G ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 2.884 başlık/FaRk ile birlikte,
2.884 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(10/13)
- HOHLRAUMSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK IŞINIMI
- SPECIFIC ROTATION[İng.] / SPEZIFISCHE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DÖNME
- ZÂTÎ HAMÛLE-İ BERKÎ[Osm.] / SPECIFIC CHARGE[İng.] / CHARGE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜK
- OZONE ÉCRAN[Fr.] / OZON ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON TABAKASI
- OZONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZONİZASYON
- PACING[İng.] ile/değil/yerine/= UYARI OLUŞTURMA (KALP PİLINDE)
- PACKFONG[Alm. < PACKFONG] ile/değil/yerine/=/||/<> FAKFON
( Bakır nikel ve çinkodan oluşan gümüş görünümünde bir alaşım Bu alaşımdan yapılmış )
- PAINTING :/yerine TABLO, RESİM
- PACKING[İng.] / EMBALLAGE[Fr.] / PACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME
- HOISTING TACKLE, PULLEY BLOCK[İng.] / PALAN[Fr.] / DIFFERENZIALAFSCHENZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= PALANGA, DİFERANSİYEL KUTUPLU ÇEKME
- PAN, PANORAMA, PANORAMİK, SVİNG ile/||/<> PAN SHOT, PANORAMIC SHOT, PANNING (SHOT), PAN[İng.] ile/||/<> PANORAMIQUE[Fr.] ile/||/<> SCHWENK, KAMERASCHWENK, KAMERASCHWENKUNG, SCHWENKUNG, PANORAMASCHWENK[Alm.] ile/||/<> ÇEVRİNME
( Sinema TV Alıcının yatay ya da düşey ekseni çevresinde sağa sola ya da yukarıya aşağıya devinimi özellikle yatay çevrinme )
( PAN SHOT, PANORAMIC SHOT, PANNING (SHOT), PAN )
( PANORAMIQUE )
( SCHWENK, KAMERASCHWENK, KAMERASCHWENKUNG, SCHWENKUNG, PANORAMASCHWENK )
- PANGOLİN[MALAYCA PANGGOLİNG] ile/değil/yerine/=/||/<> PANGOLİN
( Pangolingillerden Endonezya Malezya ve Güney Afrika da yaşayan derisi kiremit düzeninde pullarla kaplı pençeleri kuvvetli dişleri olmayıp uzun ve yapışkan dili ile karınca veya akkarınca yiyen bir tür memeli hayvan Manis )
- PANGOLİN ile/||/<> PANGOLIN[MALAY. < PANGGOLING]
( Manis tricuspis Pulluhayvanlar Pholidota takımının pullumemeligiller Manidae familyasından bir memeli türü Güney Afrikada yaşar zooloji Pullu hayvanlar Pholidota takımının pullu memeligiller Manidae familyasından Güney Afrikada yaşayan bir tür )
( PANGOLIN )
( PHATAGINUS | PHATOGINUS )
( DREIZICKIGES SCHUPPENTIER )
( MANIS TRICUSPIS )
- PANNING[İng.] ile/||/<> GEZDİRME
( PANNING )
- PANSUMAN/DRESSING[İng.] ile/değil/yerine/= YARA BAKIMI
- PARAXIALE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL IŞINIM
- PARALLELSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLANTI
- PARAPSİKOLOG ile/değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMCİ
- ENTSTÖRGERÄT, ENTSTÖRVORRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT GİDERİCİ
- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM
- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ
- CRACKING PATTERN[İng.] / MODÈLE DE CRACKING[Fr.] / KRACKING MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA DESENİ
- PARITY CONSERVATION[İng.] / PARITÄTSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİTE KORUNUMU
- PARKING :/yerine PARK YERİ
- BRILLIANT GREEN[İng.] / VERT ÉTHYL / VERT MALACHITE G[Fr.] / ÁTHYLGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK YEŞİL
- PARMAK(LAR)/ELİG/ELEK ile/ve/||/<>/> AYA ile/ve/||/<>/> AVUÇ ile/ve/||/<>/> KOL ya da/= EL
( Elin/kolun ucuyla ayanın başladığı beş uzantı/çıkıntı. İLE/VE/||/<>/> Parmakların dibiyle bilek arasındaki iç bölüm. İLE/VE/||/<>/> Parmakların içi ve aya bölümü. İLE/VE/||/<>/> Parmak uclarından omuz başına kadar uzanan bölüm. )
( ELGE/ELİGE/ELİG/ELEG/ELEK: Elemek[: parmaklar arasından geçirmek] | İlk elek.[Daha sonraları elek görevini gören nesneler ve araçlar üretilmiştir.] )
- PARS/LEOPAR[Fr. < LÉOPARD] ile/||/<> PARS/PANTER[Fr. < PANTHÈRE] ile/||/<> PARS/PELENK[Fars. < PELENG]
- PARSENG[Fars. < PĀRSENG] ile/değil/yerine/=/||/<> PELESENK
( dil pelesengi Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz persenk )
- PARTICIPATION, SHARING[İng.] ile/||/<> İŞTİRAK[Ar. < İŞTİRÂK]
( 1 İktisadi devlet teşekküllerinin veya kamu iktisadi kuruluşlarının veya bağlı ortaklıklarının sermayelerinin en az yüzde onbeşine en çok yüzde ellisine sahip bulundukları anonim şirketler 2 Bir ortaklık ile işletme arasında sözkonusu ortaklığın yönetimine ve ortaklık politikalarının belirlenmesine katılma anlamında devamlı bir bağ yaratan doğrudan veya dolaylı sermaye ve yönetim ilişkisi )
( PARTICIPATION, SHARING )
- PÂSEK[Fars.] ile PÂ-SENG/PÂR-SENG[Fars.]
( Esneme/esneyiş. İLE Teraziyi denkleştirmek için kefesine konulan şey. )
- PASSIV IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF İMMUNİZASYON
- PASSIVE SCAVENGING[İng.] ile/değil/yerine/= PASİF LEŞÇİLLİK
( Başka bir yırtıcı tarafından öldürülen ya da doğal nedenlerle ölen hayvanın gövdesinden leş yeme. Ölü hayvan gövdesine daha önce başka yırtıcıların ulaşması, yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı kaynak miktarı ve çeşitliliği gösterebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PASTEURIZATION[İng.] / PASTEURISATION[Fr.] / PASTEURISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE ETME
- PATHOLOGUE[Fr. < PATHOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> PATOLOG
( Özellikle patoloji ile uğraşan doktor )
- PATIKA[BULG.] ile/||/<> KEÇİ YOLU
( keçi yolu pątéka küçük dar yol pąt yol )
( PĄTÉKA )
- PATTERN MINING[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRÜNTÜ MADENCİLİĞİ
- PAUL EKMAN ve/||/<> LESLIE GREENBERG ve/||/<> RHONDA GOLDMAN
- PAVY'S SOLUTION[İng.] / SOLUTION DE PAVY[Fr.] / PAVY LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAVY ÇÖZELTİSİ
- PDÖ/PROBLEM-BASED TEACHING[İng.] ile/değil/yerine/= SORUNA DAYALI ÖĞRETIM
- PEDAGOG ile/değil/yerine/= EĞİTİMBİLİMCİ/EĞİTİMCİ
- PEDESTRIAN CROSSING, PEDESTRIAN PASSAGE[İng.] ile/||/<> CHEMİN DE PİÉTONS, PASSAGE POUR PİÉTONS[Fr.] ile/||/<> FUSSGÄNGERÜBER FÜHRUNG[Alm.] ile/||/<> YAYA GEÇİDİ
( Yollarda yayaların karşıdan karşıya güvenle geçmelerini sağlamak üzere çivi boya renkli taş ışık gibi belirtkelerle ayrılmış geçit )
( PEDESTRIAN CROSSING, PEDESTRIAN PASSAGE )
( CHEMIN DE PIÉTONS, PASSAGE POUR PIÉTONS )
( FUSSGÄNGERÜBER FÜHRUNG )
- PEELING[İng.] ile/değil/yerine/= DERİ SOYMA
- PEELİNG[İng. < PEELING] ile/değil/yerine/=/||/<> PEELİNG
( soyum )
- PEELİNG[İng. < PEELING] ile/değil/yerine/=/||/<> PİLİNG
( Cildin ölü hücrelerden arındırılması işlemi )
- PELENK[Fars. < PELENG] ile/||/<> ...
