I ve İ ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 31.089 başlık/FaRk ile birlikte,
31.089 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(25/126)
- ÇEŞNİCİ ile/||/<> ÇEŞNİCİBAŞI
( Osmanlılarda basılacak altın ve gümüş paraların ayarını denetleyen görevli. )
- ÇEŞNİCİBAŞI ile/||/<> SOFRACI
( 1 Çeşnicilerin başı 2 sofracı )
- ÇEŞNİLEMEK ile ÇEŞNİLENMEK ile ÇEŞNİLENDİRMEK ile ÇEŞNİ/LİK ile ÇEŞNİCİ/LİK ile ÇEŞNİLİ ile ÇEŞNİSİZ
- ÇETELEŞMEK ile ÇETELEŞTİRMEK ile ÇETE ile ÇETECİ/LİK ile ÇETE SAVAŞI
- ÇETREFİLLİ ile NETAMELİ ile TUMTURAKLI[Fars.]
( Karışıklığı dolayısıyla anlaşılması ya da sonuca bağlanması güç. | Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan dil. | Sarp, engelli ve engebeli yer. İLE Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan. | Başına sık sık kaza gelen. İLE Gösterişli. | Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ancak kulağa hoş gelen. )
- ÇETÜK[Oğuz] ile KEDİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dişi kedi. İLE ... )
- CEVÂBÎ[Ar.] ile CEVÂBÎ[Ar. < CÂBÎ]
( Yanıt/cevap, karşılık. İLE Tahsildarlar, câbîler. )
- CEVÂD[Ar.] ile VÂSİ'[Ar.]
- CEVALİ, CİZYE ile/||/<> KAFA VERGİSİ
( Müslüman devletlerde Müslüman olmayanlardan korunma karşılığı alınan vergi )
- CEV'ÂN, CÂYİ'[Ar.] ile CEVÂN/CÜVÂN/CİVÂN[Ar.]
( Ac, acıkmış, midesi boş. İLE Genç, taze, delikanlı. )
- CEVAPLAMAK ile CEVAPLANMAK ile CEVAPLANDIRMAK ile CEVAPLAYABİLMEK ile CEVAP ile CEVAPLI ile CEVAPSIZ/LIK ile CEVAP HAKKI ile CEVAP KAĞIDI ile CEVAP ANAHTARI ile CEVAPLI TELGRAF
- CEVÂRÎ[Ar.] ile CEVÂRİH/CÂRİHA[Ar. < CERH]
( Hizmetçi kızlar, halayıklar. İLE Yırtıcı kuş ya da hayvanlar. )
- CEVHER FİİLİ ile/||/<> SUBSTANTIVE VERB, PREDICATIVE VERB, VERB OF PREDICATION, COPULA, COPULATIVE VERB[İng.] ile/||/<> VERBE SUBSTANTIF, VERBE COPULE, VERBE PRÉDICATIF[Fr.] ile/||/<> VERBUM SUBSTANTIVUM, KOPULA, VERBUM PRÄDIKATIVUM, BINDEGLIED[Alm.] ile/||/<> EK-FİİL
( Eski Türkçede er yardımcı fiilinin er ir i biçiminde ekleşmesinden oluşan ad soylu kelimelerin yüklem olarak kullanılmasını sağlayan ve birleşik fiil çekimlerinde de görev alan fiil Şahıslara göre çekiminde Im Um sIn sUn sInIz sUnUz DIrIAr DUrlAr şekillerine girer çalışkan ım çalışkan sın çalışkan dır çalışkan ız çalışkan sınız çalışkan dırlar gibi Yukarıdaki örneklerde görüldüğü üzere ekfiilin 3 şahıs teklik ve çokluk çekiminde eski bir tur yardımcı fiilinin ekleşmesinden oluşan DIr bildirme eki kullanılmaktadır Ekfiilin olumsuzu değil kelimesi ile kurulur Eski değildir rahat değildirler değillerdir Ek fiilin hikâye rivâyet ve şart biçimleri şahıs ekleri ile genişletilmiş DI DU mIş mUş sA ekleri ile kurulur çalışkandım çalışkan idim çalışkan değildim çalışkan değil idim çalışkanmışım çalışkan imişim çalışkan değilsem çalışkan değil isem vb bildirme ekleri )
( SUBSTANTIVE VERB, PREDICATIVE VERB, VERB OF PREDICATION, COPULA, COPULATIVE VERB )
( VERBE SUBSTANTIF, VERBE COPULE, VERBE PRÉDICATIF )
( VERBUM SUBSTANTIVUM, KOPULA, VERBUM PRÄDIKATIVUM, BINDEGLIED )
- CEVHER ile CEVHERLİ ile CEVHERSİZ
- CEVHER-İ FERD(ATOM) ile CEVHER-İ FERDÎ
- CEVÎ[Fars.] -ile
( Bir arpa ölçüsündeki ağırlık. )
- ÇEVİRİ YAZI ile/||/<> ...
( Azerbaycan Türkçesi transliterasiya Türkmen Türkçesi transliteratsiya transliteratsiya aktarma yazı Özbek Türkçesi transliteratsiya Uygur Türkçesi tärcimilik yeziq transliteratsiyä Tatar Türkçesi transliteratsiya Başkurt Türkçesi transliteratsiya transliteratsiya Krç Malk transliteratsiya Nogay Türkçesi transliteratsiya Kazak Türkçesi transliteratsiya Kırgız Türkçesi transliteratsiya Alt transliteratsiya Hakas Türkçesi transliteratsiya Tuva Türkçesi transliteratsiya Türkçesi transliteratsiya Rusça transliteratsiya )
- ÇEVİRİ ile/ve/<> AKTARIM
- ÇEVİRİ ile/değil ÇEVİRME
- ÇEVİRİ ile ÖDÜNÇLEMELİ ÇEVİRİ
( LOAN TRANSLATION / CALQUE )
- ÇEVİRİ ile/ve/yerine TÜRKÇELEŞTİRME
- ÇEVİRİ ile/ve/değil/||/<> UYARLAMA
- ÇEVİRİ ile/ve YALINLAŞTIRMA
( TRANSLATION vs./and TO SIMPLIFY )
- ÇEVİRİ ile/ve YORUM
( Dillerin dili. İLE/VE ... )
- ÇEVİRİCİ DİLİ ile/||/<> ÇEVİRİCİ DİLİ
( Makine dili komutlarının bellenir simgesel birer komutla deyimlendiği alçak düzeyli izlenceleme dili Simgesel dil adıyla da anılan çevirici diliyle yazılmış bir kaynak izlence çevirici adı verilen bir izlenceyle îlkin makine dilinde amaç izlenceye dönüştürülür bu sonuncusu uygulanır )
( ASSEMBLER LANGUAGE | ASSEMBLY LANGUAGE )
( LANGAGE ASSEMBLEUR )
- ÇEVİRME ile ÇEVİRMEN/LİK ile ÇEVİRME AĞI
- ÇEVİRMEK ile ÇEVİRTMEK ile ÇEVİRTİLMEK ile ÇEVİREBİLMEK ile ÇEVİRİVERMEK ile ÇEVİRTTİRMEK ile ÇEVİRTEBİLMEK ile ÇEVİRİ ile ÇEVİRİCİ/LİK ile ÇEVİR SESİ ile ÇEVİRİ DİLİ ile ÇEVİRİ YAZI ile ÇEVİR SİNYALİ ile ÇEVİRİCİ DİLİ
- ÇEVİRMEN / KAPIOĞLANI
( ... İLE Kapı çuhadarı yamağı. | Elçiliklerde, çevirmen yardımcısı. )
- CEVİZ (REÇELİ) ile/ve/değil/<> GÖVEK (REÇELİ)
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Cevizin yeşil kabuğu. )
- CEVİZ ile AKBABA CEVİZİ
- CEVİZ ile CHANDLER CEVİZİ
- CEVİZ ile/ve PEKAN CEVİZİ
( KOZ ile/ve ... )
( GİRDGÂN ile/ve ... )
- CEVİZ/LİK ile CEVİZİ ile CEVİZLİ ile CEVİZ İÇİ
- ÇEVRE AÇI ile/||/<> ÇEVRE AÇISI
( çevre açısı )
- ÇEVRE BİLİMİ | EKOLOJİ ile/||/<> EKOLOJİ ile/||/<> ÇEVREBİLİM
( çevrebilim çevre bilimi çevre bilimi Çevre bilimi )
( ECOLOGY )
( ÉCOLOGIE )
- ÇEVRE KİMYASI ile/||/<> ATMOSFER KİMYASI
( Çevresel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Atmosferdeki kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- ÇEVRE KİMYASI ile/||/<> ENDÜSTRİYEL KİMYA
( Çevresel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Endüstriyel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. )
- ÇEVRE KİMYASI ile/||/<> YEŞİL KİMYA
( Çevresel süreçlerin kimyasını inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Çevre dostu kimyasal süreçleri inceleyen bilim dalı. )
- ÇEVRE ile ÇEVRESEL ile ÇEVRE KİRLİLİĞİ ile ORTAMLAR
( ENVIRONMENT vs. ENVIRONMENTAL vs. ENVIRONMENTAL POLLUTION vs. ENVIRONMENTS )
( محيط ile محيطزيست ile محيط زيست ile پرگير ile دوروبر ile محيط زيستي ile محيطي ile آلودگي محيط زيست ile توابع )
( MAHYT ile MAHYTAZYSET ile MAHYT ZYSET ile پرگير ile DOROBAR ile MAHYT ZYSETY ile MAHYTY ile ALODEGY MAHYT ZYSET ile TAVABE )
- ÇEVRELEMEK ile KAPALI ile MUHAFAZA
( ENCLOSE vs. ENCLOSED vs. ENCLOSURE )
( درميان گذاشتن ile پيوست کردن ile ضميمه کردن ile جوفا ile در جوف ile ملفوفه ile پيوست ile ضميمه )
( DARAMYAN GOZASHTAN ile PEYVAST KARDAN ile ZAMYMAH KARDAN ile جوفا ile DAR JOOF ile ملفوفه ile PEYVAST ile ZAMYMAH )
- ÇEVRELEYEN ile TAVAF ETMEK ile SÜNNETLİ ile SÜNNETÇİ ile SÜNNET ile SÜNNET ETMEK ile SINIRLAMAK ile İHTİYATLI ile DURUM ile DURUMLAR ile İKİNCİ DERECEDEN DURUM ile ÇEVRELEME ile ÇEVRELEMEK
( CIRCUMAMBIENT vs. CIRCUMAMBULATING vs. CIRCUMCISED vs. CIRCUMCISER vs. CIRCUMCISION vs. CIRCUMCIZE vs. CIRCUMSCRIBE vs. CIRCUMSPECT vs. CIRCUMSTANCE vs. CIRCUMSTANCES vs. CIRCUMSTANTIALITY vs. CIRCUMVOLUTION vs. CIRCUMVOLVE )
( گردنده بدور ile طائف ile مختون ile خاتن ile ختنه ile ختنه کردن ile محدود و مشخص کردن ile مال انديش ile ملاحظه کار ile چگونگي ile شرايط ile مقتضيات ile قضايا ile کيفيات ile دورزني ile دورگردي ile مارپيچ رفتن )
( GARDANDEH BEDOR ile TAEF ile مختون ile خاتن ile KHTANEH ile KHTANEH KARDAN ile MAHDUD VE MOSHKHS KARDAN ile MAL ANDYSH ile MOLAHEZEH KAR ile CHEGONGY ile SHARAYT ile مقتضيات ile قضايا ile KYFEYAT ile دورزني ile DORGARDY ile MARPYCH RAFTAN )
- ÇEVREYİ KORUMALI!
