Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 20.315 başlık/FaRk ile birlikte,
20.315 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(36/83)


- İ'ÂNE[Ar.] ile NUSRET[Ar.]


- İ'ÂNE[Ar.] ile TAKVİYE[Ar.]


- İAŞE ile İAŞE VE İBATE


- İBÂ'[Ar.] ile MUZÂDDE[Ar.]


- İBÂDET:
GÖZ İLE ve/||/<>/< DİL/LİSAN İLE ve/||/<>/< KONUŞMA/KÂL İLE

( Belleyerek, hıfz ile. VE/||/<>/< Sadakat/sıdk ile. VE/||/<>/< Düşünce/fikir ile. )


- İBÂDET/BULUŞMA/TOPLANMA YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )

( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )

( SANAL CAMİLER )

( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )

( Hünkâr[Sultan] Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )

( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )

( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )


- İBÂHE[Ar.] ile İBÂHE/T[Ar.]

( Ateşi söndürme. İLE Mubah kılma, helâl kılma, bir işin yapılıp yapılmamasını serbest kılma. )


- İBARE ile İBARET


- 'İBÂRE[Ar.] ile KELÎME[Ar.] ile KAVL[Ar.]


- İBÂRE değil/yerine/= SÖZCE


- İBLİS ile İBLİSÇE ile İBLİSÇİ/LİK


- İBN HALDUN ile/ve AUGUST COMTE


- İBN ile/||/<> İBNİYE/İBNİYYE ile/||/<> İBNÂN ile/||/<> VELED ile/||/<> VELEDÂN

( Oğul, erkek çocuk. İLE/||/<> Ölenin oğlunun kızı ya da oğlunun oğlunun kızıdır. İLE/||/<> İki çocuk. İLE/||/<> Oğul [gayri müslimler için]. İLE/||/<> Çocuklar [gayri müslimler için]. )


- IBOGAINE[İng.] ile/değil/yerine/= İBOGAİN


- İBRÂ/TEBRİYE[Ar.] değil/yerine/= AKLAMA, TEMİZE ÇIKARMA


- İBRANİ ile İBRANİCE


- İBRANİCE ile İBRANİCELEŞTİRMEK

( HEBRAIC vs. HEBRAIZE )

( عبري ile يهودي کردن )

( EBRY ile YTEOODY KARDAN )


- İBRE[Ar.] ile/ve/||/<> DÜMEN[İt. < TIMON]

( Ölçü araçları, saat ve göstergelerde sayı ya da işaret göstermeye yarayan oynak iğne. @@ Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan, oynak parça. )


- İBRE değil/yerine/= GÖSTERGE/İĞNE


- İBRE ile/ve İBRE

( Ölçü aletlerinde sayı ya da im göstermeye yarayan devingen iğne. İLE/VE Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )


- İBRE ile İBRET/LİK


- İBRE değil/yerine/= İMGİ


- İBRÎ[Ar.] ile İBRÎ/İBRİYYE[Ar.]

( İbrânî, Yahudi. İLE İbresi, iğnesi olan. | [hayvanlarda] İğneliler.[İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] | İğne yapan, satan. )


- İBRÎ/İBRİYYE[Ar.][İng. STYLOID | Fr. STYLOÏDE] -ile

( İğneliler. )


- MUKÂVEMET-İ DÂHİLİYE[Osm.] / INTERNAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE INTERNE[Fr.] / INNERER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DİRENÇ


- INTERNAL CONVERSION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE CONVERSION INTERNE[Fr.] / INNERER KONVERSIONSKOEFFIZIENT, INNERER UMWANDLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM KATSAYISI


- INTERNAL CONVERSION[İng.] / CONVERSION INTERNE[Fr.] / INNERE KONVERSION, INNERE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DÖNÜŞÜM


- KUDRET-İ DÂHİLÎ[Osm.] / INTERNAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE INTERNE[Fr.] / INNERE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ ENERJİ


- INTERNAL PHOTOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PHOTOÉLECTRIQUE INTERNE[Fr.] / INNENPHOTOELEKTRISCHER EFFEKT, INNERER LICHTELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ FOTOELEKTRİK ETKİ


- İÇ İÇE GEÇMEK ile İÇ İÇE GEÇMEK ile İÇ İÇE GEÇME

( INTERTWEAVE vs. INTERTWINE vs. INTERTWIST )

( درهم بافته شدن ile بهم تابيدن ile درهم بافتن ile درهم مشبک کردن )

( DAREAM BAFTEH SHODAN ile BACPAM TABYDAN ile DAREAM BAFTAN ile DAREAM MOSHBAK KARDAN )


- İÇ İÇE ile ARKA ARKAYA

( ONE WITHIN THE OTHER vs. ONE AFTER THE OTHER/SUCCESSIVELY )


- İÇ İÇE ile/ve/||/<> BURUN BURUNA


- INTERNAL WORK[İng.] / TRAVAIL INTERNE[Fr.] / INNENARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ İŞ


- BODY-CENTERED CUBIC STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= İÇ MERKEZLİ KÜP SİSTEM (HACİM MERKEZLİ KÜBİK | HMK)


