Dil'deki
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 12.258 başlık/FaRk ile birlikte,
12.258 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(6/50)
- ANLAŞILMASI AMACIYLA ile/ve/değil PEKİŞTİRMEK ÜZERE
- ANLAŞILMAZ ile/değil ÖRTÜK
- ANLAŞMA ile/ve/||/<> UZLAŞMA ile/ve/||/<> ALTINI ÇİZME
- ANLAŞMAK ile/ve/||/<> İYİ GEÇİNMEK
- ANLATABİLDİĞİN ile/ve/değil/yerine (ÇOK) İYİ ANLATABİLDİĞİN
- ANLATIM/AKTARIM:
YASALARLA ile/ve/<>/> MESELLERLE ile/ve/<>/> MİSALLERLE ile/ve/<>/> MASALLARLA ile/ve/<>/> KAVRAMLARLA
( Hz. Musa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. İsa ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed ve döneminde/dilinde. İLE/VE/<>/> Âriflerin dilinde. İLE/VE/<>/> Filozofların dilinde. )
( Tevrat'ın dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> İncil'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Kur'ân-ı Kerîm'in dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Âriflerin dili/usûlü/üslûbu. İLE/VE/<>/> Filozofların dili/usûlü/üslûbu. )
( Herkese, herkes için. İLE/VE/<>/> Yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Gençlere, yetişkinlere, yetişkinler için. İLE/VE/<>/> Çocuklara, gençlere, yetişkinlere, sanatçılara. / Yetişkinler ve sanatçılarla. İLE/VE/<>/> Bilgelik aşkı olan herkese, bilgelerle, filozoflarla. )
- ANLATIM ile/ve/<> AKTARIM
- ANLATIMDA:
...'YI "BİLİYORSUNUZ" değil/yerine ...'YI BİLDİĞİNİZİ VARSAYIYORUM
- ANLATIMDA:
"İKİLEME GİRMEK" ile/değil İKİLEME DÜŞMEK
- ANLATIMDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA
- ANLATIMDA:
"DÜNKÜ" değil "BİR GÜN ÖNCEKİ"
- ANLATIMI/NI/SÖZÜ:
KISA "KESMEK" değil KISA TUTMAK
- ANLATIMLARDA:
BİRAZ SONRA değil DAHA SONRA, BİR SÜRE SONRA
- ANLATMAĞA ÇALIŞMAK/ÇALIŞAYIM değil ANLATMAYA ÇALIŞMAK/ÇALIŞAYIM
- ANLATMAK ile/ve/değil/||/<>/> ANIMSA(T)MAK
- ANLATMAK değil NAKL ETMEK
- ANLATMAN" ile/değil ANLATIMIN
- ANLATTIĞIMIZ ZAMAN OLAY OLUR değil ANLATSAK OLAY OLUR
- ANLAYABİLMEK ve/||/<>/</> ANLATABİLMEK
( Bir şeyi anlayabilmenin en iyi yolu, onu, en iyi biçimde anlatabilmeye çalışmaktır. )
- ANLAYACAĞINIZ BİÇİMDE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLATABİLECEĞİM BİÇİMDE
- ANLAYAMAMA ile/ve/||/<> YORUMLAYAMAMA
- ANLAYAMAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (YETERİ KADAR) İLGİLENEMEMEK
- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> AÇIKLAYAMAMAK
- ANLAYAMAMAK ile/ve/<> ANLAM VEREMEMEK
- ANLAYANA SİVRİSİNEK SAZ, ANLAMAYANA DAVUL-ZURNA AZ ile/ve/<> BİR TÜMCE YETER SÖZDEN ANLAYANA, DESTAN YAZSAN FARK ETMEZ, SÖZDEN ANLAMAYANA
- ANLAYIŞ ile/ve/değil/||/<>/> YORUM
- ANLI ŞANLI -
- ANLI-ŞANLI
- ANLI/M/IZ değil ALNI/M/IZ
- ANLIK/ZİHİN > US/AKIL ve/||/<>/> BETİMLEME > KAVRAM ve/||/<>/> OLASILIK > ZORUNLULUK (BİLİNCİ)
- ANLIK/ZİHİN ile/ve/||/<> ACUN/DÜNYA / GALAKSİ
- ANMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞATMAK
- ANNE SÜTÜ ile/ve/=/||/<>/> BİLİNÇ IRMAĞI
- ANNE ile/ve/> MÜREBBÎ ile/ve/> RAB
( [bebeği/çocuğu] 1 yaşına kadar. İLE/VE/> 18 yaşına kadar. İLE/VE/> Ömrünün sonuna kadar. )
- ANOMİ ile HİÇÇİLİK/NİHİLİZM
- ANORMAL[İng.]/A(B)NORMALİTE ile İLGİNÇ | AÇIK/ŞEFFAF/DÜRÜST | DÜZGÜSÜZ | OLAĞANDIŞILIK | BOZUKLUK
- ANSAMBL[Fr. < ENSEMBLE] ile/değil/yerine/= ESKİ SOVYETLER'DE VE TÜRK CUMHURİYETLERİNDE, MÜZİK VE OYUN TOPLULUKLARI | TOPLULUK, BÜTÜNLÜK
( Dizenin son sözcüğüyle sonraki dizeyi başlatma sanatı. )
- ANSCHAUUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> VORSTELLUNG[Alm.] ile/ve/||/<>/> DENKEN[Alm.]
