E ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 13.117 başlık/FaRk ile birlikte,
13.117 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(3/54)
- AKŞ/FASTING BLOOD GLUCOSE[İng.] değil/yerine/= AÇLIK KAN ŞEKERİ
- AKS[Fr. < AXE] değil/yerine/= DİNGİL
- AKŞAM ile/ve/> GECE
( MESÂ ile/ve/> ... )
( EVENING vs./and/> NIGHT )
- AKSAMAK ile AKSİLENMEK ile AKSİLEŞMEK ile AKS ile AKSE ile AKSİ/LİK ile AKSU ile AKSİ AKSİ ile AKSİ HALDE ile AKSİ TAKDİRDE
- AKSE[Fr.] değil/yerine/= SAYRILIK NÖBETİ
- AKSELERASYON/ACCELERATION[İng.] değil/yerine/= İVMELENME
- AKSELERASYON ile/||/<> AKSELERATÖR ile/||/<> AKSELERE
( İvmelenme. | Hızlanma. | Yeğinleşme. İLE/||/<> İvmelendirici. İLE/||/<> İvmeli. | Hızlanmış. | Yeğinleşmiş. )
- İVMEYAZAR/AKSELEROGRAF[Fr. < ACCELEROGRAPHE] ile İVMEÖLÇER/AKSELEROMETRE[Fr. < ACCELEROMETRE]
( Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç. İLE Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç. )
- AKSELEROMETRE[Fr.] değil/yerine/= İVMEÖLÇER
- AKSEPTANS/ACCEPTANCE[İng.] değil/yerine/= KABUL YAZISI
- AKSEPTANS[Fr./İng. < ACCEPTANCE] değil/yerine/= ONAMA/KABUL (BELGESİ)
( Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. | Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama. )
- AKSEPTANS ile/||/<> AKSEPTÖR ile/||/<> AKSESİBİLİTE
( Kabul belgesi. İLE/||/<> Alıcı, kabul eden. İLE/||/<> Ulaşabilirlik. )
- AKSESUAR/ACCESSOIRE[Fr.]/ACCESSORY[İng.] değil/yerine/= EK/DONATIMLIK/TAMAMLAYICI ÖĞE
- AKSİNE/BİL-AKİS[Ar.] değil/yerine/= TERSİNE
- AKSİNE yerine FARKLI OLARAK
( Aksine kelimesindeki gibi karşı düşünceyi reddetmek yerine karşı düşüncenin varlığını kabul ederek onun farklılığını belirtmek. )
- AKSİNE ile TÜM BUNLARA RAĞMEN ile BUNA RAĞMEN
( DESPITE vs. DESPITE ALL OF THIS vs. DESPITE THE FACT THAT )
( باوجوداين ile در عين ile باوجوداينکه ile با وجود ile علارغم ile کينه ورزيدن ile عليرغم ile با اين همه ile با وجود آنکه ile علارغم اينکه ile باوجوديکه ile با وجودي که ile علارغم اين که )
( باوجوداين ile DAR EYNE ile باوجوداينکه ile BA VOJUD ile ALARGHAM ile KYNAH VARZYDAN ile ALYRAGHAM ile BA AYNE CPEHMEH ile BA VOJUD ANKEH ile ALARGHAM AYNAKEH ile باوجوديکه ile BA VOJUDY KEH ile ALARGHAM AYNE KEH )
- AKSİYEL/DÜZLEM/AXIAL PLANE[İng.] değil/yerine/= YATAY DÜZLEM
- AKSİYOM ile GENELLEME
- AKTARMA ile YÖNLENDİRME
( TO TRANSFER/TRANSMIT vs./and TO ORIENTATE )
- AKTİNODERMATOZ[Fr.] ile AKTİNOGRAF[Fr.] ile AKTİNOLOJİ[FR./İNG.] ile AKTİNOMETRE[Fr.] ile AKTİNOMETRİ[Fr.] ile AKTİNOSKOPİ[Fr.] ile AKTİNOTERAPİ[Fr.] ile AKTİNOTROPİZM[Fr.] ile AKTİNYUM[Yun.]
( Güneş ışınları etkisiyle oluşan bir deri sayrılığı. İLE Kaydedici ışınım ölçer. İLE Güneş ışınlarının insan gövdesindeki etkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Işınım ölçer. İLE Işınım ölçümü. İLE Karanlık bir odada, ışık kaynağı ile aydınlatılan örgenlerin saydamlığının incelenmesi. İLE Mor ötesi ışınların sağaltım amacıyla kullanılması. İLE Bitkilerin tek yönden gelen ışık etkisiyle o yana doğru büyümesi. İLE Radyoaktif bir öğe. )
- AKTİVASYON/ACTIVATION[İng.] değil/yerine/= ETKİNLEŞME
- AKTİVASYON İLE REAKSİYON İLE ÜRÜN İLE DENGE ile/||/<> KİMYASAL REAKSİYON EVRELERİ
( Bir kimyasal reaksiyonun başlangıcından dengeye kadar geçirdiği evreler. )
( Formül: K = [Ürün]/[Reaktan] )
- FAALİYET[Ar.]/AKTİVİTE[Fr. < ACTIVITE | İng. < ACTIVITY] değil/yerine/= ETKİNLİK | EYLEM
- AKTİVİTE ile/||/<> KONSANTRASYON
( Aktivite etkin konsantrasyon İLE konsantrasyon nominal. )
( Formül: a = γc )
- AKTÖR/LÜK ile AKTÖRE ile AKTÖRECİ/LİK ile AKTÖRESEL
- AKTÖRE = AHLÂK = MORALS[İng.] = MORALE[Fr.] = MORALE[Alm.] = MORALIDAD[İsp.]
- AKTÖRE/AHLÂK[Ar.] ile/ve/=/||/<> ETİK[Yun.]
( [Eylemin/davranışın/alışkanlığın ...] Eylemselliği. İLE/VE/=/||/<> Kuramsallığı.
