Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(25/102)


- DERSHANE ile DERSHANECİ/LİK


- DERT ETMEK ile DERT EDİNMEK

( Kendinize zulmetmek için yollar icat etmeyin! )

( Don't invent self-inflicted cruelties. )


- DERT SAHİPLİĞİ ile/ve/değil ADANMIŞLIK


- DERT ile/ve/= NİTELİK

( Baki olan bir dert edin! Bu fâni dünyada. )

( Ehl-i derdin sohbetine mahrem et! )

( Söylemem derdimi hemderde bile! )

( Allah derdinizi artırsın! )


- DERT/LERİNİ ANLATMAK ile/değil/yerine (NİTELİKLİ VE YÜKSÜZ) İLİŞKİ (KURMAK)


- DERTLERİNİ PAYLAŞMAK ile TAZİYE ile KOMİSER ile KOMİSERLİK ile KOMİSYON ile KOMİSYON ÜCRETİ ile ARABULUCULUK ile ORTAK

( COMMISERATE vs. COMMISERATION vs. COMMISSAR vs. COMMISSARIAT vs. COMMISSION vs. COMMISSION FEE vs. COMMISSURE vs. COMMISURAL )

( اظهار تاسف کردن ile اظهارتاسف ile کميسر ile کميساريا ile کميسيون ile حقالعمل کار ile کارمزد ile ماموريت دادن ile حقالعمل ile محل تلاقي ile درزي )

( EZEHAR TASEF KARDAN ile EZEHARTASEF ile KAMYSAR ile کميساريا ile KAMYSYVAN ile HAGHALEMAL KAR ile KARAMZAD ile MAMORYT DADAN ile HAGHALEMAL ile MOHAL TALAGHY ile درزي )


- DERTLEŞME ile/ve "DERS" (ÇIKARMAK)


- DERTLİ ile/ve/<> EDİP ile/ve/<> ÂŞIK ile/ve/<> ÂRİF

( [Derdini] Yalın anlatan. İLE/VE/<> Hoş anlatan. İLE/VE/<> Haliyle anlatan. İLE/VE/<> Gülümseyişiyle örterek anlatan. )


- DERVİŞ:
DÜNYA ve/||/<> İKİYÜZLÜLÜK ve/||/<> VARLIK ve/||/<> YALAN ve/||/<> KÖSNÜ/ŞEHVET

( DERVİŞ: DAL ve/||/<> RA ve/||/<> VAV ve/||/<> YE ve/||/<> ŞIN )


- DERVİŞ ile/ve ABDAL/TORLAK

( ... İLE/VE Gezgin derviş. )


- DERVİŞ ile/ve ÂŞIK

( Önce nefsini yok etmeye çabalar. İLE/VE Önce aklını yok etmeye çabalar. )

( Âşık'ın uykusu: Hâl-i istiğrak. Gözü uyur ama, özü uyumaz. )

( Âlimlerin uykusu ibâdettir. )

( DERVİŞ: Başına gelmiştir ve fakat anlamamıştır. )

( Tüm tarikatlerde bazı (hal üzere) yol alanlar. İLE/VE (Alevi-)Bektaşî'likte. )


- DERVİŞ ile/ve/değil EŞİK


- DERVİŞ ile/ve IŞIK

( ... İLE/VE Bektâşî dervişi. )

( Erenler adama bir iş ederler, evirir-çevirir, ederler derviş. )

( Bir iş ederler, adamı derviş ederler. )


- DERVİŞ ile/ve SÂLİK

( Dervişlik çok kolay, âsân bir yoldur, söz dinleyene; Dervişlik çetin ve pek müşkil yoldur, söz dinlemeyene. )

( Dervişe gizli olmaz. )


- DERVİŞ/LİK ile DERVİŞÇE


- DERVİŞ/LİK ve/||/<>/> KENDİNİ "YOK ETMEK"


- DERYA DENİZ (BİLGİ SAHİBİ OLMAK)


- DEŞARJ ile DEŞARJ OLMAK

( Boşalım. İLE Boşalmak. )


- DESCRIBE :/yerine TANIMLAMAK


- DEŞELEMEK ile DEŞEBİLMEK


- DEŞELEMEK değil EŞELEMEK ya da DEŞMEK


- DESEN ile/ve/değil/<> RENK


- DESENLEMEK ile DESEN ile DESENCİ/LİK ile DESENLİ ile DESENSİZ ile DESENLİ KAPLAMA


- DESERVE :/yerine HAK ETMEK


- DESIGN :/yerine TASARLAMAK


- DEŞİLMEK ile DEŞİLEBİLMEK


- DESİNLER DİYE YAPMAK değil/yerine İŞLET FİİLİN, DUYSUN KULAĞIN


- DESIRE :/yerine ARZU, İSTEMEK


- DESK :/yerine MASA


- DEŞMEK ile/ve/değil/||/<>/> DELMEK

( Daha hafif. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Daha etkili. )


- DEŞMEK ile/ve/değil/||/<>/> KAZMAK


- DESPOTLAŞMAK ile DESPOTLAŞABİLMEK ile DESPOT/LUK ile DESPOTÇA ile DESPOTİZM


- DESTANÎ/EPİK değil/yerine/= OZYIRSI


- DESTANLAŞMAK ile DESTANLAŞTIRMAK ile DESTANLAŞABİLMEK ile DESTANLAŞTIRILMAK ile DESTAN/LIK ile DESTANİ ile DESTANCI/LIK ile DESTANLI ile DESTANSAL ile DESTANSIZ


- DESTEK VERMEK ile REKLÂMINI YAPMAK

( Yap fakat tapma! )

( TO SUPPORT vs. TO ADVERTISE )


- DESTEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAYANAKÇA


- DESTEK ile/ve/<> DAYANIŞMA

( SUPPORT vs./and/<> SOLIDARITY )


- DESTEK ile DESTEK

( BRACE vs. BRACING )

( آکولاد ile فرح بخش )

( آکولاد ile FARH BAKHSH )


- DESTEK ile/ve/<> PAYLAŞIM

( Ölçü, aynı şeye gülmek değil, aynı şeye ağlamaktır. )