- İÇ STANDART İLE DIŞ STANDART İLE STANDART EKLEME ile/||/<> KALİBRASYON YÖNTEMLERİ

( Kantitatif analizde kullanılan kalibrasyon stratejileri. )

( Formül: C = (A-b)/m )


- INTERNAL STANDARD[İng.] / INNERE STANDARDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ STANDART


- INTERNAL FRICTION[İng.] / FRICTION INTÉRIEURE, FROTTEMENT INTÉRIEUR[Fr.] / INNERE REIBUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ SÜRTÜNME


- İÇ ve/=/<> ZİHİN/DÜŞÜNCE


- İCÂBEN ile ALÇAKGÖNÜLLÜLÜKLE


- İCÂBET[Ar.] ile KABÛL[Ar.] ile ECÂBE[Ar.] ile İSTECÂBE[Ar.]


- İCÂM[Ar. < ECEME] ile İ'CÂM[Ar.]

( Ağaçlıklar, çalılıklar, kamışlıklar. | Aslan yatakları. İLE Yazıyı, harfleri noktalama, yazıya nokta koyma. )


- ÎCÂR ile/||/<> İCÂRE ile/||/<> MECÛR

( Kiraya verme. İLE/||/<> Kira, gelir. İLE/||/<> Kiraya verilen şey, kiralanan. )


- İCÂZE ile/ve TEKBİRLEME


- İCÂZE ile/ve/||/<> TEVKÎ


- İCÂZET(NÂME) değil/yerine/= OLURLUK(BELGE)


- İCBÂR/CEBRETME[Ar.] değil/yerine/= ZORLA(N)MA


- WÖLBUNGSLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY-DIŞBÜKEY MERCEK


- KONKAVLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇBÜKEY MERCEK


- İÇE DOĞRU BÜYÜYEN ile İÇ BÜYÜME

( INGROWING vs. INGROWTH )

( درون رويان ile رويش دروني )

( DRON ROYAN ile ROYSH DRONY )


- ICE :/yerine BUZ


- İÇERLEME = INDIGNATION[İng., Fr.] = ENTRÜSTUNG[Alm.] = INDIGNATIO[Lat.]


- İÇERME ile KAPANIMLAR

( INCLUSION vs. INCLUSIONS )

( دربرداري ile شمول ile دربرگيري ile گنجايش ile ضمائم )

( DARBARDARY ile SHMOL ile DARBARGYRY ile GONJAYSH ile ZEMAEM )


- İÇERME ile/ve/<> KAPSAMA

( Ayrıştırıcı/ayrıştırılmış. İLE/VE/<> Birleştirici/birleşik. )

( İçine almak, içinde bulundurmak. | Bir şeyin, başka bir şeyin varoluşunu gerektirmesi, birinin ötekini ister istemez düşündürmesi. İLE/VE/<> Sınırları içine başka konuları ya da anlamları alma durumu. )

( Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, belirli olan bir parçayı/üyeyi işaret etmek. İLE/VE/<> Bir kümenin/öbeğin/başlığın altında, olası dışarıda kalmış/kalabilecek parçalarına/üyelerine işaret etmek. )

( İçtekileri işaret eder. İLE/VE/<> Dıştaki çerçeveleyenin sınırlarını işaret eder. )

( TO CONTENT vs./and/<> TO CONTAIN )

( İHTİVÂ ile/ve/<> ŞÜMÛL )


- İÇERME = TAZAMMUN = IMPLICATION[İng., Fr.] = IMPLIKATION[Alm.] = IMPLICATIO[Lat.]


- ... İÇİN ile/değil/yerine ... GEREĞİ(NCE)


- ... İÇİN ile ... ÜZERE


- İÇİN ile ÜZERİNE


- İÇİNDE ile/ve/değil/||/<>/>/< İÇİNDEKİ İÇİNDE(FİH-İ MA FİH)


- İÇİ/NDE ile/ve/||/<>/> SONRASI/NDA


- İÇİNE GİRİLEMEZLİK / NÜFÛZ EDİLEMEZLİK[İng. IMPENETRABILITY]:
ÂN'A ve/||/<> NESNEYE

( TEMPORAL and/||/<> SPATIAL )


- İÇKİN ÖTE ile/ve/yerine/||/<> AŞKIN ÖTE


- SİMGE:
İÇKİN ile/ve/||/<> AŞKIN


- İÇLİ/LİK ile İÇLİK ile İÇLİ DIŞLI/LIK ile İÇLİ KÖFTE


- İCMÂ'[< CEM]:
TOPLAMA, BİRARAYA GETİRME -<


- İÇMEK ile ÇAY İÇMEK ile İÇİLEBİLİR ile İÇİCİ ile İÇME ile ÇEŞME ile İÇME YERİ ile İÇME SUYU ile İÇECEKLER

( DRINK vs. DRINK TEA vs. DRINKABLE vs. DRINKER vs. DRINKING vs. DRINKING FOUNTAIN vs. DRINKING PLACE vs. DRINKING WATER vs. DRINKS )

