Bugün[01 Ocak 2026]
itibarı ile 13.117 başlık/FaRk ile birlikte,
13.117 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(8/54)


- BİSİKLET ve/<> YÜRÜME


- BİSİKLETTE:
AYNA ile/ve RUBLE

( Göbekte/pedalların yanında bulunan büyük vites çark(lar)ı. İLE/VE/<> Arka tekerleğin üzerinde bulunan küçük vites çark(lar)ı. )


- BİŞNEV[Fars.] değil/yerine/= DİNLE!


- BİT ile KABUKLU BİT/KIRMIZ BÖCEĞİ/KOŞNİL[Fr. < COCHENILLE]

( ... cum COCCUS COETI )


- BİT yerine KEHLE


- BİT ile KENE/SAKIRGA/SAKARGA ile MAYT ile GÜVE

( Bilinen, 866 tür kene vardır. )

( ... ile SIFÂR ile ... ile ... )

( ... ile KENE ile ... ile BÎV, PÎVE, SÛS )

( LOUSE vs. TICK/ACARID vs. MITE vs. MOTH )

( PEDICULUS cum TRICHODECTES CAMELI[Deve kenesi]/HAEMATOPINUS PILIFERUS[Köpek kenesi]/TRICHODECTES OVIS[Koyun kenesi] cum ... cum TINEA PELLIONELLA )


- BİT ile/ve/değil YAVŞAK/SİRKE

( ... İLE/VE/DEĞİL Bit yumurtası. )


- BÎTE[Ar.] ile BÎTET[Ar.]

( Geceleme, geceleyiş. )


- BITE :/yerine ISIRMAK


- BİTEK ile BİTELGE

( Bol ve iyi bitki yetiştiren, verimli toprak. İLE Toprağın bitki yetiştirme gücü. )


- BİTİRME ile BİTİRME FİİLİ


- BİTİŞİK "DE/DA" ile AYRIK "DE/DA"

( Yer, yön, nesne ya da kişi belirtiyorsa. İLE Yer, yön, nesne ya da kişi belirtmiyorsa. | Bir koşul ve/ya da durum belirtiyorsa. )

( ÖRNEKLER: Arabada, evde, odada, sinemada, yerde, havada, İstanbul'da, orada/burada, köyde, kentte, bittiğinde, yediğinde, sonuçta. İLE Oda da, sen de, o da, bu da, öyle de, şöyle de, bilse de, bitse de, olsa da, düşünse de, yapsa da, sonuç da.



)

( Ayrık ve bitişik 'de/da'ları, 'ki'leri, "mi'leri, gerektiği gibi yaz(a)mayan/yayınlamayanların, okuyuculara ve dilimize saygısı olmayanların "tutumu", beyaz donla denize girenlerin neden olduğu görüntü kirliliği gibidir. Evet! İstediği biçimde yazmak, beyaz donla girmeyi yanlış gör(e)meyen herkesin hakkıdır. Fakat daha az görüntü kirliliği yaratmak varken, ıslakken üzerlerine yapışan kumaşın ve tutmayan lastiklerinin anlamsızlığını, yetersizliğini ve yanlışlığını görememek de bir kader değil orantısızlığını/ölçüsüzlüğünü bilebilecek kadardır.

)

( )

( )

( )

( )

( )

( )

( )

( )

( Avrupa Yakası'ndaki bölümü izlemek için burayı tıklayınız... )


- BİTİŞİK/LİK ile BİTİŞİK KELİME ile BİTİŞİK TAÇ YAPRAKLILAR ile BİTİŞİK ÇANAK YAPRAKLILAR


- BİTKİ = NEBÂT = PLANTE


- BİTKİ = PLANT[İng.] = PLANTE[Fr.] = GEWÄCHS[Alm.] = PIANTA[İt.] = MATA[İsp.]


- BİTKİBİLİM = BOTANİK = BOTANIQUE


- BİTKİBİLİM = BOTANY[İng.] = BOTANIQUE[Fr.] = BOTANIK[Alm.] = BOTANICA[İt.] = BOTÁNICA[İsp.]


- BİTKİLER:
AVRUPA'NIN TAMAMINDA ile/ve/||/<> TÜRKİYE'DE

( 12.000 tür. ile/ve/||/<> 9.000 tür. )


- BİTKİLER = NEBÂTÂT = BOTANİK = BOTANIQUE


- Bitkileri/Ağaçları DİNLE!!!


- BİTKİLEŞMEK ile BİTKİNLEŞMEK ile BİTKİ ile BİTKİN/LİK ile BİTKİCİ/LİK ile BİTKİNCE ile BİTKİSEL/LİK ile BİTKİ SÜTÜ ile BİTKİ NAKLİ ile BİTKİ BİLİMİ ile BİTKİ ÖRTÜSÜ ile BİTKİSEL YAĞ ile BİTKİ BİLİMCİ ile BİTKİ BİTLERİ ile BİTKİSEL HAYAT ile BİTKİ TOPLULUĞU ile BİTKİSEL KAZEİN ile BİTKİ COĞRAFYASI ile BİTKİ PATOLOJİSİ


- BİTTİ yerine BEREKETLENDİ(HAKK VERE)

( Nimetler ve güzellikler için bitti kullanılmaz! )


- YER SAKIZI/BİTÜM[Fr. < BITUME] değil ASFALT[Fr. < ASPHALTE][ASVALT değil!]

( Keskin bir koku, alev ve koyu duman çıkararak yanan, karbon ve hidrojen bakımından çok zengin doğal yakıt nesnelerinin genel adı, yer sakızı. | Yol kaplamasında, kâğıt ve çatıların su geçirmez duruma getirilmesinde, kömür tozundan briket yapımında vb. kullanılan, doğal ısıda katı, yoğunluğu bire yakın, koyu kestane renginde nesne. İLE Siyah renkte biçimsiz bir cins bitüm. | Ana nesnesi katran olan ve yolların kaplanmasında kullanılan karışım. | Bu karışımla kaplanmış. )


- BİYE ile BİYEL ile BİYELİ ile BİYESİZ


- BİYO KÜTLE ile BİYO KÜTLE ENERJİSİ

( Canlı organizmalardan elde edilen organik nesneler. İLE Biyokütleden elde edilen enerji. )


- BİYO-PSİKO-SOSYAL:
GÖVDE ile/ve/||/<> BAŞ ile/ve/||/<> KOL(/BACAK)


- Bİ(Y)OAVAİLİBİLİTE ile Bİ(Y)OPSİ

( Biyo yararlanım. İLE Doku örneği, doku örneklemesi. )


- BİYOKÜTLE ile/||/<> BİYOÇEŞİTLİLİK

( Biyokütle canlı kütlesi İLE biyoçeşitlilik tür zenginliğidir )

( Formül: Kütle İLE çeşit )


- BİYO-NESNE ile/ve/<> NANO-NESNE


- BİZ/DE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREY/DE


- BİZ ile BİZ BİZE


- BİZİM:
GOETHE ve/||/<> YUNUS


- BİZİ/SENİ İSTEMEYENE:
SABIR GÖSTERME! ile/ve/||/<> FEDÂKÂRLIK GÖSTERME! ile/ve/||/<> SEVGİ/ANLAYIŞ GÖSTERME!

( Adı, "yüzsüzlük" olur. İLE/VE/||/<> Adı, "eziklik" olur. İLE/VE/||/<> Adı, "kişiliksizlik" olur. )


- BİZLE[Ar.] ile BİZLE/BEZLE[Ar.]

( Gündelik giysi. İLE Şaka, lâtife. )


- BİZLER(/L/E)/SİZLER(/L/E) değil BİZ(E)/SİZ(E)

( Çoğulun, çoğulu olamıyor. )


- BİZSİ YAPRAK = VARAK-I MIHSAFÎ = FEUILLE SUBULÉE


- BLADE :/yerine BIÇAK AĞZI


- BLAME :/yerine SUÇLAMAK


- BLANKET :/yerine BATTANİYE


- -BLAST ile -BORN/E ile -EKTAZİ ile -EKTOMİ ile -GRAF ile -GRAFİ ile -GRAM ile -MALASİ, -MALAZİ ile -MEGALİ ile -OSTOMİ ile -ÜRİ

( -göze[si] öncüsü. İLE ... kaynaklı. İLE ... genişlemesi. İLE ... alım/ı / çıkarım/ı. İLE -yazar, -çizer. İLE -yazım/ı, -çizim/i, -çekim/i. İLE -yazı/sı, -çizim/i, sayım/ı, -ölçüm/ü. İLE ... yumuşaması. İLE ... büyümesi, ... büyüklüğü. İLE ... ağızlaştırımı. İLE ... işeme. )


- BLOK ile/||/<> BLOKE ile/||/<> BLOKER ile/||/<> BLOKAJ

( Engel. | Durma | Kalıp. İLE/VE/|| Engellenmiş. İLE/VE/|| Engelleyici. İLE/VE/|| Engel/leme. )


- BLOKAJ/BLOCKADE değil/yerine/= ENGELLEME, DURDURMA


- BLOKLAŞMAK ile BLOK ile BLOKE ile BLOKLU ile BLOKSUZ/LUK ile BLOK FLÜT ile BLOKE ÇEK ile BLOKE PARA ile BLOK İNŞAAT ile BLOKSUZ ÜLKELER


- BLUE :/yerine MAVİ


- BLUZ[Fr. BLOUSE] ile ŞÖMİZYE[Fr. CHEMISIER]

( Gövdenin üst bölümüne giyilen, genellikle ince kumaştan yapılan ya da iplikten örülen kadın giysisi. İLE Yakası erkek gömleğini andıran, uzun kollu, manşetli kadın bluzu. )


- BOAT :/yerine TEKNE


- BÖBREK AKTARIMINDA:
DEĞİŞTİRME değil EKLEME

( Böbrek aktarımı sırasında sorunlu böbrek, yenisi ile değiştirilmez. Gövdeye üçüncü bir böbrek takılır. )

( )


- BÖBREKSİ YAPRAK = VARAK-I KİLYEVÎ = FEUILLE OBLONGUE


- BÖBÜRLENME! ve KİBİRLENME! ve KÖPÜRME! değil/yerine/>< ABART! ve ÇOĞALT! ve PARLAT!

