G ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 2.842 başlık/FaRk ile birlikte,
2.842 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(2/13)
- ISLAND EFFECT[İng.] / EFFET D'ÎLOT[Fr.] / INSELLBILDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADA ETKİSİ
- ADA/OTRUG[dvnlgttrk] ile/ve/değil/< BATMAYAN (KÜÇÜK/BÜYÜK) DAĞ/TEPE
- TAHAVVÜL-Ü DÂHİLÎ[Osm.] / ADIABATIC ALTERATION[İng.] / ADIABATISCHE ENDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK DEĞİŞİM
- ADIABATISCHE GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ADİYABATİK DENKLEM
- ADNAN SAYGUN ve/<> HALİT REFİĞ
- ADVERTISING :/yerine REKLAMCILIK
- AFFECTION/SENSIBILITY, FEELING[İng.] ile/değil/yerine/= SENTIMENTALITÉ, SENSIBILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPFINDSAMKEIT, SENTIMENTALITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DUYGULULUK
( Tiyatro konuşmasında duyguların belirtilmesi. @@ Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu. @@ (Genel olarak) Duyumları yaşama yeteneği. 2. Uyarımları alıcılıktaki incelik. 3. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi; hafif bir alınma, kırılma. )
- AĞ -ile
( Ak. )
( NETWORK )
- AĞ ile AĞ
( İplik, sicim, tel gibi ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. | Örümcek gibi bazı hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. | Ülke geneline yaygınlaştırılmış örgü, şebeke. | Oyun alanını ortadan ikiye bölen, iple yapılmış örgü. İLE Donun ya da pantolonun, apış arasına gelen yeri, apışlık. )
- AĞ ile AĞ KEPÇE ile AĞ KURDU ile AĞ TONOZ ile AĞ TORBA ile AĞ YATAK ile AĞ İPLİĞİ ile AĞ İĞNESİ ile AĞ KAYIĞI ile AĞ TABAKA ile AĞ KURŞUNU ile AĞ MANTARLAR
- AĞ ile/ve/değil/||/<>/>/< BAĞ
- AĞ ile/ve BAĞ
( NETWORK vs./and BOND )
- AĞ[Azr.] = BEYAZ[Tr.]
- AĞ ile/ve BÜTÜNLÜK
- AĞ ile KOZA
( PÎLE: İpek kozası, ipek. )
( WEB vs. COCOON )
- AĞ ile ÖRÜMCEK AĞI
( ... ile BEYT-İ ANKEBÛT, BEYT-ÜL-ANKEBÛT )
( ... ile MEGES-GÎR, TÂR-I ANKEBÛT, TENE, TENTE )
( WEB vs. COBWEB )
- AĞA[MOĞ.] ile/||/<> ...
( 1 Osmanlı sarayında yönetsel ve askerî örgütünde belli orun ve aşamadaki kişilere verilen ad 2 Büyük konaklarda çalışan erkek görevlilerin başı Az ağa 1 esk toprak sahibi varlıklı kişi 2 sahip üstün egemen āga 1 ağabey yaşlı akraba 2 yaşlılara seslenmek için ağa aqa older brother senior elder older Çağdaş Türk diyalektlerinde yaygın olarak kullanılır Oğuz diyalektlerinde de geçer Kırımda aka büyük kardeş anlamında kullanılır Osmanlı Türkçesinde büyük kardeş ve soylu kişi olarak geçer Oğuzca dışında kalan diyalektlerde aga büyük kardeş anlamında kullanılır Tel Tar Koybal Kûr Sart aga büyük kardeş aga büyük baba akka aγa büyük baba Oğuz alanında Türkiye Türkçesinde ağabey Türkmence büyük kardeş saygı duyulan erkek kimse Az aġa yaşlı erkek akrabalar Türkçeden Farsçaya Farsça yoluyla da Kürtçeye geçmiştir )
( AQA )
( AĞA[Az.]~ĀGA[Tkm.]~AGA[Sag.]~AKKA[Şor.]~AΓA[Yak.] )
- METABOLİK CERRAHİDE:
AGB ile RYBG ile VSG
(
)
( Metabolik Cerrahi, Kalp Krizi, Felç ve Ölümleri Önlüyor )
- VISKOSE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI AKIŞ
- ATTÉNUATION VISQUEUSE[Fr.] / ZÄHFLÜSSIGE DÄMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI SÖNÜM
- AGGLOMERATİF CLUSTERING/AGGLOMERATIVE CLUSTERING[İng.] ile/değil/yerine/= YIĞINSAL KÜMELEME
- AGITATION[İng.] ile/||/<> AGITATION[Fr.] ile/||/<> BEWEGUNG; UMRÜHRUNG[Alm.] ile/||/<> ÇALKANMA
( Çalkalama ile ortamın içine girdiği durum )
( AGITATION )
( AGITATION )
( BEWEGUNG; UMRÜHRUNG )
- AGOSTİC ETKİLEŞİM ile/||/<> HYDROGEN BONDİNG
( Agostic C-H→M 3c-2e, H-bonding klasik X-H···Y. )
( Formül: 3 merkezli İLE dipol )
- AHDE VEFÂ ile/değil/yerine/= SÖZEBAĞ
- AHENK[Fars. < ĀHENG] ile/değil/yerine/=/||/<> UYUM | EZGİ
( ahenk kaidesi ahenk tahtası uyum Çalgılı eğlence Edebî metinlerde sözcüklerin sıralanışından veya birbirleriyle ilişkisinden doğan ve kulağa hoş gelen ses düzeni ezgi )
- AHİT[Ar. < ʿAHD] ile/değil/yerine/=/||/<> ANTLAŞMA | ÇAĞ
( ahitname ahdetmek Ahd i Atik Ahd i Cedit Kendi kendine söz vererek bir işi üzerine alma ant antlaşma çağ )
- AIR CROSSING[İng.] ile/||/<> CROSSING D'AÉRAGE[Fr.] ile/||/<> WETTERKREUZ[Alm.] ile/||/<> HAVA KÖPRÜSÜ
( AIR CROSSING )
( CROSSING D'AÉRAGE )
( WETTERKREUZ )
- AJURLAMA ile/||/<> UPDATING[İng.] ile/||/<> MISE-Â JOUR[Fr.] ile/||/<> GÜNLEME
( Bir kütüğü bir veri tabanını ya da herhangi bir veri ya da bilgi kümesini yeni tutanaklar ilişkiler ya da yeni veriler ekleyerek var olanları silerek ya da yeni değerler işleyerek değiştirme )
( UPDATING )
( MISE-Â JOUR )
- SEYL[Osm.] / FLUX[İng.] / FLUX[Fr.] / FLUX, STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI, AKIŞ
- FLUX LEVELLING[İng.]RÉGLAGE DE FLUX[Fr.] / FLUXNIVELLIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKI DÜZLEME
- AKİL BALİĞ[Ar. < ʿĀḲİL + BĀLİĠ] ile/değil/yerine/=/||/<> ERGEN
- AKİL BALİĞ/BALİĞ ile/değil/yerine/= ERGEN/ERİN/YENİYETME
- AKIL-BALİĞ değil ÂKİL-BALİĞ
- AKIL YÜRÜTME[İng. LOGICAL REASONING] ile/||/<> ANALOJİ[İng. ANALOGY] ile/||/<> NOSYON[İng. NOTION]
( Bir sonuca varmayı amaçlayan zihinsel faaliyetler. Mevcut öncüller arasında belirli bağlantılar kurulur ve yeni bir sonuca varılmaya çalışılır. Akıl yürütme genellikle argüman sunmak ya da çıkarım yapmak için kullanılır ve tümdengelimsel, tümevarımsal, abdüktif ya da analojik gibi farklı biçimlere ayrılabilir. @@ Benzeyen ve benzetilen iki nesne ya da nesne öbeği arasında ortak olduğu düşünülen bir benzetme yönü çerçevesinde kurulan benzerlik ya da yapılan karşılaştırmadır. Benzetme yönünün geçerli olduğuna yönelik yeterli verinin olmadığı ya da geçersiz olduğu durumlarda yapılan analoji geçersiz olabildiğinden analoji kurarken dikkatli olunmalıdır. @@ Bireyin bilinen, deneyimlenen ya da hayal edilen bir şeye ilişkin kavrayışı ya da izlenimi. Çeşitli zihinsel faaliyetlerin (akıl yürütme, tefekkür, vb.) geniş bir yelpazesini ifade eden "düşüncelerden" farklı olarak nosyon, kişinin dünya görüşünü ve teorik anlayışını şekillendiren daha derin, daha istikrarlı inançları ifade eder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- AKİL[Ar. < ʿĀḲİL] ile/değil/yerine/=/||/<> AKILLI (AKİL BALİĞ)
- AKİL/LİK ile AKİL BALİĞ
