D ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 3.267 başlık/FaRk ile birlikte,
3.267 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(7/14)
- INFRARED/INFRARUJ INFRARED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- İNFRASOUND ile/||/<> İŞİTİLEBİLİR ile/||/<> ULTRASOUND
( Ses dalgası frekans aralıkları. )
( Formül: f = v/λ )
- İNHİBE/INHIBITED[İng.] ile/değil/yerine/= ENGELLENMİŞ
- İNİKAD[Ar. < İNʿİḲĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İNİKAT
( Toplanma birleşim Anlaşma kararlaştırma )
- İNKİYAD[Ar. < İNḲİYĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İNKIYAT
( Boyun eğme )
- INNATE ile/||/<> LEARNED ile/||/<> IMPRINTING
( Hayvan davranış kategorileri. )
( Formül: Critical period )
- INNOCENT vs. PROTECTED
- INORGANIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK ASİT
- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI
( CONSTRUCTION JAHAD vs. CONSTRAINT vs. CONSTRICTION vs. CONSTRUABLE vs. CONSTRUCT vs. CONSTRUCT A WALL vs. CONSTRUCTION vs. CONSTRUCTION INDUSTRY vs. CONSTRUCTION MATERIALS vs. CONSTRUCTION WORD vs. CONSTRUCTION WORK vs. CONSTRUCTIVE )
( جبر ile تنگي ile تنگ شدگي ile قبض مزاج ile قابل تجزيه ile بر پا کردن ile تيغه کردن ile تيغه کشيدن ile سازندگي ile ساخت و ساز ile صنعت ساختمان ile جهاد سازندگي ile مصالح ساختماني ile بنايي ile بناي ile سازنده )
( JABAR ile TANGY ile TANG SHODEGY ile GHABZ MOZAJ ile GHABEL TAJZYYEH ile BAR PA KARDAN ile TYGHEH KARDAN ile TYGHEH KESHYDAN ile SAZANDEGY ile SAKHT VE SAZ ile SANAT SAKHTAMAN ile JACPEHAD SAZANDEGY ile MOSALEH SAKHTAMANY ile BENAYY ile BENAY ile SAZANDEH )
- İNŞAAT ile İNŞAT
( Yapı işleri. | Yapmak, yapım. İLE Koşuk okuma. | Bir koşuğu, bir yazın yapıtını, topluluk önünde, yüksek sesle ve gerektiği biçimde okuma. )
- İNŞAD[Ar. < İNŞĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İNŞAT
( Şiir okuma şiir söyleme Bir şiiri bir edebiyat eserini topluluk önünde yüksek sesle ve gerektiği biçimde okuma )
- İNŞAD ile ŞİİR OKUMA
- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN
- İNSANSI(HOMİNİD) ile/ve/||/<>/> İNSAN(HOMİNİN)
(
HOMİNİD ve HOMİNİN
İnsanın Evrimsel Sınıflandırması: Kapsamlı Çözümleme ve Karşılaştırma
Temel Tanımlar
- Goril
- Orangutan
- Şempanze
- Bonobo
- İnsan (Homo sapiens)
- Tüm fosil ataları
- Modern insan (Homo sapiens)
- Australopithecus türleri
- Neandertal
- Denisovan
- Homo erectus, Homo habilis
- İnsanın tüm doğrudan ataları
Taksonomi
Ayrıntılı Karşılaştırma
| Özellik | HOMİNİD (Hominidae) | HOMİNİN (Hominini) |
|---|---|---|
| Taksonomik Seviye | Aile | Kabile |
| Kapsam | Tüm büyük maymunlar + İnsan | Sadece insan |
| Üye Sayısı | ~15 - 20 yaşayan tür | Bir yaşayan tür (Homo sapiens) |
| Evrimsel Ayrılma | ~15 - 20 milyon yıl önce | ~7 milyon yıl önce |
| Coğrafi Dağılım | Afrika, Asya (doğal); Dünya geneli (insan) | Afrika kökeni; dünya geneli (bugün) |
| Yürüyüş Biçimi | Çeşitli (Knuckle-walking, bipedal, arboreal) | İki ayak üzerinde (Bipedal) |
| Beyin Oylumu | 300 - 1400 cc arası | 400 - 1400 cc (evrim boyunca artış) |
| Âlet Kullanımı | Basit (bazı türlerde) | Gelişmiş ve düzenli |
| Toplumsal Yapı | Değişken toplumsal öbekler | Karmaşık toplumsal organizasyon |
| İletişim | Sesler, jestler, yüz ifadeleri | Gelişmiş dil yeteneği |
Evrimsel Zaman Çizelgesi
Ayırt Edici Özellikler
Homininlere Özgü Özellikler
- Bipedalizm: Dik yürüme yeteneği
- Büyük beyin: Gövde oranına göre büyük beyin oylumu
- Küçük köpek dişleri: İndirgenmiş köpek dişler
- Âlet yapımı: Düzenli âlet üretimi ve kullanımı
- Dil yeteneği: Karmaşık iletişim düzeneği
- Ateş kullanımı: Denetimli ateş yönetimi
- Simgesel düşünce: Sanat ve kültür
Tüm Hominidlerde Ortak
- Kuyruksuzluk: Kuyruk yokluğu
- Büyük gövde: Görece iri gövde yapısı
- Uzun kollar: Daldan dala atlama yeteneği
- Gelişmiş görme: Derinlik algısı
- Toplumsal yaşam: Topluluk olarak yaşama
- Uzun yaşam: Yavaş gelişim ve uzun yaşam
- Sorun çözme: Temel bilişsel yetenekler
Önemli Fosil Örnekleri
| Tür Adı | Sınıflandırma | Yaş (MYÖ) | Önemli Özellikler | Bulunma Yeri |
|---|---|---|---|---|
| Sahelanthropus tchadensis | Hominin | 7 | En eski olası hominin, bipedal? | Çad |
| Australopithecus afarensis | Hominin | 3.9 - 2.9 | "Lucy" fosili, kesin bipedal | Etiyopya |
| Homo habilis | Hominin | 2.8 - 1.5 | İlk Homo, âlet yapıcı | Tanzanya |
| Homo erectus | Hominin | 1.9 - 0.1 | Afrika dışına göç, ateş kullanımı | Afrika, Asya |
| Homo neanderthalensis | Hominin | 0.4 - 0.04 | Avrupa'ya uyum, kültürel gelişim | Avrupa, Batı Asya |
| Homo sapiens | Hominin (Yaşayan) | 0.3 - Günümüz | Modern insan, gelişmiş kültür | Dünya geneli |
| Gigantopithecus | Hominid | 2 - 0.3 | Dev maymun, soyu tükenmiş | Asya |
Terminolojinin Tarihsel Gelişimi
Eski Kullanım (1990 öncesi)
- Hominid: Sadece insan ve ataları
- Pongid: Büyük maymunlar (goriller, şempanzeler, orangutanlar)
- İnsan ve maymunlar ayrı aileler olarak görülürdü
Modern Kullanım (1990 sonrası)
- Hominid: Tüm büyük maymunlar + insan
- Hominin: Sadece insan soyu
- DNA çözümlemeleri, insanın büyük maymunlarla yakın akraba olduğunu gösterdi
- Filogenetik sınıflandırma düzenine geçiş
Moleküler çalışmalar, insanın şempanzelerle gorillere orangutanlardan daha yakın akraba olduğunu kanıtladı. Bu nedenle, taksonomik sınıflandırma, evrimsel ilişkileri yansıtacak biçimde güncellendi.
Özet ve Anahtar Noktalar
Anımsanması Gereken Ana Noktalar:
- Her hominin, bir hominiddir, ancak her hominid, bir hominin değildir.
- Hominid = Aile düzeyi (büyük maymunlar + insan)
- Hominin = Kabile düzeyi (sadece insan soyu)
- Homininler, yaklaşık 7 milyon yıl önce şempanzelerden ayrıldı.
- İki ayak üzerinde yürüme(bipedalizm), homininlerin ayırt edici özelliğidir.
- Günümüzde, Homo sapiens, hominin soyunun tek yaşayan üyesidir.
- Modern veri ve terimlerle DNA kanıtlarına dayanarak güncellenmiştir.
