K ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 25.222 başlık/FaRk ile birlikte,
25.222 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(100/102)
- YILKI/LIK ile YILKICI
- YILLAMAK ile YILLANMAK ile YILLATMAK ile YILLANDIRMAK ile YILLARCA ile YILLAR YILI
- YILLIK ile YILLIK ETKİNLİK ile YILLIK CIVA ile YILLIK RAPOR ile YILLIK
( ANNUAL vs. ANNUAL EVENT vs. ANNUAL MERCURY vs. ANNUAL REPORT vs. ANNUALLY )
( يک ساله ile ساليانه ile سنواتي ile يکساله ile سالانه ile رويداد سال ile سلمه ile گزارش سالانه ile گزارشسالانه ile همه ساله )
( YK SALEH ile SALYANEH ile SANAVATY ile YKESALEH ile SALANEH ile ROYDAD SAL ile SALMEH ile GOZARSH SALANEH ile GOZARSHESALANEH ile CPEHMEH SALEH )
- YILLIK ile YILLIKLI ile YILLIKÇI ile YILLIK ORTALAMA
- YILMAK ile YILMAZ/LIK
- YİNELEMEK ile YİNELENMEK ile YİNELETMEK ile YİNELENEBİLMEK ile YİNELETEBİLMEK ile YİNELEYEBİLMEK ile YİNE ile YİNELEMELİ ile YİNELEMESİZ
- YİNELEME/TEKRAR ile/ve/||/<>/> İÇSELLEŞTİRMEK
- YIPRAMAK ile YIPRANMAK ile YIPRATMAK ile YIPRATILMAK ile YIPRATABİLMEK ile YIPRAK
- YIPRATMAK ile ZEDELEMEK
- YIRLAMAK ile ZIRLAMAK
- YİRMİ/LİK ile YİRMİNCİ ile YİRMİ BEŞLİK ile YİRMİ BİNLİK ile YİRMİLİK DİŞ ile YİRMİ YAŞ DİŞİ ile YİRMİ MİLYONLUK
- YİRMİŞER/LİK ile YİRMİŞERLİ
- YIRTIK ile/<> KESİK
- YIRTIK ile SÖKÜK
- YIRTIK ile/ve/||/<>/> YAMA
( Delik, yırtık ya da eski bir yeri, uygun bir parça ile onarma, kapatma. | Bu iş için kullanılan parça. )
- YIRTIK ile/değil YIRTMAÇ
( ... İLE/DEĞİL Çoğunlukla giysilerde, etek, paça ya da kol yeninde, dikilmemiş, uzunca açıklık. )
- YIRTINMAK ile/ve ÇIRPINMAK
( Parçalanırcasına bağırmak. İLE/VE Çok istenilen bir şeyi gerçekleştirmek için aşırı derecede çaba harcamak. )
- YIRTINMAK ile YIRTIK/LIK ile YIRTIM ile YIRTIŞ ile YIRTICI/LIK ile YIRTIKÇA ile YIRTIMCI/LIK ile YIRTICILAR ile YIRTICI KUŞ ile YIRTIK PIRTIK ile YIRTICI HAYVAN
- YIRTMAK ile/ve/||/<> KOPARTMAK
- YIRTMAK ile YIRTILMAK ile YIRTTIRMAK ile YIRTABİLMEK ile YIR
- YIRTMAK ile YIRTILMIŞ ile YIRTIK
( LACERATE vs. LACERATED vs. LACERATION )
( ريش کردن ile ريش ريش کردن ile ريش ريش ile جرح )
( RYSH KARDAN ile RYSH RYSH KARDAN ile ريش ريش ile JARH )
- YİTİRİLMİŞ/LİK ile/ve/değil/yerine ÖRTÜLÜ/LÜK
- YİTİRMEK ile YİTİRTMEK ile YİTİRİLMEK ile YİTİREBİLMEK ile YİTİRİVERMEK
- YIVIŞMAK ile YIVIŞ YIVIŞ
- YIXILMAQ[Azr.] = DÜŞMEK[Tr.]
- YİYECEK VE İÇECEK ile YEMEK ŞİRKETİ
( CATER vs. CATERER )
( خواربار رساندن ile سورسات چي )
( KHARBAR RESANDAN ile سورسات چي )
- YİYECEK = FOOD[İng.] = NOURRITURE[Fr.] = NAHRUNG[Alm.] = CIBO[İt.] = COMIDA[İsp.]
- YİYECEK ile GIDA ÜRÜNLERİ ile GIDA ZEHİRLENMESİ ile YİYECEK TEMİNİ ile YEMEK GELGİTİ ile YİYECEKSİZ ile GIDALAR ile GIDA MADDESİ ile GIDA MADDELERİ
( FOOD vs. FOOD ARTICLES vs. FOOD POISONING vs. FOOD SUPPLY vs. FOOD TIDE vs. FOODLESS vs. FOODS vs. FOODSTUFF vs. FOODSTUFFS )
( روزي ile طعام ile غذا ile مائده ile اطعمه ile خوراکي ile خوراک ile مواد غذايي ile مسموميت غذايي ile آذوقه رساني ile طغيان آب ile بي غذا ile اغذيه ile خواربار ile موادغذايي )
( RUZY ile TAAM ile GHZA ile MAEDEH ile ATOMEH ile KHORAKY ile KHORAK ile MOVAD GHZAYY ile MASMOMYT GHZAYY ile AZOGHEH RESANY ile TOGHYAN AB ile BEY GHZA ile اغذيه ile KHARBAR ile MOVADGHZAYY )
- YİYECEK ile/ve/||/<>/> YEMEK
- YİYİM ile YİYİŞ ile YİYİCİ/LİK ile YİYİMLİ
- YİYİP-İÇMEK
- YOBAZLAŞMAK ile YOBAZLAŞTIRMAK ile YOBAZ/LIK ile YOBAZCA
- YOĞALMAK ile YOĞALTMAK ile YOĞALTILMAK
- YOĞUN ile YOĞUN SOĞUK ile YOĞUNLAŞTIRMAK ile YOĞUNLAŞTIRICI ile YOĞUNLUK
( INTENSE vs. INTENSE COLD vs. INTENSIFY vs. INTENSIFYING vs. INTENSITY )
( شديد ile زمهرير ile شديد شدن ile شدت گرفتن ile شديد کردن ile شدت يافتن ile تشديد کردن ile تشديد يافتن ile مشدد ile سختي ile شدت )
( SHODYD ile زمهرير ile SHODYD SHODAN ile SHODAT GARAFTAN ile SHODYD KARDAN ile SHODAT YAFTAN ile TASHODYD KARDAN ile TASHODYD YAFTAN ile MOSHODAD ile SOKHTY ile SHODAT )
