Bugün[18 Mart 2026]
itibarı ile 1.666 başlık/FaRk ile birlikte,
1.666 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(4/8)


- HARCIRAH[Ar., Fars.] değil/yerine YOLLUK


- HARCIRAH[Ar.] değil/yerine/= YOLLUK


- HAREM DAİRESİ ile/ve HAREM DAİRESİ

( HAREM-İ HÜMÂYÛN: Sultan'ın Harem'i. )

( Topkapı Sarayı'nda. İLE/VE Dolmabahçe Sarayı'nda. )

( İkinci ve üçüncü bahçelerin solunda. [1588] İLE/VE Pembe Salon. )

( 259 oda, 46 tuvalet, 12 sandık odası, 8 hamam, 4 mutfak, 6 kiler bulunmaktadır. [6720 m2] İLE/VE ... )


- HASEN[Ar.] ile MUBÂH/MÜBÂH[Ar.]


- HASH[İng.] değil/yerine/= ÖZET DEĞER


- HAŞMAT ile HAŞMETULLAH

( HESHMAT vs. HESHMATOLLAH )

( حشمت ile حشمتالله )

( HASHMAT ile HASHMETALLAH )


- HAT ile/ve/> SATH ile/ve/> ŞEKİL

( Tek boyut. İLE/VE/> İki boyutlu. İLE/VE/> Üç boyutlu. )


- HATT[Ar. çoğ. HUTÛT] ile HATT[Ar.]

( Çizgi. | Satır. | Yol. | Yazı. | Buyruk/ferman, sultan yazısı. | Sıra, saf. | Gemiler için hareket istikameti olarak belirtilen taraf. | Yalnız uzunluğu olan boyut/buut. | Gençlerde terleyen bıyık/sakal. | Parmağın onikide biri olan bir ölçü. İLE Aşağı inme/indirme. | Oyunda taş çıkarma. )


- HERMETIC[İng.] / HERMÉTIQUE[Fr.] / HERMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HAVA GEÇİRMEZ


- HAY TEK[İng. < HIGH TECH] değil/yerine/= YÜKSEK TEKNOLOJİ


- HAYAL ile/ve/||/<> BERZAH


- HAYÂT[Ar.] ile RÛH[Ar.]


- HAYIRHAH değil/yerine/= İYİLİKSEVER


- HAYR[Ar.] ile SALÂH[Ar.]


- HAYVÂNÎ RUH ile RÛHREVÂN ile İZÂFÎ RUH (CÂN-I CÂN-I CAN)


- HAZRET(HZ.)[< HUZÛR (çoğ. HAZERÂT)][KURB, PİŞ-GÂH] -ile

( Saygı ile büyüklere verilen/kullanılan unvan. | Kalenderce bir sesleniş. | Var oluş mertebelerinin her biri. )


- HEALTH :/yerine SAĞLIK


- HEART ile/ve/||/<> EARTH


- HEDÎR ile NEVH

( Güvercin ve benzeri kuşların ötmesi. İLE Güvercinin nağme ile ötmesi. )


- HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX

( Kant'ın takipçisi ve geliştiricisi. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in öğrencisi ve Marx'ın öncüsü/hocası. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in takipçi ve geliştiricisi. Feuerbach'ın öğrencisi. )


- HELÂK ve/<> ALLAH

( Helâk olmadan Allah'a kavuşulmaz. )


- HELÂL ile/ve/||/<> HİLÂL ile/ve/||/<> LÂLEH


- HELÂL[Ar.] ile MÜBÂH[Ar.]


- HENRY CAVENDISH ile/ve/<> ANTOINE LAVOISIER

( [Hidrojen] Kâşifi. [1766] İLE/VE/<> Adlandıran. [1783] )

( Hidrojen )


- HİCRİ ile HİCRİ TARİH ile HİCRİ TAKVİM


- HYDROGEN ION CONCENTRATION, POTENTIAL OF HYDROGEN[İng.] ile/değil/yerine/= HİDROJEN İYONU DERİŞİMİ, PH


- HYDRAULIC[İng.] / HYRAULIQUE[Fr.] / HYDRAULISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= HİDROLİK


- HIGH :/yerine YÜKSEK


- HISTORY :/yerine TARİH


- HİZBULLAH ile HİZBULLAH

( HEZBOLLAH vs. HEZBOLLAHI )

( حزب الله ile حزب اللهي )

( HEZB OLLAH ile HEZB OLLAHY )


- HO CHI MINH VILLE ve/değil/<> NGUYEN THAT THANH

( Vietnam'da, Saygon ırmağının sağ kıyısında bulunan Ho Chi Minh Ville kenti, adını, Birleşik Vietnam kurulduğunda, 1975 yılında almıştır.
[MINH: Aydınlatan., adını, 1945'te Viet-Minh kurulduğunda almıştır.] )


- HOJJAT ile HOCATALLAH

( HOJJAT vs. HOJJATALLAH )

( حجت ile حجت الله )

( HOJAT ile HOJAT OLLAH )


- HÖRGÜÇ ITRÎH

( ... İLE/VE/||/<> Devenin yüksek, büyük hörgücü. )


- HOŞGÖRÜ/İYİGÖRÜ = MÜSAMAHA, TESAMUH = TOLERANS[İng. < TOLERANCE] = TOLÉRANCE[Fr.] = TOLERANZ[Alm.] = TALERANTIA < TOLERARE[Lat.]


- HOW? vs. HOW MUCH?


- HUB ile/yerine SWITCH


- HÜKÜMDAR[Ar. + Fars.] ile HAKAN[< KAĞAN]

( Sultan, kral, hakan gibi taht sahibi devlet başkanı. İLE Türk, Moğol ve Tatar hanları için "hükümdarlar hükümdarı" anlamında kullanılan bir san. | Osmanlı sultanlarına verilen san. )


- HUMOR :/yerine MİZAH


- HÜNKÂR KASRI ile/ve HÜNKÂR KASRI ile/ve HÜNKÂR KASRI

( Sultanahmed Camii'nin bitişiğinde bulunan, Sultan'ın namaz kılma yerine ait bir kasır. [1617] İLE/VE Üsküdar'da, Selimiye Camii'nin bitişinde bulunan kasır. [1979 yılından beri Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı kütüphanesi olarak kullanılmaktadır] İLE/VE Eminönü, Yeni Cami'nin yanında bulunan kasır. )


- Hüsrev[Fars.] ile HÜSREV[Fars.]

