Bugün[07 Ocak 2026]
itibarı ile 21.798 başlık/FaRk ile birlikte,
21.798 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(39/89)


- İHTİYOLOJİ değil/yerine/= BALIK BİLİMİ


- İHZAR ile İHZARİ ile İHZAR MÜZEKKERESİ


- II. RAMSES'İN:
YAŞAM TAPINAĞI ile/ve/||/<> ÖLÜM TAPINAĞI

( Doğu'da. İLE/VE/||/<> Batı'da. )


- III. SELİM\'İN DEVRİLİŞİ :

( Sultan III. Selim'in (1789 - 1807) tahtan düşürülmesine neden olan Kabakçı İsyanı Rumelikavağı Hisarlarında başladı. Kale Muhafızı olan Kabakçı Mustafa etrafına topladığı bir kısım yeniçeri ile isyan bayrağını açtı ve kaleden çıkarak Büyükdere, Çayırbaşı mevkiindeki büyük çayırda ordugâh kurdu. Burada toplanan yeniçeriler saray üzerine yürüdü. Saray baskı altın alındığı için Sultan III. Selim ne kadar direndiyse de başarılı olamadı ve yerine IV. Mustafa tahta çıkarıldı. Kabakçı Mustafa bu olaydan sonra Turnacıbaşı rütbesi ile Boğaz Nazırlığına atandı (Bakan oldu). Bu olayı öğrenen Alemdar Mustafa Paşa, seferden geri dönmüş ve Pınarhisar Ayanı Ali Ağayı 300 adamı ile Rumelifeneri'nde ki köşkünde bulunan Kabakçı Mustafa'nın üzerine göndererek öldürttü. Alemdar Mustafa Paşa, ordusu ile Edirne'den İstanbul'a dönmüş ve III. Selimi tekrar tahta çıkarmak için sarayı baskın yaptı fakat III. Selim'in kanlı cesedi ile karşılaştı. IV. Mustafa'yı tahtından indirilerek II. Mahmut (1808 - 1839) tahta çıkarıldı (bkz. Kabakçı Mustafa olayı). )


- IIT ile/||/<> GWT ile/||/<> HOT ile/||/<> PREDICTIVE PROCESSING ile/||/<> BİLİNÇ KURAMLARI

( Bilincin bilimsel kuramları. )

( Formül: Φ (phi) = integrated information )


- İKAMET ETMEK ile SAKİN ile MANASTIR SAKİNİ ile KONUT ile CENNETTE YAŞAMAK

( DWELL vs. DWELLER vs. DWELLER OF A CONVENT vs. DWELLING vs. DWELLING IN PARADISE )

( اقامت گزيدن ile مکين ile ديار ile نشيمنگاه ile مسکن ile نشيمن ile مکان ile اقامت ile جنت مکان )

( EGHAMET GOZYDAN ile مکين ile DYAR ile NESHYMANGAH ile MOSKAN ile NESHYMAN ile MAKAN ile EGHAMET ile JENT MAKAN )


- İKÂMETGÂH İLMÜHABERİ[Ar.] değil/yerine/= KONUT/OTURUM/YERLEŞİM BELGESİ


- İKAMETGAH ile İKAMETGAHSIZ ile İKAMETGAH KAĞIDI ile İKAMETGAH İLMÜHABERİ


- İKAZ ile İKAZ YELEĞİ ile İKAZ LAMBASI


- ÎKÂZ[Ar.] değil/yerine/= UYARI


- İKBÂL[Ar.] ile MUDİYY[Ar.] ile MECÎ'[Ar.]


- İKİ AYRI ŞEYİN BULUŞMASI ile/ve/değil VAROLANIN ALGILANMASI


- [ne yazık ki]
İKİ "ÇETE":
"HIRSLI" ile/ve/||/<> HIRSIZ


- İKİ ÇİZGİLİ ile ÇİFT ​​DOĞRUSAL

( BILINEAL vs. BILINEAR )

( دوسويگي ile دوسويه )

( DOSOYGY ile DOSOYYEH )


- İKİ DİLLİ ile İKİ DİLLİLİK ile İKİ DİLLİLİK

( BILINGUAL vs. BILINGUALISM vs. BILINGUALITY )

( دوزباني ile ملمع ile دوزبانه ile متن دوزباني )

( DOZBANY ile ملمع ile DOZBANEH ile MOTAN DOZBANY )


- İKİ DUDAKLI ile ÇİFT ​​TARAFLI

( BILABIAL vs. BILABIATE )

( دولبه ile دولبهاي )

( DOLABEH ile DOLABEHYAY )


- [ne yazık ki]
2 x 2 = 4 "ETMESİN" ile/ve/||/<>/> 2 x 2 = 5 "ETSİN"
("DİLEĞİ/BEKLENTİSİ")


- İKİ MISIR'LI -ile

( AHMES VE EMHETOP )


- İKİ PARTİLİ ile İKİ PARÇALI

( BIPARTISAN vs. BIPARTITE )

( دوحزبي ile دودستگي ile دوقسمتي )

( دوحزبي ile DODASTGY ile DOGHASMATY )


- İKİ TEMMUZ PARKI :

( Kazım Karabekir Mahallesinde olup, 2.644,33 m²'lik bir alanı kapsamaktadır. 1.239,98 m²'lik yeşil alanı, 294,50 m²'lik çocuk oyun alanı ve park içinde tesis olarak Semt Evi bulunmaktadır. )


- İKİ TERAZİNİN KEFESİ GİBİ" değil "TERAZİNİN İKİ KEFESİ GİBİ"


- İKİ TUZLU ve BİR TATLI


- İKİ "YAN" ile/ve/değil İKİ SOYUTLAMA BİÇİMİ


- İKİ ile/ve ÇOĞUL

( TWO vs./and PLURAL )


- 2(İKİ) ile Z (HARFİ)


- İKİÇENEKLİ/LER ile İKİÇENETLİ

( Tohumlarında, iki çenek bulunan, kapalıtohumlu bitkiler sınıfı. [Jessieu'nun bitki sınıflamasına göre] İLE Çatladığında, kabuğu, iki çenete ayrılan [meyve]. | İki parçalı kavkısı, birbirine kaslarla bağlı, yassı solungaçlılardan midye, istiridye gibi [hayvan]. )