( SUPPORT vs./and/<> SHARING )


- DESTEK ile/ve/<> SEFERBERLİK

( SUPPORT vs./and/<> MOBILIZATION )


- DESTEK ile/ve/<> TEŞVİK

( SUPPORT vs./and/<> ENCOURAGEMENT )


- DESTEK ile TUZAK


- DESTEKLEMEK ile/ve/||/<> PEKİŞTİRMEK


- DESTEKLEYİŞ ile DESTEKLEYİCİ/LİK


- DESTEKLİ ile DESTEK ile DESTEK MAĞAZASI

( BACKED vs. BACKING vs. BACKING STORE )

( پشت گرم ile پشتي دار ile پشتي ile انباره پشتيبان )

( POSHT GARAM ile POSHTY DAR ile POSHTY ile ANBAREH POSHTYBAN )


- DESTELEMEK ile DESTEKLEMEK ile DESTELENMEK ile DESTELETMEK ile DESTEKLENMEK ile DESTEKLETMEK ile DESTEKLEŞMEK ile DESTELEYEBİLMEK ile DESTEKLENEBİLMEK ile DESTEKLEYEBİLMEK ile DESTE ile DESTEK ile DESTECİ/LİK ile DESTEKLİ/LİK ile DESTEKÇİ/LİK ile DESTEKSİZ/LİK ile DESTEK DOKU ile DESTEK OYUN ile DESTEKLİ BÜTÇE ile DESTEKLEME ALIMI


- DESTROY :/yerine YOK ETMEK


- DESTUR ile DESTURLU ile DESTURSUZ/LUK


- DESTÛR[Fars.] "(EDİNMEK)" ile/değil ŞİAR[Ar.] (EDİNMEK)

( İzin, müsâade, ruhsat. İLE/DEĞİL Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik, belgi. | Temel ilke. )


- DETAYLANDIRMAK ile AYRINTILI ÇALIŞMA

( ELABORATE vs. ELABORATE WORK )

( با دقت شرح دادن ile بهزحمت ساختن ile نازک کاري ile ريزهکاري )

( BA DAGHT SHARH DADAN ile BACPEHZAHMAT SAKHTAN ile NAZAK KARY ile ريزهکاري )


- DETAYLANDIRMAK ile DETAY ile DETAYLI/LIK ile DETAYSIZ/LIK ile DETAYSIZCA


- DETECT :/yerine TESPİT ETMEK


- DETERJAN ile DETERJANCI/LIK


- DETERMİNAN/T ile DETERMİNASYON ile DETERMİNE ile DETERMİNE ETMEK

( Belirleyen, belirleyici. İLE Belirlenim, belirleme, belirleyicilik. İLE Belirlenmiş, belirli. İLE Belirlemek. )


- DETERMINE :/yerine BELİRLEMEK


- DETERMİNİSTİK ile/||/<> STOKASTİK

( Deterministik sistemler öngörülebilir İLE stokastik sistemler rastgelelik içerir )

( Kolmogorov tarafından 1933 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1903-1987) (Ülke: Rusya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Olasılık teorisi aksiyomları) )


- DETERMİNİZM/DETERMINISM[İng.] değil/yerine/= BELİRLEYİMCİLİK


- DETERMİNİZM İLE İNDETERMİNİZM İLE OLASILIK ile/||/<> FİZİK FELSEFİ SORUNLARI

( Fiziğin temel felsefi soruları. )

( Formül: Hidden variables? )


- DEVAM ETMEK değil/yerine/= SÜRDÜRMEK / SÜRMEK/SÜRÜP GİTMEK


- DEVAM ETTİRME ile SÜREKLİLİK


- DEVAM ETTİRMEK/İDAME("İTAM/İTAME" değil!) ETTİRMEK değil/yerine/= SÜRDÜRMEK/SÜRMESİNİ SAĞLAMAK


- DEVAM ile DEVAMLI/LIK ile DEVAMSIZ/LIK ile DEVAMLI OTLATMA


- DEVAMLILIK değil/yerine/= SÜREYLİK


- DEVE ile/ve/||/<> "ASLAN" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BEBEK


- DEVE ile LÛK[Fars.]

( ... İLE Kısa tüylü, yük devesi. )


- DEVELOP :/yerine GELİŞTİRMEK


- DEVİM/DİNAMİK ile/ve KİNETİK

( DYNAMIC vs./and KINETICS )


- DEVİM ile DEVİMLİ ile DEVİMSEL/LİK ile DEVİMSİZ ile DEVİM BİLİMİ ile DEVİMSELCİLİK


- DEVİMSEL/LİK[DİNAMİK(LİK)] ve VAR/LIK

( DYNAMIC and EXISTENCE )


- DEVİNİM/DİNAMİK ile/ve ÇELİŞKİ

( DYNAMIC vs./and CONTRADICTION )


- DEVİNİM/DİNAMİK ile/ve İLİŞKİ

( DYNAMIC vs./and RELATION )


- DEVİNİM/DİNAMİK ile/ve SINIR

( DYNAMIC vs./and LIMIT )


- [ne yazık ki]
DEVİNİMSİZLİK ile/ve/değil DEĞİŞMEZLİK

( [not] LACK OF MOTION vs./and/but CONSTANTNESS )


- DEVİNMEK ile DEVİNDİRMEK ile DEVİNEBİLMEK ile DEVİNDİRİLMEK ile DEVİN DUYUMU


- DEVİR ile/ve/değil EŞİK


- DEVİR ile/||/<> TEMLÎK

( Bir hakkın, birinden başka birine geçmesi. )


- DEVİRLER:
GELİŞME ve OLGUNLUK ve ORTA YAŞLILIK ve YAŞLILIK

( Yaklaşık 30 yaşa kadar olan devir. VE Yaklaşık 35'lerden 40'a kadar olan devir. VE Yaklaşık 60 yaşlarına kadar uzanan devir. VE Hayat merkezlerinin tedricen zayıflamaya başladığı ölüme kadarki devir. )


- DEVİRLİ ONDALIK ile/||/<> DEVİRSİZ ONDALIK

( Devirli tekrar eder, devirsiz sonlanır )

( Formül: 0.333... İLE 0.25 )


- DEVİRMEK ile DEVİRTMEK ile DEVİREBİLMEK ile DEVİRİVERMEK ile DEVİR ile DEVİRLİ


- DEVİR/TEMLİK değil/yerine/= GEÇİRİ


- DEVLEŞMEK ile DEVLEŞTİRMEK ile DEVLEŞEBİLMEK


- DEVLET:
TÜZE/HUKUK ile/ve/||/<> İKTİSAT ile/ve/||/<> SİYASET


- DEVLET değil/yerine/= GENERK


- DEVLET[Ar.] ile MÜLK[Ar.]


