Bugün[06 Temmuz 2026]
itibarı ile 34.126 başlık/FaRk ile birlikte,
34.126 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(52/138)


- GLASYOLOJİ ile GLASYOLOJİST


- GLASYOLOJİST[Fr. < GLACIOLOGISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> BUZUL BİLİMCİ


- GLAUCONİE[Fr. < GLAUCONIE] ile/değil/yerine/=/||/<> GLOKONİ

( Koyu yeşil renkli hidratlı doğal demir ve potasyum silikat )


- GLAYÖL[Fr. < GLAÏEUL] ile/değil/yerine/=/||/<> KUZGUNKILICI


- GLAZED[İng.] ile/||/<> GLACÉE[Fr.] ile/||/<> GLASSIERT[Alm.] ile/||/<> SIRLI

( Sırlama işlemi uygulanmış olan )

( GLAZED )

( GLACÉE )

( GLASSIERT )


- GLİKOZ ile/||/<> ÜZÜM ŞEKERİ

( üzüm şekeri üzüm şekeri Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu basit şeker dekstroz glükoz monosakkarit üzüm şekeri Hayvan ve bitkilerde bulunan altı karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri üzüm şekeri dekstroz kan şekeri glukoz C6H12O6 glikoz dekstroz pek çok hayvansal ve bitkisel sıvıda bulunan ve önemli bir besin olan monosakkarkitler sınıfından bir karbonhidrat glikoz kimya glikoz Glikoz Glikoz )

( GLUCOSE, DEXTROSE, GRAPE SUGAR | GLUCOSE )

( GLYCOSE )


- GLİYA/GLIA[İng.] ile/değil/yerine/= SİNİR DESTEK GÖZESİ


- GLOBOPHOBIA[İng.] ile/değil/yerine/= GLOBOFOBİ

( Balon korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GLOBULAR CLUSTER[İng.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL YILDIZ KÜMESİ

( Binlerce, hatta milyonlarca yıldızdan oluşan oldukça yoğun yıldız topluluklarıdır. Çoğunlukla galaksi halesinde dolanırlar ve galaksinin en yaşlı yıldızlarından oluşmaktadırlar. Yüz binlerce yıldızın meydana getirdiği yüksek kütleçekiminden ötürü küresel bir şekil alırlar ve neredeyse hiç gaz, toz bulutu içermezler. Messier 13 ve Messier 15 cisimleri örnek olarak verilebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GLOBÜLER/GLOBULAR[İng.] ile/değil/yerine/= YUVARIMSI


- GLOKONİ ile/||/<> GLOKONİ[Fr. < GLAUCONIE]

( Mineral FeAI silikatı bileşimi büyük değişiklikler gösterir metalik olmayan parıltı yeşil mavi yeşil koyu gri yeşil çizgi gri yeşil sertlik 2 özgül ağırlık 2 22 8 monoklinal jeoloji )

( GLAUCONITE )

( GLAUCONIE )

( GLAUKONIT )


- GLOSSOPHOBIA[İng.] ile/değil/yerine/= GLOSSOFOBİ

( Topluluk önünde konuşma korkusu olarak bilinen, Yunanca'da "dil" anlamına gelen γλῶσσα ("glossa") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- GLOSSY IBIS[İng.] ile/||/<> İBİS FALCİNELLE[Fr.] ile/||/<> PLEGADIS FALCINELLUS[Lat.] ile/||/<> SICHLER[Alm.] ile/||/<> ÇELTİKÇİ

( Kuşlar Aves sınıfının leyleksiler Ciconiifomes takımının kelaynakgiller Threskiornithidae familyasından 2729 cm kadar uzunlukta tüyleri kırmızı yeşil kahverengi karışık Güney Avrupa Güney Asya ve Avustralyada bataklık ve su kenarlarında koloni hâlinde yaşayan yurdumuzda kuluçkaya yatan göçmen bir tür Çeltikçi kargası parlak ibiş )

( GLOSSY IBIS )

( IBIS FALCINELLE )

( SICHLER )

( PLEGADIS FALCINELLUS )


- GLOTOGONİ ile/ve ETİMOLOJİ

( Dilin kökeni. İLE/VE Sözcüklerin/kavramların kökenini inceleyen bilim dalı. )

( NOMOTHETES: Dilin ilk yaratıcısı olarak kabul edilen. )

( Türk dilinin kökenbilim sözlüğünün eksiksiz olarak ortaya konulması, önceleyin Türk düşüncesinin kaynağını, gelişim aşamalarını, içeriğini bilmeyi gerektirir. Türk insanı, hangi koşullar altında doğaya yönelmiş, hangi ilkelere göre yaşamını biçimlendirmiş, hangi kurallara dayanarak çevresini kuşatan nesnel var olanları adlandırmıştır? Bu soruların yanıtını felsefe ışığından yararlanamayan bir bilginin, bir uzmanın bulması olanaksızdır. Bir sözcüğün Türkçe olduğunu söyleyebilmek için önce o sözcüğün içeriğini bilmek, o içerikle Türk kişininın düşünsel eğilimlerini açıklamak temel koşuldur.

Bir sözcüğün yapısına, ses düzenine bakarak Türkçe olup olmadığını söylemek kolaydır. Güç olan, sözcüğün kavrama dönüşürken oluşan içeriğini açıklamaktır.

Türkçe'nin Balkan dilleriyle ilişkisi vardır. Ancak, bu ilişki, çok dar bir alana değindir. Türk dilinin kökeninin araştırırken, Balkanlar'a, çok sonralara giden kimi sözcükleri (Türkçe sayılanları) örnek almak, onları kesin kanıt diye göstermek yanıltıcıdır.)

"Türk" sözcüğünün yeni olmasından, ilk kez VIII. yüzyılda Orkun Yazıtları'nda görülmesinden, sonra bu adı alana ulusun tarihi boyunca belirli bir yerde değil de çok dağınık ülkelerde, birbirinden uzak bölgelerde yaşamasından kaynaklanır. Kimi tarihçilere göre Türk topluluğu, Orta Asya'da M.Ö. 3000 dolaylarında vardı, düzenli bir yaşama biçimi, uyumlu bir topluluk içinde var oluşunu sürdüyordu. Ancak, böylesine eskilere giden görüşlere karşın, elimizde bulunan yazılı kaynaklar, yazıyla saptanan belgeler "Türk" sözcüğünü VIII. yüzyıldan öteye götüremiyor pek.

Türk dili üzerinde çalışan bilginlerin ortaya attığı değişik görüşlere göre, Türk dilinin kaynağı Orta Asya'dır.

Günümüzde Asya Türkçesi, Anadolu Türkçesi (tüm komşu ağızlarla bütünlük içinde) diyebileceğimiz iki büyük öbek vardır.

Türkçe'nin kökenbilimi üzerinde çalışırken, iki ilke benimsiyoruz.
1- Doğal var olanların çıkardığı seslerden kurulu sözcükler (Türkçe sözcükler)
2- Başka dillerden Türkçe'ye geçerek değişen ya da olduğu gibi kalan sözcükler
(yabancı kaynaklı sözcükler)

Üzerinde durulması gereken konu Türk dilinin yapısıdır. Araştırıcılar, Türk dilinin Ural-Altay dilleri öbeğinden olduğunu öne sürerler. Bu dil öbeğinin başlıca özelliği, sözcük köklerinin çekimle değişmemesi, tüm çekimlerin köke getirilen eklerle sürdürülmesidir. Oysa Hind-Avrupa dillerinde, sözcük kökleri çekimle değişir, başka bir biçime girer. Durum Arapça'nın içinde bulunduğu dillerde de öyledir.

 

TÜRK DİLİNİN ETİMOLOJİ SÖZLÜĞÜ
İSMET ZEKİ EYÜBOĞLU - SOSYAL YAYINLARI )

( "Kökenin Kökeni" başlıklı yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- GLÜTEN ile GLÜTEN EKMEĞİ ile GLÜTEN TUTKALI


- GLYCOSURİE[Fr. < GLYCOSURIE] ile/değil/yerine/=/||/<> GLİKOZÜRİ

( Sıklıkla şeker hastalığında görülen idrarda glikozun bulunması durumu )


- GMM/GAUSSIAN MIXTURE MODEL[İng.] ile/değil/yerine/= GAUSS KARIŞIM MODELİ


- GMS LİSANSI(MADA) ile/ve/||/<> GMS SERTİFİKASI

( Markalara verilen, Google uygulamalarını kullanma iznidir. [Markalar içindir.] İLE/VE/||/<> Belirli bir cihazın, Google'ın performans gereksinimlerini karşıladığını ve Google Apps'i düzgün bir biçimde çalıştırdığını doğrular. [Telefonlar içindir.] )


- BİLGİBİLİM/GNOSEOLOJİ = GNOSEOLOGY[İng.] = GNOSÉOLOGIE[Fr.] = GNOSEOLOGIE[Alm.] = GNOSIS-LOGOS[Yun.]


