I ve İ ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 34.126 başlık/FaRk ile birlikte,
34.126 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(29/138)
- COMÉDIE DRAMATIQUE, ATTENDRISSANTE OU LARMOYANTE[Fr.] ile/||/<> ACIKLI KOMEDİ
( Acıklı tarafı gülünç tarafından çok olan komedi )
( COMÉDIE DRAMATIQUE, ATTENDRISSANTE OU LARMOYANTE )
- COMÉDIE[Fr.] ile/||/<> KOMEDİ[Fr. < COMÉDIE]
( İnsanların ve olayların gülünç taraflarını ortaya koyan sahne eseri Acıklı k Baletli k Büyükler k Çoban k Eski klasik k Lirik k Orta klasik k Parçalı k Sınıf k Son klasik k Tarih k Töre k KOMEDİLİ Comique )
( COMÉDIE )
- COMEDİE[Fr. < COMÉDIE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMEDİ
( komedi yazarı acıklı komedi trajikomedi güldürü Gülmeye neden olan olay veya olaylar Yalan ve yapmacık söz veya davranış )
- COMEDY :/yerine KOMEDİ
- ÇÖMEZ ile/||/<> İLERLEMİŞ MEDRESE ÖĞRENCİSİ
( İlerlemiş medrese öğrencisi Yerel ağızlarda çömez çok oturan anlamına da gelir Bundan başka çömez kısa boylu olarak da kullanılır Ağızlarda kullanılan çöm ayaklar üzerine oturmak çömelmek kökünden geldiği anlaşılıyor Anadoluda çömelek ve çömelen çömel türevleri de çok oturan anlamında kullanılır Dar bir çevrede çömlek kısa boylu olarak da geçer Çok oturan anlamına gelen çömezin öğrenci olarak yaygınlık kazanması doğaldır )
- ÇÖMLEK ile ÇÖMLEKÇİ/LİK ile ÇÖMLEK HAMURU ile ÇÖMLEK HESABI ile ÇÖMLEK KEBABI
- COMMINATOR[İng.] ile/||/<> UFALAYICI
( döşem Pissuda bulunan iri özdeklerin küçük parçalara ayrılmasını sağlayan aygıt )
( COMMINATOR )
- COMMİS[Fr. < COMMIS] ile/değil/yerine/=/||/<> KOMİ
( Otel pansiyon vb yerlerde çalışan hizmetli Lokantalarda garson yardımcısı )
- COMMON ARBORVITAE[İng.] ile/||/<> THUJA OCCIDENTALIS[Lat.] ile/||/<> BATI MAZISI
( Servigiller Cupressaceae familyasından ana vatanı Kuzey Amerika olan yaprakları salgılı sarımsı ya da mavimsi yeşil kozalaktan olgunlaştığında dikdörtgenimsi olan ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaç ya da çalımsı bitkiler )
( COMMON ARBORVITAE )
( THUJA OCCIDENTALIS )
- COMMON COCKCHAFER[İng.] ile/||/<> MÉLOLONTHE[Fr.] ile/||/<> GEMEINER MAIKÂFER[Alm.] ile/||/<> MAYIS BÖCEĞİ
( Melolontha vulgaris Eklembacaklı hayvanlardan böcekler İnsecta sınıfının kınkanatlılar Coleoptera takımının bir türü Uzunluğu 2025 mm Büyük ve güzel bir böcektir Gelişmesi 35 sene sürer Hem erginleri hem larvaları çok zararlıdır Antenlerinin uçları yaprak biçimindedir )
( COMMON COCKCHAFER )
( MÉLOLONTHE )
( GEMEINER MAIKÂFER )
( MAGGIOLINO )
( ΜΗΛΟΛΌΝΘΗ / μηλολόνθη )
- COMMON COCKCHAFER[İng.] ile/||/<> MÉLOLONTHE[Fr.] ile/||/<> MELOLONTHA VULGARIS[Lat.] ile/||/<> GEMEINER MAIKÄFER[Alm.] ile/||/<> MAYIS BÖCEĞİ
( Eklem bacaklı hayvanlardan böcekler Insecta sınıfının kın kanatlılar Coleoptera takımından 2025 mm kadar uzunlukta antenlerinin uçları yaprak biçiminde olan gelişmeleri 35 sene kadar süren erginleri ve larvaları çok zararlı olan bir tür )
( COMMON COCKCHAFER )
( MÉLOLONTHE )
( GEMEINER MAIKÄFER )
( MELOLONTHA VULGARIS )
- COMMON STRAWBERRY[İng.] ile/||/<> FRAISIER, FRAISIER DES BOIS[Fr.] ile/||/<> FRAGARIA VESCA[Lat.] ile/||/<> WALDERDBEERE, ERDBEERE[Alm.] ile/||/<> DAĞ ÇİLEĞİ
( Gülgiller Rosacea familyasından olgun meyveleri yenen ya da reçeli yapılan çok yıllık sürünücü beyaz çiçekli otsu bir bitki Yabanî çilek )
( COMMON STRAWBERRY )
( FRAISIER, FRAISIER DES BOIS )
( WALDERDBEERE, ERDBEERE )
( FRAGARIA VESCA )
- COMMUNATION[Fr.] ile/||/<> YILDIRI
( Söz sanatı terimi Bazı felâketlerin gelebileceğine işaret ederek dinleyicilere korku aşılama )
( COMMUNATION )
- COMMUNICATION NETWORK[İng.] ile/||/<> İLETİŞİM AĞI
( COMMUNICATION NETWORK )
- COMMUNITY CENTER[İng.] ile/||/<> CENTRE SOCIAL, FOYER COMMUNAL[Fr.] ile/||/<> GEMEINSCHAFTS-ZENTRUM[Alm.] ile/||/<> HALKEVİ | KOMŞULUK BİRİMİ
( Bir komşuluk biriminde köy ya da küçük kasabada yaşayanların toplumsal ekinsel ve eğlenme etkinliklerini yürüttükleri toplantılarını yaptıkları yer komşuluk birimi )
( COMMUNITY CENTER )
( CENTRE SOCIAL, FOYER COMMUNAL )
( GEMEINSCHAFTS-ZENTRUM )
- COMPARATIVE LINGUISTICS[İng.] ile/||/<> LINGUISTIQUE COMPARÉE[Fr.] ile/||/<> VERGLEICHENDE SPRACHWISSENSCHAFT[Alm.] ile/||/<> KARŞILAŞTIRMALI DİL BİLİMİ
( Dilleri biribirleriyle karşılaştırarak aralarındaki benzerlik ve yakınlıklar ile benzemeyen yönlerin tespiti yoluyla ortak ana şekillerin farazî olarak ortaya çıkarılmasını ve dil tiplerinin belirlenmesini inceleyen bilim dalı )
( COMPARATIVE LINGUISTICS )
( LINGUISTIQUE COMPARÉE )
( VERGLEICHENDE SPRACHWISSENSCHAFT )
- COMPETITIVE EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] ile/değil/yerine/= REKABETÇİ DIŞLANIM İLKESİ
( Bu ilke Gause yasası olarak da bilinir. Diğer ekolojik etmenlerin sabit ve değişmez olması durumunda aynı kaynaklar için rekabet eden iki türün bir arada olamayacağını belirten bir ilkedir. Bu ilke, daha sonra "Birbirine eş değer rakipler bir arada olamazlar." sözüne dönüşmüştür.Eğer bir tür, diğerleri üstünde herhangi bir avantaja ya da küçük dahi olsa bir üstünlüğe sahipse bu durumda bu avantaja sahip olan tür, uzun vadede diğer tür üzerinde hakim olup onun yaşadığı ekolojik nişe egemen olacaktır. Bu iki rakipten birisi, ya diğer türün tükenmesine yol açarak ya da farklı bir ekolojik niş doğrultusunda evrimsel ya da davranışsal bir değişime yol açarak diğer türü zayıf düşürecek ve böylece onu alt edecektir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- COMPETITIVE :/yerine REKABETÇİ
- COMPLEMENT[İng.] ile/||/<> TÜMLEYİCİ
( COMPLEMENT )
- COMPREHENSIVE :/yerine KAPSAMLI
- COMPTON DALGA BOYU ile/||/<> COMPTON ETKİSİ / COMPTON (DEBYE) ETKİSİ ile/||/<> COMPTON OLAYI ile/||/<> COMPTON GERİ TEPME ELEKTRONU / COMPTON ELEKTRONU ile/||/<> COMPTON GERİ TEPME TANECİĞİ BK. COMPT0N FL TANECİĞİCOMPTON ELEKTRONU ile/||/<> COMPTON GERİ SAÇILMA ELEKTRONU / COMPTON ELEKTRONU ile/||/<> COMPTON GERİ SAÇILMASI ile/||/<> COMPTON GERİ SAÇILMA TANECİĞİ / COMPTON GERİ TEPMESİ ile/||/<> COMPTON İNKOHERENT SAÇILMA ile/||/<> EŞ FAZLI OLMAYAN GERİ SAÇILMA TANECİĞİ ile/||/<> COMPTON KAYMASI ile/||/<> COMPTON KENARI ile/||/<> COMPTON KURALI ile/||/<> COMPTON OLAYI ile/||/<> COMPTONÖLÇERİ / KOMPTONÖLÇERİ ile/||/<> COMPTON SAÇILMASI ile/||/<> COMPTON SOĞURMASI ile/||/<> COMPTON TESİR KESİTİ
- COMPTON INCOHERENT SCATTERING[İng.] ile/değil/yerine/= COMPTON EŞEVRESİZ SAÇILMASI
- COMPTON-RÜCKSTOSSTEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇIILMA TANECİĞİ
- PARTICULE DE RECUL COMPTON[Fr.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ SAÇILMA PARÇACIĞI
- COMPTON RECOIL PARTICLE[İng.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPME PARÇACIĞI
- COMPTON RECOIL[İng.] / RECUL COMPTON[Fr.] / COMPTON-RÜCKSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON GERİ TEPMESİ
- COMPTON SHIFT[İng.] / DÉPLACEMENT COMPTON[Fr.] / COMPTON-VERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KAYMASI
- COMPTON EDGE[İng.] / BORD DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-KANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KENARI
- COMPTON RULE[İng.] / RÈGLE DE COMPTON[Fr.] / COMPTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON KURALI
- COMPTON EFFECT[İng.] / EFFET COMPTON[Fr.] / COMPTON-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON OLAYI
- COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON[Fr.] / COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SAÇILMASI
- COMPTON ABSORPTION[İng.] / COMPTON-ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON SOĞURMASI