( Sanat. @@ Din. @@ Felsefe. )
( Beti, görü. @@ Tasarım. @@ Kavram. )
- ANSİKLOPEDİ ile/ve/<>/yerine INTERNET
- ANT-/ANTİ- ile/||/<> ANTRİ- ile/||/<> OB- ile/||/<> RE- ile/||/<> DE- ile/||/<> DİS- ile/||/<> ANT- ile/||/<> NON-
( -e karşı, karşıt, yerine, zıt. [antibiyotik: Bakterilere karşı kullanılan ilaç.] İLE/||/<> Karşıt, önünde, üzerinde, -e doğru, karşıt yönde. İLE/||/<> Geri, geride, tekrar, karşıt, yeniden. İLE/||/<> -e karşı, karşıt, zıt. İLE/||/<> -den uzakta, bütünü ile, aşağı, kopmuş, yoğunlaşma, bitme, ayrılma, karşıt, ters, bozma, olumsuz, sakin, eksik, yoksun, aşağı, ayrı, değişik. İLE/||/<> Ayrılma, karşıt, ters, bozma, olumsuz, eksik, yoksun değil. İLE/||/<> Bir şeyden türeyen, bir şeyden çıkan. İLE/||/<> Değil, hayır, olmayan, olumsuz. )
- ANTE- ile/||/<> ANTER-/ANTERO- ile/||/<> FRONT-
( Sıra, yerleşim ve zamansal olarak önce, ön, ön alan [antepartum: Doğum öncesi]. İLE/||/<> Ön, öne doğru, önde. İLE/||/<> Alın, ön. )
- ANTHRAC-/ANTHRACO- ile/||/<> MELAN-/MELANE-/MELANO- ile/||/<> -NİGRİN-
( Kömür, siyah renk ile ilgili [antrakoz: Akciğerlerde kömür tozu birikmesi]. İLE/||/<> Kara/siyah. İLE/||/<> Kara/siyah. )
- ANTHROP- ile/||/<> ANDR-/ANDRO- ile/||/<> ARRHENO-
( İnsanla ilgili. İLE/||/<> Erkek, erkek cinsi ile ilgili, erkekleştirici, erkeklikle ilgili. İLE/||/<> Erkek. )
- ANTİK ile ARKAİK
- ANTİN KUNTİN (İŞLER) -ile
- ANTİPARANTEZ değil ANTRPARANTEZ[Fr. < ENTRE PARENTHESES] / ARA AYRAÇ (ya da ARTIPARANTEZ) / İSTİTRAT[Ar.]
( Söz arasında, sırası gelmişken. | Ayrıca. )
- ANTLAŞMA/AHİT/MİSAK ve UYUŞMA/AHENK
- ANTR PARANTEZ ile/değil/yerine/= ARA AYRAÇ
- ANTROMORFİK" ile/değil/yerine/= ANTROPOMORFİK
- ANTROPO-[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Yun.]
( "İnsan" anlamı katan ön ek. İLE/VE/||/<> İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim insanbilim. İLE/VE/||/<> İnsanbilim ile ilgili. İLE/VE/||/<> İnsanbilim uzmanı. )
- ANTROPO(-)[Yun.] ile/ve/||/<> ANTROPOBİYOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOCOĞRAFYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFİL[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOGRAFİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKİMYA[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKLIMATOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOKRASİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOG[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOLOJİ/K[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMETRİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMORFİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOMORFOLOJİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPONOZ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOPLASTİ[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOSANTRİZM[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOTEKNİK[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOZOİK[Fr.]
( İnsan. | İnsan anlamı katan ön ek. @@ Zaman içinde kişilerde görülen dirimbilimsel farklılığın ve çeşitliliğin incelenmesi. @@ İnsan topluluklarının yeryüzündeki dağılımını inceleyen coğrafya dalı. @@ Yamyam. @@ İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvan ve bitkiler. @@ İnsan ırklarının özelliklerini ve yeryüzündeki dağılımlarını inceleyen bilim dalı. @@ İnsana çok benzeyen/benzetilen maymun türü. @@ ... @@ İklimin, insan üzerindeki etkilerini inceleyen bilim. @@ Sayrılıkların sürecine şiddetle etkide bulunma gereğine inanan sağaltım öğretisi. @@ İnsanbilim uzmanı. @@ İnsanın kaynağını, geleneklerini ve ırkları inceleyen bilim, insanbilim. | İnsanbilimle ilgili. @@ İnsan organizmasının ölçülmesi için kullanılan ölçüm tekniklerinin tümü. @@ İnsan biçimcilik. @@ İnsan gövdesinin biçimini inceleyen bilim dalı. @@ İnsana özgü bulaşıcı sayrılık. @@ Fosil insan iskeletinden yola çıkarak anatomik yapılarını yeniden kurma yöntemi. @@ Felsefede, insanı, evrenin (")yaratılma nedeni(") sayan. @@ İnsanı, evrenin merkezi kabul eden öğreti. @@ Bir ya da daha çok işlemcinin çalıştığı kumanda ve yönlendirme düzenlerinde insanla makine arasında kurulabilecek en iyi dengeyi sağlamayı amaçlayan bilim. @@ İnsanın belirmesi ve yayılmasını niteleyen dönem. )
- ANTROPOFİL[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOİT[Fr.] ile/ve/||/<> ANTROPOFAJ[Fr.]
( İnsanın yaşadığı yerde yaşayan hayvanlar ve bitkiler. İLE/VE/||/<> İnsana çok benzeyen maymun türü. İLE/VE/||/<> Yamyam. )
- ANVEAN" değil ÂNBEÂN
( Gittikçe, yavaş yavaş. )
- ANYAYI KONYAYI ('YI GÖRMEK/GÖRÜRSÜN!) değil HANYA-KONYA ('YI GÖRMEK/GÖRÜRSÜN!)
( Neyin ne olduğunu ve nasıl olduğunu/olmadığını görmek/anlamak. )
( Hanya: Girit adasında bir kent. [ANYA değil HANYA!] )
- APAÇIK/LIK = SELFEVIDENCE/SELFEVIDENT[İng.] = ÉVIDENCE/ÉVIDENT[Fr.] = OFFENKUNDIG/OFENKUNDIGKEIT[Alm.] = EVIDENZA[İt.] = EVIDENCIA[İsp.] = EVIDENTA, PERSPICUITAS[Lat.] = ANERGEIA[Yun.] = BEDEHA(T)/BEDİHÎ, BEYYİN[Ar.] = HODPEYDÂ[Fars.] = KLAARBLIJKELIJK/HEID[Felm.]
- APAÇIK ile/||/<> GÜN GİBİ ile/||/<> BUZ GİBİ ile/||/<> TABAK GİBİ
- APALLAMAK" değil AFALLAMAK
- APAR TOPAR (TOPLANMAK/KAÇMAK/ÇIKMAK)
- APARTE[Fr.] ile/||/<> APAR[Fr.]