- GOAL AREA[İng.] ile/||/<> TORRAUM[Alm.] ile/||/<> KALE ALANI

( Hem kalecinin özel koruma hakkını hem de kale vuruşu için topun yerleştirileceği yeri gösteren kale direklerinin 5 50 m dışından alanın içine uzatılan ve yine aynı ölçüdeki çizgileri birleştiren 18 32 m lik bir başka çizgiyle sınırlandırılmış alan )

( GOAL AREA )

( TORRAUM )


- GOAL KEEPER[İng.] ile/||/<> TORWART[Alm.] ile/||/<> KALECİ

( Kalenin önünde duran topun kaleye girmesini önlemekle görevli topu ödek alanı içinde elle tutabilen ve kılık yönünden öbür oyunculardan ayrılan oyuncu )

( GOAL KEEPER )

( TORWART )


- GOAL LINE[İng.] ile/||/<> TORLINIE[Alm.] ile/||/<> KALE ÇİZGİSİ

( Kale doğrultusunda iki yana uzanan ve oyun alanını dipten sınırlayan çizgi )

( GOAL LINE )

( TORLINIE )


- GÖBEK DELİĞİNİN:
ALTI ile/ve/değil/<> ÜSTÜ

( Ya eril, ya da dişil. İLE/VE/<>/DEĞİL Hem eril, hem de dişil. )

( ARZ ile/ve/<>/değil KÜRSÎ [ve ARŞ] )


- GÖBEK ile/ve/||/<> GÖBEK DELİĞİ

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- GÖBEKLENMEK ile GÖBEK ile GÖBEKLİ/LİK ile GÖBEKSİZ ile GÖBEK ADI ile GÖBEK OTU ile GÖBEKLİCE ile GÖBEK BAĞI ile GÖBEK TAŞI ile GÖBEK DANSI ile GÖBEK ODUNU ile GÖBEK HAVASI


- GOBIE DORÉ[Fr.] ile/||/<> GOBIUS AURATUS[Lat.] ile/||/<> SAZKAYASI

( zooloji )

( GOBIE DORÉ )

( GOBIUS AURATUS )


- GÖBÜT ile/||/<> BUĞDAY EKMEĞİ

( buğday ekmeği Ağızlarda göbü biçimi sac ekmeği olarak geçer Kökünü bilmiyoruz )


- GÖÇERMEK ile GÖÇERTMEK ile GÖÇER/LİK ile GÖÇERİ


- GÖÇMEN ÇİFTLİĞİ :

( Zekeriyaköy ile Koza Evleri arasında ve Flora Evlerinin alt kısmındadır. İsminde hara olduğu gibi, çeşitli etkinlikler yapılan tesisler de bulunmaktadır. )


- GÖÇMEN RANÇ (BİNİCİLİK) TESİSLERİ :

( Zekeriyaköy'de Göçmen çiftliği içinde olup ilgililere binicilik eğitimli verilmekte, harasında at yarışları için tay yetiştirilmektedir. )


- GÖÇMEN ile SIĞINMACI


- GÖÇÜK ile DİŞ ile DİŞ KORONA ile DİŞ CERRAHI ile DİŞ AMELİYATI ile EZİK ile DİŞLİ ile DİŞLİ ile DİŞÇİ ile DİŞ HEKİMLİĞİ

( DENT vs. DENTAL vs. DENTAL CORONA vs. DENTAL SURGEON vs. DENTAL SURGERY vs. DENTED vs. DENTICULATE vs. DENTICULATED vs. DENTIST vs. DENTISTRY )

( تو رفتن ile جاي ضربت ile دندانه کردن ile فرورفتگي ile تو رفتگي ile دنداني ile تاج دندان ile جراح دندان ile جراحي دندان ile لب پريده ile گنکره دار ile دندانپزشک ile دندانساز ile دندان ساز ile دندانپزشکي ile دندانسازي ile دندان سازي )

( TO RAFTAN ile JAY ZARBAT ile DANDANEH KARDAN ile FARVARAFTAGY ile TO RAFTAGY ile DANDANY ile TAJ DANDAN ile JARAH DANDAN ile JARAHY DANDAN ile LAB PARYDAH ile GONKEREH DAR ile DANDANPEZESHK ile DANDANSAZ ile DANDAN SAZ ile DANDANPEZESHKY ile DANDANSAZY ile DANDAN SAZY )


- GOD :/yerine TANRI


- GÖDEN BAĞIRSAĞI ile/||/<> REKTUM

( rektum Sindirim kanalının anüse açılan son bölgesi Omurgalılarda bağırsak muhteviyatındaki su ve inorganik iyonların geri emildiği ve dışkının teşekkül ettiği kalın bağırsağın son bölgesi Rektum anlamdaş göden bağırsağı rectus düz Sindirim kanalının son parçası göden bağırsağı Son bağırsak anat Düz bağırsak )

( RECTUM )

( RECTUM )

( REKTUM | MASTDARM )

( REKTUS: DÜZ | RECTUS )

( RETTO )

( ΟΡΘΌ ΈΝΤΕΡΟ / ορθό έντερο )


- GÖDEN BAĞIRSAĞI ile/||/<> REKTUM | REKTUM

( bk. rektum @@ Sindirim kanalının anüse açılan son bölgesi. Omurgalılarda bağırsak muhteviyatındaki su ve inorganik iyonların geri emildiği ve dışkının teşekkül ettiği kalın bağırsağın son bölgesi. Rektum.@@(anlamdaş. göden bağırsağı, (Lat. rectus = düz): Sindirim kanalının son parçası. @@ bk. göden bağırsağı @@ Son bağırsak. @@ anat. Düz bağırsak. )

( RECTUM~RECTUM )

( RECTUM~RECTUM )

( REKTUS: DÜZ | RECTUS~RECTUS )

( REKTUM | MASTDARM~MASTDARM )

( RETTO~RETTO )

( ΟΡΘΌ ΈΝΤΕΡΟ / ορθό έντερο~ΟΡΘΌ / ορθό )


- GÖDEN ile GÖDEN BAĞIRSAĞI


- GÖDEŞ ile/||/<> SEMİZ, ETLİ

( semiz etli Ağızlarda şiş karınlı olarak da kullanılır göt e ş küçültme eki Sonundaki tnin dye çevrilmesi düşündürücüdür göden )


- GÖĞSÜNÜN KABARMASI" ile/||/<> KOLTUKLARININ KABARMASI"


- GÖĞÜS ÇAPRAZI ile/||/<> GÖĞÜSTEN GİRİLEREK YAPILAN ÇAPRAZ

( Göğüsten girilerek yapılan çapraz )


- GÖĞÜS KABURGALARI ile/ve YÜZEN/YALANCI KABURGALAR

( İlk 7 kaburga. İLE/VE Son 5 kaburga. )

( Kaburgalar, solunum örgenlerini, midenin ve bağırsakların üst kısımlarını âdeta bir kafes içine alır ve onları korur. Aynı zamanda, göğsün tüm incinmelerden etkilenmesinden kaçınmasında yardımcı olur. Kaburgalar, ek genişlik kazanma gereksinimini karşılamak, besin ve gazlarla dolu olan mideye yer sağlamak için göğsü genişletir. Göğüs ve solunum kaslarına gerekli yeri sağlar. Yaşamsal örgenlerin kolayca baskı altında kalmaması ve harap olmaması gerektiği için üstten yedi kaburga, ek bir örtü ve koruma sağlamak üzere, sternumla birleşmiştir. Sindirim örgenlerini örten kaburgalar, omurgadan çıkar fakat sternumla birleşmez, bundan dolayı ön tarafta görülmez. Kaburgalar yukarıdan aşağı doğru aşamalı olarak küçülür. Üst taraftaki kaburgaların ucları birbirine yakın ama aşağı taraftaki kaburgalarınki birbirinden biraz uzaklaşır. Kaburgalar, karaciğer ve dalağı da korur ve midenin tamamına geniş bir yer bırakır. Göğsü çepeçevre sarmış olan ilk yedi kaburga, göğüs kaburgaları olarak bilinir. Bu öbeğin ortasındaki kaburgalar, en geniş ve en uzun kaburgalardır. Uctaki kaburgalar, en ufak olanlardır. Kemikten kaburgaların ince karın zarını harap etmesine engel olmak ve onu korumak için bu kaburgaların ucu kıkırdaktandır. )


- GÖĞÜS KAFESİ ile/||/<> GÖĞÜS KAFESİ

( Vücutta omurganın kaburgaların ve göğüs kemiğiyle bunları saran kasların oluşturduğu yürek ve akciğeri koruyan boşluk anat Üstte sırt omurları altta göğüs kemiğinin ve yanlarda kaburga kemiklerinin birbirleriyle eklem yapmak suretiyle oluşturdukları oluşum toraks )

( RIP-BOX (CHEST) )

( THORAX )

( BRUSTKASTEN (BRUSTKORB) )


- GÖĞÜS ile GÖĞÜS PLAKASI ile GÖĞÜS CEBİ

( BREAST vs. BREAST PLATE vs. BREAST POCKET )

( ممه ile سينه بسينه ile باسينه دفاع کردن ile پستان ile نوک پستان ile سينه ile آغوش ile سينه بند اسب ile جيب بغل )

( MAMEH ile SYNAH BESYNAH ile BASYNAH DAFA KARDAN ile PASTAN ile NOK PASTAN ile SYNAH ile AGHOSH ile SYNAH BAND ASB ile JYBE BAGHEL )


- GÖĞÜS ile/ve/yerine İMÂN TAHTASI


- GÖĞÜSLEMEK ile GÖĞÜSLENMEK ile GÖĞÜSLEŞMEK ile GÖĞÜSLEYEBİLMEK ile GÖĞÜS/LÜK ile GÖĞÜSLÜ ile GÖĞÜS ETİ ile GÖĞÜSLÜCE ile GÖĞÜS SESİ ile GÖĞÜS GÖĞÜSE ile GÖĞÜS İNGİNİ ile GÖĞÜS KAFESİ ile GÖĞÜS KEMİĞİ ile GÖĞÜS KOVUĞU ile GÖĞÜS ÇUKURU ile GÖĞÜS BOŞLUĞU ile GÖĞÜS DARLIĞI ile GÖĞÜS TAHTASI ile GÖĞÜS ÇAPRAZI ile GÖĞÜS CERRAHİSİ ile GÖĞÜS HASTALIĞI


- GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ ile/ve GÖK HARİTASI, YILDIZ UZAKLIKLARINI ÖLÇME

( URANOGRAPHY vs. URANOMETRY )


- GÖK/UZAY ile/ve/<> AYYUK[Ar.]/CAPELLA (YILDIZI)[< ARABACI/AURIGA TAKIMYILDIZINDA/N]

( ... İLE/VE/<> Göğün en yüksek yeri. | Göğün kuzey yarımküresinde bulunan bir takımyıldızın en parlak yıldızı. )

