Bugün[07 Temmuz 2026]
itibarı ile 34.126 başlık/FaRk ile birlikte,
34.126 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(13/138)


- AUTARCİE[Fr. < AUTARCIE] ile/değil/yerine/=/||/<> OTARSİ

( Bir ülkede ekonomik alandaki gereksinimleri kendi kendine karşılamaya yönelen tutum )


- AUTOCRATİE[Fr. < AUTOCRATIE] ile/değil/yerine/=/||/<> OTOKRASİ

( Hükümdarın bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi )


- AUTOGRAPHİE[Fr. < AUTOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> OTOGRAFİ

( Yağlı mürekkeple özel kâğıda çizilen şekillerin litografya tekniği ile taş üzerine yazılması )


- AUTOPHAGY[İng.] ile/değil/yerine/= OTOFAJİ

( Vücudun zarar görmüş gözelerinin yerine sağlıklı ve yeni gözeler koyarak gerçekleştirdiği temizleme işlemidir. Yunancada kendi kendine anlamına gelen "oto" ile yeme anlamına gelen "faji" sözcüklerinden oluşur. Yani otofaji işlemini "kendi kendini yeme" (İng: "self-eating") olarak da adlandırılabilir. "Kendi kendini yeme" işlemi, kulağa vücudumuzda gerçekleşmemesi gereken bir işlem olarak gelebilir. Ancak bu işlem temelde vücudumuzun sağlıklı kalmasını sağlayan oldukça yararlı bir işlemdir. "Otofagositoz" sözcüğü de aynı süreci ifade etmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AUTOPLASTİE[Fr. < AUTOPLASTIE] ile/değil/yerine/=/||/<> OTOPLASTİ

( Eksik bir organa kişinin başka bir yerinden parça alıp eklemek yoluyla yapılan onarım )


- AUTOPSİE[Fr. < AUTOPSIE] ile/değil/yerine/=/||/<> OTOPSİ

( Ölüm sebebini belirlemek amacıyla bir cesedi inceleme işi ölü açımı )


- AUTOTOMY[İng.] ile/değil/yerine/= OTOTOMİ

( Hayvanların avcılardan kaçmak amacıyla seçilim gösterdiği uzuv bırakma davranışı. Bazı sürüngen ve amfibiyenlerde kuyruk bırakma davranışına "kaudal ototomi" denir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AUX- ile/||/<> CRESCO- ile/||/<> -BRY ile/||/<> EDE-/EDEMA- ile/||/<> GANGLİ- ile/||/<> -PHYMA ile/||/<> VARİC-/VARİCO- ile/||/<> CİRS-

( Büyüme, artma. İLE/||/<> Büyüme. İLE/||/<> Büyüme, şişme. İLE/||/<> Şişlik, şişme. İLE/||/<> Şişlik, pleksus. İLE/||/<> Derinin bir bölümünün şişmesi, tümör. İLE/||/<> Varisle ilgili, şiş, kıvrımlı. İLE/||/<> Genleş(tir)mek, genişle(t)mek, Dilate, variköz. )


- AUXIS ROCHEI[Lat.] ile/||/<> TOMBİK | USKUMRU ORKİNOSU

( Uskumru orkinosu )

( LITTLE TUNNY )

( THONINE )

( KLEINER THUNFISCH )

( AUXIS ROCHEI )

( TONNETTO )

( ΠΑΛΑΜΊΔΑ / παλαμίδα )


- AUXIS ROCHEI[Lat.] ile/||/<> TOMBİLYA | USKUMRU ORKİNOSU

( Uskumru orkinosu )

( AUXIS ROCHEI )


- AV ile AV KUŞU ile AV DÖNEMİ ile AV KÖPEĞİ ile AV SEZONU ile AV YASAĞI ile AV HAYVANI ile AV MEVSİMİ ile AV TEZKERESİ


- AVADANCI ile AVADANLIK


- AVAGADRO SAYISI ile AVAGADRO YASASI

( Bir moldeki molekül sayısı ve değeri, yaklaşık 6,02 10²3 olan bir sayı. İLE 0 °C sıcaklık ve 1 atmosfer basınçta herhangi bir gazın, bir molü 22,4 L hacim kapladığını ifade eden yasa. )


- AVAM KAMARASI ile TEMSİLCİLER MECLİSİ ile EV ile EV TEMİZLİĞİ ile EV MOBİLYALARI ile EV BEKÇİSİ ile TANRI'NIN EVİ ile TOPLANTI EVİ ile DÜZELTME EVİ ile HAZİNE EVİ ile EV PARTİSİ ile EV ISINMA PARTİSİ ile YIKMAK ile EV SAHİBİ ile HİZMETÇİ ile EVLER

( HOUSE OF COMMONS vs. HOUSE OF REPRESENTATIVES vs. HOUSE vs. HOUSE CLEANING vs. HOUSE FURNITURE vs. HOUSE KEEPER vs. HOUSE OF GOD vs. HOUSE OF ASSEMBLY vs. HOUSE OF CORRECTION vs. HOUSE OF TREASURY vs. HOUSE PARTY vs. HOUSE WARMING PARTY vs. HOUSEBREAK vs. HOUSEHOLDER vs. HOUSEMAN vs. HOUSES )

( منزل ile چهارديواري ile جا دادن ile منزل گزيدن ile مسکن ile منزل دادن ile منزلگاه ile مسکن دادن ile خاندان ile خانه ile سراي ile چارديواري ile خانه تکاني ile سامان ile خانهدار ile مجلس ايالتي ile مجل عوام ile مجلس عوام ile دار التاديب ile بيت الله ile مجلس نمايندگان ile مجلس مبعوثان ile بيت المال ile مجالس خانگي ile جشن ورود ile بخانه دستبرد زدن ile مالک خانه ile مستخدم خانه ile منازل ile بيوتات )

( MANZEL ile چهارديواري ile JA DADAN ile MANZEL GOZYDAN ile MOSKAN ile MANZEL DADAN ile MANZELGAH ile MOSKAN DADAN ile KHANDAN ile KHANEH ile SARAY ile چارديواري ile KHANEH TAKANY ile SAMAN ile KHANEHDAR ile MOJALS AYELTY ile مجل عوام ile MOJALS AVAM ile DAR ELTADYBE ile بيت الله ile MOJALS NAMAYNADEGAN ile مجلس مبعوثان ile BEYT OLMAL ile MOJALES KHANGY ile JASHEN VORUD ile BAKHANEH DASTABARD ZADAN ile MALK KHANEH ile MOSTEKHODAM KHANEH ile MENAZEL ile بيوتات )


- AVAM TENZİHİ ile/ve HAVAS (ÂRİF) TENZİHİ


- HAVF:
AVAM'IN ile HAVAS'IN ile AHAS'IN

( Yaptığı hatalardan alacağı cezayı düşünmekten. İLE Makamından inmek, hakka yakınlık makamından uzaklaşma korkusu. İLE Nefsin edebinin yüksekliğinden. )

( Vuslat yoktur. İLE Vuslat vardır. )

( "Gaib" olan Allah'tan. İLE Hazır olan Allah'tan. İLE ... )


- AVÂM'IN İSTİĞFÂRI ile ÂRİF/ENBİYÂ İSTİĞFÂRI

( Günahlarından sonra. İLE Sevaplarından sonra. )


- AVANE[Ar. < ʿAVENE] ile/değil/yerine/=/||/<> YARDAKÇI | YARDIMCI

( yardakçı yardımcı )


- AVANTA ile AVANTAJ ile AVANTACI/LIK ile AVANTALI ile AVANTAJLI/LIK ile AVANTASIZ/LIK ile AVANTAJSIZ/LIK


- RÜCHAN EMSALİ[Osm.] / ADVANTAGE FACTOR[İng.] / CONSTANTE D'AVANTAGE[Fr.] / VORTEILSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AVANTAJ FAKTÖRÜ


- AVANTAJ ile AVANTAJLI ile AVANTAJLAR

( ADVANTAGE vs. ADVANTAGEOUS vs. ADVANTAGES )

( مفيد بودن ile حسن ile سودمند بودن ile فيده ile منفعت ile مزيت ile مزيت دادن ile نافع ile باصرفه ile منافع )