- İKİDEN FAZLA DEMET DURUMUNDA BİRLEŞİK, ÇOK DEMETLİ = KESÎRÜ'L-IHVE = POLYADELPHE


- İKİEŞEYLİ ile İKİEVCİKLİ

( Eril ve dişil eşey örgenleri bir arada bulunan, ikicinslikli. İLE Eril ve dişil çiçekleri ayrı ayrı bitkilerde bulunan bitki. )


- İKİLEM ile İKİLEME ile İKİLİ ile İKİRCİK

( DILEMMA/CONFLICT vs. DUPLICATE/DOUBLING vs. DOUBLE/DUAL/BINARY/BILATERAL vs. HESITATION/INCERTITUDE )


- İKİLEM ile/değil İLİŞKİ


- İKİLEMEK ile İKİLENMEK ile İKİLETMEK ile İKİLEŞMEK ile İKİLEM ile İKİLEMLİ ile İKİLEMSİZ


- İKİLEMLİ ile/değil İKİLİ


- İKİLİ METAL SİTESİ ile/||/<> TEK METAL SİTESİ

( İkili metal sitesi iki metal merkezinin sinerjik etkisiyken İLE tek metal sitesi izole metal merkezi aktivitesidir )

( Formül: Bimetallic cooperation )


- İKİLİ ile ÇOKLU


- İKİLİ ile İKİLİK

( DICHOTOMOUS vs. DICHOTOMY )

( دوبخشي ile دوگانگي ile دورستگي )

( DOBAKHSHY ile DOGANGY ile DORESTGY )


- İKİLİ ile İKİLİK ile İKİLİ KÖK ile İKİLİ ÇATI ile İKİLİ ÜNLÜ ile İKİLİ BAHİS ile İKİLİ YATAK ile İKİLİ AVERAJ ile İKİLİ SİGORTA


- İKİLİ ile/ve UC


- İKİLİK/DUALİTE[Fr./İng.] ile İKİLEŞİM/DİKOTOMİ[Fr./İng.]

( İkilik. İLE Çatışan ikilik. )


- TASIMIN/KIYASIN OLANAKLILIĞI:
İKİLİLERDE ile/ve/değil/||/<>/>/< ÜÇLÜLERDE


- İKİLİSİ ile/ve/değil İLİŞKİSİ


- İKİNCİ ile/ve/||/<> ÇİFTE


- İKİNDİ ile İKİNDİ EZANI ile İKİNDİ VAKTİ ile İKİNDİ NAMAZI ile İKİNDİ ZAMANI


- İKİRCİM/LİK ile İKİRCİMLİ


- İKİŞER ile İKİŞERLİ


- İKİSİ BİRDEN ile HER İKİSİ DE ile RAHATSIZ ETMEK ile RAHATSIZ EDİCİ ile CAN SIKICI

( BOTH vs. BOTH OF vs. BOTHER vs. BOTHERING vs. BOTHERSOME )

( هم ile هر دو ile هردوي ile هر دوي ile جفت ile آزار دادن ile ايذاء ile زحمت دادن ile دردسر دادن ile آزار کردن ile سر خوردن ile آسوده نگذاشتن ile اذيت کردن ile رنجاندن ile ناراحت کردن ile درد سر دادن ile مزاحم شدن ile مايه زحمت ile بيحوصله کردن ile مصدع شدن ile اذيت کننده ile سرخوري ile پر دردسر ile آزار دهنده )

( NPAM ile NPAR DO ile NPARDOY ile هر دوي ile JOFT ile AZAR DADAN ile ايذاء ile ZAHMAT DADAN ile DARDASAR DADAN ile AZAR KARDAN ile SAR KHORDAN ile ASOODEH NAGOZASHTAN ile AZYT KARDAN ile RANJANDAN ile NARAHAT KARDAN ile DARD SAR DADAN ile MOZAHAM SHODAN ile MAYYEH ZAHMAT ile BEYHOSELEH KARDAN ile MOSAD SHODAN ile AZYT KONANDEH ile سرخوري ile PAR DARDASAR ile AZAR DAHANDEH )


- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/değil/yerine ÇELİŞKİ

( CONTRADICTION instead fo RİYÂ )

( [not] RİYÂ vs./and/but CONTRADICTION )


- İKİYÜZLÜLÜK ile/ve/>/değil/yerine GÖSTERİŞ BUDALALIĞI


- İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ETKİLERİ ile BİYOLOJİK ÇEŞİTLİLİK

( Dünyanın ortalama sıcaklığının ve hava modellerinin uzun vadede değişmesi. İLE Bu değişimler, biyolojik çeşitlilik üzerinde birçok olumsuz etkiye sahiptir ve birçok türün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmakta. )


- İKLİM HARİTASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ANAKARA/KITA HARİTASI

( LEVAMİ'U'N NUR - KÂTİP ÇELEBİ )


- İKLİM KRİZİ değil İKLİMİN NEDEN OLDUĞU KRİZ/LER


- İKLİM ile İKLİMLEME ile İKLİM BİLİMİ ile İKLİM BİLİMCİ ile İKLİMLEME CİHAZI


- İKLİME AYKIRI ile DORUK NOKTASI ile ANTİKLİNAL

( ANTICLIMACTIC vs. ANTICLIMAX vs. ANTICLINE )

( پاداوجي ile پاداوج ile تاقديس )

( پاداوجي ile پاداوج ile تاقديس )


- İKMAL ile İKMAL İMTİHANI


- İKNA EDİCİ değil/yerine/= İŞANDIRMACI


- İKNA EDİCİ ile TATLILIKLA KANDIRMA

( COAX vs. COAXING )

( چرب زباني کردن ile ريشخند کردن ile ريشخند )

( CHARB ZABANY KARDAN ile RYSHKHAND KARDAN ile ريشخند )


