Bugün[06 Temmuz 2026]
itibarı ile 2.887 başlık/FaRk ile birlikte,
2.887 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(6/13)


- HYPOBROMOUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOBROMÖZ ASİT


- HİPOFİZ ile/||/<> TİROİD ile/||/<> ADRENAL

( Başlıca hormon salgılayan bezler. )

( Formül: TSH → T3/T4 → -TSH )


- HİPOFİZ ile/||/<> TİROİD ile/||/<> ADRENAL ile/||/<> PANKREAS

( Hormon salgılayan organlar. )

( Formül: TSH → T3/T4 )


- HYPOCHLOROUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOKLORÖZ ASİT


- HYPOSULFURIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HİPOSÜLFÜRİK ASİT


- HIPPE[İng.] ile/||/<> HIPPOPOTAME AMPHIBIE[Fr.] ile/||/<> FLUSSPFERD[Alm.] ile/||/<> SU AYGIRI

( Hippopotamus amphibianus Çiftparmaklılar Artiodactyla takımının hipopotamgiller Hippopotamidae familyasından bir memeli türü Uzunluğu 4 m kuyruğu 55 cm 4 parmaklı kara hayvanları içersinde filden sonra en büyük olanıdır Eti yenir derisi kullanılır Afrikanin birçok sularında bulunur )

( HIPPE )

( HIPPOPOTAME AMPHIBIE )

( FLUSSPFERD )


- HIPPURIC ACID[İng.] / ACIDE HIPPOÏQUE[Fr.] / HIPPURSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= HİPPURİK ASİT


- HİSÂB-I ZİHNÎ ile HİSÂB-I SİTTİNÎ ile HİSÂB-I HİND

( ... İLE Bâbil'den gelen. İLE Hint'ten gelen.[bugünkü] )


- HİSTEREZİS ile HİSTEROJENİK ile HİSTEROİD

( HYSTERESIS vs. HYSTEROGENIC vs. HYSTEROID )

( پسماند ile شبيه حمله )

( PASMAND ile SHABYYEH HAMLEH )


- QUICKENING LIQUID[İng.] / QUICKBEIZE[Alm.] ile/değil/yerine/= HIZLANDIRICI SIVI


- HOD -ile

( Kendi, esasen, bizzat. )


- HODPESENT[Fars. < ḪŌDPESEND] ile/değil/yerine/=/||/<> BENCİ


- HOLD :/yerine TUTMAK


- HOLDING PERIOD[İng.] ile/||/<> HALTEZEIT[Alm.] ile/||/<> BEKLETME SÜRESİ

( Bekletme için parçanın fırında geçirdiği süre )

( HOLDING PERIOD )

( HALTEZEIT )


- HOLLYWOOD ile KUTSAL ile KUTSAL MEŞE

( HOLLYWOOD vs. HOLLY vs. HOLLY OAK )

( راج ile سنديان ile هاليوود )

( راج ile سنديان ile CPEHALYVUD )


- HOMARD[Fr.] ile/||/<> ISTAKOZ[Yun.]

( zooloji R ἀστακός στακός Arapçada Mısır stakoza biçimi kullanılır )

( HOMARD )

( ἈΣΤΑΚΌΣ / ἀστακός )


- HOOKEAN SOLID[İng.] / SOLIDE DE HOOKE[Fr.] / HOOKESCHER KÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= HOOKE KATISI


- HOOPOE[İng.] ile/||/<> HUPPE PUGUT[Fr.] ile/||/<> UPUPA EPOPS[Lat.] ile/||/<> WIEDEHOPT[Alm.] ile/||/<> İBİBİK | HÜTHÜT[Ar. < HUDHUD]

( ibibik Gökkuzgunumsular Coraciiformes takımının ibibikgiller Upipidae familyasından 28 cm kadar uzunlukta tüyleri turuncu kahverengi başında yelpaze biçiminde tüyleri bulunan Palearktik ve Etiyopik bölgelerde yaşlı ağaç bulunan açık yerlerde çam orman veya yaprağını döken ormanlarda meyve bahçelerinde ve bağlarda yaşayan böcek ve böcek larvaları ile beslenen yurdumuzda yazın kuluçkaya yatan bir tür Çavuş kuşu hüthüt Arapça hudhuddan alındığı anlaşılıyor Räsänen V 518 Kazakça üdüt biçimini de saymıştır Çavuş kuşuna Türkçede ibibik adı da verilir ibibik Çavuş kuşunun çıkardığı sesten geldiği anlaşılıyor Çağdaş diyalektlerde buna benzer birçok ad kullanılır hüypiypik pöpep öpepek öpepiş üpüp popişak itpik Eski çağlardan başlayarak kullanılır Orta Türkçede ibibiğe übüp adı verilir Kâşgarlı Mahmuda göre Çiğiller übüp yerine üpgük biçimini kullanırlar Eski Kıpçakçada übük olarak geçer )


- HOPANOİT[İng. HOPANOID] ile/||/<> STEROL

( Bazı bakterilerde bulunan; katı düzlemsel moleküller ökaryotlardaki sterollerin yapısal analoğudur. (Sterol; ökaryot zarlarını güçlendiren yapılar) @@ Ökaryotların ve bir kaç prokaryotun göze zarını kuvvetlendiren hidrofobik, çoklu halkalı yapılar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- HOT[İng.] ile/||/<> CHAUD[Fr.] ile/||/<> HEISS[Alm.] ile/||/<> SICAK

( Yüksek düzeyli radyoaktiflik )

( HOT )

( CHAUD )

( HEISS )


- HOUSEHOLD :/yerine HANE, EV


- HRİSTO TEYELİ[HRİSTO][özel ad] ile/değil/yerine/=/||/<> KAZAYAĞI


- HUBB[Ar.] ile VİDD[Ar.]


- HÜCCET ile DELİL


- HUDÛD[Ar. < HADD] ile HUDÛD[Ar. < HADD]

( Sınırlar, uclar, bucaklar. İLE Yanaklar. | Yer kazmalar, yeri yarmalar. )


- HUKUK ile/ve/||/<>/>/< HUDÛD


- HULÛL ile/ve İTTİHÂD


- HUMIC ACID[İng.] / ACID HUMIQUE[Fr.] / HUMINSÄUREN, HUMUSSÄUREN[Alm.] ile/değil/yerine/= HÜMİK ASİT


- HUMÛD[Ar.] ile HÜMÛD[Ar.]


- HUND'S RULES[İng.] / RÈGLES DE HUND[Fr.] / HUNDSCHE REGELN[Alm.] ile/değil/yerine/= HUND KURALLARI


- HUNDRED :/yerine YÜZ


- HÜRMET ve HADD


- HUSBAND :/yerine KOCA


- HZ. MUHAMMED

( PROPHET MUHAMMED )


- HZ. MUHAMMED ile/ve HAKİKAT-İ MUHAMMEDİYE

( MUHAMMED: ÖVGÜYE LAYIK [HİÇKİMSEYİ/ŞEYİ DIŞARIDA BIRAKMAYAN ÖVGÜ] )

( ALİ KAPISINDAN GİRMEDEN, HAYÂ KAPISINA UĞRAMADAN, ADÂLETİ BİLMEDEN, SIDDIKİYET SÜTUNUNA MÜRACAAT ETMEDEN KUBBE-İ MUHAMMEDİYE OLMAZ )


- HZ. MUHAMMED ile/ve/<> HZ. ALİ

( Kaşlarının arası. İLE/VE/<> Gözlerinin karası.
[ Yaktı beni, yaktı beni | Kaşlarının arası, gözlerinin karası | Yaktı beni ] )


- HZ. MUHAMMED ile/ve HZ. ALİ

( Aman. İLE/VE Meded. )


- İ < D ile İ > D ile İ < D ile/değil/yerine/<>/> İ <> D

( Doğa, insanı/kişiyi belirler. İLE Kişi, doğayı bilir/belirler. İLE ... İLE/DEĞİL/YERİNE İkisi de birbirini belirler. )


- İADE[Ar. < AVD] >< MÜSÂDERE[Ar. < SUDÛR | çoğ. MÜSÂDERÂT]

( Geri gönderme/çevirme. | Eski/önceki durumuna getirme. | Karşılık yapma. | Birinci dizenin son sözcüğünü, ikinci dizenin başında tekrarlayarak yazılan şiir. >< Tanzimat'tan önce, herhangi suçlu birinin malının, hükümetçe, sultan adına alıkonulması. | Yasak bir şeyin, yasaya uygun olarak alıkonulması/zabtı, zoralım. )

( CONVERSION/RETURN >< CONFISCATION )


- İADE ile/ve/||/<> TEÂKÜB ile/ve/||/<> TECEDDÜD


- İBÂD[Ar. < ABD] ile İBÂD[Ar.] ile İB'ÂD[Ar. < BU'D]

( Kullar, abidler. | İbâdet edenler. | Çok bol, bereketli. | Müslümanlığın başlangıcından önce Irak'ta Hira devletine oturmuş bulunan Hristiyanlar. İLE Bacaklarda, diz ekleminin iç tarafındaki büyük damar. İLE Uzaklaştırma, uzaklaştırılma. | Kovma, tard etme. )


