C ile biten FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 1.984 başlık/FaRk ile birlikte,
1.984 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(6/9)
- KAYNAMAK ile KAYNATMAK ile KAYNAŞMAK ile KAYNATILMAK ile KAYNAKLANMAK ile KAYNAŞTIRMAK ile KAYNATABİLMEK ile KAYNAYIVERMEK ile KAYNAŞABİLMEK ile KAYNAK ile KAYNAR ile KAYNAÇ ile KAYNAKLI ile KAYNAKÇA ile KAYNAKÇI/LIK ile KAYNARCA ile KAYNAŞLI ile KAYNAKÇACI ile KAYNAK KİŞİ ile KAYNAK SUYU ile KAYNAÇ TAŞI ile KAYNAK MAKİNESİ ile KAYNAK KOROZYONU
- KAZANÇ ile/ve HARCAMA
( Maliyetinin 6 katı. İLE/VE Gelirin yarısı kadarı üzerinden hareket ederek. )
( Kaybetmeyi ahlâksız kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. )
- KAZANÇ ile/ve/değil KAZANIM ile/ve/değil KÂR ile/ve/değil ÇIKAR
- KAZANÇ ile LÜTÛF
- KAZANÇ ile/ve PARA
- KAZANÇ/KÂR ile/değil/yerine YARAR/FAYDA
( Ne denli güzel ve kârlı olsa da hiçbir şey sonsuza kadar sürmez. )
( Yaptığımız/söylediğimiz/yediğimiz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yapmadığımız/söylemediğimiz/yemediğimiz. )
( Gider/gelir, artar/azalır. İLE/DEĞİL/YERİNE Gitmez. )
( Başkaları da ister/katılır. İLE Başkaları istemez ve ne yazık ki pek katılmaz. )
( RİBH/RIBH ile ... )
( PROFIT vs. BENEFIT )
- KAZANMAK ile KAZANILMAK ile KAZANDIRMAK ile KAZANABİLMEK ile KAZAN ile KAZANÇ ile KAZANCI/LIK ile KAZANÇLI/LIK ile KAZANÇSIZ/LIK ile KAZAN TAŞI ile KAZAN KEBABI ile KAZAN DAİRESİ
- KAZMAK ile KAZMAÇ ile KAZMACI/LIK ile KAZMA DİŞ
- KEBİKEÇ = DÜĞÜNÇİÇEĞİ[Fars.]
( "Tılsımlı söz". Yazma kitapları güve yememesi için yazılan tılsım. )
- KEÇİ ile ÇEPİÇ
( ... İLE Bir yaşına kadar olan keçi yavrusu. )
- KEÇİ ile ERKEÇ
( ... İLE Eril keçi. )
- KEHANET ile İLAHİ ile İLAHİ LÜTUF ile İLAHİ AŞK ile İLAHİ GÜÇ ile İLAHİ İRADE
( DIVINATION vs. DIVINE vs. DIVINE GRACE vs. DIVINE LOVE vs. DIVINE POWER vs. DIVINE WILL )
( تفال ile کهانت ile غيبگويي ile اللهي ile خدايي ile غيبگوئي کردن ile يزداني ile کبرياء ile وجداني ile رحماني ile سبحاني ile رباني ile الهي ile لدني ile توفق الهي ile عشق الاهي ile فروهر ile مشيت الهي )
( TAFAL ile KEYANT ile غيبگويي ile OLLAHY ile KHODAYY ile GHYBEGOIY KARDAN ile YZADANY ile کبرياء ile VAJDANY ile RAHMANY ile SOBHANY ile رباني ile ALEHY ile لدني ile TOFEGH ALEHY ile ESH ALAHY ile FARVEAR ile MOSHYT ALEHY )
- KELEÇ ile ...
( Söz. )
- KEMER/SEMER değil/yerine/= ÇIKAÇ
- KEMOTAKTİK/CHEMOTACTIC[İng.] değil/yerine/= KİMYASAL YÖNELIMLİ
- KEMOTERAPÖTİK/CHEMOTHERAPEUTIC[İng.] değil/yerine/= KANSER İLACI
- KENÇ ile KENÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bebek. İLE Bir hayvanın yavrusu. )
- KENÇ ile/||/<> KENCE
( Genç. İLE/||/<> En küçük/son çocuk, "tekne kazıntısı". )
- KEPÇE ile KAVRAÇ
( Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. | Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. | Erimiş madeni, kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık. | Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek ya da iki çeneden oluşmuş motorlu araç. | Bu aracın alabildiği miktarda olan. | Gemilerde, ortasında dümen evi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. | Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. İLE Ağır taşları tutup kaldırmaya yarayan, iki tutaklı demir araç. )
- KERKİ ile KERPİÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Keser. İLE Kerpiç. )
- KERPİÇLEŞMEK ile KERPİÇ ile KERPİÇÇİ/LİK
- KESE ile HARTUÇ[Fr. < İt.]
( ... İLE Merminin arkasından namluya sürülen bezden ya da kartondan, barut kesesi. )
- KESELEMEK ile KESELENMEK ile KESELETMEK ile KES ile KESE ile KESİ ile KESP ile KESELİ ile KESİCİ/LİK ile KESESİZ ile KESELİLER ile KESİCİ DİŞ ile KESE KAĞIDI ile KESE ÇİÇEĞİ ile KESELİ KURT ile KESE YOĞURDU ile KESİCİ KILIÇ
- KEŞF ile/ve/değil SONUÇ
( Felsefede/tasavvufta. İLE/VE/DEĞİL Bilimde. )
- KESİT ile/ve/değil/yerine/||/<> "SONUÇ"
- KIBLE ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/> AMAÇ
( Güney ile güneybatı [Güneybatı ile güney arası]. [Türkiye'ye göre!] [Güney anlamına da kullanılır.] | Mekke'de Kâbe'nin batı köşesi ile altınok (Mizp) arasının doğrultusu. | Kabul etmek. | Güneyden esen rüzgâr. | Darlıkta başvurulan kapı. )
- KIBLE ||/<>/= ÖZBİLİNÇ
- KIÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BACAK
( MÂ-BA'D ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÂMİLE[< AMEL] )
( [not] BUTTOCK[ASS, ARSE] vs./and/but/||/<>/< LEG
LEG instead of BUTTOCK )
- KIÇ ile KIÇI KIRIK
- KILIÇ ile EPE[Fr.]
( ... İLE Kılıç sporunda kullanılan bir tür kılıç. | Bu kılıç kullanılarak gerçekleşen kılıç sporu. )
- KILIÇ ile FLÖRE[Fr.]
( ... İLE Namlusu düz ve yuvarlak, ucu düğmeli kılıç. )
- KILIÇ ve/<> GEZLİK
( ... VE/<> Eğri kılıçların ağız bölümü. )
- KILIÇ ile/ve/||/<> MEÇ[Fr.]
- KILIÇ ile PALA
( ... İLE Kavisli, kısa, uc bölümü geniş, kabzasına doğru daralan bir tür kılıç. | Kürek gibi bazı araçların, enli ve yassı bölümü. | Bir yere çaprazlama konulan yassı kiriş ya da kereste. )
- KILIÇ ile PALYOŞ[İt.]
