Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 20.315 başlık/FaRk ile birlikte,
20.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(63/83)


- PRON/PRONE[İng.] değil/yerine/= YÜZÜSTÜ


- PROP/PROBE[İng.] değil/yerine/= BAŞLIK, MIL


- PROPANE[İng.] / PROPANE[Fr.] / PROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPAN


- PROPERLY :/yerine DÜZGÜNCE


- PROPYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUBU


- PROPOSE :/yerine ÖNERMEK


- PROPRIOSEPTİF/PROPRIOCEPTIVE[İng.] değil/yerine/= DERİN DUYU


- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- PROSPEKTİF EVALÜASYON/RETROSPECTIVE EVALUATION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK DEĞERLEME


- PROSPEKTİF/PROSPECTIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK


- PROTEİN SENTEZİ[İng. PROTEIN SYNTHESIS] ile/||/<> EKSPRESYON[İng. EXPRESSION] ile/||/<> GEN OKUNUMU[İng. GENE EXPRESSION] ile/||/<> GTP (GUANOZİN 5' TRİFOSFAT)[İng. GTP (GUANOSINE 5-TRIPHOSPHATE)] ile/||/<> İNTERFAZ[İng. INTERPHASE] ile/||/<> TRANSLASYON[İng. TRANSLATION] ile/||/<> 5' UTR[İng. 5' UNTRANSLATED REGION (5' UTR)]

( Canlıların protein yapımı için kullandığı mekanizmanın genel adıdır. Herhangi bir canlı organizmada bulunan tüm proteinler sürekli bir yıkılma ve yeniden yapılma durumundadır. Sentezlenme sırasında, genetik materyalden okunarak üretilen aminoasitler, peptit bağları sayesinde proteinleri oluştururlar. @@ Genetik bir yapıdan kaynaklanan yapı ya da aktivitedir. Bir genin, uygun şartların olması halinde ya da zamanın gelmesi durumunda okunarak içeriğindeki bilginin aminoasit ve protein sentezinde kullanılmasıdır. Gen ifadesi olarak da bilinir. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir (UAG: amber; UAA: ochre ve UGA: opal). @@ Guanozin trifosfat olarak bilinir. Protein sentezinde rol alan RNA sentezinin öncüsü bir nükleotitdir. GTP @@ Hücrenin normal hayat döngüsünü gerçekleştirdiği evre. Hücre döngüsünün %90'ını oluşturur. G1, S ve G2 olmak üzere üç evreden oluşur. G1 evresinde ATP ve protein sentezi yapılır, organel sayısı artar. S evresinde DNA kendini eşler. Son evre olan G2 evresinde ise bölünme için son hazırlıklar yapılır. @@ Protein yapımında, RNA dizisini aminoasit zincirine dönüştürme işlemi.Translasyon metionin (AUG) içeren kodon ile başlar. Protein sentezini sonlandırmada mRNA üzerinde 3 kodon etkili olur ve bunlara terminasyon kodonları (stop kodon) adı verilir. @@ Transkripsiyon başlatma bölgesi ile translasyon başlangıcı arasındaki mRNA'da saklanan ancak translasyon olmayan bölge. Ribozomal bağlanma bölgesini (lider dizisi) ve sinyal sırasını içerir. Ekzon 1'in başlangıcıdır. Çoğu mRNA'nın 5 'UTR'leri, protein sentezinin başlatılmasında rol oynayan bir konsensüs dizisi; 5'-CCAGCCAUG-3 içerir. Translasyona uğramamış olmasına karşın, bu bölge mRNA sekonder yapısını ve sabitliğini, translasyon başlangıcının istikarını ya da sekansa spesifik mRNA-bağlayıcı proteinlerin bağlanmasını etkileyebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN YAPISI[İng. PROTEIN STRUCTURE] ile/||/<> PROTEKTİF[İng. PROTECTIVE] ile/||/<> PROTEOM[İng. PROTEOME] ile/||/<> PROTOKTİSTA[İng. PROTOCTISTA]

( Yapı sözcüğü protein için kullanıldığında, küçük moleküller için olduğundan çok daha karmaşık bir anlam taşıyor. Proteinler makromoleküllerdir ve dört farklı yapı seviyesine sahiptir - birincil, ikincil, üçüncül ve kuaterner. @@ Tıpta belirli koşullara karşı koruma sağlamak için kullanılan önlem ve maddeleri tanımlamak için kullanılan terim. Birkaç örnek aşağıdaki gibidir: @@ Bir gözenin, dokunun ya da organizmanın genomu tarafından sentezlenen proteinlerin tamamına verilen isimdir. @@ 1860'lı yıllarda, günümüzde Protista olarak bilinen alem için John Hogg tarafından önerilen ilk isimdir. Hogg, sadece bitki ya da hayvanlara benzeyen tekgözeli canlıları öbeğe dahil etmiştir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEİN ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ[İng. ADAPTIVE IMMUNE SYSTEM] ile/||/<> ADAPTÖR PROTEİN[İng. ADAPTOR PROTEIN] ile/||/<> AKTİN[İng. ACTIN] ile/||/<> AKUAPORİN[İng. AQUAPORIN] ile/||/<> MİKROTÜBÜL[İng. MICROTUBULE] ile/||/<> TAŞIYICI PROTEİNLER[İng. CARRIER PROTEINS]