( MOFYD BODAN ile HASAN ile SOODMAND BODAN ile فيده ile MONFAT ile MOZYT ile MOZYT DADAN ile NAFE ile BASERFEH ile MENAFE )


- AVANTAJ ile/||/<> GETİRİ ile/||/<> DISADVANTAGE[İng.] ile/||/<> GÖTÜRÜ

( Bir kişi nesne durum ya da koşuldan yana olan başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler götürü Bir yatırımdan veya taşınır değerden elde edilen gelir Bir kişi nesne durum ya da koşula karşı olan başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler )

( ADVANTAGE | YIELD, RETURN )


- AVÂRIZ ile/değil/yerine/= YER BİÇİMLERİ


- AVCI-TOPLAYICI değil TOPLAYICI-AVCI


- [ne yazık ki]
AVCI ile/ve/=/||/<> AYI

( Hile bilir de. İLE/VE/=/||/<> Yol bilmez mi? )


- AVCI/LIK ile AVCILAR ile AVCI ERİ ile AVCI KUŞ ile AVCI OTU ile AVCI KUŞU ile AVCI HATTI ile AVCI UÇAĞI ile AVCI ÇANTASI


- AVDET ile AVDETİ


- AVDETÎ[Ar. < ʿAVDETĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖNME


- AVERAJ[Fr. < AVÉRAGE] ile/değil/yerine/=/||/<> ORTALAMA | SAYI FARKI

( ikili averaj ortalama sayı farkı )


- AVERAJ ile/||/<> AVERAGE[İng.] ile/||/<> TORVERHÄLTNIS, DURCHSCHNITT[Alm.] ile/||/<> SAYI FARKI

( Bir takımın attığı sayılar toplamından yediği sayılar toplamının çıkarılması ile elde edilen sonuç )

( AVERAGE )

( TORVERHÄLTNIS, DURCHSCHNITT )


- AVERAJ[Fr./İng. < AVERAGE] ile/değil/yerine/= ORTALAMA | SAYI FARKI


- AVIAN INFLUENZA[İng.] ile/||/<> KUŞ GRİBİ

( Orthomyxoviridae ailesinde İnfluenza A virüsünün tavuk sülün hindi ve bıldırcın gibi evcil kanatlılarda kısa seyirli yüksek ölüm oranı seyreden sakal ve ibikte kanama morarma ve ödemle belirgin oldukça bulaşıcı bir hastalık kanatlı gribi Doksandan fazla yabani kuş türü saklayıcı konaktır ve domuz başta olmak üzere birçok memeli türü de enfeksiyona oldukça duyarlıdır kanatlı enflüenzası avian enflüenza tavuk vebası )

( AVIAN INFLUENZA )


- AVİDYA >< BODHİ

( Cahillik. Birincil cehalet, kendi doğamızın cehaleti. Gerçek yaratılışımızı tanımaktaki yetersizlik, bilgisizlik. @@ Aydınlanma, anlayış, bilgelik, evreni yöneten zekâ. Işıklanma, tam Aydınlanma. )


- AVİZE AĞACI ile/||/<> AVİZE AĞACI

( botanik Agavaceae familyasından yaprak uçları batıcı beyaz krem rengi ya da nadiren menekşe rengi olan çiçekleri aşağı doğru sarkık asıl vatanı Kuzey Amerika olan ülkemizde park ve bahçelerde süs bitkisi olarak Yucca filamentosa türünün kültürü yapılan bir cins bitki Yuka ağacı )

( YUCCA, MOUND LILY )

( YUCCA )

( YUCCA )


- AVİZE ile AVİZE AĞACI


- AVLAMAK ile TAVŞAN AVLAMAK ile AVCI ile AVCILIK ile AVLANMA YERİ ile AVLANMA YERİ ile AVCI

( HUNT vs. HUNT RABBIT vs. HUNTER vs. HUNTING vs. HUNTING GROUND vs. HUNTING PLACE vs. HUNTSMAN )

( نخجير ile نخجير کردن ile صيد کردن ile شکار کردن ile شکار ile شکار خرگوش کردن ile شکارچي ile صياد ile هانتر ile صيادي ile صيد ile شکارگاه ile نخجيرگاه ile صيدگاه ile شکار باز ile شکار گردان )

( نخجير ile NAKHJYR KARDAN ile SEYD KARDAN ile SHKAR KARDAN ile SHKAR ile SHKAR KHARGOSH KARDAN ile SHKARCHY ile SEYAD ile CPEHENTER ile SEYADY ile SEYD ile SHKARGAH ile NAKHJYREGAH ile صيدگاه ile SHKAR BAZ ile SHKAR GARDAN )


- AVLANMA ile AVLANMA DÖNEMİ ile AVLANMA SEZONU ile AVLANMA MEVSİMİ


- AVLU ile/||/<> ATRİUM ile/||/<> AYDINLIK FENERİ

( Genellikle üstü açık iç mekân. Çevrede yapı birimlerinin dizilerek bir bütün oluşturduğu açık mekân. İLE/||/<> Antik Roma konutlarında evin bir bölümünü oluşturan, etrafı sütunlarla çevrili avlu. İLE/||/<> Örtülü iç mekânlara ışık sağlamak için düzenlenmiş bir açıklık. | Küçük bir kubbe ya da çatının ortasında daha yüksek ve etrafı camlı bölüm. )


- AVNİ BABA ÇEŞMESİ :

( Boyacıköy Dönüm Sokakta olup duvar çeşmesidir. Kim tarafından ne zaman yapıldığı bilinmiyor, tamiri 1963 yılında Avni Baba tarafından yapılmıştır. )


- AVNÎ ile/ve/||/<> SELİMÎ ile/ve/||/<> MUHİBBÎ ile/ve/||/<> ADLÎ ile/ve/||/<> MURÂDÎ ile/ve/||/<> NECİB ile/ve/||/<> İLHÂMÎ

( [şiirlerinde kullandığı takma ad/mahlas]
Fatih Sultan Mehmet'in. İLE/VE/||/<> Yavuz Sultan Selim'in. İLE/VE/||/<> Kanunî Sultan Süleyman'ın. İLE/VE/||/<> II. Bayezit'in. İLE/VE/||/<> III. Murad'ın. İLE/VE/||/<> III. Ahmed'in. İLE/VE/||/<> III. Selim'in. )


- AVOGADRO'S HYPOTHESIS[İng.] / HYPOTHÈSE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-HYPOTESE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO HİPOTEZİ


- AVOGADRO EMSÂLI[Osm.] / AVOGADRO CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SABİTİ


- AVOGADRO'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI


- AVOGADRO'S NUMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SAYISI

( Bir elementin 1 molündeki atom sayısı ya da bir bileşiğin 1 molündeki molekül sayısı.[1] Avogadro Sabiti olarak da bilinir. Avogadro sayısının ismi İtalyan bilim insanı Amedeo Avogadro'dan gelir. Amedeo Avogadro 1811'de aynı sıcaklık ve basınçtaki gazların, eğer hacimleri eşitse aynı miktarda tanecik içerdiğini keşfetmişti. Avogadro sayısı terimi ise Amedeo Avogadro'nun bu kuramı ortaya koymasından yaklaşık 100 yıl sonra Fransız fizikçi Jean Baptiste Perrin tarafından kullanılmıştır. Jean Baptiste Perrin bir sıvıdaki ya da gazdaki asılı parçacıkların düzensiz hareketleri üzerine 1909'da yayımladığı bir makalede bu terimi evrensel bir sabit olarak kullandı.[2] Yakın zamana kadar mol, karbon-12 atomlarının 12 gramındaki atomların sayısı kadar tanecik içeren bir sistemdeki tanecik sayısı olarak tanımlanıyordu. Yeni tanıma göre ise mol, Uluslararası Birimler Sistemi'nde (SI) madde miktarının birimidir ve tam olarak 6,02214076*1023 sayıda temel tanecik içerir.[3] Bu sayı Avogadro sabitinin (NA) sayısal değeridir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- AVOIDED CROSSING ile/||/<> CONICAL INTERSECTION ile/||/<> SEAM ile/||/<> POTANSİYEL YÜZEY KESİŞİMLERİ

