Bugün[14 Temmuz 2026]
itibarı ile 37.338 başlık/FaRk ile birlikte,
37.338 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(54/151)


- GAMBOT[İng. < GUN-BOAT] ile/değil/yerine/= TOPÇEKER / SAVAŞ GEMİSİ

( Ağır top taşıyan küçük savaş gemisi. | Top çeken araç. )


- GAMET/GAMETE[İng.] ile/değil/yerine/= EŞEY GÖZESİ


- GAMET ile GAMETLİ ile GAMETSİZ


- GAMOW-CONDON-GURNEY THEORY[İng.] / THÉORIE DE GAMOW-CONDON-GURNEY[Fr.] / GAMOW-CONDON-GURNEY-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMOW-CONDON-GURNEY KURAMI


- GAMOW-GORDON-GURSEY-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMOW-GORDON-GURSEY KURAMI


- GAMOW-TELLER INTERACTION[İng.] / INTERACTION DE GAMOW-TELLER[Fr.] / GAMOW-TELLER-WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMOW-TELLER ETKİLEŞMESİ


- GAMOW-TELLER SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION DE GAMOW-TELLER[Fr.] / GAMOW-TELLER-AUSWAHLREGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= GAMOW-TELLER SEÇİM KURALLARI


- GAMZE ile GAMZELİ ile GAMZESİZ


- GANİ[Ar. < GANİ] ile/||/<> ...


- GANİ[Ar. < ĠANĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GANİ

( gani gani gani gönüllü gönlü gani Bol çok olan Zengin varlıklı olan )


- GANİ/LİK ile GANİ GANİ ile GANİ GÖNÜLLÜ/LÜK


- GARAGE/WAGON[İng.] ile/değil/yerine/= GARAGE/CHAR[Fr.] ile/değil/yerine/= GARAGE/WAGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ARABACI

( Bir takımyıldızın adı. @@ (astronomi) )


- GARAMİ[Ar. < ĠARĀMĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GARAMİ

( Düşünceden çok canlı duygulara ve aşka dayanan sanat eseri )


- GARAMİ ile/||/<> LYRIQUE[Fr.] ile/||/<> LİRİK[Fr. < LYRIQUE]

( 1 Özlük duyguları coşkun bir dille anlatan 2 Nazmın bu türlüsü 3 Bu türül yazan şair )

( LYRIQUE )


- GARANTİ" ile/ve/değil/||/<>/< "CEPTE"


- GARANTİ ile GARANTİLİ ile GARANTÖR

( GUARANTEE vs. GUARANTEED vs. GUARANTOR )

( مظمون له ile تعهد دادن ile ضامن کردن ile التزام ile تضمين کردن ile تعهد ile ضمانت ile گارانتي ile تضمين ile تامين دادن ile مضمون له ile ضمانتي ile پابندان ile ضمانت کننده )

( مظمون له ile TAEID DADAN ile ZAMAN KARDAN ile ELTZAM ile TAZMYNE KARDAN ile TAEID ile ZEMANT ile GARANTY ile TAZMYNE ile TAMYNE DADAN ile مضمون له ile ضمانتي ile PABANDAN ile ZEMANT KONANDEH )


- GARANTİ ile/ve/<>/||/değil/yerine SİGORTA

( [not] GUARANTEE vs./and/<>/||/but INSURANCE
INSURANCE instead of GUARANTEE )


- GARANTİ ile/ve/değil/yerine TEDBİR

( [not] GUARANTEE vs./and/but PRECAUTION
PRECAUTION instead of GUARANTEE )


- GARANTİE[Fr. < GARANTIE] ile/değil/yerine/=/||/<> GARANTİ

( güvence Kesinlikle kesin olarak ne olursa olsun )


- GARANTİLEMEK ile GARANTİLETMEK ile GARANTİLEYEBİLMEK ile GARANTİ ile GARANTİLİ ile GARANTİSİZ/LİK


- GARANTÖR | GÜVENCECİ ile/||/<> GARANTÖRLÜK | GÜVENCECİLİK


- GARANTÖR ile/değil/yerine/= GÜVENCECİ


- GARAZ ile GARAZLI ile GARAZSIZ/LIK ile GARAZSIZCA ile GARAZSIZ İVAZSIZ


- GARAZKÂR[Ar. < ĠARAŻ + Fars. -KĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> GARAZLI


- GARB | BATI ile/||/<> BATI

( 22 mart ve 23 eylülde yani güneş eşlekte iken gözeriminde güneşin battığı yer Herhangi bir yerde güneşin 21 Mart ve 23 Eylülde battığı yön anayönler coğrafya astronomi )

( WEST | EAST )

( OUEST | OUEST, OCCIDENT | EST )

( WESTEN, WEST | WEST | OSTEN, OST )

( OCCIDENS )

( OVEST )

( ΔΎΣΗ / δύση )


- GARB | BATI >< DOĞU

( 22 mart ve 23 eylülde, yani güneş eşlekte iken, gözeriminde güneşin battığı yer. @@ Herhangi bir yerde, güneşin 21 Mart ve 23 Eylülde battığı yön. bkz, anayönler. @@ (coğrafya, astronomi) )

( WEST | EAST~EAST )

( OUEST | OUEST, OCCIDENT | EST~EST | EST, ORIENT )

( OCCIDENS~... )

( WESTEN, WEST | WEST | OSTEN, OST~OSTEN, OST | OST )

( OVEST~EST )

( ΔΎΣΗ / δύση~ΑΝΑΤΟΛΉ / ανατολή )


- GARBAGE COLLECTION TAX, STREET CLEANING TAX[İng.] ile/||/<> ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ

( Çöp toplama ve sokakları temizleme karşılığında belediyeler tarafından meskenlerin yazılı değerleri üzerinden belli bir oranda alınan vergi )

( GARBAGE COLLECTION TAX, STREET CLEANING TAX )


- GARBİ[Ar. < ĠARBĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GARBİ

( Batı Batı yla ilgili Batı ya özgü olan )


- GARBİ[Ar. < ĠARBĮ] ile/değil/yerine/=/||/<> GARBİ

( batı Batıyla ilgili batıya özgü olan )


- GARDENPARTY[İng. < GARDEN-PARTY] ile/değil/yerine/=/||/<> GARDENPARTİ

( Bir bahçede ya da parkta yapılan yemekli şölen )


- GARDROPÇU | GİYDİRİCİ ile/||/<> GİYDİRİCİ

( Sinema İşliklerde baş kadın oyuncuların giyinmesine yardımcı olan kimse Oyuncuların giysilerini giydiren kimse )

( COSTUME MISTRESS, SERVES, (ABD) COSTUMIER, WARDROBE MISTRESS | DRASSER | COSTUMES, GOWNS | CLOAKROOM )

( HABILLEUSE, COUTURIÈRE | HABILLEUR | COSTUMES | VESTIAIRE )

( GARDEROBIER, DARSTELLERGARDEROBIER | ANKELIDER | KOSTÜM | GARDEROBE, KLEIDERABLAGE )

( COSTUMISTA )

( ΕΝΔΥΜΑΤΟΛΌΓΟΣ / ενδυματολόγος )


