Bugün[07 Ocak 2026]
itibarı ile 13.148 başlık/FaRk ile birlikte,
13.148 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(16/54)


- EN İYİ TEKNE ve/||/<> EN İYİ ARKADAŞ

( Arkadaşın teknesi. İLE/VE/||/<> Teknesi olan. )


- EN KISA GECE ile EN UZUN GECE

( 21 - 22 Haziran İLE 21 - 22 Aralık )

( Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat

Sâbit

En uzun geceyi, gökyüzüyle, yıldızlarla uğraşan, ne bilsin
Sen aşk derdine bağımlı olmuş kavuşamayan âşığa sor ki geceler, kim bilir kaç saat


)

( Şeb-i yeldâda uzar fecre kadar kıssa-i aşk
Ta ki Mecnûn bitirir nutkunu Leylâ söyler

Yahya Kemal Beyatlı )

( ... ile ŞEB-İ YELDÂ )


- EN ÖNEMLİ MÜZE -ile

( ARKEOLOJİ MÜZESİ )


- EN OPTİMAL değil OPTİMAL ya da/daha iyisi/Türkçe'si EN ÇOK/YÜKSEK (SEVİYEDE)


- EN ÜNLÜ VE GÖRKEMLİ HASTAHANE -ile

( BASILIAS [Kapadokya'da][369 yılında] )


- EN UZAK MESAFE -ile

( İKİ KİŞİ ARASINDA )


- EN YAKIN MESAFE -ile

( İKİ KİŞİ ARASINDA )


- EN ... değil/yerine YETERİNCE ...


- ENABLE :/yerine OLANAK SAĞLAMAK


- ENÂT[Ar.] ile TU'EDE[Ar.]


- ENAYİLEŞMEK ile ENAYİ/LİK ile ENAYİCE ile ENAYİ DÜMBELEĞİ


- ENBERİ ile ENÖTE

( Çiftyıldızlarda, bileşenlerin kütle merkezine göre çizdikleri elips yörüngede, kütle merkezinin bulunduğu odağa en yakın nokta. İLE Çiftyıldızlarda, yoldaşın, başyıldıza göre çizdiği bağıl yörüngenin, başyıldıza en yakın noktası ya da her bir üyenin kendi yörüngelerinin kütle merkezine en yakın noktası. )


- ENCOURAGE :/yerine CESARETLENDİRMEK


- HEYET[Ar.]/ENCÜMEN/KOMİTE[Fr. < COMITE]/KOMİSYON değil/yerine/= YARKURUL/ALT KURUL

( Meclis ya da herhangi bir kurultayda, bazı konuları inceleyerek, varılan sonuçları tartışılmak için genel kurula getirmekle görevli, üyeler arasından oluşturulan altkurul. )


- ENDÂZE -ile

( TAHMİN, TAKDİR | ÖLÇEK | MERTEBE, DERECE | 60/65/68 cm.lik, eski bir uzunluk ölçüsü. )


- ENDAZELEMEK ile ENDAZE ile ENDAZELİ ile ENDAZESİZ


- ENDİŞE ile ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE

( APPREHENSION vs. APPREHENSIVE vs. APPREHENSIVELY )

( تشويش خاطر ile خود خور ile مستشعر ile درک کننده ile بانگراني )

( تشويش خاطر ile KHOD KHOR ile مستشعر ile DARK KONANDEH ile BANGARANY )


- KAYGI/ENDİŞE ile SIKINTI

( ANXIETY vs. BOREDOM/DISTRESS/DEPRESSION )


- ENDİŞELENMEK ile ENDİŞELENDİRMEK ile ENDİŞELENEBİLMEK ile ENDİŞE ile ENDİŞELİ/LİK ile ENDİŞESİZ/LİK


- ENDİŞELİ ile ENDİŞEYLE

( ANXIOUS vs. ANXIOUSLY )

( مشتاق ile انديشناک ile نگران ile دلواپس ile بيم ناک ile شيغ ile مشتاقانه )

( MOSHTAGH ile ANDYSHENAK ile NEGARAN ile DELVAPS ile BEYM NAK ile شيغ ile MOSHTAGHANEH )


- ENDODERM ile/ve/<> EDEME

( İç deri. İLE/VE/<> Alt deri. )


- ENDOKARP = GILÂF-I DAHİLÎ-İ SEMERÎ = ENDOCARPE


- ENDOSKOP/ENDOSCOPE[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇ


- ENDOSKOPİ/ENDOSCOPY[İng.] değil/yerine/= İÇ GÖREÇLEME


- ENDOTERMİK (ETKİLEŞİMLER) ile/||/<>/>< EKZOTERMİK (ETKİLEŞİMLERDE)

( Enerji emer. İLE/||/<>/>< Enerji salınır. )

( Isı alan tepkime. İLE/||/<>/>< Isı veren tepkime. )


- ENDÜRANS/ENDURANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANIKLILIK


- ENE ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNNÂ


- ENE ile/yerine NAHNÜ

( Ben. İLE/YERİNE Biz. )


- | ENERJİ || HELYUM[He] || NÖTRON |
ile/ve/<>/<
DÖTERYUM[D] || TRİTYUM[T]

( )


- ENERJİ = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ENERGIA[İt.] = ENERGÍA[İsp.]


