Bugün[14 Şubat 2026]
itibarı ile 10.816 başlık/FaRk ile birlikte,
10.816 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(11/45)


- ÇATIŞKI ile/ve/<> ÇALKANTI


- ÇATIŞMA ile/değil ÇEKİŞTİRME


- ÇATIŞMA ile/değil/yerine FARK


- ÇATIŞMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KESİŞME


- ÇATIŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< ÇALIŞMAK


- ÇAVAR/ÇUVAR ile/<> ÇAVARLIG
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ateş yakmak için kullanılan çalı çırpı. İLE/VE/||/<>/> Çalı çırpısı bol yer. )

( ÇUVAR ÇUVAR: Biçiminde ikileme olarak da kullanılır. )


- ÇAY ile ÇAY

( Çaygillerden bir ağaççık. | Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. | Bu yaprakların haşlanması ile elde edilen, sarımtrak kırmızı renkli içecek. | Konukların, çay, börek, çörek gibi yiyeceklerle ağırlandığı toplantı. | Müzikli toplantı. İLE Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. )


- CAYDIRICILIK ile/ve/||/<> ISLÂH EDİCİLİK


- CAYIR CAYIR (YANMAK)

( Nesnelerde. )


- ÇAYIR-ÇİMEN


- CAZİB ile/ve/<> MUZİB


- CAZİBE[Ar.] değil/yerine/= ALIMLILIK/ALBENİ


- CAZİP[Ar.] değil/yerine/= ÇEKİM


- CAZIR CUZUR (YANMAK)


- CEBEL/LEŞME değil CEDEL/LEŞME

( TARTIŞMA, SERT MÜNÂKAŞA | KAVGA )


- CEBR-ÜL es-SÂM:
MATEMATİKTE ile/ve/<> MANTIKTA ile/ve/<> ŞİİRDE

( İrrasyonel [sonu olmayan, aşkın] sayı. İLE/VE/<> Açmaz/çıkmaz[paradoks]. İLE/VE/<> Aşk. )

( CEBR: Kök/köken. | SÂM: Duymak/işitmek. )


- CEBR ile/ve/değil/yerine/<>/< CEZB

( Dışsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İçsel. )


- CEC-/CECİ-/CECO-/CAEC-/CAECİ-/CAECO- ile/||/<> TYPHL-/TYPHLO-

( Kör, çekumla ilgili. İLE/||/<> Çekumla ilgili, körlükle ilgili. )


- CEDEL-İ MAHBÛBE ve CEDEL-İ MAZMÛNE ile/ve/||/<>/> CEDEL-İ MAHMÛD ve CEDEL-İ MAZMÛNE

(

Cedel Türleri: Mahmûd – Mezmûm / Mahbûbe – Mazmûne

1. Mahmûd ve Mezmûm Cedel

Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın ya da söylemin amacına ilişkindir. Bu ayrımda ölçüt, tanımın biçimi değil tartışmaya girilme niyetidir.

Mahmûd cedel, hakikati ortaya çıkarmayı hedefler. Kişi, kendi görüşünün yanlış olabileceğini baştan kabul eder. Amaç, galip gelmek değil doğruya yaklaşmaktır. Delil istemek, karşı delili dikkate almak ve gerekirse geri adım atmak, bu türün temel özellikleridir.

Örnekler:

  • “Yanılıyor olabilirim. Verileri birlikte inceleyelim.”
  • “Eğer söylediğin doğruysa düşüncemi değiştiririm.”
  • “Önemli olan, kimin kazandığı değil neyin doğru olduğu.”

Mezmûm cedel, hakikati değil galibiyeti amaçlar. Konu ikincildir; asıl hedef, öteki kişiyi/kişileri susturmak, itibarsızlaştırmak ya da üstünlük kurmaktır. Bu türde otoriteye dayanma, çoğunluğu referans verme, niyet okuma ve kişisel saldırı yaygındır.

Örnekler:

  • “Ben, senden büyüğüm. Tartışma bitmiştir.”
  • “Bu konuda konuşacak yetkinliğin yok.”
  • “Bizi eleştirenlerin niyeti belirli.”

2. Mahbûbe ve Mazmûne Cedel

Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı, tanımın nasıl kurulduğuyla ilgilidir. Burada, niyet değil dilsel sunum biçimi belirleyicidir.

Cedel-i Mahbûbe, açık öncüllere dayanır. Konuşan kişi, hangi varsayımlardan hareket ettiğini gizlemez. Dinleyici, iddianın dayandığı kabulleri açıkça görür.

Örnekler:

  • “Adâlet, herkes için önemlidir.”
  • “Güvenlik önemlidir; bu yasa gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
  • “Emeğe saygı değerlidir. Bu davranış, buna uyuyor mu?”

Cedel-i Mazmûne, örtük öncüllerle kurulur. Asıl iddia, doğrudan söylenmez; imâ edilir. Dinleyici, boşlukları kendi doldurmaya yönlendirilir. Bu nedenle, yanlış çıkarıma açık bir yapı taşır.

Örnekler:

  • “Bazı kararların kimlere yaradığı açık.”
  • “Bu işin sonunun nereye varacağını biliyorsun.”
  • “Bazı kişiler, böyle davranır, sonra şaşırır.”

