Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(18/102)


- BUNDUK[Fars.] ile BUNDUKÎ[Fars.]

( Fındık. İLE Bir altın para. [Türkçe'de "Fındık altını" denilen Bundukî adı, Venedik şehrinin Arapça adı olan Bundukiyye'den gelmiştir.] )


- BUNGUNLAŞMAK ile BUNGUNLAŞTIRMAK ile BUNGUN/LUK


- BUNLARIN DIŞINDA ile ARTI OLARAK


- BUNLU ile BUNLUK


- BUNU DA) İTİRAF (ETMEK GEREK) ile/ve/değil/||/<>/< (BUNU DA) İFADE (ETMEK GEREK)


- BUNUN/ONUN 'ANLAM'I YOK! ile/değil BUNUN/ONUN YARARI YOK!


- BÜNYE ile/ve/||/<> GENETİK


- BURABİLMEK ile BURA ile BURAK ile BURALI ile BURAM BURAM


- BURADA ile KALITSALLIK ile KALITSALLIK ile DOĞUŞTAN ile DOĞASI GEREĞİ

( INHERE vs. INHERENCE vs. INHERENCY vs. INHERENT vs. INHERENTLY )

( ماندگار بودن ile جبلي بودن ile لزوم ذاتي ile ذاتي ile بالذت )

( MANDEGAR BODAN ile JABLY BODAN ile LEZOM ZATY ile ذاتي ile بالذت )


- BURÂK -ile

( HZ. MUHAMMED'İN MÎRAÇ'TA BİNDİĞİ AT )

( ŞİMŞEK [IŞIK HIZINDA] )


- BURAK ve/> CEBRAİL ve/> REFREF/REF Ü REF(KALDIR VE KALDIR)

( Gövdenin bineği. VE/> Akıl bineği. VE/> Aşk. )


- BURAK ile/ve DÜLDÜL

( BURAK: İnsanı, imana yaklaştıran amellere sevk eden. )


- BURAM BURAM (KOKMAK)


- BURÇAK ile HÜRLE

( ... İLE Bir cins burçak. )


- BÜRÇEK ile PERÇEM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( İnsan perçemi. İLE Atın perçemi, yelesi ya da kuyruk tüyü. )


- BURCUMAK ile BURCU ile BURCU BURCU


- BURDEN :/yerine YÜK


- BURDURMAK ile BURDURULMAK ile BURDURABİLMEK ile BURDUR ile BURDURLU/LUK


- BURGULAMAK ile BURGULANMAK ile BURGU ile BURGULU ile BURGUSUZ ile BURGU MAKARNA


- BURGULU KAZIK ile ÇAKMA KAZIK ile FORE KAZIK ile KUM KAZIK ile MİNİ KAZIK ile SÜRTÜNME/ADERANS KAZIĞI

( Ucundaki burgu aracılığıyla burularak yere sokulan kazık. İLE Bir şahmerdan ile başına vurularak yere çakılan, ucu çelik çarıklı kazık. İLE Zemine çakılan bir kılıf borusunun içindeki toprağı boşaltıp çelik donatı indirdikten sonra yerinde beton dökülerek yapılan kazık.[Beton döküldükçe, kılıf, yukarıya çekilir.] İLE Çok çürük zeminlerde, delinen zemine kum doldurarak yapılan bir çeşit kazık. İLE Geçici toprak işleri için kullanılan, çapı 25 cm. kadar olan ve yanyana çakılarak ya da açılan deliklere beton dökülerek uygulanan kısa boylu kazıklara verilen ad. İLE Sağlam zemine ulaşılması olanaksız durumlarda, beton dökülerek yapılan ve yanlarak sürtünerek duran kazık. )


- BURJUVA/LIK ile BURJUVACA ile BURJUVA EDEBİYATI


- BURKMAK ile BURKULMAK ile BURKABİLMEK ile BURKUVERMEK


- BURKULABİLMEK ile BURKULUVERMEK


- BIYIKLARDA:
BURMA ile NEVHAT ile GAYTAN ile YOLUK ile KIRPIK ile PIRASA ile YASTIKLI

( ÇÂR-DARB[Fars.]: Dört darp. Kalenderîlerin arasında sakal, bıyık, kirpik ve kaş yerine kullanılan bir deyimdir. )

( BURÛT: Bıyık. )


- BURN-OUT değil/yerine/= TÜKENMİŞLİK


- BURN :/yerine YANMAK


- BURNU BÜYÜK/LÜK ile BURNU HAVADA


- BURNU BÜYÜK/LÜK ile/değil/yerine SEÇKİN/LİK


- BURNUN AKMASI ile/ve/değil/yerine SÜMKÜRMEK

( MÜTEMAHHIT: Sümküren, temahhut eden. )


- BÜROKRASİ ile/ve/ne yazık ki/<>/>< YOLSUZLUK


- BÜROKRATİK değil/yerine/= KAMUYÖNETSEL


- BÜROKRATLAŞMAK ile BÜROKRAT


- BURS ile BURSA ile BURSLU/LUK ile BURSALI/LIK ile BURSSUZ


- YASTIKÇIK/KESE/TORBA/BURSA[Lat. < BURSA SYNOVIALIS] ile Bursa

( Eklem bölgelerinde bulunan, içi sıvı dolu küçük kesecikler. [Kaslar, tendonlar ve kemikler arasındaki sürtünmeyi azaltarak hareketi kolaylaştırır.] İLE Türkiye'de, Marmara bölgesindeki bir il. | M.Ö. II. yüzyılda kurulan kent, Prusias[Bitinya Kralı] adını almış ve zamanla Bursa biçiminde değişmiştir. )


- BURTA = VARAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çok ince altın tabaka. )


- BURTLAK -ile

( Taşlık, çalılık yer. )


- BURTLAK/MOZAK/MERDEK ile ÇORPA

( Domuz yavrusu. İLE Dağ domuzu yavrusu. )

( PIGLET vs./and ... )


- BÜRÛK[Ar.] ile BÜRÛK[Ar. < BERK]

( Un helvası. İLE Şimşekler. )


- BURUK ile BURUKLUK

( ACRID vs. ACRIDITY )

( تند ile دبش ile گس ile گسي )

( TAND ile دبش ile GOS ile گسي )


- BURULMAK ile BURUŞMAK ile BURUNLAMAK ile BURUKLAŞMAK ile BURUNLATMAK ile BURULABİLMEK ile BURUŞABİLMEK ile BURUŞUVERMEK ile BURU ile BURUK/LUK ile BURUN/LUK ile BURUKÇA ile BURUNLU ile BURUN OTU ile BURUK BURUK ile BURUM BURUM ile BURUŞ BURUŞ ile BURUN BURUNA ile BURUN DELİĞİ ile BURUN DİREĞİ ile BURUN KANADI ile BURUN PERDESİ ile BURUN BOŞLUKLARI


- BÜRÜMCÜK SOKAK :

( Merkez Sarıyer'de Dereboyu Caddesinin solunda bulunan, meşhur Sarıyer Muhallebicisinin bitişiğindeki sokaktır. Bu sokak Şehit Mithat Caddesi ile birleşir. Bürümcük sokağın sağ başındaki birinci binanın yeri arsa/bahçe idi ve bu arsada balıkçılar ağ dokur, yıkar, boyar ve meremet (onarırlardı) ederlerdi. Ayrıca buradaki birkaç evde dokuma tezgâhı vardı. İşlenmemiş iplikten ince bez dokunur, satılırdı. Bilhassa "Bürümcük Çarşafı" adı ile dokunan çarşaflar çok ünlü olduğu için sokağa Bürümcük sokak adı verilmiş. )


- BÜRÜMEK ile BÜRÜNMEK ile BÜRÜNDÜRMEK ile BÜRÜNEBİLMEK ile BÜRÜNÜVERMEK ile BÜRÜYEBİLMEK ile BÜRÜK ile BÜRÜN ile BÜRÜLÜ ile BÜRÜM BÜRÜM


- BURUN BURUNA (ÇARPIŞMAK)


- BÜRÜNÇÜK ile BÜRÜNG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kadın peçesi, yaşmak. İLE Girdap. )


- BURUNSAK ile BURUNSALIK


- BURUŞMAK ile BURUŞUK

( CRUMPLE vs. CRUMPLED )

( مچاله کردن ile از اطو انداختن ile مچاله )

( MOCHALEH KARDAN ile AZ ATOO ANDAKHTAN ile MOCHALEH )