- ENERJİ ile/ve/ya da/<> KAPASİTE

( Çabalamanın yararı olmadığında, enerjinizi harcamamaya bakın. )

( ENERGY vs./and/or/<> CAPACITY )


- ENERJİ MADDE


- ENES[< ÜNS >< VAHŞET] ile ENEZ(/E)

( Bağlantı/yakınlık kuran, bağlantıda olan. İLE Edirne'nin bir ilçesi. | Cılız, zayıf, güçsüz. )


- ENEZ ile ENEZE


- ENFEKSİYON ile ENFEKSİYÖZ ile ENFEKTE ile ENFEKTE OLMAK

( Bulaş, bulaşım. İLE Bulaşıcı, bulaşlı. İLE Bulaşlı, bulaşmış. İLE [enfeksiyon etkeni] Bulaşmak. )


- ENFEKTE ETMEK ile ENFEKTE ile ENFEKSİYON ile BULAŞICI ile BULAŞICI HASTALIK ile BULAŞICI

( INFECT vs. INFECTED vs. INFECTION vs. INFECTIOUS vs. INFECTIOUS DISEASE vs. INFECTIVE )

( آلوده کردن ile عفوني کردن ile مبتلا کردن ile آلوده شدن ile گند زده کردن ile سرايت کردن ile عفوني ile سرايت مرض ile عفونت ile فاسد کننده ile بيماري عفوني ile گند زا ile عفونت زا )

( ALUDEH KARDAN ile OFONY KARDAN ile MOBTELA KARDAN ile ALUDEH SHODAN ile GAND ZADEH KARDAN ile SARAYT KARDAN ile OFONY ile SARAYT MARZ ile OFONT ile FASAD KONANDEH ile BEYMARY OFONY ile GAND ZA ile OFONT ZA )


- ENFEKTİF/INFECTIVE[İng.] değil/yerine/= BULAŞICI


- ENFORMASYON[İng. < INFORMATION] değil/yerine/= BİLGİLENDİRME


- ENFRARUJ[Fr. < INFRAROUGE] değil/yerine/= KIZILÖTESİ

( Işık tayfında kırmızı alanın ötesindeki alanda yayılmış ısı ışınlarından oluşan, gözle görülmeyen ışınım. )


- ENGAGE :/yerine MEŞGUL OLMAK, KATILMAK


- ENGEL ile BESLENME


- ENGEL(") ile/ve/değil/yerine/||/<> ENGEBE

( Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen neden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Deprem, yel, sel vb. iç ve dış etmenlerin etkisiyle oluşan yayla, ova, koyak, çukur, dağ vb. biçimlerin bütünü, yüzey biçimleri. )


- ENGEL ile PERDE

( Engeller yaratmayabilirsiniz. )

( Engeller aşılabilir. )

( Engellerin en yıldırıcısı kişinin kendidir. )

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )

( Onu tümüyle alın! Buradadır, istemeniz yeter. Fakat istemezsiniz. İsteseniz bile almazsınız. Almanızı engelleyen nedir, onu bulun. )

( Obstacles can be overcome. )

( You can avoid creating obstacles.
It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent.
Take the whole of it! It is here for the asking. But you do not ask. Even when you ask, you do not take. Find out what prevents you from taking. )

( OBSTACLE vs. VEIL/CURTAIN )


- ENGELLEME/ENGELLENME ile/ve/||/<> DAĞITMA/DAĞILMA


- ENGELLEME ile/değil ÖTELEME


- ENGELLEMEK ile DURUMU ENGELLEME ile ENGELLEYİCİ ile İNHİBİTÖR

( INHIBIT vs. INHIBIT CONDITION vs. INHIBITER vs. INHIBITOR )

( ممانعت کردن ile وضعيت منع ile مانع شونده ile جلوگيري کننده )

( MOMANAT KARDAN ile VAZEYT MAN ile MANE SHVANDEH ile JELOGYRY KONANDEH )


- ENGELLEMEK ile ÖNDEN BLOKE ETMEK ile BLOK ŞEMASI ile BLOK İŞARETİ ile BLOK YAPISI ile TIKANIKLIK ile ENGELLENDİ ile AHMAK ile ENGELLEME

( BLOCK vs. BLOCK AEAD vs. BLOCK DIAGRAM vs. BLOCK MARK vs. BLOCK STRUCTURE vs. BLOCKAGE vs. BLOCKED vs. BLOCKHEAD vs. BLOCKING )

( سد کردن ile بلوک ile مسدود کردن ile سر کنده ile نمودار کنده اي ile نشان کنده ile ساخت کنده اي ile سده ile گير ile گرفتگي ile ششدر ile بي کله ile مسدودکننده )

( SAD KARDAN ile BELOK ile MASDUD KARDAN ile SAR KANDEH ile NEMODAR KANDEH AY ile NESHAN KANDEH ile SAKHT KANDEH AY ile SADEH ile GYR ile GARAFTAGY ile ششدر ile BEY KALEH ile MASDOODKONANDEH )


- Engelli'yi DİNLE!!!


- Engelsizi DİNLE!!!


- ENGINE :/yerine MOTOR


- ENGLISH :/yerine İNGİLİZCE


- ENHANCE :/yerine ARTIRMAK


- ENİK/ENCİK[Ar.] ile SEG-PEÇE[Fars.]

( Kedi, köpek yavrusu. İLE Köpek yavrusu. )


- ENÎSE ile ENÎSE[Fars.] ile ENÎŞE[Fars.]

( Ateş, od. İLE Donmuş, pekişmiş nesne. İLE Hafiye. | Câsus. | Dalkavuk. )


- ENJEKSİYON ile ENJEKTABL/E ile ENJEKTE ETMEK ile ENJEKTÖR

( İğne yapma. İLE İğneyle verilmeye elverişli. İLE İğneyle vermek. İLE İğne, şırınga. )


- ENJOYMENT vs. LIKE


- ENJOYMENT vs. PLEASURE


- ENKARNASYON(GÖVDELENME) ile DOĞUM

( Gövdelenme. İLE Gövdelenme kavramının/olgusunun öncelikle ve sadece anne karnından çıkış ile sınırlandırılması. )


- ENKERE[Ar.] ile NAKAME[Ar.]