Toplum tarafından kabul gören değerler ve davranış kuralları bütünü. İLE/VE/=/||/<> İnsan davranışlarının doğru ve yanlışını düzenli bir biçimde inceleyen felsefe dalı. )
( Toplumda, ateş, ahlâkî ve kültürel yapılanmayı, kişilerdeyse, bütüncül bilinci simgeler. )
( Ahlâk, ayırıcı aklın üzerindedir. )
( Ahlâk alanı, yeğleme alanıdır. )
( Ahlâk, düşünmeden ve kolaylıkla yapılandır/yaptıklarımızdır. [olumlu/olumsuz] )
( Kendi doğası ve evrensel ilkelerle uyum içinde olmak. )
( Dış[zahir] ve iç[bâtın] tüm ilimler, ahlâkın arkasındadır. )
( Ahlâk tamam olmayınca, ne ilmin değeri olur, ne de servetin. )
( Etik, ahlâkın metafiziği; ahlâk, etiğin fiziğidir. )
( Yaşamsal. İLE/VE/=/||/<> Felsefesi. )
( MORALS[< Lat.] vs./et/=/||/<> ETHICS[< Yun.] )
- AKTÜALİZM değil/yerine/= EYLEMLEŞME
- AKUPLE[Fr.] değil/yerine/= İKİ MAKİNE YA DA BİRKAÇ ELEKTRİK ARACININ BİRBİRİNE BAĞLANMASI
- AKUŞÖR[Fr.] değil/yerine/= DOĞUM UZMANI, ERKEK EBE
- AKUSTİK EMPEDANS/ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] değil/yerine/= SES GEÇİRİMSİZLİĞİ
- AKVE -ile
( Evin önündeki açık meydan, avlu. )
- ÂL[Ar.] ile 'ITRE[Ar.]
- ALÂ[Ar.] ile ALÂ, ALE[Ar.] ile A'LÂ ile ÂLÂ[Ar. < EYL] ile ÂLÂ[Fars.]
( Rütbece yükseklik, büyüklük, şeref, şan. İLE Üst, üzere. İLE [daha/çok/pek] Yüksek. İLE İhsanlar. İLE Kirleten. )
- ALAFRANGA[Fr.] ile ALAFRANSEZ[Fr.] ile ALAGREK[Fr.] ile ALAJAPONE[Fr.] ile ALAMAROKEN[Fr.] ile ALAMERİKAN[Fr.] ile ALANGLEZ[Fr.] ile ALARUS[Fr.] ile ALATURKA[Fr.]
( Avrupa biçimi. İLE Fransız biçimi. İLE Yunan biçimi. İLE Japon biçimi. İLE Fas biçimi. İLE Amerika biçimi. İLE İngiliz biçimi. İLE Rus biçimi. İLE Türk biçimi. )
- ALALADE[Ar.] değil ALELÂDE
- ALÂLÂDE ile HERHANGİ
- ALÂMET[Ar.] ile EMÂRE[Ar.]
- ALAMİNÜT[Fr. < A LA MINUTE] değil/yerine/= ÇARÇABUK, ANINDA
- ALAN ile/ve/< ÂLEM ile/ve/< ŞUBE ile/ve/< SINIF ile/ve/< TAKIM ile/ve/< AİLE ile/ve/< CİNS ile/ve/< TÜR
( ZÜMRE[Ar.]: Alttakım. )
( LEOPAR: Eukarya alanının, Hayvan/Animalia âleminin, Chordata şubesinin, Memeli/Mammalia sınıfının, Etobur/Carnivora takımının, Felidae ailesinin, Panthera cinsinin, Panthera Pardus türündendir. )
( Taksonomi Nedir? Sınıflandırma Biliminin Temel Kuralları )
( DOMAIN vs./and/||/<>/< REGNUM vs./and/||/<>/< FILUM vs./and/||/<>/< CLASSIS vs./and/||/<>/< ORDO vs./and/||/<>/< FAMILIA vs./and/||/<>/< GENUS vs./and/||/<>/< SPECIES )
- ALAN ile/ve/||/<>/> BÖLGE
- ALARP/AS LOW AS REASONABLY PRACTICABLE[İng.] değil/yerine/= MANTIKEN UYGULANABİLİR OLANIN EN AZI
- ALÂT-I CÜRMİYE değil/yerine/= SUÇ ELGESİ
- ALAVERE DALAVERE
( ALAVERE: Bir şeyin elden ele geçmesi. | Bir şeyi elden ele vererek aktarma. | Kargaşalık. | Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele.
İLE
DALAVERE: Yalan dolanla gizlice görülen kötü iş, gizli oyun. )
- ALAVERE ile ALAVERECİ/LİK ile ALAVERE DALAVERE ile ALAVERE TULUMBASI
- ALAVOTR SANTE[Fr.] değil/yerine/= SAĞLIĞINIZA! / ŞEREFE!
- ALAY (ETME) = DERISION[İng.] = DÉRISION[Fr.] = SPOTT[Alm.] = IRRISIO[Lat.]
- ALBEDO/METRE[Lat.] değil/yerine/= IŞIĞI YANSITAN BİR YÜZEYİN YANSITMA GÜCÜ / ARACI
- ALBÜMİN ile ALBÜMİNLİ ile ALBÜMİN İŞEME
- [ne yazık ki]
ALÇAK/PESPAYE[Fars.] ile/ve/||/<> İLKESİZ
( Alçak, aşağılık. İLE/VE/||/<> Temel bilgisi ve düşüncesi olmayan. )
- Alçakgönüllülük için DİNLE!!!
- ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK = MODESTY[İng.] = MODESTIE[Fr.] = BESCHIEDENHEIT[Alm.] = MODESTIA[Lat.]
- ALÇI:
ADİ/STÜK ile ANHİDRİT ile DÖŞEME ile GÖZENEKLİ ile İNCE İNŞAAT ile KABA İNŞAAT ile KALIP ile KATKILI ile MERMER ile PARİS ile PİYASA ile SIVA ile ŞAPLI ile YÜKSEK DİRENÇLİ
( ANHİDRİT[Fr. < ANHYDRITE]: Genellikle kaya tuzu ve alçı taşıyla birlikte bulunan doğal, susuz kalsiyum sülfat. )
- Aldanmamak için DİNLE!!!