- CURRENT ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION DU COURANT[Fr.] / STROMSCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIM ZAYIFLAMASI
- AKIŞ ile/ve/||/<> AĞ
- DELK-İ SEYYÂLE[Osm.] / FLUID FRICTION[İng.] / FROTTEMENT DU FLUIDE[Fr.] / FLÜSSIGKEITSREIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN SÜRTÜNMESİ
- SEYYÂL, MÂYÎ[Osm.] / FLUID[İng.] / FLUIDE[Fr.] / FLUID, FLÜSSIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKIŞKAN
- GELÜHLÄMPENBELEUCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKKOR IŞIMA
- AKSİ PLAN, TERS AÇI ile/||/<> REVERSE ANGLE[İng.] ile/||/<> CONTRE CHAMP> ANGLE OPPOSÉ[Fr.] ile/||/<> GEGENEINSTELLUNG, GEGENSCHUSS, ACHSENSPRUNG[Alm.] ile/||/<> KARŞI AÇI
( Sinema TV Bir önceki çekimdeki alıcı açısıyla 180 lik karşıtlık gösteren açı )
( REVERSE ANGLE )
( CONTRE CHAMP> ANGLE OPPOSÉ )
( GEGENEINSTELLUNG, GEGENSCHUSS, ACHSENSPRUNG )
- TRANSFER[İng.] / TRANSFERT[Fr.] / ÜBERTRAGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKTARIM, İLETİM
- TAYF-İ SAVTÎ[Osm.] / ACOUSTIC DISPERSION[İng.] / DISPERSION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE ZERSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK DAĞILIM, AKUSTİK SAÇILMA
- ACOUSTIC FEEDBACK[İng.] / AKUSTISCHE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GERİ BESLEME
- KUDRET-İ SAVTİYE[Osm.] / ACOUSTIC POWER[İng.] / PUISSANCE ACOUSTIQUE[Fr.] / SCHALLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK GÜÇ
- ACOUSTIC GRATING[İng.] / AKUSTISCHE VERGITTERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK IZGARA
- ACOUSTIC ATTENUATION[İng.] / ATTÉNUATION ACOUSTIQUE[Fr.] / AKUSTISCHE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AKUSTİK ZAYIFLAMA
- FIELD IONIZATION[İng.] / IONISATION PAR CHAMP[Fr.] / FELDIONISATION, FELDIONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN İYONLAŞMASI
- FIELD CHARGE[İng.] / FELDLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAN YÜKÜ
- LEGIERUNGSÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM EKLEMİ
- HALÎTA[Osm.] / ALLOY[İng.] / ALLIAGE[Fr.] / LEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALAŞIM
- ÂLEM ile/ve BAĞ
- ALENİLEŞME ile/||/<> PUBLISHING[İng.] ile/||/<> PUBLICATION[Fr.] ile/||/<> AÇIKLANMA
( Bir yapıtın herkesçe bilinir duruma gelmesi yayımlanmış olması )
( PUBLISHING )
( PUBLICATION )
- ALERGOGRAF[Fr.] ile ALERGOGRAFİ[Fr.] ile ALERGOLOJİ[Fr.] ile ALERGOLOG[Fr.] ile ALERJİ[Fr.] ile DUYARCIL/ALERJİK[Fr.] ile ALERJİT[Fr.]
( Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptayan araç. İLE Tepkilerden yararlanarak alerji nedenini saptama yöntemi. İLE Alerjilerin sağaltımını konu alan bilim dalı. İLE Alerji uzmanı. İLE Belirli bir nesneye karşı gövdenin gösterdiği duyarlılık. İLE Alerji ile ilgili. İLE Alerji sonucu gövdede oluşan değişme ve bozukluk. )
- ÂLET = TOOL[İng.] = OUTIL[Fr.] = WERKZEUG[Alm.] = ARNESE[İt.] = HERRAMIENTA[İsp.] = ARNESE[Lat.] = TO ORGANON[Yun.] = ÂLET[Ar., Fars.] = WERKTUIG[Felm.]
- ALFABETİK KATALOG ile/||/<> ABECESEL KATALOG
( abecesel katalog )
- ALFABETİK ile ALFABETİK KATALOG ile ALFABETİK SIRALAMA
- ALG ile/||/<> ALG[Fr. < ALGUE]
( Vücut yapıları gerçek kök gövde ve yaprak olarak farklılaşmamış olan iletim demetleri bulunmayan ve klorofila içeren sucul bitkiler Deniz yosunu )
( ALGA )
( ALGUE )
( ALGAE )
- ALG[Lat.] ile DİYATOME[Fr. < Yun.]
( Su yosunu. İLE Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler ailesi. )
- ALGAE[İng.] ile/değil/yerine/= ALG
( Suda yaşayan ökaryotik ve fotosentetik bir canlı grubudur. Genellikle tek gözeli olsalar da çok gözeli de olabilirler. Tek başlarına ya da koloni halinde yaşayabilmektedirler. Taksonomik konumları tartışmalı olmakla birlikte, genellikle Protistalar Alemi'ne dahil edilirler. Bitki değildirler ancak bütün kara bitkileri yeşil alglerden evrimleşmiştir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALGI = İDRAK = PERCEPTION[İng., Fr.] = WAHRNEHMUNG[Alm.] = PERCEPCION[İsp.] = PERCEPTIONIS[Lat.] = HE KATALEPSIS[Yun.] = el-İDRÂK el-HİSSÎ[Ar.] = İDRÂK-İ CUZ'Î[Fars.] = GEWAARWORDING, WAARNEMING[Felm.]
- ALGILAMAK ile ALGILANMAK ile ALGILATMAK ile ALGILANABİLMEK ile ALGILATABİLMEK ile ALGILAYABİLMEK ile ALG ile ALGI ile ALGI BIÇAĞI
- ALGOLOG ile ALGOLOJİ
( ALGOLOGIST vs. ALGOLOGY )
( جلبک شناس ile جلبک شناسي )
( JALBAK SHENAS ile JALBAK SHENASY )
- ALİASİNG ile/değil/yerine/= GÖRÜNTÜ KAYMASI
- ALONG :/yerine BOYUNCA
- ALONZO CHURCH ve/||/<> ALLEN TURING
- WECHSELSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALTERNATİF GERİLİM
- ALTERNATİF SPLİCİNG ile/||/<> POLİADENİLASYON
( Alternatif splicing çoklu mRNA İLE poliadenilasyon 3 kuyruk. )
( Formül: Multiple mRNAs İLE 3-prime processing )
- ALTERNATIVE RNA SPLICING[İng.] ile/değil/yerine/= ALTERNATİF RNA UÇBİRLEŞTİRMESİ
( Bir transkriptin belirli bölgelerinin farklı şekillerde birleştirilerek aynı genden farklı RNA'ların üretilmesi. Alternatif RNA splaysı da denebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ALTIN ÇAĞ ile/||/<> ALTIN ÇAĞ
( Aydınlanma devrinden sonra Avrupada yetişen büyük oyun yazarları için kullanılan bir terimdir İngilterede Marlovve Shakespeare Johnson İspanyada Calderon Lope de Vega Tirso de Molina Fransada Corneille Racine Möliere gibi yazarların yaşadığı aşağı yukarı 200 yılı kapsayan dönem XVI yüzyıl ortasından XVIII yüzyıla değin Doruğunu Aydınlanma Çağında bulan ön altıncı yüzyıl ortalarından on sekizinci yüzyıla dek gelişen bir süreç içinde yetişmiş olan büyük oyun yazarları ve yapıtları için kullanılan deyim İngilterede Shakespeare Marlowe Johnson İspanyada Lope de Vega Calderon Tirso de Molina Fransada Corneille Racine ve Molière altın çağ içindeki yazarlardır )
( GOLDEN AGE )
( AGE D'OR | ÂGE D'OR )
( GOLDENES ZEITALTER )
- ALUMINIUM ALLOYS[İng.] / ALUMINIUMLEGIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ALÜMİNYUM ALAŞIMLARI
- ALÜVYON ile/||/<> LIĞ