- YOĞUN ile YOĞUNLUK
( DENSE vs. DENSITY )
( انبوه ile متکاف ile چگال ile غليظ ile تراکم ile چگالي ile تکاثف )
( ANBUH ile متکاف ile CHEGAL ile GHELYZ ile TARAKAM ile CHEGALY ile تکاثف )
- YOĞUN ile "YÜKSEK"
- YOĞUNLAŞMAK ile YOĞUNLAŞTIRMAK ile YOĞUNLAŞABİLMEK ile YOĞUNLAŞTIRABİLMEK ile YOĞUN/LUK ile YOĞUN DİSK ile YOĞUNLUKLU ile YOĞUN BAKIM
- YOĞUNLAŞTIRILABİLİR ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞMIŞ ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞMAK ile YOĞUNLAŞTIRILMIŞ ile YOĞUNLAŞMA ile YOĞUNLAŞTIRICI
( CONDENSABLE vs. CONDENSATE vs. CONDENSATED vs. CONDENSATION vs. CONDENSE vs. CONDENSED vs. CONDENSEDNESS vs. CONDENSER )
( غليظ شدني ile منقبض شده ile چگاليده ile جمع شدگي ile تراکم ile تغليظ ile تلخيص ile چگالش ile متراکم کردن ile متراکم ile متراکم شدن ile متراکم ساختن ile تغليظ شدن ile تغليظ شده ile غليظ ile تغليظي ile همچگال ile فشرده ile فشردگي ile خازن )
( GHELYZ SHODANY ile MONAGHABZ SHODEH ile CHEGALYDAH ile JAM SHODEGY ile TARAKAM ile TAGHELYZ ile TALKHYSE ile CHEGALESH ile MOTERAKAM KARDAN ile MOTERAKAM ile MOTERAKAM SHODAN ile MOTERAKAM SAKHTAN ile TAGHELYZ SHODAN ile TAGHELYZ SHODEH ile GHELYZ ile تغليظي ile NPAMCHEGAL ile FESHARDEH ile FESHARDEGY ile KHAZAN )
- YOĞUNLAŞ(TIR)MAK ve/<>/> DAVET
- YOĞUNLUK ile AKIŞMAZLIK/VİSKOZİTE
( Bir nesnenin birim oylumdaki kütlesi. İLE Bir sıvının akmaya karşı gösterdiği direnç. )
- YOĞUN/LUK ile AZ/LIK >< ÇOK/LUK
- YOĞUNLUK ile KABALIK
- YOĞUNLUK ile/ve/<> OLGUNLUK
( Olgunluk nasıl meydana gelir?
Zihnimizi berrak ve temiz tutarak, yaşamımızın her anını tam bir farkındalık hali içinde yaşayarak, korkularımızı ve arzularımızı belirdikleri anda hemen inceleyerek ve gidererek. )
( Meyve bir anda düşer ama olgunlaşması zaman alır. )
( Hazır olmak, olgun olmaktır. )
( How does maturity come about?
By keeping our mind clear and clean, by living our life in full awareness of every moment as it happens, by examining and dissolving our desires and fears as soon as they arise.
The fruit falls suddenly but the ripening takes time.
Readiness is ripeness. )
( INTENSITY vs./and/<> RIPENESS )
- YOĞUNLUK ile/ve PAYLAŞIM
( DENSITY vs./and SHARING )
- YOĞUN/LUK ile SIK/LIK
( DENSE/DENSITY vs. FREQUENT/FREQUENCY )
- YOĞUN/LUK ile/ve/değil/||/<>/> YORGUN/LUK
- YOĞURMAK ile HAMUR YOĞURMAK ile YOĞURUCU
( KNEAD vs. KNEAD DOUGH vs. KNEADER )
( ورزيدن ile سرشتن ile خمير ماليدن ile خميرگير )
( VARZYDAN ile سرشتن ile KHAMYR MALYDAN ile KHAMYRAGYR )
- YOĞURMAK ile YOĞURTMAK ile YOĞURTLAMAK ile YOĞURABİLMEK ile YOĞURT ile YOĞURTLU ile YOĞURTÇU/LUK ile YOĞURT OTU ile YOĞURT ÇİÇEĞİ ile YOĞURT TATLISI ile YOĞURT ÇORBASI ile YOĞURTLU KEBAP
- YOĞUŞTURMAK ile YOĞUŞTURUCU
- YOK ARTIK ile YOK DAHA NELER
- YOK DEMEK ile/değil/yerine BENİM İÇİN BU/BÖYLE BİR KONU/OLGU YOK DEMEK
( [not] TO SAY "THERE IS/ARE NOT" vs./but TO SAY "THERE IS/ARE NOT A FACT/SUBJECT LIKE THIS FOR ME"
TO SAY "THERE IS/ARE NOT A FACT/SUBJECT LIKE THIS FOR ME" instead of TO SAY "THERE IS/ARE NOT" )
- YOK DEMEK ile/değil/yerine GÖRMEMEZLİKTEN GELMEK
- YOK ETMEK ile BAŞKALAŞTIRMAK
- YOK ETMEK ile/değil BİTİRMEK
( [not] TO DESTROY vs./but TO FINISH )
- YOK ETMEK ile İMHA ile YOK EDİCİ
( ANNIHILATE vs. ANNIHILATION vs. ANNIHILATOR )
( نابود کردن ile کن فيکون کردن ile نابودي ile نابودکننده )
( NABUD KARDAN ile KON FEYKON KARDAN ile NABUDY ile NABODKONANDEH )
- YOK ETMEK ile İMHA ile YOK EDİCİ
( EXTERMINATE vs. EXTERMINATION vs. EXTERMINATOR )
( بکلي نابودکردن ile دفع آفات کردن ile منقرض کردن ile قلع کردن ile براندازي ile براندازگر )
( BEKLY NABODKARDAN ile DAF AFAT KARDAN ile MONAGHARZ KARDAN ile GHAL KARDAN ile BARANDAZY ile BARANDAZGAR )
- YOK ETMEK ile ORTADAN KALDIRMAK
- YOK ETMEK ile/değil ÖRTMEK
- YOK ETMEK" ile/ve/<>/değil/yerine TIRNAK İÇİNE ALMAK "..."
