I ve İ ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 34.126 başlık/FaRk ile birlikte,
34.126 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(40/138)
- ELECTRICAL FURNACE[İng.] ile/||/<> FOURNEAU ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/||/<> ELEKTRISCHER OFEN[Alm.] ile/||/<> ELEKTRİK FIRINI
( Elektrik erkesinden yararlanılarak ısıtılan fırın )
( ELECTRICAL FURNACE )
( FOURNEAU ÉLECTRIQUE )
( ELEKTRISCHER OFEN )
- ELECTRICIAN[İng.] ile/||/<> ÉLECTRICIEN[Fr.] ile/||/<> BELEUCHTER[Alm.] ile/||/<> ELEKTRİKÇİ | IŞIKLAMA BAŞ UZMANI
( Işık uzmanının yardımcısı elektrik işlerinden ve sahne ışıklarından sorumlu kişi ışıklama baş uzmanı )
( ELECTRICIAN )
( ÉLECTRICIEN )
( BELEUCHTER )
- ELECTROBİOLOGİE[Fr. < ÉLECTROBIOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEKTROBİYOLOJİ
( Canlılarda görülen elektrik olaylarını inceleyen bilim )
- ELECTROCARDİOGRAPHİE[Fr. < ÉLECTRO-CARDIOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEKTROKARDİYOGRAFİ
( Kalpte oluşan elektriksel etkinliğin göğüs duvarının kolların ve bacakların belli noktalarına konan elektrotlarla çizge hâlinde kaydedilmesi yöntemi kalp çizgesi yöntemi elektro kardiyografi )
- ELECTROENCEPHALOGRAPHİE[Fr. < ÉLECTRO-ENCÉPHALOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEKTROENSEFALOGRAFİ
( Beyinde oluşan elektriksel etkinliğin kafa derisine konan elektrotlarla çizge hâlinde kaydedilmesi yöntemi beyin çizgesi yöntemi )
- ELECTROMETALLURGİE[Fr. < ÉLECTROMÉTALLURGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEKTROMETALÜRJİ
( Metalürji ürünlerinin elde edilmesinde ve arıtılmasında termik elektriğin ısı ve elektroliz özelliklerinin kullanılması Elektrikle ısıtma olaylarından yararlanılarak yapılan ve madenlere uygulanan termik işlemlerin hepsi )
- ELECTRONIC MAGAZINE (E-ZINE)[İng.] ile/||/<> ELEKTRONİK DERGİ
( elektronik dergi )
- ELECTRORADİOLOGİE[Fr. < ÉLECTRORADIOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEKTRORADYOLOJİ
( Hastalıkların tanı ve tedavi edilmesinde elektrik ışınlarının uygulanmasını öngören tıp dalı )
- ELEGİE[Fr. < ÉLÉGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEJİ
( İçli acıklı yakarışları yakınmaları ve melankolik duyguları anlatan şiir )
- ELEĞİMSAĞMA[Ar. < ʿALĀ´M + SEMĀ] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖKKUŞAĞI
- ELEJİ ile/||/<> ELEJİ[Fr. < ÉLÉGIE]
( 1 Eski Yunanda konusu ne olursa olsun bir dizesi altı ikincisi beş ölçülü olan koşalarla oluşturulan koşuk 2 Çoğunlukla içli ve acıklı deyiş Yunan Latin Tartıbilim Terimi Eskilerin konusu ne olursa olsun bir dizesi altı ikincisi beş tartılı olan ve ELEJİ BEYTİ Distique élégiaque denilen beyitlerle meydana getirdikleri koşuk şekli )
( ÉLÉGIE | ELÉGIE )
- ELEK ile/değil ÇALKAR/ÇALKAK/ÇALKAĞI
( ... İLE/DEĞİL Tahıl tanesini, yabancı nesnelerden ayırmaya ya da tohumlukta kullanılacak tahılı ayırmaya yarayan, döner kalburlu araç. )
- ELEKTİF/ELECTIVE[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇMELİ
- ELEKTRİĞE DİKKAT ETMELİ!
- CEREYÂN-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKIMI
- ELEKTRİK AKIMI ile/ve/||/<> GERİLİM
( Bir iletkenden geçen elektrik yükü. İLE/VE/||/<> Elektrik yüklerini devim ettiren potansiyel fark. )
- ELECTRIC FLUX[İng.] / FLUX ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHER FLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK AKISI
- INTENSITÉ DU CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN ŞİDDETİ
- ELECTRIC FIELD INTENSITY[İng.] / ELEKTRISCHE FELDSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALAN YEĞİNLİĞİ
- ELEKTRİKLİ SAHA[Osm.] / ELECTRIC FIELD[İng.] / CHAMP ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELECTRISCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ALANI
- ELEKTRİK (ALANI) ve/||/<>/> MANYETİK (ALAN)
( 1831 - FARADAY )
( Elektrik yüklerinin çevresinde oluşan güç alanı. VE/||/<>/> Mıknatısların çevresinde oluşan güç alanı. )
- ELEKTRİK ALANI ile/||/<> MANYETİK ALANI
( Durgun ya da hareketli her elektrik yükünün çevresinde oluşan, başka yüklere kuvvet uygulayan alandır; çizgileri artı yükten çıkar, eksi yükte biter. @@ Yalnızca hareketli yüklerin (akımın) ve mıknatısların çevresinde oluşan, hareketli yüklere kuvvet uygulayan alandır; çizgileri kapalı ilmekler çizer, başı sonu yoktur. İkisi birbirini doğurur ve birlikte ışığı oluşturur. )
( Formül: E = kq/r² ~ B = μ₀I/2πr )
- ELEKTRİK ARKI | ELEKTRİK YAYI ile/||/<> ELEKTRİK YAYI
( Havada ya da bir uçun içinde yeterince yüksek elektriksel gerilim uygulanan iki üşek arasında oluşan ışıklı boşalım izi fizik )
( ARC OF ELECTRIC )
( ARC-ÉLECTRIQUE )
( LICHTBOGEN )
- LICHTBOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ARKI
- ELEKTRISCHE ENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK BOŞALMASI
- GÉNÉRATEUR D'IMPULSIONS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHER IMPULSGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBE ÜRETECİ
- ELECTRIC IMPULSES GENERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DARBELERİ ÜRETECİ
- ELECTRIC CIRCUIT THEORY[İng.] / THÉORIE DES CIRCUITS ÉLECTRIQUES[Fr.] / ELEKTRISCHE KREISTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRE KURAMI
- ELECTRIC CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE SCHALTUNG, ELEKTRISCHER KREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DEVRESİ
- ELEKTRISCHE QUADRUPOLAHERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK DÖRTKUTUP GEÇİŞİ
- ELECTRIC IMPEDANCE[İng.] / ELEKTRISCHE IMPEDANZ, ELEKTRISCHER WECHSELSTROMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK EMPEDANSI