- BURUŞTURMAK ile BURUŞTURULMAK ile BURUŞTURABİLMEK ile BURUŞTURUVERMEK


- BURUŞUK/LUK ile BURUŞUKÇA ile BURUŞUKSUZ


- BURY :/yerine GÖMMEK


- BÛSE ile ÖPÜCÜK


- BÛSELİK -ile

( En eski makamlardandır. Minör karşılığıdır. Bûselik beşlisi ve hicaz dörtlüsünden oluşur. Dizisi çıkıcı olup hüseynîde son bulur. İnici biçimi şehnâz ve bûselik adıyla anılır. Nihâvend, sultân-ı yegâh, ruh ve nüvâz gibi makamlar bundan çıkmıştır. Orta derecede kullanılmış makamlardandır. )


- BÜŞİNÇEK[Kençek] = SALKIM
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Üzüm salkımı. )


- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN

(

BUSTROFEDON

Antik Yazılar
βουστροφηδόν

Köken ve Tanım

βουστροφηδόν (boustrophēdón)

Antik Yunanca kökenli bu terim, yazının öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi her satırda yön değiştirmesi anlamına gelir. Tıpkı bir öküzün saban ile tarlayı sürerken her sıranın sonunda dönüp ters yönde devam etmesi gibi, metin de satır sonlarında yön değiştirir.

βοῦς bous > öküz
στροφή strophē > dönüş
-δόν -dón > gibi, tarzında

Bustrofedon, antik dönemde yaygın olarak kullanılan çift yönlü bir yazı düzenidir. Özellikle MÖ VIII. - VI. yüzyıllar arasında Yunan, Etrüsk, Sabaean ve Safaitic gibi çeşitli dillerde kullanılmıştır. Modern yazı sistemlerinden farklı olarak, okuyucunun gözünün satır sonundan başa dönmesi gerekmez; bu da okuma sürecini daha akıcı duruma getirir.

Bustrofedon Türleri

Gerçek Bustrofedon

TRUE

Klasik ve en yaygın bustrofedon türü. Satır yönü her satırda değişir ve yazaçlar, yatay olarak aynalı (mirrored) yazılır.

> A B C D E F G Sol > Sağ
< Ⅎ Ǝ ᗡ Ɔ q ∀ ⅁ Sağ > Sol (aynalı)
> H I J K L M N Sol > Sağ
  • Yazaçlar, yatay eksende aynalı yazılır
  • Okuma yönü zigzag biçiminde ilerler
  • Tablet ya da kâğıdı çevirmeye gerek yoktur
  • En yaygın antik bustrofedon türüdür

Gortyn Yasaları

Girit adasındaki en önemli Yunan hukuk yazıtı

MÖ 450 - 460

Etrüsk Yazıtları

İtalya'daki antik Etrüsk mezar taşları

MÖ 700 - 100

Sözde Bustrofedon

FALSE / SCHLANGENSCHRIFT

Almanca "Schlangenschrift" (Yılan Yazısı) olarak da bilinir. Yazaçlar, aynalı değil 180° döndürülerek (baş aşağı) yazılır.

> A B C D E F G Sol > Sağ
< ∀ q Ɔ ᗡ Ǝ Ⅎ ⅁ Baş aşağı + ters
> H I J K L M N Sol > Sağ
  • Yazaçlar, 180° döndürülür (inverted)
  • Serpantin/yılan biçiminde görünüm
  • Aynalama yerine dönüşüm uygulanır
  • Daha nadir görülen bir varyant

Capua Steli

Etrüsk serpantin bustrofedon örneği

MÖ V. yüzyıl

Sabellik Yazıtları

Adriyatik kıyısı yazıtları

MÖ VI - IV. yüzyıl

Ters Bustrofedon

REVERSE

Metin aşağıdan yukarıya doğru ilerler ve her satır 180° döndürülür. Tableti fiziksel olarak çevirmek gerekebilir.

> A B C D E (okuyucu buradan başlar) Alt satır
O ∀ q Ɔ ᗡ Ǝ ← (tablet 180° çevrilir) Üst satır
  • Okuma, aşağıdan yukarıya doğrudur
  • Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir
  • Yazaçlar, baş aşağı görünür
  • Deneyimli okuyucular tableti çevirmeden okuyabilir

Rongorongo

Paskalya Adası'nın gizemli yazı düzeni

XVIII - XIX. yüzyıl

Macar Rovás

Eski Macar çomak yazıtları

Ortaçağ

Karşılaştırma

Özellik Gerçek (True) Sözde (False) Ters (Reverse) Yineleyen (Recursive/Iterating)
Satır Yönü Değişimi * Her satırda * Her satırda * Her satırda * Kesintisiz
Yazaç/Harf Dönüşümü Yatay aynalama (mirror) 180° rotasyon (invert) 180° rotasyon Türe göre değişir
Okuma Ekseni Yatay zigzag Yatay zigzag Dikey zigzag (↑) Yatay sürekli
Tablet Çevirme X Gerekmez X Gerekmez * Gerekli (180°) X Gerekmez
Paragraf Kesintisi Olabilir (yön sıfırlanır) Olabilir Nadir X Yok (sürekli)
Başlangıç Noktası Sol üst köşe Sol üst köşe Sol alt köşe Sol üst köşe
Yerine Ad - Schlangenschrift, Serpentine - Continuous Boustrophedon
Yaygınlık En yaygın Nadir Çok nadir Uzun metinlerde
Önemli Örnek Gortyn Yasaları Capua Steli Rongorongo Luwi Hiyeroglifleri

Bustrofedon Örnekleri

Tilki ve Üzüm - Ezop Masalı

GERÇEK BUSTROFEDON
1 > Bir gün aç bir tilki yüksek bir asmanın
2 < .üdröG .idrel nızümlü nislo tağılsaraS
3 > Üzümlere ulaşmak için defalarca sıçradı
4 < .idamaşalu nicaf amA
5 > Sonunda vazgeçti ve uzaklaşırken şöyle dedi:
6 < "!şımzuko relrüzü uz netaZ"

Ders: Elde edemediğimiz şeyleri küçümsemek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.

Kaplumbağa ve Tavşan

SÖZDE BUSTROFEDON (Schlangenschrift)
1 > TAVŞAN KAPLUMBAĞAYLA YARIŞA GİRDİ
2 < HIZLI OLDUĞU İÇİN KENDİNE GÜVENİYORDU
3 > YOL ORTASINDA UYUMAYA KARAR VERDİ
4 < KAPLUMBAĞA YAVAŞ AMA İSTİKRARLI GİTTİ
5 > VE YARIŞI KAZANDI

Sözde bustrofedonda yazaçlar aynalı değil 180° döndürülmüş olarak yazılır (baş aşağı).

Rongorongo Stili — Ters Bustrofedon

TERS BUSTROFEDON

Okumaya sol alt köşeden başlanır. Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir.

1 > BAŞLANGIÇ NOKTASI BURADA ↑
2 O TABLETİ ÇEVİR VE OKU
3 > TEKRAR ÇEVİR VE DEVAM ET
4 O SON SATIRA ULAŞTIN

Tarihsel Metin Örnekleri

Gortyn Yasaları

Girit, Yunanistan • MÖ 450-460 • Gerçek Bustrofedon
→ ΘΕΟΣ ΤΥΧΑ ΑΓΑΘΑ
ΑHΤΑΓΑ ΑΧΥΤ ΣΟΕΘ ←
→ ΑΙ Κ ΕΛΕΥΘΕΡΟΣ

Antik Yunan'ın en kapsamlı hukuk metni. 12 sütundan oluşan bu yazıt, aile hukuku, mülkiyet ve kölelik konularını düzenler. Bustrofedon yazımın en iyi korunmuş örneğidir.

Luwi Hiyeroglifleri

Anadolu * MÖ XIV. - VIII. yy * Yineleyen Bustrofedon
> ***** (figürler sağa bakar)
***** < (figürler sola bakar)

Hitit İmparatorluğu'nun yazı düzeni. Hayvan ve insan figürleri içeren hiyerogliflerde, figürlerin baktığı yön okuma yönünü belirler. Kesintisiz yineleyen bustrofedon kullanılır.

Rongorongo Tabletleri

Paskalya Adası * XVIII - XIX. yy * Ters Bustrofedon
𐊀𐊁𐊂𐊃𐊄 (baş aşağı)
𐊀𐊁𐊂𐊃𐊄 → (normal)

Hâlâ çözülememiş gizemli bir yazı düzeni. Okuyucu tableti her satırdan sonra 180° çevirir. Dünyada bilinen tek ters bustrofedon örneğidir.