( Yapıtlarını Farsça yazmış bir Türk şairi ve edîbi.[1253-1325, Hindistan] | Hüsrev ü Şîrîn masalının eril kahramanı. İLE Sultan, padişah, hükümdar. )


- HÜSUL ile/ve KUBUH


- HÜZÜN ve/> ALLAH


- HYPHEN vs. DASH


- İBÂDET/BULUŞMA/TOPLANMA YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )

( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )

( SANAL CAMİLER )

( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )

( Hünkâr[Sultan] Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )

( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )

( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )


- İBADULLAH ile İBADUSULTAN

( KURB-İ SULTÂN, ATEŞ-İ SÛZÂN )


- İBN MİSKEVEYH ile/ve DARWIN


- İÇREK = BÂTINÎ = ESOTERIC[İng.] = ÉSOTÉRIQUE[Fr.] = ESOTERISCH[Alm.] = ESO[Yun.]


- İÇSEL TARİH ile/ve/||/<> DIŞSAL TARİH


- İCTEZE'E[Ar.] ile BİH[Ar.] ile İKTEFÂ BİH[Ar.]


- İCTİHAD ile FIKIH

( Dil + Anlam. Büyük din âlimlerinin Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i Nebeviyye'ye dayanarak vazettikleri karar. İLE -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı )


- İDOL ile/ve/||/<>/> İLÂH


- İFLÂ[Ar.] ile İFLÂH[Ar.]

( Memeden ayırma, sütten kesme. İLE Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )


- İFLÂS[Ar.] ile/değil/yerine/>< İFLÂH[Ar.]

( Borçlarını ödeyemediği mahkeme kararı ile tespit ve ilân olunan iş adamının durumu. | Yenilgiye uğrama, değerini yitirme. | İşlevini ya da görevini yapamama. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kutlu, başarılı olma. | Kötü bir durumdan kurtulup iyi bir duruma girme, felâh bulma, selâmete çıkma. )


- İFSÂH[Ar. < FASÂHET] ile İFSÂH[Ar. < FÜSHAT] ile İFSÂH[Ar. < FESH]

( Açık ve düzgün söz söyleme. İLE Açma, genişletme. İLE Unutma, akıldan çıkarma, ihmal etme. )


- İHÂNET ile/ve/<> GÜNAH


- İHTİYÂRÎ/TAHYİRÎ HÜKÜMLER:
CEVAZ ile/ve/||/<> İBÂHE/MUBAH ile/ve/||/<> NEDB ile/ve/||/<> İSTİHSAN ile/ve/||/<> TABİÎYET ile/ve/||/<> HELÂL


- İHVÂN[< ÂH] ile/ve/<> TÂLİB

( Sâdık, samimi, candan dostlar. | Tarîkat yoldaşları/arkadaşları. İLE/VE/<> İsteyen, istekli. )

( Amaçta bir olmak. İLE/VE/<> Aynı amacı arıyor/istiyor olmak. )


- İKAMETGAH ile İKAMETGAH

( DOMICIL vs. DOMICILE )

( محل اقامت ile مقر )

( MOHAL EGHAMET ile MOGHAR )


- İKAMETGAH ile İKAMETGAHSIZ ile İKAMETGAH KAĞIDI ile İKAMETGAH İLMÜHABERİ


- İKÂMETGÂH[Ar. + Fars.]/MESKEN[Ar.] değil/yerine/= KONUT


- ZWEIFACH[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KATLI


- BINARY MIXTURE[İng.] / BINARY MELANGE[Fr.] / BINÄRES GEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ KARIŞIM


- IKMÂ'[Ar.] ile IKMÂH[Ar.]

( Birini aşağılama. | Gelen birini geriye döndürme. İLE Kibir ve azametle kafa tutma. )


- İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂ'[Ar.] ile İKRÂH[Ar. < KERH]

( Kiraya verme/verilme. İLE Okutma. İLE Birine, zorla iş yaptırma. | İğrenme, tiksinme. )


- İKRAH[Ar. < KERH] ile/ve/||/<>/> KERİH[Ar.]

( Birine zorla iş yaptırmak. | İğrenmek, tiksinmek. @@ İğrenç, çirkin. | Pis kokan. )

( DVESA )


- İKTİNÂ'[Ar.] ile İKTİNÂ'[Ar.] ile İKTİNÂH[Ar. < KÜNH] ile İKTİNÂF[Ar.]

( Gizlenme, saklanma. İLE Çalışarak kazanma. | Meslek tutma, uyma. | Biriktirme, yığma. İLE Kökünü, aslını, künhünü anlama. İLE Bir şeyin etrafını kuşatmak. )


- İL MUKAH:
AY TANRISI > ALLAH


- İLAÇLAMAK ile İLAHLAŞMAK ile İLAÇLANMAK ile İLAHLAŞTIRMAK ile İLA ile İLAH ile İLAM ile İLAN ile İLAÇ/LIK ile İLANCI/LIK ile İLAÇLI ile İLAÇSIZ/LIK ile İLAN PANOSU ile İLAÇ BİLİMİ ile İLAN TAHTASI


- İLÂH ile/ve/değil ALLAH

( Bütünlük içindeki bir parçaya bağlanmak. İLE/VE/DEĞİL Bütünlüğe bağlı. )


- İLÂH ve/ CİRİM ve/ CİSİM ve/ İNSAN

( TANRI ve TANRISAL ve DÖRT UNSUR ve İNSAN )


- İLÂH ile/ve/<> İLÂÇ


- İLÂH[Ar. çoğ. ÂLİHE] ile ÎLÂH[Ar.]

( Tanrı, mitolojide tanrı. İLE Ve başkaları/benzerleri. vb. | ilâ-âhirihi'nin kısaltması. )


- İLÂH[Ar.] ile MA'BÛD Bİ HAKKIN[Ar.]


- İLÂH ve/||/<>/= ZAN


- İLÂLLÂH ile/ve ALÂLLÂH ile/ve BİLLÂH ile/ve HÂNİLLÂH ile/ve FİLLÂH ile/ve MAÂLLAH ile/ve LİLLÂH

( Allah'a. İLE/VE Allah üzerine. İLE/VE Allah ile. İLE/VE Allah'tan. İLE/VE Allah'ta. İLE/VE Allah'la. İLE/VE Allah için. )


- İLGİ ile/ve/<> TEVECCÜH


- İLKA'["ka" uzun okunur] ile İLKAH["ka" uzun okunur]

( Bırakma/bırakılma, terk, atma. | Telkin etme, ilhâm etme. | Bir hatayı/kusuru başkasına yükleme. İLE Aşı vurma, dölleme/döllenme. )


- İLKAH ile/ve/||/<> İLHAM


- ILM/İLM[Ar.] ile RESH[Ar.]


