I ve İ ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 37.388 başlık/FaRk ile birlikte,
37.388 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(90/151)
- LİE CEBİRİ ile/||/<> GRUP KURAMSİ
( Sürekli bir simetri grubunun, birim çevresindeki sonsuz küçük dönüşümlerini betimleyen cebirsel yapıdır; grubun yerel bilgisini taşır. @@ Simetrilerin (dönme, yansıma) bütününü ve bileşim kurallarını inceleyen genel matematik dalıdır. İkincisi simetrinin tümünü, ilki onun sonsuz küçük komşuluğunu betimler; Lie cebiri sürekli grupların çözümlenmesini kolaylaştırır. )
- LIE DETECTOR[İng.] ile/||/<> YALAN MAKİNESİ
( Soruşturmada deneğin doğruyu söyleyip söylemediğini kan basıncı nabız solunum ve deri yüzeyindeki elektrik tepkilerde baş gösteren değişmelere dayanarak ölçen bir araç )
( LIE DETECTOR )
- LİE GRUPLARI ile/||/<> FİBER DEMETLER ile/||/<> SİMPLEKTİK GEOMETRİ
( Fizikte kullanılan ileri matematik yapıları. )
( Formül: [X ileY] = XY - YX (Lie) )
- LIEBEN SOLUTION[İng.] / LA SOLUTION DE LIEBEN[Fr.] / LIEBEN LÖSUNG.[Alm.] ile/değil/yerine/= LİEBEN ÇÖZELTİSİ
- LIÉNARD-WIECHERT POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS DE LIÉNARD-WIECHERT[Fr.] / LIENARD-WIECHERTSCHES POTENTIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= LİÉNARD-WİECHERT POTANSİYELLERİ
- LİET[Alm. < LIED] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞARKI
- LİF ile LİFLİ
( FIBRE vs. FIBROUS )
( ليف الياف ile بافته ile بافت ile تار ile ليف ile ليفي )
( LEYFE ALYAF ile BAFTEH ile BAFT ile TAR ile LEYFE ile ليفي )
- LIFE INSURANCE[İng.] ile/||/<> YAŞAM SİGORTASI
( yaşam sigortası Sigortalının yaşam boyu veya belirtilen süre boyunca ödediği prim karşılığında sürenin bitimi ya da ölüm durumunda poliçe gereği kendisinin vârislerinin ya da bir başkasının yararlandığı bir sigorta türü )
- LIFESTYLE :/yerine YAŞAM TARZI
- LİG/LİGUE[Fr. < LIGUE] ile/||/<> OLİMPİYAT/OLYMPİADE[Fr. < OLYMPIADE] ile/||/<> ŞAMPİYON/CHAMPİON[Fr. < CHAMPION] ile/||/<> ŞAMPİYONA/CHAMPİONNAT[Fr. < CHAMPIONNAT] ile/||/<> TURNUVA/TOURNOİ[Fr. < TOURNOI]
( Takımların belli kurallar çerçevesinde karşılıklı olarak iç ve dış sahalarda karşılaştıkları yarışma grubu )
- LIGAMENTUM INGUINALE[İng.] ile/||/<> KASIK BAĞI
( anat Eminentia ileopectineadan tuber coxaeya uzanan bağ ligamentum inguinale )
( LIGAMENTUM INGUINALE )
- LIGHT CURVE[İng.] ile/||/<> COURBE DE LUMİÈRE, COURBE DE L'ÉCLAT[Fr.] ile/||/<> LICHTKURVE[Alm.] ile/||/<> IŞIK EĞRİSİ
( Değişen yıldızların görünen parlaklıklarının zamana bağlı olarak değişimini gösteren çizge )
( LIGHT CURVE )
( COURBE DE LUMIÈRE, COURBE DE L'ÉCLAT )
( LICHTKURVE )
- LIĞLI ile/||/<> ALÜVYONLU
( alüvyonlu )
- -LIK EKİ -ile
( 2./ÜST SOYUTLAMA )
- LIKE :/yerine SEVMEK, GİBİ
- LİKEN ile LİKEN BİLİMİ
- LİKİT/LIQUİD[İng.] ile/değil/yerine/= SIVI
- LİKÖR ile LİKÖR BARDAĞI
- LİMAKİ[Yun.] ile/||/<> KUNDURACILARIN KULLANDIĞI BIÇAK EĞESİ. (-ANKARA)
( Kunduracıların kullandığı bıçak eğesi Ankara )
- LİMAKİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LİMAKİ
( Ayakkabıcılıkta kullanılan küçük eğe )
- LİMAN CADDESİ :
( Rumelikavağı, Otuzbir Suyu yokuşundan başlayan ve çarşı içine kadar ulaşan cadde, Rumelikavağı limanının önünden geçmesi nedeni ile caddeye "Liman Caddesi" denildi. )
- LİMAN REİSİ ile/||/<> DEĞNEK SAHİBİ
( değnek sahibi )
- LİMANLAMAK ile LİMAN/LIK ile LİMAN REİSİ ile LİMAN CÜZDANI
- LIMESTONE[İng.] ile/||/<> KİREÇ TAŞI
( Yapısında 93 oranında kalsiyum karbonat ve 33 den daha az kalsiyum içermemesi gereken kalsiyum kaynağı )
( LIMESTONE )
- LİMİT[Fr. < LIMITE] ile/değil/yerine/=/||/<> SINIR (KREDİ LİMİTİ)
- LIMITED :/yerine SINIRLI
- LİMNOLOJİ[Fr. < LIMNOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖL BİLİMİ
- LİMNOLOJİ ile ...
( Tatlı suların fiziksel ve biyolojik durumlarını inceleyen bilim dalı, gölbilim. )
- LİMNOLOJİ ile/||/<> LİMNOLOJİ[Fr. < LIMNOLOGIE]
( limne bataklık göl logos bilim Göl bataklık gibi iç sulardaki hayatı inceleyen bilim dalı İç sulardaki biyolojik yaşamı verimliliği ve bu olaya etki eden doğal faktörleri çeşitli bilimlerin yöntemlerinden yararlanarak kalitatif ve kantitatif yönden inceleyen bilim dalı )
( LIMNOLOGY )
( LIMNOLOGIE )
( LIMNOLOGIE )
- LİMONATA ile LİMONATACI/LIK ile LİMONATA BARDAĞI
- LİMONKÜFÜ ile/||/<> (RESİM) ÇİMEN YEŞİLİNE ÇALAN SARI
( Resim Çimen yeşiline çalan sarı )
- LİMONLAMAK ile LİMON/LUK ile LİMONİ ile LİMONCU/LUK ile LİMONLU ile LİMON OTU ile LİMON SUYU ile LİMON TOZU ile LİMON TUZU ile LİMON ASİDİ ile LİMON RENGİ ile LİMONİ HAVA ile LİMON ESANSI ile LİMON KABUĞU ile LİMON SARISI ile LİMON BAHÇESİ
- LİMONSU | LİMONUMSU ile/||/<> LİMONLUK | LİMON BAHÇESİ ile/||/<> LİMON TUZU | LİMON ASİDİ | LİMON TOZU
- LİMUNİ[Fars. < LĪMŪN + -Î] ile/değil/yerine/=/||/<> LİMONİ
( limoni hava limon rengi Bu renkte olan Bozulmuş veya bozulmaya yüz tutmuş olan dostluk ilişkisi mayhoş Alıngan beklenmeyen bir zamanda öfkelenen )
- LINAC/LINEAR ACCELERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= DOĞRUSAL HIZLANDIRICI
- LİNK[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI
- LINK :/yerine BAĞLANTI
- LİNK ile LİNK HATTI
- LİNKAGE İZOMERİ ile/||/<> İYONİZASYON İZOMERİ
( Linkage SCN vs NCS, iyonizasyon [Co(NH₃)₅Br]SO₄ vs [Co(NH₃)₅SO₄]Br. )
( Formül: Bağlanma İLE pozisyon )
- LİNOTİP[İng.] ile/değil/yerine/= DİZGİ MAKİNESİ
( Basımevinde, harfleri dizen ve satırları, blok durumunda döken makine. )
- LİOUVİLLE TEOREMİ ile/||/<> ENERJİ KORUNUMU
( Liouville faz uzayı hacmi korunur, enerji skaler korunur. )
( Formül: dρ/dt = 0 İLE dE/dt = 0 )
( Joseph Liouville tarafından 1838 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- LIOUVILLE'S THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= LİOUVİLLE TEOREMİ
- LOI DE LIOUVILLE[Fr.] / LIOUVILLE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LİOUVİLLE YASASI
- LİPARİ[Yun.] ile/||/<> ÇİROZLUKTAN SONRA YAĞLANMAYA BAŞLAYAN USKUMRU
( çirozluktan sonra yağlanmaya başlayan uskumru R λιπάρι )