3. Türlerin Birlikte Görünümü

Bu iki ayrım, birbirinden bağımsızdır. Mahbûbe olmak, zorunlu olarak Mahmûd olmak anlamına gelmez; Mazmûne olmak da doğrudan Mezmûm sayılmaz.

  • Mahbûbe + Mahmûd: Açık öncüllerle, hakikati arayan ideal tartışma biçimi.
    Örnek: “Güvenlik önemli; bu yasa, gerçekten buna hizmet ediyor mu?”
  • Mahbûbe + Mezmûm: Tanım açık olsa bile amaç, baskı kurmaktır.
    Örnek: “Herkes bunu kabul eder. İtiraz eden, bilgisizdir.”
  • Mazmûne + Mahmûd: Kırıcı olmamak için dolaylı anlatım kullanılır; niyet samimidir.
    Örnek: “Bu yaklaşımın uzun vâdeli etkilerini düşünmek gerekir.”
  • Mazmûne + Mezmûm: İmâ yoluyla suçlama ve itibarsızlaştırma yapılır.
    Örnek: “Bu yasaya karşı çıkanların niyeti mâlum.”

Sonuç itibarı ile ...

Mahmûd ve Mezmûm ayrımı, tartışmanın niyetini;
Mahbûbe ve Mazmûne ayrımı ise tanımın biçimini açıklar.

Bir söylemin sağlıklı ya da sorunlu oluşu,
ne söylendiğinden çok,
nasıl söylendiğiyle ilgilidir.

)


- CEDEL ile/değil/yerine/<> BURHAN

( Bir bilginin, yanlışları göstermesi. İLE/DEĞİL/YERİNE/<> Savını temellendirmek. )


- CEHÂLET["CAHÂLET" değil!] ile/ve/yerine/değil İLİM

( Dönüp dolaşmak. İLE Bilinenden bilinmeyene gitmek. )

( Dünyaya sizin cahilliğe son vermenizden daha çok yardımı olabilecek bir başka şey yoktur. )

( İLMİ: - Ya Öğreten, - Ya öğrenen, - Ya seven olmak gerek. )

( İlmin saati, feyzi belirli olmaz. )

( İlim öğrendikçe, ilim onun niyetini tashih eder. )

( There is nothing that can help the world more than your putting an end to ignorance. )


- CEKETİMİ GİYİNECEĞİM değil CEKETİMİ GİYECEĞİM


- ÇEKİ-DÜZEN (VERMEK)


- ÇEKİG ile ÇEKİK/ÇÜPEK ile ÇEKİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir yazıdaki yardımcı imler. İLE Küçük erkek çocuğunun eşeysel örgeni, pipi. İLE Serçeye benzer benekli bir kuş.[Kayalık yerlerde yaşar.] )


- ÇEKİLİŞ ile/değil ÇEKİM


- ÇEKİM ile ÇEKİM EKİ


- ÇEKİMSEL BİÇİMBİLİM ile ÇEKİMSEL BİÇİMBİRİM


- ÇEKİP ÇEVİRMEK


- ÇEKİP GİTMEK


- ÇEKİŞME ile ÇELİŞME


- ÇEKİŞMEK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"

( Akıllı kişi, kimseyle yarışmaz. Böylece, kimse, onunla yarışamaz. )


- ÇELİŞİK = MÜTENAKIZ = CONTRADICTORY[İng.] = CONTRADICTOIRE[Fr.] = KONTRADIKTORISCH, WIDERSPRECHEND[Alm.] = CONTRADICTORIUS[Lat.] = CONTRADECIR[İsp.]


- ÇELİŞKİ ile/||/<> AÇMAZ


- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/||/<>/< ANA ÇELİŞKİ


- ÇELİŞKİ ile/değil/yerine/>< İLİŞKİ


- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYUMSUZLUK


- ÇELİŞKİLİ ile/ve/<> ÇEKİCİ/CÂZİBELİ


- ÇELİŞKİLİ ile/ve/değil/<> ÖZENSİZ


- CEMÂL:
İNSAN YÜZÜ ile/ve/değil/||/<>/< İNSAN SÖZÜ


- ÇEMBER/ÇENBER[Fars.] değil/yerine/= DÖNGE


- ÇEMKİRMEK ile ÇEMKİRMEK

( Birine karşı gelmek, sert yanıt vermek.İLE Köpeğin kesik kesik havlaması. )


- ÇEMREMEK ile/ve/||/<> ÇEMRENMEK

( Kol, paça, etek gibi şeyleri sıvamak. İLE/VE/||/<> Kendi kol, etek ya da paçalarını çemremek. | Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak. )


- ÇEN ÇEN (ÇENE ÇALMAK, GEREKSİZ/FAZLA KONUŞMAK)


- CENÂH ile VECHE[aslı VİCHE]

( Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. İLE Yüz. | Yan, taraf, semt. )


- CENAZEYE GİDİYORUM ile/değil/yerine AĞLAMAYA GİDİYORUM

( Lazlar ve Mingreller, cenazenin adı yerine halini ifade etmeyi tercih ederler. )