Capua Etrüsk Steli

İtalya * MÖ V. yy * Sözde Bustrofedon
> VELΘINA ATNAS
SANTAS ANIΘLEV

Etrüsk dilinin en uzun yazıtlarından biri. Serpantin bustrofedon (Schlangenschrift) kullanır - yazaçlar, aynalı değil baş aşağı döndürülmüştür.

Sabaean Yazıtları

Yemen * MÖ VIII. - I. yy * Gerçek Bustrofedon
𐩣𐩤𐩥𐩦𐩧
𐩣𐩤𐩥𐩦𐩧

Saba Krallığı'nın yazı düzeni. Güney Arap abecesi kullanılır. Anıtsal yazıtlarda bustrofedon yeğlenmiştir.

Safaitic Yazıtları

Suriye/Ürdün * MÖ I. yy - MS IV. yy * Değişken
Kaya üzerine kazınmış göçebe yazıtları
Bustrofedon, LTR ve RTL karışık kullanılır

Göçebe Arap kabilelerinin bıraktığı binlerce kaya yazıtı. Yazı yönü tutarsız olabilir - bazen bustrofedon, bazen tek yönlü.

İlişkili Yazı Yönü Kavramları

Sinistrograd

Latince "sinister" (sol) sözcüğünden. İbranice, Arapça, Farsça gibi dillerde kullanılır. Tek yönlü, tutarlı sağdan sola yazım.

Dekstrograd

> Soldan Sağa (LTR)

Latince "dexter" (sağ) sözcüğünden. Latince, Türkçe, İngilizce gibi dillerde kullanılır. Modern Batı dillerinin standardı.

Stoichedon

Izgara Hizalaması

Yazaçların hem yatay, hem de dikey olarak hizalandığı yazı stili. Her yazaç, bir ızgara gözesine yerleştirilir. Antik Yunan anıtlarında yaygındır.

Ayna Yazısı

<> Tek Yönlü Aynalama

Metnin tamamının aynalı yazıldığı sistem. Leonardo da Vinci'nin defterlerinde görülür. Bustrofedondan farklı olarak yön değiştirmez.

Spiral Yazı

Dairesel İlerleme

Metnin merkezden dışa ya da dıştan merkeze doğru spiral biçiminde ilerlediği yazım. Bazı antik diskler ve mühürlerde görülür.

Dikey Yazı

Yukarıdan Aşağıya

Çince, Japonca ve Korece'nin geleneksel yazım yönü. Sütunlar sağdan sola sıralanır. Modern kullanımda yatay da yaygın.

Dijital Araçlar ve Kaynaklar

Araç / Kaynak Tür Açıklama Bağlantı
dCode Boustrophedon Çevrimiçi Dönüştürücü Metni bustrofedon formatına dönüştürür. Hem aynalama hem de ters çevirme seçenekleri sunar. dcode.fr
TextFixer Reverse Text Metin Ters Çevirici Metni ters çevirir ve aynalar. Bustrofedon oluşturmak için kullanılabilir. textfixer.com
Unicode Bidirectional Algorithm Teknik Standart Unicode'un çift yönlü metin işleme standardı. RTL ve LTR karışık metinler için. unicode.org
Wikipedia - Boustrophedon Ansiklopedi Kapsamlı tarihsel bilgi, örnekler ve referanslar. wikipedia.org
Omniglot Writing Systems Referans Sitesi Dünya yazı düzenleri ansiklopedisi. Bustrofedon kullanan diller hakkında bilgi. omniglot.com

Unicode Denetim Karakterleri

Karakter Unicode İsim Kullanım
U+200F Right-to-Left Mark (RLM) Metnin sağdan sola yönünü zorlar
U+200E Left-to-Right Mark (LRM) Metnin soldan sağa yönünü zorlar
U+202E Right-to-Left Override (RLO) Tüm sonraki karakterleri RTL yapar
U+202D Left-to-Right Override (LRO) Tüm sonraki karakterleri LTR yapar
U+202C Pop Directional Formatting (PDF) Yön geçersiz kılmasını sonlandırır

Aynalı Yazaç

Normal: A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z
Aynalı: ∀ q Ɔ ᗡ Ǝ Ⅎ ⅁ H I ſ ʞ ˥ W N O Ԁ Q ɹ S ┴ ∩ Λ M X ⅄ Z
Küçük: a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z
Aynalı: ɐ q ɔ p ǝ ɟ ƃ ɥ ᴉ ɾ ʞ l ɯ u o d b ɹ s ʇ n ʌ ʍ x ʎ z
)

(

Bölüm Açıklama
Tanım Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi.
Köken Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki).
Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”.
Yazım Yönü Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler.
Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır.
Görsel Mantık Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder.
Kullanıldığı Dönemler MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları.
Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya.
Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler.
Runik yazmalarda ender örnekler.
Bustrofedon Türleri 1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır.
2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz.
3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır.
Teknik İşlevler Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar.
Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi.
Modern Kullanım Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları.
QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı.
Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer.
Somut Eski Örnekler Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri.
Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem).
Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları.
... Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir.
)


- BUSTULI ile ISPANAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Dağ ıspanağı. İLE ... )


- [BU/ŞU/O] ANLAMI:
"TAHSİL ETMEK" ile/ve/||/<>/>/< ZEVK ETMEK


- BUTAFOR ile BUTAFORCU/LUK


- BÜTÇE YÖNETİMİNDE:
NAKİT ile/ve/<> TAHAKKUK


- BÜTÇELEMEK ile BÜTÇE ile BÜTÇE YILI ile BÜTÇE AÇIĞI ile BÜTÇE DENGESİ


- BUTİK ile BUTİKÇİ/LİK ile BUTİK OTEL


- BÜTÜN ile TAMAMEN ile BÜTÜNLÜK

( ENTIRE vs. ENTIRELY vs. ENTIRETY )

( شش دانگي ile دربست ile کل ile سراپا ile کلا ile پاک ile به کلي ile سربسر ile سرتاسر ile سرتاپا ile جمع کل ile سرتاسري ile تماميت ile شش دانگ ile سراسري )

( SHESH DANGY ile DARBAST ile KEL ile SARAPA ile KOLA ile PAK ile BAH KELY ile SARBASAR ile SARTASAR ile SARTAPA ile JAM KEL ile سرتاسري ile TAMAMYT ile SHESH DANG ile SARASARY )


- BÜTÜNCÜL ile/ve/||/<> BÜTÜNLEŞİK


- BÜTÜNCÜL ile/ve/||/<> ORGANİK


- BÜTÜNLEMEK ile BÜTÜNLENMEK ile BÜTÜNLETMEK ile BÜTÜNLEŞMEK ile BÜTÜNLEŞTİRMEK ile BÜTÜNLENEBİLMEK ile BÜTÜNLETEBİLMEK ile BÜTÜNLEYEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLEBİLMEK ile BÜTÜN/LÜK ile BÜTÜNLER ile BÜTÜNSEL/LİK ile BÜTÜN BÜTÜN ile BÜTÜNLEMELİ ile BÜTÜN BÜTÜNE ile BÜTÜNLER AÇI ile BÜTÜNCÜ EKONOMİ ile BÜTÜNLEME SINAVI ile BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA


- BÜTÜNLE(N)MEK ile/ve TAMAMLA(N)MAK

( TO (GET) COMPLETION vs./and TO (BECOME) COMPLETE )


- BÜTÜNLEŞMEK ile BOYUN EĞMEK


- BÜTÜNLÜK

( INTEGRITY )


- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> BİREŞİM/TEVHİD


- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> BÜTÜNCÜLLÜK


- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil DİREYSEL/ORGANİK BÜTÜNLÜK

( Parçaların biraradalığı/birliği. İLE/VE/DEĞİL Uyum. )


- BÜTÜN/LÜK ile/ve/||/<> DİZGESEL/LİK


- BÜTÜNLÜK ile/ve DOKUNULMAZLIK

( INTEGRITY vs./and IMMUNITY )


- BÜTÜNLÜK ile ESRİME

( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )


- BÜTÜN/LÜK ve/||/<> GÜVENİLİR/LİK


- BÜTÜNLÜK ile/ve/değil/||/<>/< GÜZELLİK


- BÜTÜNLÜK ile/ve/||/<> HAKİKAT


- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> İÇ İÇELİK


- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞILTI


- BÜTÜNLÜK ve/<> IŞIMA


- BÜTÜN/LÜK ile/ve KENDİ/LİK

( ENTIRE/INTEGRITY vs./and THE SELF/NESS )


