Bugün[07 Ocak 2026]
itibarı ile 21.798 başlık/FaRk ile birlikte,
21.798 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(78/89)


- TAYLOR SERİSİ ile/||/<> MACLAURİN SERİSİ

( Taylor genel nokta etrafında, MacLaurin x=0 etrafında açılım )

( Formül: f(x) = Σ f^(n)(a)(x-a)^n/n! İLE Σ f^(n)(0)x^n/n! )

( Brook Taylor tarafından 1715 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1685-1731) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Taylor serisi, Taylor teoremi) )


- TAZE ve/<> DENGELİ


- TAZE ile TAZE TEREYAĞI ile TAZE TARİHLER ile TAZE MEYVE VE SEBZELER ile TAZELİK

( FRESH vs. FRESH BUTTER vs. FRESH DATES vs. FRESH FRUITS AND VEGETABLES vs. FRESHNESS )

( شاداب ile با نشاط ile نورس ile زنده ile خام ile خنک ile خرم ile پرطراوت ile تازه ile تر و تازه ile باطراوت ile تازه کردن ile مسکه ile رطب ile تره بار ile طراوت ile تازگي ile خامي ile شادابي ile نوچگي )

( SHADAB ile BA NESHAT ile NORS ile ZANDEH ile KHAM ile KHANK ile KHRAM ile PORTARAVAT ile TAZEH ile TAR VE TAZEH ile BATERAVAT ile TAZEH KARDAN ile MOSKEH ile ROTB ile TAREH BAR ile TARAVAT ile TAZGY ile خامي ile SHADABY ile نوچگي )


- TAZE[Fars.] ile/ve YENİ

( Hiçbir şey yok, yeni olan güneşin altında. )

( FRESH vs./and NEW )


- TAZELEYİCİ ve/||/<> GENÇLEŞTİRİCİ

( Uyku, yıkanma, sarılmak, birlik, oyun, hareket, çalışma, spor, felsefe, dil, bilim, doga, yeşil, sanat, sevgili, dost, sohbet. )


- TAZI ile/ve BORZOY

( ... İLE/VE Rus tazısı. )


- TAZI[Fars. < TÂZÎ] ile KÖPEK

( SELUKIY ile KELB )

( GRAYHOUND vs. DOG )

( CANIS FAMILIARIS GRAJUS HIPERNICUS cum CANIS FAMILIARIS )


- TAZI[Fars.] ile SALUKİ, KOPOY[Macarca], BASERJİ

( Genellikle tavşan avında kullanılan, uzun bacaklı, çekik karınlı, çok çevik bir tür köpek. İLE Orta boylu, düşük kulaklı, tüyleri kısa bir tür köpek. )

( CANIS FAMILIARIS GRAJUS HIBERNICUS cum ... )


- TAZI ile TÜRK TAZISI


- TAZILAŞMAK ile TAZI/LIK ile TAZICI


- TAZMİNAT DAVASI değil/yerine/= ÖDENCE ARANCI


- TAZMİNAT ile TAZMİNAT DAVASI


- TAZYİK ile TAZYİKLİ ile TAZYİKSİZ ile TAZYİKLİ SU


- TBI/TOTAL BODY IRRADİATION | TRAUMATIC BRAIN İNJURY[İng.] değil/yerine/= TÜM GÖVDE IŞINLAMASI | TRAVMATİK BEYİN HASARI


- TEAMÜL ÇARKI ile/ve TEKÂMÜL ÇARKI

( [İnsandaki] Uzun Devran. İLE Kısa Devran. )

( Kişinin zuhur âlemine gelişine kadarki süre[ç]. İLE Kişinin mânâya dönüşüne kadarki süre[ç]. )


- TEAR :/yerine YIRTMAK, GÖZYAŞI


- TEASPOON :/yerine ÇAY KAŞIĞI


- TEBA'[Ar.] ile TEBAA[Ar. < TÂBİ]

( Uyma, tâbi olma. İLE Uyruk, bir devletin hükmü altında bulunan kişi/ler. )


- TEBDÎL[Ar.] ile İTYÂN Bİ-GAYRİHİ[Ar.]


- TEBDİL-İ HAVA[Ar. < HEVÂ] değil/yerine/= HAVA DEĞİŞİKLİĞİ


- TEBER ile TEBERLİ ile TEBERSİZ


- TEBEŞİR ile/değil ALÇITAŞI

( Kalsiyum karbonat. İLE/DEĞİL Kalsiyum sülfat dihidrat. )

( ... İLE/DEĞİL En az 4000 yıldır çıkarılmaktadır. Çıkarılan tüm alçıtaşının %75'i alçı ve ondan yapılan kartonpiyer, fayans ve ortopedide kullanılır. )

( ... İLE/DEĞİL Çimentonun çok önemli bir bileşenidir. Gübre, kağıt ve kumaş üretiminde de kullanılmaktadır. )

( Piramit'lerin içindeki sıvalar alçıtaşıyla yapılmıştır. Bina sıvaları da alçıtaşındandır. )

( GYPSOS[Yun.] > GYPSUM[İng.] )


- TEBEŞİRLEMEK ile TEBEŞİRLENMEK ile TEBEŞİR ile TEBEŞİRLİ ile TEBEŞİRSİZ ile TEBEŞİRLEŞME


- TEBEVVÜL-İ SÜKKER ile TEBEVVÜL-İ SÜKKERÎ ile TEBEVVÜL-İ ZÜLÂL ile TEBEVVÜL-ÜD-DEM

( Şekerin sidik yoluyla çıkması, şeker işeme. İLE Sidikte şeker bulunması. İLE Sidikte albümin bulunması. İLE Kan işeme, sidiğin kana karışarak kan zehirlenmesi. )


- TEBRİK ETMEK ile KUTLAMA AMAÇLI ile TEBRİK ETMEK ile TEBRİK ile TEBRİKLER

( CONGRADULATE vs. CONGRADULATORY vs. CONGRATULATE vs. CONGRATULATION vs. CONGRATULATIONS )

( تهنيت گفتن ile تهنيت آميز ile شادباش گفتن ile تبريک گفتن ile مبارک باد گفتن ile تبريک ile تهنيت ile مبارک باد ile مبارک باشد ile چشم ما روشن ile شادباش )

( TAHANYT GOFTAN ile TAHANYT AMYZ ile SHADBASH GOFTAN ile TABARYK GOFTAN ile MOBARK BAD GOFTAN ile TABARYK ile TAHANYT ile MOBARK BAD ile MOBARK BASHOD ile CHESHAM MA ROSHEN ile SHADBASH )


- TEBRİK ile TEBRİK KARTI ile TEBRİK MESAJI


- TECAVÜZ değil/yerine/>< ANLAMA (ÇABASI)

( Tecavüz eden, anlayamaz ve anla(/ya)mamıştır. )


- TECÂVÜZ[Ar.] değil/yerine/= SALDIRI

( Saldırı. | Namusuna saldırma, sarkıntılık. | Başkasının hakkına el uzatma. | Aşma, ötesine geçme. )


- TECDÎL[Ar.] ile TECDÎR[Ar. < CEDERÎ]

( Yere vurma/yıkma. İLE Çocuğun çiçek çıkarması. )


- TECDÎR[< CEDERÎ] ile VAKT-İ TEFRÎH

( Çocuğun çiçek çıkarması. İLE Çiçek hastalığı aşısının yapılmasından etkisini gösterinceye kadar geçen zaman. )


- TECELLİ ile/ve EYLEM


- TECELLÎ ile/ve FÂŞ ETMEK


- TECELLÎ ile/ve/<> FEYZ

( İkisi de süreklidir. )


- TECELLİ ile/ve GÜZELLİK

( AHLÂK: Vahiy yoluyla gelen tecellî. )


- TECELLİ ile SEZGİ

( Dışta. İLE İçte. )


- TECELLİ ile/ve SUDUR


- TECELLİ[Ar.] ile/ve/||/<> TAHAKKUK[Ar.]


- TECELLİ ile/ve/||/<> TECELLİ

( Yoksa. İLE/VE/||/<> Yalan. )


- TECELLİ ile/ve/değil TECELLİGÂH

( ... İLE Fark vardır. )


- TECELLÎ ile/ve/<> TECESSÜM


- TECELLÎ ile TEZÂHÜR

( Kuvantum düzeyinde. İLE/VE/||/<>/< Atom düzeyinde. )

( Kalptedir. İLE/VE/||/<>/< Eylemdedir. )

( Dışarıdan, bilince yansıma. İLE/VE/||/<>/< Dışarıda. )


- TECELLÎ/FEYZ ile/ve/<> ZUHÛRÂT

( Sanatsal. İLE/VE/<> Bilimsel. )

( Tecellî. İLE/VE/<> Zuhûr. )

( Süreklidir. İLE/VE/<> ... )


- TECESSÜS[Ar. < CESS] değil/yerine/= ANLAMA MERAKI

( OLAĞAN/BASİT MERAK | YOKLAMA, ARAŞTIRMA, DİKKAT VE GAYRETLE ARAŞTIRMA | BİR ŞEYİN İÇ YÜZÜNÜ ARAŞTIRIP SIRRINI ÇÖZMEYE ÇALIŞMA | GÖZETLEME | MERAK )


- TECEZZÜV[Ar. < CÜZ]/TECEZZÎ değil/yerine/= KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA

( KISIM KISIM BÖLÜNME, DOĞRANMA, UFALMA )


- TEÇHİZAT[Ar.] değil/yerine/= DONATI


- TECHNOLOGY :/yerine TEKNOLOJİ


- TECİM/SEL / TİCARET/TİCARİ ile/ve ÜRETİM/SEL

( Üretim Geliştirme Aşamaları: Araştırma Gözlem Çözümleme Geliştirme Deneme Tecimleştirme/Ticarileştirme )

( Exploration Screening Analysis Development Test phase Commercialisation
COMMERCE vs./and PRODUCTION )


- TECRİBETEN[Ar.] ile TECRİBÎ[Ar.]