- İLMÂ[Ar.] ile İLMÂ'[Ar.] ile İLMÂH[Ar.]

( Çalma. İLE Parlatma, lemeân ettirme. | Bir şeyi, olmadan önce işaretle bildirme. İLE Bir şeyi parıldatma. | Güzel bir bayanın, yüzünü gösterip hemen çekilmesi. )


- İLM-İ KELÂM ve İLM-İ FIKIH ve İLM-İ HÂL

( İman ve itikadı anlatan geniş ve derin ilim.[Bu ilmi anlatan kitaplara AKÂİD de denilir.] VE Gövde ile yapılacak ahkâm-ı islâmiye'yi bildiren ilim ve kitapları. VE Halk için, tahsili olmayanlar için yazılmış olan ve herkesin bilmesi, inanması ve yapması gereken kelâm, ahlâk ve fıkıh bilgilerini kısaca ve açıkça anlatan ilim ve kitapları. )

( SCIENCE OF THEOLOGY and SCIENCE OF JURISPRUDENCE and RELIGIOUS KNOWLEDGE )

( SCIENCE OF THEOLOGY and SCIENCE OF JURISPRUDENCE and RELIGIOUS KNOWLEDGE )


- İLMULLÂH ile/ve/değil/yerine MARİFETULLÂH

( Allah'ı bildim" cümlesinde bilmek anlamında ilim sözcüğü kullanılmaz. Çünkü, filozof ve kelâmcılara göre ilim, tümellere ilişkin olduğundan, Allah'ın zâtını bilmek(ilim) mümkün değildir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Bilmek(ilim) yerine Marifet kullanılır. Çünkü Marifet filozof ve kelâmcılara göre tikellere ilişkindir. )

( Mârifetullah'ta, fikir/tefekkür kalmaz. )


- İLTİMÂ[Ar.] ile İLTİMÂ'[Ar. < LEM | çoğ. İLTİMÂÂT] ile İLTİMÂH[Ar. < LEMH]

( Renk değiştirme. | Sararma, solma. İLE Parıldama, lem'alanma. İLE Bir şeye şaşkın şaşkın bakma. )


- İLTİYÂ'[Ar.] ile İLTİYÂH[Ar.]

( İç heyecanlanması, alevlenmesi. İLE Susama. | Gövdenin/cildin güneşten yanması. | Şimşek çakması. | Yıldızın pırıltısı. )


- İMAM ve/||/<> FATİH

( ... VE/||/<> İmamın arkasında bulunan kişi. Saf tutulurken hiza alınan kişi. )

( ... VE/||/<> Nefsini feth eden. )

( ... VE/||/<> Sıra(saf), mihrabtaki imamın hemen arkasındaki kişiden, iki tarafa birden açılmasıyla, ikinci ve öteki sıralar da sıranın ortasındaki "Fatih" ile başlatılır ve sağlı sollu olarak devam ettirilir. )


- İNAN = İMAN = FAITH[İng.] = FOI[Fr.] = GLAUBE[Alm.] = FIDES[Lat.] = FE[İsp.]


- İNBÂ'[Ar.] ile İNBÂH[Ar.]

( Haber verme. İLE Uyandırma/uyandırılma. | Kımıldatma, hareket ettirme. )


- INCH[İng.] / ZOLL[Alm.] ile/değil/yerine/= İNÇ


- INCARNATION vs. BIRTH


- INDEX THEORY ile/||/<> RİEMANN-ROCH

( Index diferansiyel operatör, R-R cebirsel geometri. )

( Formül: Differential operator İLE algebraic geometry )


- REDUCED COMPTON WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DE COMPTON RÉDUITE[Fr.] / REDUZIERTE COMPTONWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ COMPTON DALGA BOYU


- İNFİSÂD[Ar. < FESÂD] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH]

( Bozulma, fesada uğrama. İLE Bozulma, etkisiz/hükümsüz kalma. İLE Bollaşma, genişleme. )


- İNKA'["ka" uzun okunur] ile İNKA'["ka" uzun okunur] ile İNKÂH[Ar. < NİKÂH]

( Temiz/pak olma. İLE Suda ıslatma. İLE Nikâh etme/edilme. )


- GAYRI UZVÎ[Osm.] / INORGANIC[İng.] / ANORGANISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK, ANORGANİK


- İNŞAALLAH ile ALİMALLAH


- İNŞAALLAH ile/ve/<> MAAŞALLAH ile/ve/<> DUR BAKALIM

( Türk "felsefesi". )


- İNSAN/KİŞİ:
DOĞA ve/<> TARİH

( Dirimsel[biyolojik] yanı, gövdesi itibariyle. VE/<> Zihni, bilgisi, deneyimleri, görgüsü, dili ve kültürü itibariyle. )


- İNSAN = BERZAH


- İNSAN = HUMAN, MAN[İng.] = HOMME[Fr.] = MENSCH[Alm.] = HOMO[Lat.] = ANTHROPOS[Yun.] = HUMANO/NA[İsp.]


- İNŞİRAH[Ar. < ŞERH] ile AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK

( AÇILMA | AÇIKLIK, FERAHLIK )


- İNTIBÂ[Ar. < TAB] ile İNTİBÂH[Ar.] ile İNTIBÂH[Ar.]

( Basılma, matbû olma. | Zihinde iz bırakma. | İzlenim. İLE Uyanma, uyanış. İLE Pişme. )


- İNTİBA ile İNTİBAH ile İNTİBAK ile İNTİBAKSIZ/LIK


- İNTİFÂ'[Ar.] ile İNTİFÂ'[Ar. < NEF | çoğ. İNTİFÂAT] ile İNTİFÂH[Ar. < NEFH]

( Ortadan yok olma, aradan çıkma. İLE Yararlanma, menfaatlenme. İLE Kabarma, şişme. | Örgenlerden birinin şişmesi. )


- İNTİKA["ka" uzun okunur] ile İNTİKAH["ka" uzun okunur]

( Bir şeyi seçme, ayırd etme. İLE Zayıf olma, nekahat gerektirme. | İyi bir haber duyup sevinme. )


- İNTİSÂH[Ar. < NESH] ile İNTİSÂH[Ar.]