( ... İLE Kısa ve iki yanı keskin, düz kılıç. )
- KILIÇLAMAK ile KILIÇLAŞMAK ile KILIÇ ile KILIÇLI ile KILIÇÇI/LIK ile KILIÇ ALAYI ile KILIÇ BACAK ile KILIÇ OYUNU ile KILIÇ BALIĞI ile KILIÇ GAGALI ile KILIÇ PABUCU ile KILIÇ KUŞANMA ile KILIÇ OYUNCUSU ile KILIÇ BALIĞIGİLLER
- KINDIRA ile KINDIRAÇ
- KIRBAÇLAMAK ile KIRBAÇLANMAK ile KIRBAÇLATMAK ile KIRBA ile KIRBAÇ ile KIRBAÇ KURDU ile KIRBAÇ KURTLARI
- KİREÇ ile KİREÇ TAŞI
( Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit.[CaO] | Kalsiyum hidroksit, Ca(OH). İLE Kireç ocağında işlenerek kireç elde edilen, kalsiyum karbon tuzundan bileşik kayaç. )
- KİREÇ ile/||/<>/> KİREÇSÜTÜ
( ... İLE/||/<>/> Badana için hazırlanmış sulu kireç. )
- KIRILMADA:
BURKULMA ile BASINÇ ile KESME
(
)
- KIRKAĞAÇ ile KIRK AĞAÇ
( Manisa iline bağlı ilçelerden biri. İLE ... )
- KIRKAĞAÇ ile KIRKAĞAÇ KAVUNU
- KIRLANGIÇ ile AKGÖT, SALANGAN[Filipin dili]
( ... İLE Hint ve Çin denizleri kıyılarında yaşayan, uzun kanatlı, dört köşe kısa kuyruklu, esmer, küçük kuş. )
( HIRUNDO RUSTICA cum COLLOCALIA )
- KIRLANGIÇ ile BALIKÇIN
( ... İLE Perdeayaklılardan, uzunca gagalı, uzun ve çatal kuyruklu, deniz kıyılarında yaşayan bir kuş, denizkırlangıcı. )
( ... cum STERNA HIRUNDO )
- KIRLANGIÇ ile BATAK/LIK KIRLANGICI
- KIRLANGIÇ ile DAĞ KIRLANGICI/ÇOBANALDATAN
( ... ile UVVÂR[çoğ. AVÂVÎR], VATVÂT[çoğ. VATÂVÎT] )
( ... ile PÂLVÂNE, PÂLVÂYE )
( ... cum CYPSELUS ALPINUS/CAPRIMULGUS EUROPEUS )
- KIRLANGIÇ ile KEÇİSAĞAN/ÇOBANALDATAN/EBÂBÎL[Ar.] ile AKKARINLI EBÂBÎL[Ar.] ile KARASAĞAN EBÂBÎL[Ar.]
( ... İLE Dağ kırlangıcı. | Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş. )
( ... İLE Kahverengilerdir fakat gökyüzünde uçarlarken siyah görünürler.
* Uzun, bumeranga benzer kanatları, kısa ve çatallı kuyrukları vardır.
* Kırlangıçlar gibi uçarken kanatlarını kırmazlar.
* Kırsal bir alanda görmek olanaksızdır.
* Yuvalarını çatıların gizli yerlerinde yaparlar ve yuvalarına çok hızlı girip çıkarlar.
* Bazı ebabillerin 21 yıl yaşadığı gözlenmiştir.
* Ebabil görmek için yaz aylarında gökyüzünün çok yükseklerine bakmak gerekir.
* Kırlangıçlar gibi, teller vb. yerlere tünemezler.
* Sadece üremek için bir yere konarlar.[Türkiye'nin bir çok yerinde ürerler.]
* Özellikle akşam üstü çatıların ve evlerin üzerinde çılgınca çığlıklar atarak hızla uçarken görebilirsiniz.
* Yaşamlarının büyük bir kısmını uçarak geçirirler. [Uçarken uyurlar.]
* Şehirde, binaların arasında görebilirsiniz.
* Yuvalarını binalardaki çatlaklarına, havalandırma boşluklarına, çatı aralarına yaparlar. Yuva yapmak için uçarken rastgele topladıkları tüy, ot ve tohumları kullanırlar.
* Avrupa'ya Mayıs'ın başında gelir ve genellikle iki hafta içinde, oldukça hızlı bir biçimde tüm kıtaya yayılırlar. [Kışı geçirmek için Afrika'nın güneyine geri dönerler.]
* Mardin'de çok sayıda görmeniz olanaklıdır. )
(
)
( HUTTÂF[çoğ. HATÂTİF] ile EBÂBİL )
( BELVÂYE, PİRİSTÛ/K, PİRİSTÜK PÎLVÂYE ile EBREHE, BÂLVÂNE, YALVÂNE )
( SWALLOW vs. SWIFT vs. ALPINE SWIFT vs. CHIMNEY SWIFT )
( HIRUNDO RUSTICA cum CAPRIMULGUS EUROPAEUS cum TACHYMARPTIS/MICROPUS MELBA cum CHATEURA PELAGICA )
- KIRLANGIÇ ile KILIÇ KIRLANGICI
( HIRUNDO RUSTICA cum APODIDAE )
( SWALLOW vs. SWIFT )
- KIRLANGIÇ ile KIR KIRLANGICI
(
)
- KIRLANGIÇ ile KIRLANGIÇ
( Kuş. İLE Donanmada kullanılan bir tür küçük savaş gemisi. )
- KIRLANGIÇ ile KIRLANGIÇ OTU ile KIRLANGIÇ BALIĞI ile KIRLANGIÇ DÖNÜMÜ ile KIRLANGIÇ FIRTINASI ile KIRLANGIÇ BALIĞIGİLLER
- KIRLANGIÇ ile SAĞAN
- KIRLANGIÇ ile SUMRU/DENİZKIRLANGICI
( 8 cins )
( Gediz deltasında! )
( ... ile
)
- KIRSIÇANIMSISI:
AĞAÇ ile ÇALI ile UÇURUM/ÇÖL
( DENDROHYRAX ARBOREUS | DENDROHYRAX DORSALIS | ENDROHYRAX VALIDUS cum HETEROHYRAX BRUCEL < ANTINEAE cum PROCAVIA CAPENSIS )
- KİRTÜÇ ile HUYSUZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herkese kin besleyen ve huysuz kişi. İLE ... )
- KİŞİ/İNSAN ile/ve/||/<> AĞAÇ
( Bireyler, ağaçlardan ders almalıdır. Ağaçlar, ne üzerinde barınan kuşların, ne gölgelerinde yatan kişilerin, ne de verdikleri meyvelerin hesabını tutar. )
(
)
(
)
(
)
(
)
( HUMAN vs./and/||/<> TREE )
- KİŞİ:
CAN ve/||/<>/> GÜÇ ve/||/<>/> /< İKRAR ve/||/<>/> /< ADÂLET ve/||/<>/> KEMÂL
( Kişi, doğar ve can kazanır. VE/||/<> />/< Canında güç kazanır/bulur. VE/||/<> />/< Gücünü, kararlarında/ikrarında bulur. VE/||/<> /< Kararında adâletli ise, erdemli olur. VE/||/<> />Adâletinde olgunluğu/kemâli bulursa, olgun/kâmil olur. )
- KİŞİDE:
VARLIK ve/> SEVİNÇ
( Oluşan/oluşmuş/oluşursa. VE/> Göstergesi. )
- KİŞİSEL/ÖZEL KÖTÜLÜKLER ile/ve/||/<>/> KAMUSAL YARAR/KAZANÇ
- KISKAÇ ile BOĞUŞMAK ile BOĞUŞMA
( GRAPPLE vs. GRAPPLE WITH vs. GRAPPLING )
( دست بگريباني ile گلاويز شدن ile گلاويزي ile در آويختن ile گلاوي ile لنگر گاه )
( DAST BEGARYBANY ile GOLAVYZ SHODAN ile GOLAVYZY ile DAR AVYKHTAN ile GOLAVY ile LANGAR GAH )
- KISKAÇ ile KISKANÇ
( Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. | Açılıp kapanan eğreti merdiven. | Böceklerde besinleri parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan örgen. | Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. İLE Kıskanma huyunda olan kişi, günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut. )
- KISKAÇ ile MAKAS
- KISKAÇ ile KISKIÇ/MENGENE[Yun.]