( Tecrübe ederek, deneyerek, sınayarak. İLE Deneme ile ilgili. )


- TECRÜBE SAHİBİ[Ar.] değil/yerine/= DENEYİM İYESİ


- TECVİT ile TECVİTLİ


- TECZÎ'[Ar.] ile/değil TECZİE[Ar. < CÜZ] ile/değil TECZÎR[Ar. < CEZR]

( ... İLE/DEĞİL Bölüm bölüm ayırma, bölme, doğrama, ufaltma. İLE Karekökünü alma, cezrini bulma. )


- TEDAİ[Ar. < DA'VET] değil/yerine/= ÇAĞRIŞIM


- TEDARİK değil/yerine/= EDİNDİRİ


- TEDARİKLEMEK ile TEDARİK ile TEDARİKLİ ile TEDARİKÇİ/LİK ile TEDARİKSİZ/LİK


- TEDARİK/Lİ ile TEDBİR/Lİ


- TEDAVİ" BAKANLIĞI değil/yerine SAĞLIK BAKANLIĞI


- TEDAVİ ile/ve DÖNÜŞÜM


- TEDAVİ ile HER ŞEYİ İYİLEŞTİR ile TEDAVİ ARAYIŞI

( CURE vs. CURE ALL vs. CURE SEEKING )

( چاره ile درمان ile علاج ile تداوي ile شفا ile شفا دادن ile خوب کردن ile چاره نمودن ile چاره کردن ile درمان کردن ile بهبودي دادن ile درمان نمودن ile نوش دارو ile چاره جوئي )

( CHAREH ile DARMAN ile علاج ile تداوي ile SHAFA ile SHAFA DADAN ile KHOB KARDAN ile CHAREH NEMUDAN ile CHAREH KARDAN ile DARMAN KARDAN ile BACPEHBUDY DADAN ile DARMAN NEMUDAN ile NOSH DARO ile CHAREH JOYEY )


- TEDAVİ[Ar.] ile/ve OTAMA/SAĞALTIM/TERAPİ[Fr.]

( Fiziksel olana. İLE Zihinsel olana. )

( Örgenlere uygulanabilen. İLE/VE Tine uygulanabilen. )


- TEDAVİ/TREATMENT[İng.] ile SAĞALTIM/SAĞALTMAK ONULTUM/ONULTMAK


- TEDAVİ ile TEDAVİCİ


- TEDÂVİ ile/ve/||/<>/> TELÂFİ


- [ne yazık ki]
"TEDBİR" ile/değil/yerine/>< SEVGİ

( Her konuda tedbirli olabiliriz; ancak, "severken/sevdiğimize karşı tedbirli olmak", gerçek mutluluk için en zararlısıdır. )


- TEDBİRLİ değil/yerine/= ÖNLEMLİ


- TEDENNÎ[Ar.] ile TENEZZÜL[Ar.]

( Gerileme, düşme. İLE Kendi durumundan daha aşağıdaki bir işi, bir durumu kabul etme. | Alçakgönüllülük gösterme. )


- TEDHİŞ ile TEDHİŞLİ ile TEDHİŞÇİ/LİK ile TEDHİŞSİZ


- TEDİP HAKKI değil/yerine/= USLANDIRMA ÜLEVİ


- TEDİYE EMRİ değil/yerine/= ÖDEME BUYRUĞU


- TEDİYE ile TEDİYE EMRİ


- TEDRÎCEN[Ar.] ile/ve/||/<> TEDRÎCÎ[Ar.]

( Azar azar, giderek, gittikçe. İLE Derece derece, yavaş yavaş olan. )


- TEDRİS ile TEDRİÇ ile TEDRİCİ


- TEDVİN değil/yerine/= DERLEYİ


- TEE/TRANSÖZOFAGEAL EKOKARDİYOGRAFİ TRANSOESOPHAGEAL ECHOCARDIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YEMEK BORUSUNDAN EKOKARDİYOGRAFİ


- [Ar.] TEEBBÎ ile/ve TEEMMÜM

( Birini, baba edinme. | Birini, evlât edinme. İLE/VE Ana edinme. | Çocuğun, anne tarafından tanınması. )


- TEF ile TEFE ile TEFECİ/LİK ile TEFELİ


- TEFE ile TEFELİ ile TEFECİ

( Dokuma tezgâhında tarağı tutan ahşap ya da metal parça. İLE Sık dokunmuş bez. İLE El altından yüksek faizle ödünç para veren kişi, faizci, murabahacı. )


- TEFEKKÜR ile DALGIN ile ÇAĞDAŞLIK ile ÇAĞDAŞ ile MODERN ile KÜÇÜMSEME ile AŞAĞILIK ile AŞAĞILAYICI

( CONTEMPLATION vs. CONTEMPLATIVE vs. CONTEMPORANEITY vs. CONTEMPORANEOUS vs. CONTEMPORARY vs. CONTEMPT vs. CONTEMPTIBLE vs. CONTEMPTUOUS )

( غور ile تفکري ile معقول ile معاصر بودن ile همزماني ile هم عصر ile معاصر ile هم دوره ile همزمان ile استحقار ile خواري ile حقارت ile استهزاء آميز ile قابل تحقير )

( غور ile تفکري ile MAGHOL ile MOASER BODAN ile CPEHMAZMANY ile NPAM ASR ile MOASER ile NPAM DOREH ile CPEHMAZMAN ile ESTAHGHAR ile KHARY ile HAGHART ile ESTEHAZA AMYZ ile GHABEL TAHGHYR )


- TEFERRUAT ile TEFERRUATLI ile TEFERRUATSIZ


- TEFTİŞ HEYETİ değil/yerine/= DENETLEME KURULU/DENETİM KURULU


- TEFTİŞ ile TEFTİŞ HEYETİ ile TEFTİŞ KURULU


- TEFTİŞ-İ MESÂHİF ile/ve/||/<>/> TETKİK-İ MÜELLEFAT
:MECLİSİ/DEFTERLERİ


- TEHDİT değil/yerine/= KORKUTU/GÖZDAĞI


- TEHDİT ile TEHDİTLİ ile TEHDİTSİZ


- TEHDİT ile/ve/değil/yerine UYARI

( [not] THREAT vs./and/but WARNING
WARNING instead of THREAT )


- TEHDİTKÂR[Ar.] değil/yerine/= KORKUTULU/GÖZDAĞILI


- TEHECCÜD NAMAZI ile/ve/<>/değil VİTR NAMAZI

( İkinci 3/1'lik bölümde kılınır.[Her 2 rekâtta bir selam verilerek kılınır.] İLE/VE/<>/DEĞİL Gecenin, son 3/1'lik bölümünde kılınan/kılınacak namazdır.[Eğer geceleyin uyanamama olasılığı varsa ancak bu durumlarda yatsı namazının ardından kılınabilir.][Yine de, kalkılamamışsa, sabah namazından önce kılınır.] )


- TEHİ[Fars.] değil/yerine/= BOŞ


- TEHİ ile TEHİR ile TEHİRLİ ile TEHİRSİZ


- TEHLİKE ile TEHLİKELİ

( HAZARD vs. HAZARDOUS )

( ماجرا ile مخاطره آميز ile پرخطر ile خطرناک )

( MAJERA ile MOKHATEREH AMYZ ile PORKHATAR ile KHATRNAK )


- TEHLİKE ile TEHLİKELİ ile TEHLİKELİ YER ile TEHLİKELİ DURUM

( DANGER vs. DANGEROUS vs. DANGEROUS PLACE vs. DANGEROUS SITUATION )

( خطر ile مهلکه ile خطرناک ile پرخطر )

( KHATAR ile MOTEOLKEH ile KHATRNAK ile PORKHATAR )


- TEHLİKE ile/değil VAROLUŞ SORUNSALI


- TEHLİKELİ DURUM ile/ve/||/<> DURUM, TEHLİKELİ


- TEHLİKELİ ile/ve/değil/||/<>/< DUYARLI/HASSAS


- TEHLİKE/Lİ["TELİKELİ" değil!] ile/ve RİSK/Lİ

( Tehlike, insana zarar verebilecek bir olgu gibi yorumlansa da, doğru davranış biçimleriyle aynı tehlike, ilerleme ve iç gelişme de sağlayabilir. )

( Tehlike, bilinci/zihni güçlendirir ve içsel barışın, başarının en önemli kuralı olduğunu kavramamızı sağlar. )

( DANGER/OUS vs./and RISK/Y )


- TEK ANLAMLI = VAHİD-ÜL-MÂNÂ = UNIVOCAL[İng.] = UNIVOQUE[Fr.] = EINDEUTIG[Alm.] = UNIVOCUS[Lat.]


- TEK/BAZI) BİLİMBİREYLERİ


- TEK FAKAT ÇİFT YÖNLÜLER('İ)


- TEK GÖZELİ/HÜCRELİ ile/ve/||/<> TERLİKSİ

( ... İLE/VE/||/<> Bütün kirpiklilerden, durgun ve kirli sularda yaşayan, yassı gövdeli, tek hücreli hayvan. )

( ... cum/et/||/<> PARAMAECIUM )


- TEK HÜCRE SEKANSLAMASI ile/||/<> BULK RNA SEKANSLAMASI

( Tek hücre sekanslaması bireysel hücre transkriptomunu verirken, bulk sekans hücre popülasyonu ortalamasını verir )

( Formül: scRNA-seq )


- TEK KAPI ile ...