( Kopyasını/nüshasını/sûretini çıkarma, istinsah. İLE Verilen öğüdü tutma. )


- İNTİYÂH[Ar.] ile İNTİZÂC[Ar.]

( Ağlama, gözyaşı dökme. İLE Çıbanın olgun duruma gelmesi. | Çok gözyaşı dökme. )


- INVENTION vs. CATCH


- İRÂDE ile/ve/<> ŞEHVET ile/ve/<> TAMAH

( Varoluş ve sürdürme isteği. İLE/VE/<> Dürtü ve/ya da "güdü"ler aracılığıyla isteme. İLE/VE/<> İstemenin aşırılıkları. Açgözlülük, hırs. )

( CONATUS cum/et/<> APETITUS cum/et/<> CUPIDITAS )


- IRISH :/yerine İRLANDALI


- İRTİDÂ'[< RIDÂ]/İRTİZÂ'[< RIZÂ] ile İRTİZÂH

( Bir şey kesilme, bir şeyden ziyân görme. | Beğenme, seçme. | Uygun olma, uygun bulma, râzı olma. İLE Özür dileme. | Biraz bahşiş alma. )


- İRTİVÂ'[Ar.] ile İRTİVÂH[Ar.]

( İçerek kanma. | Gövdedeki örgenlerin ve eklemlerin/mafsalların kalınlaşması. İLE Nöbetle çalışma. )


- İRTİYÂ'[Ar.] ile İRTİYÂH[Ar. < RİH]

( Korkma, ürkme. İLE Ferahlama. | Rüzgârlanıp rahatlama. )


- İRTİZÂ[Ar.] ile İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİZÂ'[Ar. < RIZÂ] ile İRTİZÂH[Ar.]

( Bir şeyin eksilmesi, bir şeyden zarar/ziyan görme. İLE Beğenme, seçme. | Uygun bulma, râzı olma. İLE Süt emme. İLE Özür dileme. | Biraz bahşiş alma. )


- İSA MESİH ile İSA

( JESUS CHRIST vs. JESUS )

( ياعلي ile عيسا مسيح )

( ياعلي ile عيسا مسيح )


- Îsâ[Ar.] ile ÎSÂ[Ar.] ile ÎSÂ'[Ar.] ile ÎSÂ'[Ar.] ile İSÂH[Ar. < VESAH]

( Hristiyanlık dininin peygamberi. İLE Teselli edip sabırlılığa teşvik etme/edilme. İLE Vasî yapma, vasiyet yapmaya memur etme. | Vasiyet etme. İLE Zenginleştirme/zenginleştirilme. | Genişletme. İLE Kirletme/kirletilme. )


- İŞALLAH değil İNŞAALLAH


- İSBA[Ar.] ile İSBÂH[Ar. < SEBH] ile İŞBÂ'[Ar. < ŞİB]

( Arapların uzunluk ölçüsü.[kadem'in 1/12'si] İLE Suda yüzdürme/yüzdürülme. İLE Karnını doyurma, doyrulma. | Doyma. | Çoğalma, çoğaltılma. | Arap nazımında, vezin ve kâfiye zorunluluğundan dolayı sözcüğe bir harf katma. )


- İŞGAL ile/değil FETİH

( ... İLE/DEĞİL "Ele geçirdiği" yere ve yaşayanlarına teklif sunuyorsa. )

( [not] OCCUPATION vs./but CONQUEST )


- ISHAL ile/ve/<> ISLAH


- THERMAL DEATH[İng.] / MORT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMETOD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ÖLÜM


- HARURÎ[Osm.] / THERMAL[İng.] / THERMIQUE[Fr.] / THERMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL


- PHOTOELEKTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILELEKTRİK


- RADIATION PATH LENGTH[İng.] / PARCOURS DE RAYONNEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= IŞINIM YOL UZUNLUĞU


- ISLÂH[Ar.] değil/yerine/= DÜZELTME/İYİLEŞTİRME


- ISLAH ile/||/<> EHLÎLEŞTİRME


- ISLAH ile/ve/||/<> İHYÂ ile/ve/||/<> TECDİD


- İSLÂM[Ar.] ile ÎMÂN[Ar.] ile SALÂH[Ar.]


- ISLAMAK ile ISLANMAK ile ISLATMAK ile ISLATILMAK ile ISLANABİLMEK ile ISLATABİLMEK ile ISLAH ile ISLAK/LIK ile ISLAK İMZA ile ISLAK KARGA ile ISLAK ZEMİN ile ISLAK MENDİL


- İŞTAH[Ar.]/APETİT[Fr./İng.] ile/ve BESLENME

( APPETITE vs./and NUTRITION )


- İŞTAH ile İŞTAH AÇICI ile MEZE ile İŞTAH AÇICI

( APPETITE vs. APPETITIVE vs. APPETIZER vs. APPETIZING )

( اشتها ile مشهي ile اشتهاآور ile اشتها آور ile خوش خوراک )

( ESHTEHYA ile مشهي ile ESHTEHAAVAR ile ESHTEHYA AVAR ile KHOSH KHORAK )


- İŞTAH değil/yerine/= İSTEK


- İŞTAH ve ŞEHVET

( APPETITE and LUST )


- İŞTAHLANMAK ile İŞTAHLANDIRMAK ile İŞTAH ile İŞTAHLI/LIK ile İŞTAHSIZ/LIK ile İŞTAHLICA ile İŞTAHSIZCA


- İSTANBUL ve/yerine EDİRNE

( ... VE/YERİNE Sultanların yeğlediği. )


- ISTARAH[Ar.] ile/değil/= ISTAHAR[Ar.]

( ... İLE/DEĞİL/= İran'da, bir kent adı. | Su birikintisi, havuz, göl. )


- İSTEK/TAMAH ile/ve/değil/yerine/>< KANAAT

( Zahmet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Rahatlık. )


- İSTEK ile/ve/<> TERCİH

( REQUEST vs./and/<> PREFER )


- İSTİ'ÂRE[Ar.] ile TEŞBÎH[Ar.]


- İSTİHZÂ[Ar.] ile MİZÂH[Ar.]


