Bugün[06 Temmuz 2026]
itibarı ile 34.126 başlık/FaRk ile birlikte,
34.126 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(86/138)


- MEN'Â'[Ar.] ile MEN'Â[Ar. çoğ. MENÂÎ]

( Ölüm haberi. İLE Ölüm haberi, kara haber. )


- MENÂBİ'[Ar. < MENBA] ile MENÂBİR[Ar. < MİNBER]

( Kaynaklar, menbalar. İLE Minberler. )


- MENAFİ[Ar. < MENĀFİʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> MENAFİ

( menafiiumumiye Yararlar )


- MENÂFİ'[Ar. < MENFAAT] ile MENÂFÎH[Ar. < MİNFÂH]

( Yararlar, çıkarlar, menfaatler. İLE Körükler. )


- MENAFİ[Ar.] ile/değil/yerine/= YARARLAR


- MENAFİ-İ UMUMİYE | KAMU YARARI ile/||/<> KAMU YARARI ile/||/<> KAMUYA YARARLILIK VARGISI

( 1 Kamu kuruluşlarının elinde bulunan yetkilerin ve kaynakların halkın iyiliği için kullanılmasını belirleyen tüzel koşul İyelik hakkının sınırının belirtilmesinde kullanılan ve bu hakkın özüne dokunulmamasını güvenceye bağlayan yasal ölçü 2 Kamusal işlem ve eylemlerin yönelmeleri gereken ereği belirleyen siyasal ve düşüngüsel değerlerin tümü kamuya yararlılık vargısı toplum yararı Toplumun yararına olma durumu )

( PUBLIC INTEREST, PUBLIC PURPOSE | PUBLIC WELFARE )

( INTÉRÊT PUBLIQUE, UTILITÉ PUBLIQUE | SALUT PUBLIC )

( ÖFFENTLICHER NUTZEN )


- MENAFİ-İ UMUMİYE ile/değil/yerine/= KAMU YARARI


- MENAFİİUMUMİYE[Ar. < MENĀFİʿ + ʿUMŪMİYYE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAMU YARARI


- MENÂHÎ[Ar. < MENHÎ] ile MENÂHİR[Ar. < MENHİR] ile MENÂİR[Ar. < MENÂRE]

( Haram olmuş, yapılması şer'an men edilmiş şeyler. İLE Burun delikleri. İLE Minâreler. )


- MENÂÎ[Ar. < MEN'Â] ile MENÂÎH[Ar. < MENÂHE]

( Ölüm haberleri, kara haberler. İLE Ölü için ağlanacak yerler. )


- MENÂ'TÜHÛ 'ANİ'L-Fİ'Lİ[Ar.] ile SENEYTHU 'ANHU[Ar.]


- MENAZIR, PERSPEKTİF | GÖRÜNGE ile/||/<> GÖRÜŞ AÇISI

( Sinema/TV. Uzaydaki nesnelerin belli bir görüş noktasına göre, belli bir yüzeye gerçek görünüşüyle aktarılması; böylelikle ikiboyutlu yüzeyde üçboyutlu, derinlemesine görünüş sağlanması. @@ Türlü dalga boylarındaki elektromıknatıssal ışınımların sırasını ve sıklık, erke gibi özelliklerini belirleyen çizge. @@ 1. matematik: Nesneleri bir yüzey üzerine göründükleri gibi çizmeye yarayan yöntem. 2. kentçilik: Kentlerde düz bir çizgi biçimde uzanan anayol. 3. güzelsanatlar, mimari: Nesneyi, duran bir noktaya göre uzaklıklarını ve aralarındaki duruş ayrımlarını canlandıracak biçimde resmetme, çizme. @@ Bir yöney, gerey ya da matematiksel işlerin belirli bir uzay, düzlem ya da konsayı dizgesi üzerinde aldığı sayısal, dizeysel biçim. @@ Geriye, gözerimine doğru ufalan düzeniyle ilk kez Rönesans'ta bilincine varılmış görsel özellik. )

( PERSPECTIVE | SPECTRUM | REPRESENTATION | BINOCULAR PARALLAX~BINOCULAR PARALLAX )

( PERSPECTIVE | SPECTRUM | PERSPECTIF | REPRÉSENTATION~ANGLE DE VUE )

( PERSPECTIVA~... )

( PERSPEKTIVE | SPEKTRUM | DARSTELLUNG | PERSPECTIVE~BLICKWINKEL )

( PROSPETTIVA~ANGOLO VISUALE )

( ΠΡΟΟΠΤΙΚΉ / προοπτική~ΟΠΤΙΚΉ ΓΩΝΊΑ / οπτική γωνία )


- MENDEL YASALARI ile/||/<> KALITIM

( Mendel Yasaları ve Kalıtım arasındaki ilişki )

( Gregor Mendel tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MENDEL ile/||/<> YASALARI

( Mendel yasalarının yaygınlaştırılması )

( William Bateson tarafından 1902 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1861-1926) (Ülke: İngiltere) (Alan: Genetik) (Önemli katkıları: Genetik terimini icat etti, Mendel yasalarını destekledi) )


- MENDİL ile MENDİLLİ ile MENDİLSİZ


- MENEKŞE(< BENEFŞE[Fars.], BENEFSEC[Ar.]):
AFRİKA MENEKŞESİ ile CEZAYİR MENEKŞESİ ile DENİZ MENEKŞESİ/ÇAN ÇİÇEĞİ ile HERCAİ MENEKŞE/ALACAMENEKŞE ile MISIR/FRENK MENEKŞESİ

( Cezayir Menekşesi'nde, kanser hücrelerinin çoğalmasını durduran alkaloitler bulunur. )

( [Menekşegillerden, bir ya da çok yıllık otsu bitki. | Bu bitkinin, mor renkli, güzel kokulu çiçeği.]: ... İLE Zakkumgillerden, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, kendine özgü, mavi, açık mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taçyaprakları olan bir bitki. İLE ... İLE Menekşegillerden, mor, sarı, beyaz renkte, menekşeye benzer çiçekleri olan bir bitki. | Bu bitkinin çiçeği. İLE Turpgillerden, çiçekleri hoş kokulu bir süs bitkisi türü. )

( )

( VIOLA: SAINT PAULIA IONANTA cum VINCA | CATHARANTHUS ROSEUS cum ... cum VIOLA TRICOLOR cum HESPERIS )


- MENEKŞE ÇEŞMESİ :

( Rumilefeneri'nde ve mezarlık yolu üzerinde yapılmış bir hayrat çeşmedir. 2008'de Nuri Menekşe tarafından yapılıp hayrat edildiği için bu ismi almıştır. )


- MENEKŞE REÇELİ ile FULYA REÇELİ


- MENEKŞE ile MENEKŞE GÜLÜ ile MENEKŞE GÖZLÜ ile MENEKŞE RENGİ


- MENENGİÇ AĞACI ile/>/=/<> FISTIK AĞACI

( Aşısız. İLE/<>/= Aşılı. )


- MENEVİŞLEMEK ile MENEVİŞLENMEK ile MENEVİŞ ile MENEVİŞLİ


- MENFA[Ar.] ile/değil/yerine/= SÜRGÜN YERİ


- MENFAAT[Ar. < MENFAʿAT] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIKAR (MENFAAT DÜŞKÜNÜ, AMME MENFAATİ)


- MENFAATPEREST[Ar. < MENFAʿAT + Fars. -PEREST] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIKARCI


- MENFAATPERVER[Ar. < MENFAʿAT + Fars. -PERVER] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIKARCI


- MENFAATPERVER ile/değil/yerine/= ÇIKARCI


- MENFAATTAR[Ar. < MENFAʿAT + Fars. -DĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇIKARCI


- MENFİ EDATI | OLUMSUZLUK EKİ ile/||/<> OLUMSUZLUK EKİ

( Eylem soylu sözcüğe olumsuzluk kavramı veren ek Türkçede bu kavram me ma ekiyle verilir Sevmemek sevmemek sevmeme sevmeme sevmeyiş sevmeyis sevmeyen sevmeyen sevmez sevmez sevmeyince sevmeyince sevmedi sevmedi sevmiyor sevmiyor sevmeyecek sevmeyecek sevmemeli sevmemeli vb Fiil kök veya gövdelerine olumsuzluk kavramı veren ek mA eki yazmamak yazmamak yazmama yazmama yazmayış Yazmayış yazmayan yazmayan yazmayınca yazmayınca yazmadı Yazmadı yazmıyor yazmıyor yazmamış yazmamış yazmayacak yazmayacak yazmamalı yazmamalı yazmasa yazmasa yazma yazma vb )