( Elektronik durum etkileşimleri. )

( Formül: NAC = ⟨ψ₁|∂/∂R|ψ₂⟩ )


- AVOLİSYON/AVOLITION[İng.] ile/değil/yerine/= GÜDÜ YİTIMİ


- AVRAT ile AVRAT PAZARI


- AVRUPA BİRLİĞİ ZİRVESİ ile/ve/||/<> AVRUPA BİRLİĞİ KURULU/KONSEYİ

( THE EUROPEAN COUNCIL vs./and/||/<> THE COUNCIL )


- AVRUPA BİRLİĞİ ile AVRUPA ile AVRUPA

( EUROPEAN UNION vs. EUROPE vs. EUROPEAN )

( قاره اروپا ile اروپا ile فرنگستان ile فرنگ ile فرنگي ile اروپايي ile اتحاديه اروپا )

( GHAREH OROPA ile OROPA ile FARANGSTAN ile FARANG ile FARANGY ile OROPAYY ile ETEHADYYEH OROPA )


- AVRUPA ile AVRUPA BİRLİĞİ


- AVRUPALILAŞMAK ile AVRUPALILAŞTIRMAK ile AVRUPA ile AVRUPAİ/LİK ile AVRUPALI/LIK ile AVRUPA KAYINI


- AVUÇLAMAK ile AVUÇLANMAK ile AVUÇLATMAK ile AVUÇLAYABİLMEK ile AVUÇ ile AVUÇ İÇİ ile AVUÇ AVUÇ ile AVUÇ DOLUSU


- AVUKAT/EUATHLOS AÇMAZI ile/ve/||/<> KÖPRÜ AÇMAZI ile/ve/||/<> İKİ ZARF AÇMAZI ile/ve/||/<> UYUYAN GÜZEL AÇMAZI

( Hukuk fakültesini bitiren genç, ülkenin en ünlü avukatının yanında staj yapmak için başvuruda bulunur.

Avukat, gence, tek koşul ileri sürer:

"İlk davandan elde ettiğin tüm parayı bana vereceksin".

Antlaşma imzalanır ve iki yıl beraber çalışırlar. Tam staj bittiğinde, genç, antlaşmayı haksız bulduğunu, ilk davadan kazandığı parayı ona vermeyeceğini açıklar. Avukat, tazminat talebi ile mahkemeye başvurur.

Hakimin kararı ne olmalıdır?

İki davalı, duruşmada, hakimin karşısına geçtiğinde, avukat, şunu söyler:

"Sayın Yargıç. Bu davayı uzatmaya gerek yok. Çünkü, eğer ben kazanırsam, parayı alacağım; eğer kaybedersem yine alacağım. Çünkü, antlaşmamıza göre, o, ilk davasından kazandığı parayı bana verecek."

Hakim, tam avukatı haklı bulacakken, bu kez, genç avukat söz alır ve şöyle der:

"Sayın Yargıç. Evet. Avukat haklı. Bu duruşma, gerçekten gereksiz ama benim lehime. Eğer, ben bu davayı kazanırsam, ona bir şey ödemeyeceğim. Eğer, kaybedersem, antlaşmamıza göre, ilk davayı kaybettiğimden dolayı ona yine bir şey ödemeyeceğim.”

İLE/VE/||/<>

Sokrates, güçlü bir efendinin, -Platon'un- bekçiliğini yaptığı bir köprüye gelir ve geçmesine izin vermesini rica eder. Platon, şu yanıtı verir...

"Yemin ederim, ağzından çıkacak bir sonraki söz doğru olursa geçmene izin veririm, yanlış olursa seni suya atarım.

Sokrates'in yanıtı:

"Sen, beni, suya atacaksın." olur.

[Platon, Sokrates'i suya atmasa, Sokrates, yalan söylemiş olacak ve suya atılması gerekecek; suya atsa, Sokrates doğru söylemiş olacak ve suya atılmaması gerekecektir.]

İLE/VE/||/<>

...

İLE/VE/||/<>

... )


- AVUKAT ile/değil/<> MÜDÂFÎ


- AVUKAT ile SAVCI

( [yarısı dolu bir bardağın] Dolu ve boş bölümlerini ayrı ayrı görebilen ve savunabilen. İLE Boş bölümün, dolu olan bölümünden öncelikli olmadığını gösterme sorumluluğu ve yetkisiyle "iddia etmesi" ve/ya da "savunabilmesi" gereken. )


- AXILLA[İng.] ile/||/<> KOLTUK ALTI

( anat Ön kolun gövdeyle birleşim yeri mediyalinde oluşan çukurluk aksilla )

( AXILLA )


- AXONGE[İng.] ile/||/<> DOMUZ YAĞI

( Domuzların iç ve böbrek yağlarından elde edilen bozulmasını engellemek için asilbent katılmış yumuşak beyaz renkte pomat yapımında taşıyıcı olarak kullanılan bir madde )

( AXONGE )


- AY AY/TARSİER ile FİLİPİN TARSİERİ


- AY BALIĞI ile/||/<> AY BALIĞI

( Mola mola Kemiklibalıklar Teleostei takımının aybalığıgiller Molidae familyasından bir balık türü Uzunluğu 3 m Görünüşü bir balık başı gibidir Akdenizde bulunur Kemikli balıklar Teleostei takımının ay balığıgiller Molidae familyasından 3 m kadar uzunlukta Akdenizde yaşayan bir tür Kemikli balıklardan ay balığıgiller Molidae familyasından 3 m uzunlukta olabilen bir deniz formu )

( SUN-FISH | SUN FISH )

( POISSON LUNE )

( MONDFISCH )

( MOLA MOLA )


- AY SİNEMASI :

( Emirgan'da yazlık sinema olarak hizmet veriyordu. Hayat Bahçesi olarak isimlendirilen yerdeki bulunan bu sinema 1975'te kapatıldı. İşletmecisi Ekrem Beydi. )


- AY TAŞI ile/||/<> GÜNEŞ TAŞI

( Işığı yansıtan mavi bir parlaklığa sahiptir. İLE/||/<> Altın renkli parıltılara sahiptir. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 6-6.5 İLE/||/<> 6-6.5
Işık Kırma İndisi: 1.52-1.53 İLE/||/<> 1.52-1.53
Rengi: Mavi parlaklık İLE/||/<> Altın parıltı
Molekül yapısı: (Na,K)AlSi³O8 İLE/||/<> (Na,Ca)(Si,Al)4O8 )


- AY ile/ve/||/<> AY ...(AMAN/OF GİBİ)


- AY ile AY BAŞI ile AY HALİ ile AY YILI ile AY BALTA ile AY IŞIĞI ile AY BALIĞI ile AY DÖNÜMÜ ile AY MODÜLÜ ile AY YILDIZ ile AY ÇÖREĞİ ile AY PARÇASI ile AY TAKVİMİ ile AY GÜN YILI ile AY ÖRÜMCEĞİ ile AY KARANLIĞI ile AY TUTULMASI ile AY ÇEKİRDEĞİ ile AY GÜN TAKVİMİ ile AY BALIĞIGİLLER


- AYA ANASTAS KİLİSESİ :

( Tarabya'daki Rum Kiliselerinden biriydi. 6 - 7 Eylül olayları sarsında tahrip edildi ve sonradan onarıldı. )


- AYA | AVUÇ İÇİ ile/||/<> AVUÇ İÇİ

( Elin parmakların dibi ile bilek arasında kalan alt bölgesi olup hafifçe çukurdur Elin parmakların dibi ile bilek arasında kalan hafifçe çukur alt bölgesi )

( PALM, | PALM )

( PAUME )

( HANDTELLER | HANDFLÄCHE )

( PALMA )


- AYA İRİNİ -ile

( Camiye dönüştürülmemiş tek kilise. )


- AYA ile FINDIK YUVASI

( Avuçiçi. İLE Eldeki çukurluk. )

( PALM vs. ... )


- AYAĞI BAĞLI ile AYAĞI UĞURLU ile AYAĞI ÜZENGİDE


- AYAK AĞRISI ile/ve/değil/||/<> BACAK AĞRISI


- AYAK DİVANI ile/||/<> ...