- PELENK[Fars. < PELENG] ile/değil/yerine/=/||/<> PARS
- PELESENK ile/||/<> JACARANDA BRASILIANA[Lat.] ile/||/<> PALISANDER[Alm.] ile/||/<> PELESENK[Ar. < BELESÂN | FARS. < PÂRSENG]
( Kerestesi kırmızı kahverengi üzerinde mor kara çizgili hava kurusunun özgül ağırlığı 0 88 gr cm3 olan değerli bir mobilya ağacı )
( PALISANDER )
( JACARANDA BRASILIANA )
- GÉLIFICATION[Fr.] / GALLERTEBILDUNG, GELBILDUNG, GELIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTELEŞME
- PENICILLINE G[İng.] ile/değil/yerine/= PENİCİLLİN G
- PENNING ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS PENNING[Fr.] / PENNING-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYON KAYNAĞI
- PENNING IONIZATION[İng.] / IONISATION DE PENNING[Fr.] / PENNING-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYONLAŞMASI
- PENNING GAUGE[İng.] / JAUGE DE PENNING[Fr.] ile/değil/yerine/= PENNİNG ÖLÇERİ
- PERCEPTION vs. FEELING
- SCREENING[İng.] / VOILE[Fr.] / ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDELEME
- PERFECT vs. STRONG
- PERSENK[Fars. < PĀRSENG] ile/değil/yerine/=/||/<> PELESENK
- PERSISTENCE HUNTING[İng.] ile/değil/yerine/= DİRENÇ AVI
( Avcıların koşma, yürüme ve izleme taktiklerini kullanarak avını tükenmişlik noktasına kadar takip ettiği bir avcılık tekniği.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PERSISTENT HOMOLOGY ile/||/<> MAPPER ile/||/<> ZIGZAG
( Veri analizinde topolojik yaklaşımlar. )
( Formül: Barcodes İLE persistence diagrams )
- PƏZƏVƏNG[Azr.] = İRİ YAPILI/TORAMAN[Tr.]
- PFENNİG[Alm. < PFENNIG] ile/değil/yerine/=/||/<> FENİK
( asit fenik Alman markının yüzde biri Çok az para )
- PHARMACOLOGUE[Fr. < PHARMACOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> FARMAKOLOG
( İlaç bilimi ile uğraşan ilaç bilimi uzmanı )
- PHONETIC SUBSTITUTION[İng.] ile/||/<> SUBSTITUTION PHONÉTIQUE[Fr.] ile/||/<> SUBSTITUTION, PHONETISCHE SUBSTITUTION, STELLEVERTRETUNG[Alm.] ile/||/<> NÖBETLEŞME
( Seslerin birbirinin yerine geçmesi olayı Anadolu ağızları nöbet löbet nevbet dönüm dölüm birāder bilāder rençper leşber öl el öldür eldür A Caferoğlu KD Tr 15522 24210 kadar kadan gudan bu yol bu yon Z Korkmaz GBAA S 77 123 not 217 v l Ø avtan altan atan horoz avat ötmek kavaßa kalaßa göbek köbäk k p çiklet çiplet cıvıldamak m v mal val ön taraf öñül makar vakar öküz öküz J Benzing Tschuw Fundamenta I s 709 Alıntı kelimelerde bir dilde bulunmayan bir sesi benzeri başka bir sese çevirme biçimindeki ses karşılanması olayı da bir tür nöbetleşmedir Hıdr Hıdır TT Hızır hıdmet TT hizmet Fadıl TT Fazıl hoşnud TT hoşnut vb )
( PHONETIC SUBSTITUTION )
( SUBSTITUTION PHONÉTIQUE )
( SUBSTITUTION, PHONETISCHE SUBSTITUTION, STELLEVERTRETUNG )
- PHOSPHATING; PHOSPHATIZING[İng.] ile/||/<> PHOPHATATION[Fr.] ile/||/<> PHOSPHATIEREN[Alm.] ile/||/<> FOSFATLAMA | FOSFAT ÖRTME
( fosfat örtme )
( PHOSPHATING; PHOSPHATIZING )
( PHOPHATATION )
( PHOSPHATIEREN )
- PHOSPHORE/PHOPHATATION[Fr. < PHOSPHORE + TÜR. < IŞI] ile/değil/yerine/= PHOSPHATING; PHOSPHATIZING[İng.] ile/değil/yerine/= PHOSPHATIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= FOSFORIŞI
( Uyarmanın bitiminden sonra çok kısa olmayan bir süre (yaklaşık olarak 10(üzeri-8) saniyeden çok) süren ışılışı. @@ Uyarımdan sonra, kabul edilebilir bir süre daha devam eden ışıldama. )
- PHOSPHORYLATING[İng.] ile/değil/yerine/= FOSFORİLE ETMEK
( Bir organik molekülü bir fosforik asit ya da fosfor içerikli bir grupla birleştirmek ya da bu birleşime sebep olmak.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PHOTOAGING[İng.] ile/değil/yerine/= UV YAŞLANMASI, MORÖTESİ YAŞLANMASI
- PHOTOIONIZATION ile/||/<> AUTOIONIZATION ile/||/<> TUNNELING
( Yeterli enerjili bir fotonun soğurulmasıyla atomdan elektron koparılmasıdır. @@ İçten uyarılmış (iki elektronu birden yükselmiş) bir atomun, dış etki olmadan kendiliğinden bir elektron salıp iyonlaşmasıdır. @@ Çok güçlü bir elektrik alanının atomun engelini inceltip elektronun tünelleyerek kaçmasıdır. Üçü de atomdan elektron koparmanın ayrı yollarıdır: fotonla, iç uyarılmayla ve güçlü alanla. )
( Formül: γ = ω/ωtunnel )
- PHYLOGENETICS ile/||/<> CLUSTERING ile/||/<> PCA
( Büyük veri analiz yöntemleri. )
( Formül: NJ İLE ML İLE Bayesian )
- PİERCING[İng.] ile/değil/yerine/= DELTAK
- PİERCİNG[İng. < PIERCING] ile/değil/yerine/=/||/<> PİRSİNG
( Vücudun herhangi bir yerine süs amacıyla takılan metal halka kanca top vb )
- COAGULATION[Fr.] / KOAGULATION, GERINNUNG, AUSFLOCKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PIHTILAŞMA, KOAGULASYON
- PİK[İng. < PIG] ile/değil/yerine/=/||/<> DÖKME DEMİR (PİK BORU)
- PING-PONG[İng.] ile/||/<> PINPON[İng.]
( Masa tenisi Pinpona gelince hepsini yeniyordu Nezihe Meriç Toplu Öyküleri 2 146 Pinpon takımımız finallere girdi Füruzan Balkan Yolcusu 48 Pinpon oynar gibi aşık atar gibi konuşuyorsunuz Cemil Meriç Jurnal 322 )
- PİNGPONG[İng.] ile PİNPON[argo]
( Masatopu. İLE Yaşlılıktan çökmüş. )
- PİNPON[İng. < PING-PONG] ile/değil/yerine/=/||/<> MASA TENİSİ (PİNPON MASASI, PİNPON TOPU)
- MESSING[Alm.] ile/değil/yerine/= PİRİNÇ (ALASIM)
- PİS ile/değil/yerine ÇİĞ
- PİŞMİŞ ile/ve/<>/||/değil/yerine ÇİĞ
- PİYANO ile/ve ORG
- PLANKTON ile ALG
( PLANKTON vs. ALGA/E )
- PLANNING :/yerine PLANLAMA
- PLASMAOSZILLATION/PLASMASCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SALINIMI
- PLASMABESCHRÄNKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PLAZMA SINIRLAMASI
- PLOTTING[İng.] ile/||/<> SERPİŞTİRME
( Gözlemleri konumsal değerlerine göre bir eksenler dizgesine yerleştirme )
( PLOTTING )
- PLSI/PROBABILISTIC LATENT SEMANTIC INDEXING[İng.] ile/değil/yerine/= OLASILIKLI GİZLİ ANLAMSAL İNDEKSLEME
- PN-JUNCTION[İng.]P-N EKLEMI/JONCTION P-P[Fr.] / PN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PN EKLEMİ
- POINSOT MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE POINSOT[Fr.] / POINSOT-BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİNSOT HAREKETİ
- POISSON DISTRIBUTION[İng.] / DISTRIBUTION DE POISSON[Fr.] / POISSON-VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DAĞILIMI
- POISSON'S EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE POISSON[Fr.] / POISSON-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POİSSON DENKLEMİ
- POLAR COVALENT BOND[İng.] ile/değil/yerine/= POLAR KOVALENT BAĞ
- POLAR[İng.] ile/||/<> POLAR[(POLARTEC FIRMASININ ADINDAN) | İNG. < POLAR]
( Su gibi üzerinde pozitif veya negatif yük taşıyan suda çözünen moleküller veya gruplar )
( POLAR )
- PUMPING RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE POMPAGE[Fr.] / PUMPENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA IŞINIMI
- PUMPING[İng.] / POMPAGE[Fr.] / PUMPEN[Alm.] ile/değil/yerine/= POMPALAMA