( ΛΙΠΆΡΙ / λιπάρι )
- LİPARİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> LİPARİ
( Çirozluktan sonra yağlanmaya başlayan uskumru )
- LİPARİ ile LİPARİT
- LİPARİT[LİPARİ ADALARI][yer adı] ile/değil/yerine/=/||/<> RİYOLİT
- LİPOPROTEİNLER ile/değil/yerine/= YAĞLI ÖNBESİ
- LIPOWITZ'S ALLOY[İng.] ile/değil/yerine/= LİPOWİTZ ALAŞIMI
- LIPPENROT[Alm.] ile/||/<> DUDAK BOYASI
( Dudaklara sürülen çeşitli renklerde boya )
( LIPPENROT )
- LIPPICH PRISM[İng.] / PRISME DE LIPPICH[Fr.] / LIPPICHSCHES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= LİPPİCH PRİZMASI
- LIPPMANN ELECTROMETER[İng.] / ÉLECTROMÈTRE DE LIPPMANN[Fr.] / LIPPMANN-ELEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= LİPPMANN ELEKTROMETRESİ
- LIPPMANN EFFECT[İng.] / EFFET LIPPMANN[Fr.] / LIPPMANN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= LİPPMANN ETKİSİ
- LIPPMANN FRINGES[İng.] / FRANGES DE LIPPMANN[Fr.] / LIPPMANN-FRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LİPPMANN SAÇAKLARI
- LİRET[Fr. < LIRETTE] ile/değil/yerine/= İTALYA'NIN PARA BİRİMİ
- LIS/LABORATORY INFORMATION SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= LABORATUVAR BİLGİ DÜZENİ
- LİSAN | HALK DİLİ ile/||/<> HALK DİLİ ile/||/<> DİL
( Halkın en büyük yaratılarından biri olan ilgili toplumun değişik yerlerinde değişik biçimleri bulunan simgesel seslerden oluşan konuşma aracı dil bölgesel dil Dil Bir dilin ses şekil ve anlam bakımından ağızlardan da etkilenerek yazı diline oranla bazı değişiklikler gösteren ve halk tarafından konuşulan biçimi Söz gelişi mağara kelimesinin māra zâhir kelimesinin zār kılıç ın kılınç geleceğiz in gelcez şeklinde söylenmesi mangır bakır ın para anlamıyla kullanılması gibi Ayrıca konuşma dili ve sözlü dil Azerbaycan Türkçesi danışıg dili xalg dili Türkmen Türkçesi halk dili gepleşik dili halk dili konuşmak dili Özbek Türkçesi halq tili Uygur Türkçesi B canliq til D xälq tili Tatar Türkçesi söyläü tele söyläm tele Başkurt Türkçesi xalıq höyläw tele xalk til Krç Malk halk til söleşiw til Nogay Türkçesi halk tîlî Kazak Türkçesi haliktili Kırgız Türkçesi calpı eldik til Alt albatı ermekkuuçını Hakas Türkçesi olaňay çooh çontîlî Tuva Türkçesi aas çugaa tılı Türkçesi çon tili Rusça narodnıy yazık razgovornıyyazık Simgeler ve sözcükler oluşturmak için tanımlanmış bir damga takımı ve bunların anlamlı bir iletişim aracı olarak deyimler ve tümceler ya da bir örü oluşturmak üzere kullanımım yöneten sözdizim kuralları takımı örn Türkçe İngilizce COBOL FORTRAN izlenceleme dili Bir toplum üyelerinin birbirlerine düşünce ve dileklerini anlatmak amacıyla kullandıkları ilgili toplumca benimsenen ses simgelerinden oluşan ve belirli bir düzene göre işleyen kültürel dizge yaşayan dil tümbireşimli dil törensel dil temel dil ölü dil Kurma kuralları gereği oluşturulan anlam kuralları gereği de yorumlanıp anlam kazanan deyimler dizgesi Krş sözedilen dil sözeden dil biçimsel dil biçimsel dizge tek çeşitli dil çok çeşitli dil altdil Durumunu öğrenmek için düşmandan ele geçirilen tutsak Ağız boşluğunun alt bölgesinde bulunan ve özgür olarak hareket edebilen etli bir uzantı olup ard ucundan dil kemiğine bağlıdır I Anahtar Gaziantep Deliilyas Şarkışla Sivas II Hayvanların boynuna asılan çanın içinde sallanan boynuz ya da madensel parça Uluğbey Senirkent Isparta Bor Niğde ok kıyı coğrafya biyoloji zooloji İnsanların duygu ve düşüncelerini bildirmek üzere sözcüklerle veya gereçlerle yaptıkları anlaşma Türkçe Fransızca İngilizce Almanca veya işaret dili vb Ağız boşluğunun alt bölgesinde bulunan çok tabakalı yassı epitelle sarılmış çizgili kastan yapılmış olduğu için serbestçe hareket edebilen arka tarafta dil kemiğine bağlı olan bir organ Bir insan topluluğu içinde kullanılan sözlü dillik yollarının bütünü Dillik Diller türlü bakımlardan sınıflanır Yaygınlık ve nitelik bakımından KAMU DİLLERİ L Communes ÖZEL DİLLER L Spéciales GİZLİ DİL L secrète RESMİ DİL L officielle UYGARLIK DİLLERİ L de civilisation GENEL DİL L générale DÜNYA DİLİ L mondiale aynı dilin türlü halleri bakımından KONUŞULAN DİL L courante ou parlée HALK veya KONUŞMA DİLİ L vulgarie ou populaire TEKLİFSİZ DİL L familière AŞAĞILIK DİL L triviale BİLİM DİLİ L savante MESLEK DİLİ L de profession SINIF DİLİ Standespraehe EDEBİYAT DİLİ L Littéraire DİPLOMATLIK DİLİ L diplomatique ŞİİR DİLİ L poétique TEKNİK DİLİ L technique Kullanış bakımından YAŞIYAN DİL L vivante AŞNI DİL L archaïque ÖLÜ DİL L morte anlık bakımından ARI DİL L pure KARMA DiL L mixte doğuş bakımından DOĞAL DİL L naturelle YAPMA DİL L artificielle EVRENSEL veya ULUSLARARASI DİL L universelle ou internationale FİLOZOF İŞİ DİL Langue philosophique konuşana olan yakınlığı bakımından ANA DİLİ L Maternelle ULUSAL DİL L nationale BENİMSEK DİL L adoptée YABANCI DİL L étrangère gibi sınıfları vardır Diller bir ée aralarındaki kuruluş farkları bakımından sınıflara ayrılırlar Fikrin türlü öğelerini Fran de la maison gibi ayrı ayrı kelimelerle veya evin gibi tek kelime ile anlattıklarına göre ÇÖZÜMLÜ DİLLER L analytiques ve BİREŞİMLİ DİLLER L synthétique cümle öğelerinin sırası değişip değişemediğine göre DEĞİŞİR SIRALI DİLLER L transpositives ou inverses ve DEĞİŞMEZ SIRALI DİLLER L analogues öğelerini düzenledikleri tarza göre AYRILI DİLLER L isolantes YANDAŞLAYICI DİLLER L juxtaposantes GÖVDELEYiCi TOPARLAMALI KAPSAMALI TOPTAN ANLATIMLI veya ÇOK BİREŞİMLİ DİLLER Incorporantes Agglomérantes Encapsulantes Holophrastiques ou Polysynthétiques BİTİŞİMLİ DİLLER L agglutinantes TANELİ DİLLER L atomiques MALGAMALI DİLLER L amalgamantes KAYNAŞMALI DİLLER L fusionnelles bükünlü olup olmadıklarına göre BÜKÜNLÜ veya ŞEKİLLEMELİ DİLLER L flexionnelles forniatives ou à mots proprement dits ve ŞEKİLLEMESİZ DİLLER L nonformatives ou à mots apparents à motsphrases aralarındaki hısımlığa göre ANA DİLLER Languesmères KARDEŞ DİLLER Languessoeurs KAYNAK DİLLER L communes İLKEL DİLLER