- İBÂDET/BULUŞMA/TOPLANMA YERLERİ'NDE:
CAMİ/MESCİD ile/ve CEMEVİ ile/ve KİLİSE(< EKLESIA | BÎA[Ar. çoğ. BİYÂ'], DEYR[Fars.] ) ile/ve HAVRA[İbr.]/SİNAGOG[Yun.]/TABERNACLE ile/ve BURKAN EVİ/PAGODA[< OHATAGORBA/DATUGARBA (< GORBA/GARBA[< RAHİM/UTERUS])], VİHARA ile/ve ŞRAYN/SHRINE ile/ve PRASADA ile/ve ZİGURAT ile/ve (DOĞA) ile/ve FU YUN-SE ile/ve GÜNEŞ MÂBEDİ

( İslâm'da. İLE/VE Alevilik'te. İLE/VE Hristiyanlık'ta. İLE/VE Yahudilik'te/Kabala'da. İLE/VE Burkancılık'ta/Budizm'de. İLE/VE Şintoculuk'ta. [Buda heykeli bulunmaz] Mezopotamya'da, Sümerler'de ilk tapınaklardır. İLE/VE Hind mâbedi. İLE/VE Şamanlık'ta. İLE/VE Şamanlık'ta.[Çinlilerin verdiği addır.] İLE/VE Dünyadaki 7 güneş mâbedinden 4'ü Türkiye'de, Fırat'tadır. )

( HOCA/DRUİT/MAKA[Tatarca] ile/ve DEDE/DEDE-BABA ile/ve PAPAZ ile/ve HAHAM ile/ve GURU, LAMA ile/ve ... ile/ve ... ile/ve "BÜYÜCÜ/ARRÂFE" ile/ve ... ile/ve KAM ile/ve ... )

( SANAL CAMİLER )

( GELENEKTEN GELECEĞE CAMİLER - SÜLEYMAN FARUK GÖNCÜOĞLU, ZELİHA KUMBASAR )

( Hünkâr[Sultan] Mahvil'lerinin girişi Kıble'dedir. )

( Yüreğinde bir tapınağı olmayan, hiçbir tapınakta bulamaz yüreğini! )

( CAMİLERİN İLGİNÇ ÖYKÜLERİ... )


- İBÂDET ve/<> TEVHİD

( Hizmet. VE/<> Birlik. )


- İBN ile/||/<> İBNİYE/İBNİYYE ile/||/<> İBNÂN ile/||/<> VELED ile/||/<> VELEDÂN

( Oğul, erkek çocuk. İLE/||/<> Ölenin oğlunun kızı ya da oğlunun oğlunun kızıdır. İLE/||/<> İki çocuk. İLE/||/<> Oğul [gayri müslimler için]. İLE/||/<> Çocuklar [gayri müslimler için]. )


- İBTİDÂ'[< BED] ile/değil/yerine/= BAŞLAMA | BAŞLANGIÇ | BAŞTA, EN ÖNCE


- MUKÂVEMET-İ DÂHİLİYE[Osm.] / INTERNAL RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE INTERNE[Fr.] / INNERER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ DİRENÇ


- INTERNAL STANDARD[İng.] / INNERE STANDARDE[Alm.] ile/değil/yerine/= İÇ STANDART


- İCÂD[Ar.] ile ÎCÂD[Ar.]

( Pencere ve kapı üstlerinde bulunan kemer. İLE Meydana getirme/getirilme. | Yeniden bir şey çıkarma. | Yeni bir fikri, yeni bir konuyu zihinde bulma. )


- İCÂD ile İMÂL


- İCAT/ÎCÂD ile/değil/yerine/= BULGU; BULUŞ/YARATMA; TÜRETİ


- İCTİHÂD ile EMSAL


- İCTİHAD ile FIKIH

( Dil + Anlam. Büyük din âlimlerinin Kur'ân-ı Kerim ve Hadis-i Nebeviyye'ye dayanarak vazettikleri karar. İLE -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı )


- İCTİHAD ile İSTİDLÂL


- İCTİHÂD[Ar.] ile KIYAS[Ar.]


- İCTİHAD >< TAHKÎK


- İÇTİHAT, İÇTİHÂD["İŞTİYAT" değil!] ile/değil/yerine/= GÖRÜŞ; ANLAYIŞ/KAVRAYIŞ

( Görüş, özel görüş, anlayış, kavrayış. | Yasada ya da örf ve âdet tüzesinde uygulanacak kuralın açıkça ve ikirciksiz olarak bulunmadığı konularda, yargıcın ya da tüzecinin düşüncelerinden doğan sonuç. )


- ÎD[çoğ. A'YÂD] ile/değil/yerine/= BAYRAM


- İD ile/değil/yerine/= ALTBENLİK


- İD ile/ve/||/<> EGO ile/ve/||/<> SÜPER EGO


- İDÂD[Ar.] ile İDÂD/İDED[Ar.] ile İDÂD[Ar. < ADD]

( Sayı, hesap. İLE Zor, kuvvet; zafer, üstünlük. İLE Hazırlama/hazırlanılma, geliştirme/geliştirilme. )


- IDENTITY BY DESCENT (IBD)[İng.] ile/değil/yerine/= KÖKENE DAYALI KİMLİK (İBD)

( Kökenlerinin izi sürüldüğünde ortak bir ataya varan aleller. IBD, ebeveynden aynı alelin kalıtılması olayı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- IDONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İDONİK ASİT


- IDOSACCHARIDE ACID[İng.] / IDOZUCKERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İDOSAKKARİK ASİT


- IGAMID[İng.] ile/değil/yerine/= İGAMİT


- İGTİMÂD/İGMÂD[Ar. < GIMÂ] | İĞTİLÂF/İGLÂF[Ar. < GILÂF] [Ar.] ile İTİMAD[Ar. < AMD]

( Kınına/kılıfına sokma. İLE Dayanma, güvenme. | Emniyet, güven. )


- İHDÂ[müennesi[Ar.] ile AHAD] ile İHDÂ'[Ar. < HEDİYYE]

( Bir. İLE Armağan yollama, hediye verme/etme/gönderme. )


- II. MAHMUT ve/||/<>/> ABDÜLAZİZ ve/||/<>/> FEYZİ PAŞA/FEYZULLAH İZMİDÎ

( )


- ÎKAD["ka" uzun okunur] ile ÎKÂD[Ar.] ile İK'ÂD[Ar. < KUÛD]

( Yama, yakılma. İLE Sağlam kalma. İLE Oturtma. | Bir hükümdarı tahta çıkarma/oturtma. )


- IKEA:
INGVAR KAMPRAD ve/+/||/<> ELMTARYD ve AGUNNARYD

( IKEA adı, Ingvar Kamprad'ın baş harfleriyle birlikte, doğduğu ve yaşadığı yerler olan ELMTARYD ve AGUNNARYD'ın baş harflerinin birleşiminden oluşturulmuş. )


- BICOLOURED[İng.] / BICOLORE[Fr.] / ZWEIFARBIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ RENKLİ


- BINARY COMPOUND[İng.] / COMPOSÈ BINAIRE[Fr.] / BINÄRE VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİLİ BİLEŞİK


- ELECTRODE OF THE SECOND KIND[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİ SINIF ELEKTROT


- SECONDARY STANDARD[İng.] ile/değil/yerine/= İKİNCİL STANDART


- İKİRCİK/TEREDDÜT[Ar. < REDD] ile TEMKÎN[Ar. < MEKÂNET]

( Kararsızlık. İLE Yerleşme, yer tutma, mekânlanma.| Ağırbaşlılık. | İhtiyat, tedbir. | Televvünden kurtulup huzur ve sükûna mazhar olmuş kişi, kendini yalnızca Hakk yoluna adamış olan kişi. )


- İKTİDÂ ile İRTİDÂD

( Uyma, tâbî olma. İLE İslâm dinini bırakarak başka bir dini kabul etme. )


- ICHTHYEPID[İng.] ile/değil/yerine/= İKTİLEPİDİN


- İKTİSÂD[Ar. < KASD] ile İHTİSÂD[Ar.]

( Aşırı gitmeme/davranmama. | Tutum, tutma. | Biriktirme, artırma. | Ekonomi. İLE Biçme, biçilme. )


- İKTİSAR ile İKTİSAD ile İSTİKSA

( Başlangıç. İLE Orta. İLE İleri. )


- İKTİSÂR[< KASR] ile/ve/> İKTİSÂT[< KASD] ile/ve/> İSTİKRÂ

( Başlangıç. İLE/VE/> Orta. İLE/VE/> İleri. )


- İKTİSAT[Ar. < İḲTİṢĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> EKONOMİ | TUTUM

( millî iktisat ekonomi tutum )


- İKTİYÂD[Ar.] ile İKTİYÂD[Ar., Fars.]

( Tutup götürme/götürülme. İLE Hile, dalavere yapma. )


- İLÂN TAHTASI ile/||/<> BILL-BOARD[İng.] ile/||/<> TABLEAU D'AFFICHAGE[Fr.] ile/||/<> DUYURU TAHTASI

( Bina dışında reklam ve afiş asmaya yarayan tahta )

( BILL-BOARD )

( TABLEAU D'AFFICHAGE )


- İLERİ UÇ OYUNCUSU | İLERİ UÇ/FORVET[İng. < FORWARD] >< SAVUNMA OYUNCUSU | AVUKAT/SAVUNUCU

( ileri uç oyuncusu ileri uç )


- BANDE DE LA CONDUCTIBILITÉ[Fr.] / LEITFÄHIGKEITSBAND[Alm.] / CONDUCTION BAND[İng.] ile/değil/yerine/= İLETİM/İLETKENLİK BANDI


- İLHÂD[Ar.] ile KÜFR[Ar.]