- İKNA ETMEK ile İKNA EDİLMİŞ ile İKNA EDİCİ ile İNANDIRICI

( CONVINCE vs. CONVINCED vs. CONVINCER vs. CONVINCING )

( قانع کردن ile متقاعد کردن ile معتقد ile متقاعد ile مجاب ile متقاعد کننده ile قانع کننده )

( GHANE KARDAN ile MOTEGAED KARDAN ile MOTAGHAD ile MOTEGAED ile MOJAB ile MOTEGAED KONANDEH ile GHANE KONANDEH )


- İKNÂ ile/ve/||/<>/> KÂNİ

( Bir konuda birinin inanmasını sağlama, inandırma, kandırma. İLE/VE/||/<>/> Kanmış, inanmış. )


- İKONALARDA:
HZ. MERYEM ve HZ. MERYEM'İN YANINDAKİ

( Kilisenin kime ithâf edildiğini gösterir. )


- İKRAMİYE ile İKRAMİYELİ ile İKRAMİYESİZ


- İKTAM - İstanbul Şehri Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi


- İKTİDAR PARTİSİ değil/yerine/= ERK BİRELİ


- İKTİDAR ile/||/<> BİLGİ

( İktidar-bilgi ilişkisi )

( Michel Foucault tarafından 1975 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1926-1984) (Ülke: Fransa) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: İktidar-bilgi ilişkisi, diskur analizi) )


- İKTİFÂ' (ETMEK) ile/ve/<> KÂFÎ

( İkisi de, [< KİFÂYET] kökünden gelmektedir. )


- İKTİRÂNÎ[Ar. < KARN] ile İZÂFÎ


- İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ değil/yerine/= GEÇİMGE VE YÖNETİM BİLİMLERİ ALANDALI


- İKTİZÂ ile/ve/||/<> TAHYİR ile/ve/||/<> VAZI


- İL MUKAH:
AY TANRISI > ALLAH


- İLA/HUMAN LEUKOCYTE ANTIGEN[İng.] değil/yerine/= İNSAN AKYUVAR ANTİJENİ, İNSAN LÖKOSIT ANTİJENİ


- İLAÇ İLE ENZİM İLE SUBSTRAT İLE İNHİBİTÖR İLE AGONİST İLE ANTAGONİST ile/||/<> FARMAKOLOJİ TEMELERİ

( İlaç-reseptör etkileşimlerinin temel kavramları. )

( Formül: Km = [S] at Vmax/2 )


- İLAÇ TOLERANSI/DRUG TOLERANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ DOZ YETERSİZLİĞİ


- İLAÇ ile UYUŞTURUCU BAĞIMLISI ile UYUŞTURUCU EVİ ile UYUŞTURUCU

( DRUG vs. DRUG ADDICT vs. DRUG HOUSE vs. DRUGS )

( دوا زدن ile دوا دادن ile دارو خوراندن ile دارو ile دوا ile شيره اي ile شيره کش ile ترياکي ile حشيشي ile شيره خانه ile مواد مخدر )

( DAVA ZADAN ile DAVA DADAN ile DARO KHORANDAN ile DARO ile دوا ile SHYRAH AY ile SHYRAH KESH ile ترياکي ile حشيشي ile SHYRAH KHANEH ile MOVAD MOKHODAR )


- İLÂCIN ETKİSİ ile/ve/< HEKİMİN ETKİSİ

( Bazen [ya da çoğunlukla], ilâçtan çok hekimin iyileştirici etkisi/telkini daha fazladır. )


- İLAÇLAMAK ile İLAHLAŞMAK ile İLAÇLANMAK ile İLAHLAŞTIRMAK ile İLA ile İLAH ile İLAM ile İLAN ile İLAÇ/LIK ile İLANCI/LIK ile İLAÇLI ile İLAÇSIZ/LIK ile İLAN PANOSU ile İLAÇ BİLİMİ ile İLAN TAHTASI


- İLÂHÎ MELANKOLİ ile AKLÎ MELANKOLİ ile HAYALÎ MELANKOLİ

( MELANCHOLIA MENTIS vs. MELANCHOLIA RATIONIS vs. MELANCHOLIA IMAGINATIONIS )


- İLÂHÎ[Ar.] ile İLÂHÎ[Ar.]

( Allah/tanrı ile ilgili. Tanrısal. | Münâcât. İLE "Allah'ım!", "Ey Allah!". "Bu ne hal", "ne tuhaf". )


- İLAHİ ile İLAHİ KİTABI ile İLAHİ KİTABI

( HYMN vs. HYMNAL vs. HYMNBOOK )

( سرودروحاني ile سرود خواندن ile سرودي ile سرودنامه )

( SORODROHANY ile SORUD KHANDAN ile SORUDY ile SORODNAMEH )


- İLÂHÎ ile/ve METAFİZİK

( İlâh. İLE/VE Felek. )

( Sınırsız. İLE/VE Sınırsıza yakın fakat sınırlı. )

( KÜRSÎ: ATLAS FELEĞİ )

( SİPİHR, GERDÛN: FELEK )


- İLÂHÎ ile/ve MUTLAK

( Mutlak, deneyimlenemez, çünkü o, deneyim alanı ötesindedir. )

( Deneyimi olanaklı kılan Mutlak'tır. Onu gerçektleştiren ise Öz Varolan'dır [zâttır]. )

( Mutlak, deneyimlenebilir olan her şeyi içerir, fakat deneyimleyen olmazsa onlar hiçbir şey demektir. )

( Sizi sizin ötenizdeki mutlak'a götürecek olan yine kendi içinizdeki mutlak'tır. )

( DIVINE vs./and ABSOLUTE
There can be no experience of the Absolute as it is beyond all experience.
That which makes the experience possible is the Absolute. That which makes it actual is the Self.
The Absolute contains everything experienceable, but without the experience they are as nothing.
It is the absolute in you that takes you to the absolute beyond you. )

( SHEN ile/ve ... )


- İLÂHİ ile/ve NEFES


- İLÂHİ ile NEVBE

( ... İLE Bayramlarda ve kandillerde, dergâhlarda, halîle, kudüm, mazhar çalınarak ilâhî okuhması. )