- CENİN[Ar.] değil/yerine/= DÖLÜT/DÖL


- CENNET'TEN:
"KOVULMA" değil İNDİRİLME


- CENNET ile/ve CEHENNEM/TAMU[< Soğdca]

( İyilerin, iyiliklerin, hayrın tekâbül ettiği yer. İLE/VE/>< Şerlerin, şerlilerin tekabül ettiği yer. )

( CENNET: Kuyu. )

( CENNET: Uçmak[Eski Türkçe]. )

( Cennet, kişinin kendini bu âlemde, herkesten, herşeyden küçük görmesidir. )

( Nefis ölmeden, benlik ve gurur gitmeden, gönül cennet olamaz. )

( Cennet'le Cehennem'in kapıları birdir, aynıdır. Kalbimizi temizlersek o kalp cennet olur, temizlemezsek cehennem kapısı. )

( Cennet kapıcısının adı Rıdvan, yani Allah'ın her yaptığına râzı olmaktır. )

( Cehennem kapıcısının adı ise Malim'dir. Yani herhangi bir şeye sahip çıkmak, "Bu benimdir!" demek. )

( Cennetin ebedî zevk olduğu anlaşılınca o da kalmaz. )

( Cehennemin, cehil olduğunu bilip hazmettikten sonra, cehennem kalmaz. )

( Yusuf makamı, kuyudan, Cehennem'den kurtulma makamıdır. )

( En büyük cehennem cehalet, en büyük cennet de İlâhî zevktir. )

( Bu âlemde kimi haksız görüyorsak, başladı içimizde cehennem. )

( [İbr.] GEHENNA: Çöp yakılan yer. )

( Sevdiklerinin biraradalığı. İLE/VE/>< Vicdan azâbı. )

( ... İLE/VE/>< En "lezzetli." )

( ... İLE/VE/>< Dumansız ateş. )

( ... İLE/VE/>< Saygı ve sevginin bittiği yer. )

( CENNET: Bugünkü "hırslarının", geleceğe yansıtılması. )

( Dünyayı cehenneme çeviren, birilerinin, dünyayı cennete çevirmeye çalışmasıdır. )


- ÇEPEÇEVRE


- CER-/CERO- ile/||/<> TYR-/TYRO-

( Mumsu yapıda. İLE/||/<> Peynir ya da peynirimsi. )


- ÇER ile ÇER[Oğuz] ile ÇER[Oğuz]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Gövdenin [hastalık derecesinde] ağırlaşmasını anlatan sözcük. İLE Zaman. İLE Bir şeyin karşı tarafı. )


- CERBEZE ile/ve/||/<>/> CEZBE

( Güzel konuşma. | Beceriklilik, girginlik. | Kurnazlık, hilekârlık. İLE Bir duygu ya da bir inanışın etkisiyle ölçüsüzce coşup kendinden geçme. | Çekilme, çekim. )


- ÇERÇEVE ile/ve/||/<> KAPSAM


- ÇERÇEVE ile PENCERE


- ÇERÇEVE ile/ve/değil/||/<> ÜST SINIR


- ÇERÇEVE ile/ve/<> YÖRÜNGE


- CEREYAN değil/yerine/= AKIM


- CESARET ile/ve/||/<> KALB(İN ATMASI)

( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )

( Var mı aşka? İLE/VE/||/<> Çarpıyor bir başka. )


- ÇEŞİT ile TÜR


- ÇEŞİTLENME/DEĞİŞKE ile/ve/||/<> ÇEVİRİ


- ÇEŞİTLERİ BAKIMINDAN ve DELÂLET BAKIMINDAN


- ÇETE/ÇETERE" değil ÇETELE

( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttuğu ağaç dalı. )


- ÇETELE[Yun.] ile/||/<>/> DİZİN/FİHRİST[Fars.] / LİSTE/İNDEKS/ENDEKS[İng.]

( Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. | Esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttuğu ağaç dalı. İLE Bir betiğin ya da derginin, kişi, konu, yer adı vb. bakımından içindekileri yer numarasıyla belirten ve yapıtın arkasında yer alan abecesel sıralama. | Belirli bir konuda çıkan betik ve dergideki yazılarla ilişkiyi sağlayan ve ayrı bir betik ya da süreli yayın biçiminde çıkan yapıt. | Kütüphane, belge vb. için düzenlenen belirli bir bilginin ya da belgenin bulunduğu yeri gösteren düzenli sıralama. )


- ÇETREFİLLİ ile NETAMELİ ile TUMTURAKLI[Fars.]