- ENLİ/LİK ile ENLİCE


- ENS A SE


- ENSELEMEK ile ENSELENMEK ile ENSELETMEK ile ENSELEYEBİLMEK ile ENSE ile ENSE KÖKÜ ile ENSE ÇUKURU


- ENSTALASYON[Fr., İng. < INSTALLATION] değil/yerine/= YERLEŞTİRME


- ENSTANTANE ile ENSTANTANE FOTOĞRAF


- ENSTANTANE değil/yerine/= KIPILIK


- ENSTİTÜ[Fr. INSTITUT / İng. INSTITUTE] değil/yerine/= EĞİTEY/ARAŞTIRAY


- ENSURE :/yerine SAĞLAMAK


- ENTARİ ile/ve/||/<> KEFİYE

( [Arap ülkelerinde] Erkeklerin ya da kadınların giydiği uzun ve düz üstlük/giysi. İLE/VE/||/<> Omuzları da örten, kenarları püsküllü bir erkek başörtüsü. )


- ENTEGRASYON/INTEGRATION[İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME


- ENTEGRASYON[Fr./İng.] değil/yerine/= BÜTÜNLEŞME


- ENTEGRE DEVRE değil/yerine/= YONGA


- ENTEGRE ile ENTEGRASYON


- ENTELEKHEIA = KEMÂL-İ EVVEL = ENTELECHY[İng.] = ENTÉLÉCHIE[Fr.] = ENTELECHIE[Alm.] = ENTELEKHEIA[Yun.]


- ENTELLEKTÜALİZASYON/INTELLECTUALIZATION[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNSELLEŞTİRME


- ENTERPRISE :/yerine GİRİŞİM


- ENTERTAINMENT :/yerine EĞLENCE


- ENTIRE :/yerine BÜTÜN


- ENTİVİ değil NE-TE-VE NTV


- ENTOKSİKASYON/INTOXICATION[İng.] değil/yerine/= ZEHİRLENME


- ENTOLERANS/İNTOLERANCE[İng.] değil/yerine/= DAYANAMAMAZLIK, TAHAMÜLSÜZLÜK


- ENTRANCE :/yerine GİRİŞ


- ENTÜBASYON/INTUBATION[İng.] değil/yerine/= BORU YERLEŞTİRME


- ENTÜBASYON ile ENTÜBE ile ENTÜBE ETMEK

( Borulama. İLE Borulanmış, boru takılmış. İLE Boru takmak. )


- ENVIRONMENT :/yerine ÇEVRE


- ENZİM ile/||/<> ETKİN/AKTİF BÖLGE

( ... İLE/||/<> Bir enzimin kendisine ait substratına özel olarak bağlanmasını sağlayan bölge. )


- EPE ile EPER ile EPEY ile EPEYCE


- EPEYİ ile EPEYİCE


- EPİKARP = HARİCEN KIŞR-I SEMERE = ÉPICARPE


- EPİLOG/HATİME değil/yerine/= SONDEYİŞ/SONSÖZ


- EPISODE :/yerine BÖLÜM


- EPİSTEME ile SOPHIA


- EPİSTEMOLOJİ = MEBHAS-I MARİFET = EPISTEMOLOGY[İng.] = ÉPISTÉMOLOGIE[Fr.] = EPISTEMOLOGIE[Alm.] = EPISTEMELOGOS[Yun.]


- EPİTOP/EPITOPE[İng.] değil/yerine/= ANTİJEN BELİRTECİ


- EPİZOT/EPISODE[İng.] değil/yerine/= DÖNEM


- EQUALLY :/yerine EŞİT ŞEKİLDE


- EQUIVALENT OF INTENTION vs. EQUIVALENT OF IGNORANCE


- ER İLE GOLGİ İLE LYSOSOME İLE PEROXISOME ile/||/<> HÜCRE ORGANELLERİ

( Ökaryotik hücre kompartmanları. )

( Formül: ER → Golgi → PM/Lysosome )


- DOMATESTE:
ERCİK ile/ve/||/<> YUMURTALIK ile/ve/||/<> STİGMA ile/ve/||/<> DİŞİCİK

( Polen üreten eril üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde altı eril örgeni bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurta gözesi üreten dişil üreme örgenidir. Domates çiçeklerinde tek bir yumurtalık bulunur. İLE/VE/||/<> Yumurtalığın tepesinde bulunan ve poleni yakalayan yapıştırıcı bir yüzeye sahip bölümüdür. İLE/VE/||/<> Yumurtalığı ve stigmayı içeren dişil üreme örgenidir. )

( Domates çiçeği tozlaştığında, eril örgenlerden gelen polenler, dişil örgenlerdeki stigmaya yapışır. Polen tanesi, stigmaya yapıştıktan sonra polen tanesinden çıkan bir tüp, yumurtalığa kadar uzanır ve yumurta gözesiyle döllenme gerçekleşir. Bu döllenme sonucunda tohumlar oluşur.[Tohumlar, domatesin meyvesinin içinde bulunur. Tohumlar, domatesin yeni kuşağını oluşturmak için kullanılır.] )


- ERDEM = FAZİLET = VIRTUE[İng.] = VERTU[Fr.] = TUGEND[Alm.] = VIRTUS[Lat.] = ARETE[Yun.] = VIRTUD[İsp.]


- ERDEM < SEKÎNE


- ERDEN/DÛŞÎZE[Fars.] -ile

( Bakir. | Kız. )


- EREK = GAYE = PURPOSE, END[İng.] = FIN[Fr.] = ZWECK[Alm.] = FINIS[Lat.] = TELOS[Yun. < TELEUTE]


- EREK ile/ve "KIBLE"


- EREKBİLİM = MEBHAS-I GAYAT = TELEOLOGY[İng.] = TÉLÉOLOGIE[Fr.] = TELEOLOGIE[Alm.]