( Sahnedeki oyuncunun kendi kendine konuşması. İLE/||/<> Bir tiyatro oyuncusunun, izleyicilerin duyacağı biçimde sanki öteki oyuncular duymuyormuş gibi konuşması ya da düşüncesini/davranışını izleyiciye açıklaması. )
- APAYRI ile BAMBAŞKA
- APDEYT(UPDATE) ETMEK değil GÜNCELLEMEK
- APIK-SAPIK (DÜŞÜNCELER/DAVRANIŞLAR)
- APIR-SAPIR (KONUŞMAK)
- APIŞIP KALMAK ile/ve/||/<> YAPIŞIP KALMAK
- APIŞMAK ile/||/<> AFALLAMAK
( Hayvanın yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermesi. | Ne yapacağını kestirememek, nasıl davranacağını bilememek. | Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek. @@ Şaşkınlıktan sersemleşmek. )
- APOKALİPTİK[Fr. < APOCALYPTIQUE] ile/||/<> APOKRİF[Fr. < APOCRYPHE]
( Anlaşılmaz, karışık. İLE/||/<> Doğruluğuna güvenilmez söz, yazı. )
- APOSTERİORİ ile/değil/yerine/= SONSAL/DENEYİME DAYALI
- APOSTROF[Fr. < APOSTROPHE < Yun.] ile/değil/yerine/= KESME (İMİ)
- APOSTROF[Fr. < APOSTROPHE] ile/değil/yerine/=/||/<> KESME İŞARETİ
- APRİORİ[Lat./İNG.] ile/ve/||/<>/> APOSTREORİ[Lat./İNG.]
( Deney yapmadan, gelen verilere dayanılarak kabul edilen, önsel. İLE/VE/||/<>/> Yapılan denemelerden sonra benimsenen sonsal soncul. )
- APRİORİ ile/değil/yerine/= İLKSEL
- APTAL ile/değil EFTAL
- APTALA MÂLUM OLUR" değil ABDALA MÂLUM OLUR
- AQU-/AQUA- ile/||/<> HYDR-/HYDRO- ile/||/<> HYDRA- ile/||/<> CHYL-/CHYLİ-/CHYLO- ile/||/<> BALNEO-
( Su. İLE/||/<> Su. İLE/||/<> Su ile ilgili. İLE/||/<> Kilüs, su, lenfle ilgili, akkanla ilgili. İLE/||/<> Banyo. )
- AR[Fr. < Lat.] ile AR ile Ar
( Tarım alanları için yüz metrekare değerinde yüzey ölçü birimi. [Bir ar, kenarı on metre olan bir karenin alanıdır.] | Sanat. İLE Utanma, utanç duyma. İLE [kimya] Argon'un simgesi. )
- ARTTIRMA ile/değil ARTIRMA
- ARA ARA ... ile/değil/yerine/||/<>/< ARADA BİR ...
- ARA BACI" değil ARABACI
- ARA DURAK İÇİN:
...'YA GİDİYOR MU? değil 'DAN GEÇİYOR MU?
- ARA/DA ile/||/<> ARALIK/TA
- ARABİZASYON[Fr. < ARABISATION] ile/değil/yerine/=/||/<> ARAPLAŞTIRMA | ARAPÇALAŞTIRMA
( Araplaştırma Arapçalaştırma )
- ARAÇ-GEREÇ
- ARAÇLAR/BİLGİLER/TUTUMLAR:
KURUCU ile/ve/||/<> TAŞIYICI ile/ve/||/<> ÖĞRETİCİ
- ARADA KALMAK ile/değil/yerine ARADA OLMAK
- ARADA-DEREDE (KALMAK, İŞ GÖRMEK)
- ARADA/LIK ile/ve/||/<> BİRLİKTE/LİK
- ARALAMA | ARALAMAK ile/||/<> ARALAMA
( Bileşik gibi birbirine bağlı olarak kullanılan iki kelime arasına başka kelime sokma ki ayrıklamanın bir çeşididir Her ne ki yerine her ne şey ki demek gibi )
- ARALIĞI KAPATMAK ile/ve/||/<>/< UYUMLAŞ(TIR)MAK
- ARALIK/aralık ile/<> Aralık
( Ara, boşluk. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Onikinci/son ay. )
- ARAMA ile/ve/||/<> TARAMA
- ARAMAK ile/ve/||/<> DENK GELMEK/DENK GETİRMEK ile/ve/||/<> YAKALAMAK
- ARÂMÎ ile/ve ARABÎ
- ARANIP TARANMA
- ARAPÇA (TERİMLER) ile PEHLEVİCE (TERİMLER)
- ARAPÇA'DA:
GÖZ ile/ve/||/<> KÖR
(
)
( Bir noktanın eksikliği, gözü kör eder. )
- ARAPÇA ile FARSÇA
( SİBEVEYN: Arapça dilbilgisini oluşturan kişi. )
- ARAPÇA ile/ve/||/<> FARSÇA ile/ve/||/<> TÜRKÇE
( Felsefe/bilim dili. İLE/VE/||/<> Sanat dili. İLE/VE/||/<> Eylem dili. )
( Fasîh. İLE/VE/||/<> Lâtif. İLE/VE/||/<> Zarif. )
- ARAŞTIRMA ile İNCELEME ile ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
( TA'MÎK[Ar. < UMK | çoğ. TA'MÎKÂT]: Derinleştirme, derin kazma. | Esasına varacak biçimde araştırma, inceleme. )
- ARAYAN-SORAN (OLURSA)
- ARAYIP SORMAK
- ARAZ ile/ve/||/<> SIFAT ile/ve/||/<> MÂNÂ ile/ve/||/<> İLLET
- ARÂZİ ile ARAZÎ
- ARCH-/ARCHE-/ARCHEO-/ARCHİ- ile/||/<> PALAE-/PALAEO-/PALEO-
( Eski, başlangıç, birinci, orijinal, ilkel, öncü. İLE/||/<> Eski, eski devirlere ait, ilkel. )
- ARCHO- ile/||/<> PROCT-/PROCTO-
( Rektal. İLE/||/<> Anüs, rektumla ilgili. )
- ARDI ARDINA (DİZİLMEK)
- ARDI ARKASI (GELMEMEK)
- ARDIN ARDIN = GERİ GERİ/ARDI SIRA
- ARDIŞIK/LIK ile/ve/||/<> ÖNSEL/LİK
- ARDIŞIK/LIK ile/ve/||/<> ÖZDEŞ/LİK
- ARGO[Fr.] ile YÜKSEK ARGO ile DÜŞÜK ARGO
( [Türkmen, Gagauz, Özbek, Uygur, Tatar, Başkurt, Kumuk, Karaçay-Malkar, Nogay, Kazak, Kırgız, Altay, Hakas, Tuva, Şor Türkçe'lerinde] ARGO )
( Külhanbeylerin kullandığı söz ve deyimler. | Bir meslekte ya da toplumda kullanılan özel söz. )
( [Çin'de] HSIANG T'AN, HSIANG Ç'ANG )
( [Finlandiya'da] MONGERRUS )
( [Hindistan'da] SÂSÎ, DOM, NATÎ [Çingene dili asıllılardır], BALAÎBALAN )
( [Hollanda'da] BARGOENS )
( [İran'da] LÛTRÂ, ZEBÂN-I ZERGERÎ[kuyumcu dili], LOTİZEBÂNÎ, KURBATÎ/ESSÎM ARGOSU[Ar. İran'ın kuzeyinde] )
( [İspanya'da] CALO, [eskiden] GERMANIA )
( [İtalya'da] FURBESCO, ZERGA[Venedik'te], GERGO[Jargon anlamına] )
( [Macaristan'da] TOLVANJNYELV[hırsız dili] )
( [Mısır'da] HALEBÎ ARGOSU )
( [Norveç'te] FANTESPROG )
( [Portekiz'de] CALAO )
( [Romanya'da] ŞMECHEREASCA, LIMBA CARAITORILOR )
( [Rusça] ARGO [Kril abecesiyle APRO], VOROVSKIY YAZIK[hırsız dili] )
( [Yunanistan'da] MALLIARA GLOSA[bayağı dil anlamına] )
( [Çekoslavakya'da] HANTYRKA )
- ARGO ile ADİCE/BAYAĞI/ÂMİYÂNE[Ar., Fars.]
