Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 1.984 başlık/FaRk ile birlikte,
1.984 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(7/9)


- MORAL değil/yerine/= ÖZCÜL GÜÇ


- MORFOLOJİK/MORPHOLOGIC[İng.] değil/yerine/= BİÇİMSEL


- MORGIÇ(MORTGAGE) değil KONUT KREDİSİ


- MOTORLU ARAÇ değil/yerine BİSİKLET

( Paranızı harcatır ve şişmanlatır. DEĞİL/YERİNE Paranızı korur ve zayıflatır. )

( Geçmişte. DEĞİL/YERİNE Bugün ve gelecekte. )


- MÜBEZZİR[Ar. < BEZR] < TOHUM EKECEK ARAÇ


- MÜDMEC[Ar.] ile MÜDMİC[Ar.]

( İçine sokulmuş, idmâç edilmiş. İLE İçine sokturan, sızdıran, idmâc eden. )


- MÜHEYYİÇ[Ar.] değil/yerine/= COŞTURUCU


- MUHTAÇ değil/yerine/= GEREKSER


- MÜKADDİME ve 3 MAKALE ve SONUÇ

( Mâhiyeti ve Amacı. VE Müfredât | Kaziyeler ve Hükümleri | Kıyas. VE Kıyasın maddeleri | Eczay-ı Ulûm )

( Mukaddime olmaksızın bir ilme başlanamaz. )

( Ebherî Metin-Çeviri-İnceleme: Hüseyin Sarıoğlu - İz Yayıncılık )

( Kindî(ö. 866), Ahmed ibn Tayyib es-Serahsî(ö. 896), Ebû Bekr Muhammed ibn Zekeriyyâ er-Râzî(ö. 925)'nin ihtisarları, Ebu'l-Ferec ibnü't-Tayyib(ö. 1020), Mettâ ibn Yûnus(ö. 940), İbnü'l-Hammâr(ö. 942), Fârâbî(ö. 950)'nin şerhleri; Fârâbî, İhvân-ı Safâ, İbn Sînâ(ö. 1037) ve Ebherî(ö. 1265). )

( MUHTASAR VE MÜFİT )

( KISA VE ANLAMLI )


- MULTISENTRİK/MULTICENTRIC[İng.] değil/yerine/= ÇOK MERKEZLİ


- MÜNDEMİÇ[Ar.] değil/yerine/= İÇKİN


- MURÇ = KARABİBER
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- MÜREVVEC[Ar. < REVÂC] ile MÜREVVİC[Ar. < REVÂC]

( İtibâr edilmiş, tanıtımı yapılmış, revaçlandırılmış. İLE Bir düşüncenin taraflısı olan, tervîc eden. | Geçiren, sürüm kazandıran. | Îtibâr eden, yürüten. )


- MUSIC :/yerine MÜZİK


- MUSLUK değil/yerine/= SUVEREÇ


- MÜSTAHREC[Ar. < HURÛC] ile MÜSTAHRİC[Ar. < HURÛC]

( Çıkarılmış, bir şeyden çıkarılmış, alınmış, bir kitaptan alınmış, istihrâç edilmiş. İLE Çıkaran, istihrâc eden. | Simgeden, anlam çıkarma gücünde olan. )


- MÜTA[Ar.] değil/yerine/= GEÇİCİ KAZANÇ


- MUTAJENİK/MUTAGENIC[İng.] değil/yerine/= GEN DEĞİŞTİRICİ


- MÜTEMMİM[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ

( COMPLEMENT )

( Tamamlayan, bütünleyen, bitiren. | [mat.] Bütünler. | Tümleç. )


- MÜTERCİM/TERCÜMAN değil/yerine/= ÇEVİRMEN/DİLMAÇ


- MÜTESELSİL ile MÜTESELSİL BORÇ ile MÜTESELSİL KEFİL


- MÜTETEVVEC[Ar. < TÂC] ile MÜTETEVVİC[Ar. < TÂC]

( Taç giydirilmiş. İLE Taç giymiş, taçlı. | [bitkibilim] Taçyapraklı. )


- MUTLU ile MUTLU SONUÇ ile MUTLU GÜN ile MUTLU GİT ŞANSLI ile MUTLU HAYAT ile MUTLU YILLAR

( HAPPY vs. HAPPY CONCLUSION vs. HAPPY DAY vs. HAPPY GO LUCKY vs. HAPPY LIFE vs. HAPPY NEW YEAR )

( سردماغ ile خوشبخت ile سرخوش ile خوشحال ile خوش ile مشعوف ile خوش اهوال ile سرحال ile شادکام ile شاديبخش ile دلخوش ile شاداب ile دلشاد ile دل زنده ile شادمان ile بانشاط ile بشاش ile شاد دل ile مسرور ile شاد بهر ile خوشنود ile خوشوقت ile فرخنده ile ذوق زده ile فرخ ile شنگول ile شاد ile حست ختام ile روز شادي ile لا ابالي ile زندگي خرم ile سال نو مبارک )

( SARDAMAGH ile KHOSHBAKHT ile SARKHOSH ile KHOSHHAL ile KHOSH ile MOSHOOF ile KHOSH HAVAL ile SARHAL ile SHADKAM ile شاديبخش ile DELKHOSH ile SHADAB ile DELESHAD ile DEL ZANDEH ile SHADMAN ile BANESHAT ile BESHASH ile SHAD DEL ile MOSROR ile SHAD BACPER ile KHOSHNOD ile KHOSHOGHT ile FARKHANDEH ile ZOGH ZADEH ile FARKH ile SHANGOL ile SHAD ile حست ختام ile RUZ SHADY ile لا ابالي ile ZANDEGY KHRAM ile SAL NO MOBARK )


- MUTLULUK ile/ve GÜÇ

( HAPPINESS vs./and POWER )


- MÜZİK/ŞARKI ALBÜMLERİNDE:
10'DA BİRKAÇ ile 10'DA 10 ile 10'DA 100/1000

( Bir sanatçının, albümlerinde yaptığı müzik ve şarkıların ancak birkaçı, ötekilere göre çok daha fazla sevilir. İLE Bazı sanatçılarımızın, bazı albümlerinde bulunan parçaların, 10'unun da tutması, çok az sanatçının yakalayabildiği bir durum ve başarıdır. İLE Ancak birkaç sanatçımız da, 10 parçalık albümleriyle, bizde 100/1000 büyük şarkılık etki ve coşku uyandırıyor. Aşk şarkıları, bunların başında geliyor. Yazdığı sözleriyle, müziğiyle, buğulu hoş sadâsı, kişilere olan saygısı ve yakınlığıyla, sanat yaşamının başlangıcından beri aynı biçimde ve artarak devam eden tüm dinleyici/hayran kitlesine de baktığımızda, özellikle Yaşar'ım/ız, bu sanatçı ve şarkılara en iyi örneklerden biridir. Başarılarının artarak devamını dileyerek, saygı, sevgi ve teşekkürümüzü sunuyoruz... )


- MÜZİK = MÛSİKÎ = MUSIC[İng.] = MUSIQUE[Fr.] = MUSIK[Alm.] = MUSICA[İt.] = MÚSICA[İsp.]


