Bugün[08 Temmuz 2026]
itibarı ile 34.483 başlık/FaRk ile birlikte,
34.483 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(15/139)


- BALSAMİQUE[Fr. < BALSAMIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> BALSAMİK

( İçinde balsam bulunan )


- BALTA ile NACAK

( ... İLE Sapı kısa, küçük, odun baltası. )


- BALTABAŞ ile/||/<> BALTA İBİK ile/||/<> AY BALTA ile/||/<> DELİ BALTA ile/||/<> KÖR BALTA ile/||/<> SAPSIZ BALTA ile/||/<> AŞÇI BALTASI ile/||/<> BALCI BALTASI ile/||/<> HACAMAT BALTASI

( Ağacı kesme yarma yontma vb işlerde kullanılan ağaç saplı demir araç )


- BALTALAMAK ile BALTALANMAK ile BALTALANABİLMEK ile BALTALAYABİLMEK ile BALTA/LIK ile BALTACI/LIK ile BALTALI


- BALTALARDA:
KERKİ ile/ve NACAK ile/ve İVGİ/TEBERZİN

( Büyük olan. İLE/VE Küçük balta. Kısa saplı odun baltası. İLE/VE Ağaç oymada kullanılan kesici araç. )


- BALTALAYICILIK ile/||/<> SABOTAJCILIK


- BALTALAYIVERMEK ile BALTALAYICI/LIK


- BALTALIK HAKKI ile/||/<> DELİ BALTALIK

( Sık sık kesimi yapılan orman Bir köyün odun gereksinimini sağlamasına izin verilen koruluk veya orman bölgesi Kesilmeye uygun orman vb )


- BALTIK ile BALTIK DİLLERİ


- BALYALAMAK ile BALYALANMAK ile BALYALATMAK ile BALYALAYABİLMEK ile BALYA/LIK ile BALYA MAKİNESİ


- BALYOZ ile/değil YUMRUK

( Başkasının yumruğunu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz zanneder. )


- BALYOZLAMAK ile BALYOZLANMAK ile BALYOZLATMAK ile BALYOZ


- BAMBU ile HEZAREN[Fars.: HEZAR[BİN] RENK]

( ... İLE Düğünçiçeğigillerden, hekimlikte kullanılan zehirli bir bitki. | Bambu. [Fars. HİZRAN] | Bambu saplarından yapılmış eşya. )


- BAN/BODY AREA NETWORK ile/değil/yerine/= GÖVDE ALAN AĞLARI


- BAN ile/||/<> BANLIK

( Macaristan ve Slovenya dolaylarında sancak beylerine ve küçük prenslere verilen san. İLE/||/<> Macaristan, Slovenya dolaylarındaki sancak beylerinin sanı ya da onların yönettiği toprak. )


- BAN :/yerine YASAKLAMAK


- BANAK ile/||/<> ...

( 1 Domatesli yumurta yemeği Seydali İnönü Eskişehir 2 Et suyunun içine ekmek doğrayarak yapılan yemek Senirkent Isparta )


- BANC[Fr. < BANC] ile/değil/yerine/=/||/<> BANK

( Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra )


- BANDAJLAMAK ile BANDAJLANMAK ile BANDAJLATMAK ile BANDAJ


- BANDIRA[İt. < BANDIERA] ile/||/<> YABANCI BAYRAK

( yabancı bayrak İtal Venedik bandéra flag İtalyancada bandiera olarak kullanılır Akdeniz dillerinde eskiden beri yaygın olarak geçer Arapçaya ve Balkan dillerine de girmiştir )

( BANDIERA | BANDÉRA )


- BANDIRMAK ile BANDIRABİLMEK ile BANDIRA ile BANDIRALI


- BANDO ile BANDOCU/LUK


- BANGIR BANGIR (BAĞIRMAK)

( AVAZ AVAZ )


- BANGKOK -ile

( Zeytin/Erik Köyü. [BANG: Köy. | MAKOK: Zeytin ya da erik ya da ikisinin karışımı.] )


- BANK :/yerine BANKA


- BANK[Azr.] = BANKA[Tr.]


- [ne yazık ki]
BANKA AÇMAK ile/ve/||/<> BANKA SOYMAK

( Bir banka soymak, bir banka açmaktan daha büyük bir suç değildir. )


- BANKA SOYMAK ve/=/||/<> BANKA AÇMAK

( Banka soymak, banka açmaktan daha büyük bir suç değildir. )


- BANKA ile BANKA KABULÜ ile BANKA KAĞIDI ile BANKACI ile BANKACILIK

( BANK vs. BANK ACCEPTANCE vs. BANK PAPER vs. BANKER vs. BANKING )

( بانک ile قبولي بانکي ile سفته بانکي ile بانک دار ile بانکدار ile صراف ile بانکي ile بانکداري ile صرافي )

( BANK ile قبولي بانکي ile SOFTEH BANKY ile BANK DAR ile BANKDAR ile SARAF ile BANKY ile BANKDARY ile SARAFY )


- BANKA ile BANKACI/LIK ile BANKA KARTI ile BANKA CÜZDANI ile BANKA DEFTERİ


- BANKACILIK ile/||/<> BANKACILIK İŞLEMLERİ

( bankacılık işlemleri )


- BANKAMATİK[BANKAMATİK][TESCİLLİ ADI] ile/değil/yerine/=/||/<> BANKAMATİK

( bankamatik memuru Bankaların para işlemlerini günün her saatinde otomatik olarak yapan makine )


- BANKBOOK, PASS-BOOK[İng.] ile/||/<> HESAP CÜZDANI

( hesap cüzdanı Bankalarca cari hesap sahiplerine verilen hesap hareketlerinin kaydedildiği küçük defter )


- BANKET[Fr. < BANQUETTE] ile/değil/yerine/= BASAMAK

( İller arası yolların iki tarafında yayaların yürümesine ve taşıtların trafiği aksatmadan durabilmesine yarayan çakıl ya da toprak yol. | Yamaçtan kayan toprağı yerinde tutmak ve böylece ekilmeye elverişli yer kazanmak için türlü yollarla yapılan dar basamak. )


- BANLAMAK ile BANLATMAK ile BANLATTIRMAK


- BANT, FREKANS BANDI | MINTIKA | NESİL | BANT | MINTAKA | ŞERİT | BANDE[Fr. < BANDE] ile/||/<> BANT ile/||/<> KUŞAK

( kuşak Sinema 1 Boş film yapımında kullanılan üzeri duyarkatla örtülü çok geniş bir tabandan film boylarına göre istenilen ende kesilmiş parçalardan her biri 2 Bir filmin boşfilmden dolu filme kadarki bütün çeşitlerini anlatır genel terim 3 Henüz birleştirilmemiş ses ve görüntü taşıyan filmler 4 Kötü anlamda Dikkate değer hiç bir özellik taşımayan sıradan sinema yapıtı TV Televizyon yayınlarına ayrılan metrik ve desimetrik çok kısa elektromıknatıs dalga uzunluklarını kapsayan dalgaların bölündükleri yinelenim aralıkları Yeryüzünde ya da herhangi bir gökcisminde belli koşulları sağlayan bölge Zaman kuşakları iklim kuşakları vb Aba güreşinde bele bağlanan ve ancak buradan tutulması gereken yün kuşak Kristalin üzerindeki bir kenara koşut bütün yüzeylerin tümü Bir toparı kesen iki koşut düzlemin topar üzerinde belirlediği topar parçası Anlamdaş toparsal kuşak döl döl generatio generare doğurmak 1 Genellikle Aşağı yukarı aynı yıllarda doğmuş olup aynı çağın koşullarını dolayısıyle birbirine benzer sıkıntıları yazgıları yaşamış benzer ödevlerle yükümlü olmuş kişilerin topluluğu 2 Tarih felsefesinde ve kültür tarihinde Yeni bir anlayışta yeni bir yaşama duygusunda yeni biçimlerde birleşen eskiden belirgin çizgilerle ayrılan kişilerin topluluğu Düveni oluşturan iki tahtayı birbirine bağlayan ön ve arka ağaçlar Akçaşar Yalvaç Isparta Meyvebükü Güdül Yurtbeyi Çankaya Ankara Beyağıl Ulukışla Niğde Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi biyoloji coğrafya Az gurşag guşak Orta Türkçede kurşağ olarak geçer Türkçede kurşak yanında kur adı da geçer Kıpçakçada kur bel bağı olarak kullanılır Türkçe kur bel bağı adı uçkur biçiminde de geçer Bu biçim iç kur adından gelir Buna göre uçkur iç kuşak anlamındadır uçkur Türkçeden Farsçaya da geçmiştir Doerfer TMEN III 1565 )

( TAPE )

( BANDE )

( GURŞAG[Az.]~GUŞAK[Tkm.] )


- BAND-PASS CHARACTERISTIC[İng.] / CHARACTERISTIQUE BANDE FILTRE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHES BANDFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GEÇİRİCİ KARAKTERİSTİK


- BANTLAMAK ile BANTLAYABİLMEK ile BAN ile BANA ile BANİ/LİK ile BANK ile BANT ile BAN OTU ile BAN YAĞI ile BAN AĞACI ile BANT ZIMPARA


- BANU ÇİÇEK ve/<> BAMSI BEYREK

( Dede Korkut Öyküleri'nde geçen bir aşk öyküsü. )