- INSCRİBED ile/||/<> CİRCUMSCRİBED
( Inscribed içine çizilen İLE circumscribed dışına çizilen. )
( Formül: Inside İLE outside construction )
- INSTEAD :/yerine YERİNE
- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK
( INTEGRAL vs. INTEGRAL CALCULUS vs. INTEGRAL PART vs. INTEGRAND vs. INTEGRATE vs. INTEGRATED vs. INTEGRATION vs. INTEGRITY )
( لاينفک ile انتگرال ile بي کسر ile حساب جامعه ile جز لازم ile جزء لاينفک ile انتگرالده ile انتگران ile اختلاط ile يکپارچه ile مجتمع سازي ile يکپارچگي ile تماميت )
( LAYNAFAK ile ENTEGARAL ile BEY KASAR ile HASAB JAMEH ile JAZ LAZM ile JOZ LAYNAFAK ile ENTEGARALDEH ile ENTEGARAN ile AKHTELAT ile YKAPARCHEH ile MOJTAM SAZY ile YKAPARCHAGY ile TAMAMYT )
- INTEND :/yerine NİYET ETMEK
- INTEREST FIELD vs./and EFFECT FIELD
- INTERESTED vs. CONNECTED/RELATED
- INTERESTED :/yerine İLGİLİ
- INTERIM AWARD and INTERIM MEASURES and PROVISIONAL MEASURES and CONSERVATORY MEASURES and REMEDIES
( Ara karar. VE Geçici tedbirler. VE İhtiyâtî tedbirler. VE Koruma tedbirleri. VE Hukukî çözümler/çareler. )
- INTERLAND, HINTERLAND[İng.] ile/||/<> ART BÖLGE
( art bölge Bir limanı dışalım ve dışsatım etkinlikleri bakımından besleyen ve ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı dar veya geniş bölge )
- INTERLAND, HINTERLAND[İng.] ile/||/<> ART BÖLGE | HINTERLANT[Alm. < HINTERLAND]
( art bölge Bir limanı dışalım ve dışsatım etkinlikleri bakımından besleyen ve ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı dar veya geniş bölge )
( HINTERLAND )
- INVESTMENT FUND[İng.] ile/||/<> YATIRIM FONU
( Tasarruf sahiplerinden katılma belgesi karşılığında toplanan birikimlerden oluşan fonların sermaye piyasası araçlarında değerlendirilmek üzere bir havuz içerisinde toplanması ve uzmanlar tarafından yönetilmesi temeline dayalı kolektif bir yatırım aracı )
( INVESTMENT FUND )
- INVOLVED :/yerine DAHİL OLAN
- IPSC ile/||/<> ESC ile/||/<> ORGANOID
( Pluripotent hücre sistemleri. )
( Formül: OSKM faktörleri )
- IR/INFRARED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ
- İRÂDE ile/ve/||/<> İSTİDÂD
- İRÂDE[Ar.] ile KASD[Ar.]
- TEBÂİD[Osm.] / DIVERGENCE[İng.] / DIVERGENCE[Fr.] / DIVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IRAKSAMA
- İRAT[Ar. < ĪRĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> GELİR | SÖYLEME
( iradımesel gelir Gelir getiren mülk söyleme )
- İRFÂD[Ar.] ile İRFÂD[Ar.]
( Yardım etme, bir şey verme. İLE Herhangi bir çocuk. )
- IRON OXIDE, OXIDE OF IRON[İng.] ile/||/<> OXYDE DE FER[Fr.] ile/||/<> EISENOXYD[Alm.] ile/||/<> DEMİR OKSİT
( Sinema TV Mıknatıslı kuşakların üzerine çekilen ve mıknatıslama işleminin gerçekleştirilmesini sağlayan kat )
( IRON OXIDE, OXIDE OF IRON )
( OXYDE DE FER )
( EISENOXYD )
- İRŞÂD ile/ve/<> AYDINLANMA
( Kendi özüne uzanmaya yönelik hareket edilmesi/edilmişliği. İLE/VE/<> ... )
- İRŞÂD ve/=/<> İHLÂS
- İRŞÂD ile/ve İNSAF
( Anlaşılabilmek için çekile(bile)n zahmet. İLE/VE ... )
- İRŞAD[Ar. < İRŞĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İRŞAT
( Doğru yolu gösterme uyarma )
- İRŞÂD ile VELÂYET
( Vefatla sonlanır. İLE Vefatla bile sonlanmaz. )
- İRTİDAD[Ar. < İRTİDĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İRTİDAT
( Bir kimsenin kendi iradesiyle İslam dininden çıkması )
- İRTİDAT ile MÜRTED
( APOSTASY vs. APOSTATE )
( عهدشکني ile ارتداد ile از دين برگشته ile مرتد شدن ile مرتد )
( EADSHKANY ile ERTEDAD ile AZ DYNE BARGASHTEH ile MORTAD SHODAN ile MORTAD )
- İS'ÂD[Ar. < SUÛD] ile İS'ÂD[Ar. < SA'D]
( Yükseltme, yukarı çıkarma. İLE Kutlu kılma, mes'ûd etme. )
- HEAT TRANSFER RESISTANCE[İng.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM DİRENCİ
- TERMISTOR / THERMAL RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE THERMIQUE, THERMISTANCE[Fr.] / THERMISCHER WIDERSTAND, WÄRMEWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DİRENÇ
- THERMAL FARAD[İng.] / FARAD THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES FARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL FARAD
- THERMAL DEATH[İng.] / MORT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMETOD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ÖLÜM
- THERMAL EFFICIENCY[İng.] / THERMISCHE WINKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL VERİMİ
- PHOTOEMISSION THRESHOLD[İng.] / SEUIL DE PHOTOÉMISSION[Fr.] / PHOTOEMISSIONSSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILSALIM/FOTO SALIM EŞİĞİ
- İSİM, FİLMİN İSMİ | İSİM, PROGRAMIN İSMİ, PROGRAMIN ADI | AD[Ar. < ADD] ile/||/<> TANITMA YAZISI ile/||/<> YAZI
( Sinema 1. Bir filme verilen ad ve bu adı yazılı olarak belirten görüntüler. TV. 2. Bir izlenceye verilen ad ve bu adı belirten yazıların görüntüleri. @@ İnsanın toplumsal ve bireysel kişiliğinin yanı sıra büyüsel ve gizemsel gücünü de belirten simge. @@ Belli bir tek nesneyi adlandırmak, göstermek ya da betimlemek amacıyla kullanılan kapalı düzgün deyim. || Bir adın kaplamı evren öğesi bir birey, içlemi de bir birey kavramıdır. Anl. kapalı terim, tekil terim, bireysel deyim, gösterici deyim, sıfırlı işlev. @@ Varlıkları bildiren sözcük: Ev, kedi, Ali, Ayşe, hayal, ordu, vermek, yarış vb. @@ 1. Canlı ve cansız varlıklara, çeşitli somut ve soyut kavramlara ad olan kelime türü: Ayşe, Hasan, ağaç, yaprak, doğruluk, incelik, ordu, toplum, buluş, akış vb. Adlar özel ad, tür adı, somut ad, soyut ad, topluluk adı gibi türlere ayrılır. Bunlara bk. || 2. (Almanca Nomen; Fr. nom; İng. noun) Bir oluş ve kılış bildiren fiilin dışında kalan ve ad gibi çekilebilen kelime sınıflarının tümüne verilen ad; ad, sıfat, zamir, edat, bağlaç ve ünlemi içine alan geniş kapsamlı ad; ad soylu söz: ağız, dil, pınar, incelik, acı, tatlı, yürekli, yüreksiz; ben, bizler, siz, sizler; yanında, gerisinde; fakat, ancak; evet, hayır, of, eyvah vb. @@ bk. isim @@ )
( 1. MAIN TITLE, 2. PROGRAMME (ABD: PROGRAM) TITLE | NAME | PROPER NAME, REFERRING EXPRESSION, ZERO-PLACE OPERATION EXPRESSION | NAME, NOUN, SUBSTANTIVE | 1. SUBSTANTIVE 2. NOUN | CREDIT TITLES, CREDITS, MAIN TITLES, TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS, OPENING TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS | TITLE, CAPTION~CREDIT TITLES (LINES), CREDITS, MAIN TITLES, TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS, OPENING TITLES (CAPTIONS, CREDITS), SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS | COVER LETTER~TITLE, CAPTION | WRITING, SCRIPT )
