K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(19/102)
- CAMCI/LIK ile CAMCI ELMASI ile CAMCI MACUNU
- CAMİ ARKASI SOKAK :
( 17. yy'da Sadrazam Kethüdası Ali Efendi tarafından yaptırılan Sarıyer Merkez camii, yaptıranın adı ile "Ali Kethüda Camii" olarak anılı. Cami 1820'de Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın kethüdası Maktul Mehmet Ağa tarafından onarılmış ve bir de minare eklenmiştir. Camii denizle beraberdi, zamanla sahil kısmı dolmuş ve yol halini alınca da meydana gelen sokak "Cami Arkası sokak" olarak isimlendirilmiştir. )
- CAMİ KARŞISI PARK :
( Reşitpaşa Mahallesindedir, 1.923,00 m²lik bir alanı kapsar.610,00 m²lik yeşil alanı, 138,00 m²lik çocuk oyun parkı bulunmaktadır. )
- CAMİ SOKAK VE CAMİ ŞERİF SOKAK :
( Çayırbaşı mahallesi sokaklarındandır. Çayırbaşı'ndaki Cami bu mahallenin en eski tarihi eseridir. Bu nedenle cami yakınındaki sokaklardan birine "Cami Sokak", diğerine de "Cami Şerif Sokak" adı verilmiştir. )
- CAMİ SOKAK :
( Maden mahallesi sokaklarından biridir. İsmini 1900 yılında inşâ edilen Deli Bekir Ağa Camii'nden almış ve hemen cami yakındaki sokağa "Cami Sokak" adı verilmiştir. )
- CAMİA/ZÜMRE[Ar.] değil/yerine/= KESİM/TOPLULUK
( Belirli ortak amaçlara sahip kişilerden oluşan öbek/küme. )
- CAMİLERDE:
KLASİK ile/ve YENİ/NEO KLASİK
- CAMLAMAK ile CAMLANMAK ile CAMLATMAK ile CAMLAŞMAK ile CAMLATILMAK
- CAMLI ile CAMLIK ile CAMLI KÖŞK
- ÇAMUR ile/değil BALÇIK
- ÇAMURLAMAK ile ÇAMURLANMAK ile ÇAMURLATMAK ile ÇAMURLAŞMAK ile ÇAMURLANABİLMEK ile ÇAMURLAYABİLMEK ile ÇAMURLAŞABİLMEK ile ÇAMUR/LUK ile ÇAMURLU ile ÇAMURSUZ ile ÇAMURLUKÇU/LUK ile ÇAMUR KALEMİ ile ÇAMUR IĞRIBI ile ÇAMUR BANYOSU ile ÇAMUR DERYASI
- CAN-CİĞER (ARKADAŞ OLMAK)
- CAN ERİK ile PAPAZ ERİK
( ÂLÛ-GÜRDE ile ... )
( PLUM vs. ... )
( PRUNUS DOMESTICA cum ... )
- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK
- CAN SIKMAK ile/||/<> KAFA ŞİŞİRMEK
- CAN ve/<> HAKK
( CANDIR, HAKK'IN BEDELİ )
- ÇANAK-ÇÖMLEK
- ÇANAK TUTMAK ile PRİM VERMEK
- ÇANAK TUTMA(MA)K ile/ve/değil/yerine MEYDAN VERME(ME)K
- ÇANAK ile/ve/||/<> HAVUZ
- ÇANAKKALE ile ÇANAKKALELİ/LİK
- ÇANAK/LIK ile ÇANAKÇI/LIK ile ÇANAK ANTEN ile ÇANAK AĞIZLI ile ÇANAK YAPRAK ile ÇANAK ÇÖMLEK ile ÇANAK ÜZENGİ ile ÇANAK YALAYICI/LIK
- CANAVARLAŞMAK ile CANAVARLAŞTIRMAK ile CANAVARLAŞABİLMEK ile CANAVAR/LIK ile CANAVARCA ile CANAVAR OTU ile CANAVAR DÜDÜĞÜ ile CANAVAR OTUGİLLER
- CANCILIK = CÂNEGERÂYÎ[Fars.] = ERVÂHİYYE/T[Ar.] = ANIMISM[İng.] = ANIMISME[Fr.] = ANIMISMUS[Alm.] = ANIMISMO[İt., İsp.]
- CANDAN/LIK ile CANDAN YÜREKTEN
- CAN-HIRAŞ (ÇALIŞMAK, UĞRAŞMAK)
- CAN-I GÖNÜL (-DEN SEVMEK/YAPMAK) -ile/ve/||/<>
- CANI İSTEMEK ile CANI ÇEKMEK
- CANI:
"SIKIK" değil SIKKIN
- [ne yazık ki]
!"CAN/I ACITMAK" ile/ve/||/<> !"CAN YAKMAK" ile/ve/||/<> !"CANINA OKUMAK"
- CANİ/LİK ile/değil/||/<> VAHŞİ/LİK
- CANIMIZI, TEN EYLEMEK/SANMAK/VARSAYMAK ile/değil/yerine/>< TENİMİZİ, CAN EYLEMEK
- CANINA OT TIKMAK/TIKAMAK ile ÇARKINA SIÇMAK
( Bahsi geçen ot, pamuktur.[Anlayana!] İLE ... )
- CANINI ÇIKARMAK ile/değil/yerine/>< TADINI ÇIKARMAK
- ÇANKIRI ile ÇANKIRILI/LIK
- CANKURTARAN/LIK ile CANKURTARAN SALI ile CANKURTARAN ÇANI ile CANKURTARAN DÜDÜĞÜ ile CANKURTARAN GEMİSİ ile CANKURTARAN SİMİDİ ile CANKURTARAN YELEĞİ ile CANKURTARAN SANDALI ile CANKURTARAN KULÜBESİ ile CANKURTARAN ŞAMANDIRASI
- CANLA-BAŞLA (ÇALIŞMAK/UĞRAŞMAK)
- CANLANDIRABİLMEK ile CANLANDIRIVERMEK ile CANLANDIRICI/LIK
- CANLANMAK ile CANLANDIRMAK ile CANLANABİLMEK ile CANLANIVERMEK ile CANLANDIRILMAK ile CANLA BAŞLA
- CANLI (OLMAK/KALMAK) ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK
( Doğada, dirimbilimde, gövdede, hayvanda, bitkide. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda, anlıkta, düşüncede, anlamda, değerde. )
- CANLI OLAN = ÂLÎ[Fars.] = 'UZVİYYE[Ar.] = ORGANIC[İng.] = ORGANIQUE[Fr.] = ANIMALIS[Lat.] = BELEBT, ORGANISCH[Alm.] = ORGANA EKHÕN, EMPSÜKHOS[Yun.] = ORGANICO[İt., İsp.] = ORGANISCH[Fel.] = ORGANISK[Dan.]