- ALDATMA ile ALDATICI ile ALDATICI KİŞİ ile ALDATICI BİR ŞEKİLDE ile DOLANDIRICILIK
( DECEIT vs. DECEITFUL vs. DECEITFUL PERSON vs. DECEITFULLY vs. DECEITFULNESS )
( فريبکاري ile مکر ile ريو ile خدعه ile شلتاق ile دغلي ile فريب ile غل ile دغل کردن ile فضاسازي ile حيله ile دغا ile گول ile پر حيله ile خدعه آميز ile فريبده ile رياکار ile پرنيرنگ ile جلب ile فريبنده ile عيار ile مکار ile مزور ile دغلباز ile دغل باز ile دغل ile فريب آميز ile مکر آميز ile مکارانه ile فريبکار ile مهرهباز ile مزورانه ile مهربازي ile عياري ile دوروئي )
( FARYBEKARY ile MOKR ile ريو ile KHODE ile SHALTAGH ile دغلي ile FARYBE ile GHEL ile DAGHEL KARDAN ile FAZASAZY ile HEYLAH ile دغا ile GOL ile پر حيله ile KHODE AMYZ ile فريبده ile رياکار ile پرنيرنگ ile JALAB ile FARYBANDEH ile EYAR ile MAKAR ile MOZOOR ile دغلباز ile DAGHEL BAZ ile DAGHEL ile FARYBE AMYZ ile MOKR AMYZ ile مکارانه ile FARYBEKAR ile مهرهباز ile MOZOORANEH ile MOTEORBAZY ile عياري ile دوروئي )
- Aldatmak için DİNLE!!!
- ALDATMAK ile ALDATILDI ile DOLANDIRICI ile HİLE
( CHEAT vs. CHEATED vs. CHEATER vs. CHEATING )
( نيرنگ زدن ile کلاه برداري کردن ile خدعه کردن ile ارغه ile خدعه زدن ile دغل کردن ile دغل بازي کردن ile تقلب کردن ile جر زدن ile گولزدن ile مغبون کردن ile فريب ile مغبون ile بي کلاه ile متقلب ile فريبکار ile فريبده ile جر زن ile فريبکاري ile کلاه برداري ile گول زني ile جرزني ile تقلب )
( NEYRANG ZADAN ile KOLAH BARDARY KARDAN ile KHODE KARDAN ile ارغه ile KHODE ZADAN ile DAGHEL KARDAN ile DAGHEL BAZY KARDAN ile TAGHALAB KARDAN ile JAR ZADAN ile GOLZADAN ile MOGHBOON KARDAN ile FARYBE ile MOGHBOON ile BEY KOLAH ile MOTEGHALAB ile FARYBEKAR ile فريبده ile JAR ZAN ile FARYBEKARY ile KOLAH BARDARY ile GOL ZANY ile جرزني ile TAGHALAB )
- Aldatmamak için DİNLE!!!
- ALEH(İNE) değil ALEYH(İNE)
- ALEL HESAP değil/yerine/= SAYIŞ ÜZERE
- ALEL UMUM[Ar.] değil/yerine/= GENEL OLARAK, GENELLİKLE
- ALELÂDE[Ar.] ile FEVKALÂDE[Ar.] ile HARİKULÂDE[Ar.]
( Bayağı, sıradan; olağan, görülegelen. İLE Olağanüstü; güzel, duyulmadık, görülmedik. İLE Olağandışı, eşi görülmemiş; çok güzel, eşsiz. )
- ALELÂDE[Ar.] değil/yerine/= SIRADAN
- ÂLEM ile/ve/<> DİSİPLİN ile/ve/<> İLKE
- ALEM ile REMZ ile NİŞÂNE
( Bayrak. İLE Simge. )
- ALEMPROVİST[Fr.] değil/yerine/= BEKLENMEDİK, BİRDEN BİRE
- ALERJİ ile/||/<> OTOİMMÜNİTE
( Bağışıklık düzeninin zararsız nesnelere karşı aşırı tepki vermesi. İLE/||/<> Bağışıklık düzeninin kendi gövde dokularına saldırması. )
- ALESTA[İt. < ALLESTA]:
HAZIR OL! ve/||/<> HAZIRIM!
- ÂLET = TOOL[İng.] = OUTIL[Fr.] = WERKZEUG[Alm.] = ARNESE[İt.] = HERRAMIENTA[İsp.] = ARNESE[Lat.] = TO ORGANON[Yun.] = ÂLET[Ar., Fars.] = WERKTUIG[Felm.]
- ALEV/ŞÛLE[Ar.]/ZEBÂNE[Fars.] değil/yerine/= ALAZ/YALAZ(A)/YALIM
- ALEXANDER FRIEDMANN ve/||/<> GEORGES LEMAITRE
( Einstein'in denklemlerini, kozmolojik sabit olmadan çizen ve evrenin genişlediğini, kuramsal olarak kanıtlayan ilk kişidir. VE/||/<> Einstein'ın genel görelilik kuramından yararlanarak evrenin genişlediğini söyledi. )
( 16 Haziran 1888 - 16 Eylül 1925 VE/||/<> 17 Temmuz 1894 - 20 Haziran 1966 )
- ALFABE yerine ABECE
- ALFABE ile ALFABE DIŞI ile ALFABE SIRASI
- ALFABE ile ALFABETİK ile ALFABETİK ile ALFABETİK OLARAK
( ALPHABET vs. ALPHABETIC vs. ALPHABETICAL vs. ALPHABETICALLY )
( الفبا ile هجائي ile حروفي ile به ترتيب الفبا ile الفبائي )
( ELFBA ile هجائي ile حروفي ile BAH TARATYBE ELFBA ile الفبائي )
- ALFENİT[Fr. < ALFENIDE] değil/yerine/= METAL ALAŞIM
( İçinde bakır, çinko, nikel bulunan ve çatal bıçak takımı yapımında kullanılan gümüşlü bir alaşım. )
- ALGILAMA SÜRECİNDE:
BELİRGİNLİK ile/ve/> KONUM ile/ve/> ŞİDDET ile/ve/> SÜRE
- ALGILAMAK = İDRAK ETMEK = PERCEIVE[İng.] = PERCEVOIR[Fr.] = ERKENNEN/WAHRNEHMEN[Alm.] = PERCIPIO[Lat.]
