Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 25.496 başlık/FaRk ile birlikte,
25.496 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(26/103)


- DİKKATE ALMAK ile ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK ile HATIRI SAYILIR ile DÜŞÜNCELİ ile DÜŞÜNCE ile DİKKATE ALINAN ile GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK

( CONSIDER vs. CONSIDER IMPORTANT vs. CONSIDERABLE vs. CONSIDERATE vs. CONSIDERATION vs. CONSIDERED vs. CONSIDERING )

( درنظر گرفتن ile دانستن ile رعايت ile مراعات کردن ile درنظر داشتن ile در نظر گرفتن ile در نظر داشتن ile منظور کردن ile مرععي داشتن ile مد نظر داشتن ile با اهميت خواندن ile معتني به ile کلي ile قابل ملاحظه ile محتاط ile باملاحظه ile ملاحظه ile مراعات ile مطالعه ile تامل ile توجه ile ملحوظ ile مرعي ile مطرح شده ile با توجه به اين که ile با توجه به ile با ملاحظه به )

( DARNAZAR GARAFTAN ile DANSTAN ile ROAYT ile MARAAT KARDAN ile DARNAZAR DASHTAN ile DAR NAZAR GARAFTAN ile DAR NAZAR DASHTAN ile MANZUR KARDAN ile MORAEAY DASHTAN ile MAD NAZAR DASHTAN ile BA HAMYT KHANDAN ile MOTANY BAH ile KELY ile GHABEL MOLAHEZEH ile MOHTAT ile باملاحظه ile MOLAHEZEH ile MARAAT ile MOTALEH ile TAMEL ile TOJEH ile ملحوظ ile مرعي ile MOTRH SHODEH ile BA TOJEH BAH AYNE KEH ile BA TOJEH BAH ile BA MOLAHEZEH BAH )


- DİKKATE ALMA(MA)K ile/ve/yerine CİDDİYE ALMA(MA)K


- DİKKATE DEĞMEZ/LİK değil SADE/LİK


- DİKKATİNİ ÇEKMEK ile MERAK ETMEK


- DİKKATİNİ DAĞITMAK ile DİKKATİ DAĞILMIŞ ile DİKKAT DAĞITMA ile ALIKOYMAK ile HACİZ

( DISTRACT vs. DISTRACTED vs. DISTRACTION vs. DISTRAIN vs. DISTRAINT )

( پريشانکردن ile واله ile حواس پرت ile پريشاني ile گروه بندي ile ضبط اموال ile گروو کشيدن ile گروکشي ile توقيف اموال )

( پريشانکردن ile VALEH ile HAVAS PORT ile پريشاني ile GARVEH BANDY ile ضبط اموال ile GARVO KESHYDAN ile GEROKESHY ile توقيف اموال )


- DİKKATİNİ TOPLAMAK/KONSANTRE OLMAK değil/yerine/= GÖZEÇLENMEK/YOĞUNLAŞMAK


- DİKKATSİZLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZLİK

( INATTENTION vs. INATTENTIVE vs. INATTENTIVENESS )

( غافلي ile محل نگذاشتن ile ناپرهيزي ile بي توجهي ile بي توجه ile بي اعتنا ile عدم توجه )

( غافلي ile MOHAL NAGOZASHTAN ile ناپرهيزي ile BEY TOJEHY ile BEY TOJEH ile BEY ETENA ile ADAM TOJEH )


- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< İLGİSİZLİK


- DİKKATSİZLİK ile KASITSIZ ile YANLIŞLIKLA

( INADVERTENCE vs. INADVERTENT vs. INADVERTENTLY )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile ندانستگي ile ندانسته )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile NADANSTGY ile NADANSTEH )


- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< KONTROLSÜZLÜK


- DİKLEŞMEK ile DİKLEŞTİRMEK ile DİKLEŞEBİLMEK


- DİKMEK ile DİKMEN ile DİKMELİK


- DİKMEK ile KÖPÜLEMEK

( ... İLE Şilte, yastık, yorgan vb.ni kalın ve aralıklı, sıkıca dikmek. )


- DİKMEK ile/<> SIRIMAK

( ... İLE/<> Yorgan, şilte gibi şeyleri, iri ve aralıklı dikmek. | Sağlam ve sıkıca dikmek. )


- DİKSİNMƏK[Azr.] = İRKİLMEK[Tr.]


- DİKSİYON ile SÖZLÜK

( DICTION vs. DICTIONARY )

( طرز بيان ile واژک نامه ile لغت نامه ile واژهنامه ile فرهنگ )

( TARZ BEYAN ile VAZHEK NAMEH ile LAGHAT NAMEH ile VAZHEENAMEH ile FAREANG )


- DİKTA ile DİKTACI/LIK


- DİKTATÖR/LÜK ile DİKTATÖRCE


- DİKTE ile DİKTE ile DİKTATÖR ile DİKTATÖRCE ile DİKTATÖRLÜK

( DICTATE vs. DICTATION vs. DICTATOR vs. DICTATORIAL vs. DICTATORSHIP )

( تلقين کردن ile ديکته کردن ile ديکته ile تلقين ile املاء ile فرمانرواي مطلق ile ديکتاتور ile استبدادي ile ديکتاتور وار ile ديکتاتوري ile استبداد )

( TALGHYNE KARDAN ile DYKETEH KARDAN ile DYKETEH ile TALGHYNE ile EMLA ile FARMANARVAY MOTALGH ile DYKETATOR ile ESTABDADY ile DYKETATOR VAR ile DYKETATORY ile ESTABDAD )


- DİKTİRMEK ile DİKTİRTMEK ile DİKTİRİLMEK ile DİKTİREBİLMEK


- DİL (BİLGİSİ) YAZIP KONUŞMAK ile/ve/değil KONUŞUP, DİL (BİLGİSİ) YAZMAK

( TASHÎF[Ar. < SAHF | çoğ. TASHÎFÂT]: Yazı yazarken sözcüğü yanlış yazma, yanılıp yanlış sözcük yazma. )