- İSTİKRA ile İSTİKRAH ile İSTİKRAR ile İSTİKRAZ ile İSTİKRARLI/LIK ile İSTİKRARSIZ/LIK ile İSTİKRARLICA ile İSTİKRARSIZCA


- ISTILAH[< SULH] değil/yerine/= TERİM, İLİM SÖZÜ, TÂBİR


- İSTİNSÂ'[Ar.] ile İSTİNSÂH[Ar. < NESH] ile İSTİNSÂH[Ar. < NUSH]

( Borç ödemek için zaman/mühlet isteme. | Veresiye almak isteme. İLE Nüshasını çıkarma, bir sûretini çıkarma, kopya etme. )


- İSTİZAH[Ar.] değil/yerine/= GENSORU

( Herhangi bir konuda, açıklayıcı bilgi isteme, bir sorunun açıklanmasını isteme. )


- İSTİZAH değil/yerine/= GENSORU


- İTFAİYE DEPARTMANI ile ATEŞ ile ATEŞ MERMİLERİ ile ATEŞ YİYEN ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN SÖNDÜRME ile YANGIN GÖREVLİSİ ile ATEŞ ETMEK ile YANGINDAN KORUNMA ile İTFAİYE İSTASYONU ile ATEŞ TAPINAĞI ile ATEŞE TAPAN ile ATEŞLİ SİLAH ile ATEŞ TOPU ile ATEŞ KUTUSU ile ATEŞ BÖCEĞİ ile İTFAİYECİ ile YANMAZ ile YANGINLAR ile OCAK BAŞI ile YAKACAK ODUN

( FIRE DEPARTMENT vs. FIRE vs. FIRE BULLETS vs. FIRE EATER vs. FIRE EXTINCTION vs. FIRE EXTINGUISHING vs. FIRE GUARD vs. FIRE OFF vs. FIRE PROTECTION vs. FIRE STATION vs. FIRE TEMPLE vs. FIRE WORSHIPPER vs. FIREARM vs. FIREBALL vs. FIREBOX vs. FIREFLY vs. FIREMAN vs. FIREPROOF vs. FIRES vs. FIRESIDE vs. FIREWOOD )

( تيراندازي کردن ile تير انداختن ile نار ile بر کنار کردن ile شليک کردن ile نيران ile آتش سوزي ile از مقام انداختن ile حريق ile آتش ile تير اندازي کردن ile آتش نشاني ile آتشنشاني ile اداره آتش نشاني ile شعبده باز ile خفگي آتش ile اطفاء حريق ile آتشبان ile در کردن ile استحکامات تدافعي ile اطفائيه حريق ile اطفائيه ile آتشخانه ile آتشگاه ile آتشکده ile آتش پرست ile اسلحه گرم ile شهاب روشن ile گلوله انفجاري ile آتشدان ile مجمر ile شب تاب ile کرم شب افروز ile کرم شو تاب ile سوخت گير ile سوخت انداز ile ضد آتش ile نسوز کردن ile ناسوز ile نسوختني ile شرر ile پاي بخاري ile زندگي خانگي ile هيزم ile حطب )

( TYRANDAZY KARDAN ile TYR ANDAKHTAN ile نار ile BAR KONAR KARDAN ile SHELYK KARDAN ile نيران ile ATASH SOZY ile AZ MOGHAM ANDAKHTAN ile HARYGH ile ATASH ile TYR ANDAZY KARDAN ile ATASH NESHANY ile ATASHNESHANY ile EDAREH ATASH NESHANY ile SHABDEH BAZ ile KHAFGY ATASH ile اطفاء حريق ile ATASHABAN ile DAR KARDAN ile ESTAHKAMAT TADAFEY ile اطفائيه حريق ile اطفائيه ile ATASHKHANEH ile ATASHGAH ile ATASHKODEH ile ATASH PAREST ile ESLEHEH GARAM ile SHEHAB ROSHEN ile GOLOLEH ENFEJARY ile ATASHODAN ile مجمر ile SHAB TAB ile KARAM SHAB AFRUZ ile KARAM SHO TAB ile SOKHT GYR ile SOKHT ANDAZ ile ZED ATASH ile NESOZ KARDAN ile NASOZ ile نسوختني ile SHRAR ile PAY BAKHARY ile ZANDEGY KHANGY ile YEHYZAM ile حطب )


- ITO ile/||/<> STRATONOVICH ile/||/<> SKOROHOD ile/||/<> STOKASTİK KALKÜLÜS

( Stokastik integral tanımları. )

( Formül: dX_t = μdt + σdW_t )


- ITRÂ'[Ar.] ile MEDH[Ar.]


- İTTİZÂ'[Ar.] ile İTTİZÂH[Ar.]

( Devenin, boynuna basarak üstüne binmek için başını aşağıya eğme. | Alçakgönüllülük. İLE Açık olma, meydana çıkma, vâzıh. )


- ION EXCHANGE[İng.] / ÉCHANGES D'IONS[Fr.] / IONENAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İYON DEĞİŞTİRME


- IONIC STRENGTH[İng.] / FORCE IONIQUE[Fr.] / IONENSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK ŞİDDET


- İZÂH değil/yerine/= AÇIKLAMA


- İZAH ve/<> HİZA


- İZAH ile İZAHLI


- İZAHI OLMAYAN > MİZAH

( Açıklaması[izâhı] olmayan durumların, mizahı olur. )


- ISENTROPISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İZENTROPİK


- ISOÉLECTRIQUE[Fr.] / ISOELEKTRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOELEKTRİK


- ISOELECTRONIC[İng.] / [Fr.] / ISOELEKTRONISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOELEKTRONİK


- ISOCHRONISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKRONİK


- JANDARMA ÖZEL HAREKAT(JÖH) ile/ve/||/<> POLİS ÖZEL HAREKAT(PÖH)


- JEWISH :/yerine YAHUDİ (SIFAT)


- GYROMAGNETIC[İng.] / GYROMAGNÉTIQUE[Fr.] / GYROMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= JİROMANYETİK


- JNANA[Sansk.](CHIH[Çince]) -ile

( Saf bilinç. )


- JNANA[Sansk.] = CHİH[Çince]


- JOHANN SEBASTIAN BACH ile CARL PHILIPP EMANUEL BACH

( 31 Mart 1685 - 28 Temmuz 1750 ile 08 Mart 1714 - 14 Aralık 1788 )


- JOHN BOWLBY ile/ve/||/<>/> MARY AINSWORTH ile/ve/||/<>/> MARY MAIN

( 1907 - 1990 ile/ve/||/<>/> 1913 - 1999 ile/ve/||/<>/> 1943 - 2023 )


- JURISPRUDENCE = FIKIH

( FIKIH )


- KÂBETULLAH -ile

( GÖNÜL )


- KABÎH[Ar.] ile VAHŞ[Ar.]