- ALİ ÜL ÂLÂ[Ar.]/KREM DÖ LA KREM[Fr. < CRÈME DE LA CRÈME] değil/yerine/= EN YÜKSEK/ÜSTÜN
- ALİMANTASYON[Fr.] değil/yerine/= BİR PLAN PROGRAM ÇERÇEVESİNDE SAYRIYI BESLEME
- ALİMENTASYON/ALIMENTATION[İng.] değil/yerine/= BESLEME
- ALİMENTASYON değil/yerine/= BESLEME
- ÂLİM/MÜTEBAHHİR ile ALLÂME
( Bir bilim dalında uzman. İLE Birçok bilim dalında derin bilgi sahibi olan. )
( ... İLE Hem aklî, hem naklî ilimleri bilen. )
( OMNISCIENT: Çok geniş bilgi sahibi. | Allah. [rahman ve rahim olan] )
( DOCTOR cum DOCTORA UNIVERSALIS )
- ALINTI YAPMAK ile BİR ATASÖZÜ SÖYLE
( CITE vs. CITE A PROVERB )
( اتخاذ سند کردن ile اقتباس کردن ile تمثل کردن )
( ETEKHAZ SAND KARDAN ile EGTEBAS KARDAN ile TAMSL KARDAN )
- ALIŞILMIŞ ile ALIŞKANLIKLA İÇEN ile ALIŞILMIŞ SARHOŞ ile ALIŞILMIŞ SARHOŞLUK ile ALIŞILMIŞ İFADE ile ALIŞKANLIKLA ile ALIŞMAK ile ALIŞKANLIK ile ALIŞKANLIK
( HABITUAL vs. HABITUAL DRINKER vs. HABITUAL DRUNK vs. HABITUAL DRUNKED vs. HABITUAL PHRASE vs. HABITUALLY vs. HABITUATE vs. HABITUATION vs. HABITUDE )
( عادتي ile عرق خور ile دائم الخمر ile دائمالخمر ile ورد زبان ile ورد ile عادتا ile عادت دادن ile معتاد شدن ile خوگيري ile عادت روزانه )
( عادتي ile ARAGH KHOR ile دائم الخمر ile DAEMALKHMAR ile VARD ZABAN ile VARD ile ADETA ile ADAT DADAN ile MOTAD SHODAN ile خوگيري ile ADAT ROZANEH )
- ALIŞKANLIK (İLE) ile/değil KENDİLİĞİNDENLİK (İLE)
- ALIŞKANLIK = İTİYAT = HABIT[İng.] = HABITUDE[Fr.] = GEWOHNHEIT[Alm.] = HABITUS[Lat.] = HEKSIS[Yun.] = COSTUMBRE[İsp.]
- ALIVE :/yerine CANLI
- ALİVRE MUAMELE[Ar.] değil/yerine/= ÖNCEDEN İŞLEMLİ SATIŞ
- ALİVRE[Fr.] değil/yerine/= ÖN/PEŞİN SATIŞ
( Ürün henüz tarladayken ve yetiştiği zaman teslim edilmek üzere önceden yapılan peşin satış. )
- ALİZE[Fr.] değil/yerine/= TROPİKAL BÖLGELERDE DENİZLERDEN ESEN BAZI YELLER
- ALJİN[Yun.] değil/yerine/= SU YOSUNLARINDAN ELDE EDİLEN NESNE
- ALLÂH İLE ile/ve ALLÂH İÇİN ile/ve ALLÂH'TAN
- ALLÂH[Ar.] ile ALLÂHUMME[Ar.]
- ALLÂM[Ar.] ile ALLÂME[Ar.]
- ALLÂME ile FERİŞTAH
- ALLELE ile LOKUS
( Bir genin, alternatif biçimi. İLE Bir genin, kromozom üzerindeki konumu. )
- ALLIANCE :/yerine İTTİFAK
- ALLIGATOR vs. CROCODILE
- ALLOPATRIC İLE SYMPATRIC İLE VİCARİANCE ile/||/<> DAĞILIM PATTERNLERİ
( Tür dağılım mekanizmaları. )
( Formül: Biogeographic realms )
- ALLOPATRİK TÜRLEŞME ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME
( Allopatrik coğrafi izolasyon, simpatrik aynı bölgede )
( Formül: Coğrafi bariyer (allopatrik) İLE poliplodi (simpatrik) )
- [not] ALLWAYS vs. TWO (TIMES)/TWICE
- ALMA MAZLUMUN AHINI ve/||/<>/> ÇIKAR AHESTE AHESTE
- ALMAYA GELİNCE ile/değil/yerine VERMEYE GELİNCE
( Ortada. İLE/DEĞİL/YERİNE Ortalıkta yok. )
- ALMOST :/yerine NEREDEYSE
- ALNAÇ/CEPHE -ile
( Bir şeyin ön tarafı/yüzü. )
- ALONE :/yerine YALNIZ
- ALONJ değil/yerine/= EKÇE
- ALT ÇENE ve ÜST ÇENE
( CÂM-I SÎM[gümüş kadeh][mecaz]: Sevgilinin çenesi. )
(
)
( ZEKAN[çoğ. ZÜKUN] )
( ZENAH/DÂN )
( LOWER JAW/MANDIBLE and UPPER JAW/MAXILLA )
- ALT DEĞİŞKE ile/ve ÜST DEĞİŞKE
- ALT DUDAK = ŞEFE-İ SÜFLÂ = LÈVRE INFÉRIEURE
- ALT KISIM = KIT'A SÜFLÂ = PARTIE INFÉRIEURE
- ALT SINIF ile ALT ŞUBE ile ALT TAKIM ile ALT TÜR
- ALTA SIRALAMA / ALT DİZİNLEME -ile
( SUBORDINATION )
- ALTERNATE vs. ALTERNATIVE
- ALTERNATİF[İng. < ALTERNATIVE] değil/yerine/= DALGALI
- ALTERNATİF ile DÖNÜŞÜMLÜ OLARAK ile ALTERNATİF ile MÜNAVEBE ile ALTERNATİF ile ALTERNATİF AKIM ile ALTERNATİF OLARAK ile ALTERNATÖR
( ALTERNATE vs. ALTERNATELY vs. ALTERNATING vs. ALTERNATION vs. ALTERNATIVE vs. ALTERNATIVE CURRENT vs. ALTERNATIVELY vs. ALTERNATOR )
( تناوب داشتن ile متناوب کردن ile تناوب کردن ile متناوب بودن ile غبا ile تناوبي ile متناوب ile تناوب ile يک درمياني ile جريان متناوب ile بنوبت ile به تناوب ile متناوبا ile تناوبگر ile متناوب ساز )
( TANAVEB DASHTAN ile MOTENAVEB KARDAN ile TANAVEB KARDAN ile MOTENAVEB BODAN ile غبا ile TANAVEBY ile MOTENAVEB ile TANAVEB ile YK DARAMYANY ile JARYAN MOTENAVEB ile بنوبت ile BAH TANAVEB ile MOTENAVBA ile تناوبگر ile MOTENAVEB SAZ )
- ALTERNATIVE vs. CHOICE
- ALTERNATIVE :/yerine ALTERNATİF
- ALTIGEN ile/ve/<> DAİRE
( HEXAGON vs./and/<> CIRCLE )
- ALTİMETRE[Fr.] değil/yerine/= YÜKSEKLİKÖLÇER
- ALTIN KAPLAMA ile LAKE
- ALTIN ile TİLLE[Fars.]