- BÜTÜN/LÜK ile KENDİNİ TEKRARLAYAN


- BÜTÜN/LÜK ile/||/<> KUŞATICI/LIK


- BÜTÜNLÜK ile/ve/<> SÜREKLİLİK


- BÜTÜNLÜK ile/değil TÜMEL


- BÜTÜNLÜK ile YOĞUNLAŞMA/KONSANTRASYON

( INTEGRITY vs. CONCENTRATION )


- BÜTÜNSELLİK ile KUŞATICILIK

( INTEGRITY vs. SURROUNDING )


- BÜTÜNSELLİK ile/ve/<> SEVGİ

( INTEGRITY vs./and/<> LOVE )


- BUY :/yerine SATIN ALMAK


- BUYRUK ile BUYRUKÇU/LUK ile BUYRUK KULU


- BUYRUK/EMİR[Ar. < EMR] ile/ve/||/<>/< YAPTIRIM/CEBİR[Ar. < CEBR]


- BÜYÜ YAPMAK ile BÜYÜLENMİŞ

( BEWITCH vs. BEWITCHED )

( افسونکردن ile جادو شده )

( AFSONKARDAN ile JADO SHODEH )


- BÜYÜ YAPMAK ile SİHİRBAZLIK

( CONJURE vs. CONJURING )

( افسونکردن ile جادو کردن ile افسونگري )

( AFSONKARDAN ile JADO KARDAN ile AFSONGARY )


- BÜYÜĞÜN İÇİNDEKİ KÜÇÜK ile/ve/değil/yerine KÜÇÜĞÜN İÇİNDEKİ BÜYÜK


- BÜYÜK AYI ile BÜYÜK

( BIG BEAR vs. BIG )

( سترگ ile بزرگ ile درشت ile گت ile گنده ile تناور ile جثه دار ile بيوک ile دب اکبر )

( SETARG ile BOZORG ile DARSHT ile GET ile GANDEH ile TANAVAR ile JOSEH DAR ile BEYVAK ile دب اکبر )


- BÜYÜK BEBEK ile/ve KÜÇÜK BEBEK


- BÜYÜK BRİTANYA ile BÜYÜK PİRAMİTLER ile ÇİN SEDDİ ile HARİKA ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK TORUNU ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK BÜYÜK BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK YALANCI ile BÜYÜK SAYI ile DAHA BÜYÜK ile EN BÜYÜK ile BÜYÜK ÖLÇÜDE ile ÇOK ETKİLENMİŞ ile BÜYÜKLÜK ile TANRI'NIN BÜYÜKLÜĞÜ

( GREAT BRITAIN vs. GREAT PYRAMIDS vs. GREAT WALL OF CHINA vs. GREAT vs. GREAT GRANDCHILD vs. GREAT GRANDDAUGHTER vs. GREAT GRANDSON vs. GREAT GREAT GREAT GRANDCHILD vs. GREAT LIAR vs. GREAT NUMBER vs. GREATER vs. GREATEST vs. GREATLY vs. GREATLY AFFLICTED vs. GREATNESS vs. GREATNESS OF GOD )

( هنگفت ile سيل آسا ile عظيم ile شگرف ile عظيمالشان ile با عظمت ile تنومند ile مفخم ile بريتانياي کبير ile نتيجه ile نوازاده ile نديده ile کذاب ile مشت ile اهرام ثلاثه ile ديوار بزرگ چين ile افزم ile افخم ile عظما ile سخت ile سينه چاک ile مجد ile استعلاء ile سطوت ile بزرگي ile هنگفتي ile شگرفي ile شهامت ile جل )

( NPANGOFT ile SYLE ASA ile AZYM ile SHGARF ile عظيمالشان ile BA AZEMAT ile TANOMAND ile MAFKHAM ile BARYTANYAY KABYR ile NATYJAH ile نوازاده ile NADYDAH ile KEZAB ile MOSHT ile HARAM SALASEH ile DYVAR BOZORG CHYNE ile AFZOM ile AFKHAM ile AZEMA ile SOKHT ile SYNAH CHAK ile MOJAD ile استعلاء ile SETOT ile BOZORGY ile NPANGOFTY ile SHGARFY ile SHEHAMET ile JEL )


- BÜYÜK BURUN/LULUK ve/||/<>/> BURNUNUN DİBİNDEKİ FIRSATLARI/GERÇEKLERİ GÖREMEME


- BÜYÜK HATA:
BİR ŞEYE/KİŞİYE, GEREĞİNDEN FAZLA DEĞER VERMEK ile/ve/değil/<> KENDİNE, HAK ETTİĞİNDEN DAHA AZ DEĞER VERMEK


- BÜYÜK/KÜÇÜK ile/ve/||/<> ARD ARDALIK ile/ve/||/<> YAN YANALIK


- BÜYÜK >< KÜÇÜK ile/ve/<> UZAK >< YAKIN


- BÜYÜK PATLAMA ile PATLATMAK ile PATLATILMIŞ

( BLAST vs. BLAST OFF vs. BLASTED )

( بادخوردگي ile نفخه ile شروع بپرواز کردن ile بادخورده ile نفرت انگيز )

( بادخوردگي ile NAFKHEH ile SHRU BEPARVAZ KARDAN ile BADKHORDEH ile NAFARAT ENGYZ )


- BÜYÜK ile BATTAL

( ... İLE İşe yaramaz, kullanılmaz. | Alışılmış olandan büyük. )


- BÜYÜK ile BÜYÜK FİNCAN ile KALIN BAĞIRSAK ile BÜYÜK NEHİR ile BÜYÜK BOY ile BÜYÜK MİKTAR ile BÜYÜK KANATLI ile BÜYÜKLÜK ile CÖMERTLİK

( LARGE vs. LARGE CUP vs. LARGE INTESTINE vs. LARGE RIVER vs. LARGE SIZE vs. LARGE SUM vs. LARGE WINGED vs. LARGENESS vs. LARGESS )

( کثير ile گت ile زياد ile بيوک ile گنده ile درشت ile کلان ile هنگفت ile وسيع ile جثه دار ile بزرگ ile جادار ile سترگ ile ساتگين ile رطل ile روده بزرگ ile معاء غلاظ ile روده فراخ ile شط ile بزرگانه ile مبلق هنگفت ile بزرگ بال ile فراخي ile کثرت ile گندگي ile هنگفتي ile درشتي ile گشاده دستي ile وسعت نظر )

( KESYR ile GET ile ZYAD ile BEYVAK ile GANDEH ile DARSHT ile KOLAN ile NPANGOFT ile VESYE ile JOSEH DAR ile BOZORG ile JADAR ile SETARG ile SATEGYNE ile RATAL ile RUDEH BOZORG ile معاء غلاظ ile RUDEH FARAKH ile SHAT ile BOZORGANEH ile MOBALGH NPANGOFT ile BOZORG BAL ile فراخي ile KASRAT ile گندگي ile NPANGOFTY ile DARSHTY ile GOSHADEH DASTY ile VOSAT NAZAR )


- BÜYÜK ile/ve CİDDİ


- BÜYÜK ... ile DELİ ...


- BÜYÜK ile GENİŞ


- BÜYÜK ile GÜÇLÜ


- BÜYÜK ile KOCAMAN İNSAN

( HUGE vs. HUGE PERSON )

( قوي هيکل ile حجيم ile عضيم ile عظيم الجثه ile پيلتن ile جسيم ile پرجثه ile بزرگ جثه ile تنومند ile کوه پيکر ile گنده )

( GHOY YEHYKEL ile HAJYM ile عضيم ile AZYM OLJOSEH ile پيلتن ile جسيم ile پرجثه ile BOZORG JOSEH ile TANOMAND ile KUH PEYKAR ile GANDEH )


- BÜYÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> OYLUMLU/HACİMLİ


- BÜYÜK ile/||/<> PATLAMA

( Big Bang kuramı ve kozmik mikrodalga arka plan )

( George Gamow tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1904-1968) (Ülke: Rusya-ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Büyük patlama teorisi, kuantum tünelleme) )


- BÜYÜK ile/ve/değil TÜMEL


- BÜYÜKELÇİ ile ELÇİLİK

( EMBASSADOR vs. EMBASSY )

( سفير کبير ile سفارت کبري ile سفارت ile سفارت خانه )

( SEFYR KABYR ile SEFART KABARY ile SEFART ile SEFART KHANEH )


- BÜYÜKELÇİ(SEFİR[Ar.]/SEFÂRET)/LİK ile/ve/||/<> KONSOLOS[Yun.]/LUK / ŞEHBENDER[Fars.]

