Bugün[07 Ocak 2026]
itibarı ile 13.148 başlık/FaRk ile birlikte,
13.148 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(18/54)


- FELSEFE ile/ve FELSEFE ÜZERİNE FELSEFE


- FELSEFE ile FELSEFECİ/LİK


- FELSEFE ile "FELSEFELER"


- FELSEFE ile FELSEFENİN BİLGİSİ


- FELSEFE ile FELSEFÎ ÖYKÜ


- FELSEFE ile/ve/<> FİLOZOF

( Felsefe, filozofla konuşmaktır. )


- FELSEFE ile/ve GELENEK


- FELSEFE ile/ve/= HİKMET

( Hikmet teolojik, illet metafizik, sebep fizik nedenleri aramaktır. )

( Hikmet: Nasıl ise onu o biçimde bilmek. )

( Hikmet: Varolanların kendini nasılsa o biçimde tâkatı kadar bilmek. )

( Hikmet: Olgunlaşmayı istemek. )

( Hikmet: Doğada ve zamanda illetlendirmek. )

( Hikmet: Gizil halde, tüM erdemlerin hepsini içerir. )

( Hikmet Tanrısı: ENKİ )

( Hikmet: İstikmal el-Nefs. )

( Hikmet: "En Yüksek Hikmet". Onu kazanmış olmaya(onun iktinâ'ına) "'İlm", o ilme meleke kazanmış olmaya "Felsefe". )

( FELSEFE: KAVLÎ HİKMET )

( PHIL0-SOPHOS ile/ve SOPHOS )

( el-Hikmet: ilmun bi-a'yan'il-mevcudât alâ ma hiye fi'nefs'il emr bi-kaderi takat'il-beşeriyye )


- FELSEFE ile İDEOLOJİ


- FELSEFE ve/||/<>/> İDEOLOJİ ve/||/<>/> TÜZE

( Başlar. VE/||/<>/> Deneyimlenir. VE/||/<>/> Düzenlenir. )


- FELSEFE ile/ve/||/<> İNSAN

( vs./and/||/<> HUMAN/PERSON )


- FELSEFE ile/ve İNSAN BİLGİSİ


- FELSEFE ve/<> İNSAN-İNSAN İLİŞKİSİ


- FELSEFE ile/ve İSTATİSTİK


- FELSEFE ile İZLEM/STRATEJİ


- FELSEFE ile/ve KELÂM

( Kelâmın anlaşılmayanı kabuğu, anlaşılanı içidir. )

( PHILOSOPHY vs./and ISLAMIC THEOLOGY )


- FELSEFE ve KİŞİSEL YÖNETİM


- FELSEFE ile/ve KÜLTÜR


- FELSEFE ile/ve/değil/||/<>/< KURAM

( [not] PHILOSOPHY vs./and/but/||/<>/< THEORY )


- FELSEFE ile/ve KURAMSAL/TEORİK AKIL


- FELSEFE ile/değil/>< KUŞKU

( Felsefe, kuşkuyu yok eder/edendir. )


- FELSEFE ile/ve MACERA

( PHILOSOPHY vs./and ADVENTURE )


- FELSEFE ile/ve MATEMATİK

( Tekillerden tümeli görmeye çalışmak. İLE/VE Tekilde tümeli görmek esastır. )

( Felsefe, matematiğin çalışma odasını röntgen ışığıyla yansıtmaya çalışır. )

( Kavramlarla ilgili etkinlik. İLE/VE Kavram inşâ etmek. )

( PHILOSOPHY vs./and MATHEMATICS )


- FELSEFE ile/ve METAFİZİK ile/ve MİSTİSİZM["MİSTİZİM" değil!]

( ... İLE/VE Metafizik sözü ilk defa Peripatos'culardan Rodos'lu Andronikos (M.Ö. I. yy.) tarafından kullanıldığı öne sürülür. İLE/VE ... )

( METAFİZİK: BİLGİ - VARLIK - AHLÂK )

( MİSTİSİZM VE FELSEFE - WALTER T. STACE - İNSAN YAY.
PHILOSOPHY vs./and METAPHYSICS vs./and MYSTICISM )

( ... ile/ve XIN ER SHANG XUE ile/ve XUAN )


- FELSEFE ile/ve MÜZİK ile/ve FİZİK


- FELSEFE ile ÖĞRETİ


- FELSEFE ile ÖLÜ FELSEFE


- FELSEFE ve/||/<>/> ÖZBİLİNÇ


- FELSEFE ile PARADİGMA


- FELSEFE = PHILOSOPHY[İng.] = PHILOSOPHIE[Fr., Alm.] = PHILOSOPHIA(PHILIA:SEVGİ, SOPHIA:BİLGELİK)[Yun.] = FILOSOFIA[İsp.]