( Yengeç. İLE Tahta için. )
( CHELA(E) vs. CLAMP )
- KISKANÇ ile KISKANÇLIK
( JEALOUS vs. JEALOUSY )
( بارشک ile حسودانه ile حسود ile رشک آميز ile غيورانه ile حسادت آميز ile غيور ile حسادت ile غيرت ile رشک ile حسد ile حسودي )
( BARSHK ile HASODANEH ile HASOD ile RASHK AMYZ ile غيورانه ile HASADAT AMYZ ile GHYVAR ile HASADAT ile GHYRAT ile RASHK ile HASAD ile حسودي )
- KISKANILACAK ile KISKANILAN ile KISKANÇ
( ENVIABLE vs. ENVIED vs. ENVIOUS )
( غبتهآور ile محسود ile حسود ile حاسد ile بدچشم ile حسادت آميز ile غبطه خور )
( GHBATEHAVAR ile محسود ile HASOD ile حاسد ile BADCHESHAM ile HASADAT AMYZ ile GHABTEH KHOR )
- KISKANMAK ile KISKANILMAK ile KISKAÇLAMAK ile KISKANDIRMAK ile KISKANABİLMEK ile KISKA ile KISKAÇ ile KISKACI/LIK ile KISKAÇLI ile KISKAÇ GÖZLÜK
- KISMİ ile KISMİ FELÇ ile KISMİ SEÇİM
- KIVANMAK ile KIVANDIRMAK ile KIVANÇLANMAK ile KIVANÇ ile KIVANÇLI
- KIVIRCIK ile KIVIRCIK SAÇ
( CURLY vs. CURLY HAIR )
( فرفري ile فردار ile مجعد ile موي مجعد )
( فرفري ile FARDAR ile MOJAAD ile MOY MOJAAD )
- KIVIRMAK ile KIVIRCIK SAÇ ile KIVRILMIŞ ile KIVIRICI ile SAÇ MAŞASI
( CURL vs. CURL HAIR vs. CURLED vs. CURLER vs. CURLING-IRON )
( تاب خوردن ile تاب دادن ile فر دادن ile فر زدن ile مرغول ile مجعد کردن ile مرغوله ile جعد ile فر ile بيگودي بگيسو زدن ile تابداده ile فردار ile تابدار ile بيگودي گيسو ile بيگودي )
( TAB KHORDAN ile TAB DADAN ile FAR DADAN ile FAR ZADAN ile مرغول ile MOJAAD KARDAN ile مرغوله ile جعد ile FAR ile BEYGODY BEGYSO ZADAN ile تابداده ile FARDAR ile TABDAR ile BEYGODY GYSO ile بيگودي )
- KIYI ile UC
- KIZILAĞAÇ ile BELEDİYE MECLİSİ ÜYESİ
( ALDER vs. ALDERMAN )
( توسه ile توسکا ile دخو )
( TOSEH ile TOSKA ile دخو )
- KIZILAY ile KIZILHAÇ
( RED CRESENT vs. RED CROSS )
- KOÇ ile ANTRENÖR YAPIMCISI ile ANTRENÖR YAPIMI ile ARABACI
( COACH vs. COACH MAKER vs. COACH MAKING vs. COACHMAN )
( مربي ile واگن راه آهن ile مربي ورزش ile کالسکه ile مبل ساز ile کالسکهچي ile درشکهچي )
( MARBY ile VAGAN RAH AHAN ile MARBY VARZESH ile KALESKEH ile MOBL SAZ ile KALESKEKCHY ile درشکهچي )
- KOÇ ile BAHTE[Fars.]
( ... İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )
- KOÇ ile ECEMME[Ar.]
( ... İLE Boynuzsuz koç. )
- KOÇ ile KOÇ[İng. < COACH] ile KOÇ/HAMEL[Ar.]
( Damızlık erkek koyun. | Sağlıklı, gürbüz genç erkek. İLE Çalıştırıcı. | Kişilerin önderlik ya da yöneticilik özelliklerini, becerilerini geliştirmeye yönelik, belirli bir amacı hedefleyerek daha etkili sonuçlara ulaşmasını sağlamak için çalışan kişi. İLE Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı. )
- KOÇ ile KOÇKAR/KÖSEMEN
( ... İLE İri koç. | Kılavuzluk eden koç. )
- KOÇ ile KOÇU ile KOÇ YİĞİT ile KOÇ KATIMI ile KOÇ BURUNLU ile KOÇ YUMURTASI ile KOÇ KATIMI FIRTINASI
- KOÇ ile/ve/<> KOYUN/MARYA[Yun.]
( Eril. İLE/VE/<> Dişil. )
( ... İLE/VE/<> Dişil koyun. | Dişil hayvan. | Bir tür küçük balık. )
( KUÇİ[Tuna Bulgarları'na ait kitâbelerde] ile/ve/<> ... )
( ... İLE/VE/<> Gebelik süreleri 147-154 gündür. )
( KEBŞ[çoğ. KİBÂŞ] ile/ve/<> GANEM, NA'CE[çoğ. NİÂC], ŞÂT )
( HÛC ile/ve/<> ... )
- KOÇ ile SAKIZ KOÇU
( ... İLE Osmanlı döneminde Sakız Adası'ndan getirtilen koç. )
( ... İLE Sultan Abdülaziz, bunların meraklılarındandı. )
- KÖÇ/GÖÇ ile KÖÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yerleşimi bir yerden bir yere taşımak. | Ordunun sefere çıkması. İLE Saat ya da belirli bir süre. )
- KÖK ile UC
- KOKAK ile KOKAK AĞAÇ
- KOKART ile KOKARCA ile KOKARTLI ile KOKARTSIZ ile KOKAR AĞAÇ
- KOKOREÇ ile KOKOREÇÇİ/LİK
- KOLAY KOLAY ile/değil HİÇ
- GÜÇ/DAYANIKLILIK/DENGE:
KOL/DA ile/ve/değil/||/<>/< BACAK/TA
( Yüzmede[özellikle suyun üstünde durmada], tutunma ve tırmanmada kolun gücüne değil bacakların gücüne ve olanaklarına yönelmek/odaklanmanın önceliği ve farkındalığı... )
- KOLEKTÖR[Fr. < COLLECTEUR] değil/yerine/= TOPLAÇ
( Atık suların akmasını sağlayan boru. | Elektrik dinamolarında, hareketli bölümün üzerindeki iletken devrelerde oluşan akımı toplayıp tek bir devreye veren araç. )
- KOLİK/COLIC[İng.] değil/yerine/= SANCI
- KÖMÇÜ/KÖMÜÇ ile KÖMEÇ ile KÖMİÇE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gömü, define. İLE Küllerin içine gömülerek pişirilen yassı ekmek. İLE Sivrisinek. )
- KOMİK ile GÜLÜNÇ
- KOMPLİYANS/COMPLIANCE[İng.] değil/yerine/= UYUNÇ
- KON! UÇ! ve KONUŞ!!!
- KONÇ ile KONÇLU ile KONÇSUZ
- KONDANSATÖR[Fr.] değil/yerine/= YOĞUNLAÇ
( İçinde, akımsız elektrik yükü biriktirilen aygıt. )
- KONDANSATÖR/MEKSEFE değil/yerine/= YOĞUNLAÇ
- KONFOR ile/ve/değil/||/<>/< ASGARİ ARAÇ
- KONİK/CONIC değil/yerine/= SÜĞÜRÜ
- KONSANTRİK/CONCENTRIC[İng.] değil/yerine/= EŞMERKEZLİ
- KONSOLİDE[Fr. < CONSOLIDE] değil/yerine/= VADESİ UZATILAN BORÇ
- KONSOLİT ile KONSOLİDE ile KONSOLİTÇİ ile KONSOLİDASYON ile KONSOLİDE BORÇ ile KONSOLİDE BÜTÇE
- KONTÖR yerine SAYAÇ
- KONU ile/ve AMAÇ
( Amaç, en üstün önemi taşır. )
( The motive, matters supremely. )
( SUBJECT/TOPIC vs./and AIM/MOTIVE )
- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )
- KÖREŞE ile KIRÇ
( Yerdeki karın yüzeyindeki buzlu tabaka. İLE Kışın, sisli havalarda, ağaç dallarını, toprak çıkıntılarını vb. yerleri kaplayan buz tabakası. )
- KORKU ile/ve/<> BÂTIL İNANÇ
( Korku, bâtıl inançların temel kaynağıdır. )
- KORKU ve/> BERRAKLIK ve/> ERK(GÜÇ) ve/> YAŞLILIK
( BİLGİ KİŞİSİ
Görüşmelerimiz sırasında, ... tutarlı bir biçimde, "bilgi kişisi" sözcüklerini kullanıyor ya da bu kavrama göndermeler yapıyordu. Ama bununla ne demek istediğini hiç açıklamamıştı. Bunu, ona sordum.