- KA'DE[Ar.] ile KADEH[Ar. çoğ. AKDÂH]

( Bir kere oturma, oturuş. İLE Bardak, küçük bardak, içki bardağı. | [botanik] Kadeh. )


- KADEH[çoğ. AKDÂH] ile KADEH

( MÜRŞİDİN SÖZLERİ | İÇKİ BARDAĞI ile KALB )


- KADEH ile KADEH ARKADAŞI ile KADEH ARKADAŞLIĞI


- KADEH[Ar.] ile KE'S[Ar.]


- KADEH ile/ve/değil/yerine PİSAGOR'UN KADEHİ

( ... İLE Ölçüyü kaybedersen, herşeyi/ni kaybedersin. )

( ... İLE İçine konulan şarabın, kadehin ortasındaki çıkıntının seviyesini geçmesiyle, fazla olanı değil kadehin içindeki tüm sıvıyı, altındaki deliklerden akıtır. [Nerede duracağını ve ne kadar içmesi gerektiğini bilmeyenler için ve sınırlarını öğrenmeleri için yapılmıştır.] )

( | )

( )


- KADER:
TESÂDÜF değil YEĞLEME/TERCİH


- KADER ile/değil TARİH


- KADÎM MATEMATİK'TE, ÜÇ SORUNSAL:
TESLÎS-İ ZÂVİYE ile/ve TADÎF-İ MEZBAH ile/ve TERBİ'-İ DÂİRE

( * Dar açının çizimle/geometrik olarak üç eşit parçaya bölünmesi. İLE/VE * Küpün iki katının alınması. İLE/VE * Dairenin kareleştirilmesi. )

( Daha geniş bilgi için burayı tıklayınız... )


- KAFADAN ile KAFADAN KONTAK/LIK ile KAFADAN BACAKLILAR ile KAFADAN GAYRİMÜSELLAH


- KÂH[Fars.] ile KÂH[Fars.]

( Saman, saman çöpü. İLE Köşk, kasr | Yüksek bina. | Bir göz/tek oda. )


- KALITATİF ARAŞTIRMA/QUALITATIVE RESEARCH[İng.] değil/yerine/= NİTEL ARAŞTIRMA


- KANAAT ile/ve/<>/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH


- KANT ile/ve/||/<>/> SCHILLER ile/ve/||/<>/> FICHTE ile/ve/||/<>/> SCHLEIERMACHER ile/ve/||/<>/> SCHLEGEL ile/ve/||/<>/> HEGEL ile/ve/||/<>/> SCHELLING ile/ve/||/<>/> SCHOPENHAUER ile/ve/||/<>/> FUERBACH ile/ve/||/<>/> DARWIN ile/ve/||/<>/> SPENCER

( [Doğum Tarihi] 1724 ile/ve/||/<>/> 1759 ile/ve/||/<>/> 1762 ile/ve/||/<>/> 1768 ile/ve/||/<>/> 1770 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1775 ile/ve/||/<>/> 1788 ile/ve/||/<>/> 1804 ile/ve/||/<>/> 1809 ile/ve/||/<>/> 1820 )

( Wilhelm Schlegel, 22 Ocak 1798'de Jena'dan, Berlin'de kardeşi Friedrich Schlegel ile küçük bir evi paylaşan Schleiermacher'a, kardeşinin yarattığı skandallardan dolayı sitem dolu bir mektup yazar ve yakın zamanda taşınmış olduğu Berlin'den Jena'ya, kendinin yanına dönmesi için Friedrich'i ikna etmesini ister; zira kardeşi, Schiller ile girdiği tartışma sonrasında yayımladığı son metniyle tümden tozu dumana katmıştır. Öyle ki, aynı soyadını taşımasıyla Wilhelm dahi gözden çıkarılmanın eşiğine gelmiştir. Sonunda, Goethe, tartışmaya dahil olur ve Friedrich ile babacan bir konuşma yaparak, ondan kibarca, bundan sonra başka bir alan üzerine, başka bir yerde çalışmasını ister. Oysa Friedrich, bu tavsiye üzerine gittiği Berlin’de, çoktan kendi çevresini kurarak yeni bir edebi akımın öncülüğü görevini üstlenmiştir. Henüz 25 yaşındaki bir genç tarafından yazılıp böylesi büyük bir etki yaratan, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin öncüsü olan bu metin, Eleştirel Fragmanlar'dı ve yalnızca 37 sayfalık 127 aforizmadan oluşuyordu. Aradan geçen neredeyse iki yüz yıl boyunca Eleştirel Fragmanlar üzerine yüzlerce kitap yazılacaktı. Schlegel kimilerine göre yaygaracı, kimilerine göre dâhi olarak adlandırılacak ama her halükârda Romantik hareketin düşünsel temellendiricisi olarak tarih sahnesindeki yerini alacaktı... )


- KANTITATİF ARAŞTIRMA/QUANTITATIVE RESEARCH[İng.] değil/yerine/= NICEL ARAŞTIRMA


- KAPARO[İt. < CAPARRA]/BESMÂN[Fars.] ile/ve PEY/PEH[Fars.]


- BLACK HOLE[İng.] / TROU NOIR[Fr.] / SCHWARZES LOCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA DELİK


- KARA KARA DÜŞÜNME(NSH) ile/değil/yerine DÜŞÜNME


- KARA ile SİYAH


- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK

( BLACK SEA vs. BLACK vs. BLACK A VISED vs. BLACK BILE vs. BLACK BOOK vs. BLACK BOX vs. BLACK CAP vs. BLACK COCK vs. BLACK HOLE vs. BLACK MARKET vs. BLACK MUD vs. BLACK MULBERRY vs. BLACK VEIL vs. BLACKBERRY vs. BLACKBOARD vs. BLACKEN vs. BLACKNESS vs. BLACKSMITH vs. BLACKSMITHING )

( سياه رنگ ile اسود ile سياه رنگي ile لباس عزا ile سيه ile مشکي ile سياه شده ile چرک وکثيف ile ادهم ile سيه چرده ile سوداء ile کتاب سياه ile جعبه سياه ile کلاه سياه ile زياک ile خروس کولي ile هلفدان ile سياهچال ile بازار سياه ile لجن ile شاه توت ile درياي سياه ile پيچه ile تخته سياه ile سياه شدن ile سياه کردن ile سواد ile سياهي ile آهنکر ile آهنگر ile آهنگري )