( YANIK/HARUP KAPI )


- TEK SAYI ile/||/<> ÇİFT SAYI

( Tek 2n+1, çift 2n formunda )

( Formül: 2n (çift) İLE 2n+1 (tek) )


- TEK TANRICI ile/değil TEK TANRILI


- TEK TANRILI DİN/LER ile/ve TEK TANRILI VAHİY DİN(LER)İ


- TEK TARAFLI ile/değil TEK TARAF AĞIRLIKLI

( [not] SINGLE SIDED vs./but MAINLY SINGLE SIDED )


- TEK TEK CİSİMLERİN MEKÂNI ile/ve MUTLAK MEKÂN


- TEK TERİMLİ ile/||/<> ÇOK TERİMLİ

( Tek terimli monomial, çok terimli polinomdur )

( Formül: 5x İLE x²+2x+1 )


- TEK YARIK KIRINIMI ile/||/<> ÇİFT YARIK GİRİŞİMİ

( Tek yarık kırınım deseni, çift yarık girişim deseni üretir. )

( Formül: I ∝ (sinβ/β)² İLE cos²δ )


- TEK YÖNLÜ SEVGİ ile/ve KOŞULSUZ SEVGİ


- ÖZDEŞ(TEK YUMURTA) İKİZLERİ ile KARDEŞ(ÇİFT YUMURTA) İKİZLERİ

( MÜTÂEMET: İkiz doğurma. )

( Siyam İkizleri yazısı için burayı tıklayınız... )

( Her zaman aynı cinsiyete sahiplerdir. İLE Farklı cinsiyetlere sahip olabilirler. )

( Tek zigot oluşur. İLE İki zigot oluşur.
[İkisinde de göbek bağı bulunmaktadır. Çift yumurta ikizlerinde ayrı ayrı plasenta ve su kesesi varken bu durum, tek yumurta ikizlerinde farklılık göstermektedir. Tek yumurta ikizlerinde döllenmenin gerçekleştiği zamana göre plasentalarının ve su keselerinin ayrılıp ayrılmayacağı durumu farklılık göstermektedir. Döllenmenin, 1 ile 4 arasında gerçekleştiği durumlarda, ikizlerin ayrı ayrı su kesesi ve plasentaları olabilir. Ancak, 4 ile 8 gün arası döllenmelerde, su kesesi ve plasenta ortaktır.] )

( Bir yumurtanın döllendikten hemen sonra ikiye bölünerek ortaya çıkan iki göze öbeğinin gelişimiyle. İLE İki ayrı yumurtanın, iki ayrı spermle döllenmesinden oluşan. )

( IDENTICAL/MONOZYGOTIC TWINS vs. DIZYGOTIC TWINS )


- TEKADDÜM-Ü ZÂTÎ ile/ve TEKADDÜM-Ü ZAMANÎ


- TEKAÜT/LÜK ile TEKAÜT MAAŞI ile TEKAÜT İKRAMİYESİ


- TEKEL İSKELESİ :

( Çayırbaşı'nda deniz kenarında Tekel Kibrit Fabrikasından yük alan çektirmelerin yanaştığı ve yine özel şahıslara ait taka ve çektirmelerin Kibrit yapımında kullanılmak üzere getirdikleri ağaç küçüklerini boşalttıkları iskele idi. Fabrika kapatıldıktan sonra iskele özelliğini kaybetti. İskele halen Marmara ve Boğazlar Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından kullanılmaktadır. )


- TEKEL KİBRİT FABRİKASI ile/ve/||/<> TÜRKAY KİBRİT FABRİKASI

( Eskiden Büyükdere, sonradan Çayırbaşı sınırları içinde kalan Tekel Kibrit Fabrikası 1909 yılında açılan ve 1930 yılına kadar faaliyetine devam eden Nektar Biracılık Limited Şirketi'ne ait arsa üzerine 1930'lu yıllarda kuruldu. Fabrika, Elbe Ormanında içinde bulunduğu 325 dönümlük büyük bir alan içinde kurulmuş olup Bahçeköy Caddesi üzerindedir. İlçenin ikinci büyük sanayi kuruluşu olan Tekel Kibrit Fabrikası 1988'de kapatılarak Gönen'e nakledildi. Binaları ise yine tekele ait depo olarak kullanılmaktadır (bkz. Nektar Bira Fabrikası, Tekel Bira Fabrikası ve Elbe Ormanı).

İLE/VE/||/<>

Özel teşebbüse ait ilk kibrit fabrikası olan Türkay Kibrit Fabrikası (Kav Kibrit de denilmektedir) İstinye Dereiçi Bölgesinde idi. Uzun yıllar faaliyetine devam ettikten sonra şehir dışına çıkarıldı. )


- TEKEL YANI PARKI :

( Çayırbaşı Mahallesindedir. 1.155,13 m²'lik bir alanı kapsamakta olup 427,78 m²'lik yeşil alana sahiptir. )


- TEKELLEŞMEK ile TEKELLEŞTİRMEK ile TEKEL ile TEKELCİ/LİK ile TEKEL BAYİSİ ile TEKEL MADDESİ ile TEKEL ÜRÜNLERİ ile TEKELCİ ANAMALCILIK


- TEKERLEK ile TEKERLEKLİ ile TEKERLEKÇİ/LİK ile TEKERLEKSİZ ile TEKERLEK PABUCU ile TEKERLEKLİ KAYAK ile TEKERLEKLİ KOLTUK ile TEKERLEKLİ SANDALYE


- TEKERLEKLERDE:
ESKİ ile/değil/yerine YENİ

( )


- TEKERLEMEK ile TEKERLENMEK ile TEKER ile TEKERLİ ile TEKER TEKER ile TEKER TÜKER


- TEKESAKALI

( Birleşikgillerden, kökleri sebze olarak kullanılan otsu bir bitki. )

( TRAGOPOGON PORRIFOLIUS )


- TEKHNE [+ LOJİ] > TEKNOLOJİ

( Araç yapıp kullanmak. > Bilim/akıl. )


- TE'KÎDEN[Ar.] ile TE'KÎDÎ[Ar.]

( Sağlamlaştırarak, te'kit yoluyla. İLE Te'kide ait, te'kit ile ilgili. )


- TEKİL ile/ve/||/<>/< AYRI


- TEKİL/LİK ile TEKİLA ile TEKİLACI


- TEKİRDAĞ'DA:
MERKEZ İSKELE ile/ve RÜSTEM PAŞA İSKELESİ


- TEKLİ/LİK ile TEKLİF ile TEKLİK ile TEKLİFLİ ile TEKLİFSİZ/LİK ile TEKLİFSİZCE ile TEKLİF TEKELLÜF ile TEKLİFSİZ KONUŞMA


- TEKMİL (HABERİ)[Ar.] değil/yerine/= DURUMLUK (ÇAVI)


- TEKMİLLEMEK ile TEKMİL ile TEKMİL HABERİ


- TEKNE ile DİNGİ

( Hindistan'a özgü tekne. )


- TEKNE ile TEKNECİ/LİK ile TEKNE KAZINTISI


- TEKNECİK DERESİ :

( Maden Mahallesinin doğu tarafından, Kaynak Suyu civarı, Hamdi Paşa Çiftliği ile Faruk Sezerer Çiftliğinin alt kısımlarından çıkarak; Taşocağı önünden Orta Çeşmeye kadar geliyor, buradan Sarıyer (Mercimek) deresine akış veriyordu. Sarıyer deresinin büyük kolu idi. Bu derenin üzeri de kapatıldı. )


- TEKNECİK DERESİ :

( Havantepe'nin kuzey yamacının alt ve Zümrütevler yerleşim bölgesinin üst kısımlarından çıkarak, Ortaçeşme Caddesini geçerek Atabey sokaktan Sarıyer deresine akış yapardı. 1980'li yıllarda derece büyük künklerle Sarıyer deresine bağlandı ve dere üstü kapatılarak sokak kazanıldı. )


- TEKNİK DİL/JARGON ile/ve ÖNYARGI

( JARGON vs./and PREJUDICE )


- TEKNİKER[Alm.] değil/yerine/= TEKNİKÇİ


- TEKNOKRASİ ile/ve/||/<> TEKNOKRAT

( Sanayi, ekonomi ve devlet yönetiminin politikacılar değil uzmanlar, teknisyenler ve uygulayımcılar tarafından yönetilmesine dayanan düzen. İLE/VE||/<> Teknokrasiden yana olan. | Teknokrasi içinde yer alan, yönetici konumundaki mühendis, mimar, teknisyen, iktisatçı vb. çalışanların ortak adı. | Ekonomik mekanizmaların kuramsal incelenmesine dayanan ancak insan etkenini her zaman yeterince göz önünde bulundurmayan devlet adamı ya da memur. )


- TEKNOLOJİ FAKÜLTESİ ile MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ

( Ülkemizde, mühendisler, Mühendislik-Mimarlık Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Teknoloji Fakültesi'nden çıkmaktadır. Mühendislik Fakültesi ve Mühendislik Mimarlık Fakültesi, eşdeğer olduğundan dolayı, sadece Mühendislik Fakültesi demek yanlış olmayacaktır.

Mühendislik ve Teknoloji Fakülteleri, teknik eğitim veren birer fakültelerdir.

2009 yılına kadar, Teknoloji Fakülteleri yerine Teknik Eğitim Fakülteleri vardı. Bu fakülteler teknik eleman yetiştirmekle beraber “Öğretmen” unvanında teknik elemanlar yetiştiriyorlardı. Daha sonra YÖK tarafından alınan kararla bu fakülteler Teknoloji Fakültesine dönüştürüldü.

Teknoloji Fakültelerine dönüş yapılmasının temel nedeni, ülkemizin gelişimini hızlandırmaktır. Bunu yaparken, Avrupa ülkelerinde uygulanan Politeknik (polytechnic) fakülteleri rol model alınmaya çalışılmıştır. Alınmaya çalışılmıştır diyorum çünkü Avrupa ülkelerindeki politekniklerin sayısı ülke başına bir iki taneyi geçmez. Ülkemizde ise açılmasının hemen ardından sayıları hızla artmıştır ve şu an 21 tane Teknoloji Fakültesi bulunmaktadır.