- ELECTRIC ENERGY[İng.] / ELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK ENERJİSİ
- ELECTROLUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK IŞILDAMASI
- ELEKTRİK KONTROLÜNDE:
"EL/AVUÇ İÇİ" değil/yerine/>< ELİN DIŞI
- POLARISABILITÉ ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POLARISIERBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK KUTUPLANABİLİRLİĞİ
- ELECTRIC POLARIZABILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK KUTUPLANIRLIĞI
- ELECTRIC MOMENT[İng.] / MOMENT ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK MOMENTİ
- ELECTRIC POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL ÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK POTANSİYELİ
- ELEKTRİK POTANSİYELİ ile/||/<> ELEKTRİK POTANSİYEL ENERJİSİ
( Bir noktadaki birim pozitif yük başına düşen elektriksel enerjidir; yükten bağımsız, alana ait bir özelliktir, birimi volttur (J/C). V = U/q. @@ Belirli bir yükün o noktada sahip olduğu toplam elektriksel enerjidir; yük miktarına bağlıdır, birimi juldür. U = q·V; yani ikincisi, ilkinin o noktadaki yükle çarpımıdır. )
( Formül: V=U/q ~ U=qV )
- ELEKTRISCHE PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SARKACI
- ELEKTRISCHE SONDE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK SIYGACI
- ELEKTRISCHE ISOLATION/ISOLLERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK YALITIMI
- ELECTRIC CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DIÉLECTRIQUE[Fr.] / ELEKTRISCHE KONSTANTE, ELEKTRISITÄTSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİK/YALITKANLIK SABİTİ
- ELEKTRİK ile ELEKTRİKLİ SANDALYE ile ELEKTRİKLİ OCAK ile ELEKTRİK IŞIĞI ile ELEKTRİK SANTRALİ ile ELEKTRİKLİ TIRAŞ MAKİNESİ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİK KIVILCIMI ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DEVRESİ ile ELEKTRİK GÜCÜ ile ELEKTRİK ÇARPMASI ile ELEKTRİKÇİ ile ELEKTRİK ile ELEKTRİK DİREĞİ ile ELEKTRİKLENDİRMEK ile ELEKTROT ile ELEKTROLİZ ile ELEKTROLİTİK ile ELEKTROMIKNATIS ile ELEKTROMETRE ile ELEKTROMOTOR ile ELEKTRON ile ELEKTRONİK ile ELEKTRONİK ile ELEKTROLİZLE ile ELEKTROSKOP ile ELEKTROSTATİK ile ELEKTROTİP
( ELECTRIC vs. ELECTRIC CHAIR vs. ELECTRIC COOKER vs. ELECTRIC LIGHT vs. ELECTRIC PLANT vs. ELECTRIC RAZOR vs. ELECTRIC SHOCK vs. ELECTRIC SPARK vs. ELECTRICAL vs. ELECTRICAL CIRCUIT vs. ELECTRICAL POWER vs. ELECTRICAL SHOCK vs. ELECTRICIAN vs. ELECTRICITY vs. ELECTRICITY POLE vs. ELECTRIFY vs. ELECTRODE vs. ELECTROLYSIS vs. ELECTROLYTIC vs. ELECTROMAGNET vs. ELECTROMETER vs. ELECTROMOTOR vs. ELECTRON vs. ELECTRONIC vs. ELECTRONICS vs. ELECTROPLATE vs. ELECTROSCOPE vs. ELECTROSTATIC vs. ELECTROTYPE )
( برق دهنده ile الکتريکي ile برقي ile اعدام بوسيلهبرق ile اجاق برقي ile چراق برق ile کارخانه برق ile خودتراش ile برق زدگي ile جرقه برقي ile الکتريک ile مداربرقي ile انرژي برقي ile برق گرفتگي ile سيمکش ile مکانيک برق ile برق ile لکتريسيته ile دکل ile دکل برق ile برق زده کردن ile الکتريکي کردن ile الکترود ile برقکافت ile الکتروليتي ile الکترو مغناطيس ile کهرباسنج ile برق زا ile برق سنج ile الکتروموتور ile موتور الکتريکي ile الکترون ile الکترونيک ile الکترونيکي ile آب دادن فلزات ile آبکاري کردن ile برق نما ile برق ياب ile الکترواستاتيکي ile برق نگاري ile گراورسازي برقي )
( BARGH DAHANDEH ile ELEKTERYKY ile BARGHY ile EDAM BOSYLAHABARGH ile EJAGH BARGHY ile CHARAGH BARGH ile KARKHANEH BARGH ile KHODTARASH ile BARGH ZADEGY ile JARGHEH BARGHY ile ELEKTERYK ile مداربرقي ile ENRZHY BARGHY ile BARGH GARAFTAGY ile SYMAKESH ile MAKANYK BARGH ile BARGH ile LEKTERYSYTAH ile DEKL ile DEKL BARGH ile BARGH ZADEH KARDAN ile ELEKTERYKY KARDAN ile ELEKTROD ile BARGHEKAFT ile ELEKTROLYTY ile ELEKTRO MOGHENATYS ile KONPARBASANJ ile BARGH ZA ile BARGH SANJ ile ELEKTROMOTOR ile MOTOR ELEKTERYKY ile ELEKTRON ile ELEKTRONYK ile ELEKTRONYKY ile AB DADAN FELZAT ile ABKARY KARDAN ile BARGH NAMA ile BARGH YAB ile ELEKTROESTATYKY ile BARGH NEGARY ile GERAVARSAZY BARGHY )
- ELEKTRİK ile/ve/||/<>/> ELEKTRONİK BİLEŞENLERİ
(
)
- ELEKTRİK ve/||/<> ISI
( ELECTRICITY and/||/<> HEAT )
- ELEKTRİKÇİ, ENSTALLATÖR, LAMBA GARDİYENİ, ELEKTRİSYEN ile/||/<> ELECTRICIAN, LIGHTING ELECTRICIAN, TECHNICIAN, LAMP OPERATOR, JUICER (A.), SPARKS (A.)[İng.] ile/||/<> ÉLECTRICIEN (DE PLATEAU), ÉCLAIRAGISTE[Fr.] ile/||/<> BELEUCHTER, ELEKTRIKER[Alm.] ile/||/<> IŞIKÇI
( Sinema TV Baş ışıkçının yönetiminde çalışan görünçlüğün aydınlatılması için gerekli aygıtları düzenleyen ve kullanan kimse )
( ELECTRICIAN, LIGHTING ELECTRICIAN, TECHNICIAN, LAMP OPERATOR, JUICER (A.), SPARKS (A.) )
( ÉLECTRICIEN (DE PLATEAU), ÉCLAIRAGISTE )
( BELEUCHTER, ELEKTRIKER )
- ELEKTRİKLİ FIRIN ile/||/<> ELEKTRİK FIRINI
( Tuğla ya da başka dayanıklı gereçlerin yuvalarına yerleştirilmiş sarmal dirençlerden oluşan ve elektrik erkesinin ısıya dönüşümü ile yüksek sıcaklık sağlayan aygıt. )
( RESISTANCE FURNACE | ELECTRICAL FURNACE~ELECTRICAL FURNACE )
( FOUR À RÉSISTANCE | FOURNEAU ÉLECTRIQUE~FOURNEAU ÉLECTRIQUE )
( WIDERSTANDSOFEN | ELEKTRISCHER OFEN~ELEKTRISCHER OFEN )
( FORNO ELETTRICO~FORNO ELETTRICO )
( ΗΛΕΚΤΡΙΚΌΣ ΚΛΊΒΑΝΟΣ / ηλεκτρικός κλίβανος~ΗΛΕΚΤΡΙΚΌΣ ΚΛΊΒΑΝΟΣ / ηλεκτρικός κλίβανος )
- ELEKTRİKSEL ALTERNANS/ELECTRICAL ALTERNANS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL DEĞİŞİMLİ
- KUDRET-İ BERKİYE[Osm.] / ELECTRICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL ENERJİ
- ELEKTRİKSEL POTANSİYEL ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL POTANSİYEL ENERJİ
( Birim yük başına düşen potansiyel enerji. İLE/VE/||/<> Bir yükün elektriksel potansiyel nedeniyle sahip olduğu enerji. )