( SYAH RANG ile اسود ile SYAH RANGY ile LABAS AZA ile SYYEH ile MOSHKY ile SYAH SHODEH ile CHARK VAKSYFE ile ADEHAM ile SYYEH CHARDEH ile سوداء ile KETAB SYAH ile JABEH SYAH ile KOLAH SYAH ile زياک ile KHROS KOLY ile هلفدان ile سياهچال ile BAZAR SYAH ile LAJAN ile SHAH TOUT ile DARYAY SYAH ile PEYCHEH ile TAKHTEH SYAH ile SYAH SHODAN ile SYAH KARDAN ile SAVAD ile SYAHY ile AHANKER ile AHANGAR ile AHANGARY )


- KÂR-ÂGÂH[Ar.] ile KARÂR-GÂH[Ar., Fars.]

( İş bilir, uyanık. İLE Bir yerde oturup karar kılınacak, dinlenilecek yer. | Bir ordu kurmay kurulunun bulunduğu yer/merkez. )


- CHARACTERISTIC LENGTH[İng.] / LONGUEUR CARACTÉRISTIQUE[Fr.] / CHARAKTERISTISCHE LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARAKTERİSTİK UZUNLUK


- TARNISH[İng.] / TERNISSEMENT[Fr.] / ANLAUFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARARMA


- KÂŞİH[Ar.] ile 'ADUVV[Ar.]


- CATALYTIC[İng.] / CATALYTIQUE[Fr.] / KATALYTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATALİTİK


- KATMANDU'DAKİ TAPINAKLAR:
SWAYAMBHUNATH ile/ve/||/<> BOUDHANATH ile/ve/||/<> PASHUPATINATH ile/ve/||/<> BACHARESVARI ile/ve/||/<> KAMASUTRA ile/ve/||/<> GUHYESVARI ile/ve/||/<> NYATOPOLA-BHIMSEN


- CATHODIC[İng.] / CATHODIQUE[Fr.] / KATHODISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATODİK


- KATIONENAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KATYON DEĞİŞİMİ


- KAZA ile HATA ile YEĞLEME/TERCİH

( 1 KEZ ile 2. KEZ ile 3. KEZ )


- [ne yazık ki]
KAZF-İ ...:
Bİ-TARÎK-İL KİNÂYE ile MUALLAK ile MUZÂF ile SARÎH

( Birine, kinâyî bir tâbir ile zinâ isnâd etmek.[Hadd cezasını gerektirmez.] İLE Bir koşula talik sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şuraya giden zânîdir" denilmedikçe] İLE Bir vakte izâfe sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şu hâneye girerse zânîdir" denilmedikçe] İLE Sarâhâtten zînâya müşir bir söz ile gerçekleşen hakaret.["Şu kişi, zânîdir" gibi.] )


- KEH KEH ile
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Köpekleri çağırmak için çıkarılan ses. )


- KEKA = KEKAH

( Zevkli bir durum anlatılırken, "ne güzel, ne iyi" anlamlarında söylenilen bir söz. )


- KELÂM ve FIKIH ve İRFAN


- KELÂM ile KAVL-İ ŞÂRİH

( Söz. İLE Açıklayıcı Söz. | Tanım. | Bir şeyin ne idüğünü/olduğunu belirleyen söz öbeği. )


- KELÎMULLAH ile KELİMETULLAH

( Hz. Musa. İLE Hz. İsa. )

( [Eski Ahit'e göre] Hakk'la yüzyüze konuşan. İLE ... )


- KENAR ile PAH

( ... İLE Eğik olarak kesilmiş kenar. | Bir yapı öğesinde, eğik bir yüzey elde etmek amacıyla keskinliği giderme. )


- KENDİNDE ŞEY = BİZATİHİ ŞEY = THING IN ITSELF[İng.] = CHOSE EN SOI[Fr.] = DING AN SICH[Alm.]


- KENDİNDE = BİZATİHİ = IN-ITSELF[İng.] = EN SOI[Fr.] = AN SICH[Alm.] = IN SE[Lat.] = KATH'HAUTO[Yun.]


- KER[Ar.] ile KERH[Ar.]

( Sağır. | Kuvvet, kudret. | Merâm ve maksat. İLE İğrenme, tiksinme, hoşlanmama. | Zorlama. )


- KERÎ ile KERÎ[Fars.] ile KERÎH[Ar. < KERH]

( Kazmak. İLE Örümcek ağı. | Sağırlık. İLE İğrenç, çirkin. | Pis kokan. )


- KERMAN ile KİRMANŞAH

( KERMAN vs. KERMANSHAH )

( کرمان ile کرمانشاه )

( KARMAN ile KARMANESHAH )


- KERTMEK ile KERTİLMEK ile KER ile KERE ile KERH


- KESB[Ar.] ile KEDH[Ar.]


- BREAKDOWN REGION[İng.] / RÉGION DE CLAQUAGE[Fr.] / DURCHBRUCHBEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KESİLME BÖLGESİ


- KEŞKE ile İNŞAALLAH


- KETB[Ar.] ile NESH[Ar.]


- KİBÂR-I EHLULLAH ile ...

( KÂMİL İNSAN )


- KİBR[Ar.] ile TÎH[Ar.]


- KÎH[Ar.] ile KİH[Fars. çoğ. KİHÂN]

( İrin, cerahat. İLE Küçük. )


- GUIDE WAVELENGTH[İng.] / FÜHRUNGSWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= KILAVUZ DALGA BOYU


- KILGILI/KILGIN/UYGULAMALI = AMELÎ = PRACTICAL[İng.] = PRATIQUE[Fr.] = PRAKTISCH[Alm.] = PRAKTIKOS < PRAKTEIN[Yun.] = PRÂCTICO[İsp.]