( Bir ya da birden fazla aminoasit zincirinden oluşan kompleks organik moleküller. Proteinler, başka moleküllere bağlanma yetenekleri sayesinde çok sayıda değişik görev üstlenebilir. Proteinler; enzim, hormon, antikor, yapısal elementler ya da gaz taşıyan moleküller olabilirler. @@ Omurgalılarda patojenlere karşı oldukça spesifik ve uzun süreli savunma sağlayan lenfosit sistemidir. İki ana lenfosit sınıfından oluşur: Patojene ya da patojen kaynaklı moleküllere spesifik olarak bağlanan antikorları salgılayan B lenfositleri (B gözeleri) ve patojen tarafından enfekte edilmiş gözeleri doğrudan öldürebilen ya da patojeni ortadan kaldırabilecek diğer gözeleri uyaran sinyal proteinleri (bunlar göze yüzeyi proteinleri ya da göze dışına salgılanan proteinler olabilir) üreten T lenfositleri (T gözeleri). @@ Temel görevi, iki ya da daha fazla sayıda proteini bir göze içi sinyal yolağında ya da protein kompleksinde birbirine bağlamak olan proteinlerin genel adı. @@ Miyozinin yardımı ile kasın kasılma ya da gevşeme işlemini yerine getiren bir tür proteindir. @@ Hücre zarında bulunan, suyun göze içi ve dışı geçişini hızlandıran taşıyıcı proteinlerdir. @@ Ökaryot gözelerde, göze iskeletinin yapısına katılan, kamçılı ve sillilerde ise sillerin yapısına katılan içi boş protein yapılı tüpçükler. Hücre iskeletinin ana bileşenlerinde birisi olan mikrotübüller yaklaşık 25 nanometre yarıçapındadır. Aktin filamentleri gibi mikrotübüller de göze içinde sürekli bir araya gelip parçalanan dinamik yapılardır. Hem göze şeklini belirlemede hem de göze hareketlerinin bazı biçimleri, organellerin göze içi taşınması ve mitoz sırasında kromozomların ayrılması dahil olmak üzere çeşitli göze hareketlerinde işlev görürler. @@ Çözünen bir kimyasalın konsantrasyon farkına zıt yönde taşıyan, göze zarında bulunan proteinler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROTEINS[İng.] / PROTÉINES[Fr.] / PROTEINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTEİNLER


- PROTEKTİF/PROTECTIVE[İng.] değil/yerine/= KORUYUCU


- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...

( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )


- PROTOKOL ile FORMALİTE

( PROTOCOL vs. FORMALITY )


- PROTON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MİKROSKOBU


- PROTON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE PROTONIQUE[Fr.] / PROTONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON REZONANSI


- PROTON SCATTERING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À DIFFUSION DE PROTONS[Fr.] / PROTONENSTREUMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SAÇILMA MİKROSKOBU


- PROTOTİP[Fr. < PROTOTYPE] değil/yerine/= İLK ÖRNEK, MODEL


- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK


- PROVE :/yerine KANITLAMAK


- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK

( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )


- PROVIDE :/yerine SAĞLAMAK


- PROVINCE :/yerine İL, BÖLGE


- PROVOKATİF/PROVOCATIVE[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTICI


- PROVOKE ile PROVOKASYON


- PROXIMATE CAUSATION[İng.] değil/yerine/= YAKLAŞIK NEDENLEME

( Özelliklerin fizyolojik ve moleküler olarak nasıl çalıştığının açıklanması işidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSEUDOİNVERSE ile/||/<> INVERSE

( Pseudoinverse A⁺ genel İLE inverse A⁻¹ kare için. )

( Formül: General İLE square only )


- PSİKEDELİK[İng. PSYCHEDELIC] ile/||/<> PSİKOAKTİF NESNE[İng. PSYCHOACTIVE SUBSTANCE]