( Karışıklığı dolayısıyla anlaşılması ya da sonuca bağlanması güç. | Yapı ve ses kurallarına aykırı kullanılan dil. | Sarp, engelli ve engebeli yer. İLE Gizli bir tehlikesi olduğu sanılan, tekin olmayan. | Başına sık sık kaza gelen. İLE Gösterişli. | Anlama bir şey katmayan, bir anlam bildirmeyen ancak kulağa hoş gelen. )


- CEVAP[Ar.] ile YANIT


- CEVHER ve ARAZ ile/ve/değil/||/<>/> ZÂT ve SIFAT

( Nesnede/cisimde. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )


- CEVHER[Ar.] değil/yerine/= TÖZ


- ÇEVİRİ AMAÇLI METİNDE:
ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<> YORUMLAMA


- ÇEVİRİ:
ÖRTÜK ile/ve/||/<> AÇIK


- ÇEVİRİ:
SPONTANE değil SİMULTANE


- ÇEVİRİ ile/ve/<> AKTARIM


- ÇEVİRİ ile/değil ÇEVİRME


- ÇEVİRİ ile ÖDÜNÇLEMELİ ÇEVİRİ

( LOAN TRANSLATION / CALQUE )


- ÇEVİRİ ile/ve/yerine TÜRKÇELEŞTİRME


- ÇEVİRİ ile/ve/değil/||/<> UYARLAMA


- ÇEVİRİ ile/ve YALINLAŞTIRMA


- ÇEVİRİ ile/ve YORUM

( Dillerin dili. İLE/VE ... )


- ÇEVİRİDE:
OLANAKSIZLIK ile/ve/||/<> TAMAMLANAMAZLIK


- ÇEVİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< DÖNÜŞTÜRMEK


- ÇEVİRMEK ile/değil GEÇİRMEK


- ÇEVRE ile/ve/||/<> BAĞLAM


- ÇEVRE ile ETRAF


- ÇEVREMİZDEKİ KİŞİLERİ BİZ SEÇİYORUZ" ile/ve/değil/önce/||/<>/< ÇEVRESİNDEKİLERİ KİŞİNİN KENDİ YEĞLİYOR/SEÇİYOR


- CHATGPT ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TURGPT

( [Dil Desteği]
Çok sayıda dilde, metin anlama ve üretme yeteneğine sahip bir yapıdır. Ancak, özellikle İngilizce odaklıdır.[Öteki dillerdeki etkililiği, İngilizce kadar yüksek olmayabilir.]
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe dilinde üstün performans gösteren ve Türkçe içerik oluşturmak ve anlamak için odaklandırılmış bir yapıdır. )

( [Eğitim verileri ve kaynaklar]
Çok sayıda İngilizce metin kaynağından eğitilmiştir ve İngilizce'ye odaklanır.[Öteki dillerdeki veri kaynaklarına da erişimi vardır.]
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe içeriklerden eğitilmiş ve Türkçe'deki metinleri daha iyi anlayabilen ve yansıtabilen bir yapıdır. )

( [Türkçe kültür ve aktarım anlayışı]
Türk kültürü ve tanımları konusunda sınırlı bilgiye sahip olabilir ve bu nedenle Türkçe içerikleri daha az doğru biçimde işleyebilir.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Türk kültürünü ve tanımlarını daha iyi anlar ve bu nedenle Türkçe metinleri daha iyi işleyebilir. )

( [Uygulama Alanları]
Genel sohbet, metin oluşturma, soru-yanıt uygulamaları, metin tabanlı oyunlar ve daha fazlası gibi geniş bir uygulama yelpazesi için kullanılabilir.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>
Özellikle Türkçe içeriğe sahip web siteleri, müşteri hizmetleri botları, özel Türkçe metin oluşturma görevleri ve Türkçe'deki çeşitli uygulamalar için daha uygundur. )


- CHİL-/CHİLO-/CHEİL-/-CHEİLİA/CHEİLO-/-CHİLİA ile/||/<> CHİR-/CHİRO-/CHEİR-/CHEİRO-/CHEİRİA-/-CHİRİA- ile/||/<> MANİ-/MANU- ile/||/<> ONYCH-/-ONYCHİA/ONYCHO-

( Dudaklarla ilgili. İLE/||/<> Ellerle ilgili, el. İLE/||/<> El, elle ilgili. İLE/||/<> Tırnak, pençe, tırnakların durumu. )


- CHORDO- ile/||/<> SPONDYL-/SPONDYLO- ile/||/<> SPİN- ile/||/<> RACHİ-/-RACHİDİA/RACHİO-/-RHACHİS/RRHACHİS ile/||/<> MYEL-/-MYELİA/MYELO-

( Omurga/kord ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/vertebra ile ilgili. İLE/||/<> Omurga/spina. İLE/||/<> Omurga ile ilgili. İLE/||/<> Kemik iliği, ilik, omurga ile ilgili durum. )


- CHROM-/CHROMO- ile/||/<> CHRON-/CHRONO-

( Renk, özel bir pigmentasyon durumu ile ilgili. İLE/||/<> Zaman. )


- ÇIBAN BAŞI ile/ve/||/<> GÜNAH KEÇİSİ


- ÇİÇEK ...:
"YAPTIRMAK" değil BUKETİ YAPTIRMAK


- CİCİLİ-BİCİLİ


- CİDDİ ANLAMDA ile/ve/değil/||/<> CİDDİ ORANDA


- CİDDİ" ile/değil GİTTİ


- ÇİFT ANLAMLI/LIK ile/değil ÇOK ANLAMLI/LIK


- ÇİFT ile/ve/||/<> BAĞDAŞIK


- ÇİFTE STANDART ile İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ


- ÇİĞ ile/değil ÇİY/JALE[Fars.]


- ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA


- CİK CİK (ÖTMEK)


- ÇIK/ÇIQ ile ÇIK/ÇIQ ile ÇIKAN/ÇIQAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yansıma bir sözcük. İLE Selenini çıkarmak. İLE Teyze oğlu. )


- ÇİK ile ÇİK ÇİK/ÇİLİK ÇİLİK ile ÇİKİR ÇİKİR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Aşık oyununda kullanılan bir sözcük. İLE Keçiyi çağırmak ya da yürütmek için kullanılan bir sözcük. İLE Ekmeğin içindeki küçük taş parçalarının çiğneme sırasında dişlerin arasında sıkışması ve dişlere çarpmasıyla çıkan ses. )


- ÇIKAR:
[ne yazık ki] BİREYSEL ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< TOPLUMSAL


- ÇIKAR(MENFAAT) ÇATIŞMASI ile/değil/yerine ÇIKAR İLİŞKİSİ


- ÇIKAR ile/değil/yerine OLASI ZARARLARI AZALTMA


- ÇIKARIM" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ÇAĞRIŞIM


- ÇIKARTMA ile/değil ÇIKARMA

( KIBRIS "ÇIKARTMASI" değil KIBRIS ÇIKARMASI )


- ÇIKIP GELMEK/GİTMEK


- ÇIKIŞ ile ÇIKIŞ

( Dışarı. İLE Yukarı. )


- ÇIKIŞ ile/>< ÇÖKÜŞ


- ÇIKMAYIM" değil ÇIKMAYAYIM


- ÇİL ÇİL (ALTIN)


- CİL- ile/||/<> CİLİ-/CİLİİ-/CİLİO-

( Kirpik. İLE/||/<> Gözün yapısıyla ilgili, kirpikle ilgili, kirpiksi yapı. )


- ÇİL ile ÇİL ile CİL

( Ormantavuğügillerden, ormanlarda yaşayan bir kuş, dağtavuğu. İLE Çoğunlukla yüzde oluşan, kahverengi, küçük benekler. | Aynada oluşan leke. | Köklerdeki kıl gibi ince uzantılar. | Tüyünde, küçük benekler bulunan hayvan. | Yeni ve parlak. İLE Kuru saz otu. )


- ÇILDIR ÇILDIR


- ÇİLE[Fars. < ÇİLLE] değil/yerine/= SIKINTI/KIRKÇA


- ÇİLEDEN ÇIKMAK ile/ve/||/<> ÇIĞIRDAN ÇIKMAK


- ÇİLEYİ (SEÇMEYİN!) ile/ve/değil/||/<>/< ÇİLEĞİ (SEÇMEYİN!)


- CILIK ile CIVIK


- CILIZ/ENEZE/İNEZE ile SISKA


- CİMA' ile/ve CUMA

( Gövdelerin birleşmesi. İLE/VE Gönüllerin birleşmesi. )

( Esre ile. İLE/VE Ötre ile. )


- CIMBIZ ile/değil/yerine BÜYÜTEÇ


- CİMNASTİK/JİMLASTİK değil JİMNASTİK[Fr.] değil ESNETİM


- CİMRİ/NEKES[Fars. < NÂ+KES]/PİNTİ/MIHSIÇTI[argo] değil/yerine/= KISMIK

( Aşırı derecede tutumlu. )


- ÇİN('Lİ) ile JAPONYA('LI)

( Çin-Tibet dil ailesindedir. İLE Ural-Altay dil ailesindedir.
[İkisinde de Kanji abece kullanılır.] )

( [saçları ve kaşları] Daha seyrek. İLE Daha yoğun. )

( [boy] Daha uzun. İLE Daha kısa. )

( [ten] Daha koyu, buğday. İLE Daha beyaz. )


- ÇÎN[Fars.] ile -ÇÎN[Fars.] ile "CİN/N"[Ar.]

( Kıvrım, büklüm, çatıklık, buruşukluk. İLE "toplayan, derleyen" anlamlarıyla bileşik sözcükler oluşturur.[HÛŞE-ÇÎN: Başak toplayan.] İLE Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insan gibi yapma ve anlama yeteneğine sahip, ilâhî emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. | Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık." )


- ÇIN ile ÇIN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Doğru söz. İLE Doğruluk, doğruculuk. İLE + Dil )


- CİNÂS[Ar.] -ile

( Sesçe aynı, anlamca farklı olan sözcükleri birarada bulundurma sanatı. )


- ÇİNCE ile JAPONCA

( SİNOLOG: Çince bilen/öğreten. )


- CINGAR değil ÇINGAR


- ÇINGIR ÇINGIR

( Çan ya da bazı eşyaların birbirine sürtünerek ya da çarpışarak çıkardığı seste. )


- CİNSEL/LİK yerine EŞEYSEL/LİK


- ÇIPI ÇIPI

( Suyla oynamak. )


- ÇIPLAK/LIK ile/ve/değil/||/<>/> ZAMAN ÜSTÜ/LÜK


- ÇIPLAK ile/değil BÜRÜNMÜŞ


- ÇIPLAK ile/ve/değil/||/<>/< YABAN/Î


- CIR CIR (ÖTMEK)