( )


- BÖBÜRLENME değil/yerine/>< KENDİNİN/KİŞİNİN/İNSAN(IN) DEĞERİ(Nİ) BİLMEK, ONUR/GURUR DUYMAK


- BÖCELENMEK ile BÖCEKLENMEK ile BÖCEKLENEBİLMEK ile BÖCE ile BÖCEK/LİK ile BÖCEKLİ ile BÖCEKÇİ/LİK ile BÖCEKLER ile BÖCEKSİZ ile BÖCEK BİLİMİ ile BÖCEK BİLİMCİ ile BÖCEK BİLİMSEL


- BODRUM ile/ve/<> ÇEŞME


- BOĞA ile KÜLÇE ile SAÇMALIK

( BULL vs. BULLION vs. BULLSHIT )

( حرف مفت ile گاو نر ile گاو ile ثور ile نره گاو ile شمش ile زرشک )

( HARF MOFT ile GAV NAR ile GAV ile SOOR ile NAREH GAV ile SHMASH ile ZARSHK )


- BÖG/BÖY/Bİ ile BÖGDE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Zehirli bir örümcek. İLE Hançer. )


- BOĞMAÇ/TURNİKE[İng. < TOURNIQUET] ile TURNİKE[Fr. < TOURNIQUET]

( Kan akıntısını durdurmak için kanama noktasının gerisine yapılan sıkı sargı. İLE Kişilerin teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uclarından biri çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç. )


- BOĞULMALARDA:
DİL KÖKÜNÜN GERİYE KAYMASI[BAYILMA VE BİLİNÇ KAYBI SONUCU] ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA SIVI DOLMASI ile/ve/||/<> SOLUK BORUSUNA YABANCI NESNE KAÇMASI ile/ve/||/<> ASILMA ile/ve/||/<> AKCİĞERLERİN ZEDELENMESİ ile/ve/||/<> GAZLA ZEHİRLENME ile/ve/||/<> SUDA

( Gövdedeki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma oluşmasıdır.
[Belirtileri]
- Soluk almada güçlük.
- Gürültülü, hızlı ve derin solunum.
- Ağızda balgam toplanması ve köpüklenme.
- Yüzde, dudaklarda ve tırnaklarda morarma.
- Genel sıkıntı hali, yanıtlarda isabetsizlik ve kararsızlık.
- Bayılma. )

( [İlk yardım.]
- Boğulma nedeni ortadan kaldırılır.
- Bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın yaşamsal bulguları değerlendirilir.
- Temel yaşam desteği sağlanır.
- Derhal tıbbî yardım istenir[112]
- Yaşam bulguları izlenir. )

( [Suda Boğulmalar]
- Suda boğulmalarda, soluk borusu girişi kasıldığından dolayı, çok az miktarda su, akciğerlere girer.
- Özellikle soğuk havalarda, 20-30 dakika geçse bile yapay solunum ve kalp masajına başlanmalıdır.
- Suya atlama sırasında, genel gövde yaralanması/omurga kırıkları olabileceği öngörülerek, başın, çok fazla geriye itilmemesi gerekmektedir.
- İlk yardımcı yalnız ise 112 aranırken temel yaşam desteğindeki sıralamaya uygun olarak aramalıdır. )


- BOĞUM ile ENDAZE[Fars.] ile İPLİK ile ÖRÜMCEKTELİ ile PARMAK

( Çubuk biçiminde bir şeyin üzerinde, çepeçevre sıkılmış ya da şişmiş gibi bir durumda bulunan yer. | İki boğum arasındaki bölüm. | Arşının 1/60'ı olan eski parmağın 2.5 katına eşit uzunluk ölçüsü. | Yağmur borusunun, bileziğe oturduğu noktadaki şişkin bölümü. İLE Ölçü. | Eskiden, değerli kumaşları ölçmekte yararlanılan, 0,6575 m. uzunluğunda bir Türk uzunluk ölçü birimi. İLE Arşının 1/60'ı olan parmağın, 1/10'una eşit bir uzunluk ölçüsü. İLE İpliğin, 1/100'ü eşit bir uzunluk ölçüsü. İLE Eskiden, Türk mimarlarının kullandıkları, 75,774 cm.lik arşın. )


- BOĞUMLU GÖVDE = SÂK-I UCZÎ = TIGE NOUEUSE


- BÖK ile BÖKE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aşık oyununda, aşığın sırtının[daha enli olan yüzlerden çukur olan tarafının] yukarı gelmesi. İLE Büyük yılan. | Ejderha. )


- BÖKE -ile

( Kahraman, güçlü kişi. | Ulusal ya da uluslararası bir yarışmada ilk dereceyi alan, birinci olan, şampiyon. )


- BOL ile BOLU ile BOLİÇE ile BOLULU/LUK ile BOL BOL ile BOL PAÇA ile BOL KEPÇE ile BOL BOLAMAT ile BOL BULAMAÇ ile BOL KESEDEN ile BOL KEPÇEDEN


- BÖLEBİLMEK ile BÖLE ile BÖLEN


- BÖLGE ile/ve/||/<>/< BAĞLAM


- BÖLGE ile/ve/<> İÇBÖLGE

( ... İLE/VE/<> Bir limanı, dışalım ve dışsatım etkinlikleri bakımından besleyen, ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı, dar ya da geniş bölge. )


- BÖLGELEMEK ile BÖLGESELLEŞMEK ile BÖLGE ile BÖLGECİ/LİK ile BÖLGESEL/LİK ile BÖLGESEL AŞINDIRMA


- IŞIKSIZ BÖLGE ile/ve/||/<>/> DİP/ABİSAL[Yun. < ÁBUSSOS / ἌΒΥΣΣΟΣ] BÖLGE

( Işığın uzanamadığı derin deniz bölgesi. İLE/VE/||/<>/> Açık denizlerin ya da okyanusların 4.000 - 6.000 metre arasında olan derin bölümleri.[Hiçbir zaman güneş ışığı almamaktadır ve sürekli karanlıktır.] )


- BÖLGELERİNE GÖRE ile/ve KONULARINA GÖRE ile/ve TEKNİK YAPILARINA GÖRE ile/ve İCRADA KULLANILIŞ TÜRÜNE GÖRE


- BOLİVYA <> VELLAGRANDE

( Adını, İspanyollar'a karşı verdiği bağımsızlık mücadelesinin önderi olan Simon Bolivar'dan almıştır. <> Bu kasaba, adını, 1967'de, Bolivya dağlarında öldürülen Che Guevara için, yaklaşık 8.000 kişinin yaşadığı Vellagrande'de, ölümünün 30. yılında düzenlediği törenlerle, tüm dünyaya duyurmuş oldu.[Vellagrande sakinleri, evlerinin duvarlarını Che'nin portresi ve "Che yaşıyor!" sözüyle kaplamışlar.] )


- BÖLME/BÖLÜMLEME ile/ve FARKLILAŞTIRMA

( CLASSIFICATION vs./and TO GET BECOME DIFFERENT )


- BÖLME ile BÖLÜK


- BÖLME ile/ve BÖLÜMLEME

( TO DIVIDE vs./and CLASSIFICATION )


- BÖLME ile/||/<> MOD ALMA

( Bölme bölüm verir, mod kalan verir )

( Formül: a÷b = q İLE a mod b = r İLE a = bq + r )


- BÖLME ile/ve/||/<> PAYLAŞTIRMA


- Bölmeden DİNLE!!!


- BÖLMEK ile BÖL VE YÖNET ile BÖLÜNMÜŞ ile TEMETTÜ ile BÖLÜCÜ ile BÖLME

( DIVIDE vs. DIVIDE AND RULE vs. DIVIDED vs. DIVIDEND vs. DIVIDER vs. DIVIDING )

( منقسم کردن ile سهم کردن ile بخش کردن ile تقسيمبندي کردن ile تسهيم کردن ile تقسيم کردن ile تفرقه بيانداز و حکومت کن ile منشعب ile بي توافق ile منقسم ile تقسيمشده ile مقسوم ile سود سهام ile مقسم ile تسهيم )

( MONAGHASM KARDAN ile SONPAM KARDAN ile BAKHSH KARDAN ile TAQSYMOBANDY KARDAN ile TASEHYM KARDAN ile TAQSYM KARDAN ile TAFARGHEH BEYANDAZ VE HOKOMET KON ile MONASHAB ile BEY TAVAFEGH ile MONAGHASM ile تقسيمشده ile MOGHSUM ile SOOD SACPEHAM ile MOGHASM ile TASEHYM )


- BOLOMETER ile/||/<> PHOTODİODE

( Bolometer termal radyasyon enerji ölçümü yaparken İLE photodiode foton elektron dönüşümüyle ışık algılar )

( Formül: Thermal detection )


- BOLOMETRE -ile

( Siyah bir nesnenin iletkenliğindeki değişimlerden çok az miktardaki radyasyon enerjisini ölçebilen elektrikli bir aygıt. )


- BOLOMETRE değil/yerine/= IŞINIMÖLÇER


- BÖLÜCÜLÜK ile/ve/||/<> !ÖTEKİLEŞTİRME


- BÖLÜM ile BÖLME

( DIVISION vs. PARTITION )


- BÖLÜMLEME ile/ve/<> KÜMELEME


- BÖLÜMLEME ile/ve SINIFLANDIRMA

( Nesneleri, ilişkilendirdiğimiz belirli amaçlara göre düzenleme. İLE/VE Nesnelerin, kendilerine özgü özellikleri üzerine kurulur. )

( CLASSIFICATION vs./and CATEGORIZATION )


- BÖLÜNEBİLİR ile BÖLÜNME ile YARILMAK ile SATIR

( CLEAVABLE vs. CLEAVAGE vs. CLEAVE vs. CLEAVER )