( Bir konuyu ivedilikle görüşmek ve sonuca bağlamak üzere padişahın katılmasıyle ayakta kurulan olağanüstü divan )


- AYAK MESAFESİ ile AYAK TABANI ile PATİKA

( FOOTPACE vs. FOOTPAD vs. FOOTPATH )

( پاگردپله ها ile پاي جانور ile خرند )

( PAGARDPALEH CPEHA ile PAY JANOR ile KHRAND )


- AYAK TERİ ile AYAK TERİ ile AYAK TERİ/KİRASI

( Ayak parmakları arasından çıkan pis kokulu salgı. İLE Hizmet için bir yere gönderilen kişiye verilen ücret, ayak kirası. İLE Bir haber ya da nesne getirene, emeğinin karşılığı olarak verilen para. )


- AYAK ile/değil/yerine/=/||/<> BASAMAK | GÖL AYAĞI

( ayakaltı ayak atışı ayak ayası ayak bağı ayak banyosu ayakbastı ayak bileği ayak divanı ayak hatası ayak havlusu ayak işi ayak izi ayakkabı ayak keseri ayak kirası ayak oyunu ayak perde ayak satıcısı ayak tabanı ayaktakımı ayak tarağı ayak tenisi ayak teri ayak topu ayakucu ayak ucu ayaküstü ayaküzeri ayakyolu ayağı bağlı ayağı karıncalı ayağı uğurlu ayağı üzengide ayağına çabuk ayaktan hasta ağırayak altıncı ayak arka ayak beşinci ayak bir ayak evvel birinci ayak çatal ayak dördüncü ayak dört ayak düzayak giderayak gömme ayak ikinci ayak kırkayak önayak ön ayak sacayak takma ayak üçayak üçüncü ayak yalancı ayak yalın ayak yarım ayak tepeden ayağa danaayağı domuzayağı duvar ayağı eli ayağı düzgün göl ayağı horozayağı itayağı kazayağı kediayağı kurtayağı sacayağı tavşanayağı tavukayağı turnaayağı eline ayağına çabuk kanı ayaklı Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak destek veya bunlardan her biri bacak Vücudun belden aşağı bölümü bacak Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi basamak Futun küpü alınarak hesaplanan değer Mayalardan önce makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste Yarım arşın veya santimetre uzunluğundaki ölçü birimi kadem fit III fut göl ayağı Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler Halk edebiyatında uyak Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden beşincisi Altılı ganyanda yer alan her bir koşu Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri Bir düşüncenin bir yapının olmazsa olmazı sayılan temelini oluşturduğu düşünülen şeylerin her biri )


- AYAK ile PİYADE ile FUTBOL ile FUTBOL ANTRENÖRÜ ile BASAMAK ile ALT BİLGİ ile TEMEL ile AYAKSIZ ile SAHNE IŞIĞI ile UŞAK ile AYAK İZİ ile AYAK İZİ ile AYAK SESİ ile AYAK SAPI ile BASAMAK ile AYAK TAŞI ile TABURE ile AYAKKABI ile AYAK HAREKETİ

( FOOT vs. FOOT SOLDIER vs. FOOTBALL vs. FOOTBALL COACH vs. FOOTBOARD vs. FOOTER vs. FOOTING vs. FOOTLESS vs. FOOTLIGHT vs. FOOTMAN vs. FOOTMARK vs. FOOTPRINT vs. FOOTSLOG vs. FOOTSTALK vs. FOOTSTEP vs. FOOTSTONE vs. FOOTSTOOL vs. FOOTWEAR vs. FOOTWORK )

( پا ile قدم ile هجاي شعري ile سرباز پياده ile توپ فوتبال ile فوتبال ile مربي فوتبآال ile پايه تختخواب ile گام زن ile جاي پا ile بي پا ile چراق پايين اتومبيل ile شاطر ile ردپا ile اثر پا ile جا پا ile جاپا ile پا کوفتن ile برگدم ile گام برداري ile سنگ بنا ile زيرپايي ile پاي افزار ile پاپوش ile پادوي )

( PA ile GHODAM ile هجاي شعري ile SARBAZ PEYADEH ile TOP FOTBAL ile FOTBAL ile MARBY FOTEBAAL ile PAYYEH TAKHTKHAB ile GAM ZAN ile JAY PA ile BEY PA ile CHARAGH PAYYNE OTOMBYLE ile SHATER ile RADPA ile ASAR PA ile JA PA ile جاپا ile PA KOFTAN ile BARGDAM ile GAM BARDARY ile SANG BENA ile زيرپايي ile PAY AFZAR ile PAPUSH ile پادوي )


- AYAKÇI ile/||/<> ...

( Ayakta güreşirken daha çok oyun yapan )


- AYAKKABI ile BATİNKA

( ... İLE Ayakkabı. [Tataristan'da.] )


- AYAKKABI ile/değil/||/<>/< CIZLAVET[< GISLAVED - İSVEÇ(Jönköping bölgesi)]["CIZDAVET" değil!]

( ... @@ Eski İskandinav dilinde büyük ölçüde bir kişinin adı (Gísli) + “orman/ahşap” (ved) birleşiminden türemiştir. 1900’lerin başında burada kurulan Gislaved AB adlı firma lastik üretimi ile tanınmıştır; özellikle otomobil lastiği ve kauçuk ürünler yapmıştır. Bu şirketin lastiklerinden ya da kauçuktan yapılan ayakkabılar Türkiye’ye geldiğinde halk diliyle “Gislaved” adının söylenişinin uzaklığından "cızlavet/cislavet" biçimine dönüşmüştür. )


- AYAKKABI ile/||/<> ESPADRİL[Fr. < ESPADRILLE]

( ... İLE/||/<> Üstü keten, tabanı ipten örme ayakkabı. )


- AYAKKABI yerine İZLİK

( Ayakkabı, dünyayı ve dünya malını simgeler. Eve ve camiye girerken dünya ve dünyaya ait herşey dışarıda bırakılır. )


- AYAKKABI / KALOŞ[Yun.]/GALOŞ

( Sağlık kurumları, müzeler vb. yerlerde özel bölümlere girerken ayakkabıya geçirilen ince ve şeffaf kılıf. | Tabanı tahtadan yapılmış deri ayakkabı. )


- AYAKKABI ile KASKAL(/LAMAK)

( ... İLE Eski ayakkabı. )


- AYAKKABI ile KUNDURA[İt. < CONDURA}

( ... İLE Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı. )


- AYAKKABI ile/ve/<> LORTA[İt.]

( ... İLE/VE/<> Ayakkabı kalıbının çapı. )


- AYAKKABI ile MASKARATA[İt.]

( ... İLE Ayakkabının üst yüzünün ön tarafında dikişle ayrılan burun bölümü. )


- AYAKKABI ile POSTAL[Fars.]

( ... İLE Konçlu ve kaba potin. | [mecaz] Düşkün, eski değer ve onurunu yitirmiş kadın. )

( HAFF ile ... )

( PAPUÇ ile PÂLENG )


- AYAKKABI ile SAYA

( ... İLE Ayakkabının, yumuşak olan üst bölümü. )


- AYAKKABI/BAŞMAK ile AYAKAPI

( ... İLE Fener-Balat'taki kapı. )


- ... AYAKLARI ile/ve/||/<>/> ... AĞIZLARI


- AYAKLI MANİ ile/||/<> ...

