Bugün[07 Ocak 2026]
itibarı ile 13.148 başlık/FaRk ile birlikte,
13.148 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(27/54)


- KALORİMETRE[Fr.] değil/yerine/= ISIÖLÇER

( Nesnelerin ısınma ısısını ölçmeye yarayan aygıt. )


- KALP (İLE) ve/||/<> DİL (İLE)

( İkrar. VE/||/<> Tekrar. )


- KALPSİ YAPRAK = VARAK-I KALBÎ = FEUILLE CORDIFORME


- KALSIFIKASYON/CALCIFICATION[İng.] değil/yerine/= KİREÇLENME


- KALSİNASYON ile KALSİNE ile KALSİNE EDİLMİŞ

( CALCINATION vs. CALCINE vs. CALCINED )

( تکليس ile خشک کردن ile مکلس کردن ile مکلس )

( TAKLYS ile KHSHK KARDAN ile MAKELS KARDAN ile MAKELS )


- KAM' değil/yerine/= EZME, KIRMA; ZAPTETME


- KAMBURLAŞMA değil/yerine/>< DİK/DÜZGÜN DURMA/OTURMA/YÜRÜME


- KAMERİYE ile KAMERİYELİ


- KAMİ ve/||/<> KAZE

( Tanrı. VE/||/<> Yel/rüzgâr. )


- KAMUFLAJ[Fr./İng. < CAMOUFLAGE] değil/yerine/= GİZLEME/ÖRTME


- KANAAT ile KANAATLİ/LİK ile KANAATSİZ/LİK ile KANAATSİZCE


- KANALİZASYON ve/||/<> HAMAM ve/||/<> KÜTÜPHANE

( Kentin kirini alır götürür. VE/||/<> Gövdenin kiri temizlenir. VE/||/<> Aklın boşlukları/"tozları" alınır. )

( Pis ve atık suların özel kanallar aracılığıyla belirli merkezlerde toplanıp atılmasını sağlayan düzen, lağım döşemi. VE/||/<> Yıkanılacak yer, yunak, ısıdam. | Para karşılığında yıkanma işinin yapıldığı yer. VE/||/<> Betiklik/kitaplık. | Betik satılan dükkân, betikevi. )


- KANALİZE ile KANALİZASYON


- KANAMA:
YERLEŞME ile/ve/||/<> ÂDET

( Gebe kaldıktan yaklaşık 10 - 14 gün sonra oluşan az miktarda hafif lekelenme ya da kanama olarak tanımlanır. [Bu durum, gebelikte rahim duvarına yumurtanın yerleşmesi sırasında ortaya çıkar ve genellikle uzmanlar tarafından normal karşılanır.][Döllenmiş yumurtanın rahmin iç tabakasına yapışmasıyla oluştuğu düşünülen hafif bir kanama türüdür.][Genellikle kendi kendine durur ve özel bir tedavi gerektirmez.] İLE/VE/||/<> ... )


- KANAMA ile KANAYAN ile KANAYAN ile KANAMA ile KANAYAN RAHİBE

( BLEED vs. BLEEDDER vs. BLEEDER vs. BLEEDING vs. BLEEDING NUN )

( رگ زدن ile خون گرفتن ile خون افتادن ile حجامت کردن ile خون ريختن ile خون آمدن ile فصاد ile خونريزي ile فصد ile بخور مريم )

( RAG ZADAN ile KHON GARAFTAN ile KHON AFTADAN ile HOJAMET KARDAN ile KHON RYKHTAN ile KHON AMADAN ile فصاد ile KHONERYZY ile FASAD ile BAKHOR MARYM )


- KANATLI MEYVE, SAMARA = SİMÂR-I MÜCENNEHA = SAMARE


- KANCA ile KANCA FATURASI ile BAĞIMLI ile KANCALI BURUN ile FAHİŞE

( HOOK vs. HOOK BILL vs. HOOKED vs. HOOKED NOSE vs. HOOKER )

( قلاب ile چنگک ile منقار عقابي ile چنگکي ile سرکج ile دماغ عقابي ile جيب بر ile قلاب انداز )

( GHALAB ile CHANGAK ile MONAGHAR AGHABY ile CHANGAKY ile سرکج ile دماغ عقابي ile JYBE BAR ile GHALAB ANDAZ )


- KANCALAMAK ile KANCALANMAK ile KANCA ile KANCACI ile KANCALI ile KANCASIZ ile KANCALI İĞNE ile KANCALI KURT ile KANCA BURUNLU


- KANCALI İĞNE değil/yerine ÇENGELLİ İĞNE


- KANEPE değil/yerine/= ÇEKYAT


- KANEPE[Fr. < CANAPÉ] ile KANEPE[Fr. < CANAPÉ]

( Birkaç kişinin oturabileceği genişlikte koltuk, çekyat. İLE Genellikle çay ve kokteyller için hazırlanan, çeşitli yiyeceklerle süslenen çok küçük ekmek. )


- KANFESE -ile

( Tespih böceği. )


- KANIKSAMA ile/ve SAHİPLENME

( TO BE INURED TO vs./and TO CLAIM )


- KANIT ile APAÇIK ile DELİL NİTELİĞİNDE ile AÇIKÇA

( EVIDENCE vs. EVIDENT vs. EVIDENTIAL vs. EVIDENTLY )

( گواهي ile بديهي ile آشکار ile هويدا ile مدرکي ile شهادتي ile نظرا )

( GOVAHY ile BADYYEHY ile ASHKAR ile TEOOYDA ile MADRAKY ile شهادتي ile نظرا )


- KANIT = DELİL = ARGUMENT[İng., Fr., Alm.] = ARGUMENTUM, ARGUERE[Lat.] = ARGUMENTO[İsp.] = APODEIXIS[Yun.]


- KANLI ÇEŞME -ile

( Alibeyköy'dedir. )


- KANON = KANUN, KAİDE = CANON[İng., Fr., İsp.] = KANON[Alm., Yun.]

( Herhangi bir konuda yetkelerin belirlediği seçimler bütünü. | Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil, art arda duyulan iki ya da daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün. )


- KANT ile/ve/||/<>/> SCHILLER ile/ve/||/<>/> FICHTE ile/ve/||/<>/> SCHLEIERMACHER ile/ve/||/<>/> SCHLEGEL ile/ve/||/<>/> HEGEL ile/ve/||/<>/> SCHELLING ile/ve/||/<>/> SCHOPENHAUER ile/ve/||/<>/> FUERBACH ile/ve/||/<>/> DARWIN ile/ve/||/<>/> SPENCER

( [Doğum Tarihi] 1724 ile/ve/||/<>/> 1759 ile/ve/||/<>/> 1762 ile/ve/||/<>/> 1768 ile/ve/||/<>/> 1770 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1772 ile/ve/||/<>/> 1775 ile/ve/||/<>/> 1788 ile/ve/||/<>/> 1804 ile/ve/||/<>/> 1809 ile/ve/||/<>/> 1820 )