( NEGATION PARTIDE | NEGATION, PARTICLE )

( PARTICULE DE NÉGATION )

( VERNEINUNGSPARTIKEL )


- MENFİ[Ar. < MENFĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> OLUMSUZ | OLUMSUZ | EKSİ

( olumsuz Her şeyi olumsuz ve kötü yanlarıyla ele alan olumsuz eksi )


- MENFUR[Ar. < MENFŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> TİKSİNDİRİCİ


- MENHÎ[Ar. çoğ. MENÂHÎ] ile MENHİR/MENHAR/MİNHİR/MUNHUR[Ar. çoğ. MENÂHİR]

( Haram olmuş, yapılması şer'an men edilmiş şey. İLE Burun deliği. )


- MEN-İ MUARAZA DÂVÂSI ile/değil/yerine/= SATAŞMANIN ÖNLENMESİ ARANCI


- MENİ[Ar. < MENĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MENİ

( Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde er suyu bel III atmık dikel sperm sperma )


- MENÎ[Ar.] ile MENÎ'[Ar.] ile MENÎ[Ar.] ile MENHÎ[Ar. | çoğ. MENÂHÎ]

( Ersuyu. İLE Sarp, erişmesi/ulaşması zor yer. İLE Benlik. İLE Haram olmuş, yapılması şer'an yasaklanmış şey. )


- MENİ[Ar.] ile NUTFE[Ar.]


- MENİ/MENİ[Ar. < MENĪ] ile/||/<> PROSTAT/PROSTATE[Fr. < PROSTATE]

( Erkeklerin cinsel organından salgılanan madde er suyu bel III atmık dikel sperm sperma )


- MENKIBEVİ[Ar. < MENḲABEVĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> EFSANEVİ


- MENŞE ŞEHADETNAMESİ | KÖKEN BELGESİ ile/||/<> KÖKEN BELGESİ

( Bir malın üretildiği ya da yapıldığı ülkeyi gösteren ve o ülkenin ilgili kuruluşlarınca düzenlenen belge Çoğunlukla tecim odalarınca düzenlenen ve gönderilen malın hangi ülkeye ilişkin olduğunu kökeniyle gösteren belge Bir malın kökenini gösteren ve üreten tarafından düzenlenip resmi makamlarca onaylanan belge )

( CERTIFICATE OF ORIGIN )

( CERTIFICAT D'ORIGINE )


- MENŞE[Ar. < MENŞEʾ] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖKEN (MENŞE ŞEHADETNAMESİ)


- MENŞE ile MENŞELİ ile MENŞE ŞEHADETNAMESİ


- MENŞE-İ ŞAHÂDET-NÂME[Ar.+ FARS.] ile/||/<> MENŞE ŞEHADETNAMESİ

( Hayvan çıkış bildirim formu )

( (AR.+ FAR. MENŞE-I ŞAHÂDET-NÂME )


- MENŞÛR-I MÜSELLESÎ ile/||/<> PRISME TRIANGULAIRE[Fr.] ile/||/<> ÜÇGEN PRİZMA

( matematik )

( PRISME TRIANGULAIRE )


- MENTAL AGE[İng.] ile/||/<> ÂGE MENTAL[Fr.] ile/||/<> ZEKÂ YAŞI

( Bir zekâ testinden elde edilen ham puanın o zekâ testinin ölçünlü ortalamasına göre gösterdiği yaş Z Y )

( MENTAL AGE )

( ÂGE MENTAL )


- MENTAL RETARDATION[İng.] ile/||/<> ARRÉRATION MENTALE[Fr.] ile/||/<> ZEKÂ GERİLİĞİ

( Türlü nedenlerle zihnin görevini yapmada gösterdiği sürekli yavaşlama duraklama ve gerileme durumu )

( MENTAL RETARDATION )

( ARRÉRATION MENTALE )


- MENTEŞE ile MENTEŞELİ

( HINGE vs. HINGED )

( منوط بودن ile لولا ile لولائي )

( MONOT BODAN ile LOLA ile لولائي )


- MENÜ[Fr. < MENU] ile/değil/yerine/= YEMEK DİZİNİ


- MENÜSKÜS[Lat.] ile/||/<> EKLEM AYÇASI

( anat Eklem ayçası )


- MENZİL EMİNİ ile/||/<> ...

( Osmanlı devletinde yollarda ve konak yerlerinde askerin yiyeceğini sağlamakla yükümlü görevli )


- MENZİL ile MENZİLE ile MENZİLCİ


- MENZİLCİ ile/||/<> ...

( Menzil beygirleri ile giden posta tatarı )


- MEPHAS-I MARİFET, MARİFET NAZARİYESİ | BİLGİ KURAMI ile/||/<> BİLGİ KURAMI

( Bilginin temelini bilim alanında uygulanan yöntemleri sınır ve güvenirlik bakımından inceleyip eleştiren felsefe dalı 1 Geniş Anlamda Bilgi olayını betimleyerek çözümIeyerek açıklayan mantığı ruhbilimi toplumbilimi tarihi dirimbilimi fizikötesini kuşatan bilgi öğretisi 2 Dar anlamda Bilgi eleştirisi bir yandan bilginin özünü ilkelerini yapısını kökenini kaynağını öte yandan bilginin yöntemini geçerliliğini koşullarını olanak ve sınırlarını araştıran felsefe dalı Sorun koyma biçimi olarak çeşitli doğrultularda öteden beri var Bilginin kaynağı ve geçerliliği üzerine usçuluk deneycilik eleştiricilik sezgicilik vb kuramlar bilgi konusunun çeşitli açılardan ele alınışına göre de gerçekçilik idealizm vb kuramlar ortaya atılmıştır )

( EPISTEMOLOGY | THEORY OF KNOWLEDGE, EPISTEMOLOGY | INFORMATION THEORY )

( GNOSÉOLOGIE, ÉPISTÉMOLOGIE | THÉORIE DE LA CONNAISSANCE, GNOSÉOLOGIE )

( ERKENNTNISTHEORIE )


- MERAKLANMAK ile MERAKLANDIRMAK ile MERA ile MERAK ile MERAM ile MERAKLI/LIK ile MERAKSIZ/LIK ile MERAKSIZCA ile MERA BİTKİLERİ


- MERAKLI ile/ve/değil/yerine İLGİLİ


- MERAKLI ile KIRKMERAK

( ... İLE Çok meraklı, her şeyi anlamak isteyen. )


- MERAKLISI ile HAYALİ

( FANCIER vs. FANCIFUL )

( خيال باز ile تفنني ile پر اوهام )

( KHYAL BAZ ile تفنني ile PAR AVEYAM )


- MERAL OKAY SENARİSTLER PARKI :

( Kefeliköy'de bulunmakta olup 344,00 m²'lik bir alan üzerindedir.30,00 m²'lik yeşil alanı, 80,00 m²'lik çocuk oyun alanı vardır. )


- MERASİM ile MERASİMLİ ile MERASİMSİZ ile MERASİM SALONU


- MERCAN AĞA CAMİSİ ile MERCAN AĞA MESCİDİ

( Bayezıd'ta, Mercan Yokuşu'ndadır. İLE Kapalı Çarşı'da, Tığcılar Sokağı'ndadır. )

( XVIII. yüzyıl başında, Dârüssaâde Ağası Mercan Ağa tarafından onartılan bir camidir. [Dârüssaâde Ağası Camisi adıyla da bilinir.] İLE Dârüssaâde Ağası Mercan Ağa tarafından. [ö. 1721] )


- MERCAN BALIĞI ile/||/<> MERCAN BALIĞI

( Pagrus pagrus Kemiklibalıklar Teleostei takımının izmaritgiller Sparidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 80 cm Rengi koyu pembedir Atlantik Okyanusu Akdeniz ve Karadenizde bulunur Kemikli balıklar Teleostei takımının izmaritgiller Sparidae familyasından 80 cm kadar uzunlukta koyu pembe renkli Atlantik Okyanusu Akdeniz ve Karadenizde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan mercan balıkları Sparidae familyasından 80 cm kadar uzunlukta olabilen koyu pembe renkli Atlantik Okyanusu Akdeniz ve Karadeniz de yaşayan bir tür fangri balığı )

( TAI )

( DORADE )

( GOLD BRASSE )

( PAGRUS PAGRUS )


- MERCAN ile KUPA MERCANI

( ... ile )