- DEVLET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TÜZE/HUKUK

( "Yüce". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< En yüce. )


- Devlet-i Aliyye - Halil İnalcık


- DEVLETİN (ÖNCELİKLİ/ZORUNLU) SORUMLULUKLARI:
EĞİTİM ve/||/<> SAĞLIK ve/||/<> GÜVENLİK ve/||/<> YARGI GÜVENCESİ


- DEVLETLEŞTİRMEK ile DEVLETLEŞTİRİLMEK ile DEVLET ile DEVLETLİ ile DEVLETÇİ/LİK ile DEVLET BABA ile DEVLET DİLİ ile DEVLET KUŞU ile DEVLET ADAMI ile DEVLET SIRRI ile DEVLET BAKANI ile DEVLET KAPISI ile DEVLET NİŞANI ile DEVLET BANKASI ile DEVLET BAŞKANI ile DEVLET DÜŞKÜNÜ ile DEVLET TAHVİLİ ile DEVLETLER ARASI ile DEVLET SANATÇISI


- DEVLETLÜ ile DEVLETLÜ İNÂYETLÜ ile DEVLETLÜ NECÂBETLÜ ile DEVLETLÜ RE'FETLÜ ile DEVLETLÜ SEMÂHATLİ ile DEVLETLÜ SİYÂDETLÜ ile DEVLETLÜ UTÛFETLÜ[< UTÛF: Şefkât göstermek.]

( Sultanlara hitapta kullanılan unvan. | Refâh, saâdet ve nîmet sahibi, vezir ve müşir gibi büyük rütbe sahiplerine verilen unvan. İLE Sarayın kızlarağasına verilen unvan. İLE Şehzâdeler hakkında kullanılan unvan. İLE Seraskerelere verilen unvan. İLE Şeyhülislâmlar hakkında kullanılan unvan. İLE Mekke şerîfine, Hz. Muhammed'e intisâb şerefinde bulunan kişilere hitapta kullanılan unvan. İLE Vezirlere, müşirlere, sultan damatlarına verilen unvan. )


- DEVOTE :/yerine ADAMAK


- DEVRALMAK ile DEVRALABİLMEK


- DEVRALMAK[Ar.] değil/yerine/= GEÇİRALMAK


- DEVRAN ile/ve/||/<> SEYRAN ile/ve/||/<> HAYRET ile/ve/||/<> MERAK ile/ve/||/<> İLİM


- DEVRE DIŞI BIRAKMAK ile ENGELLİ ile SAKATLIK

( DISABLE vs. DISABLED vs. DISABLEMENT )

( عاجز کردن ile از کار انداختن ile عاجز ile ناتوان شدن ile از کار افتادگي ile معلول ile عليل ile توانخاه )

( AJZ KARDAN ile AZ KAR ANDAKHTAN ile AJZ ile NATAVAN SHODAN ile AZ KAR AFTADEGY ile MALOOL ile عليل ile توانخاه )


- DEVREDİLME ile DEVREDİLMEZLİK


- DEVREDİLMEK/DEVROLMAK değil/yerine/= GEÇİRİLENMEK


- DEVREMÜLK değil/yerine/= DÖNEMEV


- DEVRETMEK ile DEVREDİLMEK ile DEVRE ile DEVREK ile DEVREN ile DEVRE DIŞI ile DEVRE MÜLK ile DEVRE ARASI ile DEVRE KESİCİ ile DEVRE VOLTAJI ile DEVRE POTANSİYELİ


- DEVRETMEK değil/yerine/= GEÇİRİLEMEK


- DEVREYE SOKMAK ile İNDÜKTİL ile ENDÜKTİF ile TÜMEVARIMSAL AKIL YÜRÜTME

( INDUCT vs. INDUCTILE vs. INDUCTIVE vs. INDUCTIVE REASONING )

( گماشتن بر ile دراز نشو ile استنتاجي ile استقرائي ile قياس استقرائي )

( GOMASHTAN BAR ile DARAZ NESHO ile استنتاجي ile ESTEGHARAYEY ile قياس استقرائي )


- DEVRİLEBİLMEK ile DEVRİLİVERMEK ile DEVRİ ile DEVRİK/LİK ile DEVRİM ile DEVRİMCİ/LİK ile DEVRİK CÜMLE ile DEVRİK TÜMCE


- DEVRİLMEK ile DEV ile DEVA ile DEVE/LİK ile DEVECİ/LİK ile DEVELİ ile DEVASIZ/LIK ile DEV ANASI ile DEV DALGA ile DEVE DİŞİ ile DEVE KİNİ ile DEVE KOLU ile DEVE KUŞU/LUK ile DEVE TÜYÜ ile DEVE YÜKÜ ile DEV AYNASI ile DEVE DÖŞLÜ ile DEVE DİKENİ ile DEVE HAMURU ile DEVE TIMARI ile DEVE YÜREKLİ/LİK ile DEVECİ ARMUDU ile DEV KÖPEK BALIĞIGİLLER


- DEVRİM "YAPMAK" ile/ve/<>/değil/yerine DEVRİM "YARATMAK"


- DEVRİM "YARATMAK" ile "ÇIĞIR AÇMAK"


- DEVRİM ile/ve/değil/yerine/<> DEĞİŞİKLİK


- DEVRİM ile/ve/değil EŞİK


- DEVRİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SİVİL İTAATSİZLİK


- DEVRİMCİ/LİK ile/ve/<>/></> KORUMACI/LIK

( En radikal devrimciler bile devrimin ertesi günü, korumacı[muhafazakâr] olur. )