( ... İLE İşlenmemiş altın. )
- ALTIPLANO ve/<> VALLES ve/<> ORIENTE
( Bolivya'nın, üç yerleşim bölgesi.[Dünyanın en yüksek yerleşim alanı.][3600 - 3800 m.] )
- ALÜMİN[Fr. < ALUMINE] ile ALÜMİNYUM[Fr. < ALUMINIUM]
( Suda çözünmeyen, 2050 °C'de eriyen, beyaz bir toz olan alüminyum oksit. [Al2O3] İLE Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, 660 °C'de eriyen, gümüş parlaklığında, beyaz, hafif bir öğe. [simgesi: Al] )
- ALVE- ile/||/<> ALVEOL-/ALVEO-
( Kanal, kavite. İLE/||/<> Alveolusla ilgili, küçük kavitelerle ilgili. )
- ALYANS[Fr. < ALLIANCE] değil/yerine/= NİŞAN YÜZÜĞÜ
- ÂM[Ar.] ile SENE[Ar.]
- AMA NİYE? değil NİYE?
- AMA ÖYLE ile/ve/||/<>/> AMA BÖYLE
- AMA YİNE DE ... değil/yerine NEYSE Kİ ...
- ... AMA ... ile/değil/yerine ... DOLAYISIYLA ...
- ... AMA ... ile/ve/<> KEŞKE ...
( Onu kaybettirir. İLE/VE/<> Kendini yok ettirir. )
- Ama/fakat demeden DİNLE!!!
- AMATÖR/LÜK ile AMATÖRCE
- AMATÖR ile AMATÖRCE ile AMATÖRLÜK
( AMATEUR vs. AMATEURISH vs. AMATEURISM )
( غيرحرفهي ile دوستار ile آماتور ile آماتوروار ile دوستاري )
( غيرحرفهي ile DOSTAR ile AMATOR ile AMATORAVAR ile DOSTARY )
- AMAZON ile/ve/<> GOOGLE ile/ve/<> FACEBOOK ile/ve/<> MICROSOFT ile/ve/<> APPLE ile/ve/<> ORACLE
(
)
- AMBALE[Fr.] değil/yerine/= AŞIRI YÜKLEME SONUCU ULAŞAN DÜŞÜNEMEME, BUNALIM
- AMBİ-/AMBO- ile/||/<> AMPH- ile/||/<> -AMBİ ile/||/<> BASİ-/BASİO-/BASO- ile/||/<> -DROME ile/||/<> MARG-
( İkisi, iki yanda, iki yönlü/taraflı [ambidekster: İki elini de kullanabilen kişi]. İLE/||/<> İkisi, iki yanda, hakkında, çevresinde, çift, ikili. İLE/||/<> Yürüme, yer değiştirme. İLE/||/<> Tabanla ilgili, alt kısımla ilgili, bazionla ilgili, yürüme. İLE/||/<> Gidiş, seyir. İLE/||/<> Kenar. )
- AMBIGUOUS vs. DIM vs. OBSCURE vs. UNLUCID VAGUE
- AMBİVALANS/AMBIVALENCE[İng.] değil/yerine/= İKİRCİKLİLİK
- AMBLEM[Fr. < EMBLEME] değil/yerine/= SİMGE, BELİRTGE/BELİRTKE
- AMBULANCE değil AMBULANS
- AMBULANS[Fr./İng. < AMBULANCE] değil HASTA TAŞIMA/NAKİL ARACI / CANKURTARAN
- AMEL/E ile/ve/||/<> CAALE ile/ve/||/<> FAALE
( Eylemek/işlemek. İLE/VE/||/<> işlemek. İLE/VE/||/<> Kılmak. )
( Yineleme/tekrar edilme ve yön/istikamet varsa. İLE/VE/||/<> Yapı değişiyorsa. İLE/VE/||/<> Herhangi bir devinim/hareket ise. )
- AMELE ile FAİL
- AMELE[Ar. < ÂMİL] ile HAMELE[Ar. < HÂMİL]
( İşçi, emekçi, ırgat, amel eden. İLE Taşıyanlar, kaldıranlar. )
- AMELİYAT:
GÖVDEDE ile/ve/<> ZİHİNDE
( Uyutmak gerek. İLE/VE/<> Uyandırmak gerek. )
- AMENORE[Fr.] değil/yerine/= ÂDET GÖREMEME
- AMENTIFÈRES = SEBLÎYE
- AMİDÜR[Fr.] değil/yerine/= BİR METALİN BİR HİDROJEN ATOMUNUN YERİNE GEÇMESİYLE AMONYAKTAN TÜREYEN NESNE
- AMİLAZ[Fr. < AMYLASE] ile/||/<> AMİLOZ[Fr.] ile/||/<> ENZİM[Fr. < ENZYME]
( Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik nesne. İLE/||/<> Nişastasının %20'sini oluşturan, boyanabilir nesne. | Dokuların özel bir nesneyle dolmasından ileri gelen sayrılık. İLE/||/<> Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim. )
- AMİR/LİK ile AMİRCE ile AMİRSİZ/LİK ile AMİR HÜKÜM
- AMME ile AMME DAVASI ile AMME EFKARI ile AMME HUKUKU ile AMME İDARESİ ile AMME MENFAATİ
- AMME[Ar.] değil/yerine/= KAMU
- AMME değil/yerine/= KAMU
- AMNEZİ[Fr. < AMNESIE] ile PARAMNEZİ
( Bellek yitimi. İLE Bellek bozukluğu. )
- AMONYAK[Fr. < AMMONIAQUE]/NİŞADIR RUHU ile/||/<> AMİT[Fr. < AMIDE]
( Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz. [NH3] | İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su. İLE/||/<> Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı. )
- AMORE ve/||/<>/< MORE ve/||/<>/< ORE ve/||/<>/< RE
( Sevgi/Aşk. VE/||/<>/< Ahlâk. VE/||/<>/< Söz. VE/||/<>/< Eylem. )
- AMP/ADENOSINE MONOPHOSPHATE[İng.] değil/yerine/= ADENOZİN MONOFOSFAT