( AYYUKA ÇIKMAK/ÇIKMASI: Sesin yükselmesi. | Bir "sözün"/dedikodunun çoğunluk tarafından duyulması/bilinmesi.
AYYUK[Ar.]/CAPELLA (YILDIZI)[< ARABACI/AURIGA TAKIMYILDIZINDA/N]: Dünyadan görülebilen en parlak beşinci yıldız. [Kuzey yarımkürede gökyüzünün tepe noktasında yer almasından.] )


- GÖK ile GÖK ADA ile GÖK KIR ile GÖK KUMU ile GÖK TAŞI ile GÖK CİSMİ ile GÖK GÖZLÜ ile GÖK KUBBE ile GÖK KUTBU ile GÖK YAKUT ile GÖK ATLASI ile GÖK BİLİMİ ile GÖK EKSENİ ile GÖK EŞLEĞİ ile GÖK KANDİL ile GÖK KÜRESİ ile GÖK BİLİMCİ ile GÖK BOYLAMI ile GÖK BİLİMSEL ile GÖK GÜRLEMESİ ile GÖK GÜRÜLTÜSÜ ile GÖK TIRMALAYICI


- GÖK ve/<> YER ve/<> YERALTI

( [Ar..] SEMÂ ve/<> .... ve/<> ... )

( ÂSMÂN ve/<> .... ve/<> ... )


- GÖKBİLİM/ASTRONOMİ ile/ve GÖK CİSİMLERİNİ TANIMLAMA BİLİMİ

( SEYDİ ALİ REİS: İlk, Türkçe nazarî astronomi kitabının yazarı. [HÜLÂSAT-I HEY'E] )

( ASTRONOMY vs. URANOGRAPHY )


- GÖKEKSENİ ile GÖKEŞLEĞİ

( İki ucu, sonsuza uzatılmış olarak düşünülen yer ekseni. | Günlük devinmede, yıldızların çevresindeki eksen. İLE Gökeksenine, yer merkezinde dik olan düzlemin, gökküresiyle arakesiti. )


- GÖKNAR ile KAZDAĞI GÖKNARI


- GÖKSEL ile GÖKSEL YÖRÜNGELER ile GÖK KÜRESİ

( CELESTIAL vs. CELESTIAL ORBITS vs. CELESTIAL SPHERE )

( عرشي ile سماوي ile علوي ile افلاک ile چرخ گردون )

( عرشي ile سماوي ile ALUY ile AFLAK ile CHARKH GARDON )


- GÖKSU YALISI/KASRI ya da KÜÇÜKSU YALISI/KASRI


- ABECELERDE:
GÖKTÜRK ve/||/<>/> UYGUR ve/||/<>/> ARAP ve/||/<>/> LATİN


- GÖKTÜRK TÜRKÇESİ ile/ve/<> OĞUZ TÜRKÇESİ ile/ve/<> ANADOLU TÜRKÇESİ


- GÖKTÜRK ile GÖKTÜRKÇE ile GÖKTÜRK HARFLERİ


- GÖKYÜZÜ ile GÖKYÜZÜ İLE İLGİLİ

( SEMÂ'[< SÜMÜVV(: Yükseklik, yücelik.)], TÂC-I FÎRÛZE, TÂK-I MUKARNES[Gökyüzü. | Süleyman'ın tahtı.] ile ... )

( ÂSMÂN/ÂSÜMÂN, TAHT-I FÎRÛZE ile ... )

( SKY vs. CELESTIAL )


- GÖKYÜZÜ ile GÖKYÜZÜ MAVİSİ


- GÖL ile GÖLE ile GÖL ALASI ile GÖL AYAĞI ile GÖL BİLİMİ ile GÖL BİLİMSEL ile GÖL KESTANESİ


- GÖL ile/ve/değil/<> İRKİNTİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Su birikintisi. )


- GOLDBERG-MOHN FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DE GOLDBERG-MOHN[Fr.] / GOLDBERG-MOHN-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= GOLDBERG-MOHN SÜRTÜNMESİ


- GOLDEN :/yerine ALTIN GİBİ


- GOLDSCHMIDT'S LAW[İng.] / LOI DE GOLDSCHMIDT[Fr.] / GOLDSCHMIDTSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GOLDSCHMİDT YASASI


- GOLF TOPU:
PÜRÜZSÜZ değil GİRİNTİLİ

( )


- GÖLGE BALIĞI ile/||/<> GÖLGE BALIĞI

( anlamdaş minakop Umbrina cirrhosa Kemiklibalıklar Teleostei takımının gölgebalığıgiller Sciaenidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 5070 cm Atlantik Okyanusu Akdeniz ve aradenizde yaşar Thymallus thymallus Kemiklibalıklar Teleostei takımının alabalıkgiller Salmfonidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 2050 cm Sırt yüzgeci büyüktür Av balığı olarak çok aranır Avrupada sazlıklarda ve hızlı akan derelerde yaşar Kemikli balıklar Teleostei takımının gölge balığıgiller Sciaenidae familyasından 5070 cm kadar uzunlukta Atlantik Okyanusu Akdeniz ve Karadenizde yaşayan bir tür )

( UMBRINA | GRAYLING )

( OMBRINE | OMBRE )

( SCHATTENFISCH | AESCHE )

( UMBRINA CIRRHOSA | UMBRINA CIRROSA )

( OMBRINA )

( ΜΥΛΟΚΌΠΙ / μυλοκόπι )


- GÖLGE BALIĞI ile/||/<> MİNAKOP

( (anlamdaş. minakop, Umbrina cirrhosa) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının gölge-balığıgiller(Sciaenidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 50-70 cm. Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve aradenizde yaşar. @@ (Thymallus thymallus) Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının alabalıkgiller (Salmfonidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 20-50 cm. Sırt yüzgeci büyüktür. Av balığı olarak çok aranır. Avrupada sazlıklarda ve hızlı akan derelerde yaşar, @@ Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, gölge balığıgiller (Sciaenidae) familyasından, 50-70 cm kadar uzunlukta, Atlantik Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir tür. )

( UMBRINA | GRAYLING~BROWN MEAGRE )

( OMBRINE | OMBRE~CORB )

( UMBRINA CIRRHOSA | UMBRINA CIRROSA~UMBRINA CIRROSA )

( SCHATTENFISCH | AESCHE~UMBERFISCH )

( OMBRINA~CORVO DI MARE )

( ΜΥΛΟΚΌΠΙ / μυλοκόπι~ΜΥΛΟΚΌΠΙ / μυλοκόπι )


- GÖLGEBALIĞI ile TAŞLEVREĞİ/MİNAKOP

( Alabalıkgillerden, uzunluğu 20-50 cm., sırt yüzgeci büyük, tatlı su balığı. İLE Gölgebalığıgillerden, büyük, Atlantik, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir balık. )

( THYMALLUS THYMALLUS cum UMBRINA CIRHOSA )


- GÖLGEFAR[Tr. < GÖLGE + FAR] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖLGEVARİ

( Gölgeye benzeyen )


- GÖLGELEMEK ile GÖLGELENMEK ile GÖLGELENDİRMEK ile GÖLGELEYEBİLMEK ile GÖLGE/LİK ile GÖLGELİ ile GÖLGESİZ/LİK ile GÖLGE OLAY ile GÖLGE OYUNU ile GÖLGE BALIĞI ile GÖLGE OLAYCI/LIK ile GÖLGELİ RESİM ile GÖLGE TİYATROSU ile GÖLGE BALIĞIGİLLER


- GÖLGESİ YOKTU:
SAF NURDU ile/ve/değil GÖVDESİNE TAPMAZDI


- GOLGİ AYGITI ile/||/<> ENDOPLAZMİK RETİKULUM

( Golgi paketleme-salgı, ER sentez-taşıma )

( Formül: Cis-trans yüzler (Golgi) İLE RER ve SER tipleri )


- GOLGİ CİSİMCİĞİ ile/değil/yerine/= SALGI AYGITI


- GOLGİ ile/||/<> ER

( Golgi paketleme İLE ER sentez yapar )

( Formül: Modifikasyon İLE üretim )


- GOLGOTA = KUTSAL KÂSE (KAFATASI)


- GÖLLER MAHALLESİ :

( Kilyos'ta Çukurdeniz'in üst kısmı ile Kilyos kalesinin kuzey tarafındaki yerleşim bölgesi. )


- GOLYAT BÖCEĞİ -ile

( Dünyanın en ağır böceği. )


- GÖMLEK ile TESPİT(/DELİ) GÖMLEĞİ


- GÖMLEK/LİK ile GÖMLEKLİ ile GÖMLEKÇİ/LİK ile GÖMLEKSİZ ile GÖMLEKLİLER


- GÖNDERME ile GÖNDERME BELGESİ


- GÖNDERME ile/ve/değil/yerine/<> KATKI


- GÖNDERMEK ile GÖNDERTMEK ile GÖNDERİLMEK ile GÖNDEREBİLMEK ile GÖNDERİVERMEK ile GÖNDER ile GÖNDERİ ile GÖNDERLİ ile GÖNDERİCİ


- GONDOLUN:
SANCAĞI ile/ve/||/<> İSKELESİ

( Gondolların sağ tarafı olan sancakları ile sol tarafı olan iskeleleri arasındaki fark 24 cm.'dir. )

( 20 farklı ağaç kullanılarak yapılırlar. )

( Gondolların önünde altı dişli, bir tarağı andıran gümüş simge, Venedik'teki altı büyük mahalleyi simgeler. Tarak benzeri bu biçimin en altındaki ters çıkıntı, San Marco Adası'ndan (Venedik), tarihte ilk gondolu yapan Cüdeka Ada'sındakilere bir gönderme olarak konulmuştur: "En iyi gondolu, San Marco'lular yapar". İlk )


- GÖNENCE/KONFOR ALANI ile/ve/||/<>/< GÜVEN ALANI


- GON-/GONO- ile/||/<> GONY-/GONYO-/GONO- ile/||/<> ANKYL-/ANKLYO- ile/||/<> GONİO- ile/||/<> CHORO-/CHORİ- ile/||/<> GENO- ile/||/<> ANDRO-

( Tohum, döl, doğurucu, semenle ilgili. | Diz. İLE/||/<> Diz. İLE/||/<> Yapışma, dirsek, ek. İLE/||/<> Açı, köşe. İLE/||/<> Koryon ya da koryoidle ilgili. İLE/||/<> Irk, cins, eşeysel üreme, yaşlı. İLE/||/<> Erkek ile ilgili [androjen: Erkeklik hormonu]. )


- GONOZOM/SEX CHROMOSOMES[İng.] ile/değil/yerine/= EŞEYSELLİK KROMOZOMLARI


- GÖNÜL HIRSIZ(LIĞ)I ile/ve/||/<> AÇIK KAPI ARSIZ(LIĞ)I


- GÖNÜL KOYMAMALI!