- GARDROPÇU | GİYDİRİCİ ile/||/<> GİYSİ ile/||/<> GİYSİLİK

( Sinema İşliklerde baş kadın oyuncuların giyinmesine yardımcı olan kimse. @@ Oyuncuların giysilerini giydiren kimse. )

( COSTUME MISTRESS, SERVES, (ABD) COSTUMIER, WARDROBE MISTRESS | DRASSER | COSTUMES, GOWNS | CLOAKROOM~COSTUMES, GOWNS | COSTUME | THEATRICAL COSTUME~CLOAKROOM | COSTUME ROOM, CLOAKROAM | GARDEROBE )

( HABILLEUSE, COUTURIÈRE | HABILLEUR | COSTUMES | VESTIAIRE~COSTUMES | COSTUME | VÊTEMENT | COSTUME DE THÉÂTRE~VESTIAIRE | VESTIAIRE, GARDEROBE | GARDEROBE )

( GARDEROBIER, DARSTELLERGARDEROBIER | ANKELIDER | KOSTÜM | GARDEROBE, KLEIDERABLAGE~KOSTÜM | TRACHT | BÜHNENKOSTÜM~GARDEROBE, KLEIDERABLAGE | GARDEROBE )

( COSTUMISTA~COSTUME~GUARDAROBA )

( ΕΝΔΥΜΑΤΟΛΌΓΟΣ / ενδυματολόγος~ΈΝΔΥΜΑ / ένδυμα~ΙΜΑΤΙΟΘΉΚΗ / ιματιοθήκη )


- GARİPÇE DERESİ :

( Garipçe köyü tepelerinden çıkar ve köy ortasından akış alarak denize ulaşan derenin yakın zamanda üzeri kapatıldı. )


- GARİPÇE KALE CAMİİ :

( Köyün ismini taşıyan cami Garipçe kalesinin arenasında idi. Tarihi bir cami olmasına karşın yıkılıp gitti. )


- GARİPÇE KALESİ :

( Garipçe burnundaki kale Garipçe kalesidir. Bu kale Sultan III. Mustafa (1557 - 1574) tarafından Macar asıllı Mimar François Tott'a yaptırıldı. Boğazın kontrolü ve savunma amacı ile yaptırılan bu kale II. Dünya Savaşı sonlarına kadar kullanıldı. Bu savaştan sonra ise kaderine terk edildi. Bu kalenin bir eşi de Poyraz Köyde Burun başındadır. Kale hala sapasağlam ayaktadır. )


- GARİPÇE MEZARLIKLARI :

( Garipçe köyde iki mezarlık var. Biri sahile yakın ve camiin batı tarafında bulunmaktadır. Bu eski mezarlık olup burada gömü yapılmamaktadır. Diğer mezarlık köy girişinde tepede doğu tarafında olup denize hâkim bir tepe üzerindedir. )


- GARİZEVÎ, İNSİYAKÎ ile/||/<> INSTINCTIVE[İng.] ile/||/<> INSTINCTIF[Fr.] ile/||/<> İÇGÜDÜSEL

( 1 İçgüdü ile ilişkili içgüdüye dayalı 2 Amaçsız ya da isteksiz )

( INSTINCTIVE )

( INSTINCTIF )


- GARNİZON ile GARNİZON EVİ

( GARRISON vs. GARRISON HOUSE )

( ساخلو ile پادگان مجزا ile پادگان ile ساخلو مستقل )

( ساخلو ile PADEGAN MAJZA ile PADEGAN ile SAKHLU MOSTEGHAL )


- GAROZ ile/||/<> PALAMUT VE TORİĞİN İÇ ORGANLARI

( palamut ve toriğin iç organları R γάρος a fish sauce )

( ΓΆΡΟΣ / γάρος )


- GARP[Ar. < ĠARB] ile/değil/yerine/=/||/<> BATI


- GAS GLAND[İng.] ile/||/<> GLANDE GAS[Fr.] ile/||/<> GASDRÜSSE[Alm.] ile/||/<> GAZ BEZİ

( Bazı balıklarda hava kesesine gaz salgılayan hava kesesinin bezli bölgesi )

( GAS GLAND )

( GLANDE GAS )

( GASDRÜSSE )


- GAS LAMP[İng.] ile/||/<> LAMPE À GAZ[Fr.] ile/||/<> GASLAMPE[Alm.] ile/||/<> GAZ LAMBASI

( On dokuzuncu yüzyılda tiyatrolarda kullanılan aydınlatma aracı )

( GAS LAMP )

( LAMPE À GAZ )

( GASLAMPE )


- GAS MASK[İng.] ile/||/<> MASQUE DE GAZ[Fr.] ile/||/<> GASMASKE[Alm.] ile/||/<> GAZ MASKESİ

( içinde etkin kömür vb gaz tutucu kimyasal özdekler olan ve ağılı gazlardan korunmak için kullanılan bir araç )

( GAS MASK )

( MASQUE DE GAZ )

( GASMASKE )


- GASP ETMEK ile GASP ile ZORBA ile GASPÇI

( EXTORT vs. EXTORTION vs. EXTORTIONER vs. EXTORTIONIST )

( باج گرفتن ile بزور گرفتن ile اخاذي کردن ile تلکه کردن ile زياد ستاندن ile زياده ستاني ile تلکه ile رشوه خواري ile باجگيري ile غصب ile زيادهستاني ile بزورستاني ile اخاذي پول ile اجحاف ile اخاذي ile غاصب ile اخاذ )

( BAJ GARAFTAN ile BOZOOR GARAFTAN ile AKHAZY KARDAN ile TALKEH KARDAN ile ZYAD SETANDAN ile زياده ستاني ile تلکه ile RASHOOH KHARY ile BAJGYRY ile GHASB ile زيادهستاني ile بزورستاني ile AKHAZY POL ile EJHAF ile AKHAZY ile GHASEB ile اخاذ )


- GASSAL[Ar. < ĠASSĀL] ile/değil/yerine/=/||/<> ÖLÜ YIKAYICI


- GASTRALJİ ile GASTREKTOMİ ile GASTRİT ile GASTROİNTESTİNAL ile GASTROENTEROLOG ile GASTROENTEROLOJİ ile GASTROİNTESTİNAL TRAKT ile GASTROPLASTİ ile GASTROSKOPİ

( Mide ağrısı. İLE Mide çıkarımı. İLE Mide yangısı. İLE Mide/bağırsak [ile ilgili] sindirim dizgesi, sindirim yolları. İLE Sindirimbilim uzmanı. İLE Sindirimbilim. İLE Sindirim dizgesi, sindirim yolları. İLE Mide onarımı. İLE Mide bakısı. )


- GASTROENTEROLOG[Fr. < GASTRO-ENTÉROLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SİNDİRİM BİLİMCİ


- GASTROENTEROLOG ile/değil/yerine/= SİNDİRİMBİLİMCİ


- GASTROENTEROLOGİE[Fr. < GASTRO-ENTÉROLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> GASTROENTEROLOJİ

( sindirim bilimi Hastanelerde sindirim organları hastalıklarının incelendiği tedavi edildiği bölüm )


- GASTROENTEROLOJİ/GASTROENTEROLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= SINDIRİM BİLİMİ


- GASTRONOM ile GASTRONOMİ


- GASTRONOMİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ASTRONOMİ

( Damağını tatmin etmek için yaşamını yok etmek/eden olmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Uzayın/doğanın derinliklerini araştırmak/araştıran olmak. [gerek] )