- CANLI ile/ve/<> GERÇEK
( ALIVE vs./and/<> REAL )
- CANLI ile/ve ORGANİK
( ALIVE vs./and ORGANIC )
- CANLI/LIK ile CANLICI/LIK ile CANLI BOMBA ile CANLI CANLI ile CANLI MODEL ile CANLI MÜZİK ile CANLI RESİM ile CANLI YAYIN ile CANLI CENAZE ile CANLI ÖZDEKÇİ/LİK ile CANLI YAYIN ARACI
- CANLI/LIK ile/ve CANSIZ-LIK
( MOLEKÜL/LER > DNA > HÜCRE > ORGANİZMA/İNSAN ile/ve KRİSTAL/LER > GÜNEŞ DÜZENİ > EVREN )
- CANLI/LIK ile/ve DERİN/LİK
( LIVELINESS/VIGOUR vs./and PROFUNDITY )
- CANLI/LIK ile/ve/değil DİRİ/LİK
( [not] ALIVE vs./and/but VIVACITY )
- CANLILIK = TİRİGLİG = SERZENDEGÎ[Fars.] = el-HAYAVİYE/T[Ar.] = LIVELINESS[İng.] = VITALITÉ[Fr.] = VITALITAS[Lat.] = DIE BELEBUNG, DIE BELEBHEIT, DIE LEBENDIGKEIT, DAS LEBENDIGSEIN[Alm.] = HË EMPSÜKHË[Yun.] = VITALITA[İt.] = VIDALIDAD[İsp.] = LEVENDIGHEID[Fel.] = LIVLIGHED[Dan.] = JIVAYO SUŞŞESTVO[Rus.]
- CANLI:
[ne] BÜYÜK, [ne de] KÜÇÜK değil TEK
( Canlının, (en) "küçüğü" ya da "büyüğü" diye bir şey yoktur/olmaz! Hücreden daha büyük bir canlı yoktur. )
- CANSIZLAŞMAK ile CANSIZLAŞTIRMAK ile CANSIZLAŞABİLMEK ile CANSIZLAŞTIRILMAK ile CANSIZ/LIK ile CANSIZCA ile CANSIZ HEDEF
- ÇANTA ile ÇANTACI/LIK ile ÇANTALI ile ÇANTASIZ ile ÇANTA ÇİÇEĞİ
- CAN-TEN (DAYANDIRAMAMAK)
- CAPABILITY :/yerine YETENEK
- CAPABLE OF DISCRİMINATING[İng.] değil/yerine/= ERGINLİK VE SEZGINLİK
- ÇAPAÇULLAŞTIRMAK ile ÇAPAÇUL/LUK ile ÇAPAÇULCU/LUK
- ÇAPAK/ÇAPAQ = ÇELPEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir balık türü. İLE Göz çapağı. )
- ÇAPAK ile ÇAPAK
( Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan ya da kuruyan akıntı. | Madenler dövülürken sıçrayan ince ufak parça. | Metal eşyada bulunan pürüz. İLE Sazan ailesinden, gövdesi yandan basık, boyu yarım metre kadar olabilen bir balık. )
( ... cum ABRAMIS BRAMA )
- ÇAPAKLANMAK ile ÇAPAKLANABİLMEK ile ÇAPAK ile ÇAPAKLI ile ÇAPAKSIZ
- ÇAPA/LAMAK ile ÇABA/LAMAK
- ÇAPALAMAK ile ÇAPALANMAK ile ÇAPALATMAK ile ÇAPALANABİLMEK ile ÇAPALAYABİLMEK ile ÇAP ile ÇAPA ile ÇAPACI/LIK ile ÇAPALI ile ÇAPASIZ
- ÇAPKIMAK ile ÇAPKINLAŞMAK ile ÇAPKIN/LIK ile ÇAPKINCA
- ÇAPLAMAK ile ÇAPLA
- ÇAPRAŞIKLAŞMAK ile ÇAPRAŞIK/LIK
- ÇAPRAZ ÇUBUK ile KEMİKLERİN ile TATAR YAYI ile MELEZ ile MELEZ
( CROSSBAR vs. CROSSBONES vs. CROSSBOW vs. CROSSBRED vs. CROSSBREED )
( ميله عرضي ile نشانه مرگ ile زنبورک ile کمان پولادي ile دورگه ile پيوندي ile آميزش نژادي کردن ile بار آوردن ile جفته کردن )
( ميله عرضي ile NESHANEH MORG ile ZANBORK ile KAMAN POLADY ile DORGEH ile PEYVANDY ile AMYZESH NEJADY KARDAN ile BAR AVARDAN ile JOFTEH KARDAN )
- ÇAPRAZLAMAK ile ÇAPRAZLAŞMAK ile ÇAPRAZLAŞTIRMAK ile ÇAPRAZ/LIK ile ÇAPRAZ KUR ile ÇAPRAZ ATEŞ ile ÇAPRAZ SORGU ile ÇAPRAZ KAFİYE ile ÇAPRAZ SORGULAMA
- ÇAPSIZ/LIK ile/ve/||/<> (")KİFÂYETSİZ MUHTERİS(") (OLMA)
- CAPTURE :/yerine ELE GEÇİRMEK
- ÇAPULLAMAK ile ÇAPULLANMAK ile ÇAPUL ile ÇAPULA ile ÇAPULCU/LUK ile ÇAPULACI/LIK
- CAR CAR (KONUŞMAK)
- ÇAR ÇARMAK/ÇAR ÇARMAQ / ÇAR ÇAMRAK/ÇAR ÇAMRAQ = ÇOLUK ÇOCUK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ÇAR ÇUR (ETMEK)[İSRAF ETMEK]
- ÇARÇABUK
( ALE-L-ACELE )
- ÇARDAK ile ALAÇIK