L primitives TÜREME DİLLER L dérivées Döküm ya da boşaltma sırasında erimiş metalin kalıp duvarlarına sıçrayıp erken katılaşması sonucunda oluşan yüzey kusuru İnsanlar arasında karşılıklı haberleşme aracı olarak kullanılan duygu düşünce ve isteklerin ses şekil ve anlam bakımından her toplumun kendi değer yargılarına göre biçimlenmiş ortak kurallarının yardımı ile başkalarına aktarılmasını sağlayan seslerden örülü çok yönlü ve gelişmiş bir sistem Türkçe Almanca Çince İngilizce Japonca gibi Dünya üzerinde konuşulan diller a Köken b Yapı bakımından sınıflandırılmaktadır Köken bakımından yapılan sınıflandırmada bilinmeyen devirlerde aynı ana dile bağlanan bir köken akrabalığı söz konusudur Avrupa HamiSami Ugur Ural ve Altay dil aileleri bu temeldeki bir sınıflandırmaya dayanan dil aileleridir Dünya dilleri yapı bakımından da tek heceli diller İsolierende Sprachen isolating kanguages monosyllabic languages eklemeli diller agglutinierende Sprachen agglutinative languages ve çekimli diller flektierende Sprachen inflected languages olmak üzere üçe ayrılır Her dil taşıdığı söz hazinesine kullandığı alanlara yaşayıp yaşamadığına ve toplumun içinde onu kullanan kesimler açısından taşıdığı farklı özelliklere göre konuşma dili yazı dili halk dili aydın dili bilim dili edebî dil kültür dili millî dil ortak dil resmî dil yaşayan dil ölü dil olarak da sınıflandırılabilir Bunlara Azerbaycan Türkçesi dil Türkmen Türkçesi dil Gagauz Türkçesi dil Özbek Türkçesi til Uygur Türkçesi tii tel Başkurt Türkçesi tel til Krç Malk til Nogay Türkçesi til Kazak Türkçesi til Kırgız Türkçesi til Alt til Hakas Türkçesi tîl Tuva Türkçesi tıl til Rusça yazık Ağız boşluğunda bulunan çizgili kaslardan oluşmuş lokmanın biçimlenmesinde yutma tat alma ve konuşmanın biçimlenmesinde görev alan çok hareketli bir organ glossa lingua Dil Az dil dil tel til tel til til til til Alt Tel Kuğ Koy Kaça Küer til dıl tıl çĕlxe dil Eski Türkçeden başlayarak kullanılır tıl Orta Türkçede tıl olarak geçer Eski Kıpçakçada til biçimi kullanılır Brockelmanna göre OGM 72 ti demek kökünden geldiği anlaşılıyor ti l eki Brockelmann ince sıradan bir kökten gelen bu türevin kalın sıraya geçmesini art damaksıl lye bağlamıştır Onun bu açıklamasını Ligeti TörK 230 de benimsemiştir Türkçe dilin sorguya çekilmek için yakalanan tutsak anlamı çarpıcı ve düşündürücüdür Türkçe kaynaklarda geçen dil almak dil getirmek gibi sözlerde dil tutsak olarak kullanılır Bu sözler Macarcaya nyelvet fogni diye çevrilmiştir nyelv dil fogni tutmak Rumencede de limbă dil sözü gefangener feindlicher Soldat von dem man Kundschaft einziecht Tiktin 2 910 anlamında kullanılır Bu anlamın Türkçe dilden çevrildiği anlaşılıyor Komşu dillerde sık sık bu tür söz çevirileri calque linguistique veya çeviri alıntıları emprunt de traduction geçer Moğolca kelen dil de espion avantcoureur dune armée soldat quon envoie à la découverte olarak kullanılır Rusçada da jazyk dil buna benzer bir anlam kazanmıştır Vasmer REW 3 485 Türkçede dil dıl tıl dılak dilmaç gibi birtakım türevler bırakmıştır )
( FOLK SPEECH, FOLK LANGUAGE )
( LANGAGE DU PEUPLE | LANGUE VULGARIE, COLLOQUALISM )
( VOLKSSPRACHE | VOLKSPRACHE )
( DIL[Az.]~DIL[Tkm.]~TEL[Tatk.]~TIL[Nog.]~TEL[Bşk.]~TIL[Özb.]~TIL[Krg.]~TIL[Kzk.]~TIL[Kklp.]~DIL[Tuv.]~TIL[Yak.]~ÇĔLXE[Çuv.] )
- LİSAN ile LİSANİ ile LİSANS ile LİSANSLI ile LİSANS SÖZLEŞMESİ
- LİSAN-I MİLLÎ ile/||/<> NATIONAL LANGUAGE[İng.] ile/||/<> LANGUE NATIONALE[Fr.] ile/||/<> NATIONALSPRACHE[Alm.] ile/||/<> MİLLÎ DİL
( Bir millete mensup kişilerin kullandığı ortak dil Türk dili dili Macar dili İngiliz dili Arap dili Japon dili Kore dili vb )
( NATIONAL LANGUAGE )
( LANGUE NATIONALE )
( NATIONALSPRACHE )
- LİSÂN-I RESMÎ ile/||/<> OFFICIAL LANGUAGE[İng.] ile/||/<> LANGUE OFFICIELLE[Fr.] ile/||/<> OFFIZIELLE SPRACHE[Alm.] ile/||/<> RESMİ DÎL
( Bir ülkede devletin kabul ettiği veya kanunla kabul edilen ve resmî yazışmalarda kullanılan dil Türkiye Cumhuriyetinin resmî dili Türkçedir vb )
( OFFICIAL LANGUAGE )
( LANGUE OFFICIELLE )
( OFFIZIELLE SPRACHE )
- LİSANİ[Ar. < LİSĀNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> LİSANİ
( Dille ilgili )
- LİSÂNİYAT, İLMÜL LİSÂN | DİL BİLİMİ ile/||/<> DİL BİLİMİ ile/||/<> ART ZAMANLI YÖNTEM
( Sosyal bir kurum olan dilin genel ve özel niteliklerini ve dil olaylarını inceleyen dillerin doğuşlarını zaman içindeki gelişmelerini yeryüzündeki yayılışlarını ve aralarındaki ilişkileri araştıran ve niteliği bakımından diğer birtakım bilim dalları ile de yakın ilişkileri bulunan bilim dalı Günümüzde dilbilimi terimi dili yeryüzündeki ortak nitelikleri ve bütün belirtileri ile ele alan genel dilbilimi Almanca Allgemeinesprachwissemschaft linguistique génerale general linguistics nin yerini almış durumdadır Sesbilimi fonetik phonetik biçimsel sesbilimi Morphonologie morpho phonemics şekil bilgisi morphologie morphology cümle bilgisi syntax anlam bilgisi Budeutungslehre semantik semantics kelime bilimi wortkunde lexicologie lexicology ad bilimi Namenkunde onomastique onomastic lehçe bilimi dialektologie dialectology dil biliminin başlıca dallarıdır Dil biliminin dil olaylarını tasvirî olarak inceleyen dalı tasvirî dil bilimi deskriptive Sprachwissenschaft linguistique deskriptive deskriptive linguistics dil olaylarının değişme ve gelişme seyrine bakmadan belirli bir zaman süresi içinde inceleyen dalı eş zamanlı synckronisch synchronique synchronic static dil bilimi dil olaylarını tarihî gelişme ve değişme süreci içinde inceleyen dalı da art zamanlı diachronique diachronic dil bilimi diye adlandırılır art zamanlı yöntem eş zamanlı yöntem Azerbaycan Türkçesi umumi dilçilik Türkmen Türkçesi umumi dil bilimi Gagauz Türkçesi genel dilbilimi Özbek Türkçesi umumiy tilşunöslik Uygur Türkçesi B umumiy tilşunasliq D omumiy tilşunasliq Tatar Türkçesi ğomumi tel beleme Başkurt Türkçesi döyöm telbeleme umumi til ilmusu Krç Malk til bilim ilmu Nogay Türkçesi tîl bîlîmî Kazak Türkçesi jalpı til bilimi Kırgız Türkçesi calpı til ilimi Alt tekşi til bilimi Hakas Türkçesi tîldeňertiksî ügredîg Tuva Türkçesi niiti tıl ertemi Rusça obşçeye yazıkoznaniye Dilin anlamla ilgili olaylarını tarihî değişme ve gelişme süreci içinde inceleyen dil bilimi dalı dil bilimi Dil olaylarını değişme ve gelişme seyrine bakmadan belirli bir zaman süreci içinde inceleyen dil bilimi dil bilimi )