- GASTRONOMİE[Fr. < GASTRONOMIE] ile/değil/yerine/=/||/<> GASTRONOMİ

( Gerek yiyecek içecek yapma yöntemlerine gerek yemek pişirme tekniklerine ilişkin bilgilerin tümü Sağlığa uygun iyi düzenlenmiş hoş ve lezzetli mutfak yemek düzeni ve sistemi )


- GASTROSCOPİE[Fr. < GASTROSCOPIE] ile/değil/yerine/=/||/<> GASTROSKOPİ

( Gastroskopla yapılan inceleme )


- GATE[İng.] ile/değil/yerine/= KAPI


- GATTERMANN ALDEHYDE SYNTHESIS[İng.] ile/değil/yerine/= GATTERMANN ALDEHİT SENTEZİ


- GAUDI ve/<> ETSURO SOTO


- GAUSS' LAW OF FLUX[İng.] / LOI DU FLUX DE GAUSS[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS AKI YASASI


- GAUSSIAN DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS DAĞILIMI


- GAUSSIAN PULSE[İng.] / IMPULSION GAUSSIENNE[Fr.] / GAUSSSCHER IMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS DARBESİ


- GAUSS(ÇAN) EĞRİSİ ile/ve/=/||/<> RASTGELELİK

( "Matematik, tüm bilimlerin kraliçesidir." - Carl Friedrich Gauss[Matematik Kralı][Nisan 1777 - 23 Şubat 1855] )


- GAUSS(ÇAN) EĞRİSİ ve/||/<> ZARLARIN RASTGELELİĞİ

( Tüm olasılıklar ve en çok sayının çıkma olasılığındaki zirveler/pikler...
TEK ZAR ATIŞINDA = Her biri için eşit olasılık.
2 ZAR ATIŞINDA = 7[1+6]'nın gelmesi.
3 ZAR ATIŞINDA = Toplamın 11 olması.
4 ZAR ATIŞINDA = Toplamın 14 olması. )

( )


- GAUSSIAN CURVE[İng.] / COURBE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS EĞRİSİ


- GAUSS EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE GAUSS[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS GÖZMERCEĞİ


- GAUSSIAN NOISE GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR DE BRUIT GAUSSIEN[Fr.] ile/değil/yerine/= GAUSS GÜRÜLTÜ ÜRETECİ


- GAUSS THEORY[İng.] / THÉORIE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSFLUSSGESETZ, GAUSSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS KURAMI


- GAUSS-OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS OKÜLERİ


- GAUSSIAN OPTICS[İng.] / OPTIQUE DE GAUSS[Fr.] / GAUSSSCHE OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAUSS OPTİĞİ


- GAUSS YASASI ile/||/<> FARADAY YASASI

( Gauss elektrik akısı ile yük ilişkisi, Faraday değişen manyetik akı ile EMK ilişkisidir. )

( Formül: ∮E·dA = Q/ε₀ İLE ε = -dΦ/dt )

( Michael Faraday tarafından 1831 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )


- GAVÎ[Ar. çoğ. GAVÛN, GUVÂT | "ga" uzun okunur] ile GAVÎ[Ar.]

( Azgın, azmış, yoldan çıkmış adam. İLE Çok azmış, çok azgın. )


- GAVURLAŞMAK ile GAVUR/LUK ile GAVURCA ile GAVUR İCADI ile GAVUR İNADI ile GAVUR BAKLASI ile GAVUR EZİYETİ


- GAY(HOMO/"İBNE") ile TRAVESTİ/TRANSVESTİ ile TRANSEKSÜEL("DÖNME")

( Gay: Homoseksüel. Lezbiyenler için de kullanılır. Gay(Daha çok bilinen): Eril görünümde olup, öteki eril görünümlü kişilerle yakın ilişki kuran ve eşeysel/anal(pasif ve/ya da aktif) ilişkiye giren kişilere verilen ad. İLE Tra(ns)vesti: Eril gövde doğumlu olup, daha sonra dış görünümünde dişilliğe bürünen fakat penis ve testisleri(ya da sadece penisleri) yerinde durmaya devam eden(bazılarının testislerin olduğu bölgeye, (penis aynı yerinde kalarak) penisin altına, görünümü ve işlevselliğini taşıyan vajina oluşturan, eril gövdelerle ilişkiye(daha çok para/maddi çıkar karşılığı) giren kişilere verilen ad. İLE Transeksüel: Gövdesini tamamen öteki gövdenin biçimine büründürmüş, göğüs ve eşeysel örgenlerini tamamıyla ve birebir değiştiren, çeşitli "homoseksüel" ilişkiler kuran kişilere verilen ad. )


- GAY-LUSSAC'S LAW[İng.] / GAY-LUSSACLOI DE[Fr.] / GAY-LUSSACCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GAY-LUSSAC YASASI


- GAYET TABİİ Kİ" değil GAYET TABİİ (YA DA TABİİ Kİ)


- GÂYETU'Ş-ŞEY'İ[Ar.] ile MEDÂHU[Ar.]


- GAYR ile GAYRİ ile GAYRI


- GAYRETLENMEK ile GAYRETLENDİRMEK ile GAYRET ile GAYRETLİ/LİK ile GAYRETSİZ/LİK ile GAYRET KUŞAĞI


- GAYR-İ AHLÂKİ ile/||/<> IMMORAL[İng.] ile/||/<> İMMORAL[Fr.] ile/||/<> IMMORAL, UNSITTLICH[Alm.] ile/||/<> TÖRETANIMAZ

( Daha üstün saydığı bir töre adına geçerli töreyi tanımayan )

( IMMORAL )

( IMMORAL )

( IMMORAL, UNSITTLICH )


- GAYRİ AHLÂKÎ ile/||/<> IMMORAL[İng.] ile/||/<> TÖRELSİZ

( Toplumca benimsenmiş törel değerlere karşı çıkan )

( IMMORAL )

( IMMORAL )

( IMMORAL, UNSITTLICH )

( IMMORALE )

( ΑΝΉΘΙΚΟΣ / ανήθικος )


- GAYRİ AHLÂKÎ ile/değil/yerine/= KILINÇ DIŞI


- GAYR-İ CİNSÎ ile/||/<> ASEXUEL[Fr.] ile/||/<> EŞEYSİZ

( botanik )

( ASEXUEL )


- GAYR-I HABERİYE(İNŞAÎ) ile HABERİYE(MEŞKÛKE)

( Emir, nehy, soru. İLE Şekk, şüphe. )


- GAYRİ İHTİYARİ ile DİRENÇ/İSTEM/İSTENÇ DIŞI/KENDİLİĞİNDEN


- GAYR-İ İRÂDÎ ile/||/<> INVOLONTAIRE[Fr.] ile/||/<> İSTEMSİZ

( biyoloji )

( INVOLONTAIRE )


- GAYRİ İRADÎ ile/||/<> INVOLUNTARY[İng.] ile/||/<> İSTENÇSİZ

( Yapılması istenmediği halde yapılan davranış )

( INVOLUNTARY )