- DİL ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> DİL ATMAK


- DİL FELSEFESİ'NDE:
NAHİV ile/ve/||/<> MANTIK ile/ve/||/<> BELÂGAT ile/ve/||/<> USUL-Ü FIKIH


- DİL OLUŞTURMAK ile/değil DİLİN, DİLBİLGİSİNİ(GRAMERİNİ) OLUŞTURMAK


- DİL ve/||/<> BELLEK ve/||/<> YAŞAM


- DİL ve/<> BİRLİK


- DİL ile DİLCİK

( ... İLE Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan, sivri uclu, küçük, saydam çıkıntı. | Böceklerin ağzında, küçük dilin önünde bulunan bölüm. | Üflemeli çalgılarda ya da org borularında, kamış, tahta ya da metalden, yassı parça. )


- DİL ve/<> EGEMENLİK


- DİL ve/||/<>/= GÜVENİLİRLİK


- DİL ve/+ MANTIK ve/+ GEOMETRİ

( LANGUAGE and/+ LOGIC and/+ GEOMETRY )


- DİL ve/||/<> MANTIK ve/||/<> MATEMATİK

( ... VE/||/<> ... VE/||/<> Kavramı, kavramla göstermek. )

( LANGUAGE and/||/<> LOGIC and/||/<> MATHEMATICS )


- DİL ve/||/<> SANAT ve/||/<> AHLÂK

( Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek üzere, işaret ya da sözcüklerle yaşadıkları anlaşma. VE/||/<> Kişinin, hem kendine, hem de hemcinslerine yönelik 'iyilik' ülküsüne yaklaşma çabası ile hak-ödev bağlantısı çerçevesinde kurduğu ilişkiler manzumesini ve bunları belirleyen kurallar düzeni. VE/||/<> Yarar kaygısından git gide uzaklaşıp 'güzellik' değerlendirişine, elden geldiğince uygun ürün ortaya koymanın anlamını dışavurmanın yolu yordamıdır. )

( Dilde, mucize olmaz. )


- DİL ile/ve TUTARLILIK


- DİL ile/ve/||/<> VARLIK

( Dilin düzeni varlığın düzenidir, varlığın düzeni dilin düzenidir. )

( Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. )

( LANGUAGE vs./and/||/<> EXISTENCE )


- DİLATASYON ile DİLATE ile DİLATE ETMEK

( Genişleme. İLE Genişlemiş. İLE Genişletmek. )


- DİLBİLİM ile/ve/||/<>/</> MANTIK


- DİLBİLİM/LİNGUİSTİK ile/ve/||/<> ÖRÜBİLİM/FİLOLOJİ

( ... İLE/VE/||/<> Yazına[edebiyata] dayalı dilbilgisi. )


- DİLCİ/LİK ile DİLCİK


- DİLDE:
BİRİM ve/||/<>/> SIRA ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK


- BİRLİK:
DİLDE ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE


- DİLEK SOKAK :

( Merkez Sarıyer'de, Muhacir Mahallesi olarak anılan yerleşim bölgesi içindedir. Bu yerleşim bölgesi 93 Harbi denilen Osmanlı - Rus Harbi (1877) nedeni ile göç edenlerin yerleştirilmesi kuruldu. Burada kurulan yerleşim bölgesi nedeni ile alanda olan mandıranın (çiftliğin) alanı daralmış, sonrada tamamen kaldırıldı. Bu alanda sokaklardan biri de "Dilek Sokak" tır. Yeni yerleşim bölgesine gelip yerleşenler güçlükle karşılaşınca Hem Allah'a yakarır hem de Sarı Baba ile Kara Baba yatırlarına giderek dua eder, istekte bulunduklarından buradaki sokaklardan birine Dilek Sokak adı verilir. )


- DİLEK ile DİLEKÇE ile DİLEK KİPİ


- DİLEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< GERÇEK/LİK


- DİLEK ile/ve HEDEF

( Sana hiçbir dilek verilmemiştir ki, onu gerçekleştirecek güç de verilmemiş olsun. Ancak bunun için çallışman gerekebilir. )

( WISH vs./and TARGET )


- DİLEK ve/<> HÜZÜN

( Dilek, hüzün gerektirir. )


- DİLEK ile İSTEK/ARZU

( WISH vs. DESIRE )


- DİLEK/TEMENNİ[Ar.] ile KAYGI/ENDİŞE[Fars.]

( Özellikle, "İnşaallah" dendiğinde. )

( WISH vs. ANXIETY/CONCERN )


- DİLENMEK ile/ve/<> ACINDIRMAK

( TESE'ÜL[< SUÂL] ile/ve/<> ... )


- DİLENMEK ile/ve/değil/yerine DİLEMEK

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>

( Kişilerden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>


- DİLENMEK ile DİLENDİRMEK ile DİLENEBİLMEK ile DİLENDİRİLMEK ile DİLENCİ/LİK ile DİLENCİ VAPURU ile DİLENCİ ÇANAĞI


- DİLENMEK ile/değil/yerine DİRENMEK


- DİLİ-DAMAĞI (KURUMAK)


- DİL'İ KULLANMAK ve VAROLMAK


- DİLİ ÖĞRENMEK/ÖĞRETMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< DİLİ KULLANMAYI ÖĞRENMEK/ÖĞRETMEK


- DİLİM DİLİM (KESMEK)

( ŞERHA ŞERHA )