( نوش کردن ile رفع عطش کردن ile ميگساري کردن ile خوردن ile آشاميدن ile نوشيدني ile نوشابه ile آشاميدني ile نوشيدن ile گساردن ile مشروب خوردن ile سر کشيدن ile چاي نوشيدن ile چاي خوردن ile مشروب ile نوشنده ile شارب ile آشامنده ile مشروب خور ile خوار ile ميخواره ile مشروبخوار ile شرب ile آبخوري ile مشرب ile سقا خانه ile آب مشروب ile اشربه )

( NOSH KARDAN ile RAF ATSH KARDAN ile MYGOSARY KARDAN ile KHORDAN ile ASHAMYDAN ile NOSHYDANY ile NOSHABEH ile ASHAMYDANY ile NOSHYDAN ile گساردن ile MOSHROB KHORDAN ile SAR KESHYDAN ile CHAY NOSHYDAN ile CHAY KHORDAN ile MOSHROB ile NOSHANDEH ile SHARB ile ASHAMANDEH ile MOSHROB KHOR ile KHAR ile ميخواره ile MOSHROBEKHAR ile SHARB ile ABKHORY ile MOSHARB ile SAGHA KHANEH ile AB MOSHROB ile اشربه )


- İÇMEK ile İÇMECE ile İÇME SUYU


- İCRÂ[Ar.] değil/yerine/= YÜRÜTME


- İÇRE ile İÇREK/LİK


- İÇREK = BÂTINÎ = ESOTERIC[İng.] = ÉSOTÉRIQUE[Fr.] = ESOTERISCH[Alm.] = ESO[Yun.]


- İÇSELLEŞTİRME ile/||/<> BENİMSEME


- İÇSELLEŞTİRME ve/||/<> COŞKU


- İÇSELLEŞTİRME ve/+/||/<>/> İŞSELLEŞTİRME


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<> "İYİ-KÖTÜ" BİRLEŞTİRMESİ


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> KAVRAMA/KAVRAMSALLAŞTIRMA


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< KAYNAĞINA YÖNELME/KAYNAĞINDAN YARARLANMA


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/||/<>/> NORMALLEŞTİRME


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve/<> ÖZDEŞLEŞTİRME


- İÇSELLEŞTİRME ile ÖZÜMSEME


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve SAHİP ÇIKMAK


- İÇSELLEŞTİRME ile/> SÜREKLİLİK/SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK


- İÇSELLEŞTİRME ile/ve YAŞAMA YANSITMA

( INTERNALIZATION vs./and PROJECTION TO THE LIFE )


- İÇTEN/LİK ile İÇTENSİZ/LİK ile İÇTEN İÇE ile İÇTENLİKLİ ile İÇTENLİKSİZ/LİK ile İÇTEN EVLİLİK ile İÇTEN PAZARLIKLI/LIK


- İCTEZE'E[Ar.] ile BİH[Ar.] ile İKTEFÂ BİH[Ar.]


- İCTİMÂÎ/YYE[Ar.] değil/yerine/= TOPLUMSAL


- İDÂDE[Ar.] ile İDÂDE[Ar.]

( Usturlabın sırtı üzerine konulmuş, mihver ya da meyil etrafında dönen bir nişan cetveli olup, yıldızların yüksekliğini ölçmeye yarar. İLE Kol bağı. )


- İDAM/LIK ile İDAME ile İDAM CEZASI ile İDAM SEHPASI


- İDARE[Ar.] ile/ve/||/<>/>/< DAİRE[Ar.]


- İDÂRE[Ar.] İDÂME[Ar.]


- İDARE ile İDARECE ile İDARECİ/LİK ile İDARELİ/LİK ile İDARESİZ/LİK ile İDARE AMİRİ ile İDARE HUKUKU ile İDARE KANDİLİ ile İDARE LAMBASI ile İDARE MECLİSİ


- İDARE değil/yerine/= YÖNETİM


- İDAREİ HUSUSİYYE[Ar.] değil/yerine/= İL ÖZEL YÖNETİMİ


- İDARİ ile İDARİ BÜTÇE


- İDDİA ile/ve/||/<>/> GEREKÇE

( ASSERTION vs./and/||/<>/> JUSTIFICATION )


- İDDİA değil/yerine NEŞE


- [ne yazık ki]
İDDİA ile/ve/||/<>/< ÖFKE


- İDDİANÂME değil/yerine/= SAVBELGE/SAVCA/SAVLIK/SAVYAZI


- İDDİANÂME[Ar.] değil/yerine/= SAVCA

( Savcılığın soruşturma sonunda elde ettiği kanıtları ve savlarını içinde toplamış olduğu, mahkemede okuduğu yazı. )


- İDE ile İDEA


- İDE ile IDEEFIXE


- İDEA ile/ve/||/<> İMGE

( Kişide. İLE/VE/||/<> Düşünmek isteyenlerde. )


- INDUCTANCE IDÉALE[Fr.] / IDEALE INDUKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= İDEAL İNDÜKTANS


- İDEALİZASYON/IDEALIZATION[İng.] değil/yerine/= ÜLKÜLEŞTİRME


- İDEALİZM[Fr. < IDÉALISME] değil/yerine/= ÜLKÜCÜLÜK


- İDEALİZM = MEFKÛRECİLİK, İFTİKÂRİYE = IDEALISM[İng.] = IDÉALISME[Fr.] = IDEALISMUS[Alm.]