- BANYO | YUNAK ile/||/<> YUNAK

( metalbilim İçinde ısıl işlemi örtme kaplama vb işlemlerin yapıldığı sıvı ortamlı düzen yunaklık yunat yüneklik 1 Çamaşır yıkanan yer Gökmenler Çatal Kızılağaç Gedikli Saimbeyli Adana 2 Çamaşır evi Küplüce Gümüşhacıköy Amasya yunaklık Gedikli Şarkikaraağaç Isparta yüneklik Yeşilköy Gelendost Isparta 3 Akarsuların az derin bir yerinde buğday ya da arpa yıkamak amacıyla iri taşları yan yana sıralamak yöntemiyle oluşturulan havuzcuk Kandilli Bozüyük Bilecik İnönü Eskişehir yunat Karacaören Kütahya İçinde ısıl işlem örtme kaplama gibi işlemler yapılan sıvı ortamlı düzen )

( BATH | WASHERY )

( BAIN | LAVOIR )

( WÄSCHE | BAD )


- BANYO ile BANYO BEKÇİSİ ile HAMAM ile BANYO YAPMAK ile MAYO ile BANYO

( BATH vs. BATH KEEPER vs. BATHHOUSE vs. BATHING vs. BATHING SUIT vs. BATHROOM )

( گرمابه ile حمام ile تنشوي ile استحمام ile حمامي ile لباس کن ile آبتني ile شلوار شنا ile حوضخانه ile خلاء ile توالت ile مستراح ile اتاقک توالت )

( GARMABEH ile HAMAM ile TANESHOY ile ESTAHMAM ile حمامي ile LABAS KON ile ABTANY ile SHALVAR SHENA ile HOZKHANEH ile KHLA ile TAVALT ile MOSTERAH ile OTAGHAK TAVALT )


- BANYO ile BANYOLU ile BANYOSUZ/LUK ile BANYO DOLABI ile BANYO KABİNİ ile BANYO KAZANI ile BANYO KÜVETİ ile BANYO SABUNU ile BANYO TAKIMI ile BANYO HAVLUSU ile BANYO BATARYASI


- BAOBAB AĞAÇLARI:
AFRİKA ile/ve/<> BÜYÜK ile/ve/<> AVUSTRALYA ile/ve/<> MADAGASKAR ile/ve/<> PERRIER ile/ve/<> FONY ile/ve/<> SUAREZ ile/ve/<> ZA

( )

( ADANSONIA DIGITATA cum/et/<> ADANSONIA GRANDIDIERI cum/et/<> ADANSONIA GREGORII cum/et/<> ADANSONIA MADAGASCARIENSIS cum/et/<> ADANSONIA PERRIERI cum/et/<> ADANSONIA RUBROSTIPA cum/et/<> ADANSONIA SUAREZENSIS cum/et/<> ADANSONIA ZA )


- BARAJ ile BARAJ YAPMAK

( DAM vs. DAMMING )

( سد ساختن ile سد ile سدبندي )

( SAD SAKHTAN ile SAD ile سدبندي )


- BARAK ile/||/<> ...

( bir tür tüylü av köpeği bir tür tüylü av köpeği Yerel ağızlarda da çok tüylü köpek olarak geçer barak tüylü köpek saçlı insan barak bir tür köpek barak tüylü kıllı barak it uzun tüylü köpek baråk tüylü kıllı saçlı baråk it YUyg barak tüylü kıllı Orta Türkçeden başlayarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre barak çok tüylü köpek olarak kullanılır Eski Kıpçakçada barak tüylü köpek olarak geçer Dankoffa göre CAJ 15 102117 Farsçadan kalma bir alıntıdır Avesta bar to ride asabāra rider horseman βrk βryh rider Saka bârgya rider bāraa bāraka ridinganimal aśśabāraa rider bārak YFar bāragī horse Orta Farsça bārak a fabulous stead bir yandan Arapçada Burāq Mount of Muḥammed in the Micrāj olarak yayılmış bir yandan da Türkçede barak mount of the shaman the shaman himself any hairy animal hairy people hairy hunting dog born of an eagle etc olarak yer almıştır Zekiyan Studi Iranici 17 Saggi di Iranisti Italiani Roma 1977 217221 Dankoffun görüşünü değerlendirmiştir Dankoff ALT A4 Goldena göre RónaTas Arm 50 barak Türkçeye büyük bir olasılıkla İran dillerinden geçmiştir βrk Saka bârgya rider bârak the horse of Ahriman Golden Dankoffun yazısına göndermede bulunmakla yetinmiştir Türkçeden Moğolcaya da geçmiştir Ramstedt KWb 34a Türkçe ve Moğolca biçimleri ortak bir kökten getirmeyi denemiştir Macar ağızlarında kullanılan barág biçimi Kumancadan kalma bir alıntıdır Mándoky NyK 73 368370 Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir barak BER l 33 Srp bàrak Škaljić Turc 120 Rum barac Rásonyi AECO l 231 Pelliot Notes 5758 Barak efsanesi için İnan Belleten 13 1949 151 Yerel ağızlarda da çok tüylü köpek olarak geçer barak tüylü köpek saçlı insan barak bir tür köpek barak tüylü kıllı barak it uzun tüylü köpek baråk tüylü kıllı saçlı baråk it YUyg barak tüylü kıllı Orta Türkçeden başlayarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre barak çok tüylü köpek olarak kullanılır Eski Kıpçakçada barak tüylü köpek olarak geçer Dankoffa göre CAJ 15 102117 Farsçadan kalma bir alıntıdır Avesta bar to ride asabāra rider horseman βrk βryh rider Saka bârgya rider bāraa bāraka ridinganimal aśśabāraa rider bārak YFar bāragī horse Orta Farsça bārak a fabulous stead bir yandan Arapçada Burāq Mount of Muḥammed in the Micrāj olarak yayılmış bir yandan da Türkçede barak mount of the shaman the shaman himself any hairy animal hairy people hairy hunting dog born of an eagle etc olarak yer almıştır Zekiyan Studi Iranici 17 Saggi di Iranisti Italiani Roma 1977 217221 Dankoffun görüşünü değerlendirmiştir Dankoff ALT A4 Goldena göre RónaTas Arm 50 barak Türkçeye büyük bir olasılıkla İran dillerinden geçmiştir βrk Saka bârgya rider bârak the horse of Ahriman Golden Dankoffun yazısına göndermede bulunmakla yetinmiştir Türkçeden Moğolcaya da geçmiştir Ramstedt KWb 34a Türkçe ve Moğolca biçimleri ortak bir kökten getirmeyi denemiştir Macar ağızlarında kullanılan barág biçimi Kumancadan kalma bir alıntıdır Mándoky NyK 73 368370 Türkçeden Balkan dillerine de geçmiştir barak BER l 33 Srp bàrak Škaljić Turc 120 Rum barac Rásonyi AECO l 231 Pelliot Notes 5758 Barak efsanesi için İnan Belleten 13 1949 151 )

( BARAC / barac )

( BĀRAK~BÂRAK )

( ASA-BĀRA )

( Β )


- BARAK ile BARAK

( Tüylü, kıllı çuha. İLE Bir cins tüylü av köpeği. )


- BARAK ile BARAKA


- BARAKA ile IGLOO/APUTIAK

( ... İLE Eskimoların kar ve buzdan yaptığı ev. )


- BARATARYA SUÇLUSU ile BARBARLIK

( BARRATOR vs. BARRATRY )

( جنگ کننده ile ستيزه جو )

( JANG KONANDEH ile SETYZAH JO )


- BARBARLAŞMAK ile BARBARLAŞABİLMEK ile BARBA ile BARBAR/LIK ile BARBARCA ile BARBARİZM


- BARBE ile/||/<> ÇAPAK

( metalbilim 1 Metal yüzeylerde pürüzlük oluşturup dışarı doğru çıkıntı yapan işleme özürlerinden her biri 2 Madensel nesneler işlenirken çevreye sıçrayan küçük ince parçalara verilen ad Bıçak sapında delik açılırken çıkan demir parçacıkları Senirkent Isparta Metal yüzeylerde pürüzlük oluşturup dışarı doğru çıkıntı yapan yüzey kusurlarının bir türü Ağızlarda yayın ve sazan balıklarının yavrusuna da çapak balığı adı verilir Az çapag çapak bir tür balık şabak çabak küçük balık çabak küçük balık sabak şabak küçük bir balık şabak küçük balık Blk çabak balık Balkarlar çabak yanında balık adını da kullanırlar śupax Orta Türkçede çapak küçük bir tatlı su balığı olarak kullanılır Kâşgarlı Mahmuda göre çapak er mayası bozuk soysuz adam anlamına gelir Türkçe çap kökünden geldiği anlaşılıyor çap a k eki Rusça čebak ve Macarca csabak biçimleri Türk diyalektlerinden alınmıştır Macarca csabak biçiminin Kıpçak Kuman kökenli bir alıntı olduğu açıktır )

( BURR )

( BARBE )

( GRAT )


- BARÇA ile BARÇAK


- BARDA ile BARDAK ile BARDAN ile BARDAKÇI/LIK ile BARDAK ERİĞİ


- BARDACIK ile BARDACIK ERİĞİ


- BARDAK ile BAKIR ile HACAMAT

( CUP vs. CUPPER vs. CUPPING )

( فنجان ile کاس ile جام ile پياله ile بادکش کردن ile ساغر ile حجام ile بادکش ile حجامت )

( FANJAN ile KAS ile JAM ile PEYALEH ile BADKESH KARDAN ile SAGHAR ile حجام ile BADKESH ile HOJAMET )