- İLÂHİ ile/ve NUTUK

( ... İLE Konusu sınırlıdır. Bektâşilik'te görülür. )

( ... İLE Tarikata yeni giren dervişlere yol göstermek ve tarikat âdâbını öğretmek için tasavvuf ulularınca söylenen şiir. )


- İLÂHİ ile/ve OLMAZSA OLMAZ

( DIVINE vs./and IF NOT HAPPENS NOTHING HAPPENS )


- İLÂHİ ile/ve OLMAZSA OLMAZ


- İLÂHİ ile USUL-İ İLÂHİ

( ... İLE Devran öncesi okunan ilâhi. )


- İLÂHİYAT-I MAHZ ile/ve İLÂHİYAT-I AKLÎ


- İLÂM[Ar.] değil/yerine/= YARGI BELGESİ


- İLAVE ÜCRET ile/ve/<> FARK ÜCRETİ ile/ve/<> MUAYENE ÜCRETİ

( İlaç ve muayene üzerinden alınan ücret. İLE/VE/<> "Otelcilik hizmetleri." İLE/VE/<> ... )


- İLAVE ile İLAVELİ


- İLÇE ile İLÇELİ


- İLENÇ ile İLENÇLİ ile İLENÇSİZ


- İLERİ ile GERİ


- İLERİ ile GERİ


- İLERİ ile İLERİCİ/LİK ile İLERİ UÇ ile İLERİ GERİ ile İLERİ GELEN ile İLERİ GÖRÜŞ ile İLERİ VİTES ile İLERİ GÖRÜŞLÜ/LÜK ile İLERİ KARAKOL ile İLERİ TEKNOLOJİ ile İLERİ GÖZETLEYİCİ/LİK ile İLERİ UÇ OYUNCUSU


- İLERİ ile İLETİCİ ile YÖNLENDİRME ile FORVET ile ÖN UYARI

( FORWARD vs. FORWARDER vs. FORWARDING vs. FORWARDS vs. FORWARNING )

( بسوي جلو ile گاراژدار ile ايصال ile ارسال ile به پيش ile برحذر دارنده )

( BESOY JELO ile GARAZHDAR ile ايصال ile ARSAL ile BAH PEYSH ile BARHAZR DARANDEH )


- İLERİ ile/ve/değil KAPSAYICI


- İLERLEME:
HIZLI ile/ve/değil/yerine UZAK

( Yalnız. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birlikte/beraber. )

( Hızlı ilerlemek/gitmek istiyorsan, yalnız git; uzağa gitmek istiyorsan, beraber! )


- İLERLEME = TERAKKİ = PROGRESS[İng.] = PROGRÈS[Fr.] = FORTSCHRITT[Alm.] = PROGRESSUS < GRESSUS:YÜRÜME, ADIM. PRO:ÖNDE, İLERİYE[Lat.] = PROGRESO[İsp.]


- İLERLEMECİ ile AYDINLANMACI


- İLERLEMEK ile AVANS ÜCRETİ ile AVANS PARASI ile PEŞİN ÖDEME ile PEŞİN SATIN ALMA ile AVANS ÜCRETİ ile GELİŞMİŞ ile İLERLEME ile İLERLEYEN

( ADVANCE vs. ADVANCE FARE vs. ADVANCE MONEY vs. ADVANCE PAYMENT vs. ADVANCE PURCHASE vs. ADVANCE WAGE vs. ADVANCED vs. ADVANCEMENT vs. ADVANCING )

( پيش افتادن ile پيشرفت کردن ile جلو افتادن ile جلو آمدن ile جلو رفتن ile ترقي دادن ile جلو بردن ile ترقي کردن ile راقي ile پيش رفتن ile پيشروي ile پيشروي کردن ile پيش کريه ile سلم ile پيش پرداخت ile مساعده ile سلف خري ile پيش مزد ile پيشرفته ile ترفيع ile پيشرفتگي ile پيشرفت )

( PEYSH AFTADAN ile PEYSHRAFT KARDAN ile JELO AFTADAN ile JELO AMADAN ile JELO RAFTAN ile TARGHY DADAN ile JELO BARDAN ile TARGHY KARDAN ile راقي ile PEYSH RAFTAN ile PEYSHROY ile PEYSHROY KARDAN ile PEYSH KARYYEH ile SALAM ile PEYSH PARDAKHT ile مساعده ile SOLF KHARY ile PEYSH MOZD ile PEYSHRAFTEH ile TARFYE ile PEYSHRAFTAGY ile PEYSHRAFT )


- İLERLEMELİ!


- İLERLEME/TERAKKİ ve/||/<>/< TAKLİT

( Taklit, ilerlemenin/terakkinin motorudur. )


- İLETİM DOKUSU = NESC-İ Vİ'ÂÎ = TISSU CONDUCTEUR


- İLETİM İLE TAŞINIM İLE IŞIMA ile/||/<> ISI TRANSFER MEKANİZMALARI

( Isının üç temel aktarım yöntemi. )

( Formül: q = -k∇T + hΔT + εσT⁴ )


- İLETİŞİM İÇİNDE OLMALI!


- İLETİŞİM TÜRLERİ:
KİTLE İLETİŞİMİ ile/ve/değil/||/<>/< ÖRGÜTSEL DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< ÖBEKLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİLERARASI DÜZEY ile/ve/değil/||/<>/< KİŞİSEL DÜZEY


- İLETİŞİM ile İLETİŞİMCİ/LİK ile İLETİŞİMLİ/LİK ile İLETİŞİMSİZ/LİK ile İLETİŞİM AĞI ile İLETİŞİM ORTAMI ile İLETİŞİM UZMANI ile İLETİŞİM MERKEZİ ile İLETİŞİM ARAÇLARI ile İLETİŞİM UZMANLIĞI


- İLETİŞİM ile/ve PİKTOGRAFİ

( ... İLE/VE Resim ve çizim aracılığıyla iletişim. )

( COMMUNICATION vs./and PICTOGRAPHY )