( 1. TITRE DU FILM, TITRE PRINCIPAL, 2. TITRE DE L'ÉMISSION (DE PROGRAMME) | NOM | NOM PROPRE | SUBSTANTIF, NOM | 1. SUBSTANTIF 2. NOM | GÉNÉRIQUE | TITRE, CARTON~GÉNÉRIQUE~TITRE, CARTON | ÉCRITURE | ECRITURE )
( TITULUS~...~... )
( 1. HAUPTTITEL, 2. PROGRAMMSTITEL, TITEL DER SENDUNG, SENDUNGSTITEL | NAME | EIGENNAME, INDIVIDUENBEZEICHNUNG | SUBSTANTIV, GEGENSTANDSWORT | 1. SUBSTANTIV, GEGENSTANDSWORT 2. NOMEN | VORSPANN, TITELVORSPANN, NAMENVORSPANN, TITELLISTE | TITEL, EINBLENDTITEL, INSERT, SCHRIFTINSERT, TITELINSERT~VORSPANN, TITELVORSPANN, NAMENVORSPANN, TITELLISTE~TITEL, EINBLENDTITEL, INSERT, SCHRIFTINSERT, TITELINSERT | SCHRIFT )
( TITOLO~TITOLI~SCRITTURA )
( ΤΊΤΛΟΣ / τίτλος~ΤΊΤΛΟΙ / τίτλοι~ΓΡΑΦΉ / γραφή )
- İSİM, FİLMİN İSMİ, | İSİM, PROGRAMIN İSMİ, PROGRAMIN ADI | AD ile/||/<> AD ile/||/<> AD[Ar. < ʿADD]
( Sinema 1 Bir filme verilen ad ve bu adı yazılı olarak belirten görüntüler TV 2 Bir izlenceye verilen ad ve bu adı belirten yazıların görüntüleri İnsanın toplumsal ve bireysel kişiliğinin yanı sıra büyüsel ve gizemsel gücünü de belirten simge Belli bir tek nesneyi adlandırmak göstermek ya da betimlemek amacıyla kullanılan kapalı düzgün deyim Bir adın kaplamı evren öğesi bir birey içlemi de bir birey kavramıdır Anl kapalı terim tekil terim bireysel deyim gösterici deyim sıfırlı işlev Varlıkları bildiren sözcük Ev kedi Ali Ayşe hayal ordu vermek yarış vb 1 Canlı ve cansız varlıklara çeşitli somut ve soyut kavramlara ad olan kelime türü Ayşe Hasan ağaç yaprak doğruluk incelik ordu toplum buluş akış vb Adlar özel ad tür adı somut ad soyut ad topluluk adı gibi türlere ayrılır Bunlara 2 Almanca Nomen nom noun Bir oluş ve kılış bildiren fiilin dışında kalan ve ad gibi çekilebilen kelime sınıflarının tümüne verilen ad ad sıfat zamir edat bağlaç ve ünlemi içine alan geniş kapsamlı ad ad soylu söz ağız dil pınar incelik acı tatlı yürekli yüreksiz ben bizler siz sizler yanında gerisinde fakat ancak evet hayır of eyvah vb isim )
( 1. MAIN TITLE, 2. PROGRAMME (ABD: PROGRAM) TITLE | NAME | PROPER NAME, REFERRING EXPRESSION, ZERO-PLACE OPERATION EXPRESSION | NAME, NOUN, SUBSTANTIVE | 1. SUBSTANTIVE 2. NOUN | CREDIT TITLES, CREDITS, MAIN TITLES, TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS, OPENING TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS | TITLE, CAPTION )
( 1. TITRE DU FILM, TITRE PRINCIPAL, 2. TITRE DE L'ÉMISSION (DE PROGRAMME) | NOM | NOM PROPRE | SUBSTANTIF, NOM | 1. SUBSTANTIF 2. NOM | GÉNÉRIQUE | TITRE, CARTON )
( 1. HAUPTTITEL, 2. PROGRAMMSTITEL, TITEL DER SENDUNG, SENDUNGSTITEL | NAME | EIGENNAME, INDIVIDUENBEZEICHNUNG | SUBSTANTIV, GEGENSTANDSWORT | 1. SUBSTANTIV, GEGENSTANDSWORT 2. NOMEN | VORSPANN, TITELVORSPANN, NAMENVORSPANN, TITELLISTE | TITEL, EINBLENDTITEL, INSERT, SCHRIFTINSERT, TITELINSERT )
( TITULUS )
( TITOLO )
( ΤΊΤΛΟΣ / τίτλος )
- İSİM[Ar. < İSM] ile/değil/yerine/=/||/<> AD | AD
( isim babası isim cümlesi isim çekimi isim durumu isim fiil isim gövdesi isim hakkı isim hâli isim kökü isim tamlaması ismiyle müsemma birleşik isim mürekkep isim özel isim somut isim soyut isim takma isim yalın isim aile ismi cins ismi kod ismi soy ismi topluluk ismi ad I Kişi insan ad I )
- İSİM ile/değil/yerine/= AD
- AD/İSİM ile/ve/||/<> ÖNAD/SIFAT ile/ve/||/<> EDİM/FİİL
( İşaret. İLE/VE/||/<> Nitelik. İLE/VE/||/<> Gerçekleşme. )
- İSİMDEN MÜŞTAK İSİM | ADDAN TÜREME AD ile/||/<> ADDAN TÜREME AD
( Derleme isimden isim addan türemiş ad isim soyundan isim Ad kökünden yapım ekleriyle türetilen ad gövdesi Arkadaş arkadaş gözcülük gözcülük gözlükçülük gözlükçülük vb Ad kök veya gövdelerinden addan ad yapma ekleriyle türetilen ad başlık baş lık yazlık yaz lık ağaçlık ağaç lık denizci deniz ci gemici gemi ci denizcilik deniz ci lik yurttaş yurt daş Farça ça Japonca Japon ca erkekçe erkek çe gizlice gizli ce gelincik gelin cik akıllı akıl lı sürekli sürek li uykusuzluk uyku suz luk sabahleyin sabah leyin vb )
( DENOMINATIVE NOUN | DERIVED NOUN, DERIVATIVE )
( NOM DÉNOMINAL, NOM DÉNOMINATIF | NOM DÉNOMINAL | NOM DÉRIVÉ )
( NOMEN DENOMINATIVUM, DENOMINALES SUBSTANTIV | DENOMINALES SUBSTANTIV | ABGELEITETES NOMEN )
( NOME DENOMINALE )
( ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / παράγωγο ουσιαστικό )
- İSİMDEN MÜŞTAK İSİM | ADDAN TÜREME AD ile/||/<> TÜREMİŞ AD
( (Derleme. isimden isim, addan türemiş ad, isim soyundan isim) Ad kökünden yapım ekleriyle türetilen ad gövdesi: Arkadaş (arka-daş) , gözcülük (göz-cü-lük) , gözlükçülük (göz-lük-çü-lük) vb. @@ Ad kök veya gövdelerinden, addan ad yapma ekleriyle türetilen ad: başlık ( DENOMINATIVE NOUN | DERIVED NOUN, DERIVATIVE~DERIVED NOUN, DERIVATIVE | DERIVED NOUN ) ( NOM DÉNOMINAL, NOM DÉNOMINATIF | NOM DÉNOMINAL | NOM DÉRIVÉ~NOM DÉRIVÉ ) ( NOMEN DENOMINATIVUM, DENOMINALES SUBSTANTIV | DENOMINALES SUBSTANTIV | ABGELEITETES NOMEN~ABGELEITETES NOMEN ) ( NOME DENOMINALE~NOME DERIVATO ) ( ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / παράγωγο ουσιαστικό~ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΌΝΟΜΑ / παράγωγο όνομα ) ( iskambil falı iskambil kâğıdı iskambil kâğıdı Bu kâğıt destesiyle oynanan oyun ) ( ISLAM vs. ISLAM ABAD vs. ISLAMIC vs. ISLAMIC CENTER vs. ISLAMIC REPUBLIC REVOLUTIONARY GUARDS vs. ISLAMIC REPUBLIC OF IRAN vs. ISLAMIC REPUBLIC'S NEWS AGENCY vs. ISLAMIC SHOURA vs. ISLAMIC SHOURA COUNCIL vs. ISLAMIC WORLD vs. ISLAMIC REVOLUTION ) ( دين اسلام ile اسلام ile اسلام آباد ile اسلامي ile مرکز اسلامي ile جمهوري اسلامي ايران ile سپاه پاسداران ile خبرگزاري جمهوري اسلامي ile انقلاب اسلامي ile مجلس شورا ile مجلس شوراي اسلامي ile جهان اسلام ) ( DYNE ESLAM ile ESLAM ile ESLAM ABAD ile ESLAMY ile MARKZ ESLAMY ile JAMEHORY ESLAMY AYRAN ile SEPAH PASDARAN ile KHBARGOZARY JAMEHORY ESLAMY ile ENGHALAB ESLAMY ile MOJALS SHORA ile MOJALS SHORAY ESLAMY ile JACPEHAN ESLAM ) ( Bir kümenin her elemanının başka bir kümenin en az bir defa ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağıntı. Tanım kümesindeki tüm elemanlar, değer kümesindeki en az bir elemanla ilişkilendirilir. Tanım kümesinde eşleştirilen bir eleman ikinci defa eşleştirilemez. Değer kümesinde ilişkilendirilen elemanların oluşturduğu kümeye "görüntü kümesi" adı verilir. Fonksiyonlar genellikle f, g ya da h gibi küçük harflerle gösterilirler. Örneğin A ve B isimli iki küme oluşturulursa A'nın her elemanının B'nin en az bir ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağlantıya "A'dan B'ye fonksiyon" denir ve şu biçimde gösterilir: @@ Oksijen yetmezliği, vücut gözelerinin normal fonksiyonlarını gerçekleştirecek oksijenden yoksun kalması anlamına gelen bir terim. @@ Çeşitli metabolik fonksiyonlara sahip olan, suda çözünen bir grup vitamin. Bunlar: tiamin (B1), riboflavin (B2), niasin (B3), pantotenik asit (B5), B6 vitamini, biotin (B7), folik asit (B9) ve B12 vitamini. @@ Genlerin fonksiyonuna ya da organizmanın genetiğine dair herhangi bir bilgi olmamasına karşın, belirli genleri tespit etmek için kullanılan bir işlemsel biyoloji tekniği. Bu başarılabilir, çünkü eksonlar, intronlar, başlatıcılar gibi farklı gen özellikleri, DNA dizilimindeki eşsiz şablonlarla ilişkilidir. @@ Sayısal analizde, diferansiyel denklemlerin yaklaşık çözümlerini bulmak için kullanılan basit bir yöntem. Adını İsviçreli matematikçi Leonhard Euler'den alır. Başlangıç koşulları verilen bir diferansiyel denklemin çözümünü, küçük adımlarla ilerleyerek yaklaşık olarak hesaplar. Özellikle ilk derece adi diferansiyel denklemlerin çözümünde kullanılır ve adım adım, türevin eğim bilgisine dayanarak fonksiyonun değerlerini bulur. Basitliği ve uygulanabilirliği ile öne çıksa da, doğruluğu açısından daha gelişmiş yöntemlerle karşılaştırıldığında sınırlamalara sahiptir. @@ Matematikte bir f(x)f(x)f(x) fonksiyonunun tanım kümesi içinde yer alan bir xxx noktası için anlık değişim miktarı ya da diğer bir tabiri ile o noktadan geçen teğetin sahip olduğu eğim miktarı. Aralarındaki mesafe aaa olan farklı iki nokta üzerinden geçen doğrunun eğimini bulmayı sağlayan: ( Kimyasal evrim bölgeleri. ) ( Formül: 10 K İLE 10⁴ cm⁻³ ) ( Derleme yalın isim Birleşik olmayan ve yapım eki almamış bulunan ad Ev el kol baş diş vb Birleşik yapıda olmayan ve hiçbir yapım eki almamış olan ad el yel dil kir yol iş baş bu kar vb ) ( SIMPLE NOUN ) ( NOM SIMPLE ) ( EINFACHES NOMEN ) ( (Derleme., cins isim, genel isim, ortak ad, tür adı) Bir türden olan varlıkların adı: Ev, insan, kedi, dağ, nehir, şehir, düşünce, us, annelik, ordu vb. @@ bk. tür adı ) ( COMMON NOUN | PROPER NOUN~PROPER NOUN | PROPERNOUN ) ( NOM COMMUN | NOM PROPRE~NOM PROPRE ) ( ...~NOMEN PROPRIUM ) ( GATTUNGSNAME | EIGENNAME~EIGENNAME ) ( NOME COMUNE~NOME PROPRIO ) ( ΚΟΙΝΌ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / κοινό ουσιαστικό~ΚΎΡΙΟ ΌΝΟΜΑ / κύριο όνομα ) ( Derleme özel isim Tek varlığı bildiren ad Ali Ayşe Ankara İstanbul Sakarya Kızılırmak Sapanca Pamuk kedi adı vb Tek bir kişiyi belli bir varlığı veya topluluğu gösteren ad Kişi yer kuruluş din vb adları özel adlardır Mustafa Kemal Atatürk Fatih Sultan Mehmet Ankara Uludağ Kızılırmak Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Balkaş Gölü Erciyes Üniversitesi Millî Kütüphane Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Müslümanlık Budizm vb ) ( PROPER NOUN | PROPERNOUN ) ( NOM PROPRE ) ( EIGENNAME ) ( Derleme mürekkep isim bileşik isim Birleşik sözcük biçiminde kurulmuş ad Aslanağzı başkent kaptıkaçtı cumartesi sivrisinek biçerdöver imambayıldı vb En az iki kelimeden oluşan ve bu kelimelerin kendi kavramları dışında yeni bir kavramı karşılamak üzere birleşik kelime kalıbına göre bir araya gelerek meydana getirdikleri ad aslanağzı hanımeli gecekondu kabadayı kaptıkaçtı külbastı yelkovan nasıl niçin pazartesi kaynana aş evi radyo evi göktaşı şeker pancarı yel değirmeni kaya balığı vb İki veya daha fazla şahıs adından oluşan özel adlar da birleşik ad grubunda yer alır Recaizade Mahmut Ekrem Ahmet Cağeroğlu Reşit Rahmeti Arat Necmettin Halil Onan Tahsin Banguoğlu İbrahim Necmi Dilmen vb ) ( COMPOUND NOUN | SIMPLE NOUN ) ( NOM COMPOSÉ | NOM SIMPLE ) ( ZUSAMMENGESETZTES SUBSTANTIV, KOMPOSITUM | EINFACHES NOMEN ) ( NOME COMPOSTO ) ( ΣΎΝΘΕΤΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / σύνθετο ουσιαστικό ) ( (Derleme.. mürekkep isim, bileşik isim) Birleşik sözcük biçiminde kurulmuş ad: Aslanağzı, başkent, kaptıkaçtı, cumartesi, sivrisinek, biçerdöver, imambayıldı vb. . @@ En az iki kelimeden oluşan ve bu kelimelerin kendi kavramları dışında yeni bir kavramı karşılamak üzere, birleşik kelime kalıbına göre bir araya gelerek meydana getirdikleri ad: aslanağzı, hanımeli, gecekondu, kabadayı, kaptıkaçtı, külbastı, yelkovan, nasıl, niçin, pazartesi, kaynana, aş evi, radyo evi, göktaşı, şeker pancarı, yel değirmeni, kaya balığı vb. İki veya daha fazla şahıs adından oluşan özel adlar da birleşik ad grubunda yer alır: Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmet Cağeroğlu, Reşit Rahmeti Arat, Necmettin Halil Onan, Tahsin Banguoğlu, İbrahim Necmi Dilmen vb. ) ( COMPOUND NOUN | SIMPLE NOUN~SIMPLE NOUN ) ( NOM COMPOSÉ | NOM SIMPLE~NOM SIMPLE ) ( ZUSAMMENGESETZTES SUBSTANTIV, KOMPOSITUM | EINFACHES NOMEN~EINFACHES NOMEN ) ( NOME COMPOSTO~NOME SEMPLICE ) ( ΣΎΝΘΕΤΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / σύνθετο ουσιαστικό~ΑΠΛΌ ΌΝΟΜΑ / απλό όνομα ) ( isnat grubu Bir düşünceyi bir konuyu bir kişi veya sebebe dayandırma yükleme atfetme Karacılık iftira ) ( Bir şeyi, biri için "yaptı" demek. | İftira etmek. | Hadislerin sırasıyla kimler tarafından söylenilegeldiğini bildirme. | Yüklem[müsned] ile özne[müsnediileyh] arasındaki ilgi.[Türkçe'de; "-im, -şim, -dim, -dik" gibi] İLE İnat etme. | Direnme. |/| Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. | Avcı zinciri gerisinde arka olmak üzere toplu bir durumda bulundurulan asker. ) ( Uzaksama, uzak görme, olasılık vermeme. İLE ... ) ( İşedikten sonra akıntıyı tam arıtma. | Nikâhlanılan bir dulun gebe olmadığına sonucunu elde etmek üzere bir adet dönemi görene kadar ona yaklaşmamak. İLE Nadide sayma, bedi'. İLE Keyfî yönetme düzeni. | Yönetimde baskı/tazyık. ) ( Uyruklarına hiçbir hak ve özgürlük tanımayan sınırsız monarşi ) ( Uyruklarına hiçbir hak ve özgürlük tanımayan sınırsız monarşi ) ( Küpün içinde ne varsa, dışarı da o sızar. ) ( Doğrulma. | Alışma. İLE Bir şeyin kabulüne, kazanılmasına olan doğal eğilim, beceri. | Akıllılık. | Anlayışlılık. | Becerisi olan kişi. ) ( Bileğin alışması. İLE Elin alışması. ) ( Yetenek. @@ Biçim değiştirme. | Başkalaşma. | Başkalaşım. @@ Sayrılıklar dizisi. ) ( Yardım isteme yardıma çağırma ) ( İnat etme, direnme. İLE Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. ) ( istinat duvarı dayanma Birinden bir şeyden kuvvet alma Bir şeyi kanıt sayma ) ( Geri alma Bir yeri yeniden ele geçirme geri alma kurtarma ) ( Tanık getirme, tanık gösterme. | Şehit olma. İLE Edebî bir düşüncenin sağlamlığını kanıtlamak için, değerli yapıtlardan örnek gösterme. ) ( Sırası gelmişken söylenen söz Anlatıma eklenmesi istenen söz ) ( SWEDEN vs. SWITZERLAND ) ( Köpek. İLE Dürtü, bilinçaltı.