- ILM/İLM[Ar.] ile TAKLÎD[Ar.]


- 'ILM[Ar.] ile İ'TİKÂD[Ar.]


- İLM-İ ÂLÂ/EVVEL ile/ve İLM-İ EVSAD ile/ve İLM-İ EDNÂ

( İLM-İ İLÂHÎ ile/ve İLM-İ RİYÂZÎ ile/ve İLM-İ TABİİ )

( Metafizik. İLE/VE Matematik. İLE/VE Fizik. )


- İLMÎ TEVHÎD ile/ve/değil/yerine HÂL TEVHÎDİ

( Ham. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Olgun. )

( Tevhidi anlayan, mağaradan çıkar. )

( Evvelâ hâl gerek, neylesin ilim. )


- İLM-İ VÜCÛD ile/ve İLM-İ MEVCÛD ile/ve İLM-İ MADDÎ

( Varlık bilimi. İLE/VE Varolan bilimi. İLE/VE Maddelerin/şeylerin bilimi. )


- İMÂD[Ar.] ile İ'MÂD[Ar.]

( Direk, sütun. İLE Direk dikme. )


- İMAN ile/ve/<> HİCRET ile/ve/<> CEHD


- İMDAT[< İMDAD]/İSTİMDÂT[Ar. < MEDED/MEDD] ile/değil/yerine/= YARDIM İSTEME


- IMIDO CARBONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İMİDO KARBONİK ASİT


- IMINOACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İMİNO ASETİK ASİT


- IMMUNE-MEDIATED/IMMUNE-MEDIATED[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI


- IMMÜNOMEDİYATÖR/IMMUNE-MEDIATED[İng.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK ARACILI


- İMTİDÂD[< MEDD] ile/değil/yerine/= UZAMA, UZANMA; YAYILMA, UZUN SÜRME | UZAY | NESNE (RES EXTENSA)


- IN KIND[İng.] ile/||/<> AYNÎ

( Para dışındaki tüm maddi şeyler )

( IN KIND )


- İNATÇI/ANUT[Ar. < ʿANŪD] ile/||/<> İNATÇI/MUANNİT[Ar. < MUʿANNİD]


- THIN FILM RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE EN FILM MINCE[Fr.] / DÜNNFILMWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNCE FİLM DİRENÇ


- INCREASED :/yerine ARTMIŞ


- INDEED :/yerine GERÇEKTEN


- INDIFERANSİYE/UNDIFFERENTIATED[İng.] ile/değil/yerine/= FARKLILAŞMAMIŞ


- INDIGO RED[İng.] / INDIRUBIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİGO KIRMIZISI


- INDIGO PLANT, WOAD[İng.] ile/||/<> GUÈDE[Fr.] ile/||/<> ISATIS TINCTORIA[Lat.] ile/||/<> FÄRKERWAID[Alm.] ile/||/<> ÇİVİT OTU

( Turpgiller Cruciferae familyasına ait 50100 cm boyda iki ya da çok yıllık sarı çiçekli otsu kısmından mavi renkli çivit boyası elde edilen bir bitki )

( INDIGO PLANT, WOAD )

( GUÈDE )

( FÄRKERWAID )

( ISATIS TINCTORIA )


- İRCA OLUNMAK[Osm.] / REDUCE, TO BE REDUCED[İng.] / REDUZIERT WERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMEK


- REDUCED DISTANCE[İng.] / DISTANCE RÉDUITE[Fr.] / VERKÜRZTER ABSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİRGENMİŞ UZAKLIK


- INDIUMANTIMONID[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDİUM ANTİMONİD


- INDOGENIDE[İng.] ile/değil/yerine/= İNDOJENİD


- INDOLEBUTYRIC ACID[İng.] / INDOL BUTTERSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İNDOLBUTİRİK ASİT


- INDUCTION PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= İNDÜKSİYON PERİYODU


- INFINITE vs. UNLIMITED


- İNFİRÂD[Ar.] ile İHTİSÂS[Ar.]


- İNFİSÂD[Ar. < FESÂD] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH] ile İNFİSÂH[Ar. < FESH]

( Bozulma, fesada uğrama. İLE Bozulma, etkisiz/hükümsüz kalma. İLE Bollaşma, genişleme. )


- INFORMATION vs./"instead" METHOD


- INFRARED/INFRARUJ INFRARED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ


- İNFRASOUND ile/||/<> İŞİTİLEBİLİR ile/||/<> ULTRASOUND

( Ses dalgası frekans aralıkları. )

( Formül: f = v/λ )


- İNHİBE/INHIBITED[İng.] ile/değil/yerine/= ENGELLENMİŞ


- INNATE ile/||/<> LEARNED ile/||/<> IMPRINTING

( Hayvan davranış kategorileri. )

( Formül: Critical period )


- INNOCENT vs. PROTECTED


- INORGANIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İNORGANİK ASİT


- İNŞAAT CİHAD ile KISITLAMA ile DARALMA ile YORUMLANABİLİR ile İNŞA ETMEK ile BİR DUVAR İNŞA ET ile YAPI ile İNŞAAT SEKTÖRÜ ile İNŞAAT MALZEMELERİ ile İNŞAAT KELİMESİ ile İNŞAAT İŞİ ile YAPICI

( CONSTRUCTION JAHAD vs. CONSTRAINT vs. CONSTRICTION vs. CONSTRUABLE vs. CONSTRUCT vs. CONSTRUCT A WALL vs. CONSTRUCTION vs. CONSTRUCTION INDUSTRY vs. CONSTRUCTION MATERIALS vs. CONSTRUCTION WORD vs. CONSTRUCTION WORK vs. CONSTRUCTIVE )

( جبر ile تنگي ile تنگ شدگي ile قبض مزاج ile قابل تجزيه ile بر پا کردن ile تيغه کردن ile تيغه کشيدن ile سازندگي ile ساخت و ساز ile صنعت ساختمان ile جهاد سازندگي ile مصالح ساختماني ile بنايي ile بناي ile سازنده )

( JABAR ile TANGY ile TANG SHODEGY ile GHABZ MOZAJ ile GHABEL TAJZYYEH ile BAR PA KARDAN ile TYGHEH KARDAN ile TYGHEH KESHYDAN ile SAZANDEGY ile SAKHT VE SAZ ile SANAT SAKHTAMAN ile JACPEHAD SAZANDEGY ile MOSALEH SAKHTAMANY ile BENAYY ile BENAY ile SAZANDEH )


- İNŞAAT ile İNŞAT

( Yapı işleri. | Yapmak, yapım. İLE Koşuk okuma. | Bir koşuğu, bir yazın yapıtını, topluluk önünde, yüksek sesle ve gerektiği biçimde okuma. )


- İNŞAD ile ŞİİR OKUMA


- İNSAN GELİŞİMİ KURAMCILARINDA:
MARGARET MAHLER ile/ve/||/<> JOHN BOWLBY ile/ve/||/<> SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> ERIK ERIKSON ile/ve/||/<> JEAN PIAGET ile/ve/||/<> DANIEL STERN


- İNSANSI(HOMİNİD) ile/ve/||/<>/> İNSAN(HOMİNİN)

(

HOMİNİD ve HOMİNİN

İnsanın Evrimsel Sınıflandırması: Kapsamlı Çözümleme ve Karşılaştırma

Temel Tanımlar

HOMİNİD (Hominidae)
Büyük Maymunlar Ailesi
  • Goril
  • Orangutan
  • Şempanze
  • Bonobo
  • İnsan (Homo sapiens)
  • Tüm fosil ataları
Kapsam: En geniş öbek - Tüm büyük primatlar
HOMİNİN (Hominini)
İnsan Soyu
  • Modern insan (Homo sapiens)
  • Australopithecus türleri
  • Neandertal
  • Denisovan
  • Homo erectus, Homo habilis
  • İnsanın tüm doğrudan ataları
Kapsam: Dar öbek - Sadece insan soyu

Taksonomi

Takım: Primates (Primatlar)
└─ Aile: Hominidae (Büyük Maymunlar)
├─ Alt Aile: Ponginae
│ └─ Cins: Pongo (Orangutanlar)
└─ Alt Aile: Homininae
├─ Kabile: Gorillini (Goriller)
└─ Kabile: Hominini (İnsan)
├─ Alt Kabile: Panina (Şempanzeler)
└─ Alt Kabile: Hominina (İnsan)

Ayrıntılı Karşılaştırma

Özellik HOMİNİD (Hominidae) HOMİNİN (Hominini)
Taksonomik Seviye Aile Kabile
Kapsam Tüm büyük maymunlar + İnsan Sadece insan
Üye Sayısı ~15 - 20 yaşayan tür Bir yaşayan tür (Homo sapiens)
Evrimsel Ayrılma ~15 - 20 milyon yıl önce ~7 milyon yıl önce
Coğrafi Dağılım Afrika, Asya (doğal); Dünya geneli (insan) Afrika kökeni; dünya geneli (bugün)
Yürüyüş Biçimi Çeşitli (Knuckle-walking, bipedal, arboreal) İki ayak üzerinde (Bipedal)
Beyin Oylumu 300 - 1400 cc arası 400 - 1400 cc (evrim boyunca artış)
Âlet Kullanımı Basit (bazı türlerde) Gelişmiş ve düzenli
Toplumsal Yapı Değişken toplumsal öbekler Karmaşık toplumsal organizasyon
İletişim Sesler, jestler, yüz ifadeleri Gelişmiş dil yeteneği