( İlk dizesinde yalnız ayağı söylenerek düzülen mani Bunların kimilerinde adam aman sözünden sonra uyağı söylenerek birinci dize oluşturulur Dize sayıları 3 4 5 6 olabilir Daha çok semai kahvelerinde söylenen ayaklı manilerde düzgün sıralı uyak ve ölçü yoktur Bu gibi manilerde uyaklar ündeşli olur Adam aman asmaya Niçin kondun a bülbül Kapımdaki asmaya Ben yarimden vaz geçmem Götürseler asmaya )


- AYAKLI ile/||/<> AYAKLI KOŞMA

( 1 Aruzun fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbına fâilâtün fâilün parçasının ulanmasıyle elde edilen deyiş 2 ayaklı koşma )


- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]

( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )


- AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI


- AYAKTA ile AYAKTAŞ/LIK ile AYAKTA TEDAVİ


- SET POINT[İng.] / EINSTELLUNG PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYAR NOKTASI


- AYAR SİMETRİSİ
ile/ve/||/<>
AYAR GRUBU
ile/ve/||/<>
KONFİGÜRASYON UZAYI
ile/ve/||/<>
DENKLİK SINIFI

( Bir kuramın fiziksel olmayan simetrilerine verilen addır. Bir kuramda bazı ayar dönüşümleri yapıyorsak ve gözlemlenebilen fiziksel nicelikler bundan etkilenmiyorsa deriz ki, kuram belirli bir ayar simetrisine sahiptir. [Newton'un klasik mekaniği, tüm evrenin ötelemeleri altında simetriktir. Evrendeki maddeyi bir metre yukarı (bunun yerine kendi favori yönünüzü de seçebilirsiniz) taşıdığımızda evren yine bildiğimiz evrendir. Hiçbir şey değişmemiştir. Bundan dolayı Newton mekaniğinin öteleme simetrisi vardır diyebiliriz.]

İLE/VE/||/<>

Ayar dönüşümlerinin oluşturduğu gruptur. Bunun için ayar dönüşümlerinin bazı özellikleri sağlaması gerekir (bunlara grup belitleri/aksiyomları denir):
– Birim öğe. [Sisteme hiçbir işlem yapmayan bir simetri vardır.]
– Ters öğe. Bir simetri dönüşümünün etkilerini geri alabilecek bir simetri dönüşümü vardır. [Newton mekaniğinde tüm evreni bir metre yukarı kaydırdık. Sonra da bir metre aşağı kaydırdık. Aşağı kaydırma işlemi, yukarı kaydırma işleminin tersidir. Ve birbirine ters olan dönüşümlerin art arda uygulanması birim elemanı verir.]
– Kapalılık. [Art arda uygulanan ayar dönüşümlerinin de bir ayar dönüşümü olması gerekir.]
– Birleşme özelliği. [Birer ayar dönüşümü olsun ve art arda uygulansın. 'dan önce ikilisini uygulamakla 'dan sonra ikilisini uygulamak arasında fark yoktur.]

İLE/VE/||/<>

Bir kuramın izin verdiği tüm hallerin bir kümesidir, uzayıdır.

İLE/VE/||/<>

Bir kümenin birbirine denk [birbirine denk demek bir denklik bağıntısıyla birbirine bağlı olmak demektir] olan öğelerinin oluşturduğu kümedir. )


- AYARLAMAK ile İLE AYARLAMAK ile AYARLANABİLİR ile AYARLANABİLİR ANAHTAR ile AYARLAYICI ile AYARLAMA ile AYAR

( ADJUST vs. ADJUST WITH vs. ADJUSTABLE vs. ADJUSTABLE WRENCH vs. ADJUSTER vs. ADJUSTING vs. ADJUSTMENT )

( انطباق يافتن ile تنظيم کردن ile تعديل کردن ile کم و زياد کردن ile ميزان کردن ile منطبق شدن ile قابل تصحيح ile تنظيم پذير ile آچار فرانسه ile تنظيم کننده ile معدل ile منطبق ile انطباق ile تعديل ile تنظيم ile تصحيح )

( ENTABAGH YAFTAN ile TANZYM KARDAN ile TADYLE KARDAN ile KAM VE ZYAD KARDAN ile MYZAN KARDAN ile MANTABAGH SHODAN ile GHABEL TASHYHE ile تنظيم پذير ile ACHAR FARANSEH ile TANZYM KONANDEH ile MADEL ile MANTABAGH ile ENTABAGH ile تعديل ile تنظيم ile TASHYHE )


- AYARLAYIVERMEK ile AYARLAYICI


- STANDART SOLUTION[İng.] / SOLUTION NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYARLI ÇÖZELTİ


- AYARTICI ile KIŞKIRTICI


- AYARTMAK ile AYARTILMAK ile AYARTABİLMEK ile AYARTI


- AYASOFYA MİNARELERİ'NDE:
MİMAR SİNAN DÖNEMİ ile FATİH DÖNEMİ

( [müze girişi itibariyle] Sol taraftakiler. İLE Sağ taraftakiler. )


- AYASOFYA MÜZESİ ve TOPKAPI SARAYI ve/||/<> HALUK DURSUN ve/||/<> KUMRULAR

( Makam odasını kumrulara terk eden bürokrat: Haluk Dursun

"Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.

Kumru, sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi. Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.

Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar. Yuva birkaç gün içinde kuruldu.

Olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş, yumurtlama hazırlığı yapıyordu.

Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka biri girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.

Bir gün, televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, "Hocam, niye bu küçücük odada oturuyorsun?" diye sordu.

"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım, sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım" diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı?" dedim.

"Hocam, ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.

Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana...

"Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.

Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumrunun öyküsünü...

Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın?” diye sordum.

"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi.

"Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ekledi.

Sadece gazetedekiler değil Ankara da ayağa kalktı sayende" diye yanıt verdim.

Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?

Bir biçimde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.

Akşama kadar bakanlıktan beni aramayan kalmadı...

“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm. “Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.

Ertesi gün, yuvaya bakmaya gittim ki, ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.

Yuva yerinde durmasa, "Biri kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Hâlbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular, sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.

Daha sonra Topkapı Sarayı'ndan, Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.

"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbiri Bakanlık'ta makamlarında kalamamıştı.

Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.

Haluk DURSUN )

( )


- AYASOFYA ile KÜÇÜK AYASOFYA CAMİSİ

( ... İLE Sultanahmet'in aşağısında, Küçük Ayasofya Caddesi'nin sonundadır. )

( ... İLE 1505'te, Bâbüssaâde Ağası Hadım Hüseyin Ağa emriyle Bizans kilisesinden[527] camiye dönüştürülmüştür. )


- AYASOFYA'DA:
BİRİNCİ ile/ve İKİNCİ ile/ve ÜÇÜNCÜ

( M.S.: 360 ile/ve 415 ile/ve 537 )


- AYASOFYA'DA:
İMAM ile/ve/değil KÜRSÜ ŞEYHİ


- AYAYANİ KİLİSESİ :

( Tarabya'daki Rum Kiliselerinden biridir. 6 - 7 Eylül olayları sırasında tahrip gören ve sonrada onarılan. )


- AYAZAĞA MAHALLESİ :

( 1930 yılında ilçe olan Sarıyer'e bağlıydı Ayazağa köyü. Bağlılığı 1954 yılına kadar devam etti. 1954 yılında Şişli yeni bir ilçe olarak kurulurken Ayazağa, Maslak ve Huzur mahalleleri de ile Şişli'ye bağlandı. 2012 yılında "Belediyeler Birliği Kararnamesi" ile Huzur ve Maslak Mahalleleri ile birlikte Sarıyer'e bağlandı. Üç tarafı ormanla kaplı olan Ayazağa'nın kuruluşu 300 yıl önceye kadar gider. )


- AYAZAĞA MERKEZ PARKI :

( Ayazağa Mahallesindedir. 903,84 m2 lik bir alanı kaplamaktadır. 225,29 m2 yeşil alanı bulunmaktadır. )


- AYBAŞI ile AYBAŞILI


- AYBAŞI ile/||/<> MENSTRÜASYON

( menstrüasyon )


- AYÇİÇEĞİ,GÜNDÖNDÜ,GÜNEBAKAN | AYÇİÇEĞİ ile/||/<> AYÇİÇEĞİ ile/||/<> GÜNE BAKAN

( güne bakan helios güneş trope dönme Papatyagiller Compositae familyasından sarı çiçekli aken tipi meyveli meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan bir yıllık otsu bir bitki türü Çekirdek gündoğdu günaşık ayçiçeği )

( HELIOTROPE | DAISY, CAMOMILE | CORNFLOWER, CENTAURY )

( HÉLIOTROPE | CAMOMILLE | CENTAURÉE )

( HELIOTROP | GÄNSEBLUMCHEN | KORNBLUME )

( HELIANTHUS ANNUUS | CAMPASITAE | CENTAUREA CYANUS )

( GIRASOLE )

( ΗΛΊΑΝΘΟΣ / ηλίανθος )