( Tarla, bahçe gibi yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak. İLE Üzeri dal ve hasırla örülmüş barınak. )
- ÇARDAK ile Çardak
( Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak; alaçık. | Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer. İLE Denizli iline bağlı ilçelerden biri. )
- ÇARDAK ile ÇARDAKLI ile ÇARDAKSIZ
- ÇARDAK ile KABİNLER
( BOOTH vs. BOOTHS )
( جاي ويژه ile غرفه ile غرفات )
( JAY VEYZHEH ile GHARFEH ile غرفات )
- ÇARDAK ile KAMERİYE
( ... İLE Bahçelerde yazın oturulmak için yapılan, kafes biçiminde, kubbeli, üstü yeşilliklerle sarılan süslü çardak. )
- CARE :/yerine BAKIM, İLGİLENMEK
- ÇARENİN BULUNMASI/BULUN(A)MAMASI ile BAŞARI/BAŞARISIZLIK
( LACK OF REMEDY vs. SUCCESS/UNSUCCESSFULNESS )
- ÇARESİZ KALMAK ile/ve/değil/yerine/<> ÜMİTLİ OLMAK
- ÇARESİZ ile UMUTSUZCA ile ÇARESİZLİK
( DESPERATE vs. DESPERATELY vs. DESPERATION )
( نوميد ile بي اميد ile بي چاره ile سرخورده ile نااميد ile نوميدانه ile استيصال ile بيچارگي ile تنگ روزي ile لاعلاجي ile نوميدي زياد ile نوميدي )
( NOMYD ile BEY AMYD ile BEY CHAREH ile SARKHORDEH ile NAOMYD ile نوميدانه ile استيصال ile بيچارگي ile TANG RUZY ile LALAJY ile NOMYDY ZYAD ile NOMYDY )
- ÇARESİZ/LİK ile/ve/||/<> ÂCİZ/LİK
- ÇARESİZLİK ile ACZİYET
- ÇARESİZLİK ile/ve/||/<>/>/< HİÇBİR ŞEY YAPAMAMA
- ÇARESİZLİK ile/yerine KOŞULSUZLUK
( HELPLESS vs. UNCONDITIONALNESS
UNCONDITIONALNESS instead of HELPLESS )
- ÇARESİZLİK ile/ve/değil/yerine/<> SABIR
- ÇARESİZLİK ile UMUTSUZ
( DESPAIR vs. DESPAIRING )
( نااميد ile نااميدي ile دست از جان شستن ile ياس ile نوميد کننده )
( NAOMYD ile NAOMYDY ile DAST AZ JAN SHASTAN ile YAS ile NOMYD KONANDEH )
- ÇARIK-ÇÜRÜK
- ÇARIK ile/ve/||/<>/> CIZLAVAT/CIZLAVET
- ÇARIK/LIK ile ÇARIKLI ile ÇARIKÇI/LIK ile ÇARIKSIZ ile ÇARIKLI ERKANIHARP
- CARİYE/HALAYIK / AS/AWINÇU/KÜNG[dvlgtrk] ile/||/<> KARVAŞ/KARAVAŞ ile/||/<> MUTAK ile/||/<> HASEKİ ile/||/<> HASEKİ İKBAL
( ... İLE/||/<> Haremdeki cariye. İLE/||/<> Osmanlı'da özgürlüğü geri verilmiş kul ya da karavaş. İLE/||/<> Karavaşlar arasından seçilen, sultan gözdesi.[Erkek çocuk doğuran, saray cariyesi.] İLE/||/<> Sultanın gözde cariyesi. )
- ÇARK ETMEK ile/değil/yerine/>< FARK ETMEK
- ÇARK ile/ve/||/<> DİŞLİ
- ÇARK ile TARTURA
( ... İLE Çıkrıkçı çarkı. )
- ÇARPIKLIK ile SAPTIRMA
- ÇARP(IL)MAK ile TEPELE(N)MEK
- ÇARPIŞMA ile/ve/değil EŞİK
- ÇARPIŞMAK ile ÇARPIŞAN
( COLLIDE vs. COLLIDING )
( تلاطم کردن ile خوردن ile تصادف کردن ile بهم خوردن ile برخورد کردن ile مصادم )
( TALATEM KARDAN ile KHORDAN ile TASADEF KARDAN ile BACPAM KHORDAN ile BARKHORD KARDAN ile مصادم )
- ÇARPIŞMAK ile/ve/değil/yerine/>< TARTIŞMAK
- ÇARPITMAK ile ÇARPIK ile ÇARPITMA
( DISTORT vs. DISTORTED vs. DISTORTION )
( ازشکل طبيعي انداختن ile تحريف کردن ile معدول ile ملتوي ile تحريف شده ile تحريف )
( AZESHEKL TABYEY ANDAKHTAN ile TAHARYFE KARDAN ile معدول ile ملتوي ile TAHARYFE SHODEH ile TAHARYFE )
- ÇARPITMAK ile GERİYE YANSITMA
( TO DISTORT/PERVERT vs. TO REFLECT BACK | WHIGGISM )
- ÇARPITMAK ile SAPTIRMAK