- FELSEFE ve PSİKOLOJİ


- FELSEFE ve SANAT ve GÖRELİLİK


- FELSEFE ve/||/<> SANAT ve/||/<> KEŞİF

( Soyutlayarak[tenzih ederek]. VE/||/<> Benzeterek[teşbih ederek]. VE/||/<> Bireştirerek[tevhîd ederek]. )

( Akıl ile. VE/||/<> Hayal ile. VE/||/<> Kalp ile. )


- FELSEFE ile/ve/||/<>/< ŞAŞMA/HAYRET

( Felsefenin başlangıcı, şaşmadır/hayrettir. )

( )


- FELSEFE ile/ve SAVAŞ TARİHİ

( Aristoteles. İLE/VE Büyük İskender. )


- FELSEFE ve SEVGİ


- FELSEFE ile/ve ŞİİR


- FELSEFE ile/ve SOHBET


- FELSEFE ile SPEKÜLASYON


- FELSEFE ile/ve/<> SÜREÇLİ FELSEFE


- FELSEFE ile/ve/<> TARİH


- FELSEFE ile/ve TASAVVUF

( Akla, biçim verir. İLE/VE Nefse, biçim verir.["Akıl kârı" değildir.] )


- FELSEFE ve/<> TASAVVUF

( Aklın hikmetli dilidir. VE/<> Ahlâkın hikmetli dilidir. )


- FELSEFE ile TEFELSÜF


- FELSEFE ve/<> TIP ve/<> TARİH

( Tabakât Literatürü Üzerine Bir İnceleme
[ www.klasikyayinlari.com/ebooks/default.aspx?kitapid=123 ] )


- FELSEFE ile/ve/||/<> TÜMEL/LİK

( FELSEFE: Tümel anlama ve açıklama. )


- FELSEFE ve/<> TUTKU

( Kişi, felsefeyi, ancak tutkuyla yaşama katar. )

( PHILOSOPHY and/<> PASSION )


- FELSEFE ve TÜZE(HUKUK)

( Yunan ökesi/dehası. VE Roma ökesi/dehası. )


- FELSEFE ile VARLIK


- FELSEFE ile/ve/||/<>/>/< YAKLAŞIM


- FELSEFE ile/ve/||/<> YORUMBİLİM

( Toplumu yapılandırır. İLE/VE/||/<> Bireyi yapılandırır. )


- FELSEFE ile/ve ZEN

( Zen is not about eliminating thoughts but illuminating them. )

( ZEN KİTAPLARI

ZEN BUDİZMİ
( İLHAN GÜNGÖREN - YOL )

ZEN
( ARMAĞAN BİRGİL - OKYANUS )

ZEN YOLU / TASAVVUF YOLU
( OSHO - BHAGWAN SHREE RAJNEESH
ÇEVİRİ:SERTAÇ KARTAL - OKYANUS )

ZEN ETİ, ZEN KEMİĞİ
( PAUL REPS - ÇEV: NEVZAT ERKMEN - YOL )

LİDERLİK SANATI ZEN DERSLERİ
( THOMAS CLEARY - ÇEV: ŞEN SÜER KAYA - ANAHTAR )

ZEN YOLU VE ZEN BUDİZM'İN İLKELERİ
( ALAN WATTS - ÇEV: SENA UĞUR - )

TAOCULUK, ZEN VE BATI KÜLTÜRÜ
( ALAN WATTS - ÇEV: İLHAN GÜNGÖREN - YOL )

GÜNDELİK YAŞAMDA ZEN
( ADELHEID MEUTES, JUDITH BASSERT - ÇEV: SEDA TOKSOY - OKYANUS )

ZEN BUDİZMİ YOLU
( PROF. EUGENE HERRIGEL - BİLYAY VAKFI )

ZEN VE NEY-ZEN
( ÖMER TULGAN - YOL )

ZEN ZİHNİ BAŞLANGIÇ ZİHNİDİR
( SHUNRYU SUZUKI - ÇEV: CEM ŞEN - DHARMA )

ZEN VE OKÇULUK
( EUGEN HERRIGEL - ÇEV: O. CEMAL GÜNGÖREN - YOL )

ZEN KAÇIKLARI
( JACK KEROUAC ÇEV: NEVZAT ERKMEN - SÖZ )

ZEN VE ÇİÇEK YOLU
( GUSTIE L. HERRIGEL - ÇEV: O. CEMAL GÜNGÖREN - YOL )

ZEN VE MOTOSİKLET BAKIM SANATI
( ROBERT M. PIRSIG - ÇEV: SÜHA SERTABİBOĞLU - AYRINTI )

DOLMUŞA BİNME VE DOLMUŞTAN İNME SANATINDA ZEN
( CEM ŞEN - DHARMA )

ZEN VE YARATICI YÖNETİCİLİK
( ALBERT COW - ÇEV: AHMET FETHİ - ETİ )

ZEN VE SAVAŞ SANATLARI
( JOE HYAMS - ÇEV: CEM ŞEN - YOL )

ZEN BAHÇESİ
( MUSTAFA YILAMAZER - DOST )

İKEBANA ZEN VE ÇİÇEK YOLU
( GUSTIE L. HERRIGEL - ÇEV: CEMAL GÜNGÖREN - YOL )

KARETEDE ZEN
( C.W. NICOL - ÇEV: CEMAL GÜNGÖREN - YOL )

TAOCULUK, ZEN VE BATI KÜLTÜRÜ
( İLHAN GÜNGÖREN - YOL )

KEDİLER İÇİN ZEN
( ALFRED BIRNBAUM, RIKU KANMEI - DHARMA )

BÜYÜK ZEN DÜĞÜNÜ
( CHARLES BUKOWSKI - ÇEV: AVİ PARDO - METİS )

ZEN WISDOM
( WIZARD & GENIUS, CHEERFUL JOYS )

)


- [FELSEFEDE/TASAVVUFTA] (BAZI/ÇOĞU) (ÖZEL ŞEY["AYRINTI/İÇERİK/DERİNLİK/YOĞUNLUK/KABALIK/İNCELİK"]):
"BAYIL" DİYE değil/yerine "AYIL!" DİYE


- FELSEFENİN GEÇMİŞİ ile GEÇMİŞTEKİ FELSEFE


- FELSEFESİZ SANAT ve FELSEFESİZ BİLİM ve FELSEFESİZ FELSEFE

( Zanaat. VE Teknokrasi, işçilik. VE İdeoloji. )


- FELSEFEYE/BİLİME/SANATA/DİLE/TARİHE/HUKUKA/DİNE ...:
"GÖRE" ... ile/değil -DE ...