- ARGO ile MÜSTEHCEN
- ARGÜMAN[İng. < ARGUMENT]["ARGUMAN" değil!] ile/değil/yerine/= (İKNA EDİCİ, YETERLİ/YETKİN) KANIT | SAV
( Denklem, eşitsizlik, gök nesnesinin hareketlerine ait bir öğenin bağlı bulunduğu değer. | Bir cetvelde, öteki bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı. | Kanıt, delil. )
- ARI KAVRAM ve/<> AKIL
- ARI-DURU
- Ârî"[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< ÂRÎ[Ar. < URY/E]
( İran'dan geçerek Kuzey Hindistan'a yerleşen, eski bir kavim olan Aryalar ya da "bu toplumdan olduğunu savunan kişi". | Hint-Avrupa dil ailesinden olan ["ırk", "topluluk" ya da "kişi"]. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Arınmış, soyutlanmış olan. | Çıplak. )
- ARINMA ve/||/<>/> AYDINLANMA ve/||/<>/> AŞK
- ARIŞ/İRİŞ ile ARIŞ ile ARIŞ
( Kolun, dirsekten parmaklara kadar olan bölümü. İLE Çözgü. İLE Araba oku. )
- ARKA FON[Fr. < FOND] değil ARKADA[Tr.] ya da FONDA
- ARKA/SINDAKİ ile/değil ARD/INDAKİ
- ARKADAŞI-NI (ARAMAK) ile ARKADAŞIN-I (ARAMAK)
( Onun arkadaşı. İLE Kendi arkadaşın. )
- ARKADAŞIMDAYIM(ANNEMDEYİM) ile "ARKADAŞIMIN(ANNEMİN) EVİNDEYİM"
- ARKADAŞTILAR değil ARKADAŞLARDI
- ARKAİK[Fr.] ile/||/<> ARKAİZM[Yun.]
( Klasik çağ öncesinden kalma. | Modası geçmiş, eskimiş. İLE/||/<> Konuşulan ve yazılan dilde kullanımdan düşmüş eski sözcük ve deyimleri kullanma. | Geçerliliğini yitirmiş, bir başka çağa özgü şeylerin niteliği. )
- ARKAİK ile KADÎM
- ARMAĞAN ile/ve/değil/||/<>/> ÖDÜL
- ARMUT, DİBİNE DÜŞER ile/ve/||/<> DEDESİ KORUK YEMİŞ, TORUNUN DİŞİ KAMAŞMIŞ
- ARPAYI BOL BULMAK ile/ve/||/<> BOSTANI BOŞ BULMAK
- ARŞİV[Fr./İng. < ARCHIVE/S] ile/değil/yerine/= BELGELİK
- ARSLAN değil ASLAN
- ART AVURT ÜNSÜZÜ ile/||/<> AVURT ÜNSÜZÜ
( Dil ucunun dişlere dokunması dil sırtının geriye doru yatıp büyükçe bir çukur oluşturması ve ciğerlerden gelen havanın daha geriden avurtlara çarpması ile oluşan kalın l l ünsüzü al anlamak bal bol kollamak yol yollamak vb avurt ünsüzü Azerbaycan Türkçesi säit damag samit Türkmen Türkçesi gapdal ışgalaňlı Gagauz Türkçesi yandilli çetin konson Özbek Türkçesi qattiq yόn tόvuş Uygur Türkçesi B qattiq yanünlük D qattik qovuz tavuşi Tatar Türkçesi tel artı awazı Başkurt Türkçesi qatı urt önö kalın yan tutuk awazi Krç Malk uwurtlanı boluşlugu bla kuralgankalın kısık tunakı tawuş Nogay Türkçesi katı uwirt tartıgı Kazak Türkçesi büyir juwan dıbıs Kırgız Türkçesi kaptalçıl katkalaň tıbış Alt katu kelteylik tuyuk tabış Hakas Türkçesi tîlhırindagı hatıg tapsag Tuva Türkçesi tıl kıdunıň ajık eves ünü Türkçesi kadıg nan üni Rusça tvyordıy bokovoy soglasnıy zvuk Derleme avurt konsonu avurtsu konson yanak ünsüzü Dil ucunun öndamağa veya artdamağa çarpmasından meydana gelen ve dilin yanlarından akan ses Dil bel el dal bal al sözcüklerindeki I ünsüzü gibi artavurt ünsüzü Dil ucunun dişlere veya diş etlerine dokunuşu sırasında ciğerlerden gelen havanın ağız kanalını kapatan dilin iki yanından avurtlara çarparak çıkması ile oluşan yanak ünsüzü al dal kalın yalın yol el bel sel bilgi gelin kelimelerindeki l ünsüzleri birer avurt ünsüzüdür Bu ünsüz ön sıradan ince ünlülerle yaptığı birleşimlerde ön avurt kalın ünlülerle yaptığı birleşimlerde art avurt ünsüzü niteliği taşır art avurt ünsüzü ön avurt ünsüzü Azerbaycan Türkçesi damag samiti Türkmen Türkçesi gapdal ışgalaňlı çekimsiz Gagauz Türkçesi yandilli konson Özbek Türkçesi yόn tόvuş Uygur Türkçesi yan ünlük D qovuz tavuşi Tatar Türkçesi yaňgı awaz sonor awaz Başkurt Türkçesi urt tartınqıhı yan tutuk awaz Krç Malk uwurtlanı boluşlugu bla kuralgan kısık tawuş uwurtlanı boluşlugu bla kuralgan tunakı tawuş Nogay Türkçesi uwırt tartıgı Kazak Türkçesi jak dıbısı büyir dıbıs Kırgız Türkçesi kaptalçıl tıbış Alt kelteylik tabış Hakas Türkçesi tîl hırindagı tapsag Tuva Türkçesi tılkıdıınıň ünü Türkçesi til kırıymdagı ün Rusça bokovoy zvuk )