- IDENTIFIKASYON/IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= TANIMLAMA | ÖZDEŞLEŞTİRME


- İDENTİFİKASYON ile İDENTİK ile İDENTİTE

( Kimliklendirme, tanımlama, özdeşleme. İLE Özdeş. İLE Kimlik, özdeşlik. )


- İDEOLOJİ = İLM-İ SUVER-İ AKLİYE, FİKRİYAT, İLM-İ TASAVVUR = IDEOLOGY[İng.] = IDÉOLOGIE[Fr.] = IDEOLOGIE[Alm.] = IDEOLOGÍA[İsp.]


- İDEOLOJİDE ile/ve/değil/yerine TİNDE

( Destek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Zevk ediş. )


- İDEOLOJİK[Fr. < IDÉOLOGIQUE] değil/yerine/= İDEOLOJİ İLE İLGİLİ


- İDOLA = SANEM[Ar.] = PUT[Fars.] = IDOL[İng.] = IDOLE[Fr.] = IDOL[Alm.] = EIDOLON[Yun.] = ÍDOLO[İsp.]


- IDOSACCHARIDE ACID[İng.] / IDOZUCKERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOSAKKARİK ASİT


- IDIOSYNKRASIE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOSİNKRAZİ


- IDOSE[İng.] / IDOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOZ


- İDRAK:
DERK ile/ve/<> EDREKE

( Kovayı, suya atıp su almak. İLE/VE/<> Koşarak ulaşıp elde etmek. )


- IDRIALENE[İng.] ile/değil/yerine/= İDRİALEN


- IE :/yerine YANİ


- IETF/INTERNET ENGINEERING TASK FORCE[İng.] değil/yerine/= INTERNET MÜHENDISLİĞİ GÖREV GRUBU


- İFADE ETMEK ile ŞÜPHEYİ DİLE GETİRMEK ile İLGİ GÖSTERMEK ile SEVİNCİNİ İFADE ETMEK ile GÖRÜŞ BELİRTMEK ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE EDİLDİ ile İFADE ETME ile SÜRPRİZ İFADE ETMEK ile İFADE ile ANLAMLI ile İFADE GÜCÜ ile OTOBAN

( EXPRESS vs. EXPRESS DOUBT vs. EXPRESS INTEREST vs. EXPRESS JOY vs. EXPRESS OPINION vs. EXPRESS SURPRISE vs. EXPRESSED vs. EXPRESSING vs. EXPRESSING SURPRISE vs. EXPRESSION vs. EXPRESSIVE vs. EXPRESSIVENESS vs. EXPRESSWAY )

( ابراز داشتن ile اظهار کردن ile ابراز کردن ile افاده کردن ile بيان داشتن ile اظهارکردن ile ابراز ترديد کردن ile ابراز علاقه کردن ile ابراز شادماني کردن ile نظر دادن ile تعجب کردن ile اظهار شده ile افاده ile مستعجب ile عبارت ile بيان ile حالت ile ابراز ile پک و پوز ile اصطلاح ile اظهار ile گويا ile اشارهکننده ile رسائي ile تند راه )

( EBRAZ DASHTAN ile EZEHAR KARDAN ile EBRAZ KARDAN ile AFADEH KARDAN ile BEYAN DASHTAN ile EZEHARKARDAN ile EBRAZ TARDYD KARDAN ile EBRAZ ALAGHEH KARDAN ile EBRAZ SHADMANY KARDAN ile NAZAR DADAN ile TAJAB KARDAN ile EZEHAR SHODEH ile AFADEH ile مستعجب ile EBART ile BEYAN ile HALT ile EBRAZ ile PAK VE POZ ile ESTALAH ile EZEHAR ile GOYA ile ESHARECKONANDEH ile رسائي ile TAND RAH )


- İFADE[Ar.] değil/yerine/= DEYİŞ/SÖYLEYİŞ


- İFADE değil/yerine/= DIŞAVURUM


- İFADE ile/ve/||/<>/> EDEBİ İFADE


- İFÂDE ile/ve/<> İBÂRE


- İFADE ve/<> İÇGÖRÜ


- İFADE ile/ve/değil İDDİA

( [not] EXPRESSION vs./and/but ASSERTION )


- İFÂDE ile İFŞÂ


- İFÂDE ile/ve/||/<>/> İSTİFÂDE


- İFADELENDİRMEK ile İFADE ile İFADELİ ile İFADESİZ/LİK


- İFFET = UT = CHASTITY[İng.] = CHASTETÉ[Fr.] = KEUSCHHEIT[Alm.] = CASTITAS[Lat.]