( Wilhelm Schlegel, 22 Ocak 1798'de Jena'dan, Berlin'de kardeşi Friedrich Schlegel ile küçük bir evi paylaşan Schleiermacher'a, kardeşinin yarattığı skandallardan dolayı sitem dolu bir mektup yazar ve yakın zamanda taşınmış olduğu Berlin'den Jena'ya, kendinin yanına dönmesi için Friedrich'i ikna etmesini ister; zira kardeşi, Schiller ile girdiği tartışma sonrasında yayımladığı son metniyle tümden tozu dumana katmıştır. Öyle ki, aynı soyadını taşımasıyla Wilhelm dahi gözden çıkarılmanın eşiğine gelmiştir. Sonunda, Goethe, tartışmaya dahil olur ve Friedrich ile babacan bir konuşma yaparak, ondan kibarca, bundan sonra başka bir alan üzerine, başka bir yerde çalışmasını ister. Oysa Friedrich, bu tavsiye üzerine gittiği Berlin’de, çoktan kendi çevresini kurarak yeni bir edebi akımın öncülüğü görevini üstlenmiştir. Henüz 25 yaşındaki bir genç tarafından yazılıp böylesi büyük bir etki yaratan, yepyeni ve tümüyle özgün bir düşünsel hareketin öncüsü olan bu metin, Eleştirel Fragmanlar'dı ve yalnızca 37 sayfalık 127 aforizmadan oluşuyordu. Aradan geçen neredeyse iki yüz yıl boyunca Eleştirel Fragmanlar üzerine yüzlerce kitap yazılacaktı. Schlegel kimilerine göre yaygaracı, kimilerine göre dâhi olarak adlandırılacak ama her halükârda Romantik hareketin düşünsel temellendiricisi olarak tarih sahnesindeki yerini alacaktı... )


- KANTAR[Ar. < KİNTÂR]/BASKÜL[Fr. < BASCULE] değil/yerine/= TARTI (ARACI)

( Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç. | Tartılacak kütle alttaki çengele takıldığında sarmal bir yaya bağlı olan ve normal olarak sıfırı gösteren bir okun, yanlarda gösterilmiş ağırlık birimleri hizasına gelmesiyle kütle ağırlığını belirleyen bir tür tartı aracı, el kantarı. | 56,452 kilogram ağırlığında ya da kırk dört okkalık bir ağırlık ve sığa birimi. )


- KANTARLAMAK ile KANTAR/LIK ile KANTARCI/LIK ile KANTARLI ile KANTAR KOLU ile KANTAR TOPU ile KANTAR AĞASI ile KANTAR KABAĞI ile KANTARLI KÜFÜR ile KANTARI BELİNDE


- KANTAT[Fr. < CANTATE] ile/değil/yerine İLÂHÎ

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Kahramanlık ve din konularında yazılıp bestelenen şiir ya da bu şiirin orkestra eşliğindeki tek ya da çok sesli bestesi. )


- KANTİN[Fr. < CANTINE] -/

( Kışla, fabrika, okul vb. yerlerde yiyecek ve içecek maddelerinin satıldığı yer. | Bu gibi kurumlarda işletilen ve yalnız o kuruma bağlı kimselerin yemek yediği lokanta. )


- KANTITATİF/QUANTITATIVE[İng.] değil/yerine/= NICEL


- KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME(KHK) ile/ve/değil/yerine/||/<> YASA


- KANUN ile NÜZHE

( ... İLE Kanuna benzer bir saz. )


- KANUN ile SABİT/E


- KANUN ile YASAYI ÇİĞNEMEK ile MAHKEME ile YASANIN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ ile ULUSLAR HUKUKU ile HUKUK BÜROSU

( LAW vs. LAW BREAKING vs. LAW COURT vs. LAW ENACTMENT vs. LAW OF NATIONS vs. LAW OFFICE )

( قانون ile ناموس ile علم حقوق ile حقوق ile خلاف کار ile قانون شکني ile محکمه ile وضع قانون ile قانون ملل ile دارالوکاله )

( GHANON ile NAMOS ile ALAM HOQUQ ile HOQUQ ile KHLAF KAR ile GHANON SHKANY ile MOHKAMEH ile VAZE GHANON ile GHANON MOLLL ile DARALOKALEH )


- KANUNLAŞMAK ile KANUNLAŞTIRMAK ile KANUNLAŞTIRILMAK ile KANUN ile KANUNİ ile KANUNCU/LUK ile KANUNSUZ/LUK ile KANUN DIŞI/LIK ile KANUN ADAMI ile KANUN KOYUCU ile KANUN MADDESİ ile KANUN SÖZCÜSÜ ile KANUN TEKLİFİ ile KANUN LAYİHASI ile KANUN TASARISI ile KANUN KOYUCULUĞU ile KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME


- KAP[Fr. < CAPE] ile KAP ile KÂP/KÂB[Ar.]

( Giysi. İLE Mahfaza. İLE Aşık kemiği. )

( Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılan bir tür üst giysisi. | Kadınların giydiği kolsuz üstlük. İLE İçi gaz, sıvı ya da katı herhangi bir nesneyi alabilen oyuk nesne. | Kap kacak. | Türlü şeylerin taşınması ya da saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. | Kapak, cilt. İLE Aşık kemiği. )


- KAPAKLI KAPSULA = SİMÂR-I SAVNÎYE = PYXIDE


- KAPALI ile YAKIN TIRAŞ ile YAKIN ile KAPATMAK ile KAPALI ile KAPALI DEVRE ile KAPALI DEVRE TELEVİZYON ile KAPALI DENİZ ile KAPALI OTURUM ile KAPALI DÜKKAN ile KAPALI ALTPROGRAM ile YAKINLIK ile KAPANIŞ ile KAPANIŞ KONUŞMASI

( CLOSE vs. CLOSE SHAVE vs. CLOSE TO vs. CLOSE UP vs. CLOSED vs. CLOSED CIRCUIT vs. CLOSED CIRCUIT TELEVISION vs. CLOSED SEA vs. CLOSED SESSION vs. CLOSED SHOP vs. CLOSED SUBROUTINE vs. CLOSENESS vs. CLOSING vs. CLOSING SPEECH )

( بستن ile تنگ هم ile مقارن ile تعطيل کردن ile مسدود بستن ile تعطيل شدن ile بسته شدن ile ته تراش ile نزديک ile قريب به ile مشرف ile تخته کردن ile سربسته ile تعطيل ile مسدود شدن ile دربسته ile مسدود ile مغلق ile بي روزنه ile بسته ile مداربسته ile تلويزيون مدار بسته ile درياي بسته ile درياي غير آزاد ile غيرعلني ile سيستم بسته ile زيرروال بسته ile نزديکي ile تقريب ile برچيدگي ile نتق اختتامي )

( BASTAN ile TANG NPAM ile MOGHARAN ile TATYLE KARDAN ile MASDUD BASTAN ile TATYLE SHODAN ile BASTEH SHODAN ile TAH TARASH ile NAZADYK ile GHARYBE BAH ile MOSHARF ile TAKHTEH KARDAN ile SARBASTEH ile TATYLE ile MASDUD SHODAN ile DARBASTEH ile MASDUD ile مغلق ile BEY RUZNEH ile BASTEH ile MADARBASTEH ile TELOYZYVAN MADAR BASTEH ile DARYAY BASTEH ile DARYAY GHYR AZAD ile غيرعلني ile SYSETAM BASTEH ile ZYRARVAL BASTEH ile NAZADYKY ile تقريب ile برچيدگي ile نتق اختتامي )


- KAPANMAK ile KAPANABİLMEK ile KAPAN ile KAPANCA ile KAPANCI ile KAPANİÇE ile KAPAN DUYGU ile KAPAN KAPANA


- KAPASITANS/CAPACITANCE[İng.] değil/yerine/= YÜKLENİM


- KAPASİTE[Fr./İng. CAPACITY] değil/yerine/= SIĞA/YETENEK/YETİ

( Bir kondansatörün, elektrik yığma sınırı. )