- ART AVURT ÜNSÜZÜ ile/||/<> ÖN AVURT ÜNSÜZÜ | AVURT ÜNSÜZÜ
( Dil ucunun dişlere dokunması, dil sırtının geriye doru yatıp büyükçe bir çukur oluşturması ve ciğerlerden gelen havanın daha geriden avurtlara çarpması ile oluşan kalın l (l.) ünsüzü: al, anlamak, bal, bol, kollamak, yol, yollamak vb. bk. avurt ünsüzü. @@ Azerbaycan Türkçesi: säit damag samit; Türkmen Türkçesi: gapdal ışgalaňlı; Gagauz Türkçesi:yandilli çetin konson; Özbek Türkçesi: qattiq yόn tόvuş; Uygur Türkçesi: (B.Uyg.) qattiq yanünlük ~ (D.Uyg.) qattik qovuz tavuşi; Tatar Türkçesi: tel artı awazı; Başkurt Türkçesi: qatı urt önö;Kmk: kalın yan tutuk awazi; Krç.-Malk.: uwurtlanı boluşlugu bla kuralgankalın kısık (tunakı) tawuş; Nogay Türkçesi: katı uwirt tartıgı; Kazak Türkçesi: büyir juwan dıbıs;Kırgız Türkçesi: kaptalçıl katkalaň tıbış; Alt:: katu kelteylik tuyuk tabış; Hakas Türkçesi: tîlhırindagı hatıg tapsag; Tuva Türkçesi: tıl kıdunıň a'jık eves ünü; Şor Türkçesi: *kadıg nan üni;Rusça: tvyordıy bokovoy soglasnıy zvuk@@(Derleme.. avurt konsonu, avurtsu konson, yanak ünsüzü) Dil ucunun öndamağa veya artdamağa çarpmasından meydana gelen ve dilin yanlarından akan ses: Dil, bel, el, dal, bal, al sözcüklerindeki I ünsüzü gibi (bk. artavurt ünsüzü) . @@ Dil ucunun dişlere veya diş etlerine dokunuşu sırasında, ciğerlerden gelen havanın ağız kanalını kapatan dilin iki yanından avurtlara çarparak çıkması ile oluşan yanak ünsüzü: al, dal, kalın, yalın, yol el, bel, sel, bilgi, gelin kelimelerindeki l ünsüzleri birer avurt ünsüzüdür. Bu ünsüz ön sıradan ince ünlülerle yaptığı birleşimlerde ön avurt, kalın ünlülerle yaptığı birleşimlerde art avurt ünsüzü niteliği taşır. bk. art avurt ünsüzü, ön avurt ünsüzü. @@ Azerbaycan Türkçesi: damag samiti; Türkmen Türkçesi: gapdal ışgalaňlı çekimsiz; Gagauz Türkçesi:yandilli konson; Özbek Türkçesi: yόn tόvuş; Uygur Türkçesi: yan ünlük ~ (D. Uyg.) qovuz tavuşi;Tatar Türkçesi: yaňgı awaz ~ sonor awaz; Başkurt Türkçesi: urt tartınqıhı; Kmk: yan tutuk (awaz);Krç.-Malk.: uwurtlanı boluşlugu bla kuralgan kısık tawuş ~ uwurtlanı boluşlugu bla kuralgan tunakı tawuş; Nogay Türkçesi: uwırt tartıgı; Kazak Türkçesi: jak dıbısı ~ büyir dıbıs;Kırgız Türkçesi: kaptalçıl tıbış; Alt:: kelteylik tabış; Hakas Türkçesi: tîl hırindagı tapsag; Tuva Türkçesi: tılkıdıınıň ünü; Şor Türkçesi: til kırıymdagı ün; Rusça: bokovoy zvuk )
- ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> ART DAMAK ÜNSÜZÜ
( Kalın ünlüler ile hece oluştururken dil sırtının geriye yumuşak damağa doğru yükseltilmesi ile çıkarılan k g ğ ñ gibi patlayıcı veya sızıcı damak ünsüzlerinden biri Azerbaycan Türkçesi dilarxası samit Türkmen Türkçesi ıızkı kentlevük çekimsizi arddilli konson arddamaklı konson Özbek Türkçesi çuqur til όrqa undόşi Uygur Türkçesi çofiqur til käyni üzük tavuş til uçi käyni üzük tavuşi Tatar Türkçesi keçe teltartığı uvular tartıq Başkurt Türkçesi tamaq töbö tartinqihi art til tutuk Krç Malk art til tinilawuk kısık tunakı tawuş Nogay Türkçesi tîl artı tartıgı Kazak Türkçesi til artı dawıssızı Kırgız Türkçesi teren tüpçül ünsüz Alt terefi til tözi tuyuk tabış Hakas Türkçesi tîl tözîndegî ün çoh tapsag Tuva Türkçesi artıı tildiň ajık eves ünü Türkçesi tildiň tereňsooba aydılçatkan til tereň sobazınıň soglasnıyı Rusça gluboko zadneyazıçnıy soglasnıy )
- ART DAMAK ÜNSÜZÜ ile/||/<> ÖN DAMAK ÜNSÜZÜ