- DEVŞİRME ile/||/<>/> CİVELEK ile/||/<>/> ÇERİ ile/||/<>/> YENİÇERİ/SOLAK ile/||/<>/> CERRAH ile/||/<>/> BAŞESKİ ile/||/<>/> EŞKİNCİ ile/||/<>/> KETHÜDA ile/||/<>/> ODABAŞI ile/||/<>/> TURNACIBAŞI ile/||/<>/> ULÛFECİ ile/||/<>/> ASÂKİR-İ MANSURE

( Asker yetiştirilmek üzere Yeniçeri ocağına alınacak çocukları seçip toplama işi. İLE/||/<>/> Yeniçeri ocağına yeni girmiş delikanlı. İLE/||/<>/> Asker. İLE/||/<>/> Piyade askeri. İLE/||/<> Yeniçeri ordusunda görevli hekim. İLE/||/<> Yeniçeri bölüklerinin en kıdemsiz subayı ve erlerinin en kıdemlisi. İLE/||/<>/> Osmanlı sultanı ya da serdar ile savaşa giden ve ordunun vurucu gücünü oluşturan yeniçeri askerleri. İLE/||/<>/> Yeniçeri Ocağı'nda, Yeniçeri Ağası'ndan sonra gelen en yüksek subay. İLE/||/<>/> Yeniçeri kuruluşunda görevi alaylarda selâm törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. İLE/||/<> Yeniçeri Ocağı'nda bir bölüğünün komutanı. Son dönemde mübaşirlik yapanlara verilmiştir. İLE/||/<> Yeniçerilikte bir sınıf süvari askeri. İLE/||/<> İkinci Mahmut döneminde, yeniçeri ocağı kaldırıldıktan sonra kurulan yeni ordunun adı. )

( FERİK: Tümgeneral ya da korgeneral.
HASSA ORDUSU: Hükümdarı ve sarayı korumakla görevli askeri sınıf.
KAPIKULU: Ücretli Osmanlı askeri.
KARAKULAK: Emir çavuşu ya da haberci.
LAĞIMCILAR: Kapıkulu Ordusu'nda düşman kalesini yıkmak için tünel kazan askeri birlik.
LEVEND: Deniz askeri.
LİKATOR: Bulgarlar'dan oluşan Voynuk Teşkilatındaki küçük rütbeli subaylar.
LİVA: İki alaydan oluşan askeri birlik. | İlden küçük, ilçeden büyük olan yönetim bölgesi.
MALKOÇ: Akıncılar ocağının komutanı.
PENCİK: Asker yetiştirilmek için, savaş tutsaklarından beşte bir oranında ayrılan acemioğlan adayları.
PEYK: Postacılık, taşımacılık ve korumacılık yapan, törenlerde yer alan asker sınıfı.
REDİF: Son dönem Osmanlı ordusunda askerlik görevini bitirdikten sonra yedeğe ayrılan er.
REİS-ÜL KÜTTAB: XVII. Yüzyıla kadar Osmanlılarda Sultan divanı katiplerinin başı.
RİKABİYE: Sadrazam, vezir gibi devlet adamları tarafından devlet adamlarına verilen ad.
RİYALA: Tümgenerale eşit bir rütbe.
SAKA: Eyalet askerlerine bağlı bir sınıf.
SALMA: Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri.
SARICA: Eyalet valilerinin buyruğundaki başıbozuk asker.
SEKBAN: Eyalet paşaları ve sancak beylerine bağlı olarak görev yapan bir sınıf asker. | Sınır boylarında görev yapan asker sınıfı.
SERASKER: Kara ordusu komutan. | Sadrazamlık görevi ile yükümlü olmayan ve Osmanlı ordusunun komutanlığını yapan vezirin ünvanı.
SİPAHİ: Osmanlılarda tımar sahibi atlı grup.
ÜMERA: Bey, amir, üst düzey subay.
VELEDEŞ: Kapıkulu süvarilerinin oğullarına verilen ad.
VÜZERA: Vezirler.
YASAVUL: İlhanlılarda ordu müfettişine verilen ad. )


- DEVŞİRME ile DEVŞİRMECİ/LİK


- DEVŞİRMEK ile/ve DENŞİRMEK

( Biraraya getirmek, derlemek, toparlamak. | Katlamak, düzgün duruma getirmek. | Asker olarak yetiştirilmek üzere Yeniçeri Ocağı'na alınacak çocukları seçip, toplama. İLE/VE Bir şeyin doğasını ya da niteliğini bozmak. )


- DEVŞİRMEK ile DEVŞİRTMEK ile DEVŞİRİLMEK ile DEVŞİRTİLMEK ile DEVŞİREBİLMEK


- DEYİMLEŞMEK ile DEYİMLEŞTİRMEK ile DEYİMLEŞEBİLMEK ile DEYİ ile DEYİM ile DEYİŞ


- DEYİMSEL ile DEYİMSEL OLARAK

( IDIOMATIC vs. IDIOMATICALLY )

( اصطلاحي ile مصطلح ile در اصطلاح ile اصطلاحاً )

( ESTALAHY ile MOSTALEH ile DAR ESTALAH ile ESTALAHAN )


- DEYİNMƏK[Azr.] = SÖYLENMEK[Tr.]