( lığ lığ Su kaynaklarındaki balçık ve kil benzeri çok ince taneciklerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın Akarsuların yatağı boyunca taşkın zamanlarında kapladığı alanlarda deltalarda göllerde ve dağ eteklerindeki yığınlarda çökelttiği kil kum çakıl gibi tortul maddeler Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil kil gibi çok ince taneli öğelerle kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın alüvyon Ağızlarda liğ biçimi de kullanılır Dar bir çevrede lığda biçimi de geçer Azeri ağızlarında lığ balçık olarak kullanılır Tietzeye göre Gr 1 230 169 Rumcadan alınmıştır R λίγδα Schmutz Dankoff ALT 202 Ermeniceden geldiğini dile getirmiştir Eren TD 1995 1 4041 1995 2 868 Ağızlarda liğ biçimi de kullanılır Dar bir çevrede lığda biçimi de geçer Azeri ağızlarında lığ balçık olarak kullanılır Tietzeye göre Gr 1 230 169 Rumcadan alınmıştır R λίγδα Schmutz Dankoff ALT 202 Ermeniceden geldiğini dile getirmiştir Eren TD 1995 1 4041 1995 2 868 )
( ALLUVION | ALLUVIUM )
( ALLUVION )
( ALLUVIUM )
( ALLUVIO )
( ALLUVIONE )
( ΠΡΟΣΧΏΣΕΙΣ / προσχώσεις )
- ALÜVYON ile/||/<> LIĞ | LIĞ
( bk. lığ. @@ bk. lığ. @@ Su kaynaklarındaki balçık ve kil benzeri çok ince taneciklerin kum ve çakılla karışmasıyla oluşan yığın.@@Akarsuların, yatağı boyunca taşkın zamanlarında kapladığı alanlarda, deltalarda, göllerde ve dağ eteklerindeki yığınlarda çökelttiği kil, kum, çakıl gibi tortul maddeler. @@ Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. @@ bk. alüvyon. @@ @@ Ağızlarda liğ biçimi de kullanılır. Dar bir çevrede lığda biçimi de geçer. Azeri ağızlarında lığ 'balçık' olarak kullanılır. Tietze'ye göre (Gr [1] 230/169) Rumcadan alınmıştır (R λίγδα 'Schmutz'). Dankoff (ALT 202) Ermeniceden geldiğini dile getirmiştir. bk. Eren: TD 1995/1: 40-41; 1995/2: 868. || Ağızlarda liğ biçimi de kullanılır. Dar bir çevrede lığda biçimi de geçer. Azeri ağızlarında lığ 'balçık' olarak kullanılır. Tietze'ye göre (Gr [1] 230/169) Rumcadan alınmıştır (R λίγδα 'Schmutz'). Dankoff (ALT 202) Ermeniceden geldiğini dile getirmiştir. bk. Eren: TD 1995/1: 40-41; 1995/2: 868. )
( ALLUVION | ALLUVIUM~ALLUVIUM | ALLUVIAL DEPOSIT )
( ALLUVION~ALLUVION | ALLUVION, ALLUVIUM )
( ALLUVIO~ALLUVIUM )
( ALLUVIUM~ALLUVIUM | FLUSSABLAGERUNGEN | ALLUVIUM, GESCHIEBE )
( ALLUVIONE~ALLUVIONE )
( ΠΡΟΣΧΏΣΕΙΣ / προσχώσεις~ΠΡΌΣΧΩΣΗ / πρόσχωση )
- AMAZING :/yerine ŞAŞIRTICI
- AMBİ-/AMBO- ile/||/<> AMPH- ile/||/<> -AMBİ ile/||/<> BASİ-/BASİO-/BASO- ile/||/<> -DROME ile/||/<> MARG-
( İkisi, iki yanda, iki yönlü/taraflı [ambidekster: İki elini de kullanabilen kişi]. İLE/||/<> İkisi, iki yanda, hakkında, çevresinde, çift, ikili. İLE/||/<> Yürüme, yer değiştirme. İLE/||/<> Tabanla ilgili, alt kısımla ilgili, bazionla ilgili, yürüme. İLE/||/<> Gidiş, seyir. İLE/||/<> Kenar. )
- AMONG :/yerine ARASINDA
- AMORTİSMAN ile/||/<> AMORTIZATION[İng.] ile/||/<> AMORTISSEMENT[Fr.] ile/||/<> ABSCHREIBUNG[Alm.] ile/||/<> YIPRANMA PAYI
( AMORTIZATION )
( AMORTISSEMENT )
( ABSCHREIBUNG )
- AMPERE TURN[İng.] / AMPÈRE TOUR[Fr.] / AMPÈREWINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AMPER SARIM
- ANA ŞİRKET ile/||/<> HOLDING COMPANY[İng.] ile/||/<> SOCİÉTÉ DE CONTRÔLE, SOCİÉTÉ À PORTEFEUİLLE, HOLDİNG[Fr.] ile/||/<> ANA ORTAKLIK
( Birden çok ortak kuruluşun ana özdekler pay belgitleri iyeliğini elinde tutarak onların tecimsel davranış ve giderlerini yöneten denetleyen ortaklık )
( HOLDING COMPANY )
( SOCIÉTÉ DE CONTRÔLE, SOCIÉTÉ À PORTEFEUILLE, HOLDING )
- ANABOLİZAN/ANABOLISING[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZÜMLEYİCİ
- ANALOG ile/||/<> ANALOG[Fr. < ANALOGUE]
( analogia nispet Kök bakımından değişik fakat görev bakımından benzer olan yapı serilerinin herbiri Örnek Midye ve balık solungaçları benzeşen biyoloji Köken bakımından değişik olmakla beraber aynı görevi yapan yapılardan her biri Örnek Midye ve balık solungaçları gibi Kökenlerinin benzer olmasına gerek olmaksızın aynı görevi gören Kökeni ve yapısı farklı olmasına rağmen aynı işlevi gösteren iki organ veya bileşikten biri )
( ANALOGOUS | ANALOGY | ANALOG )
( ANALOGUE )
( ANALOG )
- ANALOG ile/||/<> ANALOJİ
( Benzeşik, işlevdeş. İLE/||/<> Benzeşim, işlevdeşlik. )
- ANALOG ile/||/<> DİGİTAL ile/||/<> VARİATIONAL
( Bir kuantum sistemini, kapılara bölmeden, denetlenebilir başka bir kuantum sistemiyle doğrudan taklit etmektir. @@ Hedef sistemin evrimini, ayrık kuantum kapıları dizisine çevirerek benzetmektir; esnektir ama çok kapı gerektirir. @@ Klasik ve kuantum bilgisayarı birlikte kullanıp, bir deneme durumunu enerjiyi en aza indirecek biçimde ayarlayan melez yaklaşımdır. Üçü kuantum sistemleri benzetmenin farklı yollarıdır: doğrudan, kapılarla ve melez. )
- ANALOG ile DİJİTAL
( Sürekli değişen ve kesintisiz bir sinyal kullanır.[eski tip radyo dalgaları gibi] İLE Kesikli ve belirli aralıklarla değişen sinyaller kullanır.[bilgisayar verileri] )
( ANALOGUE vs. DIGITAL )
- ANALOJİ[Yun.] ile/ve/||/<>/> ANALOJİK[Fr.] ile/ve/||/<>/> ANALOG[Fr.]
( Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme, örnekleme. İLE Örneksemeli, andırmalı. İLE Benzeşimli. )
- ANATOLIAN SHEPHERD DOG[İng.] ile/||/<> KANGAL KÖPEĞİ
( Türkiye de Sivas ilinin Kangal ilçesinden köken alan orijini net olarak bilinmeyen fakat Asurlular ve Babiller döneminde yaşadığı ve 17 yüzyılda Anadolu ya geldiği düşünülen yıllar boyu sürü güdümünde ve korunmasında kullanılmış kafa yapısı iri ve önden bakıldığında aslanı andıran ağız çevresi siyah renkli tüyleri sert ve genelde fazla uzun olmayan dip kısımdaki alt tüyleri kısa ve yoğun üst tüylerle desteklenen rengi kirli beyaz açık sarı boz kahverengi veya kırçıl renkte olabilen göz etrafı siyah kuyruğu yüksek rahat durumda iken düşük ve kıvrık dikkat kesildiğinde veya tehlike hissettiğinde sırt üzerinde kıvrık ve yüksek tutulan cesur hızlı çevik zeki ve önsezileri kuvvetli sahibine aşırı bağlı öğrenme yetileri çok güçlü ve kolay eğitilebilen cesaretli inanılmaz güçlü gayet hızlı ve çevik kurtboğan tek ırk olarak dünya literatürlerine geçmiş doğada serbest iken başka bir köpek ırkıyla çiftleşmeyen üstün özelliklerinden dolayı ırk vasıflarını korumuş ve saf kalmayı başarmış en zor iklim ve çalışma koşullarında bile verilen görevi canı pahasına yerine getirecek kadar görevlerine sadık bakım ve beslenme koşulları diğer köpek ırklarına göre daha basit ve ekonomik Anadolu nun en çok aranan çoban köpeği olan bekçi köpeği olarak da yetiştirilen köpek ırkı Anadolu Çoban köpeği Çoban köpeği Anadolu Karabaşı Karabaş )
( ANATOLIAN SHEPHERD DOG )
- ANDROLOJİ[Fr.] ile ANDROLOG[Fr.]