( Halüsinojenler olarak da bilinen psikedelikler; kişinin algılarında, ruh halinde, duygularında ve bilişsel süreçlerinde değişiklikler oluşturan bir psikoaktif madde sınıfıdır. LSD, Meskalin, Sihirli Mantarlar (İng: "magic mushrooms") gibi mantarlarda bulunan Psilosin ve Psilosibin maddeleri başlıca psikedelik örnekleridir. @@ Merkezi sinir sisteminde etkili olan, beynin fonksiyonlarını değiştiren, duyularda, bilinçte, davranışta ve psikolojik durumda değişikliklere neden olan maddelerdir. Bu maddeler, tıbbi alandan, dini ritüellere kadar pek çok alanda kullanıma sahiptir. Tıp alanında kullanılan psikoaktif maddelerin pek çoğu, eğlence amaçlı kötüye kullanılabilmektedir. Pek çoğu uzun süre legal olarak kullanılmasına karşın son 20 yılda ciddi sınırlamalara ve takibe tabi tutulmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSİKOLOJİ ile/ve BİLİM ile/ve FELSEFE

( Bilinçle. İLE/VE Nesnelerle. İLE/VE Bilincin bilinci. )


- PSİKOLOJİ'DE

( * YAKLAŞIM TÜRLERİ'NDE:
NÖROBİYOLOJİK ile/ve DAVRANIŞSAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve PSİKOANALİTİK ile/ve FENOMENOLOJİK
* PSİKOLOJİ ALANLARI'NDA:
DENEYSEL ile/ve FİZYOLOJİK ile/ve GELİŞİMSEL ile/ve KİŞİLİK ile/ve SOSYAL ile/ve BİLİŞSEL ile/ve KLİNİK VE DANIŞMANLIK ile/ve OKUL VE EĞİTİM ile/ve ENDÜSTRİ
* ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ'NDE:
DENEYSEL ile/ve GÖZLEM ile/ve TARAMA ile/ve TEST ile/ve VAK'A TARİHÇESİ )


- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE


- PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE[Fr.] / PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PSİKROMETRE


- PSİŞE/PSYCHE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL


- PSEUDO FIRST ORDER REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO BİRİNCİ DERECE TEPKİME


- PUAN MUN JON:
KUZEY KORE ve/<> GÜNEY KORE

( Kore'yi ikiye bölen, 38. paralelde bulunan bir köy. )

( [o dönemde] Sovyetler Birliği'nin egemenliğindeydi. VE/<> ABD'nin egemenliğindeydi. )

( Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki bazı FaRkLaR'ı görmek için burayı tıklayınız... )


- PÛJÎNE[Fars.] ile ...

( 1240 gr. ağırlığında bir ölçü. | Kantar. )


- PUL ile PUL PUL ile PUL ŞİŞE ile PUL BİBER ile PUL KANATLILAR ile PUL KOLEKSİYONCUSU ile PUL KOLEKSİYONCULUĞU


- [not] "PULL/INFLUENCE" vs./and TO GIVE (HIS/HER/ITS) DUE


- PULSATIL/PULSATILE[İng.] değil/yerine/= VURUMLU


- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]

( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )


- PUNGENT vs. DENSE


- PUNNETT SQUARE[İng.] değil/yerine/= PUNNETT KARESİ

( Basit grafik modelleme. Gelecek döllerde oluşabilecek her türlü genotipi gösteren yöntem. Punnet karesi genetik rehberler tarafından çiftin belirli bir özelliği sonraki nesillere kalıtma olasılığını hesaplamak için kullanılıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PUPİLLA ile/||/<> ANİZOKORİ[İng. ANISOCORIA] ile/||/<> DİLATE ile/||/<> İZOKORİ[İng. ISOCORIA] ile/||/<> MİDRİYAZİS[İng. MYDRIASIS]

( Gözdeki iris tabakasının ortasında bulunan, ışığın göze girmesini sağlayan dairesel açıklık. Türkçe'de "göz bebeği" olarak bilinir. Işığın miktarına bağlı olarak genişler ya da daralır; bu süreç, göze giren ışık miktarını kontrol eder ve görme kalitesini optimize eder. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) çaplarının birbirinden farklı olması durumu. Normalde her iki göz bebeği de aynı boyutta olmalıdır, ancak anizokori, bir göz bebeğinin diğerinden belirgin biçimde büyük ya da küçük olması durumunda ortaya çıkar. @@ Tıbbi ve biyolojik bağlamda genişlemek, açılmak. Özellikle pupilla (göz bebeği) gibi vücut yapılarının genişlemesini ifade etmek için kullanılır. Örneğin, düşük ışık koşullarında göz bebeğinin genişlemesine "pupillanın dilate olması" denir. Bu terim, vücuttaki diğer kanalların ya da damarların genişlemesi için de kullanılabilir. @@ İki göz bebeğinin (pupilla) boyutlarının eşit olması durumu. Sağlıklı bireylerde her iki göz bebeği de aynı büyüklükte olur. @@ Gözbebeğinin yani pupillanın genişlemesi (dilatasyon) anlamına gelmektedir. Bunun tam tersi ise miyozis, yani pupil daralmasıdır. Gözbebeği (pupilla), anatomik olarak ışığın merceğe ulaşmadan önce içinden geçtiği iris içindeki açıklıktır. Boyutu parlak ışıkta hızla daralırken loş ışıkta genişleyen iris kasları tarafından belirlenir. Pupilla tipik olarak her iki gözde de aynı boyuttadır. Fizyolojik süreçler dışında atropin gibi göz damlaları ya da beyinsapı hasarına neden olan travmalar midriyazise neden olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PÜR ile PÜRE