( قابل شکافته شدن ile رخ پذير ile عمل شکافتن ile رخ ile شکافتگي ile شکافتن سلول ile ساطور ile ساتور )

( GHABEL SHKAFTEH SHODAN ile RAKH PAZYR ile AMEL SHKAFTAN ile RAKH ile SHKAFTAGY ile SHKAFTAN SELOL ile SATUR ile SATOR )


- BÖLÜNEBİLME ile/ve BAŞKALIK

( DIVISIBILITY vs./and DIFFERENCE/ALTERATION )


- BÖLÜNEBİLME ile/ve BAŞKALIK

( DIVISIBILITY vs./and DIFFERENCE/ALTERATION )


- BÖLÜNME ile/ve/<>/değil/yerine AYRIŞMA

( Belirleyici olan, bölünme ya da birleşme değil ayrışmadır. )

( Hücreler, bölündükleri gibi, ayrılarak ve ayrışarak çoğalmaktadır. Daha sonra biraraya gelen bütünlük görüntüsü ise ayrışmışların biraradalığıdır.[Sperm de yumurtaya ulaşarak önce birleşir ve daha sonra ikiye bölünerek ayrılan ve ayrılan her bir hücrenin de ikiye bölünerek ayrışmasıyla ve daha sonra yanyanalığıyla/biraradalığıyla "organ/hayvan/insan" dediğimiz bir bütün oluştururlar. Parmakların arasında da deri/et vardır fakat zamanı gelince hücreler bütünden ayrılarak, parmaklara parmak olma özelliklerini kazandırmış olur.] )


- BÖLÜNME ile BÖLÜNMEZ/LİK


- BÖLÜNME ile DAĞILMA

( TO BE DEVIDED vs. TO DISPERSE )


- BÖLÜNME ile KATLANMA

( TO SPLIT vs. TO BE FOLDED )


- BÖLÜNMEK ile BÖLÜŞMEK ile BÖLÜMLEMEK ile BÖLÜMLENMEK ile BÖLÜNEBİLMEK ile BÖLÜŞEBİLMEK ile BÖLÜŞÜVERMEK ile BÖLÜMLENDİRMEK ile BÖLÜ ile BÖLÜK ile BÖLÜM/LÜK ile BÖLÜT ile BÖLÜŞ ile BÖLÜCÜ/LÜK ile BÖLÜMLÜ ile BÖLÜTLÜ ile BÖLÜMSEL ile BÖLÜTSÜZ ile BÖLÜTLENME ile BÖLÜK BÖLÜK ile BÖLÜK PÖRÇÜK ile BÖLÜM BAŞKANI


- BÖLÜŞTÜRME[TAKSİMAT] ile İKİRCİK(TEREDDÜT)


- BOMBE değil/yerine/= ŞİŞKİNLİK/KABARIKLIK


- BOMBELENMEK ile BOMBELENEBİLMEK ile BOMBE ile BOMBELİ ile BOMBESİZ ile BOMBE BEZİ


- BONCUKLANMAK ile BONCUKLAŞMAK ile BONCUK/LUK ile BONCUKLU ile BONCUKÇU/LUK ile BONCUKSUZ ile BONCUK BONCUK ile BONCUK MAVİSİ ile BONCUK FASULYE ile BONCUK TUTKALI


- BONE :/yerine KEMİK


- BONKÖRLEŞMEK ile BONKÖRLEŞEBİLMEK ile BONKÖR/LÜK ile BONKÖRCE


- BOOTSTRAP ile/||/<> JACKKNIFE ile/||/<> PERMÜTASYON ile/||/<> YENİDEN ÖRNEKLEME

( İstatistiksel çıkarım için simülasyon yöntemleri. )

( Formül: SE_boot = σ(θ*) )


- BOOTSTRAP ile/||/<> JACKKNIFE

( Bootstrap yeniden örnekleme İLE jackknife bir çıkar. )

( Formül: Resampling İLE leave-one-out )


- BOOTSTRAP ile/||/<> JACKKNIFE ile/||/<> CROSS-VALIDATION ile/||/<> RESAMPLING YÖNTEMLERİ

( İstatistiksel güvenilirlik teknikleri. )

( Formül: SE_boot = std(θ*) )


- BORCUNU ÖDE(YE)MEMEYE:
"BAHANE" değil/yerine/>< ÇARE

( Onursuz kişinin "davranışı". DEĞİL/YERİNE/>< Onurlu kişinin tutumu. )


- SINIRDA/BORDERLINE ile BIPOLAR

( )


- BORDÜR[Fr. < BORDURE] değil/yerine/= KENARTAŞI


- BOREAN değil/yerine ÖN-TÜRKÇE


- BORULAR, ODUN BORULARI = EV'İYE = VAISSEAUX


- BÖRÜLCE/BÜRÜCE/KARNIKARA ile KURŞUNOTU

( ... İLE Deniz börülcesi. )

( VIGNA SINONSIS / DOLICHOS cum ... )

( DOLICHOS BEAN, COWPEA, BLACK-EYED PEA vs. SEA BEAN/ASPARAGUS, SAMPHIRE, GLOSSWORT )


- BORUMSU UZANTI, STİLUS = İSTİTÂLE-İ ÜNBÛBÎYE = PROLONGEMENT TUBULAIRE, STYLE


- BOŞ DÜŞÜNCE ile/ve/<> KÖR TUTUM/DAVRANIŞ


- BOŞ (BATIL) İNANÇ = SUPERSTITION[İng., Fr.] = ABERGLAUBE[Alm.] = SUPERSTITIO[Lat.]


- BOŞ SANDALYE ile/ve/||/<> ÇİFT SANDALYE


- BOŞA GİTME" ile "GÜMBÜRTÜYE GİTME"


- BOŞAMAK ile BOŞ ile BOŞ BOŞ ile BOŞ LAF ile BOŞ KÜME ile BOŞ YERE ile BOŞ İNANÇ ile BOŞ KAFALI/LIK ile BOŞ KAĞIDI ile BOŞU BOŞUNA


- BOSE-EİNSTEİN CONDENSATE ile/||/<> FERMİ DEGENERATE GAS

( Bose-Einstein condensate bosonların tek kuantum durumuna yoğunlaşmasıyken İLE Fermi degenerate gas fermiyonların Pauli dışlama ile dolu durumlarıdır )

( Formül: Critical temperature )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- BOŞLUK ile BOŞLUKLU SERPME ile BOŞLUK TULUMBASI


- BOŞLUK ile/ve/<> KÜTLE


- BOŞLUK ile/ve/değil/||/<> MESAFE


- BOŞTA ile BOŞ KONUŞMA ile BOŞ KONUŞMALAR ile BOŞ DÜŞÜNME ile RÖLANTİ TEKERLEĞİ ile TEMBELLİK ile AYLAKLIK

( IDLE vs. IDLE TALK vs. IDLE TALKS vs. IDLE THINKING vs. IDLE WHEEL vs. IDLENESS vs. IDLESSE )

( بي پروپا ile تنبل ile تنبلي کردن ile عاطل ile ژاژخايي ile طامات ile مهملات ile مهملبافي ile تصورات واهي ile چرخ دلاله ile بطالت ile تنبلي ile بيکاري ile کند ذهني ile مگس پراني )

( BEY PROPA ile TANBEL ile TANBELY KARDAN ile عاطل ile ژاژخايي ile طامات ile MOTEOMLAT ile مهملبافي ile TASORAT VAHY ile CHARKH DELALEH ile BETALT ile TANBELY ile BEYKARY ile KAND ZEANY ile MAGS PARANY )


- BOT ile ÇİZME

( ... ile MÛZE )


- BOTERO'NUN RESİMLERİNDE:
ŞİŞMAN/LIK ile/değil OYLUM/HACİM VERME

( ... İLE/DEĞİL Abartır, büyütür, genişletir. Sanatçının abartılı bakışına/tutumuna işaret eder. )


- BOTTLE :/yerine ŞİŞE


- BOWL :/yerine KASE


- BOYA ile/>< ASETON[Fr. < ACÉTONE] ile/><

( ... İLE/>< Birçok organik nesneyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı. )


- BOYACI ÇEŞME SOKAKTAKİ ÇEŞME :

( Boyacıköy Hekim Ata Caddesinden çarşı içine girişte solda bulunan bir duvar çeşmesidir. Kim tarafından ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. )


- BOYACIKÖY SIRTINDAKİ ÇEŞME :

( Boyacıköy sırtında ve Şirin Sokağın tam ortasındaki bu çeşme dört yüzü mermerle kaplı olup, köşelere yuvarlak bir biçim verilmiştir. Heykel kaidesini andıran bir meydan çeşmesidir. Çeşmenin 1876 yılında yapıldığı 14.9.1999 tarihli Hürriyet Gazetesinin İstanbul ekindeki bir yazıdan anlıyoruz. Çeşme 2000 de onarıldı. )


- BOYAMAK ile BOYALAMAK ile BOYALANMAK ile BOY ile BOYA ile BOYACI/LIK ile BOYALI ile BOY BOS ile BOY BOY ile BOY OTU ile BOYASIZ/LIK ile BOY BEYİ ile BOY AYNASI ile BOYA FİLMİ ile BOY ABDESTİ ile BOY MENTEŞE ile BOYA KALEMİ ile BOYA KUTUSU ile BOYACI KÜPÜ ile BOYA FIRÇASI ile BOYALI BASIN ile BOYA TABAKASI ile BOYA TABANCASI ile BOYACI SANDIĞI


- BOYAR ile BOYAR MADDE


- BOYKOT ile/ve/<> ZARAR ETTİREREK KARŞILIK VERME


- Böyle! de DİNLE!!!


- BÖYLE ile BÖYLECE ile BÖYLE BÖYLE


- BÖYLE ve/||/<>/> BU DA VAR
ve/||/<>/>
GİBİ ve/||/<>/> OLABİLİR ve/||/<>/> DEĞİL ve/||/<>/> BİLE DEĞİL

( VARLIK - YOKLUK
[ l - O ]


Herhangi bir şeyden bahsedebilmemizin olanaklılığı ve/ya da tüm koşulları, ancak, varoluşla ve varolanların bilgisi ile başlar/başlatılabilir. Herhangi bir verinin de bir değer ya da nitelikli bilgi olabilmesi için varoluş kaynağına ve ilkesine yönelmiş olma zorunluluğu söz konusudur. Varoluştan bağımsız bir bilgi de söz konusu değildir.