- MYSTIC vs. GNOSTIC


- NAİL OLMAK:
ZEVK ve/<> SEVİNÇ


- NAMAZ ve ORUÇ

( SALÂT ve SAVM, SIYÂM )

( NAMAZ ve BİHRÂM, RÛZE )


- [ne yazık ki]
KABA GÜÇ ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIPLAK GÜÇ


- [ne yazık ki]
LİNÇ ile/ve/değil/||/<> İZDİHAM


- neb./nebul[Lat. < NEBULA] değil/yerine/= İNCE TOZ HALİNDE PÜSKÜRTÜLEN İLAÇ


- NEDÂMET[Ar.]/PİŞMANLIK[Fars.] değil/yerine/= ÖKÜNÇ


- NEDEN-ETKİ ile/ve/değil EYLEM-AMAÇ

( [not] CAUSE-EFFECT vs./and/but ACTION-PURPOSE )


- NEDENSEL ile NEDENSELLİK ile NEDEN ile KAYBA NEDEN OLMAK ile SEBEP VE SONUÇ ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile GECİKMEYE NEDEN OLMAK ile ZORLUK ÇIKARMAK ile ANLAŞMAZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIĞA NEDEN OLMAK ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile RAHATSIZLIK NEDENİ ile İLİŞKİLENDİRMEYE NEDEN OLMAK ile DANS ETMEYE NEDEN OLMAK ile ÇÜRÜMEYE NEDEN OLMAK ile ORTADAN KAYBOLMASINA NEDEN OLMAK ile KAÇMASINA NEDEN OLMAK ile UÇMAYA NEDEN OLMAK ile VEBAYA NEDEN OLMAK ile GÖÇ ETMEYE NEDEN OLMAK ile GEÇMESİNE NEDEN OLMAK ile SALLANMASINA NEDEN OLMAK ile AYAKTA DURMAYA NEDEN OLMAK ile AĞLAMAYA NEDEN OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSER ile NEDENLERİ ile ŞÖHRETİN NEDENLERİ ile SEBEP OLMAK ile SORUN ÇIKARMAK ile CAUSİNG TROUBLES

( CAUSAL vs. CAUSALITY vs. CAUSE vs. CAUSE A LOSS vs. CAUSE AND EFFECT vs. CAUSE ANNOYANCE vs. CAUSE DELAY vs. CAUSE DIFFICULTY vs. CAUSE DISCORD vs. CAUSE INCONVENIENCE vs. CAUSE OF ANNOYANCE vs. CAUSE OF INCONVENIENCE vs. CAUSE TO ASSOCIATE vs. CAUSE TO DANCE vs. CAUSE TO DECAY vs. CAUSE TO DISAPPEAR vs. CAUSE TO ESCAPE vs. CAUSE TO FLY vs. CAUSE TO GET PLAGUE vs. CAUSE TO MIGRATE vs. CAUSE TO PASS vs. CAUSE TO SHAKE vs. CAUSE TO STAND vs. CAUSE TO WEEP vs. CAUSE TROUBLE vs. CAUSER vs. CAUSES vs. CAUSES OF GLORY vs. CAUSING vs. CAUSING TROUBLE vs. CAUSING TROUBLES )

( سببي ile علتي ile سببيت ile عليت ile مورث ile موجد ile باعث شدن ile باعث گرديدن ile موجب شدن ile مسسب شدن ile باني شدن ile موجب ile نهضت ile به بار آوردن ile سبب ساز ile سبب ile مسبب ile سبب شدن ile سلسله جنبان ile باعث ile علت ile ضرر زدن ile علت و معلول ile کدورت ايجاد کردن ile وقفه ايجاد کردن ile باعث تاخير شدن ile پيسي بالا آوردن ile دوبهمزني کردن ile تفرقه انداختن ile مزاحمت دادن ile مزاحمت فراهم کردن ile مايهء کدورت ile اسباب ناراحتي ile محشور کردن ile محشور ساختن ile رقصاندن ile پوساندن ile ناپديد ساختن ile متواري کردن ile پراندن ile دچار طاعون کردن ile کوچانيدن ile عبور دادن ile مرتعش ساختن ile ايستاندن ile گرياندن ile سبب اختلاف شدن ile تفتين کردن ile مفسده برپا کردن ile مفسده برانگيختن ile آشوب بپا کردن ile دسته گل به آب دادن ile آشوب کردن ile ايجاد کننده ile عوامل ile علل ile مفاخر ile منتج ile تفتين ile پردردسر )

( SABEBY ile ALATY ile سببيت ile ALYT ile MOORS ile MOJED ile BAES SHODAN ile BAES GARDYDAN ile MOJEB SHODAN ile MOSASB SHODAN ile BANY SHODAN ile MOJEB ile NAHAZAT ile BAH BAR AVARDAN ile SABEB SAZ ile SABEB ile MASBEB ile SABEB SHODAN ile SALSALEH JONBAN ile BAES ile ALAT ile ZAR ZADAN ile ALAT VE MALOOL ile KODORT AYJAD KARDAN ile VAQFEH AYJAD KARDAN ile BAES TAKHYR SHODAN ile PEYSY BALA AVARDAN ile DOBEBMZANY KARDAN ile TAFARGHEH ANDAKHTAN ile MOZAHMAT DADAN ile MOZAHMAT FARANPAM KARDAN ile MAYCPEYE KODORT ile ASBAB NARAHATY ile MAHSHOR KARDAN ile MAHSHOR SAKHTAN ile رقصاندن ile POOSANDAN ile NAPADYD SAKHTAN ile MOTVARY KARDAN ile PARANDAN ile DOCHAR TAOON KARDAN ile کوچانيدن ile OBUR DADAN ile MORTEASH SAKHTAN ile AYSETANDAN ile GARYANDAN ile SABEB AKHTELAF SHODAN ile TAFTYNE KARDAN ile MOFSADEH BARPA KARDAN ile MOFSADEH BARANGYKHTAN ile ASHUB BEPA KARDAN ile DASTEH GOL BAH AB DADAN ile ASHUB KARDAN ile AYJAD KONANDEH ile AVAMEL ile ALAL ile MOFAKHAR ile MONTEJ ile تفتين ile PARDARDASAR )


- NEDEN-SONUÇ ile İLLET-MÂLÛL


- NEDİM/E[Ar.] ile/ve/||/<> SAĞDIÇ

( Sohbet erbabı. | Yardımcı kadın. | Düğünde, geline kılavuzluk eden kişi. İLE/VE/||/<> Düğünde, gelin ya da damada/güveye kılavuzluk eden kişi. )


- NESİ ile NESİH ile NESİL ile NESİM ile NESİR ile NESİÇ


- NESNELER'DE:
TARİH ile/ve/<>/değil SÜREÇ

( Nesnelerin tarihi olmaz, süreci olur. )

( [not] HISTORY vs./and/<>/but PROCESS )


- NETÂC[Ar.] ile ...