- PURCHASE :/yerine SATIN ALMAK


- PURE vs. SIMPLE


- PURE :/yerine SAF


- PURINE[İng.] değil/yerine/= PÜRİN

( Nükleik asitlerin yapısında bulunan çift halkalı azotlu organik bazlardır.[1]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PURITY and WISDOM and LOVE


- PURITY vs. TOLERENCE


- EFFET PURKINJE[Fr.] / PURKINJE-PHÄNOMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PURKİNJE OLAYI


- PURPOSE :/yerine AMAÇ


- PURSANTAJ[İng. < PERCENTAGE]["PURSUNTAJ" değil!] değil/yerine/= YÜZDE

( Filmlerin sinema salonlarında gösterildiği süre boyunca elde edilen bilet gelirlerinin dağıtım oranı. [Bu oran, yapımcılar, dağıtımcılar ve sinema salonları arasında bilet satışlarından elde edilen kazancın nasıl paylaştırılacağını belirler.] [Pursantaj oranı, genellikle film gösteriminin ilk haftalarında yüksek olur, ardından zamanla düşebilir.] )


- PURSUE :/yerine TAKİP ETMEK, SÜRDÜRMEK


- PÜS ile/||/<> PÜSE

( Erik, kayısı, badem vb. ağaçlardan sızan zamk, kedibalı, keven bitkisinden elde edilen zamk, kitre. İLE/||/<> Çamların çıralı yerlerinden elde edilen siyah katran. )


- PUSET[Fr. < POUSSETTE] değil/yerine/= (KÜÇÜK) ÇOCUK ARABASI


- PÜSKÜRME ile PÜSKÜRME BENLİ


- PÜSKÜRTME ile PÜSKÜRTME MAKİNESİ ile PÜSKÜRTME TABANCASI


- PÜSKÜRÜK ile PÜSKÜRÜK TAŞ ile PÜSKÜRÜK KÜLTE


- COMPASS[İng.] / BOUSSOLE[Fr.] / KOMPASS[Alm.] ile/değil/yerine/= PUSULA


- PV-P CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= PV-P EĞRİSİ


- Q-MACHINE[İng.] / MACHINE Q[Fr.] / Q-MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= Q MAKİNESİ


- Q-METER[İng.] / Q-MÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= Q METRE


- Q.N/QUAQUE NOCTE, EVERY NİGHT[İng.] değil/yerine/= HER GECE


- q.i.d.[Lat. < QUATER IN DIE] değil/yerine/= GÜNDE DÖRT KEZ


- QUALIFIERS ile/ve/||/<> SYMBOLS ile/ve/||/<> ATTRIBUTE ile/ve/||/<> OPERATORS ile/ve/||/<> VARIABLE ile/ve/||/<> VALIDATION


- QUALITY vs. DOSE


- QUALITY :/yerine KALİTE


- QUANTUM ERROR CORRECTİON ile/||/<> DECOHERENCE

( Quantum error correction kuantum bilgiyi korurken İLE decoherence çevresel bozulma sürecidir )

( Formül: Stabilizer codes )


- QUATERNARY STRUCTURE[İng.] değil/yerine/= KUATERNER PROTEİN YAPISI

( Çoğu protein polipeptit zincirlerinden oluşur. Bu polipeptitiler aynı olabilir (bir homodimerde olduğu gibi) ya da farklı olabilir (bir heterodimerde olduğu gibi). Kuaterner yapı, bu polipeptitlerin birbirleriyle etkileşime girdiğine ve daha büyük bir protein kompleksi oluşturduklarında verilen isimdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- QUIETLY :/yerine SESSİZCE


- QUITE :/yerine OLDUKÇA


- quot. op. si.[Lat. < QUOTIES OPUS SIT] değil/yerine/= GEREKLİ ÖLÇÜDE


- QUOTE :/yerine ALINTI YAPMAK


- R-K ile/||/<> SPECAILIST-GENERALİST ile/||/<> KEYSTONE ile/||/<> EKOLOJİK STRATEJİLER

( Türlerin hayatta kalma stratejileri. )

( Formül: dN/dt = rN(1-N/K) )


- RÂBITA ile/ve/<> MUKÂREBE

( İki kişi arasında. İLE/VE/<> Kişiler arasında, meclislerde. )

( Bir râbıta, bin zâbıtaya yeter. )


- RACE :/yerine IRK, YARIŞ


- RAD/RADIATION ABSORBED DOSE[İng.] değil/yerine/= RADYASYON EMILIM DOZU


- RADIOMETRIC DATING[İng.] değil/yerine/= RADYOMETRİK TARİHLENDİRME

( Radyoaktif elementlerin bozunumuna dayalı olarak kayaların oluştukları tarihlerin kesin olarak belirlenmesinde kullanılan bir tekniktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RÂDÎ/RÂDÎYYE[Ar.] ile RÂDİYE[Ar. < RIZÂ] ile RA'DİYYE[Ar.]