( VİSKONSÜL: Konsolos yardımcısı. )

( Ülkesinin, öteki ülkelerin başkentinde sadece bir tane olan, temsil etmekte olduğu ülkenin en büyük yetkisine sahip diplomatik kurumudur.[Çoğunlukla ve olağan koşullarda vize ve pasaport işlemleri yapılmaz.] İLE/VE/||/<> Ülkesinin, öteki ülkelerdeki ticari çıkarlarını korumakla sorumlu, diplomatik olmayan resmi kurumlardır.[Diplomatik özelliği bulunmayan resmi görevlerin yapıldığı, resmi kurumdur. Genellikle, pasaport, evlilik, doğum ve ölüm gibi işlemler yapılmaktadır.][Konsolosluk arşivleri ile binalarının dokunulmaz hakları vardır.] )

( Kendi ülkesini başka ülkede temsil eden en üst düzeydeki devlet görevlisidir, diplomattır.[Görevli oldukları ülkelerde, vatandaşı oldukları ülkenin devlet başkanının temsilcisidir. Ülkesiyle görevli oldukları ülkeler arasındaki siyasi, ekonomik, kültürel ve askeri ilişkileri geliştirmeyi hedefler.] İLE/VE/||/<> Konsolosluk yöneticisinin unvanı, ülkelere göre farklılık gösterir.[Bulundukları kentin yetkili yöneticisiyle ilişki durumundadır. Konsolosluktaki görevlilerin diplomatik temsil hakkı yoktur.] )

( AMBASSADOR vs./and CONSUL )


- BÜYÜK/KÜÇÜK ile ETKİSİ

( Küçük büyür, büyük ölür. )

( ARTAL[Ar.]: Benzerlerinden çok daha iri olan. )


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK

( Parçalar arasındadır. İLE/VE/DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )

( Büyük, küçülebilendir. )

( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )

( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )

( Kişi maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )

( Yaşayanın değil, düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )

( Her büyük şey, büyük bir anlamla yaşar. )

( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil BÜTÜN/LÜK

( Parçalar arasındadır. DEĞİL Küçüğü olmayan büyük(lük)tür. )

( Büyük, küçülebilendir. )

( Büyüğün büyüklüğü, küçüğünü düşünmesindedir, sevmesindedir. )

( Ne kadar seviyor ve düşünüyorsa o kadar büyüktür. )

( Kişi, maneviyatta büyümezse, isterse 500 yıl yaşasın, yine çocuktur. )

( Yaşayanın değil, düşünenin ve anlayanın yaşı büyüktür. )

( Büyük, küçüğü sevmeye memurdur. )


- BÜYÜKLÜK ile KOCAMAN

( ENORMITY vs. ENORMOUS )

( گزافي ile بزرگي ile شرارت زياد ile تجاوزفاحش ile عضيم ile عظيم )

( GOZAFY ile BOZORGY ile SHARART ZYAD ile تجاوزفاحش ile عضيم ile AZYM )


- BÜYÜK/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YÜCE/LİK


- [ne yazık ki]
BÜYÜK SORUN/YANILSAMA:
"ACI ÇEKMEMEK" ve/||/<>/>/< "KENDİMİZİ KANDIRMAK" / KANDIRDIĞIMIZI/KANDIRABİLECEĞİMİZİ ZANNETMEK


- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜCÜ ile BÜYÜLEYİCİ

( ENCHANT vs. ENCHANTER vs. ENCHANTING )

( بدام عشق انداختن ile جادو کردن ile مسحور کردن ile افسون کردن ile افسون گر ile افسون گري ile افسونگري )

( BEDAM ESH ANDAKHTAN ile JADO KARDAN ile MASHUR KARDAN ile AFSON KARDAN ile AFSON GAR ile AFSON GARY ile AFSONGARY )


- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLENMİŞ

( ENTHRAL vs. ENTHRALL vs. ENTHRALLED )

( مفتون ساختن ile بغلامي درآوردن ile شيفته کردن ile شيفتن ile شيفته )

( MOFTON SAKHTAN ile BAGHLAMY DARAVARDAN ile SHYFTEH KARDAN ile شيفتن ile SHYFTEH )


- BÜYÜLEMEK ile BÜYÜLENMİŞ ile HAYRANLIK

( FASCINATE vs. FASCINATED vs. FASCINATION )

( مسحور کردن ile مفتون کردن ile مفتون ile فريبندگي )

( MASHUR KARDAN ile MOFTON KARDAN ile MOFTON ile FARYBANDEGY )


- BÜYÜLEMEK ile ESARET

( CAPTIVATE vs. CAPTIVITY )

( اسير کردن ile تسخير کردن ile گرفتاري ile گفتاري فکري ile اسيري ile اسارت )

( ASYR KARDAN ile TASKHYR KARDAN ile GARAFTARY ile GOFTARY FEKARY ile اسيري ile ASART )


- BÜYÜLEMEK ile GÖZ KAMAŞTIRMASI

( BEDAZZLE vs. BEDAZZLEMENT )

( بکلي خيرهکردن ile ماتي )

( BEKLY KHYRAYAKARDAN ile ماتي )


- BÜYÜLE(N)MEK ile/ve/değil HAYRAN (KALMAK/BIRAKMAK)


- BÜYÜLTMEK ile BÜYÜLTEBİLMEK


- BÜYÜLTMEK ile/ve/=/> KÜÇÜLTMEK

( TO ENLARGE vs./and/=/> TO LOWER )


- BÜYÜMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÇOCUKLAŞABİLMEK"

( )

( İçindeki çocuğa sarıl! Sana, insanı anlatır... )

( Zamanın etkisi. İLE/VE/||/<>/>/< Kişinin becerisi. )


- BÜYÜMEK ile SAKAL BIRAKMAK ile SAKAL UZATMAK ile BÜYÜMEK ile BOYUT OLARAK BÜYÜMEK ile YAPRAKLARI BÜYÜTMEK ile YAŞLANMAK ile ÇIKMAK ile BÜYÜYOR

( GROW vs. GROW A BEARD vs. GROW BEARD vs. GROW BIG vs. GROW IN SIZE vs. GROW LEAVES vs. GROW OLD vs. GROW UP vs. GROWING )

( رشد کردن ile روياندن ile عمل آوردن ile زياد شدن ile رويانيدن ile رشد و نمود کردن ile روييدن ile رستن ile نمو کردن ile سبز شدن ile عمل آمدن ile نمو دادن ile ريش گذاشتن ile گنده شدن ile وسعت يافتن ile برگ درآوردن ile پير شدن ile بزرگ شدن ile نشو و نما کردن ile روينده ile نشو ile راشد ile افزاينده ile روييدني )

( RASHOD KARDAN ile ROYANDAN ile AMEL AVARDAN ile ZYAD SHODAN ile ROYANYDAN ile RASHOD VE NEMUD KARDAN ile روييدن ile رستن ile NEMO KARDAN ile SABZ SHODAN ile AMEL AMADAN ile NEMO DADAN ile RYSH GOZASHTAN ile GANDEH SHODAN ile VOSAT YAFTAN ile BARG DARAVARDAN ile PEYR SHODAN ile BOZORG SHODAN ile NESHO VE NAMA KARDAN ile ROYNADEH ile NESHO ile راشد ile AFZAYNADEH ile روييدني )


- BÜYÜMEK ile SEMİRMEK (MEYVE VERMEK)

( TO GROW vs. TO GIVE FRUIT )


- BUYURGANLAŞMAK ile BUYURGAN/LIK ile BUYURGANCA


- BUYURGANLIK ile/değil TOPLUMSALLIK


- BUYURMAK ile BUYURABİLMEK ile BUYURU


- BÜYÜTMEK ile BÜYÜLTMEK


- BÜYÜTMEK ile GENİŞLEME ile GENİŞLEME

( ENLARGE vs. ENLARGEMENT vs. ENLARGMENT )

( بزرگ شدن ile درشت نشان دادن ile گنده کردن ile وسيع کردن ile بزرگ کردن ile متسع کردن ile بزرگي ile بزرگ نمائي ile اتساع )