- COMPTON CROSS SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE COMPTON[Fr.] / COMPTON-WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= COMPTON TESİR KESİTİ
- COMPUTER NETWORK[İng.] ile/||/<> RÉSEAU INFORMATIQUE[Fr.] ile/||/<> BİLİŞİM AĞI
( Birçok bilgisayar çevresinde yer alan donanım yazılım ve veri kaynaklarının bu bilgisayarlar arasında çok yönlü veri iletişim olanaklarının sağlanmasıyla her türlü olası bilgisayar kullanıcısının çok amaçlı hizmetine sunulduğu bir ağ Bilgisayar çevrimi deyimi de kullanılmaktadır )
( COMPUTER NETWORK )
( RÉSEAU INFORMATIQUE )
- CONCENTRATION[İng.] ile/||/<> DİKKAT TOPLAŞIMI
( Dikkatin sürekli olarak bir nesne ya da konunun belirli bir yönü üzerinde toplanması )
( CONCENTRATION )
- CONCERNED :/yerine ENDİŞELİ
- CONDON-SHORTLEY-WIGNER PHASE CONVENTION[İng.] ile/değil/yerine/= CONDON-SHORTLEY-WİGNER EVRE UZLAŞIMI
- CANDY'S FLUID[İng.] ile/değil/yerine/= CONDY SIVISI
- CONE[Fr. < CÔNE] ile/değil/yerine/=/||/<> KONİ
( kesik koni birikinti konisi dirim konisi Durağan bir noktadan geçen ve bir eğriye dayanarak hareket eden bir doğrunun çizdiği yüzey mahrut Bu biçiminde olan Çembersel bölge üzerindeki her noktanın çember düzlemi dışındaki bir nokta ile birleşiminden oluşan geometrik cisim Bu yüzeyle sınırlı katı cisim )
- CONFETTİ[İt. < CONFETTI] ile/değil/yerine/=/||/<> KONFETİ
( Düğün balo vb eğlencelerde spor karşılaşmalarında serpilen küçük yuvarlak pul biçiminde kesilmiş renkli kâğıt parçaları )
- CONFİDENCE İNTERVAL ile/değil/yerine/= GÜVEN ARALIĞI
- CONFUSION :/yerine KAFA KARIŞIKLIĞI
- CONGRESSIONAL :/yerine KONGREYLE İLGİLİ
- CONNECTİCUT ile BAĞLAMAK ile BİRBİRİNE BAĞLANMAK ile BAĞLI ile BAĞLANIYOR ile BİYEL ile BAĞLANTI ile BAĞLANTI KABLOSU ile BAĞLANTI TERMİNALİ ile BAĞLAYICI ile BAĞ DOKUSU ile BAĞLAYICI
( CONNECTICUT vs. CONNECT vs. CONNECT TOGETHER vs. CONNECTED vs. CONNECTING vs. CONNECTING ROD vs. CONNECTION vs. CONNECTION CABLE vs. CONNECTION TERMINAL vs. CONNECTIVE vs. CONNECTIVE TISSUE vs. CONNECTOR )
( بهم اتصال دادن ile بهم متصل کردن ile بهم رسيدن ile ربط دادن ile متصل کردن ile ارتباط دادن ile وصل کردن ile پيوستن ile مربوط کردن ile وابسته کردن ile مربوط ساختن ile اتصال دادن ile با هم متصل کردن ile وابسته ile ملتحم ile متصل ile پيوسته ile کانکتيکت ile عطف ile دسته پيستون ile شاتون ile بستگي ile پيوند ile وابستگي ile اتصال ile انتساب ile وصل ile مقارنت ile پيوستگي ile کابل اتصال ile پايانه اتصال ile آگيني ile اتصالي ile متصل کننده ile بافته آگيني ile رابط )
( BACPAM ETESAL DADAN ile BACPAM MOTASL KARDAN ile BACPAM RESYDAN ile RABT DADAN ile MOTASL KARDAN ile ERTABAT DADAN ile VASL KARDAN ile PEYVASTAN ile MARBUT KARDAN ile VABASTEH KARDAN ile MARBUT SAKHTAN ile ETESAL DADAN ile BA NPAM MOTASL KARDAN ile VABASTEH ile ملتحم ile MOTASL ile PEYVASTEH ile KANKETYKAT ile ATF ile DASTEH PEYSETON ile SHATON ile BASTGY ile PEYVAND ile VABASTGY ile ETESAL ile ENTSAB ile VASL ile مقارنت ile PEYVASTGY ile KABEL ETESAL ile PAYANEH ETESAL ile AGYNEY ile ETESALY ile MOTASL KONANDEH ile BAFTEH AGYNEY ile RABET )
- CONNECTION :/yerine BAĞLANTI
- CONSENSUS ALGORITHMS ile/değil/yerine/= UZLAŞMA ALGORITMALARI
- CONSENSUS :/yerine OYBİRLİĞİ
- CONSENSUS ile/değil/yerine/= UZLAŞMA, DÜŞÜNCE BİRLİĞİ
- CONSIGNEE[İng.] ile/||/<> EMANETÇİ
( Bir malı saklamak için teslim alan kişi )
( CONSIGNEE )
- CONSISTENT :/yerine TUTARLI
- CONSTANT :/yerine SÜREKLİ
- CONSUMER :/yerine TÜKETİCİ
- CONTAMINATING[İng.] ile/||/<> BULAŞTIRICI
( Bulaştırma yapar özellikli )
( CONTAMINATING )
- CONTEUR, NOUVELLISTE[Fr.] ile/||/<> HİKAYECİ
( Dinlemece uyduran veya hikâye yazan kimse )
( CONTEUR, NOUVELLISTE )
- CONTRACT OF LICENCE, LICENCE AGREEMENT[İng.] ile/||/<> LİSANS SÖZLEŞMESİ
( Buluş belgesi ticari marka üretim yönetimi veya teknik bilgi gibi maddi olmayan hakların belirli bir bedel karşılığında kiralanmasına ilişkin olarak yapılan sözleşme )
( CONTRACT OF LICENCE, LICENCE AGREEMENT )
- CONTRACTOR[İng.] ile/||/<> YÜKLENİCİ
( CONTRACTOR )
- CONTRARY vs. ANTI
- CONTRIBUTION :/yerine KATKI
- CONTROVERSIAL :/yerine TARTIŞMALI
- CONVERSATIONAL[İng.] ile/||/<> ETKİLEŞİMLİ
( CONVERSATIONAL )
- CONVERSE[İng.] ile/||/<> CONVERSE[Fr.] ile/||/<> CONVERSARI[Lat.] ile/||/<> IMPLIKATIONSKONVERSE[Alm.] ile/||/<> ÇEVRİK
( Bir önermede sonuç ile varsayımın yer değiştirmesiyle elde edilen önerme )
( CONVERSE )
( CONVERSE )
( IMPLIKATIONSKONVERSE )
( CONVERSARI )
- CONVEYÖR, | PORTÖR | KONVEYÖR | PORTÖR ile/||/<> PORTÖR ile/||/<> TAŞIYICI
( Taşıyıcı Hastalık etkenlerini vücutlarında barındıran ve çeşitli yollarla etrafa saçan hayvanlara verilen ad Kar Tasvirleri ustasının evinden alıp oyun yerine taşıyan çırak 1 bayındırlık işleyim Ray halat zincir vb üzerinde eşit aralıklarla yürüyen küçük araba kutu kepçe ya da şeritle sürekli taşıma yapan araç bu tür araçlardan kurulu taşıma düzeni 2 genel uygulayım Belli bir yol üzerinde yük ve gereç taşımaya yarayan araç aygıt vb Para karşılığında yük taşıyan kişi Gölge oyunu tasvirlerini vedonatımlıklarını taşıyan kişi Dans ederken bir kadın dansçıyı taşıyan erkek sanatçı 1 Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi 2 Trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz Hastalık etkenini vücudunda taşıyan canlı portör 1 Özgün besin maddelerinin metabolitlerin iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler 2 Çekinik bir karakter için heterozigot olan birey 3 Vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri )
( PORTER )
( PORTEUR )
- CONVEYÖR, PORTÖR | KONVEYÖR | TAŞIYICI ile/||/<> TAŞIYICI
( Kar Tasvirleri ustasının evinden alıp oyun yerine taşıyan çırak 1 bayındırlık işleyim Ray halat zincir vb üzerinde eşit aralıklarla yürüyen küçük araba kutu kepçe ya da şeritle sürekli taşıma yapan araç bu tür araçlardan kurulu taşıma düzeni 2 genel uygulayım Belli bir yol üzerinde yük ve gereç taşımaya yarayan araç aygıt vb Para karşılığında yük taşıyan kişi Gölge oyunu tasvirlerini vedonatımlıklarını taşıyan kişi Dans ederken bir kadın dansçıyı taşıyan erkek sanatçı 1 Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi 2 Trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz Hastalık etkenini vücudunda taşıyan canlı portör 1 Özgün besin maddelerinin metabolitlerin iyonların veya proteinlerin zardan geçişini sağlamak için bir zara yerleşmiş olan proteinler 2 Çekinik bir karakter için heterozigot olan birey 3 Vitamin ve mineral gibi çok küçük miktarlardaki etkin maddelerin yemlere bağdaşık olarak karıştırılabilmesini kolaylaştırmak amacıyla kullanılan kepek nişasta gibi yenebilir dolgu maddeleri )
( 1- CONVEYOR, 2- CARRIER | CONVEYOR | PORTER | PORTEUR | 1. BEARER, UNDER, 2. CATCHER | CARRIER | TRANSPORTER, CARRIER )
( 1- CONVEYEUR, 2- PORTEUR | CONVEYEUR, TRANSPORTEUR | PORTEUR | 1. PORTEUR )
( TRANSPORTVORRICHTUNG | TRÄGER | 1. TRÄGER, UNTERMANN, 2. FANGER )
- CONVOİ[Fr. < CONVOI] ile/değil/yerine/=/||/<> KONVOY
( Aynı yere giden taşıt veya yolcu topluluğu kafile Savaş gemileri tarafından korunan yük gemileri katarı )
- CONVOLVULUS SEPIUM[Lat.] ile/||/<> ÇİT SARMAŞIĞI
( Yapısında tanen ve reçine içeren mahmude otu türlerinden ülkemizde yetişen bir tür )
( CONVOLVULUS SEPIUM )
- COOPER PAIR[İng.] / PAIRE DE COOPER[Fr.] / COOPER-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= COOPER ÇİFTİ
- COOPER ÇİFTİ ile/||/<> EKSİTON
( Bir süperiletkende, örgü titreşimleri aracılığıyla zayıfça bağlanmış iki elektronun oluşturduğu çifttir; bu çiftler direnci sıfırlayan süperiletken akımı taşır. @@ Bir yarıiletkende, uyarılmış bir elektron ile geride bıraktığı pozitif boşluğun birbirini çekerek oluşturduğu bağlı çifttir. İlki iki elektronun, ikincisi elektron-boşluğun bağlı çiftidir. )