- EREKSİYON[İng. ERECTION] değil/yerine/= SERTLEŞME


- ERGEN/YENİYETME ile/ve/<>/> YETİŞKİN ile/ve/<>/> BİLGE

( Yetişkinlerin, mükemmel olmadığını anladığımız gün. İLE/VE/<>/> Yetişkinleri affettiğimiz gün. İLE/VE/<>/> Kendini affettiğimiz gün. )


- ERGENLEŞMEK ile ERGEN/LİK ile ERGENE ile ERGENLİK ÇAĞI


- ERGİME ile AŞIRI ERGİME

( Sıcaklığı artırılmak yoluyla bir nesnenin katı durumdan sıvı duruma geçmesi, zeveban etmesi. İLE Erime noktasından daha aşağı bir sıcaklık derecesine düşmesine karşın birtakım koşullar altında bir sıvının katılaşmaması durumu. )


- ERGİME ile ERGİME ISISI ile ERGİME YASASI ile ERGİME NOKTASI


- ERİK ile TÜRBE


- ERİM ile ERİME ile ERİM ERİM


- ERİME ile/ve/||/<>/> BUHARLAŞMA

( Katıdan sıvıya geçiş. İLE/VE/||/<>/> Sıvıdan gaz haline geçiş. )


- ERİME ile ÇÖZÜNME ile YAYILMA


- ERİME ile/ve/değil/<> DAĞILMA


- ERİME ile/ve/değil/||/<> ERGİME

( Katı/sıvı yağda. İLE Buzda. )


- ERİNÇ, DİNGİNLİK = PEACE, REPOSE[İng.] = TRAQUILLITÉ[Fr.] = BERUHIGUNG[Alm.] = QUIETUS[Lat.]


- ERİNME ile/ve/||/<> GÖRÜNME

( Çağrıldığın yere [gitmek için]. İLE/VE/||/<> Çağrılmadığın yere. )


- ERİTROBLAST/ERYTHROBLAST ile/||/<> ERİTROSİT/ERYTHROCYTE

( Alyuvar öncüsü. İLE/||/<> Alyuvar. )


- ERITROSIT SEDİMANTASYON HIZI/ERYTHROCYTE SEDİMENTATION RATE[İng.] değil/yerine/= ALYUVAR ÇÖKME HIZI


- ERK ile ERKE


- ERK ile ERKE


- ERK = İKTİDAR, KUDRET = POWER[İng.] = POUVOIR, PUISSANCE[Fr.] = MACHT[Alm.] = PODER[İsp.]


- ERKE = KUDRET = ENERGY[İng.] = ÉNERGIE[Fr.] = ENERGIE[Alm.] = ACTUS[Lat.] = ENERGEIA[Yun.] = ENERGÍA[İsp.]


- ERKEK ÇİÇEK = ZEHRE-İ MÜZEKKER = FLEUR MÂLE


- ERKEK ÖRGEN, STAMEN = UZV-I TEZKÎR = ÉTAMINE


- ERKEK ÖRGENLER, STAMENLER = ÂLÂT-I TEZKÎRÎYE/A'ZÂ-İ TEZKÎR = ÉTAMINES


- ERKEKLENMEK ile ERKEKLEŞMEK ile ERKEKLEŞTİRMEK ile ERKEK/LİK ile ERKEKLİ ile ERKEKÇE ile ERKEKSİZ/LİK ile ERKEK FİŞ ile ERKEK İŞİ ile ERKEK BAKIR ile ERKEK DEMİR ile ERKEK FATMA ile ERKEK ORGAN ile ERKEK ERKEĞE ile ERKEK ANAHTAR ile ERKEK BERBERİ ile ERKEK MİLLETİ ile ERKEK TERZİSİ ile ERKEKLER HAMAMI ile ERKEKLİ KADINLI ile ERKEKLİK ORGANI


- ERKEN ile ERKENCE ile ERKENCİ/LİK ile ERKEN TANI ile ERKEN BAHAR ile ERKEN UYARI ile ERKEN BUNAMA ile ERKEN BOŞALMA


- ERKEN/DEN ... ile/değil/yerine ZAMANINDA/SAATİNDE ...


- ERKETE[argo] -ile

( Dikiz. [Erketeye yatmak.] | Gözcü. )


- ERKİNCİLİK = SERBESTİYE = LIBERALISM[İng.] = LIBÉRALISME[Fr.] = LIBERALISMUS[Alm.] = LIBERALIS[Lat.] = LIBERACIÓN[İsp.]


- Erleri DİNLE!!!


- ERMENİ ile ERMENİCE


- ERMENİCE ile/ve/değil/<> KRAPAR ERMENİCESİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Kilise mensuplarının ya da "Aristokrat"ların bildiği/kullandığı Ermenice. )


- SEVGİDE:
[Yun.] EROS ile/ve/||/<>/> PHILOS ile/ve/||/<>/> STORGE ile/ve/||/<>/> LUGUS ile/ve/||/<>/> MANIA ile/ve/||/<>/> PRAGMA ile/ve/||/<>/> PHILAUTIA ile/ve/||/<>/> AGAPE

( Eşeysellikteki sevgi. İLE/VE/||/<>/> Etkileyici sevgi, dostluk sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Aile/akraba sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Oyun sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Takıntılı sevgi. İLE/VE/||/<>/> Kalıcı sevgi. İLE/VE/||/<>/> ["]Benlik["] sevgisi. İLE/VE/||/<>/> Tanrısal/Aşkın sevgi. )


- EROZİV/EROSIVE[İng.] değil/yerine/= AŞINDIRICI


- ERTE ile SABAH
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Sabahın körü. )


- ERTELEME ile/ve/||/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK


- ERTELEME ile BASKILAMA ile PLÂNLAMA ile İZLEM/STRATEJİ

( TO POSTPONE/DEFER vs. TO OPPRESS vs. PLANNING vs. STRATEGY )


- ERTELEME ile/ve GECİKTİRME

( TE'HÎR[< AHAR] )


- ERTELEME değil/yerine/>< ONUR


- ERTELEME ile/ve/değil ÖTELEME

( [not] TO POSTPONE/DEFER/DELAY vs./and/but TO GET FURTHER/BEYOND )


- ERZE -ile

( Çam ağacı. )


- ERZE[Ar.] ile ERZE[Ar.]