"Bilgi kişisi, öğrenimin zorluklarına katlanmayı göze almış kişidir," diye yanıtladı. "Acele etmeden, bocalamadan, erk ve bilgi gizlerinin sökülmesi, çözülmesi yolunda, gidebileceği son aşamaya varmış olan bir kişidir."
"Her isteyen, bilgi kişisi olabilir mi?"
"Hayır, herkes olamaz."
"Bilgi kişisi olmak için insan ne yapmalıdır öyleyse?"
"Dört doğal düşmanına meydan okuyup onları yenmelidir."
"O dört düşmanını yenen bir kişi, bilgi kişisi olur mu?"
"Evet. Ancak, dört düşmanının her birini yenebilen kişiye, 'bilgi kişisi' denir."
"Bu düşmanları yenen herkes, 'bilgi kişisi' olur mu?"
"Hepsini yenen herkes, 'bilgi kişisi' olur."
"Bu düşmanlarla savaşıma geçmeden önce, yapılması gereken başka şeyler yok mudur?"
"Yoktur. Her isteyen, bilgi kişisi, olmayı deneyebilir ama çok azı gerçekten başarır bu işi -doğal bir şey bu-. Bilgi kişisi olma yolunda karşılaşılan düşmanlar, gerçekten korkunç şeylerdir; çoğu kişi, yenik düşer onlara."
"Nasıl düşmanlar bunlar, ... ?
Düşmanlar konusunda konuşmak istemedi. Bu konuyu anlamam için daha çok zaman olduğunu söyledi. Sözü değiştirmemek amacıyla benim bir bilgi kişisi olup olamayacağımı sordum. Bunu kimsenin kestiremeyeceğini bildirdi. Ama bir bilgi kişisi olup olamayacağımı gösteren herhangi bir ipucu bulunup bulunmadığını ısrarla sorunca, bunun, o dört düşmanla savaşımımın sonucuna bağlı olduğunu -onları yenebiliyor muyum yoksa onlara yeniliyor muyum- ama o savaşımın sonucunu şimdiden bilmesinin olanaksızlığını belirtti.
"Savaşımın sonucunu görebilmek için büyü yapmak ya da fala bakmak olanaklı mıdır?" diye sordum. Hiçkimsenin, ne araç kullanırsa kullansın, bu savaşımın sonucunu önceden bilemeyeceğini, kesin bir dille anlattı. Neden olarak da bilgi kişisi olmanın, geçici bir şey olduğunu gösterdi. Bu noktayı açıklamasını istediğimde, yanıtı şöyle oldu:
"Bilgi kişisi olmak sürekli değildir! Bir kişi, tam olarak bilgi insanı olamaz. Ancak, çok kısa bir an için olunuverir. Dört düşmanı yendikten sonra!"
"Söylesene, nasıl düşmanlar bunlar?"
Yanıt vermedi. Yine üsteledim ama konuyu değiştirdi ve başka şeyler anlatmaya başladı.
( Ertesi gün... )
Gitmeye hazırlanıyorken, birden, bilgi kişinin düşmanlarını yine sormak geldi içimden. Uzun süre uzakta kalacağımı, söyleyeceklerini yazarsam, bu konuları düşünme fırsatını bulabileceğimi anlatarak onu ikna etmeye çalıştım.
Bir süre, ikircikli, bekledi; sonra konuşmaya başladı:
"Bir kişi, öğrenmeye başlayınca, amaçlarının neler olduğunu kesin olarak bilmez. Başka bir niyeti vardır, amaçları belirgin değildir. Hiçbir zaman gerçekleşemeyecek ödüller ummaktadır. Çünkü, öğrenmenin "zorluklarını" bilmiyordur henüz."
"Yavaş yavaş öğrenmeye başlar -önceleri azar azar, sonra da büyük parçalar halinde-. Çok geçmeden, düşünceleri çatışır. Öğrendiği şey, umduğu, düşlediği gibi çıkmamıştır; bu durum, onu korkutur. Öğrenim, hiç de beklendiği gibi olmamıştır. Öğreniminin her adımı, yepyeni görevler yükler kişiye; kişinin korkuları, acımasızca birikir, baş kaldırır. Bir savaş alanına döner yaşamı.
"İşte, doğal düşmanların birincisiyle böyle karşılaşılır: Korkuyla! Yenmesi güç, hain, korkunç bir düşmandır korku. Tüm yol boyunca saklanır, ummadığın yerlerde, sinsi sinsi bekler seni. Eğer, onu karşında gördüğün zaman, kaçmaya başlarsan, unut artık bilgiye ulaşmayı."
"Korkup kaçan kişiye ne olur?"
"Bir şey olmaz. Ama öğrenemez bir daha. Korkusunu göğüslemesi, korkusuna karşın, öğrenme yolunda, bir adım daha ilerlemeyi göze alması gerekir. Bir adım daha, bir adım daha. Korkuyla dolmalı... Evet! Ama korksa da ilerlemeyi sürdürmeli, durmamalı! Bu işin yöntemi böyledir! Bu birinci düşmanın, pes edeceği bir an gelecektir. Kişiye, güven gelir. Niyeti daha da güçlenir. Öğrenmeyi, öyle korkutucu bir şey gibi görmez artık."
"Bu sevinçli an gelince, birinci doğal düşmanını yendiğini çok iyi bilir kişi."
"Hemen mi olur bu, yoksa, azar azar mı?
"Azar azar olur ama korkusunun kaybolması çabuk olur. Birdenbire olur."
"Ama yeni bir şeyler gelirse başına, yine korkmaz mı kişi?"
"Hayır. Korkusunu, bir kez yitirmeyegörsün. Kişi, artık yaşamında korku nedir bilmez. Korkunun yerini, zihin berraklığı alır -korkuyu silen bir zihin berraklığı-. Artık, o kişi, ne istediğini biliyordur; o isteklerini nasıl doyuracağını da biliyordur. Yeni öğrenimleri kazanmak için adımlarını nasıl atması gerektiğini sezer; her şey apaçık çıkmıştır ortaya. Artık, hiçbir şey saklı değildir bu kişiden."
"Bu da, ikinci düşmanın karşısına çıkarır onu: Berraklık! Ulaşılması, o denli zor olan zihin berraklığı, korkuyu kovar ama kör eder insanı aynı zamanda."
"Kişinin, kendinden kuşku duymasına yol açar, istediği şeyi yapabileceği inancını verir ona. Çünkü, o kişi, artık, herşeyi apaçık görebilmektedir. Berraklığın yüreklendirdiği kişi, bir türlü durmak bilmez. Ama büyük bir hata yapmaktadır. Bu işin, bir eksik yanı vardır. Kişi, kendini bu sözde erke bırakırsa, ikinci düşmanına boyun eğmiş sayılır. Ve öğrenme diye bir şey kalmaz. Sabırlı olması gereken yerde aceleci olacak ya da acele edilmesi gereken yerde sabırlı olmayı yeğleyecektir. Zaman gelecek, artık, yeni bir şey öğrenme yetisini yitirecektir."
"Bu tür bir yenilgiye uğrayan kişiye ne olur? Ölür mü?"