- DEZAVANTAJ SAĞLAMAK değil DEZAVANTAJ YARATMAK


- DEZENFEKSİYON ile DEZENFEKTAN ile DEZENFEKTE ETMEK

( Bulaşsızlaştırma. İLE Bulaşım kıran. İLE Bulaşsızlaştırmak. )


- DEZENFEKTE ETMEK ile DEZENFEKTAN ile DEZENFEKSİYON ile ENFLASYONUN DÜŞÜRÜLMESİ

( DISINFECT vs. DISINFECTANT vs. DISINFECTION vs. DISINFLATION )

( گندزدائي کردن ile ضد عفوني کردن ile ماده گندزدا ile گندزدا ile گندزدائي ile ضد عفوني ile کاهش ورم )

( GANDOZDAYEY KARDAN ile ZED OFONY KARDAN ile MADEH GANDOZDA ile GANDOZDA ile GANDOZDAYEY ile ZED OFONY ile KANPASH VARAM )


- DFT ile/||/<> HARTREE-FOCK

( DFT elektron yoğunluğu, HF dalga fonksiyonu. )

( Formül: ρ(r) İLE Ψ )


- DİADELF, İKİ DEMET HALİNDE BİRLEŞİK = SÜNÂİYÜ'L-IHVE = DIADELPHE


- DİAMANYETİK İLE PARAMANYETİK İLE FERROMANYETİK ile/||/<> MANYETİK MALZEMELER

( Malzemelerin manyetik alan karşısındaki davranışları. )

( Formül: B = μ₀(H + M) )


- DİASPORA[Fr.] değil/yerine/= KOPUNTU | AZINLIK

( Herhangi bir ulusun ya da inanç mensuplarının ana yurtları dışında azınlık olarak yaşadıkları yer. | Herhangi bir ulusun yurdundan ayrılmış kolu, kopuntu. | Yahudilerin ana yurtlarından ayrılarak yabancı ülkelerde yerleşen kolları. | Kopmuş parça. )


- DİBEK ile DİBEK KAFALI/LIK


- DİBEK ile DİNK

( Taştan ya da ağaçtan yapılmış, büyük havan. | Dibekte dövülmüş olan. İLE Pirinci, kabuğundan ayırmak ya da bulgur dövmek için kullanılan dibek. )


- DİDAKTİK ile DİDAKTİK

( DIDACTIC vs. DIDACTICS )

( ياد دهنده ile نوآموزي )

( YAD DAHANDEH ile NOAMUZY )


- DİDEK ile PERDE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Tahtırevan perdesi. İLE ... )


- DİDİK DİDİK (ARAMAK, ARAŞTIRMAK, KURCALAMAK, İNCELEMEK)


- DİDİKLEMEK ile DİDİKLENMEK ile DİDİKLETMEK ile DİDİKLEYEBİLMEK ile DİDİK DİDİK


- DİDİKLEMEK ile/ve İNCELEMEK


- DİDİKLEMEK ile/ve/||/<> KURCALAMAK


- DİDİKLEMEK ile TİFTİKLEMEK


- DİDİNMEK ile DİDİNİLMEK


- DİDİNMEK ile/ve UĞRAŞMAK

( Uğraşlarınız arttıkça kaygılarınız azalır. [Hobileriniz arttıkça fobileriniz azalır.] )


- DİDİŞMEK ile/ve CEDELLEŞMEK


- DİDİŞMEK ile/ve ÇEKİŞMEK

( ... ile/ve NİZÂ )


- [ne yazık ki]
DİDİŞMEK ile/değil/yerine/>< DİDİNMEK

( [ne yazık ki]
"Kişilerle, olanlarla, sorunlarla, geçmişle." İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kendi içinde ve çabalayarak, hareket ve hizmet ederek. )


- DİDİŞMEK ile DİDİŞEBİLMEK


- DİDİŞMEK ile HİZİPLEŞMEK/KLİK[Fr. < CLIQUE]

( HİZİP[Ar. < HIZB]: Bölük, kısım. | Kur'ân-ı Kerîm'in her cüzünün beş sayfalık bölümü. | Bir siyasi partinin içinde, partinin izlemekte olduğu ana siyasi çizgiye karşı olan, ayrı bir teşkilat merkezi bulunan ve partinin çoğunlukla aldığı kararlara karşı savaşan parti içi grup, fraksiyon, klik. )


- DIE :/yerine ÖLMEK


- DİELEKTRİK ile/||/<> FERROMANYETİK

( Dielektrik elektrik alanı zayıflatır İLE ferromanyetik manyetik alanı güçlendirir. )

( Formül: κ > 1 İLE μᵣ >> 1 )


- DİELEKTRİK ile/||/<> İLETKEN (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Dielektrik polarize olur, iletken serbest elektron taşır )

( Formül: Polarizasyon İLE iletim )


- DİFAZİK değil/yerine/= İKİ DEVRELİ


- DİFERANSİYEL İLE KISMİ TÜREVLİ İLE İNTEGRAL İLE STOKASTİK İLE NÜMERİK ile/||/<> DENKLEM TÜRLERİ

( Farklı denklem tiplerinin çözüm yöntemleri ve uygulamaları. )

( Formül: ∂²u/∂x² = (1/c²)∂²u/∂t² )


- DIFFER :/yerine FARKLI OLMAK


- DIFFERENCE :/yerine FARK


- DIFFICULTY :/yerine ZORLUK


- DİFTONGLAŞMAK ile DİFTONG


- DIG :/yerine KAZMAK


- DIGITAL DIARY ile DATABANK


- DIHK - > DÂHIK - > DAHHAK


- DÎK[Ar. çoğ. DİYEKE, EDYÂK] ile DÎK[Ar.] ile DİK[Tr.]

( Horoz. İLE Dar olma, darlık. İLE Yatay bir düzleme göre yerçekimi doğrultusunda bulunan, eğik olmayan. | Yatık durmayan, sert. | Sert, kalın, tok selen. | Sert bakış. | Ters, aksi söz. | Kaba, yersiz davranış. | Birbirine dikey olan doğrulardan oluşmuş. )


- DİK ile DİKİCİ/LİK ile DİKİLİ ile DİK AÇI ile DİK ALASI ile DİK BİÇME ile DİK YAMUK ile DİK ÜÇGEN ile DİK RÜZGAR ile DİKİLİ TAŞ ile DİK AÇIKLIK ile DİK DURUŞLU/LUK ile DİK SİLİNDİR


- DİK ile DİKİLMİŞ ile EREKSİYON

( ERECT vs. ERECTED vs. ERECTION )

( افراشتن ile سيخ ile منتصب ile شق شدگي ile نعوظ )

( AFRASHTAN ile SYKH ile MONTESB ile SHGH SHODEGY ile NAUZ )


- DİK ile/ve YÜKSEK

( PERPENDICULAR vs./and HIGH )


- DİKARYOTİK ile DİPOLAR

( İki çekirdekli. İLE İki kutuplu. )


