Bugün[10 Temmuz 2026]
itibarı ile 37.383 başlık/FaRk ile birlikte,
37.383 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(110/151)


- PENETRANCE[İng.] ile/değil/yerine/= NÜFUZ KABİLİYETİ

( Bir genetik özelliğin bir sonraki kuşağa aktarılabilme yüzdesidir/başarısıdır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PENETRANS ile/||/<> EKSPRESIVITE ile/||/<> PLEIOTROPI

( Gen-fenotip ilişkisinin karmaşıklığı. )

( Formül: Penetrans = Etkilenen/Genotip )


- PENGUEN DAYANIŞMASI ile/ve/||/<> LEYLEK DAYANIŞMASI


- PENGUEN ile/ve/<> GALAPAGOS PENGUENİ

( ... İLE/VE/<> Galapagos Adaları'nda yaşamaktalardır. )


- PENGUEN ile GENTOO PENGUENİ

( ... İLE Güney Kutbu'nun kuzeye doğru olan karasal noktalarında yaşarlar. )

( ... İLE 35 km. hızla yüzerler. )

( ... cum PYGOSCELIS PAPUA )


- PENGUEN ile GÜNEY AFRİKA/"EŞEK" PENGUENİ

( 18 saate kadar durmaksızın avlanabilirler ve suyun altında kalabilirler. İLE ... )

( 13 mil hızla yol alabilirler. İLE ... )

( 175 m. kadar dalabilirler. İLE ... )

( ... İLE Cape yarımadasının belirli bir noktasında yaşarlar. )

( ... İLE Gebelik süreleri, 40 gündür. )


- PENGUEN ile MACELLAN PENGUENİ

( ... İLE Patagonya'da, Trelew'in 90 km. uzağındaki Punta Tombo alanında, Eylül ile Nisan ayları arasında görünürler.[Sayıları yarım milyonu bulur.][Smokinli garson penguen olarak da tanımlanmışlardır.] )

( İLE )


- PENGUEN ile PAPUA PENGUENİ


- PENİ ile PENİS


- PENİS[Lat. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> ERKEKLİK ORGANI


- PENİSİN ...:
İŞLEVİ ile KALINLIĞI ile BOYU


- PENNING ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS PENNING[Fr.] / PENNING-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYON KAYNAĞI


- PENNING IONIZATION[İng.] / IONISATION DE PENNING[Fr.] / PENNING-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYONLAŞMASI


- PENNING GAUGE[İng.] / JAUGE DE PENNING[Fr.] ile/değil/yerine/= PENNİNG ÖLÇERİ


- PENNING-VAKUUMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG VAKUMMETRESİ


- PENNY[İng. < PENNY] ile/değil/yerine/=/||/<> PENİ

( Sterlinin yüzde biri değerindeki para birimi )


- PENS/PİNCE[Fr. < PINCE] ile/||/<> PİLE/PLİ[Fr. < PLI]

( balans pensi konnektör pensi mühür pensi örtü pensi serviyet pensi Giysilerde vücuda oturmasını sağlamak için bazı yerlerden içeriye doğru daraltılarak dikilmiş bölüm Kıskaç biçiminde iğne pense )


- PENSIONER/RETIREMENT[İng.] ile/değil/yerine/= RETRAITE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMEKLI

( Görevli bulunduğu işlerde, yasalarla saptanan belirli bir süreye ve yaşa değin çalıştıktan sonra kendisine bağlanan belirli bir aylıkla görevinden ayrılan kişi. )


- PENTATLON'DA:
ÖNCEKİ ile/ve OLİMPİYATLARDA

( Cirit Atma, Disk Atma, Uzun Atlama, 200 metre koşusu ve 1500 metre koşusu. İLE/VE 4000 metre kros kantri koşusu, 5000 metrelik 30 engelli, 6 kros kantrili koşu, 3000 metre serbest yüzme, eskrim ve tabanca ile atış. )

( PENTATLON: Atletizmde beş yarıştan biraraya gelen bir yarışma. )


- PEPTİD BAĞI ile/||/<> GLİKOZİD BAĞI

( İki yaşamsal/amino asit arasında oluşan bağ. İLE İki şeker birimi arasında oluşan bağ. )


- PER ile PERİ ile PERT ile PERİLİ ile PERULU ile PERİ OYUNU ile PERİ MASALI ile PERİ MASASI ile PERİ PİRAMİDİ ile PERİ HASTALIĞI


- PERÇEM ile PERÇEMLİ


- PERCENTAGE :/yerine YÜZDE ORANI


- PERCEPTION :/yerine ALGI


- PERÇİNLEMEK ile PERÇİNLENMEK ile PERÇİNLETMEK ile PERÇİNLEŞMEK ile PERÇİNLEŞTİRMEK ile PERÇİNLEYEBİLMEK ile PERÇİN ile PERÇİNLİ ile PERÇİNSİZ ile PERÇİN TABANCASI


- PERDAH | AÇKI ile/||/<> AÇKI ile/||/<> AÇKILAMA

( I işleyim 1 Metal tahta vb yüzeyleri parlatma cilalama işinde kullanılan araç gereç özdek 2 açkılama II genel uygulayım 1 Kilitleri açmaya ya da bir makineyi kurarak işletmeye yarayan araç 2 Demir işlerinde delikleri genişletmek için kullanılan araç 1 açar açma Fikir imli yazılarda özellikle Çincede sesdeş kelimeleri birbirinden ayırmağa yarayan işaretlerden her birine denir işleyim Tahta metal vb yüzeyleri uygun bir çözelti emdirilmiş bezli ya da sırçalı tekerlekle parlatma Metal yüzeyleri uygun bir çözelti emdirilmiş bezli ya da fırçalı tekerlekle parlatma )

( POLISH | KEY )

( LUSTRE, BRUNISSURE | CLÉ | CLEF )


- PERDAH | GÖSTERİ ile/||/<> GÖSTERİ

( Karakucakta cazgır tarafından alana salınan güreşçilerin ellerini oyluklarına sırtlarına ve karşılıklı durup birbirlerinin avuç içlerine vurarak düzenli hareketler yapmaları 1 Olgu ya da olayları göstererek anlatma ve açıklama yöntemi 2 Belli olgu ve olaylara ilişkin ilkeleri açıklamak birtakım teknik ve becerileri öğretmek amacıyla bir şeyi başkalarının önünde yaparak gösterme işi Bir oyunun bir yönetmen önderliğinde yeterli sayıda çalışmadan sonra seyirci önünde oynanışı )

( DEMONSTRATION | PERFONMANCE, PRODUCTION )

( DÉMONSTRATION | REPRÉSENTATION )

( AUFFÜHRUNG )


- PERDAHLAMAK ile PERDAHLANMAK ile PERDAH ile PERDAHLI ile PERDAHÇI/LIK ile PERDAHSIZ


- PERDE GAZELİ ile/||/<> PERDE GAZELİ

( Kar Karagöz oyunu başlamadan önce Hacivatın söylediği gazel Karagöz oyunu başlamadan yapılan gösterilerde Hacivatın söylediği gazel Gölge oyununda Karagöz görünmeden önce Hacivatın söylediği gazel )