( BOZORG SHODAN ile DARSHT NESHAN DADAN ile GANDEH KARDAN ile VESYE KARDAN ile BOZORG KARDAN ile MOTAS KARDAN ile BOZORGY ile BOZORG NAMAYEY ile ETESAE )


- BÜYÜTMEK ile/ve/değil/||/<>/< YETİŞTİRMEK

( Gövdeyi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Zihni. )

( Bitkiyi/hayvanı/beşeri(kişiyi). İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< İnsanı/kişiliği. )


- BUZAĞI["BUZA" değil!] ile/<>/> DANA ile/<>/> DÜVE ile/<>/> İNEK ile/<>/> TOSUN ile/<>/> BOĞA/KELE ile/<>/> ÖKÜZ ile/<>/> SIĞIR

( Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu. İLE/<>/> İneğin, sütten kesildikten sonra 15 aylığa kadar olan yavrusu. İLE/<>/> Doğum yapmamış dişi inek yavrusu. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri dişi sığır. İLE/<>/> Danalıktan yeni çıkmış 15 - 24 ay arasındaki genç boğa. | [mecaz] Sağlıklı, tıknaz delikanlı. İLE/<>/> 2 yaş ve üzeri erkek boğa/sığır. İLE/<>/> Kısırlaştırılmış/burulmuş boğa. İLE/<>/> Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı. )

( VEAL vs./<>/> CALF vs./<>/> HEIFER vs./<>/> COW vs./<>/> STIRK vs./<>/> BULL vs./<>/> OX/OAF vs./<>/> CATTLE )

( VATSA ile/<>/> DAM ile/<>/> BACHHIYA ile/<>/> GO/GOU ile/<>/> BACHHRA ile/<>/> VRSABHA ile/<>/> PRSTHA ile/<>/> GAAY/BAIL [PASHU/GODHAN] [AGHNYA: Öldürülmemesi gereken, kesilmeyecek olan.] )


- BUZAĞILAMAK ile BUZAĞILAŞMAK ile BUZAĞI ile BUZAĞILI ile BUZAĞISIZ


- BÜZDÜRMEK ile BÜZDÜRÜLMEK


- BÜZGEN ile/ve/<> BÜZÜK

( Kasılarak, gövdedeki herhangi bir deliği açan ya da kapayan, çember biçimindeki kasların genel adı. İLE/VE/<> Toplanarak büzülmüş. | Kalınbağırsağın sona erdiği yer, anüs. | [argo] Yüreklilik, cesâret. )


- BÜZGÜLEMEK ile BÜZGÜ ile BÜZGÜLÜ ile BÜZGÜSÜZ


- BUZI ile YANIK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ekmeğin üzerinde oluşan yanık. İLE ... )


- BUZLANMAK ile BUZLAŞMAK ile BUZLANABİLMEK ile BUZLAŞABİLMEK ile BUZLA


- BUZLU ile BUZLUK ile BUZLU CAM ile BUZLU ÇAY ile BUZLU DUMAN


- BUZULLAR İÇİN İLK TÜRK TEMSİLCİ: ONUR SABRİ DURAK

( İTÜ Denizcilik Fakültesi öğretim görevlisi Onur Sabri Durak[Dr.], Antarktik Antlaşmalar Sekretaryası'nda Türkiye’yi temsil eden ilk biliminsanı olarak göreve başladı...[10 Ocak 2017] [devamı için burayı tıklayınız...] )


- BUZULLAŞMAK ile BUZUL ile BUZULLU ile BUZULSUZ ile BUZUL KAR ile BUZUL TAŞ ile BUZUL SELİ ile BUZUL ÇAĞI ile BUZUL BİLİMİ ile BUZUL DÖNEMİ ile BUZUL MASASI ile BUZUL BİLİMCİ ile BUZUL KAYNAĞI ile BUZUL BİLİMSEL


- BÜZÜLMEK ile BÜZÜLEBİLMEK ile BÜZÜLÜVERMEK


- BÜZÜŞMEK ile BÜZÜŞEBİLMEK ile BÜZÜŞÜVERMEK


- BÜZÜŞTÜRMEK ile BÜZÜŞTÜRÜLMEK ile BÜZÜŞTÜREBİLMEK


- ÇABA HARCAMAK ile ETKİ YARATMAK ile EFOR ile KUVVET UYGULANMASI

( EXERT vs. EXERT INFLUENCE vs. EXERTION vs. EXERTION OF FORCE )

( اعمال کردن ile منشع اثر واقع شدن ile اعمال زور ile زورورزي )

( EMAL KARDAN ile MONASHE ASAR VAGHE SHODAN ile EMAL ZUR ile زورورزي )


- ÇABA ile ZAHMETSİZCE ile ZAHMETSİZLİK ile ÇABALAR

( EFFORT vs. EFFORTLESSLY vs. EFFORTLESSNESS vs. EFFORTS )

( تقلا ile کوشش ile سعي ile دست و پا ile اهتمام ile اقدام ile تلاش ile دوندگي ile جهد ile براحتي ile راحتي ile مساعي )

( TAGHALA ile کوشش ile SAEY ile DAST VE PA ile HATMAM ile EGDAM ile TALASH ile DONDEGY ile جهد ile BARAHATY ile RAHATY ile MOSAEY )


- ÇABALAMAK ile ÇABALANMAK ile ÇABALATMAK ile ÇABALAYABİLMEK ile ÇABA ile ÇABASIZ/LIK ile ÇABASIZCA


- ÇABALAMAK ile/ve/<> DEBELENMEK


- ÇABUK ile/değil/yerine BİLENMİŞ


- ÇABUKLAŞMAK ile ÇABUKLAŞTIRMAK ile ÇABUKLAŞABİLMEK ile ÇABUKLAŞTIRILMAK ile ÇABUKLAŞTIRABİLMEK ile ÇABUKLAŞTIRILABİLMEK ile ÇABUK/LUK ile ÇABUKÇA


- ÇAÇA/LIK ile ÇAÇAÇA ile ÇAÇA BALIĞI


- ÇAÇARON/LUK ile ÇAÇARONCA


- CADALOZLAŞMAK ile CADALOZ/LUK


- CADILAŞMAK ile CADI/LIK ile CADI KAZANI


- ÇADIR ile ÇADIRCI/LIK ile ÇADIRLI ile ÇADIR BEZİ ile ÇADIR KENT ile ÇADIR ÇATI ile ÇADIR DEVLET ile ÇADIR DİREĞİ ile ÇADIR ÇANAĞI ile ÇADIR ÇİÇEĞİ ile ÇADIR AĞIRŞAĞI ile ÇADIR TİYATROSU ile ÇADIRLI ORDUGAH


- CAFCAF ile CAFCAFLI/LIK


- ÇAĞCILLAŞMAK ile ÇAĞCILLAŞTIRMAK ile ÇAĞCIL/LIK


- ÇAĞDAŞLAŞMAK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRMAK ile ÇAĞDAŞLAŞABİLMEK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRILMAK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRABİLMEK ile ÇAĞDAŞLAŞTIRILABİLMEK ile ÇAĞDAŞ/LIK


- ÇAĞIN MİTOSLARINDA:
TARAFSIZLIK ile/ve EVRENSELLİK ile/ve NESNELLİK


- ÇAĞIRMAK ile ÇAĞIRTMAK ile ÇAĞIRTILMAK ile ÇAĞIRABİLMEK ile ÇAĞIRIVERMEK ile ÇAĞIRTABİLMEK


- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK


- ÇAĞIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine DAVET ETMEK

( [not] MESSAGE vs./and/<>/but TO INVITE
TO INVITE instead of MESSAGE )


- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< GELEBİLECEĞİ BİLGİSİNİ/HABERİNİ VERMEK


- ÇAĞIRMAK değil İLÂN ETMEK


- ÇAĞLAMAK ile ÇAĞLAYABİLMEK ile ÇAĞLAYIVERMEK ile ÇAĞLA ile ÇAĞLAR ile ÇAĞLA YEŞİLİ


- ÇAĞLAYAN ile SIZAK

( ... İLE Dağ sırtlarından, kayalardan sızan su. )


- ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR ile ÇAĞLAYIK

( Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer. İLE Yerden, sesle kaynayarak çıkan su, kaynak. )


- ÇAĞMAK ile ÇAĞNAK

( Güneş ışığının vurması. İLE Döl kesesini dolduran ve dölütü içinde bulunduran sıvı, amnios suyu. )