- DİLİMLEMEK ile DİLİMLENMEK ile DİLİMLETMEK ile DİLİMLENEBİLMEK ile DİLİMLEYEBİLMEK ile DİLİM ile DİLİM DİLİM


- DİLİN İŞLEVLERİ ve/||/<> KİMLİK


- DİLİNİ ANLAMAK ile/ve/<>/||/değil ZEVKİNİ ANLAMAK


- DİLİ/Nİ ARINDIRMAK ve/<> DÜŞÜNCENİ/ZİHNİNİ ARINDIRMAK


- DİLİ(ZİHNİ) (DOĞRU/YETKİN) KULLANMAK ile/ve/<> TÜRKÇE'Yİ (DOĞRU/YETKİN) KULLANMAK


- DİLLE ANLATMAK ile/yerine DİLDE YANSITMAK


- DİLLENMEK ile DİLLENDİRMEK ile DİLLENDİRİLMEK


- DİLLİ/LİK ile DİLLİ DÜDÜK


- DİLSİ ile DİLSİZ/LİK


- DİLUE/DİLUTED[İng.] değil/yerine/= SEYRELTİK


- DİLÜE ile DİLÜE ETMEK ile DİLÜENT ile DİLÜSYON

( Seyreltik, seyreltilmiş. İLE Seyreltmek, yoğunluğunu azaltmak. İLE Seyreltici. İLE Seyreltme. )


- DİMDİK ile/ve/||/<> DÜMDÜZ


- DIMDIZLAK


- DİN ANLATIMINDA:
BÖLÜNMÜŞLÜK ile/değil/yerine KAPSAMLI/LIK


- DİN:
İMAN ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK


- DİN:
KADÎM BİLGELİK ve/||/<> KÜLTÜR

( RELIGION: ANCIENT/ETERNAL WISDOM and/||/<> CULTURE )


- DİN:
SAMİMİYET ve/||/<> YALANSIZLIK


- DİN:
(YAŞAMSAL BİR) OLGU ve/<> (BİR) YANSIMA/TECELLİ ve/<> (YÜKSEK BİR) ANLAYIŞ/İDRAK ve/<> (YÜCE/ULVÎ BİR) KEŞİF ve/<> (YÜCE/ÂLÎ BİR) DENEYİM


- DİN ve/<> DİNDARLIK

( Söz vermek. VE/<> Sözünde durmak. )


- DİN ile/ve/değil EŞİK


- DİN ile/ve/||/<> EVLİLİK

( (")İki (")gönüllülük(") temelli oluşum.(") )


- DİN ile/ve GELENEK

( DİN: İnançlar ağı. )

( RELIGION vs./and TRADITION )


- DİN ile/değil HRİSTİYANLIK


- DİN ile METAFİZİK


- DİN ile/ve TERCİH (ETMEK)


- DİN ve/<> YAŞAM ve/<> ETKİNLİK ve/<> İŞBÖLÜMÜ-İŞBİRLİĞİ


- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMBİLİM


- DİNAMİK değil/yerine/= DEVİMLİ/DEVİNGEN/DİRİMLİ/ETKİN/DEVİMSEL


- DİNAMİKLEŞMEK ile DİNAMİKLEŞTİRMEK ile DİNAMİK/LİK ile DİNAMİK ANALİZ


- DİNAMİTLEMEK ile DİNAMİTLENMEK ile DİNAMİT ile DİNAMİTÇİ/LİK ile DİNAMİT LOKUMU


- DİNAMİZM değil/yerine/= DEVİMSELLİK / DEVİMSELCİLİK


- DİNCELMEK ile DİNCE


- DİNÇLENMEK ile DİNÇLEŞMEK ile DİNÇLEŞTİRMEK ile DİNÇLEŞEBİLMEK ile DİN ile DİNE ile DİNİ ile DİNK ile DİNÇ/LİK ile DİN DIŞI ile DİN ERKİ ile DİN ADAMI ile DİN BARONU ile DİN DORUĞU ile DİNİ BÜTÜN/LÜK ile DİN BİRLİĞİ ile DİNİ BAYRAM ile DİN FELSEFESİ


- DİNÇ/LİK ile/ve DEVİMSEL/LİK[DİNAMİK/LİK]


- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK

( TENDÜRÜST/TÜVANA/ZİNDE ile/ve/<>/ya da ... )

( ... ile/ve/<>/ya da SAKİN )


- DİNDARLAŞMAK ile DİNDAR/LIK


- DİNDE:
ZORUNLULUK ile/ve/<> SORUMLULUK

( [var ise] Sorumluluk yoktur. İLE/VE/<> Zorunluluk yoktur. )


- DİNDE:
FEDÂKÂRLIK ile/ve/||/<>/> ÖLÇÜLÜLÜK ile/ve/||/<>/> ÜMİTVÂRLIK


- DİNDİRMEK ile DİNDİRTMEK ile DİNDİRİLMEK ile DİNDİREBİLMEK ile DİNDİRİVERMEK


- DİNDİRMEK ile GİDERMEK

( TO QUENCH vs. TO CEASE/STOP )


- DİNE SAHİP OLMAK değil/yerine DİNİ/Nİ İZLEMEK


- DİNGİLDEMEK ile DİNGİLDETMEK ile DİNGİLDEK/LİK


- DİNGİNCİLİK ile/ve BİLİNEMEZCİLİK

( QUIETISM vs./and AGNOSTICISM )


- DİNGİNCİLİK ile/ve VAROLUŞÇULUK

( QUIETISM vs./and EXISTENTIALISM )


- DİNGİNLEŞMEK ile DİNGİNLEŞTİRMEK ile DİNGİNLEŞEBİLMEK ile DİNGİ ile DİNGİL/LİK ile DİNGİN/LİK ile DİNGİLLİ ile DİNGİNCİ/LİK ile DİNGİLSİZ


- DİNGİNLİK ve DENGE


- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK

( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )

( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

( INERTIA vs. MOTIONLESS )