- SCREEN GRID[İng.] ile/değil/yerine/= PERDE IZGARASI


- PERDE | TINI | TİTREM | TON ile/||/<> TON ile/||/<> TON DEĞERİ

( Resim Aynı rengin çeşitleri Örn Türk mavisi Pusya mavisi çivit mavisi deniz mavisi indigo gibi a ton değeri matematik 1 Genel olarak sese verilen anlatımlı çalım 2 Sesin yükselmesinden ibaret olan vurgu ki YÜKSEKLİK EZGİ MÜZİK VURGUSU ya da RENKSER VURGU Accent de hauteur mélodique musical ou chromatique adlarıyla de anılarak ASIL VURGU Acent proprement dit den ayrılır 3 Yunan gramerinde keskin aigu ağır grave ve orta moyen çeşitlerine ayrılan yükseklik vurgusu 4 Bazı dillerde anlam ve görev farkları yapan ses yükselişleri ki başlıca çeşitleri şunlardır AÇIK ya da DÜZ YÜKSEK TON Ton ouvert ou pleinélève SİLİK ya da DÜZ ALÇAK TON Ton muet ou plein bas ALÇAK TON Ton abaissé YÜKSEK TON Ton élevé KISA ya da GİRİŞLİ TON Ton bref ou rentrant YÜKSELEN TON Ton montant ALÇALAN TON Ton descendant DÜŞEN TON Ton tombant Konuşma sırasında seslerin titreşimlerindeki yükselip alçalma farklarından kaynaklanan perdelenme olayı ses perdelenmesi hecenin tiz ya da pes söylenişi Bu bu mu yükselen ton Bu evet bu alçalan ton Sorularımıza cevap verecek misin yükselen ton Sorularımızı dinledi ve gitti alçalan ton gibi koyuluk )

( TON | TONE )

( TON | TONNE )

( TON, ABTÖNUNG, SCHATTIERUNG | TON, BETONUNG )


- PERDE ile GERGİ

( ... İLE Perde. | İp, kayış, tel vb. gerginleştirme işinde kullanılan araç. )


- PERDE ile/değil/yerine/= GERGİ/GERELTİ


- PERDEDAR | PERDECİ ile/||/<> PERDECİ

( Osmanlılarda yüksek orunlu kişilerin kapılarında bekleyen ve girmeye izni olanları içeri alan görevli Tiyatroda perdeyi yönetmenin gerektirdiği biçimde açan ve kapayan görevli )

( CURTAIN MAN )

( MACHINISTE PRÉPOSÉ AU RIDEAU )

( VORHANGZIEHER )


- PERDEDAR[Fars. < PERDEDĀR] ile/değil/yerine/=/||/<> PERDECİ


- EFFET D'ÉCRAN[Fr.] ile/değil/yerine/= PERDELEME ETKİSİ


- PERDELEMEK ile PERDELENMEK ile PERDELEYEBİLMEK ile PERDE/LİK ile PERDECİ/LİK ile PERDELİ ile PERDESİZ/LİK ile PERDE DUVAR ile PERDE PERDE ile PERDE ARKASI ile PERDELİ PİLAV ile PERDE ARKASINDA ile PERDE AYAKLILAR ile PERDE ARKASINDAN


- PERDELER('İ)


- PERDENİN KALKMASI ve/< HAKK'I ZİKRETMEK


- PERFORAN/PERFORANT[İng.] ile/değil/yerine/= DELICİ


- PERFORJE ile PERFORJELİ


- PERFORMANS/PERFORMANCE[İng.] ile/değil/yerine/= VERİM | BAŞARIM | GÖSTERİ


- PERFORMANS ile PERFORMANS ÖDEVİ


- PERFÜZÖR/PERFUSOR[İng.] ile/değil/yerine/= KANA SIVI AKTARICI, SIVI POMPASI


- PERFÜZYON/PERFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= KANLANMA | KANA SIVI AKTARIMI


- PERGEL ile PERGEL HAREKETİ


- PERHAPS :/yerine BELKİ


- PERHİZ ile PERHİZLİ ile PERHİZSİZ


- PERİ PİRAMİDİ ile/||/<> PERİ BACASI

( peri bacası )


- PERİ ile/||/<> ...

( Yunanca bir yapının çevresindeki yapıyı göstermek üzere kullanılan ön ek )


- PERİ ile/||/<> PERİ[Fars. < PERİ]

( Küçük ayakkabı çivisi Uşak Kütahya Dutluca İnönü Eskişehir anat Çevresinde etrafında )


- PERİ[Fars. < PERĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> PERİ

( peribacası peri hastalığı peri masalı peri masası peri oyunu peri piramidi ilham perisi iyilik perisi superisi Doğaüstü güçleri olduğuna inanılan hayal ürünü varlık Çok güzel alımlı becerikli kadın )


- PERİ ile PERİ YÜZLÜ ile PERİ KIZI ile PERİ YÜZÜĞÜ

( FAIRY vs. FAIRY FACED vs. FAIRY GIRL vs. FAIRY RING )

( پري ile جن ile پريرو ile پريدخت ile قارچ حلقوي )

( پري ile JAN ile PARYRO ile PARYDOKHT ile GHARCH HALGHOY )


- PERİBACALARI ile/değil/||/<> KENDOVAN PERİBACALARI

( Kapadokya'da. @@ İran'da. )


- PERİFERİK YAYMA/PERIPHERAL BLOOD SMEAR[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEVRESEL KAN YAYMASI


- PERIGEE ile/değil/yerine/= YERBERİ


- PERIGON ANGLE[İng.] ile/||/<> ANGLE PLAIN[Fr.] ile/||/<> VOLLWINKEL[Alm.] ile/||/<> TAM AÇI

( Ölçüsü 360 olan düzlemsel açı )

( PERIGON ANGLE )

( ANGLE PLAIN )

( VOLLWINKEL )


- PERIHELION ile/değil/yerine/= GÜNBERİ


- PERINEUM[İng.] ile/||/<> APIŞ ARASI

( Anüsle meme ya da skrotum arasında olan bölge perineum hlk ican Pelvis zeminiyle pelvis çıkışını içeren yapıların tümü )

( PERINEUM )


- PERIOPERATİF/PERIOPERATIVE[İng.] ile/değil/yerine/= AMELİYAT SÜRECİ


- PERİPATETİST[Fr. < PÉRIPATÉTISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ARİSTOTELESÇİ


- PERİŞANİ[Fars. < PERĪŞĀN + Ī] ile/değil/yerine/=/||/<> PERİŞANİ

( perişanlık Külah kavuk fes vb bir başlığa özensizce sarılmış sarık )


- PERİŞANÎ ile/||/<> ...