- İFRAT ile İFRAT TEFRİT ile İFRAT DERECEDE


- İFŞÂ[Ar.] ile/||/<> DEŞİFRE[Fr. < DÉCHIFFRÉ]

( Gizli bir şeyi açığa çıkarma, yayma. İLE Çözülmüş, açıklanmış. )


- İFTARA YAKINKEN ile/ve SON RÜKÛ VE SECDE ile/ve İHRAM

( Allah'a en yakın olunan anlar/zamanlar. )


- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile İFTİDÂH/İFTİZÂH[Ar. < FADÂHAT/FAZÂHAT]

( Fidye vererek kölelikten kurtulma. İLE Kırma, kırıp ufalama. | Rezil/maskara olma. )


- İFTİDA'[Ar. < FİDYE] ile/ve/||/<> TALAK[Ar.]

( [evliliğin sona ermesi] Kadının, kocasını boşaması. İLE/VE/||/<> Evliliğin sona ermesi. Erkeğin, karısını boşaması. )


- İĞAĞACI ile İĞDE

( Anayurdu, Asya'nın dağlık bölgeleri olan, bazı türlerinde yaprakları kışın dökülen, odunu, tornacılık ve kaplamacılıkta kullanılan, kömürü ile karakalem resim yapılan küçük bir ağaç. İLE İğdegillerin örnek bitkisi olan bir ağaç. | Bu ağacın, zeytin biçiminde, kabuğu kırmızıya çalan, sarı renkte, beyaz unlu, tadı mayhoş yemişi. )

( EVONYMUS cum ELAEAGNUS )


- İĞBİRAR[Ar.] değil/yerine/= GÜCENME


- İĞDE -ile

( SÜZEN )


- İĞDE ile/ve ÇİLA

( ... İLE/VE Büyük, kurutulmuş iğde. [Urumçi] )


- IGNATIUS BOHNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNATİA


- İĞNE ile/ve/||/<>/> AKUPUNKTUR[Fr./İng. < ACUPONCTURE/ACUPUNCTURE]

( ... İLE/VE/||/<>/> Gövdenin belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılan sağaltım. )


- İĞNE ile BİZ

( ... İLE Meşin gibi şeyler dikilirken iğneye yol açmak için kullanılan, bir sapa çakılmış ince çivi gibi, kalın iğne. )


- İĞNE ile/değil/< ÇUVALDIZ[< Fars. CÜVÂL-DÛZ, BENDERZ]

( Dikim sağlayan alet. İLE/DEĞİL Çuval gibi şeyleri dikmekte kullanılan büyük iğne. )

( İğneyi, başkasına; çuvaldızı, kendimize batırmalıyız! )


- İĞNE ile/ve/değil/yerine/||/<> İBRE

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Ölçü aygıtlarında, sayı ya da im göstermeye yarayan, devingen iğne. | Çam, ardıç, sedir gibi ağaçların yaprağı. )


- İĞNE ile KIYIK

( ... İLE Kalın yorgan iğnesi. )


- İĞNE ile KLİPS[Fr. < CLIPS]

( ... İLE Yaylı bir pensle tutturulmuş küpe, iğne vb. )


- İĞNE ile RAFİT[Fr. < Yun.]

( ... İLE Bazı hayvan ve bitki gözelerinde bulunan, iğne biçiminde billur madde. )


- İĞNE ile TOPLU İĞNE

( NEEDLE vs. PIN )

( MİHYÂT ile ... )

( SÛZEN ile ... )


- İĞNEDENLİK ile İĞNEDEN İPLİĞE


- IGNORANCE vs./and HATRED/SPITE/GRUDGE


- IGNORANCE vs./and TRADE/COMMERCE


- IGNORE :/yerine GÖRMEZDEN GELMEK


- İĞRENME ile TİKSİNTİ ile İĞRENÇ

( DISGUST vs. DISGUSTED vs. DISGUSTING )

( تنفر ile انزجار ile بيزار کردن ile بيزاري ile نفرت ile منزجر کردن ile مشمئز کردن ile ضجور ile بري ile متنفر ile مشمئز ile منزجر ile بيزار ile نفرتآور ile نفرتانگيز ile بيزار کننده ile تهوع آور )

( TANFAR ile ENZEJAR ile BEYZAR KARDAN ile BEYZARY ile NAFARAT ile MANZAJR KARDAN ile MOSHMAEZ KARDAN ile ضجور ile BARY ile MOTANFAR ile MOSHMAEZ ile MANZAJR ile BEYZAR ile NAFARATAVAR ile NAFARTANGYZ ile BEYZAR KONANDEH ile TAHAVO AVAR )


- İĞSİ KÖK = CEZR-İ MİĞZELÎ = RACINE FUSIFORME


- İHBÂRÎ ÖNERME ile İNŞÂÎ ÖNERME


- IHE/INTEGRATING THE HEALTHCARE ENTERPRISE[İng.] değil/yerine/= SAĞLIK GİRİŞİMCİLERİ BİRLİĞİ


- İHLÂS ve/||/<> SEKÎNE


- IHLENITE[İng.] ile/değil/yerine/= İHLENİT


- İHMAL ile/ve/değil/||/<>/>/< ERTELEME


- İHTİKÂK[Ar. < HİKKE] ile İHTİKAK["ka" uzun okunur]