- DİNGİNLİK ve/<> HAREKETTE DİNGİNLİK


- DİNİ:
ANLADIKTAN SONRA YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ANLAMAK

( [not] RELIGION: LIVING AFTER UNDERSTANDING vs./and/but UNDERSTANDING AFTER LIVING
UNDERSTANDING AFTER LIVING instead of RELIGION: LIVING AFTER UNDERSTANDING )


- DİNLEMEK/DİNLER GİBİ GÖRÜNMEK ile İLGİSİZLİK/KAYITSIZLIK

( TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE )


- DİNLEMEK ve/||/<>/>/< AŞKINLIK

( TO LISTEN and/||/<>/>/< TRANSCENDENTALNESS )


- DİNLEMEK ile/ve/> DENEMEK

( TO LISTEN vs./and/> TO TRY )


- DİNLEMEK ve/||/<>/> DİNLENMEK


- DİNLEMEK ile DİNLENMEK ile DİNLETMEK ile DİNLENİLMEK ile DİNLETİLMEK ile DİNLENDİRMEK ile DİNLENEBİLMEK ile DİNLETEBİLMEK ile DİNLEYEBİLMEK ile DİNLEYİVERMEK ile DİNLENDİRİLMEK ile DİNLENCE


- DİNLEMEK ile/ve/<> İZLEMEK


- DİNLEMEK ile "KULAK KABARTMAK"

( Kulağı ve dili olana söylüyorum, kulaksız ve dilsiz olan işitiyor. )


- DİNLEMEK ile/ve/<> SABIR/SABRETMEK

( TO LISTEN vs./and/<> PATIENCE )


- DİNLEMEK ile/ve "TAKİP ETMEK"

( TO LISTEN vs./and "TO FOLLOW UP" )


- DİNLEMEK ve/+/||/<>/>/< YAZMAK(NOT ALMAK)


- DİNLEMEMEK ile/ve/||/<> BASTIRMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/||/<> ORTAMDA DEĞİLMİŞ GİBİ DAVRANMAK


- DİNLEMEMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>/< NANKÖRLÜK

( Bir tek, nankörler dinlemez! )


- DİNLEMİŞ/DİNLİYOR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/yerine DİNLEMEK


- DİNLENMEK ile/ve/||/<>/< ANA DİLİNDE DİNLENMEK


- DİNLENMEK/DİYLEM ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK

( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )


- DİNLENME/LİK ile DİNLENME SALONU


- DİNLEYİŞ ile DİNLEYİCİ/LİK


- DİNOZORLAŞMAK ile DİNOZOR ile DİNOZORLAR


- DİNSİZLEŞMEK ile DİNSİZLEŞTİRMEK ile DİNSİZLEŞEBİLMEK ile DİNSİZLEŞTİRİLMEK ile DİNSİZ/LİK


- DİNSİZLİK ile DİNSİZ ile DİNSİZ

( IRRELIGION vs. IRRELIGIOUS vs. IRRELIGOUS )

( لامذهبي ile بد کيشي ile بدآئين ile بي ديانت ile بدکيش ile هر هري ile بد کيش ile لامذهب ile از دين برگشته ile بي دين ile بدمذهب )

( LAMAZZEHABY ile BAD KYSHY ile بدآئين ile BEY DYENT ile BADAKYSH ile NPAR NPARY ile BAD KYSH ile LAMAZZEHAB ile AZ DYNE BARGASHTEH ile BEY DYNE ile بدمذهب )


- DİNSİZ/LİK ile/ve İLGİSİZ/LİK

( GÂVUR/"GEVUR"[Fars. < GEBR]: Ateşe tapan, mecûsî. | Dinsiz. | Müslüman olmayan. | Merhametsiz, acımasız. | İnatçı. )


- DİPDİBE (OTURMAK, YAŞAMAK)


- DİP ile DİP AĞI ile DİP DİBE ile DİP BUCAK ile DİP DORUK ile DİP KOÇANI ile DİP BALIKÇILIĞI


- DİP ile/ve/değil EŞİK


- DİP ile KÖK

( Eğer kökler sağlıklıysa ve iyi sulanıyorsa, meyveler elbette lezzetli olacaktır. )


- DİPÇİKLEMEK ile DİPÇİKLENMEK ile DİPÇİKLETMEK ile DİPÇİK ile DİPÇİKLİ


- DİPLOMA/SERTİFİKA" (SAHİBİ OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAK/ÖĞRENMEK


- DİPLOMA ile DİPLOMASİ ile DİPLOMAT ile DİPLOMATİK

( DIPLOMA vs. DIPLOMACY vs. DIPLOMAT vs. DIPLOMATIC )

( گواهينامه ile ديپلم ile مدرک ile دانشنامه ile سياستمداري ile ديپلماسي ile ديپلمات ile سياستمدار ile ديپلماتيکي ile سياستمدارانه ile ديپلماتيک ile سياسي )

( GOVAHYNAMEH ile DYPOLAM ile MADRAK ile DANESHENAMEH ile SYESTAMDARY ile DYPOLMASY ile DYPOLMAT ile SYESTAMDAR ile DYPOLMATYKY ile SYESTAMDARANEH ile DYPOLMATYK ile SYASY )


- DİPLOMA ile DİPLOMAT/LIK ile DİPLOMALI/LIK ile DİPLOMASIZ/LIK ile DİPLOMATÇA


- DİPLOMATİK ile DİPLOMATİK DİL ile DİPLOMATİK YOL


- DİPLOMATİK[Fr. < DIPLOMATIQUE] ile/ve/||/<> KORDİPLOMATİK[Fr. < CORPS DIPLOMATIQUE]

( Diplomasi ile ilgili: İLE Bir ülkede bulunan elçi ve elçilik görevlilerinin topluluğu. )


- DİPSİZ/LİK ile DİPSİZ KUYU ile DİPSİZ TESTİ ile DİPSİZ DORUKSUZ


- DİPTIRNAK (TEMİZLEMEK)