- GÖNÜL YARASI ile KALP KRİZİ

( HEARTACHE vs. HEARTATTACK )

( سوز دل ile دردقلب ile سکته )

( SOZ DEL ile DARDAGHALAB ile SEKTEH )


- GÖNÜLLÜ ile/ve/||/<>/> BAĞIŞÇI


- GÖNÜLLÜ ile/ve/değil/<> KATILIMCI


- GÖNÜL'ÜN:
ABDESTİ ile/ve KULLUĞU

( Gözyaşı ile. İLE/VE Zikir ile. )


- GOOCH CRUCIBLE[İng.] / CREUSET DE GOOCH[Fr.] / GOLD[Alm.] ile/değil/yerine/= GOOCH KROZESİ


- GOOD :/yerine İYİ


- GOOGLE HARİTASININ:
ÖNCESİ ile/değil/yerine/> SONRASI

( Google Maps, çevremizi daha iyi anlamamız için masaüstü, Android ve iOS’ta kullanıma hazır birkaç görsel değişiklik ve ek özellik ile yenilendi. Yeni Google Maps, daha temiz ve sade bir görünüm, ilgi alanları ve daha dengeli bir renk şeması ile öne çıkıyor. )

( )


- GORBAN ile GURBAN ALİ

( GHORBAN vs. GHORBAN ALI )

( قربان ile قربانعلي )

( GHARBAN ile قربانعلي )


- KİŞİ:
"GÖRDÜĞÜMÜZ" ile/ve/değil/yerine TANIDIĞIMIZ


- GÖRDÜĞÜNÜ ve/||/<> GÖRMEDİĞİNİ

( Ört! VE/||/<> Söyleme! )


- GÖREBİLDİĞİMİZ IŞIK:
KIRMIZI ile/ve/<> MOR ARASI

( 400 nanometre. İLE/VE/<> 700 nanometre arası. )

( [Güneşten gelen beyaz ışığın, yansıma ve kırılmasıyla birlikte]
Az saçılmayla. İLE/VE/<> Çok saçılmayla. )


- GÖREBİLMEK ile GÖREVLENMEK ile GÖREVLENDİRMEK ile GÖRE/LİK ile GÖREV ile GÖRECE/LİK ile GÖRECİ/LİK ile GÖRELİ/LİK ile GÖREVLİ/LİK ile GÖRECELİ/LİK ile GÖREVSEL ile GÖREVSİZ/LİK ile GÖREVCİLİK ile GÖRECECİLİK ile GÖREV ADAMI ile GÖREV ŞEHİDİ ile GÖREV KURBANI ile GÖREVSELCİLİK ile GÖREVSİZLİK KARARI ile GÖREVSEL DİL BİLİMİ


- GÖRECELİ ile/değil/yerine/=/||/<> GÖRECE | BAĞINTILI

( görece bağıntılı )


- İZÂFÎ, NİSBÎ[Osm.] / RELATIVE[İng./Fr.] / RELATIF[Fr.] / RELATIV[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ, BAĞIL


- KUDRET-İ İZÂFİ[Osm.] / RELATIVISTIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ ENERJİ


- GÖRELİ/İZÂFÎ[Ar.] ile ÎTİBÂRÎ


- ZERRE-İ İZÂFÎ[Osm.] / RELATIVISTIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE RELATIVISTE[Fr.] / RELATIVISTISCHES TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİ PARÇACIK/TANECİK


- GÖRELİ ile/ve/||/<> DURUMA GÖRE


- GÖRELİ ile/ve/||/<> İLİŞKİSEL


- GÖRELİ = İZAFÎ = RELATIVE[İng.] = RELATIF[Fr.] = RELATIV[Alm.] = RELATIVUS[Lat.] = RELATIVO[İsp.]


- RELATIVITÄTSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRELİLİK KURAMI


- GÖRENEK ile GÖRENEKLİ ile GÖRENEKÇİ/LİK ile GÖRENEKSEL ile GÖRENEKSİZ/LİK


- GÖREV ile GÖREVLİ

( INCUMBENCY vs. INCUMBENT )

( عهده داري ile تصدي ile مصدر کار ile شاغل )

( EADEH DARY ile TASADY ile MOSADAR KAR ile SHAGHEL )


- GÖREVLER ile SAYGILI

( DUTIES vs. DUTIFUL )

( تکاليف ile وظايف ile وظيفه شناس )

( TAKALYFE ile VAZAYFE ile VAZYFAH SHENAS )


- GÖRE:V/Lİ değil GÖREV/Lİ

( Açık e değildir ve/ya da uzatarak söylenmez! )


- GÖREVLİ ile MANDARİN[Portekizce < Sans.]

( ... İLE Avrupa'lıların, Çin devlet görevlilerine verdikleri ad. | İmparatorun emrinde çalışan en yüksek dereceli Çin devlet memurlarına verilen unvan. )


- GÖRGÜLENMEK ile GÖRGÜ ile GÖRGÜL ile GÖRGÜCÜ/LÜK ile GÖRGÜLÜ ile GÖRGÜSÜZ/LÜK ile GÖRGÜLÜCE ile GÖRGÜSÜZCE ile GÖRGÜ TANIĞI ile GÖRGÜ FUKARASI ile GÖRGÜ KURALLARI


- GÖRKEMLİ KONUŞMA ile GÖRKEMLİ ile GÖRKEMLİ

( GRANDILOQUENCE vs. GRANDILOQUENT vs. GRANDIOSE )

( بلند پروازي ile گزاف گوي ile عالي نما )

( BALAND PARVAZY ile GOZAF GOY ile ALY NAMA )


- GÖRME >< ŞİZOFRENİ

( Doğuştan görme engelli olan kişiler, şizofreni hastalığına yakalanmıyor. )


- GÖRMEDİĞİM, SADECE ARKAMIN OLUĞU KALDI" ile/ve/||/<> "SİKİLMEDİK, SADECE KULAĞIMIN ARKASI KALDI"


- GÖRMEK ile GÖRMEZ/LİK ile GÖRMECE ile GÖRME AÇISI ile GÖRME GÖZESİ ile GÖRME ENGELLİ/LİK ile GÖRME HÜCRESİ


- GÖRMEK ile/ve/<> İLGİ

( Göz görmeyince, gönül katlanır. )

( Gözden ırak/uzak, gönülden ırak/uzak olur/kalır. )

( TO SEE vs./and/<> INTEREST )


- GÖRMELİ!


- GÖRMEZDEN GELMEK ile CEHALET ile CAHİL ile CAHİL İNSANLAR ile CAHİLCE ile CAHİLLER ile GÖRMEZDEN GELİNDİ

( IGNOR vs. IGNORANCE vs. IGNORANT vs. IGNORANT PEOPLE vs. IGNORANTLY vs. IGNORANTS vs. IGNORED )

( ناديده گرفتن ile ناداني ile ناشناسي ile جاهليت ile بيدانشي ile جهالت ile بي خبري ile جهل ile جاهل ile نادان ile جهول ile بيانش ile بيعلم ile بي معرفت ile لايعلم ile تيره دل ile بي مايه ile جهلا ile جاهلانه ile جهال ile ازقلم افتاده )

( NADYDAH GARAFTAN ile NADANY ile NASHENASY ile JAOLYT ile بيدانشي ile JACPEHELT ile BEY KHBARY ile JOHAL ile JAOL ile NADAN ile جهول ile BEYENSH ile بيعلم ile BEY MARAFT ile لايعلم ile TYRAH DEL ile BEY MAYYEH ile جهلا ile JAOLANEH ile جهال ile AZGHALAM AFTADEH )


- GÖRMÜŞLÜK ile GÖRMÜŞ GEÇİRMİŞ/LİK ile GÖRMÜŞLÜK HİSSİ ile GÖRMÜŞLÜK DUYGUSU


- GÖRÜ AKSİYONLARI ile/ve/||/<> ALGI ÖNGÖRÜLERİ ile/ve/||/<> DENEYİM ANALOJİLERİ ile/ve/||/<> AMPİRİK DENEYİMİN POSTULATLARI[genel]


- GÖRÜ = HADS, TEHADDÜS = INTUITION[İng., Fr.] = ANSCHAUUNG[Alm.] = INTUITIO, INTUITUS < INTUERI[Lat.] = INTUICIÓN[İsp.]