- GAYR-I MÜTECÂNİS-ÜL-ECNİHE | TAHTAKURULARI ile/||/<> TAHTAKURULARI ile/||/<> YATAK TAHTAKURULARI

( Yarımkanatlılardan genellikle pis kokulu ve kan emici böcekler topluluğu değişikkanatlılar a yatak tahtakuruları Rhynchota Hemiptera alt ailesi Hemiptera ların yaklaşık 50 000 türünün büyük bir bölümü hayvanlardan kan emmez ancak bitki öz sıvılarıyla ya da öteki böcek ve omurgasızları avlayarak beslenirler Cimicidae ve Polyctenidae ailesindeki türler ve Reduviidae ailesinden Triatominae öpen böcekler alt ailesine bağlı 119 tür kan emicidir )

( BUGS | KISSING BUGS, BEDBUGS, BED BUGS, BED BUG, BEDBUG, BUG BED, BUGS BED, CIMICES | BUG )

( HÉTÉROPTÈRES | PUNAISE )

( WANZEN | WANZE )

( HETEROPTERA | CIMEX )

( CIMICI )

( ΚΟΡΙΟΊ / κοριοί )


- GAYR-I MÜTECÂNİS-ÜL-ECNİHE | TAHTAKURULARI ile/||/<> TAHTAKURUSU | YATAK TAHTAKURULARI

( Yarımkanatlılardan, genellikle pis kokulu ve kan emici böcekler topluluğu; değişikkanatlılar. a. bk. yatak tahtakuruları. @@ Rhynchota (Hemiptera) alt ailesi. Hemiptera’ların yaklaşık 50. 000 türünün büyük bir bölümü hayvanlardan kan emmez, ancak bitki öz sıvılarıyla ya da öteki böcek ve omurgasızları avlayarak beslenirler. Cimicidae ve Polyctenidae ailesindeki türler ve Reduviidae ailesinden, Triatominae (öpen böcekler) alt ailesine bağlı 119 tür kan emicidir. )

( BUGS | KISSING BUGS, BEDBUGS, BED BUGS, BED BUG, BEDBUG, BUG BED, BUGS BED, CIMICES | BUG~BUG | BADBUG )

( HÉTÉROPTÈRES | PUNAISE~PUNAISE | PUNAISE DES LITS )

( HETEROPTERA | CIMEX~CIMEX | CIMEX LECTULARIUS )

( WANZEN | WANZE~WANZE | BETTWANZE )

( CIMICI~CIMICE )

( ΚΟΡΙΟΊ / κοριοί~ΚΌΡΙΖ / κόριζ )


- GAYRİ SAFÎ ile/||/<> GROSS[İng.] ile/||/<> BRUT[Fr.] ile/||/<> KATKILI

( Bir nesnenin kesintisiz durumu )

( GROSS )

( BRUT )


- GAYRİ TABİÎ ile/||/<> ABNORMAL[İng.] ile/||/<> DÜZGÜSÜZ

( Herhangi bir özellik ya da ölçü yönünden olağan ortalamadan olumlu ya da olumsuz yönde açık bir biçimde uzaklaşan kişi )

( ABNORMAL )


- GAYRÎ ile/değil/yerine DAHİLÎ


- GAYR/Î ile/değil GAYB/Î


- GAYRI ile GAYRİ

( Artık. İLE Başka. )


- GAYRI ... ile/ve/||/<> NA...


- GAYRİAHLAKİ[Ar. < ĠAYR + AḪLĀḲĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> AHLAK DIŞI | TÖRE DIŞI

( ahlak dışı töre dışı )


- GAYRİCİDDİ[Ar. < ĠAYR + CİDDĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> LAUBALİ


- GAYRİİHTİYARİ[Ar. < ĠAYR + İḪTİYĀRĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTEM DIŞI


- GAYRİİNSANİ[Ar. < ĠAYR + İNSĀNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> İNSANLIK DIŞI


- GAYRİİRADİ[Ar. < ĠAYR + İRĀDĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> İRADE DIŞI


- GAYRİKANUNİ[Ar. < ĠAYR + ḲĀNŪNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> YASA DIŞI


- GAYRİMAKUL[Ar. < ĠAYR + MAʿḲŪL] ile/değil/yerine/=/||/<> AKIL DIŞI


- GAYRİNİZAMİ[Ar. < ĠAYR + NİẒĀMĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> DÜZENSİZ


- GAYRİSAFİ[Ar. < ĠAYR + ṢĀFĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> KARIŞIK (GAYRİSAFİ HASILAT, GAYRİSAFİ MİLLÎ HASILA)


- GAYRİSAFİ ile GAYRİSAFİ HASILAT ile GAYRİSAFİ MİLLİ HASILA


- GAYRİSIHHİ[Ar. < ĠAYR + ṢİḤḤĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> SAĞLIKSIZ


- GAYRİTABİİ[Ar. < ĠAYR + ṬABĪʿĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> SIRA DIŞI | DOĞA DIŞI

( sıra dışı doğa dışı Acayip bir biçimde )


- GAYRMADDİ[Ar. < ĠAYR + MĀDDĮ] ile/değil/yerine/=/||/<> GAYRİMADDİ

( Maddi olmayan )


- GAYRMİLLİ[Ar. < ĠAYR + MİLLĮ] ile/değil/yerine/=/||/<> GAYRİMİLLÎ

( Millî olmayan )


- GAYRRESMİ[Ar. < ĠAYR + RESMĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GAYRİRESMÎ

( Devletin koyduğu kurallar dışında kalan )


- GAYRŞAHSİ[Ar. < ĠAYR + ŞAḪṢĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GAYRİŞAHSİ

( İnsanın kişiliğine ait olmayan kendi dışında olan kişilik dışı )


- GAYZERİT[Fr. < GEYSÉRITE] ile/değil/yerine/= KAYNAÇTAŞI

( Volkan bölgelerinde oluşan silisli çökelti. )


- GAYZERİT[Fr. < GEYSÉRITE] ile/değil/yerine/=/||/<> KAYNAÇ TAŞI


- GAS BLEACHING[İng.] / GAS BLEICHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ AĞARTIMI


- VISCOSITÉ DES GAZ[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ AĞDALILIĞI


- GAS CURRENT[İng.] / COURANT GAZEUX[Fr.] / GASSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ AKIMI


- GAS BREAKDOWN, GAS VACUUM BREAKDOWN[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ BOŞALMASI


- GAS MULTIPLICATION[İng.] / MULTIPLICATION DES GAZ[Fr.] / GASVERMEHRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ ÇOĞAL(T)MASI


- DYNAMIQUE DES GAZ[Fr.] / GASDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ DİNAMİĞİ


- GAS EXPANSION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ GENLEŞME KATSAYISI


- GASEXPANSION[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ GENLEŞMESİ


- GAS CELL FREQUENCY STANDARD[İng.] / ÉTALON DE FRÉQUENCE À CELLULE GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ GÖZELİ/HÜCRELİ FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI


- GAS CELL[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ GÖZESİ/HÜCRESİ


- DÉFAILLANCE DU GAZ[Fr.] / GASVERSAGEN, GASZUSAMMENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ KESİLMESİ


- GAZ (KİMYASI) ile PLAZMA (KİMYASI)

( Belirli biçim ve oylumu olmayan nesne durumu. Moleküllerin serbestçe hareket ettiği nesne durumu. İLE İyonize olmuş gaz durumu. )