- İLETİŞİM ile/ve/||/<>/>/< ULAŞIM ile/ve/||/<>/>/< ENERJİ

( İnsanlığın/bilginin/aklın gelişim, araç ve kaynak yönetimindeki önceliklerindeki/sıralamasındaki üç temel alan. )


- [ne yazık ki]
İLETİŞİMSİZLİK:
"ANLAMSIZ KIRGINLIKLAR" ve/||/<> "BEKLENTİ" ve/||/<> "ZAMAN KAYBI"


- İLETİŞMEK ile İLETİLEBİLMEK ile İLETİ ile İLETİM ile İLETİŞ


- İLETKEN ile YÖNETMEK ile GÖRÜŞ BİLDİRMEK ile ARAŞTIRMA YAPMAK ile İLETKENLİK ile İLETKENLİK ile ORKESTRA ŞEFİ

( CONDUCIVE vs. CONDUCT vs. CONDUCT AN OPINION vs. CONDUCT RESEARCH vs. CONDUCTANCE vs. CONDUCTIVITY vs. CONDUCTOR )

( منجر شونده ile رفتار ile کردار ile نظر خواهي کردن ile پژوهش کردن ile ميزان هدايت ile قابليت هدايت ile رسانائي ile رسانا ile هادي )

( MANJER SHVANDEH ile RAFTAR ile کردار ile NAZAR KHAHY KARDAN ile PAJOOSH KARDAN ile MYZAN CPEHDAYT ile GHABELYT CPEHDAYT ile رسانائي ile RESANA ile CPEHADY )


- ILGAMAK ile ILGARLAMAK ile ILGAR ile ILGARCI


- İLGEÇ ile İLGEÇLİ ile İLGEÇLİ TÜMLEÇ


- İLGİ

( INTEREST )


- İLGİ ALANI ile/ve/<> ETKİ ALANI

( İlgi bir kez uyandığında, düzgün uygulama onu izler. )

( Işığa, ışıkla etki edilmez. )

( İğne ucundan daha küçüksek, iğne, bizi delemez - biz iğneyi delebiliriz. )

( INTEREST FIELD vs./and/<> EFFECT FIELD
Once the interest is roused, orderly application will follow.
When you are smaller than the point of a needle, then the needle cannot pierce you - you pierce the needle! )


- İLGİ (ALANI) ile/ve/||/<>/> ETKİ (ALANI)


- İLGİ ÇEKİCİ ile/değil/yerine SIRADIŞI


- İLGİ ile/ve/<> BECERİ

( INTEREST vs./and/<> SKILL | ABILITY )


- İLGİ ile/ve/<> BELİRLENİM

( İlgilendiğimiz şeyle belirleniriz. )


- İLGİ ve/> BİLGİ ve/> ZEVK

( INTEREST and/> KNOWLEDGE and/> PLEASURE )


- İLGİ ve/> (DÜZGÜN) UYGULAMA

( İlgi bir kez uyandığında, düzgün uygulama onu izler. )


- İLGİ ve/<> GEREKSİNİM

( Başlangıçta gerekli olan. VE/<> Tamamlamak ve başarmak için gerekli olan. )


- İLGİ ve/> İSTEK ve/> YÖNTEM ve/> EYLEM

( INTEREST and/> REQUEST and/> METHOD and/> ACTION )


- İLGİ ile/ve/<> SEMPATİ

( INTEREST vs./and/<> SYMPATHY )


- İLGİ ile/ve TEPKİ

( INTEREST vs./and REACTION )


- İLGİ ile/ve/<> TEVECCÜH


- İLGİ ile/ve/<> ZEKÂ

( Zekâ, özgürlüğe açılan kapıdır ve uyanık dikkat, zekânın anasıdır. )

( Intelligence is the door to freedom and alert attention is the mother of intelligence. )

( INTEREST vs./and/<> INTELLIGENCE )


- İLGİLEMEK ile İLGİLENMEK ile İLGİLENDİRMEK ile İLGİLENEBİLMEK ile İLGİ ile İLGİLİ/LİK ile İLGİSİZ/LİK ile İLGİ EKİ ile İLGİSİZCE ile İLGİ ALANI ile İLGİ ÇEKİCİ/LİK


- İLGİLENMELİ!


- İLGİLİ ile/ve BAĞLANTILI

( RELEVANT vs./and RELATED )


- İLGİLİ ile/ve İLİŞKİLİ

( INTERESTED vs./and CONNECTED/RELATED )


- İLGİLİ ile/ve/<> İSTEKLİ


- ILGIN ile ILGINCAR/KUŞKİRAZI/GELİNFENERİ

( Ilgıngillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen bir ağaç ya da ağaççık cinsi. İLE Gülgillerden, yaprak açmadan önce beyaz çiçek veren, kaplamacılıkta kullanılan yabanıl ağaç. | Bu ağacın, reçeli yapılan meyvesi. )

( TAMARIX cum PADUS AVIUM )


- İLGİNÇ ile/ve/değil FARKLI

( [not] INTERESTING vs./and/but DIFFERENT )


- İLGİNÇ ile İLGİ ÇEKİCİ

( Öznede. İLE Nesnede ve öznede. )


- İLHAM ile İLHAM PERİSİ ile İLHAM KAYNAĞI


- İLHAM ile SEZGİ

( Kaynağının nerede olduğu/nereden geldiği gibi soruların sorulmadan kullanıldığı veri İLE Kaynağının tanımlanamaz/belirsiz fakat kendinde bir yerlerde (düşünce-duygu-tecrübelerin birleştiği alan/varsayılan alan olabilir) olduğu düşüncesinden hareketle kullanılan/pratiğe yönelik işlenme potansiyelli/pratik bilgi. )

( INSPIRATION vs. INTUITION )


- İLHAM ile SEZGİ

( Kaynağının nerede olduğu/nereden geldiği gibi soruların sorulmadan kullanıldığı veri. İLE Kaynağının tanımlanamaz/belirsiz fakat kendinde bir yerlerde (düşünce-duygu-tecrübelerin birleştiği alan/varsayılan alan olabilir) olduğu düşüncesinden hareketle kullanılan/pratiğe yönelik işlenme potansiyelli/pratik bilgi. )