Evrimsel Zaman Çizelgesi

20 MYÖ
Hominidae ailesinin ortaya çıkışı - Büyük maymunların küçük maymunlardan ayrılması
15 MYÖ
Orangutan soyunun Afrika büyük maymunlarından ayrılması
10 MYÖ
Goril soyunun ayrılması
7 MYÖ
Hominin soyunun şempanzelerden ayrılması
4 MYÖ
İlk Australopithecus türleri - Bipedalizmin gelişimi
2.8 MYÖ
Homo cinsinin ortaya çıkışı - İlk taş âletler
300.000 YÖ
Homo sapiens'in Afrika'da ortaya çıkışı
Günümüz
Homo sapiens - Hominin soyunun tek yaşayan temsilcisi

Ayırt Edici Özellikler

Homininlere Özgü Özellikler

  • Bipedalizm: Dik yürüme yeteneği
  • Büyük beyin: Gövde oranına göre büyük beyin oylumu
  • Küçük köpek dişleri: İndirgenmiş köpek dişler
  • Âlet yapımı: Düzenli âlet üretimi ve kullanımı
  • Dil yeteneği: Karmaşık iletişim düzeneği
  • Ateş kullanımı: Denetimli ateş yönetimi
  • Simgesel düşünce: Sanat ve kültür

Tüm Hominidlerde Ortak

  • Kuyruksuzluk: Kuyruk yokluğu
  • Büyük gövde: Görece iri gövde yapısı
  • Uzun kollar: Daldan dala atlama yeteneği
  • Gelişmiş görme: Derinlik algısı
  • Toplumsal yaşam: Topluluk olarak yaşama
  • Uzun yaşam: Yavaş gelişim ve uzun yaşam
  • Sorun çözme: Temel bilişsel yetenekler

Önemli Fosil Örnekleri

Tür Adı Sınıflandırma Yaş (MYÖ) Önemli Özellikler Bulunma Yeri
Sahelanthropus tchadensis Hominin 7 En eski olası hominin, bipedal? Çad
Australopithecus afarensis Hominin 3.9 - 2.9 "Lucy" fosili, kesin bipedal Etiyopya
Homo habilis Hominin 2.8 - 1.5 İlk Homo, âlet yapıcı Tanzanya
Homo erectus Hominin 1.9 - 0.1 Afrika dışına göç, ateş kullanımı Afrika, Asya
Homo neanderthalensis Hominin 0.4 - 0.04 Avrupa'ya uyum, kültürel gelişim Avrupa, Batı Asya
Homo sapiens Hominin (Yaşayan) 0.3 - Günümüz Modern insan, gelişmiş kültür Dünya geneli
Gigantopithecus Hominid 2 - 0.3 Dev maymun, soyu tükenmiş Asya

Terminolojinin Tarihsel Gelişimi

Eski Kullanım (1990 öncesi)

  • Hominid: Sadece insan ve ataları
  • Pongid: Büyük maymunlar (goriller, şempanzeler, orangutanlar)
  • İnsan ve maymunlar ayrı aileler olarak görülürdü

Modern Kullanım (1990 sonrası)

  • Hominid: Tüm büyük maymunlar + insan
  • Hominin: Sadece insan soyu
  • DNA çözümlemeleri, insanın büyük maymunlarla yakın akraba olduğunu gösterdi
  • Filogenetik sınıflandırma düzenine geçiş
Neden Değişti?
Moleküler çalışmalar, insanın şempanzelerle gorillere orangutanlardan daha yakın akraba olduğunu kanıtladı. Bu nedenle, taksonomik sınıflandırma, evrimsel ilişkileri yansıtacak biçimde güncellendi.

Özet ve Anahtar Noktalar

Anımsanması Gereken Ana Noktalar:

  1. Her hominin, bir hominiddir, ancak her hominid, bir hominin değildir.
  2. Hominid = Aile düzeyi (büyük maymunlar + insan)
  3. Hominin = Kabile düzeyi (sadece insan soyu)
  4. Homininler, yaklaşık 7 milyon yıl önce şempanzelerden ayrıldı.
  5. İki ayak üzerinde yürüme(bipedalizm), homininlerin ayırt edici özelliğidir.
  6. Günümüzde, Homo sapiens, hominin soyunun tek yaşayan üyesidir.
  7. Modern veri ve terimlerle DNA kanıtlarına dayanarak güncellenmiştir.
)


- INSCRİBED ile/||/<> CİRCUMSCRİBED

( Inscribed içine çizilen İLE circumscribed dışına çizilen. )

( Formül: Inside İLE outside construction )


- INSTEAD :/yerine YERİNE


- İNTEGRAL ile İNTEGRAL HESABI ile AYRILMAZ PARÇA ile İNTEGRAND ile ENTEGRE ETMEK ile ENTEGRE ile ENTEGRASYON ile BÜTÜNLÜK

( INTEGRAL vs. INTEGRAL CALCULUS vs. INTEGRAL PART vs. INTEGRAND vs. INTEGRATE vs. INTEGRATED vs. INTEGRATION vs. INTEGRITY )

( لاينفک ile انتگرال ile بي کسر ile حساب جامعه ile جز لازم ile جزء لاينفک ile انتگرالده ile انتگران ile اختلاط ile يکپارچه ile مجتمع سازي ile يکپارچگي ile تماميت )

( LAYNAFAK ile ENTEGARAL ile BEY KASAR ile HASAB JAMEH ile JAZ LAZM ile JOZ LAYNAFAK ile ENTEGARALDEH ile ENTEGARAN ile AKHTELAT ile YKAPARCHEH ile MOJTAM SAZY ile YKAPARCHAGY ile TAMAMYT )


- INTEND :/yerine NİYET ETMEK


- INTEREST FIELD vs./and EFFECT FIELD


- INTERESTED vs. CONNECTED/RELATED


- INTERESTED :/yerine İLGİLİ


- INTERIM AWARD and INTERIM MEASURES and PROVISIONAL MEASURES and CONSERVATORY MEASURES and REMEDIES

( Ara karar. VE Geçici tedbirler. VE İhtiyâtî tedbirler. VE Koruma tedbirleri. VE Hukukî çözümler/çareler. )


- INTERLAND, HINTERLAND[İng.] ile/||/<> ART BÖLGE

( art bölge Bir limanı dışalım ve dışsatım etkinlikleri bakımından besleyen ve ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı dar veya geniş bölge )


- INTERLAND, HINTERLAND[İng.] ile/||/<> ART BÖLGE | HINTERLANT[Alm. < HINTERLAND]

( art bölge Bir limanı dışalım ve dışsatım etkinlikleri bakımından besleyen ve ona çeşitli ulaşım yollarıyla bağlı dar veya geniş bölge )

( HINTERLAND )


- INVESTMENT FUND[İng.] ile/||/<> YATIRIM FONU

( Tasarruf sahiplerinden katılma belgesi karşılığında toplanan birikimlerden oluşan fonların sermaye piyasası araçlarında değerlendirilmek üzere bir havuz içerisinde toplanması ve uzmanlar tarafından yönetilmesi temeline dayalı kolektif bir yatırım aracı )

( INVESTMENT FUND )


- INVOLVED :/yerine DAHİL OLAN


- IPSC ile/||/<> ESC ile/||/<> ORGANOID

( Pluripotent hücre sistemleri. )

( Formül: OSKM faktörleri )


- IR/INFRARED[İng.] ile/değil/yerine/= KIZILÖTESİ


- İRÂDE ile/ve/||/<> İSTİDÂD


- İRÂDE[Ar.] ile KASD[Ar.]


- TEBÂİD[Osm.] / DIVERGENCE[İng.] / DIVERGENCE[Fr.] / DIVERGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= IRAKSAMA


- İRAT[Ar. < ĪRĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> GELİR | SÖYLEME

( iradımesel gelir Gelir getiren mülk söyleme )


- İRFÂD[Ar.] ile İRFÂD[Ar.]