( Eril eşeysel örgenini incleyen bilim dalı. İLE Bu dalın uzmanı. )
- ANESTETİK/ANESTEZİK ile/||/<> ANESTEZİ ile/||/<> ANESTEZİST/ANESTEZİ[Y]OLOG
( Duyum yokluğu, duyumsuzlaştırıcı. İLE/||/<> Duyum yitimi. İLE/||/<> Anestezi uzmanı. )
- ANG ile/||/<> ANG[Oğuz] ile/||/<> AP ile/||/<> APANG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir kuş. İLE Hayır, yok. İLE Hayır, değil. İLE Eğer. )
- ANHARMONISCHE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANHARMONİK HAREKET
- ANIMAL FAT[İng.] ile/||/<> HAYVANSAL YAĞ
( 1 Memeli ve veya kanatlı hayvanların dokularından rendering veya özütleme işlemleri uygulanılarak elde edilen iç yağı ve kuyruk yağının da dâhil olduğu ürünler 2 Süt ve süt ürünlerinden elde edilen kaymak tereyağı gibi ürünler )
( ANIMAL FAT )
- ANKA/SİMURG[Fars. < SĪ + MURĠ] ile/||/<> ANKA/ZÜMRÜDÜANKA[Fars. < SĪ + MURĠ + Ar. ʿANḲĀ]
- ANKADRAMAN, KADRAJ ile/||/<> FRAMING[İng.] ile/||/<> CADRAGE, ENCADREMENT[Fr.] ile/||/<> BILDBÜHNENEINSTELLUNG, BILDVERSTELLUNG, BILDEINSTELLUNG, EINSTELLUNG, BILDBEGRENZUNG[Alm.] ile/||/<> ÇERÇEVELEME
( Sinema TV Sinemacı ya da televizyoncunun elindeki malzemeyi görüntü çerçevesinin ikiboyutlu alanı içerisine en uygun en elverişli biçimde yerleştirmesi işi )
( FRAMING )
( CADRAGE, ENCADREMENT )
( BILDBÜHNENEINSTELLUNG, BILDVERSTELLUNG, BILDEINSTELLUNG, EINSTELLUNG, BILDBEGRENZUNG )
- ANLAM/LI = MEAN/ING[İng.] = SIGNIFICATION[Fr.] = BEDEUTUNG[Alm.] = SIGNIFICATO[İt.] = SIGNIFICACION[İsp.] = SIGNIFICATIO[Lat.] = HE DIANOIA, HE DÜNAMIS[Yun.] = MEDLÛL, DELÂLET[Ar., Fars.] = BETEKENIS[Felm.]
- ABNORMAL GLOW DISCHARGE[İng.] / DÉCHARGE LUMINESCENTE ANORMALE[Fr.] / ANORMALE GLIMMENTLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANORMAL IŞILDAMALI/IŞILTILI BOŞALMA
- ANODE SATURATION[İng.] / SATURATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT DOYMASI
- ANODE VOLTAGE[İng.] / TENSION ANODIQUE[Fr.] / ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT GERİLİMİ
- ANODE DISSIPATION[İng.] / DISSIPATION ANODIQUE[Fr.] / ANODENVERLUSTLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KAYBI
- ANODE CRITICAL VOLTAGE[İng.] / ANODENKRITISCHE SPANNUNG, KRITISCHE ANODENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT KRİTİK GERİLİMİ
- ANODE EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT ANODIQUE[Fr.] / ANODISCHE LEISTUNGSFÄHIGKEIT, ANODISCHE NUTZLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANOT VERİMİ
- ANSCHAUUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> VORSTELLUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> DENKEN[Alm.]
( Sanat. @@ Din. @@ Felsefe. )
( Beti, görü. @@ Tasarım. @@ Kavram. )
- ANTENNA AMPLIFIER[İng.] / ANTENNENVERSTÄRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ANTEN YÜKSELTECİ
- ANTHROPOLOGUE[Fr. < ANTHROPOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> ANTROPOLOG
( sosyal antropolog İnsan bilimi uzmanı insan bilimci )
- ANTİDUMPİNG[İng. < ANTIDUMPING] ile/değil/yerine/=/||/<> ANTİDUMPİNG
( karşı düşürüm )
- ANTİK ile ANTİK. ile ESKİLİK ile ANTİK ÇAĞ ile ESKİLER
( ANCIENT vs. ANCIENT. vs. ANCIENTNESS vs. ANCIENTRY vs. ANCIENTS )
( باستاني ile ديرنه ile عتيقه ile ديرينه ile کهن ile عتيق ile ديرين ile قديم ile باستان ile قدمت ile عهد قديم ile گذشتگان )
( BASTANY ile ديرنه ile ATYGHEH ile DYRYNAH ile KONPAN ile ATYGH ile DYRYNE ile GHADYM ile BASTAN ile GHADMAT ile EAD GHADYM ile GOZASHTGAN )
- ANTİKACI ile ANTİKA ile ANTİK ÇAĞ
( ANTIQUARIAN vs. ANTIQUE vs. ANTIQUITY )
( عتيقه شناس ile وابسته بقديم ile عتيق ile عتيقه ile کهنگي ile ديرينگي )
( ATYGHEH SHENAS ile VABASTEH BAGHADYM ile ATYGH ile ATYGHEH ile KONPANGY ile DYRYNAGY )
- ANTİKALAŞMAK ile ANTİK ile ANTİKA/LIK ile ANTİKACI/LIK ile ANTİK ÇAĞ ile ANTİKA MOBİLYA
- ANTİKİTE[Fr. < ANTIQUITÉ] ile/değil/yerine/=/||/<> ESKİLİK | İLK ÇAĞ
( eskilik İlk Çağ )
- ANTROPO(-)[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]
( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. @@ Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. @@ İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. @@ Yamyam. @@ İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. @@ İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. @@ İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. @@ ... @@ İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. @@ Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. @@ İnsanbilim uzmanı. @@ İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. @@ İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. @@ İnsan biçimcilik. @@ İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. @@ İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. @@ Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. @@ Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. @@ İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. @@ Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. @@ İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )
- ANTROPO-[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Yun.]