Varolan/bilimi[ontoloji] olmadan, bilgi/bilim[epistemoloji] olmaz!

Varolanların değerinin bilinmesi ve anımsanması ise ancak o durumun, olanağın, nesnenin ya da kişinin kaybında ve/ya da yokluğunda söz konusudur. Fakat yaşamımızdaki, gövdemizdeki ve zihnimizdeki varolanların değerini bilmek içinse sahip olduklarımızın ya da ötelediğimiz ilişkilerin kaybını beklememiz gerekmemektedir.
"El duası olmadan, dil duası olmayacağını" anlayarak ve anımsayarak, bir şeylerin yaşanmasında ya da sahip olunmasında, kaygı duymanın anlamsızlığını da fark etmemizi, zamanında, araç ve olanaklarımız yerindeyken harekete geçmemiz sağlar.
İnsanın, kendini tanıma, gelişme ve gerçekleştirme sürecinde, aile, çevre, okul aracılığıyla edindiği eğitim ve öğrenim aşamaları bulunmaktadır. Bu süreçteki tüm bilgi, kayıt ve deneyimlerimizi, ekmek/sandöviç arası malzemesine benzetip, tüm bu süreç boyunca, bu malzemenin, yani bilgi ve deneyimlerimizin etrafında olmazsa olmazlarımız bulunmaktadır.
Bu olmazsa olmazlarımızın, kullanılagelenleri olarak en değerli ve öncelikli olanı, Sağlık ve Özgürlük'tür. İkinci sırada, Zaman ve Enerji'mizdir. Üçüncü sırada da, Bilgi ve Farkındalık'tır.
Uygulanagelenleri olarak, en değerli ve öncelikli olanı, Doğa ve Doğallık, ikinci sırada, Uyum ve Bütünlük'tür. Üçüncü sırada da, Gelişim ve Değişim'dir.

Bunların hepsinin temelinde, kaynağında, kökeninde ise
KOŞULSUZ SAYGI ve SEVGİ
bulunmaktadır.

Büyük çoğunluk için yaşamın tamamı, bu dönemle sınırlı kalmış, bilgi ve (b)ilim süreci olarak, az ya da çok bilgi, kayıt, yorum ve deneyimle tamamlanmış ya da tamamlanacak olmasının yanı sıra, bu süreci aşmak isteyenler için bir sonraki ve üst aşaması/dönemi olan, (d)olgun insan olma ve kendini gerçekleştirmek üzere, bilgelik(irfan/hikmet) ile sürdürme bilincine ve dönemine girilir.

Bilgi ve bilim bilinci ve dönemi, dört şeyi bilme süreci içinde devam eder. Bir şeyin, içini ve dışını, öncesini ve sonrasını [zâhir, bâtın, evvel, âhir] bilmekle tanımlanır. Bilgelik dönemi ise bu dörde ek olarak, iki şeyi daha bilmekle, bilinen her bir şeyin, zaman ve zeminini bilmekle ve İlm-i Siyâset ile gerçekleşir.
[ İlim ile İrfan arasındaki FaRkLaR için...
www.FaRkLaR.net/sozluk/fark/7688 ]


Bu, dönemsel deneyimlerin ve donanımların temelinde, içinde ve/ya da dışında, paralelinde, ötesinde düşünülmeye ve yaşanmaya çalışıldığında ise ortada, ancak tek bir bilgi ve bilinç söz konusudur. VAR(OLAN) Bilinci ve Deneyimi.

Varolan[mevcud] bilinci, iki ve dört kavramdan oluşan düşünce, bakış, algılama, yorumlama, değerlendirme sürecinde bulunarak, bilinç ve yoğunlaşma isteğine göre değişmek üzere belirlenen ilk iki [Böyle ve Bu da var] ve sonraki dört sözcük/kavram [... gibi. | ... olabilir. | ... değil. | ... bile değil.] aracılığıyla, yaklaşık 3 ilâ 6'şar aylık sürede ve süreçte gerçekleşebileşecek işler kadar, ayrı ayrı çalışılarak gerçekleşebilir.

Zihnin, bu bilince alışması ve yeniden yapılandırılması için 3 ilâ 6 boyunca, gördüğümüz tüm nesnelere ve kişilere, tüm olaylara; duyduğumuz, bildiğimiz ve düşündüğümüz tüm olgu ve kavramlara, sadece, "Böyle" gözlüğü takılarak, Böyle'nin yanına, önüne, ardına, başka hiçbir düşünce, bilgi, sözcük yanaştırılmadan düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir. Çalışılan "Böyle" sözcüğü ve döneminden sonra, yine her şeye, sadece, "Bu da var" gözlüğü takılarak bakılması, düşünülmesi ve çalışılması gerekmektedir.

Bu çalışmalar sonrasında ise dört kavrama daha geçilebilecektir. Öncelikle, gördüğümüz, duyduğumuz, bildiğimiz ve düşündüğümüz her bir şey, kişi, durum, süreç, imge, simge, kavram ya da ad/etiketin yanına, sadece, "... gibi." gözlüğü takılarak çalışılması gerekecektir. Sonrasında ise yine aynı koşullar ve süreyle, "... olabilir." gözlüğü takılarak çalışılması gerekecektir. Bu iki sözcükten sonra yine aynı koşullar ve süreyle fakat daha farklı bir zihin oluşturabilecek olan değilleme sürecinde, herşeyin yanına/sonuna "... değil." gözlüğü takılarak bakılacaktır. Bu sürecin dengelenmesi içinse dördüncü kavram olan "... bile değil." gözlüğü takılarak çalışılacaktır.

Varoluş bilincinin kapsayıcılığının yanı sıra, yetersizliği ya da sınırlılığı da söz konusudur. İşleyişi, "ya, ya da" "0 l" "mantığı/algısı" ya da "Newton Fiziği" ile düşünülebilen varoluş bilinci, doğa, fizik, matematik ve laboratuvarda geçerlidir.

OLuş bilincinde ise bir şeyin, ne ve ne kadar olduğundan çok ve ötesinde, şu/bu/o koşulda/biçimde olabilmesinin yanı sıra, hem belirli bir koşul, zaman ve zeminde olmakla birlikte, hem de belirli bir koşul, zaman ve zeminde olmayarak, ne belirli, ne de belirsiz bir koşul, zaman ve zeminde de bulunmadığı bilgisi ile "hem, hem de | ne, ne de" "mantığı/algısı" ya da "Kuvantum Mekaniği" ile tanımlanmaktadır. Bu bilinçte, sadece, "OLmak, OLan ya da OLuş" söz konusudur.

Tüm varoluşun, insanın, bilincin, süreçlerin ve sonuçların, herşeyin karşısında, Yokluk [O] alanı ve durumu söz konusudur. Dolayısıyla, herşeyin başında ve sonunda, yokluğu düşünmek, yok olmayı, bulun(a)mamayı, göz önünde tutmak durumundayızdır. Fakat bu bilgi ve bilinçle de bunu bilmenin ötesine geçmek zorunda olduğumuzdan dolayı, yokluğu da hem bilip, hem gözardı edebilecek kadarıyla "yok etmek", ne tek bilgi, ne de tüm bilgi ya da gerçeklik olarak kabul etmek isabetli olmayacağından dolayı, yok'un, yokluk ile ilişkisini, kendiyle sağlayamayacağımızdan dolayı da burada, elimizde kalan ve kullanılabilecek tek bilgi, "bile değil" kavramı ve sözcüğüdür. "Bile değil" bile olsa, onu kullanıyor olmak da bir varoluş alanı ve durumu oluşturacağından dolayı, "bile değil"i de "bile değil" ile devam ettirmek, bunları da yine ancak tekrar "bile değil" ile devam ettirmek ve sonsuza kadar, azalarak ve küçülerek, yok olarak gidebilecek tek kavram olan "bile değil", devam ettirilerek ve doğada, durabilerek; insanda ise susabilerek, tüm "süreç ve sonuç", "algı", "yorum", "kavramsallık", "ilkesellik", "evrensellik", "birlik" ve "bütünlük" deneyimlenir.
[Durmayabilmek ve susmayabilmek ise hâlâ insana özgülüğüyle ve ayrıcalığıyla, düşündüğünü düşünebilen, kuvantumsal ve sabit olmayan bir bilinç olmasından dolayı, insanın, zihninde, dilinde ve elinde olmaya, kısır döngü ya da nereye doğru ilerlediği bilinemeyecek eliptik bir döngü biçiminde devam eder durur.]