Teknoloji Fakültesi mezunları, mühendislik unvanı alabiliyor mu?

Teknoloji Fakültesi mezunları, mühendislik fakültesi mezunları ile eşdeğer diploma almaktalardır. Mühendislik fakültesinden mezun mühendislerin yetkileri, hakları, hukukları ne ise Teknoloji Fakültesi mezunu mühendislerin de tamamen aynıdır. Bu karar, Yükseköğretim Yürütme Kurulu'nun 09.07.2014 tarih ve 4407 sayı ile aldığı karardır.

Yükseköğretim Yürütme Kurulu kararına göre, Teknoloji Fakültesi (TF) de artık bir mühendislik fakültesidir. Amacı, sektöre, gereksinimi olan nitelikli mühendisler yetiştirmek olarak ifade edilmektedir.

2009 yılından, 2014 yılına kadar, çoğu kez, Teknoloji Fakültesi mezunlarına, mühendislik yetkisi verilmek istenilmiş fakat açılan davalar, yapılan itirazlar sonucunda, bu istek geri çevrilmiştir. Açılan davaların gerekçesi, Teknoloji Fakültesi eğitiminde, mühendislik temel derslerinin kredisinin az olması olarak gösterilmiştir. Bunun üzerine, Teknoloji fakültelerinde verilen teorik mühendislik derslerinin sayısı artırılmış, daha sonra mühendislik unvanı verilmiştir.

Teknoloji fakültesinde, uygulama (pratik yapma) olanağı, Mühendislik fakültesinden fazla mıdır?

Teknoloji Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi arasındaki farkı anlatan her yazıda, Teknoloji fakültelerindeki uygulama olanaklarının, Mühendislik Fakültesinden fazla olduğu anlatılmakta, hatta tamamen buna vurgu yapılmaktadır.

Teknoloji Fakültesindeki öğrenciler, 8 dönemlik (dönem=yarıyıl) eğitimlerinin son dönemlerini yani 8. dönemlerini tamamen staj yaparak geçirmektelerdir (bazı üniversitelerde, dönemiçi staj, 7. dönemde yapılmaktadır ve işyeri eğitimi olarak adlandırılmaktadır). Bu, Teknoloji Fakülteleri için bir zorunluluktur. Teknoloji ve Mühendislik Fakültesini ayıran temel fark da budur. Ancak bu, Mühendislik Fakültesinde uygulama olmadığı anlamına gelmemelidir. Zira, benzer uygulama (hatta daha iyisi) bazı üniversitelerin Mühendislik Fakültelerinde uygulanmaktadır. Bu uygulama şöyledir: Mühendislik Fakültesinde okuyan öğrenciler, son sınıfa geldiklerinde, haftanın 3 günü teorik dersleri almakta, haftanın iki günü ise antlaşmalı şirketlerde stajyer (dönemiçi stajyer) olarak staj yapmaktadır. Haftanın iki günü, genellikle de Perşembe ve Cuma günleri olarak tercih edilmektedir. Bunun nedeni, isteyen öğrencilerin (şirketin de kabul etmesi durumunda) haftasonlarında da stajına devam edebilmesine olanak tanımaktır. Hatta, Mühendislik Fakültesindeki bu uygulama, bir adım daha ileri götürülmüştür. Şöyle ki: Öğrenciler, mezun olabilmek için bitirme tezleri yazmak zorundadır. Normal şartlar altında bu tezler genellikle kendi seçtikleri konularda ya da hocalarının verdikleri konularda olmaktadır. Ancak Mühendislik Fakültesindeki dönemiçi staj yapan öğrenciler, bitirme tezlerini sanayiden gelen problemler üzerine yapmakta, böylece gerçek bir probleme çözüm getirmektelerdir. Örneğin; A, B ve C adlı firmalar, üniversitenin ilgili bölümüne problemlerini sunmakta ve bunların çözülmesini istemektedir. Dönemiçi staj yapan öğrenciler de bitirme tezlerini bu problemlerin çözümü üzerine yapmaktadır. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, tezin yapım aşamasında, şirket olanaklarının kullanılıyor olmasıdır. Eğer A firmasında, dönemiçi staj yapıyorsan ve o şirketin problemini çözmek üzere bitirme tezini hazırlıyorsan, tez çalışman boyunca şirket olanaklarını (şirket laboratuvarlarını, şirketteki deneyimli mühendislerin bilgilerini/deneyimlerini vb.) kullanma olanağı doğmaktadır. Bu sayede, öğrenci, hem sanayideki gerçek problemleri görme, hem bunları çözme deneyimi kazanma, hem de şirkete kendini gösterme olanağına sahip olmaktadır. Sonuç itibariyle, bahsedildiği gibi, sadece Teknoloji Fakültelerinde dönemiçi staj uygulaması olmamakta, aynı uygulamanın geliştirilmiş hali, muhtelif Mühendislik Fakültelerinde de uygulanmaktadır.

Bunun yanısıra, hem Teknoloji Fakültesinde, hem de Mühendislik Fakültesinde, yaz stajı uygulaması vardır. Üniversiteye bağlı olarak, her mühendislik öğrencisinin mezun olması için yapması gereken belirli bir staj süresi (günü) vardır. Bu, iki fakültede de bir zorunluluktur.

Dönemiçi staj konusunda, şu noktaya da vurgu yapmak gerekir. Teknoloji Fakültesinde okuyan her öğrenci için 8 yarıyıllık eğitiminin 1 yarıyılı boyunca, dönemiçi staj yapmak bir zorunluluktur. Fakat Mühendislik Fakültesinde okuyan her öğrencinin dönemiçi yapma zorunluluğu yoktur. Bu yüzden, Mühendislik Fakültesi seçilirken, dönemiçi staja önem verilmek isteniyorsa hangi üniversitenin bu olanağı verdiğine dikkat etmek gerekir. Ayrıca, dönemiçi staj olanağı veren her Mühendislik Fakültesi, duruma göre her öğrenciye dönemiçi staj olanağı verememekte, ancak belirli bir başarıya sahip olanlara, dönemiçi staj olanağı sunmaktadır. Üniversite seçiminde bu etmenin gözönünde bulundurulması gerekir.

Mühendislik Fakültesindeki dönemiçi staj uygulamasına, kendi üniversitem olan Uludağ Üniversitesi'nden örnek verebilirim. Üniversitemizde, Mühendislik Fakültesi adı altında, toplamda 7 tane mühendislik bölümü vardır: Otomotiv Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Tekstil Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Çevre Mühendisliği. Bursa, sanayi kenti olduğundan, Üniversite-Sanayi İşbirliği adı altında, sanayi ile iç içe çalışmalar yapılmaktadır. Bunun tipik örneği de öğrencilere yönelik olan dönemiçi stajdır. Dönemiçi stajda, bazı mühendislik bölümleri için belirli bir kontenjan vardır (örneğin, Makine Mühendisliği için 20 kişilik kontenjan). 4. sınıfa gelmiş Makine Mühendisliği öğrencilerinden gerekli başarıyı göstermiş en iyi 20 öğrenci dönemiçi staj yapabilmekte, ötekilerine ise üniversite tarafından dönemiçi staj olanağı sunulmamaktadır. Ancak, öğrencilerin kendileri dönemiçi staj ayarlarsa buna izin verilmekte, başarı kriteri aranmamaktadır. Fakat bazı bölümlerde (örneğin, kendi bölümüm olan, Otomotiv Mühendisliği'nde) kontenjan sınırlaması yoktur. 4. sınıfa gelmiş ve alttan dersi bulunmayan her öğrenciye, üniversitemizin antlaşma yaptığı şirketlerden birinde staj yapma olanağı sunulmaktadır. Hatta başarı sıralamasına göre (başarı kriteri genellikle akademik not ortalaması olmaktadır) sıralanmakta ve her öğrenciye staj yapabileceği şirketlerin listesi verilmektedir. Öğrenci, staj yapmak istediği şirketi buradan seçebilmektedir. Üniversitemizde, her mühendislik öğrencisinin 50 iş günü staj yapması gerekmektedir. 2 dönem boyunca (4. sınıf boyunca), haftanın iki günü staj yapan öğrenciler, bu zorunlu olan 50 iş gününü doldurmuş olmaktalardır (yani mezun olması için gerekli staj gününü sağlamış olmaktalardır). Ancak, isteyen öğrenciler, dönemiçi staj yapmanın yanısıra, yaz stajı da yapabilmektedir. Zira, üniversitemiz, 50 iş günü zorunlu stajına karşılık, toplamda 80 günlük stajyer sigortasını karşılamaktadır. Bu da dönemiçi staj yapılsa bile yaz stajı için 20-30 gün arasında, yaz stajı yapma olanağına sahip olunması anlamına gelmektedir. İsteyen öğrenciler, yaz stajı yapmakta, istemeyenler ise sadece dönemiçi staj yapmaktadır. Hatta, bazı öğrenciler, dönemiçi staj yapmak yerine zorunlu staj süresini yaz stajlarıyla doldurmak istemektelerdir ki bunda da bir sakınca yoktur.

Teknoloji Fakültesine kimler gidebilir?

Teknoloji Fakültesi, meslek lisesi mezunu öğrencilerin mühendis olabilmesi için kurulmuş bir fakültedir. Bu nedenle, asıl hitap edilmek istenilen kitle, meslek lisesi mezunu öğrencileridir. Yine bu nedenle, meslek lisesi mezunlarının Teknoloji Fakültesini seçmeleri durumunda, ek puan uygulamasına tâbi olmaktalardır. Bunun yanısıra, meslek lisesinden mezun öğrencilerin, matematik altyapıları, mühendislik için yetersiz olduğundan, Teknoloji Fakültelerini kazanmaları durumunda 1 yıl (2 dönem=2 yarıyıl) boyunca Matematik-Fizik-Kimya derslerinin alındığı, hazırlık sınıfını okumak zorundalardır.