- DİKELMEK ile DİKELTMEK ile DİKELEBİLMEK ile DİKEL


- DİKEN ile BARBAR ile BARBARLIK ile BARBAR ile BARBARLIK ile BARBARLIK ile BARBARLIK ile BARBARLAŞTIRMAK ile BARBAR ile DİKENLİ ile DİKENLİ TEL ile BERBER ile KIZAMIK ile BERBERLİK

( BARB vs. BARBARIAN vs. BARBARIANISM vs. BARBARIC vs. BARBARISM vs. BARBARITY vs. BARBARIZATION vs. BARBARIZE vs. BARBAROUS vs. BARBED vs. BARBED WIRE vs. BARBER vs. BARBERRY vs. BARBERY )

( پيکاندار کردن ile بي تمدن ile بربريت ile بربري ile وحشيگري ile بي رحمي ile قساوت قلب ile توحش ile وحشي کردن ile غير مصطلح ile خاردار ile سيم خاردار ile سلماني ile سرتراش ile آرايشگر ile زرشک ile ريش تراشي )

( PEYKANDAR KARDAN ile BEY TAMDAN ile بربريت ile بربري ile وحشيگري ile BEY RAHAMY ile GHSAVAT GHALAB ile TAVAHSH ile VAHSHY KARDAN ile غير مصطلح ile KHARDAR ile SYM KHARDAR ile سلماني ile SARTARASH ile ARAYSHGAR ile ZARSHK ile RYSH TARASHY )


- DİKENCİK ile DİKENCİKLİ


- DİKENLEŞMEK ile DİKEN/LİK ile DİKENCE ile DİKENLİ ile DİKENSİZ ile DİKENLİCE ile DİKEN DUTU ile DİKEN DİKEN ile DİKENLİ TEL ile DİKENLİ YOL ile DİKENLİ BALIK ile DİKENLİ MEYAN ile DİKENLİ SALYANGOZ ile DİKENLİ BALIKGİLLER ile DİKENLİ YÜZGEÇLİLER


- AŞKINLIK:
DİKEY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YATAY


- YARIK:
DİKEY ile/ve/||/<> YATAY

( İnkâr vardır. İLE/VE/||/<> Bastırma vardır. )


- DİKEYLEŞMEK ile DİKEY/LİK ile DİKEY GEÇİŞ


- DİKİLMEK ile DİKİLEBİLMEK ile DİKİLİVERMEK


- DİKİŞ ile DİKİŞLİ ile DİKİŞÇİ/LİK ile DİKİŞSİZ ile DİKİŞ PAYI ile DİKİŞ İĞNESİ ile DİKİŞ OKUMASI ile DİKİŞ MAKİNESİ


- DİKİŞ ile SIÇANDİŞİ/ANTİKA/AJUR[: Fr. Gözenek.]

( ... İLE Giysi ya da başka bir şey kenarını kıvırıp yapılan dikiş, antika. )


- DİKİŞTE:
OVERLOK ile/değil/yerine LOK


- DİKİZLEMEK ile DİKİZLENMEK ile DİKİZLETMEK ile DİKİZLEYEBİLMEK ile DİKİZ/LİK ile DİKİZCİ/LİK ile DİKİZ AYNASI


- DİKKAT ÇEKME ile/ve/||/<> SORUMLULUK


- DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine/<> DİKKAT ETMEK


- DİKKAT ÇEKMEK ve/||/<>/> "DÜŞMAN" ÇEKMEK


- DİKKAT ÇEKMEK ile İLGİ TOPLAMAK

( CÂLİB-İ DİKKAT ile ... )

( TO ATTRACT ATTENTION vs. TO AROUSE INTEREST )


- DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/değil/yerine ÖNEMİNİ BELİRTMEK


- DİKKAT ETMEK ile DİKKATLİ ile DİKKATSİZ

( HEED vs. HEEDFUL vs. HEEDLESS )

( رعايت ile وقع گذاشتن ile توجه کردن ile شنوا ile بي محل ile بي اعتنا ile بياعتنا )

( ROAYT ile VAGHE GOZASHTAN ile TOJEH KARDAN ile SHNAVA ile BEY MOHAL ile BEY ETENA ile BEYETENA )


- DİKKAT ETMEK değil/yerine/= GÖZEÇLEMEK


- DİKKAT ETMEK ile/ve SORGULAMAK

( "TO PAY ATTENTION" vs./and "TO INTERROGATE" )


- DİKKAT ETMEMEK/ETMEMİŞ OLMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSA(YA)MAMAK


- DİKKAT ile DİKKATLİ/LİK ile DİKKATSİZ/LİK ile DİKKATLİCE ile DİKKATSİZCE ile DİKKAT TOPLAŞIMI


- DİKKATE ALMAK ile/ve/||/<>/> AYRACA ALMAK


- DİKKATE ALMAK ile/ve/<> GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURMAK


- DİKKATE ALMAK ile ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK ile HATIRI SAYILIR ile DÜŞÜNCELİ ile DÜŞÜNCE ile DİKKATE ALINAN ile GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURARAK

( CONSIDER vs. CONSIDER IMPORTANT vs. CONSIDERABLE vs. CONSIDERATE vs. CONSIDERATION vs. CONSIDERED vs. CONSIDERING )

( درنظر گرفتن ile دانستن ile رعايت ile مراعات کردن ile درنظر داشتن ile در نظر گرفتن ile در نظر داشتن ile منظور کردن ile مرععي داشتن ile مد نظر داشتن ile با اهميت خواندن ile معتني به ile کلي ile قابل ملاحظه ile محتاط ile باملاحظه ile ملاحظه ile مراعات ile مطالعه ile تامل ile توجه ile ملحوظ ile مرعي ile مطرح شده ile با توجه به اين که ile با توجه به ile با ملاحظه به )

( DARNAZAR GARAFTAN ile DANSTAN ile ROAYT ile MARAAT KARDAN ile DARNAZAR DASHTAN ile DAR NAZAR GARAFTAN ile DAR NAZAR DASHTAN ile MANZUR KARDAN ile MORAEAY DASHTAN ile MAD NAZAR DASHTAN ile BA HAMYT KHANDAN ile MOTANY BAH ile KELY ile GHABEL MOLAHEZEH ile MOHTAT ile باملاحظه ile MOLAHEZEH ile MARAAT ile MOTALEH ile TAMEL ile TOJEH ile ملحوظ ile مرعي ile MOTRH SHODEH ile BA TOJEH BAH AYNE KEH ile BA TOJEH BAH ile BA MOLAHEZEH BAH )