( Yardım etme, bir şey verme. İLE Herhangi bir çocuk. )


- IRON OXIDE, OXIDE OF IRON[İng.] ile/||/<> OXYDE DE FER[Fr.] ile/||/<> EISENOXYD[Alm.] ile/||/<> DEMİR OKSİT

( Sinema TV Mıknatıslı kuşakların üzerine çekilen ve mıknatıslama işleminin gerçekleştirilmesini sağlayan kat )

( IRON OXIDE, OXIDE OF IRON )

( OXYDE DE FER )

( EISENOXYD )


- İRŞÂD ile/ve/<> AYDINLANMA

( Kendi özüne uzanmaya yönelik hareket edilmesi/edilmişliği. İLE/VE/<> ... )


- İRŞÂD ve/=/<> İHLÂS


- İRŞÂD ile/ve İNSAF

( Anlaşılabilmek için çekile(bile)n zahmet. İLE/VE ... )


- İRŞÂD ile VELÂYET

( Vefatla sonlanır. İLE Vefatla bile sonlanmaz. )


- İRTİDAT ile MÜRTED

( APOSTASY vs. APOSTATE )

( عهدشکني ile ارتداد ile از دين برگشته ile مرتد شدن ile مرتد )

( EADSHKANY ile ERTEDAD ile AZ DYNE BARGASHTEH ile MORTAD SHODAN ile MORTAD )


- İS'ÂD[Ar. < SUÛD] ile İS'ÂD[Ar. < SA'D]

( Yükseltme, yukarı çıkarma. İLE Kutlu kılma, mes'ûd etme. )


- HEAT TRANSFER RESISTANCE[İng.] / WÄRMEÜBERTRAGUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISI AKTARIM DİRENCİ


- TERMISTOR / THERMAL RESISTOR[İng.] / RÉSISTANCE THERMIQUE, THERMISTANCE[Fr.] / THERMISCHER WIDERSTAND, WÄRMEWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL DİRENÇ


- THERMAL FARAD[İng.] / FARAD THERMIQUE[Fr.] / THERMISCHES FARAD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL FARAD


- THERMAL DEATH[İng.] / MORT THERMIQUE[Fr.] / WÄRMETOD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL ÖLÜM


- THERMAL EFFICIENCY[İng.] / THERMISCHE WINKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= ISIL VERİMİ


- PHOTOEMISSION THRESHOLD[İng.] / SEUIL DE PHOTOÉMISSION[Fr.] / PHOTOEMISSIONSSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞILSALIM/FOTO SALIM EŞİĞİ


- İSİM, FİLMİN İSMİ | İSİM, PROGRAMIN İSMİ, PROGRAMIN ADI | AD[Ar. < ADD] ile/||/<> TANITMA YAZISI ile/||/<> YAZI

( Sinema 1. Bir filme verilen ad ve bu adı yazılı olarak belirten görüntüler. TV. 2. Bir izlenceye verilen ad ve bu adı belirten yazıların görüntüleri. @@ İnsanın toplumsal ve bireysel kişiliğinin yanı sıra büyüsel ve gizemsel gücünü de belirten simge. @@ Belli bir tek nesneyi adlandırmak, göstermek ya da betimlemek amacıyla kullanılan kapalı düzgün deyim. || Bir adın kaplamı evren öğesi bir birey, içlemi de bir birey kavramıdır. Anl. kapalı terim, tekil terim, bireysel deyim, gösterici deyim, sıfırlı işlev. @@ Varlıkları bildiren sözcük: Ev, kedi, Ali, Ayşe, hayal, ordu, vermek, yarış vb. @@ 1. Canlı ve cansız varlıklara, çeşitli somut ve soyut kavramlara ad olan kelime türü: Ayşe, Hasan, ağaç, yaprak, doğruluk, incelik, ordu, toplum, buluş, akış vb. Adlar özel ad, tür adı, somut ad, soyut ad, topluluk adı gibi türlere ayrılır. Bunlara bk. || 2. (Almanca Nomen; Fr. nom; İng. noun) Bir oluş ve kılış bildiren fiilin dışında kalan ve ad gibi çekilebilen kelime sınıflarının tümüne verilen ad; ad, sıfat, zamir, edat, bağlaç ve ünlemi içine alan geniş kapsamlı ad; ad soylu söz: ağız, dil, pınar, incelik, acı, tatlı, yürekli, yüreksiz; ben, bizler, siz, sizler; yanında, gerisinde; fakat, ancak; evet, hayır, of, eyvah vb. @@ bk. isim @@ )

( 1. MAIN TITLE, 2. PROGRAMME (ABD: PROGRAM) TITLE | NAME | PROPER NAME, REFERRING EXPRESSION, ZERO-PLACE OPERATION EXPRESSION | NAME, NOUN, SUBSTANTIVE | 1. SUBSTANTIVE 2. NOUN | CREDIT TITLES, CREDITS, MAIN TITLES, TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS, OPENING TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS | TITLE, CAPTION~CREDIT TITLES (LINES), CREDITS, MAIN TITLES, TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS, OPENING TITLES (CAPTIONS, CREDITS), SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS | COVER LETTER~TITLE, CAPTION | WRITING, SCRIPT )

( 1. TITRE DU FILM, TITRE PRINCIPAL, 2. TITRE DE L'ÉMISSION (DE PROGRAMME) | NOM | NOM PROPRE | SUBSTANTIF, NOM | 1. SUBSTANTIF 2. NOM | GÉNÉRIQUE | TITRE, CARTON~GÉNÉRIQUE~TITRE, CARTON | ÉCRITURE | ECRITURE )

( TITULUS~...~... )

( 1. HAUPTTITEL, 2. PROGRAMMSTITEL, TITEL DER SENDUNG, SENDUNGSTITEL | NAME | EIGENNAME, INDIVIDUENBEZEICHNUNG | SUBSTANTIV, GEGENSTANDSWORT | 1. SUBSTANTIV, GEGENSTANDSWORT 2. NOMEN | VORSPANN, TITELVORSPANN, NAMENVORSPANN, TITELLISTE | TITEL, EINBLENDTITEL, INSERT, SCHRIFTINSERT, TITELINSERT~VORSPANN, TITELVORSPANN, NAMENVORSPANN, TITELLISTE~TITEL, EINBLENDTITEL, INSERT, SCHRIFTINSERT, TITELINSERT | SCHRIFT )

( TITOLO~TITOLI~SCRITTURA )

( ΤΊΤΛΟΣ / τίτλος~ΤΊΤΛΟΙ / τίτλοι~ΓΡΑΦΉ / γραφή )


- İSİM, FİLMİN İSMİ, | İSİM, PROGRAMIN İSMİ, PROGRAMIN ADI | AD ile/||/<> AD ile/||/<> AD[Ar. < ʿADD]

( Sinema 1 Bir filme verilen ad ve bu adı yazılı olarak belirten görüntüler TV 2 Bir izlenceye verilen ad ve bu adı belirten yazıların görüntüleri İnsanın toplumsal ve bireysel kişiliğinin yanı sıra büyüsel ve gizemsel gücünü de belirten simge Belli bir tek nesneyi adlandırmak göstermek ya da betimlemek amacıyla kullanılan kapalı düzgün deyim Bir adın kaplamı evren öğesi bir birey içlemi de bir birey kavramıdır Anl kapalı terim tekil terim bireysel deyim gösterici deyim sıfırlı işlev Varlıkları bildiren sözcük Ev kedi Ali Ayşe hayal ordu vermek yarış vb 1 Canlı ve cansız varlıklara çeşitli somut ve soyut kavramlara ad olan kelime türü Ayşe Hasan ağaç yaprak doğruluk incelik ordu toplum buluş akış vb Adlar özel ad tür adı somut ad soyut ad topluluk adı gibi türlere ayrılır Bunlara 2 Almanca Nomen nom noun Bir oluş ve kılış bildiren fiilin dışında kalan ve ad gibi çekilebilen kelime sınıflarının tümüne verilen ad ad sıfat zamir edat bağlaç ve ünlemi içine alan geniş kapsamlı ad ad soylu söz ağız dil pınar incelik acı tatlı yürekli yüreksiz ben bizler siz sizler yanında gerisinde fakat ancak evet hayır of eyvah vb isim )

( 1. MAIN TITLE, 2. PROGRAMME (ABD: PROGRAM) TITLE | NAME | PROPER NAME, REFERRING EXPRESSION, ZERO-PLACE OPERATION EXPRESSION | NAME, NOUN, SUBSTANTIVE | 1. SUBSTANTIVE 2. NOUN | CREDIT TITLES, CREDITS, MAIN TITLES, TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS, OPENING TITLES, SCREEN CREDIT, LIST OF CREDITS | TITLE, CAPTION )

( 1. TITRE DU FILM, TITRE PRINCIPAL, 2. TITRE DE L'ÉMISSION (DE PROGRAMME) | NOM | NOM PROPRE | SUBSTANTIF, NOM | 1. SUBSTANTIF 2. NOM | GÉNÉRIQUE | TITRE, CARTON )

( 1. HAUPTTITEL, 2. PROGRAMMSTITEL, TITEL DER SENDUNG, SENDUNGSTITEL | NAME | EIGENNAME, INDIVIDUENBEZEICHNUNG | SUBSTANTIV, GEGENSTANDSWORT | 1. SUBSTANTIV, GEGENSTANDSWORT 2. NOMEN | VORSPANN, TITELVORSPANN, NAMENVORSPANN, TITELLISTE | TITEL, EINBLENDTITEL, INSERT, SCHRIFTINSERT, TITELINSERT )

( TITULUS )

( TITOLO )

( ΤΊΤΛΟΣ / τίτλος )


- İSİM[Ar. < İSM] ile/değil/yerine/=/||/<> AD | AD

( isim babası isim cümlesi isim çekimi isim durumu isim fiil isim gövdesi isim hakkı isim hâli isim kökü isim tamlaması ismiyle müsemma birleşik isim mürekkep isim özel isim somut isim soyut isim takma isim yalın isim aile ismi cins ismi kod ismi soy ismi topluluk ismi ad I Kişi insan ad I )


- İSİM ile/değil/yerine/= AD


- AD/İSİM ile/ve/||/<> ÖNAD/SIFAT ile/ve/||/<> EDİM/FİİL

( İşaret. İLE/VE/||/<> Nitelik. İLE/VE/||/<> Gerçekleşme. )