( Bir şeyi içine alma, sığdırma sınırı, kapsama gücü, sığa. | Belirli bir alana sığabilecek kişi ya da nesne sayısı. | Bir işletmenin üretim miktarı. | Bir kondansatörün elektrik yığma sınırı, sığa. | Anlama, kavrama yeteneği. )


- KAPASİTE ile "DURUM"

( CAPACITY vs. "STATE" )


- KAPASİTE ile KAPASİTELİ ile KAPASİTESİZ/LİK


- KAPASİTE ile POTANSİYEL

( SIĞA/YETENEK ile İÇKİN )


- KAPASİTE değil/yerine/= SIĞA/SIĞARLIK


- KAPÇIK ile KAPÇIKLI ile KAPÇIK MEYVE


- KAPI ile DERVAZE

( ... İLE Şehir ve kale kapısı. )


- KAPI ile KAPI SABİTLEME ile KAPI ÇERÇEVESİ ile KAPI BEKÇİSİ ile KAPI ZİLİ ile KAPICI ile KAPILAR ile KAPI EŞİĞİ ile KAPI ARALIĞI

( DOOR vs. DOOR FASTENING vs. DOOR FRAME vs. DOOR KEEPER vs. DOORBELL vs. DOORKEEPER vs. DOORS vs. DOORSTEP vs. DOORWAY )

( درب ile بست در ile باهو ile حاجب ile زنگ در ile زنگ اخبار ile دربان ile دربازکن ile ابو هنيفه ile ابواب ile آستانه در ile جاي در ile درگاه ile در گه )

( DARB ile BAST DAR ile باهو ile HAJEB ile ZANG DAR ile ZANG AKHABAR ile DARBAN ile DARBAZKON ile ABO NPANYFAH ile ABVAB ile ASTANEH DAR ile JAY DAR ile DARGAH ile DAR GAH )


- KAPI ile/ve SÖVE

( ... İLE/VE Kapının yerleştiği kasa, çerçeve. | Eşik. )


- KAPIKULE ile KAPIKULE

( Eski kale ve saraylarda iki yanında korunma kuleleri bulunan anıtsal kapı. İLE Edirne'deki sınır kapımızın bulunduğu ilçe. )


- KAPILANMA ile/ve/||/<> SABİTLENME


- KAPİTALİSTLEŞME ile/ve/||/<> ULUSLAŞMA ile/ve/||/<> BİREYLEŞME

( Kâğıt para. İLE/VE/||/<> Gazete. İLE/VE/||/<> Roman. )


- KAPİTALİZM:
ÜRÜN ÜRETME değil/ne yazık ki/>< MÜŞTERİ ÜRETME


- KAPİTULUM = EZHÂR-I KIMMÎYE = CAPITULE


- KAPORTA[İt. < BOCCAPORTA] ile/ve/||/<> KAROSER[Fr. < CARROSSERIE] ile/ve/||/<> TAMPON[Fr. < TAMPON]

( Otomobilde, kaput ya da ön kapak. | Motorlu taşıtları örten, genellikle sacdan yapılmış dış bölüm. | Gemi içinin aydınlanması ve hava alması amacıyla güvertede açılmış bulunan camekânlı yer. | Kişinin yüz, giysi, ayakkabı vb.nden oluşan dış görünümü. İLE/VE/||/<> Otomobilde, mekanizmayı oluşturan motor, makine, tekerlek, şasi vb. bölümlerin dışında kalan, görünen dış bölüm. İLE/VE/||/<> Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir nesneden yapılmış büyük tıkaç. | Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak nesneyle dolu şey. | Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. | Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı ya da sterilize edilmiş pamuklu özel parça. | Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken. )


- KAPRİS[Fr./İng. CAPRICE] ile GURUR

( Geçici, düşüncesizce, değişken istek. | Huysuzluk. İLE Kendini beğenme, büyüklenme, benlik, kibir. | Övünme. Kurum, çalım. )

( CAPRICE/WHIM vs. PRIDE )


- KAPRİS ile KAPRİSLİ/LİK ile KAPRİSSİZ/LİK ile KAPRİSSİZCE


- KAPSAYAN ANNE ile/ve/||/<> NESNEL ANNE


- KAPSÜL[Fr. < CAPSULE] -/

( Ateşli silahlarda, horozun ya da iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. | Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap. | Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. | Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal ya da plastik araç.| Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı ya da ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. | Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. | Bir örgeni ya da yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. | Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. | Şişe kapağı. )


- KAPUT[Fr. < CAPUTE] ile KAPUT

( Asker paltosu.| Otomobil, kamyon vb. motorlu taşıtlarda motoru örten açılır kapanır biçimdeki kapak. | Prezervatif. İLE İskambilde el vermeden yenme. | Kötü, bozuk, işe yaramaz. )


- KAPUZ ile/ve AKABE ile/ve MUHAK

( Dar ve derin geçit. İLE/VE Tehlikeli geçit. İLE/VE Dağ geçidi. )


- KARA DELİK ile BEYAZ CÜCE

( Çok büyük kütleli yıldızların çökmesiyle oluşan, ışığın bile kaçamadığı bölge. İLE Düşük kütleli yıldızların yaşamının son evresinde oluşan yoğun ve küçük yıldız. )


- KARA ENERJİ ile/ve KARA MADDE


- KARA KARA DÜŞÜNME(NSH) ile/değil/yerine DÜŞÜNME


- KARA TOPRAK ile/=/||/<> BİLGE


- KARACA KURUCA ve/fakat/||/<>/> GÖNLÜME GÖRECE


- KARADENİZ ile SİYAH ile SİYAH BİR GÖRÜNÜM ile KARA SAFRA ile KARA KİTAP ile KARA KUTU ile SİYAH KAP ile SİYAH HOROZ ile KARA DELİK ile KARABORSA ile SİYAH ÇAMUR ile KARADUT ile SİYAH PEÇE ile BÖĞÜRTLEN ile YAZI TAHTASI ile KARARTMAK ile SİYAHLIK ile DEMİRCİ ile DEMİRCİLİK

( BLACK SEA vs. BLACK vs. BLACK A VISED vs. BLACK BILE vs. BLACK BOOK vs. BLACK BOX vs. BLACK CAP vs. BLACK COCK vs. BLACK HOLE vs. BLACK MARKET vs. BLACK MUD vs. BLACK MULBERRY vs. BLACK VEIL vs. BLACKBERRY vs. BLACKBOARD vs. BLACKEN vs. BLACKNESS vs. BLACKSMITH vs. BLACKSMITHING )

( سياه رنگ ile اسود ile سياه رنگي ile لباس عزا ile سيه ile مشکي ile سياه شده ile چرک وکثيف ile ادهم ile سيه چرده ile سوداء ile کتاب سياه ile جعبه سياه ile کلاه سياه ile زياک ile خروس کولي ile هلفدان ile سياهچال ile بازار سياه ile لجن ile شاه توت ile درياي سياه ile پيچه ile تخته سياه ile سياه شدن ile سياه کردن ile سواد ile سياهي ile آهنکر ile آهنگر ile آهنگري )

( SYAH RANG ile اسود ile SYAH RANGY ile LABAS AZA ile SYYEH ile MOSHKY ile SYAH SHODEH ile CHARK VAKSYFE ile ADEHAM ile SYYEH CHARDEH ile سوداء ile KETAB SYAH ile JABEH SYAH ile KOLAH SYAH ile زياک ile KHROS KOLY ile هلفدان ile سياهچال ile BAZAR SYAH ile LAJAN ile SHAH TOUT ile DARYAY SYAH ile PEYCHEH ile TAKHTEH SYAH ile SYAH SHODAN ile SYAH KARDAN ile SAVAD ile SYAHY ile AHANKER ile AHANGAR ile AHANGARY )


- KARAGÖZ OYUNUNDA:
MUHÂVERE ile/ve/<> FASIL


- KARAİM ile KARAİMCE


- KARAKTER[Fr., İng. < CHARACTER < Yun.]/SECİYE[Ar.] değil/yerine/= ÖZYAPI/IRA/İMCETÜR


- KARAKTER ile KARAKTERLİ/LİK ile KARAKTERSİZ/LİK ile KARAKTERSİZCE


- KARAKTER = SECİYE, HASİSA = CHARACTER[İng.] = CARACTÈRE[Fr.] = CHARAKTER[Alm.] = KHARAKTER < KHARASSEIN[Yun.] = CARÂCTER[İsp.]