( Formül: Süperiletkenlik ~ yarıiletken )
- COOPERATION :/yerine İŞBİRLİĞİ
- ÇÖP TENEKESİ ile ÇÖPÇÜ
( GARBAGECAN vs. GARBAGEMAN )
( آشغالدان ile سپور )
( آشغالدان ile سپور )
- ÇÖP ile ÇÖP ŞİŞ ile ÇÖP ŞİŞÇİ ile ÇÖP KEBABI ile ÇÖP KOVASI ile ÇÖP SEPETİ ile ÇÖP ARABASI ile ÇÖP TORBASI ile ÇÖP VERGİSİ ile ÇÖP TENEKESİ
- COPE'S RULE[İng.] ile/değil/yerine/= COPE KURALI
( Amerikalı paleontolog Edward Drinker Cope tarafından öne sürülen bu kurala göre hayvanlar evrimsel süreçte vücutlarını büyütme eğilimindedir. Cope'a göre vücut büyüdükçe, çevre şartlarına olan bağımlılık (besin açısından) azalacaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- COPIST, TRANSCRIBER/"ABSTAIN"/INDECISION[İng.] ile/değil/yerine/= COPISTE/"ABSTENTION"/CONJUGUER ET DÉCLINER/INDÉCLINABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKIMCI
( Bir yapıtın tıpkısını kendi elyazısı ile yazan ve asıl yapıtın böylece çoğaltılmasını sağlayan kişi (basımevlerinin bulunmadığı zamanlarda çoğaltma böyle yapılırdı). )
- COPISTE[Fr.] ile/||/<> BENZETİ RESSAMI
( Resim Büyük sanatçıların yapıtlarını özgününe bakarak yapan ve benzeti olduğunu belirten ressam )
( COPISTE )
- ÇÖPLEME:
KARA ile YEŞİL ile SARI
( Düğünçiçeğigillerden, kökleri içi sürdürücü olarak kullanılan, türleri olan bir bitki, marulcuk. )
( HELLEBORUS )
- COPROLALIA[İng.] ile/değil/yerine/= KOPROLALİ
( Akıl hastalığı ya da organik beyin hastalığının bir belirtisi olarak müstehcen dilin istemsiz ve tekrarlayıcı kullanımı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- COPS[İng.] ile/||/<> MERLON[Fr.] ile/||/<> MAUERZACKE[Alm.] ile/||/<> MAZGAL DİŞİ
( Mimarlık Kalelerde beden duvarlarının en üstünde görülen dişli bölümdeki çıkıntılardan her biri )
( COPS )
( MERLON )
( MAUERZACKE )
- ÇÖPÜR ile/||/<> KEÇİ KILI
( keçi kılı Yerel ağızlarda yünün kirli ve çöplü yerlerine de çöpür adı verilir Bundan başka cöbür biçimi de çör çöp toz kir olarak kullanılır çopur keçi kılı OT çopur keçi kılı Eski Kıpçakçada da geçer çöp ü r eki Son olarak Vásáry de çöpür biçimi üzerinde durmuştur JoT 2 1994 383384 )
- COQUETTERİE[Fr. < COQUETTERIE] ile/değil/yerine/=/||/<> KOKETRİ
( Beğenilme merakı Şıklık hoşluk )
- ÇOR ile/değil/yerine/=/||/<> HASTALIK | SIĞIR VEBASI
( hastalık sığır vebası )
- ÇOR ile/||/<> SIĞIR VEBASI
( hlk Sığır vebası )
- CORAL REFF[İng.] ile/||/<> RÉCIF CORALLIEN[Fr.] ile/||/<> KORALLENRIF[Alm.] ile/||/<> MERCAN RESİFİ
( Tropikal denizlerin kıyılarında koloni yapan mercanlar kavkılı hayvanlar ve kireç salıcı denizel bitkilerin döküntü tortullarıyle birlikte oluşturdukları sağlam dalgaya dayanan yapılar )
( CORAL REFF )
( RÉCIF CORALLIEN )
( KORALLENRIF )
- ÇORBA KAPISI -ile
( Fatih'tedir. )
- ÇORBACI ile/||/<> ...
( 1 Bir köyde konukları ağırlayabilen varlıklı ve sayılan kişi 2 Taşrada ileri gelen Hıristiyanlara verilen ad 3 Acemi oğlanları ile yeniçeri bölüklerinin komutanlarına verilen san 4 Osmanlı ordusunda yüzbaşı derecesindeki aşama )
- ÇORBA/LIK ile ÇORBACI/LIK ile ÇORBA KAŞIĞI ile ÇORBA TABAĞI
- ÇORBASI[Rus. < + Tr. ÇORBASI] ile/değil/yerine/=/||/<> BORÇ ÇORBASI
( Pancar lahana et üzerine krema konularak yapılan bir sebze çorbası )
- CORBINO EFFECT[İng.] / EFFET CORBINO[Fr.] / CORBINO-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CORBİNO ETKİSİ
- CORE[İng.] ile/||/<> ÖZ YAPI
( Bazı virüslerde nükleik asidi çevreleyen ve ökaryotik hücrelerde bulunan histon yapıya benzer protein kılıf kor )
( CORE )
- ÇÖREK ile AY ÇÖREĞİ
( ... İLE İçine tarçın, ceviz konularak ay biçiminde yapılmış çörek )
- ÇÖREKLENMEK ile ÇÖREKLENEBİLMEK ile ÇÖREK/LİK ile ÇÖREKÇİ/LİK ile ÇÖREK OTU ile ÇÖREK MANTARI
- CORIOLIS PARAMETER[İng.] / PARAMÈTRE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS DEĞİŞTİRGESİ/PARAMETRESİ
- CORIOLIS EFFECT[İng.] / EFFET CORIOLIS[Fr.] / CORIOLISSCHE EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS ETKİSİ
- CORİOLİS İŞLEMCİSİ ile/||/<> CORİOLİS İVMESİ ile/||/<> CORİOLİS KUVVETİ ile/||/<> CORİOLİS PARAMETRESİ ile/||/<> CORİOLİS REZONANS ETKİLEŞMELERİ ile/||/<> CORİOLİS SAPMASI ile/||/<> CORİOLİS ETKİSİ
- CORIOLIS OPERATOR[İng.] / OPÉRATEUR DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLISSCHER OPERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS İŞLEMCİSİ
- CORIOLIS ACCELERATION[İng.] / CORIOLISSCHE BESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS İVMESİ
- CORIOLIS FORCE[İng.] / FORCE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-KRÄFTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS KUVVETİ
- CORIOLIS RESONANCE INTERACTIONS[İng.] / INTERACTIONS DE RÉSONANCE DE CORIOLIS[Fr.] / CORIOLIS-RESONANZWECHELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CORİOLİS REZONANS ETKİLEŞİMLERİ/ETKİLEŞMELERİ
- CORN COB[İng.] ile/||/<> MISIR KOÇANI
( Mısır taneleri ve koçan kılıfları ayrıldıktan sonra geriye kalan kısım )
( CORN COB )
- CORN OIL[İng.] ile/||/<> MISIR YAĞI
( Mısır bitkisi tanelerinin embriyolarından elde edilen doymamış yağ asitlerince zengin bitkisel yağ )
( CORN OIL )
- CORNERSTONE[İng.] ile/||/<> PIERRE ANGULAIRE[Fr.] ile/||/<> ECKSTEIN[Alm.] ile/||/<> KÖŞE TAŞI ile/||/<> TOOTHING[İng.] ile/||/<> AMORCE[Fr.] ile/||/<> ZAHNSTEIN[Alm.] ile/||/<> EKLEME DİŞİ
( Mimarlık Dik olarak birleşen iki duvarda köşeleri birbirine bağlayan dikdörtgen biçimindeki taş a ekleme dişi bağlantı taşları Mimarlık bağlantı taşları )
( CORNERSTONE )
( PIERRE ANGULAIRE )
( ECKSTEIN )
- CORNU HARTMANN FORMÜLÜ / HARTMANN FORMÜLÜ ile/||/<> CORNU KUVARS PRİZMASI
- CORNU QUARTZ PRISM[İng.] / PRISME DE QUARTZ DE CORNU[Fr.] / CORNU-QUARZPRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= CORNU KUVARS PRİZMASI
- CORNUE[Fr. < CORNUE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARNİ
( Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan geniş karınlı dar ve eğri boyunlu cam kap )
- CORROSIVE[İng.] ile/||/<> CORROSIF[Fr.] ile/||/<> FRESSEND[Alm.] ile/||/<> YİYİCİ
( Yenime uğratabilecek özellikte olan )
( CORROSIVE )
( CORROSIF )
( FRESSEND )
- CORTEX CEREBRI[İng.] ile/||/<> BEYİN KABUĞU
( anat Beynin gri maddeden oluşan dış tabakası beyin korteksi korteks serebri )
( CORTEX CEREBRI )
- COSTUME DESIGNER[İng.] ile/||/<> TAILLEUR[Fr.] ile/||/<> KOSTÜMGESTALTER[Alm.] ile/||/<> TERZİ[Fars. < DERZİ]
( Sinema TV Giysilerin dikimiyle uğraşan kimse )
( COSTUME DESIGNER )
( TAILLEUR )
( KOSTÜMGESTALTER )
- ÇOTRA[Yun.] ile/||/<> AĞAÇTAN YAPILMIŞ KÜÇÜK SU KABI
( ağaçtan yapılmış küçük su kabı Balkan dillerinden alındığı anlaşılıyor čotura čutra četura čitura Srp čùtura Rum ciutură Macarcada csutora olarak geçer )
- COTTON MOUTON ÇİFT KIRILMASI / COTTON MOUTON OLAYI ile/||/<> COTTON MOUTON ETKİSİ ile/||/<> COTTON MOUTON SABİTİ
- COTTON-MOUTON EFFECT[İng.] / EFFET COTTON-MOUTON[Fr.] / COTTON-MOUTONSCHER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COTTON-MOUTON ETKİSİ
- COTTON-MOUTON CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE COTTON-MOUTON[Fr.] / COTTON-MOUTONSCHE KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= COTTON-MOUTON SABİTİ
- COUDÉ SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= COUDÉ DİZGESİ
- SYSTÈME COUDÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= COUDÉ DÜZENEĞİ
- COUDÉ NEWTON CASSEGRAİN TELESKOBU ile COUDÉ TELESKOBU ile COUDÉ ODAK NOKTASI ile COUDÉ SİSTEMİ ile COUDÉ SPEKTOGRAFI ile COUETTE AKIŞI
- COUDÉ FOCUS[İng.] / COUDÉ-FOKUS[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ ODAĞI
- POINT FOCAL COUDÉ[Fr.] / COUDÉ-BRENPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ ODAK NOKTASI