( Kalın ünlüler ile hece oluştururken dil sırtının geriye yumuşak damağa doğru yükseltilmesi ile çıkarılan. k, g, ğ, ñ gibi patlayıcı veya sızıcı damak ünsüzlerinden biri. @@ Azerbaycan Türkçesi: dilarxası samit; Türkmen Türkçesi: ıızkı kentlevük çekimsizi;Gag.: arddilli konson ~ arddamaklı konson; Özbek Türkçesi: çuqur til όrqa undόşi;Uygur Türkçesi: çofiqur til käyni üzük tavuş ~ til uçi käyni üzük tavuşi; Tatar Türkçesi: keçe teltartığı ~ uvular tartıq; Başkurt Türkçesi: tamaq töbö tartinqihi; Kmk: art til tutuk; Krç.-Malk.: art til (tinilawuk) kısık (tunakı) tawuş; Nogay Türkçesi: tîl artı tartıgı; Kazak Türkçesi: til artı dawıssızı; Kırgız Türkçesi: teren tüpçül ünsüz; Alt:: terefi til tözi tuyuk tabış; Hakas Türkçesi: tîl tözîndegî ün çoh tapsag; Tuva Türkçesi: artıı tildiň a'jık eves ünü; Şor Türkçesi: tildiň tereňsooba aydılçatkan ~ til tereň sobazınıň soglasnıyı; Rusça: gluboko zadneyazıçnıy soglasnıy )
- ART NİYETLİ OLMAK ile/ve/<> GÜNAHINI ALMAK
- ART ZAMANLI/DİYAKRONİK[Fr. < DIACHRONIQUE] >< EŞ ZAMANLI/SENKRONİK[Fr. < SYNCHRONIQUE]
- ART ZAMANLI/DİYAKRONİK ile/değil/yerine/= ART ZAMANLILIK/DİYAKRONİ
( Evrim açısından ele alınan süre içinde birbirini izleyen. İLE Değişik zaman ve evrim açısından incelenen dil olaylarının özelliği. )
- ART ZAMANLILIK/DİYAKRONİ[Fr. < DIACHRONIE] >< EŞ ZAMANLILIK/SENKRONİ[Fr. < SYNCHRONIE]
- ARTH-/ARTHR-/ARTHRO-/ARTİCULO- ile/||/<> ANKYL-/ANKLYO- ile/||/<> CARP-/CARPO- ile/||/<> JUG-/JUNC- ile/||/<> JUNCT- ile/||/<> COX-/COXO- ile/||/<> ZYG-/ZYGO- ile/||/<> PEND-
( Eklem, eklem ile ilgili [artrit: Eklem yangısı]. İLE/||/<> Yapışma, dirsek, ek. İLE/||/<> Bilek. İLE/||/<> Birleştirmek, bir araya gelmek, birleşmek. İLE/||/<> Birleşmek, eklem. İLE/||/<> Kalça, kalça eklemi. İLE/||/<> Birleşik, bağlanmış, birleşme ile ilgili, ekle ilgili, eklem. İLE/||/<> Asılı olmak. )
- ARTIK ... ile ASLINDA ...
- ARTIK ile ARTIK
( İçildikten, yenildikten ya da kullanıldıktan sonra geriye kalan. | Bir şeyin harcandıktan ya da kullanıldıktan sonra artan bölümü. | Daha çok, daha fazla. | [müzik] Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış durumu. İLE Bundan böyle, bundan sonra. )
( Ad/isim. | Önad/sıfat. İLE İlgeç/zarf. )
- ARTİKÜLASYON[Fr. < ARTICULATION] ile/değil/yerine/=/||/<> TELAFFUZ
- ARTİKÜLASYON[Fr., İng. ARTICULATION] ile/değil/yerine/= EKLEMLEME, EKLEM | BOĞUMLANMA, KONUŞMA SESİ OLUŞTURMA | DİŞLERİN KAPANIŞ İLİŞKİSİ
- ARÛZ:
DİL değil MÜZİK [<>ARÛZ]
- ARÛZ:
DİL değil SADÂ
- ARÛZ ve/<> BELÂGAT
- ARZ ile BEYÂN
- AS- ile AS ile AS ile As
( Ast sıfatının kısaltılmışı. Eklendiği sözcüğün, daha aşağı derecelisini anlatan, yeni sözcükler türetmeye yarayan ön ek. İLE Kutup gelinciği. Sansargillerden, yazın esmer kırmızı, kışın beyaz renkli, etçil bir hayvan. Kakım, ermin. [Lat. MUSTELA ERMINEA] İLE İskambil kâğıtlarında, bir. | Bir işte, başta gelen. [Assolist] İLE Arsenik'in simgesi. )
- AŞ ile AŞ
( Yemek. İLE Geçmenin, aşmanın buyruk kipi. )
- AS ile/değil HAS
- AŞAĞI TÜKÜRSEN, SAKAL; YUKARI TÜKÜRSEN, BIYIK ile/ve/||/<> NE, İSA'YA; NE DE MUSA'YA YARANAMAMAK
- AŞAĞI YUKARI ile/||/<> HEMEN HEMEN
- AŞAĞI-YUKARI
- AŞAĞI(SI)-YUKARI(SI) ile ALT(I)-ÜST(Ü)
- AŞAĞIYA/AŞŞAĞI değil AŞAĞI
- ASALAK ile/değil YATALAK
( )
- AŞAMA/SAFHA ile/ve/||/<> KATMAN
- AŞAMALAR/MERTEBELER:
US'TA/AKIL'DA ile/ve/||/<>/> ANLIK'TA/NEFS'TE ile/ve/||/<>/> TİN'DE/RUH'TA
( Anlayış. İLE/VE/||/<>/> Temizlenme. İLE/VE/||/<>/> Tekâmül. )
- AŞIK ile/değil ÂŞIK
( Baldır kemiği ile eklemleşerek, bileğin belirli başlı oynak merkezini oluşturan, ayak bileğinde bulunan, küçük kemiklerden biri. | Yapı çatılarında, uzun mertek, aşırma. | AŞIK ATMAK: Yarışmak. İLE/DEĞİL Vurgun, tutkun. )
- ÂŞİKÂR ile/değil ÂŞİNÂ
- ÂŞİKÂRE ile/ve/değil ÂŞIK-ÂNE
- ÂŞIKLAR ARASINDA:
VE ile/değil/yerine İLE
( Bireysellik. İLE/DEĞİL/YERİNE Birliktelik. )
( Batı'da. İLE/DEĞİL/YERİNE Doğu'da. )