- DIR" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNDİRGEMEK


- ...DIR ile/ve/değil/yerine ...LIK


- ...DIR değil/yerine OLANAKLI/LIK


- ...DIR ile ...'YA İŞARET ETMEK


- DIR" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ZORLAMAK


- DİRAYET ile DİRAYETLİ/LİK ile DİRAYETSİZ/LİK


- DIR-DIR (ETMEK)


- DIRDIRLANMAK ile DIRDIR ile DIRDIRCI/LIK


- DİREK ile ARMOZ DİREĞİ

( ... İLE Köşe dikmesi. [Doğu Karadeniz'de] )


- DİREK ve/<> ÇANAKLIK

( ... VE/<> Gemi direklerindeki gözleme yeri. )


- DİREK ile/ve/<> DAYANAK


- DİREK ile/değil GÖNDER

( ... İLE/DEĞİL Bayrak çekilen direk. | Üvendire. | Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa. )


- DİREK ile GRANDİ[İt.]

( ... İLE Geminin, baştan ikinci direği. )


- DİREK ile HATIL

( Duvarı sağlamlaştırmak için konulan direkler. )


- DİREK ile/ve/||/<>/> KABALLAMAK

( ... İLE/VE/||/<>/> Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek. )


- DİREKT OLARAK değil/yerine DOĞRUDAN


- DİREKT ile DİREK


- DİREMEK ile DİRENMEK ile DİRETMEK ile DİREŞMEK ile DİRENİLMEK ile DİRENLEMEK ile DİRENEBİLMEK ile DİRETEBİLMEK ile DİREK/LİK ile DİREN ile DİREY ile DİREKLİ ile DİREKÇİ/LİK ile DİREKSİZ


- DİRENÇ ile/ve EŞİK

( RESISTANCE vs./and EDGE )


- DİRENÇSİZLEŞMEK ile DİRENÇ ile DİRENÇLİ/LİK ile DİRENÇSİZ/LİK


- DİRENGEN/LİK(İNATÇI/LIK) ile DİKBAŞLI/LIK

( İnatçılık daha çok bildiği ve/ya da bildiğini zannettiği üzerine gösterilen tutum. İLE Dik başlılık ise, bilgiye/doğru bilgiye sahip olmadan fikir/yorum sahibi olup, fikrinde/yorumunda sabit/ısrarcı olma durumu. )

( ANUT/MUANNİT ile ... )


- DİRENGEN/LİK(İNATÇI/LIK) ile/değil/yerine KARARLI/LIK

( Bilgisizlikte/cahillikte, donanımsızlıkta, beşerde. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilgilide, bilgede, insanda, adam olmuşta. )

( [not] OBSTINACY vs./but DECISIVENESS
DECISIVENESS instead of OBSTINACY )

( ANUT/MUANNİT ile ... )


- DİRENİŞ ile DİRENİŞÇİ/LİK


- DİRENMEK ile/ve DAYANMAK

( ... ile/ve İRTİFAK )


- DİRENMEK ile İSYAN

( Direnç göstermeyin, kendiniz sandığınız kişi'ye tutunmayın. )

( Direnmediğiniz zaman, bir dirençle de karşılaşmazsınız. )

( TO RESIST vs. REBELLION
Don't resist, don't hold on to the person you take yourself to be.
When you do not resist, you meet vs. no resistance. )


- DİRETMEK ile/ne yazık ki DAYATMAK


- DİRETMEK ile/ve/değil/yerine/önce/+/||/<>/></>/< DİRENMEK

( "İrâde"[yapma bilgisi/"isteği"]. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< İhtiyâr[yapma bilgisi/"isteği"]. )

( [not] TO INSIST vs./and/but/+/||/<>/>/< TO RESIST
TO RESIST instead of TO INSIST )


- DİRETMEK ile/değil/yerine/>< DİRİLTMEK


- DİRGENLEMEK ile DİRGEN


- DİRİLMEK ile DİRİLEŞMEK ile DİRİLEBİLMEK ile DİRİLİVERMEK ile DİRİ/LİK ile DİRİL ile DİRİM/LİK ile DİRİĞ ile DİRİCE ile DİRİMLİ ile DİRİKSEL ile DİRİMSEL/LİK ile DİRİ DİRİ ile DİRİ ÖRTÜ ile DİRİL ISI ile DİRİM SUYU ile DİRİMSELCİ/LİK ile DİRİM KURGU ile DİRİKSEL ISI ile DİRİM BİLİMİ ile DİRİM KONİSİ ile DİRİM BİLİMCİ ile DİRİM BİLİMSEL ile DİRİM KURGUSAL


- DİRİLTMEK ile DİRİLTEBİLMEK ile DİRİLTİVERMEK


- DİRİMLİLİK/CANLILIK ile/ve/=/||/<> HOMOKİRAL (TEK ELLİ)


- DİRLİK ile DİRİLİK


- DİRLİK ile DİRLİKÇİ ile DİRLİKSİZ/LİK ile DİRLİK DÜZENLİK


- DİRLİK ve/||/<>/> DÜZEN


- DİRSEK ÇIKARMAK ile/ve/||/<> SIRT ÇEVİRMEK


- DİRSEK ile DİRSEK YAĞI ile DİRSEK MESAFESİ

( ELBOW vs. ELBOW GREASE vs. ELBOWROOM )

( مرفق ile مفصل آرنج ile آرنج ile با آرنج زدن ile کد يمين ile محل فراغت )

( مرفق ile MAFASL ARANJ ile ARANJ ile BA ARANJ ZADAN ile KAD YMYNE ile MOHAL FARAGHAT )


- DİRSEK ile DİZ

( Kolların eklem yeri. İLE Bacakların eklem yeri. )

( MİRFAK ile ... )