- MERCAN ile MERCAN ADASI ile MERCAN RENGİ ile MERCANLAR

( CORAL vs. CORAL ISLAND vs. CORALLINE vs. CORALS )

( بسد ile مرجان ile جزيره مرجاني ile مرجان مانند ile مرجانها )

( بسد ile MARJAN ile جزيره مرجاني ile MARJAN MANAND ile MARJANEYA )


- MERCAN ile MERCANCI ile MERCANLI ile MERCANLAR ile MERCAN OTU ile MERCAN ADASI ile MERCAN BALIĞI ile MERCAN RESİFİ ile MERCAN TESPİH ile MERCAN YEŞİLİ ile MERCAN YILANI ile MERCAN TEKNESİ ile MERCAN TERLİĞİ


- MERCAN ile ŞAPTAŞI

( ... İLE Kızıldeniz'den çıkarılan, beyaza çalan renkte, pek çok dalı olan mercan türü. )


- MERCANKÖŞK[Fars.]/MERZENGÜŞ[Fars.]/ŞİLE ile YABANİ MERCANKÖŞK/FAREKULAĞI

( Ballıbabagillerden, küçük yapraklı, güzel kokulu bir saksı bitkisi. İLE ... )

( ORIGANUM MAJORANA cum ORIGANUM VULGARE )


- LENS SYSTEMS[İng.] / SYSTÈMES DE LENTILLES[Fr.] ile/değil/yerine/= MERCEK DİZGELERİ


- MERCEK ile CODDINGTON MERCEĞİ


- MERCEK ile MERCEKLİ


- MERCEKSİZLİK | AFAKİ ile/||/<> AFAKİ[Ar. < ÂFÂKİ]

( Gözde göz merceğinin bulunmaması )

( APHAKIA )


- MERCİ | ÖNERTİ ile/||/<> ÖNERTİ ile/||/<> ÖNBİLEŞEN

( önbileşen 1 Zamirin temsil ettiği kelime 2 Ulama )

( ANTÉCÉDENT )


- MERCİ'[< RÜCÛ]:
DÖNÜLECEK YER | BAŞVURULACAK YER, KİŞİ -<


- MERCİ[Ar. < MERCİʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> MERCİ

( adli merci yetkili merci Başvurulacak yer veya makam )


- MERCİMEĞİ ... :
"FIRINA VERMENİN" HAZZI ve/||/<>
EVSİZ(LER)E VERMENİN HUZURU

( EVSİZLERİ (DE) DÜŞÜN(ELİM)!!! )

( Çorbada Tuzun Olsun!... )

( Aynada gördüğün, ben(evsiz) değil(im)!

Bu işte bir Evsizlik var!

Ne yersek paylaşıyoruz!...
Bu kurda-kuşa, bu bana, bu da bir evsize...

Evlenme teklifime yardım eder misin!?

Ben - Sen - O | Biz - Siz - Evsiz

3 taş oynamak için taşta oturmak/yatmak zorunda değilsin!

Yazın kaşın, kışın taşın! (İşimiz/yaşamımız bu/böyle!)

Düşün, taşın! Ya da kaşın!

"Evde yokuz!" / "Evdeyim!"
( Senin yalanın. / Benim yalanım. )

Benim görmem için pertavsız gerekebilir fakat senin görmen(düşünmen) için bir evsiz görmen gerekmiyor!

Yaşar, ne(rede) yaşar; ne(rede) yaşamaz(. / ?)

Ah bir Çelik kapım olsa...
Evsiz Hercai

Neden, huzurlu evinizde, evsizler için bir Hadise çıkmasın? )


- MERCİMEK ÇORBASI ile EZOGELİN ÇORBASI


- MERCİMEK ÇORBASI ile MAHLÛTA

( ... İLE Bulgurla karıştırılmış mercimek çorbası. )


- MERCİMEK ile MERCİ ile MERCİMEK KEMİĞİ ile MERCİMEK PİLAVI ile MERCİMEK KÖFTESİ ile MERCİMEK ÇORBASI


- MERDEK/ADIG MERDEKİ = TORİGUZ MERDEKİ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ayı yavrusu. = "Meme emen domuz". )


- MERD-İ GARİB ile/||/<> TAŞRALI

( 1 İstanbullu olmayan kimse 2 Ulufe dağıtımında kendisi hazır bulunmayıp ödeneğini başka birisi eliyle alan kapıkulu süvarisi )


- MERDİVEN ile MERDİVENCİ/LİK ile MERDİVENLİ ile MERDİVEN ALTI ile MERDİVEN BOŞLUĞU ile MERDİVEN KORKULUĞU ile MERDİVEN SAHANLIĞI ile MERDİVEN ALTI ÜRETİM


- MERDİVENLİ ile/||/<> BİR BİLEZİK TÜRÜ. (*AKSARAY -NİĞDE)

( Bir bilezik türü Aksaray Niğde )


- MERDKİBTİ[Fars. < MERD + Ar. ḲİBTĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MERDİKIPTİ

( Kıpti halkından olan kimse )


- MEREMMETÇİ | ONARICI ile/||/<> ONARICI

( Bostancı ocağına bağlı olup saray ve yapıların onarımı ile görevli kişi )

( REPAIRMAN )

( OUVRIER DE RÉPARATION )

( REPARATURHAUER )


- MEREMMET/Çİ[Ar.] ile/değil/yerine/= TAMİR/Cİ


- MEREOLOJİ:
FORMAL ile/ve/||/<> UYGULAMALI


- MEREOLOJİ[İng. MEREOLOGY] ile/değil/yerine/= PARÇA BÜTÜN İLİŞKİLERİ


- MERG-A-MERGÎ[Fars.] ile MERG-İ-ŞÂDÎ[Fars.]

( Genel ölüm, hastalıktan dolayı ölüm. İLE Sevinç ölümü. )


- MERHABA SİPERİ ile/||/<> ...

( Kale kapısının tam karşısındaki mazgala verilen ad )


- MERHAMET ile/ve/<> KALBİN MERHEMİ


- MERHEM-İ CEREB ile/||/<> ITCH OINTMENT[İng.] ile/||/<> POMMADE ANTIPSORIQUE[Fr.] ile/||/<> UNGUENTUM CONTRA SCABIEM[Lat.] ile/||/<> KRÄTZESALBE[Alm.] ile/||/<> UYUZ MERHEMİ

( Uyuza karşı kullanılan kükürtlü bir çeşit merhem )

( ITCH OINTMENT )

( POMMADE ANTIPSORIQUE )

( KRÄTZESALBE )

( UNGUENTUM CONTRA SCABIEM )


- MERHUME | MERHUM/RAHMETLİ ile/||/<> MERHUME | MERHUM/RAHMETLİK

( Tanrı nın rahmetine kavuşmuş bağışlanmış anlamlarında ölmüş Müslümanları saygıyla anmak için ad veya ünvanlarının başına getirilen bir söz merhume merhum )


- MERİ[Ar. < MERʿĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GEÇERLİ


- MERÎ[Ar.] ile MER'Î[Ar. < RİÂYET] ile MER'Î[Ar. < RÜ'YET] ile Merîh/MİRRÎH[Ar.]

( Mide ile gırtlak[bül'ûm] arasında bulunan yemek borusu. İLE Saygı gösterilen, riâyet edilen. | Gözetilen, yürürlükte olan. İLE Gözle görülen. İLE Dünyadan sonra güneşe en yakın olan gezegen. )


- MERİ ile MERİH ile MERİÇ


- MERİ[Ar.] ile YÜRÜRLÜKTE, GEÇERLİ

( Yürürlükte olan, geçerli olan. )


- MERIDIAN[İng.] ile/||/<> MÉRIDIEN[Fr.] ile/||/<> LÄNGENKREIS[Alm.] ile/||/<> ÖĞLEN ÇEMBERİ

( öğlen çemberi Eşlek çemberini dikey olarak kesen iki eksenucu noktasını birleştiren yarım çember yaylarından her biri )


- MERİDYEN ile MERİDYEN DÜZLEMİ ile MERİDYEN ÇEMBERİ


- MERİTOCRATİE[Fr. < MÉRITOCRATIE] ile/değil/yerine/=/||/<> MERİTOKRASİ

( Kişilerin yetenek ve bireysel üstünlüğüne dayanan yönetim biçimi )


- MERİTOKRASİ ile ARİSTOKRASİ


- MER'İYÂT[Ar. < MER'Î] ile MER'İYET[Ar.]