Teknoloji Fakültelerinde, düz lise, Anadolu Lisesi gibi genel lise mezunları da öğrenim görebilmektedir. Bu öğrencilerin, Teknoloji Fakültesini kazanmasında baz alınan puan türü, MF-4 puan türüdür. MF-4 puanıyla öğrenim hakkı kazanan öğrenciler, 1 yıllık hazırlık eğitimi almamakta, doğrudan 1. sınıftan eğitimlerine başlamaktalardır.

Teknoloji Fakültesine iki tip öğrencinin (genel lise mezunları ve meslek lisesi mezunları) girebilmesi de üniversite kontenjanlarıyla sınırlandırılmıştır. Çoğu üniversite, hangi puan türünde ne kadar öğrenci alacağını önceden bildirmektedir. Örneğin; "Teknoloji Fakültesi, Otomotiv Mühendisliği'ne alımın %40'ı, MF-4 puan türüyle tercih yapacak öğrencilere; %60’ı, MTOK öğrencilerine ayrılmıştır" biçiminde bildirilmektedir.

Teknoloji Fakültelerinde uygulanan 1 yıllık matematik hazırlık eğitimi, yine 1 yıl süren İngilizce hazırlık ile karıştırılmamalıdır. 1 yıllık İngilizce eğitim, matematik hazırlıktan tamamen farklıdır. İngilizce hazırlık eğitiminde, öğrencilere sadece İngilizce öğretilmektedir. İngilizce hazırlık, MF-4’le ya da MTOK’la gelinmiş olmasına bakılmadan, üniversiteye bağlı olarak, öğrencilere zorunlu olarak verilebilmektedir. Bazı üniversitelerde, İngilizce öğretimi ile matematik öğretimi birleştirilip 1 yıl içinde verilebilmektedir. Bu uygulamanın, üniversitede olup olmadığına, üniversite tercihinde dikkat edilmesi gerekir.

Teknoloji Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi öğrencilerinin aldığı teorik eğitimde farklar var mıdır?

Ders içeriklerine bakıldığında, yaklaşık olarak aynı dersleri almaktalardır. Bu nedenle, dersi veren hoca ile dersi alan öğrenciler, farklılığın temel nedenini oluşturmaktalardır. Şimdi bu iki etmeni inceleyelim.

Teknoloji Fakültelerinin büyük çoğunluğu, daha önce Teknik Eğitim Fakültesinde okumuş yani Teknik Öğretmen olarak eğitim almış akademisyenlerden oluşmaktadır. Takdir edersiniz ki, öğretmenlik mesleği ile mühendislik mesleği birbirinden oldukça farklıdır. Bir kişinin öğretmen olabilmesi için bazı bilgileri belirli bir seviyede bilmesi ve bunu ötekilere aktarması yeterlidir. Buradaki temel iki nokta; bilmek ve aktarmaktır. Mühendislik mesleğinde ise bazı bilgilerin belirli seviyede bilinmesi ve bunların uygulanması, mühendisliğin gereğidir. Zira, mühendislik, bilimin temel ilkelerini, mühendislik problemlerini çözmek üzere kullanmaktır (mühendisliğin ve mühendisin ne olduğunu öğrenmek için şu yazıma bakabilirsiniz: Mühendislik Nedir, Mühendis Kimdir?). Buradaki temel noktalar, bilmek ve uygulamaktır. Görüldüğü gibi, mühendislikle öğretmenlik farklıdır. Mühendislik Fakültelerine baktığımızda ise büyük çoğunluğu (neredeyse tamamı), mühendislik eğitimi almış ve mühendislik üzerinde çalışmalarını yürüten akademisyenler dersleri vermektedir. Ancak, bu söylediklerimden, Teknoloji Fakültesindeki akademisyenlerin Mühendislik Fakültesindekilerden daha kötü olduğu anlamı çıkmamalıdır (ve ben de bunu söyleyebilecek konumda değilim). Anlattıklarımdan çıkarılması gereken sonucun ne olduğunu sorarsanız, yanıtım şu olur: Seçecek olduğunuz üniversitenin, fakültelerin akademisyenlerini ayrıntılı biçimde araştırın. Yanıtını aradığınız soru şu olsun: "Ben, nasıl en iyi biçimde mühendis olurum?" Teknik Eğitimden ya da Mühendislik Fakültesinden mezun olup olmadıklarına değil öğrencileri nasıl yetiştirdiğine bakın. Bir kişi, alanının en iyisi olabilir fakat bildiklerini öğrencilere aktarmakta sıkıntılar yaşayabilir, öğrencilerin seviyesine inemeyebilir, öğrenciler anlamayabilir. Bu nedenle, ilgili bölümde okuyan öğrencilere, hocaların tarzlarını, öğrencileri yetiştirme biçimlerini sorun, ona göre kararınızı verin. Bunu yaparken de bir öğrenciyi dikkate alıp karar vermeyin; en tembelinden, en çalışkanına kadar her öğrenciden bilgi almaya çalışın. Böylece daha isabetli kararlar verebilirsiniz.

Üniversite, fakülte seçiminde, akademisyenleri incelerken (tabiî ki de öğrenci açısından) bakmanız gereken bir konu da uzmanlık alanıdır. Dersi veren hocanın, dersin içeriği konusunda yetkin olup olmadığına bakın. Bunu, her ders için yapın. Çünkü mühendislikte her ders, her konu önemlidir ve alınan tüm dersler sonucunda, mühendislik yaklaşımı kazanılmaktadır. Mesela ilgili üniversitede Motorlar dersi veriliyor olsun. Motorlar dersinin içeriğinde de İçten Yanmalı Motorlar anlatılıyor olsun. Dersi veren hocanın, özgeçmişine bakın ve içten yanmalı motorlar konusunda yapmış olduğu çalışmalara, yönettiği projelere vs. bakın. Bu, o ilgili kişinin uzmanlığını öğrenmenin bir yoludur. Bunu, her ders için yapın; her dersin uzmanı tarafından veriliyor olması, bulmak istediğimiz sonuçtur. Bu konu, (bence) oldukça önemlidir. Özellikle yeni açılan üniversitelerde, akademisyen sayısının yetersiz olması, yeni açılan bölümlerin çok fazla uzmanlık gerektirmesi, bazı derslerin uzmanları tarafından verilmesini önlemektedir.

İkinci etmen ise öğrencidir ki, bu, üniversiteden, bölümden ve akademisyenden çok daha önemli bir etmendir. Okuduğunuz üniversite, bölüm, ders veren hocalar ne kadar iyi olursa olsun, iş yine öğrenciye yani kendinize kalmaktadır. Tabiri caizse, hoca tahtada atomu parçalasa bile sen onu anlamadıktan/anlamak istemedikten sonra bunun hiçbir anlamı olmayacaktır. Öğrencilerin istekli olması, öğrenmeye, araştırmaya hevesli olması gerekir. Mühendislikte proje yapmak önemlidir; öğrenciler, proje yapmak istemeli ve bunun için de hocalarından destek almalıdır. Proje konusunda üniversitenin etkisi, olanaklar açısından avantajlı olabilir. Bazı üniversiteler, projelere destek vermekte, sanayi ile işbirliği yapılmasına önayak olmakta ya da laboratuvar olanağı sunmaktadır. Üniversite açısından farklılık, bu biçimde olmaktadır.

Mühendislik eğitiminde, öğrenci kitlesi de önemlidir. Dersi veren akademisyenler, en aşağı, doktora yapmış olduklarından, lisans düzeyindeki konuları çok rahat biçimde anlatabilecek seviyede olmaktalardır ve lisans seviyesinden çok daha fazlasını bilmektelerdir. Ders verilirken, öğrenciler, kitlesel bazda (yani sınıf olarak) ne kadar öğrenebilirse akademisyenler o seviyede eğitim vermektedir. Eğer, öğrenciler, verilenleri almıyorsa ve hocalar hâlâ belirli konuların öğrenilmesinde ısrar ediyorsa, o derste yığılmalar olmakta, sınava giren öğrenci sayısı artmakta, sonuç itibariyle de göz yumulmak zorunda kalınmaktadır. Göz yummadan kasıt, akademisyenin istediği bilgi seviyesinden aşağı durumda olan öğrencilerin, dersten başarılı sayılıyor olmasıdır. Bu da dersin içeriğini hafifletmek, sınavlarda kolay sormak vs. biçiminde olmaktadır. İşte üniversite ve fakülte seçiminde dikkat edilmesi gereken en temel noktalardan biri de budur. Birlikte eğitim alacak olduğun öğrenci kitlesinin seviyesi. Ne yazık ki ki, çoğu mühendislik bölümü, barajın hemen üstündedir. Bundan ötürü, ilgili bölümü kazanan öğrenciler çok temelsiz olmakta, mühendisliğin gereği olan matematikten ve fizikten habersiz olarak eğitimlerine başlamaktalardır. Bu biçimde gelen öğrenciler, eğitim seviyesinin düşmesine neden olmakta, mühendisliğin gerektirdiği donanıma sahip olmadan mezun olmaktalardır. Öğrenci, bireysel olarak ne kadar istekli olursa olsun bulunduğu ortam, isteğini, hevesini kırmakta, bir süre sonra da olayı seyrine bırakmasına yol açmaktadır. Eğitim seviyesinin çok düşük olduğu durumlarda (yani derslerin yüzeysel olarak verildiği, derinlere inil(e)mediği), bir öğrencinin sınıftan farklı olarak her dersi derinlemesine öğrenmek istemesi, çok büyük zahmet olmaktadır ki genelde bu olanaklı değildir.