- ÇARPMAK ile ÇARPILMAK ile ÇARPTIRMAK ile ÇARPABİLMEK ile ÇARPIVERMEK ile ÇARPTIRILMAK ile ÇAR ile ÇARE ile ÇARK ile ÇARİÇE/LİK ile ÇARKLI ile ÇARKÇI/LIK ile ÇARESİZ/LİK ile ÇARKSIZ ile ÇARESİZCE
- ÇARPTIRMAK ile/değil ÇARPITMAK
- CARRY :/yerine TAŞIMAK
- ÇARŞAFLAMAK ile ÇARŞAFLANMAK ile ÇARŞAFLATMAK ile ÇARŞAF/LIK ile ÇARŞAFLI ile ÇARŞAFÇI/LIK ile ÇARŞAFSIZ/LIK ile ÇARŞAF ÇARŞAF
- ÇARŞI-PAZAR (DOLAŞMAK)
- CART CURT (YAPMAK)
- CASCAVLAK
- ÇAŞITLAMAK ile ÇAŞIT/LIK
- CAST :/yerine OYUNCU KADROSU, ATMAK
- CASUSLUK YAPMAK değil/yerine/= ÇAŞITLAMAK
- ÇAT ile ÇATI ile ÇATICI/LIK ile ÇATILI ile ÇAT PAT ile ÇATISIZ ile ÇAT KAPI ile ÇATI KATI ile ÇATI ARASI ile ÇATI ETEĞİ ile ÇATI EKLERİ ile ÇATI FARESİ ile ÇATI KİRİŞİ ile ÇATI ÖRTÜSÜ ile ÇATI KAPLAYICI ile ÇATI PENCERESİ
- ÇATAK ile ÇATAK BAYRAK
- ÇATAL ile/ve/değil EŞİK
- ÇATAL ile/ve/||/<> YARIK
- ÇATALHÖYÜK ile/ve/||/<>/> HACILARHÖYÜK
- ÇATALLANMAK ile ÇATALLANMA
( BIFURCATE vs. BIFURCATION )
( دوشاخهاي ile دوشاخه کردن ile بدوشاخه منشعب کردن ile شکاف گاه )
( DOSHAKHESAY ile DOSHAKHEH KARDAN ile BEDOOSHAKHEH MONASHAB KARDAN ile SHKAF GAH )
- ÇATANA ile ÇATANACI/LIK
- CATCH :/yerine YAKALAMAK
- CATHOLIC :/yerine KATOLİK
- ÇATI ile/ve/değil EŞİK
- ÇATIKLAŞMAK ile ÇATIK/LIK ile ÇATIK KAŞ ile ÇATIK YÜZ ile ÇATIK KAŞLI/LIK ile ÇATIK SURAT ile ÇATIK YÜZLÜ/LÜK ile ÇATIK ÇEHRE ile ÇATIK SURATLI/LIK ile ÇATIK ÇEHRELİ/LİK
- ÇATILMAK ile ÇATILABİLMEK
- ÇATIR ÇATIR (KIRILMAK | OSURMAK | HARCAMAK)
- ÇATIR ÇUTUR (KIRILMAK)
- ÇATIRDAMAK ile ÇATIRDATMAK ile ÇATIRDAYABİLMEK
- ÇATIRTI ile ŞAKA YAPMAK ile ÇATLAMAK ile BASKI ile ÇATLAK ile KIRIK FISTIK ile KRAKER ile ÇATLAMA
( CRACK vs. CRACK A JOKE vs. CRACK UP vs. CRACKDOWN vs. CRACKED vs. CRACKED PISTACHIO vs. CRACKER vs. CRACKING )
( خردشدن ile شق شدن ile شکاف برداشتن ile رخنه پيدا کردن ile ترق کردن ile ترک خوردن ile ترک پيدا کردن ile ترکيدگي ile تراک ile چاک ile شکاف ile ترک ile مزه انداختن ile درهم شکستگي ile سخت گيري ile ترکيده ile شکافدار ile پسته خندان ile فندق شکن ile کلوچه کوچک ile ترق )
( خردشدن ile SHGH SHODAN ile SHKAF BARDASHTAN ile RAKHANEH PEYDA KARDAN ile TARGH KARDAN ile TARK KHORDAN ile TARK PEYDA KARDAN ile ترکيدگي ile TARAK ile CHAK ile SHKAF ile TARK ile MAZEH ANDAKHTAN ile DAREAM SHKASTGY ile SOKHT GYRY ile TARKYDAH ile SHKAFDAR ile PASTEH KHANDAN ile FANDGH SHKAN ile KOLOOCHEH KUCHAK ile TARGH )
- ÇATIŞKI ile/ve/||/<> UYUŞMAZLIK
- ÇATIŞMA ile ÇATIŞMACI/LIK ile ÇATIŞMASIZ/LIK ile ÇATIŞMASIZCA
- ÇATIŞMA ile/değil/yerine FARK
- ÇATIŞMA ile "ZITLIK"
- ÇATIŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÇALIŞMAK
- ÇATIŞMAK ile ÇATIŞILMAK ile ÇATIŞTIRMAK ile ÇATIŞABİLMEK ile ÇATIŞTIRILMAK ile ÇATIŞ
- ÇATKI/LIK ile ÇATKIN/LIK ile ÇATKILI ile ÇATKISIZ
- ÇATLAK ile ÇINLAMA
( CHINK vs. CHINKING )
( درزپيدا کردن ile جرنگ جرنگ )
( DARZPYDA KARDAN ile JARANG JARANG )
- ÇATLAMAK ile ÇATLATMAK ile ÇATLATILMAK ile ÇATLATABİLMEK ile ÇATLAYABİLMEK ile ÇATLAYIVERMEK ile ÇATLAK/LIK ile ÇATLAK SES ile ÇATLAK ZURNA
- ÇATMAK ile ÇATMACI/LIK ile ÇATMA KAŞ
- ÇATMAK ile SATAŞMAK
- CAVLAMAK ile CAVLAK/LIK
- ÇAVLANMAK ile ÇAVLAN
- ÇAVUŞ/LUK ile ÇAVUŞ KUŞU ile ÇAVUŞ ÜZÜMÜ ile ÇAVUŞ KUŞUGİLLER
- ÇAYDANLIK ile SEMAVER[Rus.]