( Rıza gösteren, kabul eden, boyun eğen. İLE Râzı olsun! İLE Torpil. )


- RADİUS OF CONVERGENCE ile/||/<> INTERVAL OF CONVERGENCE

( Radius R büyüklük, interval açık/kapalı uç noktalar. )

( Formül: Magnitude İLE endpoint behavior )


- RADOME[İng.] / RADÔME[Fr.] ile/değil/yerine/= RADOM


- ÉQUILIBRE RADIOACTIF[Fr.] / RADIOAKTIVES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF DENGE


- CONCENTRATION RADIOACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF DERİŞİM


- RADIOAKTIVE QUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF KAYNAK


- RADIOACTIVE MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF NESNE


- RADIOAKTIVES ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF ÖĞE


- RADYOAKTİF/RADIOACTIVE[İng.] değil/yerine/= IŞIN ETKIN


- RADYOAKTİF[Fr. < RADIOACTIVE] değil/yerine/= IŞIN ETKİN


- RADYOAKTİF/RADYOAKTİVİTE[Fr.] değil/yerine/= IŞINETKİN/LİK

( Alfa, beta, gama ışınlarını yayma özelliği. )


- MÉTHODES DE DATATION RADIOACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF YAŞ TAYİNİ YÖNTEMLERİ


- ÉMANATION RADIOACTIVE[Fr.] / RADIOAKTIVE EMANATION[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF YAYILIM/YAYILMA


- RADIOACTIVE[İng.] / RADIOAKTIV[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİF


- RADIOAKTIVIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİFLEŞTİRME


- RADYOAKTİF/LİK ile RADYOAKTİFLEŞTİRME ile RADYOAKTİF İZOTOPLAR


- RADYOAKTİVİTE ile/||/<> ARAŞTIRMA

( Radyoaktivite araştırmaları ve kuramı )

( Marie Curie tarafından 1903 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1867-1934) (Ülke: Polonya/Fransa) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Radyoaktivite, polonyum ve radyum) (Nobel: 1903) )


- RADIOAKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOAKTİVİTE


- RADYOAKTİVİTE ile/||/<> RADYASYON

( Radyoaktivite çekirdekten İLE radyasyon genel enerji yayılımıdır. )

( Formül: Nükleer İLE genel )


- RADIO ASTRONOMY[İng.] / RADIOASTRONOMIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOASTRONOMİ


- RADIO-IMMUNITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOBAĞIŞIKLIK


- RADIOBIOLOGY[İng.] / RADIOBIOLOGIE[Fr.] / RADIOBIOLOGIE, STRAHLENBIOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOBİYOLOJİ


- RADIODERMATITIS[İng.] / RADIODERMITE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYODERMİT


- RADIOSENSIBILITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYODUYARLIK


- RADIOECOLOGY[İng.] / RADIOÖKOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOEKOLOJİ


- RADIOPHOTOLUMINESCENCE[İng.] / RADIOPHOTOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOFOTOIŞILDAMA


- RADIOFREQUENCY CURRENT[İng.] / COURANT RADIOFRÉQUENCE[Fr.] / FUNKFREQUENZSTROM, RADIOFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS AKIMI


- RADIO FREQUENCY[İng.] / RADIOFRÉQUENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOFREKANS


- RADIOASTRONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOGÖKBİLİM


- RADYOGRAFİ/RADIOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= X-IŞINLI GÖRÜNTÜLEME


- RADIOGRAPHY[İng.] / RADIOGRAPHIE[Fr.] / DURCHSTRAHLUNG, RADIOGRAPHIE, RÖNTGENOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOGRAFİ


- RADIOCARTOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOHARİTAÇİZİM


- RADIOLUMINESCENCE[İng.] / RADIOLUMINESCENCE[Fr.] / RADIOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOIŞILDAMA


- RADIOISOTOPE[İng.] / RADIO-ISOTOPE[Fr.] / RADIOISOTOP[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOİZOTOP


- RADICARBON DATING[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON TARİHLEME


- RADIOCARBON DATING[İng.] / DATATION PAR LE RADIOCARBONE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON YAŞ TAYİNİ


- RADIOKARBONMETHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOKARBON YÖNTEMİ


- RADIOLYSIS[İng.] / RADIOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOLİZ


- RADYOLOJİ[Fr. < RADIOLOGIE] değil/yerine/= IŞIN BİLİMİ


- RADIOLOGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOLOJİ


- RADYOLOJİK[Fr. < RADIOLOGIQUE] değil/yerine/= RADYOLOJİ İLE İLGİLİ


- RADIOMÉTALLOGRAPHIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOMETALOGRAFİ


- RADIOMÈTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRE


- RADIOMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOMETRİ


- RADYONÜKLIT/RADIONUCLİDE[İng.] değil/yerine/= IŞINLI ÇEKİRDEK


- RADIONUCLÉIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYONÜKLİT


- RADIONÉCROSE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOÖLÜMSER


- RADYOOPAK/RADIOPAQUE[İng.] değil/yerine/= IŞIN GEÇİRMEZ


- RADIOTHERAPIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOSAĞALTIM


- RADIOSCOPY[İng.] / RADIOSCOPIE[Fr.] / DURCHLEUCHTUNGSAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOSKOPİ


- RADIOSONDE[İng.] / RADIOSONDE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOSONDA


- RADIOTÉLÉPHONIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTELEFON


- RADIOTÉLÉMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTELEMETRİ


- RADIO TELESCOPE[İng.] / RADIOTÉLESCOPE[Fr.] / RADIOTELESKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOTELESKOP


- RADIOTHERAPY[İng.] / STRAHLENTHERAPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYOTERAPİ


- RADIOTHERMOLUMINESCENCE[İng.] ile/değil/yerine/= RADYOTERMALIŞILDAMA


- RADIOTOXICITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOTOKSİSİTE


- RADIOGONIOMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYOYÖNBULUM


- RADIUM CELL[İng.] / CELLULE DU RADIUM[Fr.] / RADIUMZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM GÖZESİ/HÜCRESİ


- RADIUM NEEDLE[İng.] / AIGUILLE DU RADIUM[Fr.] / RADIUMNADEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RADYUM İĞNESİ


- RADIUM PLAQUE[İng.] / PLAQUE DE RADIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= RADYUM LEVHASI


- RAFİNERİ[Fr.]/TASFİYEHANE[Ar.+Fars.] değil/yerine/= ARITIMEVİ


- RAHAT ile ÇOLPA/MELEME

( Rahatına düşkün. )


- RAHATLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<> DENGELE(N)ME


- Rahatsız etmeyecek şekilde DİNLE!!!


- RAHLE[Ar.] ile SEHPA[Fars.]

( Üzerinde kitap okumak, yazı yazmak için yapılmış, küçük ve dar masa. İLE ... )


- RAHNE[Fars.] ile ...

( Gedik, yarık, yırtık ve bozuk yer. | Zarar, ziyan, bozukluk. )


- RÂÎ/RÂİYE[Ar. < RA'Y] ile RÂÎ/RÂİYYE[Ar.]

( Çoban, sığırtmaç. | Çobansı, çoban ve kır hayatını anlatan şiir. [İng., Fr. PASTORAL] İLE Rü'yet eden. | R harfine ait, r ile ilgili. )


- RAISE vs. RISE


- RAISE :/yerine YÜKSELTMEK


- RAJON değil RACON[argo | İt. < RAGIONE]

( Yol, yöntem, usûl. | Gösteriş, fiyaka. )


- RAKABÂT[Ar. < RAKABE] ile REKABET["ka" uzun okunur]

( Ense kökleri, boyunlar. | Kullar, köleler, cariyeler. İLE Gözleme, gözetleme. | Birbirini çekememe. | Kıskanma. | Benzerleriyle yarışa çıkma. [İng. RIVALRY, COMPETING | Fr. CONCURRENCE] )


- RAKABE ile/||/<> RAKABE ETMEK ile/||/<> MÜLK ARÂZİ

( Kuru mülkiyet, çıplak mülkiyet. | Bir arazinin asıl mülkiyeti. İLE/||/<> Vakfın gelirini aslına eklemek. İLE/||/<> Hem tasarruf hakkı, hem de geliri[rakabesi] kişilere ait olan her tür emlak. )


- RAKKAS ile RAKKASE ile RAKKASLI


- RAMAN SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE RAMAN[Fr.] / RAMAN-SPEKTROSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMAN TAYF BİLGİSİ/BİLİMİ


- RAMSAY-YOUNG RULE[İng.] / RÈGLE DE RAMSAY-YOUNG[Fr.] / RAMSAY-YOUNG-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSAY-YOUNG KURALI


- RAMSDEN CIRCLE[İng.] / CERCLE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DAİRESİ


- RAMSDEN DISC[İng.] / DISQUE DE RAMSDEN[Fr.] / RAMSDEN-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN DİSKİ


- RAMSDEN EYEPIECE[İng.] / OCULAIRE DE RAMSDEN[Fr.] ile/değil/yerine/= RAMSDEN GÖZMERCEĞİ