( Çam ağacı. İLE Samanlı sıva çamuru. | Çamdan çıkarılan zift. | Eski yönteme göre yeryüzünün bölündüğü yedi iklim.[yedi parçadan birinci iklim, ekvatora yakın olan bölge.] | Çam. )


- EŞ(KARI/KOCA/SEVGİLİ/FLÖRT, EHVER[Fars.], PARTNER[İng.]/KORTE[İt.]) ile İŞ

( Tümüyle övgüye değer, yüce biri ile karşılaştığınız zaman, sevginiz ve hayranlığınız, doğru davranma dürtüsü sağlar. )

( İş ve özel ilişkilerde, âdil ve dengeli kalmak için çaba gösterilmelidir. )

( KEBÛTER-İ HAREM: Ulaşılamayan sevgili. )

( Sevgilinin eşiğinde ölene şaşırılmaz, sağ kalana şaşırılır. )

( SPOUSE vs. BUSINESS
When you meet somebody wholly admirable, love-worthy, sublime, your love and admiration will give you the urge to act nobly. )


- EŞADLI = HOMONYM[İng., Alm.] = HOMONYMIE[Fr.] = HOMONYMIA[Yun.]


- ESÂME ile/||/<> ESÂMİLER ile/||/<> PURUZ

( Yeniçerililer'in kayıtlı olduğu kütük defter. İLE/||/<> Ana kütük defterine adı ve ücreti yazılmış yeniçeriler ve öteki görevlilere verilen ad. İLE/||/<> Rumeli'de tutulan tevzî defterlerine verilen ad. )


- ESAS ile/ve/||/<> İRÂDE ile/ve/||/<> SONUÇ"

( Usûl/yöntem, esastan önce gelir/gelmelidir. İLE/VE/||/<> İhtiyâr[< Hayır!][yapmama bilgisi/isteği], irâdeden[yapma bilgisi/isteği] önce gelir/gelmelidir. İLE/VE/||/<> Süreç, sonuçtan önce gelir/gelmelidir. )


- ESAS ile TEMELDE ile TEMEL

( FUNDAMENTAL vs. FUNDAMENTALLY vs. FUNDAMETAL )

( عنصري ile سازماني ile ريشهاي ile بنيادي ile اصولي ile اساسي ile از پي ile اصلي ile بنياني )

( ONSERY ile SAZMANY ile RYSHESAY ile بنيادي ile OSOLY ile ASASY ile AZ PEY ile ESLY ile بنياني )


- ESASEN değil/yerine/= GERÇEKTE


- ESCAPE :/yerine KAÇMAK


- EŞCÂR ile/||/<> EŞCÂR-I MÜSMİRE ile/||/<> EŞCÂR-I GAYR-İ MÜSMİRE

( Ağaçla. İLE/||/<> Meyveli Ağaçlar. İLE/||/<> Meyvesiz ağaçlar. )


- EŞDEĞERLİ = MUADİL = EQUIVALENT[İng.] = ÉQUIVALENT[Fr.] = ÄQUÏVALENT[Alm.] = AEQUIVALENS[Lat.] = EQUIVALENTE[İsp.]


- EŞDEĞERLİLİK = MUADELET = EQUIVALENCY[İng.] = ÉQUIVALENCE[Fr.] = AEQUIVALENZ[Alm.]


- EŞE ve/<> NEŞE


- ESEDÎ ile/||/<> EŞREFÎ ile/||/<> FLORİ ile/||/<> MECİDİYE ile/||/<> LARİN ile/||/<> SULTANÎ ile/||/<> DUKA ALTINI ile/||/<> MANGIR ile/||/<> GANİMET

( Üzerinde aslan görseli bulunan Osmanlı parası. İLE/||/<> XVI. yy.dan sonra çıkartılan para. İLE/||/<> Osmanlı devletinde de kullanılmış Floransa parası. : İLE/||/<> 1840 yılında basılmış 20 kuruş değerinde gümüş sikke. İLE/||/<> Basra'da kullanılan bir gümüş para. İLE/||/<> Mısır Trablus ve Cezayir darphanelerinde basılan Osmanlı altını. İLE/||/<> Venedik altını. İLE/||/<> Bakırdan yapılmış iki buçuk para değerinde sikke. İLE/||/<> Savaşta düşmandan ele geçirilen mal. )


- EŞEK ve/<> DEVE

( İkisi de hangisi önündeyse onu takip eder/miş. :) )


- EŞEKLEŞMEK ile EŞEK/LİK ile EŞEKÇE ile EŞEKÇİ/LİK ile EŞEK OTU ile EŞEK ARISI ile EŞEK İNADI ile EŞEK DAVASI ile EŞEK DİKENİ ile EŞEK HIYARI ile EŞEK KAFALI ile EŞEK MARULU ile EŞEK SIPASI ile EŞEK ŞAKASI ile EŞEK CENNETİ ile EŞEK MAYDANOZU


- ESEME = MANTIK = LOGIC[İng.] = LOGIQUE[Fr.] = LOGIK[Alm.] = LOGIKE[Yun.] = LÓGICA[İsp.]


- ESENTEPE ile ESENTEPE

( Mecidiyeköy - Zincirlikuyu arasında bir semt. İLE Silâhtar - Yıldız Tabya arasında bir semt. )


- EŞEY ile EŞEYLİ/LİK ile EŞEYSEL/LİK ile EŞEYSİZ ile EŞEYLİ ÜREME ile EŞEYSİZ ÜREME


- EŞEYSEL ENGELLENME ile/ve/değil VAROLUŞSAL ENGELLENME


- KARIN/EŞEYSEL ÖRGEN/LER:
ARKA/DA ile/ve/değil/||/<> ÖN/DE

( Dört ayak üstündeyken/üstündeyse. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İki ayak üstündeyken/üstündeyse. )

( Hayvanda ve insan gövdesinde. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan gövdesinde. )


- ESHÂB-I YEMİN ile MEYMENE


- Eşikte kalabilmek için DİNLE!!!