- YOK ETMEK ile/değil/yerine/>< YAŞATMAK
( Yoketmek yerine yaşatmak )
( İMHÂ ile/değil/yerine/>< İHYÂ )
- YOK ETMEK ile/değil/yerine YOK OLUŞ
- YOK OLMADAN ÖNCEKİ YOKLUK ile/ve ORTAYA ÇIKIŞTAN SONRA/Kİ YOKLUK
( NONEXISTENCE BEFORE TO BECOME NOT EXIST vs./and NONEXISTENCE AFTER EXISTENCE )
( PRADHAVAMSA-ABHAVA ile/ve PRAG-ABHAVA )
- YOK OLMAK ile KAYBOLMA ile ORTADAN KAYBOLDU ile HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRATMAK ile HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRAMIŞ ile HAYAL KIRIKLIĞI ile ONAYLAMAMA ile ONAYLAMAMAK ile ONAYLANMADI
( DISAPPEAR vs. DISAPPEARANCE vs. DISAPPEARED vs. DISAPPOINT vs. DISAPPOINTED vs. DISAPPOINTMENT vs. DISAPPROVAL vs. DISAPPROVE vs. DISAPPROVED )
( معدوم شدن ile ناپديد شدن ile ناپيدا شدن ile پريدن ile مفقود شدن ile غيب شدن ile زائل شدن ile زائل ile ناپديدي ile مفقود شده ile ناپديد ile مايوس کردن ile ناخشنود کردن ile ناکام کردن ile دل مرده کردن ile نا اميد کردن ile دل شکستن ile نااميد کردن ile نوميد کردن ile مايوس ile افسرده ile دل مرده ile نوميد ile ناکام ile تلخ کام ile دلشکستگي ile تلخ کامي ile مايوسي ile حرمان ile نامرادي ile تقبيح ile نپسنديدن ile بد دانستن ile تقبيح کردن ile مکروه )
( MADOM SHODAN ile NAPADYD SHODAN ile NAPYDA SHODAN ile PARYDAN ile MAFGHOD SHODAN ile GHYBE SHODAN ile ZAEL SHODAN ile ZAEL ile NAPADYDY ile MAFGHOD SHODEH ile NAPADYD ile MAYVES KARDAN ile NAKHSHNOD KARDAN ile NAKAM KARDAN ile DEL MARDEH KARDAN ile NA AMYD KARDAN ile DEL SHKASTAN ile NAOMYD KARDAN ile NOMYD KARDAN ile مايوس ile AFSARDEH ile DEL MARDEH ile NOMYD ile NAKAM ile TALKH KAM ile DELESHKASTGY ile TALKH KAMY ile مايوسي ile HARMAN ile NAMRADY ile TAGHABYHE ile NAPSANDYDAN ile BAD DANSTAN ile TAGHABYHE KARDAN ile MOKROH )
- YOK OLMAK ile/ve/=/değil VAR OLMAK
- YOK > VAR" değil VAR > YOK
( "Yok"tan var olmaz/çıkmaz! Önce "yok", olamaz! "Yok"tan, var'a öncelik olamaz! VE/FAKAT/ANCAK Var'ın olmamasına yok diyebiliriz. Ancak, var'dan, yok'a öncelik-sonralık ilişkisi kurulabilir. )
- YOK ile/değil ANLAMIN(IN) OLMAMASI
( [not] NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./but LACK OF MEANING/SENSE )
- YOK ile/ve/değil/yerine CİSMİ OLMAYAN
- YOK ile DEĞİL
( LACK vs. NOT )
- YOK ile/ve/değil "DONMUŞ"(CEMÂDAT)
( [not] NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./and/but FROZEN )
- YOK ile/değil GEÇERLİ DEĞİL
- YOK ile/ve/değil/yerine GÖSTERİLEMEYEN
- YOK yerine HAK VERE
- YOK ile/değil HENÜZ/ŞU ANDA BİLİNMEYEN
( [not] NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./but UNKNOWN AT THE MOMENT )
- YOK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLANAKSIZ
- YOK ile OLMAZ
- YOK ile/ve PAYLAŞILABİLİR OLMAYAN
( NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./and UNSHARED )
- YOK ile/ve/değil/yerine TESPİT EDİLEMEZLİK
- YOK ile/ve/değil/yerine VAR DEĞİL
( "YOK" değil/yerine "VAR DEĞİL"
Bazı kültürlerde, günlük dilde ve felsefede "Değil-leme" yöntemi ile bazı durumlar için üst bir bilinç kullanılmaktadır. Buna verilebilecek birkaç örnekten biri de Anadolu Kültürü ve Bilgeliği'nde "YOK" sözünün kullanılmamasıdır. "Yok", kavram olarak da, dil ve yaşamsallık açısından da o kadar yerini almıştır ki, bir kişinin farkında olmadan bile kullanması durumunda etrafındakilerden biri, "yok" sözünü kullanmaması gerektiğini uygun bir biçimde belirterek, uyarır o kişiyi. Yok sözünü kullanmak yerine "Var değil", "Hak getire", "Hak vere" sözleri kullanılır. Aynı biçimde "Bitti" yerine de "Bereketlendi" kullanılır. (aynı zamanda "Bitirmek" yerine "Tamamlamak" sözcüğünü kullanmak zihin programlaması, olgusallık ve dil açısından daha da yerinde bir tanımdır.)
"Evet!" ve "Hayır!" sözcüklerinde de buna benzer, hatta daha da öte bir durum vardır. "Hayır!" sözü, her ne kadar olumsuzluk anlamında kullanılıyor olsa da, bu duruma verilen ad, o olumsuzluktan bir hayır gelmesini ya da geleceğini düşünmekle bağlantılı bir olumlu kılma sözüdür.
Derinlere ve uzun geçmişe dayanan Anadolu Kültürü'nün, din ve tasavvuftan da yararlandığı yaşamsal ve dil üzerindeki bilge tutumlarının günlük dile ve halka yansıtma çabaları birçok örnekte görülebilir. "Çok ..." yerine "Yeterli"; "Almak" yerine "Edinmek"; "Fakat" değil "Aynı zamanda" gibi, durumun karşılığını daha derinlemesine verebilecek sözlerin kullanılmasına yönelik çabaları gözlemlemek ve bunlardan üst düzeyde yararlanmak gerekir.
Bu tür çabalar nesne, kavram, olgu ilişkilerinde insanın ve toplumların yaşanmışlıklarındaki derinliklerden ve geleceğe bir miras olarak bırakılmak istenen, insanlığın gelişimine olan etkilerini öngörerek varılmış tutum ve sonuçlardır. Önceki ve "Hayır!" örneğinde olumsuz bir sözün söylenmiyor olmasında bir yasak, haram ya da günah bilincinden çok, bilgece, bilinçli bir tutum söz konusudur.
Bu tutumlar sadece sözler için değil, daha uygun karşılıkları bulunan davranışlar için de geçerlidir. Örneğin, birine -özellikle bir çocuğa- bir şey vermek istendiğinde, avuç aşağıya bakar biçimde uzatmak değil/yerine verilecek olanın, avucun içinde bulunduğu açık bir avuç uzatmaktır.
Bu tür uygulama ve kavramlarda kullanılabilecek tanımlara da örnek olarak, "Aşure/Yemek Pişirmek" yerine/değil "Aşure Kaynatmak"; "Yemek"e yerine/değil "Lokma"ya katılmak/davet; ışığı/mumu/ateşi/ocağı "Söndürmek/Kapatmak" yerine/değil "Dinlendirmek"; "Yakmak/Açmak" yerine/değil "Uyandırmak"; "Ney Sesi" değil/yerine "Ney Sedâsı", "Ney Çalmak" değil/yerine "Ney Üflemek" dendiğini bilmeli; "Saç/sakal/kıyafet Düzeltmek" değil "Huy Düzeltmek" gibi hem zihinsel, hem yaşamsal kullanımlardan haberdar olmalı, kişi diline ve kendine gereken özeni ve önemi göstermelidir.