( Hayvanın kendi kendine doğurması. )


- NETİCE[Ar.] değil/yerine/= SONUÇ


- NOKTA ile UC

( POINT vs. TIP/END )


- NON-PARAMETRİC ile/||/<> PARAMETRİC

( Non-parametric dağılım varsaymaz İLE parametric varsayar. )

( Formül: Distribution-free İLE assumes distribution )


- NONSPESIFIK/NONSPECİFIC[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜL OLMAYAN


- NORMAL GÜÇ ile/ve/||/<> SÜRTÜNME GÜCÜ

( Bir yüzeyin, nesneye uyguladığı dik güç. İLE/VE/||/<> İki yüzey arasında harekete karşı oluşan güç. )


- NORMOTONİK/NORMOTONIC[İng.] değil/yerine/= OLAĞAN DERİŞİMLİ | OLAĞAN GERGILİ


- NÖROJENİK/NEUROGENIC[İng.] değil/yerine/= SİNİR KAYNAKLI


- NORVEÇ = KUZEY YOLU


- NTSC ile PAL


- NUMEN değil/yerine/= ÖZİÇ


- NURULLAH ATAÇ ile NURULLAH ARDIÇ


- NÜZÛL ile/ve URÛC

( Hazretler ile. İLE/VE/<> Melekler ile. )

( Fiziksel/dışsal. İLE/VE/<> İçsel. )

( Kabalaşmış. İLE/VE/<> İncelmiş/incelerek. )

( Anneyle. İLE/VE/<> Aşkla. )

( Tamamı: ULÛHİYET )

( LÂHUT > NÂSUT ile/ve/<> NÂSUT > LÂHUT )

( KAVS-I NÜZÛL ile/ve/<> KAVS-İ URÛC )

( APAKSEPANA ile/ve UTKSEPANA )


- OBJECT-TOPIC vs./and TOPIC


- ÖÇ değil ÖC

( Kötü bir davranış ya da sözü cezalandırmak için kötülükle karşılık verme isteği ve eylemi, intikam. )


- ÖÇ ile/ve/||/<> ÖD

( Acı, öfke. İLE/VE/||/<> Öd, safra. )


- ODE İLE PDE İLE STOCHASTİC ile/||/<> BİYOLOJİK MODELLEME

( Matematiksel biyoloji yaklaşımları. )

( Formül: dX/dt = αX - βXY )


- ODGUÇ ile OTUNG ile OTUNGLUK/OTUNGLUQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yanan odun parçası. İLE Odun. İLE Odunluk. )


- ÖDÜNÇ ile BORÇ

( KARZ-I HASEN: Faizsiz verilen borç. | Ödeme yapamayan borçlunun, helâl ederek borcundan vazgeçmek. )

( KARZ ile İKRAZ )

( LOANED vs. DEBT )


- ÖDÜNLEMEK ile ÖDÜNÇLEMEK ile ÖDÜNÇLENMEK ile ÖDÜNÇLEŞMEK ile ÖDÜN ile ÖDÜNÇ ile ÖDÜNCÜ/LÜK ile ÖDÜNLÜ/LÜK ile ÖDÜNSÜZ/LÜK ile ÖDÜNSÜZCE


- OFTALMİK/OPHTHALMIC[İng.] değil/yerine/= GÖZ (İLİŞKİLİ)


- OGLI ile HAVUÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yabani havuç.[Kaşgar kenti yakınlarında yetişen, beyaz ve tatlı bir havuç.] İLE ... )


- OKLÜDER/OCCLUDER[İng.] değil/yerine/= YAPAY TIKAÇ


- OKÜLER değil/yerine/= GÖZLEÇ


- OLASI (BİR DURUM/SÜREÇ/YANLIŞLIK/KAZA/SONUÇ) ile/ve/değil/yerine OLASI(LIKLI) (BİR DURUM/SÜREÇ/YANLIŞLIK/KAZA/SONUÇ)


- ÖLÇÜ ile/ve AMAÇ

( MODERATION vs./and AIM )


- ÖLÇÜ ile/ve/değil/||/<>/< ARAÇ


- OLIÇ ile OLIÇIM[Karluk/Qarluk]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çocuklara sevgi bildirmek için kullanılan bir ilgeç. İLE Sevgili oğlum. )


- OLUK/YİV ve/||/<>/< KINDIRAÇ

( ... VE/||/<>/< Oluk ya da yiv açmaya yarayan araç. )


- ÖLÜM/İLİŞKİ İÇİN:
"BAŞLANGIÇ" yoksa/>< "SON" DA YOKTUR


- OLUŞ ile/ve/||/<>/< ORUÇ


- OLUŞ ile/ve/<>/değil SÜREÇ


- OLUŞUM ile/ve/||/<> BAŞLANGIÇ


- OLYMPIC :/yerine OLİMPİYAT


- ON ile ONUNÇ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( On sayısı.[10] İLE Onuncu. )


- ÖN ile UC


- (ÖNCELİKLİ/ÖNEMLİ/[ÖNCEKİ] OLMAZSA OLMAZ)
KAVRAM ÇİFTLERİ:

ÖNCELİK ve/||/<>/> SONRALIK
ve/||/<>
VAR OLAN ve/||/<>/> BİLGİ
ve/||/<>
NESNE/TEK ve/||/<>/> ÖTEKİ/LER
ve/||/<>
SÜREÇ ve/||/<>/> SONUÇ
ve/||/<>
YÖNTEM/USÛL ve/||/<>/> İÇERİK/ESAS
ve/||/<>
BAĞLAM ve/||/<>/> ANLAM
ve/||/<>
ÇÖZÜMLEME ve/||/<>/> ÇÖZÜM
ve/||/<>
ÖNCÜL ve/||/<>/> ÖNERME
ve/||/<>
SAYGI ve/||/<>/> SEVGİ
[en az %99 ve/||/<>/> en az %1]
ve/||/<>
US/AKIL ve/||/<>/> ANLIK/ZEKÂ
ve/||/<>
EMİK/BEYİN ve/||/<>/> ANLIK/ZİHİN
ve/||/<>
DİRENÇ/İHTİYÂR ve/||/<>/> İSTENÇ/İRÂDE
ve/||/<>
DEVİM/HAREKET ve/||/<>/> ZAMAN
ve/||/<>
AN ve/||/<>/> ZAMAN

( Düşünme, konuşmak ve yaşamak üzere bilinmesi ve uygulanması gereken öncelikli ve olmazsa olmaz kavram çiftleri... [önceki olmadan sonraki olmaz!] )


- ÖNEMLİ ile/ve İLGİNÇ

( IMPORTANT vs./and INTERESTING )


- ÖNİLGEÇ ile SONİLGEÇ

( PREPOSITION )


- OPİNİON İLE EPİDEMİC İLE TRAFFİC ile/||/<> SOSYAL SİSTEM FİZİĞİ

( İnsan davranışlarının fizik modelleri. )

( Formül: dS/dt = -βSI )


- OPTİK/OPTIC[İng.] değil/yerine/= GÖZ YA DA GÖRME (İLİŞKİLİ)


- OPU = ÜSTÜBEÇ/İSFÎDÂC[Ar.]
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- [ne yazık ki]
ORANTISIZ GÜÇ ve/||/<>/< KÖR ŞİDDET


- ORANTISIZ GÜÇ ile/ve/||/<> ORANTISIZ HOŞGÖRÜ


- ORANTISIZ ŞİDDET ve/<> ORANTISIZ GÜÇ


- ORGANIC :/yerine ORGANİK


- ORGANİZE ile ORGANİZASYON ile ORGANİZE SUÇ ile ORGANİZE SANAYİ


- ÖRNEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ARAÇ


- ORTA ile/ve/||/<> SONUÇ

( [İki taraftan da pay] Alarak/alıyorsa. İLE/VE/||/<> Almıyorsa. )


- ORTAK AKIL ile/ve/||/<> ORTAK İSTENÇ


- ORTOSTATİK/ORTHOSTATIC[İng.] değil/yerine/= AYAKTA


- ORUÇ ile/ve/||/<> DİRENÇ/İHTİYÂR[< HAYIR]


- ORUÇ ile/ve EZBER BOZMAK


- ORUÇ ile/ve NAFİLE ORUÇ

( Bozulmaz. İLE/VE Bozulabilir. )


- ORUÇ ile ORUÇLU/LUK ile ORUÇSUZ


- ORUÇ ile/ve/değil SAVM-I DÂVÛD

( ... İLE/VE/DEĞİL Bir gün tutarak, bir gün tutmadan uygulanan oruç. )


- ORUÇ ile/ve SAVM-I VİSÂL


- ORUÇ ile/ve/<> TEKNE ORUCU

( ... İLE/VE/<> Çocuklara, öğlene kadar tutturulan alıştırma orucu. )


- ORUÇ ile TEŞYÎ[< ŞİYÂ]

( ... İLE Uğurlama, selâmetleme. | Ramazan'dan sonra altı gün[Şevval'in 1'inden, 6'sına kadar] oruç tutma. )


- OSMOTİK BASINÇ ile/||/<> BUHAR BASINCI DÜŞMESİ

( Osmotik basınç yarı geçirgen zar, buhar basıncı çözelti yüzeyi )

( Formül: π = iMRT İLE ΔP = X_çözünen·P°_çözücü )


- OT ile/ve ÇALI ile/ve AĞAÇ


- OTC/OVER-THE-COUNTER DRUGS[İng.] değil/yerine/= TEZGÂH ÜSTÜ İLAÇ, RAFÜSTÜ İLAÇ


- OTİSTİK/AUTISTIC[İng.] değil/yerine/= DIŞA KAPANIK


- OTOKRİTİK[İng. < AUTOCRITIC] değil/yerine/= ÖZELEŞTİRİ


- OTOMATİK/AUTOMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖZİŞLER


- OUTCOME :/yerine SONUÇ


- OVMAK ile OVMAÇ


- ÖVÜNÇ ile KÜFÜR


- ÖVÜNMEK ile ÖVÜNEBİLMEK ile ÖVÜNEDURMAK ile ÖVÜNÇ ile ÖVÜNCE ile ÖVÜNÇ ÇİZELGESİ


- ÖZ ile/ve/<> ARAÇ

( ESSENCE vs./and/<> VEHICLE/TOOL )


- ÖZ ile/ve İÇ

( ESSENCE vs./and INSIDE )


- ÖZBİLİNÇ ile/ve/=/<> ÖZGÜRLÜK ile/ve/=/<> ÖZGÜNLÜK

( Özgürlük, özgünlüktür. )

( ESERLERDE: Kayıtsız, bireysel. İLE/VE/=/<> Öncekilere(kaynakçalara) bağlılık üzerine/üzerinden. )


- İSTENÇ = İRADE-İ CÜZİYE = FREE WILL[İng.] = LIBRE ARBITRE[Fr.] = WILLENSFREIHEIT[Alm.] = LIBERUM ARBITRIUM[Lat.] = LIBRE VOLUNTAD[İsp.]


- ÖZGÜRLÜK:
EREK/AMAÇ değil BAŞLANGIÇ


- OZMOTİK BASINÇ ile/||/<> BUHAR BASINCI

( Ozmotik yarı geçirgen zar, buhar basıncı denge basıncıdır )

( Formül: π=MRT İLE P° )


- OZMOTİK/OSMOTIC[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİ


- OZMOTİK ile/||/<> BASINÇ

( Ozmotik basınç ölçümleri )

( Wilhelm Pfeffer tarafından 1877 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1920) (Ülke: Almanya) (Alan: Botanik) (Önemli katkıları: Bitki fizyolojisi, osmoz) )


- ÖZÜMLEYEN/ANABOLİK/ANABOLIC[İng.] ile/>< YADIMLAYAN/KATABOLİK/CATABOLIC[İng.]