- POND[İng.] ile/||/<> ÉTANG[Fr.] ile/||/<> TÜMPEL[Alm.] ile/||/<> GÖLCÜK
( Killi topraklar üzerindeki küçük kapalı çukurluklarda kaynak ve yağmur sularıyla beslenerek oluşan akışsız sığ ve kimi kez yapayları da olan bir göl türü )
( POND )
( ÉTANG )
( TÜMPEL )
- POROUS[İng.] ile/değil/yerine/= POREUX, POREUSE/SPONGIEUX[Fr.] ile/değil/yerine/= POROS, SCHWAMMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SÜNGERLER
( (Porifera, (Lat. porus = delik, Lat. ferre=taşımak) : Çokgözeli hayvanlardan Parazoa bölümünün bir filumu. Genel bir vücut biçimleri yoktur. Vücut gözeleri yapı ve görev bakımından değişik 2 kattan yapılmıştır. İçteki kat koanosit denen yakalı kamçılı bir sıra gözeden oluşur. Vücudun yanlarındaki deliklerden içeri giren su oskulum denen oral açıklıktan dışarı çıkar, böylece bir su akımı olur. İskeletleri olup spikül denen iğnelerle spongin denen tellerden yapılmıştır. Eşeyli üremeden başka gemula denen iç tomurcuklarla da ürerler. Kalkerlisüngerler (Calcarea), camlı-süngerler (Triaxonida), keratinlisüngerler (Cornacuspongida) gibi takımları vardır. @@ (zooloji) @@ Çok hücrelilerden (Metazoa), Parazoa bölümünden genel bir vücut biçimleri olmayan, vücut hücreleri yapı ve görev bakımından değişik iki kattan yapılmış, içteki kat koanosit denen yakalı kamçılı bir sıra hücreden oluşan, vücudun yanlarındaki denklerden içeri giren su oskulum denen oral açıklıktan dışarı çıkarak bir su akımının meydana gelmesini sağlayan, iskeletleri spikül denen iğnelerle spongin denen tellerden yapılmış olan, eşeyli üremeden başka gemula denen iç tomurcuklarla da üreyebilen, kalkerli süngerler (Calcarea), keratinli süngerler (Cornacuspongida) camlı süngerler (Triaxonida), gibi takımları bulunan bir filum. @@ Çok hücrelilerden (Metazoa), Parazoa bölümünden genel bir vücut biçimleri olmayan, vücut hücreleri yapı ve görev bakımından, değişik iki kattan yapılmış, içteki kat koanosit denen yakalı kamçılı bir sıra hücreden oluşan, vücudun yanlarındaki deliklerden içeri giren su oskulum denen oral açıklıktan dışarı çıkarak bir su akımının meydana gelmesini sağlayan, iskeletleri spikül denen iğnelerle spongin denen tellerden yapılmış olan, eşeyli üremeden başka gemula denen iç tomurcuklarla da üreyebilen bir şube. @@ Çok hücrelilerden (Metazoa), Parazoa bölümünden genel bir vücut biçimleri olmayan, vücut hücreleri yapı ve görev bakımından birbirinden değişik iki kattan yapılmış, içteki kat koanosit denen yakalı kamçılı bir sıra hücreden oluşan, vücudun yanlarındaki deliklerden içeri giren su oskulum denilen oral açıklıktan dışarı çıkarak bir su akımının meydana gelmesini sağlayan, iskeletleri spikül denilen iğnelerle, spongin denilen tellerden yapılmış olan, eşeyli üremeden başka gemula denilen iç tomurcuklarla da üreyebilen, kalkerli süngerler (Calcera), keratinli süngerler (Cornacuspongida), camlı süngerler (Triaxonida), gibi takımları bulunan bir filum. )
- POROUS[İng.] ile/||/<> POREUX, POREUSE[Fr.] ile/||/<> POROS, SCHWAMMIG[Alm.] ile/||/<> SÜNGERİMSİ
( Sünger gibi sık delikli olan bu nedenle bol sıvı ya da gaz emebilen özdek )
( POROUS )
( POREUX, POREUSE )
( POROS, SCHWAMMIG )
- PORT OF LOADING[İng.] ile/||/<> PORT DE CHARGEMENT[Fr.] ile/||/<> YÜKLEME LİMANI
( Malın gemiye yüklendiği liman )
( PORT OF LOADING )
( PORT DE CHARGEMENT )
- PORTICO, COLONNADE[İng.] ile/||/<> PORTIQUE[Fr.] ile/||/<> SÄULENGANG, LAUBE, SÄULENHALLE[Alm.] ile/||/<> REVAK ile/||/<> ARCADING, ARCADE[İng.] ile/||/<> ARCATURE[Fr.] ile/||/<> BOGENREIHE, BOGENSTELLUNG[Alm.] ile/||/<> KEMERLEME
( Mimarlık Önyüzü kemerlemeli arkası körduvarlı üstü tonoz kubbe ya da damla örtülü geçit a kemerleme kapı revakı revaklı avlu revaklı bahçe arapçası garip gözüküyor Mimarlık 1 Körkemer dizisi 2 Birden çok kemerin yanyana dizilmesi kemer dizisi )
( PORTICO, COLONNADE )
( PORTIQUE )
( SÄULENGANG, LAUBE, SÄULENHALLE )
- POSITIONING[İng.] ile/||/<> KONUMLANDIRMA
( POSITIONING )
- POTASSIUM-ARGON DATING[İng.] / DATATION PAR LE POTASSIUM-ARGON[Fr.] / KALIUM-ARGON-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= POTASYUM-ARGON YAŞ TAYİNİ
- POTE VAULT[İng.] ile/||/<> SAUT À LA PERCHE[Fr.] ile/||/<> STABHOCHSPRUNG[Alm.] ile/||/<> SIRIKLA ATLAMA
( 1 Belli bir yüksekliğe konmuş çıtayı sırıkla havalanıp aşma 2 Bu yolla en yükseği aşmak için yarışılan atletizm dalı )
( POTE VAULT )
( SAUT À LA PERCHE )
( STABHOCHSPRUNG )
- POUDINGUE[Fr.] ile/||/<> PUDİNG[Fr. < PUDDING]
( jeoloji )
( POUDINGUE | PUDDING )
- POYNTING'S THEOREM[İng.] / THÉORÈME DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG TEOREMİ
- POYNTING VECTOR[İng.] / VECTEUR DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG VEKTÖRÜ
- POZİSYON ETKİSİ[İng. POSITION EFFECT] ile/||/<> POZİTİF ASORTATİF ÇİFTLEŞME[İng. POSITIVE ASSORTATIVE MATING] ile/||/<> POZİTİF SEÇİLİM[İng. POSITIVE SELECTION]
( Genin ekspresyonunun (ve fenotipe olan etkisinin) genellikle komşu genlerle olan etkileşiminden etkilendiği ve genlerin mekansal yerleri değiştiğinde (translokasyonda olduğu gibi) ekpresyonunun da değiştiği genetik etki. @@ Benzer genotip ve fenotipe sahip bireylerde daha sık görülen çiftleşme modeli altında beklenebilecek olandan birbiriyle çiftleşen tesadüfi olmayan çiftleşme kalıbıdır. @@ Avantaj sağlayan mutasyonların seçilerek popülasyon içinde artması durumudur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PP-JUNCTION[İng.] / P-P EKLEMI/JONCTION P-N[Fr.] / PP-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PP EKLEMİ
- PRAG < PRAHA[:
Eşik][Çek dili]
( "Altın Şehir", "Yüz Kuleli Kent", "Şehirlerin Anası", "Kuzeyin Roma'sı" adlarıyla da anılır. )
- PREBOREAL AGE[İng.] ile/değil/yerine/= PREBOREYAL ÇAĞ
( Günümüzden 10.300 ile 9.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PREDISPOZAN/PREDISPOSING[İng.] ile/değil/yerine/= YATKINLAŞTIRAN
- PREMİÈRE COUCHE DE PEİNTURE[Fr.] ile/||/<> GRUNDIERUNG[Alm.] ile/||/<> ASTAR BOYASI
( Resim Üzerine resim yapılacak bezin yağlıboyayı emmemesi için beze sürülen boya Duvar üzerine resim yapılmadan önce sürülen boyaya da denir )
( PREMIÈRE COUCHE DE PEINTURE )
( GRUNDIERUNG )
- PRICING[İng.] ile/||/<> FİYATLANDIRMA
( Yeni veya mevcut ürünlerin fiyatlarının belirlenmesi )
( PRICING )
- PRIMING[İng.] ile/değil/yerine/= HAZIRLAMA
- PROLOG[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖNDEYİŞ
- PROMENADE[İng.] ile/||/<> PROMENOIR[Fr.] ile/||/<> WANDELHALLE, WANDELGANG[Alm.] ile/||/<> GEZİNTİ YERİ
( Bir tiyatro yapısında seyircilerin gezmeleri için ayrılmış yer )
( PROMENADE )
( PROMENOIR )
( WANDELHALLE, WANDELGANG )
- PROMOTION[İng.] ile/||/<> PROMOUVEMENT[Fr.] ile/||/<> BEFÖRDERUNG, BESCHLEUNIGUNG[Alm.] ile/||/<> AŞTIRMA