"Körü körüne Taklit" yerine/değil "Muhabbetle(Sevgiyle) Taklit" etmek, "Emir Eden" değil "Hizmet Eden" olmak, "Tutmak/Saklamak" yerine "Heybeye Atmak", "Hakkını Vermek" yerine "Hakkını Teslim Etmek" ve tüm bu ayrıntıları "Akılla Tartmak" yerine "Kalple Dinlemek" gerekir.
BU İNSAN DEDİKLERİ EL, AYAKLA, BAŞ DEĞİL,
ÂDEM MÂNÂ'YA DERLER, SURAT İLE KAŞ DEĞİL )
( [not] LACK vs./and/but NOT EXIST
NOT EXIST instead of LACK )
- YOK ile YOĞ ile YOK YERE ile YOK YILI ile YOK YOKSUL ile YOK PAHASINA
- YOK ile/değil/yerine YOK DENİLEBİLECEK KADAR AZ
- YOK ile/ve YOKLUK
( NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./and NONEXISTENCE )
- YOK ile/ve/değil ZORUNLULUĞUNUN OLMAMASI
( [not] NONEXISTENT/THERE IS NOT vs./and/but LACK OF OBLIGATION )
- YOKLAMAK ile YOK-LAMAK
- YOKLAMAK ile YOKLANMAK ile YOKLATMAK ile YOKLAŞMAK ile YOKLAYABİLMEK ile YOKLAYIVERMEK
- YOKLUĞU PAYLAŞMAK değil VARLIĞI PAYLAŞMAK ve/||/<> İYİ GÜN DOSTU OLMAK değil KÖTÜ GÜN DOSTU OLMAK
- YOK/LUK ile/ve/<>/değil/yerine BELİRSİZ/LİK
- YOK/LUK ile/ve BİÇİMSİZ/LİK
( NONEXISTENCE vs./and UNSHAPELINESS )
- YOKLUK ile/=/||/<>/< BİR ŞEYİN YOKLUĞU
- YOK/LUK ile/ve BOŞ/LUK
( Görünmezler, tecelli etmezler. )
( NONEXISTENCE vs./and BLANK | CAVITY )
- YOK/LUK ile/ve EKSİK/LİK
- YOK/LUK ile/ve/<>/değil GÖRÜNMEZ/LİK, BİLİNMEZ/LİK
( AMÂ: Görünmezlik yeri/"ülkesi". )
( [not] NONEXISTENCE vs./and/<>/but INVISIBLE, UNKNOWN )
- YOK/LUK ile/değil MERKEZSİZ/LİK
- YOKLUK ile/ve MESBÛK Bİ'L-ADEM
- YOKLUK = NON-BEING[İng.] = NON ÊTRE[Fr.] = NICHTSEIENDE[Alm.] = NON-EUS[Lat.]
- YOKLUK ile/ve SALTIK/MUTLAK YOKLUK
( NONEXISTENCE vs./and ABSOLUTE NONEXISTENCE )
( ABHAVA ile/ve ATYANTA-ABHAVA )
- YOKLUK ile SIKINTI
( POVERTY vs. "STRAIT" )
- YOK/LUK değil/yerine SINIRLANAMAZ/LIK
- YOK/LUK ile/ve TANIMSIZ/LIK
- YOKLUK ile/ve/||/<>/>< VARLIK
( Gölgesi olmaz! İLE/VE/||/<>/>< Gölgesi mutlaka vardır. )
( Yokluğun varlığa gücü yeter de, varlığın yokluğa gücü yetmez. )
( Varlığımın değerini bilmeyeni, yokluğumla terbiye ederim! [en uzun süre 7 yıldır!] )
( Yoktur. İLE/VE/||/<>/>< Vardır. )
( There is no shadow! vs./AND/||/<>/>< Shadow is exist absolutely. )
( Yokluğunuzu hissetmeyeni, varoluşunuzla "rahatsız etmeyin!" )
( NONEXISTENCE vs./and/||/<>/>< EXISTENCE )
- YOK/LUK ile/değil/yerine YETERSİZ/LİK
- YOKLUK ile YOK İKEN
( NONEXISTENCE vs./and WHEN (IT IS) NOT EXIST )
- YOKLUK ile/ve YOK OLMADAN ÖNCEKİ YOKLUK
( NONEXISTENCE vs./and NONEXISTENCE BEFORE TO BECOME NOT EXIST )
( ABHAVA ile/ve PRADHAVAMSA-ABHAVA )
- YOKLUK ile/ve YOKLUĞUN VAROLUŞU
( NONEXISTENCE vs./and BEING OF NON-BEING )
( ... ile/ve VU ZHI YOU )
- YOKLUK ile YOKLUK
( NONEXISTENCE vs. NONEXISTENCE )
- YOKLUK ile YOKLUK EKİ
- YOKLUK ile YOKLUK ile VAR OLMAYAN
( INEXISTENCE vs. INEXISTENCY vs. INEXISTENT )
( نيستي ile نا بودي ile غير موجود )
( NEYSETY ile NA BUDY ile غير موجود )
- YOK/LUK ile/ve/değil ZİHİN
( Yok etmeyince, yok olmaz. )
( [not] NONEXISTENT/NONEXISTENCE vs./and/but THE MIND )
- YOKLUK'TA YOKLUK ile VARLIK'TA YOKLUK
( Yokluk, fazlasıyla zor ve ağır bir durumdur fakat yokluktan daha zoru da vardır ki, o da, varlıkta/olanaklar içinde yokluktur. )
( NONEXISTENCE AT NONEXISTENCE vs./and NONEXISTENCE AT EXISTENCE )
- YOKLUKTAN YARATMAK ile/ve YOK İKEN YARATMAK
- YOKSUL ile YOKSULLUK
( DESTITUTE vs. DESTITUTION )
( لات ile لاتي ile بي چيزي ile تنک روزي )
( LAT ile لاتي ile BEY CHYZY ile TANK RUZY )
- YOKSULLAŞMAK ile YOKSULLAŞTIRMAK ile YOKSUL/LUK ile YOKSULLUK SINIRI ile YOKSULLUK BELGESİ
- YOKSULLAŞTIRMAK ile YOKSUL ile YOKSULLAŞMA
( IMPOVERISH vs. IMPOVERISHED vs. IMPOVERISHMENT )
( خانه خراب کردن ile بي نيرو کردن ile فقيرنشين ile بينواسازي )
( KHANEH KHARAB KARDAN ile BEY NEYRO KARDAN ile فقيرنشين ile بينواسازي )
- YOKSULLUK ile/ve/ne yazık ki/> MUTLAK YOKSULLUK