- AYÇİÇEĞİ, GÜNDÖNDÜ, GÜNEBAKAN | AYÇİÇEĞİ ile/||/<> PAPATYA ile/||/<> PEYGAMBER ÇİÇEĞİ | GÜNE BAKAN

( bk. güne bakan. @@ (Yun. helios: güneş; trope: dönme) Papatyagiller (Compositae) familyasından, sarı çiçekli, aken tipi meyveli, meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan, bir yıllık otsu bir bitki türü. Çekirdek, gündoğdu, günaşık.@@bk. ayçiçeği )

( HELIOTROPE | DAISY, CAMOMILE | CORNFLOWER, CENTAURY~DAISY, CAMOMILE~CORNFLOWER, CENTAURY )

( HÉLIOTROPE | CAMOMILLE | CENTAURÉE~CAMOMILLE~CENTAURÉE | BLUET )

( HELIANTHUS ANNUUS | CAMPASITAE | CENTAUREA CYANUS~CAMPASITAE | ANTHÉMIS~CENTAUREA CYANUS )

( HELIOTROP | GÄNSEBLUMCHEN | KORNBLUME~GÄNSEBLUMCHEN~KORNBLUME )

( GIRASOLE~MARGHERITA~FIORDALISO )

( ΗΛΊΑΝΘΟΣ / ηλίανθος~ΜΑΡΓΑΡΊΤΑ / μαργαρίτα~ΚΕΝΤΑΎΡΙΑ / κενταύρια )


- AYÇİÇEĞİ ile AYÇİÇEĞİ YAĞI


- AYDINER SOKAK PARKI :

( Baltalimanı Mahallesindedir. 352,00 m2'lik bir alan üzerindedir. 150,00 m2'lik yeşil alanı, 42,00 m2'lik çocuk oylun alanı ve 80,00 m2'lik spor alanı bulunmaktadır. )


- AYDINEVLER EBUBEKİR CAMİİ :

( Tarabya'da Aydınevler Sitesi içindeki cami sitenin ismini almış olup, tarihi özelliği yoktur. )


- AYDINLAMACI değil AYDINLANMACI


- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ


- AYDINLANMA >< AYDINLANMA İSTEĞİ


- AYDINLANMALI!


- AYDINLARIN BİLGİSİZLİĞİ ile/ve/||/<> SANATÇILARIN SATKINLIĞI


- ILLUMINANT[İng.] / LEUCHTKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATICI


- ILLUMINATING GAS, COAL GAS, TOWN GAS[İng.] / GAZ D'ECLAIRAGE, GAZ DE HOUILLE[Fr.] / BELEUCHTUNG GASE, LEUCHTGAS, STEINKOHLENGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA GAZI, HAVA GAZI, ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI


- AYDINLATMAK ile AYDINLANMIŞ ile AYDINLATICI ile AYDINLANMA

( ENLIGHTEN vs. ENLIGHTENED vs. ENLIGHTENING vs. ENLIGHTENMENT )

( روشنفکر کردن ile منورالفکر ile روشن روان ile تنوير ile روشن فکري ile تنوير افکار )

( ROSHNAFKAR KARDAN ile منورالفکر ile ROSHEN RAVAN ile تنوير ile ROSHEN FEKARY ile TANOYR AFKAR )


- AYDINLI ile/||/<> ...

( Kar Kabadayıdır tek başına mahallenin düzenini sağlar Perdedeki tiplere göre dev boylu olan Aydınlı Efe olarak da anılır Kimi oyunlarda Tuzsuz Deli Bekirin yerini alır )


- AYDINLI ile/||/<> ...

( Türk gölge oyununda kabadayı ya da efe tipi Tek başına mahallenin düzenini sağlar Efe olarak da perdeye çıkar Kimi oyunlarda Tuzsuz Deli Bekirin görevini yüklenir )


- ÂYET ile/ve/<>/II HADİS-İ KUTSÎ


- AYETULLAH ile AYETULLAH HAKİM ile AYETULLAH SEYYİD MUHAMMED BAGİR EL HAKİM ile AYETULLAH SİSTANİ ile AYETULLAH VAEZ TABASİ

( AYATOLLAH vs. AYATOLLAH HAKIM vs. AYATOLLAH SEYED MOHAMMAD BAGHER AL HAKIM vs. AYATOLLAH SISTANI vs. AYATOLLAH VAEZ TABASI )

( يتالله ile يت الله حکيم ile يت الله سيد محمد باقر حکيم ile يت الله سيستاني ile يت الله واعظ طبسي )

( يتالله ile يت الله حکيم ile YT OLLAH SYD MAHMAD BAGHAR HAKYM ile يت الله سيستاني ile يت الله واعظ طبسي )


- AYI ile/ve/||/<>/> AHLAT

( Ayının kırk türküsü var, kırkı da ahlat üstüne. )


- AYI ile/değil/yerine ARI

( Gibi yeme/oturma! İLE/DEĞİL/YERİNE Gibi çalış! )


- AYI ile GÖZLÜKLÜ AYI

( ... İLE Ant Dağları'nda yaşarlar. )


- AYI ile/ve KANADA AYISI

( ... İLE/VE Avlanmak için suyun içine dalma özelliği geliştirmiştir. )


- AYI ile KESELİ AYI

( ... cum PHASCOGILLERCTOS CINEREUS )


- AYI ile KISA YÜZLÜ AYI

( 11.000 yıl önce, Kuzey Amerika'da yaşamış ve soyu tükenmiş eski bir ayı. )

( )


- AYI ile KODYAK AYISI

( )


- AYI ile KUTUPAYISI

( Bozayılar, simsiyah renkte de olabilmektedir. İLE Kutupayıları, beyaz değildir. Derileri siyah renktedir, kürkleri yarı saydamdır. [Beyaz görünümleri, ışığın saydam yüzeylerden kırılarak yansımasının bir sonucudur] )

( EBÛ-HAMÎD / EBÛ-HÛMİD: Ayı. )

( Ayı ile Kutup Ayısı )

( What to do if you see a bear? )

( ... İLE 160 km. yüzebilirler. )

( What To Do If You See A Bear (And Why) )

( How To Be Safe Around Bears )

( DÜBB/DÜBBE[dişil], DÜBBİYYE[: Ayıgiller] ile DÜBB-İ ŞİMÂLÎ )

( HIRS ile ...
HIRS-BEÇE: Ayı yavrusu. )

( URSUS ARCTOS cum URSUS MARITIMUS )


- AYI ile MALAYAAYISI


- AYI ile MEYVE VERMEK ile TAŞIYICI ile RULMAN ile MEYVE VEREN

( BEAR vs. BEAR FRUIT vs. BEARER vs. BEARING vs. BEARING FRUIT )

( خرس ile دب ile ثمر بخشيدن ile بارآوردن ile ميوه دادن ile ثمر دادن ile ميوهدادن ile درخت بارور ile حامل ile ياتاقان ile بار دار )

( KHARS ile DAB ile SAMAR BAKHSHYDAN ile BARAVARDAN ile MYVAH DADAN ile SAMAR DADAN ile MYVAHADADAN ile DARKHT BAROOR ile HAMEL ile YOTAGHAN ile BAR DAR )


- AYI ile/ve/||/<>/> PALAK

( ... İLE/VE/||/<>/> Ayı yavrusu. )


- AYİA PARASKEVİ AYAZMASI :

( Yeniköy'ün en eski ve önemli ayazmalarından biridir. Suyunun göz hastalıklarına iyi geldiğine inanılır. )


- AYIKLAMALI!