- COUDÉ-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ SİSTEMİ
- COUDÉ-SPEKTOGRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= COUDÉ SPEKTOGRAFİ
- COUDÉ SPECTROGRAPH[İng.] / SPECTROGRAPHE COUDÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= COUDÉ TAYFÇEKERİ
- COUETTE FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE COUETTE[Fr.] / COUETTE-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COUETTE AKIŞI
- COULOMB FIELD[İng.] / CHAMP DE COULOMB[Fr.] / COULOMBSCHES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ALANI
- COULOMB BLOKAJI ile/||/<> TÜNELLEME
( Coulomb tek elektron şarj e²/2C, tünelleme çok elektron. )
( Formül: SET İLE normal tünel )
( Charles-Augustin de Coulomb tarafından 1785 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1736-1806) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Coulomb yasası, elektrostatik) )
- COULOMB ATTRACTION[İng.] / ATTRACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ANZIEHUNGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ÇEKİMİ
- COULOMB BARRIER[İng.] / BARRIÈRE DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-BARRIERE[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ENGELİ
- COULOMB INTERACTION[İng.] / INTERACTION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-WECHSELWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB ETKİLEŞMESİ
- COULOMB REPULSION[İng.] / RÉPULSION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ABSTOSSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB İTMESİ
- COULOMB'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KURAMI/TEOREMİ
- COULOMB FORCE[İng.] / FORCE DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB KUVVETİ
- COULOMB KUVVETİ ile/||/<> LORENTZ KUVVETİ
( Coulomb durgun yükler arası, Lorentz hareketli yüke manyetik alanda etki eder. )
( Formül: F = kq₁q₂/r² İLE F = q(v×B) )
( Charles-Augustin de Coulomb tarafından 1785 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1736-1806) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Coulomb yasası, elektrostatik) )
- COULOMB KUVVETİ ile/||/<> LORENTZ KUVVETİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Coulomb durgun yükler, Lorentz hareketli yükler içindir )
( Formül: F=kq₁q₂/r² İLE F=q(E+v×B) )
( Charles-Augustin de Coulomb tarafından 1785 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1736-1806) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Coulomb yasası, elektrostatik) )
- COULOMB POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB POTANSİYELİ
- DISPERSION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB SAÇILMASI
- COULOMB FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-FRIKTION, COULOMB-REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB SÜRTÜNMESİ
- COULOMB EXCITATION[İng.] / EXCITATION DE COULOMB[Fr.] / COULOMB-ERREGUNG, COULOMB-ANREGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= COULOMB UYAR(IL)MASI
- COULOMB YASASI ile/||/<> GAUSS YASASI
( Coulomb noktasal yükler, Gauss kapalı yüzey akısı )
( Formül: F = kq₁q₂/r² İLE ∮E·dA = Q/ε₀ )
( Charles-Augustin de Coulomb tarafından 1785 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1736-1806) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Coulomb yasası, elektrostatik) )
- COULOMB / KULOMB ile/||/<> COULOMB ALANI ile/||/<> COULOMB ÇEKİMİ ile/||/<> COULOMB ENGELİ ile/||/<> COULOMB ETKİLEŞMESİ ile/||/<> COULOMB İTMESİ ile/||/<> COULOMB KURAMI ile/||/<> COULOMB KUVVETİ ile/||/<> COULOMBMETRE ile/||/<> KULOMBMETRE ile/||/<> COULOMB POTANSİYELİ ile/||/<> COULOMB SAÇILMASI ile/||/<> COULOMB SÜRTÜNMESİ ile/||/<> COULOMB UYARILMASI ile/||/<> COULOMB YASASI
- COUPLE[İng.] ile/||/<> COUPLE[Fr.] ile/||/<> KRÄFTEPAR[Alm.] ile/||/<> KUVVET ÇİFTİ
( Koşut yönelimli karşıt eşit iki kuvvet )
( COUPLE )
( COUPLE )
( KRÄFTEPAR )
- ÇOVI ile ÇOVLI[Kençek]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hoten yönetim töresince hakandan iki seviye aşağıda bulunan kişilere verilen bir unvan. İLE Tutmaç süzgeci.[Bir kepçe biçiminde örülen, çok ince yaş dallardan yapılır.] )
- ÇÖZ ile/||/<> BUMBAR YAĞI
( bumbar yağı Az çöz çöz iç yağı karın yağı Kökenini bilmiyoruz )
( ÇÖZ[Az.]~ÇÖZ[Tkm.] )
- ÇÖZ ile ÇÖZÜCÜ/LÜK ile ÇÖZ YAĞI
- SOLUTION HEAT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ ISISI
- SOLUTION PART[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ KISMI
- LYOTROPIC LIQUID CRYSTAL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ KRİSTALİ
- ÇÖZELTİ ile ÇÖZÜNEN
( Çözünme işlemi sonucu oluşan, homojen karışım. İLE Çözücü içinde, bileşimi bozulmadan, dağılmış ve genellikle çözeltide, miktarca az olan madde. Katı-sıvı homojen karışımlarında, katı, sürekli olarak çözünendir. [%80'lik şeker çözeltisinde; çözünen, şeker; çözücü, sudur.] )
( SOLUTION vs. SOLUTE )
( LÖSUNG mit GELÖSTE )
- ÇÖZELTİ ile ERİYİK
- MAHLÛL[Osm.] / SOLUTION[İng.] / SOLUTION[Fr.] / LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİ
- ÇÖZELTİ ile/>< SÜSPANSİYON
( Homojen karışımlar. İLE/>< Heterojen karışımlar. )
- STANDARDIZATION OF A SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZELTİNİN AYARLANMASI
- ÇÖZELTİNİN DERİŞİMİ ile/>< ÇÖZELTİNİN SEYRELTİMİ
( Yüksek nesne oranı içerir. İLE~>< Düşük nesne oranı içerir. )
- ÇÖZME ile ÇÖZÜNME ile ÇÖZÜNÜRLÜK ile ÇÖZÜNME ENTALPİSİ ile ÇÖZÜNMEYEN NESNE
( Bir katının, çözeltiye geçirilmesi. İLE Katı, sıvı ya da gaz durumundaki maddelerin, molekül ya da atomlarını birarada tutan güçleri yenerek bir başka madde içinde tek faz oluşturacak biçimde dağılmaları olayı. İLE Bir maddenin çözünmesine eşlik eden entalpi değişimi. İLE Bir maddenin, belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. İLE Belirli bir çözücüde çözünmeyen madde. [Aksi belirtilmemişse çözücünün su olduğu anlaşılır.] )
- SOLVENT EXTRACTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜCÜ ÖZÜTLEMESİ
- ÇÖZÜLEMEZ ile KARARSIZ ile İRADE YİTİMİ ile KARARSIZLIK ile ÇÖZÜLEMEZ
( IRRESOLUBLE vs. IRRESOLUTE vs. IRRESOLUTENESS vs. IRRESOLUTION vs. IRRESOLVABLE )
( غيرمحلول ile رها نشدني ile آزاد نشدني ile بي عزم ile غير مصمم ile وسواسي ile بي اراده ile بي تصميم ile بي تصميمي ile دمدمي ile بي عزمي ile دمدمي مزاجي ile جدا نشدني ile تجزيهناپذير )
( غيرمحلول ile RAYAA NESHODANY ile AZAD NESHODANY ile BEY AZM ile غير مصمم ile VASVASY ile BEY ARADEH ile بي تصميم ile بي تصميمي ile دمدمي ile بي عزمي ile دمدمي مزاجي ile JEDA NESHODANY ile TAJZYCPEHNAPAZYR )
- ÇÖZ(ÜL)ME/Sİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜM/LE(N)ME/Sİ
( Tüm durum, sorun, koşul ve ayrıntıları, çözemeyebiliriz fakat çözebiliriz. )
- ÇÖZÜM ORTAKLIĞI ile YATIRIM ORTAKLIĞI
- THÉORIE DE L'UNICITÉ DE LA SOLUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜM TEKLİĞİ KURAMI
- METHOD OF ANALYSIS[İng.] / ANALYSEN METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEME/ANALİZ YÖNTEMİ
- MÉTHODE DE ANALYSE, MODE DE ANALYSE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEME YÖNTEMİ
- ÇÖZÜMLEMEK ile ÇÖZÜMLENMEK ile ÇÖZÜMSÜZLEŞMEK ile ÇÖZÜMLENEBİLMEK ile ÇÖZÜMLEYEBİLMEK ile ÇÖZÜMSÜZLEŞTİRMEK ile ÇÖZÜMSÜZLEŞTİRİLMEK ile ÇÖZÜM ile ÇÖZÜMCÜ/LÜK ile ÇÖZÜMLER ile ÇÖZÜMSEL ile ÇÖZÜMSÜZ/LÜK ile ÇÖZÜM YOLU ile ÇÖZÜMLEMELİ
- ÇÖZÜMLEMELER('İ)
- ÇÖZÜMLEYİCİ/ANALİST[Fr. < ANALYSTE] ile/||/<> ÇÖZÜMLEMELİ/ANALİTİK[Fr. < ANALYTIQUE] ile/||/<> ÇÖZÜMLER/ANALİZÖR[Fr. < ANALYSEUR] ile/||/<> ÇÖZÜMLEMELİ/TAHLİLÎ[Ar. < TAḤLĪLĪ]
- ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMLEYİCİ
- ÇÖZÜMSEL ile/ve/değil/||/<> ÇÖZÜMLEYİCİ
- ÇÖZÜMSÜZ ÇATIŞKI = TESAVİ-İ NAKİZEYN = ANTINOMY[İng.] = ANTINOMIE[Fr.] = ANTINOMIE[Alm.] = ANTI-NOMIA[Yun.]