YOK(LUK)
[ xOx ] [ bile değil ]>[ bile değil ]>[ bile değil ] >[ bile değil ] >[ bile değil ]>[ bile değil ] ~ ]
^
|
|
OL(UŞ)[ hem O[yok] l[var] , hem de l[var] O[yok] ve ne O[yok] , ne de l[var] "mantığı/algısı" ]
( Şu/bu/o, şöyle/böyle/öyle, şu/bu/o kadar, şu/bu/o zamanda, zeminde, koşulda/biçimde, sınırlan(dır)madan ve çerçevelen(dir)meden,
herhangi bir şey(le) olmadan ve olmayan!
Sadece OLMAK, OLAN ya da OLUŞ! )
^
|
|
VAR(OLAN)
[ ya O ya da l "mantığı/algısı"]
[- BÖYLE | BU DA VAR ]
||/>
[ ... GİBİ >
... OLABİLİR >
... DEĞİL >
... BİLE DEĞİL ]

------------------------------------------------
(D)OLGUN/KÂMİL İNSAN
S~ KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME ~S
[OLGUNLUK/KEMÂL]

--------------------------------------
^
|
|

İNSAN
| KENDİNİ TANIMA SÜRECİ |
(GELİŞİM)


-------------------------------------
[OLMAZSA OLMAZLAR]

[Kullanılagelenler]

1.) SAĞLIKÖZGÜRLÜK

2.) ZAMAN ve ENERJİ

3.) BİLGİ ve FARKINDALIK

----------------------------------
| TÜM BİLGİ ve DENEYİMLER |
----------------------------------
[Uygulanagelenler]

1.) DOĞA ve DOĞALLIK

2.) UYUM ve BÜTÜNLÜK

3.) GELİŞİM ve DEĞİŞİM
-------------------------------------------------
|KOŞULSUZ SAYGI ve SEVGİ|
-------------------------------------------------
)

( Sigorta Sözcükler/Kavramlar İLE/VE/||/<>/> Varoluşsal Sözcükler/Kavramlar )


- BÖYLE/Sİ ile/ve/değil BU KADAR/I

( [not] LIKE THIS vs./and/but THIS MUCH )


- BÖYLECE ile BÖYLELİKLE

( Tam böyle, bu biçimde. | Sonunda, böylelikle. İLE Bu yolda yürüyerek, sonunda. )


- BOYLU BOYUNCA ile SERE SERPE


- BOYUN EĞME ile İNATÇI

( ABEYANCE vs. ABEYANT )

( بي تکليفي ile بي تکليف )

( BEY TAKLYFEY ile BEY TAKLYFE )


- ... BOYUNCA ile ... SÜRESİNCE


- BOYUNCUK, STİLUS = İBRE = STYLE


- BOYUNDURUK ile BOYUNDURUKLU ile BOYUNDURUK YEKE ile BOYUNDURUK PARASI


- BOYUNDURUK ile/ve/||/<> CENDERE


- BOZKIR/STEP[İng.,Fr.,Alm. < STEPPE] ile Bozkır

( Kurakçıl otsu bitkilerden oluşan, sıcak ve ılıman iklimlerdeki ağaçsız doğal alan. | Soğuk kış ve kurak yaz mevsiminin görüldüğü, bitki örtüsünün kısa, boz renkli olduğu, genellikle kurakçıl otsuların yer aldığı ağaçsız geniş alan. İLE Konya iline bağlı ilçelerden biri. )


- BOZMA değil/yerine/>< DÜZELTME

( İFSÂD[< FESÂD] değil/yerine/>< ISLAH[< SULH] )


- BOZUK/BOZUQ =/> HARABE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BOZULAŞMAK ile BOZ ile BOZA/LIK ile BOZACI/LIK ile BOZ YEL ile BOZ MADDE ile BOZ BULANIK ile BOZUCU ETKİ


- BOZULMA/TAGAYYÜR[Ar. < GAYR] ile/ve/değil ÇÜRÜME


- BOZULMA ile/ve/||/<>/> ÇÜRÜME ile/ve/||/<>/> ÇÖZÜLME ile/ve/||/<>/> PARÇALANMA ile/ve/||/<>/> DAĞILMA


- BP/BLOOD PRESSURE değil/yerine/= KAN BASINCI


- BPM/BEAT PER MINUTE değil/yerine/= DAKİKA VURU SAYISI (KALP)


- BRADİKARDİ ile BRADİPNE

( Kalp atım hızının yavaşlaması. İLE Solunum hızının yavaşlaması. )


- BRAGG ile/||/<> SPEKTROMETRE

( X-ışını spektrometresi geliştirilmesi )

( William Henry Bragg tarafından 1913 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1862-1942) (Ülke: İngiltere) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: X-ışını kristalografisi, Bragg yasası, kristal yapı analizi) (Nobel: 1915) )


- BRAND vs. MAKE


- ŞUBE[Ar.]/BRANŞ[Fr. < BRANCHE] değil/yerine/= DAL/KOL/DALKOL


- BRE ile BREŞ


- BREAK vs. BRAKE

( Ara (vermek). İLE Fren (yapmak). )


- BREATH vs. BREATHE


- BREATHE :/yerine NEFES ALMAK


- BRIDGE :/yerine KÖPRÜ


- BROOKLYN ile DERE

( BROOKLYN vs. BROOK )

( جوي ile جويبار ile بروکلين )

( JOY ile JOYBAR ile BOROKLYNE )


- BRÖVE değil/yerine/= UZBELGE


- BRUKSİZM ile/||/<> APNE

( Dişlerin istemsizce sıkılması ya da gıcırdatılması. İLE/||/<> Solunumun geçici olarak tamamen durması. )


- BRUKSİZM ile/||/<> TEMPOROMANDİBULAR EKLEM BOZUKLUĞU (TME)

( Dişlerin istemsiz sıkılması ya da gıcırdatılması. İLE/||/<> Çene ekleminde ağrı ve fonksiyon bozukluğu. )


- Bu da var! de DİNLE!!!


- BU NEDENLE ile/değil/yerine O BAKIMDAN


- BU SEFER DE ... ile ŞİMDİ DE ...


- BU ŞEKİLDE ile/ve BU KOŞULLARDA


- BU ile/ve BÖYLE

( THIS vs./and LIKE THIS )

( ZHE ile/ve ... )


- BU ile BU ARADA ile BU GÖZLE ile BU KABİL ile BU SEFER/LİK ile BU TAKIM ile BU TÜRLÜ ile BU AÇIDAN ile BU YÖNDEN ile BU YÜZDEN ile BU GİDİŞLE ile BU MEYANDA ile BU BAKIMDAN ile BU CÜMLEDEN ile BU KABİLDEN ile BU MERKEZDE ile BU TAKDİRDE ile BU HAYSİYETLE


- BU ve/||/<> NEYSE

( İşaret edilen/edilecek kişi çok yakınımız olsa bile hiçkimse için, hiçbir zaman, zemin ve koşulda söylenil(e)mez!["Bu" sözcüğü, ancak nesneler için kullanılır!] VE/||/<> Konuşma sırasında, konular, konuşulanlar için söylenil(e)mez! )


- BUDA-DHARMA[Sansk.] = BUDA-DHAMMA[Palice]

( Aydınlanmış Bilgelik. )


- BUDGET[İng./Fr.] :/yerine BÜTÇE

( Devletin, bir kuruluşun, bir aile ya da birinin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. | Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren yasa ya da karar. | Bir senelik varidat ve masarifin muvazenesi. )


- BÜFE ile BÜFECİ/LİK


- BUĞDAY ile GÖCE

( ... İLE Dövülmüş, kabuksuz buğday. Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan, kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. )


- | BUĞDAY ile KEPEK ile ARPA/CEVDE ile ÇAVDAR | ile YULAF

( Gramineae ailesinin triticeae ve aveneae olmak üzere iki bölümü vardır. Buğday, çavdar ve arpa, triticeae; yulaf ise aveneae bölümündendir. )

( BESEK/BESDEK[Fars.]: Harman yerinde toplanılan buğday ve arpa demeti. )

( | WHEAT vs. BRAN, WHOLE-WHEAT vs. BARLEY vs. RYE | vs. OATS )

( | TRITICUM cum FURFUR/IS cum HORDEUM VULGARE cum SECALE CEREALE | cum AVENA SATIVA )


- BUĞDAYSI ile BUĞDAYSI TANE ile BUĞDAYSI MEYVE ile BUĞDAYSI TOHUM


- BÜGÜ ile BİLGE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bilge )


- BUHARÎ'DE:
YUNUNİYE -ile


- BUHARLAŞMA ile LÂTİFLEŞME


- BUHARLAŞMAK ile BUHARLAŞTIRMAK ile BUHARLAŞABİLMEK ile BUHAR ile BUHARLI ile BUHAR VALFİ ile BUHARLI ÜTÜ ile BUHAR KAZANI ile BUHARLI GEMİ ile BUHARLI TREN ile BUHAR MAKİNESİ ile BUHARLI MAKİNE ile BUHARLI ISITMA ile BUHAR KURUTUCUSU ile BUHARLAŞMA NOKTASI


- BUHTE ile HECÎN

( Çift hörgüçlü deve. İLE Çift hörgüçlü ve çok hızlı koşan cins deve. | Tek hörgüçlü deve. )

( Develer hörgüçlerinde su değil, yağ depolar. Suyun depolandığı yer gövdeleridir, özellikle de kan dolaşım sistemleridir. )

( Develer, gövde ağırlıklarının %40'ını kaybedene kadar su kaybından zarar görmezler ve su içmeden 7 gün boyunca yaşayabilirler. İçtiklerinde bir kerede 225 litre kadar içerler. )

( Develer kızdıklarında, deve bakıcısı deveyi sakinleştirmek için ceketini deveye verir. Deve, elbisenin üzerinde tepinir, ısırır, parçalara ayırır. Kızgınlığı geçtiğinde bakıcısı ile tekrar uyum içinde yaşayabilirler. )

( Gebelik süreleri 345-375 gündür. İLE ... )

( Deve, kini simgeler. )

( Develerin gözlerini kuma karşı koruyan tam üç katlı bir göz kapakları vardır. )

( Çok hızlı giden atı, deve geçer. )

( VESÎC[Ar.]: Hızlı yürüyen deve. )

( MENHÛS[Ar.]: Kuyruğunun yanları uyuz olan deve. )

( BAHBAHA[Ar.]: Develerin çıkardığı ses, kükreme. )

( NEHEM[Ar.]: Deve homurtusu. )

( BEVÂNÎ[Ar.]: Deve ayakları. )

( İBLÂN[Ar.]: İki sürü deve. )

( EBÛ EYYÛB: Deve. )

( KUSVÂ/KASVÂ: Hz. Muhammed'i taşıyan deve. )

( ŞİKÂL[Ar.]: Devenin ayağının bağlandığı ip, bukağı, köstek; el ve ayak zinciri. | Devenin palanını bağlayan ip. )

( Deve ile Hecin )

( CEMEL, HUFF, İBİL[çoğ. ÂBÂL] ile MEHRÎ[çoğ. MEHÂRÎ] )

( ŞÜTÜR, ÜŞTÜR ile ...
ŞÜTÜREK: Küçük deve, devecik. | ŞÜTÜR-KÜRRE/ŞÜTÜR-PEÇE: Deve yavrusu. ile ... )

( CAMELUS cum CAMELLUS DROMEDARIUS )


- BUJİN = ÇÖPLEME
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çok parçalı ve koyu yeşil yapraklı otsu bir bitki. )


- BÜKE ile/||/<> BÜK

( Yöresi ormanlık yüksek ve çıplak tepe. İLE/||/<> Sık çalılık, fundalık. )


- BUKE ile BUKET


- BUKET[Fr. < BOUQUETE] değil/yerine/= DEMET


- BUKLE ile BUKLET ile BUKLELİ ile BUKLESİZ


- BUKLE değil KUPLE[İng. < COUPLE] [bunların yerine ÇİFT/BEYİT]


- BUKLE(T)[Fr.] değil/yerine/= LÜLE[Fars.]