- AYIKULAĞI ile/||/<> AYIKULAĞI

( Keçe üzerine yapılan bir motif Yalvaç Isparta çuha çiçeği )


- AYILTMAK ile AYILTILMAK ile AYILTABİLMEK ile AYILTI


- ÂYİN ile/||/<> İLÂHİ

( Mevlevilerin ilâhiye verdikleri ad ilâhi Tekke edebiyatı terimi İlâhi Tekke yazınında din ve ahlak ile ilgili konularda özel ezgilerle söylenen koşuk Yapı bakımından özel bir biçimi yoktur koşma ve semai gibidir İlâhilere Mevleviler ayin Bektaşîler nefes Aleviler düşe Gülşenîler tapuğ Halvetîler durak başka tarikatlardan olanlar da cumhur derlerdi Tanrıyı övmek üzere ezgi ile söylenen koşuk Bu ilâhilere Mevleviler Ayin Bektaşiler Nefes Gülşenîler Tapuğ Halvetîler Durak başka tarikat ehli Cümhur derlerdi Kimi tarikatlarca ilâhiye verilen ad ilâhi )


- AYİNİCEM[Fars. < ĀYĪN + CEMʿ] ile/değil/yerine/=/||/<> CEM AYİNİ


- AYİOS HARALAMBOS AYAZMASI :

( Hala kullanılan bir ayazmadır. Rum meşatlığı (mezarlığı) içindeki bu ayazma mermer su haznesi bulunan bir ayazma olup, son yıllarda büyük onarım gördü. )


- AYIOS NİKOLAOS KİLİSESİ :

( Yeniköy'deki kiliselerin büyüklerinden biridir. Balıkçı ve denizcilerin koruyucusu Aziz Nikola'ya ithaf edilmiştir. 1772'deki yangından sonra bir kaç kez onarıldı ve yenilendi. 1839'da yeniden inşâ edilen kilise, bahçe içindeki çan kulesi 1888'de inşâ edilmiştir. )


- AYİOS PARASKAVİ KİLİSESİ :

( Büyükdere Ayios Paraskavi Rum Ortodoks Kilisesi Büyükdere eski vapur iskelesi karşısında, Danışmend sokağı PTT binası bitişiğindedir. Kilise yangın sonucu harap olduktan sonra 1831'de yeniden inşâ edildi. )


- AYİOS PARASKAVİ RUM KİLİSESİ AYAZMASI :

( Bu ayazma Ayios Paraskavi Rum Kilisesinin içindedir. )


- AYIOS THERAPON AYAZMASI :

( Yeniköy'de Sermet Sokak'ta bir baraka içinde bulunan bu ayazma 1960'lı yıllara kadar ziyaret edilen bir ayazma idi. Arazi üzerine konut yapıldığı için ayazma ortadan kalktı. )


- AYİOS YEORGİOS KİLİSESİ :

( Yeniköy'deki bu kilise, İstanbul'dan Kudüs Patrikhanesine bağlı kiliselerden biridir. Bu kilisenin ne zaman yapıldığı bilinmiyor ancak 1740 yılında var olduğu biliniyor. Kilise 1851'de büyük onarım gördü. )


- DISCRIMINATOR CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRAÇ DEVRESİ


- AYIRAÇ/BELİRTEÇ/MİYAR/REAKTİF ile AYIRAN ile AYIRICI ile AYIRMAÇ/FARİKA ile AYIRTI/ÇALAR/NÜANS

( Nesneleri kimyasal birleşime ya da ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler. İLE Işığı yalın öğelerine ayırma özelliği olan. İLE Ayırma özelliği ya da gücü olan. | Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç. İLE Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum ya da öğe. İLE Aynı cinsten olan şeyler arasındaki ince fark. )


- AYIRICI ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< BİRLEŞTİRİCİ


- SEPERATOR[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRICI


- KUDRET-İ TEFRİD[Osm.] / SEPARATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE SÉPARATION[Fr.] / SEPARATIONSENERGIE, TRENNUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA ENERJİSİ


- LIMITE DE RÉSOLUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYIRMA GÜCÜ SINIRI


- SEPARATORY FUNNEL[İng.] / AMPOULE À DÉCANTER[Fr.] / SCHAM[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA HUNİSİ


- RESOLUTION LIMIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYIRMA SINIRI


- AYIRTMAK ile AYIRTILMAK ile AYIRTTIRMAK ile AYIRTABİLMEK ile AYIRT ile AYIRTI


- AYKIRI ile/ve/değil/yerine/<>/< AYRI


- AYKIRI ile DIŞARIDA OLAN/KALAN


- AYKIRI ile HAYKIRI


- AYKIRI ile/ve/değil/||/<>/< ORANTISIZ


- AYKIRI ile TUHAF

( INCONGRUOUS vs. WEIRD )


- AYKIRI ile UÇARI


- AYKIRI ile "UZAK"

( INCONGRUOUS vs. "FAR" )


- AYKIRI ile/değil/yerine/= YADIRGI DÜŞMEK


- AYKIRI/LIK / KARŞITLAMLI = MUFÂRIK[Ar.] = TENÂKUZ[Fars.] = PARADOX[İng.] = PARADOXE[Fr.] = WIDERSINNING/KEIT, PARADOX/IE[Alm.] = PARADOSSO[İt.] = PARADOX[İsp.] = PARADOXON[Lat.] = PARADOKSOS[Yun.] = PARADOX[Felm.]


- AYLI ile AYLIK ile AYLIKLI ile AYLIKÇI/LIK ile AYLIKSIZ


- AYNA:
| DOĞA NESNELERİ ve/||/<> NESNELER | ve/||/<> KİŞİ/İNSAN ve/||/<> YAZI


- MIRROR INTERFERENCE[İng.] / INTERFÉRENCE PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA GİRİŞİMİ


- MIRROR CONFINEMENT[İng.] / EMPRISONNEMENT PAR MIROIR[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA HAPSİ


- AYNA ODASI" ile/değil YANKI ODASI


- MIRROR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SPÉCULAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYNA YANSIMASI


- AYNA ile/ve/||/<> DİKİZ AYNASI

( )


- AYNADUVAR/ARALAMA DUVARI ile AYNATAŞI

( Bir duvarda, çevresi silmeli, mermer taklidi düz sıvalı ya da kabartmalı bölüm. İLE Eski evlerde ya da çeşmelerde, musluğun takıldığı, çoğu oymayla süslü, düşey taş. )


- AYNALI ile/||/<> AYNALI

( Kar Karagöz Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından iyi ve güzel karşılığında kullanılan gölge oyunu argosu Birden fazla aynası bulunan konsol Deriyalak İnönü Eskişehir )


- AYNI ANDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇOK HIZLI


- AYNI "BOK" ile/ve/değil/||/<>/> LACİVERDİ


- AYNI ÖĞÜNDE YENİLMELİ!


- AYNI ÖĞÜNDE YENİLMEMELİ!


- AYNI ONUN GİBİ ... değil AYNI ...


- AYNI ONUN GİBİ ... değil ONUN GİBİ ...


- AYNI TÜR ile İMAN KARDEŞİ ile YURTTAŞ ile İKAMET ARKADAŞI ile ASKER ARKADAŞI ile KARDEŞLİK

( FELLOW vs. FELLOW BELIEVER vs. FELLOW CITIZEN vs. FELLOW RESIDENT vs. FELLOW SOLDIER vs. FELLOWSHIP )

( همتا ile هم مسلک ile هموطن ile همشهري ile خيلتاش ile هم صحبتي ile پژوهانه )

( CPEHMETA ile NPAM MOSLAK ile CPEHMOOTAN ile CPEHMASHEHARY ile خيلتاش ile NPAM SAHBATY ile PAZHVEYANEH )


- AYNI ile/değil/yerine/>< AYNA

( Çevremizdekilerin [bazı/çoğu olumsuz/kötü/yanlış] zihniyle[düşünce, duygu, davranış, değer, deneyim ve dil] aynı olmak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çevremizdekilere yapmayabileceklerimizle[ihtiyârımızla] [etkin ve yetkin] ayna ve örnek olmak. )


- AYNI ile AYNÎ

( Benzer. | Başkası değil yine o. | Aralarında ayrım olmayan. | Eski durumunda kalmış, değişmemiş. İLE Para olarak değil nesne/eşya olarak verilen/bağışlanan. )


- AYNİ[Ar. < ʿAYNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> AYNİ

( Gözle ilgili )


- AYNİ[Ar. < ʿAYNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> AYNİ

( ayni hak Nakit para dışında belirlenmiş bir mal veya eşya olarak verilen )


- AYNİ[Ar.] ile AYNÎ[Ar.] ile AYNÎ[Ar.]