- EINZIGARTIGKEIT DER LÖSUNDGSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMÜN TEKLİĞİ KURAMI
- UNIQUENESS OF SOLUTION THEOREM[İng.] / EINDEUTIGKEITSSATZ DER LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜMÜN TEKLİK KURAMI/TEOREMİ
- ÇÖZÜMÜNÜN BASİT/KOLAY OLMASI/OLMAMASI ile/ve/değil/yerine BİR ÇÖZÜMÜNÜN (VAR) OLMASI
- CHALEUR DE LA SOLUTION[Fr.] / AUFLÖSUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNME ISISI
- SOLUBILITY PRODUCT CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI SABİTİ
- ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI ile/<> ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI SABİTİ[Kçç] ile/<> ÇÖZÜNÜRLÜK EĞRİSİ
( 25 °C'ta suda az çözünen tuzların, doygun çözeltilerindeki denge sabiti.[CaF2]<>Ca²+(aq) + 2F(aq) dengesinde, çözünürlük çarpımı sabiti Kçç = [Ca²+][F¯]²'dir.] İLE Çok az çözünen bir tuzun, doygun bir çözeltisinde, denge durumunu tanımlayan, sayısal bir sabit. İLE Doymuş çözeltide, çözünmüş madde miktarının, sıcaklığa karşı çizilen grafiği. )
- İNHİLALİ KABİLİYETİ[Osm.] / SOLUBILITY PRODUCT[İng.] / PRODUIT DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK ÇARPIMI
- İNHİLALİYET MÜNHANİSİ[Osm.] / SOLUBILITY CURVE[İng.] / COURBE DE SOLUBILITÉ[Fr.] / LÖSLICHKEITSKURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÖZÜNÜRLÜK EĞRİSİ
- ÇÖZÜNÜRLÜK ile ÇÖZÜNME HIZI
( Bir nesnenin belirli bir çözücüde çözünme miktarı. İLE Bir nesnenin belirli bir çözücüde çözünme hızı. )
- CP İHLALİ ile/||/<> CPT SİMETRİSİ
( CP kırılmış K/B mezonlar, CPT korunmuş temel. )
( Formül: Matter-antimatter İLE teorem )
- CP İHLALİ ile/||/<> T İHLALİ ile/||/<> CPT
( Yük eşleniği (madde-antimadde değişimi) ile ayna yansımasının birlikte uygulanmasında simetrinin bozulmasıdır; evrende maddenin baskın gelmesinin nedenlerinden biridir. @@ Zamanın tersine çevrilmesi altında simetrinin bozulmasıdır; bazı süreçlerin geri yönde farklı işlemesidir. @@ Yük, ayna ve zamanın birlikte tersine çevrilmesinin her zaman korunduğunu söyleyen temel simetridir; kuramın tutarlılığı buna dayanır. İlk ikisi bozulabilen, üçüncüsü bozulmadığına inanılan birleşik simetridir. )
( Formül: K⁰ → π⁺π⁻ (CP ihlali) )
- CPB/CARDIOPULMONARY BYPASS KARDİYOPULMONER BAYPAS ile/değil/yerine/= KALP-AKCİĞER KÖPRÜLEMESİ
- CPG ADASI ile/||/<> TATA KUTUSU
( CpG metilasyon hedefi, TATA polimeraz bağlanma. )
( Formül: Methylation target İLE polymerase binding )
- CPOE/COMPUTERIZED PHYSİCIAN ORDER ENTRY ile/değil/yerine/= BİLGİSAYARDAN DOKTOR İSTEM GİRİŞİ
- CPR/CARDIOPULMONARY RESUSCITATION KARDİYOPULMONER RESÜSITASYON ile/değil/yerine/= KALP-AKCİĞER CANLANDIRMASI
- CPU/CENTRAL PROCESSING UNİT ile/değil/yerine/= MERKEZİ İŞLEM BİRİMİ
- CR-LAW[İng.] / LOI C-R[Fr.] / CR GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CR YASASI
- CRACKING ile/||/<> REFORMING ile/||/<> ALKYLATION ile/||/<> RAFİNERİ SÜREÇLERİ
( Petrol işleme teknolojileri. )
( Formül: C₁₆ → C₈ + C₈ )
- CRANİOLOGİE[Fr. < CRANIOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> KRANİYOLOJİ
( Kafatasının içgüdü ve yeteneklerle olan ilgisini inceleyen bilim kolu )
- CRAZY :/yerine DELİ
- CREATIVE :/yerine YARATICI
- CREDIT CARD[İng.] ile/||/<> KREDİ KARTI
( Banka veya finansal bir kurum tarafından verilen günlük satın almalarda nakit para veya çek yerine kullanılan ve bankamatikten nakit çekme olanağı sağlayan manyetik plastik kart )
( CREDIT CARD )
- CREDIT, LOAN[İng.] ile/||/<> CRÉDIT[Fr. < CRÉDIT] ile/||/<> KREDİ[Fr. < CRÉDIT]
( Para mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi )
( CREDIT, LOAN )
( CRÉDIT )
- CREDIT :/yerine KREDİ
- CREDİT[Fr. < CRÉDIT] ile/değil/yerine/=/||/<> KREDİ
( kredi anlaşması kredi kartı kredi limiti kredi mektubu kredi sözleşmesi açık kredi bağlı kredi dış kredi avans kredisi emlak kredisi kabul kredisi konut kredisi acil ihtiyaç kredisi Borç ödemede güvenilir olma durumu Ödünç alınan veya verilen mal para Güven saygınlık itibar Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim )
- CREDITOR, OBLIGEE[İng.] ile/||/<> CRÉDITEURE[Fr.] ile/||/<> ALACAKLI
( 1 Başkasına borç para ya da başka bir şey veren kişi 2 Herhangi bir veriyi ve özellikle ödeneği istemeğe hakkı olan kişi )
( CREDITOR, OBLIGEE )
( CRÉDITEURE )
- CRINOIDE[Fr.] ile/||/<> DENİZLÂLESİ
( zooloji )
( CRINOIDE )
- CRINOIDEA[Lat.] ile/||/<> DENİZLALELERİ
( Sölomlu hayvanlardan derisi dikenliler Echinodermata şubesinden vucutları bir sapla buna bağlı kollardan yapılmış bir çiçek gibi olan kendilerini saplarıyla bağlayan bazıları sapsız olan ve serbest yüzen toplu hâlde yaşayan sarı kırmızı yeşil beyaz esmer renkli olabilen yenilenme yetenekleri yüksek olan bir sınıf )
( CRINOIDEA )
- CRISPR-CAS9 ile/||/<> ZFN NÜKLEAZLARI
( CRISPR-Cas9 RNA kılavuzuyla hedefleme yaparken, ZFN protein-DNA etkileşimi kullanır )
( Formül: gRNA + Cas9 )
- CRITIC[İng.] ile/||/<> CRITIQÜE[Fr.] ile/||/<> KRITIKER[Alm.] ile/||/<> ELEŞTİRMECİ
( Oyun ya da bir yapıt eleştirisi ile uğraşan kimse Bir oyunu yapıtı çeşitli yönlerden eleştiren yazar Münekkit )
( CRITIC )
( CRITIQÜE )
( KRITIKER )
- CRITICISM/CRITISISM[İng.] ile/değil/yerine/= CRITICISME/CRITIQUE/CRITISISME[Fr.] ile/değil/yerine/= KRITIKER/KRITIZISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ELEŞTIRI
( Sinema 1. Bir filmin sanat, estetik, uygulayım, düşüngü, toplumbilim yönünden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. TV. 2. Bir televizyon izlencesinin aynı yönlerden değerlendirilmesiyle uğraşan yazı türü. @@ Bir oyunun, yapılan sanat, estetik, teknik, dünya görüşü ve toplumbilim, sahneye koyuş, oynanış, dekor, kostüm, rol psikolojisi vb. yönlerinden herhangi biri, birkaçı, ya da tümü yönünden bakarak yapılan değerlendirme. @@ Bir sanat yapıtının, iyi ve kötü yönlerini inceleyerek bir yargı ile belirten yazı türü. @@ (Yun. kritike(tekhne) - ayırt etme, yargılama, eleştirme (sanatı)) : 1. (Genel anlamda) Bir insanı, bir yapıtı, bir konuyu, doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek ereğiyle inceleme işi. 2. (Felsefede) Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama. (Bilgi eleştirisi.) 3. (Kant'ta) Usun yargılanması, eleştirilmesi. // Burada insan usunun sınırları söz konusu edilir. İnsan usunun deneyden bağımsız olarak salt kendi kendine neyi başarıp neyi başaramayacağı araştırılır. Eleştirilen bilgi değil, us yetisinin kendisidir. @@ Bir oyunu, dünya görüşü, sanatsallığı, toplumsal katkısı, sahneye konuşu, oyunculuğu ve plastik değerleri açılarından değerlendirme işlemi.@@bk. eleştiri. )
- CRITICISM :/yerine ELEŞTİRİ
- CROCCO'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CROCCO[Fr.] ile/değil/yerine/= CROCCO DENKLEMİ
- CROHN HASTALIĞI ile/||/<> ÜLSERATİF KOLİT
( Crohn hastalığı tüm sindirim sistemini etkileyebilir İLE ülseratif kolit sadece kolonu etkiler. Crohn transmural inflamasyon İLE ülseratif kolit mukozal inflamasyondur. İkisinde de mikrobiyota disbiyozu rol oynar. )
- CROOKES GLASS[İng.] / VERRE DE CROOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= CROOKES CAMI
- CROOKES CAMI ile/||/<> CROOKES KARANLIK BÖLGESİ / KATOT KARANLIK BÖLGESİ ile/||/<> CROOKES RADYOMETRESİ ile/||/<> CROOKES TÜPÜ