( Küçük görevlilerin giydikleri bir tür kavuk )


- PERISTALTİK/PERISTALTIC[İng.] ile/değil/yerine/= SAĞINIMLI


- PERİTON[Fr. < PÉRITOINE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARIN ZARI


- PERİTONİT[Fr. < PÉRITONITE] ile/değil/yerine/=/||/<> KARIN ZARI YANGISI


- PERITONITIS[İng.] ile/||/<> KARIN ZARI YANGISI

( Periton denilen karın boşluğundaki organları saran zarın yangısı peritonitis endoperitonitis Birincil ya da ikincil akut ya da kronik yerel ya da yaygın ve septik ya da aseptik olarak sınıflandırılır )

( PERITONITIS )


- PERİTUVAN | KARIN ZARI ile/||/<> KARIN ZARI

( karşılık periton peri çevresinde teinein germek Kısmen karın boşluğunu astarlayan ve kısmen iç organları örten bir seroza zan periton zooloji biyoloji Karnın içini kaplayan zar Periton Karın boşluğunu örten ve karındaki organları saran seröz zar periton anat Karın boşluğunun duvarıyla karın iç organlarının tümünü örten zar peritoneum periton )

( PERITONEUM | PERITON )

( PÉRITOINE )

( BAUCHFELL )

( PERITONEUM )

( PERITONEO )

( ΠΕΡΙΤΌΝΑΙΟ / περιτόναιο )


- PERİTUVAN | KARIN ZARI ile/||/<> PERİTON

( (karşılık: periton), (Yun. peri = çevresinde, Yun.teinein = germek): Kısmen karın boşluğunu astarlayan ve kısmen iç organları örten bir seroza zan. @@ periton(zooloji biyoloji) @@ Karnın içini kaplayan zar. Periton @@ Karın boşluğunu örten ve karındaki organları saran seröz zar, periton. @@ anat. Karın boşluğunun duvarıyla karın iç organlarının tümünü örten zar, peritoneum, periton. )

( PERITONEUM | PERITON~PERITONEUM )

( PÉRITOINE~PÉRITOINE )

( PERITONEUM~PERITONEUM )

( BAUCHFELL~BAUCHFELL )

( PERITONEO~PERITONEO )

( ΠΕΡΙΤΌΝΑΙΟ / περιτόναιο~ΠΕΡΙΤΌΝΑΙΟ / περιτόναιο )


- PERKİ[Yun.] ile/||/<> TATLI SU LEVREĞİ

( tatlı su levreği R πέρκη πέρκι )

( ΠΈΡΚΗ / πέρκη )


- PERKİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> TATLISU LEVREĞİ


- PERKÜSYON ile/değil/yerine/= VURMALI ÇALGI


- PERKÜTAN NEFROSTOMİ/PERCUTANEOUS NEPHROSTOMY[İng.] ile/değil/yerine/= DERIDEN BÖBREK AĞIZLAŞTIRMASI


- PERLİT ile PERLİTLİ


- PERMA ile PERMALI ile PERMASIZ


- PERMANENT :/yerine KALICI


- PERMİS[Fr. < PERMIS] ile/değil/yerine/=/||/<> PERMİ

( Yazılı izin belgesi Kişilere özellikle dış ticaret için devletçe verilen izin Tren yolculuklarında kullanılan paso )


- PERMÜTASYON | DEVŞİRİM ile/||/<> DEVŞİRİM ile/||/<> DEVŞİRİMLER SAYISI

( 1 n öğeli bir kümeden seçilebilecek sıralı rlilerden her biri Anlamdaş düzenleme devşirimler sayısı 2Bir X kümesi için Xten Xe birebirörten işlevlerden her biri seçme seçimleme )

( PERMUTATION | COMBINATION )

( PERMUTATION | COMBINAISON )

( PERMUTATION | KOMBINATION )

( PERMUTATIO )

( PERMUTAZIONE )

( ΜΕΤΆΘΕΣΗ / μετάθεση )


- PERMÜTASYON | DEVŞİRİM ile/||/<> KOMBİNASYON | DEVŞİRİMLER SAYISI

( 1. n öğeli bir kümeden seçilebilecek sıralı r-lilerden her biri. Anlamdaş. düzenleme, bk. devşirimler sayısı. 2-Bir X kümesi için, Xten Xe birebir-örten işlevlerden her biri. @@ bk. seçme, seçimleme. )

( PERMUTATION | COMBINATION~COMBINATION )

( PERMUTATION | COMBINAISON~COMBINAISON )

( PERMUTATIO~... )

( PERMUTATION | KOMBINATION~KOMBINATION )

( PERMUTAZIONE~COMBINAZIONE )

( ΜΕΤΆΘΕΣΗ / μετάθεση~ΣΥΝΔΥΑΣΜΌΣ / συνδυασμός )


- PERNICIOUS ANEMIA[İng.] ile/değil/yerine/= PERNİSİYÖZ ANEMİ

( Temel patoloji otoimmün bir mekanizma ile gelişen atrofik gastrit ve buna bağlı intrinsik etmen eksikliğidir. En sık görülen B12 vitamini (kobalamin) eksikliği tablosudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PÉROT LAMP[İng.] / PÉROT LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PEROT LAMBASI


- PERSECUTORY DELUSION[İng.] ile/değil/yerine/= ZULÜM SANRISI

( Kişinin, elinde yeterli kanıt bulunmamasına karşın kendisine ya da bir başka sevdiğine zarar verildiğini ya da verilmeye çalışıldığını düşünmesine sebep olan sanrı türü. Örneğin kişi, polisin ona işkence etmek istediğini ya da ona doğru bakan birinin kendisini hedef gösterdiğini düşünebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PERSISTAN/PERSISTENT[İng.] ile/değil/yerine/= İNATÇI


- PERSISTENCE HUNTING[İng.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ AVI

( Avcıların koşma, yürüme ve izleme taktiklerini kullanarak avını tükenmişlik noktasına kadar takip ettiği bir avcılık tekniği.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PERSON :/yerine KİŞİ


- PERSPECTIVE :/yerine BAKIŞ AÇISI


- PERSPEKTİF/PERSPECTIVE ile/değil/yerine/= BAKIŞ AÇISI


- PERSPEKTİF[Fr. < PERSPECTIVE] ile/değil/yerine/=/||/<> GÖRÜNGE | BAKIŞ AÇISI

( görünge bakış açısı Nesneleri bir yüzey üzerine görüldükleri gibi çizme sanatı )


- PERSPEKTİF ile/değil/yerine/= GÖRÜNGE/BAKIŞ AÇISI


- PERTEVNİYAL KADIN EFENDİ ÇEŞMESİ ile PERTEVNİYAL SULTAN ÇEŞMESİ / VALİDE ÇEŞMESİ

( Eyüp'te, Eyüpsultan'dadır. İLE Aksaray'da Valide Sultan Camisi bahçesindedir. )

( 1867'de, Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Sultan tarafından. İLE 1871'de, Pertevniyal Sultan tarafından. )


- PERTEVNİYAL SULTAN KONAĞI/HOROZOĞLU KONAĞI :

( Merkez Sarıyer'de Şehit Mithat Yılmaz (Eski Dereboyu) Caddesi üzerindedir. Sultan II. Mahmut'un (1803 - 1839) aşık olup haremine aldığı Besime hanımın adı hareme girdikten sonra Pertevniyal Sultan, çocuk sahibi olduktan sonra da "Valde" yani yeni ismiyle Pertevniyal Valde Sultan oldu (ö. 1883). Pertevniyal Valde Sultan İstanbul'un değişik semtlerine yaptığı hayır işleriyle tanınır. Tapu kayıtlarında Pertevniyal Valde Sultan Vakfının malı olarak görünen Konak mahkeme kararı ile 1954 yılında İstanbul Valiliği emrine devredildi. Daha sonra da Sarıyer Belediyesi'nin mülkiyetine geçen konaktan 1960 yılına kadar okul olarak yararlanıldı. Cumhuriyet öncesi "Süleyman Şah Binkaya Alp Numune - i İnnaz Mektebi" adı ile eğitim verirken, cumhuriyet döneminde Sarıyer 14. İlkokul, Sarıyer Pertevniyal İlkokulu olarak eğitim verildi. Bir süre kadar boş tutulan bina 1961'de Sarıyer Halk Eğitim Merkezi emrine tahsis edildi. Yeni Halk Eğitim Binasının yapılması üzerine birkaç yıl boş kalan ve birkaç kez yangın ve yıkılma tehlikesi geçiren bina Sarıyer Belediyesi Kültür Merkezi yapıldı. )


- PERUZ HANIM ile/ve/||/<>/> NURHAN DAMCIOĞLU

( )


- PERVA ile PERVAZ ile PERVASIZ/LIK ile PERVAZLI ile PERVAZSIZ ile PERVASIZCA


- PERVANE ile PERVANECİ ile PERVANELİ ile PERVANESİZ ile PERVANE BALIĞI


- PERVANEBALIĞI = AYBALIĞI


- PERVANECİ

( Selçuklu Divanı'nda bulunan, arazi defterlerine bakan görevli. )


- PERVÂZ[Fars.] ile -PERVÂZ[Fars.] ile PERVÂZE[Fars.] ile PERVÂZÎ[Fars.]