- YOKSULLUK ile YOKSUL ile HAZIMSIZ ile SİNDİRİLEMEZ ile HAZIMSIZLIK
( INDIGENCE vs. INDIGENT vs. INDIGESTED vs. INDIGESTIBLE vs. INDIGESTION )
( مسکنت ile تنگ دستي ile تهيدستي ile بيمايگي ile ناداري ile بدگذران ile تنگ دست ile تهيدست ile ضعفاء ile احتياج مند ile بينوا ile بي مايه ile هضم نشده ile نا گواريده ile فکر نکرده ile دير هضم ile ناگوارا ile سوء هاضمه ile رودل ile بدهزمي )
( مسکنت ile TANG DASTY ile تهيدستي ile BEYMAYGY ile ناداري ile BADGOZARAN ile TANG DAST ile TAHYDAST ile ضعفاء ile EHTYAJ MAND ile بينوا ile BEY MAYYEH ile NPAZM NESHODEH ile NA GOVARYDAH ile FEKAR NAKARDEH ile دير هضم ile NAGVARA ile SUE CPEHAZEMEH ile رودل ile بدهزمي )
- [ne yazık ki]
YOKSUL/LUK ve/değil/||/<> YOLSUZ/LUK
- YOKSUN ile/değil UZAK
- YOKSUNLUK ile/ve/değil/> GEREKSİNİM
( [not] DEFICIENCY vs./and/but/> NEED )
- YOKSUNLUK ile/ve GEREKSİNİM
( DEPRIVATION vs./and NEED )
- YOKSUNLUK ile MAHRUM ETMEK ile YOKSUN BIRAKAN
( DEPRIVATION vs. DEPRIVE vs. DEPRIVING )
( محروميت ile انعزال ile بيبهره سازي ile محروم ماندن ile محروم کردن ile محرومکردن ile سلب کردن ile سالب )
( MAHROMYT ile انعزال ile BEYBACPAREH SAZY ile MAHROM MANDAN ile MAHROM KARDAN ile MAHROMEKARDAN ile SALAB KARDAN ile SALEB )
- YOKSUNLUK ile/ve/||/<> (OPTIMAL/OMNIPOTANT) KIRILMA
- YOKSUNLUK = PRIVATION[İng., Fr.] = MANGEL[Alm.] = PRIVATIO[Lat.] = STERESIS
- YOKSUN/LUK ile YOKSUL/LUK
( Yoksullukların en kötüsü, kendini aciz görmektir. )
( VITA VERE APOSTOLICA: Yoksulluğu yüceltme. )
( Yoksulluk korkusunu tanımadıysak, kendi yoksulluğumuzu yaratırız. )
( Elini cebine attığında boşsa. İLE Elini tutan yoksa. )
( DEPRIVATION vs. POVERTY )
- YOKSUN/LUK ile YOKSUNLU
- [ne yazık ki]
"YOKUŞA SÜRMEK" ile/ve/<> "BİN DEREDEN SU GETİRTMEK" ile/ve/<> "ENSESİNDE BOZA PİŞİRMEK"["kafasında" değil!] ile/ve/<> "TOPU, TACA ATMAK" ile/ve/<> TRİBÜNLERE OYNAMAK ile/ve/<> İPE UN SERMEK
- [ne yazık ki]
YOKUŞA SÜRMEK ile/yerine ÜMİTSİZLENDİRMEK
( TO MAKE DIFFICULTIES vs. TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR
TO GET HOPELESSNESS/DESPAIR instead of TO MAKE DIFFICULTIES )
- YOL AYRIMI ile KAVŞAK
- YOL GÖSTERİRKEN, YOL KESMEK ile/ve/<> YOL KESERKEN, YOL GÖSTERMEK
- YOL GÖSTERMEK ile YOLDAN ÇIKARMAK ile YOL AÇMAK ile KURŞUNİ ile LİDER ile LİDER ATAMA ile BİR KERVANIN LİDERİ ile KÖYÜN LİDERİ ile LİDERSİZ ile LİDERLER ile LİDERLİK ile ÖNDE GELEN ile YOLDAN ÇIKMAK ile YOL AÇAN
( LEAD vs. LEAD ASTRAY vs. LEAD TO vs. LEADEN vs. LEADER vs. LEADER APPOINTING vs. LEADER OF A CARAVAN vs. LEADER OF VILLAGE vs. LEADERLESS vs. LEADERS vs. LEADERSHIP vs. LEADING vs. LEADING ASTRAY vs. LEADING TO )
( هدايت کردن ile انجاميدن ile سوق دادن ile وا داشتن ile سرب ile پيشقدم شدن ile منجر شدن ile به دنبال داشتن ile رهبري کردن ile اغواکردن ile به بار آوردن ile سربي رنگ ile سربي ile مانند سرب ile پيشقدم ile زعيم ile پيشوا ile نقيب ile سر دسته ile راهبر ile رهبر ile ليدر ile سردمدار ile طلايه ile مقتدل ile رائس ile سرکرده ile سردسته ile تولي ile چاوش ile دهخدا ile کدخدا ile بي رهبر ile رؤوس ile روسا ile سرکردگي ile نقابت ile امامت ile سري ile پيشوايي ile رهبري ile چاوشي ile منجر ile رهنمايي ile مظل ile منجر به ile منتهي به )
( CPEHDAYT KARDAN ile ENJAMYDAN ile SOGH DADAN ile VA DASHTAN ile SARB ile PEYSHGHODAM SHODAN ile MANJER SHODAN ile BAH DANBAL DASHTAN ile RAYABARY KARDAN ile اغواکردن ile BAH BAR AVARDAN ile SARBY RANG ile SARBY ile MANAND SARB ile PEYSHGHODAM ile زعيم ile PEYSHVA ile نقيب ile SAR DASTEH ile RANPABAR ile RAYABAR ile LEYDAR ile SARDAMDAR ile TALAYYEH ile مقتدل ile رائس ile SARKARDEH ile SARDASTEH ile تولي ile CHAVESH ile DAHAKHODA ile KADKHODA ile BEY RAYABAR ile رؤوس ile ROSA ile SARKARDEGY ile NAGHABAT ile EMAMET ile SARY ile PEYSHVAYY ile RAYABARY ile CHAVESHY ile MANJER ile رهنمايي ile مظل ile MANJER BAH ile MONTEHY BAH )
- YOL ÜSTÜNDE TAŞ GÖRSEK, ...:
"YOLDAN VAZGEÇMEK" ile/değil/yerine/>< ÜSTÜNDEN GEÇMEK
- YOL VERMEK ile/değil/yerine YER VERMEK
- YOL YÜRÜMEK değil YOL SÜRÜMEK
- YOLA:
AKILLA ÇIKMAK ile/ve/||/<>/> AKILDAN ÇIKMAK
- YOLA ÇIKMAK:
"İKNA EDİLMİŞLER" İLE ile/değil/yerine/>< İNANMIŞLAR İLE
- YOLA ÇIKMAK ile/ve/< YOLDAN ÇIKMAK
- YOLA ÇIKMAK ile/ve/<> YOLDAN ÇIKMAK
- YOLCU OLMAK ile/ve/değil YOLDA OLMAK
( MALAGA: Yolculuk. )
- YOLCULAMAK ile YOLCU/LUK ile YOLCU TRENİ ile YOLCU GEMİSİ ile YOLCU SALONU
- YOLDA KALMAK ile SINIFTA KALMAK
- OKUMAK:
BEKLERKEN -ile/ve
- YOLDAN ÇIKMIŞ OLMAK ile/ve/değil YOLDAN UZAKLAŞMIŞ OLMAK
- YOLDAŞ:
HIZIR ya da CEBRAİL değilse (BİR) MÜRŞİD-İ KÂMİL GEREK
- YOLDAŞ (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HALDAŞ (OLMAK)
( Gövdeye. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Gönüle. )
- YOLDAŞLIK (RIFK)
- YOLDURMAK ile YOLDURTMAK
- YOL-İZ (BİLMEMEK)
- YOLLAMAK ile/yerine/değil UĞURLAMAK
- YOLLAMAK ile YOLLANMAK ile YOLLATMAK ile YOLLAYABİLMEK
- YOLLU" (OLMAK) ile/değil YOLDA (OLMAK)
- YOLLU ile YOLLUK
- YOLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖKMEK
- YOLSUZLUK ile YOLSUZLUK ile YOLSUZLUK
( Parasızlık. İLE Dolandırıcılık. İLE Aidiyetsizlik. )
- YOLSUZLUK ve ORUNÇ/URUNÇ/RÜŞVET
( İRTİKÂB ve İRTİŞÂ'[< RİŞVET] )
- YOLSUZ/LUK ile YOLSUZ YÖNTEMSİZ
- YOLU BİLMEK ile/ve/> YOLDA İLERLEMEK
( Yolunuzu, kendiniz bulmalısınız. )
( TO KNOW THE WAY vs./and/> TO BE ON THE WAY/TO PROGRESS
You must find your own way. )
- YOLU BULMAK ile/ve SUYU BULMAK
- YOLUNU AÇMAK ile/ve YOLUNU OLUŞTURMAK
- YOL/YÖNTEM ile/ve İŞ ile/ve BİLGELİK
( WAY/METHOD vs./and BUSINESS vs./and WISDOM )
- YOL-YORDAM (BİLMEK, GÖSTERMEK, SORMAK)
- YÖN ile YÖN EKİ ile YÖNELİK ile YÖN ZARFI ile YÖN BELİRTECİ ile YÖN GÖSTERME EKİ
- YONCA/LIK ile YONCA YAPRAĞI
- YÖNDEŞ/LİK ile YÖNDEŞ AÇILAR
- YÖNELİK ile DÖNÜK
( TO/DIRECTED vs. FACING )
- YÖNELİM/KIBLE:
NAMAZ ile DUA ile ÂŞIK ile İŞ
( Kâbeye. İLE Her yöne. İLE Kişiye(mâşuğa)/kavrama. İLE Uğraşa. )
- YÖNELİMSEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZNEL/LİK
- YÖNELMEK ile YÖNELTMEK ile YÖNELTİLMEK ile YÖNELEBİLMEK ile YÖNELTEBİLMEK
- YÖNETİCİLER:
"SEÇKİN" ve/<> "KOZMİK" ve/<> "İLÂHİ"
- YÖNETİM KONSEYİ ile YÖNETMEK ile YÖNETİŞİM ile MÜREBBİYE ile YÖNETEN ile DEVLET ile HÜKÜMETE SADIK ile HÜKÜMET YETKİLİSİ ile HÜKÜMETE AİT ile HÜKÜMET TERÖRÜ ile HÜKÜMET TERÖRİSTİ ile HÜKÜMETSİZ ile HÜKÜMETLER ile VALİ ile GENEL VALİ ile VALİLER ile VALİLİK
( GOVERNING COUNCIL vs. GOVERN vs. GOVERNANCE vs. GOVERNESS vs. GOVERNING vs. GOVERNMENT vs. GOVERNMENT LOYALIST vs. GOVERNMENT OFFICIAL vs. GOVERNMENTAL vs. GOVERNMENTAL TERRORISM vs. GOVERNMENTAL TERRORIST vs. GOVERNMENTLESS vs. GOVERNMENTS vs. GOVERNOR vs. GOVERNOR GENERAL vs. GOVERNORS vs. GOVERNORSHIP )
( فرمانداري کردن ile حکم راندن ile حکمراني کردن ile تابع خود کردن ile حکومت کردن ile فرمانداري ile زنحاکم ile مديره ile اولوالامر ile شوراي حکومتي ile عقل اختيار ile حکومت ile دولتي ile دولت ile دولت خواه ile دولتمرد ile ديواني ile حکومتي ile تروريسم دولتي ile تروريست دولتي ile بي دولت ile دول ile حکمران ile حکومت نشين ile استاندار ile والي ile حاکم ile فرماندار ile فرمانده ile فرمانفرما ile فرماندار کل ile حکام ile استانداري ile حکمراني )
( FARMANDARY KARDAN ile HOKAM RANDAN ile HOKMRANY KARDAN ile TABE KHOD KARDAN ile HOKOMET KARDAN ile FARMANDARY ile زنحاکم ile MADYRAH ile OLVALAMER ile SHORAY HOKOMETY ile AGHAL AKHTYAR ile HOKOMET ile DOLATY ile DOLAT ile DOLAT KHAH ile DOLTMARD ile DYVANY ile حکومتي ile TARVARYSAM DOLATY ile TARVARYSET DOLATY ile BEY DOLAT ile دول ile حکمران ile HOKOMET NESHYNE ile ESTANDAR ile والي ile HAKAM ile FARMANDAR ile FARMANDEH ile FARMANFARMA ile FARMANDAR KEL ile حکام ile ESTANDARY ile حکمراني )
- YÖNETMEK ile ABRAMAK
( Deniz taşıtlarını yönetmek. )
- YÖNETMEK = DOĞRULUK/DÜRÜSTLÜK[Fars.]