( ... İLE Özellikle çay demlemekte kullanılan, kömür yakacak ocağı kendi içinde bulunan, elektrikle de çalışabilen, bakır, pirinç gibi metallerden yapılmış, musluklu kap. )
- CAYDIRICILIK ile/ve/||/<> ISLÂH EDİCİLİK
- CAYDIRICI/LIK ile/ve YILDIRICI/LIK
- CAYDIRMAK ile CAYDIRICI
( DISSUADE vs. DISSUASIVE )
( منصرف کردن ile منع کننده )
( MONASRAF KARDAN ile MAN KONANDEH )
- CAYDIRMAK ile CAYDIRILMAK ile CAYDIRABİLMEK ile CAYDIRICI/LIK
- CAYDIRMAK ile CAYDIRILMIŞ
( DETER vs. DETERRED )
( تحذير کردن ile چشمترسيده )
( TAHAZYR KARDAN ile CHESHMETRESYDAH )
- ÇAYHANE ile ÇAYHANECİ/LİK
- CAYIR CAYIR (YANMAK)
( Nesnelerde. )
- CAYIRDAMAK ile CAYIRDATMAK
- ÇAYIRLAMAK ile ÇAYIRLANMAK ile ÇAYIRLATMAK ile ÇAYIRLAŞMAK ile ÇAYIR/LIK ile ÇAYIRLI ile ÇAYIRSIZ ile ÇAYIR OTU ile ÇAYIR KUŞU ile ÇAYIR TAVUĞU ile ÇAYIR TERESİ ile ÇAYIR YULAFI ile ÇAYIR MANTARI ile ÇAYIR TİRFİLİ
- ÇAYIRLIK ile/ve HAYMANA
( ... İLE/VE Hayvanların salındığı çayırlık. )
- ÇAYLAK ile MISIR ÇAYLAĞI
- ÇAYLAKLAŞMAK ile ÇAYLAK/LIK ile ÇAYLAKÇA ile ÇAYLAK FIRTINASI
- ÇAYLI ile ÇAYLIK ile ÇAYLI KEK
- CAZİBELEŞMEK ile CAZİBELEŞTİRMEK ile CAZİBE ile CAZİBELİ/LİK ile CAZİBESİZ/LİK
- CAZİPLEŞMEK ile CAZİPLEŞTİRMEK ile CAZİPLEŞEBİLMEK ile CAZİPLEŞTİRİLMEK ile CAZİPLEŞTİRİLEBİLMEK ile CAZİP/LİK
- CAZIR CUZUR (YANMAK)
- CAZIRDAMAK ile CAZIRDATMAK
- CDK ile/||/<> SİKLİN
( CDK katalitik alt birim İLE siklin düzenleyici. )
( Formül: Kinaz İLE aktivatör )
- CEBELLEŞMEK ile CEBE ile CEBEL ile CEBECİ ile CEBELİ
- CEBERÛT/LUK / ZORBALIK değil/yerine/= GÜCEGEN/LİK
- CEBİN ile CEBİR ile CEBİRSEL ile CEBİ DELİK ile CEBİRSEL DEYİM ile CEBİRSEL İFADE ile CEBİRSEL FORMÜL
- CEBİRE[Ar.]/KOAPTÖR[Fr.] = SÜYEK
( Kırık ve çıkık kemikleri yerinde tutmak için kullanılan tahta, mukavva ya da tenekeden yapılmış, üzeri sargıyla kaplanan levha. | Rayları, iki ucundan birbirine bağlamak için kullanılan delikli metal çubuk. )
- CEBİR/SEL ile/ve/||/<> ARİTMETİK
- ÇEÇEK ile ÇEÇEK[Çigil]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çiçek. İLE Kızamık ya da çiçek sayrılığına verilen ad. )
- CEDELLEŞMEK ile CEDEL
- CEDVEL ÇEKMEK -ile
( Kenarlara çizgi çekmek. Cedvelkeş, kalemkeş. )
- CEDVEL/HARK[Ar.] ile CETVEL
( Su yolu, su akacak yarık. İLE Ölçüm aracı/tablosu. )
- ÇEĞMELLENMEK ile ÇEĞMEL
- CEHÂLET:
BİLGİSİZLİK değil KIBLESİZLİK
- CEHÂLET KİBARLIĞI ile/değil/yerine KİBARLIK
( "Kibarlığını" yüzüne-gözüne bulaştırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Zamanını, zeminini, gerektiği kadar ve ölçüsünü bilerek/tutturarak, bilinçle. )
- CEHÂLET ve/<> BAĞNAZLIK ve/<> ÖFKE ve/<> YEGİNLİK/ŞİDDET
- CEHÂLET ve/>/ve/< KABA GÜÇ ve/>/ve/< BAĞNAZLIK
- CEHALET ile/ve/<>/değil OLANAKSIZLIK
- CEHÂLET ve/> SABIRSIZLIK
( IGNORANCE and/> IMPATIENCE )
- CEHÂLET ile/ve ŞİRK
- BİLGİSİZLİK/CEHÂLET ile/ve/<> TAKINTI
- CEHÂLET ile/ve TEVEKKÜLDEN UZAK OLMAK
- CEHÂLET ile UZAK OLMAK
( IGNORANCE vs. TO BE FAR )
( VU MING ile/ve ... )
- CEHÂLET/BİLGİSİZLİK ve/<> ÇOK VE BOŞ (GEREKSİZ) KONUŞMAK
( IGNORANCE and/<> TO TALK TOO MUCH AND WASTE )
- CEHENNEMLEŞMEK ile CEHENNEM/LİK ile CEHENNEMİ ile CEHENNEM TAŞI ile CEHENNEM AZABI ile CEHENNEM HAYATI ile CEHENNEM KÜTÜĞÜ ile CEHENNEM SICAĞI ile CEHENNEM ZEBANİSİ
- CEHL[Ar.] ile HUMK[Ar.]