- GÖRÜLEN GEÇMİŞ ZAMAN ile/||/<> GÖRÜLEN GEÇMİŞ ZAMAN KİPİ

( görülen geçmiş zaman kipi Azerbaycan Türkçesi şühudi keçmiş zaman Türkmen Türkçesi öten zamaanortak iişligi Gagauz Türkçesi mutlak geçmiş zaman Özbek Türkçesi aniq otgan zamón Uygur Türkçesi eniq ötkän zaman Tatar Türkçesi bügele ütkän zaman kategorik ütkän zaman Başkurt Türkçesi bildäle ütkän zaman belgili getgen zaman Krç Malk belgili ozgan zaman Nogay Türkçesi belgîlî ozgan zaman Kazak Türkçesi naktılı ötken şak aykın ötken şak Kırgız Türkçesi aykın ötkön çak Alt tuukta ötkön öy Hakas Türkçesi körîndîre irtkeň tus Tuva Türkçesi çookta ertkeň üye ertkeň üyenin dı heviri Türkçesi şagamgı ertkeň tem Rusça oçevidnoye proşedşeye vremya görülen geçmiş zaman )


- GÖRÜLME SIKLIĞI ile OLAY ile TESADÜFEN

( INCIDENCE vs. INCIDENT vs. INCIDENTALLY )

( شيوع مرض ile بروز ile اتفاق ile روي داد ile واقعه ile ماجرايي ile ماجرا ile ضمنا )

( شيوع مرض ile BORUZ ile ETEFAGH ile ROY DAD ile VAGHEH ile MAJERAYY ile MAJERA ile ZAMNA )


- GÖRÜLMEK ile GÖRÜNMEK ile GÖRÜŞMEK ile GÖRÜŞÜLMEK ile GÖRÜLEBİLMEK ile GÖRÜNEBİLMEK ile GÖRÜNÜVERMEK ile GÖRÜŞEBİLMEK ile GÖRÜ ile GÖRÜM/LÜK ile GÖRÜŞ ile GÖRÜCÜ/LÜK ile GÖRÜMCE/LİK ile GÖRÜŞLÜ/LÜK ile GÖRÜŞSÜZ/LÜK ile GÖRÜŞ AÇISI ile GÖRÜŞ SAHİBİ ile GÖRÜŞ BİRLİĞİ ile GÖRÜŞ AYRILIĞI


- GÖRÜNEN/BİLİNEN/DUYULAN ile/ve/yerine GÖRÜNENİN/BİLİNENİN/DUYULANIN ÖTESİ


- GÖRÜNGÜ BİLİM/FENOMENOLOJİ ile YORUMBİLİM/HERMENEUTİK

( Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Metinlerin ve anlamların yorumlanması üzerine odaklanan felsefi yaklaşım. )


- GÖRÜNGÜ BİLİMİ/FENOMENOLOJİ ile VAROLUŞÇULUK

( Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Bireyin özgürlüğünü, sorumluluğunu ve varoluşsal anlamını vurgulayan felsefi yaklaşım. )


- GÖRÜNGÜ ile GÖRÜNGÜCÜ/LÜK ile GÖRÜNGÜ BİLİMİ ile GÖRÜNGÜ BİLİMSEL


- GÖRÜNMEZ ile/ve/<> MELEKÎ


- IMAGE TRANSFER COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ AKTARIM KATSAYISI


- IMAGE TRANSFER CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU TRANSFERT DE L'IMAGE[Fr.] / BILDES ÜBERTRAGUNG KONSTANTE, BILDÜBERGANGSKOEFFIZIENT/BILDÜBERGANGSKONSTANTTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ AKTARIM SABİTİ


- IMAGE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE L'IMAGE[Fr.] / BILDANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ ANTENİ


- IMAGE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE IMAGE[Fr.] / BILDIMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ EMPEDANSI


- IMAGE EFFECT[İng.] / EFFET D'IMAGE[Fr.] / BILDEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ ETKİSİ


- IMAGE PHASE CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ EVRE SABİTİ


- CONSTANTE DE PHASE DE L'IMAGE[Fr.] / BILDPHASE-KONSTANTE/BILDPHASENKONSISTENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ FAZ SABİTİ


- IMAGE INTENSIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ GÜÇLENDİRİCİ


- BILDVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ ŞİDDETLENDİRİCİ


- GÖRÜNTÜNÜN/MANZARANIN:
EN ÇİRKİNİ/KORKUNCU ile/değil/yerine/>< EN GÜZELİ

( Somurtan bir "yüz". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gülen bir yüz. :) )

( Gülen İnsan Yüzünün Görsel FaRkLaR'ı için burayı tıklayınız... )

( Kara delik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Güneş. )

(

ile/değil/yerine/><

)


- GÖRÜNTÜNÜN:
BULANIK (OLMASI) ile/ve/değil/||/<>/< BUZLU (OLMASI)


- GÖRÜNTÜSEL YANSITICI ile/ve/||/<> SAYMACA UZLAŞIMSAL GÖSTERGELER


- GÖRÜNTÜSÜ ile/ve/değil/yerine İŞLEVSELLİĞİ

( [Beynin] Sağ yarımküresi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Sol yarımküresi. )


- SCHEINBARE LICHTSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜNÜR IŞIK YEĞİNLİĞİ


- ESPACE DE VISION[Fr.] / ANBLICKPLATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖRÜŞ ALANI


- SIGHT SPACE[İng.] ile/değil/yerine/= GÖRÜŞ UZAYI


- GÖSTERGE BİLİMİ | SEMİYOLOJİ ile/||/<> SEMİYOLOJİ[Fr. < SÉMIOLOGIE]

( Hastalıkların belirti ve işaretleriyle ilgilenen hekimlik dalı gösterge bilimi )

( SEMIOLOGY )

( SÉMIOLOGIE )


- GÖSTERGE ile/ve BELİRTİ

( INDICATOR vs./and SIGN )


- GÖSTERGE ile/ve GARANTİ

( INDICATOR vs./and GUARANTY )


- GÖSTERGE ile GÖSTERGEÇ ile GÖSTERGE BİLİMİ


- GÖSTERGE ile/ve/değil UZANTI

( [not] INDICATOR vs./and/but EXTENSION )


- GÖSTERİ ile/ve/değil DİNLETİ


- GÖSTERİ ile/ve/değil GÖSTERİM


- GÖSTERİ ile GÖSTERİŞ (YAPMAK)


- GÖSTERİ ile/||/<> SİMÜLASYON ile/||/<> HANDS-ON

( Öğretmenin bir olguyu öğrenci önünde canlı deneyle gösterdiği yöntemdir; kavramı somutlaştırır ama öğrenci izleyicidir. @@ Bir olgunun bilgisayarda ya da modelle taklit edilip değişkenlerinin denenebildiği yöntemdir; gerçekte zor deneyleri güvenle canlandırır. @@ Öğrencinin deneyi kendi eliyle yaptığı yöntemdir; en etkin ama en çok kaynak isteyenidir. Üçü fizik öğretiminde artan öğrenci katılımına göre sıralanır: izleme, deneme ve bizzat yapma. )


- GÖSTERİŞ YAPMAK ile GÖSTERİŞLİ

( FLAUNT vs. FLAUNTY )

( نازيدن ile جولان دادن ile پزده )

( نازيدن ile JOOLAN DADAN ile PAZDEH )


- GÖSTERİŞ ile GÖSTERİŞ ile GÖSTERİŞLİ

( FLAMBOYANCE vs. FLAMBOYANCY vs. FLAMBOYANT )

( زرق وبرق ile شعله مانند )

( ZARGH VEBARGH ile SHOLEH MANAND )


- GÖSTERMEK ile GÖSTERTMEK ile GÖSTERİLMEK ile GÖSTEREBİLMEK ile GÖSTERİVERMEK ile GÖSTERİ ile GÖSTERİCİ/LİK ile GÖSTERİ ADAMI ile GÖSTERİ YÜRÜYÜŞÜ


- GÖSTERMEK ile RESİMLİ ile İLLÜSTRASYON ile AÇIKLAYICI ile İLLÜSTRATÖR

( ILLUSTRATE vs. ILLUSTRATED vs. ILLUSTRATION vs. ILLUSTRATIVE vs. ILLUSTRATOR )

( با تصوير نشان دادن ile بامثال روشنساختن ile مصور کردن ile مصور ile عکسا دار ile نمايش ile روشنگر ile توضيح دهنده ile ترسيمي )

( BA TASOOYR NESHAN DADAN ile BAMSAL ROSHENSAKHTAN ile MOSUR KARDAN ile MOSUR ile AKSA DAR ile NAMAYSH ile ROSHANGAR ile TOZYHE DAHANDEH ile ترسيمي )


- GÖSTERME/LİK ile GÖSTERMECİ/LİK ile GÖSTERME HAKKI ile GÖSTERME ZARFI ile GÖSTERME SIFATI ile GÖSTERME ZAMİRİ ile GÖSTERME PARMAĞI ile GÖSTERME HASTALIĞI


- GOTO PAIR[İng.] / PAIRE DE GOTO[Fr.] / GOTO-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GOTO ÇİFTİ


- GOUJON[Fr.] ile/||/<> KENET MİLİ

( Çatı ve öteki parçaların birleştirilmesinde kullanılan metal perçinler )

( GOUJON )


- GÖVDE AMELİYATI ile/ve/||/<> MANEVİ AMELİYAT

( [Kişinin] Uyut(ul)ması gerekir. İLE/VE/||/<> Uyan(dırıl)ması gerekir. )


- GÖVDE ISISINDA:
41/42 ÜSTÜ ile/ve/||/<> 34.5 ALTI ile/ve/||/<> 31 ALTI

( Tehlikelidir. İLE/VE/||/<> Tehlikelidir. İLE/VE/||/<> Ölümcüldür. )


- GÖVDE | SAK | KAROSERİ | CEZİ | CEZİ | FİİL GÖVDESİ ile/||/<> FİİL GÖVDESİ ile/||/<> GÖVDE

( Gövde fiil tabanı Sinema TV Alıcı gösterici basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm Ağacın dalları ile kökü arasındaki bölümü Vücudun baş kol ve bacakların kendisine bağlandığı temel bölümü otomobil Otomobil kamyon vb araçta motor tekerlek gibi bölümlerin dışında kalan doğrama döşeme kaplamaya ilişkin biçimleyici öğelerin tümü biyoloji botanik Derleme taban türemiş kelime Köklere yapım eklerinin getirilmesiyle meydana gelen türev Evli evli evci evci evlenmek evlenmek evermek evermek evlendirmek evlendirmek sevgi sevgi sevim sevim sevinç sevinç sevdirmek sevdirmek sevinmek sevinmek vb Bitkilerde yaprak ve üreme organlarını taşıyan genelde toprak üstünde olan yapılar Bir kelimeden çekim takıları çıktıktan sonra geri kalan kısım Kendilerinde bulunan eklerin tabiat ve değerlerine göre gövdelere İSİM GÖVDESİ veya İSİMLİK GÖVDE Th nominal ve FİİL GÖVDESİ veya FİİLLİK GÖVDE Th verbal denir Fiil gövdeleri zaman fikri de verebilir ZAMANLI GÖVDE Th temporel Kendisinde bir iki veya üç ek bulunduğuna göre gövde BİRİNCİL İKİNCİL ve ÜÇÜNCÜL GÖVDE Th primaire secondaire tertiaire adını alır Ad ve fiil köklerine yapım eklerinin eklenmesiyle oluşturulan ve anlamca bağlandıkları kökle ilişkili bulunan türemiş kelime canlı can lı gözlük göz lük görüş görüş görüştür görüştür görünüş görünüş vb )