- RAKKÂS-İ BERKÎ[Osm.] / ELECTRICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE ÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKSEL SARKAÇ
- ELEKTROFLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRO-SIVI
- ELEKTRO-FENTON PROSESİ ile/||/<> FOTO-FENTON PROSESİ
( Elektro-Fenton prosesi elektrolizle H₂O₂ üretirken İLE foto-Fenton prosesi UV ışığıyla Fe²⁺ rejenerasyonu yapar )
( Formül: In-situ H₂O₂ )
- ELEKTRO ile ELEKTRON ile ELEKTROT ile ELEKTRONLU ile ELEKTRONSUZ ile ELEKTRON GAZI ile ELEKTRON AKIŞI ile ELEKTRON DEMETİ ile ELEKTRON LAMBASI ile ELEKTRON MİKROSKOBU ile ELEKTROT REAKSİYONU
- SEYL-İ BERKÎ, SEYL-İ ELEKTRÎKÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKI
- ELECTROACOUSTIC RECEIVER[İng.] / RÉCEPTEUR ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHER EMPFÄNGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK ALICI
- ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ KUVVETİ
- ELECTROACOUSTIC PRESSURE CHAMBER[İng.] / CHAMBRE DE LA PRESSION ELECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTISCHE DRUCKKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK BASINÇ ODASI
- SAVT-İ BERKÎ, SAVT-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROACOUSTICS[İng.] / ÉLECTROACOUSTIQUE[Fr.] / ELEKTROAKUSTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROAKUSTİK
- ELEKTROBİYOLOJİK[Fr. < ÉLECTROBIOLOGIQUE] ile/değil/yerine/= ELEKTROBİYOLOJİ İLE İLGİLİ
- ELEKTROENSEFALOGRAM/ELECTROENCEPHALOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= BEYİN ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROFOREZ ile/||/<> KROMATOGRAFİ
( Elektroforez elektrik alanı İLE kromatografi çözücü akışı. )
( Formül: Electric İLE solvent separation )
- ELEKTROFOREZ ile/||/<> SPEKTROSKOPİ ile/||/<> MİKROSKOPİ
( Biyolojik sistemleri inceleyen fiziksel yöntemler. )
( Formül: v = μE (elektroforez) )
( Formül: v = μE (elektroforez) )
- ÉLECTROPHOTOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROFOTOGRAFİ
- ÉLECTROGAZDYNAMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROGAZ DİNAMİĞİ
- ELEKTROKARDİYOGRAM/ELECTROCARDIOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= YÜREK ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELEKTROKİMYA ile/||/<> REDOKS KİMYASI
( Elektriksel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Oksidasyon ve indirgenme süreçlerinin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- ELEKTROKONVÜLZİF TERAPİ/ELECTROCONVULSIVE THERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROŞOK SAĞALTIMI
- ELEKTROKOTER/ELECTROCAUTERY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE DAĞLAYICI
- ELECTROLYTE EFFECT[İng.] / ELEKTROLYT EFFECT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİT ETKİSİ
- ELEKTROLİT ile ELEKTROLİT DENGESİ
- ELECTROLYTIC SOLUTION[İng.] / SOLUTION ÉLECTROLYTIQUE[Fr.] / ELEKTROLYTISCHE LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK ÇÖZELTİ
- ELEKTROLYTISCHES GLEICHRICHTERGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİTİK DOĞRULTMA AYGITI/CİHAZI
- ELECTROLYSIS CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ DEVRESİ
- ELECTROLYSIS CELL[İng.] / ELEKTROLYSEZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ GÖZESİ/HÜCRESİ
- TAHLİL-İ ELEKTRÎKÎ[Osm.] / ELECTROLYSIS[İng.] / ÉLECTROLYSE[Fr.] / ELEKTROLISE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROLİZ
- ABSORPTION OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMAGNETİK IŞININ SOĞURULMASI
- TENSEUR DE CHAMP ÉLECTROMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN GERGİSİ
- ELECTROMAGNETIC FIELD TENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK ALAN YERDEĞİŞTİRİCİ
- ELEKTROMAGNETISCHE BEWEGUNGSGRÖSSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK HAREKET NİCELİĞİ
- WAVE PROPERTIES, ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞININ DALGA ÖZELLİKLERİ
- PARTICLE PROPERTIES OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMANYETİK IŞININ TANECİK ÖZELLİĞİ
- ELEKTROMANYETİK ile/değil/yerine/= ÇINGIKAPGILI
- MİKNÂTÎS-İ BERKÎ, MİKNÂTÎS-İ ELEKTRİKÎ[Osm.] / ELECTROMAGNET[İng.] / ÉLECTRO-AIMANT[Fr.] / ELEKTROMAGNET[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMIKNATIS
- ELEKTROMİYOGRAM/ELECTROMYOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= KAS ELEKTRİK ÇİZGESİ
- SOURCE OF ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] / SOURCE DE FORCE ÉLECTROMOTRICE[Fr.] / ELEKTROMOTORISCHE KRAFTQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROMOTOR KUVVET KAYNAĞI
- ÉCOULEMENT D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENFLUSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON AKIŞI
- ELEKTRONENAKZEPTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ALICISI
- SOUS-COUCHES ÉLECTRONIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ALT KABUKLARI
- RÉSONANCE DOUBLE NUCLÉAIRE-ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-ÇEKİRDEK ÇİFT REZONANSI
- PAIRE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENPAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇİFTİ
- MULTIPLICATEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENVERVIELFACHER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOĞALTICI
- MULTIPLICITÉ ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON ÇOKKATLILIĞI
- COURBE DE DISTRIBUTION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENVERTEILUNGSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DAĞILIM EĞRİSİ
- ELEKTRONENSTRAHL-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ İYON KAYNAĞI
- FUSION PAR FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ KAYNAĞI
- ELEKTRONENSTRAHLLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ LAZERİ
- GÉNÉRATEUR À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSTRAHLGENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ ÜRETECİ
- FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETİ
- SOURCE D'IONS À FAISCEAU D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DEMETLİ İYON KAYNAĞI
- CONCENTRATION DES ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENKONZENTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DERİŞİMİ
- PAIRE ÉLECTRON-TROU[Fr.] / ELEKTRON-LOCH-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-DEŞİK ÇİFTİ
- GOUTTELETTES D'ÉLECTRONS ET DE TROUS[Fr.] / ELEKTRON-LOCH-TRÖPFCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-DEŞİK DAMLACIĞI/DAMLACIKLARI
- ELEKTRONEN-LINEARBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DOĞRUSAL HIZLANDIRICISI
- ELEKTRONENSPINRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DÖNÜ REZONANSI
- CONFIGURATION ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DÜZENİ
- ELEKTRONENKONFIGURATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON DÜZENLENİŞİ
- GAZ D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON GAZI
- TRANSITION ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON GEÇİŞİ
- MOBILITÉ DES ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENBEWEGLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON HAREKETLİLİĞİ
- ELEKTRON HUZMESİ ile/||/<> ELECTRON BEAM, ELECTRONIC BEAM[İng.] ile/||/<> FAISCEAU ÉLECTRONIQUE (D'ÉLECTRONS), PINCEAU ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/||/<> ELEKTRONENBÜNDEL, ELEKTRONENSTRAHL (BÜNDEL)[Alm.] ile/||/<> ELEKTRON DEMETİ
( TV Aynı kaynaktan çıkan aynı yörünge üzerinde aynı hızla yol alan elektronlar topluluğu özellikle televizyonda elektron topundan çıkarak ereğe giden elektronlar )
( ELECTRON BEAM, ELECTRONIC BEAM )
( FAISCEAU ÉLECTRONIQUE (D'ÉLECTRONS), PINCEAU ÉLECTRONIQUE )
( ELEKTRONENBÜNDEL, ELEKTRONENSTRAHL (BÜNDEL) )
- CONDUCTION PAR ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENLEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON İLETİMİ
- ELEKTRONENLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON İLETKENLİĞİ
- DIFFRACTION D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON KIRINIMI
- ELEKTRON/UN:
KÜTLESİ ile/ve/||/<> YÜKÜ
- MASSE DE L'ÉLECTRON[Fr.] / ELEKTRONENMASSE, MASSE DES ELEKTRONS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON KÜTLESİ
- NOMBRE LEPTONIQUE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONEN-LEPTONENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON LEPTON SAYISI
- LENTILLE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON MERCEĞİ
- ELEKTRON-KERN-DOPPELRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-NÜKLEER ÇİFT REZONANSI
- OPTIQUE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENOPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON OPTİĞİ
- PARAMAGNÉTISME ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONEN-PARAMAGNETISMUS, ELEKTRONISCHER PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON PARAMANYETİZMASI
- PAIRE ÉLECTRON-POSITON[Fr.] / ELEKTRON-POSITRON-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-POZİTRON ÇİFTİ
- ELEKTRON-POSITRON-SPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-POZİTRON DEPOLAMA HALKASI
- ELEKTRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SALIMI
- TEMPÉRATURE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SICAKLIĞI
- ONDE ÉLECTRON-CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON-SİKLOTRON DALGASI
- ELECTRON CYCLOTRON RESONANCE SOURCE[İng.] / SOURCE DE RÉSONANCE CYCLOTRON ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRON-ZYKLOTRON-RESONANZQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SİKLOTRON REZONANS KAYNAĞI
- RÉSONANCE DE SPIN ÉLECTRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON SPİN REZONANSI
- CANON À ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSTRAHLERZEUGER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TABANCASI
- SPECTROSCOPIE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONENSPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TAYF BİLGİSİ/BİLİMİ
- COLLECTEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENSAMMLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TOPLAYICI
- PIÈGE À ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENFALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON TUZAĞI
- DONATEUR D'ÉLECTRONS[Fr.] / ELEKTRONENDONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON VERİCİSİ
- ELEKTRONENEINFANGPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YAKALAMA SÜRECİ
- ELEKTRONENEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YAKALANMASI
- ELEKTRONENRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YARIÇAPI
- ÉMISSION D'ÉLECTRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTRON YAYINI
- ELECTRONEGATIVITY DIFFERENCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONEGATİFLİK FARKI
- ELEKTRONEGATİFLİK ile İYONLAŞMA ENERJİSİ
( Bir atomun elektron çekme yeteneği. İLE Bir atomdan bir elektron koparmak için gerekli enerji. )
- NIVEAU D'ÉNERGIE ÉLECTRONIQUE[Fr.] / ELEKTRONISCHES ENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK ENERJİ DÜZEYİ
- ELEKTRONISCHE ZYKLOTRONWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK SİKLOTRON DALGASI
- ELECTRONIC BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTRONİK TERAZİ
- ELEKTRONİK ile ÇALINTI
- ELEKTROOKÜLOGRAM/ELECTROOCULOGRAM[İng.] ile/değil/yerine/= GÖZ ELEKTRİK ÇİZGESİ