( Gaz durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE Plazma durumundaki nesnelerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )


- CINÉMATIQUE DU GAZ[Fr.] / GASKINEMATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ KİNEMATİĞİ


- GAS CHROMATOGRAPHY[İng.] / GAS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ KROMATOGRAFİSİ


- GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ[Fr.] / GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ LAZERİ


- GAS MASER[İng.] / MASER À GAZ[Fr.] / GASMASER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ MAZERİ


- GAS MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE DES GAZ[Fr.] / GASMECHANIKER[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ MEKANİĞİ


- GASZENTRIFUGEPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ MERKEZKAÇLAMA İŞLEMİ


- GAZ MOLEKÜLÜNDE:
SICAKLIĞIN YÜKSELMESİ ile/ve/||/<>/> HIZLI HAREKET

( Bir gazın molekülleri, sıcaklık yükseldikçe daha hızlı hareket eder. Bununla birlikte, moleküllerin arasındaki çarpışmasnın şiddeti de artar. Moleküllerin ortalama hızı, mutlak sıcaklğın kare köküyle orantılıdır. )

( Artan sıcaklığın, Güneş'in atasında bulunan hidrojen gazı üzerindeki ilk etkisi, çarpışmalar sonucunda hidrojen moleküllerinin [H2] ayrı ayrı hidrojen atomlarından oluşan bir gaz [H] üretmek üzere parçalanması olmuştur. )


- GAS CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DU GAZ[Fr.] / GASKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ SABİTİ


- GAS CENTRIFUGE PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ DE CENTRIFUGATION GAZEUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ SANTRİFÜJLEME İŞLEMİ


- GAZ SAYACI ile/||/<> HAVA GAZI SAYACI ile/||/<> DOĞAL GAZ SAYACI


- GAZ SOBASI ile/||/<> GAZ YAĞI SOBASI


- GAS GENERATING BOTTLE[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ ÜRETİM ŞİŞESİ


- DÉFAILLANCE DU VIDE GAZEUX[Fr.] ile/değil/yerine/= GAZ VAKUM BOZULMASI


- GASVAKUUMZUSAMMENBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ VAKUMU BOZULMASI


- VISCOSITY OF GAS[İng.] ile/değil/yerine/= GAZ VİSKOZİTESİ


- GAZ YAĞI ile/||/<> TAŞ YAĞI


- GASVERSAGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ YETERSİZLİĞİ


- GASENTARTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZ YOZLAŞMASI


- GAZ ile ÇAMUR GAZI

( ... İLE Aktifleştirilmiş çamurlu arıtım sürecinde açığa çıkan %70 metan ve %30 karbondioksit karışımı bir gaz yakıt. )


- GAZ ile GAZ OCAĞI ile GAZ ODALARI ile GAZ MASKESİ ile GAZ SAYACI ile GAZ YAĞI ile GAZ POMPASI ile BENZİN İSTASYONU ile GAZ TANKI ile GAZ VERMEK ile GAZ VANASI

( GAS vs. GAS BURNER vs. GAS CHAMBERS vs. GAS MASK vs. GAS METER vs. GAS OIL vs. GAS PUMP vs. GAS STATION vs. GAS TANK vs. GAS UP vs. GAS VALVE )

( بنزين ile باگاز خفه کردن ile گازدار کردن ile گاز ile گازسوز ile اتاق گاز ile ماسک ضد گاز ile گازسنج ile نفت گاز ile پمپ بنزين ile پمپبنزين ile باک ile بنزين زدن ile شير گاز )

( BENZYNE ile BAGAZ KHFEH KARDAN ile GAZDAR KARDAN ile GAZ ile GAZSOOZ ile OTAGH GAZ ile MASK ZED GAZ ile گازسنج ile NAFT GAZ ile POMP BENZYNE ile POMPEBANZYNE ile BAK ile BENZYNE ZADAN ile SHYR GAZ )


- GAZ ile GAZA ile GAZİ/LİK ile GAZ TAŞI ile GAZ YAĞI ile GAZ BETON ile GAZ İBİĞİ ile GAZ OCAĞI ile GAZ PEDALI ile GAZ SAYACI ile GAZ SOBASI ile GAZ YUVARI ile GAZ ÖLÇÜMÜ ile GAZ BOMBASI ile GAZ LAMBASI ile GAZ MASKESİ ile GAZ BOYAMASI ile GAZ DEDEKTÖRÜ ile GAZ KOROZYONU ile GAZ GÖSTERGESİ ile GAZİLER HELVASI


- GAZ ile GAZA ile GAZİ/LİK ile GAZ TAŞI ile GAZ YAĞI ile GAZ BETON ile GAZ İBİĞİ ile GAZ OCAĞI ile GAZ PEDALI ile GAZ SAYACI ile GAZ SOBASI ile GAZ YUVARI ile GAZ ÖLÇÜMÜ ile GAZ BOMBASI ile GAZ LAMBASI ile GAZ MASKESİ ile GAZ BOYAMASI ile GAZ DEDEKTÖRÜ ile GAZ KOROZYONU ile GAZ GÖSTERGESİ ile GAZİLER HELVASI


- GAZ KATI


- GAZÂLÎ ve FAHREDDİN RÂZİ


- GAZANFER AĞA SEBİLİ ile/ve GAZANFER AĞA SEBİLİ

( Fatih Bozdoğan Su Kemeri ve Karikatür Müzesi yanında. İLE/VE Eyüp, Otakçılar'da. )

( Kapı Ağası Gazanfer Ağa, Mimar Davud Ağa'ya yaptırtmıştır. [1596] İLE/VE Kızlar Ağası Gazanfer Ağa yaptırmıştır. [1599] )


- GAZANFER ÖZCAN PARKI :

( Darüşşafaka Mahallesinde Pelin sokakta olup 3562,00 m²'lik bir alanı kapsamaktadır, 180,00 m²'lik yeşil alanı, 40,00 m²'lik çocuk oyun alanı bulunmaktadır. )


- GAZAPLANMAK ile GAZAPLANDIRMAK ile GAZAP ile GAZAPLI ile GAZAPSIZ


- GAZEKİ ile/||/<> KISA CEKET, CEPKEN

( kısa ceket cepken Yerel ağızlarda kazeki olarak da geçer Kökenini bilmiyoruz )


- GAZEL ile GAZALİ

( GHAZAL vs. GHAZALEH )

( غزال ile غزاله )

( GHZAL ile GHZALEH )


- GAZELLENMEK ile GAZEL ile GAZEL DAMARI


- GAZETE ile GAZETECİ

( GAZETTE vs. GAZETTEER )

( مجله رسمي ile مجله نويس )

( MAJLEH RASMY ile MAJLEH NOYS )


- GAZETE ile TAKVİM-İ VEKÂYİ

( ... İLE Osmanlı Devleti'nin ilk resmi gazetesi. 01 Kasım 1831'de yayımlamaya başlamıştır. Siyasal haberlerin ve bildirilerin yanı sıra, yasaları, tüzükleri de tam metin verir, ayrıca iç ve dış önemli olaylarla fen, sanat, ticaret ve ziraat İLE ilgili haberler de içerirdi. )