- ESÎNE[Ar.] ile ESİNNE[Ar. < SİNÂN]

( Kirişin bir katı. | Yalın kat tasma. İLE Kılıçlar. | Süngüler. | Bileği taşları. )


- Eşini/sevgilini iyi DİNLE!!!


- ESİNLENME ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞIM


- ESİNLENME ile/ve/||/<> ÖYKÜNME


- ESİR ile KÖLE


- ESİRGEME ile ESİRGEMEZLİK


- ESİRMEK ile ESİR/LİK ile ESİRE ile ESİRCİ/LİK ile ESİR KAMPI ile ESİR ALMACA ile ESİR PAZARI


- EŞİT OLAMAMA ile/ve/||/<> TAYİN EDİLEMEME


- EŞİTLEME ile EŞDEĞERLİLİK


- EŞİT/LEME ile/değil/||/<>/> EŞ/LEME


- EŞİTLEME ile İNDİRGEME


- EŞİTLİK = MÜSÂVÂT = EQUALITY[İng.] = ÉGALITÉ[Fr.] = GLEICHHEIT[Alm.] = AEQUALITAS[Lat.] = IGUALDAD[İsp.]


- ESKİ DÖNEM DÜŞÜNCEYE(AKADEMİSYENLERE) GÖRE:
ÖLÇÜLEBİLİRSE ile ÖLÇÜLEMEZSE

( "Bilim." İLE "Şiir." )


- ESKİ EŞYA ve/||/< ESKİ DÜŞÜNCE

( At! VE/||/<> At! )


- ESKİ OKKA[< ÜKİYYE / VÜKYE] ile YENİ OKKA

( 1283 gram olan [400 Dirhem] olan ağırlık ölçüsü. İLE 1000 gr. olan ağırlık ölçüsü.[Okka'nın %78'ini karşılar.] )

( Hesaplaması: 1 okka x 128 = 1 kg. x 78 )

( KIYYE-İ ATÎKA ile KIYYE-İ CEDÎDE )


- ESKİ TABİRLE ... ile/ve/değil ESKİMEYEN TABİRLE


- ESKİ TÜRKÇE ile/ve GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ

( Yakut/Saka Türkçe'si, eski ile günümüz Türkçe'si arasında bir köprüdür. )


- ESKİME ile YIPRANMA


- ESKİMEK ile ESKİTMEK ile ESKİLEŞMEK ile ESKİTİLMEK ile ESKİTEBİLMEK ile ESKİYEBİLMEK ile ESKİ/LİK ile ESKİL ile ESKİZ ile ESKİCE ile ESKİCİ/LİK ile ESKİ ÇAĞ ile ESKİ KURT ile ESKİ YAZI ile ESKİ DÜNYA ile ESKİ PÜSKÜ ile ESKİ TÜFEK ile ESKİ KAFALI/LIK ile ESKİ TOPRAK ile ESKİ ESERLER ile ESKİ GÖZ AĞRISI


- EŞLEME ile EŞLEMELİ ile EŞLEMESİZ


- EŞLEME ile/ve/||/<> EŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> EŞİTLEME


- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER


- EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME


- EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine KIYASLAMA


- EŞ/LEŞTİRME ile ÖZDEŞ/LEŞTİRME


- ESMEK ile ESMERLEŞMEK ile ESMERLEŞTİRMEK ile ESMER/LİK ile ESMERCE ile ESMER UN ile ESMER KÜF ile ESMER AMBER ile ESMER ŞEKER ile ESMER BUĞDAY ile ESMER KÜFLER ile ESMER SU YOSUNLARI


- ESNÂN-I HİLM ile ESNÂN-I KATIA ile ESNÂN-I NÂBİYE

( Akıl dişi, yirmi yaş dişi. İLE Kesici dişler. İLE Küçük azıdişleri. )


- ESNEME ile/ve/||/<> ESNEME

( Ağızla olan. İLE/VE/||/<> Gövdemizle olan. )


- ESPECIALLY :/yerine ÖZELLİKLE


- ESR/ERYTHROCYTE SEDIMENTATION RATE[İng.] değil/yerine/= ERİTROSIT SEDİMANTASYON HIZI, ALYUVAR ÇÖKME HIZI


- ESRE[Ar.] ile ESRE[Ar.] ile ÖTRE[Ar.]

( Arap yazısında/harflerinde bir ünsüzün, dar, düz ve kısa okunacağını gösteren im. İLE Eski zamanlardan söylenilegelen bilgi ve haberlerin sonucu. İLE Arap yazısında, bir sesin yuvarlak, dar ve kalın[u], Türkçe'de de yuvarlak[o, ö, u, ü] okunacağını gösteren im. )


- ESRİME = VECİT[Ar.] = ECSTASY[İng.] = EXTASE[Fr.] = EKSTASE[Alm.] = EKSTASIS[Yun.] = ÉXTASIS[İsp.]


- ESSAY[İng.] değil/yerine/= DENEME


- ESSAY :/yerine DENEME


- ESSENCE vs./and NATURE


- EŞSESLİ = EQUIVOCAL[İng.] = ÉQUIVOQUE[Fr.] = ÄQUIVOK[Alm.] = AEQUIVOCUS < AEQUUS[Lat.]


- EŞSÖZ = İADE-İ MÂNÅ = TAUTOLOGY[İng.] = TAUTOLOGIE[Fr., Alm.] = TAUTOLOGIA[Yun.] = COSA FINALIS


- ESTATE :/yerine MÜLK


- ESTER ile ESTERLEŞME


- ESTETİK NESNE ile/ve ESTETİK ÖZNE


- ESTETİK ÖZNE ile/ve/> ESTETİK NESNE ile/ve/> ESTETİK TAVIR ile/ve/> ESTETİK HAZ ile/ve/> ESTETİK YARGI ile/ve/> DEĞER


- ESTETİK = BEDİİYAT = AESTHETICS[İng.] = ESTHÉTIQUE[Fr.] = AESTHETIK[Alm.] = AISTHETIKÉ[Yun.] = ESTÉTICO[İsp.]