( ... YERİNE Bükülmüş, dürülmüş şey. | Bir akarsu ölçü birimi. | Saç kıvrımı. | Su akan, musluksuz boru. )


- BÜKÜLMEK ile EĞİL ile BÜKÜCÜ ile BÜKME ile NAMAZDA EĞİLMEK

( BEND vs. BEND OVER vs. BENDER vs. BENDING vs. BENDING IN PRAYER )

( چنبره ile کج کردن ile دولاکردن ile پيچش ile خميدن ile خماندن ile خميدگي ile خميده کردن ile خميده شدن ile برگشتگي ile خم کردن ile خم شدن ile شرايط خميدگي ile زانوئي ile شکنج ile تا کردن ile دولا شدن ile عضله خم کننده ile انحنا ile رکوع )

( CHENBAREH ile KAJ KARDAN ile DOLAKARDAN ile PEYCHESH ile خميدن ile خماندن ile KHAMYDEGY ile KHAMYDAH KARDAN ile KHAMYDAH SHODAN ile برگشتگي ile KHAM KARDAN ile KHAM SHODAN ile SHARAYT KHAMYDEGY ile ZANOYEY ile SHKANJ ile TA KARDAN ile DOLA SHODAN ile AZOLEH KHAM KONANDEH ile ENHENA ile RAKOOE )


- BULGULAMAK ile BULGULANMAK ile BULGURLAMAK ile BULGURLANMAK ile BULGULANABİLMEK ile BULGULAYABİLMEK ile BULGU ile BULGUR/LUK ile BULGURCU/LUK ile BULGURLU ile BULGUSAL ile BULGUR PİLAVI ile BULGUR ÇORBASI ile BULGURLU KÖFTE ile BULGUSAL YÖNTEM


- BULUNÇ/VİCDAN[Ar.]:
DIŞARIDA ile/değil/yerine/>< İÇERİDE

( İlâh. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Ölçü. )


- BULUNDURMA ile BİRİKTİRME

( KEEPING vs. COLLECTING )


- BULUT ile/ve/||/<> PERDE ile/ve/||/<> KAPI


- BÛM/E[Ar., Fars.] ile BÛM[Ar.]

( Baykuş. İLE Yer, toprak, yurt. | Sürülmemiş tarla. | Tabiat, huy. )


- BUMERANG ile/ve FRİZBİ[İng. FRISBEE]

( BOOMERANG vs./and FRISBY )


- BUNCH :/yerine DESTE


- BUNUNLA BERABER ile BUNUNLA BİRLİKTE


- BÜNYE ile BÜNYECE


- BÜNYE ile/ve/||/<> GENETİK


- BÜNYE değil/yerine/= İÇYAPI


- BÜNYE[Ar. < BUNYE] ile/ve/||/<>/> ÖRGEN


- BURÇ değil GENELLEME

( Kişileri, burçlarına göre ayırmak ve tanımlamak, ciddi bir karşılığı bulunmayan, gerçekliklerden, yaşamın ayrıntılarından ve/ya da kendinden kaçışlara hizmet eden genellemelerdir. )


- BURÇAK ile HÜRLE

( ... İLE Bir cins burçak. )


- BÜRDE[Ar.] ile -BÜRDE[Ar.]

( Arapların giydiği bir çeşit aba, hırka. İLE Adlara eklenerek "götürülmüş, götürmüş, götüren" anlamlarına birleşik sözcükler yapar.. )


- BU'RE[Ar.] ile BÛRE[Ar.]

( Çukur. | Çölde çukur biçiminde yapılan ocak. İLE Kuyumcuların kullandıkları, tuza benzer bir madde. | Nebat şekeri.[TEBERZED] )


- BUREAUCRACY vs. "DEEP STATE"


- BURETTE[Fr.] değil/yerine/= DAMLAÇ

( Tüketilen suyu ölçen aygıt. | Oylumsal çözümlemelerde tüketilen sıvı niteliklerini doğru olarak belirlemeye yarayan, bir ucu açık, öteki ucu musluklu, üzeri santimetre küpün onda birini gösterecek biçimde derecelendirilmiş uzun cam boru. )


- BÜREYDE -ile

( SERİNLİK )


- BÜRGE ile BÜRGE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Pire. İLE Aklı olmayan, deli. )


- BURUN/ZİRVE ile KEREMPE

( ... İLE Denize doğru uzanan taşlık burun. | Dağın en yüksek yeri. )


- BÜRÜNME ve/<>/> GÖRÜNME


- BÜRÜNME ile/ve/değil/yerine ÖRTÜNME


- BÜRÜNME ile/ve/||/<> SARINMA


- BÛS/E[Fars.] ile -BÛS[Fars.]

( Öpme, öpücük, öpüş. İLE Öpen. [DÂMEN-BÛS: Etek öpen.] )


- BÛSE ile ÖPÜCÜK


- BÛSE değil/yerine/= ÖPÜCÜK/ÖPÜŞ


- BUSINESS LIFE vs. PRIVATE LIFE


- BÜSLE[Ar.] ile HULVÂN[Ar.] ile RİŞVET[Ar.]


- BÜŞRÂ[Ar.]/MÜJDE değil/yerine/= SEVİNÇLİ SAVA/ÇAV(HABER)


- BÜST ve/<> ANIT-KİTÂBE

( Şili'nin başkenti Santiago'da da,
bir ATATÜRK anıt-kitabesi vardır.

ATA'mızın anıtı, Las Condes Belediyesi tarafından dikilmiş ve
Apaquindo Caddesi'nde yer alıyor.
Anıt, 3 - 3.5 m. yüksekliğindeki bir duvar üzerinde bulunan
ATATÜRK büstü ve yanındaki ay-yıldızdan oluşuyor.

Anıt üzerindeki kitabenin çevirisi...

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu,
Vatanının fedâkâr ve sadık hizmetkârı,
Benzeri olmayan kahraman,
İnsanlık idealinin canlı timsali.

Tüm hayatını, Türk milletine vakfetmiş,
Milletine, kendi ruhunun ateşini vermiştir.

Anısı, milletinin ruhunu ateşli tutan,
Sönmez bir meşale olarak yaşamaktadır. )


- BÜST ile HERME


- BUSTIR DOZ/BOOSTER DOSE değil/yerine/= PEKİŞTİRME DOZU


- BUSTROFEDON[İng. BOUSTROPHEDON < Yun. βουστροφηδόν]:
GERÇEK ile/ve/||/<> SÖZDE ile/ve/||/<> YİNELEYEN

(

BUSTROFEDON

Antik Yazılar
βουστροφηδόν

Köken ve Tanım

βουστροφηδόν (boustrophēdón)

Antik Yunanca kökenli bu terim, yazının öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi her satırda yön değiştirmesi anlamına gelir. Tıpkı bir öküzün saban ile tarlayı sürerken her sıranın sonunda dönüp ters yönde devam etmesi gibi, metin de satır sonlarında yön değiştirir.

βοῦς bous > öküz
στροφή strophē > dönüş
-δόν -dón > gibi, tarzında

Bustrofedon, antik dönemde yaygın olarak kullanılan çift yönlü bir yazı düzenidir. Özellikle MÖ VIII. - VI. yüzyıllar arasında Yunan, Etrüsk, Sabaean ve Safaitic gibi çeşitli dillerde kullanılmıştır. Modern yazı sistemlerinden farklı olarak, okuyucunun gözünün satır sonundan başa dönmesi gerekmez; bu da okuma sürecini daha akıcı duruma getirir.

Bustrofedon Türleri

Gerçek Bustrofedon

TRUE

Klasik ve en yaygın bustrofedon türü. Satır yönü her satırda değişir ve yazaçlar, yatay olarak aynalı (mirrored) yazılır.

> A B C D E F G Sol > Sağ
< Ⅎ Ǝ ᗡ Ɔ q ∀ ⅁ Sağ > Sol (aynalı)
> H I J K L M N Sol > Sağ
  • Yazaçlar, yatay eksende aynalı yazılır
  • Okuma yönü zigzag biçiminde ilerler
  • Tablet ya da kâğıdı çevirmeye gerek yoktur
  • En yaygın antik bustrofedon türüdür

Gortyn Yasaları

Girit adasındaki en önemli Yunan hukuk yazıtı

MÖ 450 - 460

Etrüsk Yazıtları

İtalya'daki antik Etrüsk mezar taşları

MÖ 700 - 100

Sözde Bustrofedon

FALSE / SCHLANGENSCHRIFT

Almanca "Schlangenschrift" (Yılan Yazısı) olarak da bilinir. Yazaçlar, aynalı değil 180° döndürülerek (baş aşağı) yazılır.

> A B C D E F G Sol > Sağ
< ∀ q Ɔ ᗡ Ǝ Ⅎ ⅁ Baş aşağı + ters
> H I J K L M N Sol > Sağ
  • Yazaçlar, 180° döndürülür (inverted)
  • Serpantin/yılan biçiminde görünüm
  • Aynalama yerine dönüşüm uygulanır
  • Daha nadir görülen bir varyant

Capua Steli

Etrüsk serpantin bustrofedon örneği

MÖ V. yüzyıl

Sabellik Yazıtları

Adriyatik kıyısı yazıtları

MÖ VI - IV. yüzyıl

Ters Bustrofedon

REVERSE

Metin aşağıdan yukarıya doğru ilerler ve her satır 180° döndürülür. Tableti fiziksel olarak çevirmek gerekebilir.