( Küçük moleküllerin, birleşerek büyük moleküller oluşturması. İLE Büyük moleküllerin, parçalanarak küçük moleküller oluşturması. )


- ÖZVARLIK'TA:
BİLİNÇ ve SEVGİ

( Sizi, bilinenin dar çerçevesi içinde tutanın ne olduğunu bilmek yararlıdır. )

( Sevgi ve iradenin de sırası gelecektir, fakat önce zemin hazırlanmış olmalıdır. )

( Her zaman, öz varlığımızın eşliğindeyiz. )

( Herşeyden önce, öz varlığınızla devamlı bir temas kurun, her an kendinizle olun. )

( Bir gözlem merkezi olarak bilme ve tanıma niyetiyle işe başlayın ve eylem halindeki bir sevgi merkezine dönüşün. )

( Eylem halindeki sevgi. )

( Love in action. )

( CONSCIOUSNESS and LOVE (IN SELF-EXISTENCE)
It is worthwhile to know what keeps you within the narrow confines of the known.
Love and will shall have their turn, but the ground must be prepared.
You have always the company of your own self.
First of all, establish a constant contact vs. your self, be vs. yourself all the time.
Begin as a centre of observation, deliberate cognisance, and grow into a centre of love in action. )


- PABUÇ[Fars.] ile AYAKKABI


- PAÇA[Fars. < PÂÇE] ile KONÇ

( Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. İLE Ayağa giyilen şeylerde ayak bileğinden baldıra doğru olan bölüm. )


- P-ADİC ile/||/<> ADELİC ile/||/<> LOCAL-GLOBAL ile/||/<> P-ADİK SAYILAR

( Alternatif sayı sistemleri. )

( Formül: |x|_p = p^(-v_p(x)) )


- PALSİ/PALSY[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PANDÜL[Fr.]/RAKKAS[Ar.] değil/yerine/= SARKAÇ


- PARA BİRİMİ ile AKIM ile CURRENT ACCOUNT ile CURRENT MODE LOGİC ile GÜNCEL FİYAT ile ŞU ANDA

( CURRENCY vs. CURRENT vs. CURRENT ACCOUNT vs. CURRENT MODE LOGIC vs. CURRENT PRICE vs. CURRENTLY )

( ارز ile کنوني ile جاري ile سياله ile رايج ile حساب جاري ile منطق جرياني ile مظنه روز ile هم اکنون ile اکنون ile درحال حاضر ile در حال حاضر ile ازهم اکنون ile فعلا )

( ARZ ile KONONY ile جاري ile سياله ile RAYJ ile HASAB JARY ile MANTEGH JARYANY ile MAZNEH RUZ ile NPAM AKNON ile AKNON ile DARHAL HAZAR ile DAR HAL HAZAR ile AZEMM AKNON ile FELA )


- PARA KAZANMAK ile KAZANILMIŞ ile KAZANÇ ile GEÇİMİNİ SAĞLAMAK ile KAZANÇ

( EARN vs. EARNED vs. EARNING vs. EARNING A LIVING vs. EARNINGS )

( درآمد درآوردن ile امرار کردن ile دخل داشتن ile کسب معاش کردن ile کاسبي کردن ile درآمد داشتن ile دخل کردن ile عايده ile دخل ile مداخل ile امرار ile عايد ile ارتزاق ile عايدات ile عايدي )

( DARAMAD DARAVARDAN ile EMRAR KARDAN ile DOKHAL DASHTAN ile KASB MOASH KARDAN ile KASBY KARDAN ile DARAMAD DASHTAN ile DOKHAL KARDAN ile عايده ile دخل ile مداخل ile EMRAR ile AYD ile ERTZAQ ile عايدات ile عايدي )


- PARALİTİK/PARALYTIC[İng.] değil/yerine/= FELÇLİ


- PARALİZİ/PARALYSIS[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ


- PARAŞÜT değil/yerine/= DÜŞÜRTEÇ


- PARAVAN/A[Fr. < PARAVENT]/SEPERATÖR[İng. < SEPERATOR] değil/yerine/= AYRAÇ

( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belirli etmeden yararlanılan [kişi ya da kuruluş]. )


- PARÇ ile ...

( Büyük bakır tas. )


- PAREZİ/PARESIS[İng.] değil/yerine/= HAFİF FELÇ


- PARMAK(LAR)/ELİG/ELEK ile/ve/||/<>/> AYA ile/ve/||/<>/> AVUÇ ile/ve/||/<>/> KOL ya da/= EL

( Elin/kolun ucuyla ayanın başladığı beş uzantı/çıkıntı. İLE/VE/||/<>/> Parmakların dibiyle bilek arasındaki iç bölüm. İLE/VE/||/<>/> Parmakların içi ve aya bölümü. İLE/VE/||/<>/> Parmak uclarından omuz başına kadar uzanan bölüm. )

( ELGE/ELİGE/ELİG/ELEG/ELEK: Elemek[: parmaklar arasından geçirmek] | İlk elek.[Daha sonraları elek görevini gören nesneler ve araçlar üretilmiştir.] )


- PATATES/HAVUÇ ile MANYOKA


- PATOGNOMİK/PATHOGNOMONIC[İng.] değil/yerine/= TANI KOYDURUCU


- PATOJENİK/PATHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YOZLATAN, SAYRILAYAN


- PC ile PALM


- PC :/yerine KİŞİSEL BİLGİSAYAR


- PC ile MACINTOSH


- PC ile NOTEBOOK(DİZÜSTÜ/LAPTOP)


- PEÇELEMEK ile PEÇELENMEK ile PEÇ ile PEÇE ile PEÇELİ ile PEÇESİZ


- PEÇİÇ[Hintçe] ile ...

( Deniz kabuklarıyla oynanan bir oyun. )


- PEDİYATRİK/PEDİATRIC[İng.] değil/yerine/= ÇOCUKLA İLGILİ


- PEMFC İLE SOFC İLE AFC İLE DMFC ile/||/<> YAKIT PİLİ TÜRLERİ

( Farklı yakıt pili teknolojileri. )

( Formül: H₂ + ½O₂ → H₂O + e⁻ )


- PEPTİK/PEPTIC[İng.] değil/yerine/= SINDIRİMSEL


- PERİFERİ[Fr. < PÉRİPHÉRİE] değil/yerine/= KIYI | ÇEVRE | UC


- PERISTALTİK/PERISTALTIC[İng.] değil/yerine/= SAĞINIMLI


- PERUK ile SAÇ


- PİÇ ile GÖBEL

( ... İLE Babası belirli olmayan çocuk. | Kimsesiz, başıboş çocuk. | Çocuk. | Sınırları ayırmak için tarla kenarlarında yapılan toprak tepecikler. )


- PİÇ ile PİÇ KURUSU


- PİÇ ile PİÇLEŞTİRMEK ile PİÇLİK

( BASTARD vs. BASTARDIZE vs. BASTARDRY )

( زنازاده ile ولد الزنا ile مادر بخطا ile مادربخطا ile حرامزاده کردن ile حرام زادگي )

( ZANAZADEH ile ولد الزنا ile MADAR BAKHATA ile مادربخطا ile HARAMZADEH KARDAN ile HARAM ZADEGY )


- PİÇ/FIR/KOPİL[Yun.] ile PUŞT[Fars.]


- PİÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YETİM/ÖKSÜZ


- PID İLE LQR İLE MPC ile/||/<> ROBOT KONTROLÜ

( Robot hareket kontrol algoritmaları. )

( Formül: u = Kp×e + Ki∫e + Kd×de/dt )


- PİLİÇ ile BULADA[< Yun.]

( ... İLE Büyük piliç. )


- PİLİÇ ile/ve TAVUK

( Dünyadaki tüm piliçlerin kökeni Kırmızı Orman Tavuğu denen Tayland'a özgü bir tür sülüne dayanmaktadır. )

( Amerika kıtasında 1500'lerden önce hiç piliç yoktu. Kıtaya pilici ilk götüren İspanyol'lar oldu. )

( Öteki dillerde GIT GIT GIDAK[Türkçe'de]: * GAK GAK[Almanya'da] * GOK GOK[Danimarka'da] * KOT KOT[Finlandiya ve Macaristan'da] * KOTKOTKODAT[Fransa'da] * TOK TOK[Hollanda'da] * GUK GUK[Tayland'da] )

( HURÛS-BEÇE ile/ve ... )

( PULLET vs./and CHICKEN )


- PİLİÇ ile YARGA/YARKA

( ... İLE Büyük piliç. )


- PİRİNÇ ile ANBERBU/Y[Ar. ANBER + Fars. BÛ]

( Pirinç.[hubûbat] | Pilav. | Pirinç.[Maden] İLE Hindistan'da, İran'da yetişen, piştiğinde güzel bir koku veren, iri ve uzun daneli bir pirinç türü. )

( PİRİNÇ MÜZESİ: Malezya'da, Langkawi'dedir. )

( ERZ/ERÜZ ile ... )

( BİRİNC ile ... )

( RICE vs. INDIAN RICE )


- PİRİNÇ ile BASMATİ PİRİNCİ

( ... İLE Sri Lanka'nın Sigiriya kentindeki Matele bölgesinde daha fazla yağış aldığından, öteki bölgelere göre daha yeşildir. Bu bölgede 40 çeşit pirinç yetişmektedir. En ünlü ve sağlıklısı, anavatanı Pakistan olan Basmati pirincidir. )


- PİRİNÇ ile/ve/||/<> BUĞDAY

(

Ölçüt "Pirinç Kültürü" "Buğday Kültürü"
Tarımsal Yapı Yoğun iş gücü gerektirir, sulama düzenekleri ve topluluk iş birliği zorunludur. Bireysel olarak yapılabilir, daha az iş gücü gerektirir.
Toplumsal Etki İş bölümü ve dayanışma baskındır, topluluk iş birliği ön plandadır. Bireycilik baskındır, bağımsız çalışma olanaklıdır.
Düşünce Tarzı Bütüncül ve bağlamsal düşünme eğilimi vardır. Çözümleyici ve bireysel düşünme eğilimi vardır.
Thomas Talhelm'in "İddiası" Bireylerin ortaklık içinde olduğu, topluluk içinde iş birliğine yatkın olduğu savunulur. Bireyci yapının daha güçlü olduğu, bağımsızlığın vurgulandığı savunulur.
)


- PİRİNÇ ile HİNTPİRİNCİ

( ... İLE Buğdaygillerden, Hindistan ve Etiyopya'da yetiştirilen, taneleri pirinç yerine kullanılan bir bitki. )


- PİRİNÇ[Fars.] ile PİRİNÇ[Fars.]

( Hububat. Buğdaygillerden, kökleri bol su içinde yetişen bir bitki. | Bu bitkinin, besin olarak kullanılan tanesi. İLE Maden. Bakıra, çinko katılarak elde edilen, sarı renkte bir alaşım. | Bu alaşımdan yapılmış olan. )


- PİRİNÇ ile PİRİNÇ RENKLİ ile PİRİNÇ ŞAPKA ile MUŞTALAR ile PİRİNÇ İŞÇİSİ

( BRASS vs. BRASS COLORED vs. BRASS HAT vs. BRASS KNUCKLES vs. BRASS WORKER )

( افسر ارشد ile نحاس ile برنگ برنج ile شخص مهم ile پنجه بوکس ile صفار )

( AFSAR ERSHOD ile نحاس ile BARANG BARANJ ile شخص مهم ile PANJEH BOX ile SAFAR )


- PİRİNÇ ile PİRİNÇLİ ile PİRİNÇSİZ ile PİRİNÇ UNU ile PİRİNÇ ÖRGÜ ile PİRİNÇ PİLAVI ile PİRİNÇ ÇORBASI


- PİŞMANLIK ile/ve/<> UTANÇ

( PENITENCE/REGRET vs./and/<> SHAME )


- PİTİ : SEVİNÇ


- PİYES[Fr. < PIÈCE] ile/değil/< SKEÇ["SİKEÇ" değil SIKEÇ][İng. SKETCH < Yun.]

( Oyunca. İLE/DEĞİL Daha çok radyodan yayınlanmak üzere hazırlanmış kısa oyun. )


- PLASTIC :/yerine PLASTİK


- PLEJİ/PLEGIA[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PLEOMORFİK/PLEOMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- PNÖMOTİK/PNEUMATIC[İng.] değil/yerine/= HAVALI, HAVA BASINÇLI


- POLİGENİK/POLYGENIC[İng.] değil/yerine/= ÇOK GENLİ


- POLIMORFİK/POLYMORPHİC[İng.] değil/yerine/= ÇOK BİÇİMLİ


- PORTAKAL[Portekizce] ile TURUNÇ[Fars.]

( ORANGE vs. BITTER/SEVILLE ORANGE )

( CITRUS SINENSIS/CITRUS AURANTIUM cum CITRUS AURANTIUM AMARA )


- POWER :/yerine GÜÇ


- PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ


- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ


- PRESİSTOLİK/PRESYSTOLIC[İng.] değil/yerine/= SISTOL ÖNCESİ


- PROBİYOTİK/PROBIOTIC[İng.] değil/yerine/= YARARLI MINICAN


- PROFİLAKTİK/PROPHYLACTIC[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ


- PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK/İZDÜŞÜREÇ


- PSİKOLEPTİK/PSYCHOLEPTIC[İng.] değil/yerine/= RUHSAL YATIŞTIRICI


- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE


- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNETKİLER


- PUBLIC :/yerine HALK, KAMU


- PURPOSE :/yerine AMAÇ


- QIÇ[Azr.] = BACAK[Tr.]