( Değme, birbirine sürünme. | Kaşınma. İLE İki taraftan her birinin "hak benimdir" diye ayak diremesi. )


- İHTİLÂC[Ar.] değil/yerine/= ÇARPINTI | ÇIRPINMA | SEĞİRME


- İHTİMAL DAHİLİNDE[Ar.] değil/yerine/= OLASILIK İÇİNDE


- İHTİSÂR değil/yerine/= SADELEŞTİRME


- İHTİTÂB[Ar. < HUTBE] ile İHTİTÂB[Ar. < HATAB]

( Nikâhla isteme. İLE Odun toplama, odun kesme. )


- İHTİYAÇ HALİNDE[Ar.] değil/yerine/= GEREK OLDUĞUNDA


- İHTİYAÇ HASIL OLUNCA değil/yerine/= GEREKTİĞİNDE


- İHTİYÂR ve/||/<> EDEBİ KORUMA/MUHAFAZA, SÜRDÜRME


- İHTİYÂR/İRÂDE ile/ve/değil/||/<> TASARRUF


- İHTİYÂR-LAMA ve/> GENÇLEŞME

( İhtiyarlayan, yani ne yapmayacaklarını bilen kişi, gençleşmeye de başlar. )


- İHTİYAT KAYDI İLE değil/yerine/= SAKINARAK/SAKINILARAK


- İKÂME ile/ve/<> İDÂME


- İKAME ile İKAMET ile İKAME MAL


- İKÂME[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKMAL[Ar.]


- ICAROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= İKAROSKOP


- DIATOMIC[İng.] / DIATOMIQUE[Fr.] / ZWEIÄTOMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU, DİATOMİK MOLEKÜL


- DIATOMIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU MOLEKÜL


- İKİ) AYAK > (İKİ) EL ile/ve/||/<>/> İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/||/<>/> ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]

( ... İLE/VE/<>/> Kendini (")savunur/korur("). İLE/VE/<>/> Haksızlığa gösterilen öfke. [Hakk'ı savunur/korur.] )

( ... İLE/VE/<>/> Temizlik. | Namus. İLE/VE/<>/> Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )


- BIFONCIONNEL[Fr.] / BIFUNCTIONELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ FONKSİYONLU


- ZWEIPOLANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KUTUPLU ANTEN


- 2./3./4.:
"MAHKEME" değil DURUŞMA


- BICOLOURED[İng.] / BICOLORE[Fr.] / ZWEIFARBIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ RENKLİ


- 2 YIL ÖNCE ile/değil 2. YIL/SENE


- İKİCİLİK = SÜNAİYE = DUALISM[İng.] = DUALISME[Fr.] = DUALISMUS[Alm.] = DUALIS[Lat.]


- İKİDE BİR ile İKİDE BİRDE


- İKİDEN FAZLA DEMET DURUMUNDA BİRLEŞİK, ÇOK DEMETLİ = KESÎRÜ'L-IHVE = POLYADELPHE


- İKİLEM ile İKİLEME ile İKİLİ ile İKİRCİK

( DILEMMA/CONFLICT vs. DUPLICATE/DOUBLING vs. DOUBLE/DUAL/BINARY/BILATERAL vs. HESITATION/INCERTITUDE )


- İKİLEM = KIYAS-I MUKASSİM = DILEMMA[İng., Alm., Yun.] = DILEMME[Fr.] = DILEMA[İsp.]


- İKİLEM/DUALİTE ile/ve PARADOKS


- İKİ/LEME ile TEKRAR/LAMA


- BINARY COMPOUND[İng.] / COMPOSÈ BINAIRE[Fr.] / BINÄRE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ BİLEŞİK


- BINARY FISSION[İng.] ile/değil/yerine/= İKİLİ BÖLÜNME


- BINARY NOTATION[İng.] / NOTATION BINAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİLİ GÖSTERİM


- BINARY MIXTURE[İng.] / BINARY MELANGE[Fr.] / BINÄRES GEMISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ KARIŞIM


- BINARY SYSTEM[İng.] / SYSTEME BINAIRE[Fr.] / ZWEISTOFFSYSTEM, BINÄRES SYSTEM, BINÄRSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ SAYI DİZGESİ/SİSTEMİ


- İKİLİK/DUALİTE[Fr./İng.] ile İKİLEŞİM/DİKOTOMİ[Fr./İng.]