( Sezgi, organik düzeyden başlayarak, içgüdü ve duygu alanlarının içinden yükselerek ve ansal süreçlere bağlanıp onları besleyen ve bunu sibernetik deyimiyle "feed-back/geri besleme/bildirim" yaparak sürdüren bir "İç-Kaynak". )

( Açık zihinle, işleri derin ve kapsamlı bir önseziyle organize etmelidir. )

( INSPIRATION vs. INTUITION )


- İLHAMÎ değil/yerine/= ESİNSEL/BERGÜSEL


- İLİKLEMEK ile İLİKLENMEK ile İLİK ile İLİKLİ ile İLİKÇİ/LİK ile İLİKSİZ


- İLİM ile/ve/değil FEN/TEKNOLOJİ


- İLİM ile İLİMCİ/LİK ile İLİM ADAMI


- İLİM('İ) ile/ve MAL('I)

( İsteyene verir Allah. İLE/VE İstediğine verir Allah. )


- İLİMLERİN AMACI ile/ve AMELLERİN AMACI

( Tevhid. İLE/VE İstikâmet. )


- ILIMLI ile/ve DENGELİ


- İLİNTİLEMEK ile İLİNTİ ile İLİNTİLİ/LİK ile İLİNTİSİZ/LİK


- İLİŞKEN ile İLİŞKENLİ


- İLİŞKİ

( RELATIONSHIP )


- İLİŞKİ:
KATEGORİK ve/||/<> HİPOTETİK ve/||/<> AYIRICI


- İLİŞKİ:
MESAFELİ ile/ya da/||/<> YÜZEYSEL


- İLİŞKİ ile/ve AYIRIM(-/)BİRLEŞİM

( Fark gözetmeyin ve ayrılmaz olanı ayırmayın. )

( Ortak etmeni bulmak için tüm ayrımları terk etmek zorundasınız. Ancak evrensel olan ortaktır. )

( To find the common factor you must abandon all distinctions. Only the universal is in common. )

( RELATION vs./and DISCRIMINATION(-/)UNION )


- İLİŞKİ ile/ve BAĞ

( RELATION vs./and LINK )


- İLİŞKİ ile/değil/yerine BAĞINTI


- İLİŞKİ ile/ve BAĞLANTI

( RELATION vs./and CONNECTION )


- İLİŞKİ ile/ve BİLGİ

( Bilgi, kendini isteyen/talep edene, kendini açar. )

( RELATION vs./and INFORMATION )


- İLİŞKİ ile/ve/değil BİRLİKTELİK

( [not] RELATION vs./and/but TO BE IN COMPANY )


- İLİŞKİ ile ÇIKARSAMA


- İLİŞKİ ile/ve EĞİLİM

( RELATION vs./and TENDENCY )


- İLİŞKİ ile/ve EŞİTLİK

( RELATION vs./and EQUALITY )


- İLİŞKİ ile/ve GEÇİŞ

( Geride kalanı unutmadan ilerlemek olanaklı değildir. )

( RELATION vs./and TRANSITION )


- İLİŞKİ ile/ve/<> "GEÇİŞ"


- İLİŞKİ ile/ve GÖRELİLİK/İZÂFET

( RELATION vs./and RELATIVITY )


- İLİŞKİ ile/ve/<> HİZMET/EYLEM


- İLİŞKİ ile/ve/<> İLGİ

( RELATION vs./and/<> INTEREST )


- İLİŞKİ ile/değil İLİŞKİ DIŞI İLİŞKİ


- İLİŞKİ ile/ve İŞLEV

( RELATION vs./and FUNCTION )


- İLİŞKİ ile/ve POTANSİYEL

( RELATION vs./and POTENTIAL )


- İLİŞKİ ile/ve SÜREÇ

( İlişki, kavramın özünü, süreç de onun içeriğini oluşturur. )

( İlişki(relatio), doğasal, toplumsal ve bilinçsel tüm olgular arasındaki karşılıklı bağlılıktır. )

( Bir şey "ne" ise, ancak başka bir şeyle ilişkisinde "o"dur. )

( Bir şeyi tanımak, o şeyin ilişkilerini tanımaktır. )

( Evrende herhangi bir şey ancak ilişkileriyle varlaşır. )

( Uslamlamanın ya da akıl yürütmenin temeli ilişki kurmaktır. )

( Tüm varoluşlar "İlişki'nin zorunlu sonucu olduğu gibi, varoluşların zorunlu koşulu da "İlişki"dir. )

( Bir şeyin kendi iç çelişkisi ve o çeşitli yanları arasındaki ilişkiler "İç İlişkiler"; o şeyle başka şeyler arasındaki ilişkiler ise "Dış İlişkiler"dir. )

( İç ve Dış İlişkiler birbiriyle bağımlıdır. )

( RELATION vs./and PROCESS )


- İLİŞKİ ile/ve/> SÜREKLİ İLİŞKİ


- İLİŞKİ ile/ve VE

( RELATION vs./and AND )


- İLİŞKİ ile/ve YAKINLIK

( RELATION vs./and CLOSENESS/SYMPATHY )


- İLİŞKİDE/EVLİLİKTE:
İKİ KİŞİNİN "BİR KİŞİ OLMASI" (VE BEKLENTİSİ) ile/değil/yerine/>< BİR KİŞİNİN İKİ KİŞİ OLABİLMESİ


- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİ ile İLİŞKİN/LİK ile İLİŞKİLİ/LİK ile İLİŞKİSİZ/LİK


- İLİŞKİLENDİRMEK ile İLİŞKİLİ ile KORELASYON ile BAĞINTILI ile DİNDAŞ

( CORRELATE vs. CORRELATED vs. CORRELATION vs. CORRELATIVE vs. CORRELIGIONIST )

( مرتبط کردن ile همبستگي داشتن ile همبسته ile مرتبط ile همبستگي ile لازم وملزوم ile هم دين )

( MORTABT KARDAN ile NPAMBASTGY DASHTAN ile NPAMBASTEH ile MORTABT ile NPAMBASTGY ile LAZM VOMLEZOM ile هم دين )


- İLİŞKİLERİ ÖNEMSEMELİ!