- RAHİM ile RAHİM İÇİ ARAÇ


- RAKET[Fr. < Ar.] değil/yerine/= VURAÇ | TOKAÇ

( Masatopu, alantopu gibi oyunlarda topa vurmak için kullanılan, oval tahta bir kasnağa gerilmiş bir ağı olan, uzunca saplı araç. | Çamaşır yıkarken kullanılan, tahtadan, yassı tokmak. )


- RAYİÇ[Ar.] değil/yerine/= DEĞER

( Bir malın, satış ve sürüm değeri. )


- RAYİÇ ile RAYİÇ BEDEL ile RAYİÇ FİYAT


- REAKTİF/REACTIVE[İng.] değil/yerine/= TEPKİLİ | AYIRAÇ


- REAL vs. ORGANIC


- REC[Ar.] ile REC'[Ar.] ile RECC[Ar.]

( Sarsma, sallama. | Sallanma, sarsılma. İLE Geri döndürme. İLE Sallayıp sarsma, sallanıp sarsılma. )


- REC'[Ar.] ile REDD[Ar.]


- REDRESÖR[Fr.] değil/yerine/= DOĞRULTMAÇ


- REED-SOLOMON İLE TURBO İLE LDPC ile/||/<> HATA DÜZELTME KODLARI

( Gürültülü kanallarda güvenilir iletişim. )

( Formül: d_min ≥ 2t + 1 )


- REFAH[Ar.] yerine GÖNENÇ

( Bolluk, rahatlık ve varlık içinde, iyi olanaklarda yaşama. )


- REFİK[< RIFK]/ZEVC[Ar.] ile/ve/||/<> REFİKA/ZEVCE[Ar.]

( Eril olan eş. Koca. İLE/VE/||/<> Dişil olan eş. Karı. )


- RESEPTÖR/RECEPTOR[İng.] değil/yerine/= ALMAÇ


- RESISTANCE :/yerine DİRENÇ


- RESULT :/yerine SONUÇ


- REVÂÇ[Ar.] değil/yerine/= SÜRÜM


- REVANLAŞMAK ile REVA ile REVAK ile REVAN ile REVAÇ


- REZISTANS/RESISTANCE[İng.] değil/yerine/= DİRENÇ


- REZİSTANS ile DİRENÇ


- RİCA[Ar. < REC'] ile/ve/< RİCA[Ar. < RECÂ']

( Geri döndürme. İLE/VE Ümit, umma. | Yalvarma. | İstek, dilek.] )


- RICE :/yerine PİRİNÇ


- RITMİK/RHYTHMIC[İng.] değil/yerine/= DİZEMLİ


- RİYÂZÂT ile/ve ORUÇ

( ... ile/ve SIYÂM )

( ... ile/ve RÛZE )


- RİYÂZÂT ORUÇ


- RÖFLE ile MEÇ ile GÖLGE ile BALYAJ ile BOYA ile DİP BOYA


- ROMANTIC :/yerine ROMANTİK


- ROTOR[İng.] değil/yerine/= DÖNEÇ

( Dalgalı akımlı elektrik motor ya da dinamolarında devinimli bölüme verilen ad. )


- ROTOR değil/yerine/= DÖNEÇ


- RÖVANŞ[Fr.] ile/değil REVAÇ[Ar.]

( İkinci oyun. | Karşılaşma. İLE/DEĞİL Sürüm, bir ticaret malının satılır olması. | Dolanım. )


- RSA İLE DH İLE ECC ile/||/<> KRİPTOGRAFİK SİSTEMLER

( Sayı kuramıne dayalı şifreleme sistemleri. )

( Formül: C = M^e mod n )


- RUH" değil ÖZBİLİNÇ


- RÜŞVET[Ar.] değil/yerine/= ORUNÇ/URUNÇ, ETTİREÇ


- SAADET/BAHTİYARLIK değil/yerine/= MUTLULUK/KIVANÇ


- SAAT değil/yerine/= ÖYEN/ÖYLÜK/ÖYBİL/SAYAÇ


- SABAH YEMEĞİ ile SABAH VE ÖĞLE YEMEĞİ(BRANÇ[İng. < BRUNCH])

( ÂB-ÇERÂ ile ... )

( BREAKFAST vs. BReakfastlUNCH )


- DAYANÇ/SABIR ile İSYAN ETMEMEK


- SAÇ:
AT KUYRUK ile/ve TOPUZ

( [Daha çok] Günlük yaşamda. İLE/VE [Daha çok] Özel toplantılarda. )

( İkisi de alımlıdır/etkileyicidir. )


- SAÇ:
JÖLELİ ile/ve/değil/yerine ISLAK


- SAÇ ile AHCEN

( Kıvırcık saç. )


- SAÇ ile A'SAC

( ... İLE Saçı, alnı üzerine dökülmüş. )


- SAÇ ile BELİK/BÖLÜK

( ... İLE Saç örgüsü. | Saç örgüsünün omuzlardan aşağı uzanan bölümü. )


- SAÇ ile BİR TUTAM SAÇ

( HAIR vs. STRAND )


- SAÇ ile/ve KIL

( Kafa derisinde bulunan deri uzantısı/artığı. İLE/VE Gövdede bulunan deri uzantısı/artığı. )

( MÜCA'AD[< CA'D]: Kıvırcık, kıvrılmış, lülelenmiş saç. )

( GİSÛY-İ MÜFETTEL: Örülmüş saç. )

( ÇEVGÂN-I SÜNBÜL: Sevgilinin saçı. )

( HAIR/TRICHO vs./and A HAIR OF HAIR )


- SAÇ ile/<> LEPİSKA[Leipzig kentinin adından]

( ... İLE/<> Uzun, sarı ve yumuşak saç. )


- SAÇ ile/değil POSTİŞ[İt.]