- ESTETİK ile ESTETİZE

( AESTHETIC vs. AESTHETISED )


- ESTETİK ile ESTETİZE

( AESTHETIC vs. AESTHETISED )


- ESTETİK ile/ve SİLÜET

( AESTHETICS vs./and SILHOUETTE )


- ESTIMATE :/yerine TAHMİN ETMEK


- EŞYA[Ar.] ile MOBİLYA[İt.]/MÖBLE[Fr.]

( ... İLE Oturulan, yemek yenilen, çalışılan, yatılan yerlerin döşenmesine yarayan, taşınabilir eşyalara verilen genel ad. )


- EŞZAMAN/SENKRON[Fr. < SYNCHRONE] >< YADINKURUN/ASENKRON[Fr. < ASYNCHRONE]

( Aynı zaman içinde hareket eden. >< Başlama ve bitme anları başka olan (olaylar). )


- ET SUYU ile ERKEK KARDEŞ ile KAYINBİRADER ile KAYINBİRADER ile KARDEŞLİK ile KARDEŞÇE ile KARDEŞLER

( BROTH vs. BROTHER vs. BROTHER IN LAW vs. BROTHER-IN-LAW vs. BROTHERHOOD vs. BROTHERLY vs. BROTHERS )

( آبگوشت ile حريره ile برادر ile اخوي ile داداش ile دادا ile اخ ile اخ الزوجه ile هم ريش ile شوهر خواهر ile هم داماد ile آقايزنه ile باجناق ile برادر زن ile برادر شوهر ile برادري ile اخوت ile برادرانه ile برادر وار ile برادروار ile اخوان )

( ABGUSHT ile حريره ile BARADAR ile اخوي ile DADASH ile دادا ile AKH ile اخ الزوجه ile NPAM RYSH ile SHVEAR KHAHAR ile NPAM DAMAD ile آقايزنه ile BAJENAGH ile BARADAR ZAN ile BARADAR SHVEAR ile برادري ile AKHOT ile BARADARANEH ile BARADAR VAR ile BARADARVAR ile AKHAN )


- et[Lat.] değil/yerine/= VE


- ÉTALE ile/||/<> FİNİTE

( Étale yerel izomorfizm İLE finite sonlu derece. )

( Formül: Local isomorphism İLE finite degree )


- ETAMİN[Fr. < ÉTAMINE] ile KANAVİÇE[İt. < CANOVACCIO]

( Pamuk ya da ketenden, seyrek dokunmuş, delikli bir tür kumaş. İLE El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. | Bu bezin üzerine yapılan işleme. | Çuval olarak kullanılan kendirden ya da kenevirden yapılmış seyrek bez. )


- ETEĞİ ARI ile ETEĞİ DÜŞÜK ile ETEĞİ TEMİZ ile ETEĞİ BELİNDE


- ETEKLEMEK ile ETEK/LİK ile ETEK BAĞI ile ETEK BEZİ ile ETEK ETEK ile ETEK KİRİ ile ETEK TAŞI ile ETEK BELDE ile ETEK DOLUSU ile ETEK PİSLİĞİ


- ETENELENMEK ile ETEN ile ETENE ile ETENELİ ile ETENESİZ ile ETENELİLER ile ETENESİZLER


- ET(H)İK = İLM-İ AHLÂK = ETHICS[İng.] = ÉTHIQUE[Fr.] = ETHIK[Alm.] = ETHICA[Lat.] = ETHIKE[Yun.] = ÉTICA[İsp.]


- ETİKET[Fr. < ÉTIQUETTE] değil/yerine/= EDERCE


- ETİLEN[Fr. < ÉTHYLÈNE] ile ASETİLEN[Fr. < ACÉTYLÈNE]

( Yanıcı, renksiz, az kokulu, 0,97 yoğunluğunda karbon ve hidrojen bileşimi. İLE Renksiz, sarımsak kokulu, güçlü ve beyaz bir ışık vererek yanan hidrokarbonlu bir gaz. )


- ETİM (NE?) ile/ve/||/<>/> BUDUM (NE?)


- ET'İME-İ LEZÎZE[Ar.] ile/ve ET'İME-İ NEFÎSE[Ar.]

( Lezzetli yemekler. İLE/VE Çok hoş yemekler. )


- ETKEN ile VESİLE

( AGENT/FACTOR vs. MEANS )


- ETKEN/LİK ile ETKEN FİİL ile ETKEN MADDE


- ETKER NEDEN = EFFICIENT CAUSE[İng.] = CAUSE EFFICIENTE[Fr.] = WIRKENDE URSACHE[Alm.] = CAUSA EFFICIENS[Lat.]


- ETKİ/LEME ile ENGEL/LEME

( Engeller bir ölçüde kalktığında, O, bir anda içinize doğar. )

( Sana engel olmaya çalışanlar, başaracağına, en çok inananlardır. )

( It will dawn on you suddenly, when the obstacles are removed to some extent. )

( IMPRESS vs. HINDRANCE/OBSTRUCTION )


- ETKİLENMEK = AFFECT[İng.] = AFFECTER[Fr.] = AFFIZIEREN[Alm.] = AFFICERE[Lat.]