- KİMYA ile KİMYACA ile KİMYACI/LIK ile KİMYASAL/LIK ile KİMYA GÖÇÜMÜ ile KİMYASAL SAVAŞ ile KİMYASAL SİLAH ile KİMYA DOĞRULUMU ile KİMYASAL TEDAVİ


- KİNÂYE ÇEŞİTLERİNDE [YAZINDA/EDEBİYATTA]:
MUGÂLATA-İ MANEVİYE ile TEVRİYE ile İSTİHDÂM ile TEVCÎH ile TA'RÎZ ile REMZ

( ... İLE Örtmek, merâmı gizlemek. | [edebiyatta] Nükte yapmak amacıyla birkaç anlamı olan bir sözcüğün, en uzak anlamını kastederek kullanma sanatı.[Anlam sanatlarındandır ve telvîn'in bir bölümüdür.] İLE Hizmet ettirme. | Birden fazla anlamı olan bir sözcüğün, her anlamını, anlama uygun düşecek biçimde kullanma sanatı. [Sözcüğün, mecâz ve gerçek anlamı, başka sözcüklerin etkisiyle kullanım alanına çıkar. Çoğu zaman, aynı sözcüğün yerine özne biçimi kullanılır. Sözcüğün iki anlamı da kendileriyle ilgili yönde ele alınır.] İLE ... İLE "Taş atma." Birini, küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla, söylenecek sözü, tam tersi olan bir söz ile nükte yaparak anlatma sanatı. | Zarif bir biçimde, ifadenin yönünü değiştirerek sitemde bulunmak. ["Ne kadar da cömert davranıyorsunuz..."] [Bu sanatta, söz söylenilen kişi, karşılık vermekten yoksun bırakılır.][Kinâye sözcüğe, ta'rîz ise anlama dayandırılır.] İLE ... )


- KİNÂYE ile TELVÎH

( ... İLE Gerekli şeylerden bahsederek yapılan kinâye. )


- KİNÂYE ile TEŞBİH


- KINETICS[İng.] / CINÉTIQUE[Fr.] / KINETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KİNETİK


- KİPPA ve/<> TALLETH

( Dua takkesi. VE/<> Kutsal şal. )


- İNKİTA[Osm.] / BREAKDOWN[İng.] / DURCHBRUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KIRILMA/KESİLME


- KISIR DÖNGÜDE:
SARİH ile MİZMÂR


- KITSCH değil/yerine/= BAYAĞI/ZEVKSİZLİK


- KOÇ ile KOÇ[İng. < COACH] ile KOÇ/HAMEL[Ar.]

( Damızlık erkek koyun. | Sağlıklı, gürbüz genç erkek. İLE Çalıştırıcı. | Kişilerin önderlik ya da yöneticilik özelliklerini, becerilerini geliştirmeye yönelik, belirli bir amacı hedefleyerek daha etkili sonuçlara ulaşmasını sağlamak için çalışan kişi. İLE Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı. )


- KOHLRAUSCH METHOD[İng.] / MÉTHODE DE KOHLRAUSCH[Fr.] / KOHLRAUSCH-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KOHLRAUSCH YÖNTEMİ


- ODEUR, ODOR[İng.] / ODEUR[Fr.] / GERUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOKU


- KONVANSİYONEL ile KONVANSİYONEL SİLAH ile KONVANSİYONEL YAĞIŞ


- KÖR TALİH" ile "KARAYAZI"


- KORUSUN ile KUTSANMIŞ ile KUTSANMIŞ RUH ile KUTLULUK ile NİMET ile KILIK DEĞİŞTİRMİŞ NİMET

( BLESS vs. BLESSED vs. BLESSED SOUL vs. BLESSEDNESS vs. BLESSING vs. BLESSING IN DISGUISE )

( مبارک خواندن ile برکت دادن ile مخلد ile متبارک ile نظر کرده ile تبارک ile خدا بيامرز ile مبارکي ile برکت ile نعمت ile يمن ile توفيق اجباري )

( MOBARK KHANDAN ile BARKAT DADAN ile MOKHOLD ile MOTBARK ile NAZAR KARDEH ile TABARK ile KHODA BEYEMRZ ile مبارکي ile BARKAT ile NEMAT ile YMAN ile TOFYGH EJBARY )


- CAUSTIC POTASH[İng.] / POTASSE CAUSTIQUE, HYDROXYDE DE POTASSIUM[Fr.] / ÅTZKALI, KALIUM HYROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KOSTİK POTAŞ (POTASYUM HİDROKSİT)


- KOŞULSUZ = HAMLİ = CATEGORICAL[İng.] = COTÉGORIQUE[Fr.] = KATEGORISCH[Alm.] = KATEGORIKOS[Yun.]


- COSMETIC[İng.] / COSMÉTIQUE[Fr.] / KOSMETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMETİK


- KOSMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KOZMİČ


- KRITH[İng.] ile/değil/yerine/= KRİT


- CHAMP CRITIQUE[Fr.] / KRITISCHE FLÄCHE, KRITISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ALAN


- SUBCRITICAL[İng.] / UNTERKRITISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ALTI


- SUPERCRITICAL[İng.] / ÜBERKRITISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= KRİTİK ÜSTÜ


- CHRONOGRAPH[İng.] ile/değil/yerine/= KRONOGRAF


- KUBH[Ar.] ile SEMÂCE[Ar.]


- KÜÇÜK GÜNAH ile BÜYÜK GÜNAH

( Allah'ın, adâletiyle muamele edeceği zaman küçük günah yoktur. İLE Allah'ın, faziletiyle muamele edeceği zaman büyük günah yoktur. )


- KÜFÜR ile/ve/||/<> SİLAH ile/ve/||/<> BİAT ile/ve/||/<> YALAN

( Küfürden medet uman fikir,
Silahtan medet uman cesâret,
Biattan medet uman haysiyet,
Yalandan medet uman inanç, YOKSULDUR/FAKİRDİR... )


- KÜLÂH ile KALENSÖVE[Ar. < KALENSUVE]

( Başa giyilen. | Mevlevî sikkesi. İLE Sivri tepeli külah. | Yüksük. )


- KÜLAH ile KÜLAHLI ile KÜLAHÇI/LIK ile KÜLAHSIZ


- KUMAŞ ile MATAH[Ar.]

( ... İLE Ticaret malı. [Daha çok kumaş cinsinden kâr getiren mal] ["Çok matah bir şey sanki"] )


- KURAMSAL = NAZARÎ = THEORETIC[İng.] = THÉORIQUE, THÉORETIQUE[Fr.] = THEORETISCH[Alm.] = THEORIKOS, THEORETIKOS[Yun.]


- KÜSTAH ile HARFENDAZ[Ar., Fars.]

( ... İLE Onur kırıcı söz söyleyen. )