- İSİMDEN MÜŞTAK İSİM | ADDAN TÜREME AD ile/||/<> ADDAN TÜREME AD

( Derleme isimden isim addan türemiş ad isim soyundan isim Ad kökünden yapım ekleriyle türetilen ad gövdesi Arkadaş arkadaş gözcülük gözcülük gözlükçülük gözlükçülük vb Ad kök veya gövdelerinden addan ad yapma ekleriyle türetilen ad başlık baş lık yazlık yaz lık ağaçlık ağaç lık denizci deniz ci gemici gemi ci denizcilik deniz ci lik yurttaş yurt daş Farça ça Japonca Japon ca erkekçe erkek çe gizlice gizli ce gelincik gelin cik akıllı akıl lı sürekli sürek li uykusuzluk uyku suz luk sabahleyin sabah leyin vb )

( DENOMINATIVE NOUN | DERIVED NOUN, DERIVATIVE )

( NOM DÉNOMINAL, NOM DÉNOMINATIF | NOM DÉNOMINAL | NOM DÉRIVÉ )

( NOMEN DENOMINATIVUM, DENOMINALES SUBSTANTIV | DENOMINALES SUBSTANTIV | ABGELEITETES NOMEN )

( NOME DENOMINALE )

( ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / παράγωγο ουσιαστικό )


- İSİMDEN MÜŞTAK İSİM | ADDAN TÜREME AD ile/||/<> TÜREMİŞ AD

( (Derleme. isimden isim, addan türemiş ad, isim soyundan isim) Ad kökünden yapım ekleriyle türetilen ad gövdesi: Arkadaş (arka-daş) , gözcülük (göz-cü-lük) , gözlükçülük (göz-lük-çü-lük) vb. @@ Ad kök veya gövdelerinden, addan ad yapma ekleriyle türetilen ad: başlık

( DENOMINATIVE NOUN | DERIVED NOUN, DERIVATIVE~DERIVED NOUN, DERIVATIVE | DERIVED NOUN )

( NOM DÉNOMINAL, NOM DÉNOMINATIF | NOM DÉNOMINAL | NOM DÉRIVÉ~NOM DÉRIVÉ )

( NOMEN DENOMINATIVUM, DENOMINALES SUBSTANTIV | DENOMINALES SUBSTANTIV | ABGELEITETES NOMEN~ABGELEITETES NOMEN )

( NOME DENOMINALE~NOME DERIVATO )

( ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / παράγωγο ουσιαστικό~ΠΑΡΆΓΩΓΟ ΌΝΟΜΑ / παράγωγο όνομα )


- SÂHA-İ İNŞÂ[Osm.] / RADIATION FIELD[İng.] / CHAMP DE LA RADIATION[Fr.] / STRAHLUNGSFELD[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM ALANI


- RADIATION RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE RAYONNEMENT[Fr.] / STRAHLUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= IŞINIM DİRENCİ


- HEATER[İng.] / RÉCHAUD[Fr.] / HEIZZAPPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ISITICI


- HEARING THRESHOLD[İng.] / SEUIL D'AUDITION[Fr.] / HÖRSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İŞİTME EŞİĞİ


- İSKEMİK PERİYOT/ISCHEMIC PERIOD[İng.] ile/değil/yerine/= YETERSİZ KANLANAN DÖNEM


- ISLAH ile/ve/||/<> İHYÂ ile/ve/||/<> TECDİD


- İSLÂM ile İSLAM ABAD ile İSLAMİ ile İSLAM MERKEZİ ile İSLAM CUMHURİYETİ DEVRİM MUHAFIZLARI ile İRAN İSLAM CUMHURİYETİ ile İSLAM CUMHURİYETİ HABER AJANSI ile İSLAMİ ŞURA ile İSLAMİ ŞURA KONSEYİ ile İSLAM DÜNYASI ile İSLAM DEVRİMİ

( ISLAM vs. ISLAM ABAD vs. ISLAMIC vs. ISLAMIC CENTER vs. ISLAMIC REPUBLIC REVOLUTIONARY GUARDS vs. ISLAMIC REPUBLIC OF IRAN vs. ISLAMIC REPUBLIC'S NEWS AGENCY vs. ISLAMIC SHOURA vs. ISLAMIC SHOURA COUNCIL vs. ISLAMIC WORLD vs. ISLAMIC REVOLUTION )

( دين اسلام ile اسلام ile اسلام آباد ile اسلامي ile مرکز اسلامي ile جمهوري اسلامي ايران ile سپاه پاسداران ile خبرگزاري جمهوري اسلامي ile انقلاب اسلامي ile مجلس شورا ile مجلس شوراي اسلامي ile جهان اسلام )

( DYNE ESLAM ile ESLAM ile ESLAM ABAD ile ESLAMY ile MARKZ ESLAMY ile JAMEHORY ESLAMY AYRAN ile SEPAH PASDARAN ile KHBARGOZARY JAMEHORY ESLAMY ile ENGHALAB ESLAMY ile MOJALS SHORA ile MOJALS SHORAY ESLAMY ile JACPEHAN ESLAM )


- ISLAND :/yerine ADA


- İŞLEV[İng. FUNCTION] ile/||/<> ANOKSİ[İng. ANOXIA] ile/||/<> B VİTAMİNİ[İng. VITAMIN B] ile/||/<> BAŞLANGIÇTAN GEN TAHMİNİ[İng. AB INITIO GENE PREDICTION] ile/||/<> EULER METODU[İng. EULER METHOD] ile/||/<> TÜREV[İng. DERIVATIVE]

( Bir kümenin her elemanının başka bir kümenin en az bir defa ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağıntı. Tanım kümesindeki tüm elemanlar, değer kümesindeki en az bir elemanla ilişkilendirilir. Tanım kümesinde eşleştirilen bir eleman ikinci defa eşleştirilemez. Değer kümesinde ilişkilendirilen elemanların oluşturduğu kümeye "görüntü kümesi" adı verilir. Fonksiyonlar genellikle f, g ya da h gibi küçük harflerle gösterilirler. Örneğin A ve B isimli iki küme oluşturulursa A'nın her elemanının B'nin en az bir ve yalnız bir elemanıyla ilişkilendiren bağlantıya "A'dan B'ye fonksiyon" denir ve şu biçimde gösterilir: @@ Oksijen yetmezliği, vücut gözelerinin normal fonksiyonlarını gerçekleştirecek oksijenden yoksun kalması anlamına gelen bir terim. @@ Çeşitli metabolik fonksiyonlara sahip olan, suda çözünen bir grup vitamin. Bunlar: tiamin (B1), riboflavin (B2), niasin (B3), pantotenik asit (B5), B6 vitamini, biotin (B7), folik asit (B9) ve B12 vitamini. @@ Genlerin fonksiyonuna ya da organizmanın genetiğine dair herhangi bir bilgi olmamasına karşın, belirli genleri tespit etmek için kullanılan bir işlemsel biyoloji tekniği. Bu başarılabilir, çünkü eksonlar, intronlar, başlatıcılar gibi farklı gen özellikleri, DNA dizilimindeki eşsiz şablonlarla ilişkilidir. @@ Sayısal analizde, diferansiyel denklemlerin yaklaşık çözümlerini bulmak için kullanılan basit bir yöntem. Adını İsviçreli matematikçi Leonhard Euler'den alır. Başlangıç koşulları verilen bir diferansiyel denklemin çözümünü, küçük adımlarla ilerleyerek yaklaşık olarak hesaplar. Özellikle ilk derece adi diferansiyel denklemlerin çözümünde kullanılır ve adım adım, türevin eğim bilgisine dayanarak fonksiyonun değerlerini bulur. Basitliği ve uygulanabilirliği ile öne çıksa da, doğruluğu açısından daha gelişmiş yöntemlerle karşılaştırıldığında sınırlamalara sahiptir. @@ Matematikte bir f(x)f(x)f(x) fonksiyonunun tanım kümesi içinde yer alan bir xxx noktası için anlık değişim miktarı ya da diğer bir tabiri ile o noktadan geçen teğetin sahip olduğu eğim miktarı. Aralarındaki mesafe aaa olan farklı iki nokta üzerinden geçen doğrunun eğimini bulmayı sağlayan:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ISM ile/||/<> MOLECULAR CLOUD ile/||/<> PROTOPLANETARY DİSK

( Kimyasal evrim bölgeleri. )

( Formül: 10 K İLE 10⁴ cm⁻³ )


- İSM-İ BASİT | YALIN AD ile/||/<> YALIN AD

( Derleme yalın isim Birleşik olmayan ve yapım eki almamış bulunan ad Ev el kol baş diş vb Birleşik yapıda olmayan ve hiçbir yapım eki almamış olan ad el yel dil kir yol iş baş bu kar vb )

( SIMPLE NOUN )

( NOM SIMPLE )

( EINFACHES NOMEN )


- İSM-İ CİNS | CİNS ADI >< ÖZEL AD

( (Derleme., cins isim, genel isim, ortak ad, tür adı) Bir türden olan varlıkların adı: Ev, insan, kedi, dağ, nehir, şehir, düşünce, us, annelik, ordu vb. @@ bk. tür adı )

( COMMON NOUN | PROPER NOUN~PROPER NOUN | PROPERNOUN )

( NOM COMMUN | NOM PROPRE~NOM PROPRE )