( NOUN STEM )

( RADICAL NOMINAL )

( NOMINALSTAMM )

( TEMA VERBALE )

( ΡΗΜΑΤΙΚΌ ΘΈΜΑ / ρηματικό θέμα )


- GÖVDE | SAK | KAROSERİ | CEZİ | FİİL GÖVDESİ ile/||/<> İSİM GÖVDESİ

( bk. Gövde. @@ bk. fiil tabanı@@Sinema/TV. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm. @@ Ağacın dalları ile kökü arasındaki bölümü. @@ Vücudun, baş kol ve bacakların kendisine bağlandığı temel bölümü. @@ @@ otomobil: Otomobil, kamyon vb. araçta; motor, tekerlek gibi bölümlerin dışında kalan doğrama, döşeme, kaplamaya ilişkin biçimleyici öğelerin tümü. @@ (biyoloji) @@ (botanik) @@ (Derleme.. taban, türemiş kelime) Köklere yapım eklerinin getirilmesiyle meydana gelen türev: Evli (ev-li) , evci (ev-ci) , evlenmek (ev-le-n-mek) , evermek (ev-er-mek) , evlendirmek (ev-len-dir-mek) , sevgi (sev-gi) , sevim (sev-im) , sevinç (sev-i-nç) , sevdirmek (sev-dir-mek) , sevinmek (sev-in-mek) vb. @@ Bitkilerde yaprak ve üreme organlarını taşıyan genelde toprak üstünde olan yapılar. @@ Bir kelimeden çekim takıları çıktıktan sonra geri kalan kısım. Kendilerinde bulunan eklerin tabiat ve değerlerine göre gövdelere, İSİM GÖVDESİ veya İSİMLİK GÖVDE (Th. nominal) ve FİİL GÖVDESİ veya FİİLLİK GÖVDE (Th.verbal) denir. Fiil gövdeleri zaman fikri de verebilir (ZAMANLI GÖVDE, Th. temporel). Kendisinde bir, iki veya üç ek bulunduğuna göre gövde BİRİNCİL, İKİNCİL ve ÜÇÜNCÜL GÖVDE (Th. primaire, secondaire, tertiaire) adını alır. @@ Ad ve fiil köklerine yapım eklerinin eklenmesiyle oluşturulan ve anlamca bağlandıkları kökle ilişkili bulunan türemiş kelime: canlı (

( NOUN STEM~NOUN STEM )

( RADICAL NOMINAL~THÈME NOMINAL )

( NOMINALSTAMM~NOMINALSTAMM )

( TEMA VERBALE~TEMA NOMINALE )

( ΡΗΜΑΤΙΚΌ ΘΈΜΑ / ρηματικό θέμα~ΟΝΟΜΑΤΙΚΌ ΘΈΜΑ / ονοματικό θέμα )


- GÖVDE | SAK | KAROSERİ | CEZİ | CEZİ | İSİM GÖVDESİ ile/||/<> İSİM GÖVDESİ ile/||/<> GÖVDE

( Gövde ad tabanı Azerbaycan Türkçesi düzältmä isim Türkmen Türkçesi düyp söz yasama söz Gagauz Türkçesi adlık temeli düzülü adlık Özbek Türkçesi ot negiz yasama ót Uygur Türkçesi B isimniň asasi D isim öziki Tatar Türkçesi isemneň nigeze Başkurt Türkçesi isem nigeze at tübü Krç Malk at tamal kuralgan at Nogay Türkçesi attıň negîzî asıl at yasalma at Kazak Türkçesi tuwındı esim Kırgız Türkçesi atooçtuk negiz tuundu negiz Alt adalgış tözögözi bütkeň adalgış Hakas Türkçesi adalgıştıň öönî Tuva Türkçesi çüve adınıňtözü at sözünün tözü Türkçesi at tözi Rusça imennaya osnova proizvodnoeimya Sinema TV Alıcı gösterici basım aygıtı gibi çeşitli aygıtların temel düzeneğini taşıyan bölüm Ağacın dalları ile kökü arasındaki bölümü Vücudun baş kol ve bacakların kendisine bağlandığı temel bölümü otomobil Otomobil kamyon vb araçta motor tekerlek gibi bölümlerin dışında kalan doğrama döşeme kaplamaya ilişkin biçimleyici öğelerin tümü biyoloji botanik Derleme taban türemiş kelime Köklere yapım eklerinin getirilmesiyle meydana gelen türev Evli evli evci evci evlenmek evlenmek evermek evermek evlendirmek evlendirmek sevgi sevgi sevim sevim sevinç sevinç sevdirmek sevdirmek sevinmek sevinmek vb Bitkilerde yaprak ve üreme organlarını taşıyan genelde toprak üstünde olan yapılar Bir kelimeden çekim takıları çıktıktan sonra geri kalan kısım Kendilerinde bulunan eklerin tabiat ve değerlerine göre gövdelere İSİM GÖVDESİ veya İSİMLİK GÖVDE Th nominal ve FİİL GÖVDESİ veya FİİLLİK GÖVDE Th verbal denir Fiil gövdeleri zaman fikri de verebilir ZAMANLI GÖVDE Th temporel Kendisinde bir iki veya üç ek bulunduğuna göre gövde BİRİNCİL İKİNCİL ve ÜÇÜNCÜL GÖVDE Th primaire secondaire tertiaire adını alır Ad ve fiil köklerine yapım eklerinin eklenmesiyle oluşturulan ve anlamca bağlandıkları kökle ilişkili bulunan türemiş kelime canlı can lı gözlük göz lük görüş görüş görüştür görüştür görünüş görünüş vb )


- DİNLENME:
GÖVDEDE ile/ve/||/<> BEYİNDE ile/ve/||/<> GÖNÜLDE

( Uzanarak. İLE/VE/||/<> Uyuyarak. İLE/VE/||/<> Paylaşarak![Aynı zaman ve mekânda, aynı durumları paylaşarak!] [Söyleşerek DEĞİL susuşabilerek!] )


- GÖVDELENMEK ile GÖVDE ile GÖVDELİ/LİK ile GÖVDESEL ile GÖVDESİZ/LİK ile GÖVDE GÖSTERİSİ


- GÖVDENİN/TEN'İN ABDESTİ ile/ve AKIL'IN/VİCDANIN ABDESTİ ile/ve NEFS'İN ABDESTİ

( Su ile. İLE/VE Gözyaşı ile. İLE/VE Kelâm/sohbet ile. )


- GÖVDE'NİN:
ABDESTİ ile/ve KULLUĞU

( Su ile. İLE/VE İşlevi ile. )


- GÖVDENİN ANATOMİK YAPISI = SÂKIN İNTİSÂC-I TEŞRÎHÎSİ = STRUCTURE ANATOMIQUE DE LA TIGE


- GÖVDENİN EYLEMİ ile/ve/<> NEFSİN EYLEMİ ile/ve/<> ÖZÜN EYLEMİ

( El ile. İLE/VE/<> Hayal ile. İLE/VE/<> Sevgi ile. )


- GÖVDESEL ile GÖVDE BAĞIMLI


- GÖVEM ile GÖVEM ERİĞİ


- GÖVERMEK ile GÖVERİ


- GOVERNOR :/yerine VALİ


- GÖVERTİ ile/değil/yerine/=/||/<> SEBZE | MORLUK

( sebze morluk )


- GOYGOYCU ile/değil/yerine/=/||/<> ŞAKŞAKÇI | DİLENCİ

( şakşakçı Muharrem ayında kapı kapı dolaşıp mâni kaside vb ni okuyarak yiyecek maddesi dilenen kimse hoygoygoycu Bilgisizce ve gereksiz yere çok konuşan kimse hoygoygoycu dilenci )


- GÖZ AKI -ile

( SCLERA )


- GÖZ AKI ile/||/<> GÖZ BEBEĞİ ile/||/<> GÖZ ÇUKURU ile/||/<> GÖZ KAPAĞI ile/||/<> GÖZ YUVARI | SERT KAT

( bk. sert kat @@ Gözün tunika fibroza bulbisinin saydam olmayan, sert, beyaz renkli arka kısmı, sklera. )

( PUPIL | ORBIT | EYELID | EYEBALL~PUPIL | PUPILLA~ORBIT~EYELID~EYEBALL )

( PUPILLE | ORBITE | PAUPIÈRE | GLOBE DE L'OEIL~PUPILLE~ORBITE~PAUPIÈRE~GLOBE DE L'OEIL | GLOBE DE L'OEIL, BULBE OCULAIRE )

( SCLERA | ORBITA | PALPEBRA~PUPILLA~ORBITA~PALPEBRA~BULBUS OCULI )

( SEHLOCH | AUGENHÖHLE | AUGENLID | AUGENKUGEL~SEHLOCH | PUPILLE~AUGENHÖHLE~AUGENLID~AUGENKUGEL )

( SCLERA~PUPILLA~ORBITA~PALPEBRA~BULBO OCULARE )

( ΣΚΛΗΡΌΣ ΧΙΤΏΝΑΣ / σκληρός χιτώνας~ΚΌΡΗ / κόρη~ΚΌΓΧΗ / κόγχη~ΒΛΈΦΑΡΟ / βλέφαρο~ΒΟΛΒΌΣ ΤΟΥ ΜΑΤΙΟΎ / βολβός του ματιού )