[İd-egp-süper ego] ) ( Kazık çakma. İLE Süt sağarken ineğin ayağına geçirilen ip. ) ( Süresi gelmiş borç belgitlerini ödemek amacıyla ayrılmış yedek akça ) ( SINKING FUND ) ( CAISSE D'AMORTISSEMENT ) ( Sayma, iddet çekme. | Nazlanma. | Gururlanma. İLE Bir şeyi kol üzerine alma. | Yardım isteme. ) ( batıl itikat inanç Bir dinin ibadet dışında kalan inanç kısmı ) ( Dayanma, güvenme. | Güven, emniyet. VE/> Düğümlenip kalma, bir şeye bağlanma. | İnanma, gönülden onaylayarak inanma. ) ( Stokastik integral tanımları. ) ( Formül: dX_t = μdt + σdW_t ) ( Aynı düşünce etrafında toplanma ) ( Birbirini izleme birbiri arkasından gelme düzenli sıralanma Aynı düzende sürekli devam etme yeknesak olma ) ( Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için, iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma. ) ( Homolog eşleşmesi sırasında farklı boyutlara sahip olan kromozomlar. İLE Normal kromozom sayısından farklı sayıda kromozom bulunduran gözeler. ) ( Her çözgü ipliğinin başlı başına hareket ettiği mekanik dokuma tezgâhı Bu tezgâhta dokunmuş karmaşık desenli kumaş ) ( Caz müziği çalan orkestra ) ( Tıraşta kullanılan ince çelikten yapılmış iki yanı keskin bıçak tıraş bıçağı ) ( Sinema TV 1 Genç rolüne çıkan oyuncu 2 Genç oyuncu Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kenç Orta Türkçede kenç çocuk olarak geçer Yalnız Türkiye Türkçesinde ve Azeri alanında yaşadığı göze çarpıyor Türkçeden Moğolcaya kence olarak geçmiştir Ramstedt JSFOu 55 66 Moğolca kenceyi Türkçe kenç genç biçimiyle karşılaştırmıştır Bu karşılaştırma yanlış sayılmaz Doerferin dile getirdiği gibi TMEN 352 bu karşılaştırmayı Ana Türkçe kenç biçiminin Moğolcaya kence olarak geçtiği biçiminde değerlendirmek gerekir Moğolca kence biçimi daha sonra çağdaş Türk diyalektlerine de geçmiştir Tatarintsev Vlijanie 25 Räsänen V 252b bu konuda Ramstedte dayandığını belirtmişse de Ramstedt KWb 226a Moğolca ve Türkçe biçimleri birleştirmekle yetinmişti Borovkov Leksika 180 kinç biçimini TürkçeFarsça olarak vermiştir Bang KOsm 2 3 66 4 18 Doerfer TMEN 352 Räsänen V 252a Farsçadan geldiği yolundaki açıklama yanlıştır Clauson ED 727b Servortyan ÊSTJa 1980 2021 Clausonun ve özellikle Doerferin eserlerini kullanmamıştır Çuvaşçada śamrăk biçimi genç olarak kullanılır Kökenini bilmiyoruz Egorov ÊS 202 Macarca gyermek çocuk biçiminin Çuvaşçadan geldiğini Räsänen TLT 187 ortaya atmıştı Bu etimolojiye Gombocz KCsA l 84 da katılmıştı Son olarak Ligeti TörK 46 de bu etimolojiyi göz önünde tutulmaya değer bir açıklama olarak vermiştir Räsänen V 198b Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kenç Orta Türkçede kenç çocuk olarak geçer Yalnız Türkiye Türkçesinde ve Azeri alanında yaşadığı göze çarpıyor Türkçeden Moğolcaya kence olarak geçmiştir Ramstedt JSFOu 55 66 Moğolca kenceyi Türkçe kenç genç biçimiyle karşılaştırmıştır Bu karşılaştırma yanlış sayılmaz Doerferin dile getirdiği gibi TMEN 352 bu karşılaştırmayı Ana Türkçe kenç biçiminin Moğolcaya kence olarak geçtiği biçiminde değerlendirmek gerekir Moğolca kence biçimi daha sonra çağdaş Türk diyalektlerine de geçmiştir Tatarintsev Vlijanie 25 Räsänen V 252b bu konuda Ramstedte dayandığını belirtmişse de Ramstedt KWb 226a Moğolca ve Türkçe biçimleri birleştirmekle yetinmişti Borovkov Leksika 180 kinç biçimini TürkçeFarsça olarak vermiştir Bang KOsm 2 3 66 4 18 Doerfer TMEN 352 Räsänen V 252a Farsçadan geldiği yolundaki açıklama yanlıştır Clauson ED 727b Servortyan ÊSTJa 1980 2021 Clausonun ve özellikle Doerferin eserlerini kullanmamıştır Çuvaşçada śamrăk biçimi genç olarak kullanılır Kökenini bilmiyoruz Egorov ÊS 202 Macarca gyermek çocuk biçiminin Çuvaşçadan geldiğini Räsänen TLT 187 ortaya atmıştı Bu etimolojiye Gombocz KCsA l 84 da katılmıştı Son olarak Ligeti TörK 46 de bu etimolojiyi göz önünde tutulmaya değer bir açıklama olarak vermiştir Räsänen V 198b ) ( LEADING YOUNG ACTOR (ACTRESS), JUVENILE LEAD ) ( JEUNE PREMIER (-ÈRE) ) ( "JEUNE PREMIER" ) ( 1 Biyolojik dokulardan su eklenerek veya eklenmeksizin sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım 2 Özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları ) ( JUICE, BODY FLUID ) ( İnce uzun şerit biçiminde kesilmiş ) ( İkinci Çağ ın triyasla kretase arasında kalan dönemi ) ( Çocukluk ve yeni yetmelik dönemlerine özgü tutum ve davranışları, yetişkinlik döneminde de sürdürme durumu. ) ( Çeşitli kumaşlardan yapılmış kalçaya kadar inen ve paltoya benzeyen üst giysisi ) ( Mahzûn olma. İLE Boy. İLE Hırs. ) ( Uzunlamasına kesmek. İLE Enine kesmek. ) ( Çok zayıf Güneşte veya hafif alevde kurutulmuş et iskelet ) ( Geçmişte. İLE/VE Gelecekte. ) ( Klasik geleneklerde esas olan. İLE/VE Modern zamanlarda ve arayışlarda. ) ( Geçmiş dönemlerde, tarihin oluşması[tekâmülü], geçmiş üzerine/üzerindendi. ) ( MA el-MÂHÛD ) ( Yedeğine alan, yedekte çeken. | Komutan/kumandan. İLE Oturucu/oturan/oturmuş. ) ( Düzenli bir bütün olarak düşünülen evren. @@ bk. evren. @@ İnsanın bildiği tüm varlıklar, uzay, zaman, kuvvet, alan vb. kavramlar topluluğu. @@ (astronomi) @@ Eski Uygurcada ve Orta Türkçede ajun olarak geçer. < Soğd ajun ('zw'n, ''z'wn, ''zwn) 'yaşam, var oluş'. ) ( COSMOS | UNIVERSE | KINGDOM | UNIVERS~KINGDOM~UNIVERS | UNIVERSE, POPULATION | POPULATION, UNIVERSE | UNIVERSE, UNIVERSE OF DISCOURSE, DOMAIN OF INTERPRETATION | POPULATION-UNIVERSE | UNIVERSE | COSMOS | POPULATION ) ( COSMOS | UNIVERS | RÉGNE~RÉGNE~UNIVERS | UNIVERS, POPULATION | UNIVERS, DOMAINE D'INTERPRÉTATION | COSMOS | RÈGNE ) ( REGNUN~REGNUN | REGNUM: DOMINYON | REGNUM~UNIVERSUM ) ( KOSMOS | WELTALL | TIERREICH~TIERREICH | REGNUM~WELTALL | GRUNDGESAMTHEIT | UNIVERSUM, GEGESTANDSBEREICH | KOSMOS ) ( COSMO~REGNO~UNIVERSO ) ( ΚΌΣΜΟΣ / κόσμος~ΒΑΣΊΛΕΙΟ / βασίλειο~ΣΎΜΠΑΝ / σύμπαν ) ( AJUN ) ( Düzenli bir bütün olarak düşünülen evren evren İnsanın bildiği tüm varlıklar uzay zaman kuvvet alan vb kavramlar topluluğu astronomi Eski Uygurcada ve Orta Türkçede ajun olarak geçer ajun zwn zwn zwn yaşam var oluş ) ( COSMOS | UNIVERSE | KINGDOM | UNIVERS ) ( COSMOS | UNIVERS | RÉGNE ) ( KOSMOS | WELTALL | TIERREICH ) ( REGNUN ) ( COSMO ) ( ΚΌΣΜΟΣ / κόσμος ) ( AJUN ) ( Kale dışına çıkmama cezası alan hükümlü ) ( eczacı kalfası Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı Mimar yardımcısı Saraylarda ve büyük konaklarda halayıkların başında bulunan kadın İptidailerde hoca yardımcısı Çocukları evlerinden alarak okula okuldan evlerine götüren kimse ) ( Atom numarası atom ağırlığı olan aktinit grubundan yapay bir radyoaktif element simgesi Cf ) ( Periyodik dizgede altıncı gruptaki oksijen kükürt selenyum tellür polonyum elementlerinin genel adı ) ( Ayaklığı döndürmek için ayağı ayaklık çengeline bağlamaya yarayan kayış ya da plastik bağ ) ( COURROIE POUR CALE-PIED ) ( HEMORRHAGE vs. HEMORRHOIDS ) ( خونريزي ile بواسير ) ( KHONERYZY ile بواسير ) ( Şeker ve limonla içilen sıcak su ) ( kararsızlık duraksama ) ( Aile bağları olmayan bireylerin üremesi. Soy içi üremenin karşıtı. @@ Biyolojide, genetik olarak uzak olan bireyler arasındaki çaprazlamalardan kaynaklanan nesillerin ebeveynlerinden ya da ebeveynlerinin kendi çevrelerindeki bireylerle olan döllerinden daha düşük seçilim değerlerine sahip olması durumu. @@ Tür gruplarının sahip oldukları özellikleri ve yaşadıkları çevreleri kıyaslayan bir araştırma yöntemidir. Amacı, adaptasyonla ilgili hipotezleri test etmek ve sonuçlarını görmektir. @@ Genellikle iki ayrı türden olan, iki ayrı bireyin, birbirleriyle olan etkileşimlerinden ikisinin de faydalanması durumudur. ( kasaba kurnazlığı İlçeden küçük köyden büyük nüfusu iki bin ile yirmi bin arasında olan belediye ile yönetilen henüz kırsal özelliklerini yitirmemiş yerleşim merkezi belde ) ( Kasdeden, tasarlayan, kıyan. | Postacı, haberci, tatar, ulak. İLE Sürümsüz, geçmez, aranmaz. İLE Kasîde. ) ( ONBEŞ BEYİTTEN AŞAĞI OLMAMAK ÜZERE ÖVGÜ [EN ÇOK DOKSANDOKUZ BEYİT OLUR] ) ( kastetmek suikast amaç istek Öldürmeyi yaralamayı veya zarar vermeyi isteme kötü niyet ) ( Amaç, istek. @@ Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağı doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. ) ( Amaç, istek, maksat. | Öldürmeyi, yaralamayı ya da zarar vermeyi isteme, kötü niyet. İLE Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri. ) ( Kurallar ) ( kayıt defteri kayıt dışı kayıt kabul kayıt kuyut kayda değer kaydedilmek kaydetmek kaydettirmek kaydıhayat kaydıihtiyat kaydolmak e kayıt elektronik kayıt evrak kayıt kesin kayıt ön kayıt nüfus kaydı sabıka kaydı Bir yere mal ederek deftere geçirme Bir yazının bir hesabın tarih numara vb nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması Önem verme Resmî belge Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi şart Sınırlama davranışlarını çerçeveleme ) ( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] ) ( İri limon. İLE Ağaç kavununa benzer bir çeşit büyük ve yumuşak bir limon.[dilim dilim kesilerek tatlısı yapılır] ) ( Bir şeyi betimlerken vurgulama ya da abartma amacıyla kullanılan bir ilgeç. ) ( KED AT: Ne iyi at. | KED NENG: Ne iyi şey. ) ( botanik ) ( ALCHÉMILLE, PIED-DE-LION ) ( ALCHIMILLA VULGARIS ) ( kilit dili kilit mevki kilit nokta kilit sarma kilit taşı kilit yeri asma kilit bindirme kilit gömme kilit ispanyolet kilit komple kilit şifreli kilit topuzlu kilit bagaj kilidi baston kilidi donanım kilidi emniyet kilidi Anahtar düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti Bir yanı değirmi öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık ) ( Hayvanları yakalamak için kullanılan ucu ilmikli kaygan uzun ip laso İdam için kullanılan yağlı kayış ) ( Derviş. İLE Bekâşî dervişi. | Eline, beline ve diline sahip olan. ) ( Doğu bölgelerindeki tüm kentlere verilen genel ad. İLE Yüksek sayıda kişinin yaşadığı yer. İLE Köy. ) ( SEMERKAND[Fars. < SEMİZ KEND]: Büyüklüğü nedeniyle "besili kent". ) ( Kar Karagözcülerin şarkı söyleyene verdikleri ad ) ( Alışverişte durgunluk kıtlık )- SÂHA-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION FIELD[İng.] / CHAMP DE LA RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ALANI
- RADIATION RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM DİRENCİ
- HEATER[İng.] / RÉCHAUD[Fr.] / HEIZZAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISITICI
- HEARING THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'AUDITION[Fr.] / HÖRSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞİTME EŞİĞİ
- İSKAMBİL[BRİSCAMBİLLE][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> İSKAMBİL
- İSKEMİK PERİYOT/ISCHEMIC PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= YETERSİZ KANLANAN DÖNEM
- ISLAH ile/ve/||/<> İHYÂ ile/ve/||/<> TECDİD
- İSLÂM ile İSLAM ABAD ile İSLAMİ ile İSLAM MERKEZİ ile İSLAM CUMHURİYETİ DEVRİM MUHAFIZLARI ile İRAN İSLAM CUMHURİYETİ ile İSLAM CUMHURİYETİ HABER AJANSI ile İSLAMİ ŞURA ile İSLAMİ ŞURA KONSEYİ ile İSLAM DÜNYASI ile İSLAM DEVRİMİ
- ISLAND :/yerine ADA
- İŞLEV[İng. FUNCTION] ile/||/<> ANOKSİ[İng. ANOXIA] ile/||/<> B VİTAMİNİ[İng. VITAMIN B] ile/||/<> BAŞLANGIÇTAN GEN TAHMİNİ[İng. AB INITIO GENE PREDICTION] ile/||/<> EULER METODU[İng. EULER METHOD] ile/||/<> TÜREV[İng. DERIVATIVE]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )- ISM ile/||/<> MOLECULAR CLOUD ile/||/<> PROTOPLANETARY DİSK
- İSM-İ BASİT | YALIN AD ile/||/<> YALIN AD
- İSM-İ CİNS | CİNS ADI >< ÖZEL AD
- İSM-İ HAS | ÖZEL AD ile/||/<> ÖZEL AD
- İSM-İ MÜREKKEP | BİRLEŞİK AD ile/||/<> BİRLEŞİK AD
- İSM-İ MÜREKKEP | BİRLEŞİK AD >< YALIN AD
- İSNAD ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ
- İSNAD[Ar. < İSNĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İSNAT
- İSNÂD ile İSTİNÂD
- İSTENÇ = İRÂDE = WILL[İng.] = VOLONTÉ[Fr.] = WILLE[Alm.] = VOLUNTAS < VELLE:İSTEMEK. VOLO:İSTİYORUM[Lat.] = VOLUNTAD[İsp.]
- İSTİB'ÂD[Ar. < BU'D] ile İSTİ'BÂD[Ar.]
- İSTİBAT[Ar. < İSTİBʿĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> UZAKSAMA
- İSTİBDÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂD[Ar.]
- İSTİBDAD[Ar. < İSTİBDĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİBDAT
- İSTİBDAT/İSTİBDAD[Ar. < İSTİBDĀD] ile/||/<> OTOKRASİ/AUTOCRATİE[Fr. < AUTOCRATIE] ile/||/<> OTOKRAT/AUTOCRATE[Fr. < AUTOCRATE]
- İSTİ'DÂD[Ar.] ile/değil/yerine/= AKILLILIK | ANLAYIŞLILIK | DOĞAL EĞİLİM, BECERİ/KABİLİYET
- İSTİ'DÂD ile HAL
- İSTİDÂD[Ar.] ile İSTİ'DÂD[Ar.]
- İSTİ'DÂD ile/ve KÂBİLİYET
- İSTİ'DÂD ve YÖNELİM
- İSTİDÂD-I SÂİD[Ar.] ile İSTİDÂD-I YED[Ar.]
- İSTİDÂT[Ar. < İSTİDÂD] ile/ve/||/<> İSTİHÂLE[Ar.] ile/ve/||/<> SİLSİLE-İ EMRÂZ[Ar.]