( Gözle görülen şeyler. İLE Hükmü yürürlükte olma. | Gözle görülür olma. )


- MERKEZ CAMİİ :

( Cumhuriyet Mahallesindeki Merkez Camii 1999'da yapılmış olup tarihi özelliği yoktur. )


- MERKEZ ile/ve/<> ÇEVRE/Sİ

( FOCAL POINT vs./and/<> SURROUNDINGS/AROUND )


- CENTRAL FIELD APPROXIMATION[İng.] ile/değil/yerine/= MERKEZCİL ALAN YAKLAŞIMI


- MERKEZCİL KUVVET ile/||/<> MERKEZKAÇ KUVVETİ

( Merkezcil gerçek kuvvet merkeze doğru, merkezkaç sahte kuvvet dışa doğru )

( Formül: F_c = mv²/r (merkezcil) İLE F_cf = -mv²/r (merkezkaç) )


- MERKEZCİL ile MERKEZÎ

( Merkeze doğru yaklaşan. İLE Merkezde olan, merkezi oluşturan. )


- MERKEZÎ[Osm.] / CENTRIPETAL[İng.] / CENTRIPÈTE[Fr.] / ZENTRIPETAL[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZCİL


- APPROACH DU CHAMP CENTRALE[Fr.] / ZENTRALFELDNÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZÎ ALAN YAKLAŞIMI


- KUVVE-İ MERKEZÎ[Osm.] / FORCE CENTRALE[Fr.] / ZENTRALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZÎ KUVVET


- MERKEZİ LİMİT ile/||/<> BÜYÜK SAYILAR ile/||/<> GLİVENKO-CANTELLİ

( Olasılığın temel limit teoremleri. )

( Formül: √n(X̄ - μ) → N(0 İLE σ²) )


- MERKEZİ PLANLI YAPILAR ile/||/<> IZGARA PLANI/DAMA TAHTASI ile/||/<> YUNAN HAÇI PLANLI YAPILAR

( Bu biçimin zemin şeması altıgen, sekizgen veya yuvarlaktır. Üstleri kubbe ile örtülüdür. İLE/||/<> Birbirine paralel ve dik sokaklar arasında kalan kare ya da dikdörtgen yapı alanlarından (adalardan) oluşan kent planı. [Bu tür kent planlarının mimarının Miletoslu Hippodamos olduğu ileri sürülmektedir.] İLE/||/<> Zemin planları haç biçimli kiliseler. Ortada pandantifli kubbe yer alır. Yunan haçı planı serbest ve kapalı olmak üzere iki tiptir. Serbest haç planında, haçın kolları arasında hiçbir mekân yoktur ve boş bırakılmıştır. Bu tipte daha çok binanın üzeri çatı ile örtülüdür. Kapalı Yunan haçı planında, haçın kollarının arası kapatılmıştır. Burada birtakım mekânlar yer alır. )


- MERKEZ-İ SIKLET | AĞIRLIK MERKEZİ ile/||/<> AĞIRLIK MERKEZİ

( Bir cismi oluşturan parçacıkları etkileyen çekim kuvvetleri bileşkesinin uygulandığı kuramsal nokta Cisim ister Yerde ister başka bir gezegende olsun her konumu için bu nokta değişmez matematik fizik Bir Öklid uzayında eşit kütleli ve yer vektörleri doğrusal bağımsız olan sonlu sayıda noktadan oluşan bir sistemin kütle merkezi )

( CENTRE OF GRAVITY | BARYCENTRE )

( CENTRE DE GRAVITÉ | BARYCENTRE )

( SCHWERPUNKT )


- MERKEZ-İ TİCÂRET ile/||/<> CENTRE COMMERCIAL[Fr.] ile/||/<> TİCARET MERKEZİ

( coğrafya )

( CENTRE COMMERCIAL )


- MERKEZİ ile/||/<> MERKEZÎ[Ar.]


- MERKEZİ[Ar. < MERKEZĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MERKEZÎ

( merkezî ısıtma merkezî idare merkezî işlem birimi merkezî sinir sistemi merkezî ülke merkezî yıkama merkezî yönetim Merkezde olan merkezi oluşturan )


- MERKEZÎ ile/değil/yerine/= ÖZEKSEL/ÖZEKLİ


- MERKEZİN:
KAYMASI ile/değil YER DEĞİŞTİRMESİ


- CENTRIFUGAL STRETCHING[İng.] / ÉTIRAGE CENTRIFUGE[Fr.] / ZENTRIFUGALSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZKAÇ GERİLME/GERİLİMİ


- CENTRIFUGAL MOMENT[İng.] / MOMENT CENTRIFUGE[Fr.] / ZENTRIFUGALMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZKAÇ MOMENTİ


- KUVVE-İ AN-İL MERKEZİYE[Osm.] / CENTRIFUGAL FORCE[İng.] / FORCE CENTRIFUGE[Fr.] / ZENTRIFUGALKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MERKEZKAÇ/SANTRİFÜJ KUVVETİ


- MERKEZLEMEK ile MERKEZLENMEK ile MERKEZLEŞMEK ile MERKEZİLEŞMEK ile MERKEZLEŞTİRMEK ile MERKEZİLEŞTİRMEK ile MERKEZ ile MERKEZİ/LİK ile MERKEZCE ile MERKEZCİ/LİK ile MERKEZ ÜS ile MERKEZ AÇI ile MERKEZ PARTİ ile MERKEZİ ÜLKE ile MERKEZİ İDARE ile MERKEZİ YIKAMA ile MERKEZİ ISITMA ile MERKEZİ YÖNETİM


- MERKEZLEŞTİRMEMELİ!


- MERKEZLİ ile MERKEZKAÇ ile MERKEZCİL ile MERKEZCİL

( CENTRIC vs. CENTRIFUGAL vs. CENTRIOLE vs. CENTRIPETAL )

( واقع درمرکز ile مرکزگريز ile مرکز گريز ile نيروي گريز از مرکز ile ميان دانه ile مرکزجو ile مرکز جو )

( VAGHE DARMARKZ ile MARKAZGARYZ ile MARKZ GARYZ ile NEYROY GARYZ AZ MARKZ ile MYAN DANEH ile مرکزجو ile MARKZ JO )


- MERKÛP[Ar. < MERKŪB] ile/||/<> AYAKKABI

( ayakkabı markūb ayakkabı Dozyye göre Noms des vêtements 191 yalnız Mısırda kullanılır )

( MARKŪB )


- MERMER ile/ve/||/<>/> KEFEKİ/KÖSELE TAŞI

( ... İLE/VE/||/<>/> Mermerleri parlatmakta kullanılan taş. | Kunduracıların, üstünde kösele dövdükleri taş. | Avadanlıkların ağızlarındaki pürüzleri düzeltmek ve inceltmek için kullanılan bir taş türü. )


- MERMER ile SOMAKİ[Ar.]

( ... İLE Kızıl ya da yeşil renkte, damarlı ve çok sert bir porfir türü mermer. | Bu mermerden yapılmış olan. )


- MERMERLEŞMEK ile MERMERLEŞTİRMEK ile MERMER/LİK ile MERMERCİ/LİK ile MERMERLİ ile MERMER KİRECİ


- MERMERŞAHİ[Ar. < MERMER + Fars. ŞĀH + Ar. -Ī] ile/değil/yerine/=/||/<> MERMERŞAHİ

( Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş )


- MERMERŞAHİ/MERMERŞAHİ[Ar. < MERMER + Fars. ŞĀH + Ar. -Ī] ile/||/<> PATİSKA/BATİSTA[İt. < BATISTA] ile/||/<> NANSUK/NANSOUK[Fr. < NANSOUK] ile/||/<> SALAŞPUR/SALAŞPUR[HİNDİSTAN'DAKİ SOLAPUR][YER ADI] ile/||/<> PAZEN/BASİN[Fr. < BASIN] ile/||/<> PEMBEZAR/PENBEZAR[Fars. < PENBEZĀR]

( Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş )


- MERMİ[Ar.] ile/değil/yerine/= KURŞUN


- MERMİ[Ar. < MERMĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MERMİ

( mermi çekirdeği güdümlü mermi izli mermi yorgun mermi manevra mermisi top mermisi Ateşli silahlarla atılan patlayıcı ve delici madde )


- MERMİ ile MERMİ ÇEKİRDEĞİ


- MERMİ ile ŞARAPNEL[Fr. < SHRAPNEL]