Mühendislik ve Teknoloji Fakültesi açısından baktığımızda, Teknoloji Fakültelerindeki öğrencilerin, temellerinin zayıf olduğu su götürmez bir gerçektir. Teknoloji Fakülteleri, meslek lisesi mezunları için oluşturulduğundan ve burayı seçen meslek lisesi mezunlarına ek puan verildiğinden, Teknoloji Fakültesini kazanan bir meslek lisesi öğrencisi, genel lise mezunu öğrenciden çok daha az matematik, fizik vb. yaparak bölümü kazanmaktadır. Okunulacak olan bölüm, mühendisliktir, mühendisliğin gereği, matematik bilmektir. Her ne kadar, 1 yıl matematik eğitimi veriliyor olsa da istenilen temelin sağlanıp sağlanamadığı, tartışmalı bir konudur. Bunların yanısıra, Mühendislik Fakültesini kazanan her öğrenci kitlesinin iyi olduğu söylenemez. Ülkemizde çok fazla mühendislik bölümü açılmış olmasından dolayı Mühendislik-Teknoloji Fakültesi ayırt etmeksizin, çoğu mühendislik bölümünü kazanmak için barajı geçmek ya da çok az matematik, fizik bilmek yeterli olmaktadır. Sonuç itibariyle, istenilen donanımda mühendis yetişmemekte, mezun sayısının fazla olmasından dolayı da iş bulmakta sıkıntılar yaşanmaktadır.

Benim naçizane tavsiyem, seçtiğiniz bölümün puanlarına, akademisyenlerine, akademisyenlerin uzmanlık alanlarına göre verdikleri derslere, üniversitenin laboratuvar olanaklarına, şehir sanayi durumuna, üniversiteyle işbirliği içinde olup olmamasına dikkat edilmesi gerektiği yönündedir.

Adem ORUZ
04 Haziran 2015 )


- TEKNOLOJİ ÜRÜNLERİ ile/ve/değil/yerine TEKNOLOJİ


- TEKNOLOJİ ile/ve/<> BAĞIMLILIK


- TEKNOLOJİ ve/<> FELSEFE ve/<> İDEOLOJİ ve/<> SANAT

( [Nesneleri ve olanakları] [Daha da] Yararlı kılar. VE/<> Açıklar. VE/<> Değiştirir. VE/<> Yeniden yaratır. )


- TEKNOLOJİ ile/ve KONFOR


- TEKRAR ile AYKIRI

( AGAIN vs. AGAINST )

( ديگر بار ile دو مرتبه ile مجددا ile مکرراً ile دومرتبه ile دوباره ile باز ile باز هم ile ازنو ile خلاف ile عليه ile بر ضد ile بخلاف ile در برابر ile برضد ile برخلاف ile بر خلاف ile در مقابل ile روبروي ile مقابل ile بر عليه )

( DYGAR BAR ile DO MORTABEH ile MOJADDA ile MAKARRAN ile DOMERTABEH ile DOBAREH ile BAZ ile BAZ NPAM ile AZNO ile KHLAF ile عليه ile BAR ZED ile بخلاف ile DAR BARABAR ile BARZED ile BARKHLAF ile BAR KHLAF ile DAR MOGHABEL ile ROBROY ile MOGHABEL ile بر عليه )


- TEKRAR ve/<> BELLEK GÜÇLENDİRMESİ


- TEKRAR ile ORTAK ANLAMI


- TEKRARLAMAK ile TEKRARLANMAK ile TEKRARLATMAK ile TEKRARLANABİLMEK ile TEKRARLATABİLMEK ile TEKRARLAYABİLMEK ile TEKRAR ile TEKRARLI ile TEKRARSIZ ile TEKRAR TEKRAR ile TEKRARLI BAĞLAÇ


- TEKRARLAMALI!


- TEKRARLAYAN/TEKERRÜR EDEN:
TARİH değil TARİHÇİ


- TEKSİR[Ar.] değil/yerine/= ÇOĞALTI


- TEKSİR ile TEKSİR KAĞIDI ile TEKSİR MAKİNESİ


- TEKTANRICILIK = VAHDANİYE = MONOTHEISM[İng.] = MONOTHÉISME[Fr.] = MONOTHEISMUS[Alm.] = MONOS:TEK, THEOS:TANRI[Yun.]


- TEKVİN/Î ile/ve TEKLİF/Î ile/ve TEDVÎN/Î


- TELAFFUZ ile TELAFFUZ CİHAZI ile TELAFFUZ ORGANLARI


- TELÂFÎ[Ar.] değil/yerine/= GİDERME


- TELÂFİ ile/ve/||/<> PANZEHİR


- GÖRÜŞ/ANLAYIŞ/TELÂKKİ[Ar.] ile SAYMAK/ADDETMEK[Ar.]


- TELALAMAK ile TEL ile TELA ile TEL KÜF ile TEL TEL ile TEL ÇİVİ ile TEL ÖRGÜ ile TEL DİKİŞ ile TEL DOLAP ile TEL FIRÇA ile TEL HALAT ile TEL KAFES ile TEL KURDU ile TEL ZIMBA ile TEL DOKUMA ile TEL CAMBAZI ile TEL KADAYIF ile TEL KÜFLÜCE ile TEL ŞEHRİYE


- TELANJİYEKTAZİ/TELANGİECTASIA[İng.] değil/yerine/= KILCAL DAMAR GENİŞLEMESİ


- TELÂŞE NÂZIRI değil/yerine/= İVİŞ BAKANI


- TELAŞLANMAK ile TELAŞLANDIRMAK ile TELAŞ ile TELAŞE ile TELAŞLI/LIK ile TELAŞSIZ/LIK ile TELAŞE MÜDÜRÜ ile TELAŞE NAZIRI


- TELÂZUM[Ar.] değil/yerine/= BİRBİRİNİ GEREKTİRME İLİŞKİSİ


- TELEFON ÂDÂBI


- TELEFONLAŞMAK ile TELEFON ile TELEFONCU/LUK ile TELEFONLU ile TELEFONSUZ/LUK ile TELEFON HATTI ile TELEFON KARTI ile TELEFON DİREĞİ ile TELEFON KABİNİ ile TELEFON SAPIĞI ile TELEFON REHBERİ ile TELEFON KULÜBESİ ile TELEFON SANTRALİ ile TELEFON DİPLOMASİSİ


- TELEFONUN KAYBI ile CÜZDANIN KAYBI ile KENDİNİ KAYBETME

( 15 dakikada fark ediliyor. İLE 4 saatte fark ediliyor. İLE Farkında bile olunmuyor. )


- TELEFONUN SESİ yerine TİTREŞİMİ

( VIBRATION instead of SOUND :ON MOBILE PHONES )


- TELEK ile TELEKE ile TELEKS ile TELEKLİ ile TELEKSÇİ/LİK


- TELEOLOJİ[İng.] değil/yerine/= EREKBİLİM


- TELEOLOJİ değil/yerine/= EREKGÖRÜ


- TELEOLOJİ ile TEOLOJİ


- EREKBİLİM/TELEOLOJİ ile TANRIBİLİM/TEOLOJİ

( Erekbilim. İLE Tanrıbilim. )


- TELEPATİ ile TELEPATİK


- TELEPATİ ile !TLpati

( ... İLE (Düşük) Para hırsı. )


- TELEPATİ değil/yerine/= UZADUYUM


- TELEVİZYON ile TELEVİZYONCU/LUK ile TELEVİZYON FİLMİ ile TELEVİZYON OYUNU ile TELEVİZYON DİZİSİ ile TELEVİZYON YAYINI ile TELEVİZYON ALICISI ile TELEVİZYON BANDROLÜ ile TELEVİZYON PROGRAMI ile TELEVİZYON VERİCİ İSTASYONU


- TELGRAF ÇİÇEĞİ

( Bir çeneklilerden, boğumlu sarkık dallı, yaprakları etli, ucları sivri, bazı türlerinde yaprakların alt ve üst yüzü mor ve gümüşi yollu, beyaz, mavi ya da pembe çiçekli bir süs bitkisi. )

( TRADESCANTIA )


- TELGRAF ile TELGRAFÇI/LIK ile TELGRAF TELİ ile TELGRAF HATTI ile TELGRAF DİREĞİ ile TELGRAF ÇİÇEĞİ ile TELGRAF ÜSLUBU


- TELİF ile TELİF HAKKI


- TELİN ile TELİN MİTİNGİ


- TELKÂRÎ ile TELKARİ

( Tel durumundaki gümüşü, altını örerek ya da bir şey üzerine kakarak yapılan iş. | Gümüş ya da altını ince teller durumuna getirip örerek yapılan (takı vb.). | Gümüş ya da altın tellerden yapılmış motiflerle süslü olan. İLE Beypazarı. )


- TELLALİYE ile TELLALİYE RESMİ


- TELLİ BABA ÇEŞMESİ :

( Telli Baba Türbesi bahçesine bir hayırsever hanım tarafından yapıldı (H.1975). Kitabesinde şöyle yazıyor: Besmeleyle açalım suyu/ Şifa dileyelim Allah'tan/ Hayırsever hanıma/ Bu suyu Telli Babanın/ Ruhuna bağış yapılmıştır. 1975". )


- TELLİ-DUVAKLI


- TELLİ TABYA ÇEŞMESİ :

( Yenimahalle Rumelikavak arasında bulunan ve halen değişik biçimde işlevini sürdüren Telli Tabya'nın bahçesi içinde olduğu Ata Tarihinde bildirilen çeşmenin (H.1230, M.1815), bugün mevcut olmadığı bilinmektedir. )


- TELLİ TABYA DALYANI :

( Telli Tabya'nın batı tarafından kurulan bu dalyan çok uzun zamandan beri kurulmuyor. )


- TELLİ ile TELLİCE ile TELLİ PULLU ile TELLİ TURNA ile TELLİ OTOBÜS ile TELLİ SAZLAR ile TELLİ DUVAKLI ile TELLİ BALIKÇIL ile TELLİ ÇALGILAR


- TELMÎH ile/ve TENÂSÜB ile/ve SEBK-İ HİNDÎ

( ... İLE ... İLE XVII. yüzyılda, Divan şiirinde başlayan, karmaşık mazmunlara, imge oyunlarına, güç anlaşılır, alışılmadık benzetmelere dayanan, süslü bir anlatım biçimi. )


- TELSİ ile TELSİZ ile TELSİZCİ/LİK ile TELSİZ TELEFON ile TELSİZ TELGRAF ile TELSİZ BAĞLANTISI


- TELTİK ile TELTİKLİ ile TELTİKSİZ


- TEM İLE TE İLE TM ile/||/<> DALGA YAYILIM MODLARI

( Elektromanyetik dalgaların iletim hatlarındaki modları. )

( Formül: β² = ω²με - k²c )


- TEMÂMEN LEHÛ[Ar.] ile TEMÂMEN 'ALEYHİ[Ar.]