( ... İLE/DEĞİL Kadınların, genellikle başlarının arkasına taktıkları ek saç. )


- SAÇ ile SAÇ DÖKÜLMESİ ile SAÇ AYIRICI ile SAÇ TELİ ile SAÇ KESİMİ ile TÜYSÜZ ile SAÇ KURDU

( HAIR vs. HAIR LOSS vs. HAIR SPLITTER vs. HAIR STRAND vs. HAIRCUT vs. HAIRLESS vs. HAIRWORM )

( مو ile گيسو ile گيس ile شعر ile موي سر ile زلف ile طاسي سر ile مو شکاف ile تار مو ile موچيني ile بيمو ile بي مو ile کم مو ile بي کرک ile بدون کرک ile پيوک )

( MO ile GYSO ile گيس ile SHER ile MOY SAR ile ZELF ile TASY SAR ile MO SHKAF ile TAR MO ile MOOCHYNEY ile بيمو ile BEY MO ile KAM MO ile BEY KARK ile BEDON KARK ile PEYVAK )


- SAÇ ile/değil SAC ile/değil SAÇ

( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE Yassı demir çelik ürünü. | Bu nesneden yapılmış dışbükey pişirme aracı. | Sactan yapılmış olan. İLE Kuyrukluyıldız çekirdeğini saran, ışıklı gazyuvarı. )


- SAC ile SAÇ ile SAÇ KREMİ ile SAC BÖREĞİ ile SAC EKMEĞİ ile SAC KEBABI ile SAÇ ÖRGÜSÜ ile SAC KAVURMASI


- SAÇ ile/||/<> SEÇ

( Gelişigüzel ayırmak[dağılmışlar arasından]. İLE/||/<> Beğenip ayırmak[derilmişler arasından]. )


- SAÇ ile/ve/<> TIRNAK

( Saç ve tırnaklar ölümden sonra uzamazlar! [Ölümde gövde su kaybettiğinden dolayı deri sıkılaşır, bu da saç ve tırnağın uzadığı yanılgısına neden olur.] )

( "Saç, sefadan; tırnak, cefadan uzar." )

( Baş derisini kaplayan kıllar. İLE İnsanda ve çoğu omurgalı hayvanda parmak uclarının dış bölümünü örten boynuzsu tabaka. | Kanca gibi araçların kıvrık yeri. | Gemi demirinin ucundaki yassı parça. | Ciltçilikte tek yaprakları büküp cildi birleştirebilmek için bir yanında bırakılan şerit durumundaki kenar. | Heykel dökümünde, kalıp parçalarının birleştirilmesinde kolaylık sağlamak amacı ile yapılan dişlerin her biri. | Kanun çalmakta kullanılan mızrap. | Tenekecilerin delik açmak için kullandığı alet, keski. | Tırnak işareti. )

( ŞA'R ile/ve/<> ZIFR )


- SAÇ ile ZAÇ[Ar.]

( ... İLE Kükürtle demir bileşimlerinden biri. )


- SADECE ile TIPKI ile ADİL ile ŞU ANDA ile ADALET ile BARIŞIN ADALETİ ile YARGIÇ ile SAVUNMAK ile ADİL OLARAK

( JUST vs. JUST AS vs. JUST FAIR vs. JUST NOW vs. JUSTICE vs. JUSTICE OF THE PEACE vs. JUSTICIAR vs. JUSTIFY vs. JUSTLY )

( باانصاف ile باعدالت ile عدل پرور ile با مروت ile برحق ile عدل گستر ile سزاوار ile منصف ile راسته ile عينا ile دادگر ile عادلانه ile حق بين ile عادل ile حق گذار ile دادار ile دادور ile حق ile همانطور که ile الان ile جخت ile عدل ile انصاف ile معدلت ile داد ile عدالت ile امين صلح ile دادرس عاليرتبه ile توجيه کردن ile انصافاً ile الحق ile حقا )

( باانصاف ile BAEDOLT ile ADEL PROR ile BA MOROT ile BARHAGH ile ADEL GOSTER ile SEZAVAR ile MANSEF ile RASTEH ile EYNA ile DADGAR ile ADELANEH ile حق بين ile ADEL ile HAGH GOZAR ile DADAR ile DADOR ile HAGH ile CPEHMANTOR KEH ile ALAN ile جخت ile ADEL ile انصاف ile معدلت ile DAD ile ADOLT ile امين صلح ile DADRES ALYRATBEH ile TOJYYEH KARDAN ile ENSAFAN ile الحق ile حقا )


- SADED[Ar.] ile SONUÇ

( Asıl konu. | Yakınlık, civar. | Düşünce, niyet, kasıt; girişim/teşebbüs. İLE ... )


- SADELİK ve/||/<> DAYANÇ(SABIR) ve/||/<> ŞEFKÂT ve/||/<> MERHAMET

( SIMPLICITY and/||/<> PATIENCE and/||/<> COMPASSION and/||/<> MERCY )


- SAF ile/ve/< SADE[Fars. < SÂZEC]

( Bir maddenin, kavramın ve/ya da ...'nın kendi özünden/doğasından uzaklaşmadığı kadar ve dışarıdan etkilenmediği derecede bulunduğu hal. İLE/VE Bir maddenin ve/ya da kavramın etkilendiği dış faktörlerin olabildiğince alt seviyede/kıvamda tutulup, fazlalılığa/aşırılığa/lükse gitmeme/kaçmama hali. )

( Sadelikten şaşmamak doğrudur. )

( Saflaşın, dikkatli ve uyanık olun, hazır bulunun. )

( Be pure, be alert, keep ready. )

( PURE vs./and SIMPLE )


- SAH[Ar.] ile/değil/yerine İMLEÇ

( Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan im. )


- SAHNE[Ar. < Yun.] değil/yerine/= KÖRÜNÇ/GÖRÜNÇ, SEKİ


- ŞAİRÂNE[Ar.]/POETIC[İng.] değil/yerine/= OZANCA


- SAK/SAC[İng.] değil/yerine/= KESE


- SAK ile SAĞ ile SAKA/LIK ile SAKE ile SAKİ ile SAKO ile SAKALI ile SAĞ İÇ ile SAĞ BEK ile SAĞ HAF ile SAĞ KOL ile SAĞ AÇIK/LIK ile SAĞ ESEN ile SAĞ PARA ile SAKA KUŞU ile SAĞ KANAT ile SAĞ SALİM ile SAĞ ŞERİT ile SAĞ SELAMET ile SAĞ ÇIKARMA ile SAĞ EĞİLİMLİ/LİK


- SALINGAÇ ile/değil SALINCAK


- SALTIK İSTENÇ ile/ve/||/<> BEN


- SAMAN/LIK ile SAMANİ ile SAMANLI ile SAMAN ALEVİ ile SAMAN RENGİ ile SAMAN KAĞIDI ile SAMAN SARISI ile SAMAN NEZLESİ ile SAMANLI GÜBRE ile SAMANLI KERPİÇ