- RANDOM vs. COINCIDENCE


- RANDOM VARİABLE ile/||/<> RANDOM PROCESS

( Random variable X(ω) fonksiyon, process X(t,ω) zaman. )

( Formül: Single function İLE time-indexed )


- RANDOM[İng.] değil/yerine/= RASTGELE


- RANDOMİZASYON/RANDOMIZATION[İng.] değil/yerine/= RASTGELELEŞTİRME


- RANGE :/yerine ARALIK


- RANKINE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE RANKINE[Fr.] ile/değil/yerine/= RANKİN ÖLÇEĞİ


- RANKINE CYCLE[İng.] / CYCLE DE RANKINE[Fr.] / CLAUSIUS-RANKINE-PROZESS, RANKINE-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE ÇEVRİMİ


- RANKINE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE RANKINE[Fr.] / RANKINE-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RANKİNE SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- RANUNCULACEAE = ŞAKÎKÎYE


- RAPTİYE ile SABİTLEME

( FASTENER vs. FASTENING )

( بست ile بند زن ile يراق در )

( BAST ile BAND ZAN ile YRAGH DAR )


- RAPTİYELEMEK ile RAPTİYELENMEK ile RAPTİYELETMEK ile RAPTİYE


- RASATHANE ile/ve MUVAKKITHANE

( Gökyüzünün/uzayın izlendiği gözlem evi. İLE/VE Takvim hazırlamak ve vakit tayin etmek için kullanılan küçük rasathane. )


- RAŞELENMEK ile RAŞE


- RACEMATE[İng.] / RACÉMATE[Fr.] / RAZEMAT, RAZEMIZSCHS GEMSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMAT (KARIŞIMI)


- RACEMIC ACID[İng.] / ACID RACEMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= RASEMİK ASİT


- RACEMIC MIXTURE[İng.] / RACEMISCHE MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK KARIŞIM


- RACEMIC[İng.] / RACÉMIQUE[Fr.] / RACEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMİK


- RACEMIZATION, RACEMATION, RACEMISATION[İng.] / RACÉMISATION[Fr.] / RASSENSIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RASEMLEME


- YÜRÜMEK:
RASTGELE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DENGİMİZLE

( Yaşam olur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Şiir olur. )


- RASTGELE ile/ve/||/<>/< DOLAYLI ile/ve/||/<>/< İKİNCİL


- RASTGELE ve TEVEKKÜL


- RASTGELME ile KAZA SONUCUNDA


- ZUFALLSVARIABLE[Alm.] ile/değil/yerine/= RASTLANTI DEĞİŞKENİ


- RASTLANTI değil/yerine TÜZE


- RASYONALİST[Fr. < RATIONALISTE] değil/yerine/= AKILCI


- RASYONALİTE[Fr. < RATIONALITÉ] değil/yerine/= USSALLIK


- RASYONALİZM[Fr. < RATIONALISME] değil/yerine/= AKILCILIK


- RATE :/yerine ORAN, DERECE


- RATING :/yerine DERECELENDİRME


- RATIO vs. TO COMPARE


- RAYLARA:
"ŞAHIS DÜŞTÜĞÜNDE" değil "BİRİ DÜŞERSE"

( Raylı yolların duraklarında bulunan uyarı yazılarının, ilgili yöneticilerce düzeltilmesi dileğiyle... )


- RAYLEIGH CYCLE[İng.] / CYCLE DE RAYLEIGH[Fr.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇEVRİMİ


- RAYLEIGH LINE[İng.] / RAIE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH ÇİZGİSİ


- RAYLEIGH DISC[İng.] / DISQUE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-SCHEIBE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH DİSKİ


- RAYLEİGH HUDÛDU[Osm.] / RAYLEIGH LIMIT[İng.] / LIMITE DE RAYLEIGH[Fr.] / RAYLEIGH-GRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= RAYLEİGH SINIRI


- RAYON[Azr.] = İLÇE[Tr.]


- RÂZI OLUNAN ÖFKE ile RÂZI OLUNMAYAN ÖFKE

( Bizi mahkum eden şey, huylarımız, ahlâkımızdır. )


- re ile Re

( Gam dizisinde, do ile mi arasındaki ses. | Bu sesi gösteren nota simgesi. İLE Renyum'un simgesi. )


- REACTION vs./and RESPONSE


- REAKSİYON/REACTION[İng.] değil/yerine/= TEPKİ | TEPKİME


- REAKSİYON ZAMANI/REACTION TIME[İng.] değil/yerine/= TEPKİ ZAMANI


- BOBINE DE LA RÉACTANCE[Fr.] / REAKTANZSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTANS BOBİNİ


- BAISSE DE LA RÉACTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= REAKTANS DÜŞMESİ


- REAKTİF/REACTIVE[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİ | AYIRAÇ