- TEMAS[Ar.]/KONTAK[Fr./İng. < CONTACT] değil/yerine/= DEĞME/DOKUNMA, BAĞLANTI

( Karşıt elektrik taşıyan iki maddenin birbirine dokunması. | Motorlu araçları çalıştırmaya yarayan düzenek. | Bağlantı, ilgi. | Akıl sağlığı yerinde olmayan, dengesiz. )


- TEMAS[Ar.] değil/yerine/= DEĞME, DOKUNMA | İLİŞKİ | BAĞLANTI

( Değme, değinti, dokunma, dokunuş. | Buluşup görüşme, ilişki kurma, ilişki. | Değinme, sözünü etme. | Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. )


- TEMAŞA ile TEMAŞA SANATI


- TEMBEL ile/değil/yerine/>< DERTLİ

( Uyanık iken uyuyan. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Uykudayken uyanan. )


- TEMBELLİK ile DÜŞÜNÜR/SANATÇI "TEMBELLİĞİ"

( Yıkıcı. İLE "Tembellik" sonrası, yapıcı, yaratıcı ve dönüştürücü bir ürüne götürebilecek türden. )


- TEMBİHLEMEK ile TEMBİHLENMEK ile TEMBİH ile TEMBİHLİ ile TEMBİHSİZ


- TEMCİT ile TEMCİT PİLAVI


- TEMDAİ[Jap.] =/ile T'İEN T'Aİ[Çince] =/ile ...

( Budist okulundan geliştirilmiş Japon Budist okulu. Budist filozof Nagarjuna'nın felsefesine dayanan bu okulda felsefe içeriği çok yüksektir. )


- TEMDİT ile TEMDİT PENALTISI


- TEMEL ile/ve/||/<> ALTYAPI


- TEMEL ile/ve/<>/değil/yerine BELİRLEYİCİ


- TEMEL ile EYLEM TEMELİ

( BASIS vs. BASIS FOR ACTION )

( ملاک ile شالوده ile مناط ile پايه ile بنياد ile اساس ile اصل ile مبني ile مبنا ile ملاک عمل )

( MOLAK ile SHALODEH ile MENAT ile PAYYEH ile بنياد ile ASAS ile ESL ile MOBANY ile MOBNA ile MOLAK AMEL )


- TEMEL ile/ve/||/<>/> TAMAMLAYICI


- TEMEL ile TEMEL ADRES ile TABAN PARÇASI ile TEMEL KAYIT ile BEYZBOL ile TEMELSİZ ile ASILSIZLIK ile BODRUM ile ALÇAKLIK

( BASE vs. BASE ADDRESS vs. BASE PIECE vs. BASE REGISTER vs. BASEBALL vs. BASELESS vs. BASELESSNESS vs. BASEMENT vs. BASENESS )

( پايگاه ile دني الطبع ile پست فطرت ile فرومايه ile لئيم ile پايه ستون ile نشاني پايه ile توپ مبنا ile ثبات پايه ile بيسبال ile بي اساس ile بي ماخذ ile بي پايه ile بي اساسي ile زير زمين ile زيرزمين ile سرداب ile دوني ile پست فطرتي ile فرومايگي ile دنائت )

( PAYGAH ile دني الطبع ile PAST FETRAT ile فرومايه ile لئيم ile PAYYEH SETON ile NESHANY PAYYEH ile TOP MOBNA ile SOBAT PAYYEH ile BEYSABAL ile BEY ASAS ile BEY MAKHZ ile BEY PAYYEH ile BEY ASASY ile ZYR ZAMYNE ile ZYRAZMYNE ile SARDAB ile DONY ile PAST FETRATY ile FOROMAYGY ile DANAET )


- TEMEL:
"KARGAŞA/SI" değil KARMAŞA/SI


- TEMELLENMEK ile TEMELLEŞMEK ile TEMELLENDİRMEK ile TEMELLEŞTİRMEK ile TEMEL/LÜK ile TEMELLİ/LİK ile TEMELSİZ/LİK ile TEMEL HARF ile TEMEL TAŞI ile TEMEL CÜMLE ile TEMEL DİREK ile TEMEL DURUŞ ile TEMEL TÜMCE ile TEMEL DİREĞİ ile TEMEL DUVARI ile TEMEL EĞİTİM ile TEMEL HAKLAR ile TEMEL KAZISI ile TEMEL ÇİVİSİ ile TEMEL ÖNERME ile TEMEL SAYILAR ile TEMEL ÖĞRETİM ile TEMEL BİLİMLER ile TEMELLİ SENATÖR


- TEMELLİ ile DAYALI ile GÖREVE DAYALI ile TAHMİNLERE DAYALI ile GERÇEĞİNE DAYANARAK ile GERÇEĞE DAYALI

( BASED vs. BASED ON vs. BASED ON DUTY vs. BASED ON GUESSES vs. BASED ON THE FACT THAT vs. BASED ON TRUTH )

( متکي ile مستند ile مبتني ile مبني ile بنابر ile از قول ile براساس ile بر طبق ile برابر ile مبني بر ile برپايه ile طبق ile بر مبناي ile برحسب ile حسب الوظيفه ile حدسي ile مبني بر اين که ile مبني بر حقيقت )

( MOTAKY ile MOSTAND ile MOBTANY ile MOBANY ile BENABAR ile AZ GUL ile BARASAS ile BAR TABAGH ile BARABAR ile MOBANY BAR ile BARPAYYEH ile TABAGH ile BAR MOBNAY ile BARHASB ile حسب الوظيفه ile حدسي ile MOBANY BAR AYNE KEH ile MOBANY BAR HAGHYGHT )


- ... TEMEL/Lİ ile ... DAYANAK/LI


- TEMELLİ ... ile/ve/değil/||/<> KALICI OLARAK


- TEMENNÎ[Ar.] değil/yerine/= DİLEME, DİLEK, İSTEK


- TEMENNÎ[Ar.] ile İRÂDE[Ar.]


- TEMENNÎ[Ar.] ile ŞEHVET[Ar.]


- TEMENNİ[Ar.] ile/ve/||/<> TERECCİ[Ar. < RİCÂ]

( Dilek, istek. İLE/VE/||/<> Rica etmek, yalvarmak. | Ummak, umut etmek. )


- TEMERKÜZ ile TEMERKÜZ KAMPI


- TEMERRÜT ile TEMERRÜT FAİZİ


- TEMESSÜK ile/||/<> VAKIF TEMESSÜKÜ ile/||/<> TAPU TEMESSÜKÜ ile/||/<> TEFVÎZ ile/||/<> CİHET-İ İTÂ-YI SENET ile/||/<> VAKF-I MÜSTESNÂ ile/||/<> MAZBÛT VAKIFLAR ile/||/<> MÜLHAK VAKIFLAR ile/||/<> TEVLİYET ile/||/<> MÜTEVELLİ ile/||/<> ile/||/<> MÜSTEGAL[ÇOĞ. MÜSTEGALLÂT] ile/||/<> MECLİS-İ İDÂRE

( Eski hukukta borç senedi. | Has, timar ve zeamet sahipleri ile mütevelliler tarafından verilen, miri ve vakıf arazide tasarruf yetkisini bildiren belge. İLE/||/<> Vakıf memurları tarafından eski tarihlerde verilen senet. İLE/||/<> Tapu memurları tarafından eski tarihlerde verilen senet. İLE/||/<> Para mukabilinde ya da satılan bir hak mukabilinde hükümet tarafından verilen. . İLE/||/<> Senetin veriliş nedeni, iktisâb. İLE/||/<> Vakıflar idaresinin müdahale ve mürakabesi olmaksızın, doğrudan doğruya mütevellileri tarafından idare olunan vakıflar. İLE/||/<> Yönetimi devlet tarafından ele alınmış vakıflar; bir vakıf iki biçimde mazbut vakıf olur; ya tüm vakıf yöneticileri ölmüştür ya da vakfeden kişi yönetici göstermemiştir. Bu durumda bu vakıfların yönetimi devlet tarafından ele alınır; devlet bu yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü eli ile kullanır. İLE/||/<> Vakfın vakfiyesindeki şartlara göre vakfın işlerini gören (mütevellileri) tarafından yönetilen vakıflar. Vakıflar Genel Müdürlüğü denetimine tâbidir. İLE/||/<> Vakıf malları üzerinde kullanma yetkisi, vakıf işine bakma görevi. Bu görev sahiplerine mütevelli denir. İLE/||/<> Bir vakfın idaresine memur edilen kişi. İLE/||/<> Vakfa gelir getirmesi için tavanlı, damlı ve damsız vakfedilmiş olan mallar anlamına gelen müstegal kelimesinin çoğuludur. Çatısı bulunmayan arsa bağ bahçe gibi yerler. İLE/||/<> Yönetim kurulu, idare meclisi. )


- TEMETTÜ ile TEMETTÜ HİSSESİ


- TEMİNAT AKÇESİ değil/yerine/= GÜVENCE PARASI


- TEMİNAT MEKTUBU değil/yerine/= GÜVENCE BELGESİ


- TEMİNAT ile TEMİNATLI ile TEMİNATSIZ ile TEMİNAT AKÇESİ ile TEMİNAT SENEDİ ile TEMİNAT MEKTUBU


- TEMİN/TEMİNKİ değil DEMİN/DEMİNKİ


- TEMİZ HAVADA YAŞAMALI!