- GÖZ AKI ile/||/<> SERT KAT

( sert kat Gözün tunika fibroza bulbisinin saydam olmayan sert beyaz renkli arka kısmı sklera )

( PUPIL | ORBIT | EYELID | EYEBALL )

( PUPILLE | ORBITE | PAUPIÈRE | GLOBE DE L'OEIL )

( SEHLOCH | AUGENHÖHLE | AUGENLID | AUGENKUGEL )

( SCLERA | ORBITA | PALPEBRA )

( SCLERA )

( ΣΚΛΗΡΌΣ ΧΙΤΏΝΑΣ / σκληρός χιτώνας )


- GÖZ GÖZESİ ile/ve/||/<> ÇUBUK GÖZE

( ... @@ Retina tabakasında bulunan, ışığa duyarlı iki gözeden biri. )

( ... vs./and/<> ROD )


- GÖZ KADEHİ ile/||/<> GÖZ KESESİ

( anat. Gözün gelişiminde göz kesesinin içe kıvrılmasıyla oluşan kese biçimindeki yapı. )

( CALICES OPTICUS | VESICULA OPTICA~VESICULA OPTICA )

( CUPULE OPTIQUE~VÉSICULE OPTIQUE )

( ...~VESICULA OPTICA )

( AUGENBECHER~AUGENBLÄSCHEN )

( COPPA OTTICA~VESCICOLA OTTICA )

( ΟΦΘΑΛΜΙΚΌ ΚΎΠΕΛΛΟ / οφθαλμικό κύπελλο~ΟΠΤΙΚΌ ΚΥΣΤΊΔΙΟ / οπτικό κυστίδιο )


- GÖZ KAMAŞTIRMAK ile GÖZLERİ KAMAŞMIŞ ile GÖZ KAMAŞTIRMASI

( DAZZLE vs. DAZZLED vs. DAZZLEMENT )

( خيره کردن ile مسحور کردن ile مسحور ile خيره ile خيرگي )

( KHYRAH KARDAN ile MASHUR KARDAN ile MASHUR ile KHYRAH ile خيرگي )


- GÖZ KAPAĞI ve/+/||/<> DUDAK

( "Herşeyi görme!" diye vardır. VE/+/||/<> "Her sözü söyleme!" diye vardır. )

( Kulakta, sürekli takılı olması gereken iki küpe...

Bir şey ki, yapmasan da olur... YAPMA!
Bir şey ki, söylemesen de olur... SÖYLEME! )


- GÖZ KAPAĞI ile/ve/||/<>/> PİTOZİS

( ... İLE/VE/||/<>/> Göz kapağı düşüklüğü. )


- GÖZ KAPAKLARI YANGISI(İLTİHABI) ile/ve GÖZYAŞI YANGISI(İLTİHABI)

( BLEFARİT ile/ve DAKRİYORİSSİT )


- GÖZ KARARI ile/ve EL KARARI


- GÖZ KARARI ile/değil/yerine ÖLÇÜ


- EYEPIECE, OCULAR[İng.] / OCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZ MERCEĞİ


- GÖZ SIVILARI'NI

( AQUAOUS HUMOR vs. VITREOUS HUMOR )


- GÖZ TANSİYONUNDA:
AÇIK AÇILI ile KAPALI AÇILI


- GÖZ UYGARLIĞI ile/ve/<> SÖZ UYGARLIĞI

( Dışa bakar. İLE/VE/<> İçe bakar. )


- GÖZ ile GÖZ ALICI ile GÖZ TEMİZLEYİCİ ile GÖZ TEMİZLEME ile GÖZ MUAYENESİ ile GÖZ AÇICI ile GÖZ AĞRISI ile GÖZ YUVASI

( EYE vs. EYE CATCHER vs. EYE CLEANER vs. EYE CLEANING vs. EYE EXAM vs. EYE OPENER vs. EYE PAIN vs. EYE SOCKET )

( ديده ile سوراخ سوزن ile عين ile چشم ile جالب نظر ile چشمشوي ile معاينه چسم ile چشم بازکن ile رمد ile کاسه چشم )

( DYDAH ile SORAKH SOZAN ile EYNE ile CHESHAM ile JALEB NAZAR ile CHESHMASHOY ile MOAYNAH CHASM ile CHESHAM BAZKON ile رمد ile KASEH CHESHAM )


- GÖZ ile/ve GÖZ KÜRESİ ile/ve GÖZBEBEĞİ ile/ve GÖZ ÇUKURU ile/ve GÖZ KAPAĞI

( Göz açık olmalı, aklını bulunduğu yere almalı. )

( "Suyun akmaya başladığı kaynak." )

( Göz, Zât'ı; geri kalanı, sıfatı simgeler. )

( Gözlerimiz hayatımız boyunca doğduğumuz andaki boyutlarında kalıyor. Burnumuz ve kulaklarımızın ise büyümesi hiç sona ermiyor. )

( Bir gözün, 1.800.000 damarı vardır. )

( EŞFÂR[Ar. < ŞÜFR]: Gözkapağının kenarları, kirpik yerleri. )

( Her bir göz, 130 milyon görme siniri hücresinden oluşmaktadır. )

( ... İLE ... İLE Gözbebeği, ilgi çekici bir nesneye baktığımızda ya da bir olaya şahit olduğumuzda, %45 oranında büyür. İLE ... İLE ... )

( Bazı örgenimizde, işlevlerinin tamamına ulaşması zaman alırken, gözlerimiz, sürekli olarak etkindir. )

( Gözler, saatte 36.000 bit bilgiyi işleyebiliyor. )

( Gözlerimiz, tüm öteki örgenlerimizden daha fazla olarak, beyin gücünün %65'inden yararlanıyor. )

( Neredeyse herkesin bir gözü, ötekinden az da olsa daha güçlüdür. )

( Tanrı heykellerinin gözbebeği yoktur. )

( AYN, MEDMA'[çoğ. MEDÂMİ'] ile/ve ... ile/ve HADEKA, İNSÂN-ÜL-AYN, MANZAR[< NAZAR], MANZAR-I ÇEŞM, NOKTA-İ BÎNİŞ, BÜ-BÜ', MUKLE ile/ve MEDÂR-ÜL-AYN ile/ve ...

RÂFİ'[< REF]: Gözkapağı gibi bazı örgenleri yukarı kaldırmaya yarayan kas/adale, sinir.
TARFE: Gözkapağının bir kere açılıp kapanması. )

( DÎDE, ÇEŞM ile/ve ... ile/ve MERDÜM, MERDÜME, BÎNEK, DÎDE ile/ve ... ile/ve BÂM-I ÇEŞM[üstteki], BERG-İ ÇEŞM[BERG: Yaprak.]

BÂDÂM: Sevgilinin bademi andıran gözü. | Badem. )

( EYE vs./and EYE BALL vs./and PUPIL/APPLE OF THE EYE vs./and ORBIT/EYE HOLE vs./and EYE LID )


- GÖZALTI/GÖZETİM/NEZÂRET[Ar.] ile GÖZ ALTI

( Birinin, güvenlik güçleri tarafından belirli bir yerde ve belirli bir süre alıkonulması. | Denetleme. İLE Yüzde gözlerin hemen altında bulunan bölüm. )


- GÖZBEBEĞİ ve/||/<> SARIBENEK

( .. VE/||/<> Gözde, ağ tabakanın ortasında bulunan ve simgenin en net olarak oluştuğu, sarı renkli duygun nokta. )


- ... değil GÖZDAĞI


- GÖZDAĞI ile GÖZDAĞI

( INTIMIDATE vs. INTIMIDATION )

( مرعوب ساختن ile مرعوب کردن ile ارعاب کردن ile ارعابگري کردن ile ترهيب ile ارعاب )

( MOROUB SAKHTAN ile MOROUB KARDAN ile AREAB KARDAN ile AREABGARY KARDAN ile ترهيب ile AREAB )


- GÖZDEKİ AĞ TABAKANIN EN DUYARLI NOKTASI -ile

( ŞELEL )


- GÖZE BİLİMİ | SİTOLOJİ ile/||/<> SİTOLOJİ ile/||/<> HÜCRE BİLİMİ

( hücre bilimi Hücre bilimi Hücre bilimi kytos hücre logos bilim Hücrenin yapı görev çoğalma gibi özelliklerini inceleyen biyolojinin bir dalı Sitoloji hücre biyolojisi Hücrenin yapı görev çoğalma gibi özelliklerini inceleyen bir bilim dalı sitoloji Hücrenin yapı görev çoğalma gibi özelliklerini inceleyen bilim dalı hücre biyolojisi sitoloji )

( CYTOLOGY )

( CYTOLOGIE )


- GÖZE ÇEPERİ ile GÖZE ZARI

( Bitki gözelerinde bulunan ve gözeyi çevreleyen sert bir tabaka. İLE Tüm canlı gözelerinde bulunan ve gözenin içini dış ortamdan ayıran ince bir zar. )


- GÖZE DUVARI ile GÖZE ZAR

( Bitki gözelerinde bulunan ve gözeyi koruyan sert tabakadır. İLE Tüm gözelerde bulunan ve gözeyi çevreleyen esnek tabakadır. )


- CONSTANTE D'UNE CELLULE ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZE SABİTİ


- CELLULE DE VOLTAGA[Fr.] ile/değil/yerine/= GÖZE VOLTAJI


- GÖZE YUTUMU | FAGOSİTOZ ile/||/<> FAGOSİTOZ ile/||/<> PHAGOCYTOSIS[İng.] ile/||/<> PHAGOCYTOSE[Fr.] ile/||/<> PHAGOCYTOSE[Alm.] ile/||/<> GÖZE YUTARLIĞI