- KARANFİLSİ KOROLLA, KARANFİL ÇİÇEĞİNDEKİ GİBİ BİR KOROLLA = TÜVEYC-İ KARANFİLÎ = COROLLE CARYOPHYLLÉE


- KARANLIK ENERJİ ile/||/<> KARANLIK MADDE

( Karanlık enerji evrenin hızlanan genişlemesi İLE karanlık madde çekim kuvveti uygular. Karanlık enerji evrenin %68'i İLE karanlık madde %27'sidir. Karanlık enerji itici İLE karanlık madde çekici etki yapar. )

( Saul Perlmutter tarafından 1998 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1959-) (Ülke: ABD) (Alan: Astrofizik) (Önemli katkıları: Evrenin hızlanan genişlemesi, karanlık enerji kanıtı, Nobel Ödülü (2011)) )


- KARANLIK MADDE ile/||/<> BARYONİK MADDE

( Karanlık madde ışık yaymaz ve soğurmaz İLE baryonik madde normal atomik maddedir. Karanlık madde evrenin %27'si İLE baryonik madde %5'idir. Karanlık madde sadece yerçekimi etkisi İLE galaksi dönme eğrilerinde gözlenir. )

( Fritz Zwicky tarafından 1933 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1898-1974) (Ülke: İsviçre/ABD) (Alan: Astrofizik) (Önemli katkıları: Karanlık madde kavramı (1933), süpernova sınıflandırması, galaksi kümesi gözlemleri) )


- KARANLIK MADDE ile/||/<> KARANLIK ENERJİ

( Karanlık madde çekim kütlesi %27 İLE karanlık enerji itici %68. )

( Formül: Kütle İLE vakum enerjisi )


- KARANLIK MADDE ile/||/<> KARANLIK ENERJİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Karanlık madde çekim, karanlık enerji itme yapar )

( Formül: %27 madde İLE %68 enerji )


- KARANLIK ile/değil GÖLGE

( ... İLE/DEĞİL Göreli karanlık. )


- KARAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜŞÜNCE


- KARAR ile KARAR KUTUSU ile KARAR VERME ile KARAR TABLOSU ile BELİRLEYİCİ ile KARARLILIK

( DECISION vs. DECISION BOX vs. DECISION MAKING vs. DECISION TABLE vs. DECISIVE vs. DECISIVENESS )

( تصميم ile جزم ile جعبه تصميم ile تصميم گيري ile تصميم سازي ile جدول تصميمي ile باعزم ile قطعي ile جازم ile دندان شکن ile قاطع ile قاطعيت )

( TASAMYM ile JAZM ile JABEH TASAMYM ile TASAMYM GYRY ile TASAMYM SAZY ile جدول تصميمي ile باعزم ile GHATEY ile JAZM ile DANDAN SHKAN ile QATE ile QATEYT )


- KARARMAK ile KARARTMAK ile KARARLAMAK ile KARARLAŞMAK ile KARARTILMAK ile KARARIVERMEK ile KARARTABİLMEK ile KARARTIVERMEK ile KARARLAŞTIRMAK ile KARARLAŞTIRILMAK ile KARARLAŞTIRABİLMEK ile KARAR ile KARARLI/LIK ile KARARSIZ/LIK ile KARARLICA ile KARARSIZCA ile KARARLI DALGA ile KARARLI DENGE ile KARARSIZ DENGE


- KARARNAME ile AZALMA

( DECREE vs. DECREMENT )

( تصويب نامه ile وضع کردن ile ميزان کاهش ile کاستن پله اي )

( TASOOYBE NAMEH ile VAZE KARDAN ile MYZAN KANPASH ile KASTAN PELEH AY )


- KARATE ile KARATECİ/LİK


- | KARATE[Jp.] ile/ve/||/<> TEKVANDO[Korece] ile/ve/||/<> JUDO[Fr. < JIUJITSU(Jp.)] ile/ve/||/<> KUNGFU |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
AIKIDO

( Ayak ve yumruk vuruşları üzerine kurulu, Japon kökenli bir dövüş yöntemi. İLE/VE/||/<> El ve kol vuruşlarından çok, ayak ve tekme tekniklerine önem veren, Uzak Doğu'ya özgü dövüş sanatı. İLE/VE/||/<> Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılan dövüş sporu. İLE/VE/||/<> Kendini savunma temeline dayalı Çin kökenli spor.

İLE/VE/||/<>

Anatomi ve fizyoloji bilgisiyle saldırganın hareketini ve enerjisini kendine yansıtarak ve etkisiz duruma getirerek savunma bilgisi, felsefesi ve sporu.[AI-KI-DO: Evrensel enerjiyle uyumlanma yöntemi.] )


- KARAVAN[Fr. < CARAVANE] ile KARAVANA[İt. < CAROVANA]

( Bir otomobilin arkasına takılan, hem taşıt hem konut olarak kullanılan üstü kapalı araç. İLE Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. | Bu kaptan dağıtılan yemek. | İnce, yassı elmas. | Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. )


- KARAVELE/KARAVELA[İt. < CARAVELLE] ile/ve/<>/> KARAKA

( Yelkenli keşif gemisi. Büyük deniz teknesi. | Gemilerde denizcilik kurallarına aykırı durum. İLE/VE/<>/> Büyük, yelkenli gemi. )


- KARBON[Fr. < CARBONE] ile KARBOKSİL[Fr. < CARBOXYLE]

( Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış ya da maden kömürü, linyit, antrasit gibi biçimsiz olarak bulunan, canlı varolanların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen öğe.[simgesi C] İLE Organik asit öbeğinde bulunan, -COOH formülündeki tek değerli kökler. )

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )


- KARBON ile KARBONİFER[Fr. < CARBONIFÈRE]

( ... İLE Karbon dönemi. )


- KARBON[Fr. < CARBONE] ile KARBONİT[Fr. < CARBONITE]

( Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış ya da maden kömürü, linyit, antrasit gibi biçimsiz olarak bulunan, canlı varolanların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen öğe.[simgesi C] İLE Karbon öbeğinden, yalın nesne. )


- KARBONİL[Fr. < CARBONILE] ile KETON[Fr. < CETON]

( Birleşme değeri 2 olan karbonmonoksit. İLE Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen birleşik. )


- KARBONLAMA ile KARBONLAMAK/KARBÜRLEME

( Çeliğe karbon verme işlemi. İLE Bir maden ya da alaşımı karbon bakımından zenginleştirmek. )


- KARBÜR[Fr. < CARBURE] ile KOHENİT[Fr. < COHENITE]

( Karbonun başka bir öğeyle birleşmesinden oluşan nesne. İLE Gök taşlarında bulunan demir, nikel ve kobalt karbür. )