( Kimyasal değerbağ oluştururken biraz yüksek erkede bulunan öğecik yörüngeçlerinin de ilk yörüngeçle kırmalaşması olayı )
( PROMOTION )
( PROMOUVEMENT )
( BEFÖRDERUNG, BESCHLEUNIGUNG )
- PROTEİN ile/||/<> YAĞ ile/||/<> KARBONHİDRAT ile/||/<> VİTAMİN ile/||/<> BESİN ÖĞELERİ
( Temel besin bileşenleri. )
( Formül: 1 cal = 4.184 J )
- PROTON STORAGE RING[İng.] / ANNEAU D'EMMAGASINAGE DU PROTON[Fr.] / PROTONENSPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON DEPOLAMA HALKASI
- PSİKOLOG ile PSİKİYATRİST
( PSYCHOLOGIST vs. PSYCHIATRIST )
- PSYCHOLOGIST :/yerine PSİKOLOG
- PSYCHOLOGUE[Fr. < PSYCHOLOGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> PSİKOLOG
( Bir grubun veya bireyin davranışlarını hareket etme biçimlerini dürtülerini inceleyen öğrendiği bilgi ve beceriler ile nedenleri açıklayıp çözüm üretmeye çalışan kimse ruh bilimci ruhiyatçı )
- PUBLISHING HOUSE/SHEATFISH/PUBLISHER/PUBLISHING[İng.] ile/değil/yerine/= DIFFUS/GLANE[Fr.] ile/değil/yerine/= SILURUS GLANIS[Lat.] ile/değil/yerine/= WELS[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYIN
( Basılıp ortalığa sürülen kitap, gazete ve dergi gibi okunan şeylerle radyo ya da televizyon ile her yana yayılıp dinlenen ya da her yerde seyredilen şeyler. @@ TV. 1. Radyoyla yapılan ses yayını; radyo yayını. 2. Bir televizyon yayınında, izlenceyle ilgili sesin yayını; ses yayını. 3. Elektromıknatıs dalgaların özelliklerinden yararlanılarak ses ve resim imlerinin gönderilmesi; ses ve resim yayını. 4. Bir televizyon vericisinin, görüntü ve ses imlerini almaçlarda izlenmek üzere göndermesi. 5. Bu görüntü ve ses imlerinin tümü; izlence; televizyon yayını. @@ Şerit arakonakçılarından, başı büyük, ağzı geniş, derisi pulsuz, eti yenir bir balık türü. @@ (Silurus glanis), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının yayınbalığıgiller (siluridae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 3 m. Vücudu uzun ve çıplaktır. Kemikli balıkların en büyüğüdür. Avrupa ve Anadoluda yaşar. @@ (zooloji) @@ @@bk. yayın@@bk. yayın ~ Tkm yāyın. -TatK cayın. -Nog yayın. -Kzk jayın. -Kklp jayın. -Krg cayın. -Çuv śuyǎn. )
- PUBLISHING[İng.] ile/||/<> YAYINCILIK
( PUBLISHING )
- PUDDİNG[Fr. < PUDDING] ile/değil/yerine/=/||/<> PUDİNG
( Meyve bisküvi vb ile yapılan bir tür sütlü tatlı Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle )
- PUDİNG/PUDDİNG[Fr. < PUDDING] ile/||/<> PELTE/PALUDE[Fars. < PĀLŪDE] ile/||/<> SUPANGLE/SOUPEANGLAİSE[Fr. < SOUPE-ANGLAISE] ile/||/<> ZERDE/ZERDE[Fars. < ZERDE] ile/||/<> TRİLEÇE/TRESLECHES[İsp. < TRESLECHES] ile/||/<> MUS/MOUSSE[İng. < MOUSSE]
( Meyve bisküvi vb ile yapılan bir tür sütlü tatlı Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle )
- PULLET[İng.] ile/||/<> YARKA[BULG.]
( Yumurtlamak için yeterli yaşta olan genç dişi tavuk járka büyük piliç Türkçe kuluçka da Bulgarcadan alınmıştır Ancak piliçin Bulgarcadan geldiği yolundaki sav yanlıştır piliç )
( PULLET )
( JÁRKA )
- PULLUK ile/||/<> PULLUK[BULG.]
( saban purlug Modern tarla sürme aracı Yenikent Taşpınar Aksaray Kızılca Bor Niğde purlug Güzel Güdül Ankara tarım plug dillerine Germancadan geçmiştir Pflug Kluge EtWb 545 )
( PLOUGH )
( CHARRUE | RABOT | ARAIRE )
( HOBEL )
( ARATRUM )
( ARATRO )
( ΆΡΟΤΡΟ / άροτρο )
( PLUG )
- PULLUK[BULG.] ile/||/<> SABAN
( bk. saban @@ [purlug]: Modern tarla sürme aracı. (Yenikent, Taşpınar *Aksaray, Kızılca *Bor -Niğde) [purlug] : (Güzel *Güdül -Ankara) @@ (tarım) @@ @@ < Slav plug. Slav dillerine Germancadan geçmiştir. (Alm Pflug). bk. Kluge: EtWb 545. )
( PLOUGH~PLOUGH )
( CHARRUE | RABOT | ARAIRE~ARAIRE )
( ARATRUM~ARATRUM )
( HOBEL~PFLUG )
( ARATRO~ARATRO )
( ΆΡΟΤΡΟ / άροτρο~ΆΡΟΤΡΟ / άροτρο )
( PLUG )
- PÜLVERİZASYON ile/||/<> SPUTTERING[İng.] ile/||/<> PULVÉRISATION[Fr.] ile/||/<> KATHODENZERSTÄUBUNG[Alm.] ile/||/<> PÜSKÜRTÜM
( Bir boşluk borusunun altüşeğinin ince parçacıklar püskürerek aşınması )
( SPUTTERING )
( PULVÉRISATION )
( KATHODENZERSTÄUBUNG )
- PURGING[İng.] ile/değil/yerine/= AYIKLAMA | ARINDIRMA
- Q.M./QUAQUE MANE, EVERY MORNING[İng.] ile/değil/yerine/= HER SABAH
- QUANTUM COMPUTING ile/||/<> CLASSICAL COMPUTİNG
( Quantum computing kubit superpozisyonu kullanırken İLE classical computing binary bit mantığı kullanır )
( Formül: Quantum parallelism )
- QUANTUM SENSING ile/||/<> CLASSICAL SENSING
( Quantum sensing kuantum koherans kullanarak hassasiyet artırırken İLE classical sensing klasik ölçüm limitleriyle kısıtlıdır )
( Formül: Heisenberg limit )
- QUENCHING[İng.] ile/||/<> EXTINCTION[Fr.] ile/||/<> LÖSCHUNG, ABLÖSCHUNG[Alm.] ile/||/<> DİNDİRME
( Katışkılarla çarpışma vb yüzünden belirli bir özdecik ışınımının azalması azaltılması )
( QUENCHING )
( EXTINCTION )
( LÖSCHUNG, ABLÖSCHUNG )
- QUORUM SENSING ile/||/<> CHEMOTAXIS
( Quorum sensing hücre yoğunluğu algılamasıyken İLE chemotaxis kimyasal gradiente doğru harekettir )
( Formül: Acyl-homoserine )
- RABENGANG[Alm.] ile/||/<> KARGA YÜRÜYÜŞÜ
( Çömelik duruşta arada bir çift ayakla sıçrayarak yapılan yürüyüş )
( RABENGANG )
- RADIOLOGIST[İng.] ile/||/<> RADIOLOGISTE[Fr.] ile/||/<> RADIOLOGUE[Alm.] ile/||/<> RADYOLOG[Fr. < RADIOLOGUE]
( Tanı ve tedavide iyonlaştırıcı ışınım kullanan uzman )
( RADIOLOGIST )
( RADIOLOGISTE | RADIOLOGUE )
( RADIOLOGUE )
- RADIOMETRIC DATING[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİK TARİHLENDİRME
( Radyoaktif elementlerin bozunumuna dayalı olarak kayaların oluştukları tarihlerin kesin olarak belirlenmesinde kullanılan bir tekniktir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- RADIOAKTIVIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİFLEŞTİRME
- RADICARBON DATING[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON TARİHLEME
- RADIOKOHLENSTOFFDATIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON TARİHLENDİRMESİ
- RADIOCARBON DATING[İng.] / DATATION PAR LE RADIOCARBONE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON YAŞ TAYİNİ
- RADYOLİNK (YAYINI), LİNK, BAĞLAYICI İSTASYONLAR ile/||/<> RADIO LINK, MICROWAVE LINK, DIRECTIONAL LINK[İng.] ile/||/<> FAISCEAU HERTZIENNE (RADIOÉLECTRIQUE), CÂBLE HERTZIEN, LIAISON HERTZIENNE, RAYONS HERTZIENS[Fr.] ile/||/<> RICHTFUNKVERBINDUNG, RICHTFUNKSTRECKE, DEZISTRECKE, MIKROWELLENWERBINDUNG[Alm.] ile/||/<> TELSİZ BAĞLANTISI
( TV 1 Çok engebeli yerlerde ya da çok geniş bir televizyon ağı kurulmak istendiğinde minidalga yardımıyla birbirini görebilen iki uzak nokta arasında kurulan bağlantı 2 Dışarıda canlı yayınlarda yayın arabasından işliğe ya da verici yayaca işlikten verici yayaca minildalga yardımıyla kurulan bağlantı )
( RADIO LINK, MICROWAVE LINK, DIRECTIONAL LINK )
( FAISCEAU HERTZIENNE (RADIOÉLECTRIQUE), CÂBLE HERTZIEN, LIAISON HERTZIENNE, RAYONS HERTZIENS )