"Hayır, ölmez. İkinci düşmanı, bu kişinin, bir bilgi insanı olma çabasını kösteklemiştir; artık, bu kişi, bilgi insanı olmayı istemek yerine, devingen, kıvrak bir savaşçı olmayı yeğleyebilir. Ya da soytarı olmayı. Ne var ki, kendine pek pahalıya mal olan o berraklık, hiçbir zaman karanlığa ve korkuya dönüşmeyecektir. Yaşam boyunca, her şeyi açıkça görecektir ama yeni bir şey öğrenemeyecektir, öğrenme özlemi çekmeyecektir."
"Ama yenilmemek için yapabileceği bir şey yok mudur?"
"Korkuyu nasıl aşmışsa yine öyle yapmalıdır. Berraklığa, meydan okumalıdır. Elde ettiği berraklığı, önünü daha iyi görüp yeni adımlarını ona göre atmak için kullanmalıdır. En önemlisi de, berraklığının, bir yanlışlık sonucu ortaya çıktığını düşünmelidir. Ve öyle bir an gelecektir ki, bu berraklığın, gözleri önündeki bir noktadan başka bir şey olmadığını anlayacaktır. Böylece, ikinci düşmanını da yenmiş olacaktır. Artık, hiçbir şeyin, ona zarar veremeyeceği bir yere ulaşacaktır. Bu, bir hata olmayacaktır. Bu, gerçek bir erk(güç) olacaktır."
"Bu yere ulaşınca, ardından koştuğu erke, sonunda kavuştuğunu bilecektir. Ne isterse yapar artık bu erkle. Dostu, onun buyruğundadır artık. Ne isterse, yasa odur. Çevresinde ne varsa görmektedir. Ne var ki, üçüncü düşman dikiliverir karşısına: Erk!
"Düşmanların en güçlüsüdür erk. En doğal şey, ona boyun eğmektir. Öyle ya... O kişinin buyruğunda değil midir erk!? Buyurur; kimi sakıncaları göze ala ala, kendi yasalarını, kendi yapar. Çünkü, buyruk ondadır."
"Bu durumdaki biri, yaklaşmakta olan üçüncü düşmanın, pek farkına varmaz. Bir bakmışsın, birdenbire, haberi bile olmadan yitivermiş savaşımı. Düşmanı, onu, kıyıcı, tutarsız bir adam haline getirivermiş..."
"Erkini yitirir mi?"
"Hayır, berraklığını da erkini de hiçbir zaman yitirmez."
"Bilgi kişinindan farkı nedir, öyleyse?"
"Kendi erkine yenilen bir kişi, onu, doğru dürüst yönlendiremeden ölür gider. Yazgısının üstüne, yük gibi biner erki. Böyle biri, kendini yönetemez ve bilmez erkini, ne zaman ya da nasıl kullanması gerektiğini."
"Bu düşmanlardan birine yenilirsen, bu kesin bir yenilgi mi demektir?"
"Evet, kesin yenilgi olur bu. Bu düşmanlardan biri, insanı yenmeyegörsün, artık yapılabilecek bir şey kalmaz."
"Örneğin, erke yenilen bir kişi, yanlışını görerek, durumu düzeltebilir mi?"
"Düzeltemez. Bir kere yenilmeyegörsün, işi bitmiştir artık."
"Ya geçiciyse erke aldanması; ya erki teperse zamanında?"
"Savaşım sürüyor sayılır o durumda. Hâlâ 'bilgi insanı' olmaya çalışıyor demektir bu. Artık, hiç çabalamıyorsa, kendini koyuverirse yenilmiş olur bu kişi ancak."
"Ama bir insan yıllarca korkuya yenik düşebilir ve sonunda korkusunu yenebilir."
"Hayır, doğru değildir bu. Korkuya kapılırsan, korkuyu yenemezsin; çünkü, öğrenmekten ürküyorsundur, öğrenmek için çaba göstermiyorsundur. Ama korkusunun içinde yıllar boyunca sürdürürse öğrenme çabasını, ola ki, korkusunu yenebilir. Çünkü, kendini, korkuya tümüyle bırakmamıştır."
"Üçüncü düşmanı nasıl yeneriz?"
"Ona karşı çıkarak. Bile bile... Kendimizin olmadığını kavrayarak. Tüm öğrendiklerimizi, dikkatle ve inançla kullanarak, sürekli olarak sınırlarımızı zorlamayarak... Kendimizi denetleme durumunda, berraklığın ve erkin, hatalardan da kötü olduğunu görebilirsek, her şeyi denetimimiz altında bulundurduğumuz bir noktaya erişebiliriz. İşte, o noktada, erkimizi nasıl ve ne zaman kullanabileceğimizi biliriz. Üçüncü düşmanı böylece yenmiş oluruz."
"Bu da kişiyi, öğrenim yolculuğunun sonuna getirir. Bir de ne görürsün! Sonuncu düşman, karşına dikilmiş durmaktadır: Yaşlılık! Düşmanların en acımasızıdır bu. Hiçbir zaman, tümüyle yenemeyeceğimiz bir düşman... Sürekli olarak savaşıp uzak tutmaya çalışmaktan başka yapılacak bir şey yoktur."
"İşte, bu dönemde, kişi, hiçbir şeyden korkmaz; zihni berraktır, sabırsız değildir -tüm erkleri denetimi altındadır-. Ne var ki, bu dönem, aynı zamanda, boyun eğmeyen bir dinlenme isteğinin ortaya çıktığı bir dönemdir. Bir yere uzanmak, unutmak isteğine bırakırsa kendini; yorulur yorulmaz, sürdürdüğü çabayı bırakırsa, son olanağını kaybetmiş olur. Titrek, yaşlı bir yaratık durumuna sokuverir onu düşmanı. Çekilme arzusu, tüm berraklığını, erkini ve bilgisini bastırır."
"Ama kişi, silkinir de yorgunluğundan sıyrılır, yaşamının gereklerini sürdürürse, bu son yenilmez düşmanıyla savaşımda bir an bile olsa başarılı olursa, işte o zaman 'bilgi insanı' olmuş demektir. Berraklığın, erkin ve bilginin egemen olduğu bu an, yeterlidir onun için." )
- KORKU ile KORKUNÇ ile KORKUNÇ İŞKENCE
( DREAD vs. DREADFUL vs. DREADFUL TORTURE )
( بيم ile نهيب ile هراس کردن ile خوف کردن ile موحش ile مهيب ile سهمناک ile سهمگين ile مدهش ile هراسناک ile عذاب اليم )
( BEYM ile نهيب ile NPARAS KARDAN ile KHOF KARDAN ile MOVAHSH ile MAHYBE ile SONPAMNAK ile SONPAMGYNE ile مدهش ile NPARASENAK ile عذاب اليم )
- KORKU ile KORKUTMAK ile KORKMUŞ ile KORKUTUCU ile KORKUNÇ
( FRIGHT vs. FRIGHTEN vs. FRIGHTENED vs. FRIGHTENING vs. FRIGHTFUL )
( رم دادن ile متوحش ساختن ile متوحش کردن ile وحشت دادن ile هراسانيدن ile ترساندن ile متوحش ile ترسان ile ترسيده ile وحشتزده ile وهمناک ile وحشتناک ile ارعاب ile ترساننده ile هولناک ile وحشت انگيز )
( RAM DADAN ile MOTOHESH SAKHTAN ile MOTOHESH KARDAN ile VAHSHT DADAN ile NPARASANYDAN ile TARSANDAN ile MOTOHESH ile TARSAN ile TARSYDAH ile VAHSHTEZODEH ile VAHAMNAK ile VAHSHTENAK ile AREAB ile TARSANANDEH ile TEOOLNAK ile VAHSHT ENGYZ )
- KORKU ile TANRI KORKUSU ile KORKUNÇ ile KORKUSUZ ile KORKUSUZCA ile KORKUSUZLUK
( FEAR vs. FEAR OF GOD vs. FEARFUL vs. FEARLESS vs. FEARLESSLY vs. FEARLESSNESS )
( بيم داشتن ile هراسيدن ile هراس کردن ile باک داشتن ile ترسيدن ile شکوه ile وهم کردن ile جبن ile وحشت کردن ile پروا داشتن ile حساب بردن ile مخافت ile هراس ile رعب و وحشت ile هول ile خوف ile باک ile واهمه ile وحشت ile محابا ile ترس ile رعب ile بيم ile سهم ile خدا ترسي ile خوفناک ile هراسانده ile بيمناک بودن ile ترسان ile متهور ile بي باک ile بي هراس ile بيباک ile ناپروا ile بي واهمه ile بي وحشت ile بي ترس ile نترس ile بي پروا ile بدون بيم ile بي محابا ile بي مهابا ile بي باکانه ile بي باکي )
( BEYM DASHTAN ile هراسيدن ile NPARAS KARDAN ile BAK DASHTAN ile TARSYDAN ile SHKUH ile VAHAM KARDAN ile جبن ile VAHSHT KARDAN ile PARVA DASHTAN ile HASAB BARDAN ile MOKHAFT ile NPARAS ile RAB VE VAHSHT ile TEOOL ile خوف ile BAK ile VANPAMEH ile VAHSHT ile MOHABA ile TARS ile RAB ile BEYM ile SONPAM ile KHODA TARSY ile خوفناک ile NPARASANDEH ile BEYMENAK BODAN ile TARSAN ile متهور ile BEY BAK ile BEY NPARAS ile BEYBAK ile ناپروا ile BEY VANPAMEH ile BEY VAHSHT ile BEY TARS ile NETRES ile BEY PARVA ile BEDON BEYM ile BEY MOHABA ile BEY MEHABA ile BEY BAKANEH ile بي باکي )
- KORKUNÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLGİNÇ
- KORSE değil/yerine/= SARGAÇ
- KORTİZON ile KORTİZONLU ile KORTİZONLU İLAÇ
- KÖRÜK ile/ve HAMLAÇ[Ar.]