> A B C D E (okuyucu buradan başlar) Alt satır
O ∀ q Ɔ ᗡ Ǝ ← (tablet 180° çevrilir) Üst satır
  • Okuma, aşağıdan yukarıya doğrudur
  • Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir
  • Yazaçlar, baş aşağı görünür
  • Deneyimli okuyucular tableti çevirmeden okuyabilir

Rongorongo

Paskalya Adası'nın gizemli yazı düzeni

XVIII - XIX. yüzyıl

Macar Rovás

Eski Macar çomak yazıtları

Ortaçağ

Karşılaştırma

Özellik Gerçek (True) Sözde (False) Ters (Reverse) Yineleyen (Recursive/Iterating)
Satır Yönü Değişimi * Her satırda * Her satırda * Her satırda * Kesintisiz
Yazaç/Harf Dönüşümü Yatay aynalama (mirror) 180° rotasyon (invert) 180° rotasyon Türe göre değişir
Okuma Ekseni Yatay zigzag Yatay zigzag Dikey zigzag (↑) Yatay sürekli
Tablet Çevirme X Gerekmez X Gerekmez * Gerekli (180°) X Gerekmez
Paragraf Kesintisi Olabilir (yön sıfırlanır) Olabilir Nadir X Yok (sürekli)
Başlangıç Noktası Sol üst köşe Sol üst köşe Sol alt köşe Sol üst köşe
Yerine Ad - Schlangenschrift, Serpentine - Continuous Boustrophedon
Yaygınlık En yaygın Nadir Çok nadir Uzun metinlerde
Önemli Örnek Gortyn Yasaları Capua Steli Rongorongo Luwi Hiyeroglifleri

Bustrofedon Örnekleri

Tilki ve Üzüm - Ezop Masalı

GERÇEK BUSTROFEDON
1 > Bir gün aç bir tilki yüksek bir asmanın
2 < .üdröG .idrel nızümlü nislo tağılsaraS
3 > Üzümlere ulaşmak için defalarca sıçradı
4 < .idamaşalu nicaf amA
5 > Sonunda vazgeçti ve uzaklaşırken şöyle dedi:
6 < "!şımzuko relrüzü uz netaZ"

Ders: Elde edemediğimiz şeyleri küçümsemek, kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir.

Kaplumbağa ve Tavşan

SÖZDE BUSTROFEDON (Schlangenschrift)
1 > TAVŞAN KAPLUMBAĞAYLA YARIŞA GİRDİ
2 < HIZLI OLDUĞU İÇİN KENDİNE GÜVENİYORDU
3 > YOL ORTASINDA UYUMAYA KARAR VERDİ
4 < KAPLUMBAĞA YAVAŞ AMA İSTİKRARLI GİTTİ
5 > VE YARIŞI KAZANDI

Sözde bustrofedonda yazaçlar aynalı değil 180° döndürülmüş olarak yazılır (baş aşağı).

Rongorongo Stili — Ters Bustrofedon

TERS BUSTROFEDON

Okumaya sol alt köşeden başlanır. Her satırdan sonra tablet 180° çevrilir.

1 > BAŞLANGIÇ NOKTASI BURADA ↑
2 O TABLETİ ÇEVİR VE OKU
3 > TEKRAR ÇEVİR VE DEVAM ET
4 O SON SATIRA ULAŞTIN

Tarihsel Metin Örnekleri

Gortyn Yasaları

Girit, Yunanistan • MÖ 450-460 • Gerçek Bustrofedon
→ ΘΕΟΣ ΤΥΧΑ ΑΓΑΘΑ
ΑHΤΑΓΑ ΑΧΥΤ ΣΟΕΘ ←
→ ΑΙ Κ ΕΛΕΥΘΕΡΟΣ

Antik Yunan'ın en kapsamlı hukuk metni. 12 sütundan oluşan bu yazıt, aile hukuku, mülkiyet ve kölelik konularını düzenler. Bustrofedon yazımın en iyi korunmuş örneğidir.

Luwi Hiyeroglifleri

Anadolu * MÖ XIV. - VIII. yy * Yineleyen Bustrofedon
> ***** (figürler sağa bakar)
***** < (figürler sola bakar)

Hitit İmparatorluğu'nun yazı düzeni. Hayvan ve insan figürleri içeren hiyerogliflerde, figürlerin baktığı yön okuma yönünü belirler. Kesintisiz yineleyen bustrofedon kullanılır.

Rongorongo Tabletleri

Paskalya Adası * XVIII - XIX. yy * Ters Bustrofedon
𐊀𐊁𐊂𐊃𐊄 (baş aşağı)
𐊀𐊁𐊂𐊃𐊄 → (normal)

Hâlâ çözülememiş gizemli bir yazı düzeni. Okuyucu tableti her satırdan sonra 180° çevirir. Dünyada bilinen tek ters bustrofedon örneğidir.

Capua Etrüsk Steli

İtalya * MÖ V. yy * Sözde Bustrofedon
> VELΘINA ATNAS
SANTAS ANIΘLEV

Etrüsk dilinin en uzun yazıtlarından biri. Serpantin bustrofedon (Schlangenschrift) kullanır - yazaçlar, aynalı değil baş aşağı döndürülmüştür.

Sabaean Yazıtları

Yemen * MÖ VIII. - I. yy * Gerçek Bustrofedon
𐩣𐩤𐩥𐩦𐩧
𐩣𐩤𐩥𐩦𐩧

Saba Krallığı'nın yazı düzeni. Güney Arap abecesi kullanılır. Anıtsal yazıtlarda bustrofedon yeğlenmiştir.

Safaitic Yazıtları

Suriye/Ürdün * MÖ I. yy - MS IV. yy * Değişken
Kaya üzerine kazınmış göçebe yazıtları
Bustrofedon, LTR ve RTL karışık kullanılır

Göçebe Arap kabilelerinin bıraktığı binlerce kaya yazıtı. Yazı yönü tutarsız olabilir - bazen bustrofedon, bazen tek yönlü.

İlişkili Yazı Yönü Kavramları

Sinistrograd

Latince "sinister" (sol) sözcüğünden. İbranice, Arapça, Farsça gibi dillerde kullanılır. Tek yönlü, tutarlı sağdan sola yazım.

Dekstrograd

> Soldan Sağa (LTR)

Latince "dexter" (sağ) sözcüğünden. Latince, Türkçe, İngilizce gibi dillerde kullanılır. Modern Batı dillerinin standardı.

Stoichedon

Izgara Hizalaması

Yazaçların hem yatay, hem de dikey olarak hizalandığı yazı stili. Her yazaç, bir ızgara gözesine yerleştirilir. Antik Yunan anıtlarında yaygındır.

Ayna Yazısı

<> Tek Yönlü Aynalama

Metnin tamamının aynalı yazıldığı sistem. Leonardo da Vinci'nin defterlerinde görülür. Bustrofedondan farklı olarak yön değiştirmez.

Spiral Yazı

Dairesel İlerleme

Metnin merkezden dışa ya da dıştan merkeze doğru spiral biçiminde ilerlediği yazım. Bazı antik diskler ve mühürlerde görülür.

Dikey Yazı

Yukarıdan Aşağıya

Çince, Japonca ve Korece'nin geleneksel yazım yönü. Sütunlar sağdan sola sıralanır. Modern kullanımda yatay da yaygın.

Dijital Araçlar ve Kaynaklar

Araç / Kaynak Tür Açıklama Bağlantı
dCode Boustrophedon Çevrimiçi Dönüştürücü Metni bustrofedon formatına dönüştürür. Hem aynalama hem de ters çevirme seçenekleri sunar. dcode.fr
TextFixer Reverse Text Metin Ters Çevirici Metni ters çevirir ve aynalar. Bustrofedon oluşturmak için kullanılabilir. textfixer.com
Unicode Bidirectional Algorithm Teknik Standart Unicode'un çift yönlü metin işleme standardı. RTL ve LTR karışık metinler için. unicode.org
Wikipedia - Boustrophedon Ansiklopedi Kapsamlı tarihsel bilgi, örnekler ve referanslar. wikipedia.org
Omniglot Writing Systems Referans Sitesi Dünya yazı düzenleri ansiklopedisi. Bustrofedon kullanan diller hakkında bilgi. omniglot.com

Unicode Denetim Karakterleri

Karakter Unicode İsim Kullanım
U+200F Right-to-Left Mark (RLM) Metnin sağdan sola yönünü zorlar
U+200E Left-to-Right Mark (LRM) Metnin soldan sağa yönünü zorlar
U+202E Right-to-Left Override (RLO) Tüm sonraki karakterleri RTL yapar
U+202D Left-to-Right Override (LRO) Tüm sonraki karakterleri LTR yapar
U+202C Pop Directional Formatting (PDF) Yön geçersiz kılmasını sonlandırır

Aynalı Yazaç

Normal: A B C D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z
Aynalı: ∀ q Ɔ ᗡ Ǝ Ⅎ ⅁ H I ſ ʞ ˥ W N O Ԁ Q ɹ S ┴ ∩ Λ M X ⅄ Z
Küçük: a b c d e f g h i j k l m n o p q r s t u v w x y z
Aynalı: ɐ q ɔ p ǝ ɟ ƃ ɥ ᴉ ɾ ʞ l ɯ u o d b ɹ s ʇ n ʌ ʍ x ʎ z
)