( ÂRÂN, ÂREC, ÂRENC, ÂRENG, ÂRET ile ... )

( ELBOW vs. KNEE )


- DİRSEKLEMEK ile DİRSEKLENMEK ile DİRSEK/LİK ile DİRSEK KEMİĞİ ile DİRSEK TEMASI ile DİRSEK DİRSEĞE


- DİŞ ARASI ile YASAK ile YASAKLANMIŞ ile YASAKLAMA

( INTERDENTAL vs. INTERDICT vs. INTERDICTED vs. INTERDICTION )

( بين دنداني ile محجور کردن ile محجور ile محجوريت )

( BEYNE DANDANY ile MAHJUR KARDAN ile MAHJUR ile محجوريت )


- DIŞ BAYRAK ile/ve/<> İÇ BAYRAK


- DİŞ ÇIKARMAK -ile

( TEETHE )


- DIŞ "GÜZELLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İÇ GÜZELLİK


- DİŞ İPİ ve/||/<>/> DİŞ FIRÇASI (/KULLANMAK)


- DIŞ KULAK ile/ve/||/<> ORTA KULAK ile/ve/||/<> İÇ KULAK

( Kulak kepçesi ve dış kulak yolundan oluşan bölüm. İLE/VE/||/<> Kulakzarı, çekiç, örs, üzengi kemiklerinin bulunduğu, dış kulakla iç kulak arasındaki bölüm. İLE/VE/||/<> İşitme sinirlerinin bulunduğu bölüm. )


- DİŞ MACUNU VE BENZERİ TÜPLERİNİN:
ORTASINDAN SIKMAK yerine DİBİNDEN, YUKARI DOĞRU SIKMAK


- DİŞ TELİ ile/değil/yerine/||/<>/> SAYDAM PLAK

(
ile/değil/yerine/||/<>/>
)


- DIŞA DÖNÜKLÜK ile DIŞA DÖNÜK

( EXTROVERSION vs. EXTROVERT )

( برگشتگي بهبيرون ile برونگراي )

( برگشتگي بهبيرون ile BARVANGARAY )


- DISABILITY :/yerine ENGELLİLİK


- DIŞADÖNÜKLÜK ile/ve/||/<> AÇIKLIK ile/ve/||/<> UZLAŞMACILIK ile/ve/||/<> VİCDANLILIK ile/ve/||/<> SİNİRLİLİK


- DISAGREE :/yerine KATILMAMAK


- DISAPPEAR :/yerine KAYBOLMAK


- DIŞARI ÇIKARMAK ile FIRLATMA

( EJECT vs. EJECTION )

( بيرون راندن ile طرد ile انزال ile بيرون راني )

( BEYRON RANDAN ile TARD ile ENZAL ile BEYRON RANY )


- DIŞARIDA ARAMAK ile/ve/değil/yerine İÇERİDE/YAKINDA ARAMAK/BULMAK

( Dışarıda aranan/bulunan, kaybedilir de. )


- DIŞARIDA BIRAK(IL)MAK ve/=/||/<> İÇERİ KAPAT(IL)MAK


- DIŞARIDA BIRAKMAK ile KENARA KOYMAK


- DIŞARI/LIK ile DIŞARLIK ile DIŞARILI ile DIŞARLIKLI


- DIŞASALAK ile DIŞBESLENEN

( ... İLE Besinini, organik maddelerden sağlayan. HETEROTROF )


- DIŞAVURUM ve/||/<>/< AHLÂK ve/||/<>/< İHLÂS


- DIŞAVURUM = İFADE = EXPRESSION[İng., Fr.] = AUSDRUCK[Alm.] = EXPRESIÓN[İsp.]


- DİŞBUDAK/ZÜMRÜT ile DİŞOTU

( Zeytingillerden, kerestesi sert ve değerli bir ağaç. İLE Dişotugillerden, kurak ve çorak yerlerde yetişen, otsu bir bitki. )

( FRAXINUS EXCELSIOR cum PLUMBAGO )


- DIŞBÜKEY ile DIŞBÜKEYLİK

( CONVEX vs. CONVEXITY )

( محذب ile گردهماهي ile خرپشت ile محدب ile تحدب ile کوژي ile حدبه )

( محذب ile GARDEHAMAHY ile KHARPASHT ile MAHDAB ile TAHDAB ile KOZHY ile حدبه )


- DİŞÇİ/LİK ile DİŞÇİK ile DİŞÇİ KOLTUĞU


- DISCOVER :/yerine KEŞFETMEK


- DISCRIMINATION :/yerine AYRIMCILIK


- DISCUSS :/yerine TARTIŞMAK


- DISEASE :/yerine HASTALIK


- DİŞEĞİLEMEK ile DİŞEĞİ


- DİSEKAN değil/yerine/= DİLİNİK


- DISH :/yerine TABAK


- DİŞİ ÇİÇEK = ZEHRE-İ MÜENNES = FLEUR FEMELLE


- DİŞİ ile DİŞİ HAYVAN ile DİŞİ KONNEKTÖR ile DİŞİ ŞEYTAN ile DİŞİ EŞEK ile KADIN ARKADAŞ ile KADIN PEZEVENK ile KADIN SEKRETER ile KADIN HİZMETÇİ ile KADIN KÖLE ile KADIN ÖĞRETMEN ile DİŞİLER

( FEMALE vs. FEMALE ANIMAL vs. FEMALE CONNECTOR vs. FEMALE DEMON vs. FEMALE DONKEY vs. FEMALE FRIEND vs. FEMALE PIMP vs. FEMALE SECRETARY vs. FEMALE SERVANT vs. FEMALE SLAVE vs. FEMALE TEACHER vs. FEMALES )