- İSTİDAT[Ar. < İSTİʿDĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> YETENEK
- İSTİMDAD[Ar. < İSTİMDĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİMDAT
- İSTİ'NÂD[Ar. < İNÂD] ile İSTİNÂD[Ar.]
- İSTİNAD[Ar. < İSTİNĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİNAT
- İSTİRDAD[Ar. < İSTİRDĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİRDAT
- İSTİŞHÂD[Ar.] ile İSTİŞHÂD[Ar.]
- İSTİTRAD[Ar. < İSTİṬRĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İSTİTRAT
- İSVEÇ/ŞİVED ile İSVİÇRE
- İSYAN ile/ve/değil/yerine FERYAD
- İT ile İD
- ÎTÂD[Ar.] ile İTÂD[Ar. < ATÂ]
- YTTERBIUM FLUORIDE[İng.] / FLUORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM FLORÜR
- YTTERBIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM KLORÜR
- İTFA FONU ile/||/<> SINKING FUND[İng.] ile/||/<> CAISSE D'AMORTISSEMENT[Fr.] ile/||/<> SÖNÜM AYRIMI
- İTİBAR ile/ve/||/<>/> İTİMAT
- İ'TİDÂD[Ar. < ADD] ile İ'TİDÂD[Ar.]
- İTİKAD ile/ve/||/<>/> AMEL
- İTİKAD[Ar. < İʿTİḲĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İTİKAT
- İTİKAT ile İTİMADEN İTİKAT
- İTİMÂD[Ar. < AMD] ve/> İ'TİKAD[Ar. < AKD]
- İ'TİMÂD[Ar.] ile KEVN[Ar.]
- İ'TİMÂD[Ar.] ile MUSÂKKE[Ar.]
- İ'TİMÂD[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]
- İTİMAT[Ar. < İʿTİMĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜVEN (İTİMAT MEKTUBU, İTİMATNAME)
- İTİMAT[Ar.] ile/değil/yerine/= GÜVEN/GÜVENÇ
- İTİMAT ve İTİKAT
- İTİYAT[Ar. < İʿTİYĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> ALIŞKANLIK
- ITO ile/||/<> STRATONOVICH ile/||/<> SKOROHOD ile/||/<> STOKASTİK KALKÜLÜS
- YTTRIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM BROMÜR
- YTTRIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM KLORÜR
- İTTİHAD[Ar. < İTTİḤĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> İTTİHAT
- İTTİHAD[Ar.] ile/ve/||/<> MÜSÂVAT[Ar.]
- İTTİRAD[Ar. < İṬṬİRĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> ITTIRAT
- İYİ BİR İNSAN" değil İYİ BİRİ / İYİ BİR KİŞİ/BİREY/ŞAHIS[Ar. < ŞAHS]/FERT[Fars. < FERD]
- İYİ = HAYIR = GOOD[İng.] = BIEN[Fr.] = GUT[Alm.] = BONUS[Lat.] = AGATHOS[Yun.] = BUENO/NA[İsp.]
- IODIC ACID[İng.] / ACIDE IODIQUE[Fr.] / JODSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODİK ASİT
- IODOACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İYODOASETİK ASİT
- IODIDE[İng.] / JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODÜR
- IONIC BOND[İng.] / IONISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK BAĞ, İYONİK BAĞ
- IONIZATION DEGREE[İng.] / IONISIERUNGS GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA DERECESİ
- IODINE[İng.] / IODE[Fr.] / JOD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT
- SCREEN FACTOR OF A GRID[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA PERDELEME ÇARPANI
- ALLOWED BAND[İng.] / BANDE PERMISE[Fr.] / ERLAUBTES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZİNLİ BANT
- ISOCHROMATISCHER RAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKROMATİK SAÇAK DESENİ
- İZOLASYON/ISOLATION[İng./Fr.]/TECRİT[Ar.] ile/değil/yerine/= YALITIM | AYIRMA | YALNIZLAŞTIRMA
- İZOLE/ISOLATED[İng.] ile/değil/yerine/= YALITIK | AYRI
- İZOZOM ile ANEUPLOİD
- JACOBI METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JACOBI[Fr.] / JACOBI-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= JACOBİ YÖNTEMİ
- JAEGER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JAEGER[Fr.] / JAEGERSCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAEGER YÖNTEMİ
- JAKAR[Fr. < FRANSIZ JACQUARD][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> JAKAR
- JACONECIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JAKONESİK ASİT
- JALAPIC ACID[İng.] / JALAPINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JALAPİK ASİT
- JALAPINOLLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JALAPİNOLİK ASİT
- JALAPOID[İng.] ile/değil/yerine/= JALAPOİD
- JAPANESE ACID[İng.] / JAPANSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPANİK ASİT
- JAPONIE ACID[İng.] / JAPONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPONİK ASİT
- JAZZBAND[İng. < JAZZ-BAND] ile/değil/yerine/=/||/<> CAZBANT
- JENERALİZE/GENERALIZED[İng.] ile/değil/yerine/= YAYGIN
- JENCOLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JENKOLİK ASİT
- JİLET[GİLETTE][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> JİLET
- JÖN, JÖN PRÖMİYE, JÖN KARAKTER, GENÇ KIZ, JÖN KIZ, JÖN ERKEK ile/||/<> LEADING YOUNG ACTOR (ACTRESS), JUVENILE LEAD[İng.] ile/||/<> JEUNE PREMIER (-ÈRE)[Fr.] ile/||/<> "JEUNE PREMIER"[Alm.] ile/||/<> GENÇ
- JUICE, BODY FLUID[İng.] ile/||/<> ÖZ SU
- JÜLYEN [JULYEN][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> JÜLYEN
- JURO[JURO][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> JURO
- JUVENILISM/CHILD[İng.] ile/değil/yerine/= ENFANT[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOCUKSULUK
- K ACID[İng.] / K ACIDE[Fr.] / K LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= K ASİT
- KABAN/CABAN[Fr. < CABAN] ile/||/<> MAKFERLAN/MAKFERLAN[MC FAİRLANE][ÖZEL AD] ile/||/<> PALTO/PALETOT[Fr. < PALETOT] ile/||/<> PARDÖSÜ/PARDESSUS[Fr. < PARDESSUS] ile/||/<> PARKA/PARKA[Fr. < PARKA] ile/||/<> SAKO/SACCO[İt. < SACCO]
- KABLELMİLAT[Ar. < ḲABL + MĪLĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> MİLATTAN ÖNCE
- STRAY[İng.] / VAGABOND[Fr.] / VAGABUND[Alm.] ile/değil/yerine/= KAÇAK
- KÂD[Ar.] ile KADD[Ar.] ile KÂD[Ar.]
- KADD[Ar.] ile KATT[Ar.]
- KADİD[Ar. < ḲADĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> KADİT
- KADÎM'İN KIDEMİ/KEŞFİ(KEŞF-İ KADÎM) ile/ve/||/<> CEDÎD'İN VAADİ(/VÂZ-I CEDÎD)
- CADMIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM BROMÜR
- CADMIUM HYDROXIDE[İng.] / HYDROXYDE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM HYDROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM HİDROKSİT
- IODURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM İYODÜR
- CADMIUM RED[İng.] / ROUGE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM KIRMIZISI
- CADMIUM OXIDE[İng.] / OXYDE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUM OXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM OKSİT
- CADMIUM SULPHIDE[İng.] / SULFURE DE CADMIUM[Fr.] / CADMIUMSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= KADMİYUM SÜLFÜR
- KAİD["ka" uzun okunur] ile KAİD[Ar. < KUÛD]["ka" uzun okunur]
- KÂİNÂT | ACUN[SOĞD.] ile/||/<> ÂLEM ile/||/<> EVREN
- KÂİNÂT ile/||/<> ACUN ile/||/<> ACUN[SOĞD.]