- ÇEVRİLMEK ile ÇEVRELEMEK ile ÇEVRİLEMEK ile ÇEVRELENMEK ile ÇEVRELEYEBİLMEK ile ÇEVRE/LİK ile ÇEVRİ ile ÇEVRECİ/LİK ile ÇEVRİLİ ile ÇEVRESEL/LİK ile ÇEVRE AÇI ile ÇEVRE YOLU ile ÇEVRE TEKER ile ÇEVRE BİLİMCİ ile ÇEVRE SAĞLIĞI ile ÇEVRE BİLİMSEL ile ÇEVRE FELAKETİ ile ÇEVRE BİLİMLERİ ile ÇEVRE KİRLİLİĞİ ile ÇEVRE TEMİZLİK VERGİSİ
- ZYKLUSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEVRİM SÜRESİ
- ÇEVRİM ile ÇEVRİMLİ ile ÇEVRİMSEL/LİK ile ÇEVRİM İÇİ ile ÇEVRİM DIŞI
- ÇEVRİMİÇİ" değil ÇEVRİM İÇİ
- ÇEVRİNME ile ÇEVRİNTİ
( ... İLE Bir şeyin, kendi ekseni çevresinde, sürekli dönmesi. | Su ve hava çevrisi. | Çeşitli tahıl karışımı. )
- ÇEVRİNTİ ile ÇEVRİNTİLİ ile ÇEVRİNTİSİZ
- ÇEYİZ/LİK ile ÇEYİZCİ/LİK ile ÇEYİZLİ ile ÇEYİZSİZ
- CEYLAN ile CEYLAN BAKIŞLI
- CEYLAN ile/<> DAĞ CEYLANI
( ... İLE/<> Dünyada, sayıları 1500'ü geçmeyen Gazella Gazella türü dağ ceylanlarından 231'i Hatay'da, geri kalanı ise İsrail'de bulunmaktadır. )
(
İLE/<>
)
( GAZELLE vs./<> MOUNTAIN GAZELLE )
- CEYLAN ile MOĞOL CEYLANI
- CEYLAN ile ZÜRAFA CEYLANI
- CEZÂ:
ÂRIZÎ ile/ve/||/<> İSTİSNAÎ
- CEZA EVİNDE KALMA SÜRESİNİN ARTIRILMASI ile/ve/değil/||/<>/< CEZANIN ARTIRILMASI
- CEZA:
MUTLAK ile/ve/||/<> NİSBÎ ile/ve/||/<> KARMA
( Kesinlik ve karşılık. İLE/VE/||/<> Önleyici. İLE/VE/||/<> Hem önleyici, hem de karşılık. )
- CEZA SAHASI değil/yerine/= KIZIT ALANI
- CEZA:
SUÇ İŞLEDİĞİNDEN DOLAYI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SUÇ İŞLENMEMESİ İÇİN
- CEZA YARGILAMASINDA:
CEZA KARARNAMESİ ile/değil/yerine/||/<>/> BASİT YARGILAMA USÛLÜ
(
)
(
)
( )
- CEZAEVİ değil/yerine/= KIZITEVİ
- CEZAİR-İ MÜÇTEMİA | TAKIMADA ile/||/<> TAKIMADA ile/||/<> ADADİZİSİ
( Birbirine az çok yakın birkaç ya da geniş bir deniz alanına dağılmış olarak birçok adadan oluşan ve genellikle ortak adları bulunan ada topluluğu adadizisi coğrafya )
( ARCHIPELAGO )
( ARCHIPEL )
( INSELGRUPPE )
- CEZALANMAK ile CEZALANDIRMAK ile CEZA ile CEZAİ ile CEZALI ile CEZASIZ/LIK ile CEZASIZCA ile CEZA ALANI ile CEZA ATIŞI ile CEZA REİSİ ile CEZA HUKUKU ile CEZA SAHASI ile CEZA VURUŞU
- CEZAYI NAKDÎ | PARA CEZASI ile/||/<> PARA CEZASI
( Yönetmeliklere aykırı davrananlara para alarak uygulanan bir ceza türü Zamanında geri getirilmeyen kitaplar için ödünç alanın ödemesi gereken ceza Uygulanan yolsuz ve yanlış bir işlem nedeniyle sorumlusundan alınan uspayı )
( FINE | PECUNIARY )
( AMENDE )
- CEZAYİR MENEKŞESİ ile/||/<> CEZAYİR MENEKŞESİ
( botanik Apocynaceae familyasından çok yıllık çalımsı veya otsu yapıda süs bitkisi olarak yetiştirilen Vinca cinsinin türlerine verilen genel ad )
( PERIWINKLE )
( PERVENCHE )
( SINNGRÜN )
( VINCA )
- CEZAYİRLİ HASAN PAŞA MEYDAN PARKI :
( Çayırbaşı Mahallesindedir. 1.100,00 m²lik bir alan üzerindedir. 1.025 m² yeşil alanı bulunmaktadır. Üzerinde Cezayirli Gazi Hasan Paşa'nın bir heykeli bulunmaktadır. )
- CEZAYİRLİ ile CEZAYİR MENEKŞESİ
- CEZAYİRLİYAN YALISI/AVUSTURYA BÜYÜKELÇİLİĞİ YAZLIĞI :
( Yeniköy Tarabya Yolu üzerindedir. 1885'te inşâ edilmiştir. Yalı Birinci Dünya Savaşından önce Avusturya - Macaristan sonra Avusturya Büyükelçiliği olarak kullanılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra Büyükelçilik Ankara'ya taşınmış bu sahilhane de elçiliğin yazlığı olarak kalmıştır. )
- CEZBETMEK ile ÇEKİCİ ile CAZİBE ile TURİSTİK YERLER ile ÇEKİCİ ile ÇEKİCİ KALİTE ile ÇEKİCİLİK
( ATTRACT vs. ATTRACTED vs. ATTRACTION vs. ATTRACTIONS vs. ATTRACTIVE vs. ATTRACTIVE QUALITY vs. ATTRACTIVENESS )
( مجذوب ساختن ile مجذوب کردن ile مجوب ile مجذوب ile جلب ile جاظب ile جاظبه ile جذابيت ile جذب ile دلفريبي ile جاذبه ile ربيش ile زخارف ile فريبنده ile دلاويز ile دلکش ile گيرا ile دلربا ile گيرنده ile جذاب ile تيکه ile دلبند ile جاذب ile دلفريب ile رنگ و بو ile جاذبيت ile ملاحت ile گيرندگي ile گيرائي )
( MAJZUB SAKHTAN ile MAJZUB KARDAN ile مجوب ile MAJZUB ile JALAB ile جاظب ile جاظبه ile JOZABYT ile JAZB ile دلفريبي ile JAZEBEH ile ربيش ile ZAKHAREF ile FARYBANDEH ile دلاويز ile DELKESH ile GYRA ile DALARBA ile GYRANDEH ile JOZAB ile تيکه ile DELBAND ile JAZEB ile دلفريب ile RANG VE BO ile جاذبيت ile MOLAHAT ile GYRANDEGY ile GYRAYEY )
- CEZBETMEK ile CEZBELENMEK ile CEZBE ile CEZBELİ ile CEZBESİZ
- CEZİR İŞARETİ | KÖK İŞARETİ ile/||/<> KÖK İŞARETİ
( matematik )
( RADICAL )
( RADICAL )
( RADIKAL )
- CEZR-İ DERENÎ ile/||/<> RACINE À TUBERCULE[Fr.] ile/||/<> YUMRU KÖK
( botanik )
( RACINE À TUBERCULE )
- C.G.S[İng.] / SYSTÈME CGS[Fr.] / CGS-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= CGS BİRİM SİSTEMİ
- CGS SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= CGS SİSTEMİ
- CHADWICK-GOLDHABER EFFECT[İng.] / EFFET CHADWICK-GOLDHABER[Fr.] / CHADWICK-GOLDHABER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CHADWİCK-GOLDHABER ETKİSİ
- CHANDRASEKHAR LİMİTİ ile/||/<> TOLMAN-OPPENHEİMER LİMİTİ
( Bir beyaz cücenin, kendi kütle çekimine elektron basıncıyla direnebileceği en büyük kütledir (Güneş'in yaklaşık 1,4 katı); aşılırsa çöker. @@ Bir nötron yıldızının, nötron basıncıyla dayanabileceği en büyük kütledir (kabaca Güneş'in 2-3 katı); aşılırsa karadeliğe çöker. İlki beyaz cücenin, ikincisi nötron yıldızının kütle sınırıdır. )
( Formül: 1.4M☉ ~ 2-3M☉ )
- CHA-NO-YU ile/||/<> TATAMİ ile/||/<> ZENDO ile/||/<> SARİ
( Geleneksel Japon çay töreni. @@ Japonya'da yer döşemesi olarak kullanılan bir tür hasır. @@ Zen manastırlarında toplu meditasyon yapmak için ayrılmış olan salon. @@ Budist rahiplerin giydiği sarı renkli elbise. )
- CHAPMAN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE CHAPMAN[Fr.] / CHAPMAN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= CHAPMAN DENKLEMİ
- CHARGE TRANSFER ile/||/<> D-D GEÇİŞİ
( CT yoğun 10⁴ LMCT/MLCT, d-d zayıf 10-100 Laporte. )
( Formül: İzinli İLE yasak )
- CHARLES YASASI
( Bir gazın, sabit basınçta, hacminin, mutlak sıcaklıkla orantılı olduğunu belirten yasa. )
- CHARLES' LAW[İng.] / LOI DE CHARLES[Fr.] / CHARLESSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CHARLES YASASI
- CHATGPT ile/ve/||/<> GEMINI(GOOGLE) ile/ve/||/<> COPILOT(MICROSOFT) ile/ve/||/<> DEEPSEEK