( ماچه ile ماده ile نساء ile اناثي ile مونث ile زن ile لاس ile اتصال ماده ile عفريته ile ماچه خر ile رفيقه ile زنجاکش ile منشي زن ile باجي ile کنيز ile آموزگار زن ile اناث )

( MACHEH ile MADEH ile NESA ile اناثي ile MONS ile ZAN ile لاس ile ETESAL MADEH ile عفريته ile MACHEH KHAR ile رفيقه ile ZANJAKESH ile MONASHY ZAN ile باجي ile KONYZ ile AMUZGAR ZAN ile ANAS )


- DİŞİL SİVRİSİNEK ile/ve ERİL SİVRİSİNEK

( İnsanı ısırır. İLE/VE Sadece bitkileri ısırır. )

( ... İLE/VE Dişillerden daha yüksek bir perdeden vızıldarlar. )

( ... İLE/VE Si-natürel bir diyapozon notasıyla eşeysel olarak uyarılabilirler. )

( Beslendikleri yere çeken şeyler nem, süt, karbondioksit, gövde sıcaklığı ve harekettir. Terli kişilerin ve gebelerin ısırılma olasılıkları daha fazladır. İLE/VE ... )

( 100'den fazla ölümcül hastalık taşırlar. )

( Günümüzde her 12 saniyede bir kişiyi öldürüyorlar. )

( Şu ana kadar ölmüş kişilerin yarısını (olasılıkla 45 milyar kadar) dişi sivrisinekler öldürmüştür. )

( Ronald Ross, dişi sivrisineklerin Plazmodyum[sıtma mikrobu] parazitini salyalarıyla nasıl taşıdıklarını gösteren kişidir. )

( KİNİN: Bazı hastalıklarda ateşi düşürmek için [özellikle sıtma tedavisinde] kullanılan ilâçtır. )


- DİŞİLİK ile/yerine KİŞİLİK

( "Dişi-kişi" "olmak" değil kişi-dişi olmaktır aslolan. )


- DİŞİLLEŞTİRMEK ile DİŞİL/LİK


- DİŞİLLİK ile/ve/||/<> ARKEGON[Fr. < ARCHÉGONE]

( ... İLE/VE/||/<> Eğrelti otlarında, tüm kara yosunlarında, bazı su yosunlarında ve açık tohumlularda görülen dişillik örgeni. )


- DİSİMİLASYON[Fr.] değil/yerine/= BENZEŞMEZLİK


- DİŞİNDEN-TIRNAĞINDAN (ARTIRMAK)


- DİSİPLİN KUVVETLERİ MÜLKİYET BÜROSU ile ÖĞRENCİ ile ÖĞRENCİLER ile MÜRİTLİK ile DİSİPLİNLİ ile DİSİPLİNLE İLGİLİ ile DİSİPLİN ile DİSİPLİN MAHKEMESİ ile DİSİPLİN GÜÇLERİ ile DİSİPLİN ile DİSİPLİNLİ

( DISCIPLINARY FORCES BUREAU OF PROPERTIES vs. DISCIPLE vs. DISCIPLES vs. DISCIPLESHIP vs. DISCIPLINABLE vs. DISCIPLINAL vs. DISCIPLINARY vs. DISCIPLINARY COURT vs. DISCIPLINARY FORCES vs. DISCIPLINE vs. DISCIPLINED )

( سالک ile حواري ile مريد ile پيرو ile تلامذه ile مريدي ile تلميذ ile نظم بردار ile انضباط پذير ile نظم دهنده ile انضباطي ile انتظامي ile مهکمه اداري ile نيروهاي انتظامي ile اداره اماکن نيروي انتظامي ile انتظام ile دهناد ile تاديب کردن ile انضباط ile با انضباط )

( SALK ile حواري ile MARYD ile PEYRO ile تلامذه ile مريدي ile تلميذ ile NAZAM BARDAR ile ENZBAT PAZYR ile NAZAM DAHANDEH ile ENZBATY ile ENTEZAMY ile MOTEOKMEH EDARY ile NEYRAVEYAY ENTEZAMY ile EDAREH EMAKON NEYROY ENTEZAMY ile انتظام ile DAHANAD ile TADYBE KARDAN ile ENZBAT ile BA ENZBAT )


- DİSİPLİN ile DİSİPLİNE ile DİSİPLİNLİ/LİK ile DİSİPLİNSİZ/LİK ile DİSİPLİN SUÇU ile DİSİPLİNSİZCE ile DİSİPLİN CEZASI ile DİSİPLİN KURULU


- DİSİPLİN ile KATILIK

( DISCIPLINE vs. STERNNESS )


- DİSİPLİN ile/ve SORUMLULUK

( DISCIPLINE vs./and RESPONSIBILITY )


- DİSİPLİN ile TİTİZLİK

( DISCIPLINE vs. FASTIDIOUSNESS/FUSSINESS )


- İKTİDAR:
"DİSİPLİNE EDİCİ" ile/ve/||/<>/> "DÜZENLEYİCİ"

( Normalleştirici. İLE/VE/||/<>/> Yönlendirici. )


- DİSİPLİN(LER):
INTER ile/ve/||/<>/> MULTI ile/ve/||/<>/> TRANS ile/ve/||/<>/> OMNI ile/ve/||/<>/> HOLİSTİK

( İkili. İLE/VE/||/<>/> Çoklu. İLE/VE/||/<>/> Çeşitli. İLE/VE/||/<>/> Karışık. İLE/VE/||/<>/> Bütüncül. )


- DİSİPLİNLERARASILIK ile/ve/<> SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

( INTERDISCIPLINARY vs./and/<> SUSTAINABILITY )


- DIŞİŞLERİ ile DIŞİŞLERİ BAKANI ile DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI ile SECR DIŞ POLİTİKA KOMİTESİ YARDIMCISI ile DIŞ POLİTİKA KOMİTESİ YARDIMCISI ile YABANCI ile DÖVİZ ile DÖVİZ ile DÖVİZ KURU ile YABANCI YAPIMI ile YABANCI ile YABANCILAR ile YABANCILIK ile YABANCILIK