( RICHTFUNKVERBINDUNG, RICHTFUNKSTRECKE, DEZISTRECKE, MIKROWELLENWERBINDUNG )
- RADIOMETRISCHE ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİK YAŞ TAYİNİ
- RADIUM DATING[İng.] / DATATION PAR LE RADIUM[Fr.] / RADIUM-ALTERSBESTIMMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM YAŞ TAYİNİ
- RAFTİNG[İng. < RAFTING] ile/değil/yerine/=/||/<> RAFTİNG
( sal yarışı )
- RAISING[İng.] ile/||/<> SE REDRESSER[Fr.] ile/||/<> SICH AUFRICHTEN[Alm.] ile/||/<> DOĞRULMA
( Genellikle gövdeyi bükülü duruştan doğal duruşa geçirme )
( RAISING )
( SE REDRESSER )
( SICH AUFRICHTEN )
- RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS[Fr.] / RAMSAY-SHIELDS-EÖTVÖS-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-SHİELDS-EÖTVÖS DENKLEMİ
- RAMSAY-YOUNG RULE[İng.] / RÈGLE DE RAMSAY-YOUNG[Fr.] / RAMSAY-YOUNG-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-YOUNG KURALI
- RACEMIC COMPOUND[İng.] / COMPOSÉS RACEMIQUES[Fr.] / RAEEMVERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK BİLEŞİK
- RACEMIC MIXTURE[İng.] / RACEMISCHE MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK KARIŞIM
- RACEMIZATION, RACEMATION, RACEMISATION[İng.] / RACÉMISATION[Fr.] / RASSENSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMLEME
- RASTGELE EŞLEŞME[İng. RANDOM MATING] ile/||/<> RASTLANTISAL OLMAYAN ÇİFTLEŞME[İng. NON-RANDOM MATING]
( Canlıların eşlerini herhangi bir tercih gözetmeksizin seçmesidir. Hardy-Weinberg kuralının varsayımlarından biridir. @@ Eş seçiminin bir ya da birden fazla karaktere bağlı olduğu; bu özelliklerinde eş seçilimini iyi ya da kötü yönde etkilemesi durumu. Evrimin bir mekanizmasıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- RATING :/yerine DERECELENDİRME
- RATING[İng.] ile/||/<> DERECELENDİRME
( Şirketlerin taşınır değerlerinin ticari riskine ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması )
( RATING )
- RATİNG[İng. < RATING] ile/değil/yerine/=/||/<> RATİNG
( değerlendirme )
- RAYLEIGH FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH AKIŞI
- RAYLEIGH SCATTERING[İng.] / DIFFUSION RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SAÇILMASI
- READING! and READING! and READING!
- READING :/yerine OKUMA
- BLINDSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF GERİLİM
- BLINDLEISTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTİF GÜÇ
- [not] "REAL" vs./and "STRONG"
- REARRANGEMENT[İng.] ile/||/<> RÉARRANGEMENT[Fr.] ile/||/<> UMGRUPPIERUNG, UMORDNUNG[Alm.] ile/||/<> YENİDEN DÜZENLEME
( )
( REARRANGEMENT )
( RÉARRANGEMENT )
( UMGRUPPIERUNG, UMORDNUNG )
- RECORDING :/yerine KAYIT
- RECTILINEAR[İng.] ile/||/<> RECTILIGNE[Fr.] ile/||/<> GERADLINIG[Alm.] ile/||/<> DOĞRULU
( Doğrulardan oluşan ya da doğrularla çevrili olan )
( RECTILINEAR )
( RECTILIGNE )
( GERADLINIG )
- REGARDING :/yerine İLE İLGİLİ
- REINFORCEMENT LEARNING ile/||/<> SUPERVISED LEARNING
( Reinforcement learning ödül-ceza sinyalleriyle öğrenirken İLE supervised learning etiketli veri örnekleriyle öğrenir )
( Formül: Q-learning )
- REMAINING :/yerine KALAN
- REMODELING[İng.] ile/değil/yerine/= YENIDEN BİÇİMLENDİRME
- RENGARENG[Fars. < RENGĀRENG] ile/değil/yerine/=/||/<> RENGÂRENK
( Çeşitli renkleri olan renk renk )
- RENK[Fars. < RENG] ile/değil/yerine/=/||/<> NİTELİK | ÇEŞİTLİLİK
( renk bilimi renk cümbüşü renkgideren renk kartelası renk körü renk küre renkölçer renk ölçme renk skalası renk yuvarı basit renk metalik renk ölü renk pastel renk rengârenk sağır renk şekerrenk açık kahverengi alev rengi altın rengi bakır rengi bal rengi barut rengi buğday rengi çivit rengi demir rengi duman rengi erguvan rengi fes rengi fildişi rengi gurup rengi fındık rengi fıstık rengi filiz rengi gül rengi gümüş rengi hardal rengi kahverengi karamel rengi kemik rengi kestane rengi kimyon rengi kiremit rengi koyu kahverengi krem rengi kurşun rengi kül rengi leylak rengi lila rengi limon rengi menekşe rengi nohut rengi pas rengi portakal rengi safran rengi saman rengi siklamen rengi sincap rengi saz rengi şarap rengi tahin rengi tarçın rengi ten rengi toprak rengi tütün rengi zeytin rengi sıcak renkler soğuk renkler Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum nitelik çeşitlilik )
- FARBIG[Alm.] ile/değil/yerine/= RENKLİ, KROMATİK
- RENORMALİZASYON ile/||/<> REGULARİZASYON ile/||/<> RUNNING COUPLING
( Kuramdaki sonsuzlukları, ölçülen fiziksel büyüklükleri (kütle, yük) yeniden tanımlayarak soğuran ve sonlu, anlamlı öngörüler elde eden yöntemdir. @@ Renormalizasyondan önce gelen, sonsuz integralleri geçici bir kesme ya da matematiksel düzenlemeyle sonlu hâle getiren ara adımdır. @@ Bir kuvvetin etkileşim şiddetinin sabit olmayıp ölçüldüğü enerjiye göre değişmesidir; renormalizasyonun doğal sonucudur. İkincisi sonsuzu ehlileştirir, ilki onu fiziğe soğurur, üçüncüsü ortaya çıkan enerji bağımlılığıdır. )
( Formül: α(Q²) = α₀/(1 - α₀ln(Q²/μ²)/3π) )
- REPLENISHMENT[İng.] ile/||/<> RÉGÉNÉRATION[Fr.] ile/||/<> REGENERIERUNG, REGENERATION, ENTWICKLERREGENERIERUNG[Alm.] ile/||/<> TAZELEME
( Sinema Bir açındırma aygıtında kullanılan açındırmacın yerine yenisini koyma )
( REPLENISHMENT )
( RÉGÉNÉRATION )
( REGENERIERUNG, REGENERATION, ENTWICKLERREGENERIERUNG )
- REPLİK | SON SÖZ ile/||/<> SON SÖZ ile/||/<> EPILOG[İng.] ile/||/<> EPILOGUE[Fr.] ile/||/<> SCHLUSSWORT[Alm.] ile/||/<> EPİLOG
( epilog 1 Oyuncunun sözü karşısındakine bırakırken söylediği son söz ya da sözler 2 Oyunda karşısındakinin sözüne uygun karşılığı verme Karşılık Son söz bağlak Oyunun bitiminden sonra oyuncuların birinin seyircilere yönelttiği ve oyunu bağlayan konuşma Örn Brechtin Sezuanın iyi İnsanı ndaki son söz )
( CUE )
( RÉPLIQUE )
( STICHWORT )
- RESTAGING[İng.] ile/||/<> REPRISE[Fr.] ile/||/<> WIEDERAUFNAHME[Alm.] ile/||/<> TEKRARLAMA
( Bir oyunu düzeltmek ereğiyle yeniden ele alarak çalışma yeniden alma )
( RESTAGING )
( REPRISE )
( WIEDERAUFNAHME )
- RESTING[İng.] ile/||/<> APPUI[Fr.] ile/||/<> STÜTZ[Alm.] ile/||/<> DAYANMA
( Vücut ağırlığının gergin ya da bükülü kollar üzerine dayalı ve askıda bulunduğu durum )
( RESTING )
( APPUI )
( STÜTZ )
- REVERS GRUPLAMA/REVERSE TYPING[İng.] ile/değil/yerine/= TERS ÖBEKLEME
- ŞUÂ-İ TANÎN[Osm.] / RESONANCE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS IŞINIMI/IŞINI
- RESONANCE SCATTERING[İng.] / DISPERSION DE RÉSONANCE[Fr.] / RESONANZSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS SAÇILMASI
- RESONANCE CAPTURE[İng.] / RESONANZEINFANG[Alm.] ile/değil/yerine/= REZONANS YAKALANMASI
- RHODE TEST[İng.] / RHODE PRÜFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RHODE DENEYİ
- RİBAT | RİBÂT-I ARÎZ | RÂBT | BAĞ ile/||/<> BAĞ ile/||/<> BAĞ[Fars. < BÂG]