- ÇIRA[Fars. :Işık.] ile/ve/<> ÇIRAĞ

( Çam gibi reçineli ağaçların, yağlı çabuk yanmaya elverişli bölümü. | Lamba. İLE/VE/<> Mum, kandil, lamba gibi ışık aracı. )


- ÇIRÇIPLAK/ÇIRILÇIPLAK


- ÇIRÇIR ile CIRCIRBÖCEĞİ

( Pamuğu, çekirdeğinden ayırmaya yarayan aygıt. | Küçük pınar. İLE ... )


- ÇİRKİN[Fars. KİRLİ] ile/ve/değil/yerine/<> YANLIŞ


- ÇİRKİN ile/değil YETERİNCE GÜZEL DEĞİL


- CIRMALAMAK değil TIRMALAMAK


- ÇIRPINMA ile/ve/<> CANLANMA


- CIS! ile EE! ile UF!

( Nesnelere dokundurmamak üzere. İLE Pis nesneler için. İLE Can acımasında. )


- CIS! ile EE! ile UF!

( Nesnelere dokundurmamak üzere. İLE Pis nesneler için. İLE Can acımasında. )


- CİSİM ile/ve/||/<>/> CİRİM ile/ve/||/<>/> CESED

( Yeryüzünde. İLE/VE/||/<>/> Gökte/uzayda. İLE/VE/||/<>/> Ölmüş olan. )


- CİSİMLERİ SOYUTLAMA ile/ve/||/<> ANLAMLARI CESETLENDİRME


- ÇIT ÇIT (ÇITLATMAK)


- ÇITA" ile/değil/||/<> EŞİK


- ÇITÇIT ile/ve FERMUAR[Fr. < FERMOIR]

( Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye yarayan, iki parçadan yapılmış metal tutturmalık. İLE Giysi, çanta vs. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek. )


- ÇITI-PITI


- ÇITIR ÇITIR (YEMEK)


- CİVATA değil CIVATA[İt. < CHIAVARDA]


- CIVIK (CIVIK) VICIK (VICIK)

( Hareket etmek. | Konuşmak. )


- CIVIL CIVIL

( Canlı, hareketli bir his yansıtmada. )


- CİYAK CİYAK (BAĞIRMAK) -ile


- CİYER değil CİĞER


- ÇİZGİ ile DAMAR


- ÇİZGİ ile/ve/||/<> OMURGA


- ÇİZİKTİRMEK" değil ÇİZMEK


- CIZIR CIZIR (PİŞMEK)


- Çıfıt ile çıfıt

( Yahudi. İLE Hileci, düzenbaz. )


- CLAUS- ile/||/<> -CLEİSİS/-CLİSİS

( Kapalı. İLE/||/<> Kapanma, uyum, ucuza gelme. )


- CLİN-/CLİNO- ile/||/<> CYRT-/CYRTO- ile/||/<> SCOLİO-

( Eğim, eğrilik, eğik olma. İLE/||/<> Eğri, dışbükey, bükülmüş. İLE/||/<> Kıvrımlı, eğri, çarpık. )


- CLUB yerine KULÜP


- ÇOCU-KEN değil/< ÇOCUKKEN


- ÇOCUĞA İFADEDE/HİTAPTA:
"KIRARSIN/KIRACAKSIN" / "DÖKERSİN/DÖKECEKSİN" / "DÜŞERSİN/DÜŞECEKSİN" değil/yerine SIKI TUT! / DİKKAT ET!


- ÇOCUĞA, "GELECEK HAZIRLAMAK" değil ÇOCUĞU, GELECEĞE HAZIRLAMAK


- ÇOCUK YETİŞTİRMEDE:
"OLDUĞU KADAR" ile/ve/değil/yerine/ ||/<>/> OLABİLDİĞİ KADAR


- ÇOCUK:
"BİZE AİT/BİZİM" değil BİZDEN


- ÇOCUKLARA:
KONUŞMAYI "ÖĞRETMEK" ile/ve/değil/yerine DİNLEMEYİ GÖSTERMEK/ÖĞRETMEK


- çoğ. ile coğ.

( "Çoğul"un kısaltması. İLE "Coğrafya"nın kısaltması. )


- ÇOĞALTMAK ile/ve ARTIRMAK


- ÇOĞALTMAK ile/ve/<>/> YAYMAK


- ÇOĞU ...(KİŞİ), ... YAPABİLİYOR değil ÇOĞU ...(KİŞİ), ... YAPIYOR

( Hem çoğul kullanıp hem de olasılık belirtmek olanaksızdır. Tanım ya da anlatım bozukluğudur. )


- ÇOĞUL TANIMLARIN ÖNÜNE/ÖNCESİNE "BİR" (SÖZCÜĞÜ) KONULMAZ/SÖYLENİLMEZ!


- ÇOĞUL/LUK / ÇOK/LU ile/ve/değil/||/<> ÇEŞİT/Lİ/LİK


- ÇOĞUL ile/ve/||/<> ÇOKLU


- ÇOĞUL ile TEKİL


- ÇOĞUNLUK" ile "AĞIRLIK"


- ÇOĞUNLUKÇULUK ile/değil/yerine ÇOĞULCULUK


- ÇOĞUNLUKLA ... ile DAHA ÇOK ...