- AMPA İLE NMDA İLE KAİNATE ile/||/<> GLUTAMAT RESEPTÖRLERİ
( Farklı glutamat reseptör türleri. )
( Formül: Mg²⁺ blok (NMDA) )
- AMPLİFİKASYON/AMPLİFİKATÖR[Fr. < AMPLIFICATEUR] değil/yerine/= YÜKSELTME/YÜKSELTEÇ
( Alçak ya da yüksek frekanslı akımların, yararlı etkilerini artırmaya yarayan araç. )
- AMPLITUDE -ile
( Genlik, dalganın en yüksek noktası~sıfır noktası arasındaki nicelik. )
- AMPLITÜT/AMPLITUDE[İng.] değil/yerine/= GENLİK
- A(N) vs. ONE
- ANA KOL İLE KIRMIZI DEV İLE BEYAZ CÜCE ile/||/<> YILDIZ EVRİM AŞAMALARI
( Yıldızların yaşam döngüsü aşamaları. )
( Formül: M < 1.4 M☉ → Beyaz cüce )
- ANA TÜMCE -ile
( MAIN CLAUSE )
- ANA ile ANA ile ANA ile ANA(ANNE)
( Pencere anası, telaro. İLE Daha sonra sürülecek sıvanın kalınlığını ayarlamak için bir duvara vurulan alçı ya da sıva mastar, sıva anası. | Mermer, palladyen, mozaik gibi bir gereçle kaplanacak döşemelerin üzerine, düzlüğü ya da gerekli eğimleri sağlamak üzere aynı gereçten yer yer yapılan ve uygulamada üst noktalarına uyulan kılavuz tümsek. İLE Yaklaşık boyutları, 30/30 cm. olan, kerpiç blok. İLE Anne. )
- ANADAN DOĞMA ile ANADAN GÖRME ile ANADAN ÜRYAN
- ANAEROBİK[Fr. < ANAÉROBIQUE]/ANAEROBIC[İng.] değil/yerine/= OKSİJENSİZ ORTAMDA/KOŞULLARDA YAŞAYABİLEN | SERBEST OKSİJEN GEREKSİNIMSİZ
- ANA/ESAS ÖRGENLER, ÇİÇEKTEKİ ÜREME ÖRGENLERİ = A'ZÂ-İ ASLÎYE = ORGANES ESSENTIELS
- ANAGOJ ile BENZETME
( ANAGOGE vs. ANAGOGY )
( بزرگي معنوي )
( BOZORGY MANOY )
- ANAHTAR/LIK ile ANAHTARCI/LIK ile ANAHTAR TAŞI ile ANAHTAR KELİME ile ANAHTAR SÖZCÜK ile ANAHTAR AĞIZLIĞI ile ANAHTAR BİTKİLER
- ANAKONDA ile YEŞİL ANAKONDA
( ... İLE Güneydoğu Asya'da ve Amazon ormanlarında yaşarlar. )
( ... İLE 9 m.'yi aşabilirler. 250 kg. ağırlığında olabilirler. )
( ... İLE Suda, karada oldukları kadar yavaş değillerdir. )
( ... İLE Dünyadaki en ağır yılandır. )
( ANACONDA vs. GREEN ANACONDA )
- ANALIT/ANALYTE[İng.] değil/yerine/= ÇÖZÜMLEME ÖRNEĞİ
- ANALİTİK FELSEFE ile KITA FELSEFESİ
( Dil, mantık ve kavram analizi üzerine odaklanan felsefi gelenek. İLE Varoluş, tarih ve toplum gibi konulara odaklanan felsefi gelenek. )
- ANALOJİ[Yun.]/KIYAS[Ar.] değil/yerine/= ÖRNEKSEME
- ANALYZE :/yerine ANALİZ ETMEK
- ÂNÂN[Fars. < ÂN] ile ANÂN[Ar. < ANÂNE] ile A'NÂN[Ar. < UNK]
( Onlar. İLE Bulutlar. İLE Ağacın ucu. | Ufuklar. )
- ANANE ile/ve/||/<>/>/< AN İLLÂH
- ANÂNE[Ar.] ile AN'ANE[Ar. çoğ. AN'ANÂT]
( Bir bulut. İLE Gelenek, rivâyet. | Açıklamalar, tafsîlât. )
- ANANE ile ANANECİ/LİK ile ANANELİ ile ANANESİZ/LİK
- AN'ANE ile/değil ANNEANNE
( Gelenek. İLE/DEĞİL Annenin annesi. )
- ANÂSIR-I CÜRMİYE[Ar.] değil/yerine/= SUÇ ÖĞELERİ
- ANATMAN[Sansk.] = ANATTA[Palice]
- ANATOMİ = ANATOMY[İng.] = ANATOMIE[Fr., Alm.] = ANATOMIA[İt., İsp., Lat., Yun.] = 'İLM el-TEŞRİH[Ar.] = KÂLBUDŞENÂSÎ[Fars.] = ONTLEEDKUNDE[Felm.]
- ANAYOL(CADDE) ile SOKAK
( MAIN ROAD vs. STREET )
- AND :/yerine VE
- ANDEZİN ile/||/<> SUNSTONE
( Plajiyoklaz feldspat mineralidir ve kırmızı-yeşil renktedir. İLE/||/<> İçindeki hematit ya da götit pulları nedeniyle parlayan bir feldspat. )
( Mohs Sertlik Derecesi: 6-6.5 İLE/||/<> 6-6.5
Işık Kırma İndisi: 1.54-1.55 İLE/||/<> 1.54-1.55
Rengi: Kırmızı-yeşil İLE/||/<> Altın parıltılı
Molekül yapısı: (Na,Ca)(Si,Al)4O8 İLE/||/<> (Na,Ca)(Si,Al)4O8 )
- ANDROJİNİ/HÜNSÂ(ERSELİK)/HERMAFRODİT/MİZVÂCE -ile
( Bir bireyde, hem erile, hem dişile özgü özelliklerin bulunması durumu. )
- ...ÂNE ile ...ÂNÎ
- [Ar.] ÂNE ile BETRE
( Dişil ve yabanî eşek. İLE Dişil eşek. )
- ANEKDOT[Fr. < ANECDOTE] değil/yerine/= ÖYKÜCÜK, KISA ÖYKÜ
( Bir söz ya da geniş bir olay içine yerleştirilmiş öykü. )
- ANEMOFİLİ[Fr.] değil/yerine/= ANEMOGRAF[Yun.] değil/yerine/= ANEMOKOR[Fr.] değil/yerine/= ANEMOMETRE[Fr.] değil/yerine/= ANEMOSKOP[Fr.]