- REAKTIVASYON/REACTIVATION[İng.] değil/yerine/= YENIDEN ETKINLEŞTİRME


- BURNABLE POISON[İng.] / POISON CONSOMMABLE[Fr.] / REAKTORGIFT, ABTRENNBARES[Alm.] ile/değil/yerine/= REAKTÖR ZEHİRİ


- REAL vs. LIKE


- REAL-TIME[İng.] değil/yerine/= GERÇEK ZAMANLI


- REALİST[Fr. < REALISTE] değil/yerine/= GERÇEKÇİ


- REALİZASYON[Fr. < RÉALISATION] değil/yerine/= GERÇEKLEŞTİRME


- REALIZATION vs./and PRINCIPLE


- REALIZE :/yerine FARKINA VARMAK


- REALİZM[Fr. < RÉALISME] değil/yerine/= GERÇEKÇİLİK


- REASON vs. INTELLIGENCE


- REASON vs. REASON IN FORCE


- REASONABLE :/yerine MAKUL


- REASON vs./and NATURE


- RÉAUMUR TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE RÉAUMUR[Fr.] / RÉAUMUR-TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= RÉAUMUR SICAKLIK ÖLÇEĞİ


- RECÂH[Ar.] ile REZÂNE[Ar.]


- RECEIPT vs. INVOICE


- RECEIVE :/yerine ALMAK


- REÇEL[Fars.] ile MARMELÂT[Fr. < Yun.]/PERVERDE[Fars.][PELVERDE değil!]

( Meyveleri, şekerle kaynatarak hazırlanan tatlı. İLE Şeker karıştırılarak pişirilmiş meyve ezmesi. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. | Besili. | Beslenmiş, terbiye edilip yetiştirilmiş, büyütülmüş. )


- RECESSIVE LETHAL ALLELE[İng.] değil/yerine/= RESESİF ÖLÜMCÜL ALEL

( Homozigot durumda ölümcül olan alel.Farelerde sarı tüye neden olan alel;

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- REÇETE ile/ve/||/<> FORMÜL


- REÇETE ile REÇETELİ ile REÇETESİZ


- REÇİNE ile BAKALİT

( ... İLE Formaldehit ile bir fenolün yoğunlaşması sonucu elde edilen yapay reçine. )


- REÇİNE[Yun.] ile/değil ÇİS

( ... İLE/DEĞİL Kimi bitkilerden sızan ve katılaşarak sarımtırak bir nesne durumuna geçen bir çeşit şekerli özsu, kudret helvası. )


- REÇİNE[Yun.] ile KOPAL[Fr./İsp. < COPAL]

( ... İLE Tropik bölgelerde yetişen, bazı erguvangillerden çıkarılan ve cilâ yapmakta kullanılan bir tür reçine. )


- REÇİNE ile REÇİNELİ ile REÇİNE YAĞI ile REÇİNE KANALI ile REÇİNE KESESİ


- RESIN[İng.] / RÉSINE[Fr.] / HARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= REÇİNE


- RECIPE :/yerine TARİF


- RECOGNIZE :/yerine TANIMAK


- RECOMBINASE[İng.] değil/yerine/= REKOMBİNAZ

( Genetik çeşitlenme reaksiyonlarını katalizleyen enzimlerdir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- RECOMMENDATION :/yerine TAVSİYE


- RECOVERY :/yerine İYİLEŞME


- REDAKSİYON değil/yerine/= DÜZELTME


- REDDÂDE ile/ve/||/<> ÇOBAN ile/ve/||/<> MÜŞHİR

( VI. yy.'dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır. )


- REDDEDİLME ile/ve/||/<> ISTIRAB/ACI

( Reddedilmek, beyin tarafından, fiziksel bir acı olarak algılanıyor. )


- REDDETME ile/değil/yerine ERTELEME

( [not] TO DENY | REJECT vs./but TO POSTPONE/DEFER/DELAY
TO POSTPONE/DEFER/DELAY instead of TO DENY | REJECT )


- REDDETME ile/ve/<> KÜÇÜMSEME


- REDDETME ile/ve/değil/yerine/<>/> YADSIMA


- REDDETMEK ile/değil/yerine DEĞİLLEME

( [not] TO DENY | REJECT vs./but NEGATION
NEGATION instead of TO DENY | REJECT )


- REDDİYE[Ar.]

( Bir düşünceyi, bir öğretiyi çürütmek için yazılan yazı. )


- REDDİYE ile/ve/değil/||/<>/< GÖNDERME


- REDOX ELECTRODE[İng.] / REDOX ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= REDOKS ELEKTRODU


- REDUCE vs. DECREASE


- REDUCE :/yerine AZALTMAK


- REFÂKAT değil/yerine/= EŞLİK ETME


- REFERANS DEĞER/REFERENCE VALUE[İng.] değil/yerine/= DAYANAK DEĞER