- BARDAK ile CAM ÜFLEYİCİ ile CAM ÜFLEME ile CAM KESİCİ ile CAM SATICISI ile CAM YAPIMI ile GÖZLÜK ile CAMCI ile CAM İŞİ

( GLASS vs. GLASS BLOWER vs. GLASS BLOWING vs. GLASS CUTTER vs. GLASS DEALER vs. GLASS MAKING vs. GLASSES vs. GLASSMAKER vs. GLASSWORK )

( ليوان ile شيشه گرفتن ile عدسي ile آلت شيشهاي ile شيشه اي ile آبگينه ile عينک دار کردن ile شيشه ile گيلاس ile جام ile زجاج ile استکان ile شيشه گر ile شيشه گري ile شيشه بر ile عينک فروش ile شيشه سازي ile عينک ile شيشه ساز ile بلور آلات ile شيشه آلات )

( LEYVAN ile SHYSHEH GARAFTAN ile ADASY ile ALT SHYSHESAY ile SHYSHEH AY ile ABGYNAH ile EYNAK DAR KARDAN ile SHYSHEH ile GYLAS ile JAM ile زجاج ile ESTEKAN ile SHYSHEH GAR ile SHYSHEH GARY ile SHYSHEH BAR ile EYNAK FOROSH ile SHYSHEH SAZY ile EYNAK ile SHYSHEH SAZ ile BELOR ALAT ile SHYSHEH ALAT )


- BARDAK ile SAĞRAK/KADEH


- BARDAK-ÇANAK


- BARGAM ile/||/<> LEVREĞE BENZER BİR BALIK

( levreğe benzer bir balık Kökenini bilmiyoruz )


- BÂRİK[Ar.] ile BÂRÎK[Ar.]

( Parıldayan. İLE Nâzik, dakik, rakik/ince. )


- BARİKATLAMAK ile BARİKAT


- BARINAK ile APATAM

( ... İLE Afrika yerlilerinin barınağı. )


- BARINAK ile GÜME/GÜMELE

( ... İLE Bostanda kurulan bekçi barınağı. )


- BARINAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> TAPINAK


- BARINMAK ile BARINILMAK ile BARINDIRMAK ile BARINABİLMEK ile BARINDIRILMAK


- BARIŞ ile/ve/||/<>/< BOYUN EĞMEK/PES ETMEK


- BARIŞ ile/ve/değil UZLAŞMAK


- BARIŞI:
KURMAK ile/ve/||/<>/> KORUMAK


- BARIŞMAK ile/ve/değil/yerine AŞMAK


- BARIŞMAK ile BARIŞIK OLMAK


- BARIŞMAK ile BARIŞTIRMAK ile BARIŞABİLMEK ile BARIŞTIRILMAK ile BARIŞ ile BARIŞÇI/LIK


- BARIŞMAK ile/ve UNUTMAK

( TO PEACE vs./and TO FORGET )


- BARIŞMAK ile/ve/||/<>/> YAKINLAŞMAK


- BARIŞSEVERLİK ile/||/<> BARIŞÇILIK ile/||/<> BARIŞÇILLIK ile/||/<> SULHPERVERLİK ile/||/<> SULHÇULUK ile/||/<> SULHSEVERLİK


- BARIŞSEVERLİK ile/||/<> ÇİÇEKSEVERLİK ile/||/<> DİLSEVERLİK ile/||/<> DOĞASEVERLİK ile/||/<> EDEBİYATSEVERLİK ile/||/<> GEÇMİŞSEVERLİK ile/||/<> HAKSEVERLİK ile/||/<> HAYIRSEVERLİK ile/||/<> HAYVANSEVERLİK ile/||/<> İNSANSEVERLİK ile/||/<> İYİLİKSEVERLİK ile/||/<> KİTAPSEVERLİK ile/||/<> KONUKSEVERLİK ile/||/<> MACERASEVERLİK ile/||/<> MİLLETSEVERLİK ile/||/<> MİLLİYETSEVERLİK ile/||/<> MÜZİKSEVERLİK ile/||/<> ÖZSEVERLİK ile/||/<> SANATSEVERLİK ile/||/<> SİNEMASEVERLİK ile/||/<> SPORSEVERLİK ile/||/<> SULHSEVERLİK ile/||/<> ULUSSEVERLİK ile/||/<> VATANSEVERLİK ile/||/<> YARDIMSEVERLİK ile/||/<> YURTSEVERLİK

( Sever olma durumu )


- BARİZ BİR ŞEKİLDE ile KOMPLO ile KOMPLOCU ile KOMPLO KURMAK

( CONSPICUOUSLY vs. CONSPIRACY vs. CONSPIRATOR vs. CONSPIRE )

( بطور برجسته ile تباني ile زد و بند ile توطئه ile آتش افروزي ile ساخت وپاخت ile دسيسه ile بند و بست ile شريک فتنه ile دسيسه کار ile توطئه کردن ile زد و بند کردن ile تباني کردن ile دسيسه کردن )

( BETOR BARJASTEH ile TABANY ile ZAD VE BAND ile TOTEEH ile ATASH AFRUZY ile SAKHT VAPAKHT ile DASYSEH ile BAND VE BAST ile SHARYK FATNEH ile DASYSEH KAR ile TOTEEH KARDAN ile ZAD VE BAND KARDAN ile TABANY KARDAN ile DASYSEH KARDAN )


- BARİZLEŞMEK ile BARİZLEŞTİRMEK ile BARİZ/LİK


- BARK ile/||/<> ...

( ev mülk aile eskimiş türbe Ev eb sözü ile birlikte kullanılır bar varmak gitmek ı k Eski bar dilimizde vara çevrilmişse de barkta b saklanmıştır barış Ligeti MNy 63 432 bar lenni létezni )


- BARK vs. STUMP vs. TRUNK vs. LOG vs. STICK vs. BRANCH

( )


- BAROK ile BAROKÇU/LUK ile BAROK MÜZİK


- BAROK ile GEÇ BAROK


- BAROK ile/||/<> KLASİK ile/||/<> ÜSLÛP

( Batı yazınında dengeden çok devinime düşünceden çok duyuma biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren abartmalı etkileyici çelişkiden çekinmeyen ve daha çok 15601660 yılları arasında gelişen bir yazın akımı Resim Heykel Mimarlık Oylumlu sanatlarda arkaiki izleyen klâsikten sonra son üslûp basamağı Genel bir üslûp adı olduğu halde daha çok Avrupadaki 16001750 yılları arasındaki resim heykel ve mimarlık üslûbu için kullanılmıştır Barok sözcüğü Portekizce düzenli olmayan inci anlamına gelen baroccodan yapılmıştır Barok üslûbu dağınık yüklü şişkin biçimlerin aşırı ölçüde yığılmasıyla kendini gösterir 17 y y da Avrupada kuvvetlenen krallık gösteriş severliğinin gereksindirdiği bir büyüklük görkemlilik renklilik ayrıca bu üslûbun özellikleridir Ancak bu özellikleri Helenistik sanatta ştupa ve pagodlarında İnka Aztek uygarlığı yapıtlarında da görüyoruz Bu yüzden Avrupanın 17 ve 18 y y Barok sanatı aslında barok üslûbu örneklerinden yalnız bir tanesidir Resim Heykel Mimarlık 1 Ülküsel bir güzellik düşüncesinden kalkan ölçü ve düzene dayanan üslûp Arkaik ve barok üslûplar arasındaki aşama 2 Her zaman için beğenilen örnek olacak yetkinlikte yapıt a barok 1 Eski Yunan ve Lâtin sanat ve edebiyatına değgin olan 2 Eski Yunan ve Lâtin veya XVII yüzyıl sanatı örneğinde olan Bir dilin metinlerden çıkarılıp bir öğretim konusu yapılan şekli KLASİK ÖNCESİ Préclassique KLASİK SONRASI Fostelassique Resim Heykel Mimarlık stylum stilus yazı kalemi sapı Bir sanatçıya ya da bir çağa özgü teknik renk kompozisyon ya da biçimlendirme yolu a klasik barok 1 Her yazarın her sözenin hatîbin fikrini duygularını anlatmak için kullandığı özel anlatış tarzı 2 Bir sanatçının bir sanat türünün veya bir sanat devrinin özel tarzı BAYAĞI ÜSLÛP Style bas ou routier ÇOCUKSU ÜS S mièvre ÖZENSİZ ÜS S négligé SÜSLÜ ÜS S orné YALIN ÜS S simple YÜCE ÜS Style sublime YÜKSEK ÜS S élevé ZENGİN ÜS S abondant )

( BAROQUE )

( BAROQUE )

( BAROCK )

( BAROCCO )


- BARON ile BARONLUK ile BARONES

( BARON vs. BARONAGE vs. BARONESS )

( باروري ile مقام باروني ile همسر بارون )

( BAROORY ile MOGHAM BARONY ile NPAMSAR BARON )


- BAROQUE[Fr. < BAROQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAROK

( barok müzik MS yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete düşünceden çok duyuma biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren abartmalı etkileyici çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı )


- BARRENNESS[İng.] ile/||/<> ÇORAKLIK

( Toprak alt tabakasında bulunan tuz ve bazların kılcallık yoluyla toprak yüzeyine çıkması sonucu bitki gelişiminin zorlaşması )

( BARRENNESS )


- BARRICADE, FORTIFIED CAMPUS[İng.] ile/||/<> BARRICADE, PARC D'ARTILLERIE[Fr.] ile/||/<> VERSCHANZTES FELDLAGER, ARTILLERIEPARK[Alm.] ile/||/<> TABUR