- KARBÜR ile KARBÜRLEME


- KARDEŞÇE ile KARDEŞLİK ile KARDEŞLİK YAPMAK

( FRATERNAL vs. FRATERNITY vs. FRATERNIZE )

( اتحادي ile برادر وار ile مجمع اخوت ile اخوت ile دوست شدن ile برادري کردن ile برادري دادن ile متفق ساختن )

( اتحادي ile BARADAR VAR ile MAJMA AKHOT ile AKHOT ile DOST SHODAN ile BARADARY KARDAN ile BARADARY DADAN ile MOTAFGH SAKHTAN )


- KARDEŞLENMEK ile KARDEŞ/LİK ile KARDEŞLİ ile KARDEŞÇE ile KARDEŞSİZ/LİK ile KARDEŞ OKUL ile KARDEŞ PAYI ile KARDEŞ PARTİ ile KARDEŞ ŞEHİR ile KARDEŞ KARDEŞ ile KARDEŞ KAVGASI


- KARDEŞLİK ve/||/<>/< ÖZGÜVEN (İLE)


- KARDEŞSİNİZ":
KAVGADA ile EVLİLİKTE


- KARE[FR. < CARRÉ] değil/yerine/= DÖRDÜL


- KARE ve HALK


- KARE ile/ve/||/<> KAREKÖK

( Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. | Bu biçimde olan. | İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın biraraya gelmesi. İLE Karesi verilen bir sayıya eşit olan sayı. )

( "Hesap Makinesi Olmadan Karekök Almak İçin İki Basit Yöntem" yazısını da okumak için burayı tıklayınız... )


- KARE değil PARABOL


- KARELEME ile KARELEMEK

( Karelemek. | Bir resmin, büyülterek ya da küçülterek benzerini çıkarma yöntemi. | Herhangi bir çokgenle eş değerli bir kare çizme. | Eş değer bir kare ile hesaplama. İLE Karelere ayırmak. | Bir resmi büyültme ya da küçültme işleminden sonra asıl örneğin oranlarını kopyasında da elde etmek için bir resmi eşit sayıda karelere ayırmak. )


- KARGAŞA ile/ve ÇATIŞMA/ARBEDE[Ar.]["ARBADE" değil!]

( TUMULT/ANARCHY vs./and ROW )


- KARİDES ile ÇEKİRGE

( Denizde. İLE Karada. )

( ... ile MELÂH )


- KARİKATÜR[Fr. < CARICATURE] değil/yerine/= DÜŞÜNÇİZİ


- KARIN ile MİDE[Ar.]["MİĞDE" değil!]

( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )

( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )

( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )

( ... ile RÂC )

( ABDOMEN vs. STOMACH )

( BUK ile MAGE )


- KARINCA ile KARAİĞNE

( ... İLE Bir tür iğneli karınca. )


- KARÎNE ile DELİL


- KARINMAK ile KARINLAMAK ile KARINCALANMAK ile KARIN ile KARINCA ile KARINLI ile KARINCALI ile KARIN ZARI ile KARINCALAR ile KARINCASIZ ile KARIN AĞRISI ile KARIN BOŞLUĞU ile KARINCA ASİDİ ile KARINCA BELLİ ile KARINCA DUASI ile KARINCA SABRI ile KARINCA YUVASI ile KARIN TOKLUĞUNA ile KARINCA KADERİNCE ile KARINCA KARARINCA ile KARIN ZARI YANGISI ile KARIN ZARI İLTİHABI


- KARIŞMAK:
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )

( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )


- KARİYE[< HORA]:
MAHALLE -<


- KARİYER[Fr. < CARRIÈRE] ile KARİYER[İng. < CARRIER]

( Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık. İLE Donanımı çok güvenli, polis ya da asker taşıma aracı. )


- KARMA[Sansk.](KAMMA[Palice]) ile KARMA/BLENDING

( Etkinlik. Eylem, özellikle sorumluluğu olan iyi ve kötü eylem. Her hareketin bir öncekine bağlandığı nedensellik döngüsü, uygun nedenlerden oluşan sonuçlar zinciri.

Karma, üç türlüdür:
Sanchita(geçmiş enkarnasyonlardan birikmiş olanlar),
Pararabdha(karma'nın şimdiki yaşamda çözümlenmesi gereken bölümü),
Agami(gelecekte meyvesini verecek olan karma) )


- KARMAŞIK SÖZCÜK ile KARMAŞIK TÜMCE

( COMPLEX WORD vs. COMPLEX SENTENCE )


- KARMAŞIKLIKTA ve/||/<> UYUŞMAZLIKTA ve/||/<> ZORLUKTA | ve/||/<>
SÜREKLİLİKTE

( Yalınlığı bulmak. VE/||/<> Uyumu bulmak. VE/||/<> Çözümü bulmak. VE/||/<> Kendini bulmak/tanımak! )


- KARNE[Fr. < CARNET] değil/yerine/= BELGE

( Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. | Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge. )


- KARPİT[İng. < CARBIDE] = KARBON + KALSİYUM[CaC2]

( Genellikle sanayide, asetilen gazı çıkarmakta kullanılan, karbonla kalsiyum bileşiği nesne. )


- KARPUZ ile CİMCİME


- KARŞILAŞTIRILABİLİR ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMALI ile NİSPETEN ile KARŞILAŞTIRICI ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRILDI ile NAZARAN ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMAK ile BÖLME ile BÖLMELİ

( COMPARABLE vs. COMPARAND vs. COMPARATIVE vs. COMPARATIVELY vs. COMPARATOR vs. COMPARE vs. COMPARE TO vs. COMPARED vs. COMPARED TO vs. COMPARISION vs. COMPARISON vs. COMPARTMENT vs. COMPARTMENTAL )

( قياس پذير ile قابل مقايسه ile قياس شونده ile مقايسه اي ile تطبيقي ile تفضيلي ile صفت تفضيلي ile درجه تفضيلي ile بالنسبه ile مقايسه کننده ile تشبيه کردن ile تطبيق کردن ile تطبيق نمودن ile برابر کردن ile مقابله کردن ile مقايسه کردن ile در مقابل ile در مقايسه با ile مشبه ile ممثل ile نسبت به ile مقابله ile سنجش ile مقايسه ile قياس ile تشبيه ile مطابقت ile تطبيق ile همسنجي ile کوپه ile کوپه دار )

( GHYAS PAZYR ile GHABEL MOGHAYSEH ile GHYAS SHVANDEH ile MOGHAYSEH AY ile TATABYGHY ile تفضيلي ile صفت تفضيلي ile درجه تفضيلي ile BALENSEBEH ile MOGHAYSEH KONANDEH ile TASHABYYEH KARDAN ile TATABYGH KARDAN ile TATABYGH NEMUDAN ile BARABAR KARDAN ile MOGHABLEH KARDAN ile MOGHAYSEH KARDAN ile DAR MOGHABEL ile DAR MOGHAYSEH BA ile MOSHABEH ile ممثل ile NASBAT BAH ile MOGHABLEH ile SANJESH ile MOGHAYSEH ile قياس ile TASHABYYEH ile MOTABAGHT ile تطبيق ile همسنجي ile KOPEH ile KOPEH DAR )


- KARŞILAŞTIRMA ile/ve BENZETME

( COMPARISON vs./and TO SIMILE )


- KARŞILAŞTIRMA ve BÖLME ve BİRLEŞTİRME

( COMPARISON and TO DIVIDE/SEPARATE and TO UNITE/COMBINE/MERGE )


- KARŞILIKLI = MÜTEKABİL = RECIPROCAL[İng.] = RÉCIPROQUE[Fr.] = REZIPROK[Alm.]