( Alanlar ve kavramlar, kişi olmadığından, "... göre" sözcüğünün kullanımı burada yanlıştır. "Felsefede/bilimde/dilde/sanatta ..." biçiminde bulunma durumu["-de ..."] ile kullanılabilir. )


- FELSEFİ İLERLEME ile FELSEFİ DÖNGÜSELLİK

( İnsanlığın sürekli ilerlediğini savunan görüş. İLE Tarihin ve insanlığın döngüsel bir biçimde tekrar ettiğini savunan görüş. )


- FELSEFİ İLERLEME ile FELSEFİ DURUM/KONUM KORUMACILIK/STATÜKOCULUK

( İnsanlığın sürekli ilerlediğini savunan görüş. İLE Mevcut durumun korunmasını ve değişime karşı çıkılmasını savunan görüş. )


- FELSEFİ İLERLEME ile FELSEFİ GERİLEME

( İnsanlığın bilgi, ahlâk ve toplum açısından sürekli ilerlediğini savunan görüş. İLE İnsanlığın zamanla gerilediğini ve değerlerini kaybettiğini savunan görüş. )


- FELSEFÎ SORU/SORGULAMA ile/ve/= DEĞERLENDİRME


- FEMALE :/yerine KADIN, DİŞİ


- FENALAŞMAK ile FENALAŞTIRMAK ile FEN ile FENA/LIK ile FENT ile FEN BİLİMİ ile FENA HALDE ile FENA KALPLİ/LİK ile FEN BİLİMLERİ


- FENCE :/yerine ÇİT


- FENESTRASYON/FENESTRATION[İng.] değil/yerine/= PENCERELEME


- FENNİ ile FENNİ MUAYENE


- FEODAL ile FEODALİZM ile FEODALİTE

( FEUDAL vs. FEUDALISM vs. FEUDALITY )

( ملوک الطوايفي ile ملوک الطوافي ile تيولي ile تيول )

( MOLOK OLTAVAYFEY ile MOLOK OLTAVAFY ile TYVELY ile TYVEL )


- FEODALİTE değil/yerine/= DEREBEYLİK


- FERÂCE ile TENNÛRE

( =KİSÂ=HIRKA=ABÂ=HULLE=BÜRDE=FERACÂ ile =KAMÎS=GÖMLEK=ENTÂRİ )

( ... İLE Mevlevî dervişlerinin, semâ âyini sırasında giydikleri geniş eteklik. )


- FERÂSE ile FERÂŞE/PERVÂNE[Fars.]/USKUR[< İng.]

( Kısrak. İLE Geceleri, ışığın etrafında dönen küçük kelebek. Fırıldak. | Çark. | Haberci, kılavuz. | Şems-i Tebrizi. )


- FERDA[Fars.] ile FERDE

( Gelecek zaman, yarın. İLE Küçük denk, top. )


- FERDINAND DE SAUSSURE


- FERDİYET-İ SELÂSE:
ZÂT ve/||/<>/> İHTİYÂR/İRÂDE ve/||/<>/> SÖZ/EYLEM


- FERFORJE[Fr. < FER FORGÉ] değil/yerine/= DÖKME DEMİR

( Kapılara, pencerelere ya da evlerin iç bölümlerine süsleme amacıyla yapılıp takılan dövme demir. )


- FERÎD/E[Ar.] ile FERÎDE[Ar.]

( Tek, eşsiz, eşi olmayan. Tasım/kıyas kabul etmez, ölçüsüz. Üstün. İLE Kendi oyuyla hareket eden, kibirli, gururlu. )


- FERİŞTAH[Fars. < FİRİŞTE] değil/yerine/= UZMAN / EN YETKİLİ


- FERMAN ile/||/<> PERVANE

( Buyruk, emir. İLE/||/<> Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman. )


- FERMENE ile FERMENECİ/LİK ile FERMENELİ


- FERSUDE[Fars.] değil/yerine/= ESKİMİŞ, YIPRANMIŞ, AŞINMIŞ


- Feryâdı DİNLE!!!


- FERZÂNE ile FERZÂNE

( Hâkim, bilgili, filozof kişi. İLE Nefsânî bağlantılardan sıyrılmış olan derviş. )


- FETHA ile/ve KESRE/ESRE/HAFZ ile/ve HEMZE ile/ve ÖTRE/ZAMME ile/ve ŞEDDE/TEŞDÎD ile/ve TENVÎN ile/ve NASB ile/ve REF ile/ve İLLET ile/ve MEDD/E ile/ve MEDD-İ LÎN ile/ve LÎN ile/ve VAV-I ATIFA