( Berkitilmiş tabya ve sığınak Eski kaynaklarda yalnız Hristiyan ordugâhı olarak kullanıldığı anlaşılıyor tábor ordugâh Räsänene göre LTS 156 Moğolcadan alınmıştır dapqur iki kat kat Oğuz diyalektlerinin ses kurallarına uyan bir biçim olduğu anlaşılıyor Oğuz diyalektleri dışında tabkur dapkur olarak geçer Bilimsel yayınlarda kökeni sık sık tartışılan bu terimin Moğolcadan geldiği öne sürülür Ancak Türk diyalektlerindeki tabkur dapkur biçimlerinin Moğolcadan geldiği semantik engeller yüzünden kolaylıkla düşünülemez Bununla birlikte bu engellerin çözümlenemez olduğu öne sürülemez O zaman Moğolca terimin Türkçeye Moğol çağında girdiği öngörülebilir Némethe göre ALH 3 431444 Macarca tábordan alınmıştır Fekete de taburun Macarcadan geldiğini öne sürmüştür MNy 1927 Räsänen V 453 a Macarcadan alındığını açıklamıştır Türkçe terime yönelik olarak Doerfer TMEN II 429431 IV 291292 Ligeti TörK 103 Türkçeden Arapçaya da geçmiştir Gordlevskiy İzbr soč II 152 Zahidi 1977 106 120 )

( BARRICADE, FORTIFIED CAMPUS )

( BARRICADE, PARC D'ARTILLERIE )

( VERSCHANZTES FELDLAGER, ARTILLERIEPARK )

( TÁBOR )


- BARTIN ile BARTINLI/LIK


- BARUT KABAĞI ile/||/<> BARUTLUK


- BARUT/LUK ile BARUTÇU/LUK ile BARUT HAKKI ile BARUT RENGİ ile BARUT ESMERİ ile BARUT FIÇISI ile BARUT KABAĞI


- BAS BAS (BAĞIRMAK)


- BAŞ DÖNMESİ ile DENGESİZLİK

( )


- BAŞ EDİLEMEZ/LİK ile ELDE TUTULAMAZ/LIK


- BAŞ-GÖZ (ETMEK)

( Evlendirmek. )


- BAŞ MELEK ile/ve CEBRAİL

( ... İLE/VE Meleklerin birliği. )

( ... İLE/VE Cebrail, anlayış ve ilimdir. )


- BA'S[Ar.] ile/değil/yerine/= GÖNDERME, GÖNDERİLME | DİRİLTME | PEYGAMBERLİK


- BAŞA BAŞ (MÜCADELE ETMEK)


- BAŞA ÇIKMAK ile SAÇAK TAŞI

( COPE vs. COPESTONE )

( بر آمدن ile جبه ile سنگ سربنا )

( BAR AMADAN ile JABEH ile SANG SARBENA )


- BAŞA DÜŞMƏK[Azr.] = ANLAMAK[Tr.]


- BAŞA GETİRMEK ile/değil BAŞA GEÇİRMEK


- BAŞA KAKMAK ile/ve/<> KENDİN YAPTIN ZANNETMEK


- BAŞAK BURCU ile/||/<> BAŞAK

( Başak Burcu )


- BASAK ile/||/<> ...

( 1 Merdiven basamağı Kamanlar Güdül Ankara Yeniköy İnönü Eskişehir 2 Merdiven Ayancık Sinop )


- BAŞAK ile BAŞAK

( Arpa, buğday, yulaf gibi ekinlerin, taneleri taşıyan kılçıklı başı. | Tarlalarda, bağlarda, dökülmüş ya da tek tük kalmış olan ürün. İLE Zodyak üzerinde Aslan ile Terazi burçları arasında bulunan burcun adı. )


- BAŞAK ile/||/<> BAŞAK

( botanik tarım Ana eksen üzerindeki çiçekleri sapsız olan çiçek durumu Spika Başak Anadolu ağızlarında tarlalarda kalmış veya dökülmüş başak olarak da kullanılır Az başag masak başak masak Karakalpaklar bas adını da kullanırlar masak 1 temren 2 başak maşak tarlada kalmış başak Kırgızlar başak biçimini de kullanırlar pazak başak başak başak Türki maşak 1 temren 2 başak puçax puśax başak Orta Türkçede başak okun veya kargının ucuna geçirilen demir temren olarak geçer Sonraki dönemlerde ekin başı başak anlamını almıştır Örn Harezm alanında başak ekin başı olarak kullanıldığı gibi ok başağı anlamına da gelir Eski Kıpçakçada başak artık ekin başı olarak geçer Türkçe baş puś kökünün bir türevi olduğu açıktır baş a k küçültme eki Radloffa borçlu olduğumuz bu açıklama Gombocz Túrán 1918 212 Brockelmann OGM 64 d Ramstedt Lautlehre 109 Formenlehre 106 212 Räsänen MTS 100 V 64b Eren KCsA 3 129 gibi yazarlarca benimsenmiştir Egorov ÊS 169170 da bu açıklamaya katılmıştır Sevortyan ÊSTJa 1978 8990 da bu açıklamayı doğrulamıştır Diyalektlerde baş da başak olarak kullanılır Örn Türkmence ve Balkarcada baş başak olarak da geçer Balkarlar başağa kılkı adını da verirler Türk diyalektlerinde okun ucundaki sivri demire temren demren adı da verilir Bu ad Oğuzcada temürgen olarak kullanılmıştır Bu adın yayılması karşısında başak adı diyalektlerin bir bölümünde yalnız ekin başı olarak kalmıştır temren Anadolu ağızlarında tarlalarda kalmış veya dökülmüş başak olarak da kullanılır Az başag masak başak masak Karakalpaklar bas adını da kullanırlar masak 1 temren 2 başak maşak tarlada kalmış başak Kırgızlar başak biçimini de kullanırlar pazak başak başak başak Türki maşak 1 temren 2 başak puçax puśax başak Orta Türkçede başak okun veya kargının ucuna geçirilen demir temren olarak geçer Sonraki dönemlerde ekin başı başak anlamını almıştır Örn Harezm alanında başak ekin başı olarak kullanıldığı gibi ok başağı anlamına da gelir Eski Kıpçakçada başak artık ekin başı olarak geçer Türkçe baş puś kökünün bir türevi olduğu açıktır baş a k küçültme eki Radloffa borçlu olduğumuz bu açıklama Gombocz Túrán 1918 212 Brockelmann OGM 64 d Ramstedt Lautlehre 109 Formenlehre 106 212 Räsänen MTS 100 V 64b Eren KCsA 3 129 gibi yazarlarca benimsenmiştir Egorov ÊS 169170 da bu açıklamaya katılmıştır Sevortyan ÊSTJa 1978 8990 da bu açıklamayı doğrulamıştır Diyalektlerde baş da başak olarak kullanılır Örn Türkmence ve Balkarcada baş başak olarak da geçer Balkarlar başağa kılkı adını da verirler Türk diyalektlerinde okun ucundaki sivri demire temren demren adı da verilir Bu ad Oğuzcada temürgen olarak kullanılmıştır Bu adın yayılması karşısında başak adı diyalektlerin bir bölümünde yalnız ekin başı olarak kalmıştır temren Anadolu ağızlarında tarlalarda kalmış veya dökülmüş başak olarak da kullanılır Az başag masak başak masak Karakalpaklar bas adını da kullanırlar masak 1 temren 2 başak maşak tarlada kalmış başak Kırgızlar başak biçimini de kullanırlar pazak başak başak başak Türki maşak 1 temren 2 başak puçax puśax başak Orta Türkçede başak okun veya kargının ucuna geçirilen demir temren olarak geçer Sonraki dönemlerde ekin başı başak anlamını almıştır Örn Harezm alanında başak ekin başı olarak kullanıldığı gibi ok başağı anlamına da gelir Eski Kıpçakçada başak artık ekin başı olarak geçer Türkçe baş puś kökünün bir türevi olduğu açıktır baş a k küçültme eki Radloffa borçlu olduğumuz bu açıklama Gombocz Túrán 1918 212 Brockelmann OGM 64 d Ramstedt Lautlehre 109 Formenlehre 106 212 Räsänen MTS 100 V 64b Eren KCsA 3 129 gibi yazarlarca benimsenmiştir Egorov ÊS 169170 da bu açıklamaya katılmıştır Sevortyan ÊSTJa 1978 8990 da bu açıklamayı doğrulamıştır Diyalektlerde baş da başak olarak kullanılır Örn Türkmence ve Balkarcada baş başak olarak da geçer Balkarlar başağa kılkı adını da verirler Türk diyalektlerinde okun ucundaki sivri demire temren demren adı da verilir Bu ad Oğuzcada temürgen olarak kullanılmıştır Bu adın yayılması karşısında başak adı diyalektlerin bir bölümünde yalnız ekin başı olarak kalmıştır temren )

( SPIKE )

( ÉPI )

( ÄHRE )

( SPICA: BÜYÜK ÇIVI )


- BASAK ile BASAKLI ile BASAKSIZ


- BAŞAK ile SAKSIGÜZELİ

( ... İLE Damkoruğugillerden, yaprakları etli, çiçekleri başak biçiminde bir süs bitkisi. )

( ... cum COTYLEDON UMBILICUS )


- BAŞAKLAMAK ile BAŞAKLANMAK ile BAŞAK ile BAŞAKLI ile BAŞAKÇI/LIK


- BAŞAKLANMAK -ile

( Başak bağlamak, tutmak. )