- KARSİNOGENEZ(İS)/CARCINOGENESIS[İng.] değil/yerine/= KANSERLEŞME


- KARŞIT = ZIT = CONTRARY[İng.] = CONTRAIRE[Fr.] = KONTRÄR[Alm.] = CONTRARIUS[Lat.] = CONTRARIO/RIA, OPUESTO/TA[İsp.]


- KARŞITLIK = TEZAT, ZIDDİYET = CONTRARIÉTÉ[Fr.] = GEGENSATZ[Alm.] = CONTRARIETAS[Lat.]


- KART[Fr. < CARTE] ile KARTPOSTAL[Fr. < CARTE POSTALE]

( ... İLE Genellikle dikdörtgen biçiminde ince kartondan yapılmış, bir yüzü resimli, zarflı ya da zarfsız gönderilen posta kartı. )


- KARTUŞ[Fr. < CARTOUCHE] ile/ve/||/<>/> TONER[İng.]

( Sıvı mürekkebi ısıtarak püskürtme işlemiyle. İLE/||/<>/> Mürekkebi toz biçiminde baskıya hazırlayarak. )


- KARYE ile/ve YESRİB


- KARYOSIT/KARYOCYTE[İng.] değil/yerine/= ÇEKİRDEKLİ GÖZE


- KAŞ ile/ve/||/<> BELCE

( ... İLE/VE/||/<> İki kaş arası. )


- KASA ile/ve/değil/yerine/<>/< KESE


- KASABA değil/yerine/= İLÇE


- KASALAMAK ile KASALANMAK ile KAS ile KASA/LIK ile KASE ile KASK ile KAST ile KASACI/LIK ile KASALI ile KAS DOKU ile KASA FİŞİ ile KASA SAYIMI ile KASA DEFTERİ ile KAS TUTUKLUĞU


- KAŞANMAK ile KAŞANDIRMAK ile KAŞAN ile KAŞANE ile KAŞAN YERİ


- KAŞE[Fr. < CACHET] ile KAŞE

( Damga, mühür. | Belirlenmiş sürelerde çalışanlara ödenen ücret. | Toz ilaçların içine konulduğu, yutulmaya uygun, güllaçtan küçük kap. İLE Kalın, kışlık bir tür kumaş. )


- KÂSE ile/||/<> SUKURCA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( ... İLE Bir tür kâse. )


- KÂSE ile TABAK


- KÂSE[Fars.] değil/yerine/= TAS

( Cam, çini, toprak vb.nden yapılmış derince çanak. | Kalp. )


- KASÎDE ile/ve BAAT

( ... İLE/VE Bir tür kasîde. )


- KASÎDE ile BEYT-ÜL-KASÎD

( ... İLE Kasîdenin en iyi beyti. )


- KASİDE ile KASİDECİ/LİK


- KASÎDE ile ŞİTÂİYYE

( ... İLE Giriş bölümü kıştan bahseden ya da kış betimlemeleriyle başlayan kasîde. )


- KAŞIMAK ile KAŞELEMEK ile KAŞELENMEK ile KAŞELETMEK ile KAŞ ile KAŞE ile KAŞELİ ile KAŞESİZ ile KAŞ JÖLESİ


- KASITLI (OLARAK) ile/ve/değil/yerine ÖZELLİKLE


- KASITLI ile KASTEN ile MÜZAKERE

( DELIBERATE vs. DELIBERATELY vs. DELIBERATION )

( تعمدي ile تعمد کردن ile عمدي ile انديشه کردن ile کنکاش کردن ile تامل کردن ile سنجيده ile تعمدا ile تامل ile شور ile کنگاش ile مشورت ile سنجش )

( تعمدي ile TAMAD KARDAN ile AMADY ile ANDYSHEH KARDAN ile KONKASH KARDAN ile TAMEL KARDAN ile سنجيده ile TAMDA ile TAMEL ile SHOR ile KANGASH ile MOSHORT ile SANJESH )


- Kaslarını DİNLE!!!


- KATALOG[Fr./İng. CATALOGUE] ile/ve/=/||/<> FİHRİST[Fars.]

( Kitaplıktaki kitapları ya da belirli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter ya da fişten oluşan bütün. | Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, nesneleri tanıtan, gösteren dizin ya da kitap. İLE/VE/=/||/<> İçindekiler. | Abecesel sıralamalar için kullanılan, kenarında tüm harflerin yer aldığı not defteri. )


- KATAR[Ar. < KİTÂR] ile MARŞANDİZ[Fr. < MARCHANDISE]

( Tren. | Taşıt dizisi. | Bir arada giden ya da uçan hayvan dizisi. İLE Yük katarı/treni. )


- KATASTROFİZASYON/CATASTROPHİZING[İng.] değil/yerine/= FELAKETLEŞTİRME


- KATEGORİ = DEME


- KATEGORİLER:
ARİSTOTELES'TE ile/ve/||/<>/> KANT'TA ile/ve/||/<>/> HEGEL'DE

( [ 2/3/4. dersler...] )


- KATILIM ile/ve/> BÜTÜNLEŞME

( PARTICIPATION vs./and/> INTEGRITY )


- KATILIM ve/||/<> ÜSTLENME


- KATÎYETLE ile MUHAKKAK


- Katılabilmek için DİNLE!!!


- KATKI ile/ve/<>/değil/yerine/|| DEVAM ETTİRME


- KATKI ile/ve/<> GELİŞME


- KATKI ile/ve/<> GENİŞLETME


- KATLANMA ve KİLİTLENME ile/ve/değil/||/<>/< KODLANMA


- KATMAK ile KATMANLAŞMAK ile KATMAN ile KATMALI ile KATMANLI ile KATMA BÜTÇE ile KATMAN BULUT ile KATMA DEĞER VERGİSİ


- KATMANLAŞTIRMA ile/ve DERİNLEŞTİRME


- KATRE/KATRA[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] değil/yerine/= DAMLA

( Damla, damlayan şey. )


- KATRE[Ar. çoğ. KATER, KATARÂT] ile/ve/||/<> ZERRE[Ar.]

( Denizde/deryada. İLE/VE/||<> Güneşte/şemste. )


- KAVAL ile NÂREKE

( ... İLE Karagöz oyununda kullanılan, kamıştan yapılmış, kavala benzer bir müzik aleti. )


- KAVALYE ile KAVALYE[Fr.]

( Eski evlerin çatılarında kullanılan kayrak taşlarını tutmaya, kaymamasına yarayan kama.[kullanılan ağaç, suyu emerek ve şişerek tutan ve su sızdırmayan özellikte] İLE Dansta ve toplantılarda bayanlara eşlik eden bay. )


- KAVÂRİ'[Ar. < KARİA] ile KAVÂRÎR[Ar. < KARÛRE]

( Şiddetli esen rüzgârlar. | Ansızın gelen büyük belâlar. | Kıyâmetler. | Belâdan kurtulmak üzere okunan dualar. İLE Gözbebekleri. | Sırçadan/camdan, bazen de gümüşten yapılan kablar. | Sidik kabları. )


- KAVİM ile/ve/||/<>/< AŞÎRET/BOY ile/ve/||/<>/< KABÎLE ile/ve/||/<>/< AKRABA ile/ve/||/<>/< AİLE


- KAVİS[Ar.]/KURVATÜR/CURVATURE[İng.] değil/yerine EĞMEÇ/YAY

( Yay ya da buna benzer şeylerin biçimi. | Bir eğrinin sınırlı bir bölümü. )