( Romeo ve Juliet. İLE/DEĞİL/YERİNE Leylâ ile Mecnun. )
- ASİKLİK/ACYCLIC[İng.] ile/değil/yerine/= DÖNGÜSÜZ | DÖNGÜSÜ DÜZENSİZ
- ASIL ile/ve/||/<>/> FER
( Bir şeyin kendisi, kopya karşıtı. | Bir şeyin ilk olarak ortaya çıktığı yer. | Gerçeklik. | Soy. | Esas. | Temel. | Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. | Bir görevde asaleten bulunan, yedek karşıtı. | Gerçekten, gerçek olarak. İLE/VE/||/<>/> İkinci derecede olan, kol, dal. )
- ASIL ile/değil ÖNCELİKLE
- ASILI ile ASILLI
( Asılmış olan, asma, asık, muallak. | Asılmış bir biçimde. İLE Bir kökene dayanan, kökenli. )
- AŞIM/IZ ile AŞIM/IZ
( Önleyici ilacımız. İLE Yemeğimiz. )
- ASİMİLASYON[Fr. < ASSIMILATION] ile/değil/yerine/= ÖZÜMLEMEK | BENZEŞ(TİR)MEK
( Özümleme. | Benzeşme. | Farklı kökenden gelen azınlıkları ya da etnik öbekleri, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme. )
- AŞIN ile/ve/||/<> EŞİN
( Sürtüşmek. İLE/VE/||/<> Sürtünmek. )
- ASINDA değil ASLINDA
- AŞIRI ... değil/yerine DAHA YOĞUN ...
- AŞIRI DERECE yerine İLERİ DERECE
- AŞIRI YORUMA KAÇMADAN! ile/ve/değil/||/<>/< ELDEN/DİLDEN GELDİĞİNCE
- AŞIRI(") ile/değil/yerine/<> ÖTE
- AŞIRI/LIK["AŞŞIRI" değil!] ile/ve/değil SIRADIŞI/LIK
- AŞIRI/LIK ile/ve/değil AYKIRI/LIK
- AŞIRI değil/yerine/>< BAŞARI
- ASİSTAN ile/değil/yerine/= YARDIMCI
- AŞK OLSUN ile/ve/||/<> AŞK OLSUN ile/ve/||/<> AŞK OLSUN
( Beğenilmeyecek bir davranış/tutum karşısında kınama, sitem bildiren söz. | "Aferin" anlamında bir davranışın, bir tutumun çok beğenildiğini bildiren söz. | Dervişler arasında kullanılan merhabalaşma. )
- AŞK YÜZÜNDEN değil/yerine AŞK SÂYESİNDE
- AŞK:
"SÖZCÜK" değil SÖZLÜK
- AŞK/ŞIN: HAYR ve/||/<>/> DOĞRULUK/TEMYİZ ve/||/<>/> HÜSN
- AŞK ile/ve/değil/||/<>/< "OLMAZIN"(ÇOK DÜŞÜK OLASILIĞIN) HEYECANI("GERÇEKLEŞME DÜŞÜNCESİ/DÜŞÜ/BEKLENTİSİ")
- AŞK ile/ve/||/<> ABAYI YAKMAK
- AŞK ile/ve/||/=/<> AÇIKLIK
- AŞK ile/ve ÂŞIK["AŞIK" değil!]
( Çaresizlik yoktur. İLE/VE Çaresizlik çoktur/yaşayabilir. )
( Birçok şeye [her şeye/herkese] yönelik olabilir. İLE/VE Tek bir şeye/kişiye yönelmiştir. )
( Aşk, daha çok, tek taraflıdır. )
( Aşk ehline, sultanların tahtı, tahta parçasından başka bir şey değildir. )
( AŞK :/= Yasaksa!... [Aşk, ancak yasak aşk ise süreklidir/sürdürülebilirdir.] )
( Mutlu aşk/âşık yoktur.(yoktur) )
( "Kör-kütük âşık olmak" değil bir "kütüğe" âşık olup kör olmak. )
( AŞK'I, ÂŞIKLAR BİLİR
[Başka da, hiçkimse bilemez.] )
( Âşık, türkü yakmazsa, aşka katlanamaz. )
( KENDİNDE VÜCÛD OLMAYAN ZÂT )
( I love my love, but my love doesn't love me as I love my love. )
(
)
( "Çıkıktır o. Âşık olsan, duramazdın." )
( )
( Aşk ile yürüyen, sırtında, dünyayı taşır...
Aşksız yürüyen, "beden" diye bir ceset taşır. )
- AŞK ve/<> AŞKINLIK
- AŞK ve/||/<>/> MEŞK
( Coşkusu. VE/||/<>/> Tutkusu. )
- AŞK ve/||/<>/> ŞAİR/ŞİİR
( Aşkın dokunuşlarıyla herkes şair olur. )
- AŞK ile/ve/||/<>/> ŞİİR
( Aşk (bile), şiirin bahanesidir. )
( ... İLE/VE/||/<>/> Birinin unuttuğunu, öbürüne unutturmayan söz. )
- ASKERÎ ile/değil ASGARÎ
- AŞKI/MI / BENİ SORAN ...:
YARIM BULUR ve/||/<>/> YARIN BULUR ve/||/<>/> TAMAM OLUR
( Sen, bir tek gülerse/n tamam olur/um. )
- AŞKIN/LIK" ile/değil/ne yazık ki ABARTI ya da BENZETME/MECAZ
- AŞKIN ile/ve/||/<>/> ÖTE
- AŞKINLIK ve/||/<> KUŞATICILIK
- ASKIYA ALMAK ile RAFA KALDIRMAK
- AŞKTA:
AKLINA GELİR diye AKLIN/IN BAŞINDAN GİTMESİ
- ASLA/ZİNHAR[Fars.] ile/değil/yerine/= SAKIN/SAKIN OLA/KESİNKES
- ASLA ile/ve/||/<> YEMİN
- ASLÎ UNSURLAR ile/ve/||/<> KÜLLÎ KAİDELER
- ASLI-ASTARI (BULUNMAMAK)
( DOĞRU OLMAMAK )
- ASLI-ESASI (BULUNMAMAK/OLMAMAK)
- ASLI-FASLI (BULUNMAMA)
- ASLÎ ile ASİL
- ASLÎ ile/ve/||/<>/> TALÎ
- ASLINDA ... ile GERÇEKTE ...