( ... İLE Patladığında etrafa küçük parçalar saçan bir tür top mermisi. )


- MERS/MİDDLE EAST RESPIRATORY SYNDROME[İng.] ile/değil/yerine/= ORTA DOĞU SOLUNUM YETERSİZLİĞİ BELİRGESİ


- MERSENNE ASAL ile/||/<> FERMAT SAYI

( Mersenne 2^p-1 formunda, Fermat 2^(2^n)+1 formunda. )

( Formül: M_p İLE F_n )


- MERSİN BALIĞI ile BELUGA MERSİN BALIĞI

( ... ile )

( Mersinbalığıgillerden, ılık denizlerde, göllerde yaşayan, tatlı sularda yumurtlayan bir balık. İLE ... )

( STURGEON / ACIPENSER STURIO vs. BELUGA STURGEON )


- MERSİN BALIĞI ile/||/<> MERSİN BALIĞI

( Acipenser sturio Mersinbalıkları Chondrostei takımının Mersinbalığıgiller Acipenseridae familyasından bir balık türü Uzunluğu 6 m Denizlerde yaşar fakat yumurtlamak için tatlı suya geçer Yumurtalarından havyar yapılır Kuzey ılık denizlerinde yaşar Mersin balıkları Acipenseriformes takımının Mersin balığıgiller Acipenseridae familyasından 6 m kadar uzunlukta denizlerde yaşayan ancak yumurtlamak için tatlı sulara geçen bir tür )

( COMMON STURGEON )

( ESTURGEON COMMUN )

( STÖR )

( ACIPENSER STELLATUS )


- MERSİN BALIĞIGİLLER ile/||/<> MERSİN BALIKLARI

( Balıklar (Pisces) sınıfının, Mersin balıkları (Acipenseriformes) takımından, vücutları büyük, uzun ve yuvarlak, kalın bir deri ile örtülü, üzerinde sert düğmeler bulunan, bıyıklı, yumurtalarından havyar yapılan, Kuzey yarım küresinin ılık iklimli bölgelerinin tatlı ve tuzlu sularında yaşayan türleri olan bir familya. )

( STURGEONS~STURGEONS )

( ESTURGEONS~ESTURGEONS )

( ACIPENSERIDAE, ACIPENSER: MERSIN BALIĞI | ACIPENSERIFORMES~ACIPENSERIFORMES )

( STÖRE~STÖRE )

( STORIONI~STORIONI )

( ΟΞΎΡΡΥΓΧΟΙ / οξύρρυγχοι~ΟΞΎΡΡΥΓΧΟΙ / οξύρρυγχοι )


- MERSİN MORİNASI ile/||/<> MERSİN MORİNASI

( Huso huso MersinbaIıkları Chondrostei takımının Mersinbalığıgiller Acipenseridae familyasından bir balık türü Uzunluğu 6 m Yumurtasından hayvar yapılır Karadeniz Hazer denizi ve bunlara açılan ırmaklarda yaşar Mersin balıkları Acipenseriformes takımının Mersin balığıgiller Acipenseridae familyasından 9 m kadar uzunlukta Karadeniz Hazar Denizi ve bunlara açılan ırmaklarda yaşayan bir tür )

( WHITE STURGEON )

( HUIRON )

( HAUSEN )

( HUSO HUSO )


- MERSİN ile MERSİNLİ/LİK ile MERSİN AĞACI ile MERSİN BALIĞI ile MERSİN MORİNASI ile MERSİN BALIKLARI ile MERSİN BALIĞIGİLLER


- MERSİN[Ar. < Yun.] ile YABAN MERSİNİ/KEÇİYEMİŞİ

( Mersingillerden, yaprakları yaz kış yeşil kalan, beyaz çiçekli bir ağaç. İLE Fundagillerden, çiçekleri beyaz ya da pembe, yaprakları taneli bir bitki. )

( MYRTUS COMMUNIS cum VACCINIUM MYRTILLUS )


- MERSİNBALIĞI ile MERSİNMORİNASI

( Mersinbalığıgillerden, ılık denizlerde, göllerde yaşayan, tatlı sularda yumurtlayan bir balık. İLE Mersinbalığıgillerden, Karadeniz, Hazar Denizi ve bu denizlere açılan ırmaklarda yaşayan bir balık. )

( STURGEON / ACIPENSER STURIO cum HUSO HUSO )


- MERSİNLİ AHMET KAMP TESİSİ :

( Spor kompleksinin ana tesisidir. Milli takımlar için kamp yeri olarak kullanılmaktadır. Kafeteryası, salonları, restaurantı, toplantı salonları vardır. )


- MERSİNLİ AHMET SPOR TESİSLERİ :

( Merkez Sarıyer Mahallesinde çağlayan mevkiindedir. Alan özel mülkiyet iken Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü tarafından satın alınarak spor kompleksi yapıldı. Alanda içinde futbol sahası, iki kapalı spor salonu ve bir de kamp tesisi var. )


- MERSİYEHAN[Ar. < MERS̱İYE + Fars. -ḪVĀN] ile/değil/yerine/=/||/<> AĞITÇI


- MERYEMANA ASMASI ile MERYEMANA DİKENİ


- MERZÂGÎ ile/||/<> PALUSTRE[Fr.] ile/||/<> BATAKÇIL

( bataksal botanik )

( PALUSTRE )


- (MERZİFON'LU) KARA MUSTAFA PAŞA CAMİSİ ile KARA MUSTAFA MESCİDİ / KASAPLAR MESCİDİ

( Bayezıd'ta, Çarşıkapı karşısında, Yeniçeriler Caddesi'ndedir. [Minaresizdir.] İLE Yedikule'dedir. [Kasaplar kullandığı için Kasaplar Mescidi olarak tanınmıştır.] )

( 1690'da, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından başlatılmış, oğlu Maktûlzâde Ali Paşa tarafından tamamlanmıştır. İLE XVII. yüzyılda, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından. )


- MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA ÇEŞMESİ ile MERZİFONLU KARA MUSTAFA PAŞA SEBİLİ

( Zeytinburnu, Kazlıçeşme'de, Kara Mustafa Paşa Mescidi yanındadır. İLE Bayezıd'ta, Çarşıkapı semtinde, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Camisi yanındadır. )

( XVII. yüzyılda, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa tarafından. [1823'te onarılmıştır.] İLE 1683'te[vefat tarihi], Merzifonlu Kara Mustafa Paşa için yaptırılmıştır. )


- MESAİ[Ar. < MESĀʿĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MESAİ

( mesai saati fazla mesai tam mesai teşrikimesai yarım mesai Çalışma emek )


- MESAİ ile MESAİL ile MESAİ SAATİ


- MESAJ | İLETİ ile/||/<> İLETİ

( Bir duraktan başka bir durağa bilgi iletmek üzere düzenlenmiş herhangi bir simgeler ya da damgalar birleşimi Haberleşme kuramı Bildirişim dizgesinde vericinin belli bir anlam yükleyerek alıcıya gönderdiği ve onun da açıp anlamını çözdüğü herhangi bir simge İletişim araçlarıyla okur ya da izleyicilere aktarılan olay ya da yorum )

( MESSAGE )

( MESSAGE )


- MESAJ ile/değil/yerine/= İLETİ


- MESAJ ile/değil/yerine/= İLETİ/BİLDİRİ

( Bir devlet büyüğünün, bir sorumlunun, belirli bir nedenle ilgililere gönderdiği bildiri. | Yazı ya da sözle verilen, gönderilen bilgi. | Yazı ya da sözle anlatılması amaçlanan duygu ya da düşünce. )


- MEŞAKKAT ile MEŞAKKATLİ ile MEŞAKKATSİZ/LİK


- MEŞAKKATLİ ile/değil/yerine/= İNCE İŞLİ/EMEK İSTEYEN


- MEŞALECİ ile/||/<> OSMANLI SARAYINDA KAPICILARIN BİR TAKIMI

( Osmanlı sarayında kapıcıların bir takımı )


- MESAMELİ | GÖZENEKLİ ile/||/<> GÖZENEKLİ

( genel uygulayım Sıvıları ya da gazlan geçirebilen emebilen özdek nesne vb Gözeneklerle dolu olan )

( POROUS )

( POREUX )

( PORÖS; PORIG )


- MESÂMİ'[Ar. < MİSMA] ile MESÂMÎR[Ar. < MİSMÂR]

( Duyma/işitme aletleri. | Kulaklar. İLE Çiviler, mıhlar. )