- TEMİZ OLMALI!


- TEMİZ ile TEMİZ KOPYA ile TEMİZLEMEK ile TEMİZLENMİŞ ile KUMLA TEMİZLENDİ ile TEMİZLİK ile TEMİZLEYİCİ ile TEMİZLİK ile TEMİZLİK ile TEMİZLEMEK ile TEMİZLEYİCİ ile TEMİZLİK

( CLEAN vs. CLEAN COPY vs. CLEAN UP vs. CLEANED vs. CLEANED WITH SAND vs. CLEANEDNESS vs. CLEANER vs. CLEANING vs. CLEANNESS vs. CLEANSE vs. CLEANSER vs. CLEANSING )

( نقي ile نظيف کردن ile پاکيزه کردن ile بدون آلودگي ile چرک گرفتن ile تروتميز ile نظيف ile چرک کردن ile تميز کردن ile تنظيف کردن ile بي گند ile طاهر ile پاکيزه ile تميز ile بي آلايش ile پاک ile صريح ile زدودن ile پاک نويس ile پاک کردن ile جمع و جور کردن ile پاک کرده ile پاک شده ile ريگمال ile پاک شدگي ile زداينده ile تميز کننده ile پاک کننده ile زدايش ile تميز کاري ile رفت و روب ile پاک سازي ile طهر ile صفا ile تميزي ile زدودگي ile پاکيزگي ile تطهير کردن ile زداي ile پاکسازي )

( نقي ile NEZYFE KARDAN ile PAKYZAH KARDAN ile BEDON ALODEGY ile CHARK GARAFTAN ile تروتميز ile نظيف ile CHARK KARDAN ile TAMYZ KARDAN ile TANZYFE KARDAN ile BEY GAND ile TANPAR ile PAKYZAH ile TAMYZ ile BEY ALAYSH ile PAK ile SARYHE ile ZADUDAN ile PAK NOYS ile PAK KARDAN ile JAM VE JOR KARDAN ile PAK KARDEH ile PAK SHODEH ile ريگمال ile PAK SHODEGY ile ZADAYNADEH ile TAMYZ KONANDEH ile PAK KONANDEH ile ZADAYSH ile TAMYZ KARY ile RAFT VE ROB ile PAK SAZY ile TAHAR ile SAFA ile TAMYZY ile ZADOODEGY ile PAKYZAGY ile TATEHYR KARDAN ile ZADAY ile PAKSAZY )


- TEMİZ ve/<> TEMİZLEYİCİ

( Toprak, su, oksijen, gülümseme, [doğru] bilgi. )


- TEMİZLEMEK ile BOĞAZINI TEMİZLE ile NET YAZI ile GÜMRÜKLEME ile TEMİZLENDİ ile TAKAS ile AÇIKLIK

( CLEAR vs. CLEAR THE THROAT vs. CLEAR WRITING vs. CLEARANCE vs. CLEARED vs. CLEARING vs. CLEARNESS )

( عيان ile مبرهن ile صاف ile ساطع ile صاف کردن ile معلوم ile نامبهم ile ناب ile واضح ile ترخيص کردن ile غيرمبهم ile مشهود ile متجلي ile منجلي ile گويا ile جلي ile صريح ile مبين ile شفاف ile بيضاء ile فصيح ile زلال ile روشن ile سينه ساف کردن ile خط واضح ile برائت ذمه ile مفاصا ile زدوده ile منقي ile مکان مسطح ile روشني ile عياني ile صافي )

( عيان ile MOBREAN ile SAF ile SATE ile SAF KARDAN ile MALUM ile نامبهم ile NAB ile VAZEH ile TARKHYSE KARDAN ile غيرمبهم ile MOSHEHOD ile MOTEJELY ile منجلي ile GOYA ile جلي ile SARYHE ile MOBYNE ile SHAFAF ile بيضاء ile FASYHE ile ZELAL ile ROSHEN ile SYNAH SAF KARDAN ile KHAT VAZEH ile BARAET ZEMEH ile MOFASA ile ZADUDEH ile منقي ile MAKAN MOSATH ile روشني ile عياني ile SAFY )


- TEMİZLEMEK ile TEMİZLENMEK ile TEMİZLETMEK ile TEMİZLENEBİLMEK ile TEMİZLETEBİLMEK ile TEMİZLEYEBİLMEK ile TEMİZ/LİK ile TEMİZCE ile TEMİZ KAN ile TEMİZ PAK ile TEMİZ PARA ile TEMİZLİKÇİ/LİK ile TEMİZLEMECİ/LİK ile TEMİZ KALPLİ/LİK ile TEMİZ KAĞIDI ile TEMİZ RAPORU ile TEMİZ YÜREKLİ/LİK ile TEMİZLİKÇİ KADIN ile TEMİZLİK MALZEMESİ


- TEMKİN/Lİ değil/yerine/= SAKINI/K


- TEMLİK[Ar.] değil/yerine/= MÜLK OLARAK VERME | BİR HAKKIN, BAŞKA BİRİNE GEÇİRİLMESİ


- TEMMUZ ile/ve/||/<>/> KIZIL ISI

( Yılın yedinci ayı. İLE/VE/||/<>/> Temmuz'un çok sıcak olan ikinci yarısı. )


- TEMPLATE ETKİ ile/||/<> CHELATE ETKİ

( Template metal yönlendirme, chelate entropi kararlılığı. )

( Formül: Kinetik İLE termodinamik )


- TEMPORARY :/yerine GEÇİCİ


- TEMRÎ[Ar.] ile TEMRÎH[Ar.] ile TEMRÎR[Ar. < MÜRR]

( Hurma seven. İLE Hafifçe sürme, uğuşturma. İLE Acılık verme/verilme. )


- TEMSİL ile TEMSİLİ ile TEMSİLCİ/LİK ile TEMSİLİ RESİM ile TEMSİLİ İSTİARE


- TEMSİLCİ DEMOKRASİ ile/yerine KATILIMCI DEMOKRASİ

( REPRESENTATIVE DEMOCRACY vs. PARTICIPATIVE DEMOCRACY
PARTICIPATIVE DEMOCRACY instead of REPRESENTATIVE DEMOCRACY )


- TEMSİLİ GİBİ değil [sadece] TEMSİLİ ya da GİBİ


- TEMSİLÎ değil/yerine/= ÖZDEYİLİ


- TEN GİYSİSİ ile/ve/değil/yerine/<> CAN GİYSİSİ


- TEN ile TEN RENGİ ile TEN FANİLASI


- TENÂFÎ[Ar.] ile TEZÂD[Ar.]

( Aykırılık. İLE Zıtlık. )


- TENÂFÜR-İ HURÛF[Ar.] ile TENÂFÜR-İ KELİMÂT[Ar.]

( Kulağa hoş gelmeyen harflerin birarada bulunması.[nesterenlenmiş vb.] İLE Kulağa hoş gelmeyen sözcüklerin birarada bulunması.[uyumuşmuş vb.] )


- TENÂZUR[Ar. < NAZAR]/SİMETRİ[Fr./İng.] değil/yerine/= BAKIŞIM


- TENCERE ile TENCERE YEMEĞİ


- TENEFFÜS ile TENEFFÜS ZİLİ


- TENEFFÜS-İ CİLDÎ ile TENEFFÜS-İ KASABÎ ile TENEFFÜS-İ SAFÎRÎ ile TENEFFÜS-İ SINÂÎ ile TENEFFÜS Bİ-L-HEVÂ

( Deri solunumu. İLE Trake solunumu. [biyolojide] İLE Havanın soluk borularına girdiği ya da çıktığı sırada doğal olmayan ses. (tıp'ta) İLE Boğazdan açılan yapay bir delik aracılığıyla sayrının soluk alması. (tıp'ta) İLE Hava ile solunum. )

( TENEFFÜS[< NEFES]: Nefes, soluk alma; Yorgunluk almak için dinlenme; Tan yeri ağarma; Deniz suyunun dalga ile sahile vurması. )


- TENEKELEMEK ile TENEKE ile TENEKECİ/LİK ile TENEKE CAZ ile TENEKE MAHALLESİ


- TENEŞİR/LİK ile TENEŞİR HOROZU ile TENEŞİR KARGASI ile TENEŞİR TAHTASI


- TENİN:
"BESLENMESİ" ile/ve/<> DESTEKLENMESİ

( İçeriden. İLE/VE/<> Dışarıdan. )


- TENİS ile TENİSÇİ/LİK ile TENİS KORTU ile TENİS SAHASI ile TENİSÇİ DİRSEĞİ


- TENKİDİ[Ar.] değil/yerine/= ELEŞTİRİLİ, ELEŞTİRMELİ


- TENKİT ile TENKİTLİ ile TENKİTÇİ/LİK ile TENKİTSİZ


- TENS/TRANSKÜTANÖZ ELEKTRİKSEL SİNİR STIMÜLASYONU TRANSCUTANEOUS ELECTRICAL NERVE STIMULATION[İng.] değil/yerine/= DERIDEN ELEKTRİKSEL SİNİR UYARIMI


- TENSİL ile TENSİL SAHASI