( İkilik. İLE Çatışan ikilik. )


- İKİLİK(/DUALİTE) ile EYTİŞİM(DİYALEKTİK/CEDEL/ZÜLFİKÂR)

( Descartes. İLE Hegel. )

( ... İLE Gerçekliği ve onun çelişmelerini incelemeye yarayan ve bu çelişmeleri aşmayı sağlayan yolları aramayı öngören us yürütme yöntemi. )

( SENEVİYE ile ÂDAB'UL-BAHS VE'L-MÜNÂZARA )

( DUALLY vs. DIALECTIC )


- TASIMIN/KIYASIN OLANAKLILIĞI:
İKİLİLERDE ile/ve/değil/||/<>/>/< ÜÇLÜLERDE


- QUADRATIC STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK QUADRATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ DERECE STARK ETKİSİ


- QUADRATIC ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN QUADRATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ DERECE ZEEMAN ETKİSİ


- SECOND DERIVATIVE CURVE[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ TÜREV EĞRİSİ


- İKİNCİ ile/ve/||/<> ÇİFTE


- SEKUNDÄRSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL BOBİN


- İKİNCİL KAYNAKLARLA:
ÇÖZÜMLEME değil/yerine BETİMLEME

( İkincil kaynaklarla, belki betimleyici(tasvirî) çalışmalar yapılabilir fakat çözümleyici(tahlilî) çalışmalar yapılamaz! )


- İKİNCİL METABOLİT[İng. SECONDARY METABOLITE] ile/||/<> İKİNCİL TEMAS[İng. SECONDARY CONTACT]

( Bitki ve hayvanlar tarafından üretilen, ancak temel metabolik süreçlere dahil olmayan kimyasal bileşikler. @@ Evrimsel süreçte birbirinden ayrılmış türlerin, yeniden coğrafi olarak bir araya gelmesi durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- İKİNCİL/ESAS OLMAYAN ÖRGENLER = A'ZÂ-İ REDÎFE = ORGANES ACCESSOIRES


- SECONDARY OPTIC AXIS[İng.] / AXE OPTIQUE SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄRE OPTISCHE ACHSE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL OPTİK EKSEN


- SECONDARY WINDING[İng.] / ENROULEMENT SECONDAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL SARGI


- SECONDARY[İng.] / SECONDAIRE[Fr.] / SEKUNDÄR[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL


- İKİNCİLLEŞTİRME ile/ve/<> TARİHSELLENDİRME


- İKİRCİK ile ÇEKİNCE

( HESITATION vs. DRAWBACK/AVOID )


- İKİSİ BİRDEN ile HER İKİSİ DE ile RAHATSIZ ETMEK ile RAHATSIZ EDİCİ ile CAN SIKICI

( BOTH vs. BOTH OF vs. BOTHER vs. BOTHERING vs. BOTHERSOME )

( هم ile هر دو ile هردوي ile هر دوي ile جفت ile آزار دادن ile ايذاء ile زحمت دادن ile دردسر دادن ile آزار کردن ile سر خوردن ile آسوده نگذاشتن ile اذيت کردن ile رنجاندن ile ناراحت کردن ile درد سر دادن ile مزاحم شدن ile مايه زحمت ile بيحوصله کردن ile مصدع شدن ile اذيت کننده ile سرخوري ile پر دردسر ile آزار دهنده )

( NPAM ile NPAR DO ile NPARDOY ile هر دوي ile JOFT ile AZAR DADAN ile ايذاء ile ZAHMAT DADAN ile DARDASAR DADAN ile AZAR KARDAN ile SAR KHORDAN ile ASOODEH NAGOZASHTAN ile AZYT KARDAN ile RANJANDAN ile NARAHAT KARDAN ile DARD SAR DADAN ile MOZAHAM SHODAN ile MAYYEH ZAHMAT ile BEYHOSELEH KARDAN ile MOSAD SHODAN ile AZYT KONANDEH ile سرخوري ile PAR DARDASAR ile AZAR DAHANDEH )


- İKİSİ DE ile/ve/değil/yerine İKİSİ BİRLİKTE


- İKİYE BÖLMEK ile İKİYE BÖLÜNMÜŞ ile İKİYE BÖLME ile İKİYE BÖLÜNMÜŞ ile AÇIORTAY

( BISECT vs. BISECTED vs. BISECTION vs. BISECTIONAL vs. BISECTOR )

( دو بخش کردن ile دونيم کردن ile دونيم ile دو نيم ile تنصيف ile دو نيمي ile نيمساز ile منصف )

( DO BAKHSH KARDAN ile DONYM KARDAN ile دونيم ile DO NEYM ile تنصيف ile DO NEYMY ile NEYMOSAZ ile MANSEF )


- BIOSTIMULATION[Fr.] / ZWEITEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİYE BÖLÜNME


- İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I SÜNÂÎYÜ'Ş-ŞUKÛK = FEUILLE BIFIDE


- İKİYE YARIK YAPRAK = VARAK-I ZÛŞIKKAYN = FEUILLE BIFIDE


- İKİYÜZLÜLÜK ile İKİYÜZLÜ ile İKİYÜZLÜ ile İKİYÜZLÜ BİR ŞEKİLDE

( HYPOCRISY vs. HYPOCRITE vs. HYPOCRITICAL vs. HYPOCRITICALLY )

( تلبيس ile زرق ile رياکاري ile نفاق ile ريا ile منافقت ile دورويي ile سالوس ile تدليس ile رياکار ile زرق فروش ile آرياکار ile متصنع ile دورو ile رياکارانه ile ريائي ile باريا )