( a ya da e [düz ve geniş ünlü] okutan üstün imi. İLE/VE/||/<> ı ya da i [düz ve dar ünlü] okutan im. İLE/VE/||/<> Elif, vav, ye, he üzerine konan işaret - gırtlak vuruşu; elifin adı. İLE/VE/||/<> o, ö, u, ü [yuvarlak ünlü] okutan ötre imi. İLE/VE/||/<> Bir yazacı çift okutan ve şedde denilen im. İLE/VE/||/<> Sözcüğün sonunu, nun gibi okutmak üzere konan iki üstün[-en], iki esre[­-in], iki ötre[-ün]. İLE/VE/||/<> Yazacın etha'lıymış gibi a ya da e'yle okunması. İLE/VE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/VE/||/<> Çeker harfleri[matres lectionis] elif, vav, ye yazaçlarından biri. İLE/VE/||/<> elif, vav, y e'yi çekerek uzatma. İLE/VE/||/<> vav ile ye sesçil imsiz[harekesiz] olup kendinden önceki yazaç üstün imi almışsa medd-i lîn olur. İLE/VE/||/<> Yumuşatarak çekme. İLE/VE/||/<> Atıf vavı. Bağlaç. Arapça ya da Farsça iki sözcüğü birbirine bağlarken, ilk sözcük ünsüzle bitmişse bu yazacı ü gibi okutur [ilim ve irfan~ilm ü irfan], ünlüyle bitmişse iki sözcüğü bağlayan vav, vü biçiminde okunur [kaza ve kader / kaza vü kader]. )


- FETTANLAŞMAK ile FETTAN/LIK ile FETTANE ile FETTANCA


- FEV/FORCED EXPIRATORY VOLUME[İng.] değil/yerine/= ZORLU SOLUK VERME OYLUMU


- FEVER vs. TEMPERATURE


- FEVKÂLÂDE ile/ve HARİKULÂDE

( FEVK' el-ÂDE(T) ile/ve HARİK'UL ÂDE(T) )

( Doğanın ötesi. İLE/VE Doğanın dışı. )


- FEVT ile/||/<> MEMÂT ile/||/<> MATÛH/E

( Ölüm. İLE/||/<> Ölüm. İLE/||/<> Bunamış, bunak. | Sakat, kötürüm, amelmânde. )


- FEZLEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖZETÇE

( Bir kararın kısaca yazılması. | Özet. )


- FFP/FRESH FROZEN PLASMA | FİLTERING FACE PİECE[İng.] değil/yerine/= TAZE DONMUŞ PLAZMA | YÜZE SÜZGEÇLENEN PARÇA


- FFP2 MASKE/FFP2 MASK[İng.] değil/yerine/= N95 MASKE


- FFR/FRACTIONAL FLOW RESERVE[İng.] değil/yerine/= ORANSAL AKIM YEDEĞİ


- FİBER ile FİBRİL ile FİBRÖZ ile FİLAMENT ile FİLAMENTÖZ ile FİLİFORM ile FİLUM ile FİLUM TERMİNALE

( Lif, iplik. İLE Lifçik, iplikçik. İLE Lifli, ipliksi. İLE İplik, tel. İLE İpliksi. İLE İpliksi. İLE İplik, budun. İLE Uç iplik. )


- FİDAN ile BEYÂRE[Ar.]

( ... İLE Kısa, boysuz/bodur olarak yerde yetişen fidan, sebze, meyve. )


- FİDANLIK ile/ve KERDE

( ... İLE Sebze fideliği. )


- FİDE ile FİLİZ

( Yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek üzere hazırlanan sebze ya da körpe çiçek. İLE Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak. )


- FİDYE[Ar.] değil/yerine/= KURTULMALIK


- Fİ'E[Ar.] ile CEMÂ'AT[Ar.]


- FİĞ ile BEZELYE

( Hayvanlara yedirilir. İLE Kişiler yer. )

( Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. İLE ... )

( VICIA SATIVA cum PISUM SATIVUM )


- FİGAN[Fars.] değil/yerine/= ÇIĞLIK/HAYKIRIŞ; İNLEME


- FIGHT vs. ARGUE


- FİGÜR = FIGURE[İng., Fr.] = FIGURA[Lat., İsp.]


- FIGURE :/yerine ŞEKİL, RAKAM


- FİİLEN/BİLFİİL değil/yerine/= EYLEMLİ OLARAK/EDİMLİCE


- FİKİR/İDE/İDEA/MÜTALAA değil/yerine/= DÜŞÜNCE


- FİKİR değil/yerine/= DÜŞÜNCE


- FIKRA değil/yerine/= BÖLÜMCE


- FIKRA değil/yerine/= GÜLDÜRMECE


- FİKS[İng. < FIX] değil/yerine/= DURAĞAN/DEĞİŞMEZ, SABİT


- FILE :/yerine DOSYA


- FİLİPİNCE ile FİLİPİNLİ


- FİLİZLEMEK ile FİLİZLENME ile FİLİZLENMEK ile TOMURMAK

( Bitkilerin, gereğinden çok olan filizlerini kırmak. İLE Yumruların üzerinde, ince uzun filizlerin belirmesi biçiminde görülen patates hastalığı. İLE Filiz vermek. | Gelişmeye, büyümeye başlamak. İLE Ağacı dibinden kesmek. | Ağaç ve asmalarda filiz vermek üzere gözler kabarmak, tomurcuklanmak. | Şişip kabarmak. )


- FİLMLEŞTİRMEK ile FİLMLEŞTİRİLMEK ile FİL ile FİLE ile FİLM ile FİLO ile FİLMCİ/LİK ile FİL DİŞİ ile FİL ELMASI ile FİL FARESİ ile FİLM MÜZİĞİ ile FİL YÜRÜYÜŞÜ ile FİLE BEKÇİSİ ile FİLM YILDIZI ile FİL DİŞİ KULE ile FİL HASTALIĞI ile FİLE BEKÇİLİĞİ ile FİL DİŞİ KARASI