- BAŞAKTÖR[Tr. < BAŞ + Fr. ACTEUR] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞOYUNCU (ERKEK)


- BASAMAK ile ASANSÖR


- BASAMAK ile/= BAGNA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE Merdivenin bir basamağı. )


- BASAMAK ile BASAMAK BASAMAK ile BAS ile BASI ile BASKÇA ile BASICI/LIK ile BASILI ile BAS BAS ile BASAMAKLI ile BASAMAKSIZ


- BASAMAK ile/ve/değil EŞİK


- BASAMAK ile/ve/değil/||/<> KATMAN


- BASAMAK ile/ve/değil/<> TARAÇA[İt. < TERRAZZA]


- BASAMAK BASAMAK ile/değil/yerine/=/||/<> YAVAŞ YAVAŞ | ADIM ADIM

( yavaş yavaş adım adım )


- BAŞARI İÇİN YAŞAMAK ile/değil/yerine YAŞAMI/NI SÜRDÜRMEK


- BAŞARI:
ZEKÂ ve/değil/||/<>/< SORUNLARLA UĞRAŞMAKTAN VAZGEÇMEYEREK


- BAŞARI ve/=/||/<>/>/< MUTLULUK


- BAŞARI ile/ve PARA KAZANMAK/SAHİBİ OLMAK


- BAŞARI ile/değil/ne yazık ki SONUÇ MERKEZLİLLİK/ODAKLILIK

( Bir şeyin/durumun, "çoğunluk" tarafından istenmesi, kabul görmesi, başarı değildir/olamaz! )


- BAŞARI ile/ve/||/<> "TUTUNMAK"


- BAŞARILI OLMAK İÇİN...:
YUMUŞAK ile/ve/||/<>/> MÂKUL ile/ve/||/<>/> DERİN ile/ve/||/<>/> ile/ve/||/<>/> YETERİNCE ile/ve/||/<>/> ŞIK ile/ve/||/<>/> KORKUSUZ ile/ve/||/<>/> SABIRLA ile/ve/||/<>/> FARKLI ile/ve/||/<>/> HOŞGÖRÜLÜ ile/ve/||/<>/> DÜRÜST ile/ve/||/<>/> DÜZENLİ ile/ve/||/<>/> AKILLI

( Konuş. İLE/VE/||/<>/> Ye. İLE/VE/||/<>/> Soluk al. İLE/VE/||/<>/> Uyu. İLE/VE/||/<>/> Giyin. İLE/VE/||/<>/> Hareket et. İLE/VE/||/<>/> Çalış. İLE/VE/||/<>/> Düşün. İLE/VE/||/<>/> Davran. İLE/VE/||/<>/> Kazan. İLE/VE/||/<>/> Biriktir. İLE/VE/||/<>/> Tüket. )


- BAŞARISIZ | BAŞARISIZLIK ile/||/<> MUVAFFAKİYETSİZ | MUVAFFAKİYETSİZLİK


- BAŞARISIZ OLMAK ile/değil BAŞARISIZ KALMAK


- BAŞARISIZ OLMAK ile BAŞARISIZ OLMAK

( FLUNK vs. FLUNK OUT )

( رفوزه کردن ile موجب شکست شدن ile مردود شدن ile مردود کردن ile رفوزه شدن )

( RAFOOZEH KARDAN ile MOJEB SHKAST SHODAN ile MARDUD SHODAN ile MARDUD KARDAN ile RAFOOZEH SHODAN )


- BAŞARISIZLIK ile/değil/yerine/<>/></> BAŞARI

( Açıklama gerektirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Sessizdir. )

( Başarı, "başarısızlık kaygısı"ndan uzak durabilmeyi bilmektir/yeğlemektir. )

( "Bahaneleri" olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Dayanakçaları olur. )


- BAŞARISIZLIK ile/değil/yerine DÜŞMEK

( Başarısızlık, düştüğün yerde kalmaktır. İLE/DEĞİL/YERİNE Düşmek, başarısızlık değildir. )


- BAŞARISIZLIK ile FLOPPER ile DİSKET

( FLOP vs. FLOPPER vs. FLOPPY )

( باصداي تلپ افتادن ile صداي چلپ ile افتنده ile مسخره وار )

( BASEDAY TALP AFTADAN ile SADAY CHELP ile AFTANDEH ile MOSKHAREH VAR )


- BAŞARISIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< İLK NEDEN

( Başarısızlığın ilk nedeni, ilk nedene inmemektir. )


- BAŞARISIZ/LIK ile/değil İSTEKSİZ/LİK

( )


- BAŞARISIZ/LIK ile/değil OLANAKSIZ/LIK / PARASIZ/LIK


- BAŞARISIZLIK ile/ve/değil ŞANSSIZLIK

( Düşmek, başarısızlık değil düştüğün yerde kalmaktır. )


- BAŞARISIZLIK ile/ve/||/<>/> UTANMAK


- BAŞARISIZLIK ile/ve/değil/||/<>/< YETERSİZLİK


- BAŞARISIZLIK" ile/ve/değil/||/<>/> ZARAR


- BAŞARMAK ile BAŞARTMAK ile BAŞARILMAK ile BAŞARABİLMEK ile BAŞARIVERMEK ile BAŞARI ile BAŞARILI/LIK ile BAŞARISIZ/LIK


- BAŞARMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< İLERLEMEK

( Sonuç. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Süreç. )


- BAŞARMAK ile/ve/değil KAZANMA (İSTEĞİ/COŞKUSU)


- BAŞARMAK ile/ve/değil/||/<>/< TUTTURMAK


- BAŞAT/LIK ile BAŞAT KARAKTER ile BAŞATLIK YASASI


- BAŞBAKANLIK ile/||/<> BAŞVEKİLLİK


- BAŞBAŞA/LIK ile/ve/değil BİRLİKTE/LİK


- BAŞÇAVUŞLUK ile/||/<> UZMAN ÇAVUŞLUK ile/||/<> ÜSTÇAVUŞLUK

( Çavuş olma durumu Çavuşun rütbesi Çavuşun görevi )


- BAŞÇI ile BAŞÇIK


- BAŞDANIŞMANLIK | BAŞMÜŞAVİRLİK ile/||/<> BAŞDENETMENLİK | BAŞDİZGİCİLİK ile/||/<> SERMÜRETTİPLİK ile/||/<> BAŞMÜFETTİŞLİK | BAŞMÜRETTİPLİK


- BAŞDANIŞMANLIK ile/||/<> PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ile/||/<> BASIN DANIŞMANLIĞI ile/||/<> SANAT DANIŞMANLIĞI

( Danışmanın yaptığı görev müşavirlik )


- BAŞDENETÇİLİK ile/||/<> İÇ DENETÇİLİK ile/||/<> KAMU DENETÇİLİĞİ

( Denetçinin yaptığı iş kontrolcülük murakıplık kontrolörlük )


- BASDIRMAQ[Azr.] = GÖMMEK[Tr.]


- BAŞEFENDİLİK ile/||/<> BEYEFENDİLİK ile/||/<> HANIMEFENDİLİK

( Efendiye yakışır özellik efendice davranış )


- BASEMENT[İng.] ile/||/<> SOUBASSEMENT[Fr.] ile/||/<> GRUNDMAUER[Alm.] ile/||/<> OTURTMALIK

( Mimarlık Yapının toprak üstünde kalan bir metre kadar yükseklikte bütün yapı boyunca devam eden üstüne gelen duvarlardan birkaç santim dışarı çıkıntılı anatemel duvarı )

( BASEMENT )

( SOUBASSEMENT )

( GRUNDMAUER )


- BAŞGARSONLUK ile/||/<> ŞEF GARSONLUK

( Garson olma durumu Garsonun görevi )


- BAŞHAKEM | BAŞYARGICI ile/||/<> BAŞHAKEMLİK | BAŞYARGICILIK


- BAŞHEKİMLİK ile/||/<> BAŞTABİPLİK ile/||/<> SERTABİPLİK ile/||/<> BAŞDOKTORLUK


- BAŞHEKİMLİK ile/||/<> KORUYUCU HEKİMLİK ile/||/<> ÖN HEKİMLİK ile/||/<> AİLE HEKİMLİĞİ ile/||/<> DİŞ HEKİMLİĞİ ile/||/<> RUH HEKİMLİĞİ ile/||/<> VETERİNER HEKİMLİĞİ

( Hekim olma durumu doktorluk tabiplik )


- BAŞI BAĞLILIK ile/||/<> GÖZÜ BAĞLILIK

( Bağlı olma durumu merbutiyet )


- BAŞI KAPALILIK ile/||/<> BAŞI ÖRTÜKLÜK ile/||/<> BAŞI ÖRTÜLÜLÜK


- BAŞI KAPALILIK ile/||/<> GÖZÜ KAPALILIK

( Kapalı olma durumu Etkisini artırmak için anlamın bilerek isteyerek kapalı bırakılması ipham )


- BELİRLİ OLMAMA:
BAŞI SONU ile/ve/||/<> SAĞI SOLU


- BAŞIBOZUK ile/||/<> ...