- CHAUFFERIE/HYPOCAUSTE[Fr.] değil/yerine/= HEIZRAUM, HEIZOFEN/HYPOCAUSTUM[Alm.] değil/yerine/= HYPOCAUSTE[İng.] değil/yerine/= HYPOCAUSTUM[Lat.] değil/yerine/= KÜLHANBEYI
( (Kar.) Matiz, Tuzsuz Deli Bekir gibi Karagöz tiplerine bu ad verilir. Ancak Külhanbeyi her zaman sarhoş değildir. @@ Türk gölge oyunu ile ortaoyunu'nda sık görülen bir tip. Kendine göre tavırları vardır : bıyık burar, yere tükürür, fesini yana eğer. Kimi sözlerini beste ile söyler, mani okur ve argo konuşur. Heceleri çeke çeke, uzatarak konuşur. Yan yan, çarpık, yalpa vurarak yürür. Uğraşı genellikle tulumbacılıktır. )
- CHAUX HYDROLIQUE[Fr.] ile/||/<> SU KİRECİ
( jeoloji )
( CHAUX HYDROLIQUE )
- CHEATER/CHEATING[İng.] değil/yerine/= COPIEUR/COPIAGE[Fr.] değil/yerine/= KOPYACI
( Sınavlarda kopya yapan ya da kopya yapmayı alışkanlık durumuna getiren öğrenci. )
- CHECK POİNT[İng.] değil/yerine/= DENETİM NOKTASI
- CHECKPOINT[İng.] ile/||/<> DENETİM NOKTASI
( CHECKPOINT )
- CHEF :/yerine ŞEF, AŞÇI
- CHETANA ile/||/<> SAMVİD ile/||/<> SATİ
( Bilinç, iç uyanış. @@ Gerçek farkındalık. @@ Farkındalık. )
- CHI-POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= CHİ POTANSİYELİ
- CHİEH TO ile/||/<> SAMBODHI ile/||/<> SAMYAK SAMBODHİ
( Kurtuluş, Aydınlanma. @@ Mükemmmel Aydınlanma. @@ Mükemmel Aydınlanma. )
- CHIFFRES ROMAINS[Fr.] ile/||/<> ROMEN RAKAMLARI
( matematik )
( CHIFFRES ROMAINS )
- CHIHUAHUA ile YORKSHIRE TERİYERİ
( Uzunlukça en kısa. İLE Boyca en kısa. )
( Adını Meksika'daki bir eyaletten alır.[Toltek ve Aztek sanatına dayanarak oranın yerlisi olduğuna inanılıyordu] İLE ... )
( Genel olarak dünyadaki en küçük köpek cinsinin Chihuahua olduğu söylenir. Guiness Rekorlar Kitabı'na göre yaşayan en küçük köpek rekoru tek bir cinsin elinde değildir. )
( Dünyadaki kayda geçmiş en küçük köpek Yorkshire Teriyeri'dir.[Omuzdan 6.5 cm. boyunda, burun ucundan kuyruk ucuna 9.5 cm. uzunluğunda, 113 gr. ağırlığındaydı. 1945'te ölmüştür.] )
- CHILD LANGMUIR DENKLEMİ = CHILD LANGMUIR SCHOOTTKY DENKLEMİ = CHILD YASASI
- CHILD MARRIAGE[İng.] ile/||/<> MARIAGE D'ENFANTS[Fr.] ile/||/<> KINDERVERLÖBNIS[Alm.] ile/||/<> BEŞİK KERTMESİ
( İki aile arasındaki dostluğu ve sıkı ilişkiyi daha da pekiştirmek amacıyla ailelerden birinin çok küçük yaştaki kızını ya da oğlunu ötekinin çocuğuyla ilerde evlendirmek üzere sözle bağlama ya da nişanlama )
( CHILD MARRIAGE )
( MARIAGE D'ENFANTS )
( KINDERVERLÖBNIS )
- CHILD'S LAW[İng.] / LOI DE CHILD[Fr.] / CHILD-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CHİLD YASASI
- CHILDREN'S COURT, JUVENILE COURT[İng.] ile/||/<> TRIBUNAL POUR ENFANTS[Fr.] ile/||/<> ÇOCUK MAHKEMESİ
( Suç işleyen çocuklar gençler ve bu gibi kimselere yardım eden yetişkinler ile ilgili davalara bakan mahkeme )
( CHILDREN'S COURT, JUVENILE COURT )
( TRIBUNAL POUR ENFANTS )
- CHILDREN'S GARDEN[İng.] ile/||/<> JARDIN D'ENFANTS[Fr.] ile/||/<> ÇOCUK BAHÇESİ
( Genellikle okul öncesi ve ilkokul çağında bulunan çocukların oynamaları için ayrılan ve düzenlenen içinde kum havuzu salıncak kaydırak tahteravalli tırmanma merdiveni gibi oyun araçlarının bulunduğu bahçe )
( CHILDREN'S GARDEN )
( JARDIN D'ENFANTS )
- CHILDREN'S LITERATURE[İng.] ile/||/<> LITTÉRATURE ENFANTINE[Fr.] ile/||/<> ÇOCUK EDEBİYATI
( 1 Usta yazarlarca özellikle çocuklar için yazılmış olan ve üstün sanat nitelikleri taşıyan yapıtlardan oluşan edebiyat 2 Çocukların yararlanabileceği her türlü yayını kapsayan bir edebiyat alanı )
( CHILDREN'S LITERATURE )
( LITTÉRATURE ENFANTINE )
- CHINESE :/yerine ÇİNLİ
- CHİROPTİK SPEKTROSKOPİ ile/||/<> NMR SPEKTROSKOPİ
( Chiroptik spektroskopi kiral moleküllerin optik aktivitesini ölçerken İLE NMR spektroskopi manyetik çekirdek rezonansını ölçer )
( Formül: CD spektroskopi )
- CHLADNI LEVHALARI ile/ve/||/<> CHLADNI BİÇİMLERİ ile/ve/||/<> CHLADNI ŞEKİLLERİ
- CHLADNI'S PLATES[İng.] / PLAQUES DE CHLADNI[Fr.] / CHLADNISCHES PLATTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CHLADNİ LEVHALARI
- CHLADNI'S FIGURES[İng.] / FIGURES DE CHLADNI[Fr.] / CHLADNISCHE KLANGFIGUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= CHLADNİ ŞEKİLLERİ
- CHUCHOTEMENT[Fr.] ile/||/<> FISILTI
( Ötümsüz söyleyiş ki ses kirişlerinin hava geçerken titreşim yapmıyacak kadar birbirinden ayrılmış olmasıyla meydana gelir FTSILTILI SES Voix chuchotée )
( CHUCHOTEMENT )
- CHUINTANTE[Fr.] ile/||/<> HIŞIRTILI
( Ş ve J seslerine denir )
( CHUINTANTE )
- CHURCH-TURİNG TEZİ ile/||/<> HESAPLANABİLİRLİK SINIRI
( Church-Turing tezi etkin hesaplanabilir fonksiyonlar Turing makinesi ile hesaplanabilir İLE hesaplanabilirlik sınırı mekanik çözümün sınırlarıdır. Bu tez matematiksel olarak kanıtlanamaz İLE ama evrensel olarak kabul edilir. )
( Alan Turing tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1912-1954) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Turing makinesi, yapay zeka) )
- CHURCHİLL'İN ile KİLİSE ile KİLİSEYE ÖZGÜ ile DİN ADAMI
( CHURCHILL vs. CHURCH vs. CHURCHLY vs. CHURCHMAN )
( کليسا ile چرچيل ile کليسايي ile نگهبانکليسا ile عضو کليسا )
( KELYSA ile CHARCHYLE ile KELYSAYY ile NAGEIBANKELYSA ile OZV KELYSA )
- CI/CARDIAC INDEX | CONFIDENCE INTERVAL değil/yerine/= KALP İNDEKSİ | GÜVEN ARALIĞI
- CHI-POTENTIEL[Fr.] / CHI-POTENZIALE[Alm.] ile/değil/yerine/= Çİ POTANSİYELİ
- ...'CI ile/ve/değil/yerine ...'NIN DÜZENİ/DÜZENEĞİ
- ÇIBAN BAŞI ile/ve/||/<> GÜNAH KEÇİSİ
- ÇIBAN ile CIDAĞI
( ... İLE Derin, işleyen yara, büyük çıban. | Atın, iki omuzunun arası. )
- ÇIBAN ile/ve/||/<> İRİ ÇIBAN/KAN ÇIBANI
( ... ile/ve/||/<> BENÂVER )
- ÇIBAN ile KÖPEKMEMESİ
( Gövdenin herhangi bir yerinde oluşan ve çoğu, deride ya da deri altında şişkinlik, kızartı, ağrı ve ateş ile kendini gösteren irin birikimi: İLE Koltuk altında çıkan iltihaplı çıban. )
- ÇIBANLAŞMAK ile ÇIBAN ile ÇIBAN AĞIRŞAĞI
- CICADA[İng.] ile/||/<> CICADE[Fr.] ile/||/<> CICADA PLEBEJA[Lat.] ile/||/<> ZIKADE[Alm.] ile/||/<> AĞUSTOS BÖCEĞİ
( Böcekler Insecta sınıfının eş kanatlılar Homoptera takımından 3 cm kadar uzunlukta vücudu kaba yapılı erkekleri yaz aylarında devamlı ses çıkaran bir eklem bacaklı türü )