- DİKKATE ALMA(MA)K ile/ve/yerine CİDDİYE ALMA(MA)K


- DİKKATE DEĞMEZ/LİK değil SADE/LİK


- DİKKATİNİ ÇEKMEK ile MERAK ETMEK


- DİKKATİNİ DAĞITMAK ile DİKKATİ DAĞILMIŞ ile DİKKAT DAĞITMA ile ALIKOYMAK ile HACİZ

( DISTRACT vs. DISTRACTED vs. DISTRACTION vs. DISTRAIN vs. DISTRAINT )

( پريشانکردن ile واله ile حواس پرت ile پريشاني ile گروه بندي ile ضبط اموال ile گروو کشيدن ile گروکشي ile توقيف اموال )

( پريشانکردن ile VALEH ile HAVAS PORT ile پريشاني ile GARVEH BANDY ile ضبط اموال ile GARVO KESHYDAN ile GEROKESHY ile توقيف اموال )


- DİKKATİNİ TOPLAMAK/KONSANTRE OLMAK değil/yerine/= GÖZEÇLENMEK/YOĞUNLAŞMAK


- DİKKATSİZLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZLİK

( INATTENTION vs. INATTENTIVE vs. INATTENTIVENESS )

( غافلي ile محل نگذاشتن ile ناپرهيزي ile بي توجهي ile بي توجه ile بي اعتنا ile عدم توجه )

( غافلي ile MOHAL NAGOZASHTAN ile ناپرهيزي ile BEY TOJEHY ile BEY TOJEH ile BEY ETENA ile ADAM TOJEH )


- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< İLGİSİZLİK


- DİKKATSİZLİK ile KASITSIZ ile YANLIŞLIKLA

( INADVERTENCE vs. INADVERTENT vs. INADVERTENTLY )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile ندانستگي ile ندانسته )

( غير عمدي ile عدمتعمد ile NADANSTGY ile NADANSTEH )


- DİKKATSİZLİK ile/ve/değil/< KONTROLSÜZLÜK


- DİKLEŞMEK ile DİKLEŞTİRMEK ile DİKLEŞEBİLMEK


- DİKMEK ile DİKMEN ile DİKMELİK


- DİKMEK ile KÖPÜLEMEK

( ... İLE Şilte, yastık, yorgan vb.ni kalın ve aralıklı, sıkıca dikmek. )


- DİKMEK ile/<> SIRIMAK

( ... İLE/<> Yorgan, şilte gibi şeyleri, iri ve aralıklı dikmek. | Sağlam ve sıkıca dikmek. )


- DİKSİNMƏK[Azr.] = İRKİLMEK[Tr.]


- DİKSİYON ile SÖZLÜK

( DICTION vs. DICTIONARY )

( طرز بيان ile واژک نامه ile لغت نامه ile واژهنامه ile فرهنگ )

( TARZ BEYAN ile VAZHEK NAMEH ile LAGHAT NAMEH ile VAZHEENAMEH ile FAREANG )


- DİKTA ile DİKTACI/LIK


- DİKTATÖR/LÜK ile DİKTATÖRCE


- DİKTE ile DİKTE ile DİKTATÖR ile DİKTATÖRCE ile DİKTATÖRLÜK

( DICTATE vs. DICTATION vs. DICTATOR vs. DICTATORIAL vs. DICTATORSHIP )

( تلقين کردن ile ديکته کردن ile ديکته ile تلقين ile املاء ile فرمانرواي مطلق ile ديکتاتور ile استبدادي ile ديکتاتور وار ile ديکتاتوري ile استبداد )

( TALGHYNE KARDAN ile DYKETEH KARDAN ile DYKETEH ile TALGHYNE ile EMLA ile FARMANARVAY MOTALGH ile DYKETATOR ile ESTABDADY ile DYKETATOR VAR ile DYKETATORY ile ESTABDAD )


- DİKTİRMEK ile DİKTİRTMEK ile DİKTİRİLMEK ile DİKTİREBİLMEK


- DİL (BİLGİSİ) YAZIP KONUŞMAK ile/ve/değil KONUŞUP, DİL (BİLGİSİ) YAZMAK

( TASHÎF[Ar. < SAHF | çoğ. TASHÎFÂT]: Yazı yazarken sözcüğü yanlış yazma, yanılıp yanlış sözcük yazma. )


- DİL ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> DİL ATMAK


- DİL FELSEFESİ'NDE:
NAHİV ile/ve/||/<> MANTIK ile/ve/||/<> BELÂGAT ile/ve/||/<> USUL-Ü FIKIH


- DİL OLUŞTURMAK ile/değil DİLİN, DİLBİLGİSİNİ(GRAMERİNİ) OLUŞTURMAK


- DİL ve/||/<> BELLEK ve/||/<> YAŞAM


- DİL ve/<> BİRLİK


- DİL ile DİLCİK

( ... İLE Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan, sivri uclu, küçük, saydam çıkıntı. | Böceklerin ağzında, küçük dilin önünde bulunan bölüm. | Üflemeli çalgılarda ya da org borularında, kamış, tahta ya da metalden, yassı parça. )


- DİL ve/<> EGEMENLİK


- DİL ve/||/<>/= GÜVENİLİRLİK


- DİL ve/+ MANTIK ve/+ GEOMETRİ

( LANGUAGE and/+ LOGIC and/+ GEOMETRY )


- DİL ve/||/<> MANTIK ve/||/<> MATEMATİK

( ... VE/||/<> ... VE/||/<> Kavramı, kavramla göstermek. )

( LANGUAGE and/||/<> LOGIC and/||/<> MATHEMATICS )