- ÇAĞRILMAK ile ÇAĞRI/LIK ile ÇAĞRICI/LIK ile ÇAĞRILI ile ÇAĞRISIZ ile ÇAĞRI CİHAZI ile ÇAĞRI KAĞIDI ile ÇAĞRI BELGESİ


- ÇAĞRIŞIM ile ÇAĞRIŞIMCI/LIK ile ÇAĞRIŞIMLI ile ÇAĞRIŞIMSAL ile ÇAĞRIŞIMSIZ


- ÇAĞRIŞMAK ile ÇAĞRIŞTIRMAK


- ÇAĞRIŞTIRABİLMEK ile ÇAĞRIŞTIRIVERMEK


- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"


- CAHİLİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ" CEHALET ile BİLENİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ", ZANNETTİĞİ CEHÂLET

( Bilgisiz kişiye, hikmet dolu sözlerin yararı nedir? Kör bir kişiye, bir lambanın yararı nedir? )


- CAHİLLEŞMEK ile CAHİLLEŞEBİLMEK ile CAHİL/LİK ile CAHİLCE


- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK

( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )

( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenir.
* Yararı olmayan şeylerden konuşur.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verir.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızlardır. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı sever.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmaz.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdir, emanete ihanet eder.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok sever, utanmaz.
* Yoldaşını yarı yolda bırakır, yedikleri kaba etmekten çekinmez.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdır!
* Edep, onları terk etmiştir! )

( IGNORANCE vs. STUPID/NESS )


- CAHİL/LİK ile/ve SARHOŞ/LUK


- CAHÎM[Ar.] ile NÂR[Ar.] ile SA'ÎR[Ar.] ile HARÎK[Ar.]


- ÇAK ile ÇAĞ ile ÇAKI ile ÇAKICI/LIK ile ÇAKILI ile ÇAKISIZ ile ÇAĞ DIŞI/LIK


- ÇAKAL/KURT/KÖPEK ile/değil ÇAKUPEK

( İlgili açıklamaları okumak için burayı tıklayınız... )


- CAKALANMAK ile CAKA ile CAKACI/LIK ile CAKALI ile CAKASIZ


- CAKE :/yerine KEK


- ÇAKIL ile KAYDIRAK

( Çakıl taşı. İLE Yassı, kaygan çakıl taş. | Çocukların, kaydırılan bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. | Çocuk bahçelerinde, çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. | Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer. )


- ÇAKILDAMAK ile ÇAKILDATMAK ile ÇAKILDAK


- ÇAKILMAK ile ÇAKILABİLMEK ile ÇAKILIVERMEK ile ÇAKIL/LIK ile ÇAKILLI ile ÇAKIL YOL ile ÇAKIL KUŞU ile ÇAKIL TAŞI ile ÇAKIL ÇUKUL


- ÇAKIRLAŞMAK ile ÇAKIR ile ÇAKIRCI/LIK ile ÇAKIR AYAZ ile ÇAKIR PENÇE/LİK ile ÇAKIR ÇUKUR


- ÇAKIŞMAK ile ÇAKIŞTIRMAK ile ÇAKIŞABİLMEK ile ÇAKIŞTIRILMAK ile ÇAKIŞ


- ÇAKIŞMAK ile DENK GELMEK ile TESADÜF ile TESADÜFİ ile ÇAKIŞAN

( COINCIDE vs. COINCIDE WITH vs. COINCIDENCE vs. COINCIDENT vs. COINCIDING )

( مصادف شدن ile منطبق شدن ile متصادف بودن ile باهم رويدادن ile تصادف ile همرويده ile منطبق ile مصادف ile متصادف )

( MOSADEF SHODAN ile MANTABAGH SHODAN ile MOTESADEF BODAN ile BANPAM ROYDADAN ile TASADEF ile NPAMROYDAH ile MANTABAGH ile MOSADEF ile MOTESADEF )


- ÇAKIŞ(TIR)MAK ile/ve/değil/||/<>/< ÖRTÜŞ(TÜR)MEK


- ÇAKMA ile KAÇAK


- ÇAKMAK ÇAKMAK (BAKMAK)


- ÇAKMAK ile ÇAKMAK ile ÇAKMAK

( Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. | Çelik, taş ve tutuşacak maddeden yapılmış tutuşturma aygıtı. İLE Kuruyunca, kalın kabuk bağlayan, kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. İLE Vurarak sokup yerleştirmek. | Çivi ile tutturmak. | [argo] Kabul edilmeyecek bir şeyi, kurnazlıkla kabul ettirmek. | Vurmak. | Bir şeyi, başka bir şeye sürtmek, vurmak ya da çarpmak. | Sezinlemek. | İçki içmek. | Parıldamak, ışık vermek. )


- ÇAKMAK" ile/ve/||/<>/> "ÇAKOZLAMAK"


- ÇAKMAK/LIK ile ÇAKMAKLAMAK ile ÇAKMAKLAŞMAK ile ÇAKMAK ÇAKMAK ile ÇAKMACI/LIK ile ÇAKMAKLI ile ÇAKMAKÇI/LIK ile ÇAKMAKSIZ ile ÇAKMA KAPI ile ÇAKMAK TAŞI


- ÇAKTIRMAK ile ÇAKTIRILMAK ile ÇAKTIRABİLMEK


- ÇAKTIRMAMAK ile/ve/||/<> KAKTIRMAK


- ÇAKTIRMA(MA)K ile/ve RENK VERMEMEK


- ÇALABİLMEK ile ÇALAP


- ÇALARMAK ile ÇALAR ile ÇALAR SAAT


- CALCULATE :/yerine HESAPLAMAK


- ÇALDIRMAK ile ÇALDIRILMAK ile ÇALDIRABİLMEK


- ÇALGI ile ÇALGIN ile ÇALGIÇ ile ÇALGICI/LIK ile ÇALGILI ile ÇALGISAL ile ÇALGISIZ ile ÇALGI ALETİ ile ÇALGI ORAĞI ile ÇALGICI OTU ile ÇALGI ÇAĞANAK ile ÇALGICI BÖCEK ile ÇALGILI ÇAĞANAKLI


- ÇALI-ÇIRPI (TOPLAMAK)


- ÇALIK ile ÇALIK KAVAK


- ÇALILANDIRMAK ile ÇAL ile ÇALI/LIK ile ÇALILI ile ÇALISIZ ile ÇALI KUŞU ile ÇALI ÇIRPI ile ÇALI DİKENİ ile ÇALI HOROZU ile ÇALI KAKICI ile ÇALI BÜLBÜLÜ ile ÇALI FASULYESİ ile ÇALI SÜPÜRGESİ ile ÇALI KUŞUGİLLER


- ÇALIMLAMAK ile ÇALIMLANMAK ile ÇALIMLAYABİLMEK ile ÇALIM/LIK ile ÇALIMCI ile ÇALIMLI/LIK ile ÇALIMSIZ/LIK ile ÇALIMLI ÇALIMLI


- ÇALINMAK ile ÇALINABİLMEK ile ÇALINIVERMEK


- ÇALIP-ÇIRPMAK


- ÇALIŞARAK ÇALIŞMAMAK ile/ve/||/<> ÇALIŞMAYARAK ÇALIŞMAK


- ÇALIŞKANLIK ile GAYRETLİ

( ASSIDUITY vs. ASSIDUOUS )

( مواظبت ile مستدام ile عاکف )

( MOVAZEBAT ile MOSTEDAM ile AKOF )


- ÇALIŞKANLIK ile GAYRETLİ

( DILIGENCE vs. DILIGENT )

( پشت کار ile جد و جهد ile سختکوش ile پشتکار دار ile کوشا ile ساعي ile مجدانه ile جاهد ile سخت کوش ile کوشنده ile مجد ile پشت کاردار )

( POSHT KAR ile جد و جهد ile SOKHTAKOOSH ile POSHTEKAR DAR ile KOOSHA ile SAEY ile MOJDANEH ile JANPAND ile SOKHT KOOSH ile KOOSHANDEH ile MOJAD ile POSHT KARDAR )


- ÇALIŞKAN/LIK ile/ve/> ZEKİ/LİK

( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )

( Çalışan kişi, sürekli saf; tembel ise hilekârdır. )

( ... ile/ve/> BÂZIK )

( DILIGENCE vs./and/> TO BE INTELLIGENT )