( LINGUISTICS )
( LINGUISTIQUE )
( SPRACHWISSENSCHAFT )
- LİSANİYAT[Ar. < LİSĀNİYYĀT] ile/değil/yerine/=/||/<> DİL BİLİMİ
- LİSANS | SELÂHİYETNAME | YETKİ BELGESİ ile/||/<> YETKİ BELGESİ
( Karşılaşmalara katılabilmek için yumrukoyuncusunun elinde bulundurması gereken belge Kılıçoyunu yarışmalarına katılabilmek için yetkili kurullardan alınması gereken belge Spor yönetmeni ve sporcuların kimliklerini bağlı bulundukları kurulu kat ve bölümlerini bildiren bir yıl süre ile geçerli belge Bu belgeler belge aldıkları spor kolu ile ilgili bütün yönetmeliklere ve spor kurallarına saygı göstermeyi kabul edenlere verilir Bir işçinin toplu sözleşme yapmak için sendikasına yetki verdiğini gösteren belge )
( LICENSE | LICENCE | AUTHORIZATION CARD )
( LICENCE | CARTE D'AUTORISATION, PAPIER D'AUTORISATION )
( LIZENZ )
- LİSANS ile/||/<> OYNAMA BELGESİ
( oynama belgesi 1 Genellikle dört yıl süren üniversite ya da yüksek okul öğrenimi 2 Bu öğrenim sonunda elde edilen ve diploma ile belgelendirilen akademik derece 1 Bir firmanın geliştirdiği veya üretim hakkına sahip olduğu bir mala ilişkin diğer bir firma ya da firmalara üretme teknolojisini kullanma ya da dağıtım kolaylıklarından yararlanma hakkı veren ve bir başkasına devredilemeyen izin 2 permit Yasa tarafından kısıtlanmış veya düzenlenmiş bir şeyin yapılması için kamu yetkesince verilen ve devredilemeyen izin )
( LICENSE | LICENCE )
( LICENCE )
- LİSELİLER PARKI :
( Beyaz Park Gazinosunun bulunduğu alan üzerine önce Park yapıldı, sonrada bu alan Sarıyer Lisesi Mezunları Derneğine verilerek Çay bahçesine dönüştürüldü. Çay bahçesi faaliyetine devam etmektedir. )
- LİSTELEMEK ile LİSTELENMEK ile LİSTELETMEK ile LİSTELEYEBİLMEK ile LİSTE ile LİSTECİ ile LİSTE BAŞI ile LİSTE DIŞI
- LITERARY LANGUAGE, WRITTEN LANGUAGE[İng.] ile/||/<> LANGUE LITTÉRAIRE; LANGUE ÉCRITE[Fr.] ile/||/<> SCHRIFTSPRACHE, GESCHRIEBENE SPRACHE[Alm.] ile/||/<> YAZIN DİLİ
( Derleme edebî dil edebiyat dili Yazın türleri dili Türk yazın dili Fransız yazın dili vb )
( LITERARY LANGUAGE, WRITTEN LANGUAGE )
( LANGUE LITTÉRAIRE; LANGUE ÉCRITE )
( SCHRIFTSPRACHE, GESCHRIEBENE SPRACHE )
- LITERARY :/yerine EDEBİ
- LITMUS PAPER[İng.] ile/||/<> PAPIER TOURNESOL[Fr.] ile/||/<> LITMUSPAPIER[Alm.] ile/||/<> TURNUSOL KÂĞIDI
( Kimi bitkilerden elde edilen C6H3 OH 2CH3 gibi bileşiklerin süzgeç kağıdına emdirilmesiyle hazırlanmış kâğıt Asitli çözeltilerde kırmızı bazlarda mavi renk gösterdiğinden nitel çözümlemede kullanılır )
( LITMUS PAPER | LITMUS )
( PAPIER TOURNESOL | TOURNESOL )
( LITMUSPAPIER | LACKMUS )
( CARTINA AL TORNASOLE )
( ΧΑΡΤΊ ΗΛΙΟΤΡΟΠΊΟΥ / χαρτί ηλιοτροπίου )
- LITMUS PAPER[İng.] ile/||/<> TURNUSOL KAĞIDI
( Asitte kırmızıya alkalide mavi renge dönüşen indikatör kâğıt litmus kâğıdı )
( LITMUS PAPER )
- LITHOGRAPHY[İng.] / LITHOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= LİTOGRAFİ
- LİTOGRAFYA TAŞI ile/||/<> LİTOGRAFYA KALKERİ
( litografya kalkeri )
- LİTOGRAFYA ile LİTOGRAFYACI/LIK ile LİTOGRAFYA TAŞI
- LITOL PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= LİTOL İŞLEMİ
- LİTOLOJİ[Fr. < LITHOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> TAŞ BİLİMİ
- LİTOLOJİ ile ...
( Taşbilim. )
- LİTOLOJİ[Fr., İng.] ile/değil/yerine/= TAŞBİLİM
- LİTOSFER[Fr. < LITHOSPHÈRE] ile/değil/yerine/=/||/<> TAŞ YUVARI
- LİTOSFER ile/||/<> TAŞYUVARI
( taşyuvarı lithos taş sphaira dünya Yeryüzünün karasal kütleleri )
( LITHOSPHERE )
( LITHOSPHÈRE )
( LITHOSPHÄRE )
- LITTROW PRISM[İng.] / PRISME DE LITTROW[Fr.] / LITTROWSCHLES PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= LİTTROW PRİZMASI
- LİTÜRJİ ile ...
( Bir dinin törenlerine ya da tapınma biçimine ilişkin kurallarının tümü. )
- LİVA ile LİVAR ile LİVARLI ile LİVARLI TEKNE
- LIVE :/yerine YAŞAMAK, CANLI
- LIVERPOOL TEST[İng.] ile/değil/yerine/= LİVERPOOL DENEYİ
- LIVERWORTS[İng.] ile/||/<> HEPATICAE[Lat.] ile/||/<> CİĞER OTLARI
( Kara yosunları Bryophyta bölümünden talli bitkiler ile borulu bitkiler arasında bir geçit oluşturan sınıf )
( LIVERWORTS )
( HEPATICAE )
- LIVING STANDART, STANDART OF LIVING[İng.] ile/||/<> HAYAT STANDARDI
( Toplumun ya da toplumu oluşturan grup ve kişilerin mal ve hizmet tüketimleriyle belirlenen iktisadi gönenç düzeyi )
( LIVING STANDART, STANDART OF LIVING )
- LİYAKAT ile LİYAKATLİ/LİK ile LİYAKATSİZ/LİK ile LİYAKATSİZCE ile LİYAKAT SAHİBİ
- LLOYD INTERFERENCE FRINGES[İng.] / FRANGES D'INTERFÉRENCE DE LLOYD[Fr.] / LLOYD-STÖRUNGSFRANSEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LLOYD GİRİŞİM SAÇAKLARI
- LLULL KOMBİNATUVARI ile/ve BRUNO KOMBİNATUVARI
- LOBBY[Fr. < LOBBY] ile/değil/yerine/=/||/<> LOBİ
( Bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk dalan Otel tiyatro vb yerlerde girişe yakın geniş yer Bazı ortak çıkarları olan grupların temsilcilerinden veya üyelerinden oluşan topluluk )
- LOBİ ile/değil/yerine/= DALAN
( Bir yapının kapısından içeri girildiğinde görülen ilk boşluk. | Otel, tiyatro gibi yerlerde, girişe yakın, geniş yer. | Bazı çıkar gruplarının temsilcilerinden oluşan topluluk. )
- LOBİ ile LOBİCİ/LİK
- LOCAL ANESTHESIA[İng.] ile/||/<> LOKAL ANESTEZİ
( Yerel anestezi )
( LOCAL ANESTHESIA )
- LODOSLAMAK ile LODOS/LUK ile LODOSLU ile LODOS BALIĞI
- LOEW THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= LOEW TEORİSİ
- LOĞ ile/||/<> YUVAK ile/||/<> YUVGU ile/||/<> LOĞ TAŞI
- LOGARİTMA TABLOSU ile/||/<> LOGARİTMA CETVELİ
- LOGOS[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> DEYİ
- LOGOS ve DİLBİLGİSİ