- GAZETECİ ile/değil/yerine/= ÇAĞIMCI, BİLDİRİCİ


- GAZETECİ ile/ve FOTOĞRAFÇI


- GAZEVİ[Ar. < ĠAZEVĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> KAZEVİ

( Saz ya da kamıştan örülmüş büyük kulpsuz sepet )


- GAZİ EKREM HASAN PAŞA ÇEŞMESİ :

( Rumelifeneri İskele Caddesinden limana inerken yolun sağ tarafında bulunan bir duvar çeşmesidir (H.1191, M.1775). Bir ismi de "Liman Çeşmesi'dir". Su akışı vardır. Kitabesinde şöyle yazmaktadır: Hak budur Gâzî Ekrem şeçi Hasan Paşa velî kıldı bu çeşme - sâr - ı ber - resm - i bîhîn tarz'ı". )


- GAZİ EKREM HASAN PAŞA ÇEŞMESİ :

( Rumelifeneri köy içindeki parkın içindedir (H.1191, M.1745) Bir ismi de "Park çeşmesi" dir. Bu çeşme kitabesinden anlaşılacağı gibi Gazi Ekrem Hasan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Çeşme kitabesinde şöyle yazmaktadır: Hak budur Gâzî Ekrem Seçi Hasan Paşa velî kıldı bu çeşme - sâr - ı ber - resm - i bîhîn tarz'ı mu'allayı". )


- GAZİ HACI SUAT UYSALLAR MEYDANI :

( Sarıyer çarşı içindedir. Ortaçeşme Caddesi, Türbe çeşme ve Hamam Sokağa bakar. Bir yanı ile de Sarıyer Yeni Merkez Camii ön tarafıdır. Meydanın cami tarafı Sarıbaba Parkıdır. )


- GAZİ[Ar. < ĠĀZĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> GAZİ

( malul gazi Savaştan sağ olarak dönen kimse Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur ünvanı İslam dini ve vatan uğruna düşmanla savaşan ve şehit olmadan dönen kimse )


- GÂZİ ile GÂZİ ile GAZÎ

( Savaştan, sağlam ya da (az/çok) yaralı çıkan. İLE Mustafa Kemal ATATÜRK İLE "Gezi" için gaz yiyen. )


- GAZİ ile/||/<> HAYRİYE ALTINI

( Hayriye altını 1 Müslümanlarda düşmana karşı savaşa giden kimse 2 Savaşta üstün başarı gösteren Müslüman hükümdarlara ve komutanlara verilen en yüksek san Gazi Sultan Murat Gazi Mustafa Kemal Paşa )


- GAZIŞI ile GAZIŞIL


- GASVISKOSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN AĞDALLIĞI


- COEFFICIENT DE L'EXPANSION DES GAZ[Fr.] / GASEXPANTION-KOEEFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN GENLEŞME KATSAYISI


- EXPANSION OF GAS[İng.] / EXPANSION DES GAZ[Fr.] / GASAUSDEHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN GENLEŞMESİ


- KINETIC THEORY OF GASES[İng.] ile/değil/yerine/= GAZLARIN KİNETİK TEORİSİ


- GAZLI BEZ ile/||/<> GAZ BEZİ


- GAS-ZELLENFREQUENZSTANDARD[Alm.] ile/değil/yerine/= GAZLI PİL FREKANS STANDARDI


- ... değil GAZYAĞI


- GAZYUVARI/ATMOSFER ile/ve/değil EŞİK


- GAZZÂLÎ


- GAZZÂLÎ ÖNCESİ ile/ve SONRASI

( Meşşaîlerin diliyken, Gazzâlî sonrasında, aklın küllî dili haline geldi. Bu nedenle Kategoriler konusu Mantık'tan çıkartılıp Fizik'e aktarıldı. )


- GBK/TEMPORARY LOSS OF CONSCIOUSNESS[İng.] ile/değil/yerine/= GEÇİCİ BİLİNÇ KAYBI


- GCS/GLASGOW COMA SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= GLASGOW KOMA ÖLÇEĞİ, GLASGOW KOMA SKALASI


- GDPR/GENERAL DATA PROTECTION REGULATION[İng.] ile/değil/yerine/= GENEL VERİ KORUMA YÖNETMELİĞİ


- GEBE ile/||/<> İKİ CANLI


- GEBELİK BELİRTİLERİ ile/ve/değil/||/<> ÂDET BELİRTİLERİ


- GEBELİK TESTİ ile/||/<> DIŞ GEBELİK ile/||/<> YALANCI GEBELİK

( Gebe olma durumu hamilelik Döllenme ile doğum arasında geçen süre Minnet altında kalma )


- GEBERMEK ile GEBE/LİK ile GEBEŞ/LİK ile GEBELİK TESTİ


- GEBRE OTU/KAPARİ[Yun. < ] ile/||/<> GEBRE OTU/KEBERE[Lat. < ]


- GEÇ KALMAMALI!


- GEÇ KONUŞAN ÇOCUKLARIN DÜNYAYA GELMESİ" değil ÇOCUKLARIN ARASINDA GEÇ KONUŞANLARIN DA OLMASI


- GEÇ ile GEÇ SABAH YEMEĞİ ile GEÇ GELEN ile GECE GEÇ SAATLERDE ile SON ZAMANLARDA ile GECİKME

( LATE vs. LATE BREAKFAST vs. LATE COMER vs. LATE NIGHT vs. LATELY vs. LATENESS )

( ديرگاه ile دير ile مرحوم ile دير گاه ile ديررس ile ديروقت ile چاشت ile دير آينده ile آخر شب ile اخيرا ile بتازگي ile تاخير )

( DYREGAH ile دير ile MARHUM ile DYR GAH ile DYRARS ile ديروقت ile CHASHT ile DYR AYNADEH ile AKHAR SHAB ile AKHYRA ile BETAZGY ile TAKHYR )


- GEÇ ile GEÇE ile GEÇELİ ile GEÇİCİ/LİK ile GEÇİCİ İŞÇİ/LİK ile GEÇİCİ MADDE ile GEÇİCİ PLAKA ile GEÇİCİ TEMİNAT ile GEÇİCİ PERSONEL


- GEÇ ile GEÇE ile GEÇELİ ile GEÇİCİ/LİK ile GEÇİCİ İŞÇİ/LİK ile GEÇİCİ MADDE ile GEÇİCİ PLAKA ile GEÇİCİ TEMİNAT ile GEÇİCİ PERSONEL


- GEÇ ile/ve GÜÇ
[BİR ŞEYİN:
GEÇ OLMASI ile/ve GÜÇ OLMASI/OLMAMASI]

( Olsun. İLE/VE Olmasın! )


- GECE BEKÇİSİ ile/||/<> YATAKÇI

( yatakçı )


- GECE/KARANLIK ile/ve/değil KAR FIRTINASI/TİPİ


- GECE KÖRLÜĞÜ ile/||/<> KARAĞI ile/||/<> TAVUKKARASI


- GECE YANIĞI ile/||/<> ŞARBON

( hlk Şarbon )