( Uçma, uçuş. | Saçak. | Göze/hücre. | Ayna. | Dolap. | Aynalı, ince ve uzun tahta. İLE "Uçan, uçucu" anlamlarıyla birleşik sözcük yapar.[BÂLÂ-PERVÂZ: Yüksekten uçan. | BÜLEND-PERVÂZ: İddialı, inatçı.] İLE Kır, gezinti için hazırlanan yemek. | Gece eğlencesi ışığı. | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. İLE Divân-ı Hümâyün ve Defter-i Hâkânî kalemlerine devam ve hizmet etmeden ve de hâcegândan olmadan, yolunu bularak bu kalemlerden birinde ketebeden olduğuna dair kayıtlarına şerh verilen kişi. )


- PERVERÎ[Fars.] / PERVERİŞ[Fars.] / PERVERÎŞ-ÂMÛZ[Fars.] / PERVERÎŞ-YÂB[Fars.] / PERVERİŞ-YÂFTE[Fars.]

( Besleyicilik, büyütücülük, terbiye. | Seçme. | Sevme. İLE Besleyiş, besleme, beslenme. | İlerleme, terakkî. İLE Mânen yetiştiren, filozof. İLE Beslenen. | Yetiştirilen, terbiye gören, terbiye edilen. İLE Büyütülmüş, bakımlı, terbiyeli, terbiye edilmiş. )


- PESİMİST[Fr. < PESSIMISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> KÖTÜMSER, OPTİMİST KARŞITI


- PEŞİN ile/değil/yerine/= ÖNCELİ


- PEŞİN ile PARA KUTUSU ile NAKİT KREDİ ile YAZAR KASA

( CASH vs. CASH BOX vs. CASH LOAN vs. CASH REGISTER )

( نقد کردن ile صندوق پول ile نقدي ile نقد ile پول نقد ile دخل پول ile وجه دستي ile ماشين صندوقداري ile صندوق )

( NAGHAD KARDAN ile SANDOGH POL ile NAGHADY ile NAGHAD ile POL NAGHAD ile DOKHAL POL ile VAJEH DASTY ile MASHYNE SANDOGHDARY ile SANDOGH )


- PEŞİN ile PEŞİNCİ/LİK ile PEŞİN CEVAP ile PEŞİN FİKİR ile PEŞİN HÜKÜM ile PEŞİN PEŞİN ile PEŞİN SATIŞ ile PEŞİN YARGI ile PEŞİN PİYASA ile PEŞİN PAZARLIK


- PEŞİNDEN KOŞMAMALI!


- PEŞTAMAL/LIK ile PEŞTAMALCI/LIK ile PEŞTAMALLI ile PEŞTAMALSIZ


- PEŞTEMALLIK | HAVA PARASI ile/||/<> HAVA PARASI

( Tecimsel bir kuruluşun bir başkasına verilmesinde oranın özel değeriyle oranlı görenek ve geleneğine uygun olarak açıktan alınan para Yoğun ticaretin yapıldığı merkezdeki iş yerlerinde kiraya verilen taşınmazlarda kiracının kira bedelinin dışında taşınmazın sahibine ya da eski kiracısına bir kereye özgü verdiği para )

( GOODWILL | GOOD WILL, GOODWILL )

( CLIENTELE )


- PET/BT/POZİTRON EMISYON TOMOGRAFİ, POZİTRON YAYILIMLI KESITÇEKİM/POSITRON EMISSION TOMOGRAPHY/COMPUTERIZED TOMOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= BİLGİSAYARLI KESITÇEKİM/TOMOGRAFİ


- PET[İng.] ile/||/<> PET[İng. < (POLIETILEN TEREFTALAT SÖZÜNDEN) | İNG. < (POSITRON EMISYON TOMOGRAFISI SÖZÜNDEN) | İNG. < PET]

( Yararcı amaçlar dışında zevk arkadaşlık dostluk vb amaçlarla sahiplenilen evcil hayvan )

( PET | POLIETILEN TEREFTALAT SÖZÜNDEN | POSITRON EMISYON TOMOGRAFISI SÖZÜNDEN )


- PETEK ile PETEK GÖZ ile PETEK DOKUMA ile PETEK GÜVESİ


- PETEK ile PETEKLİ

( HONEYCOMB vs. HONEYCOMBED )

( شانه عسل ile زنبوري )

( SHANEH ASAL ile زنبوري )


- PETROGRAFİ[Fr. < PÉTROGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> TAŞ BİLİMİ


- OIL GAS[İng.] / PETROLIUM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= PETROL GAZI


- PETROLEUM NAPHTA[İng.] ile/değil/yerine/= PETROL NAFTASI


- PETROLEUM PITCH[İng.] ile/değil/yerine/= PETROL ZİFTİ


- PETROL ile PETROLCÜ/LÜK ile PETROL MAVİSİ ile PETROL LAMBASI


- PETROL ile/||/<> YER YAĞI


- PETROL[Fr. < Lat.] ile/değil/yerine/= YERYAĞI

( Yoğunluğu 0.8'den 0.95'e kadar değişebilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ. )


- PETROLOGİE[Fr. < PÉTROLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> PETROLOJİ

( Yer biliminde kayaçların oluşum mekanizmalarını inceleyen uzmanlık alanı )


- PETROLOJİ ile ...

( Kayaç bilimi. )


- PEY AKÇESİ ile/||/<> ARRHES[Fr.]