( FOREIGN AFFAIRS vs. FOREIGN MINISTER vs. FOREIGN MINISTRY vs. FOREIGN POLICY COMMITTE DEPUTY TO THE SECR vs. FOREIGN POLICY COMMITTEE DEPUTY vs. FOREIGN vs. FOREIGN CURRENCY vs. FOREIGN EXCHANGE vs. FOREIGN EXCHANGE RATE vs. FOREIGN MADE vs. FOREIGNER vs. FOREIGNERS vs. FOREIGNISM vs. FOREIGNNESS )

( بيگانه ile فرا منتقه اي ile اازخارجه آمده ile غريب ile خارجه ile امور خارجه ile ارز خارجي ile اسعار ile نرخ اسعار خارجي ile ساخت خارجي ile وزير خارجه ile وزير امور خارجه ile وزيرخارجه ile وزارت امور خارجه ile معاون سياست خارجي دبير شوراي عالي امنيت مل ile معاون سياست خارجي ile غريبه ile خارجي ile اجنبي ile خارجيان ile بيگانه پرستي ile بيگانگي )

( BEYGANEH ile FARA MONTEGHEH AY ile AZKHARJEH AMODEH ile غريب ile KHARJEH ile AMOR KHARJEH ile ARZ KHARJY ile اسعار ile NARKH ASAAR KHARJY ile SAKHT KHARJY ile VEZYR KHARJEH ile VEZYR AMOR KHARJEH ile وزيرخارجه ile VAZART AMOR KHARJEH ile MOAVAN SYEST KHARJY DABYR SHORAY ALY AMANYT MOL ile MOAVAN SYEST KHARJY ile GHARYBAH ile KHARJY ile اجنبي ile KHARJYAN ile BEYGANEH PARESTY ile BEYGANGY )


- DİSK ile DİSKO ile DİSKÇİ/LİK ile DİSK ATMA ile DİSKÇALAR ile DİSK ZIMPARA


- DIŞKI ile DIŞKI ile SALGILAMAK ile BOŞALTIM

( EXCRETA vs. EXCRETAL vs. EXCRETE vs. EXCRETION )

( فضولات ile برازي ile دفع کردن ile برون کردن ile دفع )

( FOZOLAT ile برازي ile DAF KARDAN ile BORON KARDAN ile DAF )


- DIŞKILAMAK ile DIŞKILAYABİLMEK ile DIŞKI/LIK


- DİSKORDANS/DISCORDANCE[İng.] değil/yerine/= UYUMSUZLUK


- DİSKORDAN/S değil/yerine/= BENZEŞMEZ/LİK | UYUMSUZ/LUK


- DİSKRİMİNANT ile/||/<> KÖK

( Diskriminant kök durumunu İLE kök çözümü verir )

( Formül: Δ=b²-4ac İLE x değerleri )


- DIŞLAMA ile/değil (SADECE) FARK

( [not] TO EXCLUDE vs./but (ONLY) DIFFERENCE )


- DIŞLAMAK ile ARKADA BIRAKMAK


- DIŞLA(N)MAK ile AŞAĞILA(N)MAK

( TO EXCLUDE vs./and TO DESPISE )


- DIŞLAMAK ile/ve/değil/yerine DIŞARIDA BIRAKMAK

( [not] TO EXCLUDE vs./and/but TO LEAVE OUT
TO LEAVE OUT instead of TO EXCLUDE )


- DIŞLAMAK ile DIŞLANMAK ile DIŞLAŞTIRMAK ile DIŞLANABİLMEK ile DIŞLAYABİLMEK ile DIŞLAYIVERMEK


- DIŞLAMAK ile/değil/yerine/||/<>/< GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK

( TO EXCLUDE vs. TO PRETEND NOT TO SEE/TO TURN A BLIND EYE )


- DIŞLAMAK ile ÖTEKİLEŞTİRMEK


- DIŞLAMAK ile REDDETMEK

( TO EXCLUDE vs./and TO REJECT/DECLINE )


- DIŞLAMAK ile/değil/yerine UZAKLAŞTIRMAK


- [ne yazık ki]
DIŞLAMAK ile/ve/||/<>/> YADSIMAK


- DIŞLAMA(MA)K ile/ve/<> HOR GÖRME(ME)K


- DIŞLAMA(MA)K ile/ve/||/<> KÜÇÜMSE(ME)MEK


- DIŞLAŞMAK ve/||/<>/> AÇIĞA ÇIKMAK


- DIŞLAŞ(TIR)MAK ile/ve/||/<> KABALAŞ(TIR)MAK


- DIŞLAŞ(TIR)MAK ile SOMUTLAŞ(TIR)MAK

( EXTERNALIZE vs. TO CONCRETIZE )


- DIŞLAŞ(TIR)MAK ile YOĞUNLAŞMAK

( EXTERNALIZE vs. TO INTENSIFY )


- DIŞLAYICI ile ÖZEL ile MÜNHASIRAN ile AYRICALIK

( EXCLUSIONARY vs. EXCLUSIVE vs. EXCLUSIVELY vs. EXCLUSIVITY )

( سالب ile منحصر ile انحصاري ile انتصاري ile منحصرا ile انحصاريت )

( SALEB ile MONHESR ile ENHESARY ile انتصاري ile MONHESRA ile ENHESARYT )


- DİŞLEMEK ile DİŞLENMEK ile DİŞLETMEK ile DİŞLENEBİLMEK ile DİŞLEYEBİLMEK ile DİŞLEYİVERMEK ile DİŞLEK/LİK


- DİŞLEMEK ile ISIRMAK


- DİŞLEMEK ile KEMİRMEK