- LOGOS ile GEOMETRİ
- LOGOS = LEGEIN[Yun.] = SÖYLEMEK, KONUŞMAK, DEYİ
- LOĞUSAHUMMASI = ALBASTI
( Doğum sırasında, temizliğe dikkat edilmemesi yüzünden, loğusanın tutulduğu ateşli sayrılık. )
- LOHUSA ŞEKERİ = KIZAMIK ŞEKERİ
- LOHUSA/LIK ile LOHUSA OTU ile LOHUSA ŞEKERİ ile LOHUSA HUMMASI ile LOHUSA ŞERBETİ
- LOJİ >< MİSOLOJİ
- LOJİSTİK ile LOJİSTİK HİZMET ile LOJİSTİK DAİRESİ
- LOKAL ANESTEZİ ile/değil/yerine/= SINIRLI UYUŞTURMA
- LOKAL ile/değil/yerine/= DERNEKEVİ
- LOKALİZASYON[Fr. < LOCALISATION] ile/değil/yerine/= KURULUŞ YERİ SEÇİMİ
- LOKALİZE/LOCALIZED[İng.] ile/değil/yerine/= YERLEŞİMLİ
- LOKANTA[İt. < LOCANDA] ile/||/<> BÜYÜK AŞÇI DÜKKÂNI
( büyük aşçı dükkânı İtal locanda Rumca λοκάντα Bulgarca lokànta gibi Balkan dillerinde de kullanılır Andriotis EL 190 BER 3 461 )
( LOCANDA )
- LOKANTA ile LOKANTACI/LIK ile LOKANTALI
- LOKAVT ile/||/<> İŞ BIRAKTIRIMI
- LOKMA ile LOKMACI/LIK ile LOKMA GÖZ ile LOKMA GÖZLÜ ile LOKMAN RUHU ile LOKMAN HEKİM ile LOKMA ANAHTAR ile LOKMA BAŞLIĞI ile LOKMA TATLISI
- LOKMANI ve/||/<> YERİNİ
( Hak et! VE/||/<> Pak et! )
- LOKMA'NIN BEDELİ değil/yerine LOKMAN'IN TEDBİRİ(AKLI/BİLGİSİ)
- LOKMANIN TADI ile/ve/||/<>/> YEMEĞİN TADI
( Ne kadar çok çiğnersek. İLE/VE/||/<>/> Ne kadar az yersek. )
( Yediğini, iç; içtiğini, ye! İLE/VE/||/<>/> Çok yiyen, az tad alır; az yiyen, çok tad alır. )
- LOKOMOTİF ile LOKOMOTİFLİ ile LOKOMOTİFSİZ
- LÖKOPENİ ile/||/<> LÖKOSİTOZ
( Kanda düşük seviyede beyaz kan gözesi bulunması. İLE/||/<> Kanda yüksek seviyede beyaz kan gözesi bulunması. )
- LÖKOSIT FORMÜLÜ/DİFFERENTIAL BLOOD COUNT[İng.] ile/değil/yerine/= AKYUVAR DAĞILIMI
- LOKÜLE/LOCULATED[İng.] ile/değil/yerine/= YUVALI
- LONCA ile LONCACILIK ile LONCA USTASI
- LONDON FORCES[İng.] ile/değil/yerine/= LONDON KUVVETLERİ
- LONG-TERM :/yerine UZUN VADELİ
- LOOKING-GLASS ORE[İng.] ile/değil/yerine/= LOOKİNG-GLASS MADEN FİLİZİ
- LOR ile LORT ile LORTLAR KAMARASI
- LORENTZ UNIT[İng.] / UNITÉ DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ BİRİMİ
- LORENTZ-LINIENAUFSPALTUNGSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ ÇİZGİ YARILMA KURAMI
- LORENTZ LINE-SPLITTING THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= LORENTZ ÇİZGİ YARILMASI KURAMI
- LORENTZ INVARIANCE[İng.] / INVARIANCE DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-INVARIANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ DEĞİŞMEZLİĞİ
- LORENTZ TRANSFORMATION EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS DE TRANSFORMATION DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-TRANSFORMATIONSGLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ DÖNÜŞÜM DENKLEMLERİ
- LORENTZ INERTIAL FRAME[İng.] ile/değil/yerine/= LORENTZ EYLEMSİZLİK ÇERÇEVESİ
- SYSTÈME INERTIEL DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-TRÄGHEITSSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ EYLEMSİZLİK SİSTEMİ
- LORENTZ GAS[İng.] / GAZ DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ GAZI
- LORENTZ THEORY OF LIGHT SOURCES[İng.] / THÉORIE DES SOURCES LUMINEUSES DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-LICHTQUELLENTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ IŞIK KAYNAKLARI KURAMI
- LORENTZ FORCE[İng.] / FORCE DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ KUVVETİ
- LORENTZ-LORENZ EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LORENTZ-LORENZ[Fr.] / LORENTZ-LORENZSCHES GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ-LORENZ DENKLEMİ
- LORENTZ MATRIX[İng.] / MATRICE DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-MATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ MATRİSİ
- LORENTZ NUMBER[İng.] / NOMBRE DE LORENTZ[Fr.] / LORENTZ-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= LORENTZ SAYISI
- THÉORIE DE LORENTZ DE LA RAIE SPECTRALE[Fr.] ile/değil/yerine/= LORENTZ TAYF ÇİZGİSİ KURAMI
- LORENZ EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= LORENZ EŞİTLİĞİ
- LORİ ile LORİ
( Kuyruksuz bir maymun. İLE Parlak renkli bir papağan. )
- LORTA[İt. < LORTA] ile/||/<> AYAKKABI KALIBININ ÇAPI
( ayakkabı kalıbının çapı Yerel ağızlarda uluorta biçimi kullanılır Bu biçimin halk etimolojisi sonunda oluştuğu açıktır İtal lorta )
( LORTA )
- LOSCHMIDT NUMBER[İng.] / NOMBRE DE LOSCHMIDT[Fr.] / LOSCHMIDT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= LOSCHMİDT SAYISI
- LÖSEMİ[Fr. < LEUCÉMIE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAN KANSERİ
- LÖSEMİ[Fr. < LEUSÉMIE] ile/değil/yerine/= KAN KANSERİ
- LÖSEMİ ile/||/<> LENFOMA
( Kemik iliğinde olağandışı beyaz kan gözelerinin çoğalması ile ilişkili bir kanser türü. İLE/||/<> Lenfatik düzende olağandışı göze büyümesi ile ilişkili bir kanser türü. )
- LÖSEMİ ile LÖSEMİT
- LOSTROMO[İt. < NOSTROMO] ile/||/<> TİCARET GEMİLERİNDE TAYFALARIN BAŞI
( ticaret gemilerinde tayfaların başı Türkçede nostromo biçimi de geçer İtal nostrόmo boatswain Akdeniz dillerinde yaygın olarak kullanılır Kadırgalarda çalışan forsalar arasında İspanyolca bir ad nuestro amo bizim kaptan olarak kullanılmış Akdenizin türlü yerlerinde değişik biçimler almıştır Rumcada νοστρόμος yanında λοστρόμος biçimi de kullanılır Türkçe lostromo biçiminin Rumcaya dayandığı anlaşılıyor )
( NOSTROMO | NOSTRΌMO )
- LOTKA-VOLTERRA MODELİ ile/||/<> SIR MODELİ
( Lotka-Volterra avcı-av, SIR salgın yayılımı )
( Formül: dx/dt = αx - βxy (L-V) İLE dS/dt = -βSI (SIR) )
( Alfred Lotka tarafından 1920 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- LOUD :/yerine YÜKSEK SESLİ
- LOVELY :/yerine HOŞ, SEVİMLİ
- LOVER :/yerine SEVGİLİ
- LOVIBOND TINTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= LOVİBOND KOLORİMETRESİ
- LÖWIG PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= LÖWİG İŞLEMİ
- LOZAN ANTLAŞMASI ile/değil UŞİ ANTLAŞMASI
( ... İLE/DEĞİL Osmanlı'nın Afrika'daki son toprak parçasını kaybettiği antlaşma.[1912] )
( RUMİNE SARAYI: Lozan Antlaşması'nın yapıldığı saray. )
- LÜBORULARI ile ...