( Bir veri tutanağını başka bir veri tutanağına bağlamak üzere kullanılan ve birinci tutanakta yer alıp ikincinin adresini gösteren veri öğesi Atom ya da yükünlerin bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü Durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ elektron ortaklaşmasından doğan Ortaklaşma bağı gibi türleri vardır karşılık ligament Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli telli doku şeriti Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam I 1 Yün ya da ipek kadın kemeri Derekuşculu Görele Giresun II bağca Fıçının çevresini saran maden çember Saraycık Bilecik bağca Saraycık Bilecik Bir özdecik oluşumunda iki öğeciğin kimi dış eksiciklerinin ortaklaşa kullanımı ile ya da eksicik alışverişi ile sağlanan bağlanım biyoloji enli biyoloji 1 Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli telli sık bağ dokusu şeridi 2 Yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı Ligament 1 Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli telli sık bağ dokusu şeridi 2 Yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı ligament )
( LINK | BOND | LIGAMENT | DRIFT SET )
( LIAISON, LIEN | LIAISON | LIGAMENT | LIEN | LIGAMENT LARGE | CADRE )
( BINDUNG | BAND | TÜRSTOCK | BAND, LIGAMENT )
( LIGAMENTUM | LIGAMENTUM: BAĞ )
- RICHARDSON-DUSHMAN EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE RICHARDSON-DUSHMAN[Fr.] / RICHARDSON-DUSHMAN-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RİCHARDSON-DUSHMAN DENKLEMİ
- RİEMANN MAPPİNG ile/||/<> SCHWARZ LEMMA
( Riemann konformal eşdeğerlik, Schwarz maksimum modül. )
( Formül: Conformal equivalence İLE maximum principle )
- RİG[Fars. < RĪG] ile/değil/yerine/=/||/<> RIH
( Yazıdaki mürekkebi kurutmak için dökülen çok ince ve renkli bir kum türü )
- RIGHT :/yerine DOĞRU, SAĞ
- RİNG[İng. < RING] ile/değil/yerine/=/||/<> RİNG
( ring hattı ring seferi Üzerinde boks yapılan çevresi kordonla çevrilmiş yer )
- RİNG ile RİNGA ile RİNG HATTI ile RİNG SEFERİ
- RING :/yerine YÜZÜK, HALKA
- RL/REINFORCEMENT LEARNING[İng.] ile/değil/yerine/= PEKİŞTİRMELİ ÖĞRENME
- ROAMİNG[İng. < ROAMING] ile/değil/yerine/=/||/<> ROAMİNG
( dolaşım ortaklığı )
- ROGER PENROSE ve/||/<> STEPHEN HAWKING
( 08 Ağustos 1931 - ... ve/||/<> 08 Ocak 1942 - 14 Mart 2018 )
- ROMANİST[Fr. < ROMANISTE] ile/değil/yerine/=/||/<> ROMANOLOG
- ROMANOLOG[Fr. < ROMANOLOG] ile/değil/yerine/=/||/<> ROMANOLOG
( Romen dilleri uzmanı Romanist )
- ROPE-PULLING[İng.] ile/||/<> TİRER LA CORDE[Fr.] ile/||/<> TAUZIEHEN[Alm.] ile/||/<> HALAT ÇEKME
( Bir halatın ortadan eşit iki bölümüne tutunan iki takım arasında güç denemek için yapılan yarışma )
( ROPE-PULLING )
( TIRER LA CORDE )
( TAUZIEHEN )
- ROUGHING; ROUGHENING[İng.] ile/||/<> ÉBAUCHAGE[Fr.] ile/||/<> VERARBEITEN[Alm.] ile/||/<> PÜRÜZLEME
( Yüzey işlemi uygulanacak yüzeye gerektiğinde pürüzlülük kazandırmak amacıyla yapılan işlem )
( ROUGHING; ROUGHENING )
( ÉBAUCHAGE )
( VERARBEITEN )
- ROUGHİNG ile/||/<> TURBO ile/||/<> CRYO ile/||/<> ION
( Atmosfer basıncından başlayıp kaba (ön) vakuma inen mekanik pompadır; öteki pompaların çalışabilmesi için ön koşulu sağlar. @@ Çok hızlı dönen kanatlarla gaz moleküllerini iterek yüksek vakum sağlayan pompadır. @@ Yüzeyleri çok soğutup gaz moleküllerini üzerine dondurarak (yakalayarak) çok yüksek vakum kuran pompadır. @@ Gaz moleküllerini iyonlaştırıp elektrik alanıyla tutan, en yüksek (ultra) vakumu sağlayan pompadır. Dördü artan vakum derinliğine göre sıralanır ve genellikle birlikte kullanılır. )
- RPM/REMOTE PATIENT MONİTORING[İng.] ile/değil/yerine/= UZAKTAN SAYRI İZLEME
- RUBAİ[Ar.]/DÖRDÜL ile/<> TUYUĞ
( Divan Edebiyatı'nda, dört dizeden oluşan koşuk. İLE/<> Halk edebiyatındaki mani türüne benzeyen bir nazım birimi. [sadece Türk edebiyatında görülür] )
- RUBIDIUM-STRONTIUM DATING[İng.] / DATATION PAR LE RUBIDIUM-STRONTIUM[Fr.] / RUBIDIUM-STRONTIUM-DATIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUBİDYUM-STRONSİYUM YAŞ TAYİNİ
- RUMBLING[İng.] ile/||/<> GÜMBÜRDEME
( Elektrikli kaplamadan önce metal yüzeyleri temizleme işinde uygulanan özel bir yöntem )
( RUMBLING )
- RUNNING :/yerine KOŞU, ÇALIŞMAK
- RUSTY[İng.] ile/||/<> ROUILLÉ; ENROUILLÉ[Fr.] ile/||/<> ROSTIG[Alm.] ile/||/<> PASLI
( Paslanmış olan )
( RUSTY | RUSTLESS )
( ROUILLÉ; ENROUILLÉ )
( ROSTIG | RUSTFREI )
( ARRUGGINITO )
( ΣΚΟΥΡΙΑΣΜΈΝΟΣ / σκουριασμένος )
- RUTHERFORD BACKSCATTERING[İng.] / RÉTRODIFFUSION DE RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD-RÜCKSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD GERİ SAÇILMASI
- RÜZGÂR[Fars. :Çağ.] ile/değil/yerine/= YEL
- RYDBERG ATOM[İng.] / ATOME DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG ATOMU
- RYDBERG TASHÎHİ[Osm.] / RYDBERG CORRECTION[İng.] / CORRECTION DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG DÜZELTMESİ
- RYDBERG MASER[İng.] / MASER DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG MAZERİ
- RYDBERG CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG SABİTİ
- RYDBERG SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG TAYFI/SPEKTRUMU
- RYDBERG[İng.] / RYDBERG[Fr.] / RYDBERG[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG
- S ile/||/<> P ile/||/<> D ile/||/<> F ile/||/<> G ile/||/<> H ile/||/<> I
( Atomik orbitallerin açısal momentum kuantum sayısına göre sınıflandırılması. )
( Formül: 2(2l+1) elektron kapasitesi )
- SABAN/PULLUK[Rusça PLOUG] ile SAPAN
( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. @@ ... )
( NEVCER ile ... )
( GIBÂZ ile ... )
( PLOUGH ile ... )
( ARATRUM ile ... )
( ARATRO con ... )
( AROTRON ile ... )
( PELEUGH ile ... )
- SABG[Ar.] ile SÂBİG/A[Ar.] ile SÂBIK[Ar. < SEBK]
( Boyama/boyanma. | Bazı bitki köklerine ispirto, eter gibi şeyler karıştırılarak yapılan ilâç. İLE Tam, uzun, ayrıntılı/tafsilâtlı. İLE Geçici, geçen, geçmiş. | Şimdikinden bir önce memurlukta bulunmuş olan. | İleride bulunan, zamanca/rütbece önde bulunan. )
- SABİTLEŞTİRME ile/||/<> DONDURMA ile/||/<> DONDURMAK ile/||/<> CONCESSION, BINDING[İng.] ile/||/<> CONCESSION[Fr.] ile/||/<> ÖDÜN
( Gümrük vergisinin uluslararası antlaşma ve görüşmeler sırasındaki düzeyde tutulması a ödün Beton Çukurören Güdül Ankara Sıcaklığı düşürerek bir sıvının katı duruma değişimini sağlamak Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık )
( BINDING, CONSOLIDATION | FREEZE | FREEZING )
( CONSOLIDATION )
- SAPONIFICATION[İng.] / SAPONIFICATION[Fr.] / VERSEIFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SABUNLAŞMA
- SACHER-MASOCH ile/ve/||/<>/> RICHARD FREIER von KRAFT-EBING ile/ve/||/<>/> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> JACQUES LACAN ile/ve/||/<>/> GILLES DELUZE
( [Mazoşizm Üzerine Kitaplar/ı...]