- MESÂNE | MESANE ile/||/<> MESANE ile/||/<> SİDİK TORBASI

( sidik torbası İdrar kesesi anat Sidik torbası Sidik borusu ile siyek arasında bulunan ve içinde sidiktoplanan genişlemiş bir torba biyoloji Sidik borusu ile üretra arasında bulunan ve içinde sidik toplanan torba Mesane anat Böbrekten gelen idrarın depo edildiği genişleyebilen organ idrar torbası mesane vezika ürinarya İçten dışa doğru tunika mukoza tunika muskularis ve tunika seroza katmanlarından oluşur Epitel katmanında çok katlı değişken ve belirgin bir lamina muskularis bulunur )

( URINE BLADDER )


- MESANE | SİDİK TORBASI ile/||/<> SİDİK TORBASI

( Sidik borusu ile siyek arasında bulunan ve içinde sidiktoplanan genişlemiş bir torba biyoloji Sidik borusu ile üretra arasında bulunan ve içinde sidik toplanan torba Mesane anat Böbrekten gelen idrarın depo edildiği genişleyebilen organ idrar torbası mesane vezika ürinarya İçten dışa doğru tunika mukoza tunika muskularis ve tunika seroza katmanlarından oluşur Epitel katmanında çok katlı değişken ve belirgin bir lamina muskularis bulunur )

( BLADDER )

( VESSIE )

( HARNBLASE )


- MESANE[Ar. < MES̱ĀNE] ile/değil/yerine/=/||/<> İDRAR TORBASI (MESANE PEDİ)


- MESANE[Ar.] ile/değil/yerine/= KAVUK/SİDİK TORBASI


- MESANE ile MESANE TAŞI ile MESANELİ ile KANATLI

( BLADDER vs. BLADDER STONE vs. BLADDERY vs. BLADED )

( کميزدان ile آبدان ile بادکنک ile پيشابدان ile شاشدان ile سنگ مثانه ile بادکنکي ile تيغه دار )

( KAMYZADAN ile ABDAN ile BADKONAK ile PEYSHABDAN ile شاشدان ile SANG MASANEH ile BADKONAKY ile TYGHEH DAR )


- MESARBURNU CADDESİ :

( Büyükdere'den başlayan Piyasa Caddesinin Bülbül Sokağı başında sona ermesi ile Mesarburnu Caddesi başlar ve Sarıyer'in Kumsal (Hacı Ömer) meydanına kadar gelir. )


- MESARBURNU DALYANI :

( Sarıyer Vapur İskelesinin batısında ve Sarıyer Vehbi Koç Vakfı Lisesi önünde kuruluyordu. Çok uzun yıllardan beri kurulmamaktadır. )


- MESARBURNU SİNEMASI :

( Mesarburnu Caddesi üzerindeki Orduevi'nin karşısındaki Benzin İstasyonunun bulunduğu alandaydı. 1940 yılında açılan bu sinema 1944 yılında faaliyetine son verdi. )


- MESARBURNU TABYASI :

( Bu tabya Sarıyer'de Mesarburnu'nda (Vapur iskelesi karşısında üstte) bir belge de tabyanın 1821'de yeniden inşâ edildiği, Tabyaya Tophane'den verilecek mühimmatın kaydı vardır. Tabla 1864'te yıkılmış olduğundan arsanın yola bırakılan kısımları haricindeki bölümleri satılmıştır. )


- MESÂVÎ[Ar. < MESVA] ile MESÂVÎ[Ar. < SÛ'ÜN]

( Evler, haneler, meskenler. İLE Kötülükler, fenâlıklar. )


- MESCİD-İ AKSÂ ile/değil AKSÂ CAMİİ

( Bir bina değil bir yer/alandır. İLE/DEĞİL Kudüs'te, Mescid-i Aksâ'da bulunan camii. )


- MESCİD-İ AKSÂ ile/ve/||/<> MESCİD-İ HARAM

( Mürşid. İLE Kendin.[başkasına kapalı olan] )

( Kudüs. İLE Kâbe. )


- MESDÛD | KAPALI ile/||/<> KAPALI

( biyoloji )

( OFF | POWERED OFF )

( CLOS )


- MESDÛD[< SEDD]:
KAPANMIŞ, KAPALI, TIKANMIŞ, TIKALI -<


- MEŞE PALAMUDUNUN:
ÇEKİRDEĞİ ile/ve KADEHİ

( PELİT ile ... )

( Meşe ağaçları, elli yaşından önce palamut vermez. )

( KADEHÇİK: Meşe, fındık, gürgen vb. ağaçlarda, meyve sapının genişlemesiyle oluşan ve meyveyi ortasına kadar içine alan küçük kadeh biçimindeki oluşum. )


- MEŞE ile/||/<> KASNAK MEŞESİ


- MEŞE ile MANTARMEŞESİ/SEZÜ

( ... İLE Mantar katmanı çok gelişen, bir tür meşe. )

( ... cum QUERCUS SUBER )


- MESEL ile MESELA ile MESELE ile MESELELİ ile MESELESİZ/LİK


- BİLFARZ/MİSAL/MESELÂ[Ar.]/ÖRNEĞİN/YANİ ile/değil/yerine SÖZGELİMİ/SÖZGELİŞİ


- MESELA[Ar. < MES̱ELĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> SÖZ GELİŞİ


- MESELGU, MESELHAN, MESELNÜVİS ile/||/<> MASALCI

( Masal söyleyen okuyan ya da yazan kişi )


- MEŞGALE[Ar. < MEŞĠALE] ile/değil/yerine/=/||/<> UĞRAŞI


- MEŞGUL ile MEŞGUL OKUMA ile MEŞGUL SİNYALİ

( BUSY vs. BUSY READING vs. BUSY SIGNAL )

( پر مشغله ile گرفتار ile مشتغل ile مشغول ile مشغول خواندن ile علامت اشغال )

( PAR MOSHGHALEH ile GARAFTAR ile مشتغل ile MOSHGHUL ile MOSHGHUL KHANDAN ile ALAMET ESHGHAL )


- MEŞGUL ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< VERİMLİ


- MESH/MEDICAL SUBJECT HEADING[İng.] ile/değil/yerine/= TIBBİ KONU BAŞLIKLARI


- MEŞHUT ile MEŞHUT SUÇ ile MEŞHUT CÜRÜMLER MAHKEMESİ


- MESİH PAŞA CAMİSİ ile MESİH PAŞA CAMİSİ

( Fatih, Yavuz Selim'de, Hırka-i Şerif Camisi yanındadır. İLE Küçük Çamlıca Tepesi'ndedir. )

( 1586'da, Sadrazam Hadım Mehmed Mesih Paşa tarafından yaptırılan Mimar Sinan eseridir. [Mehmed Mesih Paşa Camisi ya da Eski Ali Paşa Camisi adlarıyla da bilinir.] İLE XIX. yüzyılda, Şeyhülislâm Bodrum'lu Ömer Lütfi tarafından. [Bodrumî Camisi adıyla da bilinir.] )


- MEŞİME[Ar. < MEŞĪME] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖL YATAĞI | DÖL EŞİ

( döl yatağı döl eşi )


- MEŞİME/PLASENTA ile/değil/yerine/= ETENE/SON/DÖLEŞİ

( Memelilerde, ana ile dölüt arasında kan alıp verme işini sağlayan örgen. | Meyya daprağında yumurtacıkların bağlı olduğu bölüm. )


- MEŞÎMÎ[Ar.] ile ...