( ARRHES )


- PEY ile PEYK/LİK ile PEY AKÇESİ


- PEYGAMBER ÇİÇEĞİ ile/||/<> GELİN DÜĞMESİ

( gelin düğmesi botanik Papatyagiller Compositae familyasından 1050 cm kadar boylanabilen mavi sarı pembe çiçekli bir ya da çok yıllık otsu bitkiler )

( CORNFLOWER, CENTAURY )

( CENTAURÉE | BLUET )

( KORNBLUME )

( CENTAUREA CYANUS )


- PEYGAMBER OLDU değil PEYGAMBERLİĞİNİ İLÂN ETTİ


- PEYGAMBER YEMİNİ ile NEFİS YEMİNİ


- PEYGAMBERAĞACI ile PEYGAMBERÇİÇEĞİ ile PEYGAMBERDEVESİ

( Yabanikimyongillerden, reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. İLE Mavi kantaron, belemir. İLE Sıcak ve ılıman ülkelerde yaşayan, genellikle yeşil renkte ve ortalama 5 cm. boyuna, düz kanatlı, çok obur böcek. )

( GUAJACUM OFFICINALE cum CENTAUREA CYNUS cum MANTIS RELIGIOSA )


- PEYGAMBERDEVESİ ile ASYA PEYGAMBERDEVESİ

( 5 gözleri bulunmaktadır. )


- PEYGAMBERDEVESİ ile ORKİDE PEYGAMBERDEVESİ

( NTV - Yaşam Öyküsü 1. Bölüm (İlk Adımlar)[22:40 - 28:30 arası] )


- PEYGAMBER'İN:
SOL'U değil SAĞ-I SÂNÎ(ÖTEKİ/İKİNCİ SAĞI)


- PEYGAMBER/LİK ile PEYGAMBERCE ile PEYGAMBER AĞACI ile PEYGAMBER ÜZÜMÜ ile PEYGAMBER BALIĞI ile PEYGAMBER DİKENİ ile PEYGAMBER ÇİÇEĞİ


- PEYGAMBERVARİ[Fars. < PEYĠAM-BER-VĀRĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> PEYGAMBERVARİ

( Peygamber gibi peygamberce )


- PEYNİR AĞACI ile/||/<> KIRMIZI İPEK PAMUĞU AĞACI

( Ebegümecigillerden tropikal bölgelerde yetişen kozalarında kısa lifli pamuk bulunan ağaç Bombax criodendron )

( BOMBAX CRIODENDRON cum/||/<> BOMBAX CEIBA cum/||/<> BOMBAX BUONOPOZENSE cum/||/<> BOMBAX COSTATUM )


- PEYNİR ile PEYNİR RENDESİ ile PEYNİR AKARI

( CHEESE vs. CHEESE GRATER vs. CHEESE MITE )

( پنير ile پنيرتراش ile کرم پنير )

( PANYR ile PANYRATARASH ile KARAM PANYR )


- PEYNİRSİ ile/||/<> PEYNİRİMSİ


- PEZEVENK ile/||/<> MUHABBET TELLALI ile/||/<> TERES ile/||/<> DÜMBÜK


- PEZEVENKLİK ile/||/<> KAVATLIK ile/||/<> DÜMBÜKLÜK ile/||/<> GODOŞLUK ile/||/<> MUHABBET TELLALLIĞI


- PFUND SERIES[İng.] / SÉRIES DE PFUND[Fr.] ile/değil/yerine/= PFUND DİZİLERİ


- PFUND-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PFUND SERİSİ


- PHANİE[Fr. < PHANIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FANİ

( İnsan gözünün algıladığı ışık şiddeti )


- PHARMACODYNAMİE[Fr. < PHARMACODYNAMIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FARMAKODİNAMİ

( İlaçların organizma üzerindeki etkisini inceleyen ilaç bilimi dalı )


- PHARMACOGNOSİE[Fr. < PHARMACOGNOSIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FARMAKOGNOZİ

( İlaçların doğada bulundukları durumda incelenmesi )


- PHARMACOLOGY[İng.] ile/||/<> İLAÇ BİLİMİ

( İlaçların yapıları hazırlanış biçimleri özellik ve etkilerini konu alan bilim dalı eczacılık bilimi farmakoloji )

( PHARMACOLOGY )


- PHI/PROTECTED HEALTH INFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= KORUNMUŞ SAĞLIK BİLGİSİ


- PHI/PUBLIC HEALTH INFORMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLİŞİMİ


- PHİLHARMONİE[Fr. < PHILHARMONIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİLARMONİ

( Güçlü müzik sevgisi Müzik konserleri derneği )


- PHILLIP[PHILIA: Sevgi/si. | HIP: At.]:

( At sevgisi/sever. )


- PHİLOLOGİE[Fr. < PHILOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİLOLOJİ

( Dili ve yazılı belgeleri dil ve tarih açısından inceleme dil bilimi )


- PHIN/PUBLIC HEALTH INFORMATION NETWORK[İng.] ile/değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLGİ AĞI


- PHOBIA[İng.] ile/||/<> YILGI

( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan olağandışı güçlü korku )

( PHOBIA )


- PHOBİE[Fr. < PHOBIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOBİ

( Belirli nesneler ya da durumlar karşısında duyulan olağan dışı güçlü korku yılgı )


- PHOBOPHOBIA[İng.] ile/değil/yerine/= FOBOFOBİ

( Korkma korkusu olarak bilinen terim.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PHONOGRAPHİE[Fr. < PHONOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FONOGRAFİ

( Seslerin gerektikçe tekrarlanmasını sağlamak için bunların titreşimlerini madde üzerine iz olarak geçirme yöntemi )


- PHOSPHORE/PHOPHATATION[Fr. < PHOSPHORE + TÜR. < IŞI] ile/değil/yerine/= PHOSPHATING; PHOSPHATIZING[İng.] ile/değil/yerine/= PHOSPHATIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFORIŞI

( Uyarmanın bitiminden sonra çok kısa olmayan bir süre (yaklaşık olarak 10(üzeri-8) saniyeden çok) süren ışılışı. @@ Uyarımdan sonra, kabul edilebilir bir süre daha devam eden ışıldama. )


- PHOSPHOREIŞI[Fr. < PHOSPHORE + Tr. IŞI] ile/değil/yerine/=/||/<> FOSFORIŞI

( Bazı cisimlerin ya da canlı varlıkların normal sıcaklığında hissedilir bir artış olmadan karanlıkta ışık verme özelliği )


- PHOTOAGING[İng.] ile/değil/yerine/= UV YAŞLANMASI, MORÖTESİ YAŞLANMASI


- PHOTOCOPİE[Fr. < PHOTOCOPIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOKOPİ

( Bir yazı kitap ya da biçimin fotoğraf yoluyla kopyasını çıkarma yöntemi tıpkıçekim Bu yöntemle elde edilen kopya tıpkıçekim )


- PHOTOGRAPHER, STILL PH-TOGRAPHER (MAN, CAMERAMAN)[İng.] ile/||/<> PHOTOGRAPHE (DE PLATEAU, DE PRODUCTİON)[Fr.] ile/||/<> FOTOGRAF, STANDFOTOGRAF, STILLBILDFOTOGRAF, LICHTBILDNER[Alm.] ile/||/<> FOTOĞRAFÇI

( Sinema TV İşliklerde çalışma fotoğrafı oyuncu fotoğrafı ya da filmlerde televizyon izlencelerinde kullanılacak fotoğrafları çekmekle görevli kimse )

( PHOTOGRAPHER, STILL PH-TOGRAPHER (MAN, CAMERAMAN) )

( PHOTOGRAPHE (DE PLATEAU, DE PRODUCTION) )

( FOTOGRAF, STANDFOTOGRAF, STILLBILDFOTOGRAF, LICHTBILDNER )


- PHOTOGRAPHER :/yerine FOTOĞRAFÇI


- PHOTOKİNESİE[Fr. < PHOTOKINÉSIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOKİNEZİ

( Bazı hayvanları karanlıkta ışık çok aydınlıkta ise karanlık aramaya iteleyen dürtü )


- PHOTOLİTOGRAPHİE[Fr. < PHOTOLITOGRAPHIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOLİTOGRAFİ

( Taş maden üzerindeki örneklerin ışığa duyarlı tabakalar üzerinde fotoğraf ya da kopya yoluyla çıkarılmasında kullanılan baskı tekniği )


- PHOTOTHERAPİE[Fr. < PHOTOTHÉRAPIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FOTOTERAPİ