( "İnsan" anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim insanbilim. İLE/VE/||/<> İnsanbilim ile ilgili. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. )
- ANTROPODA ile ANTROPOGRAFİ ile İNSANSI ile ANTROPOLOG ile ANTROPOLOJİ ile ANTROPOMORFİK
( ANTHROPODA vs. ANTHROPOGRAPHY vs. ANTHROPOID vs. ANTHROPOLOGIST vs. ANTHROPOLOGY vs. ANTHROPOMORPHIC )
( بند پيان ile نژاد شناسي ile شبه انسان ile مردمشناس ile مردمشناسي ile شبيه انسان ile انسان شکل )
( BAND PEYAN ile NEJAD SHENASY ile SHABEH ENSAN ile MARDAMSHENAS ile MARDAMSHENASY ile SHABYYEH ENSAN ile ENSAN SHEKL )
- ANYTHING vs. ANYTHING
- ANYTHING :/yerine HERHANGİ BİR ŞEY
- APA/AYIG ile/||/<> APA BAŞI/TANNUM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ayı. İLE Salatalığa benzer ve dikenli bir gövdesi olan bir bitki. [Dağlardadır] )
- HOMOPOLAR, COVALENT[İng.] / HOMOPOLAIRE[Fr.] / GLEICHUNGEN WIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= APOLAR
- APPEAL[İng.] ile/||/<> APPEL[Fr.] ile/||/<> ABSPRUNG[Alm.] ile/||/<> ATILIM
( Sıçramaya girerken atılım hareketi )
( APPEAL )
( APPEL )
( ABSPRUNG )
- FINISHING[İng.] ile/değil/yerine/= APRELEME
- AQUEDUCT[İng.] ile/||/<> AQUEDUC[Fr.] ile/||/<> AQUÆ DUCTUS[Lat.] ile/||/<> WASSERLEITUNG[Alm.] ile/||/<> SU KEMERİ
( Mimarlık Üzerinde su yolu bulunan kemerli köprü )
( AQUEDUCT )
( AQUEDUC )
( WASSERLEITUNG )
( AQUÆ DUCTUS )
- ZWISCHENSTELLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARA KONUM
- ARAÇSAL KOŞULLANMA[İng. INSTRUMENTAL CONDITIONING] ile/||/<> OPERANT KOŞULLANMA[İng. OPERANT CONDITIONING]
( Yapıldığı zaman bir ödüle götüren davranımın gittikçe kuvvetleneceğini ve bu ödülle bir ilişki kurulacağını düşünen koşullanma tekniğidir. Operant koşullanma (İng: "Operant conditioning") adı da verilir. @@ Yapıldığı zaman bir ödüle götüren davranımın gittikçe kuvvetleneceğini ve bu ödülle bir ilişki kurulacağını düşünen koşullanma tekniğidir. "Araçsal/Enstrümental koşullanma" adı da verilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ARAN ile/||/<> ARANLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ahır. İLE Ahırı olan ev. )
- INTERFACE MIXING[İng.] ile/değil/yerine/= ARAYÜZ KARIŞMASI
- ARDIÇ ile/ve TAG
- HINTEREINANDERSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARDIŞIK BAĞLAMA
- ÂREC[Fars.] ile AREC ile A'REC[Ar.] / LENG[Fars.]
( Dirsek. İLE Topallık. İLE Topal, aksak. )
- ARIG[BARSGAN] ile/||/<> ARRIG ile/||/<> ARIG NERİG ile/||/<> ARIKLIK/ARIGLIQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çadır örtüsü. İLE Pek temiz nesne.[r'nin tekrar pekiştirme içindir.] İLE Temiz olan bir şey. İLE Temizlik, arılık. )
- ARK/ARQ ile/||/<> ARKA/ARQA ile/||/<> ARKAG/ARQAG ile/||/<> ARKAR/ARQAR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dışkı. İLE Sırt, arka. | Sıkıntılı anlarda yardım eden kişi. İLE Argaç.[bez, halı, kilim gibi şeyler dokunurken, enlemesine atılan iplik] İLE Dişi dağ keçisi. )
- ARC VOLTAGE[İng.] / TENSION D'ARC[Fr.] / BOGENSPANNUNG, LICHTBOGENSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARK GERİLİMİ
- ARKEOLOG[Yun.] ile/||/<> ARKEOLOJİ[Yun.] ile/||/<> ARKEOLOJİK[Fr.] ile/||/<> ARKEOZOİK[Fr.] ile/||/<> ARKETİP[Fr.]
( Arkeoloji uzmanı. İLE/||/<> Eski çağlardan kalan eserleri, tarih ve sanat yönünden inceleyen bilim. İLE/||/<> Arkeoloji ile ilgili. İLE/||/<> Tüm taşlarda şiddetli başkalaşımların olduğu zaman. İLE/||/<> Sanatın çeşitli kollarında olabilecek özellik taşıyan, ilk örnek. )
- ARKEOLOG ile/değil/yerine/= ESKİLBİLİMCİ
- ARKEOLOJİK ile ARKEOLOG ile ARKEOLOJİ
( ARCHAEOLOGICAL vs. ARCHAEOLOGIST vs. ARCHAEOLOGY )
( باستانشناسي ile باستانشناس )
( BASTANESHENASY ile BASTANESHENAS )
- AHENG[Osm.] / HARMONIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ARMONİ
- ARP ile/< ÇENG
- ARRHENIUS ile/||/<> EYRING ile/||/<> MARCUS
( Reaksiyon hızlarını açıklayan kuramlar. )
( Formül: k = Ae^(-Ea/RT) )
( Svante Arrhenius tarafından 1887 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1859-1927) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Elektrolit teorisi, Arrhenius denklemi) (Nobel: 1903) )
- HINTERGRUNDSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ART ALAN IŞINIMI
- POSITIVE FEEDBACK[İng.] / CONTRE-RÉACTION POSITIVE[Fr.] / POSITIVE RÜCKKOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ARTI GERİ BESLEME
- ARTIG ile/||/<> ARTIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kadın gömleği. | Korse. İLE ... )
- ASÂLAR:
KAŞAĞ ile MU'ÎN/İTTİKÂ ile DESTECÛB ile ŞEŞBER ile MÜTTEKÂ ile ZERDESTE ile CEVGÂN
- ASENDAN/ASCENDING[İng.] ile/değil/yerine/= ÇIKAN | YÜKSELEN
- BITUMINISATION[İng.] / BITUMAGE[Fr.] / BITUMINIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ASFALTLAMA
- ASIG ile/||/<> ASIGLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kazanç, yarar. İLE Yararlı iş. )
- ASIR[Ar. < ʿAṢR] ile/değil/yerine/=/||/<> YÜZYIL | ÇAĞ
( asrısaadet saadet asrı yüzyıl çağ )
- İŞBÂ[Osm.] / OVERSATURATION[İng.] / SURSATURATION[Fr.] / ÜBERSÄTTIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI DOYMA/DOYGUNLUK
- FART-İ İNHİLÂL[Osm.] / OVERMELTING[İng.] / SURFUSION[Fr.] / ÜBERSCHMELZUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ERGİMEERİME
- OVERHEAT, SUPERHEATING[İng.] / SURCHAUFFE[Fr.] / ÜBERHITZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI ISITMA
- SUPERCOOLING[İng.] / SURFUSION, SURFRIGÉRATION[Fr.] / UNTERKÜHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI SOĞU(T)MA
- AŞIRI VOLTAJ ile/||/<> OVERPOTENTIAL[İng.] ile/||/<> SURTENSION[Fr.] ile/||/<> ÜBERSPANNUNG[Alm.] ile/||/<> AŞIRI GERİLİM
( Bir elektrot tepkimesinin belli bir hızda ilerlemesi için elektrot denge potansiyeline ek olarak uygulanan gerilim Büyüklüğü akım altındaki bir elektrot potansiyelinden denge potansiyelini çıkarmakla bulunur )
( OVERPOTENTIAL )
( SURTENSION )
( ÜBERSPANNUNG )
- HYPERCHARGE, OVERLOAD[İng.] / SURCHARGE[Fr.] / ÜBERLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AŞIRI YÜK
- AŞLIK ile/||/<> YEMEKLİK GEREÇLER. (*AĞIN -ELÂZIĞ)
( Yemeklik gereçler Ağın Elâzığ )
- AT THE BEGINNING vs. IN THE BEGINNING
- ZÜNDSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME GERİLİMİ
- IGNITION[İng.] / IGINITION[Fr.] / ENTSPANNUNG, ZÜNDEN, ZÜNDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATEŞLEME
- ATOMIC PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM PAKETLENMESİ
- ATOMIC CHARGE[İng.] / CHARGE ATOMIQUE, CHARGE D'ATOME[Fr.] / ATOMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM YÜKÜ
- ATOM VERPACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PAKETLEME
- ATTENTION[İng.] ile/||/<> GRUNDSTELLUNG[Alm.] ile/||/<> HAZIR OL DURUŞU
( Vücudun baş dik göğüs ilerde omurga ve bacaklar gergin topuk ile bitişik kollar doğal yerinde avuçlar uyluklarda ayakta bulunduğu durum Cimnastikte çoğu alıştırmalar için bir başlama duruşu Bütün kas aygıtının duruk statik çalışmasıyla ulaşılan bir duruş olarak düzeltici değeri çoktur )
( ATTENTION )
( GRUNDSTELLUNG )
- ATTITUDE[İng.] ile/||/<> ATTITUDE[Fr.] ile/||/<> HALTUNG[Alm.] ile/||/<> YÖNELİŞ
( Dansçının gövdesini tek bacağı üzerine durdururken öbür bacağını doksan derecelik bir açıyla kaldırması ve dizden bükerek geriye getirmesi )
( ATTITUDE )
( ATTITUDE )
( HALTUNG )
- ATTOSECOND ile/||/<> STRONG FIELD ile/||/<> HHG
( Elektronların atom içindeki hareketini, attosaniye ölçeğindeki ışık darbeleriyle yakalayan alandır. @@ Işık alanının atomun iç alanıyla yarışacak kadar yoğun olduğu, doğrusal olmayan aşırı olayların incelendiği alandır. @@ Yoğun bir lazerin bir gazda, temel frekansın çok yüksek katlarında ışık saçmasıdır. Üçü birbirine bağlıdır: güçlü alan bunu doğurur, bu da attosaniye darbeleri üretir. )
( Formül: 1 as = 10^-18 s )
- AUCTION, OPEN OVERBIDDING, OPEN BIDDING[İng.] ile/||/<> AÇIK ARTIRMA | MÜZAYEDE[Ar. < MUZÂYEDE]
( açık artırma Bir malın ya da işin daha önceden ilan edilen yer ve zamanda en yüksek fiyatı verene satılması kapalı artırma )
- AUCTION ile/||/<> VOTING ile/||/<> MATCHING
( Stratejik ortamlarda kurum tasarımı. )
( Formül: Deferred Acceptance (kararlı) )
- AVENG[Fars. < ĀVENG] ile/değil/yerine/=/||/<> HEVENK
( Bir ipe bir çubuğa geçirilmiş dizilmiş veya birbirine bağlanmış yaş meyve ve sebze bağı )
- CALIBRATION[İng.] / ÉTALONNAGE[Fr.] / EICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLAMAK
- AYDINLANMA(/IŞIKLANMAK) = TENEVVÜR = İŞRAK(tasavvuf) = ENLIGHTENMENT[İng.] = ENLAITEMENT, SIÈCLES DES LUMIÈRES[Fr.] = AUFKLæRUNG[Alm.] = ESSERE ILLUMINATO[İt.]