- FİLOZOF ile BİLGE


- FİLTRASYON/FILTRATION[İng.] değil/yerine/= SÜZME | SÜZÜLME


- FİLTRASYON ile FİLTRAT ile FİLTRE

( Süzme, süzülme. İLE Süzüntü. İLE Süzgeç, süzek. )


- FİLTRAT/FILTRATE[İng.] değil/yerine/= SÜZÜNTÜ


- FİLTRE[Fr. FILTRE / İng. FILTER < Lat. ] değil/yerine/= ELEK/SÜZGEÇ/SÜZEK


- FİLTRE ile/ve/değil EŞİK


- FİLTRE ile FİLTRE YATAĞI ile FİLTRE SİGARA ile FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELENMİŞ ile FİLTRELEME

( FILTER vs. FILTER BED vs. FILTER CIGARETTE vs. FILTERABLE vs. FILTERED vs. FILTERING )

( پالايه ile مشتوک ile پالودن ile پالاينده ile پالونه ile صافي شني ile سيگار مشتوکدار ile سيگار فيلتردار ile صافي کردني ile صاف کرده ile فيلتري )

( PALAYYEH ile مشتوک ile PALODAN ile PALAYNADEH ile پالونه ile SAFY SHENY ile SYGAR MOSHTOKDAR ile SYGAR FEYLATARDAR ile SAFY KARDANY ile SAF KARDEH ile FEYLATARY )


- FİLTRE ile FİLTRELİ ile FİLTRESİZ


- FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELEME

( FILTRABLE vs. FILTRATION )

( صافي کردني ile پالايش )

( SAFY KARDANY ile PALAYSH )


- FINANCE :/yerine FİNANS


- FİNANCIAL MATHEMATICS ile/||/<> CLASSICAL FINANCE

( Financial mathematics stochastic süreçlerle finansal araçları modellerken İLE classical finance geleneksel muhasebe ve yatırım analizi yapar )

( Formül: Black-Scholes model )


- FİNCAN ile PİYALE

( ... İLE Kulpsuz, büyük fincan. )


- FINE :/yerine İYİ, PARA CEZASI


- FİNİKE ile FİNİKE PORTAKALI


- FIRE :/yerine ATEŞ, YANGIN


- FİRE değil/yerine/= EKSİNTİ


- FİRE ile FIRE[İng.]

( Ağırlık yitimi. | Bir iş yapılırken çıkan artık parça. | Eksik, noksan olan. İLE Ateş. )


- FİRE ile FİREZ


- FIRILDAKBAHÇE :

( Yenimahalle Pazarbaşı mevkiinde ve Necip Akar bağının yanında ve bulunan bir mesiredir. Boğaza tepeden bakan bu mesire daha ziyade edebiyatçı ve sanatçıların çok ilgi gösterdikleri bir yerdi. İçimi çok iyi olan bir de memba suyu vardı ama 1960 sonrası mesire kapatıldı. )


- FIRKA-İ NÂCİYE ve/<> NECÂT


- FİRKETELEMEK ile FİRKETE


- FIRSAT ile/ve/||/<> BAHANE


- FIRSAT ile/ve VESİLE

( OPPORTUNITY vs./and CAUSE )


- FİRST COUNTABLE ile/||/<> SECOND COUNTABLE

( First her nokta sayılabilir basis, second uzay sayılabilir basis. )

( Formül: Local İLE global countable basis )


- FIRTINA DERE ve İKİZDERE

( Sal Yaylası - Çamlıhemşin - Rize )

( Rafting yapılabilir. VE ... )

( 6 km.lik güzergâh [herkese yönelik] VE 12 km.lik güzergâh [uzmanlara yönelik] )


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile AYANDON[Yun.]

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE 28 Ocak'ta başlayan bir fırtına. )


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )

( ÂSIFE ile İ'SÂR )

( ... ile BÂD-GERD )

( STORM vs. HURRICANE )


- FİRÛZE[Ar.]/PİRÛZE[Fars.] -ile

( Nişabur'da çıkarılan açık mavi renkli bir mücevher. )


- FİŞ ile FİŞE


- FISH/FLUORESCEİN İN SITU HYBRİDIZATION[İng.] değil/yerine/= FLORESAN İN SITU HİBRİDİZASYON, FLORESANLA YERİNDE MELEZLEME


- FİSKE ile TİTREME ile TİTREK

( FLICK vs. FLICKER vs. FLICKERING )

( تلنگر ile سوسو زدن ile سوسو ile سوسوزن )

( TALANGAR ile SOSO ZADAN ile SOSO ile SOSOZAN )


- FİSKELEMEK ile FİSKE


- FIŞKIR(T)MA/ATTIRMA ile/ve/değil PÜSKÜR(T)ME


- FİSKİYE değil FISKIYE


- FİŞLE(N)ME ile/değil/yerine/||/<>/< İŞLE(N)ME


- FISTIK/PİSTE[Fars.] ile/ve/< YERFISTIĞI/ARAŞİT[Fr.(< Yun.)]