- DİL ve/||/<> SANAT ve/||/<> AHLÂK

( Kişilerin, düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek üzere, işaret ya da sözcüklerle yaşadıkları anlaşma. VE/||/<> Kişinin, hem kendine, hem de hemcinslerine yönelik 'iyilik' ülküsüne yaklaşma çabası ile hak-ödev bağlantısı çerçevesinde kurduğu ilişkiler manzumesini ve bunları belirleyen kurallar düzeni. VE/||/<> Yarar kaygısından git gide uzaklaşıp 'güzellik' değerlendirişine, elden geldiğince uygun ürün ortaya koymanın anlamını dışavurmanın yolu yordamıdır. )

( Dilde, mucize olmaz. )


- DİL ile/ve TUTARLILIK


- DİL ile/ve/||/<> VARLIK

( Dilin düzeni varlığın düzenidir, varlığın düzeni dilin düzenidir. )

( Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. )

( LANGUAGE vs./and/||/<> EXISTENCE )


- DİLATASYON ile DİLATE ile DİLATE ETMEK

( Genişleme. İLE Genişlemiş. İLE Genişletmek. )


- DİLBİLİM ile/ve/||/<>/</> MANTIK


- DİLBİLİM/LİNGUİSTİK ile/ve/||/<> ÖRÜBİLİM/FİLOLOJİ

( ... İLE/VE/||/<> Yazına[edebiyata] dayalı dilbilgisi. )


- DİLCİ/LİK ile DİLCİK


- BİRLİK:
DİLDE ve/||/<> DÜŞÜNCEDE ve/||/<> İŞTE


- DİLEK SOKAK :

( Merkez Sarıyer'de, Muhacir Mahallesi olarak anılan yerleşim bölgesi içindedir. Bu yerleşim bölgesi 93 Harbi denilen Osmanlı - Rus Harbi (1877) nedeni ile göç edenlerin yerleştirilmesi kuruldu. Burada kurulan yerleşim bölgesi nedeni ile alanda olan mandıranın (çiftliğin) alanı daralmış, sonrada tamamen kaldırıldı. Bu alanda sokaklardan biri de "Dilek Sokak" tır. Yeni yerleşim bölgesine gelip yerleşenler güçlükle karşılaşınca Hem Allah'a yakarır hem de Sarı Baba ile Kara Baba yatırlarına giderek dua eder, istekte bulunduklarından buradaki sokaklardan birine Dilek Sokak adı verilir. )


- DİLEK ile DİLEKÇE ile DİLEK KİPİ


- DİLEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< GERÇEK/LİK


- DİLEK ile/ve HEDEF

( Sana hiçbir dilek verilmemiştir ki, onu gerçekleştirecek güç de verilmemiş olsun. Ancak bunun için çallışman gerekebilir. )

( WISH vs./and TARGET )


- DİLEK ve/<> HÜZÜN

( Dilek, hüzün gerektirir. )


- DİLEK ile İSTEK/ARZU

( WISH vs. DESIRE )


- DİLEK/TEMENNİ[Ar.] ile KAYGI/ENDİŞE[Fars.]

( Özellikle, "İnşaallah" dendiğinde. )

( WISH vs. ANXIETY/CONCERN )


- DİLENMEK ile/ve/<> ACINDIRMAK

( TESE'ÜL[< SUÂL] ile/ve/<> ... )


- DİLENMEK ile/ve/değil/yerine DİLEMEK

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>

( Kişilerden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>


- DİLENMEK ile DİLENDİRMEK ile DİLENEBİLMEK ile DİLENDİRİLMEK ile DİLENCİ/LİK ile DİLENCİ VAPURU ile DİLENCİ ÇANAĞI


- DİLİ-DAMAĞI (KURUMAK)


- DİL'İ KULLANMAK ve VAROLMAK


- DİLİ ÖĞRENMEK/ÖĞRETMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< DİLİ KULLANMAYI ÖĞRENMEK/ÖĞRETMEK


- DİLİM DİLİM (KESMEK)

( ŞERHA ŞERHA )


- DİLİMLEMEK ile DİLİMLENMEK ile DİLİMLETMEK ile DİLİMLENEBİLMEK ile DİLİMLEYEBİLMEK ile DİLİM ile DİLİM DİLİM


- DİLİN İŞLEVLERİ ve/||/<> KİMLİK


- DİLİNİ ANLAMAK ile/ve/<>/||/değil ZEVKİNİ ANLAMAK


- DİLİ/Nİ ARINDIRMAK ve/<> DÜŞÜNCENİ/ZİHNİNİ ARINDIRMAK


- DİLİ(ZİHNİ) (DOĞRU/YETKİN) KULLANMAK ile/ve/<> TÜRKÇE'Yİ (DOĞRU/YETKİN) KULLANMAK


- DİLLE ANLATMAK ile/yerine DİLDE YANSITMAK


- DİLLENMEK ile DİLLENDİRMEK ile DİLLENDİRİLMEK


- DİLLİ/LİK ile DİLLİ DÜDÜK


- DİLSİ ile DİLSİZ/LİK


- DİLUE/DİLUTED[İng.] değil/yerine/= SEYRELTİK


- DİLÜE ile DİLÜE ETMEK ile DİLÜENT ile DİLÜSYON

( Seyreltik, seyreltilmiş. İLE Seyreltmek, yoğunluğunu azaltmak. İLE Seyreltici. İLE Seyreltme. )


- DİMDİK ile/ve/||/<> DÜMDÜZ


- DIMDIZLAK


- DİN ANLATIMINDA:
BÖLÜNMÜŞLÜK ile/değil/yerine KAPSAMLI/LIK


- DİN:
İMAN ve/<> ÜMİT ve/<> AŞK


- DİN:
KADÎM BİLGELİK ve/||/<> KÜLTÜR

( RELIGION: ANCIENT/ETERNAL WISDOM and/||/<> CULTURE )


- DİN:
SAMİMİYET ve/||/<> YALANSIZLIK


- DİN:
(YAŞAMSAL BİR) OLGU ve/<> (BİR) YANSIMA/TECELLİ ve/<> (YÜKSEK BİR) ANLAYIŞ/İDRAK ve/<> (YÜCE/ULVÎ BİR) KEŞİF ve/<> (YÜCE/ÂLÎ BİR) DENEYİM