( Savaş sırasında gönüllü olarak Osmanlı ordusuna katılan er )


- BASIK ile KISIK

( Basılmış, yassılaşmış. | Çok yüksek olmayan, alçak. | Kısık. İLE Kısılmış olan. | Boğuk, güçlükle çıkan ses. | Hafifçe aralanmış, yumulmuş olan göz kapağı. | Kanyon. )


- BASIKLAŞMAK ile BASIKLAŞTIRMAK ile BASIK/LIK


- BASILMAK ile BASILABİLMEK ile BASILA


- BASILMAK ile/||/<> TABEDİLMEK


- BASIM ile BASIMCI/LIK


- BASIMCILIK ile/||/<> MATBAACILIK


- BAŞINA GELECEK ile/ve/||/<>/> GÖZÜNE GÖRÜNECEK


- TAZYİK[Osm.] / PRESSURE[İng.] / PRESSION[Fr.] / DRUCK, LÖSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ, BASKI/LAMA, SIKIŞTIRMA


- BASINÇ ile/ve/||/<> DERİNLİK

( Basıncın daha çok olması için derinliğin de daha çok olması gerekir. İLE/VE/||/<> Derinlik azsa, basınç da az olur. )

( 1- Sıvının derinliğine bağlıdır. Sıvının derinliği arttıkça yaptığı basınç da artar.
2- Sıvının yoğunluğuna bağlıdır. Sıvının yoğunluğu arttıkça basıncı da artar.
[Sıvı basıncı, sıvının miktarına göredir, kabın biçimine bağlı değildir.] ) )

( vs./and/||/<> DEPTH )


- BASINÇ ile/||/<> YOĞUNLUK

( Basınç birim alana düşen kuvvet İLE yoğunluk birim hacimdeki kütledir )

( Formül: P=F/A İLE ρ=m/V )

( Blaise Pascal tarafından 1647 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PIEZOELEKTRIK[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇELEKTRİK


- BASINÇLAMAK ile BASIN ile BASINÇ ile BASINÇLI ile BASIN KARTI ile BASIN ÖZETİ ile BASINÇLANMA ile BASINÇLI SU ile BASIN YASAĞI ile BASINÇ BOYNU ile BASINÇ ODASI ile BASINÇ ÖLÇÜM ile BASIN ATAŞESİ ile BASIN DÜNYASI ile BASINÇ DUYUMU ile BASINÇLI HAVA ile BASIN BİLDİRİSİ ile BASIN DANIŞMANI ile BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ ile BASINÇ ANAHTARI ile BASINÇ TEDAVİSİ ile BASIN TOPLANTISI ile BASIN DANIŞMANLIĞI


- BASINÇ/LI = PRESSURE[İng.] = PRESSION[Fr.] = DRUCK[Alm.] = PRESSIONE[İt.] = PRESIÓN[İsp.] = PRESSUS[Lat.] = HO PIESMOS[Yun.] = ZAĞD[Ar.] = FEŞÂR[Fars.] = DRUK[Felm.]


- BAŞINDA DURMAK ile EŞLİK ETMEK


- BAŞINDAN ...:
"SALMAK" değil SAVMAK


- BASIP GİTMEK


- BASİQUE[Fr. < BASIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAZİK

( bazik oksitler Baz niteliği gösteren Birleşiminde asit ve baz ağırlığı oranı normal tuza göre az fakat baz oranı normal tuza göre yüksek olan tuz )


- BASİRET ile BASİRETLİ/LİK ile BASİRETSİZ/LİK


- BASİRET ile/<> BASİRETSİZLİK ile/<> AYMAZLIK

( Yanlış yapmadan önce düşünmek. İLE/<> Yaparken, düşünmemek. İLE/<> Yanlış yapabileceğini düşünmemek. )


- BASİRETLİLİK | SAĞGÖRÜLÜLÜK ile/||/<> BASİRETLİ | BASİRETSİZ | BASİRETSİZLİK ile/||/<> SAĞGÖRÜLÜ | SAĞGÖRÜSÜZ | SAĞGÖRÜSÜZLÜK


- [ne yazık ki]
BASİRETSİZLİK ve/||/<>/> İHÂNET

( Sorumluları "yoksa". VE/||/<>/> Sorumluları bulunamaz. )


- BASİT FAİZ ile/||/<> BİLEŞİK FAİZ ile/||/<> SÜREKLİ BİLEŞİK

( Farklı faiz hesaplama yöntemleri. )

( Formül: A = Pe^(rt) )


- BASİT SÖZCÜK -ile

( SIMPLE / SIMPLEX WORD )


- ELEMENTARE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT TANECİK


- BASİT ile BİRLİK

( SIMPLE vs. UNITY )


- BASİTE İNDİRGEMEK değil BASİTE İNDİRMEK


- BASİTLEŞMEK ile BASİTLEŞTİRMEK ile BASİTLEŞEBİLMEK ile BASİTLEŞTİRİLMEK ile BASİT/LİK ile BASİTÇE ile BASİT FAİZ ile BASİT RENK ile BASİT CİSİM ile BASİT CÜMLE ile BASİT KESİR ile BASİT TÜMCE ile BASİT KELİME


- BASİT/LİK ve KUŞATICI/LIK

( SIMPLICITY and SURROUNDING )


- BASİTLİK ile/değil SIĞLIK


- BÂSIT-ÜR-RIZK[Ar.] -ile

( Bir örgeni uzatıp açan kas. )


- BAŞKA BİR KONU ile/ve/değil/yerine/ya da/||/<>/< SUSABİLMEK


- BAŞKA ÇIKARI YOK" değil BAŞKA ÇÖZÜMÜ/ÇARESİ YOK


- BAŞKA ÇIKARI YOK" ile/değil BAŞKA ÇÖZÜMÜ/ÇARESİ YOK


- BAŞKA ŞANSI YOK değil BAŞKA YOLU YOK


- BAŞKAFİYE ile/||/<> BAŞUYAK


- BAŞKAHRAMAN | BAŞKOMUTAN | BAŞKOMUTANLIK ile/||/<> BAŞKİŞİ | BAŞKUMANDAN | BAŞKUMANDANLIK ile/||/<> SERDARLIK


- BAŞKALARINA "EFENDİLİK" ile/değil/yerine/>< KENDİMİZE EFENDİLİK

( "Güç" gerektirir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güçlü olmayı gerektirir. )


- UTANMA:
BAŞKALARINDAN ile/ve/<>/değil/yerine KENDİNDEN


- BAŞKALARINI AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KENDİNİ AFFETMEK

( Affetmek, bir mahkûmu serbest bırakmaktır ve o mahkûmun kendin olduğunu keşfetmektir. )

( AFFEDELİM!!!

Lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

"Bir yaşam deneyimine katılmak ister misiniz?"

Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler. "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin"

Öğrenciler bunu da yapar. "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!"

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarını üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

"Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın,o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

"Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? Hep yanınızda olacaklar."

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikâyete başlar:
"Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."
"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, kişiler, tuhaf bakıyor bana artık. Hem sıkıldık, Hem yorulduk!"

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

"Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz,

halbuki affetmek, en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir. )

( Kendini affetmeyen kişinin, tüm kusurları affedilebilir. )

( FORGIVE THE OHTERS vs./and/||/<>/< FORGIVE THE SELF )


- BARIŞ(TIR)MAK:
BAŞKALARINI ile/ve/değil/<> KENDİNİ (KENDİNLE)

( Zaman zaman. İLE/VE/<>/DEĞİL Her zaman. )


- BAŞKALARINI ÇÖZMEYE ÇALIŞMAK ve/||/<>/> KENDİNİ DÜĞÜMLEMEK


- BAŞKALARINI DÜŞÜNMEK ile/değil/yerine BAŞKALARINI DA DÜŞÜNMEK


- BAŞKALAŞMAK ile BAŞKALDIRMAK ile BAŞKALAŞTIRMAK ile BAŞKALAŞABİLMEK ile BAŞKA/LIK ile BAŞKAN/LIK ile BAŞKACA ile BAŞKA BİRİ ile BAŞKA BAŞKA ile BAŞKAN VEKİLİ ile BAŞKANLIK MAKAMI ile BAŞKAN YARDIMCISI ile BAŞKANLIK SİSTEMİ


- BAŞKALDIRTMAK ile BAŞKALDIRABİLMEK ile BAŞKALDIRI ile BAŞKALDIRICI/LIK


- BAŞKA/LIK ile FARK(LI/LIK)


- BAŞKANLIK MAKAMI ile/||/<> BAŞKANLIK SİSTEMİ ile/||/<> ASBAŞKANLIK ile/||/<> GENEL BAŞKANLIK ile/||/<> YARI BAŞKANLIK ile/||/<> CUMHURBAŞKANLIĞI ile/||/<> DAİRE BAŞKANLIĞI

( Başkan olma durumu reislik riyaset )


- BAŞKASI İLE GELEN MUTLULUK
ile/ve/değil/||/<>/>
BAŞKASI İLE GİDEN MUTLULUK


- BAŞKASINI "KANDIRMAK" değil KENDİNİ YADSIMAK


- BAŞKÂTİPLİK ile/||/<> BAŞYAZMANLIK


- SÜREKLİ/LİK:
BAŞKAYA GÖRE ile/ve/||/<>/< KENDİNDE


- BAŞKENT ile SERMAYE STOĞU ile KAPİTALİZM ile KAPİTALİST ile BÜYÜK HARFLE YAZMAK ile TESLİM OLMAK

( CAPITAL vs. CAPITAL STOCK vs. CAPITALISM vs. CAPITALIST vs. CAPITALIZE vs. CAPITATE )

( دست مايه ile دارالسلطنه ile دارالخلافه ile راسي ile مالالتجاره ile سرمايه ile کبيره ile سرلولهبخاري ile پايتخت ile سرستون ile سهام درآمده ile کاپيتاليسم ile سرمايهداري ile سرمايه داري ile سرمايه دار ile سرمايه گراي ile سرمايه جمع کردن ile مانند سر )