( ... cum ARACHIS HYPOGAEA )


- FİSYON İLE FÜZYON İLE RADYOAKTİVİTE ile/||/<> NÜKLEER SÜREÇLER

( Çekirdek enerjisi açığa çıkaran süreçler. )

( Formül: E = Δmc² )

( Henri Becquerel tarafından 1896 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1852-1908) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Radyoaktivitenin keşfi) (Nobel: 1903) )


- FITIK/DEBE/KAVLIÇ[yerel]/ÜDRE[Ar.]/HERNIE[Fars.] değil/yerine/= KASIK YARIĞI/ÇATLAĞI


- FİTNE ile/ve CEHALET


- FİTNE[Ar. çoğ. FİTEN] ile FİTEN[Ar. < FİTNE]

( Belâ, mihnet, sıkıntı. | Ayartma, azdırma. | Fesat, arabozma, karışıklık, ihtilâl. | Dinsizlik, canilik. | Cezâ. | Delilik. | Güzel yüz, güzel göz, güzel kadın. | Ara bozan, karıştırıcı. İLE Fitneler, ayartmalar, azdırmalar, ara bozmalar. )

( Türkiye'yi Kasıp Kavuran Fitne - Burhanettin Can )


- FİTNE ile/değil/yerine/>< FİTRE


- FİTNE[Ar.] ile İHTİBÂR[Ar.]


- FİTNE[Ar.] değil/yerine/= KARGAŞA


- FİTNE ve KİBİR


- FİTNE ile/ve TEŞVİŞ


- FİTNE ile/ve/=/||/<> ZAAF


- FİTRE ile/ve/||/<> FİDYE


- FİTRE ile/ve SADAKA

( Ramazan ayı boyunca. [Bayram namazına kadar] İLE/VE Ramazan ayı dışında. )

( ... İLE/VE Tüm nesne/bitki/hayvan ve hizmetler. )


- FIVE :/yerine BEŞ


- FİXED POİNT İLE LİMİT CYCLE İLE TORUS İLE STRANGE ile/||/<> ATTRAKTOR TÜRLERİ

( Dinamik sistem çekicileri. )

( Formül: dim(Lorenz) ≈ 2.06 )


- FİYASKO[İt. FIASCO < Cerm.] ile/ve SKANDAL[Fr. < SCANDALE]

( Bir girişimde, gülünç ve başarısız sonuç. İLE/VE Ayıp sayılacak bir durumun çıkaracağı gürültü. | Büyük yankı uyandıran, utanç verici ya da küçük düşürücü olay. )

( Böyle kuşun, böyle kuyruğu olur. )

( FIASCO vs./and SCANDAL )


- FİZİBİLİTE ile FİZİBİLİTE ile MÜMKÜN

( FEASIBILITY vs. FEASIBILTY vs. FEASIBLE )

( شدني بودن ile عملي بودن ile صورت پذير ile شدني )

( SHODANY BODAN ile AMELY BODAN ile SORT PAZYR ile SHODANY )


- FİZİBİLİTE değil/yerine/= UYGULANIRLIK


- FİZİBİLİTE değil/yerine/= YAPILABİLİRLİK/UYGULANABİLİRLİK


- FİZİK YASALARI:
BİRİNCİ DERECE ile/ve/||/<>/> İKİNCİ DERECE

( "İleri-geri gitmenin" yanıtı yoktur. )


- FİZİK ve/||/<>/>/< DÜŞÜNCE ve/||/<>/>/< FİZİK

( PHYSICS THOUGHT PHYSICS )


- FİZİK ile FİZİKİ ile FİZİKÇE ile FİZİKÇİ ile FİZİKSEL/LİK ile FİZİK GÜCÜ ile FİZİK TEDAVİ ile FİZİK YAPISI ile FİZİKİ HARİTA ile FİZİKİ COĞRAFYA ile FİZİK KONDİSYONU ile FİZİK TEDAVİ UYGULAYICISI


- FİZİKÖTESİ = MABAD-ET-TABİİYE = METAPHYSICS[İng.] = MÉTAPHYSIQUE[Fr.] = METAPHYSIK[Alm.] = META TA PHYSIKA[Yun.]


- BÖLÜNME:
FİZİKSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL


- Fırtınayı DİNLE!!!


- FLAIR vs. FLARE


- FLAMBAJ/FLAMBAGE[İng.] değil/yerine/= YALAZLAMA


- FLAME vs. FIRE


- FLAME :/yerine ALEV


- FLASİDİTE/FLACCIDITY[İng.] değil/yerine/= GEVŞEKLİK


- FLASTER ADHESIVE TAPE[İng.] değil/yerine/= YAPIŞKAN ŞERIT


- FLAT :/yerine DÜZ, DAİRE


- FLEE :/yerine KAÇMAK


- FLEKSİBIL/FLEXIBLE[İng.] değil/yerine/= ESNEK


- FLEKSİYON/FLEXION[İng.] değil/yerine/= ESNEME


- FLUOROPHORE İLE FRET İLE BRET ile/||/<> BİYOLOJİK GÖRÜNTÜLEME

( Hücre içi olayları izleme. )

( Formül: E = 1/(1+(r/R₀)⁶) )


- FLÜT ile/ve FİFRE[Alm.]