( Işık kullanılarak yapılan tedavi )


- PHP'DE YORUM SİMGESİ:
// ile/ve/||/<>/> /* ... */

( Tek satır için. İLE/VE/||/<>/> Birkaç satır için. )


- PHR/PERSONAL HEALTH RECORD[İng.] ile/değil/yerine/= KİŞİSEL SAĞLIK KAYDI


- PHRENOLOGİE[Fr. < PHRÉNOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FRENOLOJİ

( Kafatasının biçimine bakarak insanın karakterini ve zihinsel yeteneğini inceleme )


- PHYSETERIDAE[Lat.] ile/||/<> İSPERMEÇET[İt. < SPERMACETI]

( 1 Su hayvanlarında özellikle ispermeçet balinasının başında bulunan kozmotik sanayisinde kullanılan bir çeşit beyaz mum 2 Sperm balinalarının köşeli alınlarında bulunan kaslar ve yağla çevrilmiş sert ve lifli bir kılıf olan derin dalışlarda canlının kolay hareket etmesini ve basınç ayarlamasını sağlayan organ 3 Güney Afrikaya ait 21 cm uzunluğunda beyaz boğazlı bir kuş Pseudoseisura gutturalis türü )

( PHYSETERIDAE )

( SPERMACETI )


- PHYSİOLOGİE[Fr. < PHYSIOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZYOLOJİ

( Canlıların hücre doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı )


- PHYSIOLOGY/PHYSIOTHERAPY[İng.] ile/değil/yerine/= PHYSIOLOGIE/PHYSIOLOGIQUE[Fr. < PHYSIOLOGIE] ile/değil/yerine/= PHYSIOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FIZYOLOJI

( Canlı varlıkların örgen ve dokularını, bunların görevlerini nasıl yerine getirdiğini inceleyen biyoloji dalı. @@ (biyoloji, botanik) @@ (Yun. physis: doğa; logos: bilim) Organizmaların görev ve faaliyetlerini inceleyen bilim dalı. @@ Canlıların hücre, doku ve organlarının görevlerini ve bu görevlerin nasıl yerine geldiklerini inceleyen bilim dalı. @@ Physis ve logos kelimelerinden oluşan, canlı organizmalardaki yaşam olaylarını ve çeşitli organların işlevleriyle çalışma mekanizmalarını inceleyen bilim dalı. Fizyoloji genel fizyoloji, virüs fizyolojisi, bakteri fizyolojisi, hücre fizyolojisi, insan ve hayvan fizyolojisi, bitki fizyolojisi ve karşılaştırmalı fizyoloji gibi kısımlara ayrılır. Biyoloji ve hekimliğin temeli olan bir bilim dalı ve insanın kendi kendini tanıması ve eğitip geliştirmesi için olması gereken bir kaynaktır. @@ )


- PHYSIOLOGY[İng.] ile/||/<> PHYSIOLOGIE[Fr.] ile/||/<> PHYSIOLOGIE[Alm.] ile/||/<> FİZYOLOJİ

( physis tabiat logos bilim Biyolojinin organizmaların canlılığının ve hayatının olay ve çalışmalarını inceleyen bir dalı organ doku ve gözelerinin görevlerinin incelenmesi )

( PHYSIOLOGY )

( PHYSIOLOGIE )

( PHYSIOLOGIE )


- PHYSİONOMİE[Fr. < PHYSIONOMIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİZYONOMİ

( Yüz çizgilerinin genel durumundan çıkan anlam )


- PHYSIOTHERAPY[İng.] ile/||/<> FİZİK TEDAVİSİ

( Kas tendo tendo kını ve ekleme ilişkin yangı infiltrasyon indurasyon atrofi ve ankiloz vb çeşitli şirurjikal hastalıkların tedavisinde ışık hava su hararet elektrik gibi fiziksel araçlarla yapılan tedavi fizikoterapi fizyoterapi )

( PHYSIOTHERAPY )


- PHYTOPATHOLOGİE[Fr. < PHYTOPATHOLOGIE] ile/değil/yerine/=/||/<> FİTOPATOLOJİ

( Bitki hastalıklarını inceleyen bilim dalı )


- Pİ ADEDİ ile/||/<> NOMBRE (PI)[Fr.] ile/||/<> Pİ SAYISI

( pi matematik )

( NOMBRE (PI) )


- Pİ SAYISI ve/||/<>/> FEYNMAN NOKTASI

( Pi sayısının ondalık açılımında, 762. basamaktan itibaren altı adet 9, ardışık olarak yer alır. )

( )


- Pİ SAYISI ile/<> HİDROJEN ATOMLARI(NIN ENERJİ DÜZEYLERİ)


- PI-NUMBER[İng.] / NOMBRE PI[Fr.] / PI-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= Pİ SAYISI


- Pİ:
SINIRLI ve SONSUZ


- PICKPOCKET[İng.] ile/||/<> PICKPOCKET[Fr.] ile/||/<> TASCHENDIEB[Alm.] ile/||/<> YANKESİCİ

( Hissettirmeden insanların cebinden eşyasını çalan kişi Sirklerde bu gösteri içindir doğal olarak eşyalar sahiplerine verilir )

( PICKPOCKET )

( PICKPOCKET )

( TASCHENDIEB )


- PİDE ile/||/<> KAHİ

( ... İLE/||/<> Emekliye ayrılacak yeniçeri aşçıların kendine sermaye toplamak için yapıp dağıttığı bir tür pide. )


- PİDE ile PİDECİ/LİK ile PİDELİ ile PİDE FIRINI


- PİDE/FODLA ile SOMUN/ERMENİ EKMEĞİ ile FRANCALA

( Arpa unu karıştırılırdı. İLE Buğday, arpa, çavdar, mısır unundan. İLE Beyaz undan yapılırdı. )

( Sarayda pişirilen ekmeklerin unu, Bursa'dan, özel olarak getirtilirdi. [330 ton/ay] )


- PIERRE À CONSTRUCTION[Fr.] ile/||/<> YAPI TAŞI

( jeoloji )

( PIERRE À CONSTRUCTION )


- PIERRE INFERNALE[Fr.] ile/||/<> CEHENNEM TAŞI

( kimya )

( PIERRE INFERNALE )


- PIERRE LOTI değil/yerine/ya da ÜÇ ŞEHİTLER değil/yerine/ya da İDRİS-İ BİTLİSÎ TEPESİ


- PIERRE PONCE[Fr.] ile/||/<> SÜNGER TAŞI

( jeoloji )

( PIERRE PONCE )


- PIEZOELECTRIC SENSOR[İng.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ALGILAYICI


- PIEZOELECTRIC IGNITOR[İng.] / ALLUMEUR PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER ZÜNDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ATEŞLEYİCİ


- PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE[Fr.] / PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO ELEKTRİK ETKİ


- PIEZO-OPTICAL EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZO-OPTIQUE[Fr.] / PIEZOOPTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZO OPTİK ETKİ/EFEKTİ


- PIEZOTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PİEZOTROPİ


- PİGMENT[Fr. < Lat.] PİGMENTLERİN TEMEL RENKLERİ

( Canlı bir organizmanın oluşturduğu, ona özel bir renk veren kimyasal madde. İLE Siyah, mor, kırmızı, mavi. )