( Yönetmek, dürüstlük demektir. Sen doğru yönetirsen, kimse yanlış olmaya cesâret edemez. )
- YÖNETMEK ile/ve/||/<> "YÖN VERMEK"
- YÖNETMEK ile YÖNETİLMEK ile YÖNETTİRMEK ile YÖNETEBİLMEK ile YÖNETİCİ/LİK ile YÖNETSEL ile YÖNETİCİ ÖZETİ ile YÖNETİCİ ASİSTANI
- YÖNETMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< YÖNLENDİRMEK
- YÖNETME/LİK ile YÖNETMEN/LİK ile YÖNETMEN YARDIMCISI ile YÖNETMEN YARDIMCILIĞI
- YONGALAMAK ile YONGA ile YONGAR
- YÖNLENDİREBİLMEK ile YÖNLENDİRİCİ
- YÖNLENDİRMEK ile DİVERTİKÜL
( DIVERT vs. DIVERTICULUM )
( عطف کردن ile معطوف داشتن ile استطاله ile کوره راه )
( ATF KARDAN ile MOATUF DASHTAN ile استطاله ile KOREH RAH )
- YÖNLENDİRMEK ile/yerine YÖN GÖSTERMEK
( TO ORIENTATE vs. TO SHOW DIRECTION )
- YÖNLENMEK ile YÖNLENDİRMEK ile YÖNLENDİRİLMEK
- YÖNTEM:
FELSEFÎ(EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> KURGUL ile/ve/||/<> SALTIK
- YÖNTEM, METOD, SİSTEM = TARÎK = MÉTHODE, SYSTÈME
- YÖNTEM ile/ve/değil/yerine AHLÂK
( [not] METHOD vs./and/but MORALS
MORALS instead of METHOD )
- YÖNTEM ve/<> (BELİRLİ/BAZI) YÖNTEME, YÖNTEMLE(RLE)/BİLİNÇLE BAKMAK
- YÖNTEM ile YÖNTEMLİ/LİK ile YÖNTEMSİZ/LİK ile YÖNTEM BİLİMİ ile YÖNTEM BİLGİSİ ile YÖNTEM BİLİMSEL
- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YÖNTEMSELLİK
( Bir şeyler için önceden belirli bir yöntem yoktur(aranamayabilir/bulunamayabilir). İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Herşeye uygun bir yöntemsellik vardır(aranabilir/bulunabilir). )
- YÖNTEMLER:
AŞKINSAL ile/ve/||/<>/> KURGUL ile/ve/||/<>/> EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> OLGUSAL/FENOMENOLOJİK
( Kant'ta. İLE/VE/||/<>/> Hegel'de. İLE/VE/||/<>/> Marx'ta. İLE/VE/||/<>/> XX. yüzyılda. )
- YONTMAK ile YONTULMAK ile YONTABİLMEK ile YONT ile YONTU ile YONTUCU/LUK ile YONT KUŞU
- YONTUK ile YONTUK DÜZ
- YORDAMAK ile YORDAM ile YORDAMLI ile YORDAMSIZ
- YORDURMAK ile YORDURTMAK
- YÖRE ile/ve İRMİK
( İri un. İLE/VE İri taneli un. )
- YÖRESELLEŞMEK ile YÖRESELLEŞTİRMEK ile YÖRE ile YÖRESEL/LİK
- YORGALAMAK ile YORGA ile YORGAN ile YORGANCI/LIK ile YORGAN YÜZÜ ile YORGAN İPLİĞİ ile YORGAN İĞNESİ ile YORGAN KAVGASI ile YORGAN ÇARŞAFI
- YORGAN-DÖŞEK (YATMAK)
( Hasta olmak. )
- YORGUN-ARGIN (EVE DÖNMEK)
- YORGUN/LUK ile/ve/||/<> SAYRI/LIK(HASTA/LIK[Fars. < HASTE: Yorgun.])/İGLELMEK[: Sayrılanmak/hastalanmak.][dvnlgttrk]
( TA'B ile MARÎZ[< MARAZ]/ÂLİL[: Sayrı(hasta). | Sakat, kör.], VASIB
TAVSÎF-ÜL-EMRÂZ: Sayrılıklar ilmi. )
( ... ile BÎMÂR/Î )
- YORGUN/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOĞUN/LUK
- YORGUN/LUK ile YORGUN ARGIN ile YORGUN MERMİ ile YORGUNLUK KAHVESİ
- YORMAK ile YORMAK
( Yorgun duruma getirmek. İLE Bir nedenle bağlamak, bir duruma işaret saymak, bir anlam vermek, yorumlamak. )
- YORTMAK ile YORTU
- YÖRÜK/YÜRÜK ile/ve/||/<> Yörük/Yürük
( Göçebe Türkmen boyu. Anadolu ve Rumeli'de göçebe olarak yaşayan, mevsimlere göre ova ya da yaylalarda kurdukları çadırlarda oturan Oğuz Türklerine verilen ad. Bunlara, Türkmenler adı da verilir. [Göçebe yaşam tarzını seçmiş Türkmenler. "Yürümek" sözcüğünden türetilmiştir. Anadolu'da yaylak-kışlak yaşamı sürdüren Türkmen aşiretleri [obaları] için de kullanılır. Anadolu halkının çok önemli nüfus çoğunluğunu oluştururlar. Balkanlar'daki Türkler arasında da yüksek oranda Yörük bulunmaktadır. Rumeli Yörükleri: Tanrıdağı Yörükleri, Kocacık Yörükleri, Naldöken Yörükleri, Vize Yörükleri vb. öbeklere ayrılmaktadır. Bugün Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya'nın dağ köylerinde yaşamaktalar. Osmanlı, tüm Balkanlar'da elde ettiği topraklara sahip olunması için sadece Türkmen/Yörükleri göndermiş ve görevlendirmiştir. “Cesur, muhârip, iyi yürüyen, eli ayağı sağlam” gibi anlamları yansıtan "Yörük" sözcüğü yerine, “yürük” sözcüğü de kullanılır. Genel olarak göçer-konar yaşam sürdüren tüm topluluklar için kullanılan bu ad, daha çok göçebe Oğuz boyları için simge (özel ad) olmuştur. XI. yüzyılda Orta Asya'dan göç eden ve göçebe yaşam sürdüren Oğuzlar, İran'dan geçerek, Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu'ya geldi. Burada da eski yaşam tarzını aynen devam ettirdiler. İlk zamanlar, Türkmen adıyla anılan Oğuzların bir bölümü, yerleşik yaşama geçti. Anadolu'nun İslâmlaştırılıp Türkleştirilmesi sırasında, Oğuz boyları, Anadolu'nun her tarafına yayıldı. Bir bölümü yerleşik yaşama geçerek Türkmen adını aldı, bir bölümü de göçebe yaşamını sürdürüp Yörük adıyla anıldı. Osmanlıların Rumeli'ye geçişinden sonra, Yörüklerin önemli bir bölümü de Rumeli'ye göç ettirildi. Yörük aşiretleri ve obaları adlarında genellikle koyun ve keçi sözcüklerini barındırır. "Karakeçili", "Sarı keçili" gibi. Aynı zamanda Koyunlu Yörükler diye bilinen Akkoyunlu ve Karakoyunlu aşiretlerinin adı, bu obaların nerede yaşadığını da belirli kılar.] İLE/VE/||/<> Çok ve çabuk yürüyen, iyi yol alan, hızlı giden. | Osmanlı döneminde, otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker. )