( CICADA )
( CICADE )
( ZIKADE )
( CICADA PLEBEJA )
- CICADA[İng.] ile/||/<> CICADE[Fr.] ile/||/<> ZIKADE[Alm.] ile/||/<> AĞUSTOS BÖCEĞİ
( Cicada plebeja Böcekler İnsecta sınıfının eşkanatlılar Homoptera takımından bir eklembacaklı türü Uzunluğu 3 cm Vücudu kaba yapılıdır Erkekleri yaz aylarında devamlı ses çıkarırlar )
( CICADA )
( CICADE )
( ZIKADE )
( CICADA )
( CICALA )
( ΤΖΙΤΖΊΚΙ / τζιτζίκι )
- ÇİÇEĞİN ORTASI = MERKEZ-İ ZEHRE = CENTRE DE LA FLEUR
- ÇİÇEK AŞISI ve/||/<>/< EDWARD JENNER
- ÇİÇEK SAPI = ZENEB-İ ZEHRE = PÉDONCULE, PÉDICELLE
- ÇİÇEK ile ÇİÇEK SAPI
(
)
( FLOWER vs. PEDICEL/PEDUNCLE )
- ÇİÇEK ile/||/<> ÇİĞDEM/MAHMUR ÇİÇEĞİ
( ... @@ Zambakgillerden, türlü renklerde çiçek açan, çok yıllık, yumrulu bir kır bitkisi. | Karların erimesiyle ilkbaharda açan zarif çiçek. )
( ... vs. COLCHICUM )
- ÇİÇEK ile KAUDUPUL ÇİÇEĞİ
- ÇİÇEK ile KIZKALBİ
( ... İLE Şahteregillerden, kalp biçiminde pembe çiçekli bir süs bitkisi. )
( ... cum DICENTRA )
- ÇİÇEK MUHABBETÇİÇEĞİ
( Muhabbetçiçeğigillerden, çiçekleri yeşilimtırak beyaz, güzel kokulu bir süs bitkisi. )
( RESEDA ODORATA )
- ÇİÇEK değil SUÇİÇEĞİ
- ÇİÇEKÇİLİK ile ÇİÇEKÇİ
( FLORICULTURE vs. FLORICULTURIST )
( گل پروري ile گلکاري ile پرورش گل ile گل پرور )
( GOL PRORY ile GOLKARY ile PRORSH GOL ile GOL PROR )
- ÇİÇEKLENME DEVRESİ = MEVSİM-İ TEZEHHÜR = PÉRIODE DE FLORAISON
- ÇİÇEKSİMEK ile ÇİÇEKSİ
- CİCİ ile CİCİK ile CİCİM ile CİCİ BİCİ ile CİCİLİ BİCİLİ
- CİCİLİ-BİCİLİ
- CİCİM AYLARI ile/ve/> GEÇİM AYLARI
- CİDAL ile CİDALCİ
- CİDDİ | TEHLİKELİ | ÖNEMLİ ile/||/<> ÖNEMLİ ile/||/<> KRİTİK
( kritik önemli Çoğalma katsayısının k 1e eşit olması k 1 dönüşül )
( IMPORTANT | SIGNIFICANT )
- CİDDİ" ile/değil GİTTİ
- CİDELİLER TERSANESİ :
( Büyükdere, Çayırbaşı arasında ve Çelik Trans Tersanesine bitişik olan tersane idi. Uzun yıllar taka, çektirme, gulet, küçük saç ve balıkçı teknelerinin bakım ve onarımları için kullanıldı, 1980'li yıllarda kıyı düzenlemeleri nedeni ile kapatıldı. Yerlerine belediye binası ve park yapıldı. )
- CIF ile/ve/||/<>/> CIF TESLİM BİÇİMİ
- ÇIFIT KAPISI -ile
( Eminönü'ndedir. )
- ÇIFIT/LIK ile ÇIFIT ÇARŞISI
- ÇİFT ADET | ÇİFT SAYI ile/||/<> ÇİFT SAYI
( matematik )
( EVEN NUMBER )
( NOMBRE PAIR )
- DOUBLE BOND ISOMERISM[İng.] / ISOMÉRIE DE LIAISON DOUBLE[Fr.] / DOPPELBINDUNGSISOMERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ/İZOMERİSİ
- ÇİFT BAĞ ile/||/<> ÇİFT BAĞ İZOMERLİĞİ
( Atomlar arasında iki elektronun ortaklaşa kullanıldığı bir bağlanma türü. İLE/||/<> İki ya da daha fazla nesnenin aynı temel bileşime fakat farklı çift bağlara sahip olması. )
( DOUBLE BOND VS. DOUBLE BOND iSOMERiSM )
( LA BANDE DOUBLE AVEC L'iSOMéRiSME DE LA BANDE DOUBLE )
( DOPPELBiNDUNG MiT DOPPELBiNDUNGSiSOMERiE )
- DOPPELDIODENLIMITER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOT SINIRLAYICI
- DOUBLE-DIODE LIMITER[İng.] / DOUBLE-DIODE LIMITEUSE[Fr.] / DOPPELDIODENBEGRENZER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT DİYOTLU SINIRLAYICI
- ÇİFT KIRILMA / ÇİFT KIRICILIK / ÇİFT KIRICI KRİSTAL ile/||/<> ÇİFT KIRICI LEVHA ile/||/<> ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ
( DOUBLE REFRACTiON, BiREFRiNGENCE VS. BiREFRiNGENT PLATE VS. BiREFRiNGENCE FiLTER )
( LA RéFRACTiON DOUBLE, BiRéFRiNGENCE AVEC LA PLAQUE BiRéFRiNGENT AVEC LE FiLTRE DE LA BiRéFRiNGENCE )
( DOPPELREFRAKTiON, DOPPELBRECHUNG MiT DOPPELBRECHUNGSPLATTE MiT DOPPELREFRAKTiONFiLTER )
- BIREFRINGENCE FILTER[İng.] / FILTRE À BIRÉFRINGENCE[Fr.] / DOPPELREFRAKTIONSFILTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT KIRILMA SÜZGECİ/FİLTRESİ
- ÇİFT KUTUP/LU(DİPOL[Yun.]):
GEÇİCİ ile KALICI
( Kutupsuz[apolar] en küçük birimlerde[moleküllerde] oluşur. İLE Kutuplu[polar] en küçük birimlerde oluşur. )
- ÇİFT NAMLULU ile KRUVAZE ile ÇİFT KASALI ile İKİLİ SATICI ile İKİ YÜZLÜLÜK ile İKİ UCU KESKİN ile ÇİFT BAŞLI ile ÇİFT GENİŞLİK
( DOUBLE-BARRELLED vs. DOUBLE-BREASTED vs. DOUBLE-CASED vs. DOUBLE-DEALER vs. DOUBLE-DEALING vs. DOUBLE-EDGED vs. DOUBLE-HEADED vs. DOUBLE-WIDTH )
( دولول ile چهار دکمهاي ile دوقاب ile ناروزن ile دورنگي ile دودم ile دوسر ile دولاپهنا )
( DOLOL ile CHEHAR DOKMEHYAY ile DOGHAB ile NARUZAN ile دورنگي ile DODAM ile DOSAR ile دولاپهنا )
- ÇİFT SAYI ile/||/<> TEK SAYI
( İkiye tam bölünür. İLE/||/<> Bölünmez. )
( Formül: 2n İLE 2n+1 )
- ÇİFT TABANCA ATIŞI ile/||/<> DOUBLE COUP DE PİSTOLE[Fr.] ile/||/<> ÇİFT ATIŞ
( Çıkış yargıcısının çıkışın yanlış olduğunu koşuculara bildirmek ve yarışı durdurmak için yaptığı iki el tabanca atışı )
( DOUBLE COUP DE PISTOLE )
- PAARVERNICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇİFT YOK OLMASI
- ÇİFT ile BİRLEŞTİRİLMİŞ ile BAĞLAYICI ile ÇİFTLER ile BEYİT ile BEYİT ŞİİRLER ile BEYİT ile KAPLİN
( COUPLE vs. COUPLED vs. COUPLER vs. COUPLES vs. COUPLET vs. COUPLET POEMS vs. COUPLETS vs. COUPLING )
( جفت شدن ile مزدوج ile بهم چسباننده ile زوجات ile دوبيتي ile مثنوي ile ابيات ile ابي ile جفت ساز ile جفت سازي ile جفت شدگي )
( JOFT SHODAN ile MOZDOJ ile BACPAM CHASBANANDEH ile ZOJAT ile دوبيتي ile MASNOY ile ABYAT ile ABY ile JOFT SAZ ile JOFT SAZY ile JOFT SHODEGY )
- ÇİFT ile ÇİFT AS ile ÇİFT BALTA ile ÇİFT ÇENE ile ÇİFT ÇAPRAZ ile ÇİFT GÖRME ile ÇİFT ANAHTAR ile İKİ KATINA ÇIKTI
( DOUBLE vs. DOUBLE ACE vs. DOUBLE AXE vs. DOUBLE CHIN vs. DOUBLE CROSS vs. DOUBLE VISION vs. DOUBLE WRENCH vs. DOUBLED )
( دوچندان کردن ile دوچندان ile دو برابر شدن ile دوترکه ile مثني ile دو برابر کردن ile دوتائي ile دوبرابر کردن ile دولا کردن ile دو مقابل ile دوبرابر شدن ile مضاعف کردن ile مضاعف ile دوکور ile تبر دوسر ile غبغب ile نارو زدن ile دو ديد ile دوبيني ile آچار دوسر ile دوبله )
( DOCHANDAN KARDAN ile DOCHANDAN ile DO BARABAR SHODAN ile دوترکه ile مثني ile DO BARABAR KARDAN ile دوتائي ile DOBRABAR KARDAN ile DOLA KARDAN ile DO MOGHABEL ile DOBRABAR SHODAN ile MAZAAF KARDAN ile MAZAAF ile دوکور ile TABAR DOSAR ile GHABGHAB ile NARO ZADAN ile DO DYD ile DOBYNEY ile ACHAR DOSAR ile DOBLEH )
- ÇİFT ile/ve/değil İKİLİ
- ÇİFT-Çİ ile/değil/yerine İKİ-Cİ
- ÇİFTÇİ ile/ve/değil KÖYLÜ