( Ateşi canlandırmak için kullanılan araç. İLE/VE Küçük körük. )
- KÖRÜŞ ile/||/<>/> KÖRÜNÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Görüş, bakış. İLE/||/<>/> İzleyiciler. )
- KOŞABİLMEK ile KOŞAMLAMAK ile KOŞA/LIK ile KOŞAM ile KOŞAÇ ile KOŞAR ADIM
- KÖT ile KÖTİÇ ile KÖTLÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kıç. | Zaman ya da sıra bakımından daha sonra gelen. İLE "Kokan göt!" anlamına gelen sövgü. İLE "Seni gidi yüreksiz/gulam/oğlancı!" anlamına gelen sövgü. )
- KOTER/CAUTER[İng.] değil/yerine/= DAĞLAÇ
- KOYUN ile/değil DAĞLIÇ
( ... İLE/DEĞİL Kıvırcık koç ile karaman koyununun çiftleşmesinden doğan melez koyun. )
- KOYUN ile/ve MİHALİÇ
- KREM ile İLÂÇ
( CREAM vs. MEDICINE )
( ... İLE DÂRÛ )
- KREMDE:
BB ile CC ile DD ile RENKLİ NEMLENDİRİCİ
( ... ile ... ile BB ve CC kremlerin birleşimi. )
( )
( BEAUTY/BLEMISH BALM vs. COLOR/COMPLEXION CORRECTING vs. DYNAMIC DUO vs. Fondoten + Nemlendirici + SDF )
- KRESENTİK/CRESCENTIC[İng.] değil/yerine/= HİLALIMSİ
- KRONOTROPİK/CHRONOTROPIC[İng.] değil/yerine/= HIZ ETKİLER
- KÜ ile KÜÇ ile KÜÇ ile KÜÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Toplum içinde tanınma bildiren bir sözcük.[KÜLÜG BİLGE: Ünlü bir bilgin.] İLE Güç. İLE Şiddet ya da zulüm. İLE Susam. )
- KÜÇ ile KÜÇ ile KÜÇ
( Güç. İLE Şiddet, zulüm. İLE Susam. )
- KUDRET değil/yerine/= ERKÜÇ
- KÜFÜR ile LANETLİ ile LANET ile İMLEÇ
( CURSE vs. CURSED vs. CURSING vs. CURSOR )
( شتم ile دشنام ile لعنت ile ناسزا گفتن ile مباهله کردن ile فحش دادن ile دشنام دادن ile نفرين کردن ile نفرين ile رجيم ile لعين ile ملعون ile ملاعين ile مباهله ile نفرين آميز ile لعن ile مکان نما )
( SHTAM ile DASHENAM ile LANT ile NASEZA GOFTAN ile MOBANPALEH KARDAN ile FAHSH DADAN ile DASHENAM DADAN ile NAFARYNE KARDAN ile NAFARYNE ile رجيم ile لعين ile MALON ile ملاعين ile MOBANPALEH ile NAFARYNE AMYZ ile LAN ile MAKAN NAMA )
- KULAÇLAMAK ile KULAÇ
- KÜLFET[Ar.] değil/yerine/= YÜKEÇ
- KÜLGÜ/KÜLTGÜ/KÜLÜNÇ ile KÜLÜT ile KÜLGÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gülüş, kahkaha. İLE Halk için gülünç olan şey. İLE Felç. )
- KÜLTÜR:
İÇGÜDÜ ve/>/+ İÇTEPİ ve/>/+ DÜŞÜNCE ve/>/+ İNANÇ
- KÜLTÜR:
İNANÇ ile/ve/> DEĞER ile/ve/> KURAL ile/ve/> YASA
( ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> ... İLE/VE/> Yaptırımı. )
- KULUNLAMAK ile KULUN/LUK ile KULUNÇ
- KUMUÇ ile KUMUÇ
( Sivrisineğe benzer çok küçük bir tür sinek. İLE Bir tür börek. )
- KUPA ile ÇELENÇ[< İng.]
( ... İLE Sporda rekor kıranlar arasında, elden ele geçen kupa ve bu kupayı kazanmak için yapılan yarışma. )
- KURAL ile AMAÇ
( RULE vs./and AIM )
- KURAM ile/ve/||/<> AMAÇ
( TEORIA vs./and/||/<> TELOS )
- KURAM ile/ve/||/<>/> İNANÇ
( ... İLE/VE/||/<>/> Kuramı, uygulamaya geçiren tek ve en önemli olgu. )
- KURAMSAL = NAZARÎ = THEORETIC[İng.] = THÉORIQUE, THÉORETIQUE[Fr.] = THEORETISCH[Alm.] = THEORIKOS, THEORETIKOS[Yun.]
- KURBACIK ile/ve/||/<> TUNÇ ile/ve/||/<> İĞ
(
)
( Kaynak: "ANADOLU'DA KAYBOLMAKTA OLAN BİR MADDİ KÜLTÜR UNSURU: SU DEĞİRMENLERİ (BEYPAZARI ÖRNEĞİ)" - Reşide Gürses, E. Banu Karababa Taşkın )
- KURBAĞA ADAM = DALGIÇ
- KURUTAÇ ile KURUTMAÇ
( Kurutma kabı. İLE Mürekkebi kurutmak için kullanılan kurutma kâğıdı ve bunun takılı bulunduğu araç. )
- KURUTMA/LIK ile KURUTMAÇ ile KURUTMALI ile KURUTMA KABI ile KURUTMA KAĞIDI ile KURUTMA MAKİNESİ
- KURUTULMUŞ MEYVE ile ÇEMİÇ
( ... İLE Dut/üzüm kurusu. )
- KUTUP değil/yerine/= UC
- KUVVET ile GÜÇ
- KÜZEÇ ile/||/<>/> KÜZEÇLİK ile/||/<>/> KÜZEÇLİG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Testi, ibrik. İLE/VE/||/<>/> Çömlek yapılacak kil.[KÜZEÇLİK TİTİG] İLE/VE/||/<>/> Bu kile sahip olan kişi. )
- KUZEY YERUCU/ANTARTIC değil/yerine/= GÜNEY YERUCU
- LÂC[Ar.] ile LÂC[Ar.]