- İLİŞKİLERİN:
AÇIK ANLAMLARI ile/ve/||/<> ÖRTÜK ANLAMLARI


- İLİŞKİLİ ile/ve/<> BÜTÜNLÜKTE


- İLİŞKİ/Lİ ile İLİNTİ/Lİ

( RELATION vs./and CONNECTION )


- İLİŞKİLİ ile ÖZDEŞ

( RELATED vs. IDENTICAL )


- İLİŞKİ/Lİ ile/ve/değil/||/<>/< SIRA/LI


- İLİŞKİNİN/TOPLUMUN:
KAYNAŞMASI ile/ve/||/<>/> YAŞAMASI ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRÜLMESİ

( Sevgiyle. İLE/VE/||/<>/> Adâletle. İLE/VE/||/<>/> Dürüst çalışmayla. )


- İLK ARACIN GELİŞTİRİLMESİ ile/ve/<>/> İLK ARAÇ > YAZI ile/ve/<>/> YAZI > MATBAA ile/ve/<>/> MATBAA > BİLGİSAYAR ile/ve/<>/> BİLGİSAYAR > İNTERNET ile/ve/<>/> İNTERNET > BLOK ZİNCİR

( 300.000 yıl öncesi. İLE/VE/<>/> 294.000 yıl. İLE/VE/<>/> 5430 yıl. İLE/VE/<>/> 450 yıl. İLE/VE/<>/> 40 yıl. İLE/VE/<>/> 30 yıl. )


- İLK BAHÇEKÖY CAMİİ :

( Bahçeköy Lozan müdillerinin bulunduğu bir semt. Yunanistan'an göç edenlerden bir grup Bahçeköy'de isk3an edildiler. İbadetlerini de terk edilmiş olan Kilisede yaptılar. 1944/1945'li yıllarda ise köy içinde yeni yapılan cami kullanılmaya başlandı. Bu cami bilahare terk edildi. )


- İLK "BASAMAĞINI" ATTI değil İLK ADIMINI ATTI


- İLK BATIK (TİCARİ) GEMİ : ULUBURUN

( M.Ö. XIV. yy.'da - Uluburun - Kaş )


- İLK BEŞİĞİ YAPAN KİŞİ -ile

( ASSISI'Lİ AZİZ FRANCIS )


- İLK CADDESİ


- İLK DENİZ FENERİ


- İLK DENİZALTI (MODELİ) ile/ve/||/<>/> OSMANLI'DA DENİZALTI

( )


- İLK ELEKTRİK FABRİKASI


- İLK GÜNEŞ SAATİ -ile

( DİKİLİTAŞ )


- İLK HAYVAN HASTAHANESİ

( Dünyanın ilk Hayvan Hastahanesi olan Gurabahane-i Laklakan(Düşkün Leylekler Evi), XIX. yy'da, Osmanlı tarafından Bursa'da kurulmuştur. Sonbaharda geri dönemeyecek leyleklere yardım amaçlı kurulan bu hastahane, ayrıca sokak hayvanlarına ve çeşitli hayvanlara da yardım amaçlı kurulmuştur. )


- İLK
I ve/<> B

( İçeriden çıkmaya başlayan ilk harf. VE/<> İçeriden en son çıkan/çıkacak harf. )


- İLK İÇKİ


- İLK İLİŞKİ


- İLK KOL ve RAHİM NAKLİ

( Akdeniz Üniversitesi'nde. )


- İLK KORKU (ANI)


- İLK MODERN ÇOCUK HASTAHANESİ


- İLK MÜŞTERİ


- İLK MUTASAVVIFLAR (KİTABI)


- İLK OLARAK ile İLK ile BAŞLANGIÇ ​​KOŞULU ile BAŞ HARFLER ile BAŞLATMAK ile BAŞLATMA ile GİRİŞİM ile BAŞLATICI

( INITIALLY vs. INITIAL vs. INITIAL CONDITION vs. INITIALS vs. INITIATE vs. INITIATION vs. INITIATIVE vs. INITIATORY )

( پاراف کردن ile ابتدايي ile بدبدوي ile آغازي ile وضعيت آغازي ile ابتدا ile پاراف ile بنياد نهادن ile ابتکار کردن ile ابتکار داشتن ile راهاندازي ile ابتکار ile پيشقدمي ile قوه ابتکار ile ابداع ile دخولي )

( PARAF KARDAN ile EBTEDAYY ile بدبدوي ile AGHAZY ile VAZEYT AGHAZY ile EBTEDA ile PARAF ile BANYAD NEHADAN ile EBTEKAR KARDAN ile EBTEKAR DASHTAN ile RANPANANDAZY ile EBTEKAR ile پيشقدمي ile GHOOH EBTEKAR ile EBDA ile دخولي )


- İLK OSMANLI MEZARLIĞI -ile

( ANADOLU HİSARI'nda )


- İLK OSMANLI SARAYI -ile

( BEY SARAYI )


- İLK SEMTİ


- İLK SIRA ARKADAŞI


- İLK SU SAATİ -ile

( M.Ö. 1397 )


- İLK YANGIN KULELERİ -ile


- İLK YAPI -ile

( FATİH CAMİİ )


- İLK YARDIMDA "ABC":
HAVA YOLUNUN AÇIK TUTULMASI ve/||/<>/> SOLUNUMUN SAĞLANMASI ve/||/<>/> KAN DOLAŞIMININ DÜZENİ

( ABC
AIRWAY and/||/<>/> BREATHING and/||/<>/> CIRCULATION )


- İLK YARDIMDA ÖNCELİKLER:
HASTANIN DURUMU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLAY YERİ GÜVENLİĞİ

( Önce kendi güvenliğimiz, sonra çevrenin/trafiğin vs. güvenliği ve daha sonra hastanın güvenliği. )


- İLK YARDIMDA:
SOLUK VERME ve/||/<>/> KALP MASAJI

( İki kere. VE/||/<>/> Otuz kere.[Kalp çalışıncaya kadar, tıbbî yardım gelene kadar ve yalnızsak, yoruluncaya kadar] )