- GECE ile/<> GECE YAYI


- GECELEMEK ile GECELEYEBİLMEK ile GECE/LİK ile GECECİ/LİK ile GECE GECE ile GECE KUŞU ile GECE YAYI ile GECELERCE ile GECE UÇUŞU ile GECE GÜNDÜZ ile GECE HAYATI ile GECE KULÜBÜ ile GECE MAVİSİ ile GECE YANIĞI ile GECE YARISI ile GECE YATISI ile GECE BEKÇİSİ ile GECE KÖRLÜĞÜ ile GECE İŞÇİLİĞİ ile GECE KIYAFETİ ile GECE ÖĞRETİMİ ile GECE GÖSTERİMİ ile GECELİK ENTARİ ile GECELİ GÜNDÜZLÜ


- GECELERİ BİSİKLETTE:
SİYAH ile MAVİ ile KIRMIZI ile SARI ile BEYAZ ile YEŞİL

( Görünmez. İLE 17 m.'ye kadar. İLE 24 m.'ye kadar. İLE 37 m.'ye kadar. İLE 55 m.'ye kadar. İLE 130 m.'ye kadar. )


- GEÇER AKÇE ile/||/<> GEÇMEZ AKÇE ile/||/<> KALP AKÇE ile/||/<> YEDEK AKÇE ile/||/<> ZÜYUF AKÇE ile/||/<> GÜVENCE AKÇESİ ile/||/<> İHTİYAT AKÇESİ ile/||/<> KAN AKÇESİ ile/||/<> PEY AKÇESİ ile/||/<> TEMİNAT AKÇESİ

( Küçük gümüş para Her tür madenî para akça II )


- GEÇERLEME ile/||/<> GEÇERLİ ile/||/<> GÜVENİRLİK ile/||/<> UYGUNLUK

( Bir ölçme aracının geçerlik derecesini belirtme işlemi. @@ Bir ölçme aracı ya da ölçümün konusuna uygunluğunu ve her türlü dizgeli, dizgesiz yanılgıdan arınmışlığını gösterme. )

( VALIDATION | VALID | RELIABILITY | RELEVANCE~VALID | CURRENT~RELIABILITY~RELEVANCE | CONFORMITY | CONCORD AGREEMENT | CONCORD, CONCORDANCE, AGREEMENT )

( VALIDATION | VALIDE | RELIABILITÉ | ACCORD~VALIDE~RELIABILITÉ~ACCORD | ACCORD, CONCORDANCE )

( VALIDATIO~...~...~... )

( KONGRUENZ, ÜBEREINSTIMMUNG~GÜLTIG~ZUVERLÄSSIGKEIT~KONGRUENZ, ÜBEREINSTIMMUNG | KONGRUENZ, ÜBEREINSTIMMUNG, KONKORDANZ )

( VALIDAZIONE~VALIDO~AFFIDABILITÀ~CONFORMITÀ )

( ΕΠΙΚΎΡΩΣΗ / επικύρωση~ΈΓΚΥΡΟΣ / έγκυρος~ΑΞΙΟΠΙΣΤΊΑ / αξιοπιστία~ΣΥΜΦΩΝΊΑ / συμφωνία )


- GEÇERLİ BİLGİ ile GEÇERSİZ BİLGİ

( Bilginin yanlış olduğu yerde yorumun doğruluğu yanlışlığı konuşulmaz. / Usûlü yanlışın füruğu tartışılmaz. )

( VALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA vs. INVALID KNOWLEDGE/INFORMATION/DATA )


- GEÇERLİ/MERİ[Ar. < MERʿĪ] ile/||/<> YÜRÜRLÜK/MERİYET[Ar. < MERʿİYYET]


- GEÇERLİ ile/||/<> GEÇERLİ

( Temel alınan ölçütle bağlılaşma oranı yüksek olduğu için ölçmesi gereken özelliği ya da özellikleri gerçekten ölçebilme durumunda olan test )

( VALID | CURRENT )

( VALIDE )


- GEÇERLİ ile GERÇEK


- GEÇERLİ ile/ve/||/<> İŞLEYEN


- GEÇERLİ ile MANTIKLI


- GECESEFÂSI ile GECE SEFÂSI

( İkiçeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki. İLE Yaz gecelerinde, havanın ve doğanın güzelliklerini yaşamak üzere yapılan etkinlik, yürüyüş, dolaşma. )


- GEÇGEÇ ile/||/<> GELGEÇ ile/||/<> YEREGEÇEN ile/||/<> YOLGEÇEN HANI ile/||/<> GENELGEÇER ile/||/<> ÇOK GEÇMEDEN ile/||/<> ÖDEGEÇ ile/||/<> SERDENGEÇTİ ile/||/<> VAZGEÇMEK

( Bir yerden başka bir yere gitmek Bir yandan girip diğer yandan çıkmak Yol araç ya da akarsu bir yerin yakınından ya da içinden gitmek Bir duruma uğramak konu olmak Okulda sınavda başarı göstermek Ömür yaşamak Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak Olmak vuku bulmak cereyan etmek Bulaşmak sirayet etmek Herhangi bir durum soya çekim yoluyla birinde görünmek Bulunduğu yeri ya da konumu değiştirmek Bir yeri aşmak öbür yana ulaşmak Yerini bırakıp başka yer almak Bir konu üzerinde ya da bir yerde çalışmış olmak Etki yapmak işlemek Görev almak Kalmak devrolmak Geride bırakmak aşmak Tükenmek bitmek sona ermek Üstünlük sağlamak Söylemeden ya da bitirmeden atlamak Zamanı aşmak geride bırakmak Zaman tükenmek Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek çalmak ya da söylemek Birinden meşk etmek Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek Ateş vb sönmek Yazılmak girmek Sürümü olmak satılmak Konuşmada sözü geçmek ya da basında yer almak Kullanımda olmak tedavülde olmak Kabul edilemez olmak Bırakmak vazgeçmek Bir yere gidip oturmak Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak Sıyrılmak kurtulmak işin içinden çıkmak Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar Çekiştirmek yermek )


- GEÇİCİ İŞÇİLİK ile/||/<> MEVSİMLİK İŞÇİLİK ile/||/<> EL İŞÇİLİĞİ ile/||/<> FİKİR İŞÇİLİĞİ ile/||/<> GECE İŞÇİLİĞİ

( İşçi olma durumu Yaptığı iş karşılığı işçiye verilen ücret El emeğiyle yapılan bir işteki işleme niteliği )


- GEÇİCİ/ÖN YARGI ile/ve/||/<>/> YARGI


- GEÇİCİ ile/ve ALDATICI

( TEMPORARY vs./and ILLUSION )


- GEÇİCİ/TEMPORAL ile/ve/ya da ALT/SAKRAL


- GEÇİCİ ile ETKİLEŞİM

( COACT vs. COACTION )

( باهم نمايش دادن ile همکنش کردن ile همکنش )

( BANPAM NAMAYSH DADAN ile NPAMKONASH KARDAN ile NPAMKONASH )


- GEÇİCİ ile/||/<> GEÇİCİ

( TEMPORARY | TENTATIVE )


- GEÇİCİ ile/ve KALICI

( Kendi, istikrarlı, sabit olmayan bir zihinde, herhangi bir şey nasıl kalıcı olabilir? )

( Geçici olanın içindeki kalıcı olanı, gerçek olmayanın içinde gerçek olanı araştırın. )

( Geçicilik, gerçek olmayışın kanıtıdır. )

( Geçicilik, gerçekdışılığın en iyi kanıtıdır. )

( Olgun kişinin nutuğu, içerikli; yaşama biçimiyse kalıcı olmalıdır. )

( TEMPORARY vs./and PERMANENT
How can anything be steady in a mind which itself is not steady?
Enquire what is permanent in the transient, real in the unreal.
Transiency is the best proof of unreality. )


- GEÇİCİ ile/ve/değil ÖZEL


- GEÇİCİ = TRANSITIENT, TRANSITIVE[İng.] = TRANSITIF[Fr.] = ÜBERGEHEND[Alm.] = TRANSIENS[Lat.]