( Dar şey. İLE Çıplak. )
- LASTİK değil/yerine/= SÜĞÜÇ
- LATE :/yerine GEÇ
- LEC[Fars.] ile LECC ile LEÇ[Fars.]
( Tepme. İLE Dar şey. | İnad etme, ayak direme. İLE Yanak. | Yüz. )
- LECÂC/LECÂCET[Ar.] ile LECCÂC[Ar.]
( Ayak direme, çekişme. İLE İnatçı. | İnatçılık. )
- LECLÂC ile ...
( Ustası Dahir. Sısa'nın icad ettiği bu oyunu İran'a getirip yaymıştır. İran'da geliştiği için mûcidi Leclâc sanılır. )
- LEHİM ile BRONZ/TUNÇ ile FAKFON ile KUPRONİKEL ile PERMALLOY
( Kalay ve kurşun alaşımı. İLE Bakır ve kalay alaşımı. İLE Bakır, çinko ve nikel alaşımı. İLE Bakır ve nikel alaşımı. İLE Demir ve nikel alaşımı. )
- LEVÂZIM SINIFI değil/yerine/= SÜEL ARTGEREÇ
- LİG- ile/||/<> PEC- ile/||/<> -PEXIA/-PEXIC/-PEXY ile/||/<> PON-/PONT-
( Bağ, bağlanma. İLE/||/<> Bağlamak. İLE/||/<> Bağlama, fiksasyon. İLE/||/<> Köprü, bağlantı. )
- lin.[Lat. < LINIMENTUM] değil/yerine/= ETKİLİ NESNENİN YAĞ YA DA ALKOLDE ERİTİLMESİYLE HAZIRLANAN SIVI İLÂÇ
- LİNÇ ile/ve/||/<> İDAM
- LİNÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İFŞÂ
- LOAN :/yerine KREDİ, BORÇ
- LOGIC vs./and SHAPED LOGIC
- LOJİSTİK = HESAP = LOGISTIC[İng.] = LOGISTIQUE[Fr.] = LOGISTIK[Alm.] = LOGISTIKE[Yun.]
- LOKAL POTANSİYEL/LOCAL POTENTIAL[İng.] değil/yerine/= YEREL GİZİL GÜÇ
- LÜKS ile UC
- LY-/LYO- ile/||/<> LYS-/LYSI-/-LYSIS/LYSO-/-LYTIC ile/||/<> MALAC-/MALACIA-/MALACO-
( Çözünmüş, erimiş. İLE/||/<> Gevşeme, çözünme, ayrılma, indirgenme, kurtulma, paralizi, cerrahi yolla yapışıklıkların açılması, yumuşama, serbestleşme. İLE/||/<> Yumuşama, yumuşaklık. )
- MAÇ[İng. MATCH] değil/yerine/= KARŞILAŞMA/EŞLEŞME
- MAÇ ile MAÇA ile MAÇO/LUK ile MAÇ MAÇ ile MAÇA BEYİ ile MAÇA KIZI
- MAÇ[Azr.] = ÖPÜCÜK[Tr.]
- MADDE ve/<> BİLİNÇ
( Yayılan/a. VE/<> Kavranılan/a. )
( EXTENTIO et/<> COGITO )
- MADDE ile/||/<> BİLİNÇ
( Tarihsel materyalizm )
( Karl Marx tarafından 1848 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1818-1883) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe, Ekonomi) (Önemli katkıları: Diyalektik materyalizm, komünizm) )
- MADDE/MÂNÂ:
İŞLEV ile/ve/<> AMAÇ
- MAHKÛM[Ar.] ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< MUHTAÇ[Ar.]
- MAHREC değil/yerine/= PAYDA
- MAJOR ARC ile/||/<> MİNOR ARC
( Major büyük yay >180°, minor küçük yay <180°. )
( Formül: Greater İLE less than semicircle )
- MAK'ÂD[< KUÛD]:
OTURULACAK YER, MİNDER | OTURAK YERİ, GERİ, KIÇ -<
- MAKARA değil/yerine/= SARDIRAÇ
- MAKLÛB-İ MUAVVEC ile/ve/<> MAKLÛB-İ MÜCENNAH
( Bir sözcükteki harflerin, düzensizce yer değiştirmesiyle ortaya başka bir sözcüğün çıkması. İLE Söylenişleri aynı iki sözcükten birini, beytin başında, öbürünü sonunda getirme sanatı.
[Gül ruhun hecriyle lâl olmuş gönül ey gonca-fem
Gel bana ben ağlayayım bülbül gibi sen bak da gül.] )
- MAKSİMUM ile EN GEÇ
- MALALAMAK ile MALTLANMAK ile MAL ile MALA ile MALİ ile MALT ile MALÇ ile MAL MÜLK ile MALİ YIL ile MALI TAŞI ile MAL BEYANI ile MAL SAHİBİ ile MALİ BELGE ile MALİ CEBİR ile MALİ SENET ile MAL BİRLİĞİ ile MAL CANLISI ile MAL SANDIĞI ile MAL VARLIĞI ile MALİ ANALİST ile MAL BİLDİRİMİ
- MALİYET ile/ve/<> SONUÇ
- MALZEME[Ar.] değil/yerine/= GEREÇ
- MALZEME ile SONUÇ
- -MANCY/MANTİC- ile/||/<> JAC-/JEC-
( Kehanetle ilgili, önceden belirleme, keşif. İLE/||/<> Önder olmak, öne çıkmak, belirlenen kişi. )
- MARAQLI[Azr.] = İLGİNÇ[Tr.]
- MARAZ ile MARAZ[Argu VE YAGMA]/XIYAR MARAZ ile MASIÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Karanlık gece. İLE Ücretle çalışan. | Irgat. İLE Karanlık. )
- MA'REC[Ar. çoğ. MAÂRİC] ile MAHREC[Ar. < HURÛC | çoğ. MAHÂR] / ÇIKAK[Ar.]
( Çıkacak yer, merdiven. İLE Dışarı çıkılacak kapı. | Ağızdan harflerin çıktığı yer. Çıkak, boğumlama yeri.[Fr. POINT D'ARTICULATION] | İlmiyye rütbesinden, İstanbul tarîk-i mevleviyetlerinin ilk pâyesi. | [mat.] Payda. )
( ... avec POINT D'ARTICULATION )
- MARKER[İng.] değil/yerine/= BELİRTEÇ
- MARPUÇ ile MARPUÇÇU/LUK
- MATCH :/yerine EŞLEŞMEK, MAÇ
- MATHEMATİCAL LOGİC ile/||/<> PHİLOSOPHİCAL LOGİC
( Mathematical logic mantıksal çıkarımların matematik formalizmini yaparken İLE philosophical logic mantığın felsefi temellerini inceler )
( Formül: First-order logic )
- MATKAP ile MURÇ[Erm.]
( ... İLE Betona delik açmakta kullanılan, sivri uclu bir aygıt. )
- MAXWELL-BOLTZMANN ile/||/<> FERMİ-DİRAC
( M-B klasik parçacıklar, F-D fermiyonlar Pauli. )
( Formül: Ayırt edilebilir İLE değil )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1844-1906) (Ülke: Avusturya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: İstatistiksel mekanik, entropi) )
- MAYALAMA ile/<> ESKİ HAMUR(PATE FERMANTE) ile/<> BİGA ile/<> SPONÇ ile/<> POOLISH
- MD İLE MC İLE DFT İLE QMC ile/||/<> HESAPLAMALI YÖNTEMLER
( Bilgisayarlı simülasyon teknikleri. )
( Formül: F = ma → r(t+Δt) )
- MEÇ ile MEÇ[Fr.]