- ILLUMINATION[İng.] / ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLATMA/AYDINLANMA
- SEPARATION[İng.] / SÉPARATION[Fr.] / TRENNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYIRMA
- DIFFERENTIAL WINDING[İng.] ile/değil/yerine/= AYRIMSAL SARGI
- GAYR-İ MÜTECÂNİS[Osm.] / HETEROGENEOUS[İng.] / HÉTÉROGÈNE[Fr.] / HETEROGEN, UNGLEICHARTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= AYRIŞIK/HETEROJEN
- AYSBERG[İng. < ICEBERG] ile/değil/yerine/= BUZDAĞI
- AYTILDI ile/||/<> AYTINDI ile/||/<> AYTIŞ/AYTIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Söz (başka bir şey de olabilir) ondan soruldu. İLE Söz sormayı kendi üzerine aldı. İLE Birinin sağlığını sormak ya da iki kişinin karşılıklı olarak birbirinin sağlığını sorması. )
- AZUKLUG/AZUQLUG ile/ve/||/<>/> AZUKLUG/AZUQLUG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Azığı olan kişi. İLE/VE/||/<>/> Erzak olarak hazırlanan şey. )
- B-STROMVERSORGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= B GÜÇ KAYNAĞI
- BABBLING[İng.] ile/||/<> AGULAMA
( Konuşma gelişiminde bebeğin anlamsız birtakım sesler çıkarması )
( BABBLING )
- BACTERİOLOGUE[Fr. < BACTÉRIOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAKTERİYOLOG
( Bakteriyoloji alanında çalışan kimse )
- BAĞ/BAG[Fars. < BĀĠ] ile/||/<> BOSTAN/BUSTAN[Fars. < BŪSTĀN] ile/||/<> EVLEK/EVLEK[Yun. < ] ile/||/<> MEZRA/MEZRA[Ar. < MEZRAʿ]
( bağ bahçe bağ bıçağı bağboğan bağ bozumu bağ böceği bağ çubuğu bağkesen Karabağlar Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası çubukluk Meyve bahçesi )
- BOND ORDER[İng.] / ORDRE DE LIAISON[Fr.] / BINDUNGSORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞ DERECESİ
- BAĞ ile/||/<> ...
( üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu yer bahçe Az bağ bağ ağaç bahçe bav bahçe bağ bahçe bak bahçe ağaç boğ bahçe bāġ garden vineyard Anadolu Türkçesinde bahçe bahçıvan bağman gibi birtakım türevleri de yaygın olarak kullanılır )
( BĀĠ )
( BAĞ[Az.]~BAĞ[Tkm.]~BAV[Nog.]~BAĞ[Kklp.]~BAK[Krg.]~BOĞ[Özb.] )
- BAĞ ile/||/<> ...
( bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi birbirine tutturmak için kullanılan ip sicim tel gibi düğümlenebilir nesne sargı bağlam deste demet ilgi ilişki Az bağ bāğ bau bau bau Miş baw bau baw bō Sart bağ båğ Koy Kaça pağ Alt Tel pū bıa ip sicim Eski Türkçeden başlayarak kullanılır Orta Türkçede bağ bağ düğüm ip odun bağlamı olarak geçer Eski Kıpçakçada da bağ biçimi kullanılır ba bağlamak ğ eki Bu eke ilişkin bilgi edinmek için Gabain AG 109 Brockelmann OGM 48 Kononov GrJaTRP 106 Türkçeden Moğolcaya da geçmiştir )
( BAĞ[Az.]~BĀĞ[Tkm.]~BAU[Nog.]~BAU[Tatk.]~BAU[Bşk.]~BAU[Kklp.]~BAW[Kzk.]~BŌ[Krg.]~BÅĞ[Özb.]~PŪ[Alt.]~PŪ[Tel.]~BIA[Yak.] )
- BAG ile BAG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üzüm bağı. İLE Odun ya da benzerlerinin bir demeti. )
- BAĞ ile BAĞ[Fars.]
( Bir şeyi başka bir şeye ya da çok sayıda olanı topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. | Sargı. | Bağlam, deste, demet. | İlgi, ilişki, rabıta. | Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. | Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. | Nota yazarken yan yana gelen aynı ya da farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret. İLE Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. | Meyve bahçesi. )
- BAG[Fars. < BĀĠ] ile/değil/yerine/=/||/<> BAĞ
( bağ bahçe bağ bıçağı bağboğan bağ bozumu bağ böceği bağ çubuğu bağkesen Karabağlar Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası çubukluk Meyve bahçesi )
- BAĞ ile/ve/<> BAĞINTI
( vs./and/||/<> RELATION )
- BAĞ ile BAĞLANTI
( BOND vs. CONNECTION )
- BAĞ[Azr.] = BAHÇE[Tr. < Fars. BAĞÇE]
- BAĞ ve/||/<>/> BAL
- BAĞ ile/ve/||/<>/> BÜTÜNLÜK
- BAG :/yerine ÇANTA
- BAĞ ile/ve/||/<> HEVENK[Fars.]
( ... İLE/VE/||/<> Bir ipe geçirilmiş ya da birbirine bağlanmış yaş yemiş ya da sebze bağı. )
- BAĞ ile İÇ GÖBEK
( ... İLE Çiçeklerin dişil örgeninde, yumurtacık ile kabuğu arasındaki bağ. )
- BAĞ ile/ve/<> İLİŞKİ
( CONNECTION vs./and/<> RELATION )
- BAĞ ile KENET
( ... İLE İki sert nesneyi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça. )
- BAĞ ile SAKANDIRIK
( ... İLE Başlıklarda, çene bağı. )
- BAĞ ile/değil/yerine/=/||/<> SARGI BEZİ | DEMET | İLİŞKİ
( bağ doku bağ fiil organik bağ ağız bağı ayak bağı bel bağı boyun bağı diz bağı domuzbağı düzen bağı etek bağı göbek bağı gönül bağı göz bağı illiyet bağı kan bağı kasık bağı kol bağı sancak bağı Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip sicim şerit tel vb düğümlenebilir nesne bent rabıt I rabıta sargı bezi demet ilişki Kemikleri birbirine bağlamaya iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti Bir halat üzerine atılan sağlam düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılan yay biçimindeki işaret )
- BAĞ ile/değil/yerine/= ÜZÜMLÜK
- BAĞ ile/ve/değil/||/<>/> "YAKIN"/AKRABA
( En kötü bağ, akraba. )
( Eşeysel yolla bulaşan ve yayılan en büyük sayrılık. )
- BAĞDAŞIK = MÜTECÂNİS = HOMOGENEOUS[İng.] = HOMOGÈNE[Fr.] = GLEICHARTIG[Alm.] = OMOGENO[İt.] = HOMOGÉNEO[İsp.] = EIUSDEM GENERIS[Lat.] = HOMOGENES, HOMOIOMERES[Yun.] = MUTECÂNİS[Ar.] = MOTECÂNES[Fars.] = GELIJKSOORTIG[Felm.]