1870'te. İLE/VE/||/<>/> 1886[Eşeyselliğin Psikopatolojisi] İLE/VE/||/<>/> 1905[Eşeysellik Kuramı Üzerine Üç Deneme], 1920[Haz İlkesinin Ötesinde], 1924[Mazoşizmin Ekonomik Sorunu] İLE/VE/||/<>/> 1957[konuşması], 1973[Aşk ve Şehvet Üzerine] İLE/VE/||/<>/> 1964[XI. Seminer] İLE/VE/||/<>/> 1967[Sacher-Masoch'un Sunumu] )
- TENÂSÜR[Osm.] / SCATTERING[İng.] / STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMA
- SCATTERED RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUSÉ[Fr.] / STREUSTRAHLUNG, GESTREUENDE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAÇILMIŞ IŞINIM/IŞIN
- SADASHIVA ile/||/<> SAT-SANG ile/||/<> SADANUBHAVA
( Sürekli güzellik, sürekli refah. @@ Doğru ve bilge kimselerle beraberlik. @@ Ebedi Gerçeğin deneyimi. )
- SAĞ ile ...
( ULVİYYET | YEMÎN )
- SAĞ ile/ve/||/<>/> SELÂMET
( Sen. İLE/VE/||/<>/> Ben. )
- SAĞ ile/ve SOL
( Kalbin olduğu taraf soldur. )
( REST ile/ve ÇEP )
( Arkadan biri ittiğinde ilk atılan adım/ayak, hangi tarafta daha yoğun/öncelikli olduğunuzun göstergesi olabilir. [özellikle snowboard'ta]
RIGHT vs./and LEFT )
- SAĞ ile ZAĞ/KILAĞI
( ... İLE Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın, keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları. )
- SAGGING[İng.] ile/||/<> FLÉCHISSANT[Fr.] ile/||/<> SENKEN[Alm.] ile/||/<> SARKMA
( Saç levha şerit çubuk gibi metal parçalarının ısıl işlem sırasında yetersiz desteklenmeden ötürü düzgünlüklerini yitirip sarkmaları olayı )
( SAGGING )
( FLÉCHISSANT )
( SENKEN )
- ŞAHIM ile/||/<> YAĞ
( 1 Uzun zincirli organik asitlerin gliserinle oluşturdukları sıvı ya da katı ester 2 Sürtünmeyi azaltma görevi yapan çeşitli özdeklere verilen ad biyoloji kimya 300 C sıcaklığın altındaki ısıl işlemlerde sıvı ortam olarak kullanılan sıvı hidrokarbonlardan oluşan özdek Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik Yağ asitlerinin karışık yapılı alkollerle meydana getirdiği esterler Az yağ yāğ Blk cau yağ iç cau içyağı Tar yağ Alt Tel yū sarı yū tereyağı çağ çağ Tuvalar yağa üs adını da verirler sıa yağ Türkçe ynin Yakutçada sye çevrilmesi eski bir kuraldır śu śăv yağ Uygurcadan başlayarak kullanıldığını biliyoruz Kâşgarlı Mahmudun tanıklığına göre Orta Türkçede yağ ve içyağı Oğuzca olarak geçer Orta Türkçede sağyağ ve kara yağ neft yağı adları da kullanılır Orta Türkçede bala arı yağı adı verilir Ancak Suvar Kıpçak ve Oğuzlar arı yağı yerine bal adını kullanırlar Eski Kıpçakçada da yağ olarak geçer Doerfer RO 39 2 28 tulumda yağ dövmek anlamına gelen ya kökünden geldiğini yazmıştır Ancak bu kök Türkçede yay yayıkta dövmek olarak kullanılır Türkçe yayık adı da bu kökten çıkmıştır yayık Buna göre yağın kökü olarak kabul edilen fiilin ya değil yay olduğu açık olarak anlaşılıyor O bakımdan yağın ya köküne bağlanması olanaksızdır Çağdaş diyalektlerin bir bölümünde yağ yanında may adı da kullanılır Alt Tel may yağ may yağ içyağı sarı may tereyağı toŋ may don yağı may yağ sarı may tereyağı tuŋ may don yağı may tereyağı may yağ may yağ May adının eski kaynaklarda geçmediği göze çarpıyor Buna karşılık Ugor dillerinde buna benzer bir söz kullanılır vaj tereyağı voi tereyağı Vog içyağı Çer üy yağ don yağı Mord oy voy içyağı tereyağı sıvı yağ Bu sözlerle Türk diyalektlerinde kullanılan may bay biçimi arasındaki bağlantıya gelince Eski bir inanca göre bu adlar Türk ve Ugor dillerinde saklanmış ortak kalıntılardır Buna karşılık may adının yalnız birtakım Ugor dilleriyle bağlantı kuran Türk diyalektlerinde geçtiğini göz önüne alan bir sava göre may Ugor kökenli bir alıntıdır Eski kaynaklarda yalnız yağ adının geçmesi bu sava ağırlık verebilir Kâşgarlı Mahmud yağ adı yanında üz adını saklamışsa da may adını vermemiştir Türkçe üz adı Eski Kıpçakçada da geçer Bu ad bugün yalnız Anadolu ağızlarında üz olarak ve Tuva diyalektinde üs olarak kalmıştır üz Anadolu ağızlarında bu adın bir türevi de üzlük üzlük yağ kabı olarak saklanmıştır üzlük Buna göre Eski Türkçede yağ ve üz adları yanında may bay adının da kullanıldığını düşünmek kolay değildir O bakımdan mayın bir alıntı olduğu yolundaki sav düşündürücüdür Türk diyalektlerinde kullanılan mayın Korece karşılığı da tartışılmaya muhtaçtır Yağ anlamına gelen tül sözünün yalnız Kazan Tatarcasında geçtiği anlaşılıyor yağın etimolojisine ilişkin öneriler karışıktır )
( OIL | FAT )
( HUILE | GRAISSE | GRAS, HUILE )
( ÖL )
( YAĞ[Az.]~YĀĞ[Tkm.]~YŪ[Alt.]~YŪ[Tel.]~ÇAĞ[Sag.]~ÇAĞ[Tuv.]~SIA[Yak.]~ŚU[Çuv.]~ŚĂV[Çuv.]~MAY[Kzk.]~MAY[Tatk.]~MAY[Bşk.]~MAY[Nog.]~MAY[Kklp.] )
- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK
- SACCHARIFICATION[Fr.] / VERZUCKERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİFİKASYON
- SACHARIMETRY[İng.] / SACCHARIMÉTRIE[Fr.] / ZUCKERMESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAKKARİMETRİ
- İHTİZAZ[Osm.] / OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION[Fr.] / OSZILLATION, SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SALINIM, TİTREŞİM
- ŞÂM, MESÂ ile/||/<> EVENING[İng.] ile/||/<> SOIR[Fr.] ile/||/<> ABEND[Alm.] ile/||/<> AKŞAM
( Gün batması ile tam karanlık olması arasındaki zaman Az axşam agşam akşam Blk aşxam akşam alaca karanlık akşamın erken saatleri akşam akşamın alaca karanlığı Orta Türkçede axşam olarak geçer Harezm alanında akşam biçimine rastlanır Eski Kıpçakçada axşam ve akşam biçimleri kullanılır Anadoluda da başlangıçta axşam ve ağşam yazımıyla geçer Bu yazım yeni dönemlere değin saklanmıştır İran dillerinden alındığı açıktır Yalnız verici dili açık olarak bilmiyoruz Soğdcadan γşm gece şām geçtiği döne döne ileri sürüldüğü gibi başka bir İran kökeninden Av xşāniya gece γşp γşph şab alındığı da seslendirilmiştir Ancak anlam bakımından bu sonuncu inançtan kolaylıkla söz edilemez Son olarak Soğdcaya yakın bir dil olan Horezmî yoluyla geldiği de dile getirilmiştir Bütün bu savlar özel olarak tartışılmaya ve gözden geçirilmeye açıktır Türkçe akşamın Türkçe ak İranca şam biçimlerinin birleşmesinden oluştuğu yolundaki eski sav büsbütün yanlıştır Doerfer TMEN N2 1947 de İran kökeninin göz ardı edilemeyeceğini