- ÇEKÇE ile ÇEKÇEK
- ÇEKEK ile ÇEÇGE ile ÇEK ÇUK ile ÇEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çekiç. İLE Dokumacı tarağı. İLE Ivır zıvır, eski eşya. İLE . Çizgili kumaşa[bürd] benzeyen bir pamuklu dokuma.[Atkı, şal gibi şeylerin yapımında kullanılır.] )
- ÇEKELEMEK ile ÇEK ile ÇEKİ ile ÇEKİCİ/LİK ile ÇEK VALF ile ÇEK VANA
- ÇEKEMEME ile ÇEKEMEMEZLİK
- ÇEKEMEMEK ile ÇEKEM
- ÇEKİ-DÜZEN (VERMEK)
- ÇEKİÇ ile/ve/değil/||/<> TOKMAK
- ÇEKİÇLEMEK ile ÇEKİÇLENMEK ile ÇEKİÇLETMEK ile ÇEKİÇLENEBİLMEK ile ÇEKİÇLETEBİLMEK ile ÇEKİÇLEYEBİLMEK ile ÇEKİÇ ile ÇEKİÇ ATMA ile ÇEKİÇ KEMİĞİ ile ÇEKİÇ MAKİNESİ
- ÇEKİG ile ÇEKİK/ÇÜPEK ile ÇEKİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir yazıdaki yardımcı imler. İLE Küçük erkek çocuğunun eşeysel örgeni, pipi. İLE Serçeye benzer benekli bir kuş.[Kayalık yerlerde yaşar.] )
- ÇEKİK/LİK ile ÇEKİKÇE ile ÇEKİK GÖZ ile ÇEKİK GÖZLÜ/LÜK
- ÇEKİLMEK ile ÇEKİLEBİLMEK ile ÇEKİLİVERMEK
- ÇEKİMİN/KAMERANIN:
ÖNÜNDEN GEÇMEK değil/yerine/>< ARKASINDAN GEÇMEK
- ÇEKİMLEMEK ile ÇEKİMLENMEK ile ÇEKİMLENEBİLMEK ile ÇEKİMLEYEBİLMEK ile ÇEKİM ile ÇEKİMCİ ile ÇEKİMLİ ile ÇEKİMSİZ/LİK ile ÇEKİM EKİ ile ÇEKİMLİ FİİL ile ÇEKİM SENARYOSU
- ÇEKİMSER KALMAK ile ÇEKİMSER
( ABSTAIN vs. ABSTAINING )
( خودداري کردن ile نکول کردن ile پرهيز ile ممتنع )
( KHODDARY KARDAN ile NEKOL KARDAN ile PAREHYZ ile MOMTAN )
- ÇEKİMSER/LİK ile ÇEKİMSERCE
- ÇEKİMSER/LİK ile/ve/||/<> KAÇINGAN/LIK
- ÇEKİMSER/LİK ile/ve/değil/||/<>/< UYUMLU/LUK
- ÇEKİNGEN ile ÇEKİNİK ile ÇEKKİN
( Herşeyden çekinme huy olan, ürkek, sıkılgan. İLE Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan soyaçekim nitelikleri için kullanılır. [ÇEKİNİK GEN] İLE Elini çekmiş, ilgisiz. )
- ÇEKİNGENLEŞMEK ile ÇEKİNGENLEŞTİRMEK ile ÇEKİNGENLEŞEBİLMEK ile ÇEKİNGEN/LİK ile ÇEKİNGENCE
- ÇEKİNGEN/LİK ile/ve/<> DAYANÇLI/LIK/SABIRLI/LIK
- ÇEKİNGEN/LİK ile İÇE KAPANIK/LIK
- ÇEKİNGEN/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> MESAFELİ/LİK
- ÇEKİNİLMESİ GEREKEN:
SALDIRGAN/LIK ile/ve/||/<>/> ŞIMARIK/LIK
( [Çekinilmesi gereken ...]
