع ile نامزروع ile NAZA ile AGHYMY )


- ÇORAK ile KURAK

( Verimli olmayan toprak. | Acı su. | Verimsiz, kısır. | Toprak damlara çekilen, su geçirmeyen killi toprak. | Bazı toprakların yüzünde beyaz bir katman durumunda toplanan ve eskiden barut yapmakta kullanılan potaslı, sutlu tuz. İLE Yağışsız hava, mevsim, yıl. | Nem tutmayan, çabuk kuruyuveren, çorak toprak. )


- ÇORAKLAŞMAK ile ÇORAKLAŞTIRMAK ile ÇORAKLAŞABİLMEK ile ÇORAKLAŞTIRILMAK ile ÇORAKLAŞTIRABİLMEK ile ÇORAK/LIK


- ÇORAP ile BENÎK

( ... İLE Çoğu zaman çorap yapılan adi ipek. )


- ÇORAP ile ÇORAPÇI/LIK


- ÇORAP[Fars. < CURAB] ile PATİK


- ÇORBA YAPMAK ile HELVA YAPMAK


- ÇORBA/LIK ile ÇORBACI/LIK ile ÇORBA KAŞIĞI ile ÇORBA TABAĞI


- CORBEILLE[Fr.] ile/||/<> SEPETÇİK

( zooloji )

( CORBEILLE )


- ÇÖRDEK ile/||/<> (GEMİLERDE) KÜÇÜK MAKARA

( gemilerde küçük makara Kökünü bilmiyoruz Ticaret gemilerinde çördek yerine daha çok mandar adı kullanılır KahaneTietze LFL 811 1 not )


- ÇÖREK ile/||/<> ...

( az yağlı bazen şekerli ve yumurtalı gevrekçe bir hamur işi Az çörәk ekmek çörǝk ekmek Orta Türkçeden başlayarak kullanılır çörek Eski Kıpçakçada da çörek biçimi geçer Kökünü bilmiyoruz Türkçe bir türev olduğu açıktır Türkçeden komşu dillere de geçmiştir čurék Srp čúrek Rum ciurec Škaljić Turc 181 Skok EtRj l 343 Farsça çūrak bread de Türkçeden kalma bir alıntıdır Doerfer TMEN 1135 )

( ÇÖRӘK[Az.]~ÇÖRƎK[Tkm.] )


- ÇÖREK ile AY ÇÖREĞİ

( ... İLE İçine tarçın, ceviz konularak ay biçiminde yapılmış çörek )


- ÇÖREK ile KETE

( ... İLE Yağlı, mayalı ya da mayasız hamurdan yapılan çörek. )


- ÇÖREKLENMEK ile ÇÖREKLENEBİLMEK ile ÇÖREK/LİK ile ÇÖREKÇİ/LİK ile ÇÖREK OTU ile ÇÖREK MANTARI