( Üflemeli bir Çin çalgısı. )
- LUCKY :/yerine ŞANSLI
- LUGOL SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= LUGOL ÇÖZELTİSİ
- LÛHAF ile/||/<> TÉGUEMENT[Fr.] ile/||/<> TOHUM ZARI
( botanik )
( TÉGUEMENT )
- LÜK ile LÜKS/LÜK ile LÜK BOYASI ile LÜKS BASKI ile LÜKS HAYAT ile LÜKS MEVKİ ile LÜKS KOLTUK ile LÜKS TARİFE ile LÜKS LAMBASI
- LÜKS ile/||/<> LÜKS LAMBASI
- LÜLE TAŞI ile/||/<> DENİZKÖPÜĞÜ ile/||/<> ESKİŞEHİR TAŞI ile/||/<> AKTAŞ ile/||/<> PATAL
- LÜLE ile LÜLECİ/LİK ile LÜLELİ ile LÜLE LÜLE ile LÜLE TAŞI ile LÜLECİ ÇAMURU
- LÜMİNESANS | GAZIŞI ile/||/<> GAZIŞI
( fizik aydınlatma Özdeğin kimi dalga boyları ya da küçük izge alanları için aynı sıcaklıktaki ısısal ışınımından daha güçlü elektromanyetik bir ışının yayması olayı bu yolla oluşan ışık fizik )
( LUMINESCENCE | DILATOMETER )
( LUMINESCENCE | DILATOMÉTRE )
( DILATOMETER )
( LUMINESCENZA )
( ΦΩΤΑΎΓΕΙΑ / φωταύγεια )
- LÜMİNESANS | GAZIŞI ile/||/<> GENLEŞMEÖLÇER
( fizik, aydınlatma: Özdeğin, kimi dalga boyları ya da küçük izge alanları için aynı sıcaklıktaki ısısal ışınımından daha güçlü, elektromanyetik bir ışının yayması olayı; bu yolla oluşan ışık. @@ (fizik) )
( LUMINESCENCE | DILATOMETER~DILATOMETER )
( LUMINESCENCE | DILATOMÉTRE~DILATOMÉTRE | DILATOMÈTRE )
( DILATOMETER~DILATOMETER )
( LUMINESCENZA~DILATOMETRO )
( ΦΩΤΑΎΓΕΙΑ / φωταύγεια~ΔΙΑΣΤΑΛΣΊΜΕΤΡΟ / διασταλσίμετρο )
- LUMINIZING[İng.] ile/değil/yerine/= LÜMİNESANS İADESİ
- LUMINOMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= LUMİNOMETRİ
- LÜMPEN[Alm. < LUMPEN] ile/değil/yerine/=/||/<> SINIFSIZ | AYAKTAKIMI
( sınıfsız ayaktakımı )
- LUNCH :/yerine ÖĞLE YEMEĞİ
- LUPINUS ALBUS[Lat.] ile/||/<> MISIR BAKLASI
( Acı bakla )
( LUPINUS ALBUS )
- LUPINUS ALBUS[Lat.] ile/||/<> YAHUDİ BAKLASI
( Acı bakla )
( LUPINUS ALBUS )
- LURGI PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= LURGİ İŞLEMİ
- LÛT GÖLÜ ile/ve/<> TABERYA GÖLLERİ
( Deniz seviyesinden 400 m. aşağıda olan Lût Gölü, Ürdün ile İsrail sınırındadır. İLE/VE/<> Dünyanın en alçak ırmağı olan Şeria Irmağı, Lût Gölü ile deniz seviyesinden 210 m. aşağıda bulunan Taberya Gölleri'ni birbirine bağlayan ırmaktır. )
- LUTEIN COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= LUTEİN BİLEŞİĞİ
- LUTİ[Ar. < LŪṬĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> OĞLANCI
- LÜZUCİ[Ar. < LUZŪCĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YAPIŞKAN
- LÜZUM ile LÜZUCİ ile LÜZUMLU/LUK ile LÜZUMSUZ/LUK ile LÜZUMSUZCA ile LÜZUMSUZ ADAM ile LÜZUMSUZ YERE ile LÜZUMLU LÜZUMSUZ
- LVAD/LEFT VENTRICULAR ASSIST DEVICE SOL VENTRİKÜL[İng.] ile/değil/yerine/= SOL KARINCIK DESTEK AYGITI
- LYAPUNOV ÜSTELİ ile/||/<> TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ
( Lyapunov hassas bağımlılık λ>0, entropi termodinamik düzensizlik. )
( Formül: e^(λt) ayrışma )
( Formül: e^(λt) ayrışma )
- LYDIT[İng.] ile/||/<> LYDİTE, PİERRE DE TOUCHE[Fr.] ile/||/<> LYDIT, PROBESTEIN[Alm.] ile/||/<> MİHENK TAŞI
( Genellikle içine kömür tozu girmiş kara renkli jasp )
( LYDIT )
( LYDITE, PIERRE DE TOUCHE )
( LYDIT, PROBESTEIN )
- LYMAN BAND[İng.] / BANDE DE LYMAN[Fr.] / LYMAN-BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= LYMAN BANDI
- LYMAN SERIES[İng.] / SÉRIES DE LYMAN[Fr.] / LYMAN-REIHE, LYMAN-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= LYMAN DİZİLERİ/SERİSİ
- LYMAN LIMIT[İng.] / LIMITE DE LYMAN[Fr.] / LYMAN-BEGRENZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= LYMAN SINIRI
- LYON HYPOTHESIS[İng.] ile/değil/yerine/= LYON HİPOTEZİ
( Lyon hipotezi X inaktivasyonunu açıklayan ilk teoridir. 1961 yılında Mary Lyon tarafından öne sürülen bu hipotez yapılan araştırmaların artması sonucu 2011 yılında Lyon kuralı olarak anılmaya başlanmıştır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- M-LINE[İng.] / RAIE M[Fr.] / M-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= M ÇİZGİSİ
- COUCHE M[Fr.] ile/değil/yerine/= M TABAKASI
- MA:
GEMİ ile/ve/||/<> EV
- MAALESEF[Ar.]["MALESEF" değil!]/DERDÂ[Fars.] ile/değil/yerine/= NE YAZIK Kİ
- MAARİF/Çİ[Ar.] ile/değil/yerine/= EĞİTİM/Cİ
- MAAŞ[Ar. < MAʿĀŞ] ile/değil/yerine/=/||/<> AYLIK (MAAŞ BORDROSU, ASLİ MAAŞ, ÇIPLAK MAAŞ, DOLGUN MAAŞ, KIST MAAŞ, AÇIK MAAŞI, EMEKLİ MAAŞI, İŞSİZLİK MAAŞI, TEKAÜT MAAŞI, TERFİ MAAŞI)
- MAAŞLI ile/||/<> OFFICIAL[İng.] ile/||/<> QUI REÇOIT DES APPOINTEMENT, FONCTIONNAIRE[Fr.] ile/||/<> AYLIKLI
( Emek karşılığı aylık alan görevli )
( OFFICIAL )
( QUI REÇOIT DES APPOINTEMENT, FONCTIONNAIRE )
- MAASTRICHT SÜRÜNGENİ
( 1780 )
- MABADET TABİA | FİZİKÖTESİ ile/||/<> FİZİKÖTESİ
( 1 Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların nedenlerini ve temellerini araştıran felsefe kolu 2 Gerek us gerek sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri ya da saltık bilgiyi konu yapan felsefe 3 Bu konular ve bu felsefe ile ilgili olan Varlığın son temelleri özü ve anlamı üzerine öğretiler Aristotelesin ilk felsefe prote Philosophia adını verdiği bütün var olanlar için ortak ilkeleri araştıran yapıtı sonradan Aristotelesin yapıtları bir araya toplanırken Fizik Physika ten sonraya konduğu için fizikten sonra fizikten öte anlamına gelen fizikötesi Meta ta physika adını almıştır İlkin Yeni Platoncular rastlantıyla verilen bu adın içerik bakımından doğayı aşan anlamına işaret etmişlerdir Fizikötesi türlü biçimlerde ortaya çıkar a Var olanların kendisi üzerine öğreti varlıkbilim b Evrenin özü üzerine öğreti evrenbilim c İnsan üzerine öğreti felsefî insanbilim ve varoluşçu felsefe d Tanrının varoluşu ve özü üzerine öğreti Tanrıbilim e Kantın bilgi bakımından fizikötesini eleştirip kılgılı usun üstünlüğü ilkesi ile ahlak alanında kurduğu ahlak fizikötesi Fizikötesi a Spekülatif olabilir En yüksek bir genel ilkeden tüm gerçekliği çıkarmak ister b Tümevarımsal olabilir Tek ek bilimlerin sonuçlarından bir bireşime varmaya çalışarak bir evren tablosu ortaya koymak ister fizikötesi )
( METAPHYSICS )
( MÉTAPHYSIQUE )
( METAPHYSIK )
- MABET AĞACI ile/||/<> JAPON ERİĞİ