( Seryum ve öteki nadir toprak öğelerinden oluşan, soğurduğu mor ötesi ışınları yüksek düzeyde tutan (geçirmeyen) bir cam türü. İLE/||/<> Güneşten gelen radyant enerjiyi göstermek için kullanılan vakumlu bir tüp içine yerleştirilmiş, ön yüzleri parlatılmış, arka yüzleri karartılmış dört düşey kanatçıktan oluşan düşey eksenli çark. İLE/||/<> Katot ışınlarının özelliklerini incelemek üzere Crookes tarafından kullanılan, bir tarafında katodu yassı alüminyum diskten öteki tarafında da anodu bir telden olumuş düşük basınçlı bir gaz boşalmalı tüp. )
( CROOKES GLASS VS. CROOKES RADiOMETER VS. CROOKES TUBE )
( LE VERRE DE CROOKES AVEC LE RADiOMETRE DE CROOKES AVEC LE TUBE DE CROOKES )
( CROOKES-GLAS MiT CROOKESSCHES RADiOMETER MiT CROOKESSCHE RöHRE / CROOKES-RöHRE )
- CROOKES RADIOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= CROOKES IŞINIMÖLÇERİ
- CROOKESSCHES RADIOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CROOKES RADYOMETRESİ
- CROQUİS[Fr. < CROQUIS] ile/değil/yerine/=/||/<> KROKİ
( Bir konu veya nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı Bir yere nasıl gidileceğini tarif etmek için çizilen takip edilecek yolu gösteren ölçeksiz harita )
- CRS/CONFORMAL RADIOSURGERY ile/değil/yerine/= UYUMLU RADYOCERRAHİ
- CRT/CARDIAC RESYNCRONIZATION THERAPY ile/değil/yerine/= KALP EŞ ZAMANLAMA SAĞALTIMI
- CRUCIAL :/yerine ÇOK ÖNEMLİ
- CRUSH SYNDROME ile/değil/yerine/= EZİLME BELİRGESİ
- CRYOSCOPİE[Fr. < CRYOSCOPIE] ile/değil/yerine/=/||/<> KRİYOSKOPİ
( Tuzlu eriyiklerin donma yasalarını inceleyen fizik kolu )
- CRYPTOLOGİE[Fr. < CRYPTOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> KRİPTOLOJİ
( Gizli yazılar şifreli belgeler bilimi veya incelemesi )
- CS-DA/SENTENCE LEVEL SENTIMENT ANALYSİS ile/değil/yerine/= TÜMCE SEVİYESİ DUYGU ÇÖZÜMLEMESİ
- CSPR/COMPUTER SUPPORT PATIENT REGISTRATION ile/değil/yerine/= BİLGİSAYAR DESTEKLİ SAYRI KAYDI
- CÜBBE ile CÜBBECİ/LİK ile CÜBBELİ
- ÇUBUK ile ÇUBUK GRAFİK ile ÇUBUK YAZICI ile BARİYER
( BAR vs. BAR CHART vs. BAR PRINTER vs. BARRIER )
( ميل ile مشروبفروشي ile شمش ile بار ile نمودار ميله اي ile چاپگر ميلهاي ile مانع )
( MYLE ile MOSHROBFOROSHY ile SHMASH ile BAR ile NEMODAR MYLAH AY ile CHAPGAR MYLAHAAY ile MANE )
- ÇUBUKAĞACI -ile
( Sütleğengillerden, içi delik olan, dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. MABEA[Lat.] )
- ÇUBUKLAMAK ile ÇUBUK/LUK ile ÇUBUKLU ile ÇUBUKÇU/LUK ile ÇUBUKSUZ ile ÇUBUK AĞACI ile ÇUBUK DEMİR ile ÇUBUK ODASI ile ÇUBUK MAKARNA
- CÜCELEŞMEK ile CÜCE/LİK ile CÜCE AYNASI
- CUGRAFİ[Ar. < CUĠRĀFĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> COĞRAFİ
( coğrafi durum Coğrafya ile ilgili )
- ÇUHA ÇİÇEĞİ ile/||/<> ÇUHA ÇİÇEĞİ
( Çuha çiçeğigiller Primulaceae familyasından çok yıllık otsu rozet yapraklı beyaz sarı pembe ya da mor renkli çiçekli nemli yerlerde yetişen türleri olan bir cins Ayıkulağı gelin gülü primula Yapısında gammalinolenik asit GLA omega6 ve omega9 gibi yararlı yağ asitleri bulunduran ayrıca vücutta prostoglandinlerin üretimi kalp dolaşım deri ve savunma sistemleri üzerinde etkili olan bir bitki )
( PRIMULA )
( PRIMULA | OENETHERA BIENNIS )
- ÇUHA ile ÇUHACI/LIK ile ÇUHALI ile ÇUHASIZ ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile ÇUHA ÇİÇEĞİGİLLER
- ÇUHAÇİÇEĞİ ile AYIKULAĞI
( İlkbaharda çiçek açan çuhaçiçeğigillerin örnek bitkisi. İLE Çuhaçiçeğinin bir türü. )
( PRIMULA cum PRIMULA AURICULA )
- ÇUKA ile/||/<> ÇIĞA BALIĞI
( çığa balığı çığa balığı Çığa balığı )
( ACIPENSER RUTHENUS )
- ÇUKURBOSTAN ÇEŞMESİ :
( Rumelihisarı'nın üst kısmında, Çukurbostan mevkiinde ve Boğaziçi Üniversitesi Mezunları Derneği'nin yanındadır. Suyu acı olduğu için çeşmeye "Acısu Çeşmesi" de denilmektedir. Kitabesi sökülüp alınmış, kim tarafından ve zaman yapıldığı bilinmiyor. )
- ÇÜLAKİ değil ÇULAKİ[Ar. CULL + Yun. -AKİ]
( Çula benzeyen, az tüylü, kalın, kaba kumaş. )
- CULLAKİ[Ar. < CULL + Yun. -AKI] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇULAKİ
( Çula benzeyen az tüylü kalın kaba kumaş )
- ÇULLAMA ile/||/<> ÜSTÜ HAMURLA ÖRTÜLEN ET YEMEĞİ
( üstü hamurla örtülen et yemeği Ağızlarda da yaygın olarak kullanılır Türkçe çulla çul örtmek fiilinden yapıldığı açıktır çulla ma eki Türkçede ma me ekiyle yapılmış yemek adları çoktur Çevirme kızartma kapama kavurma tuzlama pastırma gibi Arapçadan kalma mıhla biçimi de Türkçede mıhlamaya çevrilmiştir halk etimolojisi Çullamaya dar bir çevrede cullap adı verilir Bu adla çullama arasında bir bağ kurulabilir mi bilmiyoruz )
- ÇULSUZ ile/ve/||/<> PAÇOZ ile/ve/||/<> ÇAPULCU/PLAÇKACI
( Giysisiz. İLE/VE/||/<> Kefal türünden bir balık. | [argo] Fahişe. İLE/VE/||/<> Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan. | Yağmacı. )
- CUMA AKŞAMI ile/ve/değil PERŞEMBE AKŞAMI
( Gün, arka arkaya iki günün ikindi zamanı/vakti arası olduğundan dolayı "Cuma akşamı/gecesi", Perşembe gününün akşamı ve gecesidir. )
( ÂDÎNE[Ar.]: Cuma günü. )
( PERŞEMBE[< Fars. PENCŞENBİH: Beşinci gün.] )
( ŞENBİH[Fars.]: Gün. | Cumartesi[Ar. SEBT]. )
( PAZAR[Fars. YEKŞENBİH] )
( PAZARTESİ[Fars. DÜŞENBİH] )
( SALI[Fars. SEŞENBİH] )
( ÇARŞAMBA[Fars. ÇEHÂR-ŞENBİH] )
- CUMA AKŞAMI ile/ve/değil PERŞEMBE AKŞAMI
( Gün, iki ikindi zamanı/vakti arası olduğundan, "Cuma akşamı/gecesi", Perşembe gününün akşamı ve Cuma'ya bağlanan gecedir. )
- CUMA VAİZİ, SALÂTÎN ŞEYHİ ile/||/<> KÜRSÜ ŞEYHİ
( Sultan camilerinde cuma namazından sonra vazeden kürsü sahibi resmî din adamı )
- CUMA ile CUMA GECESİ ile CUMA NAMAZI
- CUMAERTESİ[Ar. < CUMʿA + Tr. ERTESİ] ile/değil/yerine/=/||/<> CUMARTESİ
( Cuma ile pazar arasındaki gün )
- CUMBALAMAK ile CUMBALATMAK ile CUMBA ile CUMBALI ile CUMBASIZ
- CUMHUR ile CUMHURCA ile CUMHUR REİSİ ile CUMHUR CEMAAT
- CUMHURİYET/ATA ALTINI ile REŞAT ALTINI
( Öteki altınlarla arasında fark yoktur! İkisi de 24 ayar ve 6.66 gramdır. )
( ... İLE Sultan Mehmet Reşat'ın [1844-1918] iktidarı sırasında çıkarılmış altın. )
( Değeri daha fazladır. İLE İlk çıkarıldığında değeri 108 kuruştu. Zamanla kâğıt para ile arası açılmıştır. İLE Cumhuriyet ziynet altını. [“Tam altın" diye anılır.] )
(
)
(
| Özellik | Cumhuriyet (Ata) Altını | Reşat Altını | Tam (Ziynet) Altın |
|---|---|---|---|
| Ayar | 22 (91,6%) | 22 (91,6%) | 22 (91,6%) |
| Ağırlık | 7,216 g | 7,216 g | 7,016–7,216 g |
| Ön Yüz | Atatürk portresi | Sultan Reşat tuğrası | Süs motifleri |
| Arka Yüz | Türkiye Cumhuriyeti, basım yılı | Osmanlıca yazı, basım yılı | Çiçek/işleme desenleri |
| Basım Yeri | T.C. Darphanesi | Osmanlı Darphanesi | T.C. Darphanesi |
| Kullanım Alanı | Yatırım + Ziynet | Koleksiyon + Ziynet | Ziynet (takı) |
| Piyasa Değeri | En güvenilir yatırım altını | Koleksiyon değeri olabilir | Takı değeri ön planda |
( Değeri daha fazladır. İLE İlk çıkarıldığında değeri 108 kuruştu. Zamanla kâğıt para ile arası açılmıştır. )
- CUMHURİYET LİSESİ :
( Darüşşafaka mahallesinde yeni açılan ve eğitim veren yeni bir lisedir. )
- CUMHURİYET MAHALLESİ :
( Sarıyer'in yeni yerleşim bölgelerinden biri olup 1984'te mahalle oldu. Cumhuriyet mahallesi; Çayırbaşı, Kireçburnu, Tarabya, Çamlıtepe (Derbent), PTT. Evleri ile Büyükdere Caddesinden sınır alır. Cumhuriyet mahallesi önceleri Özbir adı ile kurulan bir gecekondu mahallesi idi. Mahallenin bir kısmı Tarabya, bir kısmı Kireçburnu bir kısmı da Çayırbaşı mahallelerine bağlı idi. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 9.988'dir. )
- CUMHURİYET ile CUMHURİYETÇİ/LİK ile CUMHURİYET ALTINI ile CUMHURİYET BAYRAMI
- CUMHURİYET ile/ve DEMOKRASİ
( Belirli (bir) ideolojide. İLE/VE İdeolojiler arasında. )
( ONAFHANKELIJKHEIDPLEIN