- KAINITE[İng.] / KAINITE[Fr.] / KADMIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KAİNİT
- CACODYLIC ACID[İng.] / ACIDE CACODYLIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= KAKODİLİK ASİT
- KALABEND[Ar. < ḲALʿA + Fars. BEND] ile/değil/yerine/=/||/<> KALEBENT
- CALAVERITE[İng.] / CALAVÉRITE[Fr.] / CALAVERIT, TELLURGOLD[Alm.] ile/değil/yerine/= KALAVERİT, TELLÜR ALTIN
- KALFA/HALİFE[Ar. < ḪALĪFE] ile/||/<> USTA/USTAD[Fars. < USTĀD]
- KALİFORNİYUM[CALİFORNİA][ÖZEL AD] ile/değil/yerine/=/||/<> KALİFORNİYUM
- SCHILD[Alm.] ile/değil/yerine/= KALKAN
- KALKOJEN/CHALCOGENE[Fr. < CHALCOGÈNE] ile/||/<> KÜKÜRT/GUGİRD[Fars. < GŪGİRD] ile/||/<> SELENYUM/SELENİUM[Fr. < SÉLÉNIUM] ile/||/<> POLONYUM/POLONİUM[Fr. < POLONIUM]
- KALLE ACID[İng.] / KALLE SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KALLE ASİT
- CALOMEL[İng.] / CALOMEL, CHLORURE MERCUREUX[Fr.] / KALOMEL, QUECKSILBER (I)-CHLORID, MERKUROLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALOMEL, CIVA(I)KLORÜR
- KALPİYE KAYIŞI ile/||/<> COURROIE POUR CALE-PIED[Fr.] ile/||/<> AYAK BAĞI
- CALCIUM HYDRIDE[İng.] / HYDRURE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUM HYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM HİDRÜR
- CALCIUM IODIDE[İng.] / IODURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMJODID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM İYODÜR, KALSİYUM İYODÜR
- CALCIUM PEROXIDE[İng.] / PEROXYDE DE CALCIUM[Fr.] / KALZIUM PEROXYD, CALCIUM PEROXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM PEROKSİT
- CALCIUMCYANAMIDE[İng.] / CYANAMIDE CALCIQUE[Fr.] / CALCIUMCYANAMID[Alm.] ile/değil/yerine/= KALSİYUM SİYANAMİT
- BLOOD[İng.] / SANG[Fr.] / BLUT[Alm.] ile/değil/yerine/= KAN
- KANÂ'AT[Ar.] ile KASD[Ar.]
- KANAMA ile HEMOROİD
- KANAT/KUBBEDE:
EN:
A ile/||/<>/> B ile/||/<>/> C ile/||/<>/> D- KAND[Ar. < ḲAND] ile/değil/yerine/=/||/<> KANT
- CANNABINOID[İng.] ile/değil/yerine/= KANNABİNOİD
- KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN'IN CENAZE NAMAZI:
BELGRAD ve İSTANBUL- CAPRYLIC ACID[İng.] / ACID CAPRYLLIQUE[Fr.] / KAPRYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPRİLİK ASİT
- CAPROIC ACID[İng.] / ACIDE CAPROIQUE[Fr.] / KAPRONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAPROİK ASİT
- KAPUT/HEAD[İng.] ile/değil/yerine/= BAŞ
- BLACK DIAMOND[İng.] / DIAMANT NOIR[Fr.] / SCHWARZER DIAMONT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARA ELMAS
- KARARLI MÜREKKEP[Osm.] / STABLE COMPOUND[İng.] / COMPOSE STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARARLI BİLEŞİK
- KARARSIZ/BİKARAR[Fars. < BĪ + Ar. ḲARĀR] ile/||/<> KARARSIZ/MÜTEREDDİT[Ar. < MUTEREDDİD]
- KARARSIZLIK | DURAKSAMA/TEREDDÜT[Ar. < TEREDDUD] ile/||/<> DURAKSAMALI | KARARSIZ/TEREDDÜTLÜ
- CARBAMIC ACID[İng.] / ACID CARBAMIQUE[Fr.] / CARBAMINISÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBAMİK ASİT
- CARBOCYCLIC COMPOUND[İng.] / COMPOSÉS CARBOCYCLIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİKLİK BİLEŞİKLER
- CARBOXYLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KARBOKSİLİK ASİT
- CARBON ANODE[İng.] / CARBONE ANOD[Fr.] / KOHLENSTOFF ANOD[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON ANOT
- CARBON MONOXIDE[İng.] / OXYDE DE CARBONE[Fr.] / KOHLEN OXYD, KOHLENMONOXID[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON MONOKSİT
- BISULFURE DE CARBONE[Fr.] / KOHLENSÄUREANHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBON SÜLFÜR
- KOHLENSTOFFDIOXID, KOHLENDIOXID, KOHLENSULFID[Alm.] ile/değil/yerine/= KARBONHİDRATLAR
- KARIŞIK = CONFUSED[İng.] = CONFUS[Fr.] = UNKLAR[Alm.] = CONFUSUS[Lat.]
- CARMINIC ACID[İng.] / ACIDE CARMINIQUE[Fr.] / KARMINSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARMİNİK ASİT
- KARŞI DÖLLEME[İng. OUTBREEDING] ile/||/<> KARŞI DÖLLEME KRİZİ[İng. OUTBREEDING DEPRESSION] ile/||/<> KARŞILAŞTIRMALI YÖNTEM[İng. COMPARITIVE METHOD] ile/||/<> KARŞILIKÇILIK[İng. RECIPROCITY]
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )- WECHSELSEITIGER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI DİRENÇ
- KARSİNOİT/CARCINOID[İng.] ile/değil/yerine/= KANSERİMSİ
- MUZÂDD-İ UKDE[Osm.] / ANTINODE[İng.] / ANTINŒUD[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞIT DÜĞÜM
- ANTIPROTON THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'ANTIPROTON[Fr.] / ANTIPROTONSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞIT PROTON EŞİĞİ
- KASABA/KASABA[Ar. < ḲAṢABA] ile/||/<> ŞEHİR/ŞEHR[Fars. < ŞEHR] ile/||/<> MEGAKENT/MEGAKENT[Yun. < + SOĞD.]
- KASD[Ar.] ile NAHV[Ar.]
- KASEM/YEMİN[Ar.] ile/değil/yerine/= ANT
- KASİD[Ar. < KASD | çoğ. KASİDÂN]["ka" uzun okunur] ile KÂSİD[Ar. < KESÂD] ile KASÎD[Ar.]
- KASÎDE[çoğ. KASÂİD] -ile
- KASIT[Ar. < ḲAṢD] ile/değil/yerine/=/||/<> AMAÇ | İSTEK
- KASIT ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
- KAST[Ar. < KASD] ile KAST[İng. < CAST][Fr. < CASTE]
- KAST[Ar. < KASD] ile/ve/değil KAST[Fr. < CASTE]
- SULP[Osm.] / SOLID[İng.] / SOLIDE[Fr.] / FERRONICKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KATI
- KAURINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNİK ASİT
- KAURINOLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURİNOLİK ASİT
- KAURONILIK ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAURONOLİK ASİT
- KAVÂİD[Ar.] ile/değil/yerine/= DİLBİLGİSİ
- KAVAİD[Ar. < ḲAVĀʿİD] ile/değil/yerine/=/||/<> KAVAİT
- KAVAIIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KAVAİK ASİT
- KAVAT[Ar. < ḲAVVĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> PEZEVENK
- KAYD[Ar. < ḲAYD] ile/değil/yerine/=/||/<> KAYIT
- KAYIT/LI ile/ve/değil/||/<>/< KANIT/LI
- QUELLENFREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= KAYNAKSIZ ALAN
- BOILER COMPOUND[İng.] / KESSELSTEINVER[Alm.] ile/değil/yerine/= KAZAN NESNESİ
- KEBÂD[Ar.] ile KEBBÂD[Ar.]
- KEBÂD[Ar.] ile KEBBÂD/KÜBBÂD[Ar.]
- KED = NE İYİ ...
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]- KEDİ ile SCOTISH FOLD
- KEF-İ ESED ile/||/<> ALCHÉMILLE, PIED-DE-LION[Fr.] ile/||/<> ALCHIMILLA VULGARIS[Lat.] ile/||/<> ASLANPENÇESİ
- KELİD, KİLİD[Fars. < KELĪD, KİLĪD] ile/değil/yerine/=/||/<> KİLİT
- KELİME-İ TEVHÎD ve/||/<> KUR'ÂN-I MECÎD
- KEMEND[Fars. < KEMEND] ile/değil/yerine/=/||/<> KEMENT
- KEMER-BEND ile KEMER-BESTE
- KEN ile KEND/KENT[Soğd] ile KEND[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]- KENDİLİĞİNDENLİK = TAVİYET = SPONTANEITY[İng.] = SPONTANÉITÉ[Fr.] = SPONTANEITÄT[Alm.] = SPONTANEUS[Lat.] = ESPONTANEIDAD[İsp.] = TZU-JAN[Çince]
- KENNARD PACKET[İng.] / PAQUET DE KENNARD[Fr.] / KENNARD-PAKET[Alm.] ile/değil/yerine/= KENNARD PAKETİ
- KERİZCİ ile/||/<> (KAR.):KARAGÖZCÜLERİN ŞARKI SÖYLEYENE VERDİKLERİ AD
- KESAD[Ar. < KESĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> KESAT
- KESAT[Ar. < KESÂD] ile/değil/yerine/= DURGUNLUK, YOKLUK, KITLIK
- KEŞF ile İCÂD ile İNŞÂ
- KESİNLİK ile/ve/değil BAĞLAMA/İTİKAD
(1996'dan beri)