- RELATIVE ÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL AÇIKLIK
- RELATIVE STANDART DEVIATION[İng.] / RELATIVE STANDART ABWEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL STANDART SAPMA
- NİSBÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / ATTÉNUATION RELATIVE[Fr.] / RELATIVE SCHWÄCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIL ZAYIFLAMA
- ZUSAMMENHANG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞINTI
- BAĞIRLAK/BAĞIRLAQ ile BAGIRLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çöl tavuğu. İLE Kimseye boyun eğmeyen kişi. )
- IMMUNIZATION[İng.] / IMMUNISATION[Fr.] / IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA
- VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI, BİLEŞİK
- ZULEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI KABLOSU
- COUPLING[İng.] / COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM, EŞLEME
- BAĞRILMAK ile BAĞ ile BAĞA ile BAĞI ile BAĞICI/LIK ile BAĞ EVİ ile BAĞ DOKU ile BAĞ BAHÇE ile BAĞ BOZUMU ile BAĞ BIÇAĞI ile BAĞ ÇUBUĞU
- BAHÇE[< Fars. BAĞ-ÇE: Küçük bağ.]/BAHÇA ile/ve BAĞ/BOSTAN[Fars.]
( ... İLE/VE Büyük bahçe. | Sebze bahçesi. | Kavun/karpuz tarlası. )
- BAKANAK/BAQANAQ(BAKAYAK/BAQAYAQ) ile BAKANLIG/BAQANLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çift toynaklı hayvanlarda, toynakların arasındaki boşluğa ya da toynakların iki yanına verilen ad.[Atların toynağının içini, ayak tabanının ortasında bulunan üçgen biçimindeki sert parçayı anlatmak için de kullanılır.] İLE Halkalı. )
- BAKIG/BAQIG ile BAKIŞ/BAQIŞ ile BAQINGIL/BAKINGIL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bakma, bakış. İLE Bakış. İLE Bak! )
( İŞ KEDİNGE BAKINGIL/İŞ KEDİNGE BAQINGIL: Eyleminin sonucuna bak ve bunu düşün! )
- BAKIR HALİTASI ile/||/<> COPPER ALLOY[İng.] ile/||/<> ALLİAGE DE CUİVRE[Fr.] ile/||/<> KUPFER LEGIERUNG[Alm.] ile/||/<> BAKIR ALAŞIMI
( Bakır metalinin öteki elementler ile yaptığı bakır temelli alaşım )
( COPPER ALLOY )
( ALLIAGE DE CUIVRE )
( KUPFER LEGIERUNG )
- BAKIRLIG/BAQIRLIG ile BAKIRLIG/BAQIRLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bakırlı. İLE Balasagun yakınlarındaki bir yerin adı. )
( BAKIRLI DAĞ/BAKIRLI TAG: Bakırlı dağ. )
- BAKLA/BAKİLA[Ar. < BĀḲİLĀ] ile/||/<> BAKLİYAT/BAKLİYYAT[Ar. < BAḲLİYYĀT] ile/||/<> ARAKA/ARAKA[Yun. < ] ile/||/<> BEZELYE/BEZELYE[Yun. < ] ile/||/<> FİĞ/FİĞ[Yun. < ] ile/||/<> FASULYE/FASULYE[Yun. < ]
( baklaçiçeği bakla çiçeği bakla falı bakla içi bakla kırı acı bakla akbakla delice bakla iç bakla gâvur baklası Hint baklası koyun baklası kurt baklası Mısır baklası orta baklası sakız baklası yaban baklası Yahudi baklası Baklagillerden yurdumuzun her yerinde yetiştirilen yeşil kabuklu ve taneli bir bitki Vicia faba Bu bitkinin yeşil ürünü veya kuru tanesi Bir zinciri oluşturan halka veya parçalardan her biri )
- BAKLA[Ar. < BÂKİLÂ] ile/||/<> BEZELYE ile/||/<> FASULYE ile/||/<> FİĞ ile/||/<> MERCİMEK
( @@ bk. çakıldak. @@ (I) Baklava. (Çarıksaray *Şarkikaraağaç -Isparta) @@ (II) bk. bagla @@ (botanik, tarım) @@ Baklagiller (Leguminosae) familyasından, beyaz çiçekli, çiçeklerin uçları siyahımsı, taze legümen meyveleri bahar aylarında sebze olarak yenilen ve bu amaçla kültürü yapılan, tek yıllık, otsu bitki. @@ Fiğ familyasından olan, yeşil yaprakları veya tohumları protein bakımından zengin, bazı türleri vicine ve convicine ile tanen gibi antibesleme faktörü taşıyan bir yem bitkisi. @@ ~ Az paxla. < Ar baql 'sebze'. Arapçada sebzenin genel adı iken Türkçede sebzenin bir türünün adı olarak kullanılır. )
( BROAD BEAN | GREEN PEA | BEAN | COMMON VETCH | LENTIL~GREEN PEA~BEAN~COMMON VETCH~LENTIL )
( FÈVE | PETIT POIS | HARICOT COMMUN | GESSE | LENTILLE~PETIT POIS~HARICOT COMMUN | HARICOT~GESSE~LENTILLE )
( VICIA FABA | VICIA FABAL | PISUM SATIVUM | PHASEOLUS VULGARIS | LENS ESCULENTA~PISUM SATIVUM~PHASEOLUS VULGARIS~VICIA~LENS ESCULENTA | LENS CULINARIS )
( BUFFBOHNEN | ERBSE | BOHNE | ECHTE LINSE~ERBSE~BOHNE~WICKE~ECHTE LINSE )
( FAVA~PISELLO~FAGIOLO~VECCIA~LENTICCHIA )
( ΚΟΥΚΊ / κουκί~ΜΠΙΞΈΛΙ / μπιξέλι~ΦΑΣΟΎΛΙΑ / φασούλια~ΒΊΚΙΟΝ | ΒΊΚΟΣ / βίκιον | βίκος~ΦΑΚΉ / φακή )
( PAXLA[Az.] )
( BAQL )
- HONEY[İng.] / HONIG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAL
- BALCANOLOGUE[Fr. < BALCANOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> BALKANOLOG
( Balkanoloji uzmanı )
- BALİĞ[Ar. < BĀLİĠ] ile/değil/yerine/=/||/<> ERGEN (AKİL BALİĞ)
- BALIG ile BALIK/BALIQ ile BALIK/BALIQ[Argu] ile BALIK/BALIQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yaralı. İLE Balık. İLE Çamur. İLE Kale, kent. )
( BEŞ BALIK/BALIQ: Beş kent. | YANGI BALIK/YANGI BALIQ: Yeni kent. )
- BÂLİĞ ile/değil/yerine/= ERİN
- BALING[İng.] ile/||/<> BALYALAMA
( 1 Kırkımdan sonra yapağının büyük torbalara sıkıştırılması 2 Kesim veya kurutmadan sonra saman ve silaj maddelerini kare veya yuvarlak balyalar içine sıkıştırılıp bağlama işlemi )
( BALING )
- BALLISTIC MEASUREMENT[İng.] / MESURE BALISTIQUE[Fr.] / BALLISTISCHE MESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BALİSTİK ÖLÇME/ÖLÇÜM
- BALKAN ile/||/<> SARP VE ORMANLIK DAĞ
( sarp ve ormanlık dağ Oğuzca balık sözünden a n ekiyle yapılmış bir türevdir Bu türevde gördüğümüz a n eski ve yeni diyalektlerde yaygın olarak kullanılan bir ektir sazan Kâşgarlı Mahmuda borçlu olduğumuz Oğuzca balık sözü çamur anlamına gelir Buna göre balkan türevinin başlangıçta bataklık anlamına geldiği anlaşılıyor Yerel ağızlarda balkanın bataklık olarak kullanıldığına tanık oluyoruz Ağızlarda balkan su birikintisi olarak da geçer Ovalık alçak yerlere de balkan adının verildiği anlaşılıyor Ağızlarda balkan sazlık anlamını aldığı gibi ormanlık sık ağaçlık yer değerini de kazanmıştır Bataklık anlamına gelen balkan türevinin orman sık orman anlamını alması düşündürücüdür Türkçede buna benzer birtakım örnekler vardır Örn eski ve yeni diyalektlerde çamur olarak kullanılan saz sözü sonradan bük sık orman anlamını almıştır Eski Kıpçakçada da saz orman olarak geçer Orman anlamına gelen sözlerin diyalektlerde dağ olarak kullanıldığına da tanık oluyoruz Türkçe dağ tağ sözünün diyalektlerde orman olarak geçtiğini de biliyoruz Bu duruma göre Dmitrievin balkan sözünü gan ekiyle yapılmış türevler arasında sayması yanlıştır DAN B 1926 6770 Türkçe balkan biçimi komşu dillere de geçmiştir Macar ağızlarında balkán balkány su birikintisi bataklık olarak kullanılır TESz 1 230 TESzin Türkçe balkanın bal kökünden gelen bir türev olduğu yolundaki savı yanlıştır TESz eski ve yeni Türk diyalektlerinde kullanılan balçık biçimini de yanlışlıkla bal kökünün bir türevi olarak açıklamıştır Türkçe balçıkın kökenine ilişkin bilgi almak için balçık Bulgarca balkàn da dağ olarak Türkçeden kalma bir alıntıdır BER 1 29 ağızlarında da balkan koyak ormanla dağ arasındaki alan dağ eteği olarak kullanılır Şipova STRJa 57 )