[Paramaribo'daki, Cumhuriyet Meydanı'nın yerel adı.] )
- CUMHURİYETPERVER[Ar. < CUMHŪRİYYET + Fars. -PERVER] ile/değil/yerine/=/||/<> CUMHURİYETÇİ
- CÜMLE[Ar. < CUMLE] ile/||/<> EKSİLTİ ile/||/<> İSİM CÜMLESİ ile/||/<> SORU CÜMLESİ ile/||/<> YALIN CÜMLE
( Başka bir söze bağlı olmaksızın tam bir düşünce veya hüküm anlatan söz, ki tek bir fiil kipinden ibaret olduğu gibi, birbirine gramatikal bağlarla bağlı birçok kelimeden de meydana gelmiş olabilir. Gidiyorum, Çekil, Yürüyelim gibi tek bir kelimeden ibaret olan cümleye BİR DEYİLİKLİ (Monorème), Ben gidiyorum, sen çekil. Haydi yürüyelim) gibilerine ise İKİ DEYILİKLİ (Direme) denir. 'Ben eve gidiyorum' gibi tek bir tümceden ibaret olan cümle YALIN (Simple), uAkşam olduğu için ben eve gidiyorum' şeklinde iki veya daha çok tümcesi olursa KARMAŞIK (Complexe) diye vasıflanır. Cümleler, yüklemlerinin isim veya fiil olduğuna göre İSİM CÜMLESİ veya FİİL CÜMLESİ (Ph. nommai, Ph. verbale) adlarından biriyle anıldıkları gibi, görevlerine göre de SÖYLEM, SORU,BUYURUM, HAYKIRI, ÜNLEM veya DUYUŞ CÜMLESİ (Ph. énonciative, interrogative, imperative, exclamative, interjective ou affective) diye ad aïuiar. Fiili veya koşacı söylenmi-yen 'Bu kitapların hepsi faydalı' gibi cümlele-re de SALT İSİM: CÜMLESİ (Ph. nominale pure) denil. @@ Bir fikri, bir duygu ve düşünceyi, bir oluş ve kılışı tam olarak bir yargı hâlinde anlatan kelime grubu. Cümlenin varlığı için asgarî şart bir çekimli fiil veya ek-fiilden oluşan yüklemdir: Evin avlusuna, sırtında çuval kaplı yayvan torba, elinde bir ufacık iskemle ve uzun bir demir parçası, dağınık kıyafetli bir adam girdi (R. H. Karay, Eskici). Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur (M. K. Atatürk, Nutuk). Türklük, beş yüz seneden beri İstanbulu ve Boğaziçini bütün beşeriyetin hayâline böyle nakşetti (Y. Kemâl Beyatlı Aziz İstanbul s. 183) vb. || Cümleler yapılarına, yüklem türüne, yüklem yerine ve anlamlarına göre sınıflandırılır. Yapılışlarına göre sınıflandırmada basit cümle, birleşik cümle, bağlı cümle, sıralı cümle; yüklemine göre isim cümlesi, fiil cümlesi; yüklemin yerine göre kurallı cümle, devrik cümle; anlamına göre olumlu cümle, olumsuz cümle ve soru cümlesi türüne ayrılır. Bunlara bk. @@ Azerbaycan Türkçesi: cümlä; Türkmen Türkçesi: sözlem; Gagauz Türkçesi: cümlä; Özbek Türkçesi: gap ~ cumla;Uygur Türkçesi: cümlä; Tatar Türkçesi: cömlä; Başkurt Türkçesi: höyläm; Kmk: cumla; Krç.-Malk.: aytım;Nogay Türkçesi: yıyma; Kazak Türkçesi: söylem; Kırgız Türkçesi: süylöm; Alt:: ermek; Hakas Türkçesi: predlojeniye;Tuva Türkçesi: tomak; Şor Türkçesi: *erbek; Rusça: predlojeniye )
( SENTENCE | NOMINAL SENTENCE | INTERROGATIVE SENTENCE | SIMPLE SENTENCE~ELLIPSIS~NOMINAL SENTENCE~INTERROGATIVE SENTENCE~SIMPLE SENTENCE )
( PHRASE | ELLIPSE | PHRASE NOMINALE | PHRASE INTERROGATIVE | PHRASE SIMPLE~ELLIPSE~PHRASE NOMINALE~PHRASE INTERROGATIVE~PHRASE SIMPLE )
( SATZ | NOMINALSATZ | FRAGESATZ | EINFACHER SATZ~ELLIPSE~NOMINALSATZ~FRAGESATZ~EINFACHER SATZ )
( FRASE~ELLISSI~FRASE NOMINALE~FRASE INTERROGATIVA~FRASE SEMPLICE )
( ΠΡΌΤΑΣΗ / πρόταση~ΈΛΛΕΙΨΗ / έλλειψη~ΟΝΟΜΑΤΙΚΉ ΠΡΌΤΑΣΗ / ονοματική πρόταση~ΕΡΩΤΗΜΑΤΙΚΉ ΠΡΌΤΑΣΗ / ερωτηματική πρόταση~ΑΠΛΉ ΠΡΌΤΑΣΗ / απλή πρόταση )
- CÜMLE KAPISI ile/||/<> GATEWAY[İng.] ile/||/<> PORTAIL[Fr.] ile/||/<> PORTAL[Alm.] ile/||/<> ANA KAPI
( Mimarlık Bir yapının zengin biçimde süslenmiş büyük önkapısı )
( GATEWAY )
( PORTAIL )
( PORTAL )
- CÜMLE-İ EMRİYYE | EMİR CÜMLESİ ile/||/<> EMİR CÜMLESİ
( Fiil cümlesinin yüklemi emir kipi olan türü Üzerine aldığın işi oyalanmadan yap Kendin getir Kitap okurken başınızı fazla eymeyin Oturunuz Bu konudaki bilgilerinizi özet olarak yazınız vb Azerbaycan Türkçesi ämr cümläsi Türkmen Türkçesi buyruk sözlemi Gagauz Türkçesi izincümlä Özbek Türkçesi buyruq gap Uygur Türkçesi buyruq cümlä Tatar Türkçesi boyeru cömlä boyerıqcömlä Başkurt Türkçesi boyoroq höyläm buyruk cumla Krç Malk buyrukçuaytım Nogay Türkçesi buyrık yıyma talap yıyma Kazak Türkçesi buyrıktı söylem Kırgız Türkçesi buyruk süylöm Alt takaru ermek Hakas Türkçesi küsteg predlojeniye Tuva Türkçesi kıygırıg tomaa Türkçesi könnülüg erbek Rusça pobuditelnoye predlojeniye )
( IMPERATIVE SENTENCE )
( PHRASE IMPÉRATIVE )
( IMPERATIVER SATZ, BEFEHLSATZ )
- CÜMLE-İ FİLİYYE | FİİL CÜMLESİ ile/||/<> FİİL CÜMLESİ ile/||/<> CÜMLE
( Cümle Yüklemi çekimli fiil olan cümle Benim ağzım da kupkuru kesildi Bu hükümdar ömrünü yıllarca neden uzatmak istiyor Y K Karaosmanğlu Erenlerin Bağından s 107 Yarın sabah oraya gidelim Hüseyin beyi de ziyaret etmiş olurum T Buğra Yalnızlar s 114 Saydın mı Tam bir sandık olacak İkibin beşyüz lira ver ben şimdi geliyorum P Safa Mahşer s 28 Onun hayatı sadece bugünlerde geçmişti A H Tanpınar Huzur s 119 vb Karşıtı ad cümlesi dir Azerbaycan Türkçesi feli xäbär Türkmen Türkçesi iişlik sözlemi Gagauz Türkçesi işlikli predikatlıcümlä Özbek Türkçesi fel kesimli gap Uygur Türkçesi B peilxävär cümlä D xäviri peildin bolğan cümlä fiğıl xäbärle cömlä Başkurt Türkçesi xäbär qılımlihöyläm glagolnu kömekligi bulan etilgen skazuyemoyeli cumla Krç Malk etim haparçısı bolgan ay tim Nogay Türkçesi glagol man aytılgan habarlawışlıyıyma Kazak Türkçesi etistik bayandawıştı söylem Kırgız Türkçesi etiştik bayandooçtuu süylöm Alt glagol aydılaaçılu ermek Hakas Türkçesi glagolnaň pîldîrîlgen söyleeçîlîgpredlojeniye Tuva Türkçesi kılıg söstüg sölekçilig tomak Türkçesi glagol aytkı söstügerbek glagol erbegi Rusça predlojeniye s glagolmm skazuyemım Başka bir söze bağlı olmaksızın tam bir düşünce veya hüküm anlatan söz ki tek bir fiil kipinden ibaret olduğu gibi birbirine gramatikal bağlarla bağlı birçok kelimeden de meydana gelmiş olabilir Gidiyorum Çekil Yürüyelim gibi tek bir kelimeden ibaret olan cümleye BİR DEYİLİKLİ Monorème Ben gidiyorum sen çekil Haydi yürüyelim gibilerine ise İKİ DEYILİKLİ Direme denir Ben eve gidiyorum gibi tek bir tümceden ibaret olan cümle YALIN Simple uAkşam olduğu için ben eve gidiyorum şeklinde iki veya daha çok tümcesi olursa KARMAŞIK Complexe diye vasıflanır Cümleler yüklemlerinin isim veya fiil olduğuna göre İSİM CÜMLESİ veya FİİL CÜMLESİ Ph nommai Ph verbale adlarından biriyle anıldıkları gibi görevlerine göre de SÖYLEM SORU BUYURUM HAYKIRI ÜNLEM veya DUYUŞ CÜMLESİ Ph énonciative interrogative imperative exclamative interjective ou affective diye ad aïuiar Fiili veya koşacı söylenmiyen Bu kitapların hepsi faydalı gibi cümlelere de SALT İSİM CÜMLESİ Ph nominale pure denil Bir fikri bir duygu ve düşünceyi bir oluş ve kılışı tam olarak bir yargı hâlinde anlatan kelime grubu Cümlenin varlığı için asgarî şart bir çekimli fiil veya ekfiilden oluşan yüklemdir Evin avlusuna sırtında çuval kaplı yayvan torba elinde bir ufacık iskemle ve uzun bir demir parçası dağınık kıyafetli bir adam girdi R H Karay Eskici Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur M K Atatürk Nutuk Türklük beş yüz seneden beri İstanbul u ve Boğaziçi ni bütün beşeriyetin hayâline böyle nakşetti Y Kemâl Beyatlı Aziz İstanbul s 183 vb Cümleler yapılarına yüklem türüne yüklem yerine ve anlamlarına göre sınıflandırılır Yapılışlarına göre sınıflandırmada basit cümle birleşik cümle bağlı cümle sıralı cümle yüklemine göre isim cümlesi fiil cümlesi yüklemin yerine göre kurallı cümle devrik cümle anlamına göre olumlu cümle olumsuz cümle ve soru cümlesi türüne ayrılır Bunlara Azerbaycan Türkçesi cümlä Türkmen Türkçesi sözlem Gagauz Türkçesi cümlä Özbek Türkçesi gap cumla Uygur Türkçesi cümlä Tatar Türkçesi cömlä Başkurt Türkçesi höyläm cumla Krç Malk aytım Nogay Türkçesi yıyma Kazak Türkçesi söylem Kırgız Türkçesi süylöm Alt ermek Hakas Türkçesi predlojeniye Tuva Türkçesi tomak Türkçesi erbek Rusça predlojeniye )