- ETKİLEŞME ile/ve KAYNAŞMA

( INTERACTION vs./and TO COMBINE )


- ETKİMEK ile ETKİLEMEK ile ETKİLENMEK ile ETKİLEŞMEK ile ETKİNLEŞMEK ile ETKİLEŞTİRMEK ile ETKİSİZLEŞMEK ile ETKİLENEBİLMEK ile ETKİLEYEBİLMEK ile ETKİLEŞEBİLMEK ile ETKİNLEŞTİRMEK ile ETKİNLEŞEBİLMEK ile ETKİSİZLEŞTİRMEK ile ETKİ ile ETKİN/LİK ile ETKİLİ/LİK ile ETKİNCİ/LİK ile ETKİSİZ/LİK ile ETKİSİZCE ile ETKİN OKUL ile ETKİLİ MADDE ile ETKİN ÖĞRETİM ile ETKİNLİK MERKEZİ


- ETKİN/AKTİF İMMÜNİTE ile/||/<> ETKİN/AKTİF İMMÜNİZASYON ile/||/<> ETKİN/AKTİF TRANSPORT ile/||/<> AKTİVASYON ile/||/<> AKTİVATÖR ile/||/<> AKTİVE ETMEK ile/||/<> AKTİVE OLMAK ile/||/<> AKTİVİTE

( Uyarılmış bağışıklık, etkin bağışıklık. İLE/||/<> Uyarılmış bağışıklama, etkin bağışıklama. İLE/||/<> Etkin taşınım. İLE/||/<> Etkinleşme, etkinleştirme, alevlenme. İLE/||/<> Etkinleştirici, tetikleyici. İLE/||/<> Etkinleştirmek. İLE/||/<> Etkinleşmek. İLE/||/<> Etkinlik. )


- ETKİN = FAAL = ACTIVE[İng.] = ACTIF[Fr.] = AKTIV[Alm.] = ACTIVO[İsp.]


- ETKİNLİK/PERFORMANS =/ve İLETİŞİM =/ve GÜDÜLENME =/ve YETKİNLİK/LER

( NE? ve NEDEN? ve NASIL? )


- ETKİNLİK = FAALİYET, FAİLİYET = ACTIVITY[İng.] = ACTIVITÉ[Fr.] = AKTIVITÄT, TÄTIGKEIT[Alm.] = ACTIVIDAD[İsp.]


- ETLİ EKMEK ile ETLİ/LİK ile ETLİK ile ETLİ PİDE ile ETLİ BİTKİ ile ETLİ BUTLU ile ETLİ CANLI ile ETLİ MEYVE


- ETME! ve/||/<> EYLEME!


- ETMEN = ÅMİL = AGENT[İng., Fr.] = AGENS, DAS WIRKENDE[Alm.] = AGENS[Lat.] = AGENTE[İsp.]


- ETÜK[dvnlgttrk] = ÇİZME
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- EUCLİDEAN İLE HYPERBOLİC İLE ELLİPTİC İLE PROJECTİVE ile/||/<> GEOMETRİ TÜRLERİ

( Farklı aksiyom sistemleri. )

( Formül: K = -1 İLE 0 İLE +1 )


- EULER ve LAGRANGE ve KANT

( Klâsik mekaniğin matematiğini üretmiştir. VE Klâsik mekaniğe en mükemmel biçimini vermiştir. VE Klâsik mekaniğin felsefesini yapmıştır. )

( Euler sayısı, topolojik değişmezdir. )

( )


- EUNICH ile/değil UNIQUE

( Hadım.[YU:NİK | U'yu uzatarak] İLE/DEĞİL Tek.[YUNİ:K | İ'yi uzatarak] )


- EUPNE ile APNE

( Solunumun normal hali. İLE Solunumun durması. )


- EV ile/||/<> AİLE


- EV ve/||/<>/> EVRE

( HOME/HOUSE and/||/<>/> PHASE/STAGE )


- EV ile/ve HÂNE


- EV ile MEMLEKET ile EV ARAZİSİ ile ANA KONUM ile VATAN ile EVSİZ ile EVSİZ KİŞİ ile EVSİZLİK ile SADE ile SINIF ODASI ile EVLER ile VATAN HASRETİ ile VATAN HASRETİ ile SADE ile ÇİFTLİK EVİ ile EVE DOĞRU

( HOME vs. HOME COUNTRY vs. HOME LAND vs. HOME POSITION vs. HOMELAND vs. HOMELESS vs. HOMELESS PERSON vs. HOMELESSNESS vs. HOMELY vs. HOMEROOM vs. HOMES vs. HOMESICK vs. HOMESICKNESS vs. HOMESPUN vs. HOMESTEAD vs. HOMEWARD )

( اقامت گاه ile متبوع ile ماوا ile خانه ile سامان ile دولت متبوعه ile مرزوبوم ile موقعيت مبدا ile وطن ile بي ماوا ile بي خانه ile بي سر و سامان ile بي مسکن ile بي خانمان ile خيابانگرد ile بي سامان ile بيخانمان ile آسمان جل ile لامکان ile آواره ile دربدر ile خانه بدوش ile آدم دربدر ile بيخانماني ile خانه بدوشي ile آوارهبودن ile آوارگي ile فاقد جمال ile مثل خانه ile کلاس درس ile بيوتات ile غربت زده ile بيمار وطن ile احساس غربت ile بافت ميهني ile مزرعه رعيتي ile بطرف خانه )

( EGHAMET GAH ile MOTBOO ile MAVA ile KHANEH ile SAMAN ile DOLAT MOTBUE ile MARZOBOM ile MOQEYT MOBDA ile VATAN ile BEY MAVA ile BEY KHANEH ile BEY SAR VE SAMAN ile BEY MOSKAN ile BEY KHANEMAN ile KHYABANGARD ile BEY SAMAN ile BEYKHANEMAN ile ASMAN JEL ile لامکان ile AVAREH ile دربدر ile KHANEH BEDOOSH ile ADAM DARBADAR ile بيخانماني ile KHANEH BEDOOSHY ile AVAREABUDAN ile AVARGY ile FAGHAD JOMAL ile MOSL KHANEH ile KOLAS DARS ile بيوتات ile GHARBAT ZADEH ile BEYMAR VATAN ile EHSAS GHARBAT ile BAFT MYNPANY ile MAZRAEH RAYTY ile BETREF KHANEH )


- EVALÜASYON/EVALUATION[İng.] değil/yerine/= DEĞERLEME


- EVALUATE vs. ASSESS vs. APPRAISE

( Değerlendirmek, takdir etmek. İLE Değerlendirmek, takdir etmek. İLE Değerlendirmek, değer biçmek. )