( DİLLİ DÜDÜK ile/ve Büyük flüt. | Yanlamasına çalınan, 6 deliği bulunan, tahtadan bir tür flüt. )


- FLUXIONALİTY ile/||/<> STEREOKİMYASAL RİJİDİTE

( Fluxional dinamik NMR değişimi, rijit sabit. )

( Formül: Berry İLE static )


- FMRI/FUNCTIONAL MAGNETIC RESONANCE IMAGING[İng.] değil/yerine/= İŞLEVSEL MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME


- FMRI İLE EEG İLE MEG İLE PET ile/||/<> BEYİN GÖRÜNTÜLEME

( Beyin aktivitesi ölçüm teknikleri. )

( Formül: BOLD ∝ ΔHb/Hb )


- FOG vs. SMOKE


- FOLE -ile

( Kum saati. )


- FOLİKÜL/FOLLICLE[İng.] değil/yerine/= KESECİK


- FOLİKÜL = SİMÂR-I CERÂBÎYE = FOLLICULE


- FORCE :/yerine ZORLAMAK, GÜÇ


- FOREWORD vs. PREFACE


- FORGET vs. LEAVE


- FORM ile/||/<> MADDE

( Aristoteles in hilemorfizm kuramı )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- FORMALİTE ile FORMALİTECİ/LİK ile FORMALİTELİ ile FORMALİTESİZ


- FORM/FORMAT ile FORMAL ile FORMASYON ile FORMAT ile FORME ile FORMÜLA ile FORMÜLASYON ile FORMÜLE ETMEK ile FORMÜLERİ

( Biçim. İLE Resmi, biçimsel. İLE Biçimlenme, oluşum. İLE Biçem. İLE Biçimli. İLE Hazır mama, tecimsel mama. İLE Biçimlendirme. İLE Biçimlendirmek. İLE İlaç kılavuzu. )


- FORMICA ile FORMİKA[İng. < FORMICA]

( Karınca(/dan) [ailesi]. İLE Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir tür nesne. )


- FORMÜLASYON/FORMULATION[İng.] değil/yerine/= BİÇİMLENDİRME | BİLEŞİMLEME


- FORMÜLE ETME ile FORMÜLASYON

( FORMULARIZATION vs. FORMULIZATION )

( کوتاه سازي ile ضابطه سازي ile فرمول سازي )

( KOTAH SAZY ile ZABETEH SAZY ile FARMOL SAZY )


- FORMÜLLEŞMEK ile FORMÜLLEŞTİRMEK ile FORMÜL ile FORMÜLE ile FORMÜLLÜ ile FORMÜLSÜZ/LÜK ile FORMÜLASYON


- FORTE ile FORTÇU/LUK ile FORT PENSE


- FORTE ile FORTEPİYANO

( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE F.P. harfleriyle gösterilen, parçanın, önce güçlü çalınıp söylenileceğini, hemen sonrasında, hafifletileceğini belirten terim. )


- FORTE ile FORTİSSİMO

( Parçanın, güçlü çalınacağını gösterir. İLE Bir müzik yapıtında, bazı bölümlerin çok güçlü çalınması gerektiğini belirtir. )


- FORTUNE :/yerine SERVET, TALİH


- FORWARD GRUPLAMA/FORWARD TYPING[İng.] değil/yerine/= DOĞRUDAN ÖBEKLENDİRME


- FOSFAT[Fr. < PHOSPHATE] ile APATİT[Fr. < APATITE]

( Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu ya da esteri. İLE Doğada bulunan, içinde flor ya da klor olan doğal kalsiyum fosfat. )


- FOSİL[Fr. < FOSSILE] ile ANTROK[Fr. < ENTROQUE]

( Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları ya da izleri, müstehase, taşıl. | Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kişi. İLE Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil. )


- FOSİLLEŞME değil/yerine/= TAŞILLAŞMA


- FOSSA ile GODE

( Çukur. İLE Çukur. )


- FRAGMAN ile FRAGMANTASYON ile FRAGMANTE

( Parça, parçacık. İLE Parçalanma. İLE Parçalanmış. )


- FRAJİL[İng./Fr. FRAGILE] değil/yerine/= KIRILGAN


- FRAKTÜR/FRACTURE[İng.] değil/yerine/= KIRIK


- FRAME :/yerine ÇERÇEVE


- FRAME[İng.] değil/yerine/= ÇERÇEVE, KARE KARE


- FRAMEWORK :/yerine YAPI, ÇERÇEVE


- FRAUNHOFER İLE FRESNEL İLE GEOMETRIC İLE WAVE ile/||/<> OPTİK YAKLAŞIMLAR

( Işık yayılımı kuramları. )

( Formül: I(θ) ∝ (sin(x)/x)² )


- FRC/FRK/FUNCTIONAL RESIDUAL CAPACITY[İng.] değil/yerine/= FONKSİYONEL İŞLEVSEL ARTAKALAN SIĞA, REZİDÜEL KAPASITE


- FREE :/yerine ÜCRETSİZ, ÖZGÜR


- FREE(DOM) vs./and FREE

( Metaphysics. vs./AND Physics. )


- FREEMAN ile ÖZGÜR ile SERBEST GİRİŞİM ile ÜCRETSİZ ile AÇGÖZLÜLÜKTEN ARINMIŞ ile SERBEST ÇALIŞAN ile ÜCRETSİZ YÜKLEME ile BEDAVA HARCAYAN ile SERBEST KONUŞMA ile ÖZGÜR DÜŞÜNCE ile ÖZGÜR İRADE ile SERBEST EL ile SERBEST BIRAKMAK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜR ADAMLAR ile OTOBAN

( FREEMAN vs. FREE vs. FREE ENTERPRISE vs. FREE FROM vs. FREE FROM GREED vs. FREE LANCE vs. FREE LOADING vs. FREE SPENDER vs. FREE SPOKEN vs. FREE THOUGHT vs. FREE WILL vs. FREEHAND vs. FREEING vs. FREELY vs. FREEMEN vs. FREEWAY )