( FELLAH[Ar.]: Çiftçi. | Mısır köylüsü. | Siyahi, arap. )
( ZÂRİ[çoğ. ZÜRRÂ'] ile/ve/değil ... )
( ... ile/ve/değil RUSTAYİ )
( TAOPOU: Köy güzeli. )
- ÇİFTE "STANDART" ile ÇELİŞKİ
- ÇİFTLİK ile ÇİFTÇİ ile ÇİFTÇİ ile ÇİFTÇİLER ile ÇİFTLİK EVİ ile ÇİFTÇİLİK ile ÇİFTLİKLER ile ÇİFTLİK
( FARM vs. FARMER vs. FARMERETTE vs. FARMERS vs. FARMHOUSE vs. FARMING vs. FARMS vs. FARMSTEAD )
( کشتزار ile زمين مزروعي ile مزرعه ile زراعت کردن ile ورزکار ile ورزگر ile زراعت کار ile برزگر ile دهگان ile دهقان ile زارع ile کشاورز ile زن زارع ile رعايا ile دهاقين ile خانه رعيتي ile رعيتي ile برزگري ile دهقاني ile زرع ile مزرع ile ورزکاري ile ديم کاري ile کشت و زرع ile مزارع ile علاقجات رعيتي )
( KESHTEZAR ile ZAMYNE MOZORUY ile MAZRAEH ile ZARAAT KARDAN ile ورزکار ile VARZGAR ile ZARAAT KAR ile BARZGAR ile DANGGAN ile DANGHGHAN ile ZARE ile KESHAVARZ ile ZAN ZARE ile رعايا ile دهاقين ile KHANEH RAYTY ile رعيتي ile BARZGARY ile DANGHGHANY ile ZARE ile مزرع ile ورزکاري ile DYM KARY ile KESHT VE ZARE ile MOZARE ile علاقجات رعيتي )
- ÇIĞ / ÇIĞ ETKİSİ / ÇAĞLAYAN/ŞELÂLE / YIĞILMIŞ İYONLAŞMA / TOWSEND ÇIĞI / TOWSEND İYONLAŞMASI ile/||/<> ÇIĞ DİYODU ile/||/<> ÇIĞ FOTODİYODU ile/||/<> ÇIĞ GÜRÜLTÜSÜ ile/||/<> ÇIĞ KESİLMESİ ile/||/<> ÇIĞ OSİLATÖRÜ ile/||/<> ÇIĞ TRANSİSTÖRÜ
( Güçlü bir elektrik alanda hızlandırılan elektron ya da öteki yüklü taneciklerin gaz molekülleriyle çarpışarak onları iyonlaştırması sonucunda çıkan elektronlann yaptığı yeni çarpışmalarla sürecin artarak kendini sürdürmesi. | Bir yan iletkende yük taşıyıcıların çığ kesilmesinin bir sonucu olarak, çığ etkisi de denilen toplam çoğalması. İLE/||/<> Genellikle silikondan yapılmış, tüm p-n eklemi boyunca çığ kesilmesinin ve ondan sonra gerilim düşmesinin sabit ve akımdan bağımsız olduğu bir yan iletken kesilme diyodu. İLE/||/<> İç foto akım çoğaltması elde etmek için ışık kontrollü (hızlı) anahtarlama sağlayan, çığ kesilmesi bölgesinde çalışan bir fotodiyot. İLE/||/<> Bir eklem diyot çığ kesilmesinde çalıştırıldığında ortaya çıkan gürültü. | Şiddetli bir elektrik alanda yük taşıyıcıların çarpışmayla ek taşıyıcılar sökecek kadar yeterli eneıjiye sahip olduğu yan iletken eklemlerde görünen olay. İLE/||/<> Bir yan iletken diyotta iyonlaşma ve yük taşıyıcıların toplam çoğalmalarını sağlamak için akım taşıyıcıların değerlik elektronlarıyla çarpışmalarına yetecek şiddette, engelin potansiyel farkından büyük bir potansiyel farkı altında ortaya çıkan tahribatsız kesilme. İLE/||/<> Bir adım dönüşümüyle doğru akımdan GHz seviyesinde mikrodalga çıkışı elde etmek için çığ diyodunun bir eksi direnç olarak kullanıldığı osilatör. İLE/||/<> Akım taşıyıcı deşik-elektron zinciri oluşturmak için çığ kesilmesinin kullanıldığı transistör. )
( AVALANCHE VS. AVALANCHE DiODE VS. AVALANCHE PHOTODiODE VS. AVALANCHE NOiSE VS. AVALANCHE BREAKDOWN VS. AVALANCHE OSCiLLATOR VS. AVALANCHE TRANSiSTOR )
( L'AVALANCHE AVEC LA DiODE DE L'AVALANCHE AVEC LA PHOTODiODE DE L'AVALANCHE AVEC LE BRUiT DE L'AVALANCHE AVEC L'iNTERRUPTiON DE L'AVALANCHE AVEC L'OSCiLLATEUR DE L'AVALANCHE AVEC LE TRANSiSTEUR DE L'AVALANCHE )
( AVALANCHE, LAWINE MiT LAWiNENDiODE, AVALANCHE-DiODE MiT AVALANCHE-FOTODiODE, LAWi-NENFOTODiODE MiT LAWiNENRAUSCHEN, AVALANCH-RAUSCHEN MiT AVALANCHE-BRECHEN, LAWiNENBRECHEN MiT AVALANCHE-OSZiLLATOR, LAWiNE-NOSZiLLATOR MiT AVALANCH-TRANSiSTOR, LAWiNENTRANSiSTOR )
- ÇİĞ EĞRİSİ ile/||/<> ÇİĞ NOKTASI / ÇİĞ NOKTASI SICAKLIĞI
( İkili bir gaz karışımının faz diyagramında belirli bir basınç altında iki sıvı damlasının oluştuğu sıcaklığı karışımın bileşimine bağlı olarak veren eğri. İLE/||/<> Nemli havada herhangi bir yüzeyde çiğin yoğunlaşabileceği en yüksek sıcaklık derecesi. | Herhangi bir gazla su buharı karışımının oluşması için uygun sıcaklık derecesi. )
( DEW CURVATURE VS. DEW POiNT )
( LA COURBE DU CRU AVEC LE POiNT DU CRU )
( TAUKRiiMMUNG MiT TAUPUNKT )
- DEW CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇİĞ EĞRİSİ
- AVALANCHE BREAKDOWN[İng.] / INTERRUPTION DE L'AVALANCHE[Fr.] / AVALANCHE-BRECHEN, LAWINENDURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIĞ KESİLMESİ/KIRILMASI
- ÇİGAN ile ÇİGAN MÜZİĞİ
- CIGARETTE BEETLE[İng.] ile/||/<> LASIODERME DES CIGARETTES[Fr.] ile/||/<> LASIODERMA SERRICORNE[Lat.] ile/||/<> ZIGARRENKÄFER[Alm.] ile/||/<> SİGARA BÖCEĞİ
( Tütünden başka kiler ve mutfaklarda saklı birçok yiyecek maddelerine düşkünlüğü dolayısıyle de hor görülen küçük kınkanatlı böcek tatlıkurt )
( CIGARETTE BEETLE )
( LASIODERME DES CIGARETTES )
( ZIGARRENKÄFER )
( LASIODERMA SERRICORNE )
- CİĞER ile CİĞERCİ/LİK ile CİĞER OTU ile CİĞER ACISI ile CİĞER SARMA ile CİĞER OTLARI ile CİĞER SOTESİ ile CİĞER YARASI ile CİĞER KEBAPÇISI ile CİĞER TAPTAPASI
- CİGİ = SAĞLAM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ÇIĞIRTMA ile ÇIĞIRTMACI
- ÇİĞİT ile ÇİĞİTLİ
- ÇİĞLİ ile ÇİĞLİK
- ÇİĞNEME ile SÖZLERİN İHLALİ ile SÖZÜN İHLALİ
( BREACH vs. BREACH OF PROMIS vs. BREACH OF PROMISE )
( ايجاد شکاف کردن ile نقض ile خلف ile نقض عهد کردن ile خلف وعده کردن ile بدقولي ile خلاف عهد ile خلف وعده )
( AYJAD SHKAF KARDAN ile NAQZ ile خلف ile NAQZ EAD KARDAN ile KHOLF VADEH KARDAN ile بدقولي ile KHLAF EAD ile خلف وعده )
- ÇIGRI ile ÇIGRI/ÇAGRI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Küre. İLE Kuyu, değirmen ya da benzer şeylerdeki çıkrık. | Her tür palanga. | İp eğirmeye yarayan araç. )
- CİHAZ ile UYGULAYICI
( APPLIANCE vs. APPLIER )
( اسباب ile اعمال کننده )
( ASBAB ile EMAL KONANDEH )
- CİHÂZ-I ÂHİZ | RESEPTÖR | KAMERA, SİNEMA MAKİNESİ, FİLM KAMERASI, TELEVİZYON KAMERASI, ELEKTRONİK KAMERA | TELEVİZYON ALICISI ile/||/<> TELEVİZYON ALICISI ile/||/<> ALICI