( VERBAL SENTENCE )
( PHRASE VERBALE )
( VERBALER SATZ )
- CÜMLE-İ İSMİYYE ile/||/<> NOMINAL SENTENCE[İng.] ile/||/<> PHRASE NOMINALE[Fr.] ile/||/<> NOMINALSATZ[Alm.] ile/||/<> AD CÜMLESİ
( Yüklemi çekimli bir fiil değil ad veya ad soylu bir kelime olan ve cevher fiili eklerinin geniş zaman şimdiki zaman ve geçmiş zaman çekimleri ile yargıya bağlanan cümle Ankara da havalar yazın çok sıcaktır Güz yağmurları yararlıdır Ben bildiğiniz kimselerden değilim Sen daha pek küçüksün Biz Adanalıyız siz nerelisiniz vb Hiç şaşmayan saat gibi işler durur kader Bir gün saat çalar Çok uzaktan gelir haber Artık güneş görünmez olur gök buluttadır Rahatça dal ölüm sonu gelmez bir uykudur Yahya Kemal Kendi Gök Kubbemiz s 99 Bu adamın yaşayıp yaşamaması arasında bir fark yok Bekir Büyükarkın Yoldaki Adam s 359 Güzelim gencim ama neye yarar bir dilenci kadar fakirim S Ayverdi Yusufçuk s 67 Toprağın asıl sahibi onunla dövüşendir S F Abasıyanık Bütün eserleri 3 119 Nar bahçesi çok eskidir Kütükleri kocaman kocamandır Çok gövdenin yarısı kurumuş yarısı yeşildir Y Kemal Ortadirek s 35 Çocuklar dün halalarındaydı Sen küçükken çok yaramaz imişsin vb )
( NOMINAL SENTENCE )
( PHRASE NOMINALE )
( NOMINALSATZ )
- CÜMLE-İ İSTİFHÂMİYE | SORU CÜMLESİ ile/||/<> SORU CÜMLESİ ile/||/<> CÜMLE
( Cümle Soru kavramı kazandıran hangi ne kim kaç nasıl gibi soru kelimelirinden biriyle ya da evet veya hayır karşılığını isteyen soru eki mi ile kurulan cümle türü Kimler eğlendi kimler avundu Vecd ve cuşiş kimde idi Hani mutrip nerede Canan ne oldu Heyhat bir hırsız gibi yavaş yavaş yaklaşan bu ölü benizli sabah nedir Y K Karaosmanoğlu Erenlerin bağından s 47 Niçin geldiniz niçin bu akşam buraya geldiniz Ve benim rahatımı ne diye kaçırdınız dedi A H Tanpınar Abdullah Efendinin Rüyaları Geçmiş Zaman Elbiseleri s 99 Ne oldu Sen de mektepten mi geliyorsun Başı mı yarıldı çocuğun Düştü mü Gözü mü çıktı P Safa Biz İnsanlar s 25 Rahmetli mi dediniz Dik dik baktım Bu şaşılacak bir şey mi Adam kekeledi Hayır estağfurullah Gençsiniz de T Buğra Yarın Diye Bir Şey Yoktur s 20 Bu mucizenin sebebi ne idi hemen yarı ölmüş bir halde kendisine bırakılan çocuğun kucağında yeniden dirildiğini gördüğü için mi Onu yalnız bularak acıdığı için mi R N Güntekin Kızılcık Dalları s 126 Acaba sevdiği erkeğe bu kız nasıl güler S F Abasıyanık Bütün Eserleri III Yolculukta s 123 vb Azerbaycan Türkçesi sual cümläsi Türkmen Türkçesi soorag sözlemi Gagauz Türkçesi soruşcümlesi Özbek Türkçesi soröq gap Uygur Türkçesi soal cümlä soraw cömlä Başkurt Türkçesi horaw höyläm soraw anlatagan cumla soraw cumla Krç Malk sorawçu aytım Nogay Türkçesi soraw yıyma Kazak Türkçesi surawlı söylem Kırgız Türkçesi surooluusüylöm Alt suraktu ermek Hakas Türkçesi surıglıg predlojeniye Tuva Türkçesi aytırıgtomaa Türkçesi suragçı erbek Rusça voprositelnoe predlojeniye Başka bir söze bağlı olmaksızın tam bir düşünce veya hüküm anlatan söz ki tek bir fiil kipinden ibaret olduğu gibi birbirine gramatikal bağlarla bağlı birçok kelimeden de meydana gelmiş olabilir Gidiyorum Çekil Yürüyelim gibi tek bir kelimeden ibaret olan cümleye BİR DEYİLİKLİ Monorème Ben gidiyorum sen çekil Haydi yürüyelim gibilerine ise İKİ DEYILİKLİ Direme denir Ben eve gidiyorum gibi tek bir tümceden ibaret olan cümle YALIN Simple uAkşam olduğu için ben eve gidiyorum şeklinde iki veya daha çok tümcesi olursa KARMAŞIK Complexe diye vasıflanır Cümleler yüklemlerinin isim veya fiil olduğuna göre İSİM CÜMLESİ veya FİİL CÜMLESİ Ph nommai Ph verbale adlarından biriyle anıldıkları gibi görevlerine göre de SÖYLEM SORU BUYURUM HAYKIRI ÜNLEM veya DUYUŞ CÜMLESİ Ph énonciative interrogative imperative exclamative interjective ou affective diye ad aïuiar Fiili veya koşacı söylenmiyen Bu kitapların hepsi faydalı gibi cümlelere de SALT İSİM CÜMLESİ Ph nominale pure denil Bir fikri bir duygu ve düşünceyi bir oluş ve kılışı tam olarak bir yargı hâlinde anlatan kelime grubu Cümlenin varlığı için asgarî şart bir çekimli fiil veya ekfiilden oluşan yüklemdir Evin avlusuna sırtında çuval kaplı yayvan torba elinde bir ufacık iskemle ve uzun bir demir parçası dağınık kıyafetli bir adam girdi R H Karay Eskici Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur M K Atatürk Nutuk Türklük beş yüz seneden beri İstanbul u ve Boğaziçi ni bütün beşeriyetin hayâline böyle nakşetti Y Kemâl Beyatlı Aziz İstanbul s 183 vb Cümleler yapılarına yüklem türüne yüklem yerine ve anlamlarına göre sınıflandırılır Yapılışlarına göre sınıflandırmada basit cümle birleşik cümle bağlı cümle sıralı cümle yüklemine göre isim cümlesi fiil cümlesi yüklemin yerine göre kurallı cümle devrik cümle anlamına göre olumlu cümle olumsuz cümle ve soru cümlesi türüne ayrılır Bunlara Azerbaycan Türkçesi cümlä Türkmen Türkçesi sözlem Gagauz Türkçesi cümlä Özbek Türkçesi gap cumla Uygur Türkçesi cümlä Tatar Türkçesi cömlä Başkurt Türkçesi höyläm cumla Krç Malk aytım Nogay Türkçesi yıyma Kazak Türkçesi söylem Kırgız Türkçesi süylöm Alt ermek Hakas Türkçesi predlojeniye Tuva Türkçesi tomak Türkçesi erbek Rusça predlojeniye )
( INTERROGATIVE SENTENCE )
( PHRASE INTERROGATIVE )
( FRAGESATZ )
- CÜMLE/LİK ile CÜMLE ALEM ile CÜMLE KAPISI ile CÜMLE BİLGİSİ
- CÜMÛDİYE | BUZUL ile/||/<> BUZUL ÇAĞI ile/||/<> BUZULLAŞMA
( Karların yağması, erimesinden daha çok olan bölgelerde, bir dağın yamacından ya da bir koyaktan aşağıya doğru yavaşça devinen buzul kütlesi. @@ Eksenucu bölgelerinde geniş yüzeyler kaplayan ve sıcak iklim bölgesinden eksenucu bölgesine değin, bulunduğu enleme göre yeterince yüksek dağlarda yer alan yoğun, sert, devinimi çok yavaş; beslenme alanı, koyakları dolduran dilleri ve yan kollarıyla yerkabuğu üzerinde kendine özgü etkiler yapan buz dizgesi. @@ (jeoloji) @@ (coğrafya) @@ @@ Karasal kökenli, hareketli buz kütleleri. )
( GLACIER | ICEBERG | ICE AGE | GLACIATION~ICE AGE | GLACIAL PERIOD~GLACIATION )
( GLACIER | PÉRIODE GLACIAIRE | GLACIATION~PÉRIODE GLACIAIRE~GLACIATION )
( GLACIES~...~... )
( GLETSCHER | EISZEIT | VEREISUNG, VERGLETSCHERUNG~EISZEIT | GLAZIALZEITEN~VEREISUNG, VERGLETSCHERUNG )
( GHIACCIAIO~ERA GLACIALE~GLACIAZIONE )
( ΠΑΓΕΤΏΝΑΣ / παγετώνας~ΕΠΟΧΉ ΤΩΝ ΠΑΓΕΤΏΝΩΝ / εποχή των παγετώνων~ΠΑΓΕΤΩΝΙΣΜΌΣ / παγετωνισμός )
- CÜMÛDİYE DEVRİ | BUZUL ÇAĞI ile/||/<> BUZUL ÇAĞI
( Yerin bugünkünden daha büyük bölgelerinin buzullarla örtülü bulunduğu yerbilim çağı Dördüncü çağ başlarında bugünküne göre daha soğuk ve yağışlı iklim koşulları altında buzulların yeryüzünde çok yaygın duruma geldiği dönem Kuaternerde günümüze oranla daha soğuk ve kurak geçen dönem )
( ICE AGE | GLACIAL PERIOD )
( PÉRIODE GLACIAIRE )
( EISZEIT | GLAZIALZEITEN )
- CÜMUDİYE MASASI ile/||/<> TABLE GLACIAIRE[Fr.] ile/||/<> BUZUL MASASI
( jeoloji )
( TABLE GLACIAIRE )
- CÜMUDİYE MENBAI ile/||/<> SOURCE GLACIAIRE[Fr.] ile/||/<> BUZUL KAYNAĞI
( jeoloji )
( SOURCE GLACIAIRE )
- CÜMUDİYE SELİ ile/||/<> TORRENT GLACIAIRE[Fr.] ile/||/<> BUZUL SELİ
( jeoloji )
( TORRENT GLACIAIRE )
- ÇUNKİ[Fars. < ÇŪN + Kİ] ile/değil/yerine/=/||/<> ÇÜNKÜ
( Şu sebeple zira )
(1996'dan beri)