( Etenliler. PLACENTAIRES[Fr.] )


- MEŞİN[Fars. < MİŞİN] ile/||/<> SEPİLENMİŞ KOYUN DERİSİ

( sepilenmiş koyun derisi mēşīn a dressed sheeps skin mēş a sheep Bulgarca mešin Türkçeden alınmıştır )

( MĒŞĪN )


- MEŞİN ile MEŞİN SURATLI ile MEŞİN YUVARLAK


- MESİRE[Ar.] ile/değil/yerine/= GEZİNTİ/DİNLENME YERİ


- MESKUBE | KELEBEK ile/||/<> KELEBEKLER | BÜYÜK KARACİĞER KELEBEĞİ

( Yaprak solucanlar sınıfına bağlı emici yassı kurtların genel adı. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği, akciğer kelebeği. @@ (zooloji) @@ Yere koşut bir biçimde kollarla uçarmış gibi hareketi gerektiren zor bir atlama türü @@ hlk. 1. Fasioloidiozis. 2. Trematod. @@ Anadolu ağızlarında kepenek olarak da kullanılır. Tüylü ve kanatlı buğday böceğine de kepenek adı verilir. bk. kepenek 2. Anadolu'nun birçok yerinde öbelek (~ öpelek) biçimi de geçer. Davarların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir tür parazite de kelebek (> kepelek > kepenek) adı verilir. ~ Az kǝpǝnǝk. -Tkm kebelek. -Blk gebemek, xumelek. -Nog küpelek. -Kklp gübelek. -Özb kapalak. -Krg köpölök. Kırgızlar köbölök biçimini de kullanırlar. -Kzk köbelek. -Tar kepelek. -Alt, Tel köbölök. Orta Türkçeden başlayarak kullanıldığını görüyoruz: (kepēli). Kumancada köbelek olarak geçer. Eski ve yeni biçimlerin çokluğu karşısında kelebeğin kanatlarıyla çıkardığı sesi yansıtan bir ad olduğu düşünülebilir. Balkarların 'kelebek' olarak kullandığı dibildirik düşündürücü bir biçimdir. Eski ve yeni diyalektlerde kullanılan biçimlerin sonundaki -k bir küçültme ekidir. Çağdaş diyalektlerde kullanılan biçimlerin tanıklığına göre Türkçe kelebek'in göçüşme (métathèse) sonunda oluştuğu anlaşılıyor. O nedenle kelebek biçiminin sonunda -bek ekinin saklandığı düşünülemez (bk. Bazin: Doerfer Arm 9-10). Anadolu ağızlarında kullanılan öbelek (~ öpelek) biçimleri kelebek'in eski biçimini saklamıştır. Ancak öbelek (~ öpelek) biçiminin başındaki k- düşmüştür. Sagayların kubağan yanında 'kelebek' olarak ėrbekkey adını da kullandıkları anlaşılıyor. Bu ad Moğolcadan alınmıştır (Moğ erbegei, erbegekei). O bakımdan Sagayca ėrbekkey Türkçe kelebek (< kebelek) biçimiyle birleştirilemez. Leksika kepelek (187) biçiminden yola çıkarak eski ve yeni diyalektlerde kullanılan belli başlı verileri saymakla yetinmiştir. Dış paralel olarak Leksika Moğolca kibe 'güve' biçimini vermiştir. Leksika Moğolca erbegei, erbegekei biçimi üzerinde durmamıştır. )

( FLUKE | BUTTERFLY~BUTTERFLIES )

( DOUVE | PAPILLON~PAPILLONS )

( PAPILIO~LEPIDOPTERA )

( EGEL | FALTER~SCHMETTERLINGE )

( FARFALLA~FARFALLE )

( ΠΕΤΑΛΟΎΔΑ / πεταλούδα~ΠΕΤΑΛΟΎΔΕΣ / πεταλούδες )


- MESKUBE ile/||/<> KELEBEK ile/||/<> BÜYÜK KARACİĞER KELEBEĞİ

( Yaprak solucanlar sınıfına bağlı emici yassı kurtların genel adı büyük karaciğer kelebeği küçük karaciğer kelebeği akciğer kelebeği zooloji Yere koşut bir biçimde kollarla uçarmış gibi hareketi gerektiren zor bir atlama türü hlk 1 Fasioloidiozis 2 Trematod Anadolu ağızlarında kepenek olarak da kullanılır Tüylü ve kanatlı buğday böceğine de kepenek adı verilir kepenek 2 Anadolunun birçok yerinde öbelek öpelek biçimi de geçer Davarların karaciğerlerinde yerleşip en çok öd yollarını tıkayan bir tür parazite de kelebek kepelek kepenek adı verilir Az kǝpǝnǝk kebelek Blk gebemek xumelek küpelek gübelek kapalak köpölök Kırgızlar köbölök biçimini de kullanırlar köbelek Tar kepelek Alt Tel köbölök Orta Türkçeden başlayarak kullanıldığını görüyoruz kepēli Kumancada köbelek olarak geçer Eski ve yeni biçimlerin çokluğu karşısında kelebeğin kanatlarıyla çıkardığı sesi yansıtan bir ad olduğu düşünülebilir Balkarların kelebek olarak kullandığı dibildirik düşündürücü bir biçimdir Eski ve yeni diyalektlerde kullanılan biçimlerin sonundaki k bir küçültme ekidir Çağdaş diyalektlerde kullanılan biçimlerin tanıklığına göre Türkçe kelebekin göçüşme métathèse sonunda oluştuğu anlaşılıyor O nedenle kelebek biçiminin sonunda bek ekinin saklandığı düşünülemez Bazin Doerfer Arm 910 Anadolu ağızlarında kullanılan öbelek öpelek biçimleri kelebekin eski biçimini saklamıştır Ancak öbelek öpelek biçiminin başındaki k düşmüştür Sagayların kubağan yanında kelebek olarak ėrbekkey adını da kullandıkları anlaşılıyor Bu ad Moğolcadan alınmıştır erbegei erbegekei O bakımdan Sagayca ėrbekkey Türkçe kelebek kebelek biçimiyle birleştirilemez Leksika kepelek 187 biçiminden yola çıkarak eski ve yeni diyalektlerde kullanılan belli başlı verileri saymakla yetinmiştir Dış paralel olarak Leksika Moğolca kibe güve biçimini vermiştir Leksika Moğolca erbegei erbegekei biçimi üzerinde durmamıştır )

( FLUKE | BUTTERFLY )

( DOUVE | PAPILLON )

( EGEL | FALTER )

( PAPILIO )

( FARFALLA )

( ΠΕΤΑΛΟΎΔΑ / πεταλούδα )


- MESLEK LİSELERİNDE:
ALAN MESLEK PROGRAMI(AMP) ile/ve/||/<> ALAN TEKNİK PROGRAMI(ATP)


- MESLEK ile MESLEKİ ile MESLEKSEL ile MESLEKSİZ/LİK ile MESLEK YAŞAMI ile MESLEK İÇİ EĞİTİM


- MESLEKÎ ile/değil/yerine/= İŞGESEL


- MESLEKİ[Ar. < MESLEKĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MESLEKİ

( Mesleğe ilişkin meslekle ilgili olan mesleksel )


- MESNET ile MESNETLİ ile MESNETSİZ/LİK


- MESNEVİ[Ar. < MES̱NEVİ] ile/||/<> ...

( Divan edebiyatı terimi Her beyti ayrı uyaklı koşuk şekli )


- MESNEVÎ ile/||/<> ...

( Her koşası ayrı uyaklı bir divan koşuk biçimi )


- MESNEVİ[Ar. < MES̱NEVĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MESNEVİ

( Her beyti ayrı uyaklı bir divan edebiyatı nazım biçimi Bu türdeki eserlerin genel adı )


- MESNEVÎ değil MESNEVÎ-İ MANEVÎ


- MESNEVÎ ile/ve RUBÂÎ

( İkili. İLE/VE Dörtlü. )


- MESNEVÎ-İ MÂNEVÎ'NİN:
ÖNSÖZÜ(DİBÂCESİ) ile/ve/<> METNİ

( Arapça'dır. İLE/VE/<> Farsça'dır. )


- MEŞRÛİYET:
HUKÛKÎ ile/ve/||/<> KANUNÎ


- MESRUR[Ar. < MESRŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> SEVİNÇLİ


- MEŞRUT[Ar. < MEŞRŪṬ] ile/değil/yerine/=/||/<> ŞARTLI


- MEŞRUTİ[Ar. < MEŞRŪṬĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> MEŞRUTİ

( Meşrutiyetle ilgili olan )


- MEŞRUT/ŞARTLI ile/değil/yerine/= KOŞULLU


- MESSINIAN AGE[İng.] ile/değil/yerine/= MESSİNİYAN ÇAĞI

( Günümüzden 7.246.000 ile 5.332.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MEŞTÂ/T[< ŞİTÂ | çoğ. MEŞÂTÎ] ile ...