- BALL MILLING ile/||/<> SONOCHEMISTRY ile/||/<> TRIBOCHEMISTRY ile/||/<> MEKANİK KİMYA
( Mekanik kuvvet ile kimyasal reaksiyon. )
( Formül: F → bond breaking )
- BANDING ile/değil/yerine/= DARALTICI BANTLAMA
- BANJO/BANJO[Fr. < BANJO] ile/||/<> ARP/HARPE[Fr. < HARPE] ile/||/<> BULGARİ/BULGARİ[Tr. < BULGAR + Ar. -Ī] ile/||/<> BUZUKİ/BUZUKİ[Yun. < ] ile/||/<> ÇENK/ÇENG[Fars. < ÇENG] ile/||/<> ELEKTROGİTAR/ELECTROGUİTARE[Fr. < ÉLECTRO-GUITARE] ile/||/<> ELEKTROSAZ/ELECTROSAZ[Fr. < ÉLECTRO + Fars. SĀZ] ile/||/<> KLAVSEN/CLAVECİN[Fr. < CLAVECIN] ile/||/<> KONTRBAS/CONTREBASSE[Fr. < CONTREBASSE] ile/||/<> GİTAR/GUİTARE[Fr. < GUITARE]
( Amerika zencilerinin çaldığı gitar biçiminde madenî gövdesi olan beş veya daha çok telli bir müzik aleti )
- BAND SCHEME[İng.] / ORDRE DE BANDE[Fr.] / BANDORDNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT DÜZENİ
- BAND BROADENING[İng.] / BAND VERBREITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BANT GENİŞLEMESİ
- BARAKA ile HUĞ
( ... İLE Saz ya da kamıştan yapılmış baraka. )
- BARAK/BARAQ ile BARAKLIG/BARAQLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Tüylü bir köpek. İLE Baraq benzeri. )
- BARENGANG[Alm.] ile/||/<> AYI YÜRÜYÜŞÜ
( Gergin kol ve bacaklarla dört ayak yürüme )
( BARENGANG )
- BARIG ile BARIG ile SASIG BARIG ile BARIK/BARIQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Varmak/ulaşmak, vardı/gitti. İLE Pis kokan herhangi bir şey. İLE İkileme. İLE Kişilere yönelik davranış ve tutum. )
- BARK vs. STUMP vs. TRUNK vs. LOG vs. STICK vs. BRANCH
(
)
- BARRELLING; BARREL FINISHING[İng.] ile/||/<> FIÇILAMA
( Yüzeylerini parlaklaştırmak için metal parçaları kuru ya da sıvı bir ortamda aşındırmalı ya da aşındırmasız olarak bir fıçı içinde sürekli döndürme ve sallama işlemi )
( BARRELLING; BARREL FINISHING )
- BASAR ile/||/<> BASARLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dağ sarımsağı. İLE/||/<> Sarmısakla kaplı. )
- BAŞARI = SUCCESS[İng.] = SUCCÈS[Fr.] = ERFOLG[Alm.] = SUCCESSO[İt.] = ÉXITO[İsp.]
- BAŞBUĞ ile/||/<> ...
( 1 Osmanlılarda savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşan birliğin ya da milis güçlerinin komutanı 2 Devlete karşı ayaklananların başı )
- BÂŞENG -ile
( Asma üzerinde bulunan üzüm salkımı. | Tohumluk olmak üzere alıkonulan sarı ve iri hıyar. )
- BASIG ile/||/<> BASINÇAK/BASINÇAQ ile/||/<> BASINDI ile/||/<> BASIKTI/BASIQTI ile/||/<> BASSIKTI/BASSIQTI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gece baskının yapılacağı yer. İLE/||/<> Baskı/eziyet altındaki kişi. İLE/||/<> Eziyet etti. İLE/||/<> Geceleyin saldırıya uğradı.[topluluk] İLE/||/<> Geceleyin saldırıya uğradı.[kişi] )
- PRESSURE GRADIENT[İng.] / DRUCKGEFÄLLE, DRUCKNEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ EĞİMİ
- PRESSURE SHIFT[İng.] / GLISSEMENT DE PRESSION[Fr.] / DRUCKVERSCHIEBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ KAYMASI
- PRESSURE MEASUREMENT[İng.] / MESURE DE PRESSION[Fr.] / DRUCKMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASINÇ ÖLÇÜMÜ
- EINFACHES SINUSSCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BASİT ARMONİK DEVİM
- BAŞKAN ile BAŞBUĞ
( ... İLE Eski Türklerde baş, başkan, komutan. | Osmanlı Devleti'nde savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin ya da milis güçlerinin komutanı. )
- STARTING VOLTAGE[İng.] / TENSION D'AMORÇAGE[Fr.] / BEGINNEN SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLAMA GERİLİMİ
- INITIAL NUCLEAR RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT NUCLÉAIRE INITIAL[Fr.] / ANFANGSNUKLEARSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ ÇEKİRDEK/NÜKLEER IŞINIMI/IŞINI
- INITIAL INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE INITIALE[Fr.] / ANFANGSRÜCKSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAŞLANGIÇ TERS GERİLİMİ
- BATHOMETER, BATHYMETER/DEEPENING[İng.] ile/değil/yerine/= BATHYMÈTRE, BATHOMÈTRE/APPROFONDISSEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= VERTIEFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DERINLIK
( Sinema/TV. 1. Bir görüntünün, çekimin, görünçlüğün seyircide uyandırdığı üçboyutluluk duygusu. 2. Derinlemesine görüntü düzenlemesinin yol açtığı üçboyutluluk duygusu. 3. Değişik ses kaynaklarının uzay içinde yerleştirilmesinden doğan üçboyutluluk duygusu. @@ Bir gözlemcinin gözlemlerinde ulaştığı en alt düzey ya da bir gözlem aracının araştırdığı konuların kökeni. @@ (coğrafya, matematik) )
- BATIG ile/||/=/<> DERİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir su yatağının, ırmağın derin yeri. İLE/||/<> ... )
- BATUR[MOĞ.] ile/değil/yerine/=/||/<> BAHADIR
- BAYİ/BAYİ[Ar. < BĀYİʿ] ile/||/<> BEZİRGÂN/BAZERGAN[Fars. < BĀZERGĀN] ile/||/<> KABZIMAL/KABZMAL[Ar. < ḲABŻ + MĀL] ile/||/<> DEALER/DEALER[İng. < DEALER] ile/||/<> DEALİNG/DEALİNG[İng. < DEALING]
( alt bayi ana bayi başbayi tali bayi tekel bayisi Herhangi bir ürünü ana firma adına satma yetkisi olan kimse dükkân veya kuruluş )
- BEC ile/||/<> FERMİ GAS ile/||/<> RYDBERG
( Mutlak sıfır yakını atom fiziği. )
( Formül: Tc = 2πℏ²n^(2/3)/mkB )
( Formül: Tc = 2πℏ²n^(2/3)/mkB )
(1996'dan beri)