- PİGMENT ile/||/<> RENK MADDESİ

( renk maddesi boya maddesi Bitki ve hayvanlarda renk maddesi Renk maddesi 1 Dokularda erimiş granüller ya da kristaller hâlinde değişik kimyasal yapıdaki normal ya da normal dışı iç ya da dış kaynaklı renkli ve renk verici maddeler 2 Renk ya da boya maddesi )

( PIGMENT )

( PIGMENT )

( FARBKÖRPER, FARBSTOFF )

( PINGERE: BOYAMAK )


- PİHTİ, PUHTİ[Fars. < PİḪTĪ, PUḪTĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> PIHTI

( Koyulaşarak yarı katı duruma gelmiş sıvı )


- PIHTILANMAK ile PIHTILAŞMAK ile PIHTILAŞTIRMAK ile PIHTILAŞABİLMEK ile PIHTI


- PIHTILAŞABİLİR ile PIHTILAŞTIRICI ile PIHTILAŞMAK ile PIHTILAŞMIŞ ile PIHTILAŞMIŞ KAN ile PIHTILAŞMA ile PIHTI

( COAGULABLE vs. COAGULANT vs. COAGULATE vs. COAGULATED vs. COAGULATED BLOOD vs. COAGULATION vs. COAGULUM )

( انعقاد پذيري ile انعقاد پذير ile منعقد کننده ile منعقد کردن ile دلمه کردن ile دلمه شدن ile منعقد ساختن ile منعقد ile خون بسته ile لختگي ile انعقاد ile انعقاد شير )

( ENEGHAD PAZYRY ile ENEGHAD PAZYR ile MANAGHAD KONANDEH ile MANAGHAD KARDAN ile DELMEH KARDAN ile DELMEH SHODAN ile MANAGHAD SAKHTAN ile MANAGHAD ile KHON BASTEH ile LAKHTGY ile ENEGHAD ile انعقاد شير )


- PII/PERSONAL IDENTIFIABLE INFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= KİŞİSEL TANIMLANABİLİR BİLGİ


- PEAK AREA, PEAK HEIGHT[İng.] ile/değil/yerine/= PİK ALANI, PİK YÜKSEKLİĞİ


- PİK ile/||/<> POSTA İLETİŞİM KURALI

( posta iletişim kuralı )


- PİKNİK ALANI ile/||/<> PİKNİK YERİ


- PİKNİK ile PİKNİKÇİ/LİK ile PİKNİK TİP ile PİKNİK TÜPÜ ile PİKNİK YERİ ile PİKNİK ALANI


- PIKSEL[İng. < PIXEL] ile/||/<> RESİM ÖGESİ

( resim ögesi )

( PIXEL )


- PİKTOGRAFİ ile/değil/yerine/= ÇİZİYAZIM


- PİKTOGRAM ile/değil/yerine/= ÇİZİYAZI


- PİL ile PİLİ ile PİLİLİ ile PİLİSİZ


- PİLAKİ[Yun.] ile/||/<> ...

( içine soğan sarımsak maydanoz ve havuç katılarak pişirilen zeytin yağlı yemek R πλακή )

( ΠΛΑΚΉ / πλακή )


- PİLAKİ[Yun. < ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİLAKİ

( barbunya pilakisi fasulye pilakisi İçine soğan sarımsak maydanoz havuç vb katılarak zeytinyağıyla pişirilen ve soğuk olarak yenen yemek Aptal ahmak )


- PİLAV:
BEYAZ PİRİNÇTEN yerine KABUKLU PİRİNÇTEN (YA DA BULGUR PİLAVI)


- PİLE/PLİ[Fr. < PLI] ile/||/<> PİLELİ/PLİSE[Fr. < PLISSÉ]


- PİLİ[Fr.] ile/değil/yerine/= KIVRIM/KIVRINTI

( Kumaş, kâğıt vb.'de bir bölümünün, öbürünün üzerine gelmesiyle oluşan kıvrım. | Bu biçimde kıvrımı olan etek. )


- PİLİLİ[< PLİ] değil PİLELİ


- PİLOT KABİNİ ile/||/<> PİLOT KÖŞKÜ


- PİLOT ile/||/<> TAYYARECİ ile/||/<> UÇMAN


- PİLOT/LUK ile PİLOT BÖLGE ile PİLOT KÖŞKÜ ile PİLOT KABİNİ


- PIM/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİMİ


- PIMS/PERSONAL INFORMATION MANAGEMENT SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= KİŞİSEL BİLGİ YÖNETİM DÜZENİ


- PINAR MAHALLESİ :

( İlçenin gecekondu mahallelerinden biridir. 1962'de İstinye'den ayrılarak mahalle oldu. Pınar Mahallesi; Reşitpaşa, Poligon ve Darüşşafaka Mahalleleri ile Büyükdere Caddesinden sınır alır. Mahalle ismini mahalle sınırları içinde bulunan pınar'dan almaktadır. 1992 nüfus sayımına göre mahallenin nüfusu 9.321'dir. )


- PINAR ile PINAR BAŞI


- PİNÇ ETKİSİ ile/||/<> KİNK KARARSIZLIĞI

( Bir plazma akımının, kendi manyetik alanıyla büzülüp sıkışmasıdır; füzyonda plazmayı hapsetmek için kullanılır ama kararsız olabilir. @@ Sıkıştırılmış bir plazma sütununun kıvrılıp bükülerek bozulduğu kararsızlıktır; pinç ile hapsi tehdit eder. İlki yararlı sıkıştırma, ikincisi onu bozan büküm kararsızlığıdır. )

( Formül: z-pinç ~ m=1 mod )


- PINOSITOZ/PINOCYTOSIS[İng.] ile/değil/yerine/= GÖZE SIVI İÇİMİ


- PİNPON ile PİNPON MASASI


- PİNTİ ile/||/<> CİMRİ, HASİS

( cimri hasis Yerel ağızlarda cimri olarak minti biçimi de geçer Ağızlarda üstü başı pis pasaklı olarak da kullanılır pinti dirty filthy Kürtçeye de pintî pis kirli olarak geçmiştir )

( PI )


- PİNTİ[Azr.] = PASAKLI[Tr.]


- PIPELINE[İng.] ile/||/<> BORU HATTI

( PIPELINE )


- PIPER[İng.] ile/||/<> GRONDIN LYRE[Fr.] ile/||/<> TRIGLA LYRA[Lat.] ile/||/<> SEELEYER[Alm.] ile/||/<> ÖKÜZ BALIĞI

( Kemikli balıklar Teleostei takımının kırlangıç balığıgiller Triglidae familyasından 4060 cm kadar uzunlukta pembe renkli Atlantik Okyanusu Akdeniz ve Marmara Denizinde yaşayan bir tür )

( PIPER )

( GRONDIN LYRE )

( SEELEYER )

( TRIGLA LYRA )


- PIR PIR ile PIRPIRI/PİRPİRİ

( Genellikle kuş kanadının çıkardığı sesi andırır sesleri anlatmak için kullanılır. İLE Yeniçeri salma erlerinin giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış cüppe. | Bir tür Bizans altını. | Uçarı, hovarda. )


- PİRAMİT ile/<> KONİ

( THALES KURAMI: Piramidin yüksekliğini bulmak için yere dikilen bir çubuğun gölgesinin uzunluğunun, çubuğun uzunluğuna eşit olmasını beklemek ve o anda piramidin gölgesinin uzunluğunu ölçerek piramidin yüksekliğinin ölçülmesi. )

( PYRAMID vs./<> CONE )