( ...~NOMEN PROPRIUM )

( GATTUNGSNAME | EIGENNAME~EIGENNAME )

( NOME COMUNE~NOME PROPRIO )

( ΚΟΙΝΌ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / κοινό ουσιαστικό~ΚΎΡΙΟ ΌΝΟΜΑ / κύριο όνομα )


- İSM-İ HAS | ÖZEL AD ile/||/<> ÖZEL AD

( Derleme özel isim Tek varlığı bildiren ad Ali Ayşe Ankara İstanbul Sakarya Kızılırmak Sapanca Pamuk kedi adı vb Tek bir kişiyi belli bir varlığı veya topluluğu gösteren ad Kişi yer kuruluş din vb adları özel adlardır Mustafa Kemal Atatürk Fatih Sultan Mehmet Ankara Uludağ Kızılırmak Türkiye Cumhuriyeti Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Balkaş Gölü Erciyes Üniversitesi Millî Kütüphane Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Müslümanlık Budizm vb )

( PROPER NOUN | PROPERNOUN )

( NOM PROPRE )

( EIGENNAME )


- İSM-İ MÜREKKEP | BİRLEŞİK AD ile/||/<> BİRLEŞİK AD

( Derleme mürekkep isim bileşik isim Birleşik sözcük biçiminde kurulmuş ad Aslanağzı başkent kaptıkaçtı cumartesi sivrisinek biçerdöver imambayıldı vb En az iki kelimeden oluşan ve bu kelimelerin kendi kavramları dışında yeni bir kavramı karşılamak üzere birleşik kelime kalıbına göre bir araya gelerek meydana getirdikleri ad aslanağzı hanımeli gecekondu kabadayı kaptıkaçtı külbastı yelkovan nasıl niçin pazartesi kaynana aş evi radyo evi göktaşı şeker pancarı yel değirmeni kaya balığı vb İki veya daha fazla şahıs adından oluşan özel adlar da birleşik ad grubunda yer alır Recaizade Mahmut Ekrem Ahmet Cağeroğlu Reşit Rahmeti Arat Necmettin Halil Onan Tahsin Banguoğlu İbrahim Necmi Dilmen vb )

( COMPOUND NOUN | SIMPLE NOUN )

( NOM COMPOSÉ | NOM SIMPLE )

( ZUSAMMENGESETZTES SUBSTANTIV, KOMPOSITUM | EINFACHES NOMEN )

( NOME COMPOSTO )

( ΣΎΝΘΕΤΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / σύνθετο ουσιαστικό )


- İSM-İ MÜREKKEP | BİRLEŞİK AD >< YALIN AD

( (Derleme.. mürekkep isim, bileşik isim) Birleşik sözcük biçiminde kurulmuş ad: Aslanağzı, başkent, kaptıkaçtı, cumartesi, sivrisinek, biçerdöver, imambayıldı vb. . @@ En az iki kelimeden oluşan ve bu kelimelerin kendi kavramları dışında yeni bir kavramı karşılamak üzere, birleşik kelime kalıbına göre bir araya gelerek meydana getirdikleri ad: aslanağzı, hanımeli, gecekondu, kabadayı, kaptıkaçtı, külbastı, yelkovan, nasıl, niçin, pazartesi, kaynana, aş evi, radyo evi, göktaşı, şeker pancarı, yel değirmeni, kaya balığı vb. İki veya daha fazla şahıs adından oluşan özel adlar da birleşik ad grubunda yer alır: Recaizade Mahmut Ekrem, Ahmet Cağeroğlu, Reşit Rahmeti Arat, Necmettin Halil Onan, Tahsin Banguoğlu, İbrahim Necmi Dilmen vb. )

( COMPOUND NOUN | SIMPLE NOUN~SIMPLE NOUN )

( NOM COMPOSÉ | NOM SIMPLE~NOM SIMPLE )

( ZUSAMMENGESETZTES SUBSTANTIV, KOMPOSITUM | EINFACHES NOMEN~EINFACHES NOMEN )

( NOME COMPOSTO~NOME SEMPLICE )

( ΣΎΝΘΕΤΟ ΟΥΣΙΑΣΤΙΚΌ / σύνθετο ουσιαστικό~ΑΠΛΌ ΌΝΟΜΑ / απλό όνομα )


- İSNAD ile/değil/yerine/||/>< ELEŞTİRİ


- İSNÂD ile İSTİNÂD

( Bir şeyi, biri için "yaptı" demek. | İftira etmek. | Hadislerin sırasıyla kimler tarafından söylenilegeldiğini bildirme. | Yüklem[müsned] ile özne[müsnediileyh] arasındaki ilgi.[Türkçe'de; "-im, -şim, -dim, -dik" gibi] İLE İnat etme. | Direnme. |/| Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. | Avcı zinciri gerisinde arka olmak üzere toplu bir durumda bulundurulan asker. )


- İSTENÇ = İRÂDE = WILL[İng.] = VOLONTÉ[Fr.] = WILLE[Alm.] = VOLUNTAS < VELLE:İSTEMEK. VOLO:İSTİYORUM[Lat.] = VOLUNTAD[İsp.]


- İSTİB'ÂD[Ar. < BU'D] ile İSTİ'BÂD[Ar.]

( Uzaksama, uzak görme, olasılık vermeme. İLE ... )


- İSTİBAT[Ar. < İSTİBʿĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> UZAKSAMA


- İSTİBDÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂ'[Ar.] ile İSTİBDÂD[Ar.]

( İşedikten sonra akıntıyı tam arıtma. | Nikâhlanılan bir dulun gebe olmadığına sonucunu elde etmek üzere bir adet dönemi görene kadar ona yaklaşmamak. İLE Nadide sayma, bedi'. İLE Keyfî yönetme düzeni. | Yönetimde baskı/tazyık. )


- İSTİ'DÂD[Ar.] ile/değil/yerine/= AKILLILIK | ANLAYIŞLILIK | DOĞAL EĞİLİM, BECERİ/KABİLİYET


- İSTİ'DÂD ile HAL

( Küpün içinde ne varsa, dışarı da o sızar. )


- İSTİDÂD[Ar.] ile İSTİ'DÂD[Ar.]

( Doğrulma. | Alışma. İLE Bir şeyin kabulüne, kazanılmasına olan doğal eğilim, beceri. | Akıllılık. | Anlayışlılık. | Becerisi olan kişi. )


- İSTİ'DÂD ile/ve KÂBİLİYET


- İSTİ'DÂD ve YÖNELİM


- İSTİDÂD-I SÂİD[Ar.] ile İSTİDÂD-I YED[Ar.]

( Bileğin alışması. İLE Elin alışması. )


- İSTİDÂT[Ar. < İSTİDÂD] ile/ve/||/<> İSTİHÂLE[Ar.] ile/ve/||/<> SİLSİLE-İ EMRÂZ[Ar.]

( Yetenek. @@ Biçim değiştirme. | Başkalaşma. | Başkalaşım. @@ Sayrılıklar dizisi. )


- İSTİDAT[Ar. < İSTİʿDĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> YETENEK


- İSTİ'NÂD[Ar. < İNÂD] ile İSTİNÂD[Ar.]

( İnat etme, direnme. İLE Dayanma. | Güvenme. | Senet, delil, hüccet sayma. )


- İSTİŞHÂD[Ar.] ile İSTİŞHÂD[Ar.]

( Tanık getirme, tanık gösterme. | Şehit olma. İLE Edebî bir düşüncenin sağlamlığını kanıtlamak için, değerli yapıtlardan örnek gösterme. )


- İSVEÇ/ŞİVED ile İSVİÇRE

( SWEDEN vs. SWITZERLAND )


- İSYAN ile/ve/değil/yerine FERYAD


- İT ile İD

( Köpek. İLE Dürtü, bilinçaltı.[İd-egp-süper ego] )


- ÎTÂD[Ar.] ile İTÂD[Ar. < ATÂ]

( Kazık çakma. İLE Süt sağarken ineğin ayağına geçirilen ip. )


- YTTERBIUM FLUORIDE[İng.] / FLUORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMFLUORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM FLORÜR


- YTTERBIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTERBIUM[Fr.] / YTTERBIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTERBİYUM KLORÜR


- İTFA FONU ile/||/<> SINKING FUND[İng.] ile/||/<> CAISSE D'AMORTISSEMENT[Fr.] ile/||/<> SÖNÜM AYRIMI

( Süresi gelmiş borç belgitlerini ödemek amacıyla ayrılmış yedek akça )

( SINKING FUND )

( CAISSE D'AMORTISSEMENT )


- İTİBAR ile/ve/||/<>/> İTİMAT


- İ'TİDÂD[Ar. < ADD] ile İ'TİDÂD[Ar.]

( Sayma, iddet çekme. | Nazlanma. | Gururlanma. İLE Bir şeyi kol üzerine alma. | Yardım isteme. )


- İTİKAD ile/ve/||/<>/> AMEL


- İTİKAT ile İTİMADEN İTİKAT


- İTİMÂD[Ar. < AMD] ve/> İ'TİKAD[Ar. < AKD]

( Dayanma, güvenme. | Güven, emniyet. VE/> Düğümlenip kalma, bir şeye bağlanma. | İnanma, gönülden onaylayarak inanma. )


- İ'TİMÂD[Ar.] ile KEVN[Ar.]