- ELECTROSTATIC ANALYZER[İng.] / ELEKTROSTATISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ÇÖZÜMLEYİCİ
- ELEKTROSTATİK[Fr. < ÉLECTROSTATIQUE] ile/değil/yerine/= ELEKTRİKLE İLGİLİ
- KUDRET-İ BERKİYE-İ SÂKİNE[Osm.] / ELECTROSTATIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK ENERJİ
- ELECTROSTATIC CHARGE UNIT[İng.] / UNITÉ DE CHARGE ÉLECTROSTATIQUE[Fr.] / ELEKTROSTATISCHE LADUNGSEINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROSTATİK YÜK BİRİMİ
- ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT AKIMI
- ELEKTRODENLEISTUNGSFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT GÜÇ KAPASİTESİ
- ELECTRODE CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE DE L'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODENCHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİĞİ
- ELEKTRODENKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KARAKTERİSTİK EĞRİSİ
- DISSIPATION D'ÉLECTRODE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KAYBI
- ELEKTRODENVERLUSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT KAYIPLARI
- ELECTRODE POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL D'ÉLECTRODE[Fr.] / ELEKTRODEPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT POTANSİYELİ
- ELECTRODE EFFICIENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT VERİMİ
- ELECTRODE DISSIPATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEKTROT YİTİMİ
- ELEM ile ELEME ile ELEMLİ ile ELEMELİ ile ELEMSİZ/LİK ile ELEMESİZ ile ELEME SINAVI
- ELEMAN ile ELEMANLI ile ELEMANSIZ/LIK ile ELEMAN SAYISI
- ELEMEK ile ORTADAN KALDIRILDI ile ORTADAN KALDIRMAK ile ELİMİNASYON
( ELIMINATE vs. ELIMINATED vs. ELIMINATING vs. ELIMINATION )
( مرتفع ساختن ile از ميان برداشتن ile برچيده کردن ile محوکردن ile رفع کردن ile محو کردن ile محذوف ile محوسازي ile حذف ile رفع ile حذفي )
( MORTAF SAKHTAN ile AZ MYAN BARDASHTAN ile BARCHYDAH KARDAN ile MAHVKARDAN ile RAF KARDAN ile MAHV KARDAN ile MOHAZOF ile MAHVSAZY ile HAZF ile RAF ile HAZFY )
- İPTİDAÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= ELEMENTAR
- UNSURÎ[Osm.] ile/değil/yerine/= ELEMENTEL
- ELENMEK/ELENDİ" ile/değil EĞLENMEK/EĞLENDİ
- ELERKİ ile/ve/yerine MERİTOKRASİ
- ELEST BEZMİ = MÜRŞİDE TESLİMİYET
- ELESTBEZM[Ar. < ELEST + Fars. BEZM] ile/değil/yerine/=/||/<> ELEST BEZMİ
( Allah ın ezelde ruhlara Ben sizin rabbiniz değil miyim hitabını yaptığı ve ruhların da evet diye cevap verdikleri ezel meclisi )
- CRITICAL ANGLE REFRACTOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI KIRILMAÖLÇERİ
- CRITICAL ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK AÇI
- TENSION CRITIQUE ANODIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ANOT GERİLİMİ
- CRITICAL PRESSURE RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK BASINÇ ORANI
- CRITICAL LOCUS[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK EĞRİ
- CRITICAL VOLTAGE PARABOLA[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK GERİLİM PARABOLİ
- CRITICAL HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK ISI
- CRITICAL GRID CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA AKIMI
- CRITICAL GRID VOLTAGE[İng.] / TENSION CRITIQUE DE GRILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK IZGARA GERİLİMİ
- CRITICAL SOLUTION TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE CRITIQUE DE SOLUTION[Fr.] / KRITISCHE LÖSUNGSSTEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK/KRİTİK ÇÖZELTİ SICAKLIĞI
- CRITICAL NEUTRON FLUX[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK NÖTRON AKISI
- CRITICAL REYNOLDS NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK REYNOLDS SAYISI
- CRITICAL ABSORPTION FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİK SOĞURMA SIKLIĞI
- CRITICALITY EXPERIMENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK DENEYİ
- CRITICALITY EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= ELEŞTİKLİK DENKLEMİ
- ELEŞTİRİ/TENKİD:
OLUMSUZ/MENFÎ ile/değil/yerine/>< OLUMLU/MÜSPET
- ELEŞTİRİ ile "ALT-ÜST ETME"
- ELEŞTİRİ ile/ve/= BİLİNÇ/SİZLİK / ŞUUR/SUZLUK
( CONSCIOUSNESS vs./and/= CRITIQUE )
- ELEŞTİRİ ile/ve/<>/> ÇOĞALMA
( Eleştiril(e)meyen şey, çoğal(a)maz. )
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/<>/> DAYANIŞMA
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME
( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )
( İNTİKÂD/TENKİD ile/ve/değil/yerine ... )
( [not] CRITIQUE vs./and/but EVALUATION
EVALUATION instead of CRITIQUE )
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ
- ELEŞTİRİ ve DEVİNİM/DİNAMİK
( CRITIQUE and DYNAMICS )
- ELEŞTİRİ ile/ve/> DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/> ABARTMAK
- ELEŞTİRİ ile "DİL UZATMA"
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/ne yazık ki/< DIŞLAMA
- ELEŞTİRİ ile/ve ELEME
( CRITIQUE vs./and ELIMINATION )
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<> ETKİ
( [not] CRITICISM vs./and/||/<>/but/< EFFECT
EFFECT instead of CRITICISM )
- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine/< GERİBİLDİRİM
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< GİZLİ HAYRANLIK
- ELEŞTİRİ ile/ve KATKI
( CRITIQUE vs./and CONTRIBUTION )
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUMLU/OLUMSUZ TESPİT
- ELEŞTİRİ ile/ve OLUMSUZLAMA
( CRITIQUE vs./and AFFIRMATION )
- ELEŞTİRİ ile REDDETME
( CRITIQUE vs. REJECTION )
- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TARTIŞMA
( vs./and/||/<>/and/but/< DISCUSSION
DISCUSSION instead of CRITICISM )
- ELEŞTİRİ ile/ve TAVIR
( CRITIQUE vs./and MANNER )
- ELEŞTİRİ = TENKİT = CRITICAL[İng.] = CRITIQUE[Fr.] = KRITIK[Alm.] = KRITIKE[Yun.] = CRÍTICO[İsp.]
- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine TESPİT
( [not] CRITIQUE vs./but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of CRITIQUE )
- ELEŞTİRİ ile YADSIMA
( CRITIQUE vs. TO DENY | REJECT )
- ELEŞTİRİ ile/ve YARATIM
( CRITIQUE vs./and CREATION )
- ELEŞTİRİ ile YORUM
( CRITIQUE vs. INTERPRETATION/COMMENT )
- ELEŞTİRİLEBİLMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRİM ile ELEŞTİRİŞ ile ELEŞTİRİCİ/LİK ile ELEŞTİRİMCİ/LİK ile ELEŞTİRİSEL/LİK
- ELEŞTİRME ile ELEŞTİRMEN/LİK ile ELEŞTİRMECİ/LİK ile ELEŞTİRMELİ
- ELEŞTİRMEN ile KRİTİK ile KRİTİK NOKTA ile KRİTİK DEĞER ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRMENLER
( CRITIC vs. CRITICAL vs. CRITICAL POINT vs. CRITICAL VALUE vs. CRITICISE vs. CRITICISM vs. CRITICIZE vs. CRITICS )
( عيب گور ile نقدگر ile نکوهشگر ile انتقاد کننده ile نکته گير ile نقاد ile سخن سنج ile منقد ile منتقد ile منتقدانه ile وخيم ile انتقاد آميز ile خرده بين ile بحراني ile نقطه بحراني ile ارزش بحراني ile انتقادکردن ile نکوهش ile نقدگري ile نکته گيري ile اظهارنظر شديدوتند ile انتقاد ile انتقاد لفظي ile سخن سنجي ile ايراد گرفتن ile بباد انتقاد گرفتن ile ببادانتقاد گرفتن ile صرافي کردن ile انتقاد کردن ile نکته گرفتن ile نکوهش کردن ile ادبا )
( EYBE GOR ile نقدگر ile نکوهشگر ile ENTEGAD KONANDEH ile NEKTEH GYR ile NAGHAD ile SOKHAN SANJ ile منقد ile MONTEGHAD ile MONTEGHDANEH ile VAKHYM ile ENTEGAD AMYZ ile KHARDEH BEYNE ile BAHRANY ile NAGHTEH BAHRANY ile ARZESH BAHRANY ile ENTEGADKARDAN ile NAKUHOSH ile NAGHODEGARY ile NEKTEH GYRY ile EZEHARNAZAR SHODYDOTAND ile ENTEGAD ile ENTEGAD LAFZY ile SOKHAN SANJY ile AYRAD GARAFTAN ile BEBAD ENTEGAD GARAFTAN ile BEBADANTEGAD GARAFTAN ile SARAFY KARDAN ile ENTEGAD KARDAN ile NEKTEH GARAFTAN ile NAKUHOSH KARDAN ile ADBA )
- ELEVATÖR, | LODER ile/||/<> YÜKLEYİCİ ile/||/<> LOADER[İng.] ile/||/<> YÜKLER
( 1 genel uygulayım a Ağır yükleri kaldırma taşıma yükleme işinde kullanılan araç b yükler 2 bilişim Daha önceden çevrilmiş derlenmiş bir çizeylemi bilgisayarın özek belleğine yerleştirme olanağını veren genel çizeylem 3 doldurucu 1 yükleyici I yükleyici II kurucu bayındırlık yapıcılık Başka bir araca ya da kendi üzerine kum toprak çakıl vb bir kepçeyle alıp yükleyen araç )
( 1- ELEVATOR, 2- LOADER | LOADER | MUCKER )
( 1- ÉLÉVATEUR | CHARGEUSE | PELLETEUR )
( FÜLLER | SCHAUFLER, WAGENLADER )
- ELEVİT YAYLASI ve POLEVİT YAYLASI
- ELHASIL[Ar. < ELḤĀṢİL] ile/değil/yerine/=/||/<> KISACASI
- ELİ BOŞ ile ELİ BOŞ ile BOŞ KAFALI
( EMPTY-HANDED vs. EMPTY-HANDEDLY vs. EMPTY-HEADED )
( بدون هديه ile دست خالي ile تهي مغز )
( بدون هديه ile DAST KHALY ile TAHY MOGHZ )
- ELİ İYİSİ ile/ve/||/<>/>/< EL AĞIZI
- ELİFİ[Ar. < ELİFĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> ELİFÎ
( Bantlarla süslenmiş )
- ELİFİ ile ELİFİ ELİFİNE
- ELİFİYE-ELÎFÎ -ile
( Kıç kısmında şalvar benzeri bollaşan bir çeşit pantolon. )
- ELİK ile/||/<> DAĞ KEÇİSİ
( dağ keçisi Az ǝlik elik elik Alt Tel elik elik Eski çağlardan beri kullanılır OT elik Eski Kıpçakçada da elik olarak geçer Ramstedt KWb 207a Moğolca ili Hirschjunges biçimiyle birleştirmiştir Şçerbak İRLTJa 121 kökeni üzerinde durmamıştır Räsänen V 40b Ramstedtin birleştirmesini vermiştir Clauson ED 142a belli başlı verileri saymakla yetinmiştir Choi CAJ 38 3637 Leksika 389 Türkçede dağ keçisine yağmurca adı da verilir Çağdaş diyalektlerde elik yanında kiyik geyik kuralay cür gibi birtakım adlar da kullanılır )
( ƎLIK[Az.]~ELIK[Kzk.]~ELIK[Krg.]~ELIK[Alt.]~ELIK[Tel.]~ELIK[Soy.]~ELIK[Şor.]~ELIK[Tuv.] )
- ELİM, AYAĞIMA DOLAŞTI değil ELİM, AYAĞIMA DOLANDI
- ELİM[Ar. < ELĪM] ile/değil/yerine/=/||/<> ACIKLI
- ELİM[Ar.] değil/yerine ACINACAK/ACIKLI
- ELİMDEYDİ ile ELİM DEĞDİ
- [önce] ELİMİZDEN GELEN ile/ve/sonra/||/<>/> ELİMİZDEN GİDEN
( Yap(alım)! İLE/VE/SONRA/||/<>/> (Fazla) Düşünmeyelim hatta umursamayalım. )
- ELİN:
DIŞI ile/ve/değil/||/<> İÇİ(AVUÇ)
- ELİN:
DIŞI ile/ve/<> İÇİ
( Görünen. İLE/VE/<> İşleyen. )
- ELİN KİRİ ile/ve/||/<>/>/< KALBİN KİRİ
( Sabun ile su temizler. İLE/VE/||/<>/>/< Dost ile sohbet temizler. )
- ELİNİN KÖRÜ değil/< ÖLÜNÜN GÛRU(MEZARI)[Fars.]
- ELİPSOİT/ELLİPSOID[İng.] ile/değil/yerine/= YUMURTAMSI
- ELLIPSOMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRİ
- TAKATTUB-İ BEYZÎ[Osm.] / ELLIPTICAL POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ELLIPTIQUE[Fr.] / ELLIPTISCHE POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPTİK KUTUPLANMA
- ELİPTİK YAPRAK = VARAK-I YÜBSÎ = FEUILLE ELLIPTIQUE
- ELISA TESTİ/ENZYME-LINKED IMMUNOSORBENT ASSAY TEST[İng.] ile/değil/yerine/= ENZİM BAĞLANTILI IMMÜNOSORBENT TAHLİLİ
- [ne yazık ki]
!ELİT/İST ile/değil/yerine/= SEÇKİN/Cİ
- ELKOYLU ALIM ile/değil/yerine/= ALACAĞIN HACZİ
- ELLİ ile/||/<> ...
( kırk dokuzdan sonra gelen sayının adı Az ǝlli elli illi illi Blk elli elli elli eliw elik ellik elǖ Tel ölǖ Türki illik Tar ellik Sal elli allă Eski Türkçeden başlayarak kullanılır el l ig Orta Türkçede ellig biçimi geçer Eski Kıpçakçada elli olarak kullanılır Clausona göre JRAS 1950 20 başlangıçta ikiz lli ellig biçimin kullanıldığı anlaşılıyor Türkçe iki ikki gibi Ramstedte göre JSFOu 24 13 20 SKE 57 Türkçede el olarak kullanılan ellig elig adından başka bir şey olamaz Bang UJb 10 22 14 206 Ramstedtin görüşünü Räsänen LTS 124 MTS 80 de benimsemiştir Bu yaklaşımı prensip olarak Brockelmann OGM 129 l ve 2 not da sürdürmüştür Brockelmann sayı adlarına ilişkin bibliyografik bilgiler de vermiştir Ramstedtin yaklaşımını Joki LwSS 144 de değerlendirmiştir Gordlevskiy İAN OLJa 1944 4 de elli sayı adının kökenini tartışmıştır Sevortyan ÊSTJa 1974 266267 belli başlı verileri topladığı gibi açıklama denemelerini de gözden geçirmiştir Çağdaş diyalektlerde elli sözünün ortak bir ad değeri kazanmadığı göze çarpıyor Yaşayan diyalektlerin bir bölümünde elliye beş on adı verilir Alt pejen Tel pejön bejen bies uon Bu ad yapı bakımından Türkçe seksen sekiz on doksan dokuz on gibi adlara benzer Balkar diyalektlerinde 50 olarak eki cıyırma bla on iki yirmi ile on adı kullanılır Räsänen MTS 80 Şiraliev Arm 16 )
( ƎLLI[Az.]~ELLI[Tkm.]~ILLI[Tatk.]~ILLI[Bşk.]~ELLI[Nog.]~ELLI[Kklp.]~ELIW[Kklp.]~ELIK[Krg.]~ELLIK[Krg.]~ELǕ[Krg.]~ÖLǕ[Tel.]~ALLĂ[Çuv.]~PEJÖN[Tel.]~BEJEN[Tuv.]~BIES UON[Yak.] )
- ELLİ ile ELLİ / ELLİ ile ELLİ ELLİ
( FIFTY vs. FIFTY / FIFTY vs. FIFTY FIFTY )
( خمسين ile پنجاه ile بالمناسفه ile بالمناصفه )
( خمسين ile PANJAH ile بالمناسفه ile بالمناصفه )
- ELLİ/LİK ile ELLİK ile ELLİNCİ ile ELLİ BİNLİK
- ELLİŞER ile ELLİŞERLİ
- ELMA ile ELMA SUYU ile ELMA AĞACI
( APPLE vs. APPLE JUICE vs. APPLE TREE )
( سيب ile مردمک چشم ile آب سيب ile درخت سيب )
( SYBE ile MARDMAK CHESHAM ile AB SYBE ile DARKHT SYBE )
- ELMA'/ELMAÎ[Ar.] ile ELMAH/ELMAHÎ[Ar.]