- PİRAMİT ile PİRAMİTLİ


- PİRAMİTLER:
[BOSNA ile GİZA ile TİKAL ile MAURITIUS ile KOHKER ile GUIMAK ile ENDONEZYA ile JİLİN ile BEYAZ ile KUKULKAN ile SUDAN ile SUALTI ile KÜBA ile YONAGUNİ ile BALİ ile MAYA ile JAVA ile KAMBOÇYA ile AVUSTRALYA ile GUATEMALA] ile
MODERN PİRAMİTLER
[MOSKOVA ile KANADA ile CEITUS ile MEMPHIS ile LAS VEGAS]

( [Bosna'da. İLE Mısır'da. İLE Guatemala'da. İLE Mauritius'ta. İLE Kamboçya'da. İLE Kanarya Adaları'nda. İLE Endonezya'da. İLE Kuzeydoğu Çin'de. İLE Çin'de. İLE Meksika'da. İLE Sudan'da. İLE Portekiz açıklarında. İLE Küba açıklarında. İLE Japonya'da. İLE Bali adalarında. İLE Güney Amerika'da. İLE Java adalarında. İLE Kamboçya'da. İLE Avustralya'da. İLE Guatemala'da.]
İLE
Modern:
[Rusya'da. İLE Kanada'da. İLE Roma(İtalya)'da. İLE Amerika'da. İLE Amerika'da.] )

( En çok piramitin bulunduğu ülke, Mısır değil Sudan'dır[220 piramit bulunmaktadır.] )


- PİRAMİTSİ ile/||/<> PİRAMİDİMSİ


- PİRANA ile BARAKUDA ile LOTA/GELİNCİKBALIĞI

( Yırtıcı balıklar. )

( Piranalar, kan yoksa doğrudan saldırmazlar. )

( Piranalar, beyaz, gri, siyah, sarı, gümüş ve kırmızı renktelerdir. )

( Amazon havzasındaki akarsularda ve Orinoko gibi yakınındaki ırmaklarda yaşarlar. İLE ... İLE ... )


- PIRANI GAUGE[İng.] / JAUGE DE PIRANI[Fr.] ile/değil/yerine/= PİRANİ ÖLÇERİ


- PIRANI-VAKUUMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRANİ VAKUMMETRESİ


- PIRASA ile PIRASA BIYIKLI


- PİRE ile BİT PAZARI

( FLEA vs. FLEA MARKET )

( شبگز ile کيک ile سمساري )

( شبگز ile KYK ile سمساري )


- PİRE ile BİTKİ PİRESİ

( )


- PİRE ile KÖPEK PİRESİ

( ... İLE Siphonaptera takımının gerçek pireler(Pulicidae) ailesinde yer alan, erginleri 2-3 mm boyunda, kırmızımsı esmer renkte, köpek, kedi, tavşan, sıçan ve insanı sokup emerek beslenen, kaşıntı ve gelişme geriliğine neden olan, veba hastalığının taşıyıcılığını yapan böcek türü. )

( FLEA vs. DOG FLEA )

( ... avec PUCE DU CHIEN )

( ... mit HUNDEFLOH )

( ... vs. CTENOCEPHALIDES CANIS )


- PİRE ile SU PİRESİ/BİTİ

( ... İLE Kabuklulardan, durgun sularda yaşayan bir hayvan. )

( ... cum DAPHNIA PULEX )


- PİREKAPAN ile/||/<> PİREKIRAN ile/||/<> PİRE OTU ile/||/<> SU PİRESİ

( Pireler takımından insanın ve bazı hayvanların kanını emerek yaşayan iyi sıçradığı için kolay yakalanamayan küçük asalak böcek Pulex )


- PİRELENMEK ile PİRELENDİRMEK ile PİR ile PİRE ile PİRELİ ile PİRELER ile PİRE OTU


- PİRFANİ[Fars. < PĪR + Ar. FĀNĪ] ile/değil/yerine/=/||/<> PİRİFÂNİ

( İhtiyar kimse )


- PİR-İ MEHMED PAŞA CAMİSİ ile PİR-İ MEHMED PAŞA MESCİDİ / KONUK TEKKESİ MESCİDİ

( Silivri'dedir. İLE Fatih'te, Molla Gürâni'dedir. )

( Sadrazam Pirî Mehmed Paşa tarafından. İLE Sadrazam Pirî Mehmed Paşa tarafından. [Yıkık durumdadır.] )


- PİRÎ PAŞA MEDRESESİ MESCİDİ / SOĞUKKUYU MESCİDİ / KANLI MEDRESE MESCİDİ ile PİRÎ PAŞA MESCİDİ

( Zeyrek'te, Pirî Paşa Sokağı'ndadır. İLE Hasköy, Sütlüce'dedir. )

( 1543'te, Pirî Paşa tarafından. İLE 1520'de, Sadrazam Pirî Mehmed Paşa tarafından. )


- PIRILDAMAK ile PIRILDAK ile PIRILDAKÇI


- PIRILTI ile PIRILTILI


- PİRİNÇ ile BASMATİ PİRİNCİ

( ... İLE Sri Lanka'nın Sigiriya kentindeki Matele bölgesinde daha fazla yağış aldığından, öteki bölgelere göre daha yeşildir. Bu bölgede 40 çeşit pirinç yetişmektedir. En ünlü ve sağlıklısı, anavatanı Pakistan olan Basmati pirincidir. )


- PİRİNÇ ile HİNTPİRİNCİ

( ... İLE Buğdaygillerden, Hindistan ve Etiyopya'da yetiştirilen, taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki. )


- PİRİNÇ ile PİRİNÇ RENKLİ ile PİRİNÇ ŞAPKA ile MUŞTALAR ile PİRİNÇ İŞÇİSİ

( BRASS vs. BRASS COLORED vs. BRASS HAT vs. BRASS KNUCKLES vs. BRASS WORKER )

( افسر ارشد ile نحاس ile برنگ برنج ile شخص مهم ile پنجه بوکس ile صفار )

( AFSAR ERSHOD ile نحاس ile BARANG BARANJ ile شخص مهم ile PANJEH BOX ile SAFAR )


- PİRİNÇ ile PİRİNÇLİ ile PİRİNÇSİZ ile PİRİNÇ UNU ile PİRİNÇ ÖRGÜ ile PİRİNÇ PİLAVI ile PİRİNÇ ÇORBASI


- PIRLANTA ile PIRLANTALI ile PIRLANTASIZ


- PIROJEN/PIROGEN[İng.] ile/değil/yerine/= ATEŞ YÜKSELTICİ


- PIROPLASMIDÉS[Fr.] ile/||/<> PIROPLASMIDAE[Lat.] ile/||/<> PIROPLASMEN[Alm.] ile/||/<> AĞRIMA ASALAKLARI

( Omurgalılarda alyuvar asalağı olarak yaşayan ve söbe yuvarlak armudumsu ya da çomağımsı biçimler gösteren ağrıma etkeni sporlular topluluğu )

( PIROPLASMIDÉS )

( PIROPLASMEN )

( PIROPLASMIDAE )


- PIRPI ile/||/<> ...

( yılan sokmasına karşı ilaç olduğuna inanılan bir taş türü yılan taşı Kökenini bilmiyoruz )


- PIRPI ile/değil/yerine/= YILANTAŞI

( Yılan sokmasına karşı ilaç olduğuna inanılan bir tür taş. )