- KAVRAM ile/ve/<> İMGE

( )

( CONCEPT vs./and/<> IMAGE )


- KAVRAM ile İMGE

( İlke. İLE Eylem. )


- KAVRAM ile KARÎNE


- KAVRAM ile/||/<> KÜME


- KAVRAM ve ÖNERME ve ÇIKARIM

( CONCEPT and PROPOSITION and INFERENCE )


- KAVRAM ve SABİTE

( CONCEPT and CONSTANT/STATIC )


- KAVRAM ve/||/<>/= SAF DÜŞÜNCE/DÜŞÜNME


- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE

( İndirgeme. İLE/VE/<> Çoğaltma. )

( ... İLE/VE/<> Bireşim/tevhid. )

( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir öbek nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE/<> İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )

( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )

( Simge, zâtı/sizi gösterir/işaret eder. )

( Olanı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklılığı gösterir. )

( Reduction. VS./AND/<> Increase. )

( CONCEPT vs./and/<> SYMBOL )


- KAVRAM ile/ve/<> SİMGE

( İndirgeme. İLE/VE Çoğaltma. )

( Aralarında belirli özellikleri paylaşan bir grup nesne ya da olaya verilen simgedir. İLE/VE İçinde bulunduğumuz anın ve çevrenin esiri olmaktan bizi kurtarır ve daha önceden görmüş olduğumuz dış çevreyi ve o çevre içinde yer alan deneyimlerimizi istediğimiz zaman yeniden yaratma olanağını bize verir. )

( Simgeler bizi geçmişe, geleceğe ve dışarıda gözlenmesi olanaksız olan yaratıcılığa götürür. )

( Olan'ı gösterir. İLE/VE/<> Olanaklı olan'ı gösterir. )

( Olguyu açıklar. İLE/VE "Kişisel deneyimler"i ansıtan ve her bireyde farklı yansımaları işaret eden bir özellik gösterir. )

( Kavramsal düşünme, öğrenmeye ve belirlemeye yardım eder. İLE/VE Simgesel düşünme, yorumlamaya olanak tanır. )

( "Küptaş", geometrinin taşta gösterimi olarak "bilimsel us"u simgeler. )

( Mâbedi, herhangi bir yapıdan ayıran en temel özellik, onun baştan sona simgesel bir donanımda olmasıdır. | Mâbedin yapımında kullanılan hemen her nesne ya da öğe, kendi nesnel ve özdeksel yapısından başka bir değeri göstermekle birer simgedir. [Bilge Süleyman, mâbedi, Tanrı'ya değil Tanrı'nın adına yaptırmıştır.] )

( Adlar, bir nesneyi/kişiyi değil de, bir değeri/erdemi ya da ilkeyi gösteriyorsa simgesellerdir. )

( CONCEPT vs./and SYMBOL
Reduction. WITH/AND Increase. )


- KAVRAM ve/||/<> SİMGE ve/||/<> İÇ DENEYİM


- KAVRAYABİLME ve/||/<>/> ESNEKLİK ve/||/<>/> YARATICILIK


- KAVUNİÇİ/PEMBE ile/değil YAVRUAĞZI

( ... İLE/DEĞİL Kavuniçi ile pembe arası bir renk. | Bu renkte olan. )


- KAYA MEZARI ile/||/<> KÜMBET/KUBBE[Fars.] ile/||/<> KATAKOMP

( Bir yamaçta kayaya oyulmuş bir oda ya da odalardan oluşan, genellikle bezemeli bir fasada sahip mezar biçimi. İLE/||/<> Gömme bölümü, gövde [ziyaret] bölümü ve kubbesinin üstünde külâhı bulunan mezar anıtları. İLE/||/<> Yeraltı mezarı.[İlk Hıristiyanların gizlice toplanıp ibadet ettiği yerlerdi.] )


- KAYABİLİR İLE KAYA BİLİR ile/ve/||/<> KAYA DA BİLİR İLE/DEĞİL KAYABİLİR DE


- KAYBETMEK:
(")YENİLİNCE(") değil VAZGEÇİNCE


- Kaydetmeden DİNLE!!!


- KAYD-I MÜSTAHSEN ile KAYD-I MEVHUME/MÜSTEKREHE

( Güzel kayıtlar. İLE İkrah veren kayıtlar. )


- KAYGI BOZUKLUĞU ve/||/<> İMGE


- KAYGI/ENDİŞE ile/ve HAYRET

( ANXIETY vs./and ASTONISHMENT/AMAZEMENT )


- KAYGI/ENDİŞE ile/ve/<> KARAMSARLIK


- KAYGI/ENDİŞE ile/ve/> SIKINTI

( Geçmiş ıstırabın anısı ve onun yinelenmesi korkusu, kişiyi, gelecek hakkında kaygılandırır. )

( ANXIETY vs./and/> BOREDOM/DISTRESS/DEPRESSION
The memory of past suffering and the fear of its recurrence make one anxious about the future. )


- KAYGI/ENDİŞE[Fars. :Düşünce.] ile ÇEKİNME/ÇEKİNCE

( ANXIETY vs. AVOID )


- KAYGI/ENDİŞE ve/||/<>/> ÜZÜNTÜ/KEDER


- KAYGI/ANKSİYETE ile BUNALIM/DEPRESYON ile TAKINTI/OBSESYON ile KUŞKUCULUK/PARANOYA

( "Ya yanlış yaparsam?" İLE "Hep yanlış yaptım" İLE "Hiç yanlış yapmamalıyım!" İLE "Bana yanlış yapacaklar!" )


- KAYGIDA:
İNCELEME ile/ve/||/<>/> AŞILAMAMA


- KAYGIDA:
MEME ve/||/<> DIŞKI


- KAYIK ile PELEME

( ... İLE Irmaklarda işleyen, altı düz kayık. )


- KAYIKÇIK, KARİNA, ALT KAYIK = SÜFLÎ ZEVRAK = NACELLE, CARÈNE


- KAYIKHANE :

( Kilyos tahlisiyesi tarafından kullanılan kayıkhane 18. yy da yapılan tarihi eserlerden biridir. )


- KAYIP ile/||/<> TEHLİKE

( Öğrenip düşünmeyen kişiler. İLE/||/<> Düşünüp öğrenmeyen kişiler. )


- KAYIŞ ile KEFNE

( ... İLE Çuvaldız ya da kalın iğne ile iş işleyen kişinin, eline geçirdiği demirli kayış. )


- KAYITMAK ile KAYITLAMAK ile KAYITSIZLAŞMAK ile KAYIT ile KAYITLI/LIK ile KAYITSIZ/LIK ile KAYIT DIŞI ile KAYITSIZCA ile KAYIT KABUL ile KAYIT KUYUT ile KAYIT DEFTERİ ile KAYITLI SERMAYE ile KAYITSIZ ŞARTSIZ ile KAYIT DIŞI EKONOMİ


- KAYITSIZLIK değil/yerine/>< DERT EDİNME


- KAYITSIZLIK ile/değil İZLEME / SEYRETME


- KAYITSIZLIK ile/ve/||/<> KARŞILIK VERMEME


- KAYNAK/REFERANS[İng. < REFERENCE] ile/ve/||/<>/> KAYNAKÇA

( Araştırma ve incelemede yararlanılan belge. | Herhangi bir bilim dalında yazılmış olan yazı ya da yapıtların tümü. İLE/VE/||/<>/> Belirli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan ya da en iyilerini seçen yapıt. )


- KAYNAK ile/||/<> HAM MADDE


- KAYNAK ile/ve/||/<> İLKE

( vs./and/||/<> PRINCIPLE )


- KAYNAMA ile/ve/||/<>/> PİŞME


- KAYNAŞMA ile/ve BENZEŞME


- KAYRA = İNÂYET = GRACE[İng.] = GRÂCE[Fr.] = GNADE[Alm.] = GRATIA[Lat.] = KHARIS[Yun.] = GRACIA[İsp.]