- ÇOĞUNLUKLA ile/ve/değil/yerine BAZEN


- ÇOĞUSU" değil ÇOĞU


- ÇOK ... ile SON DERECE ...


- ÇOK "ŞEYLER" değil ÇOK ŞEY


- ÇOK "YUKARI" değil ÇOK YÜKSEK


- ÇOK BAMBAŞKA değil BAMBAŞKA


- ÇOK BİLMİŞLİK ile/ve/değil/<> HADDİNİ/AMACINI AŞAN, ANLAMSIZ(GEREKSİZ/YERSİZ) SÖZ/KONUŞMA


- COK COK (EMMEK)


- ÇOK GİDERSEN/GİDEN ile/değil/yerine/||/>< AZ GİDERSEN/GİDEN

( Kürek yer/sin. İLE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Börek yer/sin. )


- ÇOK GÜZELSİN! DEMENİN:
ÖNCESİ ile/ve/||/<>/> SONRASI

( )

( "Çok Güzelsin!" Demenin Etkileri... yazısı için burayı tıklayınız... )


- ÇOK İSTEMEK ile/yerine GERÇEKTEN İSTEMEK


- ÇOK KONUŞMAK değil/yerine/>< AZ KONUŞMAK

( Sık sık pişman olunur. DEĞİL/YERİNE/>< Pek az pişman olunur. )


- ÇOK KULLANIM ile/ve/değil/||/<> KÖTÜ KULLANIM


- ÇOK MUHABBET, TEZ AYRILIK GETİRİR ile/ve/değil/yerine/||/<> VUSLATTA, GINA VARDIR ile/ve/değil/yerine/||/<> GÖZDEN IRAK/UZAK OLAN, GÖNÜLDEN DE UZAK OLUR


- ÇOK PARAYA GEREKSİNİMİM/İZ VAR ile/değil PARAYA, ÇOK GEREKSİNİMİM/İZ VAR


- ÇOK SAYIDA EKMEKLER değil ÇOK SAYIDA EKMEK (VS.)

( Türkçe'de, İngilizce'deki gibi çoğul eki nesnelere eklenmez! )


- ÇOK SÖZ ile/ve/<> ÇOK MAL

( Yalansız olmaz. İLE/VE/<> Haramsız olmaz. )


- ÇOK SÖZ ile/yerine TOK SÖZ

( Sözü çoğaltan, perdeyi kalınlaştırır. )


- ÇOK VERİ/BAŞLIK/AYRINTI:
OLMAYANLAR ile OLANLAR


- ÇOK YEMİŞİM/YEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YEDİKLERİM ÇOK GELDİ


- ÇOK/GERÇEKTEN İSTEMEK ile/ve/<> TAM/DOĞRU İSTEMEK


- ÇOK ile/ve/değil ÇOĞUL


- ÇOK ile FURYA[İt. < FURIA]

( ... İLE Olağandan çok fazla bulunma durumu. )


- ÇOK ile/ve/||/<>/> ŞOK


- ÇÖKELTME/K ile/değil ÇÖKERTME/K


- ÇÖKMEK ile/ve/değil ÇÖMELMEK


- ÇOKTAN ile/ve/<> ZÂTEN


- ÇÖKÜŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ


- COLE-/COLEO- ile/||/<> COLP-/COLPO-/COLPOS- ile/||/<> ELYT- ile/||/<> EPİSİO- ile/||/<> ESTR- ile/||/<> HYSTER-/HYSTERO- ile/||/<> GAM-/GAMO- ile/||/<> GYN-/GYNAE-/GYNAEC-/GYNEC-/GYNECO-/GYNO- ile/||/<> İNGUİN-/İNGUİNO- ile/||/<> -TOCİA/TOCO- ile/||/<> SYRİNG-/SYRİNGO-

( Vajina ya da örtücü tabakaları ile ilgili. İLE/||/<> Dölyatağı, rahim/uterus, vajina ile ilgili, vajinal, vajinal sayrılık, oyuk. İLE/||/<> Kılıf, yaprak, vajina ile bağlantılı, vajina ile ilişkili. İLE/||/<> Vulva ile ilgili. İLE/||/<> Kadın üreme örgenlerindeki döngüsel değişiklikler. İLE/||/<> Uterusla ilgili, histeri ile ilgili. İLE/||/<> Eşeysel birleşme, bölümlerin birleşmesi ya da kaynaşması. İLE/||/<> Kadınlarla ilgili, eş. İLE/||/<> Kasık. İLE/||/<> Çocuk doğumuyla ilgili, doğumla ilgili. İLE/||/<> Tüp ya da fistülle ilgili. )


- COLL- ile/||/<> GLİO-

( Tutkal. İLE/||/<> Zamk. )


- ÇOLPAN değil ÇULPAN

( ... DEĞİL Venüs / Zühre / Çoban Yıldızı / Akşam Yıldızı / Ak Yıldız / Kervankıran / Kervan Yıldızı )