( تلبيس ile ZARGH ile رياکاري ile NAFAGH ile RYA ile منافقت ile دورويي ile SALOS ile TADELYS ile رياکار ile ZARGH FOROSH ile ARYAKAR ile متصنع ile دورو ile رياکارانه ile ريائي ile باريا )


- ZWILLINGSVERWACHSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİZLENME


- İKLİM ile İKLİMLEME ile İKLİM BİLİMİ ile İKLİM BİLİMCİ ile İKLİMLEME CİHAZI


- ICONOSCOPE[İng.] / ICONOSCOPE[Fr.] / IKONOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= İKONOSKOP


- ICOSINENE[İng.] ile/değil/yerine/= İKOSİNEN


- EICOSANE[Fr.] / EIKOSAN[Alm.] ile/değil/yerine/= İKOZAN


- İKRAMİYE ile İKRAMİYELİ ile İKRAMİYESİZ


- İKRAMİYE değil/yerine/= SUNUNÇLUK


- İKSÂ'[< KİSVET]:
GİYDİRME, GİYDİRİLME -<


- İKSÂ'[< KİSVET(KİSVE değil!)] ile İKSÂ'

( Giydirme, giydirilme. İLE Kasvet, sıkıntı ver[il]me. )


- İKTER/JAUNDICE[İng.] değil/yerine/= SARILIK


- İKTİSÂD[< KASD] değil/yerine/= AŞIRI GİTMEME, DAVRANMAMA | TUTUM | BİRİKTİRME, ARTIRMA | EKONOMİ (AMELDE/EYLEMDE İTİDÂL/DENGE)


- ICHTHYOCOLA[İng.] / HAUSENBLASE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKTİYOKOLA


- ICHTHYLATE[İng.] ile/değil/yerine/= İKTİYOLAT


- İLAÇ TOLERANSI/DRUG TOLERANCE[İng.] değil/yerine/= İLAÇ DOZ YETERSİZLİĞİ


- İLÂH[Ar. çoğ. ÂLİHE] ile ÎLÂH[Ar.]

( Tanrı, mitolojide tanrı. İLE Ve başkaları/benzerleri. vb. | ilâ-âhirihi'nin kısaltması. )


- İLÂHİ ile NEVBE

( ... İLE Bayramlarda ve kandillerde, dergâhlarda, halîle, kudüm, mazhar çalınarak ilâhî okuhması. )


- İLAVE ile İLAVELİ


- İLÇE ile İLÇELİ


- İLE BİRLİKTE ile/ve/değil/||/<>/< İLE BİR


- ... İLE ile ... İÇİNDE


- İLE ile/ve/yerine ÜZERİNE

( WITH vs./and ON/ONTO
ON/ONTO vs./and WITH )


- İLE yerine/değil VE


- İLENMEK ile İLETMEK ile İLERLEMEK ile İLETİLMEK ile İLERLETMEK ile İLETEBİLMEK ile İLERLETEBİLMEK ile İLERLEYEBİLMEK ile İLE ile İLEK


- İLERİ GİTME! ve/||/<> GERİDE KALMA!

( [vururlar] Başına. VE/||/<> Kıçına. )


- İLERİ SÜRME = İDDİA = ASSERTION[İng., Fr.] = BEHAUPTUNG[Alm.] = ASSERTIO < ASSERERE[Lat.]


- İLERİ SÜRME ile KABUL ETME


- İLERİ ile İLETİCİ ile YÖNLENDİRME ile FORVET ile ÖN UYARI

( FORWARD vs. FORWARDER vs. FORWARDING vs. FORWARDS vs. FORWARNING )

( بسوي جلو ile گاراژدار ile ايصال ile ارسال ile به پيش ile برحذر دارنده )

( BESOY JELO ile GARAZHDAR ile ايصال ile ARSAL ile BAH PEYSH ile BARHAZR DARANDEH )


- İLERİDE ile ARADA


- İLERİ/DE ile/||/<> ÖN/DE


- İLERİDE ile SONRA


- İLERİDE/GERİDE ile İYİ/KÖTÜ

( FORWARD/BACKWARD vs. GOOD/BAD )


- İLERLEME ile ÇOĞALMA


- İLERLEME ile DERİNLEŞME


- İLERLEME ile/ve/<> DEVAMLILIK

( Devam etmek, fırsatlar doğurur. )

( Gökgürültüsü ve rüzgâr, devamlılığı simgeler. )

( Genellikle, gerçek devamlılık, görünüşten anlaşılır. )

( Yalnızca dikkatli, hassas ve becerikli çabalar, devamlılık gösterecek sonuçlara ulaşır. )

( Kişi, yolunda devam ederse iyiye doğru belirtiler oluşur. )

( IMPROVEMENT vs./and/<> CONTINUITY )


- İLERLEME ile GELİŞME ile DEĞİŞME

( İlerlemenin yolu sakin bir ısrarlılıkta yatar. )

( ADVANCE vs. PROGRESS/DEVELOPMENT/IMPROVEMENT vs. CHANGE )