- İ'TİMÂD[Ar.] ile MUSÂKKE[Ar.]


- İ'TİMÂD[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]


- İTİMAT[Ar. < İʿTİMĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> GÜVEN (İTİMAT MEKTUBU, İTİMATNAME)


- İTİMAT[Ar.] ile/değil/yerine/= GÜVEN/GÜVENÇ


- İTİMAT ve İTİKAT


- İTİYAT[Ar. < İʿTİYĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> ALIŞKANLIK


- ITO ile/||/<> STRATONOVICH ile/||/<> SKOROHOD ile/||/<> STOKASTİK KALKÜLÜS

( Stokastik integral tanımları. )

( Formül: dX_t = μdt + σdW_t )


- YTTRIUM BROMIDE[İng.] / BROMURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMBROMID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM BROMÜR


- YTTRIUM CHLORIDE[İng.] / CHLORURE D'YTTRIUM[Fr.] / YTRIUMCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= İTRİYUM KLORÜR


- İTTİHAD[Ar.] ile/ve/||/<> MÜSÂVAT[Ar.]


- İYİ BİR İNSAN" değil İYİ BİRİ / İYİ BİR KİŞİ/BİREY/ŞAHIS[Ar. < ŞAHS]/FERT[Fars. < FERD]


- İYİ = HAYIR = GOOD[İng.] = BIEN[Fr.] = GUT[Alm.] = BONUS[Lat.] = AGATHOS[Yun.] = BUENO/NA[İsp.]


- IODIC ACID[İng.] / ACIDE IODIQUE[Fr.] / JODSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODİK ASİT


- IODOACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= İYODOASETİK ASİT


- IODIDE[İng.] / JODID[Alm.] ile/değil/yerine/= İYODÜR


- IONIC BOND[İng.] / IONISCHE BINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONİK BAĞ, İYONİK BAĞ


- IONIZATION DEGREE[İng.] / IONISIERUNGS GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYONLAŞMA DERECESİ


- IODINE[İng.] / IODE[Fr.] / JOD[Alm.] ile/değil/yerine/= İYOT


- SCREEN FACTOR OF A GRID[İng.] ile/değil/yerine/= IZGARA PERDELEME ÇARPANI


- ALLOWED BAND[İng.] / BANDE PERMISE[Fr.] / ERLAUBTES BAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZİNLİ BANT


- ISOCHROMATISCHER RAND[Alm.] ile/değil/yerine/= İZOKROMATİK SAÇAK DESENİ


- İZOLASYON/ISOLATION[İng./Fr.]/TECRİT[Ar.] ile/değil/yerine/= YALITIM | AYIRMA | YALNIZLAŞTIRMA

( Elektrik akımının olumsuz etkilerini önlemek için, iletkeni kauçuk, lastik, porselen vb. ile kaplama, yalıtma. )


- İZOLE/ISOLATED[İng.] ile/değil/yerine/= YALITIK | AYRI


- İZOZOM ile ANEUPLOİD

( Homolog eşleşmesi sırasında farklı boyutlara sahip olan kromozomlar. İLE Normal kromozom sayısından farklı sayıda kromozom bulunduran gözeler. )


- JACOBI METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JACOBI[Fr.] / JACOBI-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= JACOBİ YÖNTEMİ


- JAEGER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE JAEGER[Fr.] / JAEGERSCHES VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= JAEGER YÖNTEMİ


- JACONECIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JAKONESİK ASİT


- JALAPIC ACID[İng.] / JALAPINSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JALAPİK ASİT


- JALAPINOLLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JALAPİNOLİK ASİT


- JALAPOID[İng.] ile/değil/yerine/= JALAPOİD


- JAPANESE ACID[İng.] / JAPANSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPANİK ASİT


- JAPONIE ACID[İng.] / JAPONSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= JAPONİK ASİT


- JENERALİZE/GENERALIZED[İng.] ile/değil/yerine/= YAYGIN


- JENCOLIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= JENKOLİK ASİT


- JÖN, JÖN PRÖMİYE, JÖN KARAKTER, GENÇ KIZ, JÖN KIZ, JÖN ERKEK ile/||/<> LEADING YOUNG ACTOR (ACTRESS), JUVENILE LEAD[İng.] ile/||/<> JEUNE PREMIER (-ÈRE)[Fr.] ile/||/<> "JEUNE PREMIER"[Alm.] ile/||/<> GENÇ

( Sinema TV 1 Genç rolüne çıkan oyuncu 2 Genç oyuncu Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kenç Orta Türkçede kenç çocuk olarak geçer Yalnız Türkiye Türkçesinde ve Azeri alanında yaşadığı göze çarpıyor Türkçeden Moğolcaya kence olarak geçmiştir Ramstedt JSFOu 55 66 Moğolca kenceyi Türkçe kenç genç biçimiyle karşılaştırmıştır Bu karşılaştırma yanlış sayılmaz Doerferin dile getirdiği gibi TMEN 352 bu karşılaştırmayı Ana Türkçe kenç biçiminin Moğolcaya kence olarak geçtiği biçiminde değerlendirmek gerekir Moğolca kence biçimi daha sonra çağdaş Türk diyalektlerine de geçmiştir Tatarintsev Vlijanie 25 Räsänen V 252b bu konuda Ramstedte dayandığını belirtmişse de Ramstedt KWb 226a Moğolca ve Türkçe biçimleri birleştirmekle yetinmişti Borovkov Leksika 180 kinç biçimini TürkçeFarsça olarak vermiştir Bang KOsm 2 3 66 4 18 Doerfer TMEN 352 Räsänen V 252a Farsçadan geldiği yolundaki açıklama yanlıştır Clauson ED 727b Servortyan ÊSTJa 1980 2021 Clausonun ve özellikle Doerferin eserlerini kullanmamıştır Çuvaşçada śamrăk biçimi genç olarak kullanılır Kökenini bilmiyoruz Egorov ÊS 202 Macarca gyermek çocuk biçiminin Çuvaşçadan geldiğini Räsänen TLT 187 ortaya atmıştı Bu etimolojiye Gombocz KCsA l 84 da katılmıştı Son olarak Ligeti TörK 46 de bu etimolojiyi göz önünde tutulmaya değer bir açıklama olarak vermiştir Räsänen V 198b Eski Türkçeden başlayarak kullanılır kenç Orta Türkçede kenç çocuk olarak geçer Yalnız Türkiye Türkçesinde ve Azeri alanında yaşadığı göze çarpıyor Türkçeden Moğolcaya kence olarak geçmiştir Ramstedt JSFOu 55 66 Moğolca kenceyi Türkçe kenç genç biçimiyle karşılaştırmıştır Bu karşılaştırma yanlış sayılmaz Doerferin dile getirdiği gibi TMEN 352 bu karşılaştırmayı Ana Türkçe kenç biçiminin Moğolcaya kence olarak geçtiği biçiminde değerlendirmek gerekir Moğolca kence biçimi daha sonra çağdaş Türk diyalektlerine de geçmiştir Tatarintsev Vlijanie 25 Räsänen V 252b bu konuda Ramstedte dayandığını belirtmişse de Ramstedt KWb 226a Moğolca ve Türkçe biçimleri birleştirmekle yetinmişti Borovkov Leksika 180 kinç biçimini TürkçeFarsça olarak vermiştir Bang KOsm 2 3 66 4 18 Doerfer TMEN 352 Räsänen V 252a Farsçadan geldiği yolundaki açıklama yanlıştır Clauson ED 727b Servortyan ÊSTJa 1980 2021 Clausonun ve özellikle Doerferin eserlerini kullanmamıştır Çuvaşçada śamrăk biçimi genç olarak kullanılır Kökenini bilmiyoruz Egorov ÊS 202 Macarca gyermek çocuk biçiminin Çuvaşçadan geldiğini Räsänen TLT 187 ortaya atmıştı Bu etimolojiye Gombocz KCsA l 84 da katılmıştı Son olarak Ligeti TörK 46 de bu etimolojiyi göz önünde tutulmaya değer bir açıklama olarak vermiştir Räsänen V 198b )

( LEADING YOUNG ACTOR (ACTRESS), JUVENILE LEAD )

( JEUNE PREMIER (-ÈRE) )

( "JEUNE PREMIER" )


- JUICE, BODY FLUID[İng.] ile/||/<> ÖZ SU

( 1 Biyolojik dokulardan su eklenerek veya eklenmeksizin sıkma veya filtrasyonla elde edilebilen sulu kısım 2 Özellikle şurup biçiminde hazırlanan preparatlara katılan parçalanma ezilme ve sıkma işlemleriyle hazırlanmış renkli ve güzel kokulu çeşitli meyve veya bitkilerin suları )

( JUICE, BODY FLUID )


- JUVENILISM/CHILD[İng.] ile/değil/yerine/= ENFANT[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇOCUKSULUK

( Çocukluk ve yeni yetmelik dönemlerine özgü tutum ve davranışları, yetişkinlik döneminde de sürdürme durumu. )


- K ACID[İng.] / K ACIDE[Fr.] / K LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= K ASİT


- KABLELMİLAT[Ar. < ḲABL + MĪLĀD] ile/değil/yerine/=/||/<> MİLATTAN ÖNCE


- STRAY[İng.] / VAGABOND[Fr.] / VAGABUND[Alm.] ile/değil/yerine/= KAÇAK