(

Bölüm Açıklama
Tanım Satırların bir sağa bir sola; yani öküzün tarlayı sürerken izlediği yol gibi gidiş-geliş yönünde düzenlendiği eski yazı biçimi.
Köken Yunanca boustrophēdón (βουστροφηδόν) → bous (öküz) + strophē (dönüş) + -dón (zarf eki).
Anlamı: “Öküz gibi dönerek (yazarak)”.
Yazım Yönü Bir satır sağdan sola, sonraki satır soldan sağa ilerler.
Sağdan sola giden satırlarda çoğunlukla harfler de ayna yönünde yazılır.
Görsel Mantık Yazı bir yılan gibi kıvrılarak ilerler. Satır sonuna gelindiğinde yeni satır ters yönden devam eder.
Kullanıldığı Dönemler MÖ 7–5. yüzyıllar arasında Arkaik Yunan yazıtları.
Ayrıca bazı Ege ve Anadolu yazılarında: Luwi, Likya, Karya.
Etrüsk yazıtlarında sınırlı örnekler.
Runik yazmalarda ender örnekler.
Bustrofedon Türleri 1. Gerçek bustrofedon: Satır yönü değişir, yazaçlar da aynalanır.
2. Sözde/rotasyonlu bustrofedon: Satır yönü değişir fakat yazaçlar, aynalanmaz.
3. Yineleyen/rekursif bustrofedon: Satır içi yön okları ya da simgeler kullanılır.
Teknik İşlevler Satır başına dönme gereksinimini azaltır; yazıcı için hız ve ergonomi sağlar.
Taş yazıtlar ve blok yazım için özellikle uygulanabilirdi.
Modern Kullanım Kodlama ve matematikte zigzag tarama algoritmaları.
QR ve optik dizilerde bustrofedon tarama mantığı.
Steganografi ve veri dizilimlerinde “bustrofedon pattern” olarak geçer.
Somut Eski Örnekler Gortyn Yasası (Girit, MÖ V. yy) - en ünlü bustrofedon metinlerden biri.
Eski Yunan stel ve taş yazıtlarının büyük bölümü (özellikle Arkaik dönem).
Etrüsk ayna yazımlı mezar yazıtları.
... Günümüzde doğal dillerde kullanılmaz; tarihsel ve teknik bir yazım düzeni olarak incelenir.
)


- BU/ŞU:
"TABLO" ile "SAHNE"


- BÜTÇE ile/ve BÜTÇELENDİRME

( BOUGETTE[Fr.]: Küçük çanta. [İngiltere'de Maliye Bakanı'nın yıllık hesaplarını meclise küçük bir çanta içinde getirmesinden dolayı.] )


- BÜTÇE ile BÜTÇESEL ile BÜTÇE KONTROLÜ

( BUDGET vs. BUDGETARY vs. BUDGETARY CONTROL )

( بودجه ile بودجي اي ile کنترل بودجه اي )

( BODJEH ile بودجي اي ile KONTERL BODJEH AY )


- BÜTÇELEMEK ile BÜTÇE ile BÜTÇE YILI ile BÜTÇE AÇIĞI ile BÜTÇE DENGESİ


- BÜTE ile BÜTGÜ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çok. İLE Dışkı, kaka.[Yalnızca çocuklar için kullanılır.] )


- BUTOMANCEAE = KÜLÂNÎYE


- BUTON değil/yerine/= DÜĞME


- BUTTON :/yerine DÜĞME


- BÜTÜGE = PATLICAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- BÜTÜNLEMEK ile BÜTÜNLENMEK ile BÜTÜNLETMEK ile BÜTÜNLEŞMEK ile BÜTÜNLEŞTİRMEK ile BÜTÜNLENEBİLMEK ile BÜTÜNLETEBİLMEK ile BÜTÜNLEYEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞEBİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLMEK ile BÜTÜNLEŞTİRİLEBİLMEK ile BÜTÜN/LÜK ile BÜTÜNLER ile BÜTÜNSEL/LİK ile BÜTÜN BÜTÜN ile BÜTÜNLEMELİ ile BÜTÜN BÜTÜNE ile BÜTÜNLER AÇI ile BÜTÜNCÜ EKONOMİ ile BÜTÜNLEME SINAVI ile BÜTÜN ÇIPLAKLIĞIYLA


- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMAMLANMA


- BÜTÜNLENME ile/ve/||/<> TAMLANMA

( )


- BÜTÜNLEŞME ile BÜTÜNLENME

( INTEGRATION vs. TO GET COMPLETION )


- BÜTÜNLEŞME ile/ve FARKLILAŞMA

( INTEGRATION vs./and TO BECOME DIFFERENT )


- BÜTÜN/LÜK(ĞÜNDE) ile/ve/||/<> BAĞLAM(INDA)


- Bütünlük için DİNLE!!!


- BÜTÜNLÜK ile ESRİME

( ... İLE Esrime, duyulur olanlardan, bir başka deyişle tikel şeylerden başlayıp derece derece iç algıya ve iç algıdan da geçip bir an için bile olsa yokluğa dalmak, aslına kavuşmak demektir. )


- BÜTÜNSELLEŞTİRME ile İNDİRGEME

( TO COMPLETE/COMPLETION vs. TO REDUCE )


- BÜVE ile BÜVET


- BÜVELEK/EĞRİLCE ile CIZSİNEĞİ

( ... İLE Bir tür büvelek. )

( ... ile ZÜBÂB-I BAKARÎ )


- BUY vs. PURCHASE


- BÜYÜK BRİTANYA ile BÜYÜK PİRAMİTLER ile ÇİN SEDDİ ile HARİKA ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK TORUNU ile BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK BÜYÜK BÜYÜK TORUN ile BÜYÜK YALANCI ile BÜYÜK SAYI ile DAHA BÜYÜK ile EN BÜYÜK ile BÜYÜK ÖLÇÜDE ile ÇOK ETKİLENMİŞ ile BÜYÜKLÜK ile TANRI'NIN BÜYÜKLÜĞÜ

( GREAT BRITAIN vs. GREAT PYRAMIDS vs. GREAT WALL OF CHINA vs. GREAT vs. GREAT GRANDCHILD vs. GREAT GRANDDAUGHTER vs. GREAT GRANDSON vs. GREAT GREAT GREAT GRANDCHILD vs. GREAT LIAR vs. GREAT NUMBER vs. GREATER vs. GREATEST vs. GREATLY vs. GREATLY AFFLICTED vs. GREATNESS vs. GREATNESS OF GOD )

( هنگفت ile سيل آسا ile عظيم ile شگرف ile عظيمالشان ile با عظمت ile تنومند ile مفخم ile بريتانياي کبير ile نتيجه ile نوازاده ile نديده ile کذاب ile مشت ile اهرام ثلاثه ile ديوار بزرگ چين ile افزم ile افخم ile عظما ile سخت ile سينه چاک ile مجد ile استعلاء ile سطوت ile بزرگي ile هنگفتي ile شگرفي ile شهامت ile جل )

( NPANGOFT ile SYLE ASA ile AZYM ile SHGARF ile عظيمالشان ile BA AZEMAT ile TANOMAND ile MAFKHAM ile BARYTANYAY KABYR ile NATYJAH ile نوازاده ile NADYDAH ile KEZAB ile MOSHT ile HARAM SALASEH ile DYVAR BOZORG CHYNE ile AFZOM ile AFKHAM ile AZEMA ile SOKHT ile SYNAH CHAK ile MOJAD ile استعلاء ile SETOT ile BOZORGY ile NPANGOFTY ile SHGARFY ile SHEHAMET ile JEL )


- BÜYÜK BURUN/LULUK ve/||/<>/> BURNUNUN DİBİNDEKİ FIRSATLARI/GERÇEKLERİ GÖREMEME


- (BÜYÜK) "HİKAYE" değil SÜREÇ


- Büyük konuşmamak için DİNLE!!!


- BÜYÜK PATLAMA ve/||/<>/> SİMETRİ KIRILMASI ve/||/<>/> KÜTLE


- BÜYÜK SELÇUKLU YÖNETİMİ'NDE -ile

( * VEZİR(SAHİB) / BAŞBAKAN
(ULEM KÖKENLİ, BÜROKRAT GİBİ VE GENELLİKLE İRAN'LI, BÜTÇENİN %10'UNU ALIRDI)

* DİVÂN-I A'LÂ / BAKANLAR KURULU

* DİVÂN-I İSTÎFÂ / MÂLİYE BAKANLIĞI
MÜSTEVFÎ / MÂLİYE BAKANI

* DİVÂN-I İŞRÂF - SAYIŞTAY
MÜŞRİF

* DİVÂN-I ÂRZ - SAVUNMA BAKANLIĞI
ÂRIZ - SAVUNMA BAKANI

DİVÂN-I İNŞÂ VE TUĞRA / DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI
MÜNŞÎ/TUĞRÂÎ - KÂTİPLER/DEBÎR

İNŞÂ: YAZIŞMA/DİPLOMASİ
----------
ATABEG - LALA/LIK (DAR ANLAMDA) (DİVAN'A KATILIRDI)
NÂİBU'S-SALTANA / SULTAN VEKİLİ
( TÜRKİYE SELÇUKLULARI'NDA )


- BÜYÜKANNE ile BÜYÜKANNE

( GRANDMA vs. GRANDMOTHER )

( نه نه جا ile بي بي ile مادر بزرگ ile ننه جان )

( NAH NAH JA ile BEY BEY ile MADAR BOZORG ile ننه جان )


- BÜYÜKANNE ile BÜYÜKANNE ile BÜYÜK TEYZE

( GRANDAM vs. GRANDAME vs. GRANDAUNT )

( ننه بزرگ ile عمه مادري ile عمه پدري )

( NANEH BOZORG ile AMEH MADARY ile AMEH PEDARY )


- BÜYÜKDERE :

( Büyükdere'ye ismini veren dere Belgrad ormanı içindeki Valide Bendin doğusundan çıkar, Antik çağdaki ismi ile Bathykolpos olan ve Belgrad Ormanlarından çıkan derenin coğrafi ismi Bakla Deresidir. Ancak semtin isminin Büyükdere olması, Bakla deresi ismini adeta unutturmuş ve Büyükdere alışılmış ve kabul edilir ismi olmuştur. )


- BÜYÜLTME -ile

( AUGMENTATIVE )


- BÜYÜME ile BÜYÜME HIZI