( alıcı 1 alıcı II 2 almaç Sinema 1 Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt TV 2 Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektriksel ime çeviren elektronik yapılı alıcı çeşidi ses alıcısı Işığı elektromanyetik dalgaları alıp değerlendiren araç Göz fotoğraf plağı radyo radyo ırakgörürü gibi Yığın iletişiminde örgütlü ya da örgütsüz aktarma araçlarıyla kendisine bilgi ya da ileti yollanan kişi I 1 elektrik a Bir elektrik akımını alıp başka bir güce dönüştüren araç b Elektromanyetik dalgalar yardımıyla iletilen imleri almaya bunları yeniden yayınlamaya yarayan araç 2 gökbilim Işığı elektromanyetik dalgaları alıp değerlendiren araç II 1 sinema Sinema filmi çevirmekte kullanılan aygıt 2 televizyon Televizyon almacına ulaştırılacak konunun görüntüsünü elektrik imine çeviren aygıt 1 Bir telefon çevrimindeki kiplenik akımları ses dalgasına dönüştüren çevireç 2 Bir vericinin yayınladığı imlemleri işitilebilir imlere dönüştüren düzenek Mal veya hizmetleri satın alan gerçek veya tüzel kişi 1 Kendisine kan verilen birey 2 Embriyo naklinde embriyoların nakledildiği taşıyıcı dişi resipient )
- CİHÂZ-I HAZIM ile/||/<> DIGESTIF (APPAREIL)[Fr.] ile/||/<> SİNDİRİM AYGITI
( biyoloji )
( DIGESTIF (APPAREIL) )
- CİHÂZ-I TENEFFÜS | SOLUNUM AYGITI ile/||/<> SOLUNUM AYGITI
( biyoloji )
( RESPIRATOR )
( RESPIRATOIRE (APPAREIL) | APPAREIL RESPIRATOIRE )
( ATMUNGSGERÄT )
- ÇİJ/ÇİZ ile ÇİVİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Demir çivi. İLE ... )
- ÇIKAR "AHLÂKI" ile/değil/yerine FERÂGAT AHLÂKI
( MORALS OF PROFIT vs. MORALS OF ABNEGATION )
- ÇIKAR(MENFAAT) ÇATIŞMASI ile/değil/yerine ÇIKAR İLİŞKİSİ
- ÇIKAR ile/değil/yerine KATKI
- ÇIKARILABİLİR ile İHRAÇ ile KARARNAMENİN ÇIKARILMASI ile SORUN ile İHRAÇÇI ile SORUNLAR
( ISSUABLE vs. ISSUANCE vs. ISSUANCE OF DECREE vs. ISSUE vs. ISSUER vs. ISSUES )
( قابل صدور ile صادر کردني ile انتشار دادني ile صدور ile ابلاق حکم ile شماره ile نتيجه بحث ile موضوع ile صادر کننده ile مطالب )
( GHABEL SADVAR ile SADAR KARDANY ile ENTESHAR DADANY ile SADVAR ile ABLAGH HOKAM ile SHMAREH ile نتيجه بحث ile MOZO ile SADAR KONANDEH ile MOTALEB )
- ÇIKARMA ile ÇIKARMA BOTU ile ÇIKARMA YERİ ile ÇIKARMA GEMİSİ ile ÇIKARMA BİRLİĞİ ile ÇIKARMA İŞARETİ ile ÇIKARMA HAREKATI
- ÇIKARMAK ile EKSTRAKT YAĞI ile HARAÇ ÇIKARMAK ile ÇIKARILABİLİR ile ÇIKARILAN ile EKSTRAKSİYON
( EXTRACT vs. EXTRACT OIL vs. EXTRACT TRIBUTE vs. EXTRACTABLE vs. EXTRACTED vs. EXTRACTION )
( عصاره ile بازوربيرون کشيدن ile ملخص ile روغن گرفتن ile خراج گرفتن ile استخراج شدني ile مستخرج ile به دست آمده ile عصارهگيري ile استخراج )
( ASAREH ile BAZORBYRON KESHYDAN ile ملخص ile ROGHEN GARAFTAN ile KHARAJ GARAFTAN ile ESTEKHARAJ SHODANY ile مستخرج ile BAH DAST AMODEH ile ASAREAGYRY ile ESTEKHARAJ )
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARSAMA ile KANI
- ÇIKARTILABİLMEK ile ÇIKARTI ile ÇIKARTIŞ
- ÇIKIN ile/||/<> BK. ÇIKI
( çıkı )
- ÇIKINTI/LIK ile ÇIKINTILI ile ÇIKINTISIZ
- OUTPUT RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE SORTIE[Fr.] / AUSGANGRESISTANZ, AUSGANGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKIŞ DİRENCİ
- OUTPUT IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE DE SORTIE[Fr.] / AUSGANGSIMPEDANZ, AUSGANGSSHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇIKIŞ EMPEDANSI
- ÇIKIŞ HATTI | ÇIKIŞ ÇİZGİSİ ile/||/<> ÇIKIŞ ÇİZGİSİ
( Yarışa başlanacak yeri gösteren 5 cm kalınlığındaki ak çizgi Yarışa başlanacak yeri göstermek için yere çizilen 4 cm enindeki beyaz çizgi )
( STARTING LINE )
( LIGNE DU DÉPART | LIGNE DE DÉPART )
( STARTLINIE )
- ÇIKIŞ ile/||/<> ÇIKIŞ BOŞLUĞU ile/||/<> ÇIKIŞ DEVRESİ ile/||/<> ÇIKIŞ DİRENCİ ile/||/<> ÇIKIŞ EMPEDANSI ile/||/<> ÇIKIŞ GÜCÜ ile/||/<> ÇIKIŞ TRAFOSU
( Bir devre, aygıt ya da terminalin verdiği sinyal, akım, gerilim, güç, sürücü güç vb. nicelikler. İLE/||/<> Bir mikrodalaga tüpünde elektron akışından yararlı gücün çıkarıldığı boşluk. İLE/||/<> Yük empedansını oluşturmak üzere çıkış elektroduna bağlanan bir dış devre. İLE/||/<> Bir devre ya da cihazın çıkış terminallerine gösterdiği direnç. İLE/||/<> Bir elektrik, elektronik devre ya da aygıt tarafından yük ya da güce gösterilen empedans. İLE/||/<> Bir elektronik tüp, algılayıcı vb. sistemlerden çıkış devresine ya da çıkış direnci üzerinden taşınan toplam güç. İLE/||/<> Bir radyo alıcısı ya da yükseltecin çıkış katını, hoparlörü ya da öteki devreleriyle eşlemek için kullanılan demir nüveli bir ses frekansı trafosu. )
( OUTPUT VS. OUTPUT GAP VS. OUTPUT CiRCUiT VS. OUTPUT RESiSTANCE VS. OUTPUT iMPEDANCE VS. OUTPUT POWER VS. OUTPUT TRANSFORMER )
( LASORTiE AVEC LA CREUSE DE LA SORTiE AVEC LE CiRCUiT DE LA SORTiE AVEC LA RéSiSTANCE DE LA SORTiE AVEC L'iMPEDANCE DE LA SORTiE AVEC LA PUiSSANCE DE LA SORTiE AVEC LE TRANSFORMATEUR DE LA SORTiE )
( AUSGANG, OUTPUT MiT AUSGANGSGAP MiT AUSGANGSKREiS MiT AUSGANGSRESiSTANZ, AUSGANGSWiDERSTAND MiT AUSGANGSiMPEDANZ, AUSGANGSSCHEiNWiDERSTAND MiT AUSGANGSLEiSTUNG MiT AUSGANGTRAFO, AUSGANGTRANSFORMATOR )
- ÇIKMA ile/||/<> ÇIKINTI
- ÇIKMAK/LIK ile ÇIKMAZ/LIK ile ÇIKMALI ile ÇIKMA DURUMU ile ÇIKMAZ SOKAK ile ÇIKMALI TÜMLEÇ ile ÇIKMALI TAMLAMA
- ÇİKOLATA ile ÇİKOLATACI/LIK ile ÇİKOLATALI ile ÇİKOLATASIZ/LIK
- ÇIKRA ile/||/<> SIK ÇALI
( sık çalı Kökünü bilmiyoruz )
- ÇIKRIK ile ÇIKRIKLI ile ÇIKRIKÇI/LIK ile ÇIKRIKSIZ
- ÇIKTI ile/ve/||/<> SONUÇ
- CİLA | PARLATICI ile/||/<> PARLATICI
( Sinema Filmi parlatma işinde kullanılan aygıt Boyalı yüzeyleri korumak ve parlatmak amacıyla kullanılan reçine ve kurutucu yağların uçucu bir çözücüdeki çözeltisi )
( FILM POLISHING MACHINE | VARNISH )
( MACHINE À DÉPOLIR LE FILM | VERNIS )
( FILMPOLIERENMASCHINE, FILMMATTIERMASCHINE | FIRNIS )
- CİLÂ YAĞI ile/||/<> POLIERÖL[Alm.]
( Renksiz asitsiz reçinesiz ince mineral yağ Cilâ topunun kaymasını sağlar )
( POLIERÖL )
- CİLÂ ile/||/<> CİLÂ TOPU ile/||/<> CİLÂ YAĞI ile/||/<> CİLÂLAMAK
( 1. Ağaç eşyaya parlaklık, güzellik veren ve onu dış etkilerden koruyan katman. 2. Bu katmanı oluşturmada kullanılan gomlak-ispirto karışımı sıvı. )
( POLISH~POLISHING PAD~POLISHING OIL~TO POLISH )
( POLI | POLIR~TAMPON À POLIR~HUILE À POLIR~POLIR )
( POLITUR | POLIERBALLEN | POLIERÖL | POLIEREN~POLIERBALLEN~POLIERÖL~POLIEREN )
( LUCIDO~TAMPONE PER LUCIDARE~OLIO PER LUCIDARE~LUCIDARE )
( ΒΕΡΝΊΚΙ / βερνίκι~ΣΤΙΛΒΩΤΙΚΌ ΤΑΜΠΌΝ / στιλβωτικό ταμπόν~ΛΆΔΙ ΣΤΊΛΒΩΣΗΣ / λάδι στίλβωσης~ΓΥΑΛΊΖΩ / γυαλίζω )
- CİLÂ ile/||/<> POLI[Fr.] ile/||/<> POLITUR[Alm.]