- ASLINDA ... ile/değil/yerine ÖNCELİKLE ,,,
- ASLINDA ŞÖYLE DEĞİL! değil DEĞİL!
- ASLINDA" ile/değil YAPILABİLİYOR/OLABİLİYOR
( Hayır! ["aslı"nın ne olduğunu (bu kadar çok ve boş) "bilme/iddia" etme!] İLE/DEĞİL Evet. )
- ASLINDA/ESASINDA ... ile/ve/değil/yerine BİR YANDAN DA ...
- ASLINDA ile/değil/yerine AÇIKÇASI
- ASLINDA ile/||/<> ASLINA BAKARSANIZ
( "ASLINDA" FARK VAR değil/yerine FARK VAR
... İYİ BİR ÖRNEK "ASLINDA" değil/yerine ... İYİ BİR ÖRNEK
YAPIYOR "ASLINDA" değil/yerine YAPIYOR
)
- ASLINDA ile/ve/değil/yerine AYNI ZAMANDA
- ASLINDA ile/ve/||/<> BAKTIĞINIZDA
- ASLINDA ile BİR ANLAMDA
- ASLINDA ile/değil/yerine/||/<>/< BİR TARAFTAN
- ASLINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BUNDAN İBARET
- ASLINDA ile/ve/||/<> GERÇEKTEN
- ASLINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HALBUKİ
- ASLINDA ile/değil/||/<>/< HATTA
- ASLINDA ile/ve/değil/||/<>/< ÖZÜNDE
- ASLINDA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEMELDE
- ASLINDA ile/<> YANİ
- AŞMA ile ESNETME
- ASMAK ile AŞMAK
- AŞMAK ile/ve/değil/yerine DEĞİŞTİRMEK/DÖNÜŞTÜRMEK
- AŞMAK ile KIRMAK
- AŞMAK ile/ve KIRMAK
- AŞNA FİŞNE/HAŞNE FİŞNE = GİZLİ DOST/LUK
- ASRA/ALTIN ile/=/<> ALTUN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( "Alt, aşağı" anlamına gelen bir ilgeç. İLE/||/<>/> Altın. )
- AŞŞA" değil AŞAĞI
- ASTHEN-/ASTHENO- ile/||/<> LEPT-/LEPTO-
( Zayıf. İLE/||/<> Küçük, ince, zayıf, ufak. )
- ASTIĞIM ASTIK" ve/||/<>/> "KESTİĞİM KESTİK"
- ASTRONOMİ ile/değil/yerine/= UZAYBİLİM
- ASVALT" değil ASFALT
- AT İZİ ile "İT İZİ"
- ATABİLİYOR ile/değil ATAYABİLİYOR
- ATÂLET ile/değil/yerine/>< ADÂLET
( Eylemsizliğin(atâletin) olduğu yerde, adâlet olmaz. )
- ATAR ile YATAR
- ATASÖZÜ ile/ve BERCESTE
( ... İLE/VE Kolayca hatıra geliveren ve yüksek bir anlam taşıyan mısra ya da beyit. | Sağlam ve lâtif. | Seçme. )
- ATASÖZÜ = PROVERB[İng.] = PROVERBE[Fr.] = SPRICHWORT[Alm.] = PROVERBIO[İt.] = PROVERBIO[İsp.]
- ATEL-/ATELO- ile/||/<> İSCH-/İSCHO- ile/||/<> -PENİA ile/||/<> OLİG-/OLİGO- ile/||/<> -STEREİSİS ile/||/<> -RRHAPHY/-RHAPİ ile/||/<> SPAN-/SPANO- ile/||/<> NEPHEL-/NEPHELO- ile/||/<> -ZEMİA
( Tam olmayan, tamamlanmamış, eksik, hatalı. [atelokardi: Kalbin tam gelişmemesi]. İLE/||/<> Denetim, eksiklik, durdurma, baskı altına alma. İLE/||/<> Eksiklik, azlık, yetersizlik. İLE/||/<> Birkaç, dağınık, eksik. İLE/||/<> Bir bölümün cerrahi olarak çıkarılması, eksiklik. İLE/||/<> Dikiş, dikme, sütür. İLE/||/<> Seyrek, nadir, sık olmayan. İLE/||/<> Dumanlı, puslu, bulutlu. İLE/||/<> Kayıp. )
- ATELYE/ATÖLYE değil/yerine İŞLİK
( Zanaatçıların ya da resim, yontu gibi sanatlarla uğraşanların çalıştığı yer. | Gömlek. )
- ATEŞ BACAYI SARDI ile BIÇAK KEMİĞE DAYANDI
- ATFETMEK ile İTHAF ETMEK ile ADDETMEK
( Bir işi ya da bir sözü bir kimseye mal etmek, yüklemek, isnat etmek. | Yöneltmek, çevirmek. İLE Birinin adına sunmak, armağan etmek. İLE Saymak. )
- ATFI BEYAN | KOŞUNTU ile/||/<> KOŞUNTU
( Biri ötekinin sıfatı durumunda olmak üzere iki ismin birbirine koşulması Hoca Ali Ali Hoca Hasan Efendi Bay Mehmet Kardeşim Hasan gibi Biri ötekinin belirteni durumunda olmak üzere iki ismin birbirine kouşulması Hoca Ali Kardeşim Mehmet gibi KOŞUNTULU Appositif )
- ATFI TEFSİR | KOŞUM ile/||/<> KOŞUM
( tarım Aynı anlamda olan iki kelimenin yan yana kullanılması Deli divane Sağ salim gibi )
- ATIF[Ar. < ATF] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ
( Bir tarafa çevirme. | İlişkili bulma. | Gönderme. | Bir başkasının daha önce yayımlanmış çalışmasına yapılan gönderme. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek. )
(1996'dan beri)