( DAST MAYYEH ile DAROSSALTANEH ile DAROLKHLAFEH ile راسي ile MALALTEJAREH ile SARMAYYEH ile KABYRAH ile سرلولهبخاري ile PAYTAKHT ile SARESTON ile SACPEHAM DARAMODEH ile KAPYTALYSAM ile SARMAYCPEHDARY ile SARMAYYEH DARY ile SARMAYYEH DAR ile SARMAYYEH GERAY ile SARMAYYEH JAM KARDAN ile MANAND SAR )


- BAŞKENTLİ | BAŞŞEHİRLİ ile/||/<> BAŞKENTLİK | BAŞŞEHİRLİK ile/||/<> BAŞKENTLİLİK | BAŞŞEHİRLİLİK


- BAŞKENT/LİK ile BAŞKENTLİ/LİK


- BASKET ile BASKETÇİ/LİK


- BASKETBOL ile BASKETBOLCU/LUK


- BASKETBOLCU | BASKETÇİ ile/||/<> BASKISIZCA | BASKISIZCASINA ile/||/<> BASKETBOLCULUK | BASKETÇİLİK


- BASKI (YAPMAK) ile AĞIRLIK (KOYMAK)


- [ne yazık ki]
BASKICI/LIK ile/ve/||/<> DAYATMACI/LIK


- BASKILAMAK ile BASKILANMAK ile BASKI/LIK ile BASKIN/LIK ile BASKICI/LIK ile BASKILI ile BASKINCI/LIK ile BASKISIZ/LIK ile BASKISIZCA ile BASKI GRUBU ile BASKI RESİM ile BASKI KALIBI ile BASKI SAYISI


- BASKIN YAPMAK ile TOY KUŞU

( BUST vs. BUSTARD )

( خرد گشتن ile ورشکست شدن ile ورشکست کردن ile مجسمه نيمتنه ile هوبره )

( KHARD GOSHTAN ile VARSHKAST SHODAN ile VARSHKAST KARDAN ile MOJASMEH NEYMOTANEH ile TEOOBREH )


- BASKINLIK ile/||/<> BAŞATLIK ile/||/<> DOMİNANTLIK

( başatlık yasası )


- BAŞLAMAK ve/<> BAŞARMAK

( Başlamak, başarmanın yarısıdır. )

( Her iş, başlayana kadardır. )


- BAŞLAMAK ile BAŞLANMAK ile BAŞLATMAK ile BAŞLANILMAK ile BAŞLATILMAK ile BAŞLATTIRMAK ile BAŞLANABİLMEK ile BAŞLATABİLMEK ile BAŞLATIVERMEK ile BAŞLAYABİLMEK ile BAŞLAYIVERMEK


- BAŞLAMAK >< BİTİRMEK


- BAŞLAMAK ile KONUŞMAYA BAŞLA ile İYİLEŞMEYE BAŞLA ile SÖYLEMEYE BAŞLA ile KONUŞMAYA BAŞLA ile KONUŞMAYA BAŞLA ile BAŞLANGIÇ ile ACEMİ ile BAŞLANGIÇ

( BEGIN vs. BEGIN SPEECH vs. BEGIN TO IMPROVE vs. BEGIN TO SAY vs. BEGIN TO SPEAK vs. BEGIN TO TALK vs. BEGINING vs. BEGINNER vs. BEGINNING )

( آغاز کردن ile شروع شدن ile ابتدا کردن ile شروع کردن ile بنا کردن ile آغاز گرديدن ile آغاز به کار کردن ile آغاز شدن ile آغاز نهادن ile زبان باز کردن ile رو ب بهبود گذاشتن ile لب تر کردن ile دهان باز کردن ile به زبان آمدن ile بادي ile نواموز ile آغازگر ile بدو ile اوايل ile شروع ile آغاز ile سرآغاز ile اول کار ile ابتدا ile بدايت )

( AGHAZ KARDAN ile SHRU SHODAN ile EBTEDA KARDAN ile SHRU KARDAN ile BENA KARDAN ile AGHAZ GARDYDAN ile AGHAZ BAH KAR KARDAN ile AGHAZ SHODAN ile AGHAZ NEHADAN ile ZABAN BAZ KARDAN ile RO BE BACPEHBUD GOZASHTAN ile LAB TAR KARDAN ile DEHAN BAZ KARDAN ile BAH ZABAN AMADAN ile BADY ile NAVAMOZ ile AGHAZGAR ile BEDO ile AVAYLE ile SHRU ile AGHAZ ile SARAGHAZ ile OL KAR ile EBTEDA ile BEDAYT )


- BAŞLAMAK-BİTİRMEK ile BAŞLAMAK-TAMAMLAMAK

( TO BEGIN-TO FINISH vs. TO BEGIN-TO COMPLETE )


- BAŞLANGIÇ ve/||/<> EMEK


- BAŞLANGIÇ ile/ve/değil EŞİK


- BAŞLANGIÇ ile ÖVGÜYE DEĞER ile ÖVGÜ ile ÖVEN ile KOMMENSAL ile ÖLÇÜLEBİLİRLİK ile YORUM ile YORUM KARTI ile YORUM ile YORUMCU

( COMMENCEMENT vs. COMMENDABLE vs. COMMENDATION vs. COMMENDATORY vs. COMMENSAL vs. COMMENSURABILITY vs. COMMENT vs. COMMENT CARD vs. COMMENTARY vs. COMMENTATOR )

( فتح ile قابل تعريف ile سفارش ile تقريظ ile تعريفي ile تقديري ile هم سفره ile هم مقياسي ile قابليت قياس ile هم اندازگي ile همپيمانگي ile گفتن ile نظر دادن ile آزادانه بيان کردن ile کارت توضيحي ile سفرنگ ile مفسر ile سفرنگ گر ile شارح )

( FATH ile GHABEL TARYFE ile SEFARSH ile تقريظ ile TARYFEY ile تقديري ile NPAM SAFAREH ile NPAM MOGHYASY ile GHABELYT GHYAS ile NPAM ANDAZGY ile NPAMPYMANGY ile GOFTAN ile NAZAR DADAN ile AZADANEH BEYAN KARDAN ile KART TOZYHEY ile SEFRANG ile MOFSAR ile SEFRANG GAR ile SHAREH )


- BAŞLANGIÇ ile/ve TÜRDEŞLİK


- BAŞLANGIÇ ile/ve YENİLİK

( BEGINNING vs./and INNOVATION/REFORM/NEWNESS )


- BAŞLATMAK ile/||/<> BAŞLATMAK

( INITIATE | LAUNCH | START )


- BAŞLAYIŞ ile BAŞLAYICI/LIK


- BAŞLI BAŞINA (ELE ALMAK)


- BAŞLI ile BAŞLIK ile BAŞLICA ile BAŞLIKLI ile BAŞLIKÇI ile BAŞLIKSIZ ile BAŞLI BAŞINA ile BAŞLIK PARASI


- BAŞLI ile BAŞLIK ile BAŞLIK ile BAŞSIZ ile KAFALAR ile TEPEDEN TIRNAĞA KAFALAR

( HEADED vs. HEADER vs. HEADING vs. HEADLESS vs. HEADS vs. HEADS OVER HEEL )

( سردار ile نوک دار ile روانه ile سرساز ile درساز ile شيرچه ile عنوان گذاري ile سرفصل ile سرنويس ile سرنامه ile بي سر ile رؤوس ile نا اميدانه )

( SARDAR ile NOK DAR ile RAVANEH ile SARSAZ ile DARSAZ ile SHYRECHEH ile ONVAN GOZARY ile SARFASL ile SARNOYS ile SARNAMEH ile BEY SAR ile رؤوس ile NA AMYDANEH )