( Düz ve ensiz kılıç. İLE Saçın küçük tutamlar biçiminde değişik renklerde boyanmış durumu. )
- MECÂZ-I MÜRSEL değil/yerine/= DÜZÖZGEÇ/AD AKTARMASI
- MECZ değil MEZC
( ... DEĞİL Birbirine katmak, katıştırmak. )
- MEDICATION :/yerine İLAÇ
- MEDICINE :/yerine TIP, İLAÇ
- MEDİKASYON/MEDICATION[İng.] değil/yerine/= İLAÇ SAĞALTIMI | İLAÇ
- MEFÛL[Ar.] değil/yerine/= TÜMLEÇ
( Yapılmış, işlenmiş. | Bir eylemin etkisinde olan. | Tümleç. )
- MEKÂN ve ZAMAN ve KUVVET(GRAVİTASYON) | ve SÜREÇ
( PLACE and TIME and GRAVITATION | and PROCESS )
- MEKRUH[Ar.] değil/yerine/= İĞRENÇ
( İğrenç, tiksindirici. | İslâm'da, dince yasaklanmadığı halde yapılmaması istenilen. )
- MELÂHAT[Ar.] ile/ve SABÂHAT[Ar. < SUBH] ile/ve BEŞENC[Fars.]
( Güzellik, yüz güzelliği. İLE/VE Güzellik, lâtiflik, yüz güzelliği. İLE/VE Yüz lâtifliği, güzelliği, parlaklığı ve gençliği. )
- MELODY vs. MUSIC
- MENTEŞE değil/yerine/= EKLEMEÇ
- MERC[Ar. çoğ. MÜRÛC] ile MERC[Ar.]
( Çayır, çayırlık. İLE Herc ile birlikte kullanılır. [HERC Ü MERC: Karmakarışık, alt-üst.] )
- MERİ ile MERİH ile MERİÇ
- MERKEZKAÇ ile MERKEZKAÇLAMA ile MERKEZKAÇ KUVVET
- MERKEZLİ ile MERKEZKAÇ ile MERKEZCİL ile MERKEZCİL
( CENTRIC vs. CENTRIFUGAL vs. CENTRIOLE vs. CENTRIPETAL )
( واقع درمرکز ile مرکزگريز ile مرکز گريز ile نيروي گريز از مرکز ile ميان دانه ile مرکزجو ile مرکز جو )
( VAGHE DARMARKZ ile MARKAZGARYZ ile MARKZ GARYZ ile NEYROY GARYZ AZ MARKZ ile MYAN DANEH ile مرکزجو ile MARKZ JO )
- MER-/-MERE/-MERİC ile/||/<> MER-/MERO- ile/||/<> GRAN-
( Bölüm, parça. İLE/||/<> Kalça. İLE/||/<> Parça. )
- MEŞHUT ile MEŞHUT SUÇ ile MEŞHUT CÜRÜMLER MAHKEMESİ
- MESNET/MESNED değil/yerine/= DAYANAK/ORUNÇ
- METABOLİK/METABOLIC[İng.] değil/yerine/= ÖZÜMLEME-YADIMLAMA (İLİŞKİLİ)
- METAFİZİK ile/ve/<> ONTOLOJİ ile/ve/<> EPİSTEMOLOJİ ile/ve/<> BİLİNÇ ile/ve/<> SÖZCÜK
- METASTATİK/METASTATIC[İng.] değil/yerine/= SIÇRAMALI, YAYILIMLI
- MEYDAN OKUMA ile/değil/yerine DİRENÇ
- MHD İLE KİNETİC İLE GYROKİNETİC ile/||/<> PLAZMA KURAMLERİ
( Farklı plazma modelleme yaklaşımları. )
( Formül: ∇×B = μ₀J + μ₀ε₀∂E/∂t )
- MİCHAELİS-MENTEN İLE HİLL İLE ALLOSTERİC ile/||/<> ENZİM KİNETİĞİ
( Enzim aktivite modelleri. )
( Formül: v = Vmax[S]/(Km + [S]) )
- MİDYE ile KISKAÇ
( BARNACLE vs. BARNACLES )
( نوعي صدف ile لباشه )
( NOY SADF ile LABASHEH )
- MİGMATİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KAYAÇ
( Tortul katmanlar arasına magma girmesiyle oluşan değişim kayacı. )
- MİK/MIC/MINIMUM İNHİBİTOR CONCENTRATION[İng.] değil/yerine/= MİNİMUM İNHİBİTÖR KONSANTRASYON, ENGELLEYİCİ EN DÜŞÜK YOĞUNLUK, MİGRASYON MIGRATION GÖÇ
- MİKLEB/MIKLEB[Ar.] ile/ve AYRAÇ
( ... İLE/VE Eski ciltli kitapların kapaklarında sabit bulunan ayraç. )
- MIKNATIS değil/yerine/= KAPGI/ÇEKEÇ
- MİKROSKOP değil/yerine/= KÜÇÜGÖREÇ
- MİKSER[İng.] değil/yerine/= ÇIRPICI/KARIŞTIRICI | KARMAÇ
- MİLÂD/EŞİK ile DÖNEMEÇ
- MİLUTİN MİLANKOVİÇ ile/ve/||/<>/> ANDRE BERGER
( Güneş ışınımının, zaman içinde nasıl ve ne kadar farklılaştığının araştırması ve hesabını yapan fizikçi astronom. İLE/VE/||/<>/> Bu hesaplamaları daha kesin bir biçimde bilgisayarla yapan iklim uzmanı. )
( 28 Mayıs 1879 - 12 Aralık 1958 İLE/VE/||/<>/> 30 Temmuz 1942 - ... )
- MİMETİK/MİMETIC[İng.] değil/yerine/= ÖYKÜNEN
- MİNHÂC ile AÇIK, GENİŞ YOL
( AÇIK, GENİŞ YOL )
- Mİ'RÂC ile ...
( MERDİVEN | GÖĞE ÇIKMA | HZ. MUHAMMED'İN ALLAH TEÂLÂ İLE GÖRÜŞMESİ )
- MİRÂC = FATİHA
- MİRÂC ile/ve/<> İSRÂ
( ... İLE/VE/<> Mescid-i Haram'dan, Mescid-i Aksa'ya gitmek üzere [gece] yürüyüşü. )
( Recep ayının 27. gecesidir. )
- MİRAÇ ile MİRAÇ GECESİ ile MİRAÇ KANDİLİ
- MİRÂC ile/ve MİRÂT
( Mîrâc mîrât ile oluşur. )
- MİRÂC ve/=/||/<> TÂLİM
- MİRİ KÂTİBİ değil/yerine/= YARGIÇ
( Osmanlı Devleti'nde, maliye ile halk arasındaki davalara bakan yargıç. )
- MİZA ile MİZAH ile MİZAN ile MİZAÇ ile MİZAHLI ile MİZAHÇI/LIK ile MİZAÇLI ile MİZAHSIZ ile MİZAÇSIZ
- MİZÂC ile/ve/<>/> BÜNYE ile/ve/<>/> DİMAĞ
- MİZAÇ ile/ve/||/<> İMTİZAÇ ile/ve/||/<> İSTİDÂD
- MİZAÇ ve/<>/>/< İTİDAL
- MİZAÇ(HASLET) ile/ve KARAKTER
( Doğuştan gelen özellikler. İLE/VE Sonradan oluşan kişisel özellikler. )
( Kişiler, iyi öğrenciler gibi, karakterlerini, açıklıkla ve devamlılıkla geliştirmelidir. )
( ĞARîZİTU'T-TAB ile/ve MUKTESEBETUN TUTBE' LEHA )
( TEMPERAMENT/DISPOSITION vs./and CHARACTER )
- MİZÂC ile/ve/<> MEŞREB
( 12 çeşit. İLE/VE/<> 36 çeşit. )
(1996'dan beri)