( 1 Ağaç eşyaya parlaklık güzellik veren ve onu dış etkilerden koruyan katman 2 Bu katmanı oluşturmada kullanılan gomlakispirto karışımı sıvı )
( POLISH )
( POLI | POLIR )
( POLITUR | POLIERBALLEN | POLIERÖL | POLIEREN )
( LUCIDO )
( ΒΕΡΝΊΚΙ / βερνίκι )
- CİLALAMAK ile CİLALANMAK ile CİLALATMAK ile CİLALAYABİLMEK ile CİLA ile CİLACI/LIK ile CİLALI ile CİLASIZ/LIK ile CİLA TOPU ile CİLA YAĞI ile CİLALI TAŞ DEVRİ
- CILASUN[MOĞ.] ile/||/<> KAHRAMAN, BABAYİĞİT, GÜRBÜZ DELİKANLI
( kahraman babayiğit gürbüz delikanlı Ağızlarda cılasın erkek ve kız güzeli cilasın boylu boslu gürbüz babayiğit olarak kullanılır Eski kaynaklarda cılasın cılasun olarak da geçer Evliya Çelebi cılasın champion warrior biçimini verir Redhouse sözlüğüne celasın biçiminde aldığı sözü big thick lipped and fiercelooking olarak tanımlamıştır 668 Moğolcada calagu young youthful bursche Kalmıkçada zalu genç erkek Ehemann tapfer olarak kullanılır Doerfer TMEN IV 97 1797 yiğit karşılığı olarak değerlendirilmiştir ve Ramstedtin Kalmıkça sözlüğünde düşündüğü gibi yaşın karşılığı olmadığını açıklamıştır Doerfer Moğolca nasun yaş biçimiyle karşılaştırılmasını da geri çevirmiştir Vásáry 131 alternatif bir etimoloji öne sürerek çal vurmak atmak kökünden getirmektedir Ancak kuruluşun biçimini açıklamamıştır Onun sun sün ekine yönelik görüşüne göre bu ek kompleks bir Türkçe morfemdir ve Moğolca değildir Türkçe Sözlükte yiğit kimse eli çabuk becerikli kimse diye tanımlanan cilasun Moğolca olarak gösterilmiştir )
- CİLBAN ile ÇALI FASULYESİ ile MÂŞ FASULYESİ[Fars., Sans.] ile MEKSİKA FASULYESİ ile SIRIK FASULYESİ ile SOYA[Mançuca] FASULYESİ
( Küçük taneli fasulye. İLE ... İLE Börülceye benzeyen fasulyenin iki türü. İLE ... İLE ... )
( ... cum ... cum PHASEOLUS OUREUS cum ... cum SOLA HISPIDA )
- ÇILBIR ile/||/<> YOĞURTLU YUMURTA YEMEĞİ
( yoğurtlu yumurta yemeği Yerel ağızlarda cılbır çilbir olarak da kullanılır Kökenini bilmiyoruz Kürtçede cilbir oeuf mollet olarak geçer Sırpça čìmbur Türkçeden alınmıştır Škaljić Turc 176 Skok EtRj l 324 )
- ÇİLE MAKİNESİ ile/||/<> REEL[İng.] ile/||/<> DÉVIDOIR[Fr.] ile/||/<> ELEMGE
( dokumacılık Çile durumundaki ipliği yumak yapma ya da masuraya sarma işinde kullanılan kendi ekseni üzerinde dönebilen kafes biçimli aygıt Yerel ağızlarda elemit elemüt gibi birtakım biçimler de geçer Rumcadan alındığı anlaşılıyor Ancak Türkçede kullanılan biçimlerle Rumca karşılıklar arasındaki bağlantı ses bakımından açıklanmaya muhtaçtır Ağızlarda yaygın olarak kullanılan elemge biçiminin elemyeden geldiği anlaşılıyor Yerel olarak buna benzer örneklere tanık oluyoruz Örn gelemiye biçimi ağızlarda gelemgeye dönüşmüştür geleme )
( REEL )
( DÉVIDOIR )
- ÇİLE ile PEYGAMBER ÇİLESİ
- ÇİLE ile/||/<> YAY KİRİŞİ; İPLİK KANGALI
( yay kirişi iplik kangalı çille ipek kangalı çila çilla a bowstring Türkçede de yay çilesi yay kirişi olarak kullanılır Türkçe kelep iplik çilesi de Farsçadan alınmıştır kelep )
( ÇILA )
( ÇILLE[Tkm.] )
- ÇİLEK ile ÇİLEKLİ ile ÇİLEKÇİ/LİK ile ÇİLEK SUYU ile ÇİLEK ÜZÜMÜ ile ÇİLEK REÇELİ ile ÇİLEK KOMPOSTOSU
- ÇİLEK ile/değil/ne yazık ki FRENKÇİLEĞİ
( ... İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ Kokusuz, kırmızı ve iri meyve veren çilek türü. )
- ÇİLEKEŞ değil/yerine/= KIRKÇI
- ÇİLEMEK ile ÇİL ile ÇİLE ile ÇİLECİ/LİK ile ÇİLELİ ile ÇİL ÇİL ile ÇİLESİZ
- ÇILGIN ile SAYIKLAMA ile DELİRYUM TİTREMELERİ
( DELIRIOUS vs. DELIRIUM vs. DELIRIUM TREMENS )
( سرسامي ile هذياني ile پرتگويي ile داء الخمر ile جنون خمري ile سرسام ile هذيان ile هذيان خمري )
( SARSAMY ile هذياني ile PORTEGOYY ile داء الخمر ile JENON KHMARY ile SARSAM ile NPAZYAN ile هذيان خمري )
- CILIATE[Lat.] ile/||/<> KİRPİKLİ
( 1 Üzeri titrek tüy veya titrek kirpiklerle örtülü titrek tüylü 2 Ciliata sınıfına ait herhangi bir protozoon )
( CILIATE )
- CILIBIT ile DOĞU CILIBITI
- ÇİLİNGİR/LİK ile ÇİLİNGİR SOFRASI
- ÇİLLİK ile/||/<> DİŞİLİK ORGANI
( dişilik organı Ağızlarda cilik cillik olarak da geçer cilik clitoris Dankoff ALT 299 Soğan cücüğü olarak kullanılan zillikin çilik ile birleştirilmesi düşünülemez Bu biçim cücüğe verilen zillikten ayrılamaz Kökeni için Dankoff ALT 297 )
( CILIK )
- CİLT | DERİ ile/||/<> POST
( Bir canlının dış örtüsü. Omurgalı hayvanlarda iki katlı olup çok katlı yassı epitelden meydana gelmiş üst-deri (epidermis) ile bunun altında bulunan ve bağ dokusundan oluşan alt-deri'den (kutis, koryum) yapılmıştır. Omurgasız hayvanlarda ise bir sıra silindir biçimi dış-deri (ektoderm) gözeleri ile bu gözelerin dış tarafa saldığı kutikuladan meydana gelmiştir. @@ (biyoloji, zooloji, tarım) @@ Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu, meyvenin, tohumun üzerini örten en dış örtü. Omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur. @@ Omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermisle bağ dokusunca zengin dermis tabakasından meydana gelen ve canlıların vücudunu örten en dış örtü, kutan, kutis. @@ Termik, toksik ve mekanik etkileri önleme, gaz değişimine yardımcı olma, vücudun ısı ve su dengesini ayarlama, yağ ve süt bezleri aracılığıyla salgı yapma, duyuları alma ve birincil savunma sistemine yardımcı olma gibi görevleri olan, vücudun dışını örten, epidermis ve dermadan oluşan koruyucu organ, kutis, derma, koryum, kutin, pellis.@@Deri. @@ ~ Az dǝri. -Tkm deri. -TatK tire. -Bşk tire. -Nog teri. -Kklp teri. -Kzk teri. -Krg teri. -Bar teri. -Alt, Tel, Kuğ, Şor, Küer tere. -Yak tärī, tirī. -Çuv tir. Tatarcadan alınmıştır. Eski Türkçeden başlayarak kullanılır (teri). Orta Türkçede terī olarak geçer. Eski Kıpçakçada da terī biçimi kullanılır. Hint-Avrupa dillerinden alındığı yolundaki eski sav yanlıştır. Muhamedova (Tİ 1976, 152-153) yanlışlıkla diyalektlerde 'deri' olarak kullanılan yarı biçimiyle birleştirmiştir. Türkçe deri'nin (teri) Moğolca siri(n) 'skin, raw hide' biçimiyle birleştirilmesi de yanlıştır. )
( SKIN | HIDE~HIDE | PELT )
( PEAU | PEAU, CUTIS~PEAU )
( CUTAN, CUTIS | CUTIS~PELLIS )
( HAUT | FELL~FELL )
( PELLE~PELLE )
( ΔΈΡΜΑ / δέρμα~ΤΟΜΆΡΙ / τομάρι )
( DƎRI[Az.]~DERI[Tkm.]~TIRE[Tatk.]~TIRE[Bşk.]~TERI[Nog.]~TERI[Kklp.]~TERI[Kzk.]~TERI[Krg.]~TÄRĪ[Yak.]~TIRĪ[Yak.]~TIR[Çuv.] )
- CİLT KAPAĞI ile/||/<> ...