( göze yutarlığı gözeyutarlığı hücre yutarlığı 1 Büyük parçacıkların yalancı ayaklar yardımıyla hücre içerisine alınması 2 Bir hücrelilerin amöboit hareketle avını yutması 3 Omurgalı bağışıklık sisteminin özel hücreleri tarafından mikroorganizmaların hücre içine alınarak sindirilmesi Vücuda giren her türlü yabancı taneciklerin ve mikroorganizmaların fagositik hücreler tarafından yakalanma bir vezikül içinde hücreye alınma ve sindirilerek yok edilme işlevi Nötrofil ve makrofajlar kuvvetli fagositoz yeteneğine sahiptirler karşılık fagositoz phagein yemek kytos boşluk Yutargöze tarafından küçük ve yabancı parçacıkların yutulup parçalanması )

( PHAGOCYTOSIS )

( PHAGOCYTOSE )


- GÖZE ZARI ile/||/<> GÖZE DUVARI

( Zar esnek fosfolipit, duvar sert selüloz/kitin )

( Formül: Fosfolipit çift tabaka İLE Selüloz/Kitin )


- GÖZE ZARI ile/||/<> SİTOPLAZMA ile/||/<> ÇEKİRDEK ile/||/<> MİTOKONDRİ ile/||/<> ER ile/||/<> GOLGİ

( Ökaryotik gözenin altı temel organeli ve işlevleri. )

( Formül: ATP: ADP + Pi + enerji )


- GÖZETİCİ ile/||/<> GÖZETİCİ

( Yarışçıları aralarındaki açıklığa göre derecelendiren yarışlık koşularında ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemci Bunlar aynı zamanda aksaklığa uğrayan koşucuların yerlerini ve her iki yarışçı arasındaki açıklığı süreli olarak izleyen yardımcı yargıcılardır Kendilerine aralık yargıcıları da denir danışman )

( JALONNEUR )


- MAKİNE ÖĞRENMESİ:
GÖZETİMSİZ ile/ve/değil/||/<>/< GÖZETİMLİ


- GÖZETLEME KULESİ :

( Garipçe köyün batı tarafında ve en yüksek tepenin üzerindedir. Kale tipindedir ve kim tarafından hangi tarihte yaptırıldığı hakkında bir bilgi yoktur. )


- GÖZETMEK ile GÖZETİLMEK ile GÖZETLEMEK ile GÖZETLENMEK ile GÖZETLETMEK ile GÖZETTİRMEK ile GÖZETEBİLMEK ile GÖZETLEYEBİLMEK ile GÖZETİCİ/LİK ile GÖZETLEME DELİĞİ


- GÖZEVİ ile/||/<> GÖZÇUKURU

( gözçukuru )


- GÖZKAPAĞI ile PTOZ

( Üst gözkapağının sarkması. )


- GÖZLEM MANZARASI ve/<>/değil/yerine ALGI MANZARASI


- OKULAR[Alm.] ile/değil/yerine/= GÖZLEM MERCEĞİ


- GÖZLEMLEMELİ!


- VAR OLANLARIN, VAR OLMASI...:
GÖZLEMLEYEBİLSEK DE ve/||/<> GÖZLEMLEYEMESEK DE


- GÖZLEMSEL BİLGİ ile/ve KATILIMSAL BİLGİ

( OBSERVAL KNOWLEDGE vs./and PARTICIPAL KNOWLEDGE )


- GÖZLER:
YAŞLI ile/ve/değil/||/<>/> YASLI


- GÖZLER ile GÖZE BATAN ŞEY ile GÖZ LEKESİ

( EYES vs. EYESORE vs. EYESPOT )

( ديدگان ile عيون ile مايه نفرت ile چشم اوليه )

( DYDEGAN ile عيون ile MAYYEH NAFARAT ile CHESHAM OLYYEH )


- GÖZLERİM "YAŞLANDI" değil GÖZLERİM "YAŞARDI"


- GÖZLERİN DOLMASI ve/||/<> BOĞAZIN DÜĞÜMLENMESİ


- GÖZÜN AKLI ile/ve GÖZÜN HAKKI


- GÖZÜN GÖRMEYİP GÖNLÜN KATLANMASI
ile/ve/||/<>
GÖZDEN UZAK/IRAK, GÖNÜLDEN UZAK/IRAK


- GÖZÜN(ZİHNİN):
GÖRDÜĞÜNÜ SEVMESİ ile/ve/değil/||/<> SEVDİĞİNİ GÖRMESİ


- GÖZYAŞI BEZİ YANGISI(İLTİHABI) ile/ve GÖZYAŞI KESESİ YANGISI(İLTİHABI) ile/ve İRİS TABAKASININ YANGISI

( DAKRİYOADENİT ile/ve DAKRİYOSİSTİT ile/ve İRİTİS )


- GÖZYAŞI KANALI -ile

( TEARDUCT )

( Yenidoğanlar gözyaşı üretmez, bağırarak ağlamasına karşın, bebeklerde 4 - 13 haftalık oluncaya kadar gözyaşı olmaz. )


- GÖZYAŞI KEMİĞİ ile/||/<> ...

( anat Göz çukurunun orta duvarının önünde yer alan ve göz çukurunun oluşumuna katılan kemik os lakrimale )


- GÖZYAŞI ile GÖZYAŞI KEMİĞİ ile GÖZYAŞI MEMESİ ile GÖZYAŞI PINARI ile GÖZYAŞI BEZLERİ ile GÖZYAŞI BEZELERİ


- GÖZYAŞI ile/ve/değil/<> KANLI GÖZYAŞI

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Göz kapaklarından, burundan ve/ya da bazen kulak yolundan gelen kanın, gözyaşı kanallarından akan kan. )

( LACRIMAE ile/ve/değil/<> HAEMOLACRIA )


- GÖZYAŞININ:
DIŞA AKMASI ile/ve İÇE AKMASI

( TEARS: FLOWING OUTWARD vs./and FLOWING INWARD )


- GPRL/GAUSSIAN PROCESS REGRESSION LEARNING[İng.] ile/değil/yerine/= GAUSS SÜREÇ GERİ ÇIKARIM ÖĞRENIMİ, GAUSS SÜREÇ REGRESYON ÖĞRENIMİ


- GPRS/GENERAL PACKET RADIO SERVICE[İng.] ile/değil/yerine/= GENEL PAKET RADYO SERVİSİ


- GPS/GLOBAL POSITIONING SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= KÜRESEL KONUMLAMA DÜZENİ


- GPU/GRAPHICS PROCESSING UNİT GRAFİK[İng.] ile/değil/yerine/= (ÇİZGE) İŞLEME BİRİMİ


- GRABEN[Alm. < GRABEN] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÖKÜNTÜ HENDEĞİ


- GRADUAL[İng.] ile/||/<> GRADINE[Fr.] ile/||/<> GRADUALE[Alm.] ile/||/<> TAŞÇI TARAĞI

( Heykel Mimarlık Mozaik sıvayı taramak için tarakçıların kullandıkları ağzı dişli çelikten kalem )

( GRADUAL )

( GRADINE )

( GRADUALE )


- GRADIENT[İng.] / GRADIENT[Fr.] ile/değil/yerine/= GRADYAN, DEĞİŞİM HIZI


- COUPLAGE DU GRADIENT[Fr.] ile/değil/yerine/= GRADYAN EŞLEMESİ


- PROBLÈME DE GRAETZ[Fr.] ile/değil/yerine/= GRAETZ PROBLEMİ


- GRAETZ NUMBER[İng.] / NOMBRE DE GRAETZ[Fr.] / GRAETZ-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= GRAETZ SAYISI


- GRAF KURAMSİ ile/||/<> AĞAÇ YAPISI

( Graf Kuramı ve Ağaç Yapısı arasındaki ilişki )


- GRAFİK | ÇİZİ ile/||/<> ÇİZİ

( TV Televizyon için hazırlanan elle çizilmiş yazı ve resim gereci Elyazısı çizim ya da basım gibi bir süreçle elde edilen bir simge saban çizisi Tahtaya çizgi çizmekte kullanılan araç Güzel Güdül Ankara karık )

( CAPTION, GRAPHIC | GRAPHIC, GRAPHIE SYMBOL | GRAPHIE DESIGNER (ARTIST )

( GRAPHIQUE | SYMBOLE GRAPHIQUE | ANIMATEUR GRAPHIQUE, GRAPHISTE )

( GRAFIK | GRAFIKER, GEBRAUSCHSGRAFIKER, GRAFISCHER ZEICHNER )

( GRAFICA )

( ΓΡΑΦΙΚΌ / γραφικό )


- GRAFİK | ÇİZİ ile/||/<> ÇİZİCİ

( TV. Televizyon için hazırlanan, elle çizilmiş yazı ve resim gereci. @@ Elyazısı, çizim ya da basım gibi bir süreçle elde edilen bir simge. @@ bk. saban çizisi. @@ Tahtaya çizgi çizmekte kullanılan araç. (Güzel *Güdül -Ankara) @@ bk. karık. )

( CAPTION, GRAPHIC | GRAPHIC, GRAPHIE SYMBOL | GRAPHIE DESIGNER (ARTIST~GRAPHIE DESIGNER (ARTIST) | PLOTTER )

( GRAPHIQUE | SYMBOLE GRAPHIQUE | ANIMATEUR GRAPHIQUE, GRAPHISTE~ANIMATEUR GRAPHIQUE, GRAPHISTE | TABLE TRAÇANTE )

( GRAFIK | GRAFIKER, GEBRAUSCHSGRAFIKER, GRAFISCHER ZEICHNER~GRAFIKER, GEBRAUSCHSGRAFIKER, GRAFISCHER ZEICHNER )

( GRAFICA~GRAFICO )

( ΓΡΑΦΙΚΌ / γραφικό~ΓΡΑΦΊΣΤΑΣ / γραφίστας )


- GRAFİK DİZAYN/IR / DESIGNER ile/değil/yerine/= ÇİZGE TASARIM/CI


- GRAFİK ile GRAFİK KAĞIDI ile GRAFİK

( GRAPH vs. GRAPH PAPER vs. GRAPHIC )

( گراف ile نمودار ile کاغذ ميليمتري ile گرافيک )

( گراف ile NEMODAR ile KAGHZ MYLEYMOTERY ile GERAFYK )