- ÇALIŞMA ile ÇALIŞMACI/LIK ile ÇALIŞMA GÜNÜ ile ÇALIŞMA İZNİ ile ÇALIŞMA KAMPI ile ÇALIŞMA ODASI ile ÇALIŞMA SAATİ ile ÇALIŞMA BARIŞI ile ÇALIŞMA DOLABI ile ÇALIŞMA GEZİSİ ile ÇALIŞMA HAYATI ile ÇALIŞMA BELGESİ ile ÇALIŞMA KARNESİ ile ÇALIŞMA RUHSATI ile ÇALIŞMA YÖNTEMİ


- ÇALIŞMA ile SALT ETKİN-LİK

( WORKING vs. PURE ACTIVITY/ACTIVE-NESS )


- ÇALIŞMA ile/ve/<> VERİMLİLİK

( ONGUN: Çok verimli olan. | Yarar duruma gelmiş. | Mutlu. | Kutlu. | Totem. | Arma. )

( WORKING vs./and/<> PRODUCTIVITY )


- ÇALIŞMADA (KENDİNDEN/İŞLERİNDEN) ÖDÜN VERMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖZVERİLİ ÇALIŞMAK


- ÇALIŞMAK İÇİN DİNLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇALIŞTIKTAN SONRA DİNLENMEK


- ÇALIŞMAK ile/ve/değil/||/<>/< AKILLICA ÇALIŞMAK

( )


- ÇALIŞMAK ile/ve BAŞLAMAK

( Her iş, başlayana kadardır! )


- ÇALIŞMAK ile ÇALIŞILMAK ile ÇALIŞTIRMAK ile ÇALIŞABİLMEK ile ÇALIŞTIRILMAK ile ÇALIŞ


- ÇALIŞMAK ve/=/||/<> DUA/İBÂDET

( LABORARE EST ORARE: Çalışmak, duadır/ibâdettir. )


- ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< KAPILANMAK

( ... İLE/VE/||/<>/< Bir işe girmek ve o işte devam etmek. | Bir işe girmek. )


- ÇALIŞMAK ve/<> KAZANMAK

( KÂSİB[< KESB]: Çalışıp kazanan. )


- ÇALIŞMAK ile/ve TEMBELLİK SONRASI ÇALIŞMAK

( ... İLE/VE Olumlu bir yaklaşımla, daha dönüştürücü, üretken bir çalışmaya dönüştürülebilir. )


- ÇALIŞMAK/ÇALIŞAN ve/||/<>/> SESSİZ/LİK

( Çalışanın sesi çıkmaz. )


- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK


- ÇALIŞMAMAK değil/yerine/>< (B)AĞ KURMAK

( [not] NOT WORKING but NETWORKING
NETWORKING instead of NOT WORKING )


- ÇALIŞMAYA ALIŞMAK ile/ve/||/<>/> ALIŞMAYA ÇALIŞMAK

( Okulda. İLE/VE/||/<> Yaşamda. )


- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK

( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )


- ÇALIŞTIRILABİLİR ile UYGULAMAK ile ATEŞ EDEREK İDAM ETMEK ile UYGULANMIŞ ile UYGULAMAK ile İDAM MANGASI TARAFINDAN İNFAZ ile CEZANIN İNFAZI ile YÜRÜTME SÜRESİ ile CELLAT ile YÖNETİCİ ile İCRA MEMURU ile YÜRÜTME GÜCÜ ile VASİ ile YÖNETİCİ

( EXECUTABLE vs. EXECUTE vs. EXECUTE BY SHOOTING vs. EXECUTED vs. EXECUTION vs. EXECUTION BY FIRING SQUAD vs. EXECUTION OF SENTENCE vs. EXECUTION TIME vs. EXECUTIONER vs. EXECUTIVE vs. EXECUTIVE OFFICER vs. EXECUTIVE POWER vs. EXECUTOR vs. EXECUTRIX )

( قابل اجرا ile اعدام کردن ile جاري ساختن ile تيرباران کردن ile اجراء کردن ile اعدام شده ile گردن زني ile اجرا ile اعدام ile اجراء ile تير باران ile تيرباران ile اجراي حکمء ile اجراء حکم ile هنگام اجرا ile دژخيم ile مجري ile اجرايي ile ضابط ile قوه مجريه ile اجراکننده ile مامور اجرا ile وصي ile وصيه ile زن اجراکننده )

( GHABEL EJRA ile EDAM KARDAN ile JARY SAKHTAN ile TYRABARAN KARDAN ile EJRA KARDAN ile EDAM SHODEH ile GARDAN ZANY ile EJRA ile EDAM ile EJRA ile TYR BARAN ile TYRABARAN ile EJRAY HOKMEYE ile اجراء حکم ile NPANGAM EJRA ile دژخيم ile MOJRY ile EJRAYY ile ضابط ile GHOOH MOJRYYEH ile EJRAKONANDEH ile MAMOR EJRA ile VASY ile وصيه ile ZAN EJRAKONANDEH )


- ÇALIŞTIRTMAK ile ÇALIŞTIRABİLMEK ile ÇALIŞTIRIVERMEK ile ÇALIŞTIRICI/LIK ile ÇALIŞTIRICILI ile ÇALIŞTIRICISIZ/LIK


- ÇALKALAMAK ile HEYECANLI ile AJİTASYON ile KARIŞTIRICI

( AGITATE vs. AGITATED vs. AGITATION vs. AGITATOR )

( بر آشفتن ile سرآسيمه کردن ile آشفته کردن ile مشوش کردن ile آشفته ile متلاطم ile مشوش ile خلجان ile آشفتگي ile تلاطم ile آشوبگر )

( BAR ASHOFTAN ile SARASYMAH KARDAN ile ASHOFTEH KARDAN ile MOSHOSH KARDAN ile ASHOFTEH ile MOTELATEM ile MOSHOSH ile خلجان ile ASHOFTAGY ile TALATEM ile ASHUBGAR )


- ÇALKALA(N)MAK ile/ve/<>/değil SALLA(N)MAK


- ÇALKAMAK ile ÇALKANMAK ile ÇALKATMAK ile ÇALKALAMAK ile ÇALKALANMAK ile ÇALKALATMAK ile ÇALKANABİLMEK ile ÇALKALANABİLMEK ile ÇALKALAYABİLMEK ile ÇALKAK ile ÇALKAR


- CALL :/yerine ARAMAK, ÇAĞIRMAK


- ÇALMAK ile/değil/yerine/>< ÇALIŞMAK

( image )


- ÇALMAK ile ÇALMAÇ ile ÇALMACI/LIK


- ÇALMAK ile/ve/||/<>/> ÇAR ÇUR ETMEK


- ÇAM "DEVİRMEK" ile/ve/<> "CEVİZ KIRMAK"


- ÇAM ile ÇAMELİ ile ÇAMOLUK ile ÇAM BALI ile ÇAM SAKIZI ile ÇAM YEŞİLİ ile ÇAM BÖLMESİ ile ÇAM FISTIĞI ile ÇAM YARMASI


- CAM ile CAMİ ile CAM GÖZ ile CAM KAYA ile CAM LİFİ ile CAM SUYU ile CAM YÜNÜ ile CAM RESİM ile CAM ELYAFI ile CAM MACUNU ile CAM MOZAİK ile CAM YUVASI ile CAM ÇİVİSİ ile CAM KANATLILAR


- CAMAAT[Azr.] = AHÂLİ/TOPLULUK[Tr.]


- ÇAMAŞIR SUYU ile KEZZAP[< Fars. TÎZ-ÂB(TÎZ: Tez, çabuk. | Keskin. | Sık.)]

( Sodyum hipoklorit. [NaClO] İLE Nitrik asit. [HNO3] )


- ÇAMAŞIR/LIK ile ÇAMAŞIRCI/LIK ile ÇAMAŞIR İPİ ile ÇAMAŞIR SUYU ile ÇAMAŞIR İPEĞİ ile ÇAMAŞIR AZGINI ile ÇAMAŞIR DOLABI ile ÇAMAŞIR KAZANI ile ÇAMAŞIR LEĞENİ ile ÇAMAŞIR SABUNU ile ÇAMAŞIR SEPETİ ile ÇAMAŞIR SODASI ile ÇAMAŞIR TAKIMI ile ÇAMAŞIR MANDALI ile ÇAMAŞIR MAKİNESİ ile ÇAMAŞIR DETERJANI


- CAMBUL/CUMBUL CUMBUL ile (")CIVIK(")

( Çok sulu yemek için kullanılan söz. İLE Fazla suyla karıştığından dolayı, biçimini korumayacak kadar sulanmış olan. | Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan. )


- ÇAMÇA ile ÇAMÇAK ile ÇAMÇAK ÇAMÇAK