( Kitabı dış etkenlerden koruyan cildin üst ve alttaki kapaklarından her biri )
( BINDER | CINCFERY )
( COUVERTURE )
( BUCHDECKEL )
( COPERTINA )
( ΕΞΏΦΥΛΛΟ / εξώφυλλο )
- CİLT KAPAĞI ile/||/<> CİLTÇİ ile/||/<> CİLTEVİ
( Kitabı dış etkenlerden koruyan, cildin üst ve alttaki kapaklarından her biri. )
( BINDER | CINCFERY~BINDER~CINCFERY )
( COUVERTURE~RELIEUR~ATELIER DE RELIURE )
( BUCHDECKEL~BUCHBINDER~BUCHBINDEREI )
( COPERTINA~RILEGATORE~LEGATORIA )
( ΕΞΏΦΥΛΛΟ / εξώφυλλο~ΒΙΒΛΙΟΔΈΤΗΣ / βιβλιοδέτης~ΒΙΒΛΙΟΔΕΤΕΊΟ / βιβλιοδετείο )
- CİLT ile/||/<> DERİ
( Bir canlının dış örtüsü Omurgalı hayvanlarda iki katlı olup çok katlı yassı epitelden meydana gelmiş üstderi epidermis ile bunun altında bulunan ve bağ dokusundan oluşan altderiden kutis koryum yapılmıştır Omurgasız hayvanlarda ise bir sıra silindir biçimi dışderi ektoderm gözeleri ile bu gözelerin dış tarafa saldığı kutikuladan meydana gelmiştir biyoloji zooloji tarım Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu meyvenin tohumun üzerini örten en dış örtü Omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur Omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermisle bağ dokusunca zengin dermis tabakasından meydana gelen ve canlıların vücudunu örten en dış örtü kutan kutis Termik toksik ve mekanik etkileri önleme gaz değişimine yardımcı olma vücudun ısı ve su dengesini ayarlama yağ ve süt bezleri aracılığıyla salgı yapma duyuları alma ve birincil savunma sistemine yardımcı olma gibi görevleri olan vücudun dışını örten epidermis ve dermadan oluşan koruyucu organ kutis derma koryum kutin pellis Deri Az dǝri deri tire tire teri teri teri teri Bar teri Alt Tel Kuğ Küer tere tärī tirī tir Tatarcadan alınmıştır Eski Türkçeden başlayarak kullanılır teri Orta Türkçede terī olarak geçer Eski Kıpçakçada da terī biçimi kullanılır Avrupa dillerinden alındığı yolundaki eski sav yanlıştır Muhamedova Tİ 1976 152153 yanlışlıkla diyalektlerde deri olarak kullanılan yarı biçimiyle birleştirmiştir Türkçe derinin teri Moğolca siri n skin raw hide biçimiyle birleştirilmesi de yanlıştır )
( SKIN | HIDE )
( PEAU | PEAU, CUTIS )
( HAUT | FELL )
( CUTAN, CUTIS | CUTIS )
( PELLE )
( ΔΈΡΜΑ / δέρμα )
( DƎRI[Az.]~DERI[Tkm.]~TIRE[Tatk.]~TIRE[Bşk.]~TERI[Nog.]~TERI[Kklp.]~TERI[Kzk.]~TERI[Krg.]~TÄRĪ[Yak.]~TIRĪ[Yak.]~TIR[Çuv.] )
- CİLTHANE ile/||/<> CINCFERY[İng.] ile/||/<> CİLTEVİ
( Kitapların ciltlendiği ciltlerinin onarıldığı yer )
( CINCFERY )
- CİLTLEMEK ile CİLTLENMEK ile CİLTLETMEK ile CİLTLENEBİLMEK ile CİLTLETEBİLMEK ile CİLTLEYEBİLMEK ile CİLT/LİK ile CİLTLİ ile CİLTÇİ/LİK ile CİLTSİZ ile CİLT KAPAĞI
- CİLTTE:
YEK-ŞAH ile/ve/||/<> YAZMA ile/ve/||/<> GÖMME(ŞEMSE)[SOĞUK ve MÜLEMMÂ] ile/ve/||/<> CİHAR ile/ve/||/<> EBRU ile/ve/||/<> ZER-DUA ile/ve/||/<> SİM-DÜZ ile/ve/||/<> LAKE ile/ve/||/<> ZİLBAHAR[BAKLAVA] ile/ve/||/<> MEMLÛK(KAHVERENGİ) ile/ve/||/<> SELÇUK
- ÇİM ile/ve/değil/<> ARAPSAÇI
( ... İLE Bir vaziyet planında, genellikle yeşil alanları belirlemek üzere girişik kıvrımlı çizgilerle yapılan bir çeşit tarama. | Bahçelerde, çim yerine kullanılan bir yeşillik. )
- ÇİM ile ÇİM BİÇME MAKİNESİ
( LAWN vs. LAWN MOWER )
( علفزار ile چمن ile علف چين )
( ALAFZAR ile CHAMAN ile ALAF CHYNE )
- ÇİM ile ÇİM ÇİM ile ÇİM KAYAĞI
- CİMÂ'[Ar.] ile CİMÂH[Ar.] ile CİMA[İt.]/ÇIMA(/ÇIMACI)
( Birleşme. [insanda] İLE Atın sert başlı olması. İLE Gemiyi iskeleye bağlamak için kullanılan halat. | Halat ucu. (Vapur iskelelerinde halat/çıma uzatan ya da tutan işçi.) )
- ÇİMBALİ -ile
( Orkestralarda çalınan, iki yuvarlak yüzeyden oluşmuş metal, vurmalı çalgı. )
- ÇİMEN/LİK ile ÇİMENLİ ile ÇİMENSİZ
- ÇİMENTO ile ÇİMENTO İŞİ ile ÇİMENTO İŞÇİSİ
( CEMENT vs. CEMENT WORK vs. CEMENT WORKER )
( سمنت کردن ile سيمان ile سمنت ile سيمان کاري ile سيمان کار )
( SEMONT KARDAN ile SYMAN ile SEMONT ile SYMAN KARY ile SYMAN KAR )
- ÇİMLENME DEVRESİ = MEVSİM-İ İFRÂH = PÉRIODE DE GERMINATION
- CİMRİ/NEKES[Fars. < NÂ+KES]/PİNTİ/MIHSIÇTI[argo] değil/yerine/= KISMIK
( Aşırı derecede tutumlu. )
- CİMRİ/PİNTİ/NEKES değil/yerine/= ELİSIKI/KISMIK/VARYEMEZ
- CİMRİ ile/||/<> ...
( elindeki parayı harcamaya kıyamayan eli sıkı hasis cümri hırsız haydut cimrī poor mean )
( GENEROUS )
( GÉNÉREUX )
( GROSSZÜGIG )
( AVARUS )
( AVARO )
( ΤΣΙΓΚΟΎΝΗΣ / τσιγκούνης )
( CIMRĪ )
( CÜMRI[Tkm.] )
- CİMRİ >< CÖMERT
( 'elindeki parayı harcamaya kıyamayan, eli sıkı, hasis' @@ ~ Tkm cümri 'hırsız, haydut'. < Far cimrī 'poor, mean'. )
( GENEROUS~GENEROUS )
( GÉNÉREUX~GÉNÉREUX )
( AVARUS~... )
( GROSSZÜGIG~GROSSZÜGIG )
( AVARO~GENEROSO )
( ΤΣΙΓΚΟΎΝΗΣ / τσιγκούνης~ΓΕΝΝΑΙΌΔΩΡΟΣ / γενναιόδωρος )
( CÜMRI[Tkm.] )
( CIMRĪ )
- ÇİN KALAN TEOREMİ ile/||/<> EUKLİDYEN ALGORİTMA
( ÇKT eş zamanlı kongrüans, Euklidyen OBEB bulma. )
( Formül: Sistem çözümü İLE gcd )
( Sun Zi tarafından 300 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÇİN KALAN TEOREMİ ile/||/<> MODÜLER ARİTMETİK
( Çin Kalan Teoremi eşzamanlı kongrüansları çözer İLE modüler aritmetik kalanlı işlemleri kullanır. )
( Sun Zi tarafından 400 yılında keşfedildi/formüle edildi. (400-460) (Ülke: Çin) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Çin Kalan Teoremi) )
- ÇİN('Lİ) ile JAPONYA('LI)
( Çin-Tibet dil ailesindedir. İLE Ural-Altay dil ailesindedir.
[İkisinde de Kanji abece kullanılır.] )
( [saçları ve kaşları] Daha seyrek. İLE Daha yoğun. )
( [boy] Daha uzun. İLE Daha kısa. )
( [ten] Daha koyu, buğday. İLE Daha beyaz. )
- TARÇIN:
ÇİN ile/değil/yerine SEYLAN
(
)
- ÇİN TIBBI ile YUNAN TIBBI
( LLOYD )
- CİN ile CİNS/LİK ile CİNS CİNS ile CİNS İSİM ile CİN DAMARI ile CİN DARISI ile CİN MISIRI ile CİN ÇALIĞI ile CİNSLİKSİZ ile CİN FİKİRLİ/LİK ile CİNSLİK BİLİMİ ile CİNS CİBİLLİYET
- ÇINAR AĞACI YAPRAĞI ile/değil SIĞLA AĞACI YAPRAĞI
- ÇINAR AĞACI ve DUT AĞACI
( Kuşların en çok konduğu ağaçlar. )
- ÇINAR ile/||/<> DOĞUÇINARI
( doğuçınarı Çınargiller Platanaceae familyasından süs bitkisi olarak her tarafta yetiştirilen büyük gösterişli ağaçlar Az çinar çınār sınar şınar şınar çınar çınar dağ kavağı Tar çinar çanār a planetree Kâşgarlı Mahmuda göre Yağmalar çınar ağacına çarūn adını verirler Türkçe çınar sözü ile çarūn biçimi arasındaki benzerlik düşündürücüdür Clauson ED 430b çarūn biçimini hap leg olarak vermekle yetinmiştir Kâşgarlı Mahmuda göre Türkler çınar ağacına çünük adını da verirler Bu ad çnin şye çevrilmesi sonunda şünük biçimini almıştır Clausonun belirttiği gibi çağdaş diyalektlerde çünük adının yerine Farsça çinār sözü geçmiştir Orta Türkçe çünük adının komşu dillerden kalma bir alıntı olduğu anlaşılıyor Ağızlarda çınar ağacına kavlağan adı verilir kavlağan Akdeniz ağızlarında ise piladan biladan adı da kullanılır piladan Türkçeden Rusçaya činár olarak geçmiştir Vasmer REW 3 340 )
( ORIENTAL PLANE TREE )
( PLATANE D'ORIENT )
( ASIATISCHE PLATANE )
( PLATANUS ORIENTALIS )
( ÇANĀR )
( ÇINAR[Az.]~ÇINĀR[Tkm.]~SINAR[Nog.]~ŞINAR[Kzk.]~ŞINAR[Kklp.]~ÇINAR[Krg.] )
- ÇINARALTI :
( Emirgan Hamid - i Evvel Camii ile Muvakkithane arasında kalan Muvakkithane Caddesi üzerindedir. Caddenin tam ortasında asırlık çınar ağaçları olması nedeniyle bu alana Çınaraltı denildi. Çınaraltı Emirgan'ın kalbi sayılır. Arkaya doğru sıralanan çay bahçeleri, kafeteryalarla Boğaziçi'nin önemli dinlence yerlerindendir. Bilhassa edebiyatçıların buluştuğu sabahlara kadar sohbet ettikleri bir yer olarak bilinir. )
- ÇINARALTI ile/ve KÜLLÜK KIRAATHANESİ
- ÇINAR/LIK ile ÇINARLI
- CİNAS ile CİNASLI
- CİNASLI MANİ ile/||/<> ÜNDEŞLİ MANİ
( Söylenişleri bir anlamları ayrı sözcükler kullanma yoluyla yapılan koşuk Ör Kuleden Ses geliyor kuleden O kaş o göz değil mi Beni sana kul eden Bu koşuğun iki ündeşle yapılanına çifte Ündeşli mani es t cığalı mani denir Öyle mi kara gözler Sürmeli kara gözler Gemin deryada kaldı Gözlerin kara gözler )
(1996'dan beri)