( Dünyadaki tohumlu bitkilerin en eskisi ve yaşlısı olup yaşayan fosil olarak adlandırılan sonbaharda altın sarısı yapraklarıyla dekoratif bir görünüm sergileyen dona ve hava kirliliğine karşı dayanıklı bir süs ağacı Çin çamı Ginkgo biloba @@ Yerleşim yerlerine uzak bölgelerde yetişen derimsi yelpaze biçiminde yapraklı süs amacıyla yetiştirilen yapraklarını döken bir tür ağaç Ginkgo biloba )
( GINKGO BILOBA )
- MABET ile MABET AĞACI
- MÂBEYN ile/||/<> MÂBEYN SENEDİ ile/||/<> BEYNİNDE
( Ara. İLE/||/<> Ara senedi. İLE/||/<> Arasında, aralarında. )
- MÂBEYN-İ HÜMAYUN | MABEYİN[Ar. < MÂBEYN] ile/||/<> MABEYİNCİ
( 1. Padişahın sarayı. 2. Padişah sarayının harem dairesi ile dış daireler arasında bulunan, II. Mahmut zamanından beri sarayın dışarı ile ilişkilerinin sağlandığı bölümü. 3. Padişahın sarayında mabeyincilerin bulundukları yer. 4. Eski konaklarda harem ile selâmlık arasındaki bölüm. )
( ...~CHAMBERLAIN )
( ...~CHAMBELLAN )
( ...~CUBICULARIUS )
( ...~KAMMERHERR )
( ...~CIAMBELLANO )
( ...~ΘΑΛΑΜΗΠΌΛΟΣ / θαλαμηπόλος )
- MAÇ ile MAÇA ile MAÇO/LUK ile MAÇ MAÇ ile MAÇA BEYİ ile MAÇA KIZI
- MACAR BİBERİ ile/||/<> MACAR İNEĞİ ile/||/<> MACAR SALAMI
( Macaristan da yaşayan halk veya bu halkın soyundan olan kimse Macaristanlı )
- MACAR FORİNTİ ile/||/<>/< PENGÖ
( ... @@ İkinci Dünya Savaşı sonuna değin kullanılan, Macar para birimi. )
- MACAR ile/||/<> MACARİSTANLI
- MACARCA ile ASILI ile MACARİSTAN ile AÇLIK ile AÇLIK GREVİ
( HUNGARIAN vs. HUNG vs. HUNGARY vs. HUNGER vs. HUNGER STRIKE )
( آويخته ile مجار ile مجارستاني ile مجاري ile مجارستان ile هونگاري ile مجاعه ile جوع ile قحط ile گرسنگي ile گرسنه کردن ile اعتصاب غذا )
( AVYKHTEH ile MOJAR ile MOJARESTANY ile MOJARY ile MOJARESTAN ile هونگاري ile مجاعه ile JAVO ile قحط ile GARSANGY ile GARSANEH KARDAN ile ETESAB GHZA )
- MACAR/LIK ile MACARCA ile MACAR İNEĞİ ile MACAR BİBERİ ile MACAR SALAMI
- MACERA ile/||/<> ADVENTURE[İng.] ile/||/<> AVENTURE[Fr.] ile/||/<> ABENTEUER[Alm.] ile/||/<> SERÜVEN[Fars. < SERVÂN] | HALK SERÜVENİ
( Düşsel olayları konu alan masal türü halk serüveni kişisel serüven hayvan serüveni öykülü serüven halk masalı halk sagası )
( ADVENTURE )
( AVENTURE )
( ABENTEUER )
- MACERA ile MACERACI/LIK ile MACERALI ile MACERASIZ
- MACERACI ile/||/<> SERGÜZEŞTÇİ ile/||/<> SERÜVENCİ
- MACERAPEREST[Ar. < MĀCERĀ + Fars. -PEREST] ile/değil/yerine/=/||/<> MACERACI
- MACH ANGLE[İng.] / ANGLE DE MACH[Fr.] / MACH-WINKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH AÇISI
- MACH WAVES[İng.] / ONDES DE MACH[Fr.] / MACH-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH DALGALARI
- MACH PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE MACH[Fr.] / MACH-GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH İLKESİ
- MACH REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE MACH[Fr.] ile/değil/yerine/= MACH KIRILMAÖLÇERİ
- MACH MAHRUTU[Osm.] / MACH CONE[İng.] / CÔNE DE MACH[Fr.] / MACH-KEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH KONİSİ
- MACH SAYISI:
SERBEST AKIM HIZI ve/<> SES HIZI
( Akış içindeki serbest akım hızının, ses hızına oranı. )
( 1 kilometer/hour [km/h] = 0.2777777778 meter/second [m/s]
1 mile/hour [mi/h] = 0.44704 meter/second [m/s]
1 meter/hour [m/h] = 0.0002777778 meter/second [m/s]
1 meter/minute [m/min] = 0.0166666667 meter/second [m/s]
1 kilometer/minute [km/min] = 16.6666666667 meter/second [m/s]
1 kilometer/second [km/s] = 1000 meter/second [m/s]
1 centimeter/hour [cm/h] = 2.7777777777778E-6 meter/second [m/s]
1 centimeter/minute [cm/min] = 0.0001666667 meter/second [m/s]
1 centimeter/second [cm/s] = 0.01 meter/second [m/s]
1 millimeter/hour [mm/h] = 2.7777777777778E-7 meter/second [m/s]
1 millimeter/minute [mm/min] = 1.66667E-5 meter/second [m/s]
1 millimeter/second [mm/s] = 0.001 meter/second [m/s]
1 foot/hour [ft/h] = 8.46667E-5 meter/second [m/s]
1 foot/minute [ft/min] = 0.00508 meter/second [m/s]
1 foot/second [ft/s] = 0.3048 meter/second [m/s]
1 yard/hour [yd/h] = 0.000254 meter/second [m/s]
1 yard/minute [yd/min] = 0.01524 meter/second [m/s]
1 yard/second [yd/s] = 0.9144 meter/second [m/s]
1 mile/minute [mi/min] = 26.8224 meter/second [m/s]
1 mile/second [mi/s] = 1609.344 meter/second [m/s]
1 knot [kt, kn] = 0.5144444444 meter/second [m/s]
1 knot (UK) [kt (UK)] = 0.5147733333 meter/second [m/s]
1 Velocity of light in vacuum = 299792458 meter/second [m/s]
1 Cosmic velocity - first = 7899.9999999999 meter/second [m/s]
1 Cosmic velocity - second = 11200 meter/second [m/s]
1 Cosmic velocity - third = 16670 meter/second [m/s]
1 Earth's velocity = 29765 meter/second [m/s]
1 Velocity of sound in pure water = 1482.6999999998 meter/second [m/s]
1 Velocity of sound in sea water (20°C, 10 meter deep) = 1521.6 meter/second [m/s]
1 Mach (20°C, 1 atm) = 343.6 meter/second [m/s]
1 Mach (SI standard) = 295.0464000003 meter/second [m/s] )
- MACH NUMBER[İng.] / NOMBRE DE MACH[Fr.] / MACH-NUMMER, MACH-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH SAYISI
- MACH REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DE MACH[Fr.] / MACH-REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= MACH YANSIMASI
- MACLAURİN ile/||/<> SERİSİ
( Maclaurin serisi açılımı )
( Colin Maclaurin tarafından 1742 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1698-1746) (Ülke: İskoçya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Maclaurin serisi) )
- MACROMELİE[Fr. < MACROMÉLIE] ile/değil/yerine/=/||/<> MAKROMELİ
( Kol ve bacaklardan birinin veya birkaçının aşırı gelişmesi )
- MAÇUNA[İt. < MACCHINA] ile/||/<> İSLİMLE ÇALIŞAN AĞIRLIK KALDIRMA MAKASI
( islimle çalışan ağırlık kaldırma makası R μαντσίνα İtal mancina shears a hoisting apparatus Fransızca machine à master ve İspanyolcada machina da kullanılır )
( MACCHINA | MANCINA )
( ΜΑΝΤΣΊΝΑ / μαντσίνα )
- MACUNLAMAK ile MACUNLANMAK ile MACUNLATMAK ile MACUNLAŞMAK ile MACUN/LUK ile MACUNCU/LUK ile MACUN KÜREĞİ
- MAD COW DISEASE[İng.] ile/||/<> DELİ DANA HASTALIĞI
( Sığırların süngerimsi beyin hastalığı )
( MAD COW DISEASE )
- MAD :/yerine DELİ, SİNİRLİ
- MADALYA ile MADALYALI ile MADALYASIZ/LIK ile MADALYA TÖRENİ