dile getirmiştir xšap xšapan gece Baştaki a Türkçe için büsbütün normaldir Modern diyalektlerin bir bölümünde akşam yerine iŋir adı kullanılır Blk iŋir akşam Alt iŋir akşam kızıllığı alaca karanlık akşam iŋir akşam iŋir akşamın alaca karanlığı iŋir alaca karanlık Bu karşılığın Orta Türkçeden beri geçtiğini biliyoruz Kâşgarlı Mahmudun verdiği bilgiye göre Oğuzlar iŋir yerine imir biçimini kullanırlar Oğuzca iŋir biçimi Türkmence iŋrik alaca karanlık türevinde kalmıştır Doerfer RO 39 25 Türk diyalektlerinde akşama keç adı da verilir keş akşam keş kiç 1 akşam 2 geç kis akşam keç kaś akşam gece Tarançılar akşama şam şām adını verirler Bunun gibi Tarançıların geceye verdikleri şep de Farsçadan alınmıştır şab Sartça şab gece biçimi de Farsçadır Bu verilere göre İran kökeninden geldiği anlaşılan akşam bir alıntı olarak Türk diyalektlerinde dar bir alanda kalmıştır Az axşam agşam akşam Blk aşxam akşam alaca karanlık akşamın erken saatleri akşam akşamın alaca karanlığı Orta Türkçede axşam olarak geçer Harezm alanında akşam biçimine rastlanır Eski Kıpçakçada axşam ve akşam biçimleri kullanılır Anadoluda da başlangıçta axşam ve ağşam yazımıyla geçer Bu yazım yeni dönemlere değin saklanmıştır İran dillerinden alındığı açıktır Yalnız verici dili açık olarak bilmiyoruz Soğdcadan γşm gece şām geçtiği döne döne ileri sürüldüğü gibi başka bir İran kökeninden Av xşāniya gece γşp γşph şab alındığı da seslendirilmiştir Ancak anlam bakımından bu sonuncu inançtan kolaylıkla söz edilemez Son olarak Soğdcaya yakın bir dil olan Horezmî yoluyla geldiği de dile getirilmiştir Bütün bu savlar özel olarak tartışılmaya ve gözden geçirilmeye açıktır Türkçe akşamın Türkçe ak İranca şam biçimlerinin birleşmesinden oluştuğu yolundaki eski sav büsbütün yanlıştır Doerfer TMEN N2 1947 de İran kökeninin göz ardı edilemeyeceğini dile getirmiştir xšap xšapan gece Baştaki a Türkçe için büsbütün normaldir Modern diyalektlerin bir bölümünde akşam yerine iŋir adı kullanılır Blk iŋir akşam Alt iŋir akşam kızıllığı alaca karanlık akşam iŋir akşam iŋir akşamın alaca karanlığı iŋir alaca karanlık Bu karşılığın Orta Türkçeden beri geçtiğini biliyoruz Kâşgarlı Mahmudun verdiği bilgiye göre Oğuzlar iŋir yerine imir biçimini kullanırlar Oğuzca iŋir biçimi Türkmence iŋrik alaca karanlık türevinde kalmıştır Doerfer RO 39 25 Türk diyalektlerinde akşama keç adı da verilir keş akşam keş kiç 1 akşam 2 geç kis akşam keç kaś akşam gece Tarançılar akşama şam şām adını verirler Bunun gibi Tarançıların geceye verdikleri şep de Farsçadan alınmıştır şab Sartça şab gece biçimi de Farsçadır Bu verilere göre İran kökeninden geldiği anlaşılan akşam bir alıntı olarak Türk diyalektlerinde dar bir alanda kalmıştır )
( EVENING )
( SOIR )
( ABEND )
( ŞĀM~ŞAB )
( AXŞAM[Az.]~AGŞAM[Tkm.]~AKŞAM[Tatk.]~AKŞAM[Krg.]~AKŞAM[Kzk.]~IŊIR[Alt.]~IŊIR[Krg.]~IŊIR[Kzk.]~IŊIR[Kklp.]~KEŞ[Kklp.]~KIÇ[Tatk.]~KIS[Bşk.]~KEÇ[Krg.]~KAŚ[Çuv.] )
- SAMG[Ar. < ṢAMĠ] ile/değil/yerine/=/||/<> ZAMK
( zamk ağacı zamk akasyası zamk hastalığı zamkıarabi Arap zamkı ardıç zamkı arı zamkı kiraz zamkı Akasya kitre sütleğen vb ağaçların kabuklarından sızarak donan eriyiği yapıştırıcı olarak kullanılan renksiz veya sarı kırmızımtırak renkte biçimsiz madde Bu maddenin yapıştırıcı olarak kullanılan eriyiği )
- SAMPLING[İng.] ile/değil/yerine/= ÖRNEKLEME
- SANATÇI ve/||/<> DÖNEM/ÇAĞ
( Sanatçı, kendi çağının çocuğudur. )
- SANDAL ile/<> PİROG
( ... İLE/<> Mali'de, Nijer ırmağında kullanılan bir sandal. )
- SANI = OPINION[İng., Fr.] = MEINUNG[Alm.] = OPINIO[Lat.]
- CENTRIFUGATION[İng.] / CENTRIFUGATION[Fr.] / SCHLEUDERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SANTRİFÜJLEME
- DEFLECTING VOLTAGE[İng.] / TENSION DE DÉVIATION[Fr.] / ABLENKSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SAPTIRMA GERİLİMİ
- SARAWAK ve/<> KUCHING
( ... VE/<> Malezya'nın bir eyaleti olan ve Borneo Adası'nda bulunan, Sarawak'ın başkenti. )
- SARİ ile SARİG ile SARİH/LİK ile SARİH MEFUL
- SARIAĞI ile/||/<> SARIAĞIZ ile/||/<> SARIASMA ile/||/<> SARIBALIK ile/||/<> SARI BENEK ile/||/<> SARI BEZ ile/||/<> SARIÇALI ile/||/<> SARIÇAM ile/||/<> SARIÇAM ile/||/<> SARI ÇIYAN ile/||/<> SARIÇİÇEK ile/||/<> SARIÇİĞDEM ile/||/<> SARIDİKEN ile/||/<> SARIERİK ile/||/<> SARIFİĞ ile/||/<> SARIGÖZ ile/||/<> SARIHALİLE ile/||/<> SARIHANİ ile/||/<> SARIHUMMA ile/||/<> SARI IRK ile/||/<> SARIKANAT ile/||/<> SARI KART ile/||/<> SARIKIZ ile/||/<> SARI KUŞAK ile/||/<> SARIKUYRUK ile/||/<> SARI LİRA ile/||/<> SARI NOKTA ile/||/<> SARIPAPATYA ile/||/<> SARISABIR ile/||/<> SARISALKIM ile/||/<> SARI SENDİKA ile/||/<> SARI SICAK ile/||/<> SARI SÜRÜ SİNEĞİ ile/||/<> SARI UYGUR ile/||/<> SARI YAĞ ile/||/<> SARIYAĞIZ ile/||/<> SARI YAĞIZ ile/||/<> SARIYONCA ile/||/<> SARIZAMBAK ile/||/<> AÇIK SARI ile/||/<> KARA SARI ile/||/<> KİRLİ SARI ile/||/<> KOYU SARI ile/||/<> ALTIN SARISI ile/||/<> ATASARISI ile/||/<> BAL SARISI ile/||/<> CİVCİV SARISI ile/||/<> HİNT SARISI ile/||/<> LİMON SARISI ile/||/<> SAFRAN SARISI ile/||/<> PLATİN SARISI ile/||/<> SAMAN SARISI ile/||/<> YUMURTA SARISI
( Yeşil ile turuncu arasında bir renk limon kabuğu rengi Bu renkte olan Soluk solgun )
- SARIGUE[Fr.] ile/||/<> DIDELPHYS VIRGINIANA[Lat.] ile/||/<> SARİG
( zooloji )
( SARIGUE )
( DIDELPHYS VIRGINIANA )
- SARİGUE[Fr. < SARIGUE] ile/değil/yerine/=/||/<> SARİG
( Amerika da yaşayan genellikle yavrularını sırtında taşıyan bazen de otçul olan bir tür sıçan Didelphys dorsigera )
- ŞARKI = SONG[İng.] = CHANSON[Fr.] = LIED[Alm.] = CANZONE[İt.] = CANCIÓN[İsp.]
- ŞARTLANMA ile/||/<> CONDITIONING[İng.] ile/||/<> KOŞULLANMA | KOŞULSUZ UYARAN
( Canlıya koşullu uyaranla birlikte uygulanan ilişkisiz bir uyaranın yeterince yinelendiğinde koşulsuz uyaranınkine benzeyen etkiler yapabilmesi koşulsuz uyaran )
( CONDITIONING )
- ŞAŞKINLIK = CONSTERNATION[İng., Fr.] = BESTÜRZUNG[Alm.] = CONSTERNATIO[Lat.]
- SATISFACTORY vs. SATISFYING
- SAT-SANG:
Doğru ve bilge kişilerle beraberlik. -ve
- SATURATED FATTY[İng.] ile/||/<> DOYMUŞ YAĞ
( Doymuş yağ asidi )
( SATURATED FATTY )
(1996'dan beri)