( Hep o, başkası değil. | Tıpkısı. @@ Gözle ilgili. @@ Para olarak değil maddî/eşya olarak verilen. )


- AYNI ile/değil/!= BENZER

( [not] SAME vs./but/!= SIMILAR )


- AYNI ile/ve/değil HEMEN HEMEN AYNI

( [not] SAME vs./and/but ALMOST SAME )


- AYNI ile/ve/değil/<> İÇ İÇE


- AYNÎ ile İNFÂKÎ ile EKLİ


- AYNI ile/ve ORTAK

( SAME vs./and COMMON )


- AYNI ile/ve/||/<> TIRHALLI

( ... İLE Aynı koşullar altında bulunanların, aynı durumda olduklarını anlatmak için kullanılan bir söz. )


- AYNILAŞMAK ile AYN ile AYNA/LIK ile AYNİ ile AYNI/LIK ile AYNACI/LIK ile AYNALI ile AYNASIZ/LIK ile AYNİ HAK ile AYNA TAŞI ile AYNA TIRNAĞI ile AYNALI SAZAN ile AYNI ZAMANDA ile AYNALIK TAHTASI


- AYNISININ, TIPKISI değil AYNISI ya da TIPKISI


- AYNİYET ile ANALOJİ

( SAMENESS vs. ANALOGY )


- AYRANLAŞMAK ile AYRAN ile AYRANCI/LIK ile AYRAN AĞIZLI/LIK ile AYRAN DELİSİ ile AYRAN GÖNÜLLÜ/LÜK ile AYRAN BUDALASI


- AYRI AYRI ile/ve BAŞLI BAŞINA


- AYRI-GAYRI (OLMAMA/SI)


- AYRI-GAYRI ile/ve GÂFİL OLMAMAK


- AYRI ile/ve APAYRI

( SEPARATE vs./and QUITE SEPARATE )


- AYRI ile/ve BAŞKA

( SEPARATE vs./and ANOTHER )


- AYRI değil/yerine/>< BİR


- AYRI ile DIŞINDA ile BUNUN DIŞINDA ile DAİRE ile APARTMAN KOMPLEKSİ

( APART vs. APART FROM vs. APART FROM THAT vs. APARTMENT vs. APARTMENT COMPLEX )

( جدا ile مجزا ile صرف نظر ile گذشته از ile گذشته از آن ile خلوت سرا ile آپارتماني ile آپارتمان ile مجموعه آپارتماني )

( JEDA ile MAJZA ile SARF NAZAR ile GOZASHTEH AZ ile GOZASHTEH AZ AN ile KHLUT SARA ile APARTAMANY ile APARTAMAN ile MAJMUE APARTAMANY )


- AYRI ile/ve GAYRI ile/ve ŞEBİH


- AYRI ile/ve ÖZEL

( DISTINCT vs./and SPECIAL )


- AYRI ile/ve/değil/yerine UZAK


- AYRICALIK (BEKLENTİSİ) ile/ve/değil/yerine NEZÂKET


- AYRILABİLİR ile ASOSYAL ile AYRIŞTIRICI ile AYRIŞMAK ile AYRIŞMA

( DISSOCIABLE vs. DISSOCIAL vs. DISSOCIANT vs. DISSOCIATE vs. DISSOCIATION )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile حشر نداشتن ile افتراق )

( غيراجتماعي ile غيرمعاشرتي ile غيرمعاشر ile HASHAR NADASHTAN ile AFTARAGH )


- AUFLÖSUNGSVERMÖGEN, AUFLÖSUNSGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRILABİLİRLİK SINIRI


- AYRILIK ile/ve ALAN AYRILIĞI

( SEPARATENESS vs./and FIELD SEPARATION )


- AYRILIKLARDA, UNUTABİLMEK İÇİN:
ZAMAN ile/ve/ya da BAŞKA BİRİ

( Ayrılıklar umutsuzluğa düşürmesin. Bir daha buluşmak için bir elveda gereklidir. )

( Buluşmak, dost olanlar için kaçınılmazdır. )


- AYRILIKLARIN BİRLİĞİ ile VARLIK BİRLİĞİ

( Armoni. İLE Vahdet-i Vücud. )


- AYRILMA ile/ve/||/<>/> BİREYLEŞME ile/ve/||/<>/> GERÇEK(LİK)LE İLİŞKİ

( WINNICOTT > STERN > MAHLER )


- AYRILMAK ile FARKLILIK ile FARKLI

( DIVERGE vs. DIVERGENCE vs. DIVERGENT )

( متشتت شدن ile از هم دور شدن ile واگراييدن ile واگرايي ile تباعد ile واگرا ile متباعد )

( MOTESHTET SHODAN ile AZ NPAM DOR SHODAN ile VAGARAYYDAN ile VAGARAYY ile تباعد ile VAGARA ile متباعد )


- AYRIM <>/> ÇATIŞKI <>/> BİREŞİM


- AYRIM ile/ve İLİŞKİ

( DISTINGUISH vs./and RELATION )


- AYRIM ile/ve/||/<>/< VERİ


- AYRIMCILIK YAPMAK ile AYRIMCI ile AYRIMCILIK ile AYRIMCI

( DISCRIMINATE vs. DISCRIMINATING vs. DISCRIMINATION vs. DISCRIMINATOR )

( تبعيض کردن ile تبعيض قائلشدن ile فاروق ile تبعيض ile فرق گذاري ile فرق گذار )

( TABYZE KARDAN ile TABYZE QAELASHODAN ile فاروق ile TABYZE ile FARGH GOZARY ile FARGH GOZAR )


- DIFFERENTIAL OUTPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION DE SORTIE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL ÇIKIŞ GERİLİMİ


- DIFFERENTIAL INPUT CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ DE L'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] / DIFFERENTIALEINGANGKAPAZITANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL/DİFERANSİYEL GİRİŞ SIĞASI


- DIFFERENTIAL FREQUENCY CIRCUIT[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL FREKANS DEVRESİ


- DIFFERENTIAL VOLTAGE GAIN[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GERİLİM KAZANCI


- DIFFERENTIAL INPUT RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ DİRENCİ


- DIFFERENTIAL INPUT IMPEDANCE[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ EMPEDANSI


- DIFFERENTIAL INPUT VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ENTRÉE DIFFÉRENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL GİRİŞ GERİLİMİ


- DIFFERENTIAL IONIZATION CHAMBER[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL İYONLAŞMA ODASI


- DIFFERENTIAL GAIN CONTROL[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL KAZANÇ DENETİMİ


- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI


- DIFFERENTIAL ABSORPTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SOĞURMA ORANI


- AYRINTI ile AÇIKLAMA

( TEFERRUAT ile TAFSİLAT )


- AYRINTI ile AYIRTI

( DETAIL vs. NUANCE )


- AYRINTI ile AYIRTI

( DETAIL vs. NUANCE )


- AYRINTI ile AYRIM

( DETAIL vs. DIFFERENTIATION )


- AYRINTI ve BASAMAK

( DETAIL and STEP )


- AYRINTI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (BİR/ALT) BAŞLIK


- AYRINTI ile/ve DERİNLİK

( DETAIL vs./and DEEPNESS )


- AYRINTI ile/ve/||/<> GELECEK


- AYRINTI ile İNCELİK

( DETAIL vs. DELICACY )


- AYRINTI ile NÜANS

( ... İLE Resim sanatında renk ayrıntısı. )

( DETAIL vs. NUANCE
... WITH Color detail in art. )


- AYRINTI >< ÖLÜM


- AYRINTI ile/ve ÖZEL

( DETAIL vs./and SPECIAL )


- AYRINTILANDIRMAK ile AYRINTI ile AYRINTICI/LIK ile AYRINTILI/LIK ile AYRINTISIZ/LIK ile AYRINTISIZCA


- AYRINTILARIN "ZENGİNLİĞİ" ile/ve/||/<>/< YORUM GÜCÜ "ZAYIFLIĞI"


- AYRINTILI ile/ve/<> KAPSAMLI


- DECOMPOSITION PRESSURE[İng.] / PRESSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] / DEKOMPOSITIONSDRUCK, DISSOZIATIONSDRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA BASINCI


- KUDRET-İ İNHİLÂL[Osm.] / DECOMPOSITION ENERGY, DISSOCIATION ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA ENERJİSİ


- DECOMPOSITION VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉCOMPOSITION[Fr.] ile/değil/yerine/= AYRIŞMA GERİLİMİ