( Pek zeki, çok anlayışlı. İLE Her gördüğü şeyi, incelemeye/tetkike, araştırmaya meraklı. )
- ELMA ile/||/<> ERİK ile/||/<> KAYISI ile/||/<> KİRAZ ile/||/<> ŞEFTALİ ile/||/<> ÜVEZ ile/||/<> VİŞNE
( @@ Gülgiller (Rosaceae) familyasından, çiçekleri pembe ya da beyaz, yapraklarını döken, ülkemizde meyvesi için kültürü yapılan bir tür. @@ Yerel ağızlarda alma olarak kullanılır. Eski kaynaklarda da alma biçimi geçer. Türkçede alma biçiminin elma'ya çevrildiği göze çarpıyor. Türkçe ala > ela örneğinde olduğu gibi. Çağdaş diyalektlerde yaygın olarak geçer: Az alma. -Tkm alma. -TatK alma. -Bşk alma. -Nog alma. -Kzk alma. -Kklp alma. -Krg alma. -Hal alımla. -Tar alma. -Çuv ulma: yıvăś ulmi 'elma'; śӗr ulmi 'patates'. Orta Türkçede almıla olarak geçer. Kâşgarlı Mahmud'a göre Türkler almıla biçimini kullanırlar. Oğuzlar ise almıla yerine alma biçimini kullanırlar. Eski Kıpçakçada da alma olarak geçer. Brockelmann'a göre (OGM 12. §), alımla biçimi haploloji (haplologie) sonunda alma'ya çevrilmiştir. Moğolca alima biçimi Türkçeden alınmıştır (Şçerbak: JaS 97/15, 172). Doerfer'e göre (UAJb l, 1981, 137) Moğolca alima'da orta hece saklanmıştır. Kökenini bilmiyoruz. Brockelmann (OGM 18. § O) almıla'nın köken bakımından açık olmadığını dile getirmiştir. Munkácsi (KSz 6: 376) Hint-Avrupa dillerinden kalma bir alıntı olduğunu ortaya koymuştur. Onun verdiği biçimin 'saftig, unreif' anlamına geldiği anlaşılıyor (Charpentier: ZDMG 73: 142). Ramstedt (SKE 135) Orta Türkçe alımla biçiminden yola çıkarak *li̮m biçimiyle birleştirmiştir. Daha sonra Tomaschek (Ksz VI, 1905, 376) İran biçimlerini de katmıştır. Räsänen (V 18a) ve Clauson ( ED 146) birbirine benzer rekonstrüksiyonlar yapmışlardır. Sevortyan (ÊSTJa 1974, 138) Türkçe alma'nın kökeniyle uğraşırken alma ve almıla (Kâşgarlı Mahmud) gibi izole biçimler üzerinde durmuştur. Moğol dillerinde Türkçe biçimlere yakın biçimler göze çarpar: Monguorca alim 'elma', Ordosça alima, Kalmıkça alm'n. Leksika'ya göre (145) alma'ya nispetle alima biçimi ikincildir: Almıla biçimi alma + la (krş. tün ~ tünlä) olarak açıklanabilir. Almala biçiminde vurgusuz a gücünü yitirerek ı'ya dönüşmüştür (almala > almıla). Macarca alma biçimi eski Türk dillerinden kalma bir alıntıdır. bk. Gombocz: BTLw 4; Ligeti: TörK; Doerfer: KhalMat 290. )
( APPLE | PLUM | APRICOT | CHERRY | PEACH | BEAM TREE | MORELLO CHERRY~PLUM~APRICOT~CHERRY~PEACH~BEAM TREE~MORELLO CHERRY )
( POMME | PRUNE | ABRICOT | CERISIER | PÊCHE | SORBIER | GRIOTTE, CERISE ARRIÈRE~PRUNE~ABRICOT~CERISIER~PÊCHE~SORBIER~GRIOTTE, CERISE ARRIÈRE )
( MALUS SYLVESTRIS | PRUNUS | ARMENIACA VULGARIS | CERASUS AVIUM | PERSICA VULGARIS | SORBUS | CERASUS VULGARIS~PRUNUS~ARMENIACA VULGARIS~CERASUS AVIUM~PERSICA VULGARIS~SORBUS~CERASUS VULGARIS )
( APFEL | PFLAUME, ZWETSCHGE | APRIKOSE | KIRSCHE | PFIRSICH | MEHLBEERE | SAUER KIRSCHE, WEICHSELKIRSCHE~PFLAUME, ZWETSCHGE~APRIKOSE~KIRSCHE~PFIRSICH~MEHLBEERE~SAUER KIRSCHE, WEICHSELKIRSCHE )
( MELA~PRUGNA~ALBICOCCA~CILIEGIA~PESCA~SORBO~AMARENA )
( ΜΉΛΟ / μήλο~ΔΑΜΆΣΚΗΝΟ / δαμάσκηνο~CAISĂ / caisă~ΚΕΡΆΣΙ / κεράσι~ΡΟΔΆΚΙΝΟ / ροδάκινο~ΣΟΡΒΙΆ / σορβιά~ΒΎΣΣΙΝΟ / βύσσινο )
- ELMA ile FİLELMASI
( ... İLE Turunçgillerden, Hindistan'da yetişen bir ağaç. | Bu ağacın, yenilen meyvesi. )
( ... cum FERONIA ELEPHANTUM )
- ELMA ile İSVİÇRE ELMASI
- ELMA ile KUBA ELMASI
- ELMA ile MİSKET (ELMASI)
( ... İLE Amasya ya da şeker elması. )
- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK
( Yanak, gül ile betimlenir. )
( Yanak, vahdeti simgeler. )
( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )
( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )
( ... ile/ve DULUK )
( ... ile/ve İZÂR, ÂRIZ )
( ... ile/ve RUH/RUHSAR, NİGÂRİSTAN )
( MALAR, ZYGOMA/TA vs./and CHEEK )
(1996'dan beri)