- MADAM TAKUYİ YALISI/DÜZGİT YALISI :
( Sarıyer, Yenimahalle Pazarbaşı'ndaki sıralı yalılardan biridir. Ahşap ve örnek olacak kadar zarif olan bu yalının 1861 - 1876 yılları arasında inşâ edildiği ve sahibi Madam Takuyi olarak bilinmektedir. Yalı bilahare Takuyi'nin varisleri tarafından Ercan Düzgit'e satılmıştır. Yalı eskisine sadık kalınarak yeniden yapıldı. )
- MADDE ile KANUN MADDESİ
( ARTICLE vs. ARTICLE OF LAW )
( سرمقاله ile مطلا ile مقاله ile ماده قانون )
( SARMAGHALEH ile MOTLA ile MOGHALEH ile MADEH GHANON )
- MADDE ile/değil MADDÎ
( Görünmez. İLE/DEĞİL Görünür. )
- MADDECİLİK | MADDİ, TİNSEL KARŞITI ile/||/<> ÖZDEKÇİLİK | ÖZDEKSEL ile/||/<> MATERYALİSTLİK
( canlı özdekçilik tarihsel özdekçilik )
- MADDE/(î) ile/değil/yerine/= ÖZDEK/(SEL)
( Biçimi kabul etme olanağı. )
- MADDELEMEK ile MADDELEŞMEK ile MADDELEŞTİRMEK ile MADDE/LİK ile MADDECİ/LİK ile MADDESEL/LİK ile MADDE BAŞI ile MADDE MADDE ile MADDESEL NOKTA
- MADDÎ ile/değil/yerine/= EYCİL
- MADDİ[Ar. < MĀDDĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MADDİ
( maddi tazminat maddi zarar gayrimaddi Madde ile ilgili maddesel özdeksel manevi karşıtı Maddeden oluşan Mal para varlıkla ilgili olan maddesel )
- MADDÎ ile/ve MÂNEVÎ
- MADDÎ ile/||/<> MATERIAL[İng.] ile/||/<> MATÉRIEL[Fr.] ile/||/<> MATERIELL[Alm.] ile/||/<> ÖZDEKSEL
( Özdeğe ilişkin olan özdek Karşıtı tinsel )
( MATERIAL )
( MATÉRIEL )
( MATERIELL )
- MADDÎ ile/ve MEKANİK
( MATERIAL vs./and MECHANICAL )
- MADDÎ ile/ve/değil/>< MÜCERRED
( ... İLE/VE/DEĞİL/>< Maddî olmayan. )
- MADELUNG CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE MADELUNG[Fr.] / MADELUNG-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= MADELUNG SABİTİ
- MADEMKİ[Ar. < MĀDĀM + Fars. Kİ] ile/değil/yerine/=/||/<> MADEM
- MADEN DELİ BEKİR AĞA CAMİİ :
( Mahallenin tam ortasında ve dar sokaklar arasındadır. 1900 yılında Delir Bekir Ağa tarafından yaptırılmış olup, 1971 yılında büyük onarım gördü. )
- MADEN İFAKAT SAÇMACI SAĞLIK OCAĞI :
( Bu sağlık ocağı Maden Mahallesi Şifa Suyu mevkiinde olup hayırsever iş adamı Yüksek Mimar Yılmaz Saçmacı tarafından yaptırılarak halkın hizmetine sunuldu. )
- MADEN İŞÇİSİ İÇİN:
YERÜSTÜ değil/ne yazık ki/<>/>< YERALTI
( Açlık var ve kesin. DEĞİL/NE YAZIK Kİ/<>/>< Ölüm var ve olasılık. )
- MADEN MAHALLESİ :
( İlçenin sahil şeridinde olmayan mahallelerinden biridir. Sarıyer, Yenimahalle, Rumelikavak ve Zekeriyaköy'den sınır alır. Maden mahallesi ismini, semtin batı tarafındaki yarlarının toprak renginin sarı olması ve bu alanlardan yabancı firmaların altın madeni çıkarmalarından almıştır. Mahalleye ilk yerleşim 93 harbi (1877 Osmanlı Rus Harbi) nedeni ile meydana Balkanlardan ve Kafkaslardan gelen büyük göçle oldu. Mahallenin göçmenlerden oluşması nedeniyle ilk ismi Muhacirköy'dü. Bu isim tutmadı. Maden köy olarak değil mahalle olarak kaldı. 1992'de yapılan nüfus sayımı sonucunda mahallenin nüfusu 11.595'tir. )
- MADEN | METAL[Fr. < MÉTAL] ile/||/<> METALSİ
( Asitlerdeki hidrojenlerin yerini alabilen, hidroksil köküyle de bazları oluşturan kimyasal öğe. (Genellikle çekilirlik, dövülürlük, parlaklık, ısı ve elektrik iletkenliğiyle belirlenen özellikleri vardır.) @@ Ağır, sert, parlak, dövülebilir özellikler gösteren, ısıyı ve elektriği iyi ileten katı haldeki öğeler ya da alaşımlar. Bunların iç yapıları mini buzsullardan oluşmuştur. @@ bk. maden. @@ 1. Genellikle, değişik ölçülerde dövülgenlik, süneklik, yüksek dayanç, ısı ve elektrik iletkenliği özelliği taşıyan artı elektrikli element 2. En geniş anlamıyle, arı metalden alaşımlara dek, metal özellikleri gösteren özdek. )
( METAL | METALLOID~METALLOID | NONMETAL )
( MÉTAL | MÉTALLOIDE~MÉTALLOIDE | MÉTALLOÏDE )
( METALLUM~... )
( METALL | METALLOID~METALLOID | NICHTMETALL )
( METALLO~METALLOIDE )
( ΜΈΤΑΛΛΟ / μέταλλο~ΜΕΤΑΛΛΟΕΙΔΈΣ / μεταλλοειδές )
- MADEN OCAKLARI :
( Uskumruköy'e girerken sol taraftaki büyük ağaçlık ve toprağı alınmış alan maden sahasıdır. Buradan yıllarca maden çamuru alınarak işlenmek üzere fabrikalara gönderildi. Alandaki derin çukur doldurulmadığından yapay göl meydana geldi. )
- MADEN SİNEMASI :
( Maden Tepeüstü mevkiindeydi. 1968'de açılmış ve 1971'de faaliyetine son verilmişti. Sahibi Sami Hasbek'ti. )
- MADEN YATAĞI ile/ve/||/<>/> MADEN OCAĞI
- MADEN/MADEN[Ar. < MAʿDEN] ile/||/<> MADENÎ/MADENİ[Ar. < MAʿDENĪ]
( maden bilimi maden cevheri maden damarı Maden Devri maden filizi maden gazı madenkırmız maden kirası maden kömürü maden kuyusu maden mavisi maden ocağı maden sodası maden suyu maden yatağı maden yünü çıplak maden ergimiş maden kırmız madeni Yer kabuğunun bazı bölgelerinde çeşitli iç ve dış doğal etkenlerle oluşan ekonomik yönden değer taşıyan mineral Bu mineralden yapılmış Maden ocağı veya maden işletmesi Çok değerli şeyleri kapsayan kaynak Uyuşturucu esrar eroin Kolay ve iyi kazanç sağlayan iş veya parası elinden kolaylıkla alınan kimse metal )
- MADEN ile/||/<> OCAK ile/||/<> OCAK | YENİÇERİ OCAĞI
( yeniçeri ocağı Çeşitli mineral kömür ya da cevherlerin yerkabuğundan çıkartıldığı üretim yeri Eski ve yeni diyalektlerde yaygın olarak geçer oçak oçuk oçık OT oçak Çağdaş diyalektlerde ateş yakma yeri aile sığınma yeri soy olarak geçer Az ocag ōcak oçak oşak uçak usak oçaq Karaçayca da ocak baca olarak kullanılır Bunlardan başka Oyrotçada ve Teleütçede oçok Sagaycada oçık Balkarcada ozak Kızılcada oçuk Şorcada ocuk Hakasçada oçıx Soyotçada ojuk Çuvaşçada vucax Yakutçada ohox olarak geçer Sevortyanın belirttiği gibi ÊSTJa 1974 424 oçakta ateş yakılan yer çukur ve ateş kavramlarından yola çıkmak gerekir Buna dayanarak diğer anlamlar biçimlenmiştir sürekli olarak bir ocaktan yararlanan insanların birliği doğum yeri ocak vb açılmış çukur ocak yapımında olduğu gibi maden ocağı ve ağaç dikmek için açılan çukur )
( MINE | PIT )
( MINE | MINE, PUITS DE MINE )
( BERGLERK | BERGWERK, GRUBE, SCHACHT )
- MADENCİ ARİF BEY YALISI :
( Yeniköy, Köybaşı Caddesindeki 15 kapı. No.lu binanın bir adı da Süreyya Bey yalısı olup 19. yy. ortalarında yapılmıştır. )
(1996'dan beri)