- GECİKME ile/ve/<> "FİJİ ZAMANI"

( ... İLE/VE/<> Fiji'lilerin randevuya geç kaldıklarındaki mazeretleri ve sözleri. )


- GECİKME ile GECİKMELİ ile GECİKMESİZ


- GECİKMELİ | RÖTARLI ile/||/<> GECİKMESİZ | RÖTARSIZ


- DELAYED NEUTRON FRACTION[İng.] / FRACTION DE NEUTRONS RETARDÉS[Fr.] / VERZÖGERTE-NEUTRONEN-ANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ NÖTRON KESRİ


- COÏNCIDENCE RETARDÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= GECİKMİŞ RASTLANTI


- CIRCUIT À RETARD[Fr.] ile/değil/yerine/= GECİKTİRME DEVRESİ


- GEÇİM DERDİ ile/||/<> GEÇİM DÜNYASI ile/||/<> GEÇİM KAPISI ile/||/<> GEÇİM SIKINTISI ile/||/<> GEÇİM YOLU ile/||/<> GEÇİM ZORLUĞU ile/||/<> ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ

( Geçinmek işi maişet Anlaşma uyum )


- GEÇİM SIKINTISI ile/ve/> CAN SIKINTISI

( Geçim sıkıntısı olanların, can sıkıntısı yaşama fırsatları bulunmaz. )


- GEÇİM SIKINTISI ile/||/<> GEÇİM DARLIĞI

( geçim darlığı )


- GEÇİMSİZLEŞMEK ile GEÇİM/LİK ile GEÇİMLİ/LİK ile GEÇİMSİZ/LİK ile GEÇİM YOLU ile GEÇİM DERDİ ile GEÇİM KAPISI ile GEÇİM DÜNYASI ile GEÇİM ZORLUĞU ile GEÇİM SIKINTISI


- GEÇİNME ENDEKSİ ile/||/<> BK. TÜKETİCİ FİYAT DİZİNİ

( tüketici fiyat dizini )


- GEÇİNME ile GEÇİNME ENDEKSİ


- GEÇİRGENLİK | GEÇİT TÖRENİ ile/||/<> GEÇİRİMLİLİK | GEÇİT RESMİ ile/||/<> GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ | GEÇİŞ ÖNCELİĞİ ile/||/<> GEÇİM SIKINTISI | GEÇİM DERDİ | GEÇİM ZORLUĞU


- TRANSPARENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= GEÇİRGENLİK ÖZELLİĞİ


- GEÇİRİMLİ ile/<> GEÇİRİMLİLİK


- ÜBERGANGSZONE[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ BÖLGESİ


- TRANSITION ELEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ ELEMENTİ


- GEÇIŞ ELEMENTLERI[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ ELEMENTLERİ


- TRANSITION ENTROPY[İng.] / ENTROPIE DE TRANSITION[Fr.] / ÜBERGANGSENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ ENTROPİSİ


- GEÇİŞ HAKKI ile/||/<> GEÇİŞ ÖNCELİĞİ ile/||/<> GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ ile/||/<> DİKEY GEÇİŞ ile/||/<> ÜST GEÇİŞ ile/||/<> YATAY GEÇİŞ ile/||/<> DENİZ GEÇİŞİ

( Geçmek işi Herhangi bir durumdaki değişme intikal Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama )


- GEÇİŞ METALİ ile/||/<> ANA GRUP METALİ

( Geçiş d orbitalli, ana grup s/p orbitalli metaldir )

( Formül: Fe İLE Cr İLE Na İLE Al )


- GEÇİŞ METALİ ile/||/<> İÇ GEÇİŞ METALİ

( d-blok ögeleri. İLE/||/<> f-blok ögeleri. )


- TRANSITION MOMENT[İng.] / MOMENT DE TRANSITION[Fr.] / ÜBERGANGSMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ MOMENTİ


- TRANSITION PH RANGE[İng.] / PH ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ PH ARALIĞI


- TRANSITION POTENTIAL[İng.] / GEÇIŞ POTANSIYELI[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ POTANSİYELİ


- TRANSITION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE DE TRANSITION[Fr.] / ÜBERGANGSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ SICAKLIĞI


- TRANSITION TIME[İng.] / DURÉE DE TRANSITION[Fr.] / TRANSITIONZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= GEÇİŞ SÜRESİ


- GEÇİŞ | YAYILIM | DİFÜZYON ile/||/<> DİFÜZYON ile/||/<> IŞIK DAĞILMASI

( ışık dağılması yayılma Moleküllerin ya da iyonların yüksek konsantrasyonlu bir alandan düşük konsantrasyonlu alana geçişleri Moleküllerin ya da iyonların hareket enerjileriyle çok yoğun ortamdan az yoğun ortama hareket etmesi Molekül iyon gibi taneciklerin yüksek yoğunluklu bir alandan düşük yoğunluktaki bir alana doğru net akışı Derişim farkı artışı moleküllerin küçük oluşu difüzyon bölgesinin yüzey alanının büyük olması ısı artışı gibi faktörler difüzyon hızını artırır )

( DIFFUSION )

( DIFFUSION )

( DIFFUSION )


- GEÇİŞLİ ile/>< GEÇİŞSİZ

( TRANSITIVE vs./>< INTRANSITIVE )


- GEÇİŞLİ ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL ile/ve/||/<> KESİŞİMSEL


- GEÇİŞMEK ile GEÇİŞTİRMEK ile GEÇİŞTİRİLMEK ile GEÇİŞ ile GEÇİŞLİ/LİK ile GEÇİŞSİZ/LİK ile GEÇİŞ HAKKI ile GEÇİŞ ÖNCELİĞİ ile GEÇİŞ ÜSTÜNLÜĞÜ


- GEÇİŞTİREBİLMEK ile GEÇİŞTİRİCİ


- GATE CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT À DÉCLENCHEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= GEÇİT DEVRESİ


- GEÇİT HAKKI ile/||/<> GEÇİT RESMİ ile/||/<> GEÇİT TÖRENİ ile/||/<> ALT GEÇİT ile/||/<> HEMZEMİN GEÇİT ile/||/<> KIRKGEÇİT ile/||/<> RESMİGEÇİT ile/||/<> TÜP GEÇİT ile/||/<> ÜST GEÇİT ile/||/<> TURNAGEÇİDİ ile/||/<> YAYA GEÇİDİ ile/||/<> YER GEÇİDİ

( Geçmeye yarayan yer geçecek yer İki dağ arasında dar ve uzun yol argıt derbent )


- GEÇİT ile GEÇİT HAKKI ile GEÇİT RESMİ ile GEÇİT TÖRENİ