- YÖRÜK["YÜRÜK" değil!] ile TÜRKMEN[< TURKOMAN < TÜRK-İMAN]
( Sünnî göçer. İLE Sünnî olmayan göçer. )
- YÖRÜK ile YÖRÜK ÇADIRI
- YORULDUĞUMUZDA:
"BIRAKMAK/VAZGEÇMEK" ile/ve/değil/yerine/||/></< DİNLENMEK
- YORULMADA:
HAREKET ile/değil DURGUNLUK
( Kişiyi, hareket değil durgunluk yorar. )
- YORULMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞINMAK
- YORULMAK ile/ve/<>/değil SIKILMAK/BEZMEK
( Bilişsel[felsefe/bilim/sanat] konular, fiziksel değil zihinseldir! Kötü bir benzetmedir ve kişinin nalıncı keseri gibi kendine yonttuğu, asalaklaştırılmış bir sözcük olarak başka bir kötüye kullanımdır. [Acı ile/değil ıstırap farkı gibi.] )
- YORULMAK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SÖZCÜK DAĞARCIĞI/N YETERSİZ
- YORULMAK ile/ve/<> YOĞRULMAK
- YORULMAK ile YORULABİLMEK ile YORULUVERMEK
- YORUM YAPMAK/YAPABİLMEK ile/ve BAĞLANTI KURMAK/KURABİLMEK
( Yorum, doğruyu tespit için değil, yanlıştan kaçınmak için yapılan bir etkinliktir. )
- YORUM ile/ve/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK
( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./and/but MULTI MEANING
MULTI MEANING instead of INTERPRETATION/COMMENT )
- YORUM ve/||/<>/> KILAVUZLUK
- YORUMA AÇIKLIK ile/ve/değil/<> YORUMA MUHTAÇLIK
- YORUMA UYGUN/LUK ile/ve/değil/yerine YORUMA AÇIK/LIK
- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ile/ve DİL
- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ve ÇOKLU YAKLAŞIM
- YORUMLAMAK ve DÖNÜŞTÜRMEK
( TO INTERPRET and TO TRANSFORM )
- YORUMLAMAK ile/ve/değil/||/<> SONUÇLANDIRMAK
( [not] TO INTERPRET vs./and/but/||/<>/> TO CONCLUDE )
- YORUMLAMAK ve/< YORULMAK
( Yorumlayacaksan, önce (bilgilenmek üzere) yorulacaksın/yorulmalısın! )
- YORUMLAMAK ile YORUMLANMAK ile YORUMLATMAK ile YORUMLANABİLMEK ile YORUMLATABİLMEK ile YORUMLAYABİLMEK ile YORUM ile YORUMCU/LUK ile YORUMLU ile YORUMSUZ/LUK
- YORUMLANABİLİR/LİK ve/||/<>/> YÖNETİLEBİLİR/LİK
- YORUMSAMA = HERMENEUTICS[İng.] = HERMÉNEUTIQUE[Fr.] = HERMENEUTIK[Alm.] = HERMENEUTIKE < HERMENEUEIN[Yun.]
- YÖRÜNGE ile/ve/değil EŞİK
- YÖRÜNGE/MAHREK[< HAREKET] ile MENZİL-İ KÜLLÎ[Ar.]
( Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri. İLE Mahrekin en son noktasına kadar olan mesafe. )
- YOSMA/LIK ile YOSMACA
- YOSUN ile KETENCİK
( ... İLE Deniz yosununun ince bir cinsi. | Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki.[Chamaelina sativa] | Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. )
( ... cum MUSCUS ARBOREUS | CHAMAELINA SATIVA )
- YOSUNLANMAK ile YOSUNLAŞMAK ile YOSUN ile YOSUNLU ile YOSUN KÜLÜ
- YOZGAT =/< BOZOK
( ... =/< Osmanlı dönemindeki adı. )
- YOZGAT ile YOZGATLI/LIK
- YOZLAŞMAK ile YOZLAŞTIRMAK
- YOZLAŞMIŞ ile YOZLAŞMIŞ İNSANLAR ile BOZUK ile YOZLAŞTIRICI ile BOZULABİLİR ile YOLSUZLUK ile YOZLAŞTIRICI ile YOZLAŞTIRICI
( CORRUPT vs. CORRUPT PEOPLE vs. CORRUPTED vs. CORRUPTER vs. CORRUPTIBLE vs. CORRUPTION vs. CORRUPTIVE vs. CORRUPTOR )
( تباه شدن ile انحراف اخلاقي ile تباه کردن ile فاسد ile تباه ile تبه ile تطميع کردن ile بدراه ile اهل فساد ile فاسدکردن ile منحرف کننده ile فساد پذير ile تطميع ile تباهي ile بدراهي ile آلايش ile فساد ile فساد آميز ile مستعد تباهي )
( TABAH SHODAN ile ENHERAF AKHLAGHY ile TABAH KARDAN ile FASAD ile TABAH ile TABEH ile TATAMYE KARDAN ile بدراه ile اهل فساد ile FASADKARDAN ile MONHERF KONANDEH ile FESAD PAZYR ile TATAMYE ile تباهي ile بدراهي ile ALAYSH ile FESAD ile FESAD AMYZ ile MOSTED TABAHY )
- YÜCEGÖNÜLLÜLÜK = GENEROSITY[İng.] = GÉNÉROSITÉ[Fr.] = EDELMUT[Alm.] = GENEROSITAS[Lat.]
- YÜCELİK/YÜKSEKLİK ile/değil/yerine DOSTLUK
( Allah'ta. İLE/DEĞİL/YERİNE Eşitlik'te. )
- YÜCE/LİK ve/=/||/<>/> GERÇEĞE/HAKİKATE EVRİLEN
- YÜCE/LİK ile/ve/<> MUTLAK/LIK
( Belirlenim. İLE/VE/<> Belirlenimsizlik. )
- YÜCELMEK ile YÜCELEBİLMEK ile YÜCE/LİK ile YÜCE GÖNÜLLÜ/LÜK
- YÜCELTMEK ile COŞKU ile YÜCE ile YÜCE TANRI
( EXALT vs. EXALTATION vs. EXALTED vs. EXALTED GOD )
( متعال کردن ile افراشتگي ile معلا ile معلي ile خداوند تعالي )
( MOTAAL KARDAN ile AFRASHTGY ile MALA ile MALY ile KHODAVAND TAALY )
- YÜCELTMEK ile YÜCELTİLMEK ile YÜCELTEBİLMEK
- YUDUMLAMAK ile YUDUMLANMAK ile YUDUMLATMAK ile YUDUMLAYABİLMEK ile YUDUM ile YUDUM YUDUM
- YUFKA/LIK ile YUFKACI/LIK ile YUFKA EKMEĞİ ile YUFKA KEBABI ile YUFKA YÜREKLİ/LİK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile GÖZÜKARA/LIK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile/ve/değil MERHAMET/Lİ
- YÜĞRÜK ...
( İyi yürüyen/koşan. | Çalışkan. | Çevik, güçlü. )
- YUHALAMAK ile YUHALANMAK ile YUHALATMAK ile YUH ile YUHA
- YÜK ile/ve/değil/yerine AĞIRLIK
( [not] (")FREIGHT(") vs./and/but BURDEN
BURDEN instead of (")FREIGHT(") )
- YÜK ile/ve/||/<> BASINÇ
- YÜK ile/ve/değil/||/<> KARMAŞA
- YÜK ile KÜLFETLİ
( BURDEN vs. BURDENSOME )
( سربار ile سنگين بار کردن ile غم انگيز )
( SARBAR ile SANGYNE BAR KARDAN ile GHAM ENGYZ )
(1996'dan beri)