- KAZ ile LÖKEŞE

( ... İLE Yaban kazı. Kazların en büyük türü. )

( Kazın yediği otlar insan için şifalıdır. )

( Hırsı simgeler. )

( İVEZZE ile ... )

( ... ile HARBAT )

( ANSER cum ANSER )


- KAZAN ile TENCERE


- [ne yazık ki]
KAZF-İ ...:
Bİ-TARÎK-İL KİNÂYE ile MUALLAK ile MUZÂF ile SARÎH

( Birine, kinâyî bir tâbir ile zinâ isnâd etmek.[Hadd cezasını gerektirmez.] İLE Bir koşula talik sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şuraya giden zânîdir" denilmedikçe] İLE Bir vakte izâfe sûretiyle gerçekleşen hakaret.[Hadd cezasını gerektirmez.]["şu hâneye girerse zânîdir" denilmedikçe] İLE Sarâhâtten zînâya müşir bir söz ile gerçekleşen hakaret.["Şu kişi, zânîdir" gibi.] )


- KAZIK KÖK = CEZR-İ AMÛDÎ = RACINE PIVOTANTE


- KAZINMA ile EZİLME


- KAZİYYE-İ MUHKEME/MUHKEM KAZİYE değil/yerine/= KESİN YARGI


- KAZLIÇEŞME ile/ve KAZLI ÇEŞME

( Yedikule'de bulunan bir semt. İLE/VE Yedikule dışında, Demirhane Caddesi'nde bulunan, ön yüzü kaz kabartmalı bir çeşme. [1537] [Su aranırken kazların konduğu yerde su bulunmasından dolayı] )


- KB/BLOOD PRESSURE[İng.] değil/yerine/= KAN BASINCI


- KE[Ar.] ile KE[Ar.]

( Benzetme/teşbih harfi olup "gibi, misillü" anlamlarına gelir. [KE-'L-EVVEL: Önceki gibi. | KE-ZÂLİK: Yine böyle/öylece.] İLE Küçültme edatıdır. [MERDÜMEK: Adamcağız] )


- KEBZE ile KEBZECİ/LİK


- KEÇE ile ÇİLİK


- KEÇE ile KEÇE YAPIMCISI ile KEÇE YAPIMI ile KEÇE

( FELT vs. FELT MAKER vs. FELT MAKING vs. FELTING )

( نمد ile حسي ile نمدپوش کردن ile ماضي فعل ile نمدمال ile نمد مالي )

( NAMAD ile HESY ile NAMADPUSH KARDAN ile ماضي فعل ile NAMDAMAL ile NAMAD MALY )


- KEÇE[Oğuz] ile KEÇE ile KEÇE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Keçe. İLE Sebze ve meyveleri taşımaya yarayan sepet. İLE Gece. )


- KEÇELEMEK ile KEÇELENMEK ile KEÇELEŞMEK ile KEÇELEŞTİRMEK ile KEÇE ile KEÇECİ/LİK ile KEÇELİ


- KEÇİ ile/ve TEKE[Fars.]

( ... İLE/VE Eril keçi. )


- Kedi ve köpekleri DİNLE!!! -ve


- KEDİ ile CHAUSIE


- KEFÂLET/NÂME değil/yerine/= YÜKÜMLÜK/BELGE


- KEFÂRET/PENANCE değil/yerine/= SUÇ ÖRTER


- KEFE[Ar. < KEFFE]["KEVE" değil!] ile KEFE

( Terazi gözlerinden her biri. İLE ... )


- KEFE ile/ve/||/<> KESE


- KEFELEMEK ile KEF ile KEFE ile KEFELİ ile KEFESİZ


- KEFERE'N-Nİ'METE[Ar.] ile BATİRA'N-Nİ'METE[Ar.]


- KEFİLE KEFALET/SECONDARY GUARANTEE değil/yerine/= YÜKÜMCÜYE YÜKÜMLÜK/İKİNCİL GÜVENCE


- KEHANET ile İLAHİ ile İLAHİ LÜTUF ile İLAHİ AŞK ile İLAHİ GÜÇ ile İLAHİ İRADE

( DIVINATION vs. DIVINE vs. DIVINE GRACE vs. DIVINE LOVE vs. DIVINE POWER vs. DIVINE WILL )

( تفال ile کهانت ile غيبگويي ile اللهي ile خدايي ile غيبگوئي کردن ile يزداني ile کبرياء ile وجداني ile رحماني ile سبحاني ile رباني ile الهي ile لدني ile توفق الهي ile عشق الاهي ile فروهر ile مشيت الهي )

( TAFAL ile KEYANT ile غيبگويي ile OLLAHY ile KHODAYY ile GHYBEGOIY KARDAN ile YZADANY ile کبرياء ile VAJDANY ile RAHMANY ile SOBHANY ile رباني ile ALEHY ile لدني ile TOFEGH ALEHY ile ESH ALAHY ile FARVEAR ile MOSHYT ALEHY )


- KEKELEME ile/ve/değil/||/<>/< GEVELEME


- KEKRE ile OT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Acı bir ot.[develer çiğner] İLE ... )


- KEL ile KELE ile KELECİ ile KEL KAHYA


- KELÂM ile/ve/||/<> AKAİD/AKÎDE

( Amacı dinî olmakla birlikte temellendirmesi akılsal olan bilim dalı. İLE/VE İnanca ilişkin ve sem'î[ilgili dinin kutsal metninden alınma] kanıtlara dayalı bilim dalı. )

( Matematik mutlak, fizik mukayyettir. Akaid mutlaktır. )

( NESEF-İ AKAİD'ini okumanızı salık veririz. [TAFTAZÂNİ'nin şerhinden yararlanılabilir.] )


- KELÂM ile FELSEFE

( KÂDİR-İ MUHTAR )


- KELÂMÂT-I DİNNİYE ile/ve/değil/yerine/<>/> KELÂMÂT-I FENNİYE


- KELEBEK BİÇİMİNDE/KELEBEKSİ KOROLLA = TÜVEYC-İ FERÂŞÎ = COROLLE PAPILIONACÉE


- KELEBEK/FERÂŞE[Ar. FİRÂŞA] ile FELFELEK


- KELEBEK ile FERÂŞE/PERVÂNE

( ... İLE Gece kelebeği. )


- KELEBEK ile/ve GECE KELEBEĞİ/PERVÂNE

( Tad alma duyusu ayağında olan hayvan. İLE/VE Geceleri ışığın etrafında dönen küçük kelebek. )

( Işık pervaneleri çekmez, onlara yönlerini şaşırtır. )

( Pervaneler giysileri yemezler. Giysileri yiyen onların tırtıllarıdır. )


- KELEM ile KELEME


- KELEPÇE[Fars. < KELEBÇE] ile/ve/||/<>/> PRANGA[İt. < BRANCA]

( El bileklerine takılan. İLE/VE/||/<>/> Ayak bileklerine takılan. )


- KELEPLEMEK ile KELEPÇELEMEK ile KELEPÇELENMEK ile KELEPÇELETMEK ile KELEP ile KELEPÇE ile KELEPÇİ/LİK ile KELEPÇELİ ile KELEPÇESİZ