- BAŞLIK METNİ | BAŞLIK | SERNAME | KASK | BARET | BAŞLIK ile/||/<> BAŞLIK

( Çalıştırmada yumrukoyuncularının kaşlarının yarılmaması için başlarma geçirdikleri üstleri lastikli ya da ayarlanabilir çeneden bağlanan yumuşak deriden başlık Sinema TV Bir üçayağın alıcı ile birleştiği yerde bulunan ve alıcının olduğu yerde çeşitli yönlere dönebilmesini sağlayan çeşitli yapıdaki araçlar Bir bildirmelik başlığına giren mal ya da malları ad nitelik ve özellikleri ile belirten sözcüklerin topu 1 Bir yapıtın adı 2 Bazı oyunlarda özellikle anlatımcı tiyatroda oynanan tablonun konusunu sahne üzerine iri harflerle ya da projeksiyonla yansıyan yazı Tablaların ya da iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parçalara verilen genel ad Hem kızın ailesinden ayrılmasıyla yitirilen işgücünü karşılamak hem de kadının durumunu ve evliliğin sürüp gitmesini güven altına almak gibi ikili bir işlevi amaçlayan erkeğin evlenmek için kızın ailesine verdiği para hayvan ya da özdeksel değeri olan nesneler Resmî yazılarda kâğıdın üst yanına konan ve belgeyi yazan ile belgenin yazıldığı kişinin aşama ve orununa göre değişen sesleniş niteliğindeki sözler Çeşitli yarışlarda koşucuların giymek zorunluğunda oldukları deriden ya da plastikten yapılmış başlık Bunların içi yumuşatılmış sert maddelerle doldurulmuştur Üzerindeki dilimlerin aralıkları en çok 45 mm olur 1 Yazmalarda ilk sayfanın üst başına yapılan bezekli bölüm 2 Yazmalarda ve eski basma kitaplarda kitap adı I 1 Kağnı tekerlerinde tahta parmakların geçtiği ağaç göbek kısmı Kızılcasöğüt Banaz Uşak Ortayazı Senirkent Isparta Bor Aksaray Niğde 2 Pulluk okunun ucu Taşpınar Aksaray Niğde 3 Yün atma aygıtının kirişin dışarı fırlamasını sağlayan uç kısmı Yalvaç Isparta 4 Koşum takımının atın başına rastlayan bölümü Yalvaç Senirkent Isparta Bor Aksaray Niğde II Yün takke Poyra Bilecik III Mezarlara dikilen tahta ya da ağaçlar Kandilli Bozüyük Bilecik 1 Bir yapıtın adı 2 Epik tiyatroda oynanan tablonun konusunu ya da yorumunu sahnedeki bir gergiye yansıtılmasıyla ortaya çıkan yazı 1 Ökaryotik mRNAnın 5 ucundaki yapı Transkripsiyondan sonra 5 GTPnin üç fosfatı ile mRNA nın uç bazının birleşmesi ile oluşan ilave G metil grubu ihtiva eden koruyucu nükleotit dizisi 2 Aktin filamentinin ya da ucunda monomerlerin dağılmasını önleyen gCAP 39 severin gelsolin villin gibi proteinler İskelet kasında aktin filamentlerinin Z ucunda CAP Z diğer ucunda tropomodulin proteinleri 3 Lac operonunda bulunan operatör ve promoter kısımlarının DNAaz bir tarafından parçalanmasına karşı koruyan üç protein başlık )

( TRUSE | HEAD, TRIPOD HEAD | HEADING, TERM OF HEADING | HEADLINE | BRID PRICE | MINER'S HELMET | TITLE | CAP | CAPTION | HEADER )

( TÊTE DE PIED (DE TRÉPIED), PLATEFORME | TERME DE LA POSITION | TITRE | PRIX D'ACHAT DE LA FEMME | CASQUE | BARETTE, CASQUE DE MINEUR | BONNE, CAP )

( KOPFSCHUTZ | STATIVKOPF, KINONEIGEKOPF | TITEL | ANFASSLEISTEN | BRAUTPREIS | GRUBENHELM | KAPPE, CAP )


- BAŞLIK ile BARATA[< İt.]

( ... İLE Osmanlı sarayında, genel olarak bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış başlık. )


- BAŞLIK ile IŞKIRLAK

( ... İLE Karagöz'ün başlığı. )


- BAŞLIK ile KUKULETA[İt. < COCOLETTA]

( ... İLE Yağmur, soğuk vb. dış etkilere karşı başa geçirilen, giysiye dikili ya da ayrı olarak kullanılan başlık. )


- BAŞLIK ile TAMLAMA

( TITLE vs. NOUN/PROPOSITIONAL PHRASE )


- BASMA ile BASMAK

( Basmak eylemi. | Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. | İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. | Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. | Bu kumaştan yapılan. | Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. | Basılmış, matbu. | Gübre, tezek. İLE Gövdenin ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere ya da bir şeyin üzerine koymak. | Küçük çocuklar ayakta durabilmek. | Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. | Sıkıştırarak yerleştirmek. | Bası işi yapmak, tabetmek. | Örtmek, bürümek, kaplamak. | Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. | Baskın yapmak. | Yaş almak. | Dumanın, sisin vb. çevreyi kaplaması, çökmesi. | Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. | Kümes hayvanları kuluçkaya yatması. | Uygunsuz vaziyette yakalamak. | Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak. )


- BASMACILIK ile/değil/yerine/=/||/<> BASIMCILIK | BOHÇACILIK

( taş basmacılık Basmacının yaptığı iş basımcılık bohçacılık )


- BASMAK/TABETMEK[Ar. < ṬABʿ + Tr. ETMEK] ile/||/<> BASI/TAB[Ar. < ṬABʿ]


- BAŞMAK ile/||/<> AYAKKABI / AYAKKABI

( ayakkabı ayakkabı Az başmag üstü kapalı topuğu ve pençesinin yarısı açık kadın ve erkek ayakkabısı başmak paşmak başmak terlik Orta Türkçede başmak pabuç olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre Oğuzca ve Kıpçakçada başmak olarak kullanılır Buna karşılık Çiğilcede başak biçimi geçer Eski Kıpçakçada başmak biçimi kullanılır Kumancada da başmak olarak geçtiğini biliyoruz Korecede a kind of leather shoe worn by the gentry olarak kullanılan palmaktan geldiği yolundaki açıklama yanlıştır Ramstedt SKE 186 JSFOu 55 80 Aalto StO 59 246 249 Pelliotya göre Toung Pao 31 176 Ramstedtin Türkçe başmak Korece palmak birleştirmesi çarpıcıdır frappant Räsänen V 65 Ramstedtin açıklamasını işaretiyle vermekle yetinmiştir Clausona göre ED 382383 ilk bakışta baş kökünden geldiği düşünülebilir Ona göre baş kökü de possibly a Coop f of ba giving the sense of something tied together or tied to the foot Kâşgarlı Mahmudun verdiği başak biçimiyle başmak arasındaki ilişki karışıktır Ona göre Oğuzlar bir m ekleyerek başakı başmak biçimine sokmuşlardır Kâşgarlı Mahmud Orta Türkçe borsmuk biçimindeki myi de buna örnek olarak vermiştir Clauson ED 369a Doerfer TMEN 744 başmakı Orta Türkçede geçen başa kertik yapmak kertiklemek kökünden kalma bir türev olarak açıklamayı denemiştir başamak başmak Doerfer Çiğilce başakı da başa kökünden k ekiyle yapılmış bir türev saymıştır Ona göre başmakta bir fiil kökü saklanmıştır Türkçede başa yanında eskiden baş kökünün kullanıldığı da göz ardı edilemez Monchizadeh CC 102 Kumanca başmakta Farsça sarmōza hose worn over boots gaiters biçimini vermiş Türkçe başmak sözünü baş kökünün bir türevi olarak değerlendirmek istemiştir Türkçeden Arapça Farsça gibi komşu dillere de geçmiştir Bulgarca Sırpça Rumca gibi Balkan dillerinde de kullanılır Rusçada da başmák olarak geçer Macarca pacsmag doğrudan doğruya Türkçeden geçmiş olabileceği gibi Sırpçadan da alınmış olabilir Az başmag üstü kapalı topuğu ve pençesinin yarısı açık kadın ve erkek ayakkabısı başmak paşmak başmak terlik Orta Türkçede başmak pabuç olarak geçer Kâşgarlı Mahmuda göre Oğuzca ve Kıpçakçada başmak olarak kullanılır Buna karşılık Çiğilcede başak biçimi geçer Eski Kıpçakçada başmak biçimi kullanılır Kumancada da başmak olarak geçtiğini biliyoruz Korecede a kind of leather shoe worn by the gentry olarak kullanılan palmaktan geldiği yolundaki açıklama yanlıştır Ramstedt SKE 186 JSFOu 55 80 Aalto StO 59 246 249 Pelliotya göre Toung Pao 31 176 Ramstedtin Türkçe başmak Korece palmak birleştirmesi çarpıcıdır frappant Räsänen V 65 Ramstedtin açıklamasını işaretiyle vermekle yetinmiştir Clausona göre ED 382383 ilk bakışta baş kökünden geldiği düşünülebilir Ona göre baş kökü de possibly a Coop f of ba giving the sense of something tied together or tied to the foot Kâşgarlı Mahmudun verdiği başak biçimiyle başmak arasındaki ilişki karışıktır Ona göre Oğuzlar bir m ekleyerek başakı başmak biçimine sokmuşlardır Kâşgarlı Mahmud Orta Türkçe borsmuk biçimindeki myi de buna örnek olarak vermiştir Clauson ED 369a Doerfer TMEN 744 başmakı Orta Türkçede geçen başa kertik yapmak kertiklemek kökünden kalma bir türev olarak açıklamayı denemiştir başamak başmak Doerfer Çiğilce başakı da başa kökünden k ekiyle yapılmış bir türev saymıştır Ona göre başmakta bir fiil kökü saklanmıştır Türkçede başa yanında eskiden baş kökünün kullanıldığı da göz ardı edilemez Monchizadeh CC 102 Kumanca başmakta Farsça sarmōza hose worn over boots gaiters biçimini vermiş Türkçe başmak sözünü baş kökünün bir türevi olarak değerlendirmek istemiştir Türkçeden Arapça Farsça gibi komşu dillere de geçmiştir Bulgarca Sırpça Rumca gibi Balkan dillerinde de kullanılır Rusçada da başmák olarak geçer Macarca pacsmag doğrudan doğruya Türkçeden geçmiş olabileceği gibi Sırpçadan da alınmış olabilir )

( BAŞMAG[Az.]~BAŞMAK[Tkm.]~PAŞMAK[Tkm.]~BAŞMAK[Tatk.] )


- BASMAK ile BASMACI/LIK ile BASMALI ile BASMALIK ile BASMA KALIBI


- BAŞMAK ile/ve/||/<> BAŞMAKLIK

( ... İLE Camide ayakkabı konulan yer. | Sultanın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has. )


- BASMAK" ile/ve "TEPELEMEK"


- BASMAKALIPLAŞMAK ile BASMAKALIP/LIK


- BAŞMAK/LIK ile BAŞMAKÇI/LIK