( Kışlak. Kışlıklar, kış mevsiminde barınılacak yerler, şitâ. )


- MESTUR[Ar. < MESTŪR] ile/değil/yerine/=/||/<> GİZLİ


- MESÛD ile SÜRÛRÎ


- MESUL MÜDÜR ile/değil/yerine/= SORUMLU YÖNETÇİ


- MESULİYET ile MESULİYETLİ ile MESULİYETSİZ/LİK ile MESULİYETSİZCE


- MESUT AĞA ÇEŞMESİ :

( Merkez Sarıyer'de Yenimahalle caddesi ile Orta Çeşme caddesinin kesiştiği köşe başında ve Sarıyer Ali Kethüda Camii karşısındadır. Çeşmeye Üç Lüleli Çeşme ve Abbas'ın Çeşmesi de denilmektedir. Çeşme Mesut Ağa tarafından H. 1055, M.1639'da yapıldı. Üç Lüleli Çeşme Vakıf memba suyundan akış almakta idi. Çeşmenin ilk kitabesinde "Mesut Ağa Çeşmesi cudi 1055 ihya edildi" ibaresi vardır. Çeşme 1947'de Fırıncı Abbas Okumuşoğlu tarafından onarıldı, akışına ikinci bir su bağlandı. Onarımı yaptıran suyu getirten Abbas Okumuşoğlu kitabeyi de değiştirdi (Eski kitabesi hazne içinde korunuyor). Yeni kitabesinde şu dörtlük yer almaktadır: Halkı kurtarmak için nihayet susuzluktan/Tertemiz güzel sular akıttı şu musluktan/Yaptırdı sevabına yepyeni bir suyolu/Sarıyer'de Furuncu Abbas Okumuşoğlu". )


- METÂBİ'[Ar. < MATBAA] ile METÂBİH[Ar. < MATBAH]

( Basımevleri, matbaalar. İLE Mutfaklar. )


- METAFİZİK:
FİZİK ÖTESİ ile/ve/değil/||/<>/< SONRASI


- METAFİZİK[Fr. < MÉTAPHYSIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> DOĞAÖTESİ


- METAFİZİK/METAPSYCHICS[İng.] ile/değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ


- METAFİZİK <> OLUMSALLIK/RASTLANTI <> FİZİK

( Olanaklı kılan. < OLUMSALLIK/RASTLANTI > Olanaklı kılınan. )


- METAFİZİK ile/ve/<> ONTOLOJİ ile/ve/<> EPİSTEMOLOJİ ile/ve/<> BİLİNÇ ile/ve/<> SÖZCÜK


- METAFİZİK ile/ve TEOLOJİ


- METAFOR ile ANALOJİ

( Bir şeyi, bir şeyden, başka yere "taşımak/ilişkilendirmek". İLE Aynı düşünme biçimiyle başka bir şeyi benzer kılmak. )


- METAL VAPOUR LASER[İng.] / LASER À VAPEUR MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLDAMPFLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL BUHAR LAZERİ


- METAL CLUSTER COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= METAL KÜME BİLEŞİĞİ


- METAL OXIDE RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE À OXYDE MÉTALLIQUE[Fr.] / METALLOXID-WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT DİRENÇ/DİRENCİ


- CIRCUITS LOGIQUES MOS[Fr.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT YARI İLETKEN MANTIK DEVRELERİ


- METAL OXIDE SEMICONDUCTOR LOGIC CIRCUIT[İng.] / MOS-LOGIKSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= METAL OKSİT YARIİLETKEN MANTIK DEVRESİ


- FATIGUE OF METAL[İng.] / FATIGUE DU MÉTAL[Fr.] / METALLERMÜDUNG, ERHALTUNG[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= METAL YORULMASI


- METAL-METAL BAĞI ile/||/<> KÖPRÜ LİGAND

( M-M direkt bağ Re₂Cl₈²⁻, köprü ligand üzerinden. )

( Formül: Dörtlü bağ İLE μ-Cl )


- METAL ile METAL YATAK ile METAL BİLİMİ ile METAL BİLİMSEL ile METAL YORULMASI


- METALLERDE:
ALKALİ ile/ve/||/<> TOPRAK ALKALİ ile/ve/||/<> GEÇİŞ METALLERİ ile/ve/||/<> TOPRAK ile/ve/||/<> KARBON ile/ve/||/<> AZOT ile/ve/||/<> OKSİJEN ile/ve/||/<> HALOJENLER ile/ve/||/<> SOY GAZLAR

( image )


- METALLOGRAPHİE[Fr. < MÉTALLOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> METALOGRAFİ

( Maden alaşım ve maden filizlerinin yüzeylerini kesitlerini ve billurlaşma özelliklerini mikroskopla inceleyerek çözümünü yapan bilim kolu )


- METALOİT[Fr. < MÉTALLOÏDE] ile/değil/yerine/=/||/<> METALSİ


- METALOİT | METALSİ ile/||/<> METALSİ

( Metallerin fiziksel özelliklerini metal olmayan öğelerin ise kimyasal özelliklerini gösteren öğe Başka öğelerden eksicik alarak birleşime giren klor azot oksijen vb öğelerden her biri )

( METALLOID | NONMETAL )

( MÉTALLOIDE | MÉTALLOÏDE )

( METALLOID | NICHTMETALL )


- METALÜRJİ[Fr. < MÉTALLURGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> METAL BİLİMİ


- METALURJİ ile/değil/yerine/= METALBİLİM


- METALLURGY[İng.] / MÉTALLURGIE[Fr.] / METALLURGIE, HÜTTENINDUSTRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= METALURJİ


- METAN | BATAKLIK GAZI ile/||/<> BATAKLIK GAZI ile/||/<> METAN

( metan kimya İşleyimde ısıtma işlerinde hidrojen üretiminde kullanılan organik özdeklerden elde edilen gaz durumundaki hidrokarbon bileşiği CH4 yeryağı kuyularında bataklık ve madenlerde bulunan kokusuz yanıcı gaz kimya Parafin dizininin ilk hidrokarbonu olan renksiz kokusuz bir fırın atmosferi gaz CH4 )

( METHANE | NATURAL GAS )

( MÉTHANE | GAZ NATUREL )

( ERDGAS | METHAN )

( METANO )

( ΜΕΘΆΝΙΟ / μεθάνιο )


- METAN | BATAKLIK GAZI ile/||/<> DOĞAL GAZ ile/||/<> METAN | METAN

( bk. metan. @@ kimya: İşleyimde, ısıtma işlerinde, hidrojen üretiminde kullanılan, organik özdeklerden elde edilen gaz durumundaki hidrokarbon bileşiği.@@CH4; yeryağı kuyularında, bataklık ve madenlerde bulunan kokusuz, yanıcı gaz. @@ (kimya) @@ Parafin dizininin ilk hidrokarbonu olan renksiz, kokusuz bir fırın atmosferi gaz. (CH4). )

( METHANE | NATURAL GAS~NATURAL GAS~METHANE )

( MÉTHANE | GAZ NATUREL~GAZ NATUREL~MÉTHANE )

( ERDGAS | METHAN~ERDGAS~METHAN )

( METANO~GAS NATURALE~METANO )

( ΜΕΘΆΝΙΟ / μεθάνιο~ΦΥΣΙΚΌ ΑΈΡΙΟ / φυσικό αέριο~ΜΕΘΆΝΙΟ / μεθάνιο )


- METHANE, MARSH GAS[İng.] / METHANE, GAS DES MARAIS, GRISOU[Fr.] / METHAN, SUMPFGAS, GRUBENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= METAN, BATAKLIK GAZI


- METAN[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= BATAKLIK GAZI

( Çürümekte olan karbonlu maddelerden çıkan, havada sarı bir alevle yanan, renksiz bir gaz.[CH4] )


- METAPSİŞİK[Fr. < MÉTAPSYCHIQUE] ile/değil/yerine/=/||/<> RUHÖTESİ


- METAPSYCHICS[İng.] ile/||/<> RUHÖTESİ

( Başkasının kafasındakini okuma ruhlarla ilişki kurma gelecekten haber verme gibi ruhbilimin kapsamına girmeyen ve onun dışında incelenen olayları kapsayan alan )

( METAPSYCHICS )


- METASTATİK/METASTATIC[İng.] ile/değil/yerine/= SIÇRAMALI, YAYILIMLI


- METAZORİ[Fr. < Yun.] ile/değil/yerine/= ZORLA


- METAZORİ[Yun.] ile/||/<> ZORLA

( zorla R μὲτὸ ζόρι mit Gewalt mit Widerstand Türkçede metozorinin metazoriye çevrildiği göze çarpıyor )

( ΜῈΤῸ ΖΌΡΙ / μὲτὸ ζόρι )


- METAZORİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZORLA


- METEDOLOJİ değil METODOLOJİ(/YÖNTEM/BİLİM / USÛL)


- METEOR TAŞI ile/||/<> GÖKTAŞI

( göktaşı )


- METEOR ile METEOR TAŞI