- İLK YAZI


- İLK ile EN ESKİ/YAŞLI

( THE FIRST vs. THE OLDEST )


- İLK ile ÖNCELİKLİ

( FIRST vs. PRIMARY )


- İLKBAHAR NOKTASI ile/ve ORTALAMA İLKBAHAR NOKTASI

( SPRING(VERNAL) EQUINOX vs. MEAN EQUINOX )


- İLKBAHAR NOKTASI ile SONBAHAR NOKTASI ile GÜN-TÜN EŞİTLİĞİ(EKİNOKS)

( 21 Mart. İLE 21/23 Eylül. İLE ... )

( ARISTARKOS: İlk büyük keşif olarak ekinoks noktalarını keşfetmiştir. )

( March 21. İLE September 21/23. )

( SPRING(VERNAL) EQUINOX vs. AUTUMNAL(FALL) EQUINOX vs. EQUINOX )

( ... avec ... avec ÉQUINOXE )

( ... ile ... ile TESÂVÎ-İ LEYL Ü NEHÂR )


- İLKBAHAR ile İLKBAHAR NOKTASI


- İLKECE BİLİNÇLİ:
GERÇEK ile/ve/||/<> OLANAKLI

( )


- İLKECE BİLİNÇLİ ile/ve/||/<> İLKECE BİLİNÇSİZ

( )


- İLKEL DİNLER ile/ve AHLÂK DİNLERİ ile/ve KOZMİK DİNLER

( PRIMITIVE RELIGIONS vs./and MORAL RELIGIONS vs./and COSMIC RELIGIONS )


- İLKEL = İPTİDAİ = PRIMITIVE[İng.] = PRIMITIF[Fr.] = PRIMITIV[Alm.] = PRIMITIVUS < PRIMUS[Lat.] = PRIMITIVO[İsp.]


- İLKELERİN:
VAROLMA SORUNSALI ile/ve İŞLEVSELLİĞİ ile/ve DEĞİŞİMİ ile/ve OLMAMASI ile/ve BİRLİĞİ ile/ve İNKÂRI


- İLKENİN:
GERÇEKLEŞTİRİLMESİ ile/ve/değil/||/<>/> DÜZENLEYİCİLİĞİ


- İLKİNDİ değil İKİNDİ


- ILLEGAL :/yerine YASA DIŞI


- İLLEGAL değil/yerine/= YASADIŞI


- İLLET-İ CELÎ ile/ve/||/<> İLLET-İ HAFÎ ile/ve/||/<> MÜNÂSEBET ile/ve/||/<> REY-İ HÜZZAK

( Zahir ve açık bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Gizli bir nedene dayanan yol. İLE/VE/||/<> Mantıkî bir ilişkiye dayanan yol. İLE/VE/||/<> Bu alanda uğraşan âlimlerin oylarına dayanan yol. )


- ILLIMANI ve/<> CORDILLERA REAL

( Bolivya'nın başkenti La Paz'ın 6462 m. yüksekliğinde bulunan bu iki karlı tepe, kentin en görülmeye değer yerlerindendir. )


- İLLİYET BAĞI değil/yerine/= NEDENSELLİK BAĞI


- İLM-İ HUDÛRÎ ile/ve/<> İLM-İ HUSÛLÎ

( Bilen ile bilinenin aynı olduğu ilim. İLE/VE/<> Bilen ile bilinenin ayrı olduğu ilim. )

( Hazır/huzur olan. İLE/VE/<> Edinilen. Hasıl olan. )

( Sûfi'nin bilgisi. İLE/VE/<> Âlim'in bilgisi. )

( Ancak husûlî ilim ikiye ayrılır. )


- İLM-İ İLÂHÎ ile/ve İLM-İ A'LÂ

( Hem hariçte, hem zihinde, maddeden ârî olan ilimler. )


- İLM-İ VÜCÛD ile/ve İLM-İ MEVCÛD ile/ve İLM-İ MADDÎ

( Varlık bilimi. İLE/VE Varolan bilimi. İLE/VE Maddelerin/şeylerin bilimi. )


- İLMÎ ve AMELÎ


- İLMÎ ile/ve/değil ZEVKÎ


- İLMİKLEMEK ile İLMİKLENMEK ile İLMİ/LİK ile İLMİK ile İLMİKLİ ile İLMİKSİZ


- ILR/İMPLANTABLE LOOP RECORDER[İng.] değil/yerine/= YÜREK İÇİ DÖNGÜ KAYDEDICİ


- İLTİCA ile İLTİCA HAKKI


- İLTİFAT ile İLTİFATLI


- İLTİHAP[Ar. değil/yerine/= YANGI


- İLTİHAPLANMAK ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI ile İLTİHAPSIZ


- İLTİMAS ile İLTİMASLI ile İLTİMASÇI/LIK


- İLTİSAK ile İLTİSAKİ ile İLTİSAKİ DİL


- İLTİSAKLI[Ar.] değil/yerine/= İLİŞKİLİ


- İLTİZAM ile İLTİZAMİ ile İLTİZAMCI/LIK


- İM/İNTRAMÜSKÜLER İNTRAMUSCULAR[İng.] değil/yerine/= KAS İÇİ


- İM ile İM BİLİMİ


- İMA ile İMAJ ile İMAL ile İMAM/LIK ile İMAN ile İMAR ile İMANLI/LIK ile İMARCI/LIK ile İMANSIZ/LIK ile İMANLICA ile İMANSIZCA ile İMAM NİKAHI ile İMAN SAHİBİ ile İMAM NİKAHLI ile İMAN TAHTASI


- İMA ile KİNAYELİ

( ALLUSION vs. ALLUSIVE )

( تلميح ile کنيه ile اشاره ile کنيهي )

( تلميح ile کنيه ile ESHAREH ile کنيهي )


- IMAGO DEI ile/ve/||/<>/> IMAGO HUMANI


- IMAGO[İng.] değil/yerine/= BÜYÜKLER İMGESİ