( Yel ile tozlaşan bitkilerin tozlaşma biçimi. İLE Yelin yönünü ve hızını kaydeden araç. İLE Yel ile dağılan tohumlar ve tohumlardan üreyen bitki. İLE Yel ölçer. İLE Yelin yönünü belirten araç. )
- ANEMOMETRE ile ANEMOMETRİ
( ANEMOMETER vs. ANEMOMETRY )
( بادسنج ile بادسنجي )
( BADSANJ ile بادسنجي )
- ANEMOMETRE değil/yerine/= YELÖLÇER
( Yelölçer. )
- ANEROİT[Fr. < ANEROIDE] = KADRANLI BAROMETRE
( Cıva yerine maden bir kutu kullanmak temeline dayanan kadranlı barometre. | Madenlerin esnekliği ile çalışan barometre. )
- ANGAJE[Fr./İng < ENGAGE] değil/yerine/= BAĞLAMAK/BAĞLANMAK
- ANGAJMAN[Fr./İng. < ENGAGEMENT] değil/yerine/= BAĞLANTI/ÜSTLENME
- ANGEL vs. ANGLE
- ANGER :/yerine ÖFKE
- ANGLE :/yerine AÇI
- ANGUT ile/ve SÜNE
( Yaban ördeği. İLE/VE Bir tür yaban ördeği. )
- ANİDE ile ANİDEN
- ANIMSAMA ile/ve/||/<> ŞİMDİ\'YE/ŞU AN\'A GETİRME
- ANIMSAMA = TAHATTÜR = REMINISCENCE[İng.] = RÉMINISCENCE/RAPPELER[Fr.] = ANAMNESIS/ERINNERN[Alm.] = RECORDOR[Lat.] = ANAMNESIS[Yun.]
- ANIMSA(YA)BİLMEDE:
ÖNCELİK ve/||/<> YOĞUNLUK ve/||/<> PEKİŞTİRME
- ANIRMA ile/<> KİŞNEME
( Eşeğin çıkardığı yüksek ses. İLE/<> Atın çıkardığı yüksek ses. )
- ÂNÎSE[Ar.] ile ÂNİSE[Ar.]
( Sıkı bağlı şey. | Koyulaşmış/katılaşmış akıcı maddeler. [kan ya da mürekkep gibi] İLE Cana yakın kız/kadın. )
- ANİTYA[Sansk.] = ANİKKA[Palice]
- ANİTYA[Sansk.](Anikka[Palice]) -ile
( Geçicilik, değişkenlik; Theravada Budizmi'nde varoluşun üç özelliğinden biri. )
- ANİZOTROPİ[Fr.] değil/yerine/= BİR BİTKİNİN PARÇALARININ AYNI KOŞULLAR ALTINDA DEĞİŞİK YÖNLERDE BÜYÜME ÖZELLİĞİ GÖSTERMESİ, YÖNSEME
- ANKADRMAN[Fr.] değil/yerine/= ÇERÇEVELEME
- ANKARA GEMİSİ:
SOLACE ile/ve/değil/< IRAQUOIS
( Ankara gemisinin ilk adı, "Solace" değildir. 1927 yılında, New Port News'te yapılan geminin, kızaktan, denize inen gövdesinde, "Solace"den önce, Altı Uluslar diye bilinen, Amerika Yerlisi kabilelerinin ortak adı olan, "Iraquois" yazılıydı. )
- ANKARA KEÇİSİ ile/ve YABAN KEÇİSİ(NÄFE[Fars.]) ile/ve AKDAĞ KEÇİSİ ile/ve MARKOR ile/ve ŞAMİ ile/ve ŞAMUA ile/ve TAR ile/ve TİFTİK
- ANKASTRE[Fr.] değil/yerine/= BİR OYUĞA, YUVAYA YERLEŞTİRİLMİŞ TESİSAT
- ANKET[Fr. < Lat. INQUIRERE] değil/yerine/= SORMACA/SORUŞTURMA
- ANLAK/ZEKÂ ile DENEYİM/TECRÜBE
( Sahip olunan geçmiş eylem bilgilerinin ve sonuçlarının, şimdiki zamanda, uygulanabilir[/pratik] bilgi olarak, hızla ortaya çıkarılabilmesi Zekâ'ya işaret etmez. )
( INTELLIGENCE vs. EXPERIENCE )
- ANLAK = ZEKÂ = INTELLECT/INTELLIGENCE[İng.] = ENTENDEMENT/INTELLIGENCE[Fr.] = VERSTAND/INTELLIGENZ[Alm.] = INTELLECTUS/INTELLIGENITIA[Lat.] = INTELIGENCIA[İsp.]