İyi birinin aç kaldığındaki saldırganlığı. İLE/VE/||/<>/>Kötü birinin doyduğundaki şımarıklığından. )
- ÇEKİNMEK ile ÇEKİLMEK
( TO AVOID vs. TO RETREAT )
- ÇEKİNMEK ile ÇEKİNİLMEK ile ÇEKİNDİRMEK ile ÇEKİNEBİLMEK ile ÇEKİNCE ile ÇEKİNCELİ ile ÇEKİNCESİZ
- ÇEKİNMEK ile SAKINMAK
( AVOID vs. TO PROTECT )
- ÇEKİP ÇEVİRMEK
- ÇEKİP GİTMEK
- ÇEKİP GİTMEK ile/ve/||/<> ÇIKIP GİTMEK
- ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ ENGELİ / BÖLÜNME ENGELİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ REAKTÖRÜ / NÜKLEER REAKTÖR ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ ÜRÜNLERİ / BİRİNCİL BÖLÜNME ÜRÜNLERİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ VERİMİ ile/||/<> ÇEKİRDEK DÖNÜŞÜMÜ / GEÇİŞ ile/||/<> ÇEKİRDEK ENGELİ ile/||/<> ÇEKİRDEK FİZİĞİ ile/||/<> ÇEKİRDEK GERİ TEPMESİ ile/||/<> ÇEKİRDEK İNDÜKSİYONU ile/||/<> ÇEKİRDEK İZOMERİ / İZOMER ile/||/<> ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI ile/||/<> ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI NOKTASI ile/||/<> ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI REAKTÖRÜ / KAYNAŞMA REAKTÖRÜ ile/||/<> ÇEKİRDEK KAYNAŞMASI YAKITI / KAYNAŞMA YAKITI ile/||/<> ÇEKİRDEK KUTUPLANMASI ile/||/<> ÇEKİRDEK KUVVETLERİ ile/||/<> ÇEKİRDEK KÜTLESİ ile/||/<> ÇEKİRDEK LAZERİ ile/||/<> ÇEKİRDEK MANYETİK MOMENTİ ile/||/<> ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANSI[ÇMR] ile/||/<> ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS SPEKTROMETRESİ ile/||/<> ÇEKİRDEK MANYETİK REZONANS TOMOGRAFİSİ ile/||/<> ÇEKİRDEK MANYETOMETRESİ ile/||/<> ÇEKİRDEK MANYETONU ile/||/<> ÇEKİRDEK MODELLERİ (SIVI DAMLASI | KABUK | ORTAK) ile/||/<> ÇEKİRDEK PARÇALANMASI ile/||/<> ÇEKİRDEK PİLİ ile/||/<> ÇEKİRDEK POTANSİYEL ENERJİSİ ile/||/<> ÇEKİRDEK POTANSİYELİ / COULOMB ENGELİ ile/||/<> ÇEKİRDEK REZONANSI ile/||/<> ÇEKİRDEK REZONANS MANYETOMETRESİ / ÇEKİRDEK MANYETOMETRESİÇEKİRDEK SPİNİ ile/||/<> ÇEKİRDEK TABAN DURUMU / ÇEKİRDEK TABAN ENERJİ DURUMU ile/||/<> ÇEKİRDEK TABAN ENERJİ DURUMU ile/||/<> ÇEKİRDEK TEPKİMESİ ile/||/<> ÇEKİRDEK ETKİ KESİTİ / ETKİ KESİTİ / ÇEKİRDEK TESİR KESİTİ / TESİR KESİTİ ile/||/<> ÇEKİRDEK YARIÇAPI ile/||/<> ÇEKİRDEK YOĞUNLUĞU ile/||/<> ÇEKİRDEK YÜKÜ ile/||/<> ÇEKİRDEK ZİNCİR TEPKİMESİ / ZİNCİR TEPKİMESİ
- ÇEKİRDEK ile/ve/<> ÇEKİRDECİK
( Evli meyvelerin içinde, bir ya da birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. | Yenmek için satılan kabak çekirdği. | Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. | 5 santigrama eşit olan, kuyumculukta kullanılan ağırlık ölçüsü. | Bir şeyin temelini oluşturan öz, nüve. İLE Göze çekirdeğinin içinde, tek ya da birden çok bulunan, yuvarlak nesne. )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEK BAĞLANMA ENERJİSİ / BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BOZULMA MODU / BOZULMA ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ
( Temel olarak proton ve nötronlardan oluşan, yükü +Ze olan, etrafında elektronların döndüğü ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan çok yoğun merkezî kısmı. | Bir düzenek sargısının ortasında bulunan, manyetik çekirdek ya da kor olarak da bilinen manyetik nesne. )
( NUCLEUS, CORE VS. ... VS. ... VS. NUCLEAR JiSSiON )
( LE NUCLéUS / LE NOYAU AVEC ... AVEC ... AVEC LA FiSSiON NUCLéAR )
( KERN MiT ... MiT ... MiT KERNSPALTUNG )
( NüVE )
- ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEK MATRİSİ ile ÇEKİRDEK DÜZLEMİ ile ÇEKİRDEK DEPOLAMA
( CORE vs. CORE MATRIX vs. CORE PLANE vs. CORE STORAGE )
( سلف ile ماتريس چنبره اي ile صفحه چنبره ها ile انباره چنبرهاي )
( SOLF ile MATARYS CHENBAREH AY ile SAFHEH CHENBAREH CPEHA ile ANBAREH CHENBAREHYAY )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEKÇİK
( Çekirdek DNA içerir, çekirdekçik rRNA üretir )
( Formül: Nükleus İLE nükleolus )
- ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEKLENMİŞ
( KERNEL vs. KERNELLED )
( مغزدانه ile مغز بستن ile مغزدار )
( مغزدانه ile MOGHZ BASTAN ile MOGHAZDAR )
- ÇEKİRDEK ile/değil ÇİĞİT
( ... İLE/DEĞİL Pamuk çekirdeği. )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> DEFORMASYON
( Deforme çekirdek modeli ve dönen çekirdekler )
( Aage Bohr tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-2009) (Ülke: Danimarka) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Atom çekirdeğinin kollektif ve parçacık hareketleri modeli) (Nobel: 1975) )
- ÇEKİRDEK ile/ve/=/||/<> GİLİK
( ... İLE/VE/=/||/<> Antalya bölgesinde meyve çekirdeklerine verilen ad. )
- ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> GÖZE SIVISI/SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]/CYTOPLASM[İng.] ile/ve/||/<> PROTOPLAZMA[Fr. < PROTOPLAZMA < Yun.]
( Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. İLE/VE/||/<> Çekirdek dışta kalmak üzere, protoplazma yığını. İLE/VE/||/<> Yapı bakımından, çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yarı sıvı, saydam ve canlı gözenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer. )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> MODEL
( Atomik çekirdeğin kollektif modeli )
( Aage Bohr tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-2009) (Ülke: Danimarka) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Atom çekirdeğinin kollektif ve parçacık hareketleri modeli) (Nobel: 1975) )
- ÇEKİRDEK ile SIMIŞKA
- ÇEKİRDEK ile/||/<> SİTOPLAZMA
( Çekirdek DNA içerir İLE sitoplazma göze sıvısı )
( Formül: Kromatin İLE Organeller + sıvı )
- ÇEKİRDEKLENMEK ile ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEKLİ ile ÇEKİRDEKÇİ/LİK ile ÇEKİRDEKSEL ile ÇEKİRDEKSİZ ile ÇEKİRDEK AİLE ile ÇEKİRDEK KAHVE ile ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM
- ÇEKİRGE ile CIRCIR BÖCEĞİ / CIRLAK
( Çekirgenin kulakları, dizlerinde bulunmaktadır. )
( CERÂDE/CERÂD[Çoğul] ile ... )
( MELÂH ile ... )
( GRASSHOPPER/LOCUST vs. CRICKET )
( ACRIDIUM | LOCUSTA cum GRYLLUS/GRILLUS DOMESTICUS/CAMPESTRIS )
- ÇEKİŞMEK ile ÇEKİŞİLMEK ile ÇEKİŞTİRMEK ile ÇEKİŞEBİLMEK ile ÇEKİŞTİRİLMEK ile ÇEKİŞ ile ÇEKİŞLİ
- ÇEKİŞMEK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"
( Akıllı kişi, kimseyle yarışmaz. Böylece, kimse, onunla yarışamaz. )
- ÇEKMECE/KUTU = KOYACAK
( İçine öteberi koymaya yarayan nesne. )
- ÇEKMEK ile ALIKOYMAK
( TO PULL PLACE vs. TO DETAIN )
- ÇEKMEK ile ÇEKMEN ile ÇEKMECE ile ÇEKMELİ ile ÇEKMELİK ile ÇEKME KAT ile ÇEKMECELİ ile ÇEKME KAPI ile ÇEKMECESİZ ile ÇEKME DEMİR ile ÇEKME HALATI ile ÇEKMELİ VAGON
- ÇEKOSLOVAKYA ile ÇEKOSLOVAK
( CZECHOSLOVAKIA vs. CZECHOSLOVAKIAN )
( چکاسلواکي ile چک اسلواکي ile چکسلواکيء ile چک )
( چکاسلواکي ile CHAK ESLAVAKY ile CHEKSALVAKYR ile CHAK )
- ÇEKREK = TEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Tek kat. )
- ÇEKTİRMEK ile ÇEKTİRTMEK ile ÇEKTİRİLMEK ile ÇEKTİREBİLMEK ile ÇEKTİRİ ile ÇEKTİRİCİ/LİK
- ÇEKÜN ile GELİNCİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gelincik yavrusu. İLE Gelincik. )
- CELALLENMEK ile CELALLENEBİLMEK ile CELAL ile CELALİ/LİK ile CELALLİ/LİK ile CELALLİCE
- CELÂLLENMEK değil/yerine/= ÖFKELENMEK
- CELB (ETMEK) ile/ve/||/<> CEZB (ETMEK)
( Kendi üzerine çekmek. | Getirtmek, davet etmek, çağırtmak. İLE/VE/||/<> Kendine çekmek. | Etkileyerek kendine bağlamak. )
- CELBETMEK ile CELBE
- ÇELDİRMEK ile ÇELDİREBİLMEK ile ÇELDİRİCİ
- ÇELEBİLMEK ile ÇELEBİLEŞMEK ile ÇELEBİ/LİK ile ÇELEBİCE
- CELEBRATE :/yerine KUTLAMAK
- ÇELEN ile ÇELENK
- CELEP/LİK ile CELEPÇİ/LİK
- ÇELİK ile ÇELİK
( Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, bileşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı. | Çelikten yapılmış. İLE Kısa kesilmiş dal. | Kök salmak amacıyla yere dikilen dal. | Çocukların çelikçomak oyununda, ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları, iki tarafı sivri, kısa değnek. | Gemilerde, üzerine halat ya da ip geçirip tutturmaya yarayan ağaç ya da metalden yapılmış kısa değnek. )
( PULAT ile ... )
- ÇELİK ile/ve/||/<> ÇELİK YÜNÜ
- ÇELİK ile GRAFEN
( )
- ÇELİK ile PASLANMAZ ÇELİK
( ... İLE Çeliğe %10-30 krom katılarak. )
(1996'dan beri)