- ÇOLUK-ÇOCUK EŞ-DOST


- CONSERVATION ile/değil/yerine CONVERSATION

( Korumacılık. İLE/DEĞİL/YERİNE Konuşmak. )


- COPR-/COPRO- ile/||/<> FEC- ile/||/<> STERCO- ile/||/<> SCAT-/SCATO-

( Dışkı. İLE/||/<> Dışkı. İLE/||/<> Dışkı. İLE/||/<> Dışkı ile ilgili. )


- ÇÖR/ÇER-ÇÖP


- ÇORAP:
SICAK TUTAR ile/ve/||/<>/< SOĞUKTAN KORUR


- ÇORBA YAPMAK ile HELVA YAPMAK


- ÇÖREKOTU değil ÇÖREOTU

( ... DEĞİL Düğünçiçeğigillerden bir bitki ve susam iriliğindeki siyah tohumu. )


- CORP- ile/||/<> -SOMA/SOMAT-/SOMATİCO-/SOMATO-/-SOMATOUS/-SOME/-SOMİC

( Gövde. İLE/||/<> Gövde, gövdeyle ilgili. )


- COŞMAK ile/ve AKMAK


- COŞMAK ile/ve/<> KOŞMAK


- COST-/COSTİ-/COSTO- ile/||/<> PLEUR-/PLEURO-/-PLEUROUS

( Kaburga. İLE/||/<> Plevra ile ilgili, yanla ilgili, kaburgayla ilgili. )


- ÇOTİRA ile ÇOTRA

( Çotiragillerden, dikenli, sert pullu, kısa ve geniş, siyaha yakın esmer bir balık. BALISTES CAPRISCUS[Lat.] İLE Ağaçtan yapılmış küçük su kabı. )


- ÇÖZ(ÜL)ME/Sİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜM/LE(N)ME/Sİ

( Tüm durum, sorun, koşul ve ayrıntıları, çözemeyebiliriz fakat çözebiliriz. )


- ÇÖZMEK ile/ve AŞMAK


- ÇÖZMEK ile/değil GİDERMEK


- ÇÖZMEK ile/ve/değil/yerine SÜZMEK


- ÇÖZÜM "BULMAK" ile ÇÖZÜM "YARATMAK"


- ÇÖZÜM:
"BİZDE" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİREYDE


- ÇÖZÜM ile/ve/||/<> DÜZENLEME


- ÇÖZÜMLEME ile/ve/||/<> AÇIKLAMA


- ÇÖZÜMLEME = TAHLİL[Ar.] = ANALYSIS[İng.] = ANALYSE[Fr.] = ANALYSE[Alm.] = ANALYSIS < ANALYEIN[Yun.] = ANALIZAR[İsp.]


- ÇÖZÜMSEL ile/ve/değil/||/<> ÇÖZÜMLEYİCİ


- ÇÖZÜMÜN BİR PARÇASI DEĞİLSEK, SORUNUN BİR PARÇASIYIZDIR ile/ve/||/<> YAŞAMAKLA MEŞGUL OLMAZSAK, ÖLMEKLE MEŞGUL OLURUZ


- CREATO- ile/||/<> SARC-/SARCO-

( Et. İLE/||/<> Et, kas. )


- CRYPT-/CRYPTO- ile/||/<> GYMN-/GYMNO-

( Örtülü, saklı, gizli. İLE/||/<> Çıplak, giyinik olmayan, açık, örtülmemiş. )


- CÛD ile/ve/> VÜCÛD ile/ve/> MEVCÛD ile/ve/> VİCDAN["VİJDAN" değil!]

( Taşma, coşma. İLE/VE/> Varlık, varoluş. İLE/VE/> Varolan. İLE/VE/> Bulunç, bulma/buluş. )

( VİCDAN: Görünmez/semâvî mâbed. )


- ÇUF ÇUF (GİTMEK)


- CUİŞ"[< JEWISH] ile/değil ÇAVUŞ


- ÇUKULOTA/ÇUKULATA/ÇUKOLATA değil ÇİKOLATA


- CUMBADAK/CUP/CUPPADAK ile CUMBURLOP ile CUMBURTU

( Suya düşen bir özdeğin çıkardığı sesi anlatmak için kullanılır. İLE Ağır bir özdeğin, suya düştüğü zaman çıkardığı sesi anlatmak için kullanılır. İLE Suya düşen bir özdeğin ya da çalkalanan suyun çıkardığı ses. )


- CÜMBÜR-CEMAAT değil CUMHUR-CEMAAT (GİTMEK)


- CUMBURLOP (DİYE ATLAMAK/DALMAK)


- CÜMLE yerine TÜMCE/SÖZEY


- CÜMLETEN yerine HERKESE


- CUNE- ile/||/<> CUNEO-

( Kama, çentik. İLE/||/<> Kama. )


- ÇÜNKÜ-NİYE/NEDEN? yerine NİYE/NEDEN? ÇÜNKÜ ...


- ÇÜNKÜ["ÇÜNKİ"/"ÇÜKÜ" değil!] ... ile ZİRÂ ...


- ÇÜNKÜ < İÇİN Kİ