- ANLAM:
ALGI/DÜZEN ve/||/<> İMGE
- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/<> ANLAM ÇOKLUĞUNA YÖNELME
- ANLAM ARAYIŞI ile/ve/||/<> ANLAM VERME
- ANLAM SANATLARI'NDA:
İLHAM ile/ve/<> TEVRİYE[< VERÂ] ile/ve/<> İSTİHDAM ile/ve/<> MUGALATA-İ MANEVİYE ile/ve/<> TENÂSÜB[< NİSBET] ile/ve/<> LEFF Ü NEŞR ile/ve/<> TECÂHÜL-İ ÂRİF[/ÂNE/ÎN] ile/ve/<> HÜSN-İ TA'LÎL[< İLLET] ile/ve/<> SİHR-İ HELÂL ile/ve/<> İRSÂD ile/ve/<> MÜBALAĞA ile/ve/<> TEZAD ile/ve/<> İSTİĞRÂK[< GARK][GULÜVV] ile/ve/<> TEKRÎR[< KERR] ile/ve/<> RÜCÛ ile/ve/<> TEFRÎK[< FARK] ile/ve/<> KAT' ile/ve/<> TERDÎD[< REDD] ile/ve/<> İLTİFÂT ile/ve/<> TELMİH ile/ve/<> İRSÂL-İ MESEL
( İki ya da ikiden fazla anlamı olan bir sözcüğü, bir mısra ya da beyitte tüm anlamlarıyla kullanma sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, birden fazla anlamı olan bir sözcüğü, anlamlarından sadece yakın anlamını söyleyip uzak anlamını kastetme sanatı. İLE/VE
Bir mısra ya da beyitte, bir sözcüğü hem gerçek, hem mecaz anlamlarını kastederek kullanma sanatı. İLE/VE
Anlamı birden fazla olan sözcük ve deyimleri beyitin anlamını değişik biçimlerde açıklanabilecek biçimde kullanma sanatı. İLE/VE
Bir konuyla ilgili birden fazla sözcüğü bir mısra ya da beyitte sıralama amacı gütmeden kullanmak. İLE/VE
Bir beyitte yer alan, birbiriyle ilgili sözcüklerin sıralanmasıyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir anlam inceliği yaratmak ya da bir lâtife yapmak amacıyla, bilinmiyormuş ya da başka türlü biliniyormuş gibi gösterme sanatı. İLE/VE
Nedeni bilinen bir olayı, düşsel ya da gerçekdışı ve güzel bir olaya bağlama yoluyla yapılan edebî sanat. İLE/VE
Bir sözcüğü ya da söz öbeğini hem kendinden önceki sözcüklerin sonunda, hem sözcüklerin başında anlamlı olacak biçimde kullanma. İLE/VE
Bir mısranın secî ya da uyağını bir iki sözcükle ima etme sanatı. İLE/VE
Bir sözün etkisini güçlendirmek için bir şeyi abartılı biçimde az ya da çok göstererek ve lâtifeli bir biçimde anlatma. İLE/VE
İki duygu/düşünce/hayal arasındaki birbirine karşıt özellikleri birarada söyleme. İLE/VE
Över gibi görünerek yermek, yerer gibi görünerek övme sanatı. İLE/VE
Söyleyişi güçlendirmek için belirli bir anlamdaki sözcüğü ya da söz öbeğini yineleme sanatı. İLE/VE
Bir sözün anlamını, bir kavramın gücünü pekiştirmek için, o sözden/kavramdan cayar gibi görünüp cayılmış görünen sözü/kavramı daha güçlü biçimde belirtmek. İLE/VE
İki şey arasındaki farkı belirtmek. İLE/VE
Söyleyişin gücünü artırmak için, sözü [mısrayı, satırı] yarıda kesmek. İLE/VE
Sözü, beklenmedik, çarpıcı bir sonuca bağlama sanatı. İLE/VE
Şiirde bir duygulanma ya da duygu değişikliğiyle şiirdeki konuyu değiştirmeden seslenilen kişiyi ya da varolanı değiştirmek. İLE/VE
Bilinen bir olay, kişi ya da nükte, fıkra, atasözünü dolaylı biçimde anlatma, ima etme sanatı. İLE/VE
Bir düşünceyi pekiştirmek amacıyla bir atasözü ya da o değerde bir söz öbeğini alıntılamak/kullanmak. )
- ANLAM ile/ve/<> ANLAM VERME
( MEANING vs./and/<> TO GIVE MEANING )
- ANLAMA = FEHM, İDRAK = UNDERSTANDING, COMPREHENSION[İng.] = COMPRENDRE[Fr.] = DAS VERSTEHEN, HET VERSTAAN[Alm.] = ENTENDER, COMPRENDER[İsp.] = COMPREHENSIO[Lat.] = HE DIANOIA[Yun.] = MEFHUM[Ar.] = DARK[Fars.]
- ANLAMA ile/ve/=/||/<>/> SOYUTLAYABİLME
- ANLAMA ile/ve/değil/yerine ZEVK ETME
- Anlamadan DİNLE!!!
- Anlamak için DİNLE!!!
- ANLAMAYI:
"UZATMAK" değil BİR AN ÖNCE/EN KISA SÜREDE
- ANLAMBİLİM = SEMANTICS[İng.] = SÉMANTIQUE[Fr.] = WORTBEDEUTUNGSLEHRE, SEMANTIK[Alm.] = SEMANTICO[İt., İsp.] = İLM el-DELÂLET[Ar.] = NAMÛGÂRŞİNASÎ[Fars.] = SEMANTIEK[Felm.]
- ANLAŞILMAMA ile/değil KABUL EDİLMEME/GÖRMEME
- ANLAŞILMASI AMACIYLA ile/ve/değil PEKİŞTİRMEK ÜZERE
- ANLAŞMA ile UYGUNLUK ile BUNA GÖRE
( ACCORD vs. ACCORDANCE vs. ACCORDINGLY )
( طيب خاطر ile وفق ile به ين ترتيب ile نتيجتا ile از ينرو ile بدين ترتيب ile بالنتيجه )
( TYBE KHATER ile وفق ile BAH YNE TARATYBE ile NATYJETA ile AZ YNERO ile BADYNE TARATYBE ile بالنتيجه )
- ANLAŞMA ile/ve/||/<> UZLAŞMA ile/ve/||/<> ALTINI ÇİZME
- Anlatanı DİNLE!!!
- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA
( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )
- Anlatılanı DİNLE!!!
- Anlatmak için DİNLE!!!
- ANLATMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİLLE(TTİR)ME
( Anlamasını sağla(t)mak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kavramasını sağla(t)mak. )
( Yok. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Var değil. )
( [not] TO EXPLAIN vs./and/but NEGATION
NEGATION instead of TO EXPLAIN )
- ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE
- ANNE ile/ve/<>/< ANNEANNE
( ÜMM[çoğ. ÜMMÂT, ÜMMEHÂT] ile/ve/<>/< ... )
( MÂDER ile/ve/<>/< ... )
( MOTHER vs./and/<>/< GRANDMOTHER )
- ANNE ile/ve/ya da/||/<> BAKICI
- ANNE ile/ve/> MÜREBBÎ ile/ve/> RAB
( [bebeği/çocuğu] 1 yaşına kadar. İLE/VE/> 18 yaşına kadar. İLE/VE/> Ömrünün sonuna kadar. )
- ANNE ile/<> SÜTANNE/SÜTNİNE
- ANNE ve/||/<> YAVRUSU
( Ayrı kaldıkları takdirde, hangisi tamdır? Yan yana geldiklerinde hangisi fazladır? )
- ANNEANNE ile "ANNE" ANNEANNE ("ANNE" OLAN ANNEANNE)
( Bu durum, daha çok, anneannelerin yetiştirdiği çocuklar için geçerlidir. )
( GRANDMOTHER vs. MOTHER GRANDMOTHER )
- ANNEDEN ...:
AYRILIRKEN ile/ve/||/<>/> GERİ DÖNÜNCE
( Kaybolma kaygısı. İLE/VE/||/<>/> Yutulma kaygısı. )
(1996'dan beri)