( ميداني ile سر دادن ile آزادي بخشيدن ile مجاني ile مختار ile طلق ile بلاعوض ile آزادکردن ile آزا دکردن ile آزاد کردن ile مخير ile رها ساختن ile آزادانه ile مفتي ile آزاد ile عاري ile رايگان ile بي منت ile استخلاس کردن ile بيعوض ile کسب آزاد ile منزه ile چشم و دل سير ile مفرد کار کردن ile مفت خوري ile ولخرج ile ساده گو ile آزادي فکر ile اختيار ile طيب خاطر ile آزادي اراده ile بادست باز ile بي افزار ile بي اسباب ile آزاد سازي ile نجات ile آزادسازي ile برايگان ile مجانا ile فريمن ile آزادگان ile شارع ile شاهراه ile بزرگ راه )

( MYDANY ile SAR DADAN ile AZADY BAKHSHYDAN ile مجاني ile MOKHTAR ile TALGH ile BOLLAAVAZ ile AZADKARDAN ile آزا دکردن ile AZAD KARDAN ile MOKHYR ile RAYAA SAKHTAN ile AZADANEH ile مفتي ile AZAD ile ARY ile RAYGAN ile BEY MONT ile ESTEKHLAS KARDAN ile بيعوض ile KASB AZAD ile MANZEH ile CHESHAM VE DEL SYR ile MAFARD KAR KARDAN ile مفت خوري ile VALKHARJ ile SADEH GO ile AZADY FEKAR ile AKHTYAR ile TYBE KHATER ile AZADY ARADEH ile BADAST BAZ ile BEY AFZAR ile BEY ASBAB ile AZAD SAZY ile NAJAT ile AZADSAZY ile BARAYGAN ile مجانا ile فريمن ile AZADEGAN ile SHARE ile SHARAH ile BOZORG RAH )


- FREEZE :/yerine DONMAK


- FREKANS ile DERECE

( FREQUENCY vs. DEGREE )


- FREKANS[Fr. FRÉQUENCE/İng. FREQUENCY] değil/yerine/= SIKLIK

( Birim zamandaki titreşim sayısı. )


- FRENLEMEK ile FRENLENMEK ile FRENKLEŞMEK ile FRENKLEŞTİRMEK ile FRENLEYEBİLMEK ile FREN ile FRENK/LİK ile FRENCİ/LİK ile FRENKÇE ile FRENK ÜZÜMÜ ile FRENK ASMASI ile FRENK İNCİRİ ile FRENK ÇİLEĞİ ile FREN MESAFESİ ile FRENK GÖMLEĞİ ile FRENK LAHANASI ile FRENK MAYDANOZU ile FRENK MENEKŞESİ


- FRESH :/yerine TAZE


- FREUD ile/ve NIETSZCHE ile/ve MARX

( Bilinçdışı. İLE/VE İçgüdü. İLE/VE Yabancılaşma. )


- FREZELEMEK ile FREZE ile FREZECİ/LİK


- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE


- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> ARTHUR SCHOPENHAUER

( 15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900 VE/||/<> 22 Şubat 1788 - 21 Eylül 1860 )


- FRIEDRICH WILHELM NIETZSCHE ve/||/<> RICHARD WAGNER

( 15 Ekim 1844 - 25 Ağustos 1900 VE/||/<> 22 Mayıs 1813 - 13 Şubat 1883 )


- FRİKSİYON/FRICTION[İng.] değil/yerine/= SÜRTÜNME


- FROM OUT vs. FROM THERE


- FRONTAL DÜZLEM/FRONTAL PLANE[İng.] değil/yerine/= KORONAL DÜZLEM


- FROZEN SECTION[İng.] değil/yerine/= DONUKKESİT İNCELEME


- FROSTBİTE/FROZEN[İng.] değil/yerine/= DONUK


- FRUIT :/yerine MEYVE


- FRUSTRASYON/FRUSTRATION[İng.] değil/yerine/= ENGELLENME


- FUAYE değil/yerine/= DİNLENMELİK


- FUAYE[Fr. < FOYER] değil/yerine/= DİNLENMELİK


- FÜG/FUGUE[İng.] değil/yerine/= ZİHINSEL KAÇIŞ


- FUGASİTE ile/||/<> BASINÇ

( Fugasite etkin basınç gerçek gaz İLE basınç ideal. )

( Formül: f = φP )


- FUL ile FULE


- FULGURASYON/FULGURATION[İng.] değil/yerine/= ŞİMŞEKLEME


- FULL vs. COMPLETE


- FULL vs. DENSE


- FULL vs. DENSE

( FİZYOLOJİK GEREKSİNİMLER ile/ve PSİKOLOJİK GEREKSİNİMLER - INTEGRAL vs. UNIVERSAL ( BÜTÜNCÜL ile TÜMEL
ZAMAN ile TARİH - PERCEPTION OF SERIAL TIME vs. PERCEPTION OF CONTINUAL TIME ( SERİ ZAMAN ALGILAMASI ile SÜREKLİ ZAMAN ALGILAMASI )


- FULL-TIME değil/yerine/= İŞGÜN


- FULL-TIME[İng.] değil/yerine/= TAM GÜN


- FULTAYM değil/yerine/= TÜM GÜN/TÜM SÜRE


- FUN :/yerine EĞLENCE